Ana Sayfa Blog Sayfa 818

Simge: “Retro Bize Vurmaz”…

Sahnesinde ağırladığı sanatçılarla, eşsiz lezzetleri ve boğaz manzarasıyla yılın popüler mekanı seçilen Jolly Joker Private, muhteşem sesi ve performansıyla ışıldayan ünlü şarkıcı Simge’ yi sahnesinde ağırladı. Unutulmaz geceye ait eşsiz Detaylar aberimizde…

Rekor Yine Simge ‘de!…

Simge: “Retro Bize Vurmaz”

CVK Park Bosphorus Hotel’ in teras katında yer alan, tüm detayları özenle düşünülen ve tasarlanan Jolly Joker Private’ ta giydiği kırmızı elbise ile göz dolduran güzel şarkıcı Simge, “Yine yeni bir merkür retrosuna girmişiz. Ama retro bize vurmaz. Bu gece şarkıların, sözlerin büyüsünde hep birlikte güzel bir gece yaşayacağız” dediği konserinde seyircilerine unutulmayacak bir gece yaşattı. Simge’yi dinlemeye gelenler arasında Murat Dalkılıç, Sezer Çakır, Kerimcan Durmaz ve Samet Laçina gibi birbirinden ünlü isimler de vardı…

Simge 2022′ yi Sürprizleriyle Karşılıyor!…

Boğazın eşsiz manzarasında yeni ambiyansında yemek ve müzik ziyafetini bir arada sunan Jolly Joker Private, birçok ünlü ismi ağırlamaya ve adından söz ettirmeye devam edecek.

Simge Sağın kimdir?

Murat Dalkılıç kimdir?

Afra Saraçoğlu: Sahne Başka Bir Şeymiş

Annesi’nin Özcan Deniz’e mesaj atmasıyla keşfedilen Afra Saraçoğlu ekranların ardından “Timsah Ateşi” oyunu ile tiyatro sahnesine adım atmıştı. Dün Nişantaşı sokaklarında görüntülenen Afra Saraçoğlu sahne başka bir şeymiş açıklamasını yaptı. İşte Afra Saraçoğlu’nun o açıklamaları;

Oyunun Promiyerine Ünlüler Akın Etti

Yapımcılığını Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu ve Piu Entertainment’ın üstlendiği, Meghan Tyler tarafından kaleme alınan ve yönetmenliğini Mehmet Ergen’in üstlendiği “Timsah Ateşi”, Zorlu PSM’de prömiyer yaptı. Funda Eryiğit, Hazar Ergüçlü, Kubilay Tunçer ve Okan Demirok’un başrollerini paylaştığı oyunun prömiyerine ünlü isimler katıldı.

Organizasyona, SAKM Genel Sanat Yönetmeni Kerem Alışık, Yıldız Kültür, Serpil Temur, Hatice Aslan, Devrim Nas, Teoman, Özlem Öçalmaz, Hande Doğandemir, Cansel Elçin, Kevork Türker, Afra Saraçoğlu, Mert Yazıcıoğlu, Kubilay Aka, Onur Ünlü, Hazal Kaya, Ali Atay, Serkan Keskin, Selin Şekerci, Fatih Artman, Berkun Oya, Yağız Can Konyalı, Selen Domaç katılmıştı. Oyun ilk göstermiyle tüm dikkatleri üzerine toplamıştı.

Yeni Projeleri Değerlendiriyor

Oyuncu Afra Saraçoğlu, geçtiğimiz gün Nişantaşı sokaklarında görüntülendi. Bir mekanda menajeriyle buluştuğunu söyleyen Saraçoğlu, “Yeni projeleri değerlendiriyoruz ama bugünkü görüşmemiz iş için değildi, kahve içtik.” dedi.

Afra Saraçoğlu’na Sosyal Medyadan Övgü Dolu Mesajlar Yağdı!

Ünlü Oyuncu Heyecanını Paylaştı

Rol aldığı ‘Timsah Ateşi’ tiyatro oyunundan bahseden Saraçoğlu, “Tiyatro oyunumuz güzel gidiyor. 20’sinde turnemiz var. Antalya’ya gidiyoruz. Tiyatro sahnesinde olmaktan keyif alıyorum.” ifadelerini kullandı.

Afra Saraçoğlu: Sahne Başka Bir Şeymiş

24 yaşındaki oyuncu, muhabirlerin “Sizin için tiyatro mu yoksa televizyon mu daha değerli?” şeklindeki sorusuna “İkisi de gerçekten çok farklı şeyler. İkisinin de güzel yönleri var ama sahnede olmak çok başka bir şeymiş. Bunu deneyimlemek benim için büyük bir gurur oldu.” yanıtını verdi.

Afra Saraçoğlu Kimdir?

Batuhan Karacakaya’nın Olay Yaratan Netflix Açıklaması

“Aşk-ı Memnu” dizisinin ardından geçtiğimiz sene katıldığı Survivor yarışmasıyla yıldızı yeniden parlayan Karacakaya son günlerin en çok konuşulan isimlerinden biri. Geçtiğimiz günlerde Batuhan Karacakaya’nın olay yaratan Netflix açıklaması gelmişti. O açıklama hala sosyal medyada tartışma konusu. İşte Karacakaya’nın o açıklaması;

Batuhan Karacakaya, “Herkes orada benim bacım sevgili bulmaya gitmiyorum.”

Batuhan Karacakaya Kimdir?

Sevilen oyuncunun bu görüntüleri hayranları tarafından kısa zaman içinde binlerce kez paylaşılarak sosyal medya gündeminin zirvesine oturdu. Sevenleri tarafından TT listelerine giren Batuhan Karacakaya, en güçlü şampiyonluk adaylarından biri olarak gösterilmişti.

Batuhan Karacakaya, Bi Başka Youtube kanalında Melis Güvenç’in sorularını yanıtladı. Kariyerine hem mimar hem de oyuncu olarak devam edeceğini anlatan genç oyuncu gelen dizi tekliflerini kolay kolay kabul etmeyeceğini söyledi. Karacakaya “Her projeye evet diyen biri değilim. Komedi oynayamam. Bana gitmez çünkü bir ağırlığım var. Kendimi bir yere konumlandırıyorum ama orası komedi değil” dedi.

Batuhan Karacakaya’nın Olay Yaratan Netflix Açıklaması

“Netflix’te bir dizi izlerken bir anda çok açık bir sahneyle karşılaşmaktan sıkılıyorum. Muhafazakar bir aileyim. Salonda Netflix izlerken annem geçerken saçma sapan bir sahnenin olmasını izlememi görmesinden geriliyorum. Bazı dizileri salonda rahat izleyemiyorum. RTÜK bu kadar katı olmamalı ama cıvkını çıkaranlar da var.”

Batuhan Karacakaya’ nın İlk Görüntüleri Sosyal Medyayı Salladı!…

Sosyal Medyada Tepki Yağdı

Sosyal medya platformu Twitter’da Karacakaya’nın dizler hakkındaki sözleri tepki topladı. Pek çok kullanıcı “O zaman ailen Aşk-ı Memnu’da oynamayana nasıl izin verdi?” ya da “İzleme o zaman” gibi yorumlarda bulundu.

Batuhan Karacakaya Kimdir?

Şeyma Subaşı’nın Filtresiz Pozları Gündem Oldu

Mohammed Alsaloussi ile yaşadığı aşkla uzun süredir gündemde olan Subaşı şimdilerde Tulum’da tatiline devam ediyor. Sosyal medya hesabından paylaşım yapmayı da ihmal etmeyen Şeyma Subaşı filtresiz pozlarıyla gündem oldu. İşte o karelerden bazıları;

Şeyma Subaşı: Türkiye’de Yaşamayı Düşünmüyorum

Bir ay sonra Miami’ye taşınacağını dile getiren Şeyma Subaşı, kızı Melisa’nın İstanbul’da okuyacağını ve bu nedenle onu görmek için her ay Miami ve İstanbul arasında mekik dokuyacağını söyledi. Subaşı, bu yıl Melisa’yı Miami’ye götüremeyeceğini ancak gelecek yıl götürebileceğini de sözlerine ekledi.

Şeyma Subaşı Kimdir?

Sevgilisi Mohammed Elsaloussi’nin gittikleri her ülkede ev almak istediğini söyleyen Subaşı, Türkiye’de yaşamayı düşünmediğini açıkladı. Elsaloussi’nin İstanbul’u çok sevdiği için burada da bir ev alabileceklerini söyleyen Subaşı, böylece Miami’den İstanbul’a geldiklerinde birlikte yaşayabileceklerini de ifade etti.

Şeyma Subaşı Aşka Geldi

Acun Ilıcalı ve Şeyma Subaşı NBA Maçında Pişti Oldu

Eski karı-koca aynı maçtan ayrı ayrı paylaşımlar yapınca bu durum sosyal medyada fark edilip gündem oldu.

Mısırlı sevgilisi Mohammed Alsaloussi ile olan ilişkisiyle sık sık gündeme gelen Şeyma Subaşı, Amerikan Basketbol Ligi’nde (NBA) Miami Heat ile Indiana Pacers arasında oynanan müsakabayı yerinde takip etti.

Acun Ilıcalı Kimdir?

Şeyma Subaşı’nın Filtresiz Pozları Gündem Oldu

Türkiye’yi terk eden uzun süredir Miami’de yaşayan Şeyma Subaşı, soluğu Meksika’nın dünyaca ünlü turizm merkezi Tulum’da aldı. Sosyal medya hesabından fotoğraf paylaşan ünlü fenomen ilk kez filtresiz fotoğraf payalaştı.

Tulum plajlarında bikinili pozlar veren Şeyma Subaşı o kareleri ‘Filtresiz’ notuyla Instagram’dan paylaşan Subaşı’nın paylaşımına çok sayıda yorum ve beğeni geldi.

Sahilde yeşil gömleği ve bikinisiyle objektiflere poz veren ünlü fenomen, paylaşımına; “Hangisini daha çok sevdiğime karar veremedim… O yüzden hepsini yayınlamaya karar verdim” notunu düştü.

Acun Ilıcalı: Devrim Gibi Projem Var

Özel hayatı ve iş porejeleriyle gündemden düşmeyen Acun Ilıcalı geçtiğimiz gün yeni açıklamalar yaptı. Gelecekteki planlarını anlatan Acun Ilıcalı “Devrim gibi projem var” dedi. İşte Ilıcalı’nın o açıklamaları;

Acun Ilıcalı Şeyma Subaşı’nın Kardeşiyle Mi Çalışacak?

Ilıcalı’nın tatillerinde ve yurt dışı gezilerinde sık sık görüntülenen Kübra Açıl ile ilgili çarpıcı bir iddia ortaya atıldı.

İddiaya göre; Survivor Panorama ve Ekstra kadrolarına Survivor 2021’de yarışan Hanzade Ofluoğlu ve Şeyma Subaşı’nın kız kardeşi Kübra Açıl dahil oldu. Yorumcu kadrosuna geçtiğimiz sezon yarışan isimlerden bir ismin de ilerleyen haftalarda dahil olması bekleniyor.

Kübra Açıl ve Acun Ilıcalı henüz bu iddialarla ilgili bir açıklama yapmasa da Kübra Açıl’ın Dominik paylaşımı iddiaları güçlendirdi.

Acun Ilıcalı’dan Özel Hayat Açıklaması

Ünlü medya patronu Acun Ilıcalı, DailyMail’e verdiği röportaj sırasında iş hayatından özel hayatına dair her soruya yanıt verdi. Ayça Çağla Altunkaya ile aşk yaşayan Ilıcalı özel hayatına dair ilk kez bu kadar açık konuştu.

“Kişisel hayatım iki veya üç sezonluk bir pembe dizi olabilir” diyen Ilıcalı açıklamasının devamında “Özel hayatım biraz ilginç olduğu için Türkiye’de 10 yıl üst üste en çok haberlerde yer alan kişi benim” ifadelerini kullandı.

Acun Ilıcalı açıklamasının devamında ise şunları söyledi: “20 yaşında evlendim. 21 yaşında baba oldum. 22 yaşında ailemi trafik kazasında kaybettim. Kızım arabanın içindeydi. 15 kırık kemikle hayatta kaldı.

Acun Ilıcalı Anneler Günü Paylaşımıyla Yürekleri Dağladı

23 yaşımdayken bir motosiklet kazası geçirdim ve arkadaşım yanımda vefat etti. 24 yaşımdayken iflas ettim ve bir işim yoktu. Hayattaki her olumsuzluğu yaşadım.”

Acun Ilıcalı: Devrim Gibi Projem Var

Hedefinin Premier Lig olduğunu belirten Ilıcalı, futbol tarihinde görülmemiş bir projesi olduğunu belirterek, “Amacımız ilk 6’ya oynamak olacak. Hull City’nin Leicester City’den eksik bir yanı olduğunu düşünmüyorum” dedi.

Uluslararası turnuvalarda İngiltere’yi desteklediğini söyleyerek söze başlayan Acun Ilıcalı’nın açıklamaları şu şekilde:

“1990 Dünya Kupası’nda İngiltere’nin başarısını çok iyi hatırlıyorum. Gascoigne ve Lineker’li kadro… O dönemki marşı bile ezbere biliyorum. İngiliz futboluna her zaman ayrı bir sevgim oldu. Bir takım sahibi olmak benim hayalimdi. Maddi imkanım oluşunca İngiltere’den takım almaya karar verdim. İngiliz futbolunun damarlarımdaki kana karışmasını istiyordum. Başarının bir yılda geleceğini söyleyemem ama gelecek sezondan itibaren yüksek bir konsantrasyonla Premier Lig’e yükseleceğimizi düşünüyorum. İlk hedefimiz bu. Premier Lig’e çıkarsak düşmeye aday takımlardan olmayacağız. Amacımız ilk 6’ya oynamak olacak. Hull City’nin Leicester City’den eksik bir yanı olduğunu düşünmüyorum. Leicester’ın geçtiğimiz yıllardaki performansını takdir ediyorum. Bir sonraki Leicester City olmaya adayız. Hull City olarak kupalar kazanma potansiyeline sahibiz. Bu yüzden insanların mutlu olmasını istiyorum. Bir yılda olabilecek birşey değil ancak gelecek sezon itibariyle Premier Lig’e odaklanabiliriz. Bu, bizim ilk hedefimiz. Buraya para kazanmak için gelmedim. Planlarımda ‘Ne kadar kazanırım’ diye bir şey yok. Premier Lig’e çıkmak için en pahalı değil ama en doğru transferleri yapacağız. Taraftarlar da Premier Lig’e geri dönmek istiyorsa hep birlikte çalışacağız. Taraftarlar kulübün önemli bir parçası. Taraftarları da oyuna dahil edecek, futbol tarihinde örneği görülmemiş bir devrimin hayalini kuruyorum. Bu planı şimdilik saklı tutmak isterim.”

Edis: Dünya Starı Olmayı İsterim

Son yılların başarılı şarkıcılarından olan Edis hem konser performanslarıyla, hem de çektiği kliplerle dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Pandemiden önce bir yurt dışı porjesi olduğu bilinenen ancak sonra projeyi askıya almak zorunda kalan Edis “Dünya starı olmayı isterim” dedi. İşte detaylar;

Dünyaya Açılacaktı

Bugüne dek ülkemizi yurtdışında başarıyla temsil eden çok az kişi oldu. En aşina olduğumuz isim ise tabi ki de kuşkusuz Tarkan. Daha çok genç yaşında Megastar ünvanını kazanan ünlü şarkıcının ardından adından dünya çapında bu kadar söz ettiren bir isim olmadı. Edis çıkış yaptığı günden beri sahne performanslarıyla yurtdışındaki sanatçılara yakın bulunuyor ve fırsat verilirse önünün açık olacağı düşünülüyor.

Polemiğe Girmedi

Geçtiğimiz gün Nişantaşı’nda objektiflere yakalanan Edis muhabirlerle ayaküstü sohbet etti. Meslektaşı Hande Yener’in kendisi için söylediği “Tarkan’ın yerini aldı” şeklindeki sözlerin hatırlatılması üzerine polemiğe girmekten kaçındığını belirtti.

Ünlü popçu, “Hande’yi severim, bunların hepsi eğlence, bunun içinde başka bir şey katmak istemem. Kimsenin hakkında negatif konuşmak istemiyorum” dedi.

Edis Sahneden Rüzgar Gibi Gecti…

Edis: Dünya Starı Olmayı İsterim

Bir süredir yabancı albüm için Londra ve Amerika’ya giderek çalışmalar yaptığı bilinen Edis, “Dünya starı olmayı istiyor musunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi;

“İnşallah dünya starı da olurum. Amacımız dünya starı olmak değil, dünya müziğine girmek. ‘Starlık’ deyince, böyle parıltılı ve içi boş gibi gözüküyor. Bu yüzden anlaşma imzaladık, bu yüzden çabalıyorum üç senedir. Herkes hırslıdır, ben de öyleyim. Elimde böyle bir kart var, neden oynamayayım?”

Edis Görgülü kimdir?

Cemre Baysel ve Aytaç Şaşmaz Yılın En İyi Çifti!

Kanal D ekranlarında yayımlanan “Baht Oyunu” dizisinde tanışan Cemre Baysel ve Aytaç Şaşmaz arasındaki dostluk aşka dönüşmüştü. Birlikteliklerine mutlu bir şekilde devam eden Cemre Baysel ve Aytaç Şaşmaz yılın en iyi çifti seçildi. İşte konuyla ilgili detaylar;

Uyumları Çok Beğenildi

Bu yazın en sevilen dizileri arasına girmeyi başaran “Baht Oyunu” şüphesiz ki başrolleri sayesinde bu kadar çok çekildi. Başrollerini Aytaç Şaşmaz ve Cemre Baysel’in canlandırdığı dizide ekibin ne kadar eğlendiğini ekrandan görmek mümkün. Ekipçe uyumun yanı sıra başrollerin birbilerine uyumu da oldukça beğeniliyor hatta Baysel ve Şaşmaz birbirine çok yakıştırılıyordu ki çok geçmeden dizi aşkı gerçeğe dönüştü.

Aytaç Şaşmaz-Cemre Baysel: 40 Yıldır Tanışıyor Gibiyiz

“İyi Ki”

Cemre Baysel ve Aytaç Şaşmaz arasındaki arkadaşlığın aşka dönüştüğü yönündeki iddialar gündeme bomba gibi düşmüştü. Uzun bir süre boyunca ilişki iddialarını sessizlikle karşılayan ikili geçtiğimiz gün sosyal meydadan ilanı aşk etti. Birlikte sette çekildikleri bir fotoğrafı yayımlayan ikili fotoğrafa “İyi ki” notunu düşerek aşk iddialarını da yanıtlamış oldu. Aytaç Şaşmaz’ın, sevgilisi Cemre Baysel’i alnına etiketlemesi de dikkatlerden kaçmadı.

Cemre Baysel ve Aytaç Şaşmaz Yılın En İyi Çifti!

Geçtiğimiz haftalarda KizlarSoruyor platformu tarafından bu yıl 6’ncısı düzenlenen “Yılın En’leri” anketinde sonuçlar belli oldu.

410 bini aşkın oyun kullanıldığı ankette Cemre Baysel ve Aytaç Şaşmaz “yılın en iyi dizi çifti” seçildi. “Baht Oyunu” dizisindeki aşkları gerçeğe dönüşen iki oyuncu, ankette Hande Erçel-Kerem Bürsin ve Ayça Ayşin Turan-Alp Navruz çiftlerini geride bıraktı.

Cemre Baysel ve Aytaç Şaşmaz, kendilerine oy veren sevenlerine teşekkür etti. İlişkilerini artık gözlerden uzak yaşamayan çiftin birbirleriyle yaptıkları eğlenceli paylaşımlar da hayranları tarafından çok seviliyor.

Aytaç Şaşmaz kimdir?

Cem Belevi ve İrem Derici Cephesinde Yeni Gelişe

Aralarında çıkan ilişki iddialarını reddeden Belevi ve Derici’nin herkesden gizli aşk yaşadığı hatta Belevi’nin Derici’yi aldattığı ve bu nedenle güzel şarkıcının Belevi’yi takipten çıktığı söylenmişti. Cem Belevi ve İrem Derici cephesinde yeni gelişme yaşandı işte detaylar;

İrem Derici Aldatıldı Mı?

Derici ve Belevi aşk iddiaları karşısında her ne kadar arkadaş olduklarını söyleselerde ne magazin dünyasını ne de sevenlerini inandıramadılar. Daha önce bu kadar sıkı görüşmeyen ikilinin son birkaç aydır neredeyse her davete birlikte katılmaları ve sık sık birlikte paylaşım yapmaları ikilinin aşklarını gizlemek istedikleri iddialarını gündeme getirmişti.

İrem Derici’den Seksi Doğum Günü Dansı…

Sadece arkadaş olduklarını söyleyen Cem Belevş ve İrem Derici cehpesinde flaş bir gelişme yaşandı. Yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen ikili geçtiğimiz gün birbirini takipten çıktı. Bu durum Belevi’nin Derici’yi aldattığı iddialarını da beraberinde getirdi.

Cem Belevi kimdir?

“İrem Ne Dese Tatlı Oluyor”

Geçtiğimiz akşam Cihangir’deki Geyik adlı mekandan çıkan şarkıcı, konuyla ilgili şöyle konuşmuştu;

“Özel hayatımla ilgili pek konuşmayı sevmiyorum. İrem çok tatlı bir insan olduğu için ne dese tatlı oluyor. Onun tatlılığına bırakıyorum ben bunu. Ben işimle gücümle zaten ilgileniyorum, böyle şeyleri konuşmayı tercih etmiyorum.”

Cem Belevi ve İrem Derici Cephesinde Yeni Gelişe

Cem Belevi’nin açıklaması İrem Derici’nin kalbini yumuşatmışa benziyor ki ikili dün birbirlerini yeniden takip etmeye başladı. Ancak ikilinin dostluklarına mı yoksa aşklarına mı şans verdikleri bilinmiyor…

Gülşen Sahne Kıyafetiyle Yine Büyüledi

Son dönemlerde ünlü kadın sanatçıların sahnede giydiği kostümler eleştiri konusu haline gelmiş durumda. Daha önce para karşılığı bir kadınla otelde birlikte olmak için bulışup onu darp eden İzzet Yıldızhan gibi isimlerde kadın sanatçıların kıyafetlerine eleştirisini dile getirmişti… Gülşen ise her şeye ve tüm eleştirilere inat kendinden ödün vermeyerek, dik duruşuyla herkesi kendine hayran bırakıyor! Gülşen Sahne kıyafetiyle yine büyüledi.

Gülşen Tepkisini Göstermişti

Daha önce giydiği transparan pantolonla eleştiri yağmuruna tutulan ünlü şarkıcı şu açıklamayı yapmıştı;

Gülşen, “Son konserimde, dilediğimi giyme özgürlüğümü kullanarak seçtiğim kıyafet, bir çok farklı ama en mühimi özgürlük alanına, tercihlere olan saygı sınırlarını aşan türden yorumları duymama sebep oldu. Sizler için çok küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum. Ne giydiğime, ne düşündüğüme, nasıl yaşamak ve var olmak istediğime sadece ama sadece kendim karar verebilirim. Tıpkı sizlerin de hayatlarında olduğu ya da olması gerektiği gibi. Bir toplumu oluşturan bütün parçaların, her görüşten, her inançtan olan tüm insanların, birbirlerine zarar vermeden, dilediği şekilde bir arada barış içinde yaşamasıdır bütün hikaye…” diye yazdı.

Gülşen kimdir?

Paylaşımının devamında ise Gülşen, “Bugün toplum olarak geldiğimiz noktada bunu hatırlatmak durumunda kalmış olmak inanılmaz iç acıtıcı. Ama ben bilhassa, bana kalbi ve aklıyla eşlik edenlere, umut diyenlere, nefes kabul edenlere sımsıkı sarılıyorum ve teşekkür ediyorum. Öyle hayat doluyuz ki yok ettiklerini düşündükçe kök salıyoruz” dedi.

Gülşen Dik Duruşuyla Herkesi Kendine Hayran Bırakıyor! Sahne Kıyafetiyle Yine Büyüledi

Son sahnesinde transparan bir elbise tercih eden Gülşen’in tüm eleştirilere rağmen kendinden ödün vermemesi hayranlarının desteğini arttırıyor.

Dün akşam Sarıyer’de konse veren Gülşen şarkı ve dans şovlarıyla büyük beğeni topladı.

Hande Yener’den Gülşen’e Destek

Sahneye New Arrivals imzalı transparan bir elbiseyle çıkan Gülşen, kıyafet konusundaki iddiasını sürdürdü. Gece boyunca hit olmuş şarkılarını seslendiren sanatçı, alkışlar eşliğinde sahneden indi.

Sosyal Medya Yine İkiye Bölündü

Gülşen’in transparan kıyafeti sosyal medyayı yine ikiye böldü. Bazı takipçileri ‘bu kadarı fazla’ derken bazı takipçileri ise ‘tarzını çok beğendim’ şeklinde yorum yaptı.

Gülşen’in kıyafet seçini ‘Sahneye külotla çıkıyorlar’ diyen İzzet Yıldızhan’a da cevap olarak yorumlandı.

Son üç senedir ülkemizdeki sahne performansları dans şovları, ışık oyunları ve kostüm çeşitliliğiyle yurtdışındaki performansları aratmazken kadın şarkıcıların giydiği kıyafetler sık sık eleştiriliyor. Sosyal medyada ise benzer kıyafeti Beyonce gibi isimler giyince hayran olanlar, Gülşen, İrem Derici, Hande Yener, Hadise gibi isimleri adeta topa tutulduğuna dair tartışmalar alevlenmiş durumda. Bir kesim eleştirirken bir kesim de olayın neden hala olayın kıyafet değil şov olduğunun gözden kaçmasına ayrıca kadınların istediğini giymekte özgür olduğuna karşı tepki göstermekteler.

Fahriye Evcen’in Karan İtirafı Annleri Duygulandırdı

2017 senesinde oğlu Karan’ı kucağına alan Fahriye Evcen bir süre setlere ara vermiş ve oğluyla ilgilenmeyi tercih etmişti. Ardından setlere dönmek için oğlundan uzak kalmamak adına kurallar koymuştu. Şimdi TRT 1 ekranlarında yayımlanan “Alparslan” dizisinde rol alan ünlü oyuncu geçtiğimiz gün röportaj verdi. Samimi açıklamalarda bulunan Fahriye Evcen’in Karan itirafı anneleri duygulandırdı. İşte o röportaj;

Yıllar seni nasıl değiştirdi, ne yönde şekillendirdi sence?

Zaman ve hayat herkese süreciyle birlikte ne katıyorsa bana da onları kattı. Olgunlaşmak, daha farkında olmak, ‘an’ın değerini bilmek, hem kendine hem dışarıya farkındalığının yükselmesi… Bunların hepsini kapsıyor.

Yaş 35, yolun yarısı derler. 30’larla birlikte nasıl bir Fahriye ortaya çıktı?

İçgörüsü daha gelişmiş, daha bilge, yapmak istediklerini ve yaptıklarını doğru değerlendirebilen, en önemlisi kendine ve sevdiklerine daha çok zaman ayıran, hayatın kıymetini daha iyi bilen, yaşadığı hayatın hakkını vermek isteyen biri.

Hayat sana şimdiye kadar ne öğretti?

Hayatın öğrettiği çok şey var, bunu böyle bir cümleye paketlemek çok zor. Ama bütün detayları bir kenara bırakacak olsam, şöyle bir gözümü kapatıp genel resme baktığımda, yaşamda en önemli olgunun sevgi ve sevginin gücü olduğunu gördüm. Bizi besleyen, var eden, güçlendiren yegâne şeyin sevgi olduğuna inanıyorum. Dünyayı düzene sokacak olan en üst prensip de sevgi bence. Hayat bir armoni veya melodiyse, esas nota kesinlikle sevgi. Bu metaforu çok severim.

Hep daha ciddi ve ağır bir duruşun oldu. Bunun ardındaki seni biraz anlatır mısın? Eğlenceli misin? Nelere güler, ağlarsın?

Aslında birçok şeye güler, birçok şeye ağlarım herkes gibi. Duyguları yoğun yaşayan biriyim esasında. Eğlenmeyi en iyi bilen insanlardan sayılabilirim ama disiplini ve saygılı olmayı da seviyorum.

Fahriye Evcen Ve Burak Özçivit’ ten Boşanma İddialarına Cevap!…

Kırmızı çizgilerin nelerdir? Neler seni çileden çıkarır?

Kendini savunmakta zorluk yaşayan, yardıma ihtiyaç duyan birine yapılan haksızlığa tahammül edemem ve müdahale ederim.

Kendinde bir özelliğini, huyunu değiştirecek olsan ne olurdu?

Fazla detaycıyım, bunu biraz törpülemek isterdim.

ÇOK BÜYÜK BİR ACIYDI

Güzel bir evlilik, mutlu bir aile, başarılı kariyer… Her şey dışarıdan çok güzel görünüyor. Gerçekten böyle mi? Senin dramların, üzüntülerin yok mu?

Olmaz olur mu, tabii var. Hayat denen bir gerçek var, hayatın içinde acı-tatlı her şey bulunuyor. Mesela yaklaşık iki sene önce babamı kaybettim, bu benim için çok büyük bir kayıp ve acıydı.

Hayatta son yıllarda nelerle dertlerin var? Nelere karşı durursun?

Bir şeyi gerçeğin ötesinde algılamak, yaşamak ve göstermek. Aslında bir samimiyetsizlik hali. Duyguları gerçek haliyle yaşamaktan ve göstermekten imtina ediyor büyük bir çoğunluk. ‘Fake’ (sahte) etmek deniyor ya, çoğunluğun bu konuda bir eğilimi oldu. Sahteleştirmek esasında. Bu beni çok fazla rahatsız ediyor; bunu hissettiğim ortamda asla durmuyorum, bu şekilde yaklaşımı olan biriyle çok da bir sohbetim olamıyor. Bu hayatın gerçekliğinden, gerçek duygulardan kopmamamız gerektiğine inanıyorum. Ve yaşamı, davranışları, duyguları ‘mış’ gibi göstermek bana çok yanlış ve en majör insanlık hatalarından biri gibi geliyor. Dolayısıyla son yıllardaki en büyük derdim bu.

Fahriye Evcen kimdir?

Duygusal mısındır, realist mi?

Kendime söz geçirebilen bir yapım var. Zor durumlar karşısında salmam, sağlam durmaya ve realist bakmaya çalışırım. Ama tabii duygusal bir tarafım da var. Özellikle anne olduktan sonra duygusal tarafım daha da katlandı. O yüzden her ikisi de… Hayat sadece siyah veya beyaz değil, bence hepsi dengeli şekilde var olduğunda hayat denen şey ortaya çıkıyor.

En son ne için ve neden ağladın?

Spesifik bir an yok hafızamda, son dönemi düşünecek olursak ağladığım şeyler genelde Karan’ın anlık, büyüdüğüne dair gözlemlerime olan tepkim. Bebeklikten çocukluğa evriliyor olması beni bazen duygusallaştırıyor. Gizli gizli arkamı dönmüş, gözümden pıt pıt diye yaş akarken kendimi buluyorum.

SAĞ AYAK TAKINTIM VAR

Takıntıların var mı?

Önemli anlarda sağ ayakla adım atma takıntım var. Hiçbir güç önce sol ayakkabımı da giydiremez (gülüyor).

Hayata ve mesleğe dair neler seni besler? Her şeyden uzaklaşmanı sağlayan şeyler nelerdir?

Mesleğe dair beni en çok besleyen şey gözlem. Diğer türlü bu mesleği icra etmek çok mümkün değil, çok gözlem yaparım. Her şeyden uzaklaşmamı sağlayan şey de doğa. Bu sadece mesleğe dair değil, genel hayatımda da böyle; doğanın çok meditatif bir etkisi var üzerimde. Yeşil ve maviyi gördüğüm anda, rüzgârın, denizin, ormanın sesini duyduğumda kesinlikle arındığımı ve sıfırlandığımı hissediyorum. Yeniden doğmak gibi… Her şeyin şifasını madden ve manen doğada bulabileceğimize inanıyorum, yaşım ilerledikçe de bu keşfim ve inancım daha da güçlendi. Doğa beni sağaltan bir olgu.

TARİH MEZUNUYUM, OKURKEN DE GÖRDÜM Kİ TÜRKİYE’NİN TARİHİ ÇOK KÖKLÜ VE GÖRKEMLİ

Ekrana bir süre ara vermiştin, TRT1’de yayımlanan ‘Alparslan: Büyük Selçuklu’ ile döndün. Tarihe meraklı mısın?

Tarih mezunuyum, okurken bu merak arşa çıktı diyebilirim. Boğaziçi Üniversitesi’nde tarih bölümüne devam ederken gördüm ki Türkiye’nin tarihi gerçekten dünyadaki diğer ülkelerin tarihleriyle kıyas kabul etmeyecek kadar köklü ve görkemli. Okudukça daha da merak ettim, merak edip okudukça daha da âşık oldum.

Hangi dönemi ilgini çekiyor?

Çok seviyorum tarihimizi ve özellikle şu döneme meraklıyım diyemiyorum. Bana göre tarih bütünüyle bizi biz yapan şey. Geldiğimiz noktayı her dönem belirliyor çünkü olan her olay bir öncekinin uzantısı. Hep bir sebep-sonuç ilişkisi. Ve seni o başlangıç noktasından bugüne taşıyan bir bütün. Ve her dönemiyle çok özel.

Bu projede seni çeken neydi?

Bu dizi tarihin önemli bir dilimini, önemli bir medeniyeti anlatıyor. Tarihe olan merakımın dışında dönem işlerini de seviyorum. Tarihe geri dönüp, eğer gerçek bir kesiti anlatıyorsa okuyabileceğin birçok kaynak oluyor; oyuncuyu besliyor. Dolayısıyla bu projeye karar vermem çok da zor olmadı.

Canlandırdığın Akça senin gözünden nasıl biri?

Benim gözümden olanı zaten aktarmaya çalışıyorum. Dolayısıyla artık seyircinin de gördüğü ve hissettiği Akça’dan bahsedebilirim. Zorluklarla mücadele etmiş, savaşçı ruhlu bir kız ama kırılgan ve nahif bir tarafı da var. Bunu özellikle babasıyla olan hikâye çok besliyor. Kırılganlıklarının yanı sıra yaşadığı zorluklarla birlikte kendi başına ayakta durabilmek için kendini güçlendirdiği noktaları da var. Ben Akça’nın günümüzün kadınına ilham olacak bir karakter olduğunu düşünüyorum.

Tarihin o dönemine dair özel bir araştırma yaptın mı?

Tarih okuduğum için geneline hâkimdim ama tabii mikro ölçekte merak ettiğim şeyler oldu. Mesela hikâyede Akça’nın babası olduğu için Nizamülmülk hakkında daha detaylı şeyler okudum. Onun dışında dönemin ruhu en büyük ilham kaynağımdı.

O dönemde yaşamak ister miydin?

Neden olmasın, her dönemin kendine özgü bir ruhu var. Hayat, olduğu her döneme, o dönemin ruhuna ait mutlaka birçok güzellik veriyor. Dolayısıyla o dönemde de yaşamak isterdim; daha zorsa daha zor, daha çok mücadele gerektiriyorsa daha çok mücadele ederek yaşardım hayatı.

nstagram’da 12 milyon takipçisi olan Fahriye Evcen: “Sosyal medyayla ilgili daha işime yönelik bir konsantrasyonum ve o 12 milyon kişiye çok büyük saygım var, ona göre paylaşımlar yapıyorum” diyor. Sosyal medyadaki linç kültürüyle nasıl baş ettiğini de “Bilinçli olduğunda o linçlerin nasıl bir psikolojiyle ya da nasıl bir alt metinle edildiğini az çok tahmin edebiliyorsun. Bu sebeple bu beni etkilemiyor. Bana fayda sağlayacak eleştiri varsa dikkate alırım. Zaten yorumları çok okumuyorum. Benim için esas olan orada sevdiklerimle paylaştığım şey” diye anlatıyor.

ELEŞTİRİ KALDIRAN BİR YAPIDAYIM

Tam 17 yıldır oyunculuk yapıyorsun. Bu mesleğin seni zorlayan yanı neydi?

Hep çok keyif aldım mesleğimi yaparken, dolayısıyla beni zorlayan bir tarafı da yok. Herkesin mesleğinde can sıkabilen şeyler mutlaka vardır. Tabii göz önünde olmanın bazı diyetleri var, yok değil. Ama bunun çok da zorlayıcı olduğunu söyleyemem. Her zaman iş odaklı oldum, işimi zevk alarak yapıyorum. Küçük yaştan bu yana ters giden şeyleri olgunlukla karşılayabildiğimi düşünüyorum.

Ekranda göründüğün andan beri hep ünlü ve takip edilir oldun. Bunlarla başa çıkmanın seni savurduğu zamanlar oldu mu?

Hayır. Az önce de dediğim gibi benim odağım her zaman işim olduğu için bunları hep anlayışla karşılayarak ilerledim. Çok fazla eleştiri kaldıran bir yapım var; bu normal hayatta da, mesleğimde de öyle. Bir şeyler ters gidiyor diye kırılmam, biri beni eleştiriyor diye hayata küsmem, ondan öğrenebileceğim bir şey var mıdır diye bakarım. Çok da hakkaniyetli bir eleştiri değilse asla takılmam, kulak asmam. Böyle böyle bu eleştiri ve zorlu anlardan öğrenebileceğim şeyler varsa onları öğretiye çevirmişimdir, geri kalanlar da zaten beni hiçbir şekilde etkilemez.

Bugün oyunculuğu senden çekip alsak geriye ne kalır?

Merak eden, araştırmayı seven ve öğrenmeyi hiçbir zaman bırakmayan, okumaya, öğrenmeye ve doğaya âşık bir insan kalır.

Sence bu mesleği yapmıyor olsan şimdi ne yapardın?

Muhtemelen sosyolojide ilerlemiş olurdum.

Geldiğin noktada oyunculuğun sendeki karşılığı nedir?

Gözlemlerim nedeniyle içgörü diyebilirim. Hem karşındakine hem kendine çok derinlemesine yaptığın gözlemlerle insanda bir içgörü gelişiyor. Çok eğlenceli bir meslek, biraz oyun oynamak gibi diyebilirim.

ÖZEL BİR GÜZELLİK SIRRIM YOK

Çok güzelsin. Çocuk sahibi oldun ama formun aynı. Yıllar sanki sana işlemiyor gibi bir durum var. Sırrın ne?

Çok teşekkür ederim, bunu bir iltifat olarak alıyorum. Özel bir sırrım yok, güzel ve sağlıklı yaşamaya dikkat ediyorum. Bunu böyle takıntılı bir vaziyette yapmıyorum ama beslendiğim şeylerde uzun vadede bana yarayacak olmalarına özen gösteriyorum. Mesela çok fazla et tüketmiyorum, daha çok sebze ağırlıklı besleniyorum, su içmeye dikkat ediyorum. Yoğun tempodan dolayı hareketsiz kaldığım dönemler oluyor hemen bir fırsat bulduğumda onu dengelemeye, mutlaka sporumu yapmaya çalışıyorum.

EVDE ‘BURAK, SENİN KILIÇLAR NEREDE?’ DİYE SESLENDİĞİM OLUYOR

Beş senedir Burak’la evlisiniz. Her şey dışarıdan çok güzel duruyor. Mutlu bir yuvanın sırrı nedir?

Bence mutlu yuvanın sırrı mutlu insan olmaktan geçiyor ve sevgiden… Kendi içimizde huzurlu ve dengeli olunca mutluluk olağan bir şey haline geliyor. Bir şeyler kötü giderken de mutlu olabiliyorum. Çünkü genel resme baktığımda beni mutlaka iyi hissettirecek bir şeyler oluyor. Ben mutlu bir insan olduğumu düşünüyorum. Burak da öyle. Karan da bizden gördüğünü aynaladığı bir dönemde ve mutlu bir çocuk. Sevgiye gelirsek; sevgi mutlaka var olmalı. Biz sevdiğimiz kadar algılayabilen canlılarız. Dolayısıyla evde sevgiye dayalı bir ilişkimiz var.

Çocuk sahibi olmanın evliliğe etkileri neler?

Her şey hep olduğu gibi aslında. Biz olduğumuz gibiyiz; aşkımız, sevgimiz hep olduğu gibi. Yaptığımız şeylere şu an sadece Karan’ı da dahil ediyoruz, neşemize neşe katıyor. Her şeyi onunla birlikte yapmak daha da eğlenceli hale getiriyor.

Eşin Burak Özçivit’le aşkınızı nasıl anlatırsın bize?

Ona baktığımda sadece sevgi görüyorum. Saf sevgi…

İkinizin de Oyuncu olmasının mesleğe artıları oluyor mu?

Net oluyor çünkü bir şeyi yaptığında hayatında doğrudan fikir alabileceğin biri olması çok güzel. Bir projeye çalışırken çok fazla fikir alışverişi yapıyoruz. “Ya bir sahne var, şunu izlesene” dediğimiz anlar da çok oluyor, dolayısıyla artıları oluyor.

İkiniz de dönem işindesiniz, bunun etkileri neler?

Yani yakın olmakla birlikte aynı dönem değil işlerimiz, aralarında 200-250 yıl kadar var. Dönemlerin ruhu farklı ama yine de evde olan kılıçlardan faydalanmıyor değilim. Evde aksiyon koreografilerine çalışırken “Burak, senin kılıçlar nerede?” diye seslendiğim oluyor (gülüyor).

Evde merkeziniz oyunculuk mu oluyor? Sohbetler ve hayat oyunculuk üzerine mi geçiyor?

Mutlaka meslek üzerine veya işle ilgili sohbetler oluyor ama bizim bunlardan bağımsız yıllar içinde birbirimizle paylaştıkça var ettiğimiz bir hayatımız var.

Şu an ikiniz de setlerdeniz. Birbirinize nasıl vakit ayırıyorsunuz?

Boş günlerimiz oldukça birbirimize vakit ayırıyoruz ya da özellikle denk getirebileceğimiz anlar varsa onları kolluyoruz. Karan için de bu konuya biraz önem gösteriyoruz.

ÇOCUK GÖZÜNDEN HAYATI GÖRDÜKÇE YETİŞKİNLERİ DAHA İYİ ANLADIM

İki sene önce anne oldun. Onu ilk kucağına aldığın anı hatırlıyor musun?

Tabii onu, o anı unutmak mümkün değil. Yani ilk dokunduğum, ilk öptüğüm andaki his… Onun yumuşaklığı, hiç zihnimden silinmeyen anlar. Mesela sadece sesini duyduğumda hıçkıra hıçkıra ağladığımı hatırlıyorum. Çok büyülü bir andı.

Annelik sende neleri değiştirdi?

En başta bir çocuğun penceresinden bakıp onun gözünden hayatı görmekle birlikte aslında yetişkinleri de daha iyi anladım. Her yetişkinde anlaşılması zor bir davranış gördüğümde, onun da bir zaman çocuk olduğunu düşünüyorum. Çocukken belki benim şu an çocuğuma vermeyi tercih etmeyeceğim nitelikte bir şeyler yaşamış olma olasılığı, onun o anki o çözümlenemez durumunda bir anlam bulabilmeme yardımcı oluyor. Bence anne olmanın bana kattığı en büyük şey bu oldu.

Burak nasıl bir baba? Evde nasıl bir anne-baba mesainiz var?

Çok iyi bir baba. Karan’la çok fazla vakit geçiren, onunla çok güzel oynayan, onun dilinden çok iyi anlayan, onun penceresinden bakabilen bir baba. Biz mümkün olduğu kadar boş vakitlerimizi Karan’la geçiriyoruz. İkimiz de yoğun çalıştığımız için ortak zamanımızda mutlaka bir şeyler planlıyoruz, birlikte vakit geçirmeyi çok seviyoruz, çok eğleniyoruz.

Nasıl bir annesin? Evhamlı mı yoksa akışına bırakan mı?

Evhamlı değilim, akışına bırakmaya çalışıyorum ama anne olarak tabii ki bazen endişelendiğim, kaygı ettiğim şeyler olabiliyor. Yani doğalında…

Çocuğu için gelecek planları yapanlardan mısın?

Hayır, büyük ölçüde gelecek planı yapmıyorum. Zaten zamanla neyi nasıl yapacağını, nasıl isteyeceğini, nasıl şekilleneceğini anlatan bir şey çocuk. Her hafta farklı bir tarafını görüyorsun, şu an gördüğüm çocuk bir sene sonra çok başka bir çocuğa evrilebilir. Dolayısıyla çocuklar hakkında plan yapmak suya yazı yazmak gibi bir şey. Zaten zamanla şekillenecek, neye ihtiyacı olacağını anlatacak ve birlikte şekillendireceğiz.

Kaynak: Hürriyet