Bir süredir bilikte olan Umut Evirgen ve Serenay Sarıkaya’dan kötü haber geldi. Ünlü çift ayrıldı mı? İşte detaylar;
Selahattin Paşalı ve Lara Tümer’den Aile Pozu
Selahattin Paşalı ile Lara Tümer, uzun yıllardır devam eden mutlu birlikteliklerini geçtiğimiz nisan ayında evlilikle taçlandırmıştı. Gözlerden uzak bir yaşam süren ünlü çift, 2022’nin Temmuz ayında da kızları Pera’yı kucaklarına almıştı. Şimdilerde anne-baba olmanın tadını çıkaran ikiliden Selahattin Paşalı ve Lara Tümer’den aile pozu geldi.
“Bir Ömür Benim Aşklarım”
Son olarak ‘Pera Palas’ta Gece Yarısı’ adlı dizide başrol oynayan Selahattin Paşalı, oyunculuk performansıyla olduğu kadar özel hayatıyla da gündemden düşmüyor. İki yıldır aşk yaşayan Paşalı ve sevgilisi Tümer, bebek bekledikleri iddialarıyla gündeme gelmiş ve konuyla ilgili sessizliklerini korumuştu. Çıkan haberlerden günler sonra Tümer, paylaştığı kare ile hamile olduğunu duyurmuştu. Lara Tümer, Paşalı’nın elinin göbeğinde olduğu bir pozu paylaşmış ve “Bir ömür benim aşklarım” notunu düşmüştü.
Evlendiler
Heyecanları günden güne büyüyen ünlü çift, geçtiğimiz nisan ayında nikâh masasına oturmuştu. Aileleri ve yakın arkadaşları, ikiliyi mutlu günlerinde yalnız bırakmamıştı. Çiftin nikahından fotoğraflar sosyal medyada paylaşılmıştı.
Nikahta çekilen fotoğraflardan bazılarını kendi sosyal medya hesabından paylaşan Lara Tümer, Selahattin Paşalı ile verdiği pozlardan birini “Love (aşk)” notuyla takipçilerinin beğenisine sunmuştu.
Lara Tümer Doğum Yaptı
Tüm bu yaşananların ardından Paşalı çiftinden güzel haber geldi. Oyuncu Selahattin Paşalı ve Lara Tümer’in kızları 1 Temmuz 2022 tarihinde dünyaya geldi. Lara Tümer, doğumdan paylaştığı karelere, “İsmimizi anne-baba olarak değiştirdik. Ailemize hoş geldin Pera’m. Seni seviyoruz” notunu düştü.
Lara Tümer Paşalı’nın paylaşımına kısa sürede binlerce beğeni ve “Hayırlı olsun”, “Sağlıkla büyüsün” gibi yorumlar yağdı.
Lara Tümer’den Selahattin Paşalı Açıklaması
Uzun yıllardır aşk yaşayan ikiliden Lara Tümer, Instagram hesabı üzerinden takipçilerinin sorularını yanıtladı. Tümer, “Eşinizle nasıl tanıştınız?” sorusuna da cevap verdi.
Paşalı ile aynı sınıfta oyunculuk eğitimi aldığını söyleyen Tümer şunları söyledi:
2014 veya 2015 yılıydı, ben oyunculuk eğitimi alıyordum. Selahattin ile de bir dönem aynı sınıfa denk geldik. Selahattin’i gördüğüm an ben bittim! O zaman dedim ki ‘ben bu çocukla evleneceğim’
Hadise Sahnede Yüzüğü Fırlattı
4.5 ay önce nikah masasına oturduğu Mehmet Dinçerler ile evliliğinde kriz olduğu iddia edilen Hadise, geçtiğimiz günlerde boşanma davası açmıştı. Ardından Dinçerler’in evlenme teklifinde kullandığı 3 milyon TL’lik yüzüğü ve tüm düğün takılarını geri istediği iddia edilmişti. Dün akşam İstanbul’da sahne alan ünlü şarkıcının, ‘Prenses’ şarkısını söylerken beklenmedik bir hamle yaptı. Hadise sahnede yüzüğü fırtattı.
Mehmet Dinçerler’in Kadınlar Hakkındaki Söylemleri Tepki Yarattı!
Hadise’ye baskı yaptığı yönünde söylentiler olan Mehmet Dinçerler eski attığı tweetlerle herkesin ağzını açık bıraktı. Kadınlar hakkında oldukça çirkin ithamlarda bulunan Dinçerler’in bu söylemleri kendisine yakıştırılmazken sosyal medya kullanıcıları “Gerçek yüzü ortaya çıktı” yorumlarında bulundu.
Tweetlerin ortaya çıkmasından sonra bu paylaşımları silen ancak yine de tepkilerden kurtulamayan Dinçerler ise Twitter hesabını kapatmıştı.
Mehmet Dinçerler Hadise’ye Psikolojik Baskı Mı Uyguladı?
Hadise ile Mehmet Dinçerler, 30 Nisan’da Çırağan Sarayı’nda aile arasında düzenlenen bir törenle evlenmişti. Hadise’nin son günlerde 3 milyon lira değerindeki evlilik yüzüğünü takmaması, konserinde ağlaması ve eşinin doğum gününü kutlamaması, Dinçerler’in de alyansını çıkarması boşanacakları yönünde söylemlere sebep olmuştu. Eşini sosyal medyada takip etmeyi bırakan ve fotoğraflarını silen Hadise, yaptığı açıklamayla boşanacaklarını doğruladı. Ünlü popçu, evliliğini resmi olarak noktalamak için de Beykoz Aile Mahkemesi’ne başvurdu.
Dinçerler’in şarkıcı Hadise’nin sanat hayatına yönelik kıskançlıktan doğan kısıtlamalarda bulunmaya başladığı belirtilerek ”Bu davranışlar zaman içerisinde psikolojik baskı boyutuna ulaşmıştır. Bu psikolojik baskılar müvekkilim Hadise’yi oldukça yıpratmış ve sadece kişisel hayatını değil, kamuoyuna yansıdığı üzere sanat hayatını da etkileyecek boyuta varmıştır” denildi. Hadise ve Mehmet Dinçerler’in arasındaki uyumsuzluklar kendini belli etmeye başladığında ayrı yaşamaya başladıkları ve evlilikleri fiilen son bulduğu belirtilen dilekçede, ”Tarafların bundan böyle birlikte yaşamaları mümkün değildir” denildi.
Mehmet Dinçerler’in Hadise’nin sanat hayatını kısıtlamaya yönelik tutum ve davranışlarda bulunduğunu dava dilekçesinde anlatan Hakan Öncel, “Mehmet Dinçerler’in bu davranışları, zaman içerisinde psikolojik baskı boyutuna ulaşmıştır. Bu psikolojik baskılar müvekkili oldukça yıpratmış, sadece kişisel hayatını değil, kamuoyuna yansıdığı üzere sanat hayatını da etkileyecek boyuta varmıştır” dedi.
Hadise Sahnede Yüzüğü Fırlattı
Boşanma süreciyle ilgili haberlerle gündemden düşmeyen Hadise, dün akşam İstanbul’da sahneye çıktı.”Aşk Kaç Beden” ile açılış yapan şarkıcı, sahnede şarkılarını sırasıyla söyledi.
Şarkı aralarında seyirciler ile sohbet eden Hadise, “Aşk acısı çekiyorum’ diyen var mı?” diye bağırdı. Ardından seyirciden “Evet” cevabını alan şarkıcı, “Bu gece üzülmek yok, dans ediyoruz bu gece” diyerek şarkılarını seslendirmeye devam etti.
Hadise, ‘Prenses’ şarkısını seslendirirken, parçanın “İstersen bana, ‘ukala, mukala’ de el üstünde, tutulmazsam hep el kalırım, prensesler gibiydim ben babaevinde, özgürlüğüme gölgeyi hakaret sayarım” kısmında parmağındaki yüzüğü çıkarıp yere fırlattı.
Sahneye çıkarken siyah bir kostüm tercih eden ünlü şarkıcının yere fırlattığı yüzüğün; sahne performanslarda kullandığı aksesuarlardan bir parça olduğu öğrenildi.
Danilo Zanna’dan İhanet İddialarına Yanıt
‘MasterChef Türkiye’ yarışmasıyla ününe ün katan İtalyan şef Danilo Zanna, dokuz yıllık eşi Tuğçe Demirbilek’ten geçtiğimiz sene tek celsede boşanmıştı. Ayrılık sonrası ikilinin ihanet sebebiyle boşandığı iddia edilmişti. Konuyla ilgili sessizliğini koruyan ünlü şef, önceki gün Yeniköy’de kadın arkadaşıyla görüntülendi. Yanındaki hanımefendinin nbirlikte çalıştığı biri olduğunu söyleyen Danilo Zanna’dan ihanet iddialarına yanıt geldi.
Danilio Zanna Eşini Aldattı Mı?
Danilo Zanna’nın yarışmacılardan şarkıcı sevgilisi olduğu iddia edilen Pelin Zaman ile gizli bir aşk yaşadığı iddia edilmişti.
Ünlü İtalyan Danilo Zanna, 9 yıldır aşık olduğu eşi Tuğçe Demirbilek’e aylık 20 bin lira vesayet ve eğitim masraflarının yanı sıra 500.000 Avro Boşanma tazminatı ve evini sağladı. Etiler’de. Ancak Tuče de Mirbilek bu teklifi kabul etmedi ve İtalyan şeften 1 milyon avro ödemesini istedi.
Danilo Zanna “Babam İçin Cenaze Bile Yapamadık”
Danilo Zanna ve Tuğçe Demirbilek Boşandı
Danilo Zanna ve eşi Tuğçe Demirbilek, İstanbul’daki 17. Aile Mahkemesi’ndeki duruşmaya avukatlarıyla birlikte katıldı. Gizlilik nedeniyle basın mensuplarının duruşmaya katılmasına izin verilmemektedir. Mahkeme, Danilo Zanna ile Tuğçe Demirbilek’in velayetini birlikte vererek boşanmalarına karar verdi.
İtalyan şefin açtığı boşanma davasının duruşması yaklaşık 20 dakika sürdüğü için iki taraf bir görüşmede birbirlerini boşadı.
Duruşmanın ardından açıklama yapan İtalyan şef Danilo Zanna, “Üzüldüm ama her şey yolunda” ifadelerini kullandı.
Tuğçe Demirbilek’ten Danilo Zanna Göndermesi
Tuğçe Demirbilek’in seneler önce paylaştığı bir şiiri yeniden sosyal medya hesabından paylaşması gündem oldu. Kısa sürede Demirbilek “Eski eşi Danilo Zanna’ya gönderme mi yaptı?” sorusu kulislerde dolaşmaya başladı. İşte Demirbilek’in paylaşım yaptığı şiirin sözleri;
“Kimseyle, kimsenin bilmediği bir oyunu oynamayın, yağmurunu yırtmayın, duasına basmayın, kimsenin kalbini, bulamayacağı bir yere gömmek için çalmayın. Aslında hayat; dinler tarihinden uzun, ölmekten kısa, ve rüyalarda olup biten herşeyden de daha tuhaftır… Anlayın!”
Boşanma sonrasında hiçbir açıklama yapmamayı tercih eden Tuğçe Demirbilek bu paylaşımla sessizliğini de bozmuş oldu. İkili arasında neler yaşanacağını ilerleyen zamanlarda göreceğiz.
“Bizi Çekiyorlar”
Şimdilerde jüri üyelerinden biri olduğu MasterChef’in yeni sezonuyla gündemde olan Danilo Zanna, önceki gün Yeniköy’de kadın arkadaşıyla görüntülendi. Ünlü isim, arkadaşıyla baş başa yemek yedikten sonra motosikletine yöneldi. Yanındaki hanımefendiye kaskını veren şef, “Bizi çekiyorlar” diyerek, uyarıda bulundu.
Kahvaltı yapmaya geldiklerini söyleyen Zanna, “Çok sevdiğimiz bir yer vardı, bakmaya geldik” dedi. Muhabirlerin yanındaki hanımefendiyi gösterip, “Mutluluklar dileriz” sözlerini, “Teşekkürler ama biz birlikte çalışıyoruz” diye cevapladı.
Danilo Zanna’dan İhanet İddialarına Yanıt
Oğlunun annesi Demirbilek ile evliliğinin bitmesinin üçüncü kişiden dolayı olduğu iddialarına açıklık getiren şef, “Yeterli açıklamaları yaptık, fazla konuşmaya gerek yok” ifadelerini kullandı. Eşini aldatmadığını söyleyen Zanna, “Hiç alakası yok, bizim aramızda her zaman saygı var. Yalan haber. Sürekli görüşüyoruz, çocuğumuz var” dedi.
Ünlü şef, sonrasında yanındaki kadın arkadaşını motosikletinin arkasına oturtup gözlerden kayboldu.
Miray Daner ile Oğulcan Engin’den Aşk Dolu Paylaşım
Bir süredir Seda Sayan ile Sinan Engin’in oğulları, işletmeci Oğulcan Engin ile gözlerden uzak bir aşk yaşayan Miray Daner, zaman zaman sevgilisiyle verdiği pozları takipçileriyle paylaşıyor. Geçtiğimiz haftalarda Engin’in 32’nci yaş gününü kutlayan güzel oyuncu, bu kez sevgilisiyle romantik bir pozunu yayınladı. Miray Daner ile Oğulcan Engin’den aşk dolu paylaşım geldi.
Miray Daner’den Yıllar Sonra Gelen Aşk İtirafı!!!…
21 yaşındaki Güzel oyuncu Miray Daner, Berker Güven’in, “En sevmediğin özelliğin ne?” sorusuna, yanıt olarak “Herkese çabuk güveniyor olmam. Bu tarafımı törpülemeye çalışıyorum” dedi. Açıklamalarına devam eden güzel oyuncu, “Anlayışsız insanlara, empati yoksunlarına, hep kendini düşünen çıkarcı ve egoistlere tahammül edemiyorum.”
“Hayat mottom; Bob Marley’in ‘Yaşadığın hayatı sev. Sevdiğin hayatı yaşa’ sözü……Çocukken popçu Yalın’a hayrandım, dahası ona aşıktım….Karantina günlerinde evde kendi kendime dans ediyorum, şarkı söylüyorum, yeni yemek tarifleri öğreniyorum ve bol bol kitap okuyorum……Oyuncu olmasaydım, psikoloji eğitimi almak isterdim.”
Pınar Deniz: “Miray Daner İle Tokatlaştık”
Miray Daner ve Oğulcan Engin Fena Yakalandı
Hakkında aşk iddiaları çıkan Miray Daner ve Oğulcan Engin dün akşam saatlerinde bir mekandan birlikte çıkarken görüntülendi. İstanbul trafiğini birbirine katarak gazetecilerle adeta köşe kapmaca oynadı. İkili görüntü vermemek için oldukça çaba gösterse de objektiflerden kaçamadı.
Oğulcan Engin’den Miray Daner Paylaşımı
Nikah masasına oturması beklenen Oğulcan Engin ile Ezgi Eyüboğlu, iki yıllık ilişkilerini geçtiğimiz temmuz ayında noktalamıştı. Yalnızlığı kısa süren Engin, son olarak gönlünü oyuncu Miray Daner’e kaptırmıştı.
Miray Daner’den Oğulcan Engin Paylaşımı
Uzun süredir bir arada görünmeyen Miray Daner-Oğulcan Engin çiftinden Engin, 32 yaşına bastı. Güzel oyuncu da sevgilisinin doğum gününü sosyal medya hesabından yayınladığı karelerle kutladı.
İlk olarak Engin’i doğum günü pastasıyla fotoğraflayan 23 yaşındaki Daner, paylaşımına; “İyi ki doğdun sevgilim. Seni çok seviyorum” notunu düştü. Ardından ünlü işletmeciyle romantik bir pozlarını yayınladı.
Miray Daner ile Oğulcan Engin’den Aşk Dolu Paylaşım

Mutlu birliktelikleri devam eden ünlü çiftten yeni bir kare daha geldi. Miray Daner, sevgilisi Engin ile balkonda verdiği pozu takipçilerinin beğenisine sundu. Ünlü ikilinin romantik karesi büyük ilgi gördü.
Zeynep Bastık’tan Boşanma Açıklaması
Şarkıcı Zeynep Bastık, aynı zamanda menajeri olan Tolga Akış ile geçtiğimiz yıl nikah masasına oturmuştu. Mutlulukları uzun sürmeyen ünlü çift, tek celsede anlaşmalı olarak boşanmıştı. Şimdilerde birlikte çalışmaya devam eden ikiliden Zeynep Bastık, biten evliliği hakkında konuştu. Zeynep Bastık’tan boşanma açıklaması geldi. İşte o açıklamalar;
Anlaşmalı Boşanmaya Karar Verdiler
Geçtiğimiz sene masalsı bir düğünle dünyaevine giren Zeynep Bastık ve Tolga Akış evliliği 1 sene olmadan sonlandı. Boşanmak için 1. yılın dolmasını bekleyen çift aralarında bir sorun olmadığını sadece evlilik işini beceremediklerini dile getirerek ihanet iddialarını da yalanlamıştı.
“Birbirimizin Hayatından Çıkmıyoruz”
Boşanmayla ilgili olarak Zeynep Bastık şu açıklamayı yapmıştı;
“Tolga benim için bir sevgiliden veya eşten çok daha fazlası oldu hep. O yüzden bu evliliği sonlandırma kararı alırken çok dramatize etmedik. Çünkü biliyoruz ki dört sene boyunca bizi asla endişeye düşürmeyen sonsuz sevgimiz, birbirimize duyduğumuz güven en başta geliyor, öyle olmaya da devam edecek. Kurduğumuz tüm hayalleri gerçekleştirmek için çalışmaya devam edeceğiz. Kısacası birbirimizin hayatından çıkmıyor, sadece şekil değiştiriyoruz. Ve birbirimizi çok seviyoruz.”
“Seni Çok Seviyorum Zeynocum”
Tolga Akış ise sosyal medyada yaptığı bir paylaşıma şu notu düşmüştü;
“Bugün çıkan boşanma haberleri ile ilgili ilk ve son iki cümle edeyim. Haber doğru fakat Zeynep benim sevgilim veya eşim değil, ailem. Evlilik işini çok beceremedik evet, ama birlikte becerebildiğimiz çok fazla şey var. Onları yapmaya ve birbirimizin başına bela olamaya devam edeceğiz. Seni çok seviyorum Zeynocum”
Zeynep Bastık’tan Boşanma Açıklaması
Geçtiğimiz aylarda tek celsede boşanan çiftten Zeynep Bastık, Show TV’den Ömür Sabuncuoğlu’na konuk oldu. Kariyeri ve özel hayatıyla ilgili açıklamalar yapan ünlü şarkıcı, boşanmasıyla ilgili de sessizliğini bozdu.
Bastık, “Kimse boşanmak için evlenmiyor ama biz eş olma durumunu beceremedik. Birbirimizi yıpratmadan bu işin yürümediğini gördük ve ayrılık kararı aldık. Hala görüşüyor, çalışıyoruz ama eş ve sevgili olma durumu bizim için bitti. Eş olma durumunu sürdürmek zorunda olmadığımızın farkına vardık” ifadelerini kullandı.
Çağımızda evliliğin zor olduğunu söyleyen Bastık, “Günümüzde evliliğin zor olduğunu düşünüyorum. Evlilik değerlerini koruyarak kurumu devam ettirmek zor” dedi. “Bebek sahibi olmayı istiyorum” diyen ünlü isim, “En büyük hayallerimden biri. Bir gün mutlaka bu hayalimi gerçekleştireceğim” diye konuştu.
Neslihan Atagül’den Yeni Paylaşımlar
Şimdilerde ‘Gecenin Ucunda’ adlı diziyle ekranlara dönecek olan ünlü oyuncu Neslihan Atagül, aktif olarak kullandığı Instagram hesabından yeni fotoğraflarını paylaştı. Atagül havuz başında çekilen kareleriyle, kısa sürede sosyal medyada gündem olmayı başardı.
“Çekimler Yakın Zamanda Başlayacak”
Son olarak ‘Sefirin Kızı’ adlı dizide rol alan Neslihan Atagül, 2013-2014’te yayınlanan ‘Fatih Harbiye’de tanışıp aşk yaşamaya başladığı ve 2016’da nikâh masasına oturduğu Kadir Doğulu ile sekiz yıl aradan sonra başrolü paylaşacakları ‘Gecenin Ucunda’ dizisinin setinde buluşmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz haftalarda Etiler’de görüntülenen güzel oyuncu, ayaküstü basın mensuplarının soruları yanıtlamıştı. Atagül, “Çekimler yakın zamanda başlayacak, ben şimdi konuyla alakalı bir şey söylemeyeyim” demişti.
“Yaşıyorum Bu Hayatı”
Çocukları her fırsatta çok sevdiğini dile getiren ünlü isim, “Çocuk özlemi çekiyor musunuz?” sorusuna; “Bu işler nasip, kısmet işi. İşimiz gücümüz var, onlar başlıyor. ‘İstiyorum’ derim veya ‘İstemiyorum’ derim, hiç böyle bir şeyleri şekillendirmeyi tercih etmiyorum açıkçası. Onun için her şeyi akışına bıraktım ben de. Yaşıyorum bu hayatı” yanıtını vermişti.
Kadir Doğulu’ya İlanı Aşk
Öte yandan geçtiğimiz haziran ayında altıncı evlilik yıl dönümlerini kutladıkları hatırlatılan Neslihan Atagül’e, daha önce “Kadir Bey’den özel bir sürpriz geldi mi?” sorusu sorulmuştu. Ünlü isim, bunun üzerine, şu ifadeleri kullanmıştı:
Kadir hayatımda olduğu sürece umarım her zaman olur. Onun hayatımda varoluşu zaten benim için muazzam bir hediye.
Kadir Doğulu’dan Neslihan Atagül’e Sevgi Dolu Sözler
Eşi Atagül’ün fotoğrafını paylaşan yakışıklı oyuncu, gönderisine kalp emojisiyle; “Aşık Aşık’ı an’lar… Her yeni yaşın bizi daha değerli ve güzel günlere götürüyor, hep böyleydi, hep böyle olsun. İyi ki doğdun” notunu düştü.
Hayat arkadaşı Kadir Doğulu’nun bu paylaşımına kayıtsız kalmayan Neslihan Atagül ise eşine; “Sevgili’m” yorumunu yaptı. Güzel oyuncu, notuna kalp emojisi eklemeyi de ihmal etmedi.
Neslihan Atagül’den Yeni Paylaşımlar
Atagül, son olarak 13.5 milyon takipçisi bulunan Instagram hesabından yeni karelerini paylaştı. Kot şortu ve örgü büstiyeriyle kamera karşısına geçen ünlü ismin peş peşe yayınladığı pozları, 700 binden fazla beğeni ve 10 binden fazla yorum aldı.

Takipçileri, başarılı oyuncunun havuz başında çekilen, “Her mevsimi yaza dönüştürenler” notunu yazdığı gönderisine; “Sen her mevsim çok güzelsin”, “Ne kadar zarifsin” ve “İçindeki çocuk, yaşam enerjin, samimiyetin yok olmasın inşallah” gibi yorumlar yaptı.
Saadet Işık Aksoy: Dünyaya Gelmek Bile Bir Travma
Ünlü oyuncu Saadet Işık Aksoy, Hakan Gence ile söyleşi yaptı. Samimi açıklamalarda bulunan Saadet Işık Aksoy “Dünyaya gelmek bile bir travma” dedi. İşte ünlü oyuncunun o röportajı;
◊ İlk röportajımızı ‘Başka Dilde Aşk’ zamanı yani 13 yıl önce yapmışız. Geçen zamanda evlendin, anne oldun, bir sürü ödül kazandın, çok güzel işlerde oynadın...
Sorma neler neler oldu Hakan…
◊ Bu saydıklarımız bizim gördüklerimiz, senin gözünden neler yaşandı?
Her şeyi özetlemek çok zor. Ben hayat akışını lunaparklardaki hız trenlerine benzetiyorum. Yavaş yavaş yukarı çıkar, durur, bir bekleyişin olur, Allah’ım ne olacak dersin, sonra hoop aşağıya inmeye başlar. Hem heyecanlanır hem korkarsın… Sonra bazı anlarda yavaşlar, biraz sıkıcılaşır. Benim hayatım da öyle, inişler ve çıkışlarla dolu bir süreç herhalde. Aslında yaşadığım bir büyüme, kendini tanıma, etrafını, hayatını anlamlandırma hikâyesi.
◊ Sen kişisel büyüme hikâyenden memnun musun?
Tabii memnunum, çünkü ben yaşadım ve tüm bu yaşadıklarım beni bugünkü ben yaptı. Memnun değilim dersem bütün o süreçlere haksızlık etmiş olurum. Şu an geldiğim noktada da sanki; iyi, kötü, zor, kolay, zevkli, üzücü, heyecanlı… Hepsi hayat akışında başımıza geliyor ve bir şekilde de başa gelen çekiliyor. O kabulleniş insana güzel bir rahatlık veriyor. Bir de ben çocukluğumdan beri hep hayata güvenmişim.
◊ O ne demek?
Yani hayata kucak açmışım, o kucak açmanın bana getirisi olacağına çok inanmışım. E, olmuş da ama bir süre sonra bazı tökezlemeler yaşadıkça, düştükçe, kalktıkça hayata güvenimizi kaybetmeye başlıyoruz. Ben de son iki senedir o güvenimi yeniliyorum. Eskiden ‘Yaşasın gün başladı, bugün çok güzel bir şey olacak’ duygusuyla uyanırdım. Her sabah, yolda ne oldu da onu eskisi gibi hissedemiyorum diye düşündüğümde bunun hayata, evrene, hayatın karşımıza çıkardıklarına ve çıkaracaklarına duyduğum güvenle ilgili olduğunu fark ettim. O güvenimi, o saf ve çocuksu tarafımı tatlı tatlı geri çağırıyorum.
◊ O güveni tekrar kazandın mı?
Kızım 2.5 yıl önce dünyaya geldi, hayat bana yeniden kendim olabilmek, hayatı keşfedebilmek, çevreme bakıp ben ne yapıyorum, neredeyim diyebilmek için ikinci bir şans verdi. Tabii belli bir noktaya gelene kadar her şey o küçük, mucizevi canlıyla ilgili oluyor, sonra sana ihtiyacı azaldıkça, anneliği biraz becerebilmeye başladıkça yavaş yavaş tekrar kendine dönmeye başlıyorsun. ‘Ben kimdim’ diye geri dönüp baktığımda da o aradığım kişinin daha iyi bir versiyonuyla karşılaştım, ona sarıldım. Şu an kendisiyle aramız oldukça iyi.
Hayat bana yeniden kendim olabilmek, hayatı keşfedebilmek, ben ne yapıyorum demek için ikinci bir şans verdi
O ışık, umut hep içimde
◊ Çok güzelsin, çok yeteneklisin, çok iyi bir oyuncusun… Ama bir anda burada birçok şeye ara verdin ve Amerika’ya gittin. Orada başrolde bir film çektin, bu film festivalleri ve dünyayı dolaştı. Sonra sanki bir durdun. Amerika’da umduğunu bulamadın mı?
Umduğumdan çok daha fazlasını, çok da daha derin, zorlu bir kendini var etme hikâyesi buldum orada. Diğer türlüsü tüm sürece, hikâyeye ne büyük bir haksızlık! İşimle ilgili o dönemde hayatımda çok güzel gelişmeler oldu ve bir sonraki adımda bunu yapmak istiyorum gibi bir karar aldım. ‘Ben hayata güveniyorum ve açıyorum kendimi, kollarımı’ dedim ve o duyguyla gittim. Bu bir süreç benim için. Ama galiba bizim kültürümüzden gelen bir sabırsızlığımız da var.
◊ Her şey hemencecik olsun mu istiyoruz?
Evet, o zamanlarki gençlik halimle söyleyebilirim, tatlı bir cahil cesareti de var.
◊ Türkiye’deki oyuncular için sen aslında yurtdışına açılma konusunda bir umuttun.
Umuttun deme, umudum hâlâ (gülüyor). Fakat şu an başkası için değil, sadece kendim için o umut olmak önemli benim için. Benim içimde o ışık, heyecan ve o umut hep var. Ama dediğim hız treni hikâyesinde, aşağıya inmeler sırasında insan “Yok ya, bu böyle olmuyor, ben beceremiyorum” diyor. Hepimiz bence yeteneklerimizi, gücümüzü sorguluyoruz. Benim de öyle durumlar yaşadığım çok oldu fakat umut beni yörüngeme geri soktu. Ama bu “Hollywood’da bir Türk oyuncu” falan kadar yüzeysel ve bu kadar basit bir yerden de değil. Ben bunu şöyle görüyorum, bu bir hayat maratonu, bu maratonun içinde kariyerinde basamakları çıkmak da var; duraksamak, hatta bazen indiğini hissetmek de… Kariyerini bırakma noktasına gelmek de, bambaşka tutkular edinmek de, çocuk sahibi olmak da, kendini ona adamak da, kendini kaybedip yine bulmak da hepsi var. Benim mesleğime ve hayata yaklaşımım bir maraton koşucusu gibi. Ben kendimi uzun mesafe koşucusu olarak görüyorum. Ben hayatın her alanında tam bir maratoncuyum. O yüzden de daha dur ya… Koşuyoruz, bekle, yapacağız.
◊ Los Angeles’taki evini kapattın ve artık tamamen Türkiye’ye mi döndün?
Duruyor, kapamadım.
◊ Yeni projelerin var mı?
Var, çalışıyorum. Dijital bir platforma ‘Şahmaran’ dizisini çekiyoruz. İkinci sezon çekimleri devam ediyor. Şu an buradayım ve hoşuma giden bir rol ya da proje olduğunda da yapmaya açığım, burada veya dünyanın herhangi başka bir yerinde.
◊ Kızın Marisa 2.5 yaşında. Neden Marisa adını seçtiniz?
Ailenin isim seçeni ben oldum, köpeğimiz Kaju’ya da adını ben bulmuştum. Kızımız için de yurtdışında da rahat kullanılabilecek bir isim arıyorduk. Marisa ismini gördüm. Bana Marmaris’i çağrıştırdı. Pamir’le orada çok özel, değerli anılarımız var. Ama çocuğun adını Marmaris koyacak halimiz yok yani. Anlamı da denizden gelen demekmiş, kulağa da güzel geliyor. Bir de Gülcan ismi var. O da eşimin annesinin ismi, ben koymayı çok istedim.
◊ Anneliği nasıl anlatırsın?
Çok duygulanırım, kendi çocukluğumuzla ilişkimiz ve ona bakış açımız neyse çocuğumuza karşı öyle oluyoruz bence. O yüzden benim için kendi çocukluğumla ilişkimi tamir etmem çok kıymetli. Çünkü sanki orayı tamir ettikçe kendi çocuğuma daha faydalı olabilecekmişim gibi geliyor. Annelik ve babalık, hayatımızda ortaya çıkarmadığımız, belki çıkarmaktan korktuğumuz ya da belki hatırlamadığımız travmaların ortaya çıkmasına neden oluyor.
◊ Nasıl travmalar bunlar?
Travmadan kastım çocukluğumda yaşadığım büyük şeyler gibi bir şey değil. Çok basit, bence dünyaya gelmek bile, anne karnından çıkıp dünyayla, oksijenle buluşmak bile bir travma. Sonrası da hep travmayla geçiyor zaten. Sen anne-baba olarak çocuğunun yanında ona eşlik ediyorsun. Hiçbirimiz mükemmel değiliz, eksik kaldığımız yerler oluyor. Ben geri dönüp baktığımda çocukluğumda eksik olduğunu düşündüğüm yerleri, ‘Ah canım, hadi gel, şimdi elimi tut, buradan yürüyelim’ diye seviyorum.
“Bir dakika ya, susun da kendinize gelin” diyorum
◊ 40’a 1 kalmış…
Sayılara takılmayalım lütfen. Ben bunu unutuyorum. Sonra bir muhabbet sırasında bir arkadaşım mutlaka hatırlatıyor (gülüyor).
◊ İnsanların hayatında dönüm noktaları olur, sen hayatının nasıl bir dönemindesin?
20’li yaşların başındayken “Hayatımın geldiği bu dönemde birazcık daha sabırlı olmayı öğrendim” falan gibi cümleler kurardım. Bu yaştan o yaşlarıma baktığımda “Ah canım ya, daha çok küçüktün sen, niye öyle dedin ki” diyorum. Şimdi söylediklerim için de muhtemelen yıllar sonra böyle düşüneceğim ama şunu söyleyebilirim, karanlık tarafımı çok seviyorum artık.
◊ Karanlık tarafın mı var?
Herhalde, nasıl olmaz, var. Kimin yok ki? Karanlıktan kastım da aslında karanlıkta bıraktığımız, insanların görmesini istemediğimiz, kendimizi bile bazen onu görmekten alıkoyduğumuz yanlar. O taraflarımı çok sevmeye ve kucaklamaya başladım. Bununla birlikte mesela 8 yaşındaki Saadet’e bakıp ona şefkat gösteriyorum. Ona “Bu kötü, yanlış değil, bunu hissedebilirsin” diyorum çünkü o sırada kimse ona bunu söylememiş. Bazı normlar varmış, bir kız çocuğu böyle olmalıdır, bir çocuk bu yaşta böyle davranmalıdır falan diye. Ona bir yerde haksızlık yapıldığını hatırlıyorsam hikâyemde geri sarıp “Bir dakika ya, susun da kendinize gelin, sen doğru yapıyorsun, sen böyle devam et, siz de şöyle bir geri çekilin bakayım” diyorum. Bu insanın bir bütün olarak kendini kabul etmesine çok yardımcı oluyor. Bunun birazcık annelikle de bana geldiğini düşünüyorum.
◊ Karanlık taraflarını söylemeyi atladın…
Aslında karanlık ya da aydınlık diye ayırmayalım. Mesela kendimle ilgili şüphe duymuyorum, kendimden bir şeyi saklama ihtiyacı duymuyorum. Eskiden bir insanla yüzleşmekten bile çekinirdim, o yüzleşmeyi pat pat yaşamaktan imtina edip geri dururdum. Bunun yerine o insanla ilişkimi keserdim. Şimdi onu yapabildiğimi, daha cesur olduğumu görüyorum. Bu biraz kadın olmamla da ilgiliymiş. Kadınlığıma ve kendime bakışımın değiştiğini görüyorum.
Bu bakış dünyada da artık değişiyor, görüyoruz.
◊ “Çılgınlıkta sınırım yoktur” demişsin bir röportajında da. Nedir çılgınlıkların?
Evet, gerçekten çılgınlıkta sınırım yok. Orada kastettiğim sanırım hayata güvenmek. Çok güvendiğim için kendimi her ortamın içine sokabilirim, bundan gocunmam. Bence Amerika’ya bir anda gitmem, orada sıfırdan bir hayat kurmam bile çok büyük bir çılgınlık aslında. Çılgınlığı sadece ekstrem sporlar ya da fütursuz hareketlerden ibaret görmemek lazım.
◊ Eşin Pamir’le 11 yıl olmuş…
Oldu valla.
◊ 7 yıldır da evlisiniz… Peki aşk devam ediyor mu?
Aşk devam ediyor. Şöyle bir süreç; birlikte yükseliyorsun, birlikte düşüyorsun, bazen yollarda o tökezliyor, sen onu çekiyorsun, sen tökezliyorsun, o seni çekiyor. Böyle birlikte yürünen bir yol bu. Biz birbirimizin uzun yol arkadaşıyız. Ve aslında en büyük mesele orada iletişim kurabiliyor, hâlâ konuşabiliyor olmak ve o insana baktığında hâlâ onunla birlikte hayal kurabiliyor olabilmek.
◊ Peki çocuğun etkisi ne oluyor?
Başka görevler yüklenmeye başlıyorsun. Onu da bir dengeye oturtabilmek çok zor. Çünkü önceden sadece ikiniz vardınız ve birlikte bir macera yaşıyordunuz. Derken buna üçüncü bir kişi dahil oluyor. Yörüngeye o oturuyor. Bu sefer “Bir dakika ya biz neydik? İkimizin arasında ayrı bir direkt enerji akışı vardı. Bunu tekrar nasıl kurabiliriz” demeye başlıyorsun. O noktalarda da işte iletişim, konuşabilmek ve birbirini hâlâ anlayabilmek çok önemli.
◊ Çocuk tutkuyu öldürür, aşkın ömrü 3 yıldır falan sözler vardır… Sence?
Tutku devam ediyor (gülüyor). Birbirimizden işlerimiz sebebiyle uzun süreler ayrı kaldığımız için bir araya geldiğimizde o tutkuyu yeniden hissedebiliyoruz. Bu ilişkiyi çok zinde tutuyor. Her ne kadar son pandemi sürecinde 2 yılı bir arada geçirmiş olsak da… Ama ‘aşk öyle olursa devam etmez’, ‘böyle olursa devam eder’ falan deniyor ya zaten herkesin aşk tanımı da birbirinden farklı.
◊ Sende ne bu tanım?
O insana baktığında onun hâlâ senin hayallerinin içinde olabilmesi. Hâlâ ona sıkıca sarılmak, dokunmak istemek. Birlikte çok eğlenebilmek. Arabada uzun yolda giderken önde yan yana sessizce otururken hâlâ içinde o huzuru hissetmek, hâlâ yolda birlikte dinlediğin müzikten keyif almak, hâlâ
bir an ona dokunmak istemek, hâlâ birlikte gülebilmek. Benim için aşk bu demek galiba. Ben bizim Pamir’le karşılaşmamızı aslında tanımlasam sana…
◊ Tabii…
İki gezegenin çarpışması gibi bir şeydi. Doğru yer, doğru zaman, doğru hisler, doğru kişi ve böyle pat diye birbirimizi bulduk ve acayip bir uyumlanma yaşadık. Evrenin oluşmasını sağlayan büyük patlama gibi düşün. O patlamayla önce evren oluşuyor, büyüyor büyüyor sonra dünya oluşuyor. Dünyada büyük yangınlar, seller oluyor, göktaşları düşüyor, sonra hiç olmayacak dediğin ihtimaller bir araya geliyor ve mucizevi bir şekilde Yaşam oluşuyor. Sonra yaşam türleri gittikçe gelişiyor, daha komplike hale geliyor. Bütün o oluşumlar başka dengesizlikler doğurma potansiyeli taşıyor içinde ama yine de bu süreçte tüm çalkantılara rağmen başka türlü bir denge gerçekleşiyor. Benim için aşk tam olarak bir doğa olayı gibi, kontrol edilemez, kaotik gibi görünüyor fakat kendi içinde çok etkileyici bir düzeni ve dengesi var.
Mehmet Dinçerler: Bana ve Aileme Saygı Rica Ediyorum
Kuşkusuz son dönemlerin en çok konuşulan isimlerinden biri olan Mehmet Dinçerler, Hadise’ye psikolojik baskı uyguladığı yönündeki iddialara sosyal medya hesabından yanıt verdi. Evliliği sonlandırmanın ortak kararları olduğunu söyleyen Dinçerler “Bana ve aileme saygı rica ediyorum” diyerek sözlerini noktaladı. İşte Mehmet Dinçerler’in o açıklaması;
Mehmet Dinçerler’in Kadınlar Hakkındaki Söylemleri Tepki Yarattı!
Hadise’ye baskı yaptığı yönünde söylentiler olan Mehmet Dinçerler eski attığı tweetlerle herkesin ağzını açık bıraktı. Kadınlar hakkında oldukça çirkin ithamlarda bulunan Dinçerler’in bu söylemleri kendisine yakıştırılmazken sosyal medya kullanıcıları “Gerçek yüzü ortaya çıktı” yorumlarında bulundu.
Tweetlerin ortaya çıkmasından sonra bu paylaşımları silen ancak yine de tepkilerden kurtulamayan Dinçerler ise Twitter hesabını kapatmıştı.
Mehmet Dinçerler Hadise’ye Psikolojik Baskı Mı Uyguladı?
Hadise ile Mehmet Dinçerler, 30 Nisan’da Çırağan Sarayı’nda aile arasında düzenlenen bir törenle evlenmişti. Hadise’nin son günlerde 3 milyon lira değerindeki evlilik yüzüğünü takmaması, konserinde ağlaması ve eşinin doğum gününü kutlamaması, Dinçerler’in de alyansını çıkarması boşanacakları yönünde söylemlere sebep olmuştu. Eşini sosyal medyada takip etmeyi bırakan ve fotoğraflarını silen Hadise, yaptığı açıklamayla boşanacaklarını doğruladı. Ünlü popçu, evliliğini resmi olarak noktalamak için de Beykoz Aile Mahkemesi’ne başvurdu.
Dinçerler’in şarkıcı Hadise’nin sanat hayatına yönelik kıskançlıktan doğan kısıtlamalarda bulunmaya başladığı belirtilerek ”Bu davranışlar zaman içerisinde psikolojik baskı boyutuna ulaşmıştır. Bu psikolojik baskılar müvekkilim Hadise’yi oldukça yıpratmış ve sadece kişisel hayatını değil, kamuoyuna yansıdığı üzere sanat hayatını da etkileyecek boyuta varmıştır” denildi. Hadise ve Mehmet Dinçerler’in arasındaki uyumsuzluklar kendini belli etmeye başladığında ayrı yaşamaya başladıkları ve evlilikleri fiilen son bulduğu belirtilen dilekçede, ”Tarafların bundan böyle birlikte yaşamaları mümkün değildir” denildi.
Mehmet Dinçerler’in Hadise’nin sanat hayatını kısıtlamaya yönelik tutum ve davranışlarda bulunduğunu dava dilekçesinde anlatan Hakan Öncel, “Mehmet Dinçerler’in bu davranışları, zaman içerisinde psikolojik baskı boyutuna ulaşmıştır. Bu psikolojik baskılar müvekkili oldukça yıpratmış, sadece kişisel hayatını değil, kamuoyuna yansıdığı üzere sanat hayatını da etkileyecek boyuta varmıştır” dedi.
Mehmet Dinçerler’in Kerimcan Durmaz’la İfşaları Ortaya Çıktı!
Söz konusu görüntüde Mehmet Dinçerler ile Kerimcan Durmaz’ın bir eğlence mekanında samimi şekilde eğlendiği anlar göze çarpıyor. Bir karede ise Mehmet Dinçer ile Kerimcan Durmaz’ın öpüştüğü iddia edildi.
Mehmet Dinçerler: Bana ve Aileme Saygı Rica Ediyorum
Dinçerler sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı;

“Çok özel ve hassas olan bu konuda sessiz kalmak en doğrusu olur diye düşünmüştüm. Gelinen durumda ise, yapılan yakıştırmaları görünce susmanın şahsıma, aileme ve özellikle çok emek verdiğim son 1 seneme haksızlık olacağını düşünüyorum.
Karşılıklı olarak çok değer vererek başladığımız ilişkimiz son bulmuş olsa da, ilişkimiz süresince Hadise’nin sanat hayatını belki de en çok destekleyen kişi oldum. Konserlerini ailem dahil en önden gururla izlediğime ve başarılarıyla da kendisiyle onur duyduğuma herkes şahit olmuşken, bugün öne sürülen iddiaları şaşkınlıkla karşılıyorum. Evliliğimizi sonlandırmak ortak görüşümüz doğrultusunda olup, tek isteğim süreci herkes için en hayırlı olacak şekilde saygı çerçevesinde bitirmektir. Başka hiçbir talep ve isteğim olmamıştır. Kendi dünyama dönmek adına herkesten bana ve aileme saygı rica ediyorum. Sevgiler…”
Deniz Bulutsuz Ozan Güven Sorularını Yanıtlamadı
Önceki gün Beyoğlu’nda objektiflere yansıyan Deniz Bulutsuz, kendisine şiddet uyguladığını ifade ederek dava açtığı eski sevgilisi Ozan Güven soruları karşısında dona kaldı. Deniz Bulutsuz Ozan Güven sorularını yanıtlamadı. İşte detaylar;
“Ozan Beni Öldürecek” Diye Ağlıyordu’
Duruşmada ilk olarak Deniz Bulutsuz’un iş ortağı Erdem Oraylı tanık olarak şunları söyledi; “O gün kutlama yemeğine gittik. Keyifli bir geceydi. Gözüme takılan tek şey Ozan Güven’in ara sıra birlikte çalıştığım fotoğrafçı için, ‘Avucumun içiyle tokatlayasım geliyor’ dediğiydi. Yemek dönüşü beni eve bırakıp sonra uğrayacağım dediler. Yattım uyudum. Saat 03.00- 04.00 arası Deniz beni aradı. Sesi titriyordu. Ozan’la tartıştık dedi. Yanıma gelmek istedi. 20 dakika sonra Ozan Güven’in şoförü Hasan, Deniz Bulutsuz’u yalın ayak vaziyette yanıma getirdi. Deniz’in sweatshirtün yakası açıktı ve boyun bölgesi kan içindeydi. Gözü şiş ve kan oturmuştu. Çenesi yarıktı. ‘Hasan ne oldu’ diye sordum, bir şey demedi. Deniz, ‘Ozan beni öldürecek’ diye titreyip ağlıyordu. ‘Hastaneye gidelim’ dedim. Bir şok durumu vardı. Sabaha kadar konunun üzerinden geçip şoku atlatmaya çalıştık”
Tanıkların İfadesi Birbirini Tutmuyor
Deniz Bulutsuz’un avukatı Hakan Şimşek, Ramazan Çelik’e Bulutsuz’un dizlerindeki morlukların bulunduğu fotoğrafları göstererek “Bu morluklar ciddi yaralanmalardır. Neden sormadınız” dedi. Çelik de sorma ihtiyacı duymadığını belirtirken, diğer tanık Erdem Oraylı ise dizlerde morluk olmadığını söyledi. Ozan Güven’in evinin güvenlik görevlisi Murat Canbulat ise “Hiçbir gürültü patırtı duymadım” dedi.
“Sesimi Duymamak İmkansız”
Güvenlik görevlisinin ifadesine karşılık Deniz Bulutsuz, “Kabul etmiyorum kimse çıkıp ‘Şoförü çağır’ demedi. Evden ben kendim çıktım. Kulübenin bulunduğu yerden sesimi duymamak imkansızdır” dedi.
Abajur Yok…
Hakim tanıkların dinlenmesinin ardından geçen celse hazır edilmesini talep ettiği abajuru sordu. Ozan Güven’in avukatı “Müvekkilim taşındı ve abajura ulaşamadığımız için getiremedik. Temin ettiğimiz takdirde getireceğiz” dedi.
Mahkeme, şoförün tanık olarak dinlenmesine, Deniz Bulutsuz’un raporlarına ve yara izinin kalıcılığının tespit edilmesini karar vererek duruşmayı erteledi. Duruşmanın yeniden görüleceği tarih ise henüz bilinmiyor.
Deniz Bulutsuz Ozan Güven Sorularını Yanıtlamadı
Güven ile mahkeme süreci devam eden Bulutsuz, önceki akşam Beyoğlu’nda görüntülendi.

Karşısında bir anda muhabirleri gören Deniz Bulutsuz, neye uğradığını şaşırdı. Bulutsuz, basın mensuplarının Ozan Güven ile alakalı soruları karşısında çıktığı mekana geri girdi.


