Ana Sayfa Blog Sayfa 819

Zeyno Eracar: Yargı Oyuncularını da Şaşırtıyor

Son dönemlerin en popüler ve kuşkusuz en özgün dizilerinden biri olan “Yargı” her bölümüyle izleyenleri şaşkına çevirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz gün diziyle ilgili röportaj veren Zeyno Eracar “Yargı oyuncularını da şaşırtıyor” dedi. İşte Zeyno Eracar’ın o röportajı;

◊ Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

– 51 yaşındayım, bir erkek çocuk annesiyim, Mimar Sinan Üniversitesi tiyatro bölümü mezunuyum. Bakırköy Büyükşehir Belediye Tiyatrosu oyuncusuyum.

◊ Oyunculukla yolunuz nasıl kesişti?

– Ailelerin çocuklarını doğru yönlendirmesi tam da bu noktada çok kıymetli. Ben de annemin yönlendirmesiyle konservatuvar sınavlarına girdim. Her zaman bu mesleğin iç dinamiği uzaktan uzağa da olsa benim ilgimi çekmişti. Çok kitap okumak, çok gözlem yapmak, farklı farklı karakterlerin hayatlarına dokunabilmek, onların yürüdükleri yolu hissedebilmek benim için her zaman çok heyecan verici olmuştu. Bir oyunculuk okuluna girdiğiniz ve ustalarla çalışmaya başladığınız zaman hayata bakış açınız, yaşam şekliniz, duruşunuz şekilleniyor. Bu yola girdikten sonra artık geri dönüşü yok. Gençlere de küçük bir tavsiye; hayatta her zaman kendilerini en başta mutlu hissedecekleri bir meslek seçsinler.

◊ “Yargı” dizisinin senaryosunu okuduğunuzda dizinin bu kadar çok beğenileceği ve gündem olacağını ön görmüş müydünüz?

– İlk okuduğumda güçlü sahneleri, etkileyici, keskin ve net üslubuyla benim çok ilgimi çekti. Tam sezon hazırlıklarının yapıldığı, cast’ların tamamlandığı bir dönemdi. Birkaç senaryo daha vardı elimde. Evet, hepsi kendi yollarını çizmeye hazırdı ama “Yargı” sihirli ve gizemliydi. Birbirine çok yakın karakterlerden ziyade, ters köşe bir rol oynamak istiyordum. Sonra bir toplantı yaptık Ali Hocam (Bilgin), Sema Hanım ve ben. Toplantının beşinci dakikasında Sema Ergenekon “kaç bölüm okudunuz?” diye sordu. Ben de “1 bölüm” dedim. “Lütfen 3 bölüm okuyun, yolluyoruz” dedi ve soluksuz okudum, bitirdikten sonra şöyle dedim; “Allah’ım ya bir aksilik olursa, ya bu iş olmazsa!” Çünkü yürekten istedim Gül karakterini oynamayı, temiz ve etkileyici bir iş olacağı daha okurken belliydi. “Yargı” oyuncularına da sürprizler yapan bir iş, sadece seyircilerine değil. Ama büyüsü bozulmasın diye en yakın arkadaşlarıma bile bahsetmedim.

LODOSU POYRAZI SERT BİR KADIN

◊ Dizide canlandırdığınız Gül Erguvan karakterinden biraz bahseder misiniz? Kızının kaybından sonra şimdi de eşini arıyor. Karakterin bulunduğu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

– Gül karakteri sınırsız bir kadın, çocukları için dünyayı sırtlamış, kol kanat germiş, lodosu poyrazı sert bir kadın, özür dilemeyi pek bilmeyen ama özür dileyecek durumlara da kendisini ve ailesini çok sokmayan bir kadın. Ama sonuçta bir insan, hataları ve yanılgıları, yorgunluğu ve sevecenliği kadar çok… Gül biraz da ne yapacağı pek tahmin edilemeyen biri. Bu da onu yorumlarken her hafta beni hep taze ve dinç tutuyor.

◊ Gül, fedakar, eşi yokken ailesine bakmış, korumacı, güçlü bir karakter. Kendi karakterinizle bağdaştırıyor musunuz?

– Gül karakteri, aslında hayatta yapayalnız olduğunu ve kocasından bugüne kadar o evi ayakta tutabilmek için hiçbir destek görmediğini izleyiciye net bir şekilde aktardı. Ama yine de bilmediği büyük sürprizlerle karşılaşacak. Ne yapacağını hep birlikte göreceğiz.

◊ Dizide oynamakta en zorlandığınız sahne hangisiydi?

– Bir oyuncu için kolay sahne diye bir şey yok. Her sahne kendi zorluğuyla gelir. Ama sanırım şu ana kadar en zorlandığım sahne, evladının öldüğü gerçekliğini kabullendiği sahneydi. ‘Şekerpare’ sahnesi dersem seyircilerimiz anlayacaktır.

◊ Dizininiz bu kadar izlenmesinin sebeplerinden birisi de senaryosu. Siz de bölüm senaryolarını okuduğunuzda izleyiciler kadar şaşırıyor musunuz?

– Evet. Matematiği çok iyi kurulmuş, zekice yazılan bir senaryosu var. Set günlerinde, oyuncu arkadaşlarımızla otururken buna dair şaşkınlığımızı gizleyemiyoruz.

Zeyno Eracar Kimdir?

KARAKTERLE VEDALAŞMAK ÇOK ZORDUR

◊ Mesleğe başladığınızdan beri birçok dizide rol almışsınız. Unutamadığınız, oynamaktan çok keyif aldığınız rol hangisiydi?
– Bütün rollerimi çok severek oynadığımı söyleyebilirim. Her biriyle, kimi çok uzun, kimi kısa bir yol yürüdüm. Ne oynarsan oyna, bir gün o sarmaş dolaş yürüdüğün tiplemenle vedalaşman gerekir. İşte o an çok buruk bir andır. Kostümlerin tüm yaşanmışlıklarıyla bir kenardadır. O kadının küpesini son kez kulağından çıkarırsın, paltosu, çantası, mutfağı, kapı önü, salonu hepsi durur da sen fotoğrafın bir adım dışına çıkıp şöyle bir bakarsın. Vedalaşmak istemezsin, böyle durumlarda bir hüzün basar bana; alıştığım insanlar, alıştığım mekanlar, artık bana ait olmayan bir karakter. Nasıl olacak şimdi derim yüksek sesle, ne yapacağım? Ama içimdeki ses avaz avaz bağırmaya başlamıştır bile, heyecanını hissederim o içimdeki sesin, deli gibi merak etmektedir yeni oynayacağı karakteri. İçimdeki ses daha hiç tanışmadığı o kadına çoktan vurulmuştur bile.

◊ Sosyal medya ile aranız nasıl? Size gelen yorumları okuyor musunuz? Tepkiler nasıl, memnun musunuz?
– Çok sıkı bir sosyal medya takipçisi ve her gittiği yeri, yiyip içtiği, giydiği her şeyi her dakika paylaşan biri değilim açıkçası. İlgilendiğim konuları zaman buldukça takip etmeye çalışıyorum. Bana gelen yorumları okumaya çalışıyorum. Çoğu zaman o kadar güzel, o kadar kıymetli, özenli, dikkatli değerli yorumlar geliyor ki insan gerçekten mutlu oluyor ve tüm yorgunluğu geçiyor. Hepsinin gözüne, gönlüne sağlık. Bir de sahte hesaplarla akıl almaz, terbiyesiz olanlar var ki; inanamazsınız. O tarz hesaplar için çok ciddi önlemler alınması gerektiğini düşünüyorum.

SETİM OLMADIĞIMDA HEP OĞLUMLA BİRLİKTEYİM

◊ Setinizin olmadığı günlerde neler yaparsınız? Yapmaktan keyif aldığınız hobiniz var mı?
İşimden arta kalan tüm zamanımı oğlumla geçiriyorum. Bazen ders çalışıyoruz, pişti oynuyoruz, arkadaşlarımızla görüşmeye çalışıyoruz, evimize davet edip sohbetlerimizi paylaşıyoruz. Vakit buldukça oğlumu alışverişe götürüyorum. Yiyeceği, içeceği, meyveyi, sebzeyi kendi gözleriyle görmesi ve seçmesi gerektiğini öğretiyorum. İnternetten sipariş edilip eve getirilen zahmetsizce elde edilen bir demet dereotunun bile hayatımıza girmesini istemiyorum. Bunun doğru olmadığı, insanların iletişim halinde kalmaları gerektiğini, yorulmak ve hak etmek gerektiğini, bu tembel hayat tarzının anlamsızlığını göstermeye çalışıyorum.

DUBLAJ SANATÇILARI SESLERİNİ DUYURAMIYOR

◊ Oyuncu kimliğinizin yanı sıra seslendirme sanatçılığı da yapıyorsunuz. Dublaj sanatçılığı emek isteyen zor bir iş, siz en çok hangi işi yaparken mutlu oluyorsunuz?
– Ekran oyunculuğu, tiyatro oyunculuğu ve mikrofon oyunculuğu benzer gibi dursa da çok belirgin farklılıklarla birbirinden ayrılır. Hepsini keyifle yapıyorum. Mesleğime saygım ve sevgim çok büyük. Evet, dublaj sanıldığı kadar kolay bir iş değil, uzun yıllar emek harcamanız gerekiyor bir rolü sırtlanıp iki saat götürebilmek için. Ama ne yazık ki ülkemizde seslendirme sanatçıları gereken değeri görmüyor. Hepimizin emekleri defalarca, başka platformlara satılıyor ve sadece aradaki taşeron dublaj firmaları para kazanıyor. Pek çok meslektaşım bu durumda, seslerini duyuramıyorlar. Şimdi bir mahkeme süreci başlamış, muhakkak takipçisi olacağım.
Dublajın kutsal bir misyonu vardır. Ana dilimizi, Türkçe’mizi korumak ve genç nesillere doğru bir şekilde aktarmak. Ne yazık ki çoğu gencimizin odalarına kapanıp seyrettiği YouTube videolarındaki o gevşek ve katledilen Türkçe’yi, kulaklardan ve zihinlerden silmemiz biraz zaman alacak. O yüzden tam gaz çalışmaya devam.

Kaynak: Hürriyet

Martı Videolarıyla Viral Olan Ogün Alibaş Röportaj Verdi

Ogün Alibaş martı videolarına kolajlarıyla sosyal medyayı adeta kasıp kavuruyor. Martı videolarıyla viral olan Ogün Alibaş röportaj verdi. İşte o röportaj;

Bu dostluk nasıl gelişti?

Tamamen spontane… Bitch benim yaklaşık 2 senedir beslediğim yarı evcil martım. Düzenli olarak beslemeye başladığım süreçte yüzsüzlüğü ele alarak artık evin bir ferdi oldu. Hatta bazen yemeğini geciktirdiğimde, pencereye gelip, kıracak şekilde gagalamaya başladı.

Neden adı Bitch?

Adı Bitch çünkü kendisi tam bir ‘sürtük’. Dedikodu dinlemek bunda, dikizlemek bunda, yüzsüzce her şeyi istemek bunda. Başka ne koyabilirdim ki (gülüyor)!

Nasıl evcilleştirdiniz onu?

“Pencerenin önünden geçerken beni beğenmiş ve tanışmak istemiş” demeyi çok isterdim (gülüyor). Ama besledikçe evcilleşti diyebilirim. Gözlemlediğim kadarıyla her Martı aynı değil, hepsinin karakteristik özellikleri var. Bu beni çok şaşırtmıştı. Pencerenin önüne martıların yemesi için Yemek koyduğumda tahmin edersiniz ki hepsi geliyor ancak pencereye konmaya cesaret edemiyorlar. Aralarında sadece biri düzenli olarak pencereye konmaya başladı ve o da belalım oldu. Bir süre sonra elime kamerayı alıp Bitch diye çağırdım, sesime alışıp gelmeye başladı.

Sizce bu video neden bu kadar tuttu?

Bilmiyorum ama bence insanın bir hayvanla kurduğu dostluktan doğan bir mizansen, insanlara çok tatlı ve sıcak geldi. Bir de genel olarak hepimizin eskiye göre gülmeye daha çok ihtiyacı var. Bir de, bu gibi videolarda senkronizasyon çok iyi olmalı. Ben de bu konuda takıntılıyım.

O televizyon programındaki ‘Eşarbını Yan Bağlama’ anı nereden aklınıza geldi?

Genellikle sosyal medyada dolaşırken denk geliyorum. Açıkçası ilk duyduğumda, Bitch’in çektiğim görüntülerindeki ağız hareketleriyle sesi hayal gücümde birleştiriyorum ve o an hemen karar verip çekime başlıyorum. Ama tabii bu süreç öyle göründüğü gibi 5 dakikada olmuyor. ‘Eşarbını Yan Bağlama’ videosundaki ses kaydı, TikTok’ta 5-6 ay öncesine dayanan bir akımdı. Bu sesi ilk duyduğumda aklıma bu videoyla alakalı hiçbir şey gelmemişti. Video 6 ay sonra karşıma çıktığında, aklıma bu video fikri geldi. Hemen kalkıp, 5 dakika içerisinde çekip yayımladım ve video viral oldu. Hep böyle olmaz mı zaten? Genellikle üstünde çok düşünülmemiş şeyler popüler olur.

Sizce TikTok takipçilerinin çoğunluğunu oluşturan yeni nesil nelere gülüyor?

Kendilerinden bir şeyler buldukları videoları komik buluyorlar. Çünkü çok iyi gözlemciler ve gözlemledikleri şeylerin videolaştırılmış hali onlara “Aa evet çok doğru, ben de yaşamıştım!” hissi veriyor.

Ne işle meşgulsünüz?

Sosyal medyada içerik üreticisiyim. Geçmiş dönemlerde bu işin arka planında, çeşitli ajanslarda çok çalıştım. Asıl mesleğim ünlü YouTuber’lara fikir satmaktı. Zaman içinde bu fikirleri kendi kariyerime entegre etmeye karar verdim. Biraz da kendimin ekmeğini yemek istedim (gülüyor). Bir martı gördüğümde, aklıma simit atmak gelmiyor, bu tip mizansenler üretmek konusunda yaratıcılığımı kullanıyorum.

Tepkiler nasıl?

Genellikle çok iyi geri dönüşler alıyorum. Ama olaylara başka açıdan bakan insanlara da maruz kalıyorsunuz maalesef. Bu seriyle birlikte bir canlıyla eğlenmemizden rahatsız olabilen binlerce insan olduğunu gördüm. “Martıyla ünlü oldun, martısız sen bir hiçsin” gibi yorumlar alıyorum. Bitch öldüğünde ya da göç ettiğinde elbette üzüleceğim. Ama sonuçta hayvan bu, göç de edebilir. İyi olduğu sürece onun adına mutlu olurum.

Martı bir gün giderse ne yaparsınız?

Zılgıt eşliğinde ağlarım (gülüyor). Şaka şaka. Belki de Bitch bir gün pencereye konduğunda ben gitmiş olurum.

Aileniz ne diyor bu videolara?

Çok mutlu oldular. Onlar da çok eğleniyorlar. Babam hatta “İnsanlar ‘twerk’ü tam görmek istiyor. Tam çeksene oğlum!” diyor. En çok ona güldüm.

Kaynak: Hürriyet

Nur Sürer: Sokakta ‘Aman Kızına İyi Davran Diyorlar’

Son iki senenin psikolojik olarak en tartışmalı dizilerinden biri olan “Camdaki Kız” dizisinde oyuncular canlandırdığı karakterlerle o kadar inandırıcı ki sokakta sürekli uyarı alıyorlar. Nur Sürer sokakta ‘Aman kızına iyi davran diyorlar’ açıklamalarıyla herkesi güldürdü. Bu Nur Sürer’in başarısını kanıtlasa da insanlar neden karakterleri gerçek sanıyor?

İnandırıcı Oyunculuk Bir Projeyi Şahlandırabilir Mi?

Eski tiyatrocuların günümüz kamera önü oyuncularından başarılı odluğu tartışılmaz bir gerçek olsa da meydadaki standart güzellik algısıyla son dönemlerde ekranlarda aynı senaryolar, güzel kadınlar ve yakışıklı adamlar dışında bir şey görmek epey zorlaştı.

Gerçekten oyunculuk kökenli olan insanların yer aldığı projeler ise senaryo kötü bile olsa reyting rekorları kırabiliyor. Buda bizlere iyi oyunculuğun gözardı edilemeyecek bir ölçüt olduğunu, oyunculuğun yaşla, kasla ya da bacak boyuyla ilgili olduğunu defalarca hatırlatsa da standartlar dışına çıkan az yapım var. “Camdaki Kız” dizisi ise hem senaryosu, hem de oyunculuk perofmanslarıyla izleyenleri her hafta ekran başına kitlmeyi başarıyor.

Nur Sürer Canlandırdığı Karakterle Bir Kez Daha Ustalığını Gözler Önüne Serdi

Nur Sürer dizide canlandırıdğı “Feride” karakteriyle adeta Gestapo Kampı’ndan bir karakter karşımıza çıkarıyor. Kızı daha önce tacize uğradığı için torununu korumaya ve ona annelik etmeye çalışırken kızının travmasını atlamayan bir anne olarak kıza yaptığı işkenceler izleyenleri hem kızdırırken, hem de onun kendince haklı nedenleri bir noktada onunla içsel bir bağlantı kurmamızı sağlayarak bize onu kendimize bile kızarak bazen anlamayı, bazen de bu kadar da olmaz diyerek kızmaya itiyor. İşte buda Nur Sürer’in karakteri gerçekçi bir biçimde, psikolojisini net izleyenlere çok iyi aktarmasıyla mümkün olan ve usta oyunculuk gerektiren bir iş.

Nur Sürer: Sokakta ‘Aman Kızına İyi Davran Diyorlar’

Dün Nişantaşı’nda muhabirlere yaklanan Sürer, ‘Camdaki Kız’ın çok beğenildiğini söyledi: “Çok izlenen bir dizi. Bu kadar beğenilmek sizin iyi bir iş yaptığınızı gösteriyor.”

Sokaktan nasıl tepkiler geldiği sorusuna oyuncu, “Aman kızına iyi davran diyorlar. Ben de ‘Tamam, dikkat ederim’ diyorum” yanıtını verdi.

Nur Sürer Kimdir?

Neden Oyuncuların Canlandırdığı Karakterler Onların Gerçek Karakteri Sanılıyor?

Bu tip olaylar ister istemez bazı insanların akıllarına şu soruyu düşürüyor “Dizideki karakterlerin gerçek hayatta aynı kişiler olmadığını kaçıran izleyici kitlesi iyi oyunculuğun eser mi yoksa bilgilerimizin sadece televizyonla kısıtlı kalmasından mı?”

Önümüzdeki yıllarda dijital platformlarında etkisiyle daha bilinçli bir izleyici kitlesi oluşmasını, senaryoların aynıdan çıkıp özgünleşmesini ve yapımcıların projelerde gerçek oyunculara yer vermesini temenni ederim.

Zeynep Yılmaz Kızlarının Son Durumu Hakkında Açıklama Yaptı

Geçtiğimiz gün Acun Ilıcalı’nın kızları kullandıkları araçla ciddi bir kaza yapmıştı. Zeynep Yılmaz Kızlarının son durumu hakkında açıklama yaptı. İşte Zeynep Yılmaz’ın o açıklaması;

Kar Kazaya Neden Oldu

Kazayla ilgili dinilen bilgiye göre, tatil için geldikleri kayak merkezinden dönen Acun Ilıcalı’nın kızları Leyla ve Yasemin Ilıcalı’nın içinde bulunduğuplakalı lüks cip kar sebebiyle kontrolden çıkarak yol kenarındaki ormanlık alana savruldu.

Yara Almadan Kurtuldular

Ormandaki ağaçlara çarparak durabilen lüks cip maddi hasar meydana gelirken araç sürücüsü ile yolcular Leyla ve Yasemin Ilıcalı kazadan yara almadan kurtuldu.

Sürücü ve Acun Ilıcalı’nın kızları başka bir araçla olay yerinden ayrılırken, lüks cip çekici yardımıyla kaldırıldı ve kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Zeynep Yılmaz Kızlarının Son Durumu Hakkında Açıklama Yaptı

Kaza sonrasında kızlarıyla ilgilenen Zeynep Yılmaz dün sosyal medya hesabından kızlarının sağlık durumu hakkındaki endişeleri gideren bir açıklama yaptı. Zeynep Yılmaz açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“Kızım Leyla ve çok sevdiğimiz arkadaşı Yasmin’in içinde olduğu araç dün Bolu Kartalkaya dönüşü kayarak yoldan çıktı ve ağaca vurdu. Kızlarımız ve sürücü arkadaşımız kazayı şükürler olsun yara almadan atlattı. Arayan, soran ve mesaj atan herkese çok teşekkür ederiz.”

Burcu Kıratlı’dan Beklenen Açıklama Geldi

Geçtiğimiz gün evleri ayırdıkları öğrenilen Burcu Kıratlı ve Sinan Akçıl cephesinde yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Geçtiğimiz gün objektiflere yakalanan Burcu Kıratlı’dan beklenen açıklama geldi. İşte Kıratlı’nın o açıklaması;

Sinan Akçıl ve Burcu Kıratlı Yine Boşanıyor

Sinan Akçıl, ikinci kez nikâh masasına oturduğu oyuncu eşi Burcu Kıratlı ile evliliklerinde kriz yaşadıklarını doğruladı. Konuyla ilgili konuşan Akçıl, “Evden ayrıldım ama çözmeye çalışıyoruz. Diğer iddiaların hepsi yalan, asılsız” dedi. 2018 yılında Kıratlı ile evlenen ve dokuz ay evli kaldıktan sonra boşanan Sinan Akçıl, Şubat 2021’de eski eşiyle ikinci kez nikâh masasına oturmuştu. Ancak evliliklerinin henüz birinci yılı dolmadan çift hakkında yeniden ayrılacakları yönünde iddialar ortaya atıldı. Burcu Kıratlı’nın, manevi babası Kenan Erçetingöz’ün doğum gününe yalnız katılması ve parmağında alyansının olmaması da bu iddiaları güçlendirmişti. Hürriyet’in ulaştığı Sinan Akçıl, evliliklerindeki krizi doğruladı ve yaşanan süreci anlattı.

Sinan Akçıl ve Burcu Kıratlı İkinci Kez Nikah Masasına Oturdu

Yeniden Boşanmayadabiliriz…

“Şu anda evlilik çıkmazındayız” diyen Sinan Akçıl, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her evlilikte yaşanabilecek krizler bunlar. Her gün konuşuyoruz, çözmeye çalışıyoruz. Ben şu anda ikinci nikâh öncesi taşındığım 4. Levent’teki büyük daireyi Burcu’ya bıraktım, kendim ayrı bir yere geçtim. Ama sonuçta ne karar alırız şu anda bilmiyorum. Bu boşanma da olabilir, tekrar aynı çatı altında evliliğe devam etmek de olabilir. Burcu, iki kez âşık olup evlendiğim kadın. Bendeki yeri tartışılmaz. İkinci kez evlenecek kadar değer verdiğim bir kadın.”

Burcu Kıratlı’nın manevi babası Kenan Erçetingöz’ün doğum gününe katılmayan Sinan Akçıl’ın bu hareketi iddiaları güçlendirmişti. Doğum günü çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kenan Erçetingöz, “Klip çekimi uzadığı için gelmemiş. Zamanla görürsünüz arkadaşlar. Herkesin kendi hayatı, keşke gelseydi. Bu güzel kızı üzmenin gereği yok” sözleriyle kafaları karıştırmıştı. Akçıl o sözlere de yanıt verdi: “Yılbaşında Bakü’deydik ve klip de çektiğim için dönüşüm uzadı. Kenan Abi, aba altından sopa değil, gösterse gösterse kalp gösterir. Kendisini çok severim ve bende yeri ayrıdır.”

Burcu Kıratlı Kimdir?

Burcu Kıratlı’dan Beklenen Açıklama Geldi

Cumartesi akşamı Arnavutköy’de objektiflere yakalanan Burcu Kıratlı, “Eşinizin size ihanet ettiği ve yakında boşanacağınız doğru mu?” sorularına şu ifadeerle yanıtı verdi:

“Asla aldatma yok. Evet, şu an bir boşanma durumumuz var ama beklemedeyiz. Araya üçüncü kişiler girdi. Bizim derdimiz tamamen kendimizle. Derdimiz de iki kişilik, kavgamız da iki kişilik, aşkımız da iki kişilik. Birbirimize çok ağır yaşattığımız bir şey yok. Sadece bekliyoruz. Sonucunu da yakında göreceğiz.”

Sinan Akçıl Kimdir?

Yalın: ” Bu Da Geçer Mi Sevgilim…”

Bu Kış Yalın İle Isınacak!… Ünlü şarkıcı Yalın’ dan Yepyeni Yıla Yeni bir şarkı geldi. Sanatçı, yeni şarkısı ‘Bu da Geçer mi Sevgilim’ le yeni yılda müzikseverlerle yeniden buluştu. Detaylar Haberimizde…

Yalın ” Bu Da Geçer Mi Sevgilim…”

‘Yaz Gülü’ adlı hit parçası ile geçtiğimiz yaz, müzik listelerinde zirveden inmeyen başarılı şarkıcı Yalın, yeni şarkısı ‘Bu da Geçer mi Sevgilim’ ile de bu kış aşıkların içini sıcacık yapacak. Sözü ve müziği ünlü sanatçının kendi imzasının yer aldığı ‘Bu da Geçer mi Sevgilim’ in, düzenlemesini Sabi Saltiel yaptı.

Yalın’ dan Adeta Kısa Film Çekti!… 

‘Bu da Geçer mi Sevgilim’ in sözlerinin anlattığı ayrılık hikayesi klipte kısa bir filme dönüştürüldü. Film yönetmeni Murathan Özbek’in yönetmen koltuğunda oturduğu çekimler Beykoz ’da bir çiftlikte gerçekleşti. Yepyeni şarkı, Y Prodüksiyon Müzik etiketiyle Cuma günü tüm dijital platformlarda yerini aldı.

İşte Yalın’ dan ‘Bu da Geçer mi Sevgilim’;

‘Bu da Geçer mi Sevgilim’ Şarkı Sözleri İse Şöyle;

“Bu da Geçer mi Sevgilim,

Bu da geçer mi sevgilim?
Yokluğundan mı sebep
Sustuğundan mı sebep
Buz gibi gecelerim
Battaniyem, sıcağımdın sen benim…

Bu da geçer mi sevgilim?
Yatağı dert soğutur
Kalbim elinde durur
İyi ki var şiirlerim
Battaniyem, sıcağımdın sen benim…

Bir sonraki bayram
Bir hüzünlü yağmur
Belki yine şansımız olur,

O zaman…

Bırak bütün şarkıları o söylesin
Bıraktığın yaraları temizlesin
Aramıza koyduğun o tatlı gönlün
Hatrı çok olsun,

Bırak bütün şarkıları o söylesin
Bıraktığın yaraları temizlesin
Aramıza koyduğun o tatlı gönlün
Canı sağolsun…”

Büyük Jest!… Cenk Eren ‘e Sezen Aksu Eli Değdi…

0

Ünlü şarkıcı Cenk Eren ‘e, minik serçeden büyük jest geldi. Sahne dünyasının vazgeçilmez ünlü isimlerinden Cenk Eren, 2022′ nin en gözde aşk şarkılarından birini yazdı… 2022’i ünlü sanatçıya uğurlu geldi… Kendi müzik şirketini kuran Cenk Eren, kariyerinde ilk defa bir şarkı sözü yazdı. İşte Detayları…

Cenk Eren Yılbaşı Gecesi Kıbrıs Rocks Hotel’ de Sahne Aldı…

Büyük Jest!… Cenk Eren ‘e Sezen Aksu Eli Değdi…

Sahne dünyasının efsane ismi Cenk Eren, yılların sahne tecrübesini çıkardığı şarkılarla da pekiştiriyor. Tanju Okan, Ferdi Özbeğen, Selda Bağcan, Barış Manço şarkılarını seslendirdiği “Repertuvar” proje albümlerindeki güçlü yorumculuğuyla müzik severlerden büyük beğeni toplayan Cenk Eren, bu kez de yeni şarkısı “Kadife Örtü” nün sözlerini yazdı…

Sezen Aksu kimdir?

Bestesi ve düzenlemesi Okay Barış’a ait olan şarkının stüdyo da okuma koçluğunu Sezen Aksu yaptı. “Kadife Örtü” nün klibini Kemal Başbuğ çekti.

“Kadife Örtü” Gibi Daha Fazla Şarkı Yapacağım”

Cenk Eren’in “Kadife Örtü” adlı yeni şarkısı Tüm dijital müzik platformlarında satışa çıktı. Cenk Eren “Bundan sonra “Kadife Örtü” gibi daha çok şarkılar üreteceğini ve kendi müzik şirketinden kısa aralıklarla müzik severlerle buluşacağını söyledi.”

Cenk Eren Kimdir?

Bir Zamanlar Çukurova 120. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Haşmet Çolak Züleyha’dan Ne İstiyor?

0

Atv’nin sevilen dizisi Bir Zamanlar Çukurova, 120. yeni bölümüyle 20 ocak perşembe günü ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Züleyha ile Mehmet, evlenecekleri günü kararlaştırır. Betül, Züleyha’dan ve Fikret’ten intikam almak ister. Öncelikle elindeki videoyu emniyete verip Fikret’i uyuşturucu kaçakçılığından gözaltına alınmasını sağlar. Lütfiye Züleyha’ya, Betül’le Abdulkadir tarafından kaçırılıp tehdit edildiğini açıklar. Bir Zamanlar Çukurova 120. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. Haşmet Çolak, Züleyha’dan ne istiyor?

Perşembe Dizileri 2021

Haşmet Çolak Züleyha’dan Ne İstiyor?

Bir Zamanlar Çukurova 120. bölüm 2. fragmanında; Haşmet Çolak isminde biri gelip, Çukurova’da hak arayışına giriyor. Züleyha, o kişinin karşısına çıkıp kendisinden ne istediğini soruyor. Çukurova’da hakları olduğunu ve aramaya geldiğini söyleyen Haşmet Çolak, aslında kim?

İşte Bir Zamanlar Çukurova 120. bölüm 2. fragmanı…

https://twitter.com/i/status/1482368872175091714

BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA 119. BÖLÜM ÖZETİ!

Fikret, Betül’ün yanına gidip ona nişanı attığını söyler. Şermin, Fikret’in neden nişanı atmak istediğini öğrenmek ister. Ancak Fikret, ondan bunu kızına sormasını ister. Züleyha, Şermin’in kapısını çalar ve önce Betül’e kendisini dolandırdığını bildiğini söyler. Sonra onlardan iki saat içinde konağını terk etmelerini ister.

Betül, Abdulkadir’in yanına gidip ona durumu anlatır. Ondan konağı almasını ister. Yüz elli bin lira karşılığında Abdulkadir konağı almayı kabul eder. Mehmet, Savcı’yı yumruklayıp kendisini hapse attırır. Orada Mahmut’u bulup onun Züleyha’yı vurmadığını bildiğini, bunu yapanın ismini kendisine vermesini ister.

Abdulkadir durumu anlayıp Mahmut’a zehir verdirir. Mahmut, tam Mehmet’e gerçekleri anlatacağı sırada fenalaşıp ölür. Zehirlendiği anlaşılan Mahmut’un, kendisi yüzünden öldürüldüğünü anlayan Mehmet, cezaevi müdüründen bu olayın peşini bırakmamasını ister.

Gidip savcıdan da özür diler. Züleyha, Şermin’in eşyalarını kapıya attırıp evin kilidini değiştirir. Betül, annesiyle bir gecekonduya yerleşir. Bunu madur görünmek için yapar. Gazeteciler olayın peşini bırakmıaz. Şermin, gazeteye bir röportaj verip Züleyha’yı servet hırsızı olarak tanıtır.

Züleyha, gazetecileri çağırıp Betül’ün kendisinin şirketini Demir’in verdiği vekaletle nasıl dolandırdığını belgelerle ispatlar. Bu haberinde hemen yayınlanmasını ister. Züleyha, Hakan Gümüşoğlu’nun kız kardeşinin öldüğü haberini alır. Fikret’le konuşup cenazeye gitmek istediğini söyler.

Mehmet’e bir not bırakıp Fikret’le İzmir’e gider. Mehmet, kız kardeşinin cenazesini uzaktan izlemek zorunda kalır. Cenazeden sonra Fikret ile Züleyha, bir otele yerleşir. Gece maskeli biri Züleyha’nın odasına girer. Onun ağzını kapatıp bedelini ödeyeceğini söyler.

Bir Zamanlar Çukurova 120. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Betül İntikam Almak İçin…

Kanunsuz Topraklar 13. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Davut Kardeşleriyle Tehdit Ediliyor!

0

Fox Tv’nin sevilen dizisi Kanunsuz Topraklar, 13. yeni bölümüyle 19 ocak çarşamba günü ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Davut, silahını Yavuz’a doğrultur. Ancak onu vuramaz. Ondan bundan sonra ne isterse onu yapacağını söyler. Gidip onu emniyete teslim eder. Celal ortadan kaybolur. Davut, Celal’ın Fransızlar tarafından kaçırıldığını düşünüp kardeşini bulmaya çalışır. Onu için Bahar’la yakınlık kurar. Gülfem, onları el ele görüp yıkılır. Fikriye’de kaçırılır. Gülfem, Fikriye’nin tutulduğu yeri bulur. Kanunsuz Topraklar 13. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. Davut, kardeşleriyle tehdit ediliyor.

Çarşamba Dizileri 2021

Davut Kardeşleriyle Tehdit Ediliyor!

Kanunsuz Topraklar 13. bölüm 2. fragmanında; Davut, kardeşleriyle tehdit edildiği için Yavuz’un masum olduğunu söylemek zorunda kalıyor. Öyle olunca Gülfem’in gözünde de yalancı durumuna düşüyor.

İşte Kanunsuz Topraklar 13. bölüm 2. fragmanı…

KANUNSUZ TOPRAKLAR 12. BÖLÜM ÖZETİ!

Kasapoğlu, ağır yaralı bir şekilde hastaneye kaldırılır. Ali, Gülfem’in yanına gidip az önce anlaşma yaptıkları Bahar’ın kendisi adına onlarla ortak olduğunu söyler. Gülfem, Ali’ye çok sinirlenir ve sonrasında Behice’ye kendisine inanmadığı için çok kızar.

İsmail, Malik’i öldürdüğünü itiraf eder. Davut, Gülfem’in yanına gidip babalarını İsmail’in öldürdüğünü itiraf ettiğini, kendisinin de onu öldürdüğünü söyler. Göksel, Davut’tan Bahar’la yakınlaşıp onun hakkında bilgi toplamasını ister. Bahar, otelden çıkmak için taksi aradığını öğrenen Davut ona yardım etmek ister.

Onun moralinin bozuk olduğunu duyunca odasına gider. Bahar, Davut’a içki ısmarlar. O sırada başından geçenleri ve çok yalnız olduğunu anlatırken kötü olup dışarı çıkar. Ali, Gülfem’e onların otel odasında olduğunu söyler. Gülfem, Bahar’ı otelin koridorunda görür ve ona Davut’un onun yanında olup olmadığını sorar.

Oda, yanında olduğunu söyleyince Bahar’ın konuşmasına izin vermeden ona elindeki kurdeleyi Davut’a vermesini onun anlayacağını söyler. Yavuz, mahallede maden arama çalışmalarına başlar. Gülfem, Ali’yle konuşmaya gider ve o mahallede maden arama çalışmalarını bırakmasını ister.

İsmail’in ölmesiyle Yavuz ile Asude, rahatlıyor ve artık aralarındaki sırrı kimsenin öğrenmeyeceğini düşünmeye başlar. Kasapoğlu kendisine gelir. Davut’a, Asude ile Yavuz’un Malik’i öldürdüklerini söyler. Cemal, abisinin katil olmaması için Asude’ye yüklü para verip oradan gitmesini ister.

Asude, konağı arayıp Yavuz’la görüşür. Ona, hemen kaçmasını Davut’un her şeyi öğrendiğini söyler. Yavuz, bir valiz toplayıp evden çıkmaya çalışırken Behice ona engel olmaya çalışır. O ise, Behice’ye artık yakasından düşmesini söyleyip evden kaçar.

O sırada Davut gelir ve Gülfem ile kardeşlerine babalarını Asude ile Yavuz’un kaçırttığını, Kasapoğlundan öğrendiğini söyler. Asude, Ali’nin yanına gidip ondan yardım ister. Ali ise, hemen kaçmalarını onlara yardım etmeyeceğini söyler. Davut, Yavuz’un peşine düşer.

Göksel, Ali’yle bir iş teklifi etmek için buluşur. Ona Türk ordusunun silahlarına artık ihtiyacı olmadığını ve onları satmak istediğini söyler. Davut, Yavuz’u bulup silahını ona doğrultur.

Kanunsuz Topraklar 13. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Davut Yavuz’u Emniyete Teslim Ediyor!

Annemizi Saklarken 7. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Handan Çocuklarının Olduğunu İtiraf Edecek Mi?

0

Star Tv’nin yeni gözde dizisi Annemizi Saklarken, 7. yeni bölümüyle 19 ocak çarşamba günü ekrana gelecek. Dizinin son bölümünde; Dündar, görüntüleri basına Serap’ın servis ettiğini zanneder. Ama sonradan bunu Füsun’un yaptığını anlar. Selin, Handan’ı hamile zannedip onu zehirler. Bora, Derya ile kardeşlerini yemeğe davet ettirir. Orada Handan’la karşılaşmalarını planlar. Can, annesini görüp sesleniyor. Annemizi Saklarken 7. bölüm 1. fragmanı yayınlandı. Handan, çocuklarının olduğunu Dündar’a itiraf edecek mi?

Çarşamba Dizileri 2021

Handan Çocuklarının Olduğunu İtiraf Edecek Mi?

Annemizi Saklarken 7. bölüm 1. fragmanında; Handan, Dündar’ın karşısında zor durumda kalıyor. Küçük kızı kulağına kendisine bırakmasını fısıldıyor. Derya, Bora’nın kendilerinin durumunu bildiğini ve annesiyle uğraştığını anlıyor. Dündar, çok sinirleniyor ve eve geldiğinde Handan’a o çocukların kim olduğunu soruyor. Handan, yalanına devam mı edecek? Yoksa her şeyi açıklayacak mı?

İşte Annemizi Saklarken 7. bölüm 1. fragmanı…

 

ANNEMİZİ SAKLARKEN 6. BÖLÜMDE ÖZETİ!

Bora, gidip Derya’yla konuşuyor ve ondan Handan’ın annesi olduğunu babasının karşısında itiraf etmesini ister. Derya kabul etmiyor. Bora, annesinin hamile olduğunu söyler. Derya, annesinin hamilelik haberiyle yıkılır. Ama yine de Bora’ya yardım etmez. Ona onun gibi bir annesinin olmadığını söyler.

Dündar, nikah fotoğraflarını Serap’ın magazine verdiğini düşünüp onun evine gider. Handan, Dündar’ın çocuklarını öğrendiğini düşünüp peşinden gider. Serap’ın evine kadar onu takip eder. Dündar, Serap’ı suçlarken Handan bu duruma itiraz eder. Dündar ise, onu tersleyip Serap’ın telefonunu zorla alıp inceler.

Onun yapmadığını öğrendikten sonra hemen haberi yayından kaldırtır. Handan, Dündar’ın tavrından korktuğu için ona çocukları olduğunu anlatamaz. Zerrin’in 40 mevliti yapılır. Kimse, Handan’ın mevlite katılmasını istemez. Ama o gidip mevlite katılır ve Dündar’ın yanına oturur.

Benan, Handar’a Zerrin ölmeden onun kulağına ne söylediğini açıklamasını ister. O da açıklayınca kimse Zerrin’in ondan yerine geçmesini istediğini söylediğine inanmaz. Selin, bu duruma sinirlenip gidip Handan’ın helvasına zehir koyar. Gece yarısı Handan fenalaşır.

Dündar hemen hastaneye götürür. Handan’ın kanında bir zehre rastlanmaz. Dündar, Melek’in Handan’ı zehirlediğini düşünüp ona çok kızar. Onları duyan Selin, babasına Handan’ın bebeğinin düşmesini istediğini itiraf eder. Dündar, gidip Melek’ten oğlu olarak özür diler. Melek onu, kendisine anne demeden affetmez.

Ela, annesini takip edip onun Dündar’la evlendiğini anlar. Bora, Barış’tan Derya ve kardeşlerini yemeğe çıkartmasını ister. Derya, Barış’ın teklifini kabul edip kardeşleriyle yemeğe çıkar. Bora, babasına onları yemeğe çıkartmak istediğini söyler. Handan, ailenin kendisini kabul ettiğini düşünüp mutlu olur.

Handan, tuvalete çıktığında Can onu görür. Füsun, Can’ın annesini aradığını görüp onu alıp masalarına götürür. Restoran sahibinden Can’ın annesini bulmalarını rica eder. Handan, masaya doğru yaklaşırken Can’ı görüp donup kalır. Can ise, ona anne diye seslenir. Masadakilere onun annesi olduğunu söyler.

Annemizi Saklarken 7. Bölüm Fragmanı Yayınlandı Mı? Handan’ın Yalanı Ortaya Çıkacak Mı?