Ana Sayfa Blog Sayfa 605

Dilan Çiçek Deniz: İyi Bir İnsan Olmaya Çalışıyorum

Son günlerde özel hayatıyla gündemden düşmeyen Dilan Çiçek Deniz geçtiğimiz gün bir röportaj verdi. Samimi açıklamalarda bulunan Dilan Çiçek Deniz “İyi bir insan olmaya çalışıyorum” dedi. İşte detaylar;

Seninle ilk kez yedi yıl önce röportaj yaptık. Sonrasında kariyerinde birçok şey değişti. Çok başarılı işler yaptın. Peki, içsel olarak nasıl bir değişim geçirdin?

İnsanın bir günde, hatta bir saatte hayatında çok şey değişiyor. Yedi senede düşün neler oldu neler?

Biraz anlatsan…

Pandemi geçirdik, hepimiz içe döndük, olgunlaştık. Bunun yanı sıra hayattan ne istediğimi ve ne istemediğimi çok iyi anladığım bir döneme girdim.

Ne istiyormuşsun hayattan?

Mutlu olmak! Ve şimdilerde de çok mutlu ve huzurluyum.

Nedir seni mutlu eden?

Benim içimde her duygunun, her şeyin bir yeri var. Yapboz gibi düşün. O şeyler doğru yerlere oturunca mutlu oluyorum.

Son görüştüğümüzde tam bir yabancı dil canavarı olduğundan bahsetmiştin. Hatta İngilizceyi küçük yaşta yabancı dizileri izleyerek sökmüşsün. Dil öğrenmeye devam mı?

Tabii, hatta çok garip yerlere doğru gidiyor.

Şimdi hangi diller var?

Tam olarak biliyorum diyemesem de birçok farklı dilde ezber yapıp aksanlı konuşabiliyorum.

Bildiğin en garip dil hangisi?

Karantinada işaret dili öğrenmeye başladım. Sonra bir gün evde çok sıkıldım, ‘Star Trek’te (Uzay Yolu) kullanılan Klingoncayı öğrenmeye çalıştım. Birkaç kelimesini de kaptım.

İngilizceyi çok iyi konuştuğunu biliyorum. Ama bir süre önce yurtdışında İngilizce yaptığın bir röportaj sosyal medyada gündem olmuştu… Orada ne yaşandı?

Aslında bana sorulan soru da İngilizce gramere uygun değildi. Sadece birkaç kelime söylediler, anlamadım, kendimce şaka yapmaya çalıştım. Zaten uzun bir röportajdı, sadece o kısmı koymuşlar. Ne yapayım, bu da bir anı oldu (gülüyor).

Bunca yılın ardından okuduğun yorumlar ya da bu tip olaylar hâlâ seni çok etkiliyor mu?

İşe ilk başladığım zamanlar çok etkileniyordum. Şimdi okuyorum ve geçip gidiyor. ‘Derin kalınlaşıyor’ derler ya, öyle bir şey sanırım.

Cümlelerin altını çiziyorum

15 yaşında ‘Güneşi Annem Sanırdım’ adlı ilk şiir kitabını çıkarmışsın. Şöhret, popülerlik senden okuma ve yazma sevdanı aldı mı?

Yok, hatta her gün okumaya çalışıyorum. Set aralarında, seyahatlerde…

Erkek akadaşın Thor’la birbirinize edebiyat üzerine tavsiyeler verir misiniz?

Evet, mesela bana İzlandacadan çevrilmiş ‘Kar Körlüğü’ (Ragnar Jonasson) romanını önerdi. Şu sıralar en sevdiğim yazar John Berger’in ‘Hoşbeş’ kitabını okuyorum. Yazmaya da devam ediyorum.

Yeni bir kitap var mı?

Evet, aslında hazır. Adımı kullanmadan ve kimseye söylemeden bir deneme kitabı çıkaracağım.

Neden başka isimle?

Adımla tanıtım yapmak istemiyorum. Bu benim tutkum, özel bir şekilde yayımlamak istiyorum.

“Bir kitap okudum ve hayatım değişti” derler. Senin için böyle bir kitap var mı?

Aslında bir kitap değil, o kitaptaki bir söz, paragraf hayatını değiştiriyor. Zaten kitapları, sevdiğim cümlelerin altlarını çizerek okumayı seviyorum. Tekrar o kitabı elime aldığımda çizdiğim cümlelere bakıyor ve o hisleri yeniden yaşıyorum.

En çok sevdiğin şair kim?

Sylvia Plath’tı, sonra ondan biraz Nilgün Marmara’ya evrildi.

En sevdiğin şiirden bir mısra okur musun?

“Ey, iki adımlık yerküre senin bütün arka bahçelerini gördüm ben!” (Nilgün Marmara)

NFT ve metaverse konularıyla  ilgileniyormuşsun…

Bunu yanlış duymuşsun (gülüyor). Oyun oynamayı seviyorum. Özellikle karantinada VR gözlük takıp çok oynuyordum. En sevdiğim oyun ‘Star Wars Jedi: Fallen Order’. NFT ve metaverse dünyasına da çok uzak değilim, takipteyim.

Çok güzelsin… Sürekli de güzelleşmeye devam ediyorsun…

Çok tatlısın! Çok teşekkür ederim Hakan.

Hep güzel miydin böyle?

Hayır, değildim.  Ortaokulda gözlüklerim, dişlerimde tellerim vardı. Saçlarım örgüydü. Tam bir nerd’düm (inek öğrenci). Ama şunu anladım, ben hayatta istediğim her şey olabilirim. İnsanların belli kalıpları var. Mesela ‘bunu giyiyorsan entelektüel birikimin olamaz’ gibi. O kalıpları yıkmaya çalışmaktan da yoruldum. Artık bir şey yapmıyor, sadece hayatımı yaşıyorum.

Geçen hafta Cannes’daki bir partiye Türkiye’nin onur konuğu olarak katıldın. Nasıldı Cannes macerası?

Magnum’la geçen sene reklam kampanyamız vardı. İki senedir pandemi yüzünden Cannes’da etkinlikler yoktu. Bu sene markanın yeni ürünü ‘Düet’ için düzenlediği partinin konuğu olarak oradaydım. İki gün çok yoğun, dolu dolu ve keyifli geçti. Şarkıcı Kylie Minogue ve DJ-prodüktör Peggy Gou ev sahipleriydi; onlarla tanıştım. İkisi de çok tatlıydı.

Peki, başka projelerin var mı?

Dijital platform için bir Film çektik. Yeni sezonda bir ana kanalda dizim olacak. Ekranda görmeye çok da alışkın olmadığımız, çok katmanlı, güçlü bir kadın karakteri canlandırıyorum. O iş beni çok heyecanlandırıyor. Bir de bağımsız bir sinema filminde rol aldım.

Şöhret, hayatını nasıl etkiliyor?

Çok düşünmemeye çalışıyorum.

Neden?

Çok içine girince değişmeye başlıyorsun. Bunu yaşayan ve değişen insanlar da gördüm. Bana göre hep ayakların yere basmalı. Ben kendi özümü kaybetmeden iyi bir insan olmaya çalışıyorum.

Sadece Instagram’da 5 milyon takipçin var. Paylaştığın her şeyin milyonlarca göz tarafından görülmesi nasıl bir şey?

Bazen unutuyorum, biliyor musun? Bir story koyuyorum.
Sanki arkadaşlarımla paylaşıyor gibi hissediyorum…

Kendini sansürlemez misin? Olduğu gibi paylaşır mısın?

Kendime sansür koymuyorum. İçimden geldiği gibi paylaşmak bana daha sağlıklı geliyor. Hayatta zaten her şeyi kontrol edemezsin. Kontrol etmeye çalıştıkça daha da karman çorman hale geliyor.

Ünlendikçe egon arttı mı?

Bende tersi oldu. İşin içine girdikçe neyin doğru, neyin yanlış olduğunu gördüm.

Edebiyat okumanın ve yazmanın oyunculuğuna etkisi oldu mu?

Olmaz mı? Senaryoları iyi bir gözle okuduğumu düşünüyorum.

Yaptığın işler tutuyor. Senaryo da burada kilit noktalardan. Sen nasıl hikâyelerin peşinden gidiyorsun?

Elimden düşürmeden, bir nefeste okuduğum hikâyelerin. Menajerim Ayça (Çinkitaş) da bana çok yardımcı oluyor. Ve genelde güçlü kadın karakterlerin peşinden gidiyoruz.

Sence bir dizi ya da film, kadın meselelerinde bir şeyleri değiştirebilir mi?

Çok şey değiştirir. Ama bir yerde okumuştum, kadın ve erkeğin eşit olması için 100 sene geçmesi gerekiyormuş. Yine de umudum daim.

Tüm dünyada birçok kadın oyuncu erkekler kadar kazanmadıkları konusunda açıklamalar yapıyor. Sen kendi adına
o eşitliğe kavuştun mu?

Ben o konuda çok diretiyorum. En azından eşit ücreti talep ediyorum. Sonuçta aynı işte beraber ter döküp emek veriyoruz.

Senaryolarda kadınları yanlış anlattığını düşündüğün yerlere müdahale eder misin?

Ederim. Ufak sözcüklere, cümlelere bile… Mesela ‘Adam olacak çocuk’, ‘Adam etmek’, ‘İnsanoğlu’ gibi…

Sevgilin Thor’la bir seneyi aşkındır birliktesiniz. Sizinki ilk görüşte aşk mıydı?

Evet. Geçen sene Magnum reklam çekimleri sırasında tanıştık. Hayatımda hiç böyle bir şey yaşamamıştım. İlk görüşte aşktı.

Thor’da ilk görüşte seni bu kadar çarpan ne oldu?

Enerjisi, yeteneği, zekâsı…

Reklamı çektiniz, bitti. Sonra ilk kim kime ‘yöneldi’?

Aslında uzun süre görüşmedik. Onun yurtdışı işleri vardı. Ben buradaydım. Ama konuşuyorduk. Bir süre sonra iş için Türkiye’ye geldiğinde tekrar görüştük ve biz bir daha ayrılamayız dedik.

Evleneceğiniz doğru mu?

Evettt…

Nasıl evlenme teklifi aldın?

Aralık ayıydı. “Ben hayatım boyunca Avrupa’daydım. Sen Asya’da. Burası bizi birleştiren yer. Yeni yerim Türkiye” dedi. Oturma izni de aldık. Artık hep burada olacak. Çok yoğunuz, henüz düğün için organize olamadık ama halledeceğiz.

Kariyerinin en parladığı dönemde evleniyor olma fikri seni tereddüde düşürüyor mu?

Hayır. Bunlar çok eskide kaldı. İnsanlar evliliği bence başka bir şey zannediyor. Evlenince kendilerini çok kısıtladıklarını düşünüyorum. Ama bana göre evlilik öyle bir şey değil. Sadece iki insanın hayatını birleştirmesi değil; hayatın onların sevdiği herkesin içinde olduğu kocaman bir partiye dönüşmesi.

Thor senin için ‘Belimin Ateşi’ diye bir mesaj paylaştı. Çok konuşuldu. Söz sende…

O paylaştığı söz Vladimir Nabokov’un bir kitabındaki önsöz. Ama çok kötü çevirmişler. Aslında 18. yüzyılda flört için kullanılan bir deyim.

Annemle bir defterimiz vardı, hayallerimizi olmuş gibi ona yazardık… O eski yazıları bulunca inanamadım. Hepsi bir bir gerçekleşmiş!

Annen Nevşehirli, baban Sivaslı. Sen Antalya’da büyüyorsun. Orada büyümek hayatını nasıl etkiledi?

Çok güzeldi. Aile ortamı, güven ve kalıcı dostluklar benim için orada gelişti. En yakın arkadaşım Merve’yle orada tanıştık. Sıra arkadaşımdı. Şimdi Almanya’da.
Ama hiç kopmadık.

Dilan Çiçek Deniz Kimdir?

O zamanlar bu kadar tanınan bir oyuncu olacağını tahmin eder miydin?

Çok hayal kurardım. Annemle bir defterimiz vardı. Hayallerimizi olmuş gibi sürekli o deftere yazardık. Ben şuradayım ve şimdi bunu yapıyorum gibi. O eski yazıları bulunca inanamadım. Hepsi bir bir gerçekleşmiş. Zaten enerjiye çok inanıyorum.

Oyunculuk o hayallerden biri miydi?

7 yaşımdayken annem Neil Simon’ın yazdığı ‘Sevgili Doktor’ oyununu yönetmişti. Bütün metni ezberlemiştim. Dekora yardım etmiştim. Orada çarpıldım bu mesleğe. Sonra lisede bir tiyatro kulübü kurduk. Öğretmenim beni, İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı’na yönlendirdi. Sabahları liseye, akşamları konservatuvara gidiyordum.

Sonrasında konservatuvar yerine neden Ege Üniversitesi’nde turizm rehberliği okumaya başladın?

Anne ve babam öğretmen. Ben de aile bütçesine katkıda bulunmak için
çalışmak istedim. Konservatuvarda okurken oyunculuk yapmana izin
verilmiyor. Ege Üniversitesi’ne gittikten bir süre sonra zaten Bilgi Üniversite-
si’nde Karşılaştırmalı Edebiyat bölümüne geçtim. Son senede onu da dondurdum. Şimdi İstanbul Üniversitesi’nde Felsefe bölümünde okuyorum. Hepsini deneyeyim, bu hoşuma gidiyor. Bir yandan da hâlâ oyuncu koçuyla çalışmaya devam ediyorum. ‘Bodrum Masalı’ndan sonra Amerika’da oyunculuk okudum ve hep üstüne bir şeyler koymaya çalıştım.

13 yaşında podyuma çıkıyor. 15 yaşında tiyatro oyununla ilk ödülünü alıyorsun. 14 senedir de aralıksız çalışıyorsun. Hayatı bu kadar çalışarak yaşamak nasıldı?

Sen söyleyince fark ettim, nefes almadan çalışmışım. Her işin avantajları ve dezavantajları var. Benim motivasyonum çalışmakmış, o yüzden zorlanmadım. Küçük yaşımdan beri hayatın ne kadar değerli ve kısa olduğunun bilincindeyim; bu sebeple hayatıma birçok şey sığdırmak, deneyimlemek ve yeni insanlar katmak istedim. Hâlâ da öyle.

Şimdi oyunculuk yapmak sana ne hissettiriyor?

Hayatım, bildiğim tek şey.

Zor mu bu meslek?

Zor. Bence kamera önünden çok arkasını yönetebilmen gerekli. Profesyonel olmak benim için set ortamını yönetmek, ruh sağlığına, beden sağlığına dikkat etmek demek. Mesela setlerde ya da dışarıda insanlara saygısızlık yapanları da görüyoruz, iyi oyuncu olsalar bile benim gözümde iyi insan değiller.

İlayda Alişan ve Burak Yörük’ten Samimi Açıklamalar

İlayda Alişan ve Burak Yörük geçtiğimiz gün röportaj verdi. İlayda Alişan ve Burak Yörük’ten samimi açıklamalar geldi;

* ‘Seversin’ çarşamba günü Kanal D’de başlıyor. Bizi nasıl bir dizi bekliyor?
Burak Yörük: Çok güzel, çok renkli bir yaz işi. Pandemi sonrası insanları sıkıntıdan kurtarıp çok eğlendirecek. Bu kez hem İlayda’yı hem de beni daha önce oynadığımız tüm karakterlerden farklı şekilde izleyeceksiniz.
İlayda Alişan: Evet, izleyicinin yüzünü güldürecek, neşe saçacak. Hikâyeye gelirsek, Tolga bir oyuncu. Benim canlandırdığım Asya ise o taraklarda hiç bezi olmayan bir kız. Ve bir dizide partner oluyorlar.

* Yaz sezonu diziler arka arkaya gelir. Siz ne kadar iddialısınız?
İlayda Alişan: Tabii ki iddialıyız. Herkesin yaptığı iş kendine özel, bizimki de bize… Bizim şöyle bir farkımız var; aslında romantik komedilerle biraz eğleniyoruz. Dizi içinde dizi çektiğimiz için, o klasik romantik komedi kızları ve erkeklerini absürt bir dille ele alıyoruz.

İlayda Alişan: Dizi içinde dizi çektiğimiz için romantik komedi kızları ve erkeklerini absürt bir dille ele alıyoruz.

* Burak senin bolca romantik komedi işin var. O halde kendi yaptığın işleri mi eleştiriyorsun?
Burak Yörük: Eleştiri olarak baktığım bir noktada tabii ki değilim, her işin belli bir rengi ve algoritması var. Kendinle dalga geçebildiğin, kendinle barışık olduğun zaman en tatlı halin oluyor. Tatlı tatlı kendimizle de dalga geçtiğimiz, çok eğlendiğimiz bir iş yapıyoruz şu anda, bunun da tadı ayrı.

*Asya karakteri aklında yokken kendini dizi setlerinde buluyor. Siz kendinizi setlerde nasıl buldunuz?
İlayda Alişan: Babam gazeteci. Beni yakın arkadaşının ajansına götürdü, fotoğraflarımı çekip kaydettiler. Sonra ufak tefek reklam filmleri geldi. 15 yaşında da bir dizi teklifi aldım. Görüşmeye gittim, elime bir kâğıt verdiler, ezberledim, girdim ve oynadım. Üç gün sonra arayıp “Yönetmen seni görmek istiyor” dediler. Öyle başladı.

* Burak sen de 6 yaşında başlamışsın…
Burak Yörük: Babamla annem istemiyordu. Özellikle annem nazara gelirim diye korkuyormuş. Ben çok istediğim için ufak tefek birkaç şeyle başladım. Sonra bir durdum. Lisedeyken Disney Channel’da bir dizi izledim. Türkler çekmişti. Jenerikte ajansın ismini gördüm ve aradım. İki ay sonra
‘20 Dakika’ adlı dizide oynadım.

* ‘Seversin’ bir yanıyla içinde bulunduğunuz dizi sektörünü anlatıyor. Siz nasıl anlatırsınız?
İlayda Alişan: Dışarıdan çok renkli görünüyor, sokakta “Ben de oyuncu olmak istiyorum” diyen birçok insanla karşılaşıyorum. Ama gerçekten çok çalışıyoruz. Sosyal hayatımız inanılmaz kısıtlanıyor. Sokakta daha kontrollü davranmanız gerekiyor.
Burak Yörük: Zaten bence bu iş psikolojik olarak herkesin kaldıracağı bir iş değil.

* İşin en zor kısmı o mu?
Burak Yörük: Geçmişte fiziksel olarak zorlu işlerde de çalıştım. Çok zor meslekler var. Allah herkesin yardımcısı olsun, o ayrı bir konu. Ama oyunculuk psikolojik olarak öncelikle anlaması, sonra içinde bulunması çok zor bir meslek. Çünkü insanın milyonlarca kişi tarafından sokakta tanınmayı anlayarak yaşaması gerekiyor. Fiziksel olarak zorlandığımız
anlar da oluyor. Mesela yazın sıcağında montla, kışın soğuğunda tişörtle saatlerce sette çekim
yapabiliyorsunuz.

* Burak’ın canlandırdığı Tolga karakteri romantik komedilerle tanınmış bir oyuncu. Dramda oynamayı deniyor ve olmuyor. Tekrar romantik komediye dönüyor. Oyuncuların üzerine gerçekten belirli roller yapışıyor mu?
İlayda Alişan: Bence sistem bir tık değişiyor artık ama tabii algıda bir seçicilik oluyor. Mesela kötüyü oynuyorsan hep kötü rolleri geliyor, iyiyi oynuyorsan hep öyle. Ama bu hem sektörün algısıyla hem de yapımcıların risk almak istememeleriyle alakalı.
Burak Yörük: Katılıyorum tabii, üstümüze yapışan roller oluyor. Biz de kendimizi kanıtlamak için fırsatımız olduğunda hemen kullanıyoruz.
– Önce insan olmak lazım

* Fragmanda Burak’ın karakterinin menajeri “Sen bir star’sın ve star gibi davranacaksın” diyor. Peki siz star mısınız?
Burak Yörük: Biz insanız ya. Ne yakıştırıyorsanız onu söyleyebilirsiniz ama ben hiç öyle yaşayan biri değilim.
İlayda Alişan: Önce insan olmak lazım. Star veya değil, oyuncu veya değil, ünlü veya değil…

* Peki sizce star nasıl olmalı, star gibi davranmak nedir?
Burak Yörük: Star dediğin işini çok iyi yapan insandır. İyi bir bakkal da manav da mahallenin star’ıdır… O yüzden işini sevmek ve çok iyi yapmak lazım.

* Menajerler dünyasını anlatsanıza biraz. Bu dizide gördüğümüz kadar zorlu ve hafif deliler mi?
İlayda Alişan: Delisiyle çalışmadığım için bilmiyorum. Tuncay (Altunoğlu) benim ilk menajerim ve hâlâ birlikte çalışıyoruz, o yüzden diğerlerini çok bilmiyorum, bu ayrımı yapamam yani.
Burak Yörük: Benim bu konuda biraz daha tecrübem oldu. Dizide yansıttığımız şey hayatta bire bir yaşanmasa da gerçeklik payı var. Geçmişte ben de benzer şeyler yaşadım. Çevremden de hikâyeler duyuyorum. Neyse ki şu anki menajerim Ahmet’le (Koraltürk) çok başka bir ilişkimiz var.

Mesleğimizde özünü unutmuş insanları sevmiyorum

* Dizinizin adı ‘Seversin’; siz hayatta neleri seversiniz?
İlayda Alişan: Genel olarak hayatı severim. Ama daha basit düşünecek olursam işimi, ailemi, köpeğimi ve birkaç yakın dostumu…

* Aşk yok o halde…
İlayda Alişan: Yok (gülüyor).
Burak Yörük: Sevdiğim bir kız arkadaşım var ve bizim durumumuz baki Hakancığım. Ama ben de hayatı ve mutlu olmak için çok şeye ihtiyacım olmadığını fark etmeyi seviyorum. Sağlıklı olmak, sevdiklerinin sağlıklı olması çok güzel ve yeterli.

* Peki neleri sevmezsiniz?
Burak Yörük: İnsanların olmadığı biriymiş gibi davranmasını, kendi gerçeklerini yaşamamalarını hiç sevmiyorum.
İlayda Alişan: Hayatın içinde nezaketin olmadığı hiçbir şeyi sevmiyorum. Bir de özellikle bizim mesleğimizde özünü unutmuş olan insanları sevmiyorum.

* Dizide Burak herkesin hayran olduğu bir oyuncuyu canlandırıyor. Siz hayatta kime öyle hayran olarak büyüdünüz?
İlayda Alişan: Ben gerçekten hiç kimsenin fan’ı olmadım bu zamana kadar.
Burak Yörük: Benim de yok. Ama mesela Brad Pitt, izlediğimde beni çok etkilemişti. Leonardo Di Caprio da aynı şekilde.

* Sen biraz sarışın benzerliğinden yürüdün herhalde…
Burak Yörük: Renk benzerliği dışında bir benzerliğimiz yok. Keşke benzese…

*Sizden nasıl bir çift çıktı?
İlayda Alişan: Burak’la çok iyi anlaştım, bence tatlı olduk.

* Ekranda çift olarak beğendiğimiz oyuncuların gerçekten çift olmalarını diliyoruz. Peki, gerçekte birbirine bir şey hissetmeden
rol yapmak romantik işlerde daha mı zor, daha mı kolay?
İlayda Alişan: Seyircinin ekranda görmeyi sevdiği şeyin gerçekten öyle olmasını dilemesi çok normal. Ama biz sonuçta oyuncuyuz ve izlediğinizde size onu gerçekmiş gibi hissettirmemiz lazım. Ama kötü oynuyorsam gerçekte kötü ya da katili oynuyorsam katil değilim.
Burak Yörük: Biz profesyonelce işimizi yapıyoruz. Eğer set huzurluysa, rol arkadaşınla iyi anlaşıyorsan ve ona saygı duyuyorsan zaten ortaya çok güzel sahneler çıkıyor.

* Senin sevgilin kıskanır mı mesela?
Burak Yörük: Hiç kıskanmaz. Bana o kadar güvenir ki içi çok rahat.

* İlk kez birlikte çalışıyorsunuz, ilk karşılaştığınız an nasıldı?
İlayda Alişan: Burak’la ortak arkadaşlarımız vardı. İnsanın tanıdığı biriyle oynayacak olması konforu güzel.
Burak Yörük: Her şey çok hızlı oldu. Ben partnerimi bilmiyordum. Sonra ofiste buluştuk ve karşımda İlayda’yı görünce bir ‘oh’ çektim. İlayda çok huzurlu, çok tatlı, onun enerjisi bütün sete yansıyor.

Oyunculuk içgüdü işi

* Her sezon arka arkaya işler yayımlanıyor, bir sürü yeni oyuncu hayatımıza giriyor. Neden sizi izleyelim?
Burak Yörük: Biz de bir dönem yeni gelenlerden biriydik. Yeni isimlerin gelmesi bu sektörü besleyen, bizim de işimize tutunmamızı sağlayan bir şey. Ben şöyle düşünüyorum; dünyaca milyarlarca insan var, hepimizin parmak izi farklı.
O bile ayrılmak için yeterli. Birine benzemem, birinden daha iyi ya da daha kötü olmam söz konusu değil. Bu sebeple beni en çok ayıran şey parmak izim.
İlayda Alişan: Oyunculuk içgüdü işi ve hepimizin kendine has duygusu var. Aynı sahne ve senaryoyu başka bir oyuncuyla oynasak emin ol farklı şeyler çıkacaktır.

* Fiziğinizin kariyerinize etkisi oldu mu?
İlayda Alişan: Güzellik önemsiz diyemeyiz, seyirci izlediği şeyin göze hitap etmesini de istiyor. Tek kaygımız ‘güzel görünürsem okey ama önemli olan güzel oynamam’ olmalı. Ben mesela oynarken nasıl göründüğümü unutuyorum. Bir de oyunla güzelleşmek diye bir şey var. ‘İnanılmaz güzel’ demediğim oyuncuları oynarken inanılmaz güzel bulduğum oluyor. Oyunuyla, rengiyle, enerjisiyle ekran güzelleşebiliyor.

* Güzel olmasaydın da bugün başrol olur muydun?
İlayda Alişan: Tabii olurdum.

* Sence yakışıklılık önemli mi?
Burak Yörük: Güzellik ve yakışıklılık dediğimiz şey o kadar göreceli ki. Beni çok yakışıklı bulan da vardır, “Hiç beğenmiyorum” diyen de. Ben birazcık yakışıklılığın, güzelliğin insanın enerjisiyle alakalı olduğunu düşünüyorum. Yönetmenin kafasında oluşan silüete uymanız çok daha önemli.

* Yakışıklı olmasan da başrol oynar mıydın?
Burak Yörük: Oynardım.

* Zıt karakterlerin aşkının da hikâyesi bu dizi. Zıt karakterler sizce de birbirini çeker mi?
Burak Yörük: Aşk zaten zıt karakterlerin çekimidir. Şarkılarda, dizilerde ve filmlerde aşkın toksik ve en güçlü tarafını görüyoruz. O hisleri ortaya çıkaran da genelde sende olmayan bir şeyi karşıda bulmak. Bu yüzden de farklı karakterler çok yoğun duygular yaşıyor…
İlayda Alişan: Zıt karakterde biri bazen yüzleşmediğin bir sürü şeyle yüzleşmeni sağlıyor. Bu da daha yoğun ve tutkulu hale getiriyor ilişkiyi.

* Siz aşkı tutkulu mu yaşıyorsunuz?
Burak Yörük: Ben öyle yaşayanlardanım.
İlayda Alişan: Katılıyorum, bence tutku olmazsa aşk olmaz.

* Ne sizi âşık eder? Kaslı olsun, sarışın, esmer olsun gibi beklentileriniz var mı?
İlayda Alişan: Manavdan meyve seçmiyoruz ki…
Burak Yörük: Benim hiç öyle bir tipim yok. Şu anki tipim zaten belli (gülüyor).

Kanser Tedavisine Başlayan Billur Kalkavan En Çok Merak Edilen O Soruyu Cevapladı…

0

Kısa bir zaman önce kansere yakalandığını öğrenen ve tedavi altına giren ünlü oyuncu Billur Kalkavan, bu süreç içerisinde hayranları tarafından en çok merak edilen o soruyu cevapladı. Güzel oyuncu, kendisi hakkında en çok sorulan o soruya bakın ne cevap verdi. Detayları Haberimizde…

Kanserle Mücadele Veren Billur Kalkavan ‘dan Flaş İtiraf Geldi!…

Kanser Tedavisine Başlayan Billur Kalkavan En Çok Merak Edilen O Soruyu Cevapladı…

Her daim eğlenceli karakteriyle Türk halkı tarafından çok sevilen başarılı oyuncu Billur Kalkavan ‘ın akciğer kanserine yakalanması, magazin gündemine bomba gibi düşmüştü. Şu sıralar tedavisine başlanılan Billur Kalkavan, kanserin hayatına nasıl etkilediğini ve bu dönem boyunca neler yaşadığını tüm samimiyetiyle paylaştı…

“Buğra Kaçmadı…”

Ünlü oyuncu, süreç boyunca hayata bakış açısını, iyileştikten hemen sonra neler yapmak istediğini Habertürk ile paylaştı. Kanseri öğrendiğinden bu yana ona sorulan en yoğun sorunun oyuncu sevgilisi Buğra Bahadır ile ilgili olduğunuda belirten Billur Kalkavan, “Çoğu erkek böyle bir durumda kaçardı. Buğra, kaçmadı. Yanı başımda durması hastalıkla mücadelemde bana çok yardımcı oluyor” dedi.

Hastalanan Billur Kalkavan ‘dan İlk Açıklama Geldi!…

“Duyunca Buğra İle Çok Ağladık…”

Billur Kalkavan, kanser olduğunu ilk öğrendiği o dönemi şu şekilde tanımladı;  “Ocakta korona olmuştum. Sonrasında nefesim sıkışmaya başladı. Hastalıktan kalma sandım. Ciğer röntgenimi çektirdim. 2 aydır tedavi görüyorum. Duyunca Buğra ile çok ağladık. Ciğerimde bir kitle bulununca çok korktum. Buğra, bana hep destek, hep yanımda… Doktorların söylediği, bugüne kadar bu hastalığın bana hiçbir zarar vermediği. Çok kolay atlatacağım. O beni değil, ben onu yeneceğim.”

Billur Kalkavan kimdir?

 

“Afara” da Burcu Kıratlı ‘nın Bihter Ziyagil Taklidi Damga Vurdu…

0

Yapımcılığını Poll Production by Polat Yağcı ’nın yaptığı, Kanal D ekranlarında oyuncu Uğur Aslan hazırlayıp sunduğu ’ın canlı yayınlanan “Afara”, yedinci kez seyircisine keyifli anlar yaşattı. Geceye  Burcu Kıratlı ‘nın Bihter Ziyagil Taklidi Damga Vurdu…

Sinan Akçıl İle Burcu Kıratlı İkinci Defa Boşandı!… Açıklamalar Arka Arkaya Geldi…

“Afara” da Bihter Ziyagil Taklidi Damga Vurdu…

Başarılı oyuncu Uğur Aslan, seyircisinin huzuruna kendine has yorumuyla seslendirdiği “Ele Güne Karşı” adlı parçasıyla çıktı. Program Afara ’nın yedinci bölümüne katılan konukları usta şarkıcı Muazzez Ersoy, yetenekli oyuncu Kadir Doğulu ve güzel oyuncu Burcu Kıratlı oldu.

Yeniden “Nostalji Kraliçesi” Seçildi…

Oyuncu Kadir Doğulu ’nun samimi sohbetiyle başlayan program, neşeli anlarada sahne oldu. Başarılarla dopdolu sanat kariyerinin hikayesini tüm içtenliğiyle ifade eden Muazzez Ersoy, “Sev Dedi Gözlerim”, “Sevemedim Kara Gözlüm” gibi sevilen şarkılarını okudu. Uğur Aslan, ünlü sanatçıyı bir kez daha “Nostalji Kraliçesi” olarak duyurarak tacını Afara ‘da takdim etti.

“Gözlerimin Önünde Birbirlerini Seviyorlar”

Oyuncu Burcu Kıratlı ’nın, bir döneme damgasını vuran ‘Aşk-ı Memnu’ dizisinin unutulmaz karakterlerinden Bihter Ziyagil taklidi ise Afara ‘ya damgasını vurdu. güzel oyuncu, Bihter Ziyagil ’in, “Gözlerimin önünde birbirlerini seviyorlar” replikleriyle hafızalara kazınan o sahnesini alkışlar eşliğinde yeniden canlandırdı…

Kadir Doğulu kimdir?

Muazzez Ersoy kimdir?

Yetenekli sanatçı Uğur Aslan ile dolu dolu müzik ve efsane sohbetin olduğu “Afara” programı, canlı yayınla her cuma gecesi izleyicisi ile Kanal d ’de buluşuyor…

Burcu Kıratlı Kimdir?

Uğur Aslan kimdir?

 

Baba 15. Bölüm Sezon Finali 1. Fragmanı Yayında! Emin Yine Zorlu Bir Sınavdan Geçiyor!

0

Show Tv’nin büyük bir beğeniyle izlenen dizisi Baba, 15. yeni bölümüyle 31 mayıs salı günü ekrana gelecek. Dizinin son bölümünde; Kadir, yanan dükkanda babasının olduğunu zannedip içeri girer. İlhan’ın adamları dükkanı Kadir’in üzerine kilitler. Komşuların yardımıyla Kadir, kurtulur. İlhan’dan intikam almak için yemin eden Kadir, önce onun çocukluğunun geçtiği evi yakar. Sonra şirketinin sistemini çökertir. Daha sonra onun kaçırmak üzere olduğu paraları Firuz’a verir. Paranın bir kısmını da İlhan’ın gözü önünde yüksek bir yerden aşağı atar. Baba 15. bölüm sezon finali 1. fragmanı yayınlandı. Emin, yine zorlu bir sınavdan geçiyor.

Salı Dizileri 2022

Emin Yine Zorlu Bir Sınavdan Geçiyor!

Baba 15. bölüm sezon finali 1. fragmanında; Servet, tek başına kalıp ailesini uzaktan izliyor. Büşra, İlhan’ı iyileştirmeye çalıştırıyor. Ancak o bildiğini okuyup Kadir’den intikamını almak için yemin ediyor. Cansu, Servet’i avucunun içine alıyor. Kadir Can, onları görüyor. İşler iyice karışıyor. Sürekli evlatlarıyla sınanan Servet, yine bir kargaşanın içine düşüyor. Kendisini, ameliyathanenin önünde beklerken buluyor. Yaşar’a ne oldu?

İşte Baba 15. bölüm sezon finali 1. fragmanı…

BABA 14. BÖLÜM ÖZETİ!

İlhan’ın adamları Emin’i götürüp Büşra’nın yanına bırakır. İçeride yaşlı bir adamın olduğunu gören Kadir, hemen yanan dükkana girer. İlhan’ın adamları onun üzerine dükkanı kilitler. Alevlerin arasında kalan Kadir, önce yaşlı adamı emniyetli bir yere alıp dua etmeye başlar. Komşular dükkanın yandığını görüp Kadir’e yardım eder. Kadir, ufak yaralarla kurtulur.

Babasının Büşra’nın yanında olduğunu öğrenince onun yanına gider ve kardeşine İlhan’ı bırakıp kendileriyle gelmesini ister. Emin kızına, kökü neyse dalının da o olacağını söyleyip İlhan’ı iyileştirmeye çalışmasının boş olduğunu söyleyip ona kendileriyle gelmesini ister. Büşra ise, İlhan’la kalmayı tercih eder.

İlhan, Kadir’in kurtulduğunu öğrenir. Damarına basılan Kadir, önce İlhan’ın doğup büyüdüğü evi yakar. Sonra şirketine gidip sistemini çökertir. Sabah İlhan’ı arayıp erken kalkmanın iyi olacağını söyler. İlhan, müşterilerinin holdingin önünde yığıldığını, paralarını göremediklerini öğrenir.

Hemen onlara bir açıklama yapıp sistemi düzeltmek için harekete geçer. Bu arada, büyük zarara uğrar. Daha fazla zarara uğramamak için bir plan yapıp paraları başka bir yere kaçırmak ister. Kadir, gece gündür onu takip eder. Onun bu planını öğrenip gidip Firuz’la konuşur. Ona, İlhan’ın tüm paralarını alması için bir fırsat sunar.

Kendisine de ufak bir pay ister. Firuz, havada bu teklifi kabul edip Kadir’den haber bekler. Kadir ona, paraların zırhlı araçlarla çıktığını haber verir. Firuz, araçların önünü kesip tüm paraları arabalarla birlikte kaçırır. Kadir’e de istediği payı verir. Cansu, Şahika ile Kürşat’ın kardeş olmadıklarından şüphelenir.

Gidip Servet’i uyarır. O ise buna inanmaz. Merve’ye anlatır. Merve Kürşat’ın iki ayrı kimliği olduğunu görüp fotoğraflarını çeker. Kürşat durumu anlayıp Şahika’yla birlikte kasadaki milyon dolar değerindeki antikaları boşaltıp kaçar. Ertesi gün Servet durumu öğrenip sinir krizleri geçirir.

Merve ile Kadir Can, evden ayrılıp dedelerinin yanına gider. Yalnız kalan Servet, perişan halde gidip ailesini izler. Kadir, İlhan’a paralarını vereceğini söyleyip onu bir halk pazarına çağırır. Yüksek bir binanın üzerine çıkıp oradan paraları aşağı atar. İlhan, beş parasız kalır.

Baba 15. Bölüm Fragmanı Yayınlandı Mı? Kadir İlhan’dan Fena İntikam Alıyor!

Hakim 8. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Ömer Cevdet’i Öldürüyor Mu?

0

Atv’nin yeni gözde dizisi Hakim, 8. yeni bölümüyle yarın akşam ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Azem ile Gülbahar, nezarete atılır. Sorguya alınan Azem, tüm suçunu itiraf eder. Herkesi öldürdüğünü kurtulan olmadığını söyler. Cevdet, Kadir’e yanında olmayacağını söyler. Kadir ise ona, o zaman karşısında olduğunu söyler. Ömer, masumlara adalet dağıtan biri olarak şimdiki düştüğü durumu kabullenemez. Kendi kendisini sorgular duruma düşer. Hakim 8. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. Ömer, Cevdet’i öldürüyor mu?

Pazartesi Dizileri 2022

Ömer Cevdet’i Öldürüyor Mu?

Hakim 8. bölüm 2. fragmanında; Zümrüt, Kadir’in yanına gidip ailesine zarar vermesini izlemeyeceğini söylüyor. Kadir ise ona, her şeyi zamanın göstereceğini söylüyor. Ayşe ile Yasemin, bir araya gelip Gülbahar ile Azem’in bu işin içinde olduklarını ispatlanırsa ömür boyu hapse sokacaklarını konuşuyor. Kadir, Ömer ile Cevdet’i bir araya getirip onlar birer kurşun olan silah veriyor. Ömer, Cevdet’e Aylin’in ölümünde onun parmağı olup olmadığını soruyor. Cevdet ise, kılını kıpırdatmadan ona şu an yaşamadığını söylüyor. Sonrasında bir el silah sesi duyuluyor.

İşte Hakim 8. bölüm 2. fragmanı…

HAKİM 7. BÖLÜM ÖZETİ!

Azem, Ömer’i arabasına bindirip onunla konuşur. Ömer, kazayı kendisinin yaptığını panikleyip onu orada bırakıp gittiğini söyler. Yolda, Azem’in düşmanları arabasının önünü keser. Silahlı çatışma oluyor. Azem, karşısına çıkan adamların hepsini öldürür. Kendisi de kolundan yaralar. Azem, Ömer’den Metehan’ın dosyasına onun bakmasını ve oğlunu kurtarmasını ister.

Metehan, Cuma’yı öldürme suçundan gözaltına alınır. Cuma’nın annesi ve sevgilisinin de ölümlerinin arkasında Metehan’ın olduğu bilinir. Ayşe komiser kanıtları toplayıp Metehan’ın cezasını çekmesini ister. Gülbahar, Kadir Karaca’nın isteği üzerine Yasemin’i kaçırır. Ömer’in onu kurtarması Yasemin’in kafasını karıştırır.

Ayşe, Yasemin’le konuşup onu kaçıranın Gülbahar olduğunu anlar. Ömer, Metehan’ın dosyalarına bakan Funda hakimi yemeğe çıkarır. Yemekten çıktıktan sonra Funda’nın alkollü olarak trafik polisleri tarafından yakalanmasını sağlar. Funda, Ömer’in de araya girmesiyle görevinden uzaklaştırılır.

Onun baktığı dosyalar Ömer’e geçer. Gülbahar, Zümrüt’ün yanına gidip Azem’in bu sıra işlerini boşladığını ve onun yerine geçmek istediklerini öğrendiğini söyler. Azem, yaralı bir şekilde eve geldiğinde yerine geçmek isteyenin Seyfi olduğunu öğrenir. Hemen, Seyfi ve adamlarını sıkıştırıp hepsini öldürür.

Cemre, Ozan’ın Deniz ile olan yakınlaşmasının suçluluk duygusundan kaynaklandığını anlayıp onunla konuşur. Ozan, Cemre’ye her şeyi itiraf etmek zorunda kalır. Cemre, Ozan’a veda edip ondan ayrılır. Cevdet, Kadir Karaca ile buluşur. Ömer’in eşi Aylin’in Kadir’in öldürdüğünü bilen Cevdet, ona bu sırrı sakladığını söyler.

Kadir ise, Cevdet’e belediye başkanı olmak istediğini hatırlatır. Ayşe, Ömer ile Azem’in birlikte eve döndüğünü görür. Ömer ona, gerçekleri anlatır. Ayşe, kazayı saklayabileceğini ancak, Metehan’ın serbest kalmasına müsaade edemeyeceğini söyler. Ayşe, Gülbahar’ı adam kaçırma suçundan göz altına alır.

Ömer, Azem’i arayıp Metehan’ın dosyasının kendisine geçtiğini haber verdiği sırada, Özlem savcı gelir. Azem’i, Seyfi ve adamlarını öldürme suçundan tutukladığını söyler. Ömer, Azem’in tutuklandığını duyar.

Hakim 8. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Ömer Büyük Bir Çelişki Yaşıyor!

Kardeşlerim 55. Bölüm Fragmanı Yayınlandı Mı? Şengül Ömer’in Sabrını Taşırıyor!

0

Atv’nin sevilen dizisi Kardeşlerim, 54. bölümüyle ekrana geldi. Dizinin yayınlanan yeni bölümünde; Sevgi, Ömer’in babaannesi olduğunu söyleyemiyor. Onlarla kalmaya devam ediyor. Ayla ile Nebahat’in sayesinde Suzan hapisten çıkıyor. Suzan, Akif’in bir açığını bulmaya çalışırken yakalanıyor. Aybike, annesiyle birlikte Asiye ve Ömer’e cephe alıyor. Kümesi yıktırmayı planlayan Şengül, evden kovuluyor. Şengül, Ömer’in sabrını taşırıyor.

Cumartesi Dizileri 2022

Şengül Ömer’in Sabrını Taşırıyor!

Kardeşlerim 55. bölüm fragmanı henüz yayınlanmadı. Ömer, Sevgi’nin İsmail’le olan konuşmasını duymuyor. Sevgi, onların yanında kalmaya devam ediyor. Aybike, annesinin tarafına geçip Asiye’ye Gönül’ün yanında işe girdiği için cephe alıyor. Annesiyle birlikte bahçeyi ikiye bölüyorlar. Ömer ile Asiye, onların bu yaptıklarına seslerini çıkartmıyor. Okula bile ayrı ayrı gidiyorlar.

KARDEŞLERİM 54. BÖLÜMDE BAŞKA NELER OLDU?

Aybike, o kadar ileri gidiyor ki Berk’ten Doruk’la sırf Asiye’nin sevgilisi olduğu için konuşmamasını istiyor. Süsen, iki kuzenin arasını yapmaya çalışsa da başaramıyor. Nebahat ile Ayla, Akif’in borçlusunun yanına gidip onun okulu sattığını ve parasını borsaya yatıracağını söylüyor. Akif’in borçlusu kapısını çalıp onu tehdit ediyor. Ertesi gün Akif, borçları ödeyip Suzan’ı hapisten çıkartıyor.

Bu arada okul için Tolga’nın babasından daha fazla para veren çıkıyor. Akif, anlaşmayı bozup daha fazla para verene okulu satıyor. Okulu, torunu için Sevgi alıyor. Suzan, hapisten çıkıyor ve Harika’dan bir mektup geldiğini öğreniyor. Harika’nın mektubunu okuyan Suzan, ağlayarak Ömer’den başka çocuğu olmadığını söyleyip Harika’yı evlatlıktan çıkarıyor.

Suzan, Ömer’in yanına geliyor. Sevgi onu görünce gizleniyor. Suzan, Ömer’e Harika’nın aldığı paraları ona ödeyeceğini söylüyor. Daha sonra Suzan, Akif’in yanında görünüp onun mal kaçırdığını ispatlayacak deliller aramaya başlıyor. Ama Akif’e yakalanıyor. Tolga, okulu babasının değil başkasının aldığını öğrenince çok bozuluyor.

Şengül ile Orhan, resmen boşanıyor. Boşandıktan sonra Şengül, emlakçıya gidip ev sahibinden kümesi yıkmasını istiyor. Gönül, Şengül’ün bir şeyler karıştırdığını anlayıp, onun arkadaşına para teklif edip ondan bilgi istiyor. Oda Şengül’ün kümesi yıktırmak istediğini Gönül’e anlatıyor.

Gönül, emlakçıya gidip Şengül’ü evden çıkartmasını her ay bin lira fazladan kendisinin ona para vereceğini, o eve de Ömer’leri yerleştirmesi için ev sahibiyle konuşmasını istiyor. Kirayı denkleştiremeyen Ömer, emlakçıyı karşısında görünce ne yapacağını bilemiyor.

O ise, ev sahibinin Şengül’ün istediği gibi kümesi yıkmak istemediğini, onu evden çıkartıp aynı kiraya onların o evde oturmasını istediğini söylüyor. Yengesinin kümesi yıktırmak istediğini öğrenen Ömer, kendisini kaybediyor ve saksıları fırlatıp onlara evinden çıkmalarını istediğini haykırıyor.

Kardeşlerim 54. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Şengül Ömer’i Çıldırtıyor!

Kubilay Aka ‘nın Reklam Yüzü Olduğu 2 Farklı Markadan Kazandığı Para Dudak Uçuklattı…

0

Hem oyunculuktaki yüksek performansı hem de fit görünümüyle yeni neslin aranılan ünlülerinden olan Kubilay Aka, iki büyük markanın reklam yüzü oldu.  Başarılı ismin, iki imzayla kazandığı para dudak uçuklattı. Detaylar Haberimizde…

Kubilay Aka’nın İfşa Davasında Yeni Gelişmeler

Kubilay Aka ‘nın Reklam Yüzü Olduğu 2 Farklı Markadan Kazandığı Para Dudak Uçuklattı…

27 yaşındaki Başarılı oyuncu Kubilay Aka, şöhretin basamaklarını hızla çıkarken, sadece oyunculuk kabiliyeti ile değil fiziğiyle de isminden her daim söz ettirmeye devam ediyor. Hal böyle olunca reklam projelerinin gözde ismi olan Kubilay Aka, yaz sezonu boyunca iki farklı reklam işiyle televizyonlarda boy gösterecek. Hem bir giyim hem de bir kozmetik firmasının reklam yüzü olan oyuncu Kubilay Aka, duyumlara göre bu iki projeden toplam da 3 milyon TL kazanacak.

Tatilde Dizi Projelerini Değerlendirecek…

Umut Evirgen ’in yönettiği ve Selin Şekerci ile başrollerinde boy göstereceği “Annesinin Kuzusu” yapımı için önceki günlerde sete giden Kubilay Aka, çekimler bittiğinde tatiline başlayacağı öğrenildi. Yeni sezon için birçok dizi senaryosunu değerlendirmeye çalışacak olan Kubilay Aka, bakalım hangi dizi projesinde yer alacak…

Kubilay Aka kimdir?

Sarp Levendoğlu Ve Naz Çağla Irmak ‘dan Kötü Haber Geldi!…

0

Geçen yaz aylarında yeni bir aşka yelken açan Sarp Levendoğlu ile Naz Çağla Irmak tarafından kötü haber geldi. Ünlü çiftin aşkı sessiz sedasız bir vaziyette bittiği ortaya çıktı. İşte Detayları…

Sarp Levendoğlu ile Birce Akalay Arasında Neler Oluyor…

Sarp Levendoğlu Ve Naz Çağla Irmak ‘dan Kötü Haber Geldi!…

Oyunculuk kariyeri boyunca pekçok önemli yapımda boy gösteren oyuncu Sarp Levendoğlu, şu sıralar dizi Alparslan Büyük Selçuklu ‘da Diyojen karakterine can veriyor. Oyunculuk kariyerinin zirvelerinde olan yüksek performansıyla beğenilen yakışıklı oyuncunun özel hayatında kara bulutlar dolaşıyor.

Büyük Aşkları Kısa Sürdü…

Başarılı oyuncu, kendisinden tam 15 yaş küçük olan oyuncu sevgilisi Naz Çağla Irmak ile birlikteliğini sosyal medya sayfasından takipçilerine duyurmuştu. Geçen sene Ağustos ‘ta aşklarını ilan eden Sarp Levendoğlu ile genç oyuncu  cephesinden kötü haber tez geldi….

Birbirlerini Çabuk Sildiler…

Önceki röportajlarında “Bir daha evlenmem” diyen Sarp Levendoğlu ile 24 yaşındaki Naz Çağla Irmak ‘ın aşkı, henüz birinci yılını tamamlayamadan sona eriverdi. Ayrılan yolların sonrasında yükledikleri pozlarını sosyal medya hesaplarından kaldırırken ünlü ikili takipleşmeyi de bıraktı.

Sarp Levendoğlu kimdir?

Naz Çağla Irmak Kimdir?

Öte yandan 2014 ‘te dünya evine girdiği oyuncu Birce Akalay ‘dan 3 yıl sonra ayrılan Sarp Levendoğlu, bu aşk sonrasında Ferhan Şensoy ‘un kızı Derya Şensoy ile yeni bir aşka yelken açmıştı. Uzun soluklu bir aşk yaşayan ve dört gözle evlenmeleri beklenen ünlü çifti, yollarını ayırarak herkesi şaşkına çevirmişti. Son olarak ise başka bir meslektaşı olan genç oyuncu Naz Çağla Irmak ile birlikte olmaya başlamıştı…

Derya Şensoy’dan Sarp Levendoğlu’na Aşk Dolu Doğum Günü Paylaşımı!

‘Ahlak’ Sebebiyle Konseri İptal Edilen Melek Mosso ‘ya Funda Arar Ve Derya Uluğ ‘dan Flaş Destek!…

0

Isparta Gül Festivalinde sahne alması engellenen şarkıcı Melek Mosso ile beraber aynı festivale gidecek olan şarkıcılar Derya Uluğ ve Funda Arar ‘dan flaş destek geldi. Çarpıcı ayrıntılar Haberimizde…

Konseri İptal Edilen Melek Mosso ‘nun Yerine Çıkan Seda Sayan Sessizliğini Bozdu!…

‘Ahlak’ Sebebiyle Konseri İptal Edilen Melek Mosso ‘ya Funda Arar Ve Derya Uluğ ‘dan Flaş Destek!…

3 Haziran ‘da yapılacak olan Isparta Uluslararası Gül Festivali ‘nde şarkıcı  Melek Mosso ‘nun alacağı sahne ‘İslami hassasiyetler’ adı altında gerekçe gösterilerek iptal edilmişti. Ünlü şarkıcı bu iptal sonrası Twitter hesabından bir açıklama yaparak şunları söylemişti;

“Bir Kaç Kendini Bilmeze Kalmadı Benim Ahlakımı Sorgulamak”

“Ben bu ülkenin kadınıyım. Fikirlerimle, vizyonumla, hayallerimle her yeni gün geleceğe sanatımı işliyorum. Genci yaşlısı milyonlarca sevenim var. Bir kaç kendini bilmeze kalmadı benim ahlakımı sorgulamak, kadınlık onuruma laf atmak….

Melek Mosso kimdir?

“Isparta ‘ya Gidecek Ve Şarkılarımı Söyleyeceğim…”

…Bu zihniyetteki insanlar kendi yüreklerindeki karanlığı ve sapıklığı bizim hayatımıza da sokmaya çalışıyorlar ama buna asla izin vermeyeceğim, VERMEYECEĞİZ… Ben Isparta ‘ya elbet gidecek ve şarkılarımı söyleyeceğim. Bugün olmazsa yarın sarılacak kalplerimiz” şeklinde ifade etmişti…

Melek Mosso ‘nun yerine konsere çıkacak olan Seda Sayan, konseri kabul etmesinden dolayı sosyal medyadan oldukça eeştiri almıştı. Ünlü sanatçı, hesabında yayınladığı bir paylaşımda Melek Mosso hakkında bilgi verdi…

Genç Şarkıcıya Funa Arar İle Derya Uluğ ‘dan Bomba Destek!…

Düzenlenen Isparta Uluslararası Gül Festivali’ nin ilk planlanan programına göre genç şarkıcı Melek Mosso 3 Haziran ‘da, Funda Arar 5 Haziran ‘da Derya Uluğ ise 4 Haziran ‘da konser vereceklerdi. Başarılı sanatçılar Funda Arar ve Derya Uluğ ‘dan oluşan kaosun ardından, Festivale  katılmayacaklarını sosyal medya hesaplarından duyurdular.

Funda Arar, “Çok değerli Ispartalılar. 5 Haziran Pazar akşamı, konserde sizlerle beraber olamayacağız. Başka konserlerde buluşmak üzere…” şeklinde ifade ederken, Derya Uluğ, ise “Bizlerle buluşmayı bekleyen Isparta halkına sevgilerimi yolluyorum. Başka bir zamanda birlikte şarkılar söyleyeceğiz” dedi…

Funda Arar kimdir?

Derya Uluğ Kimdir?