Ana Sayfa Blog Sayfa 848

İsmail Hacıoğlu’ndan Samimi Açıklamalar

“Mahkum” dizisindeki performansıyla bir kez daha izleyenleri kendisine hayran bırakan İsmail Hacıoğlu’ndan samimi açıklamalar geldi. İşte ünlü oyuncunun o açıklamaları;

37 yaşındasın. 40’a az kaldı…

Yani evet, bir aksilik olmazsa (gülüyor).

Hayat yaş aldıkça nasıl değişti?

Daha keyifli oluyor. İnsan yaş aldıkça her gün daha güzel, daha demini bulmuş hissediyor. Her şey bir denge, ona uyanıyorsun.

Hem sakin kendi halinde hem de her an sinirlenebilecek gibi bir duruşun var. Sinirli biri misin?

Çabuk sinirlenen ama hemen arkasından pişman olan tiplerdenim.

Neler basar bam teline?

Kötü niyetli insanlara tahammülüm kalmadı. Zaten kötü niyet bence gözlerden algılanan bir şey. O niyeti gördüğümde de çok sinirleniyorum. Bir de önyargıya katlanamıyorum.

DAHA ÇOK EKMEK YERİZ

Bir yandan da Leonardo DiCaprio gibi hiç yaşlanmıyor, hep çocuksu, bebek suratlı ve genç duruyorsun…

Valla daha çok ekmek yeriz bundan diye düşünüyorum (gülüyor).

Bu bir oyuncu için avantaj mıdır?

Avantajdır bence, çok çabuk deforme olmama hali güzel. Tabii birden çökmezsem (gülüyor).

Magazin gündemi olmadan da ünlü olunabileceğinin kanıtlarından birisin. Gerçekten sakin bir hayatın mı var, yoksa iyi mi gizleniyorsun?

Böyleyim ben. Hoşlanmadığım şeylerin içinde olmamayı kendime düstur edindim. Magazin çok keyif aldığım bir durum olmadı hiçbir zaman. Ama bunu ‘magazin kötü’ anlamında söylemiyorum. Ben tercih etmedim sadece, dolayısıyla hep işlerimle gündeme geldim.

BİRAZ DAHA AĞLAYACAĞIZ

‘Kesişme: İyi ki Varsın Eren’ bu hafta vizyona girdi. Bizi nasıl bir film bekliyor?

Gerçek bir film bekliyor. Aslında keşke Ferhat Gedik ve Eren Bülbül hayatta olsaydı ve biz bu filmi çekmeseydik. Dolayısıyla buruk başladık ama ‘Bu hikâye tarihe de kalsın’ diyerek içimizi rahatlatıp yolculuğa devam ettik. Aslında hem Gedik’in hem de Bülbül’ün bir kez daha tarihe geçmesi adına bir hareket olduğu için mutluyum, o anlamda umutlu bir film.

Bilmeyenler için şehit Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik ve Eren Bülbül’ün hikâyesini nasıl anlatırsın?

Film, ikisinin hayatlarının bir şekilde buluştuğu, en sonunda birlikte şehit oldukları, ebediyete yürüdükleri bir kesişme hikâyesini anlatıyor. Gümüşhane’de göreve başlayan Ferhat Abi’nin bir şekilde Eren’le tanışması ve daha sonrasında başına gelen acı olayı anlatıyor. Hikâyenin nasıl bir kurgu örgüsü olacağı çok önemliydi. Yönetmenimiz Özer (Feyzioğlu) burada devreye giriyor. Çalışırken birbirimizden çok şey öğrendik diye düşünüyorum. Dolayısıyla kendi içinde sürprizleri de olan, nasıl olacak ki acaba diye düşündüren bir hikâye bizi bekliyor.

‘Ayla’da bizi çok ağlatmıştın. Bu sefer izleyiciyi ne bekliyor?

Sanırım bunda biraz daha fazla ağlayacağız. Bu acısı taze olan bir hikâye maalesef. Bizi daha derinden etkileyeceğini düşünüyorum.

Beyazperdede gerçek hikâyeleri anlatmayı daha çok mu seviyorsun?

Aslında evet, bu kendi tercihim. Çünkü sinema filmlerine ‘Kızıma bırakacağım’ diye düşünerek öyle bir özenle yaklaşıyorum. Bir de filmin başında “Gerçek hikâyeden esinlenmiştir” yazıyor ya, o bende seyirci olarak ekstra bir heyecan yaratıyor. Bu yüzden denk geldikçe içinde bulunmaktan keyif alıyorum.

ÖĞRETİCİ VE ZOR BİR YOLCULUK

Bir yandan yeni dizin ‘Mahkum’ Fox’ta devam ediyor. Birbirine tamamen zıt karakterlere sahip ikiz kardeşleri canlandırıyorsun. İki karakteri birden canlandırmak zor oluyor mu?

Kolay diyemeyeceğim. Hem teknik hem mental açıdan zor. Ama senaryoyu okuduğumda beni cezbeden ilk şey o oldu zaten. Sonrasında uyarlama olduğunu öğrendim. Çok öğretici ve zor bir yolculuk. Çok güzel tepkiler var, güzel yorum yapan herkese de buradan teşekkür etmek istiyorum.

Dizi başladığı anda sosyal medyada TT (trending topic) oluyorsun…

Evet, öyle bir güzellik var, sağ olsunlar. Valla yorumlarda övüldüğünü görmek çok keyifli, beni çok mutlu ediyor. Instagram’daki yorumları falan da hepsini ciddiye alarak tek tek okuyorum. Umarım böyle devam eder, ettirebiliriz.

İsmail Hacıoğlu kimdir?

İYİ OLMAYI TERCİH EDİYORUM, BÜTÜN UĞRAŞIM BU

Ekranın en iyi kötülerinden birini canlandırıyorsun…  Sence kötü nedir?

Göreceli bir şey; neye göre, kime göre kötü…

Sana göre?

Bir insanın özgürlüğüne dokunduğun yer, işte orası bence kırmızı çizgidir. Kimsenin özgürlüğüne dokunamazsın. Bu anlamda kötü olan çok şey, kötü olan çok insan var ne yazık ki.

Kötüyü oynamak bir oyuncu için daha kaşıyıcı bir şey mi?

İyi olan taraf ister istemez daha sığ kalıyor, kötü olan taraf daha renkli oluyor. Bu sebeple oynayacak daha çok malzeme var. Maalesef böyle.

Filmlerde ve dizilerde sanki kötü karakterler daha çok seviliyor, fenomen oluyor. ‘Mahkum’daki karakterin de öyle oldu. Sence neden kötüyü daha çok seviyoruz?

Valla içimizdeki kötü o galiba.

Nasıl yani?

Yani izlerken galiba içinden, kendinden bir şey yakalıyorsun. Alışılagelmişin dışına çıkmak, ezber bozduran bir keyif oluyor seyirci için sanırım.

Sence günümüzde insanlar ne kadar kötü?

Maalesef insanlar aşırı kötüler.

Bu durumda umudunu nasıl koruyorsun?

5 yaşında bir kız babası olarak, bir Atatürk genci olarak asla umutsuz olduğumu söyleyemem, umutsuz olmayacağım, zaten olmamalıyız. Dolayısıyla yarınlardan umutluyum.

Senin içinde ne kadar kötü var?

Herkes kadar. Herkesin içinde her şey var aslında. Sana düşen onu kontrol etmek. Nefsin sürekli senden istiyor, bunun sonu yok ama sen ne kadar ona ‘hayır’ diyebiliyorsun. Bütün yolculuk, bütün mesele bundan ibaret aslında.

Canlandırdığın karakter istediklerini elde etmek adına kardeşini bile öldürmeyi göze alıyor. Sen istediklerini elde edebilmek için ne kadar ileri gidersin?

Hiçbir zaman o kadar ileri gitmem tabii… İnsanın kendi yolculuğunda da kaderini kendi çizdiğine inananlardanım. Ben hep işimde gücümde kendimle ilerlemeye çalıştım. Ve gerçekten iyi olmayı tercih ediyorum, bütün uğraşım bu.

KENDİMİ HAYATTA TUTUYOR, MOTİVE ETMEYE ÇALIŞIYORUM

Bir önceki işin ‘Hükümsüz’ kadın meselesine değiniyordu. Bu işte de yine bir kadın cinayeti ve kadına karşı şiddet görüyoruz. Öncelikle o sahneyi çekerken ne hissettin?

Çok bıçak sırtı bir sahneydi. Ülkede her gün en az bir kadın öldürülüyor ve maalesef durum buralara geldi. Dizide bu durumu nasıl yapacağız, nasıl tepki alacağız, çok düşündük. Ama elimizdeki neyse ki samuray bıçağı değildi ve gerçek değildi. Her şey o kadar sapkın bir hal aldı ki maalesef. Bizim sahne bu vahşetin içerisinde sadece ‘Evet, adamlar işlerini yapıyorlar’ tadında seyirlik bir şeyden ibaret kaldı.

Bir kız çocuğu babası olarak kadına şiddet haberleri sana ne hissettiriyor?

İnsan olanın ne hissetmesi gerekiyorsa onu hissediyorum. Kendimi hayatta tutuyorum, motive etmeye çalışıyorum ama ben de maalesef herkes kadar mutluyum! Kendinize soruyorsunuz ya “Ne kadar mutluyum” diye, ben de işte o kadar mutluyum. Ne eksik ne fazla. Her gün dışarı çıktığınızda trafikte ne hissediyorsanız, yaşam çabası içinde… Bir de mesleğimizin dünyasında var olma çabası falan var. Bu da benim hikâyem işte, siz ne kadar mutluysanız ben de o kadarım, ne az ne çok.

Oysa oyunculuk dünyasında olanların daha mutlu, daha dokunulmaz olduklarını düşünürüz…

Meseleye hiç öyle bakmıyorum. Benim işim empati yapmak üstüne kurulu. Belki de bu sebeple çoğu insandan daha da duygusalım o anlamda. Dolayısıyla olanlardan da daha fazla etkileniyorum. Çoğu insanın ‘Tamam alıştım’ dediği birçok şey beni daha fazla etkileyebiliyor.

KİM KİMİ ÇÖZMÜŞ Kİ, BEN Mİ ÇÖZECEĞİM!

20 seneyi aşkındır bu işi yapıyorsun. Bu sektörden ne öğrendin?

Birçok şey. Ama işim hayatım olduğu için hayatı ve insanları öğretiyor.

Çözebildin mi insanları biraz?

Kim kimi çözmüş ki, ben mi çözeceğim!

Memnun musun yaptığın işten?

Allah’a şükür bu memlekette sevdiği mesleği yaparak para kazanan nadir insanlardanım.

Elinde bir sihirli değnek olsa, bunca yıl emek verdiğin oyunculuk ve dizi sektöründe neyi değiştirmek isterdin?

Sektörün geneli olarak süreleri… 140 dakika çok uzun. Bütün her şeyi, kaliteyi de düşüren o süre. İş güvenliğini de azaltan, seyirciyi de yoran…

BANA BURALARDAN GELME KARDEŞİM!

Erkek oyuncular arasında son dönemde kaslı olma modası var…

Ne diyeyim arz-talep meselesi, garip bir şekilde oralara doğru gidiyordu bir ara mevzu.

Sen de ‘Moda oldu, baklava yapayım’ der misin?

İş gereğiyse yapılır da modaysa demem. Ya da sağlığım için yapacaksam tamam… ‘Bu bir akım oldu, ben de spor yapayım’ hiç demedim.

Kendini yakışıklı buluyor musun?

Aynaya baktığımda “Allah’a şükür be oğlum, tamam bugün de fena değilsin” tadındayım diyebilirim.

Bir yandan seksi de bulanlar var seni…

Bana buralardan gelme kardeşim (gülüyor).

YEMİN, EN BÜYÜK ÖĞRETMENİM OLDU

Kızın Yemin’le nasıl bir ilişkiniz var?

Müthiş, anne delirtmeceli bir baba-kız aşkı yaşıyoruz.

Baba olmak, özellikle de kız babası olmak hayatta neleri değiştiriyor?

Her şeyi değiştiriyor Hakan. Meselelere bütün bakış açın değişiyor. Kendi kafanda, kendi içinde geçmişini temizletiyor sana. Gereksiz şeylerden kurtuluyorsun. Aslında müthiş bir öğretmen. Yemin, benim en büyük öğretmenim oldu diyebilirim. Beş yıldır ondan çok şey öğrendim ve her gün de öğreniyorum.

KARANTİNA BENİ ÇOK BOZMADI

Yeni yılın ilk günlerindeyiz. 2021 nasıl geçti?

Valla biraz zorlu bir yıl oldu benim için. Çok ustamızı kaybettik. Genç arkadaşlarımızdan da gidenler oldu.

İsmail Hacıoğlu Oyunculuğunu Konuşturdu!

2022 dileklerin neler?

Sinirlerin alındığı, birbirine toleransın olduğu, sağlıklı, virüssüz, huzurla eskisinden daha çok birbirimize sarılabildiğimiz bir yıl olur umarım. Ve bol reytingli…

Pandemi nasıl geçti?

Diğer insanlara nazaran daha iyiydik. Çünkü insanları evde oturtmak adına bizim çalışmamız gerekti, diziler devam etti. Ama çalışarak daha kolay atlattım o dönemi.

Karantina döneminde insanlar ‘içe döndük’ falan dediler ya, sende o tip aydınlanmalar oldu mu?

Yoo, ben zaten hep kendimde yaşayan bir adam olduğum için sıkıntı yoktu. Evcimenimdir, dışarı çıkmayı falan çok istemem. Beni çok bozmadı yani.

HER YIL BİR FİLM… BİR YANDA KIZIM, BİR YANDA TAVUKLAR…

Bundan sonrası için hayalin nedir?

Çanakkale’ye taşınmak.

Ne yapacaksın orada?

Kendi filmlerimi çekmek istiyorum. Hikâyelerimi biriktirdim. Her sene bir filmde oynayıp bir tane de kendi filmimi çekmek gibi bir hayalim var. 40 yaşımda başlayıp 50 yaşıma kadar her yıl bir film çekebilirsem ne mutlu. Bir yandan da tavuklar, kızım… Takılayım öyle, derdim o.

Film çekmek dedin de hayatını değiştiren ya da defalarca izlesen de sıkılmadığın bir film var mı?

‘Piyano Piyano Bacaksız’.

Neden?

Çocukluğuma mı denk geliyor? O kurulan atmosfer mi beni çok etkiledi? Bilmiyorum. Ama o filmde müthiş bir anlatım ve çok güzel oyunculuklar var. İnsan olmanın doruklarını hissettiğim nadir filmlerden.

Kaynak: Hürriyet

Aslıhan Malbora, Bertan Asllani ve Murat Cemcir Soruları Yanıtladı

Bir porje için bir araya gelen Aslıhan Malbora, Bertan Asllani ve Murat Cemcir soruları yanıtladı. İşte ünlü oyuncuların açıklamaları;

ASLIHAN MALBORA

“PROJE ÖNCE İÇİME SİNMELİ”

Dizide “Leyla” karakterini canlandıran Aslıhan Malbora, kendisine göre hikayenin gerçek olduğunu söyledi…

 Televizyon ve dijital platform projelerinin bir oyuncu için ne gibi avantaj veya dezavantajları oluyor?

– Hepimizin bildiği üzere aralarındaki en büyük fark bölüm uzunlukları. Bu da haliyle çalışma sürelerine ve şartlarına yansıyor. Bir de dijital platformlar daha özgün ve daha özgür.
Sette çalışan herkesin yaratıcılığına sanatına katkı sağladığını düşünüyorum.

 TV ya da dijital platform projelerini kabul ettikten sonra kendinize sınırlama ya da özgürlükler koyuyor musunuz?

– Eğer bir rolü kabul ediyorsam özgürlüğü kadar özgürümdür. Bunun olması için de önce projenin içime sinmesi gerek elbet. Sonrası el ele dans etmek.

 Bu projede size cazip gelen ne oldu?

– “Etkileyici” günümüzde pek çok meslektaşımın ve hemcinslerimin maruz kaldığı  ‘hadsiz’ yargı ve eleştirilerin altını çizerken bunun nelere sebep olabileceğini anlatıyor. Yeni dünya düzenimizde en büyük psikolojik savaşlarımızdan biri bu bence. Bu durumla yoğun empati kurabildiğim için Leyla’nın derdini ben unutmayı çok istedim.

 Hikayenizin ne kadarı size gerçek hayata karşılaştırdığınızda gerçekçi geliyor?

– Hikayenin tamamı gerçek bence… Hepsi hayata dair. Başkalarının sadece saniyelerini alan o eleştiriler yapılırken bu durum eleştirilenlerin hayatında derin izler bırakabiliyor.

 Siz de sosyal medyayı aktif kullanıyorsunuz. Bu durumunuz oynadığınız karakteri çözümlemenize yardımcı oldu mu?

– Mesleğim gereği sosyal medyayı aktif kullanıyorum evet. Hem bir kadın hem de bir oyuncu olduğum için Leyla’nın psikolojisini anlamak zor olmadı benim için.

KENDİNİZE VAKİT AYIRMAYI UNUTMAYIN

 Leyla karakteri ile Aslıhan arasındaki benzerlikler nelerdir?

– Kendi doğrularımız ve etik algımızla yaşamaya çalışıyoruz.

 Leyla’nın yerinde siz olsaydınız, nasıl davranırdınız, mücadeleci bir kişiliğiniz var mı?

– Bunu bana İstanbul’a ilk geldiğim zaman sorsaydınız olmaya çalıştığımı fakat aynı zamanda da ürkek olduğumu söylerdim. Fakat şu an hakkın ve haklının yanında olmak için elimden geleni yapıyorum.

 Sosyal medyayı kullananlara tavsiyeleriniz neler olurdu?

– Sanal dünyanın hem günümüzün gerekliliği olduğunu bir o kadar da tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Oraya ayırdıkları vakit kadar kendilerine de vakit ayırmalarını ve benliklerini unutmamaları gerektiğini söylerdim.

 Çekimler sırasında en çok zorlandığınız sahne hangisi oldu?

– Temposu yüksek bir o kadar da keyifli bir set tecrübesi oldu benim için. Uzun saatler mezarlıkta kalmak zorunda kaldığımız o gün psikolojik olarak zorlamıştı beni.

Aslıhan Malbora Kimdir?

BERTAN ASLLANİ

“SENARYO BENİ HEYECANLANDIRDI”

 Projeyi neden kabul ettiniz?

– Projenin çarpıcı, sıra dışı ve bugüne kadar Türkiye’de yapılan bir tarz olmayışı beni heyecanlandırdı. Yapım ekibiyle ilk toplantımız da inanılmaz pozitif bir enerji vardı. Keyifle dahil oldum.

 Sosyal medyada linç yiyor musunuz?

-Tabii ki arada oluyor ama çok maruz kalmıyorum. Sosyal medyada artık herkes ulaşılabilir konumda olduğu için insanlar kendi fikirleriyle uyuşmadığı ya da bir şeyi beğenmediği zaman içeriği bilmeden birçok yorum paylaşabiliyor.

 Kendinizi nasıl koruyorsunuz?

– Projelerimin yoğunluğu dolayısıyla sosyal medyada çok aktif değilim maalesef. Ama linç kültürü için konuşuyorsak, korumak için ekstra yaptığım herhangi bir şey yok açıkçası. Zaten önüne geçilebilir bir durum da değil.

 Bu proje insanlarda ne gibi bir farkındalık yaratacak?�

– Sosyal medyanın en karanlık tarafını izleyeceğiz aslında “Etkiliyici”de. Siber zorbalık dediğimiz ve birçok kişinin maruz kaldığı süreci anlatmaya çalıştık. Erkek kadın fark etmiyor. Herkes bunu yaşayabiliyor. Umarım biraz da olsa farkındalık yaratabilir işimiz.

 Dijital platformları kendinize göre avantaj mı yoksa dezavantaj olarak mı görüyorsunuz?

– Dijital platformları ben de dahil sektördeki tüm oyuncular için avantaj olarak görüyorum. Çünkü proje zenginliği açısından olanaklarımız arttı.

 Dizide futbolcuyu canlandırıyorsunuz, sizin futbolla ilişkiniz ne düzeyde?

– Gayet iyi. Çok yakından takip ediyorum. Zaman zaman dostlarımla halı saha maçları da yapıyoruz, keyifli oluyor.

 Futbol/erkek bağlantısının sizdeki karşılığı nedir?

– Eskiden sert bir çizgi vardı ama günümüzde artık böyle olduğunu düşünmüyorum. Futboldan zevk alan kadın arkadaşlarım da var. Bunun yanı sıra çok başarılı kadın futbolcularımız var.

Bertan Asllani Kimdir?

MURAT CEMCİR

“İNSAN BÜYÜR, GELİŞİR, DÖNÜŞÜR”

 Kamera önünden dizi yapım tarafına geçmek size neler hissettirdi?

– Bir adrenalin pompalandı bütün vücuduma desem yeridir. Dijital platform endüstrisi, yapımcıya sürekli yeni, görmeye alışkın olmadığımız farklı hikayeler anlatma şansı veriyor ve bu çok heyecan verici.

◊ Ne gibi risklerle karşı karşıya kaldınız?

– Tek bir risk aldım aslında! Ana akım büyük bütçeli komedi filmleri yaptıktan sonra benden beklenenin aksine küçük bütçeli, üstelik sert bir drama dizisi yapmak.

 Yapımcı tarafında ne gibi hatalar gördünüz? Kamera önündeki arkadaşlar için ve bu hataları kendinizin de yaptığınızı fark ettiniz mi?

– Yapımcılıkta yapılan yanlışlara hata değil deneyim olarak bakarak bulduğumuz doğrunun yaptığımız işi gerçek kıldığına inanıyorum. Alınmamış riskleri almak ve kimsenin anlayamayacağı hikayeleri, kimsenin bakmadığı yerden anlatmayı denemeyi seçtiğim için elbette aynı hataları yapmadım…

YAPIMDA HER ŞEY RİSKTİ ASLINDA

 Yapım tarafında gördüğünüz riskler neler oldu?

– Her şey desem isabetli olur. Hikayenin sert ve güncel olması ve ülkenin en iyi komedi yazarlarından olan Murat Kepez ile -onun da ilki olan- bir drama yapmak. Genç ve yeni oyuncu arkadaşlara başrolleri teslim etmek. Bir yönetmene ilk dizisini çektirmek. “Bölüm süresi 25 dakikada böylesi sert bir dramayı anlatabilir miyiz?”i denemek, üstelik bu risklerle müthiş bir zevkti.

 Arkadaşların oyunculuğuna tavsiyeleriniz oldu mu?

– Yapımcı olarak ekibinize güvenmeniz gerekir. Sette tavsiye olmaz, yönetmen olur. Hande Türkel ismini daha çok duyacağız. Sektörümüz pek değerli ve yetenekli bir kadın yönetmen kazandı.

DİZİ FİKRİ PANDEMİ SÜRECİNDE GELİŞTİ

 Oyunculukta komedi ile daha çok ön plana çıkmanıza rağmen bu projede neden komediye ağırlık vermediniz?

– İnsan büyür, gelişir, dönüşür. Komedi gibi böyle hikayeleri de seviyorum. Komedi her zaman yapacağım ve fakat bazı konuların şakası yapılmaz ve bütün gerçekliğiyle aktarılmalıdır. Bu hikaye de onlardan birisiydi.

 Proje nasıl ortaya çıktı?

– Dizimizin senaristi 20 yıllık dostum. Pandemi dönemi o Fransa’dayken FaceTime’da çok sohbet ettik. Instagram, şöhret, Z Kuşağı, futbol derken “Neden bizden dünya starı çıkmıyor?” sorusunun cevabının peşine düştük ve bu proje çıktı.

 Oyuncu seçimlerine karıştınız mı?

– Deneme çekimlerinin hepsini görmek bir yana; senaryonun geldiği ilk andan itibaren projenin Gain’de yayınlandığı ana kadar her kısmında oldum ve son yıllarda yaptığım en güzel şeydi.

Murat Cemcir Kimdir?

Billur Kalkavan: Zengin Çocuğu Olmak Zor Bir Şey!

Uzun zamandır gündemde olmayan Billkur Kalkavan verdiği bir röportajta gündeme damgasını vuran açıklamalar yaptı. Billur Kalkavan “Zengin çocuğu olmak zor bir şey!” dedi.

Armatör bir babanın kızı olarak dünyaya gelen Billur Kalkavan, çocukluk yıllarını ve ailesini anlattı.

İşte Billur Kalkavan’ın açıklamalarından satırbaşları…

“Benim babam sofra kurallarına inanılmaz önem veren bir adamdı. Hayatımda bu kadar sofraya dikkat eden bir adam görmedim. Mesela ‘baba ben sınıfta kaldım’ desem ‘seneye geçersin’ derdi. Ama kolunu sofraya koyduğum zaman kızardı. Sofraya oturmadan önce traş olup gelirdi. Ev için dikilmiş özel kıyafetlerini giyerdi.”

“Bu kadar sert kuralları başka hiçbir arkadaşımın evinde görmedim. İyi ki de yapmış! Çünkü ben hayatta öğrendiğim birçok şeyi o sofrada öğrenmişim şimdi anlıyorum, muhabbet ederdik çünkü… “

“Oxford Felsefe mezunuydu. Babam konuşmasın da kim konuşsun? Ben sanattan, edebiyata birçok şeyi babamdan öğrendim. Ayaklı kütüphane gibiydi…”

SINIFTA KALDIM BABAM BİR ŞEY DEMEDİ!

“Liseye giderken kaldım, babam bir şey demedi. Amerika’ya gittim orada bitirdim. Çünkü sevmiyordum okula gitmeyi. Ben hiçbir zaman okula gitmeyi sevmedim. Evde o kadar çok şey öğretiliyordu ki bir de okula gidip bir şeyler öğrenmekten sıkılıyordum.”

Billur Kalkavan kimdir?

“Okul hayatım boyunca çok tacize uğradım. Fiziksel, sözsel her türlü tacize uğradım. Çünkü 3 bin kişiydi Maarif Koleji (Kadıköy Anadolu Lisesi)  o zaman bir tek ben sarışındım. Sınıfa doluşuyorlardı beni görebilmek için teneffüslerde dışarı çıkamıyordum, korkuyordum. “

ASIL ARMATÖR DEDEMDİR

“Bizim ailenin zenginliği dedemden gelir. Babama ‘armatör’ diyorlar ama asıl armatör dedemdir. Dedem 1990’de gelmiş İstanbul’a Fatih’e yerleşmiş sonra Beylerbeyi’ndeki o yalıyı almış. Hatta babam derdi ki ’16 bin liraya almış’ şimdi herhalde yüzlerce milyon dolar ediyor. Ailede okuyan tek adam babam… “

“Babam, dedemden kalan parayla hayatını sürdürdü. Çok para çaldırdı, kaptırdı! Bir sürü şirketi vardı hep başkalarına devretti. Vergi rekortmenleri listesinde olan bir adamdı babam. Tabii hazıra dağ dayanmıyor…”

“Kendi gibi arkadaşları vardı, hayatı seven adamlardı. Zengin çocuğu olmak zor bir şey, hırs olmuyor insanda. Bende de hırs yoktur, ‘olmuyorsa olmaz’ işim olursa yaparım olmazsa da umursamam. “

Billur Kalkavan’ ın “En İlginç Cinsel İlişkiye Girdiğiniz Yer” Sorusuna Olay Cevabı

“Ben de hayatı yaşamayı seviyorum. Görüntü olarak anneme, karakter olarak babama benziyorum. Tek farkım sorumlu biriyim… “

“Babamın iflas ettiği zamanı ben bilmiyorum onu annem bilir. Büyük bir zenginin parasız kalması bir fakirin yaşamı gibi değil. ‘Ihlamurlar Altında’ dizisinde bizim aile iflas ediyordu beni Gaziosmanpaşa’da bir gecekonduya koydular. Dedim ki ‘olmaz, mantık dışı’ tamam halk seviyor öyle ajitasyonu ama zenginin iflasını ben çok iyi biliyorum büyük bir yalından küçük bir yalıya taşınırsın. Zengin adam gidip iflas edince Gaziosmanpaşa’da yaşamıyor. Küçümsediğim için söylemiyorum kimse yanlış anlamasın ama öyle değil o işler. Daha küçültürsün hayatını… O dönem sözümü geçirememiştim ama Gaziosmanpaşa’da da güzel zaman geçirmiştim. Benim hayattaki ana amacım keyif almaktır. Ben her zaman özgürlüğü seçtim, evime haciz de geldi borçlandım da…. Bir sürü hayalim var birçok şey yapak istiyorum. “

Keko Seviyorum Diyen Aleyna Tilki Uzi ile Aşk Mı Yaşıyor?

Daha önce yaptığı açıklamalarla sık sık gündeme gelen Aleyna Tilki bu kez süpriz bir aşk haberiyle gündemde. Geçtiğimiz dönemlerde yaptığı bir açıklamasında “Keko seviyorum” diyen Aleyna Tilki Uzi ile aşk mı yaşıyor? İşte detaylar;

Aleyna Tilki Yasak Aşk Mı Yaşıyor?

Aleyna Tilki, katıldığı bir etkinlikte kendinden yaşça büyük bir iş adamıyla yemek yerken fotoğraflandı. Genç şarkıcının evli olduğu iddia edilen 2 çocuklu iş adamına aşık olduğu söyleniyor.

Aleyna Tilki’ nin Annesi Havva Öztel Kendisine Gelen Mesajı İfşaladı…

Genç şarkıcı Aleyna Tilki’nin kendisinden yaşça büyük, evli ve 2 çocuklu iş adamıyla evden ayrılırken çekilmiş videosu yayınlandı. İddiaya göre 21 yaşındaki Aleyna Tilki, işadamı ile birliktelik yaşıyordu. Ancak bu iddialar kısa süre içinde  Haldun Demirhisar tarafından yalanlanmıştı.

Keko Seviyorum Diyen Aleyna Tilki Uzi ile Aşk Mı Yaşıyor?

Aleyna Tilki, geçtiğimiz Temmuz ayında Twitter hesabından ‘Türk müzik piyasasını bence Bağcılar semti yönetiyor’ mesajını paylaşmış bunun üzerine de Uzi’den ‘hani keko seviyordun’ cevabı gelmişti. Sosyal medya sayesinde ikili arasında başlayan dostluğun aşka dönüştüğü iddia ediliyor.

“Keko Seviyorum”

“Önceden beni tanıyor olması lazım… Ama ben onun ismini bilemeyeceğim. Çiçekler, hediyeler, ayıcıklar göndermeli, ben de merak uyandırmalı! Bir gün bir şekilde ismini öğreneceğim. İlk buluşmada tek olmak istemem. Arkadaş ortamında tanışıyormuşuz gibi olalım. Çok efendi, ağır, biraz keko, maço olsun. İşime ve iş saatlerime karışmasın. Özünde kekoluk olacak, öyle gözüküp hissettirmemek için elinden geleni yapacak.”

Aleyna Tilki kimdir?

Aslı Bilimlier Eşi Deha Bilimlier’i Evden Kovdu

Bir süre önce Deha Bilimlier ve Gülşah Saraçoğlu arasında ortaya çıkan yasak aşk iddiaları iyice alevlendi. İkilinin birlikte eğlenirken görüntülenmesi üzerine Aslı Bilimlier eşi Deha Bilimlier’i evden kovdu. İşte detaylar;

Deha Bilimlier ile Gülşah Saraçoğlu Yasak Aşk Mı Yaşıyor?

Deha Bilimlier ve Gülşah Saraçoğlu iddiaları duyar duymaz telefonla 2. Sayfa programına bağlandı. Deha Bilimlier açıklamasında “Üç tane çocuğum var evliyim. İstanbul’daki herkes beni dinlemeye gelir. Benim bu taraflarda bezim yok hepiniz bilirsiniz. Gülşah Saraçoğlu da beni dinlemeye gelir. Önde oturuyordu, mikrofon uzattım sahneme çıktı.Arkadaşım o benim. Anlam veremedik böyle bir şeye. Bu iddiayı çıkaranın Gülşah’la bir problemi olduğunu düşünüyorum. Sahneme gelmesi dışında Gülşah Saraçoğlu ile asla bir yerde bir araya gelmedik. Eşim beni biliyor. Bu bana yapılan bir komplo ve hainliktir. Varsa elinizde bir görüntü yayınlayın kardeşim dedim. Bu haberi ilk duyduğumda güldüm” dedi.

Bilimlier ile aynı anda yayına bağlanan ünlü modacı da şunları söyledi;

“Böyle bir durumu izah etmenin üzüntüsü içerisindeyim. O kadar fuzuli, yanlış ve yalan bir durum ki. Deha yıllardır hayatımızda ve çok kıymetli bir ailesi olan bir arkadaşım. Kim bunu neden ortaya attı… Sahneye çıktım hatta o sırada yere düştüm, Tiktok’a düştü. Güldük buna. Bir görüntü olduğu söyleniyor, Allah aşkına bana da yollasınlar.”

Gülşah Saraçoğlu kimdir?

Deha Bilimlier ve Saraçoğlu’nun Fotoğrafları Kızdırdı

Ünlü modacı Gülşah Saraçoğlu geçtiğimiz günlerde Deha Bilimlier’i dinlemeye gitmiş ve ikilinin birlikte eğlenirken samimi görüntüleri internete düşmüştü. Bu görüntüler üzerine arkadaş olduklarını açıklasalar da görünüşe göre Aslı Bilimlier ikna olmadı. Aslı Bilimlier’in eşini evden kovduğu öğrenildi.

Seviyorum Giyiyorum Diyen Gülşah Saraçoğlu’ndan Kürklü Paylaşım

Aslı Bilimlier Eşi Deha Bilimlier’i Evden Kovdu

Bugün konuyla ilgili açıklama yapmak için bir magazin programına telefonla bağlanan Deha Bilimlier şunları söyledi;  “Şehir dışındaydım ve dün döndüm. Aslı, beni evden kovdu. Eve gidemiyorum. Sokaktayım. Olanlara üzülüyorum, kendime de… Arada harcanıyorum.” Tüm bu yaşananlar ikili arasındaki yasak aşk iddialarının güçlenmesine neden olmakla birlikte ikilinin hayranlarını da oldukça kızdırdı ve sosyal medyada yeni bir tartışmayı alevledi.

Alkollü Araç Kullanan Berkay Ateş Ehliyetini Kaptırdı

Son dönemlerin popüler isimleri arasında olam Berkay Ateş sabah saatlerinde şaşkınlık verici bir haberle gündeme geldi. Alkollü araç kullanan Berkay Ateş ehliyetini kaptırdı. İşte detaylar;

Zımpara Yapmak Beni Sakinleştiriyor

Evindeki masasından yatağına, oturma takımından kitaplığına kadar pek çok eşyayı kendi eliyle yaptığını anlatan oyuncu, ileride marangozluk üzerine küçük de olsa mutlaka bir dükkan açma isteğinden de bahsetti.Marangozluk işleriyle uğraşmanın kendisini çok rahatlattığını da itiraf eden sevilen Ateş, “Hele zımpara atmak nasıl sakinleştiriyor beni inanamazsınız.” sözleriyle güldürdü.

Gençlik zamanlarında Tarkan’ın Harbiye konserlerinde koruma olarak çalıştığını anlatan başarılı ünlü oyuncu, “Dört gün boyunca konserlerde Tarkan’ın korumalığını yaptım ama Tarkan’ı hiç görmedim. Konser alanında güvenlik olarak çalışıyordum alan alabildiğine kalabalık. Benim Tarkan’ı görebilme şansım bile yok, evinde oturanlar Tarkan’ı daha iyi görüyor ve duyuyordu bence.” ifadeleriyle stüdyoda eğlenceli anlar yaşattı.

Berkay Ateş Kimdir?

Berkay Ateş Alkollü Araç Kullanmış

Kasım ayında Berkay Ateş olayı meydana geldi. Çukur, Alev Alev ve Anne gibi dizilerde başarılı olan Berkay Ateş, şimdi Sadakatsiz dizisinde Aras rolünü oynuyor.

Sabah haberine göre Berkay Ateş, 25 Kasım’da saat 4’te Sarıyer’de trafikte mahsur kaldı. Bu esnada çevirmeye takıldı ve polis kanında 144 promil alkol olduğunu tespit etti.

Alkollü Araç Kullanan Berkay Ateş Ehliyetini Kaptırdı

Polis merkezine götürülen Ateş, “Sarhoş olduğumu bilseydim asla araba kullanmazdım. Pişmanım” dedi.
Ateş’in ehliyetine 6 ay süreyle el konuldu. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı ünlü oyuncu hakkında soruşturma başlattı.

Annemizi Saklarken 5. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Dündar’ın Evlendiğini Duyan Füsun Hastanelik Oluyor!

0

Star Tv’nin yeni gözde dizisi Annemizi Saklarken, 5. yeni bölümüyle bu akşam ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Handan, Dündar’la evlendikten sonra onun evine gider. Füsun, Handan’ı gelinlikle görünce şok olur. Onun kendisiyle evleneceğini zannedip gelinlikle bekleyen Füsun hemen Dündar’a seslenir. Dündar, ona Handan’la evlendiğini açıklar. Bora, Derya’nın yanına annesi hakkında konuşmak için gider. Füsun, hamile olduğunu öğrenir. Annemizi Saklarken 5. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. Dündar’ın Handan’la evlendiğini duyan Füsun, hastanelik oluyor.

Çarşamba Dizileri 2021

Dündar’ın Evlendiğini Duyan Füsun Hastanelik Oluyor!

Annemizi Saklarken 5. bölüm 2. fragmanında; Benan, Dündar’ın evlendiğini duyunca yurt dışından hemen dönüyor. Dündar’a, Handan’ın gerçek bir ruh hastasıyla evlendiğini bilip bilmediğini soruyor. Füsun, üzüntüden hastanelik oluyor. Dündar, hastanede onun yanına gidiyor ve onun tıpkı Zerrin’e benzediğini söyleyip mutlu oluyor. Benan ile Füsun, Handan’a karşı cephe almaya hazırlanıyor. Handan, Dündar’ın çocuklarına kendisini kabullendirebilecek mi?

İşte Annemizi Saklarken 5. bölüm 2. fragmanı…

ANNEMİZİ SAKLARKEN 4. BÖLÜM ÖZETİ!

Handan, Dündar’ın çocuk istemediğini söylemesinden sonra ona gerçekleri anlatamaz. Onun, kendisinin çocukları olduğunu duyunca evlenmekten vazgeçeceğini düşünür. Dündar’ın yüzüğünü kabul edip eve gider.

Dündar, o günün sabahı ablasını ve çocukları Fransa’ya tatile gönderir. Füsun, Dündar’ın bir şeyler karıştırdığını anlar. Dündar ona, yakında herkese büyük bir sürpriz yapacağını söyler. Çocuklar, Handan’ın parmağındaki yüzüğü görür. Handan, onlara çakma bir yüzük olduğuna inandırır.

Ertesi gün Dündar Handan’ı almaya gelir. Derya, annesini Dündar’ın arabasına binerken görür. Handan, Dündar’ın arabasına bindikten sonra ona gerçekleri anlatamayacağı için yüzüğü bırakıp gider. O gece Dündar, sabaha kadar hiç uyumaz. Füsun, Dündar’ın yanına gider ve onun çekmecesinde yüzük bulur.

Onun o yüzüğü kendisine alacağını düşünüp sevinir. İş yerine gidip Dündar’ın, bir organizasyon yaptığını öğrenir ve onun kendisine evlenme teklifi için bir sürpriz yapacağını düşünmeye başlar.

Handan, çocuklarını babaannelerine götürür. Nedret, Handan’la yalnız kalır ve onu yine rencide eder. Handan’ın tüm yolları tıkanır. Herkes Handan’ın çocukları olduğu için mutlu bir evlilik yapamayacağını ve çocukları olduğu için onu kimsenin istemediğini düşünür.

Handan, kovulduğu iş yerine gelinlik bakmaya gider. Füsun onun oraya geldiğini öğrenip oraya gider. Onu rezil etmek için elinden geleni yapar. Handan, çok rencide olunca Dündar’ın evlenme teklifini kabul etmeye karar verir.

Dündar, evdekilere ve şirkete hasta olduğu yalanını uydurur. Bu arada Füsun, kendisine Dündar’ın sürpriz evlenme teklifi edeceğini düşünüp kıyafet ayarlar. Handan, Kıbrıs’a gideceğini söyleyip çocuklarıyla vedalaşır. Ama Derya, annesini takip eder ve onun Dündar’ın konağına gittiğini görür.

Nikah memuru da gelince annesinin Dündar’la evlendiğinden emin olur. Onu kapıda beklerken Dündar’ın oğlu görür. O da onunla aynı şoku yaşar.

Annemizi Saklarken 5. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Dündar Handan’la Evlendiğini Açıklıyor!

Kalp Yarası 27. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Azade Kendi Konağında Misafir Durumuna Düşüyor!

0

Atv’nin sevilen dizisi Kalp Yarası, 27. yeni bölümüyle 10 ocak pazartesi günü ekrana gelecek. Dizinin son bölümünde; Ferit ile Ayşe’nin, düğününün ortasında Adnan gelir ve bayılıp yere yığılır. Hemen Ferit, babasını arabasına bindirip götürür. Şahin, düğün ahalisini dağıtır. Adnan, Yaman’la konuşunca onun Bahtiyar’la hareket ettiğini anlar. Ferit’e, babasının ölüm haberi gelir. Yaman ile Hande, evlenip Sancakzadelerin karşısına çıkıp konağın yeni sahipleri olduğunu açıklar. Sancakzadeler için yeni bir dönem başlar. Kalp Yarası 27. bölüm 1. fragmanı yayınlandı. Azade, kendi konağında misafir durumuna düşüyor.

2021 Pazartesi Dizileri

Azade Kendi Konağında Misafir Durumuna Düşüyor!

Kalp Yarası 27. bölüm 1. fragmanında; Ferit, Yaman’ın arkalarından kuyularını kazdığını öğrenince şok oluyor. Zümrüt, Hande’ye tokat atıp artık onun gibi bir kızı olmadığını söylüyor. Ayşe, Hande’nin üzerine yürümesiyle onu odasından kovuyor. Hande, Azade’ye konağın sahibinin kendisini onun ise orada misafir olduğunu söylüyor. Mirza Ferit’e, babasının ölümünün kaza olmayabileceğini söylüyor. Ferit, babasının ölümünü araştırmaya başlıyor.

İşte Kalp Yarası 27. bölüm 1. fragmanı…

KALP YARASI 26. BÖLÜM ÖZETİ!

Adnan, Yaman’a tüm malını kaptırdığını öğrendikten sonra bitkin bir şekilde Ferit’in düğününe gider. Ancak, düşüp bayılır. Ayşe, Adnan’ın düştüğünü görüp yanına gider. Müzik duruyor ve ilk müdahaleyi Mirza yapar. Adnan kendisine geldikten sonra gitmek ister. Ama Ferit, babasını yalnız göndermez.

Onu bırakmak isteyince Ayşe’de onunla birlikte gider. Şahin, düğün davetlilerine Adnan beyin rahatsızlığından dolayı eğlenmeye devam edemeyeceklerini açıklar. Ferit, babasını dağ evine götürür. Ama Adnan, Ferit’e haber vermeden kalkıp gider ve Yaman’ı arayıp onunla buluşur.

Onunla biraz konuşunca Bahtiyar’la onun iş birliği yaptığını anlar. Bahtiyar’ın kendi intikamı için kendisini kullandığını anlayamayan Yaman, Adnan’a karşı büyük öfke duymaya devam eder. Adnan, ertesi gün çocuklarını toplayıp onlara bir açıklama yapmak ister. Sinan, babasının konuşmasını tamamlamasına izin vermez.

Sinan’a bir telefon gelir ve yaptıkları yatırımın suya düştüğünü, ortaklarının ise ortadan kaybolduğunu öğrenir. Ferit ile Sinan, şirkete gider ve bu anlaşmanın Yaman’ın genel müdürlüğü zamanında yapıldığını öğrenir.

Azade, Adnan’ı bulup ona her şeyi bildiğini, Yaman’a tüm mallarını devrettiğini de bildiğini söyler. Adnan, bir uçurumun kenarında düşünürken birden arabası uçuruma yuvarlanır. Ferit’e, babasının ölüm haberi gelir. Sinan, babasının eşyalarını alınca onun cebinde kendi fotoğrafını görünce ona yaptığı haksızlık için çok pişman olur.

Hande, otel odasını beğenmez ve annesiyle orada kalmak istemez. Babasının evine gider. Ama o da Hande’yi kapı dışarı eder. Onun gibi birinin bir bebeğe annelik edemeyeceğini söyler. Hande, Yaman’ın yanına gidip kendisini lüks bir otele yerleştirr. Adnan’ın cenazesi defin edilir.

Yaman, aslında babasının ölmesine çok üzülür. Hande onu, kendisine getirip intikam duygularını depreştirir. Bir hafta sonra Hande, Yaman ile evlenip Sancakzade konağına gider. Onlara Yaman, Adnan’ın oğlu olduğunu ve o konağın sahibi olduğunu tapuyu göstererek onlara açıklar.

Kalp Yarası Dizisinin Yeni Bölümü Ne Zaman Yayınlanacak?

Arto: “Eski Kocasıyla Ormanda Basıldı!”…

Vazgeçilmez magazin programı ‘Söylemezsem Olmaz’ ın laflarını esirgemeyen ünlü yorumcularından Arto, bugün çıktığı canlı yayında ünlü sunucunun boşandığı kocasıyla şu aralar flört ettiğini hatta başbaşa ormana gittiklerini ifşaladı. Sivri dilli sunucunun ifşaladığı hangi ünlüydü? İşte Detaylar…

Arto ‘dan Aygün Aydın’a Gönderme

Arto: “Eski Kocasıyla Ormanda Basıldı!”…

Beyaz TV ekranlarının başarılı magazin programı olan ‘Söylemezsem Olmaz’ ın bugün ki canlı yayınında enteresan anlar yaşandı. Dobra tavırlarıyla bilinen şarkıcı ve yorumcu Arto, bugün programdaki partneri Bircan Bali‘ yle ilgili bir sırrı ifşa edince, stüdyodakiler dondu kaldı. Arto: “Eski Kocasıyla Ormanda Basıldı!”…

Bircan Bali Kimdir?

Kızı Saygı İçin Sık Sık Biraradalar!…

2019′ da kızının babası Avukat Ömer Gezen ile dünya evine giren ve hemen ardından kızları Saygı’yı kucaklayan başarılı sunucu Bircan Bali, önceki yıl, iki yıllık yuvasını tek celsede bozmuştı. Küçük Kızları Saygı hatrına eski kocasıyla sık sık bir araya gelen Bircan Bali’nin, Avukat Ömer Gezen ile barıştığı iddia edildi…

Bircan Bali’den Bomba Gibi İtiraf

“Sizi Basmışlar”

Sivri dilli lakaplı şarkıcı Arto, canlı yayında çalışma arkadaşı Bircan Bali’ nin eski kocasıyla barıştığını ifşalayarak “Eski kocanla flört ediyorsun ormanlara gidiyorsun. Bütün arkadaşlarınız sizi basmış” dedi. Arto ‘nun ifşa yüklü cümlelerinin karşısında ne diyeceğinişaşıran Bircan Bali,  “Burayı komple sessize alalım, gitmedim den. Arto ben senin Amerikalarını anlatıyor muyum” açıklamasını yaptı. Güzel sunucu, konuşmanın devamında ise eski eşi Ömer Gezen ile çıktığı ve tatillerinin güzel geçtiğini belirtti…

Arto Kimdir?

Bircan Bali Ömer Gezen
Bircan Bali Ömer Gezen

 

 

MasterChef’te 2. Finalist Önlüğünü Kim Aldı?

0

Tv 8’in büyük bir heyecanla izlenen yarışma programı MasterChef Türkiye 2021, büyük finale yaklaşırken izleyicileri ekrana kilitlemeye devam ediyor. İlk finalist önlüğünü Sergen almıştı. Yarışmanın son bölümünde 4 yarışmacı 2. önlüğü almak için mücadele etti. MasterChefe ünlü şef Mehmet Dede konuk oldu. İlk aşamada yarışmacılar Ahmet Dede’nin imza tabağını yapmak için yarıştılar. İkinci aşamada 4 yarışmacı en iyi yaratıcı tabağı yapmak için mücadele verdiler. Günün sonunda en yüksek puanı alan yarışmacı 2. önlüğü kazanmaya hak kazandı. MasterChef’te 2. finalist önlüğünü kim aldı? Detaylar haberimizde…

MasterChef’te 2. Finalist Önlüğünü Kim Aldı?

MasterChef’in yayınlanan son bölümünde yarışmaya Michelin yıldızı Ahmet Dede konuk oldu. Ünlü şef, kendi imza tabağıyla yarışmacıların karşısına çıktı. Yarışmacılara yemeğini tanıtıp, onlardan yemeğine en yakın yemeği yapmalarını istedi. Bu yemek için 4 yarışmacıya tam bir saat süre verildi.

BİRİNCİ AŞAMA!
Yarışmanın birinci aşamasında 4 yarışmacı Ahmet Dede’nin tabağına en yakın tabağı yapmak için mücadele verdi. Verilen bir saat sürenin sonunda yarışmacılar yaptıkları yemekleri şeflerin beğenisine sundu. Şefler, yarışmacıların tabaklarının tadımlarını yaptı ve puanlarını verdi.
İlk aşamada; Hasan 30 puan, Eren 22 puan, Dilara 18 puan ve Tahsin toplamda 26 puan aldı. İlk aşamanın en yüksek puanını alan yarışmacı Hasan oldu. Eren’in iki gündür düşük puanlar alması şefleri şaşırttığı gibi ekranları başındaki izleyicileri de şaşkına çevirdi.
İKİNCİ AŞAMA!
İkinci aşamada şefler yarışmacılara soya sosu ürününü verdi. Yarışmacılardan soya sosu ürününü kullanarak yaratıcı yemekler yapmalarını istedi. Verilen süre içinde yarışmacılar en yaratıcı tabağı yapmak için ter döktüler. Süre bittikten sonra yarışmacılar tamamladıkları tabakları şeflerin beğenisine sundu. Şefler, tadımlarını yaptıktan sonra yarışmacılara verdikleri puanları açıkladı.
İkinci aşamada toplamda; Tahsin 45 puan, Dilara 35 puan, Hasan 53 puan ve Eren 40 puan aldı. Hasan, ikinci aşamanın en yüksek puanınını alarak ikinci finalist önlüğünü almaya hak kazandı. Hasan’ın önlüğünü Somer şef giydirdi. Yarışmanın yarın akşamki bölümünde Tahsin, Dilara ve Eren 3. finalist önlüğünü almak için mücadele edecek. Bu üç yarışmacıdan hangisi 3. finalist olmaya hak kazanacak?