Ana Sayfa Blog Sayfa 827

manga ‘dan Müjde…ANTROPOSEN Turnesi Tarihleri Açıklandı…

Türkiye ‘ de gelmiş geçmiş en efsane alternatif rock müziğin öncü gurubu Manga, ‘Antroposen 001’ ile beşinci sıradaki stüdyo albümlerini tüm müzikseverlerin huzuruna sunmasının ardından şimdide Türkiye turnesine çıkıyor. Ünlü grup Antroposen heyecanını Anadolu’ nun dört bir yanına taşıyacak! İşte Detayları…

Özlenen Sound 7 Yıl Aradan Sonra Manga’ dan ‘Antroposen 001’…

maNga ‘dan Müjde…ANTROPOSEN Turnesi Tarihleri Açıklandı…

Ocak ayı içinde başlanılacak olan büyük turnenin takvimini sosyal medya sayfalarından takipçilerine duyurusunu yapan grup maNga, yeni albümlerinin heyecanını Anadolu’ nun dört bir yanına taşıyacak.

Özgür Can Öney kimdir?  

Ocak Ayında Görüşmek Üzere, Mutlu Yıllar!”

Efsane grup, resmi sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada turne ile ilgili şu notları paylaştı; ‘’2021 yılında Türkiye’nin bambaşka yerlerinde, birbirinden keyifli konserlerde sizlerle buluştuk. 2022’nin ilk hediyesi olarak Antroposen Turnesi tarihleri belli oldu. Ocak ayında görüşmek üzere, mutlu yıllar!”

Cem Bahtiyar Kimdir?

Müzik kariyerinin 17 ‘nci senesini ‘Antroposen 001’ taçlandıran ve ‘insanlık ve doğa duyarlılığını’ temasında temel aldığı, adınıda ‘Antroposen 001’ verdikleri soluksuz beklenen 5. stüdyo albümlerini, kendi yapım firması olan ‘maNgamusic’ de yayınlayan manga olağanüstü performanslar ile müzikseverlere çok heyecanlı anlar yaşatacak.

Yağmur Sarıgül Kimdir?

maNga’ nın İse Şöyle;

14 Ocak Mövenpick Hotel Malatya

15 Ocak The Green Park Sivas Hotel Sivas

16 Ocak Kadir Has Kültür Merkezi Kayseri

19 Ocak Yenişehir Kültür Merkezi Mersin

20 Ocak 01 PGM Adana

21 Ocak Kalender Plaza Gaziantep

22 Ocak Diyarbakır Kongre Merkezi Diyarbakır

Ferman Akgül kimdir?     

Tıklanma Rekortmeni Kerim Araz ‘Toparlanmam Lazım’ Şarkısının Hikayesini Anlattı!…

Biz onu ‘Toparlanmam Lazım’ adlı seslendirdiği parçasıyla tanıdık ve sevdik. Müzik dinyasında Son dönemlerde ismini sık sık duyduğumuz müzisyen Kerim Araz milyonlarca kişi tarafından tıklanma rekoru kıran şarkısı “Toparlanmam Lazım’’ ın hikayesini ilk defa anlattı. İşte Detayları…

Tıklanma Rekortmeni Kerim Araz ‘Toparlanmam Lazım’ Şarkısının Hikayesini Anlattı!…

Parçanın söz ve müziğinin Kendisine ait olan genç müzisyen, duygusal şarkılarıyla adından sıklıkla bahsettireceğe benziyor!
Ödüllü Gazeteci Aslan Sayım’ a verdiği son röportajda şarkının oluşumunu anlattı.
“Biz seni ‘Toparlanmam Lazım’ şarkısıyla tanıdık ve sevdik. Bu şarkı nasıl ortaya çıktı? Projenin oluşumunu anlatır mısın?”
“Toparlanmam Lazım’ şarkısı aslında anlık bunalım yaşadığım bir esnada oluştu. İçime kapanık bir insan olduğum için genelde bir şeylere üzüldüğümde, kafama taktığımda ya da bana dokunan bir durum olduğunda bunu dile getirmek yerine söze dökmeyi tercih ediyorum. Yine böyle bir esnada kağıt kalemi elime alıp karalamaya başladım. Açıkçası o parçada süslü kelimeler kullanmak yerine tam olarak hissettiğim kelimelerle yazdım ve insanlara dokunanda bu oldu. Toplamda yarım saat gibi bir sürede yazıldı sözleri. Bir saat geçtiğinde hem sözler hem de müziğini çoktan bitirmiştim bile çünkü gerçekten hissederek yaptığım bir parça ve resmen dökülüyordu dilimden. Parçayı bitirdiğimde kendi kendime dedim ki hayatımın en anlamlı ve hisli parçası bu olacak. Dinleyenler ve sevenler içinde öyle olmuş çok fazla güzel tepki aldım…”
“Toparlanmam Lazım şarkısını yazdıran unutulmamış bir aşk hikayesi mi?”
“….Sayılır aslında. ‘Toparlanmam Lazım’ dediğim gibi anlık bir bunalım anında ortaya çıktı. Tabi ki o bunalımı yaşamamda bir aşk hikayesinin payı var. Bazı şeyleri hissetmek gerekir ve ben bu şarkıyı yazarken birçok şeyi hissettim… Sevdiğim kadına olan sitemim, ona kırgınlığım ve söylemek isteyip söyleyemediğim her şey o şarkıda kalemimden dökülüyor. Dilerim ki hiç kimse ‘Toparlanmam Lazım’ gibi bir şarkı yazacak kadar zor şeyler yaşamaz. Zira kolay değildi. Ama şu da var ki ben bir insanı kaybedip binlerce hatta yüzbinlerce insan kazandım. Buda o an yaşadığım bunalımın bana verdiği tek pozitif yanı oldu…” 

İşte Kerim Araz ‘dan ‘’Toparlanmam Lazım’’ Klib…

Yargı 15. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Ilgaz Ceylin’i Kurtarmak İçin Uğraşıyor!

0

Kanal D’nin büyük bir ilgiyle izlenen dizisi Yargı, 5. yeni bölümüyle 9 ocak pazar günü ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Ceylin, nöbetçi mahkemede sessiz kalınca hakime tarafından tutuklu yargılanması için hapishaneye gönderilme kararı alınır. Ceylin’in şok durumunda hapse gitmesine gönlü razı olmayan Ilgaz, onu kendi odasına götürür ve kapısını kilitler. Ona güçlendirici cümleler kurarken, dışarıda Pars çıldırır. Ilgaz onu, sevdiğini söyleyerek kendine getirir. Ceylin, gözyaşları içinde cezaevi aracına bindirilir. Yargı 15. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. Ilgaz, Ceylin’i hapisten kurtarmak için uğraşıyor.

Pazar Dizileri 2021

Ilgaz Ceylin’i Kurtarmak İçin Uğraşıyor!

Yargı 15. bölüm 2. fragmanında; Gül, Ilgaz’ın yanına gidip ondan kızını kurtarmasını istiyor. Yekta, Ceylin’in cezasını çekmesini istiyor. Sema ise, Yekta’ya Engin’in ölümüyle bir taşla iki kuş vurduğunu söyleyip ona Engin’in ölmemiş olabileceğini söylüyor. Ilgaz, olay yerinde yeni ip uçlarına rastlıyor. Ceylin, hapishanede o gece neler olduğunu hatırlamaya çalışıyor.

İşte Yargı 15. bölüm 2. fragmanı…

YARGI 14. BÖLÜM ÖZETİ!

Ceylin, gözlerini açtığında kendisini ormanda ve elinde bir tabancayla bulur. Silahı elinden attığında yerde Engin’in cesediyle karşılaşır. Yaşadığı şoku atlamayan Ceylin, ormanda kaçmaya başlar. Öte yandan Ilgaz, Ceylin’in Engin’in arabasına saklandığını tahmin eder.

Pars’la birlikte Yekta’nın mülklerini araştırır. Onun bir dağ evinin olduğunu öğrenir. Oraya gittiklerinde Engin’in kaçtığı arabayı evin önünde bulurlar. Ama içinde kimse yoktur. Yoldan geçen birleri Ceylin’i görür ve ona yardım etmek ister. Onun saldırıya uğradığını düşünen çift hemen polisi arar.

Ilgaz, Ceylin’i bulup hastaneye götürür. Ceylin, o geceye dair hiçbir şey hatırlamaz. Hemen Ceylin muayene edilip tedavi edilmeye başlar. Ekip, Engin’i ormanda kalbinden tek kurşunla vurulmuş olarak bulur. Olay yerinde Ceylin’e ait bir anahtar ve izler bulunur. Silah, incelemeye gönderilir.

Yekta, oğlunun öldürüldüğünü öğrenir ve onu kimin öldürdüğünün bulunması için bir avukat ordusuyla araştırmaya başlar. Metin, babasının yanına gidip ona, Engin’in onun öldürdüğünü ve Çınar’ı kurtarmak için Ceylin’den de kurtulmak için böyle bir plan yaptığını itiraf etmesini ister. Ama Merdan, oğluna cevap dahi vermez.

Silahın üzerindeki parmak izleri Ceylin’e ait çıkar. Ceylin’in ellerinden de barut izleri tespit edilir. Ceylin, o gece ile ilgili hiçbir şey hatırlamadığı için kendisini de savunamaz. Pars, sonuçlar geldikten sonra mecburen Ceylin’i tutuklu yargılanmak üzere nöbetçi mahkemeye sevk eder.

Mahkemede hakim Ceylin’e Engin’i onun öldürüp öldürmediğini sorar. Ceylin, bir şeyler hatırlamaya başlar. Ama olayları birleştiremez.

Yargı Dizisinin 15. Yeni Bölümü Ne Zaman Yayınlanacak?

Mahkum 5. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Barış Ferda’yı Öldürüyor Mu?

0

Fox Tv’nin izleyenleri ekrana kilitleyen dizisi Mahkum, 5. yeni bölümünde; Fırat, Ali’nin karısını öldürdüğünü öğrenince onun üzerine saldırır. Ali, serbest bırakılır. Cemre, durumu öğrenip Ali’nin peşine düşer. Barış, Cemre Ali’yi bulmadan onu bulmak için harekete geçer. Fırat, kızının yaşadığını hisseder. Mahkum 5. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. Barış, Feda’yı öldürüyor mu?

Perşembe Dizileri 2021

Barış Ferda’yı Öldürüyor Mu?

Mahkum 5. bölüm 2. fragmanında; Cemre, Tahir’in karşısına çıkıp ona gerçeklerin er yada geç ortaya çıkacağını söylüyor. Barış, Ferda’ya kendisinin Savaş olmadığını söylüyor. Ferda, onun kendisini öldüreceğini anlıyor. Barış, eli yüzü kan içinde büyük bir hata yaptığını anlıyor.

Mahkum 5. bölüm 2. fragmanı…

MAHKUM 4. BÖLÜM ÖZETİ!

Fırat, kayın validesinin kendisine düzenli olarak para gönderdiğini öğrenir. Onun kendisinin kızını öldürdüğüne inanmadığını anlar ve Cemre’den onunla konuşmasını istiyor. Cemre, Fırat’ın kayın validesinin yanına gidiyor. Bekir, Cemre’yle annesinin konuşmasını istemiyor. Cemre, kartını verip oradan ayrılıyor.

Hacı, Fırat’ın hücreye yazdığı ikinci kelimeyi söylemek için ondan jilet bulmasını ister. Fırat, Cemre’den içeri jilet getirmesini ister. Fırat’ın kayın validesi onu görmeye gelir ve onun mezarlıkta kulağına evi temizlemesini istemediğini fısıldadığını söyleyip ona jileti verir.

Fırat, ikinci kelimenin ’16K’, üçüncü kelimenin ise ‘Balık’ olduğunu öğrenir. Cemre, Fırat’ın bir şeyler hatırlaması için onu olay yerine götürmek ister. Tahir, buna karşı çıkınca Fırat, Cemre’den baş savcıya gitmesini ister. İzin çıkıyor ve Fırat eve götürülür. Orada Fırat, bir şeyler hatırlar. Tahir, onun bir şeyler hatırladığını anlayıp hemen onu oradan çıkartır.

Fırat, Cemre’den karısının öldüğü anların görüntüsünün kameraya kayıtlı olduğunu, diski de akvaryuma attığını onu almasını ister. Cemre, diski alıyor. Barış, Savaş’ın cenazesini alırken evraka kendi imzasını attığını hatırlar. Komiser Zafer, açığa alındıktan sonra işin peşini bırakmaz.

O evrakı alır. Fırat’ın yarım bıraktığı Barış dosyasını takip eder. Barış, o evrakı bulamaz. Yardımcısından o evrakı alan Zafer’i öldürmesini ister. Zafer, elindeki dosyayı Cemre’ye vermek için onu arar. O sırada Barış’ın yardımcısı onun arabasına çarpıp onu öldürür ve dosyayı alır.

Fırat, koğuşa yeni gelen Ali’nin savunmasını hazırlıar ve onun serbest bırakılmasını sağlar. Mahkeme günü gelir. Cemre, mahkemeye elindeki görüntüleri sunar. Görüntülerde Zeynep’in öldüğü anlarda çizmeleri görünen birinin olduğu görünür.

Fırat, cinayeti itiraf ettiği anların videosunu seyredince suçunu kabul eder. Hakim, Fırat’a müebbet hapis cezası verir. Fırat, tuvalette kendisini asıp öldürmeye çalışırken Ali içeri girer ve cinayeti kendisinin işlediğini söyler.

Mahkum Dizisinin 5. Bölümü Ne Zaman Yayınlanacak?

Kalp Yarası 27. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Ferit Babasının Cinayete Kurban Gittiğini Öğreniyor!

0

Atv’nin sevilen dizisi Kalp Yarası, 27. yeni bölümüyle 10 ocak pazartesi günü ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Ferit, Yaman’ın arkalarından kuyularını kazdığını öğrenince şok olur. Zümrüt, Hande’ye tokat atıp artık onun gibi bir kızı olmadığını söyler. Ayşe, Hande’nin üzerine yürümesiyle onu odasından kovar. Hande, Azade’ye konağın sahibinin kendisini onun ise orada misafir olduğunu söyler. Mirza Ferit’e, babasının ölümünün kaza olmayabileceğini söyler. Ferit, babasının ölümünü araştırmaya başlar. Kalp Yarası 27. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. Ferit, babasının cinayete kurban gittiğini öğreniyor.

2021 Pazartesi Dizileri

Ferit Babasının Cinayete Kurban Gittiğini Öğreniyor!

Kalp Yarası 27. bölüm 2. fragmanında; Sinan Yaman’a, bundan sonra onun en büyük düşmanının kendisi olacağını söylüyor. Ayşe, dedesi ile Mirza’nın konuşmalarını duyup büyük bir hayal kırıklığına uğruyor. Yaman, şirketin başına geçiyor ve Azade’ye ayakların baş olduğunu bundan sonra şirketi birlikte yöneteceklerini söylüyor. Ferit, babasının cinayete kurban gittiğini öğreniyor.

İşte Kalp Yarası 27. bölüm 2. fragmanı…

https://twitter.com/i/status/1478773781334216708

KALP YARASI 26. BÖLÜM ÖZETİ!

Adnan, Yaman’a tüm malını kaptırdığını öğrendikten sonra bitkin bir şekilde Ferit’in düğününe gider. Ancak, düşüp bayılır. Ayşe, Adnan’ın düştüğünü görüp yanına gider. Müzik duruyor ve ilk müdahaleyi Mirza yapar. Adnan kendisine geldikten sonra gitmek ister. Ama Ferit, babasını yalnız göndermez.

Onu bırakmak isteyince Ayşe’de onunla birlikte gider. Şahin, düğün davetlilerine Adnan beyin rahatsızlığından dolayı eğlenmeye devam edemeyeceklerini açıklar. Ferit, babasını dağ evine götürür. Ama Adnan, Ferit’e haber vermeden kalkıp gider ve Yaman’ı arayıp onunla buluşur.

Onunla biraz konuşunca Bahtiyar’la onun iş birliği yaptığını anlar. Bahtiyar’ın kendi intikamı için kendisini kullandığını anlayamayan Yaman, Adnan’a karşı büyük öfke duymaya devam eder. Adnan, ertesi gün çocuklarını toplayıp onlara bir açıklama yapmak ister. Sinan, babasının konuşmasını tamamlamasına izin vermez.

Sinan’a bir telefon gelir ve yaptıkları yatırımın suya düştüğünü, ortaklarının ise ortadan kaybolduğunu öğrenir. Ferit ile Sinan, şirkete gider ve bu anlaşmanın Yaman’ın genel müdürlüğü zamanında yapıldığını öğrenir.

Azade, Adnan’ı bulup ona her şeyi bildiğini, Yaman’a tüm mallarını devrettiğini de bildiğini söyler. Adnan, bir uçurumun kenarında düşünürken birden arabası uçuruma yuvarlanır. Ferit’e, babasının ölüm haberi gelir. Sinan, babasının eşyalarını alınca onun cebinde kendi fotoğrafını görünce ona yaptığı haksızlık için çok pişman olur.

Hande, otel odasını beğenmez ve annesiyle orada kalmak istemez. Babasının evine gider. Ama o da Hande’yi kapı dışarı eder. Onun gibi birinin bir bebeğe annelik edemeyeceğini söyler. Hande, Yaman’ın yanına gidip kendisini lüks bir otele yerleştirr. Adnan’ın cenazesi defin edilir.

Yaman, aslında babasının ölmesine çok üzülür. Hande onu, kendisine getirip intikam duygularını depreştirir. Bir hafta sonra Hande, Yaman ile evlenip Sancakzade konağına gider. Onlara Yaman, Adnan’ın oğlu olduğunu ve o konağın sahibi olduğunu tapuyu göstererek onlara açıklar.

Kalp Yarası 27. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Azade Kendi Konağında Misafir Durumuna…

Annemizi Saklarken 6. Bölüm Fragmanı Yayınlandı Mı? Benan İle Füsun Gizli Evliliği İfşa Ediyor!

0

Star Tv’nin yeni gözde dizisi Annemizi Saklarken, 5. bölümüyle ekrana geldi. Dizinin yayınlanan yeni bölümünde; Derya, annesinin evlendiğini görüyor. Annesinin Dündar’dan, çocukları olduğunu öğrendikten sonra yıkılıyor. Füsun, üzüntüden bebeğini düşürüyor. Selin, Handan’ı annesinin yatağında görünce cinnet geçiriyor. Bora, Handan hamile olduğu için babasının apar topar evlendiğini düşünüyor. Benan ile Füsun, gizli evliliği ifşa ediyor.

Çarşamba Dizileri 2021

Benan İle Füsun Gizli Evliliği İfşa Ediyor!

Annemizi Saklarken 6. bölüm fragmanı henüz yayınlanmadı. Handan, cüzdanını evde düşürüyor. Derya, annesini takip edince onun Dündar’ın evine gittiğini görüyor. Nikah memuru da geliyor. Derya içeri girip annesinin evlendiğini görünce fenalaşıp dışarı çıkıyor. Bora, babasının ceketinin cebinde bulduğu gebelik testinin Handan’a ait olduğunu, babasının onun için apar topar evlendiğini düşünüyor.

ANNEMİZİ SAKLARKEN 5. BÖLÜMDE BAŞKA NELER OLDU?

Handan’ı tebrik eden Bora da evden ayrılıyor. Derya, annesinin Dündar’dan çocukları olduğunu sakladığını öğrenip yıkılıyor. Füsun, Dündar’ın kendisiyle evleneceğini düşünüp gelinlik giyip onun evine gidiyor. Dündar, kapıyı Handan’ın açmasını istiyor. Füsun, Handan’ı gelinlikle görünce şok oluyor.

Dündar, Füsun’a Handan’la evlendiğini açıklıyor. Füsun, yaşadığı şokun etkisini atlatamadan evden ayrılmak zorunda kalıyor. Dündar’ı Füsun’un kardeşi arıyor ve ablasının Zerrin’in mezarı başında baygın halde bulunup hastaneye kaldırıldığını söylüyor. Hemen hastaneye giden Dündar, Füsun’un bebeğini kaybettiğini öğreniyor.

Ona zaten o bebeği istemediğini söylüyor. Benan, kızlarla birlikte yurt dışından dönüyor. Selin, babasına sürpriz yapmak için onun odasına giriyor. Oda da Handan’ı görünce sinir krizi geçiriyor. Handan’ın üzerine para fırlatıp onu evden kovuyor. O sırada Dündar geliyor ve Handan’la evlendiğini söylüyor.

Selin, evi terk edip abisinin yanına gidiyor. Benan, küçük yeğenini göndermiyor ve onu Handan üzerinden işlemeye başlıyor. Ona babasının Handan’ı parayla aldığını, onun ucuz bir kadın olduğunu söylüyor. Sadece valizindeki gelinlikle gelen Handan, çırılçıplak kalıyor. Melek, Handan’a hizmetçinin eski eşofmanını veriyor.

Handan, kıyafetlerini almak için eve gidiyor. O sırada Derya geliyor ve annesinin kıyafetlerini camdan aşağı fırlatıyor. Handan, kıyafetlerini toplarken Dündar geliyor. Onu götürüp yeni kıyafetler alıyor. Ertesi gün Handan’a kredi kartları veriyor. Bir de araba alıp ona sürpriz yapıyor. Handan, alışveriş yapıp çocuklarına hediyeler alıp komşusuna bırakıyor.

Benan ile Füsun, bir olup Dündar ile Handan’ın gizli evliliğinin fotoğraflarını yayınlatıyor. Handan, fotoğrafları görünce tutuşmaya başlıyor. Bora, Derya’nın yanına gelip onunla annesi hakkında konuşmak istediğini söylüyor.

Annemizi Saklarken 5. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Dündar’ın Evlendiğini Duyan Füsun Hastanelik…

MasterChef’te 3. Finalist Önlüğünü Kim Aldı?

0

Tv 8’in büyük bir heyecanla izlenen yarışma programı MasterChef Türkiye 2021’in büyük finaline yaklaşırken, üç yarışmacı 3. finalist önlüğünü alabilmek için mücadele etti. Yarışmanın son bölümüne ünlü şef Ömür Akkor konuk oldu. Üç yarışmacı birinci ve ikinci aşamada en yüksek puanı alabilmek için var güçleriyle savaştı. MasterChef’te 3. finalist önlüğünü kim aldı? Detaylar haberimizde…

MasterChef’te 2. Finalist Önlüğünü Kim Aldı?

MasterChef’te 3. Finalist Önlüğünü Kim Aldı?

Çeyrek final heyecanının devam ettiği MasterChef’te önlüğü giyecek üçüncü ismi belirleyecek olan ilk aşamada yarışmaya ünlü şef Ömür Akkor konuk oldu. Yarışmacılara bu etapta, Ömür Akkor’un özel lezzetleri olan kaymaklı kavurmalı bulgur pilavı, közlenmiş biberli sirkeli salata, kavuk unu helvası yemeklerinin hazırlanması istendi. Şefin tabağına yakın sunum ve lezzette yemek hazırlamaya çalışan yarışmacılara bu zorlu menü için tam 1 saat süre verildi.

BİRİNCİ AŞAMA!

Verilen bir saat süre içinde yarışmacılar yemeklerini tamamlayıp şeflerin beğenisine sundu. Şefler, yarışmacıların yemeklerinin tadımlarını yapıp puanlarını açıkladı. Eren ilk aşamada, Ömür Akkor’un yemeklerine en yakın yemeği yaparak en yüksek puanı aldı.

İKİNCİ AŞAMA!

İkinci aşamada şefler yarışmacılara süt çeşitleri verdi. O ürünleri kullanarak onlardan yaratıcı bir yemek yapmalarını istedi. Tahsin, yaşadığı yöreye ait kendisinde de büyük anısı olan bir tatlı yaptı. Dilara, da yaratıcılığını kullanarak üzerine dondurma hazırlayıp sunduğu bir tatlı yaptı.

Eren, kısa sürede peynir yaptı ve onları kurutup görselliği oldukça etkileyici bir yemek yaptı. Şefler, yarışmacıların yaptığı yemeklerin tadımlarını yaptı ve puanlarını açıkladı. Günün en yüksek puanını Eren aldı. Tahsin ikinci, Dilara ise üçüncü oldu.

Eren, en yüksek puanı alarak 3. finalist önlüğünü almaya hak kazandı. Eren önlüğünü giydi ve finalist olmanın mutluluğunu yaşadı.

MASTERCHEF’TE BU AKŞAM!

MasterChef’te bu akşam geriye kalan Tahsin ile Dilara arasında yine iki aşamadan oluşan bir yarış gerçekleşecek. Bu akşam iki yarışmacıdan biri aşamalarda başarılı olup 4. son finalist önlüğünü alacak. Diğer yarışmacı ise MasterChef’in beşincisi olarak yarışmaya veda edecek. MasterChef’in 4. finalisti hangi yarışmacı olacak?

MasterChef’te İlk Önlüğü Kim Aldı?

Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül’den Yeni Paylaşım

Ara ara göz önünden çekilmeyi seven ünlü çift yeni yılla birlikte sosyal medya hesaplarından güzel bir paylaşım yaptı. Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül’den yeni paylaşım geldi. İşte o paylaşım;

Kadir Doğulu İnternete Düşen Görüntüler Hakkında İlk Kez Konuştu

“Partneriniz Serra Arıtürk’le iyi bir enerji yakaladınız. Onun ilk dizisi olduğu için zorluk yaşadınız mı?” sorusuna Doğulu, “Çok iyi anlaştık. Açık fikirli ve bu işe iştahlı… İlk kez oyunculuk yapması insanlara handikap gibi gelebiliyor ama benim son projelerimde genellikle tercihim, yeni yeteneklerden yana… Serra da hem istekli hem de çok yetenekli… Çok iyi anlaşıyoruz, bu da ekrana yansıyor.” sözleriyle yanıt verdi.

Doğulu, Neslihan Atagül ile mutlu evliliğinin sırrını ise şu sözlerle anlattı: “Sürekli uyanık olmak gerek. Bir şeyin iyi gittiğini görüyorsan, bununla ilgili meraka girmen lazım. ‘Ben istiyorum, bu olsun’ ya da ‘O istedi diye yapmıyorum’ dediğinizde, bir süre sonra biter. Evimizde yıldızlık ve starlık yerine dişi ve erkeklik kavramını bilen iki insan var. Kıskançlık ve ‘Ben ne dersem onu yapacak’ gibi bir durum bizde söz konusu olamaz. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır sözü yalan… Her başarının arkasında kadın vardır. Çünkü yaratıcı olan dişidir. Ama onu yaşatan da erkektir.”

Kadir Doğulu: Evet İhanet Ettim

Neslihan Atagül ve Kadir Doğulu Düşman Çatlattı

Şarkıcı Murat Dalkılıç geçtiğimiz gün Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sevenleriyle buluştu. Ünlü isimlerin akın ettiği gecede Neslihan Atagül ve Kadir Doğulu da vardı. Birlikte çok eğlenen çift Dalkılıç’ın şarkılarına eşlik ederek dans etti. İkilinin sosyal medya hesaplarında paylaşıkları görüntülerde ihanet ve ayrılık iddialarına bir yanıt niteliğinde değerlendirildi.

Konserden renkli anları sosyal medya hesabından paylaşan Neslihan Atagül eşin gözlerinin içine bakıp şarkı söyledi. Oldukça keyifli zamanlar geçiren çift her şey yolunda mesajı verdi.

Neslihan Atagül kimdir?

Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül’den Yeni Paylaşım

Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül, haklarında çıkan ayrılık iddialarını paylaştıkları bu kareyle yalanladı. Çift, kareyi “Doğulular bereketli yıllar diler” notuyla paylaştı. Bu paylaşımla çift geçtiğimiz senenin sonlarına doğru bir magazin programında ortaya atılan boşanma iddialarını da yalanlamış oldu.

Kadir Doğulu kimdir?

İsmail Hacıoğlu’ndan Samimi Açıklamalar

“Mahkum” dizisindeki performansıyla bir kez daha izleyenleri kendisine hayran bırakan İsmail Hacıoğlu’ndan samimi açıklamalar geldi. İşte ünlü oyuncunun o açıklamaları;

37 yaşındasın. 40’a az kaldı…

Yani evet, bir aksilik olmazsa (gülüyor).

Hayat yaş aldıkça nasıl değişti?

Daha keyifli oluyor. İnsan yaş aldıkça her gün daha güzel, daha demini bulmuş hissediyor. Her şey bir denge, ona uyanıyorsun.

Hem sakin kendi halinde hem de her an sinirlenebilecek gibi bir duruşun var. Sinirli biri misin?

Çabuk sinirlenen ama hemen arkasından pişman olan tiplerdenim.

Neler basar bam teline?

Kötü niyetli insanlara tahammülüm kalmadı. Zaten kötü niyet bence gözlerden algılanan bir şey. O niyeti gördüğümde de çok sinirleniyorum. Bir de önyargıya katlanamıyorum.

DAHA ÇOK EKMEK YERİZ

Bir yandan da Leonardo DiCaprio gibi hiç yaşlanmıyor, hep çocuksu, bebek suratlı ve genç duruyorsun…

Valla daha çok ekmek yeriz bundan diye düşünüyorum (gülüyor).

Bu bir oyuncu için avantaj mıdır?

Avantajdır bence, çok çabuk deforme olmama hali güzel. Tabii birden çökmezsem (gülüyor).

Magazin gündemi olmadan da ünlü olunabileceğinin kanıtlarından birisin. Gerçekten sakin bir hayatın mı var, yoksa iyi mi gizleniyorsun?

Böyleyim ben. Hoşlanmadığım şeylerin içinde olmamayı kendime düstur edindim. Magazin çok keyif aldığım bir durum olmadı hiçbir zaman. Ama bunu ‘magazin kötü’ anlamında söylemiyorum. Ben tercih etmedim sadece, dolayısıyla hep işlerimle gündeme geldim.

BİRAZ DAHA AĞLAYACAĞIZ

‘Kesişme: İyi ki Varsın Eren’ bu hafta vizyona girdi. Bizi nasıl bir film bekliyor?

Gerçek bir film bekliyor. Aslında keşke Ferhat Gedik ve Eren Bülbül hayatta olsaydı ve biz bu filmi çekmeseydik. Dolayısıyla buruk başladık ama ‘Bu hikâye tarihe de kalsın’ diyerek içimizi rahatlatıp yolculuğa devam ettik. Aslında hem Gedik’in hem de Bülbül’ün bir kez daha tarihe geçmesi adına bir hareket olduğu için mutluyum, o anlamda umutlu bir film.

Bilmeyenler için şehit Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik ve Eren Bülbül’ün hikâyesini nasıl anlatırsın?

Film, ikisinin hayatlarının bir şekilde buluştuğu, en sonunda birlikte şehit oldukları, ebediyete yürüdükleri bir kesişme hikâyesini anlatıyor. Gümüşhane’de göreve başlayan Ferhat Abi’nin bir şekilde Eren’le tanışması ve daha sonrasında başına gelen acı olayı anlatıyor. Hikâyenin nasıl bir kurgu örgüsü olacağı çok önemliydi. Yönetmenimiz Özer (Feyzioğlu) burada devreye giriyor. Çalışırken birbirimizden çok şey öğrendik diye düşünüyorum. Dolayısıyla kendi içinde sürprizleri de olan, nasıl olacak ki acaba diye düşündüren bir hikâye bizi bekliyor.

‘Ayla’da bizi çok ağlatmıştın. Bu sefer izleyiciyi ne bekliyor?

Sanırım bunda biraz daha fazla ağlayacağız. Bu acısı taze olan bir hikâye maalesef. Bizi daha derinden etkileyeceğini düşünüyorum.

Beyazperdede gerçek hikâyeleri anlatmayı daha çok mu seviyorsun?

Aslında evet, bu kendi tercihim. Çünkü sinema filmlerine ‘Kızıma bırakacağım’ diye düşünerek öyle bir özenle yaklaşıyorum. Bir de filmin başında “Gerçek hikâyeden esinlenmiştir” yazıyor ya, o bende seyirci olarak ekstra bir heyecan yaratıyor. Bu yüzden denk geldikçe içinde bulunmaktan keyif alıyorum.

ÖĞRETİCİ VE ZOR BİR YOLCULUK

Bir yandan yeni dizin ‘Mahkum’ Fox’ta devam ediyor. Birbirine tamamen zıt karakterlere sahip ikiz kardeşleri canlandırıyorsun. İki karakteri birden canlandırmak zor oluyor mu?

Kolay diyemeyeceğim. Hem teknik hem mental açıdan zor. Ama senaryoyu okuduğumda beni cezbeden ilk şey o oldu zaten. Sonrasında uyarlama olduğunu öğrendim. Çok öğretici ve zor bir yolculuk. Çok güzel tepkiler var, güzel yorum yapan herkese de buradan teşekkür etmek istiyorum.

Dizi başladığı anda sosyal medyada TT (trending topic) oluyorsun…

Evet, öyle bir güzellik var, sağ olsunlar. Valla yorumlarda övüldüğünü görmek çok keyifli, beni çok mutlu ediyor. Instagram’daki yorumları falan da hepsini ciddiye alarak tek tek okuyorum. Umarım böyle devam eder, ettirebiliriz.

İsmail Hacıoğlu kimdir?

İYİ OLMAYI TERCİH EDİYORUM, BÜTÜN UĞRAŞIM BU

Ekranın en iyi kötülerinden birini canlandırıyorsun…  Sence kötü nedir?

Göreceli bir şey; neye göre, kime göre kötü…

Sana göre?

Bir insanın özgürlüğüne dokunduğun yer, işte orası bence kırmızı çizgidir. Kimsenin özgürlüğüne dokunamazsın. Bu anlamda kötü olan çok şey, kötü olan çok insan var ne yazık ki.

Kötüyü oynamak bir oyuncu için daha kaşıyıcı bir şey mi?

İyi olan taraf ister istemez daha sığ kalıyor, kötü olan taraf daha renkli oluyor. Bu sebeple oynayacak daha çok malzeme var. Maalesef böyle.

Filmlerde ve dizilerde sanki kötü karakterler daha çok seviliyor, fenomen oluyor. ‘Mahkum’daki karakterin de öyle oldu. Sence neden kötüyü daha çok seviyoruz?

Valla içimizdeki kötü o galiba.

Nasıl yani?

Yani izlerken galiba içinden, kendinden bir şey yakalıyorsun. Alışılagelmişin dışına çıkmak, ezber bozduran bir keyif oluyor seyirci için sanırım.

Sence günümüzde insanlar ne kadar kötü?

Maalesef insanlar aşırı kötüler.

Bu durumda umudunu nasıl koruyorsun?

5 yaşında bir kız babası olarak, bir Atatürk genci olarak asla umutsuz olduğumu söyleyemem, umutsuz olmayacağım, zaten olmamalıyız. Dolayısıyla yarınlardan umutluyum.

Senin içinde ne kadar kötü var?

Herkes kadar. Herkesin içinde her şey var aslında. Sana düşen onu kontrol etmek. Nefsin sürekli senden istiyor, bunun sonu yok ama sen ne kadar ona ‘hayır’ diyebiliyorsun. Bütün yolculuk, bütün mesele bundan ibaret aslında.

Canlandırdığın karakter istediklerini elde etmek adına kardeşini bile öldürmeyi göze alıyor. Sen istediklerini elde edebilmek için ne kadar ileri gidersin?

Hiçbir zaman o kadar ileri gitmem tabii… İnsanın kendi yolculuğunda da kaderini kendi çizdiğine inananlardanım. Ben hep işimde gücümde kendimle ilerlemeye çalıştım. Ve gerçekten iyi olmayı tercih ediyorum, bütün uğraşım bu.

KENDİMİ HAYATTA TUTUYOR, MOTİVE ETMEYE ÇALIŞIYORUM

Bir önceki işin ‘Hükümsüz’ kadın meselesine değiniyordu. Bu işte de yine bir kadın cinayeti ve kadına karşı şiddet görüyoruz. Öncelikle o sahneyi çekerken ne hissettin?

Çok bıçak sırtı bir sahneydi. Ülkede her gün en az bir kadın öldürülüyor ve maalesef durum buralara geldi. Dizide bu durumu nasıl yapacağız, nasıl tepki alacağız, çok düşündük. Ama elimizdeki neyse ki samuray bıçağı değildi ve gerçek değildi. Her şey o kadar sapkın bir hal aldı ki maalesef. Bizim sahne bu vahşetin içerisinde sadece ‘Evet, adamlar işlerini yapıyorlar’ tadında seyirlik bir şeyden ibaret kaldı.

Bir kız çocuğu babası olarak kadına şiddet haberleri sana ne hissettiriyor?

İnsan olanın ne hissetmesi gerekiyorsa onu hissediyorum. Kendimi hayatta tutuyorum, motive etmeye çalışıyorum ama ben de maalesef herkes kadar mutluyum! Kendinize soruyorsunuz ya “Ne kadar mutluyum” diye, ben de işte o kadar mutluyum. Ne eksik ne fazla. Her gün dışarı çıktığınızda trafikte ne hissediyorsanız, yaşam çabası içinde… Bir de mesleğimizin dünyasında var olma çabası falan var. Bu da benim hikâyem işte, siz ne kadar mutluysanız ben de o kadarım, ne az ne çok.

Oysa oyunculuk dünyasında olanların daha mutlu, daha dokunulmaz olduklarını düşünürüz…

Meseleye hiç öyle bakmıyorum. Benim işim empati yapmak üstüne kurulu. Belki de bu sebeple çoğu insandan daha da duygusalım o anlamda. Dolayısıyla olanlardan da daha fazla etkileniyorum. Çoğu insanın ‘Tamam alıştım’ dediği birçok şey beni daha fazla etkileyebiliyor.

KİM KİMİ ÇÖZMÜŞ Kİ, BEN Mİ ÇÖZECEĞİM!

20 seneyi aşkındır bu işi yapıyorsun. Bu sektörden ne öğrendin?

Birçok şey. Ama işim hayatım olduğu için hayatı ve insanları öğretiyor.

Çözebildin mi insanları biraz?

Kim kimi çözmüş ki, ben mi çözeceğim!

Memnun musun yaptığın işten?

Allah’a şükür bu memlekette sevdiği mesleği yaparak para kazanan nadir insanlardanım.

Elinde bir sihirli değnek olsa, bunca yıl emek verdiğin oyunculuk ve dizi sektöründe neyi değiştirmek isterdin?

Sektörün geneli olarak süreleri… 140 dakika çok uzun. Bütün her şeyi, kaliteyi de düşüren o süre. İş güvenliğini de azaltan, seyirciyi de yoran…

BANA BURALARDAN GELME KARDEŞİM!

Erkek oyuncular arasında son dönemde kaslı olma modası var…

Ne diyeyim arz-talep meselesi, garip bir şekilde oralara doğru gidiyordu bir ara mevzu.

Sen de ‘Moda oldu, baklava yapayım’ der misin?

İş gereğiyse yapılır da modaysa demem. Ya da sağlığım için yapacaksam tamam… ‘Bu bir akım oldu, ben de spor yapayım’ hiç demedim.

Kendini yakışıklı buluyor musun?

Aynaya baktığımda “Allah’a şükür be oğlum, tamam bugün de fena değilsin” tadındayım diyebilirim.

Bir yandan seksi de bulanlar var seni…

Bana buralardan gelme kardeşim (gülüyor).

YEMİN, EN BÜYÜK ÖĞRETMENİM OLDU

Kızın Yemin’le nasıl bir ilişkiniz var?

Müthiş, anne delirtmeceli bir baba-kız aşkı yaşıyoruz.

Baba olmak, özellikle de kız babası olmak hayatta neleri değiştiriyor?

Her şeyi değiştiriyor Hakan. Meselelere bütün bakış açın değişiyor. Kendi kafanda, kendi içinde geçmişini temizletiyor sana. Gereksiz şeylerden kurtuluyorsun. Aslında müthiş bir öğretmen. Yemin, benim en büyük öğretmenim oldu diyebilirim. Beş yıldır ondan çok şey öğrendim ve her gün de öğreniyorum.

KARANTİNA BENİ ÇOK BOZMADI

Yeni yılın ilk günlerindeyiz. 2021 nasıl geçti?

Valla biraz zorlu bir yıl oldu benim için. Çok ustamızı kaybettik. Genç arkadaşlarımızdan da gidenler oldu.

İsmail Hacıoğlu Oyunculuğunu Konuşturdu!

2022 dileklerin neler?

Sinirlerin alındığı, birbirine toleransın olduğu, sağlıklı, virüssüz, huzurla eskisinden daha çok birbirimize sarılabildiğimiz bir yıl olur umarım. Ve bol reytingli…

Pandemi nasıl geçti?

Diğer insanlara nazaran daha iyiydik. Çünkü insanları evde oturtmak adına bizim çalışmamız gerekti, diziler devam etti. Ama çalışarak daha kolay atlattım o dönemi.

Karantina döneminde insanlar ‘içe döndük’ falan dediler ya, sende o tip aydınlanmalar oldu mu?

Yoo, ben zaten hep kendimde yaşayan bir adam olduğum için sıkıntı yoktu. Evcimenimdir, dışarı çıkmayı falan çok istemem. Beni çok bozmadı yani.

HER YIL BİR FİLM… BİR YANDA KIZIM, BİR YANDA TAVUKLAR…

Bundan sonrası için hayalin nedir?

Çanakkale’ye taşınmak.

Ne yapacaksın orada?

Kendi filmlerimi çekmek istiyorum. Hikâyelerimi biriktirdim. Her sene bir filmde oynayıp bir tane de kendi filmimi çekmek gibi bir hayalim var. 40 yaşımda başlayıp 50 yaşıma kadar her yıl bir film çekebilirsem ne mutlu. Bir yandan da tavuklar, kızım… Takılayım öyle, derdim o.

Film çekmek dedin de hayatını değiştiren ya da defalarca izlesen de sıkılmadığın bir film var mı?

‘Piyano Piyano Bacaksız’.

Neden?

Çocukluğuma mı denk geliyor? O kurulan atmosfer mi beni çok etkiledi? Bilmiyorum. Ama o filmde müthiş bir anlatım ve çok güzel oyunculuklar var. İnsan olmanın doruklarını hissettiğim nadir filmlerden.

Kaynak: Hürriyet

Aslıhan Malbora, Bertan Asllani ve Murat Cemcir Soruları Yanıtladı

Bir porje için bir araya gelen Aslıhan Malbora, Bertan Asllani ve Murat Cemcir soruları yanıtladı. İşte ünlü oyuncuların açıklamaları;

ASLIHAN MALBORA

“PROJE ÖNCE İÇİME SİNMELİ”

Dizide “Leyla” karakterini canlandıran Aslıhan Malbora, kendisine göre hikayenin gerçek olduğunu söyledi…

 Televizyon ve dijital platform projelerinin bir oyuncu için ne gibi avantaj veya dezavantajları oluyor?

– Hepimizin bildiği üzere aralarındaki en büyük fark bölüm uzunlukları. Bu da haliyle çalışma sürelerine ve şartlarına yansıyor. Bir de dijital platformlar daha özgün ve daha özgür.
Sette çalışan herkesin yaratıcılığına sanatına katkı sağladığını düşünüyorum.

 TV ya da dijital platform projelerini kabul ettikten sonra kendinize sınırlama ya da özgürlükler koyuyor musunuz?

– Eğer bir rolü kabul ediyorsam özgürlüğü kadar özgürümdür. Bunun olması için de önce projenin içime sinmesi gerek elbet. Sonrası el ele dans etmek.

 Bu projede size cazip gelen ne oldu?

– “Etkileyici” günümüzde pek çok meslektaşımın ve hemcinslerimin maruz kaldığı  ‘hadsiz’ yargı ve eleştirilerin altını çizerken bunun nelere sebep olabileceğini anlatıyor. Yeni dünya düzenimizde en büyük psikolojik savaşlarımızdan biri bu bence. Bu durumla yoğun empati kurabildiğim için Leyla’nın derdini ben unutmayı çok istedim.

 Hikayenizin ne kadarı size gerçek hayata karşılaştırdığınızda gerçekçi geliyor?

– Hikayenin tamamı gerçek bence… Hepsi hayata dair. Başkalarının sadece saniyelerini alan o eleştiriler yapılırken bu durum eleştirilenlerin hayatında derin izler bırakabiliyor.

 Siz de sosyal medyayı aktif kullanıyorsunuz. Bu durumunuz oynadığınız karakteri çözümlemenize yardımcı oldu mu?

– Mesleğim gereği sosyal medyayı aktif kullanıyorum evet. Hem bir kadın hem de bir oyuncu olduğum için Leyla’nın psikolojisini anlamak zor olmadı benim için.

KENDİNİZE VAKİT AYIRMAYI UNUTMAYIN

 Leyla karakteri ile Aslıhan arasındaki benzerlikler nelerdir?

– Kendi doğrularımız ve etik algımızla yaşamaya çalışıyoruz.

 Leyla’nın yerinde siz olsaydınız, nasıl davranırdınız, mücadeleci bir kişiliğiniz var mı?

– Bunu bana İstanbul’a ilk geldiğim zaman sorsaydınız olmaya çalıştığımı fakat aynı zamanda da ürkek olduğumu söylerdim. Fakat şu an hakkın ve haklının yanında olmak için elimden geleni yapıyorum.

 Sosyal medyayı kullananlara tavsiyeleriniz neler olurdu?

– Sanal dünyanın hem günümüzün gerekliliği olduğunu bir o kadar da tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Oraya ayırdıkları vakit kadar kendilerine de vakit ayırmalarını ve benliklerini unutmamaları gerektiğini söylerdim.

 Çekimler sırasında en çok zorlandığınız sahne hangisi oldu?

– Temposu yüksek bir o kadar da keyifli bir set tecrübesi oldu benim için. Uzun saatler mezarlıkta kalmak zorunda kaldığımız o gün psikolojik olarak zorlamıştı beni.

Aslıhan Malbora Kimdir?

BERTAN ASLLANİ

“SENARYO BENİ HEYECANLANDIRDI”

 Projeyi neden kabul ettiniz?

– Projenin çarpıcı, sıra dışı ve bugüne kadar Türkiye’de yapılan bir tarz olmayışı beni heyecanlandırdı. Yapım ekibiyle ilk toplantımız da inanılmaz pozitif bir enerji vardı. Keyifle dahil oldum.

 Sosyal medyada linç yiyor musunuz?

-Tabii ki arada oluyor ama çok maruz kalmıyorum. Sosyal medyada artık herkes ulaşılabilir konumda olduğu için insanlar kendi fikirleriyle uyuşmadığı ya da bir şeyi beğenmediği zaman içeriği bilmeden birçok yorum paylaşabiliyor.

 Kendinizi nasıl koruyorsunuz?

– Projelerimin yoğunluğu dolayısıyla sosyal medyada çok aktif değilim maalesef. Ama linç kültürü için konuşuyorsak, korumak için ekstra yaptığım herhangi bir şey yok açıkçası. Zaten önüne geçilebilir bir durum da değil.

 Bu proje insanlarda ne gibi bir farkındalık yaratacak?�

– Sosyal medyanın en karanlık tarafını izleyeceğiz aslında “Etkiliyici”de. Siber zorbalık dediğimiz ve birçok kişinin maruz kaldığı süreci anlatmaya çalıştık. Erkek kadın fark etmiyor. Herkes bunu yaşayabiliyor. Umarım biraz da olsa farkındalık yaratabilir işimiz.

 Dijital platformları kendinize göre avantaj mı yoksa dezavantaj olarak mı görüyorsunuz?

– Dijital platformları ben de dahil sektördeki tüm oyuncular için avantaj olarak görüyorum. Çünkü proje zenginliği açısından olanaklarımız arttı.

 Dizide futbolcuyu canlandırıyorsunuz, sizin futbolla ilişkiniz ne düzeyde?

– Gayet iyi. Çok yakından takip ediyorum. Zaman zaman dostlarımla halı saha maçları da yapıyoruz, keyifli oluyor.

 Futbol/erkek bağlantısının sizdeki karşılığı nedir?

– Eskiden sert bir çizgi vardı ama günümüzde artık böyle olduğunu düşünmüyorum. Futboldan zevk alan kadın arkadaşlarım da var. Bunun yanı sıra çok başarılı kadın futbolcularımız var.

Bertan Asllani Kimdir?

MURAT CEMCİR

“İNSAN BÜYÜR, GELİŞİR, DÖNÜŞÜR”

 Kamera önünden dizi yapım tarafına geçmek size neler hissettirdi?

– Bir adrenalin pompalandı bütün vücuduma desem yeridir. Dijital platform endüstrisi, yapımcıya sürekli yeni, görmeye alışkın olmadığımız farklı hikayeler anlatma şansı veriyor ve bu çok heyecan verici.

◊ Ne gibi risklerle karşı karşıya kaldınız?

– Tek bir risk aldım aslında! Ana akım büyük bütçeli komedi filmleri yaptıktan sonra benden beklenenin aksine küçük bütçeli, üstelik sert bir drama dizisi yapmak.

 Yapımcı tarafında ne gibi hatalar gördünüz? Kamera önündeki arkadaşlar için ve bu hataları kendinizin de yaptığınızı fark ettiniz mi?

– Yapımcılıkta yapılan yanlışlara hata değil deneyim olarak bakarak bulduğumuz doğrunun yaptığımız işi gerçek kıldığına inanıyorum. Alınmamış riskleri almak ve kimsenin anlayamayacağı hikayeleri, kimsenin bakmadığı yerden anlatmayı denemeyi seçtiğim için elbette aynı hataları yapmadım…

YAPIMDA HER ŞEY RİSKTİ ASLINDA

 Yapım tarafında gördüğünüz riskler neler oldu?

– Her şey desem isabetli olur. Hikayenin sert ve güncel olması ve ülkenin en iyi komedi yazarlarından olan Murat Kepez ile -onun da ilki olan- bir drama yapmak. Genç ve yeni oyuncu arkadaşlara başrolleri teslim etmek. Bir yönetmene ilk dizisini çektirmek. “Bölüm süresi 25 dakikada böylesi sert bir dramayı anlatabilir miyiz?”i denemek, üstelik bu risklerle müthiş bir zevkti.

 Arkadaşların oyunculuğuna tavsiyeleriniz oldu mu?

– Yapımcı olarak ekibinize güvenmeniz gerekir. Sette tavsiye olmaz, yönetmen olur. Hande Türkel ismini daha çok duyacağız. Sektörümüz pek değerli ve yetenekli bir kadın yönetmen kazandı.

DİZİ FİKRİ PANDEMİ SÜRECİNDE GELİŞTİ

 Oyunculukta komedi ile daha çok ön plana çıkmanıza rağmen bu projede neden komediye ağırlık vermediniz?

– İnsan büyür, gelişir, dönüşür. Komedi gibi böyle hikayeleri de seviyorum. Komedi her zaman yapacağım ve fakat bazı konuların şakası yapılmaz ve bütün gerçekliğiyle aktarılmalıdır. Bu hikaye de onlardan birisiydi.

 Proje nasıl ortaya çıktı?

– Dizimizin senaristi 20 yıllık dostum. Pandemi dönemi o Fransa’dayken FaceTime’da çok sohbet ettik. Instagram, şöhret, Z Kuşağı, futbol derken “Neden bizden dünya starı çıkmıyor?” sorusunun cevabının peşine düştük ve bu proje çıktı.

 Oyuncu seçimlerine karıştınız mı?

– Deneme çekimlerinin hepsini görmek bir yana; senaryonun geldiği ilk andan itibaren projenin Gain’de yayınlandığı ana kadar her kısmında oldum ve son yıllarda yaptığım en güzel şeydi.

Murat Cemcir Kimdir?