Geçtiğimiz senelerde mutlu bir birlikteliğe başlayan Aslı Bekiroğlu ve Çağrı Telkıvıran çifti geçtiğimiz günlerde nedeni bilinmeyen bir şekilde yollarını ayırmış hatta kısa sürede iki isimde başakalarıyla görüntülenmişti. Aslı Bekiroğlu ve Çağrı Telkıvıran ayrılığının nedeni ihanet mi? Aslı Bekiroğlu ayrılık hakkında açıklama yaptı. İşte konu hakkında merak edilen detaylar;
Aslı Bekiroğlu ile Kubilay Aka El Ele Yakalandı!
Kubilay Aka ile Aslı Bekiroğlu’nun el ele görüntüleri kafaları karıştırdı. Gözler Aslı Bekiroğlu’nun sevgilisi Çağrı Telkıvıran’a çevrildi. Telkıvıran dün akşam sevgilisiyle olan fotoğraflarını silip, takipten çıktı.
İddiaya göre; Geçtiğimiz hafta final yapan Maske Kimsin Sen yarışmasında yer alan Aslı Bekiroğlu ile Kubilay Aka, çekimlerde yakınlaştı. İkilinin arkadaşlığı kısa süre içinde aşka dönüştü.
Aslı Bekiroğlu, Çağrı Telkıvıran ile olan aşkını sessiz sedasız bitirdi.
Çağrı Telkıvıran’dan Hamle Gecikmedi
“Maske Kimsin Sen” adlı televizyon programında yarışan Aslı Bekiroğlu ve Kubilay Aka geçtiğimiz günlerde birlikte görüntülenmişti. Bekiroğlu’yla ilişkisi kısa süre önce sona eren Çağrı Telkıvıran da önceki gece Kuruçeşme’deki bir mekanda, aynı programda yarışan Biran Damla Yılmaz ile görüldü.
Biran Damla Yılmaz’la ilgili konuşmak istemeyen Çağrı Telkıvıran, “Aslı Bekiroğlu’yla ilişkinizin Kubilay Aka yüzünden bittiği haberleri doğru mu?” sorusuna ise şöyle yanıt verdi: “Hayır üçüncü bir kişi yüzünden bitmedi. Başka sebeplerden ayrıldık.”
Aslı Bekiroğlu ve Çağrı Telkıvıran Ayrılığının Nedeni İhanet Mi?
Aslı Bekiroğlu, Çağrı Telkıvıran’la ayrılığı hakkında konuştu. Oyuncu, ilişki bittikten sonra Kubilay Aka ile görüntülenmiş, Telkıvıran da Biran Damla Yılmaz’la yeni bir aşka yelken açmıştı.
Önceki gün Arnavutköy’de görüntülenen Aslı Bekiroğlu, “ihanet” iddiası hakkında şöyle dedi: “Biz 1 ay önce ayrılmıştık. Bu bilinmediği için öyle düşünüldü. Tatlı tatlı, severek ayrıldık.
Berk Suyabatmaz’dan boşandıktan sonra aşk hayatında yüzü gülmeyen ünlü sunucu Burcu Esmersoy bir gözlük markasıyla iş birliği yaptı. Ürün çekimlerinde konuşan Burcu Esmersoy 50 yaştan da ümidi kesti. İşte detaylar;
Burcu Esmersoy’dan Yıllar Sonra Şaşırtan İtiraf
Kendisi hakkında samimi açıklamalarda bulunan Esmersoy seneler önce yaşadığı bir anısını şu şekilde anlatıyor;
“Benim elim çok açıktır. Paranın hesabını da pek bilmem. Yıllar içinde de bu özelliğim hiç değişmedi. Hatta bununla ilgili komik bir anım da var. Yıllar önce arkadaşlarımla bir düğüne gitmiştik. Orada 3-4 dansöze para takmışım. Sonradan cebimdeki bütün parayı taktığımı fark ettim. Düğün sonunda eve dönebilmek için arkadaşımdan 20 lira taksi parası almıştım.”
“Genç kızlara tavsiyem kaşınızı çok küçük yaşta almayın. Yüzünüzle ya da beğenmediğiniz yerlerinizle çok fazla oynamayın. Çünkü insan ileride çok pişman oluyor.”
Burcu Esmersoy Yeni Aşkıyla Yakalandı
Burcu Esmersoy ilk kez yeni sevgilisiyle keşfedildi. Çift, önceki gece Etilla mekanından ayrılırken objektiflere yansıdı. Burcu Esmersoy, “Yeni ilişkiniz hayırlı olsun, ne zaman başladı?” “İlişkimiz uzun süredir ortalarda. Ünlü sunucu, “Kız arkadaşını tanıyor musun? , Beyefendinin adı nedir?” dedi. “Beyefendiyi tanımanıza gerek yok” sorusuna cevap vermek istemedi. Esmer Soy’un arabası bir sevgilisi tarafından kullanılıyordu ve sürücü mekandan ayrılırken arka koltuğa oturdu.
Burcu Esmersoy ve gözlük markası Hermossa’nın işbirliğiyle oluşturulan koleksiyon, önceki gün Mandarin Oriental Hotel’de tanıtıldı. Etkinlikte gazetecilerle buluşan Esmersoy, “Sosyal medyadan evlilik teklifleri alıyor musunuz?” sorusu üzerine şöyle dedi: “Benden umudu kestiler. Artık 50 yaşındayım. İki kere evlenmiş, boşanmış kadına sosyal medyadan böyle bir teklifle kimse gelmez.”
Oyuncu Alina Boz ve Nur Fettahoğlu, Ferit Ömeroğlu’nun konuğu oldu. Alina Boz ve Nur Fetthahoğlu’ndan itiraflar geldi. İşte o açıklamalar;
14 dakikalık “Babamın Öldüğü Gün” kısa filminde sizi ne etkiledi?
Nur Fettahoğlu : Öncelikle Emre çok yetenekli bir arkadaşımız. Ben, onunla 2 sene boyunca aynı sette bulundum. Daha önce çektiği kısa filmleri izledik. Daha sonra senaryo ortada yokken böyle bir şey söylediği zaman kabul ettim. Okuduktan sonra da gerçekten çok etkilendik.
Daha önce Alina ile bir arada olduğunuz bir senaryo var mı?
Alina Boz : Birlikte yok. Nur, hep geliyordu bizim setimize. Aslında orada tanıştık. Hiç yabancılık çekmedim ben. Çok da sevdim. Emre, bana Nur’un da olduğunu söyledi. Ben açıkçası birlikte olacağımız için çok heyecanlandım. Tabii ki ben de Emre’ye destek olmak istedim. İlk kısa filmim. Böyle bir tecrübede kalemine ve bakış açılarına güvendiğim biriyle de olmak bana güvende hissettirdi.
Filme müzik eklenmemiş. Müzik eklenmesi, drama döndürecekti meseleyi. Orada direkt durumu vermek istemiş olabilir. Siz, bir izleyici gözüyle bu kısa filmde başka birisi oynamış olsaydı nasıl yorumlardınız?
Nur Fettahoğlu : Müzik dışındaki o kirli sesler, beni her zaman çok etkilemiştir. Çünkü müzik olduğu zaman algı mutlaka dağılıyor. Müziği dinliyorsun, görüntüleri izliyorsun, oyunculuğa bakıyorsun. Bütün duygu karışıyor. Ama burada o kadar naif, sade ve güçlü bir anlatım vardı ki müzik olmaması çok güzel bir tercihti. Duyguyu karıştırmama açısından. Bunu bize söylediği zaman ben çok mutlu oldum.
Alina, sen ne hissettin?
Alina Boz : Açıkçası müzik olmaması, benim de çok hoşuma gitti. Evet, duyguların dağılmaması açısından müziğin olmaması güzel oldu.
Vermek istenen mesajı, oyunculuğunuz ile çok net verebiliyorsunuz. Burada oyunculuğunuz dışında sizi besleyen güçlü cast’lar neler?
Alina Boz : Duruma göre değişiyor bu. Bazen kağıt üstünde yazılı olan şey seni etkilemeye yetiyorken bazen yetemiyor. Başka şeyler düşünmek durumunda kalıyorsun. Daha önce yaşadığın ve sana bunu hatırlatan bir tecrübeye dayanarak geçmişe gitmeye çalışıyorsun.
Etkili oluyor mu?
Alina Boz : Setteki atmosfere göre de değişiyor. Rahat etmem ve o gün ki modumla da alakalı.
Nur Fettahoğlu : Ben de mesela duygunun gerçekliği önemli. Orada anlatılan duygu, gerçek mi yoksa zoraki bir şeye entegre mi edilmiş? Zoraki bir senaryo varsa gerçekten çeşitli teknikler uyguluyorsun. Müzik dinliyorsunuz, kendi başınıza kalıyorsunuz. Ben çok yürürüm o duyguyu bulabilmek için. Setin tam ortasına giderim, nerede çekeceksek orada ararım o duyguyu. Gerçekten ben de bir açık kapısı varsa. Burada çok netti duygu. Belli bir cast o anda bir şekilde geliyor.
Filmin girişinde senin ciddi derecede ağladığın ve koluna girdikleri kısım vardı. O anda kendi ebeveynini kaybettiğini düşünmek mi vurucu yaptırır?
Alina Boz : Oralar çok tehlikeli. Açıkçası ben bugüne kadar çok ölüm tecrübesi yaşamadım. Bir tek köpeğimi kaybetmiştim. O, beni çok sarstı çünkü çok zaman geçirdik hastalık sürecinde.
Senin köpeğin ile aranda olan ilişki, gerçekten bir çocuk ilişkisi gibiydi.
Alina Boz : Ben çok seviyorum. Onların yanında olmak, yardımcı olmak bana iyi geliyor. Belki de hayatta edindiğim bir görev gibi de olabilir. Açıkçası bu projede şöyle oldu; Emre’yi kırmamak için, senaryoyu beğendiğim için, bir arada olmaktan çok heyecan duyduğum için tabii ki bu işe geldim ama çok yorgundum. “Maraşlı” projesi yeni bitmişti ve ben 1 günlük tatile kaçıp sonra çekim için geri dönmüştüm. Ben izlediğim zaman ağlamaktan ziyade yorgunluğumu gördüm. Özellikle o sahneyi çektiğimizde ilk set günümüzdü. Açıkçası orada yorgunluğumu gördüm. İyi mi kötü mü olmuş bilmiyorum ama yansımış.
İkinizin de kariyerinde kült olan sahneler var. Oyuncu, bu duruma bazen hangi sahneydi o diyerek yaklaşabiliyor. Tabii ki devamlılık önemli sizin için. Projeler gelip geçiyor ve onları en iyi şekilde aktarmak sizin işiniz. İzleyici, o sahneleri izlerken çok duygulanıyor ve siz o sahnenin figürüsünüz. Oyuncuların biraz daha duyarlı olması gerekmiyor mu? Siz, kendinizle alakalı kült olan sahneleri biliyor musunuz?
Nur Fettahoğlu : Tabii ki tüm sahneleri hatırlıyoruz ve bizim için çok önemli. Ama o kadar çok projede o kadar çok sahne oynuyoruz ki şu sahne vardı dendiği zaman ilk etapta gerçekten gelmiyor insanın aklına. Sonra bir detay verilince onun en ince detayına kadar hatırlıyorsun. Çünkü o sette çok büyük bir emek ve özveri var. Bir tek biz değil arka taraftaki bütün arkadaşlarımızın da çok ciddi emeği var. Onları bile hatırlıyoruz. Bize gösterdikleri nezaketi, yalnız bırakması, kibar davranması… Ama ilk etapta sorulduğunda hangisiydi diyorsun.
Alina Boz : Belki de hep daha üstünü aradığımız için mi böyle yapıyoruz. Evet, oldu öyle sahnelerim ama ben daha yolun başındayım. Hep daha ileriye mi bakıyorum acaba? Ama hatırlıyorum oynadığım sahneleri. Biz izlediğimiz zaman sizin gibi değil de bunu da yapsaymışım, daha iyisi olurmuş diyoruz.
Alina Boz : Kendini izlemek o kadar sevimli değil. Ben sevmem mesela kendimi izlemeyi. Dizilerini severek izleyen arkadaşlarım var. Ben, onlardan biri olamadım hiçbir zaman.
Nur, sen izler misin?
Nur Fettahoğlu : Benim surat ifademden kendimi izlediğimi anlıyorlar. Burada neden bunu yaptın ki diye çok sorguladığım oldu mesela.
Bunun sonu olmayacaktır.
Nur Fettahoğlu : Olmaz, olmasın da zaten. Düşünsenize bu meslekte doyum noktasına geldiğinizi işini yapamazsın. Hep aynı şeyde kalırsın.
İzleyicinin çok etkilendiği bir sahneye siz hiç oynayamamış diyebiliyorsunuz. Sıradan bir sahnede ise inanılmaz oynamış diyebiliyorsunuz. Projeyi izlerken izleyici çok mu avam bakıyor? Bunun bir matematiği mi var? Orada neye bakıyorsunuz?
Nur Fettahoğlu : Arkadaşlarımızı eleştirmek, benim haddim değil. En fazla neden bu duyguyu kaçırmış diyebilirim özel sahnelerde. Eleştirmek haddim değil. O da o şekilde yorumlamış çünkü.
Alina Boz : Öyle yorumlarda çok kriter var. Yönetmen, senaryo, diyalog… O mu söylemek istemiş yoksa senarist mi yazmış? O kadar çok şey var ki bütün doneler yan yana gelince çok güzel bir şey çıkıyor. Senin bakış açın başkadır. Sen siyah-beyaz fotoğraf seversin, ben renkli fotoğraf severim. Birisi bitter çikolata sever, birisi sütlü çikolata. Sinema bir nevi öyle bir şey değil mi? Herkesin bakış açısına göre çok değişen bir şey.
Alina setteyken pozitif anlamda agresif, zıpır, yerinde durmayan ve öğrenmeye aç biri gibi geliyor. Nur, Alina nasıl biri sette? Nasıl geçti?
Nur Fettahoğlu : Biz, “içinde hayvan var bunun” deriz. Gerçekten böyle ve böyle gitsin. Onu hiç öldürmeden dört nala koşsun.
Alina Boz : Ama ben genelde daha sakin ve sessiz kalıyorum.
Nur Fettahoğlu : Her şeyi sorgular Alina. Çünkü karakterini destekleyecek bir şey bulmaya çalışıyor ki daha güzel bir karakter ortaya çıksın. Bence çok yetenekli ve çok daha güzel yerlere gelecek.
Alina Boz : Evet, ben hep öğrenmeye aç bir kişilik olmuşumdur. Ama saygısızlık edip kimsenin işine de karışmamaya çalışırım.
Alina, kendini başarılı bulmuyor musun?
Alina Boz : Başarılı olmayı hedefliyorum. Her projemde ilk projem gibi hissediyorum.
Kendini yetenekli buluyor musun?
Alina Boz : Bilmiyorum, hiç bugüne kadar kendimle ilgili böyle bir eleştiride bulunmamayı tercih ettim. Evet, hoşuma giden şeyler oluyor kendi hakkımda. Evet yetenekliyim ve iyi ki bu sektöre girdim gibi bir bakış açım istesemde olamıyor. Menajerim de söylüyor bunu. Ben hep yeni bir şey de keşfedeyim, sadece bununla olmaz derdindeyim. Hep yeni yollar keşfetmeye çalışıyorum.
Nur Fettahoğlu : Biz, öğrenmeye aç insanlarız. Başarı, başarı, başarı…
Nur, sen kendinin yetenekli olduğunu düşünmüyor musun?
Nur Fettahoğlu : Yetenek değil; hep başarılı olma arzusu. Hep ileriye götürme, bir şey daha ekleme… Hiçbir zaman tatmin olmayacağım kendimden. Ben, öğrenmeye aç küçük bir kız çocuğuyum. Ben, kendimi böyle değerlendiriyorum.
Dilediğin kişiye, dilediğin bir soruyu 83 milyonun izlediği bir programda sorma imkanı verildi sana. Bu kim olurdu ve ona ne sorardın?
Nur Fettahoğlu : Napolyon gerçekten “Para, para, para.” demiş midir?
Alina Boz : Ben, sorudan ziyade biriyle sohbet etmek isterdim. Dünya nereye gidiyor? Ne yapalım biz? Birine sormak istediğim çok spesifik bir soru yok.
Show Tv’nin büyük bir ilgiyle izlenen dizisi Baba, 5. yeni bölümüyle 15 mart salı günü ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Servet, Kadir’in yanlarından uzaklaşması için babasının yanına gidip ona, Sevil’in İstanbul’a geldiğini, onun Kadir’in başına talih kuşu konduğunu duyunca bunu yaptığını söyler. Artı Sevil’in, artık boşanmış ve bir çocuklu bir kadın olduğunu babasına anlatır. Emin, çocuklu bir kadını oğluna layık görmez. Baba 5. bölüm 1. fragmanı yayınlandı. Emin, Büşra’nın kocasından boşanmasına karşı çıkıyor.
Emin Büşra’nın Kocasından Boşanmasına Karşı Çıkıyor!
Baba 5. bölüm 1. fragmanında; Emin, yemek masasına tüm çocuklarını ve torunlarını topluyor. Kadir Can’a, yemek masasında surat asılmayacağını söylüyor. Fazilet, Emin’in kendisine neden Resmiye dediğini merak edip soruyor. Ancak bir yanıt alamıyor. Ahmet’in Büşra’nın yanında yatmadığını gören Emin, onu kızının odasına götürüyor. Buna karşı çıkan Kadir’e ise, kimseye Emin’in kızı boşandığının konuşulmasına izin vermeyeceğini söylüyor.
İşte Baba 5. bölüm 1. fragmanı…
BABA DİZİSİNİN 4. BÖLÜM ÖZETİ!
Emin’i, yaralı bir şekilde yardım ettiği taksici bulup eve getirir. Adam Emin’in, adını bile hatırlamadığını anlar. Kadir, babasını bulmaya çalışır. Onun en son nereye gittiğini öğrendikten sonra oraya gider. Onu yaralı bir şekilde görüp hastaneye götürmek ister. Ama Emin, kabul etmez.
Servet, o gece sabaha karşı sarhoş bir vaziyette eve gelir. Eve giremediği için müştemilatta yatar. Ertesi gün Emin, Servet’e nerede olduğunu sorar. Oda çalıştığı yalanını söyler. Emin, Kübra’nın kameraların önüne çıkıp konuştuğunu öğrenir. Bu duruma çok kızar. Üzerine bir de Kadir Can’ın çıplak fotoğrafı yayılınca ortalık karışır.
Yaşar, bunu yaptığı için oğlunu hırpalar. Orhan’ın sevgilisi Yaşar’ı yine arayıp yardım ister. Oda onu alıp lüks bir otele yerleştirir. Orada magazinciler Yaşar’ın fotoğraflarını çeker. Büşra, arkadaşıyla buluşacağı yerde İlhan’la karşılaşır ve ikili sohbet eder. İlhan, Büşra’dan çok etkilenir.
Büşra’da İlhan’dan hoşlanmaya başlar. İlhan’ın babası her şeyi öğrenir ve oğlunu yanına çağırıp kredinin ilk taksitini Emin Saruhanlı’dan istemesini söyler. Kadir’i gören İlhan, üç gün içinde kredinin ilk taksiti olan kırk milyon doları vermesini ister. Büşra, İlhan’ı arayıp onunla buluşur.
İlhan Büşra’ya, bir toka hediye eder. Büşra, kredi ödemesini hemen istemesinin hiç hoş olmadığını söyleyip oradan ayrılır. Servet’te İlhan’ın yanına gidip kredi ödemesini konuşur. İlhan ise ona, partide bir kadınla çekilmiş fotoğraflarını Servet’e gösterir. Fotoğrafları gören Servet, İlhan’a o fotoğrafları kimsenin görmemesini bunun için ne isterse yapacağını söyler.
Emin, çocuklarını ve torunlarını toplayıp, onlara kendisinin izni olmadan hiçbir şey yapmamalarını eğer yaparlarsa Ödemiş’e gönderip mirasından da men edeceğini söyler.
Kanal D’nin yeni gözde dizisi Üç Kız Kardeş, 4. yeni bölümüyle 15 mart salı günü ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Türkan, annesine evlendiği günden beri eşi tarafından hiç sevilmediğini, onunla iki yabancı gibi olduklarını göz yaşları içinde annesine anlatır. Nesrin, kızını teselli edip zamanla birbirlerine alışıp seveceklerini söyler. Türkan, bunun çok zor olduğunu bilir. Ama ne yapacağını bilemez. Üç Kız Kardeş 4. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. Somer, Türkan’ın çektiği zulme kayıtsız kalamıyor.
Üç Kız Kardeş 4. bölüm 2. fragmanında; Somer, eve geldiğinde Türkan’ı balkona kapatılmış bir vaziyette buluyor. Ona bunu annesinin yaptığını anlayıp Türkan’ın bu çektiklerinden kendisini sorumlu tutup onu yalnız bırakmıyor. Rüçhan, Mine’nin yanına gidip Somer’le Türkan’ın karı koca olduğunu söylüyor. Bunu duyan Mine, sinir krizleri geçiriyor. Türkan Somer’e, boşanmak istemediğini söylüyor.
İşte Üç Kız Kardeş 4. bölüm 2. fragmanı…
ÜÇ KIZ KARDEŞ 3. BÖLÜM ÖZETİ!
Rüçhan, Somer’i eve bağlayıp onu Mine’den ayırmak için Türkan’ı eve götürür. Somer, Mine’nin hamile olduğunu duyup çok mutlu olur. Nesrin ile Sadık, Serdar’dan Türkan’ın hastanede yaralı olduğunu öğrenir. Derya, ablasını Somer’in dövmüş olduğunu düşünmeye başlar.
Telaşla Türkan’ın evine giderler. Ama evi boş bulunca daha da telaşlanıp Rüçhan’ın evine giderler. Rüçhan, onların geldiğini görünce Türkan’dan odasından dışarı çıkmamasını ister. Aşağı inip Türkan’ın evde olmadığını kocasıyla gezmeye gittiklerini söyler. Sadık ile Nesrin, kızlarını göremeden eve dönerler.
Onlar gittikten sonra Rüçhan, Türkan’a ailesini aratır. Türkan, ailesini arayıp İstanbul’da olduklarını kendisinin iyi olduğunu söyler. Onun sesini duyan ailesi biraz olsun rahatlar. Rüçhan, Türkan’ın yaraları iyileştikten sonra ailesini yemeğe davet eder. Yemeğe Somer katılmaz. Sadık, damadının yemekte olmamasına bozulur.
Mine’nin hamile olduğunu duyan Somer çok mutlu olur. Açacakları fabrika için evrak bekleyen Mine PTT’ye gider. Sadık onu tanıyor ve odasına davet eder. Mine ona, kendisini Somer’in asistanı olarak tanıtır. Daha sonra Somer de gelir. Somer, Sadık’tan yemeğe katılamadığı için özür diler.
Sadık da, ertesi gün Dönüş’ün doğum gününe onu kızıyla birlikte davet eder. O da geleceğini söyler. Mine, Somer’e baskı yapar ve o doğum gününe gitmemesini ister. Somer, dayanamayıp Türkan’la birlikte doğum gününe gider. Onların ne kadar mutlu olduğunu görünce kendisinin nasıl mutsuz bir ailede büyüdüğünü anlar.
Mine’yle konuşmak için yukarı çıktığında yanına Türkan gelir ve ona boşanmak istediğini söyler.
Star Tv’nin sevilen dizisi Kaderimin Oyunu, 12. bölümüyle ekrana geldi. Dizinin yayınlanan yeni bölümünde; Cemal, Helin’in kendisini elinde tutmak için hamilelik yalanı uydurduğunu öğreniyor. Sinirlenip Helin’e, onun yüzünden çok sevdiği kadını terk ettiğini söylüyor. Asiye, hastalanıyor. Gülsüm, Cemal’i Asiye’nin yanında görüyor. Sonra Asiye’nin Cemal’i sayıkladığını duyunca onların ilişkileri olduğunu zannediyor. Kaderimin Oyunu 13. bölüm 1. fragmanı yayınlandı. Nedret, Amasya’ya gidip Asiye’nin cinayet işlediğini öğreniyor.
Kaderimin Oyunu 13. bölüm 1. fragmanında; Gülsüm, Cemal ile Asiye’nin birbirlerine aşık olduğunu ve Mahir’i aldattıklarını düşünüyor. Bunu onların yanına bırakmayıp her şeyi anlatmak istiyor. Nedret, Asiye’yi araştırmak için Amasya’ya gidiyor. Orada Asiye’nin birini öldürdüğünü ve arandığını öğreniyor.
İşte Kaderimin Oyunu 13. bölüm 1. fragmanı…
KADERİMİN OYUNU 12. BÖLÜMDE BAŞKA NELER OLDU?
Helin’in Uğur’a arabasıyla çarptığını gören Cemal, hemen onu hastaneye götürüyor. Asiye ile Nergis, Cemal’e sarılmış ağlarken içeri Helin ile Mahir giriyor. Olayın telaşından onların neden o kadar samimi bir şekilde sarıldıklarını algılayamıyorlar. Uğur, tedaviye alınıyor. Giriş yapmak için Helin, Asiye’nin çantasından Uğur’un kimliğini alıyor.
Kimliğin sahte olduğu söyleniyor. Mahir’i gören tanıdığı ona yardım edip durumu kurtarıyor. Onun kendisine iyiliğini unutmadığını söylüyor. Uğur’un, ciddi bir şeyi olmadığını öğrenilince götürülüyor. Helin, büyük bir suçluluk hissediyor. Her şey normale dönünce Helin Asiye’ye, ona söylediği şeyi hemen Zahide’ye neden söylediğini soruyor.
Oda, kendisinin kimseye bir şey söylemediğini söyleyip Zahide’nin yanına gidiyor. Helin, Cemal’i elinde tutmak için hamilelik yalanını uydurduğunu Asiye’den değil ondan duyduğunu söylüyor. Onların konuşmasını duyan Cemal köpürüyor. Helin ile Cemal, büyük bir kavga ediyor.
Cemal, evden çıkıp sabaha karşı içkili bir şekilde eve geliyor. Bahçede kendisini bekleyen Helin’e, hayatını mahvettiğini onun yüzünden çok sevdiği kadını terk ettiğini onun da hayatını mahvettiğini söylüyor. Asiye, onların konuşmalarını duyup üzülüyor. Ertesi gün Helin Cemal’e, o çok sevdiği aşık olduğu kadının kim olduğunu soruyor.
Cemal ise, Helin’den konuyu kapatmasını istiyor. Gülsüm, kocasının montunun dikilmesi gerektiğini öğrenince Asiye, kendisinin halledeceğini söylüyor. Cemal, hemen Asiye’yi çarşıya bırakabileceğini söyleyip onunla birlikte çıkıyor. Yağmur yağınca Cemal’in aklına eski günleri gelip Asiye’nin ıslanmasına neden oluyor.
Mahir’in barda dertleştiği Zuhal, ailenin yakını çıkıyor. Zuhal ile Mahir, evde karşılaşınca ikisi de zor anlar yaşıyor. Mahir, Zuhal çıkarken peşinden gidip konuştuklarının aralarında kalmasını istiyor. Zuhal, Mahir’e onun evli olmadığına sevindiğini söylüyor.
Asiye hastalanıyor. Nergis, hemen Mahir’e haber veriyor. O doktor getirene kadar Asiye, Cemal’in ismini vererek sayıklamaya başlıyor. Gülsüm, onların aralarında bir şeyler olduğunu düşünmeye başlıyor.
Show Tv’nin izleyiciyi ekrana kilitleyen dizisi Aziz, 17. bölümüyle ekrana geldi. Dizinin yayınlanan yeni bölümünde; Aziz, Efnan’ın gittiğini öğrenip onu geri getirmek için peşinden gidiyor. Onun Mısır’a gittiğini öğreniyor. Onu tam bulmuşken Fransızların onu tutukladığını öğreniyor. Aziz, nezarete Efnan’ın yanına girmek için kavga çıkarıyor. Ertesi gün Efnan’la hapishanede evleniyor. Efnan, Andre’yi öldürme suçundan idamla yargılanırken Aziz, kocası olarak Efnan’ı savunuyor. Hakim davayı düşürmek zorunda kalıyor. Aziz, Piere’den Dilruba’nın Adem’le kendisini kurtarmak için evlendiğini öğreniyor.
Aziz Dilruba’nın Adem’le Neden Evlendiğini Öğreniyor!
Aziz 18. bölüm fragmanı henüz yayınlanmadı. Dilruba, Efnan’ın mektubunu okur okumaz hemen atölyeye gidip Efnan’ın temelli gittiğini söylüyor. Aziz, mektubu okuduktan sonra atına binip düğün alayının peşinden gidip onlara yetişiyor. Efnan’ın Mısır’a gitmek üzere oradan ayrıldığını öğreniyor. Aziz, Efnan’ın bindiği arabayı buluyor. Onun Fransızlar tarafından götürüldüğünü öğreniyor.
AZİZ 17. BÖLÜMDE BAŞKA NELER OLDU?
Piere, Efnan’ı oğlunu öldürme suçundan tutukluyor. Efnan’a, Aziz’i bırakıp kendi himayesine girmesini istiyor. Aziz, Efnan’ın nezarette olduğunu öğrenince hemen karakola gidiyor. Onunla görüşmesine izin verilmeyince de karakolda kavga çıkarıp kendisini nezarete attırıyor.
O gece Aziz, Efnan’ın yanında nezarette geçiriyor. Ona korkmamasını onu kurtaracağını söylüyor. Fatma ana, Efnan’ın nezaretteki penceresine gelip Andre’nin öldüğü gece orada Zülfikar’ın olduğunu söylemesini istiyor. Efnan, zaten suçsuz yere asılan Zülfikar’a böyle bir iftira daha atamayacağını söylüyor.
Piere’e, Andre’yi kendisinin öldürdüğünü o gece orada kendisinden başka kimsenin olmadığını söylüyor. Aziz, Andre’yi kendisinin öldürdüğünü söylese de Piere, Aziz’in Efnan’ı korumak için böyle bir şey yaptığını düşünüp onun itirafını kabul etmiyor. Piere’nin asıl amacı Efnan’ın Aziz’i terk edip kendisinin himayesine girmesidir.
Ancak Efnan, ölüm pahasına da olsa Aziz’i terk etmiyor. Aziz, papazla birlikte ertesi gün olacak mahkemede Efnan’ı nasıl kurtarmanın yollarını arıyor. Bu arada gazetecileri, şehre yeniden çağırıyor. Adem’in psikolojisi iyice bozuluyor. Dilruba, Adem’in kendisine karşı tavırlarından dolayı ondan boşanacağını söylüyor.
Adem, bunu duyunca Dilruba’nın üzerine yürüyüp onu kuyuya itmeye çalışıyor. Yine geceleri meyhanede şarkıcı kadınla sabahlıyor. Aziz, mahkemede suçunu itiraf edip amcasını şahit gösteriyor. Ama Galip, gidip durumu Piere anlatıyor ve mahkemede ona şahitlik etmiyor. Karakolda Efnan’la evlenen Aziz, onun kocası olarak Efnan’ı savunuyor.
Cezası kesilmiş ve idam edilmiş kapatılmış bir davanın tekrar açılmayacağını hakime söylüyor. O sırada dışarıda gazeteciler ve ahali Zülfikar’ın asılmasını protesto ediyor. Ortalık karışınca Piere, mahkemeyi terk ediyor. Hakim davayı düşürüyor.
Piere, Aziz’in yanına gidip her zaferin bir bedeli olduğunu ona daha önce söylediğini hatırlatıyor ve Aziz’in kulağına Dilruba’nın onu kurtarmak için Adem’le evlendiğini fısıldıyor.
Yönetmen ve senaristFaysal Soysal’ın oyuncu kadrosunda Serdar Orçin, Sezin Akbaşoğulları, Kübra Kip, Ali Mert Yavuzcan, Şebnem Dilligil, Murat Mahmutyazıcıoğlu ve Rıza Akın’ın yer aldığı ikinci uzun metrajı Ceviz Ağacıfilminindün akşam Atlas 1948 Sineması’nda galası gerçekleşti. Galaya film ekibinin yanı sıra Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız da katıldı. Detayları Haberimizde…
Çekimleri Türkiye’de Sinema Genel Müdürlüğü’nün ve TRT’nin katkıları ile gerçekleştirilen ve ilk Türk-İran ortak yapımı olan Ceviz Ağacı filmi, darbe sonrası travmalara ve kadın cinayetlerine getirdiği özgün bakış açısıyla farklı siyasi, ahlaki ve felsefi bakış açılarını şiirsel bir sinematografi, eşsiz bir ses ve müzik tasarımıyla sinema perdesinde seyirciyle buluşacak…
Faysal Soysal: ” İlk Defa Bir Türk – İran Ortak Yapımı Bir Film”
Filmin galasında konuşan Faysal Soysal :“Hem TRT için hem bizim için özel bir çalışma oldu. İlk defa bir Türk – İran ortak yapımı da gerçekleşti. Ama bizi asıl heyecanlandıran bugün ilk defa Türkiye seyircisiyle, kendi memleketimizin kültür sanat dünyasıyla buluşacak olması” dedi.
Serdar Orçin: “İçinde Herkesin Kendine Ait Bir Şeyler Bulabileceğini Düşünüyorum”
Oynadığı karakter ile ilgili bilgi veren filmin başrol oyuncularından Serdar Orçin“Filmde Hayati karakterini oynuyorum. Kendini var etme çabası diyebiliriz aslında Hayati’nin. Acı bir hikâyeden bahsediyor gibi olsak da sonunun yine de iyi bittiğini düşünüyorum bu acılarla yüzleşmeyi başarabildiği için. Bu anlamda, içinde herkesin kendine ait bir şeyler bulabileceğini düşündüğüm, edebi olarak da çok güçlü bir senaryo”dedi.
‘Ceviz Ağacı’ Dünya Genelinde 12 Ödüllü Bir Film!…
Filmin görüntü yönetmenliğini Türkiye’nin en önemli ve başarılı isimlerinden Vedat Özdemir, ses operatörlüğünü Mustafa Bölükbaşı üstlenirken, İran’ın en iyi sanatçıları da filmin post prodüksiyonunda görev aldı. “Kaplumbağalar da Uçar” ve “Armut Ağacı” filmlerinin kurgucusu Mostafa Khergepoosh filmin kurgusunu; “Seyyar Satıcı” ve “Kertenkele” filmlerini ses tasarımcısı Mohsen Roshan filmin ses tasarımını, “Bir Ayrılık” ve “Güneşin Çocukları” filmlerinin renk tasarımcısı Hootan Haghshenas filmin renk tasarımını ve Payam Azadi de filmin müziklerini yaptı.
Film bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında birçok önemli festivallerde gösterilip toplam 12 Ödüle layık görüldü;
‘Ceviz Ağacı’ Filminin Galası
Ceviz Ağacı ÖDÜLLERi:
27.Adana Film Festivali, 2020,
En iyi Müzik/ Payam Azadi,
En iyi oyuncu/Serdar Orçin
Eurosia Film Festivali, 2020,
En iyi Görüntü Yönetmenliği Ödülü/Vedat Özdemir
6.Bremen Film Festivali, 2021
En iyi Edebiyat Filmi Ödülü
8.Torino Underground Film Festivali, 2021
En iyi Film,
En iyi Kurgu/Mostafa Khergapoush
7.Balkan Panorama Film Festivali, 2021
En iyi Film,
En iyi Oyuncu/Serdar Orçin
6.Londra Şehir Ödülleri Festivali, 2021
En İyi Yabancı Film Ödülü
6.New York Artist Forum, Festival of Moving Image Festivali, 2021
En İyi Kurmaca Film,
En iyi Oyucu/ Serdar Orçin
9.Antakya Film Festivali, 2021
En iyi Oyuncu/Serdar Orçin
Ceviz Ağacı’ nın Konusu İse;
Birçok açıdan silik ve pasif bir karaktere sahip edebiyat öğretmeni Hayati, karısı tarafından hor görülüp terkedilir. Bir süre sonra ataerkil özellikteki kasabada kimliği belirlenemeyen bir kadın cesedi bulunur. Hayati cesedin karısına ait olduğunu iddia edip başkasının işlediği cinayeti üstlenir. Peki ama işlemediği bir cinayeti neden üstlenir insan? Film bu sorunun peşinde insanın en saklı, en gölgede kalmış, derin taraflarını aydınlatmaya çalışırken tutunamayış, kadın cinayetleri, şiddetin binbir yüzü, edebiyat, tutkular ve pişmanlıklar gibi uğraklarıyla dünya yüzünde insan için özne olarak var olmanın imkanını sorguluyor.
Ceviz Ağacı Yönetmen Görüşü’ nden Alıntı;
“Bu filmle insanı, yani kendimizi karanlık ve korkak yanlarımız ile yüzleştirerek vicdanımızın sönen ateşini bulmak ve onu bir umutla harlatmak istiyorum. Bu sebeple cinayete ve suça şahit olmanın bedelini minimal bir olay üzerinden farklı boyutlar içinde işlemek istiyorum. Hikayemdeki silik edebiyat öğretmeninin (Hayati) kasabada dışındaki bir cinayete (bir kadının, kocası tarafından katledilişine) seyirci kalıp bir şey yapamamasını, bütün bir insanlığın vicdan problemi olarak masaya yatırmak istiyorum. Hayati’yi, Van Gogh gibi sıkıntılar, yoksunluklar içerisinde sanatsal yaratım adına umudunu korumaya çalışan bir yazar olarak tasarladım ki zahiren böylesine zayıf ve güçsüz bir bireyin suç ve cinayet karşısında ne yapıp/yapamayacağı üzerinde daha geniş düşünebilelim. Bu durumda alın yazısı sonucu zayıflık, siniklik ve ürkeklik ile malul Hayati, babasının intihar yazgısıyla hayata başlamasına rağmen, yazı ve edebiyat üzerinden kendine sağlam bir kök ve umut arıyorken, tıpkı babasının şahit olduğu gibi bir cinayete şahit olduğunda ne yapacaktır? ..”
Ünlü şarkıcı Seda Sayan yoksa evleniyormu? Ortaya çıkan iddiaya göre usta ses sanatçısı, 7. kez evlenmek için harekete geçti. Kendisinden tam 25 yaş küçük şarkıcı Çağlar Ökten’ den gelen evlilik teklifine Seda Sayan ‘Evet’ dedi. Detaylar Haberimizde…
Flaş Haber!… Seda Sayan 7. Yuvasını Bakın Kiminle Kuruyor!…
Milliyet haber’ den Hüseyin Altun ‘un hazırlamış olduğu özel haberine göre; Usta ses sanatçısı Seda Sayan’ ın 7. defa evlilik kararı duyan herkesi şaşırttı. Güzel sanatçı, Seda Sayan, beraber çalıştığı solist Çağlar Ökten’ den evlilik teklifi aldığı ve ‘Evet’ dediği öğrenildi.
Şu ana kadar 6 defa dünya evine giren güzel şarkıcı Seda Sayan’ ın 7. defa nikah masasına oturacağı konusu bugün magazin gündeminde bomba gibi patladı. 59 yaşındaki Ünlü sanatçının kendisinden tam 34 yaşındaki müzisyen Çağlar Ökten’ den bir evlilik teklifi aldığı ve yanıt olarak ‘Evet’ cevabını verdiği öne sürüldü…
Sürpriz Evlilik Teklifi!…
Yakışıklı müzisyen 14 Şubat Pazartesi akşamı Beyoğlu’ nda olan ‘Süreyya Teras’ adlı bir yerde sahneye çıktıktan sonra aniden cebindeki tektaşı çıkararak, Seda Sayan’ a evlilik teklifi yaptı…
7. Kez Nihah Göründü!…
Kısa süreli bir şok geçiren Seda Sayan, ‘Evet’ cevabını verdi. Daha öncesinde 6 defa dünya evine giren Seda Sayan kendisinden tam 25 yaş küçük müzisyen ile evlilik hazırlıklarına başladı bile…
“Evlenecek Zaman Tam Bu Zamanmış”..
Seda Sayan, en son verdiği bir röportajında, “Çocuğumun babası hariç geri kalan evliliklerimi saymıyorum. Evlenecek zaman tam bu zamanmış. Daha dinginleştim, şimdi yanımda biri olsun isterdim” demiş ve evliliğe yeşil ışık yakmıştı…
Başarılı oyuncu Ezgi Mola, yepyeni imajını ilk defa takipçilerine gösterdi. ‘Masumlar Apartmanı’ adlı dizisindeki takdire şayan başarısıyla adından söz ettiren oyuncu Ezgi Mola, geçtiğimiz haftalarda stilini değiştirdi. Dizideki rolü gereğince uzun saçlarını kestiren güzel oyuncu, takipçilerinden tam not aldı. İşte Detayları…
Ezgi Mola’ nın Takipçilerinden Tam Not Alan Yeni İmajı…
Son imajı ile çok beğenilen güzel oyuncu, bugün sosyal medya sayfasından kısacık saçlarıyla pozlarını yayınladı. Fotoğrafları gören sosyal medya kullanıcıları Ezgi Mola’ nın 25 sene önceki görünümüne benzetilirken güzel yorumlarda aldı…
Girdiği er projedeki yüksek performansıyla isminden söz ettiren yetenekli oyuncu Ezgi Mola, şu sıralar Alice Müzikali’nde ve ‘Masumlar Apartmanı’ dizisnde boy gösteriyor. Önceki gün saç stilinde değişikliğe giden güzel oyuncu rolü icabı uzun saçlarını kısacık kestirdi ve güzel oyuncu, bugün bu yepyeni imajıyla son pozlarını paylaşırken sosyal medya kullanıcıları Ezgi Mola’ ya tam not verdi.
“Şakacıktan yaptım sandıysanız üzülürüm!”
En çok kullandığı hesabı Instagram’ da 6 milyon adet takipçisi olan Ezgi Mola, saçlarını kısacık kestirmediğini düşünen kullanıcılara, “Şakacıktan yaptım sandıysanız üzülürüm! Şaka sevmem…” şeklinde açıkladı…
25 Sene Önceki Görünümüne Geri Döndü!
Sosyal medya takipçileri ünlü oyuncunun yeni stilini tam 25 yıl önceki hallerine benzetirken Ezgi Mola’ da o fotoğrafını tekrar sosyal medya sayfasından yayınladı. Uzun saçlarını kıpkısacık kestiren Ezgi Mola, evinin salonunda çektiği pozları hayranlarının beğenisine çıkarmıştı. Uzun örgülü saçları ve turuncu rengi terlikleriyle tüm dikkatleri üzerine çeken ünlü oyuncu ‘nın fotoğrafları büyük ilgi görmüştü.
Ezgi Mola: “1997…”
Ezgi Mola, 2018 senesinin bu fotoğrafını, “1997… Göz rengini fotoğrafta değiştirmenin mecburi olduğu yıllardı… Asiliğin sınırı kazıtılan saçla ölçülürdü ve kaşlar alınmaz, ütülürdü… Ütmüştüm…”notuyla paylaşmıştı…