Ana Sayfa Blog Sayfa 682

Masumlar Apartmanı 67. Bölüm 1. Ön İzleme Yayında! Safiye Annesinin Kıyafetlerinden Kurtuluyor!

0

TRT 1’in sevilerek takip edilen dizisi Masumlar Apartmanı, 67. yeni bölümüyle bu akşam ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Safiye, artık annesinin kıyafetlerini giymekten vazgeçmeye karar verir. Hikmet, köpeği görünce çocukluğuna gider ve köpeği alıp odasına kapanır. Han, ablasına eğer köpeği kabul etmezse onu da alıp başka bir yerde yaşayacaklarını söyler. Gülben, Esad’la birlikte kızının adının ne olacağını düşünür. Safiye, Naci’nin elini tutup onunla dışarıda gezer. Han’a da, köpeğiyle onun hiçbir yere gitmeyeceğini söyler. Masumlar Apartmanı 67. bölüm 1. ön izleme yayınlandı. Safiye, annesinin kıyafetlerinden kurtuluyor.

Salı Dizileri 2022

Safiye Annesinin Kıyafetlerinden Kurtuluyor!

Masumlar Apartmanı 67. bölüm 1. ön izlemesinde; Safiye, annesinin kıyafetlerini giymekten vazgeçiyor. Spor kıyafetler giyip makyaj yapıyor. Ona Hikmet bile tanıyamıyor. Naci, onun bu değişimi karşısında çok mutlu oluyor. Safiye, Naci’yle birlikte çimlere oturmak istiyor.

İşte Masumlar Apartmanı 67. bölüm 1. ön izlemesi…

MASUMLAR APARTMANI 66. BÖLÜM ÖZETİ!

Ceylan, kaza geçirir. Han, onun da İnci gibi öleceğini zanneder. Ceylan, hafif yaralı bir şekilde kazadan kurtulur. Ancak ne Han’ı ne de onun yakınlarını görmek istemez. Hatta, tekrar Türkiye’ye döndüğü için pişman olur. Doktor hanım Gülben ve Safiye’yle birlikte yaptıkları seansta onlara kendilerini önemli hissetmelerini sağlar.

Onların mutlu olmayı hak ettiklerini anlatır. Gülben, Ceylan’ın kaza geçirdiğini öğrenir. Ama ablasına söylemez. Safiye, onu Esra’yla konuşurken duyar. Gülben, Ceylan’ın yanına gider. Ceylan’ın Han’ı terk ettiğini duyunca ona ağır konuşur. Eve geldikten sonra ise yaptıklarından pişman olur.

Yine, temizlik yapmaya başlayacakken Esad ona engel olur. Han, terk edilmeyi kabullenmeye çalışırken birinin bir köpeği terk ettiğini görür ve adamla kavgaya tutuşur. O terk edilen köpek gibi hisseden Han onu alıp kazan dairesine götürüp orada beslemeye başlar.

Doktor hanım, yine seans için Safiye’yle konuşmaya gelir. Onun annesiyle konuştuğunu anlayıp, annesiyle bir de kendisinin konuşmak istediğini söyler. Safiye, annesinin bunu istemeyeceğini söylese de doktor hanım, Safiye’nin annesine onu çok iyi anladığını, annesinden sevgi görmediğini, onun kendisini hep uğursuz olduğuna inandırdığını ve ondan gördüklerini de çocuklarına uyguladığını bildiğini söyler.

Safiye, çöp evde annesinin anneannesine ve babasına yazdığı mektupları bulur. O mektupları okuduktan sonra annesinin ne kadar sevgisiz ve yalnız olduğunu daha iyi anlar. Ertesi gün Safiye, annesinin mezarına kardeşleriyle birlikte gider. Hiç doğum günü kutlanmayan annesinin doğum gününü kutlar.

Kardeşlerinden de kutlamasını ister. Annesine hala kızgın olan Han, annesinin doğum gününü kutlamaz. Safiye, Naci’ye sarılıp onu eve getirir. O geceyi aynı yatakta uyuyarak geçirir. Sabah Han’a bakmak için odasına gittiğinde onun yatakta bir köpekle yattığını görür. Safiye, köpeği gördükten sonra ne yapacak?

Masumlar Apartmanı 67. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Safiye Han’ın Köpeğini Kabul Ediyor!

Evlilik Hakkında Her Şey 28. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Azra İle Efe Arasında Neler Oluyor?

0

Fox Tv’nin büyük bir heyecanla izlenen dizisi Evlilik Hakkında Her Şey, 28. yeni bölümüyle bu akşam ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Bora, Sanem ve Güneş, bir önceki gece neler olduğunu hatırlayamaz. Güneş, Yalın için endişelenmeye başlar. Yalın ise, arabanın bagajından çıkar. Çolpan, Azra’dan Efe’ye karşı daha anlayışlı davranması gerektiğini söyler. Azra, annesine nedenini sorar. Çolpan, kızına Efe hakkında bilmesi gereken şeyler olduğunu söyler. Evlilik Hakkında Her Şey 28. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. Azra ile Efe arasında neler oluyor?

Salı Dizileri 2022

Azra İle Efe Arasında Neler Oluyor?

Evlilik Hakkında Her Şey 28. bölüm 2. fragmanında; Bora, Sanem, Güneş ve Yalın, gizemli gecede neler yaşadıklarını yavaş yavaş hatırlamaya başlıyor. Erman, Çolpan’la balayı planları yapmaya başlıyor. Azra, Efe’ye bir daha karşısına çıkmamasını söylüyor. Efe ise, Azra’nın kendisini affetmesi için harekete geçiyor. Azra, Efe’ye bakarak Yıldırım’a söylemek istediği şeyleri göz yaşları içinde söylüyor.

İşte Evlilik Hakkında Her Şey 28. bölüm 2. fragmanı…

EVLİLİK HAKKINDA HER ŞEY 27. BÖLÜM ÖZETİ!

Düğünden sonra organizasyon işi yapan Dilara tarafından şantaj yapılarak tüm altınlarını kaptıran damat Bora’yı bulur. Ona, şantaj edildiği fotoğrafı gösterip yardım ister. Bora ile Sanem, evleneceklerini söyleyip Dilara’dan düğün organizasyonu için yardım ister.

Dilara, tüm organizasyonu yapar. Çolpan, Sanem’in bir şeyler karıştırdığını anlar ve Yalın’dan onu takip etmesini ister. Yalın, Sanem’in gizlice evleneceğini öğrenip Güneş’i yanına çağırır. Efe’nin kızının ölümüne neden olan kazada komaya giren Aziz, 5 yıl aradan sonra uyanır.

Uyanır uyanmaz karısını görmek için hastaneden çıkıp eve gider. Eve gittiğinde ise Nagehan’ın bir kızı olduğunu görür. Önce kızın kendisinden olduğunu zanneder. Sonra karısının en yakın arkadaşı Ekrem’le evlendiğini öğrenir. Nagehan, Ekrem’le anlaştığı gibi hemen ondan boşanmak ister.

Efe, Ekrem’in avukatlığını üstlenir. Çolpan’da Nagehan’ın avukatlığını üstlenir. Efe, kaza günü Aziz’in arabasına Ekrem’in sabote ettiğini ve o ölünce önceden beri aşık olduğu Nagehan’la birlikte olmak istediğini zanneder. Tüm oklarda bunu gösterirken Aziz, o gece çok yorgun olduğunu, hatta Ekrem’in yorgun şekilde araba kullanmasını istemediğini, kaza sırasında uyumuş olduğunu hatırlar.

Öte yandan Dilara, Sanem’i gelinlik seçimine gönderir. Balayı süitinde Bora’ya bekarlığa veda partisi yapmak için plan yapar. Bunu öğrenen Bora, Sanem’e mesaj yazar. Onu gelip kurtarmasını ister. Dilara gelir ve Bora’ya içine ilaç koyduğu şerbetten içirmeye çalışır.

Bu arada Erman, Çolpan’a evlenme teklif etmek için büyük bir sürpriz hazırlar. Çolpan, davaya gireceğini zannedip Erman’dan evlenme teklifi alır. Sanem sonradan aramaları görüp baskın yapar. Dilara, her şeyi itiraf ediyor. Oda da kamera olduğunu, o görüntülerle şantaj yaptığını söyler.

İkili Dilara’dan müşterilerinin altınlarını alır. Daha sonra odadaki şerbetten içip kendilerini kaybederler. Sabah uyandıklarında ise Bora ile Sanem, evlendiğini görür. Güneş’in ise kolu kırılmıştır. Alçının üzerinde ise ‘Yalın’ı ara’ yazar. Efe, Ekrem’le buluşur ve onun yüzünden kızının öldüğünü söyleyip onu balkondan aşağı itmeye çalışır. Azra gelip Efe’ye, durumu yanlış anladığını Aziz’in kazada uyuduğunu hatırladığını söyler.

Evlilik Hakkında Her Şey 28. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Çolpan Azra’ya Efe Hakkında Ne Anlatacak?

Son Dakika Haberi!…Ünlü Edebiyatçı Bülent Parlak Hayatını Kaybetti!…

0

Son Dakika Haberi.. İzdiham Dergisi Genel Yayın Yönetmeni, ünlü edebiyatçı Bülent Parlak evinde geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti…

Ünlü Edebiyatçı Bülent Parlak Hayatını Kaybetti!…

Kültür, sanat, edebiyat alanında yayın yapan İzdiham Dergisi Genel Yayın Yönetmeni, ünlü edebiyatçı Bülent Parlak, evinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayata veda etti. İşte ayrıntılar…

Sevenlerini Yasa Boğdu!…

Ünlü edebiyatçı Bülent Parlak’ ın ani ölümü ailesi, yakınları ve dergi okurlarını derinden üzdü. Edinilen bilgiye göre, Bülent Parlak’ ın cenaze namazıyla ilgili detaylar henüz belli olmadı…

İzdiham Dergisinde Bülent Parlak’ın vefatını, ‘Inna Lillahi ve İnna İleyhi Raciun’ ifadeleriyle duyurdu.

İşte O Paylaşım;

İşte Bülent Parlak Vefat Paylaşımı
İşte Bülent Parlak Vefat Paylaşımı

Bülent Parlak: “Hayat Ölümle Sona Eriyor…”

Bülent Parlak, vefat etmeden önce “Hayat, zaman kavramı olduğu için doğmakla başlıyor; ölümle sona eriyor. Zamanın olmadığı her yer ve her şey sonsuzlukla tanışacak” demişti…

Onur Akay’ dan Şoke Eden Kadir Doğulu İddiası!…

Onur Akay’ dan şoke eden bir Kadir Doğulu ve Serra Arıtürk iddiası geldi!. Felaket tellalı olarak tanınan ünlü ses sanatçısı Onur Akay’ dan magazin gündemine düşecek bomba iddia! Onur Akay, Ünlü oyuncu Neslihan Atagül’ ün oyuncu eşi Kadir Doğulu’ nun oyuncu Serra Arıtürk’ le imam nikâhlı evli olduğunu iddia etti. Çarpıcı Detaylar Haberimizde…

Kadir Doğulu: Başrolde Beraberiz

Şoke Eden Kadir Doğulu iddiası!…

Duyurduğu ölüm ve hastalık haberleri sebebi ile magazin dünyasında “Felaket Tellalı” lakabı ile bilinen ses sanatçısı ve yazar Onur Akay, Esra Sönmezer’ in “Pembe Pijama” programına konuk oldu. Canlı yayına pijamaları ile katılan Onur Akay, magazin gündemine dair açıklamalar da yaptı. Onur Akay’ın ünlü oyuncu Kadir Doğulu ile ilgili iddiası ise izleyiciyi şoke etmeye yetti…

Neslihan Atagül En Büyük Hayalini Açıkladı

İmam Nikahlı Evlendiler Mi?

Geçtiğimiz aylarda Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül çiftinin boşanacağını iddia eden sanatçı Onur Akay, bir başka magazin programında çiftin bir ödül töreni öncesinde araya girenler sayesinde barıştığını ifade etmişti. Onur Akay şimdi ise canlı yayında herkesi şoke eden bir açıklama yaptı. Onur Akay, “Kulislerde olan iddia, konuşuluyor. Benim kulağıma geldi. Serra Arıtürk oyuncu partneriydi Kadir Doğulu’ nun. Onunla imam nikâhlı evlendiğini söyleyenler var.” ifadelerini kullandı. Onur Akay, bu duyumu Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül çiftinin yakın çevresinden aldığını ve bu yakın çevresinin içinde ünlü isimlerin de olduğunu iddia etti…

Serra Arıtürk Kimdir?         Kadir Doğulu kimdir?      Neslihan Atagül kimdir?

Felaket Tellalı Onur Akay kimdir? Kaç yaşında? Ne iş yapıyor?

 

Hakim 4. Bölüm Fragmanı Yayınlandı Mı? Ömer Şantajcısını Öldürüyor!

0

Atv’nin yeni gözde dizisi Hakim, 3. bölümüyle ekrana geldi. Dizinin yayınlanan yeni bölümünde; Ömer, bir şantaj telefonu alıyor. Şantajcı ondan 100 bin dolar istiyor. Azem, Ömer’le görüşmek istiyor. Ama o görüşmek istemiyor. Azem ise, onu takip edip bir kafede onunla konuşuyor ve onun kendisine bir düşmanlığı olup olmadığını anlamaya çalışıyor. Gülbahar’ın malları limanda yakalanınca, Cevdet’i tehdit edip ondan ya mallarını yada parasını istiyor. Çaresiz kalan Ömer, şantajcısını öldürüyor.

Pazartesi Dizileri 2022

Ömer Şantajcısını Öldürüyor!

Hakim dizisinin 4. bölüm fragmanı henüz yayınlanmadı. Cevdet’in düzenlediği akşam yemeğine Yasemin’in de gelmesi Semra’yı rahatsız ediyor. Onun Ömer’le bir ilişkisi olduğunu zannediyor ve onu uyarıyor. Ömer, Semra’ya hala karısını sevdiğini, bundan şüphe etmesine gerek olmadığını, daha büyük derdi olduğunu ve Ozan’ın uyuşturucu kullanmaya başladığını, bu yüzden moralinin bozuk olduğunu söylüyor.

HAKİM 3. BÖLÜMDE BAŞKA NELER OLDU?

Semra, Ozan’ın bu yüzden garip davrandığını zannediyor. Ömer’i birisi arıyor ve oğlunun ne yaptığını bildiğini söylüyor. Daha sonra Ömer’e, Ozan’ın arabasındaki kanları silerken görüntüleri geliyor. Azem, karısından kendisinden habersiz bir şey yapmamasını istiyor. O ise, hapishanedeki oğlunu arayıp Cuma’nın işini bitirmesini istiyor.

Yasemin, Cuma’nın suçsuz olduğunu anlıyor ve onun can güvenliğinin sağlanması için hapishane müdürüyle konuşuyor. Eğer Cuma’ya bir şey olursa onun da başının yanacağını söylüyor. Müdür, Cuma’nın korunması için emir veriyor. Ama gardiyanlardan biri parayla Cuma’nın öldürülmesi için gereken ortamı ayarlamaya çalışıyor.

Ömer, kendisine görüntüleri gönderen kişinin taksici olduğunu öğrenip onun evine gidiyor. Onun babasıyla konuşuyor. Azem, görüşme teklifini kabul etmeyen Ömer’in karşısına bir kafede çıkıyor. Ona, kendisine bir düşmanlığı olup olmadığını merak ettiğini söylüyor. Ömer, arabasının çalındığını ve o kazaya karıştığını, başka da onunla konuşacak bir şeyi olmadığını, kendisini suçlamak için şüpheden daha çok şeye ihtiyacı olduğunu söylüyor.

Taksici Ömer’den 100 bin dolar istiyor. Ömer, bu parayı bulamayacağı için Semra’dan istiyor. Semra, Ayşe’yi arayıp Ömer’in kendisinden 100 bin dolar istediğini, onun başının dertte olacağından endişelendiğini söylüyor. Ayşe, Ömer’i takibe alıyor. Azem, gece yarısı Yasemin’in evine gidiyor.

Yasemin ona Cuma’nın suçsuz olduğunu söylüyor. Azem, o zaman kendisine bu düşüncesinin sebebini açıklamasını istiyor. Yasemin, bilgi veremeyeceğini söylüyor. Ömer, Yasemin’in yanına Azem’in geldiğini öğrenip onun yanına gidiyor. Yasemin, kapıda Ömer’e sarılıyor. Ayşe, onları öyle görünce aralarında bir şey olduğunu düşünmeye başlıyor.

Ömer, silahını alıp taksiciyle görüşmeye gidiyor. Ona, parayı verdikten sonra kendisini tehdit etmeye devam etmeyeceğini bilemediğini söyleyip ona silahını doğrultuyor ve onu vuruyor.

Hakim 3. Bölüm 1. Ön İzleme Yayında! Azem Ömer’le Yüzleşiyor!

Yasak Elma 140. Bölüm Fragmanı Yayınlandı Mı? Doğan’a Ne Olacak?

0

Fox Tv’nin sevilen dizisi Yasak Elma, 139. bölümüyle ekrana geldi. Dizinin yayınlanan yeni bölümünde; Ender, Doğan’a misilleme yapıp, yan yalıyı kurşunlatıp ondan şikayetçi oluyor. Yıldız, annesinin borçlarını ödemek için gerdanlığını satmak istiyor. Ama Doğan’ın bundan haberi oluyor. Doğan, Yıldız’a gerdanlığı geri alıyor. Üzerine ona çok pahalı bir yüzük hediye ediyor. Birde ona banka hesabı açıyor. Kumru, Ekin’i eve yemeğe davet ediyor. Doğan, onların ilişkisini onaylamayınca Kumru, evi terk ediyor. Ekin ile Doğan, yumruklu tartışma yaşıyor ve Doğan düşüp kafasından yaralanıyor. Doğan’a ne olacak?

Pazartesi Dizileri 2022

Doğan’a Ne Olacak?

Yasak elma dizisinin 140. bölüm fragmanı henüz yayınlanmadı. Kumru ile Ekin’in sevgili olduklarını Doğan hariç herkes öğreniyor. Handan, onların ilişkilerinin başlamasına çok seviniyor ve onları hediyelere boğuyor. Bu arada iyice parasız kalan Handan, bir an evvel kredinin onaylanmasını bekliyor. Doğan, onun imzasını taklit ettiğini anlıyor. Ama parayı çekmesini bekliyor.

YASAK ELMA 139. BÖLÜMDE BAŞKA NELER OLDU?

Ender, Doğan’ın şikayeti üzerine gidip emniyette ifade veriyor. Onun bu yaptığını hazmedemeyen Ender, Doğan’la konuşmaya gidiyor ve onun konuşmalarını kaydediyor. Kendi oturduğu Çağatay’ın yalısını kurşunlatıp Doğan’dan intikam almak istiyor. Doğan, yan yalıyı kurşunlatma suçundan emniyete götürülüyor.

Kumru, özel yapım çantalarının internet üzerinden satıldığını fark ediyor. Doğan da kızına, bu işi araştırmasını istiyor. Asuman ile Yıldız, tutuşmaya başlıyor. Yıldız, Çağatay’ı arayıp Halit Can’ın, gelecek yılki okul parasının peşin istendiğini söylüyor. Çağatay okula 150 bin lira gönderiyor.

Yıldız, okulu arayıp yanlışlık olduğunu o parayı kendisine iade etmelerini istiyor. O parayla annesinin borcunun bir kısmını ödüyor. Kalan kısmı için gerdanlığını annesine verip satmasını istiyor. Asuman, gerdanlığı satmaya gittiğinden Doğan’ın haberi oluyor. Doğan, gerdanlığı alıp Yıldız’a geri veriyor ve bir daha paraya ihtiyacı varsa kendisinden istemesini söylüyor.

Ona çok güzel bir yüzük hediye ediyor. Birde, ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir banka hesabı açıp cüzdanını ona veriyor. Handan’ın beş parasız kaldığını Emir’de öğreniyor. Kumru, Ekin’i eve yemeğe davet ediyor ve o yemekte babasına ilişkilerini açıklamak istiyor. Doğan, yemekte Ekin’e, sakın kızıyla evlenmeyi düşünmemesini istiyor.

Ekin, Doğan’ın kendisine imalı konuşmalarından rahatsız olup masayı terk ediyor. Kumru da, babasına çok kızıyor ve o da evi terk ediyor. Doğan, kızını geri getirmek için Ekin’in evine gidiyor. İkili büyük bir tartışma yaşıyor ve yumruklaşmaya başlıyorlar. Arbede sırasında Doğan, düşüp kapasını merdivenlere çarpıp bayılıyor.

Yasak Elma 139. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Doğan Ölecek Mi?

Seray Sever Anneliğe Merhaba Dedi!…

0

Ünlü sunucu ve oyuncu Seray Sever, çok istediği o annelik duygusuna nihayet kavuştu. Bugün ikiz kızları Alya ve Sofia ‘yı dünyaya getiren Sever’ in sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. İşte Detaylar…

Seray Sever: “Dolandırıcılara Dikkat! Ben Bir Ev Parası Harcadım”…

Seray Sever Anneliğe Merhaba Dedi!…

2018 yılında kendisinden 10 yaş küçük olan Eray Sünbül ile nikah masasına oturan ünlü oyuncu bu sabah ikiz bebeklerini kucağına aldı.

Seray Sever: Çok Acı Çekiyorum

Acıbadem Hastanesi Altunizade de doğumu gerçekleştiren
Dr. Murat Emanetoğlu, Seray Sever ve ikizleri Sofia ve Alya’ nın sağlık durumlarının gayet iyi olduğunu bildirdi…

“Çocuk Sahibi Olmayı İstiyorum”

Diğer yandan kısa bir süre önce; “48 yaşımda hamile kaldım. 49’da doğuracağım inşallah. Ama bir anda hamile kalamadım elbette. Eşimle tanıştığım gün çocuk istedim. Yani sekiz sene önce. Dört yıldır evliyiz. Benim çocuk merakım vardı, o çok meraklı değildi… ‘Sen nasıl istersen’ diyordu. 2018’de evlendik ve çocuk konusuna giriştik. Ama ne girişme… Sekiz deneme falan yaptık. Baktık olmuyor. Yumurta rezervlerim iyi, sorun yok ama olmuyordu. Orada vücudum çok yoruldu. Ve hormonlar insanın dengesini çok bozuyor” “ diyen Seray Sever, geçtiğimiz ay da ayna karşısında verdiği karnı burnunda pozunu takipçileriyle paylaşmıştı…

Danilo Zanna ve Eda Alkaya Aşk Mı Yaşıyor?

MasterChef yarışmasının jürilerinden olan Danilo Zanna, dokuz yıllık eşi Tuğçe Demirbilek’ten geçtiğimiz yıl tek celsede boşanmıştı. Yeni bir aşka yelken açtığı iddia edilen Danilo Zanna’nın sevgilisiyle çekilmiş fotoğrafları ortaya çıktı. Danilo Zanna ve Eda Alkaya aşk mı yaşıyor?

Danilo Zanna ve Tuğçe Demirbilek Boşandı

Danilo Zanna ve eşi Tuğçe Demirbilek, İstanbul’daki 17. Aile Mahkemesi’ndeki duruşmaya avukatlarıyla birlikte katıldı. Gizlilik nedeniyle basın mensuplarının duruşmaya katılmasına izin verilmemektedir. Mahkeme, Danilo Zanna ile Tuğçe Demirbilek’in velayetini birlikte vererek boşanmalarına karar verdi.

İtalyan şefin açtığı boşanma davasının duruşması yaklaşık 20 dakika sürdüğü için iki taraf bir görüşmede birbirlerini boşadı.

Duruşmanın ardından açıklama yapan İtalyan şef Danilo Zanna, “Üzüldüm ama her şey yolunda” ifadelerini kullandı.

Danilo Zanna Kimdir?

Tuğçe Demirbilek’ten Danilo Zanna Göndermesi

Tuğçe Demirbilek’in seneler önce paylaştığı bir şiiri yeniden sosyal medya hesabından paylaşması gündem oldu. Kısa sürede Demirbilek “Eski eşi Danilo Zanna’ya gönderme mi yaptı?” sorusu kulislerde dolaşmaya başladı. İşte Demirbilek’in paylaşım yaptığı şiirin sözleri;

“Kimseyle, kimsenin bilmediği bir oyunu oynamayın, yağmurunu yırtmayın, duasına basmayın, kimsenin kalbini, bulamayacağı bir yere gömmek için çalmayın. Aslında hayat; dinler tarihinden uzun, ölmekten kısa, ve rüyalarda olup biten herşeyden de daha tuhaftır… Anlayın!”

Boşanma sonrasında hiçbir açıklama yapmamayı tercih eden Tuğçe Demirbilek bu paylaşımla sessizliğini de bozmuş oldu. İkili arasında neler yaşanacağını ilerleyen zamanlarda göreceğiz.

Danilo Zanna “Babam İçin Cenaze Bile Yapamadık”

Danilo Zanna ve Eda Alkaya Aşk Mı Yaşıyor?

Dokuz yıllık eşi Tuğçe Demirbilek’ten geçtiğimiz yıl tek celsede boşanan Danilo Zanna’nın yeni aşka yelken açtığı iddia edildi. Snob Magazin’in haberine göre, Danilo Zanna’nın yeni sevgilisinin adı Eda Alkaya. Geçtiğimiz günlerde 40’ıncı yaşını görkemli bir partiyle kutlayan Danilo Zanna’ya, kız arkadaşı Eda Alkaya’nın da eşlik ettiği ortaya çıktı.

İtalyan şef Danilo Zanna’nın bu pozlarını görenler, “Danilo Zanna, dokuz yıllık evliliğini Eda Alkaya uğruna mı bitirdi?” sorusuna yanıt aramaya başladı. Danilo Zanna’nın, aşk iddiası sonrası ne açıklama yapacağı merak konusu oldu.

Başak Gümülcinelioğlu’ndan Samimi Açıklamalar

Yargı’nın ‘Neva’ karakteri Başak Gümülcinelioğlu, Ferit Ömeroğlu’nun konuğu oldu. Neva ile çıkış yapan güzel oyuncu Yargı’ya dair merak edilen her şeyi anlattı. Başak Gümülcinelioğlu’ndan samimi açıklamalar geldi.

“Neva” karakterini anlatır mısın?

 Babam, diziyi inanılmaz derecede izliyor ve yargı süreçlerini bilir. Bir gün bana “Hakime Hanım, hiçbir savcı durduk yere hakimi çağıramaz.” dedi. Odası çaprazımda, ağabeyim karakterini oynuyor ve çağırmış. Evet, oluru bu değil ama bazen oluyor. Anlatamıyorum… Sokakta da bu tür tepkiler oluyor. Mesela çok mutlu bir günümdeyim, rejimde değilim. Yolda yürürken karşıma çıkan teyze, “Ama çok da hoş olmadı o yaptığınız şey.” dedi. Zannediyorum ki elimde çöp vardı, yere düştü, attım zannetti. Çok özür dilerim, hemen telafi edeyim filan diyorum. Dizideki bir olay yüzünden kızıyormuş. Ben anlıyorum ve bu insanları tanıyorum. Benim böyle bir anneannem vardı ve beni o büyüttü. Ben, bütün dizileri böyle izlerim. İşim bu olmasına rağmen “Seni Allah kahretmesin.” diyerek izlerim. Demek ki biz ikna ediyoruz ve işimizi iyi yapıyoruz çok şükür. Ama bu yine de bunun bir meslek olduğunu değiştirmez. Kayıt ile kestik arasında bir fark olduğunu bilmek gerekir.

“Neva” karakterini iyi oynuyorsun. Çok iyi bir karakteri oynamak, pürüzsüz ve kusursuz iyi olduğu için mükemmeldir. Onu iyi oynamak, bir meziyettir. Salt kötüyü oynamak ise daha farklı. “Neva” karakterinde hatalar var, mimik oyunculuğu var. Duyguyu o kadar ince veriyorsun ki aslında orada yaşadığın her şeyi değerlendirmeye değer buluyor izleyici.

 Ben, yazılan her şeyi değerlendirmeye değer buluyorum. Herkes de bunu yapmalı. Senaryomuzda koyulan her virgül ya da üç nokta bile değerlendirilmeye çok değer. Bazen ezber yaparken Çağrı’ya “Sema, daha güzelini yazmış. Ben yanlış söyledim. Ne yazmış? Söyler misin bana?” diyorum. Çağrı da “Evet, daha güzelini yazmış.” diyor.

Sema Hanım, acaba ne yaşıyor da yazıyor?

 Çok başarılı zaten. Bu arada çok klişe gelebilir, yapma da gözükebilir size; “Yargı” bu kadar sevildikçe, bu kadar geri dönüş aldıkça, senaryoya bu kadar güvendikçe herkes kendi karakterini sanki kendisine o hafta bir şey söylenmiş gibi irdeliyor. “Neva” karakteri ile ilgili ne olabilir, en iyi nasıl anlatabilirim diye düşünüyorum. Bir de hiç “Neva, bunu söylemez.” demiyorum. “Neva, bunu nasıl söyler? Bu konunun içerisinde nerede duruyor ki bunu söyleme gereği duydu?” diye düşünürüm.

“Neva” karakterine benziyor musun?

 Aslında çok benzemiyorum. Okuduğum zaman kendi içimde “yapmadım de” diye tepki verdiğim çok oldu. Bir önceki işim tam bitmeden “Yargı” projesinden istendi. Audition, yönetmen görüşmesi filan derken başlayacağız dendi. Ben, okuma provasına girmeden bana verilen karakter analizi detaylarıyla ne yapabilirim diye düşündüm. Benim her karakter başında tuttuğum bir defter vardır. Onunla ilgili ne düşünüyorsam, ne bulabildiysem her şeyimi not ederim. 100 sayfaya kadar not ederim. Bu, bana bir baz çıkarır. Neva, nasıl bir kadınmış ve nasıl devam ettirebiliriz? Çünkü biz öncesine hakimiz, sonrası ileride geliyor. Bu süreçte de birinci bölümde olmama olayı, bana o kadar yaradı ki. Çünkü bir süredir çok çalıştığım için buna hazırlanmak istiyordum. Gerçekten Neva’yı çalışmak istiyordum çünkü ben hakim değilim. “Sen Çal Kapımı” dizisinde karakterimin adı “Pırıl” idi. O, bir mimardı. Ben de mimarlıktan mezun oldum. Dolayısıyla işin aslını biliyorum. Ben onu çalışırken işle alakalı çalışmama gerek kalmadı. Hatta senaryoyu ben revize ediyordum. Hem bu kadar ciddi hem de üzerine 2 yıl çalışılmış bir işe son ay dahil olmak, insanın üzerine büyük bir yük ekliyor. Sanki ilk işim gibi elim ayağım birbirine girdi. Zaten her iş, ilk işim gibi oluyor. Sanki hayatımda hiç oynamadım, hiç televizyona çıkmadım, bu meslek benim değil gibi uykularım kaçıyor. Bu işimde 1 ay boyunca adliyelere gittim. Adliyelere eğer basın yasağı yoksa ve kapalı davalar değilse herkesin gidebildiğini yeni öğrendim. Bu, benim eksiğim imiş. Ben, saçımı örmeyi çok severim ve çalışkan olacağım zaman saçımı örerim. Yazın ortası, saçlarım örgülü, ben adliyedeyim. Adliyedeki ağabey, “Orada çok güzel boşanma var. 4 yıldır boşanamadılar. Ona git, buraya girme.” diyor. Çok çalıştım ve hala çalışıyorum. Bence herkes bunu yaptı.

En çok kiminle eğleniyorsun?

 Ağabeyimi oynayan Mehmet’i çok seviyorum. Çok iyi oynuyor ve onunla oynamak çok keyifli. Mehmet’in karakteri, çok değişiktir. Bana, “Başak, sabahın köründe nasıl bu kadar mutlusun?” der. Gelip bunun için kızar bana. Böyle şeyler yapar ama onu öğrenip anlayınca çok sevdim Mehmet’i. Onur’u, Hakan’ı çok severim. Pınar’ı daha önceden de tanıyordum. Onlarla çok görüşmüyoruz ama çok tatlı herkes.

Ilgaz, ilişkideyken Neva’yı sevdi mi sence?

 Ilgaz, sevmenin ne demek olduğuyla alakalı bir dönüşüm yaşadı bence. Neva da öyle. Bu iki insan da memurlar ve çok net çizgileri olan memurlar. Yaptıkları iş çok belli. Sınırlı hayatları var. Bazı şeyleri hiç yapmıyorlar, bazı yerlere hiç gitmiyorlar, bazı eğlenceleri hiç yok, uçlukları hiç yok. 20 yaşında birine aşıktın, şimdi de birine aşıksın. Şu anda 20 yaşındaki şeklinle mi seviyorsun? Hayır. Çünkü ben 30 yaşındaki Başak’ım. 20 yaşındaki Başak, bambaşka şeyleri öne koyup seviyordu. Ilgaz ve Neva’nın ilişkisinde çok güzel bir sevgi var. Bize anlatılan o. Ama hiçbir zaman tutkulu olmamış. Hayatta öyle bir doneleri yok. Neva da Ilgaz da anne babalarından da bunu görmemiş. Neva, saplantılı çünkü aşkın bu olduğunu düşünüyor. Neva’nın hiç kimsesi yok. Ilgaz’ın halası var, erkek kardeşi var, küçük kardeşi var, şu anda Ceylin ve ailesi var. İstanbul’da bir düzeni var. Neva’nın ise hayatında sadece abisi var. Yıllardır kendisinden ayrı yaşadığı abisi… Ağır ceza hakimi olarak Ankara’da tek başına Neva. 30’lu yaşında bir kadın için ağır ceza hakimi olmak, inanılmaz zor bir şey.

Neva’nın Ilgaz’a olan takıntısı, bencillik mi?

 Bence korku. Başka türlüsünü bilmiyor. Bilmemezlik, insana bir korku getirir. Mehmet’in oynadığı Pars karakteri ve Kaan’ın oynadığı Ilgaz karakteri, benim oynadığım Neva karakteri için önemli. Hayatımda tutunacağım iki dalım var, ikisinin de gitmemesi lazım ki ayakta durayım. Çünkü annesi ölmüş, babası ölmüş, hayatında Ilgaz ve abisinden başka hiçbir şey olmamış, bir de işi var. Üçü de sallantıya girdi. Benim babam yapmaz ya da benim kardeşim yapmaz dersin ya oradaki Ilgaz yapmaz lafı aslında oydu. Herkes dalga geçti Neva ile. Bir düşünün, hayatınızda iki tane insan var. Biri abiniz, biri de abiniz kadar yakın bir eril karakter Ilgaz. Ilgaz, abinizden de yumuşak, her anınızda yanınızda olan, hayatında tek bir falsosu olmayan biri. İlk ayrıldığı gün, kardeşi hapse giriyor. Tek düşündüğü şey, gerçekten Neva’nın ismini lekelememek. Çünkü Ilgaz bunu yapar. Birinin ismini lekelememek için kendisini üzebilecek bir karakter o. Bütün kurallara uyar. Seni çok mu seviyor? Umursamaz, ben buradan gidiyorum diyebilir. Ceylin ile tanışana kadar uçlukları yoktu. Hala da yok. Çekiştirmeye çalışıyorlar ama onun karakteri öyle. O da bir devinim sürecinde. İster istemez Neva’da abisine “Sen, onu en başından beri sevmiyordun. Benim hayatımdaki çok önemli biri. İster istemez ona kızgınsın ama beni korumak için yaptı.” diyor. Ben, Neva’yı eleştirdim de anladım da. Gerçekten canın kadar sevdiğin ve canın için sevdiğin biri… Çok sevmekle alakalı değil; ihtiyaç duymakla alakalı bir konu.

 Neva’nın avukat ile olan ilişkisinin duygusu ne?

 Sevginin ne şekilde geldiğini hiç bilemezsin. Bir şey bildiğim için söylemiyorum. Ben, hep muğlak konuşurum. Bir, sözleşme imzalattılar. İki, insan hissi bu, her yere götürülebilir.

Bu kadar olaylardan geçen ve böyle yaşayan bir karakter, sonraki senaryosunda doğru kişiyi bulmaz. Seçim konusunda çok rahat olur ve önüne gelen, değer gösteren kişiye düşer.

 Bir laf vardır, ben çok severim. Ders, sen öğrenene kadar devam eder. Ben, onu çok düşünürüm. Benim, burada almam gereken şey ne? Bundan daha iyi nasıl olur? Bunun kazancı nedir? Tabii ki, Ilgaz ve Cüneyt aynı insanlar değil, aynı ağırlıkları yok. Ama tutunma ihtiyacı ve sevgi açlığı yine hata yaptırabilirdi aslında.

Sen, Cüneyt konusunda Neva’nın seçimini ideal mi buluyorsun?

Hayır, ideal buluyorum demedim. Bununla alakalı hiçbir fikrim yok. Çünkü bu konuda Neva ile alakalı yorum yapabilmem için yeterli done’m yok. Şu zamana kadar tek şey var elimizde; her şeyinde yanında oldu, önemsedi, diğerlerine karşı Neva’nın yanında oldu.

Gerçek hayatta Başak, Cüneyt’i kabul eder miydi?

 Tanımıyorum ki, bilmiyorum. Biz Çağrı ile sevgili olana kadar gerçekten DNA’sına kadar tanıdım. Sürekli beraberdik, aynı işteydik.

Hayatına birini alman, bu kadar zor mu?

 Hayatıma almam çok kolaydı. Çok kırıldım ve sağlıklı ilişkilerin birbirini tanımaktan geçtiğine karar verdim. Ben, senden çok hoşlandım hadi gel sevgili olalım. Tamam, olalım. Kaç gün sonra ben çok disiplinli olduğum ve gecenin 2’sinde çalışabildiğim için rahat uyuyamamaya dayanabilirsin? Bilmiyoruz. Kime göre zorum? Çağrı’ya çok kolayım. Onun hayatını inanılmaz kolaylaştırıyorum. Ben de mesela kendimi çok şanslı hissediyorum. Benim kadar sürekli didikleyen biri değil. Ben beyaz iken o da beyaz olmamalı. Olmamalı diyemem, yanlış bir şey bu. Ama tamamlıyorsun.

Ona aslında öyle olmadığını anlatır mısın?

 Bir arkadaşım, bir konuda benden fikir almak istemişti. Ben de çalışkan olmakla alakalı nasıl disipline olunur, nasıl çalışılır gibi şeyler söylemiştim. Sen de yaparsın çalışkansın, disiplinlisin demiştim. Hiç değil.

İnanmış mıydı?

 İnanmıştı.

Kendini affettireceğin bir andasın ve seni dinliyor. Anlatır mısın? Birini kırdın mı hiç?

 Bilerek kırmadım ama kendimi vicdanen kötü hissettiğim bir şey yaşadım. Anneannemin gönlünü hayatım boyunca kırmadım. O yüzden zaten çok üzüldüm. Ben burada değildim, göremedim. Anneannem vefat etti. O yüzden kendimi affedemedim.

Onu nasıl sevdiğini tarif eder misin?

 Aklıma ilk, erkek arkadaşım ve köpeklerim geldi. Beni olduğum gibi ve hiç değiştirmeden, onu olduğu gibi ve hiç değiştirmeden, olduğumuz yerde, olduğumuz gibi olabildiğince sakin ve sükunetle, her gün çabalayarak seviyorum.

Aşık mısın?

 Çok aşık olduk, oturduk önce buna hüzünlendik. Sonra yolumuzu bulduk. Sonra dedik ki madem bu kadar aşığız niye sevgili olmuyoruz?

Aşkı nasıl tarif edersin?

 Bu yaşımda Çağrı’ya aşık olduğum gibi bir aşk. Mesela daha önce hiç yaşamadığım kadar kendimi seviyorum, aşık olduğum adamı severken. Hiç değişmem gerekmiyor. Birbirimize destek olmaya çalışıyoruz, köstek olmaktan ziyade. Ama köstek oluyorsak da burada bunu yapamayacağım diyoruz. Eyvallah deyip devam da ediyoruz. Ben sana aşık oldum çünkü gibi şeyler de yok. O yüzden çok özgür hissediyorum. Daha önceleri ben 2 ay oyunculuk eğitimi almaya gidiyorum diyemezdim. Git, başımla beraber. Ne olur git, hatta git… Ben, ralli eğitimi alacağım. Çünkü o, onu yaptığı zaman çok mutlu. Ben, bunu yaptığım zaman çok mutluyum. Ben yurt dışına çıkıp eğitim aldığım zaman çok mutluyum. Eğer sen oraya gelemiyorsan da mutlusun benim adıma.

Dilediğin kişiye, dilediğin bir soruyu 83 milyonun izlediği bir programda sorma imkanı verildi sana. Bu kim olurdu ve ona ne sorardın?

Klasik cevaplar verebilirim. Meryl Streep’e bayılırım, ona sorarım. Atatürk’e soru sorabilirim. Bir sürü şey sorabilirim. Ama ben herkesin içinde biri var ve ona sormak isterim. Neden herkes karşısındakini yargılıyor? Neden herkes olduğu kişiye bakmak yerine karşıdaki insanı yargılıyor? O, karşısındakinin neresini yansıtıyor da onu rahatsız ediyor acaba?

Ece Seçkin: Hayır Demeyi Bilmiyorum

Geçtiğimiz gün samimi bir röportaj veren Ece Seçkin “Hayır demeyi bilmiyorum” açıklaması yaptı. İşte Ece Seçkin’in o röportajı;

◊ Müzik eğitimine 3 yaşında başlıyorsunuz ama sonra Bahçeşehir’de hukuk okuyorsunuz. En son dondurmuştunuz. Ne oldu o okul? Bitecek mi, terk mi?
– Donmuş bir şekilde dönmemi bekliyor. (Gülüyor) Keşke pandemi zamanı online eğitimle bitirseydim.
◊ Boyunuzun kısalığıyla ilgili yapılan benzetmelerden hangisi sizi daha çok eğlendiriyor: “Sahnedeki Atom Karınca” mı, “Yerli Kylie Minogue” mu?
– Atom Karınca hoşuma gidiyor, ruhen benziyoruz çünkü.

◊ Pembe saç takıntısı… Ucuza boya mı buldunuz, özel bir anlamı var mı?
– Pembe ve lila saç takıntısı desek daha doğru olur. Özel bir anlamı yok. Kendimi renkli saçla daha iyi hissediyorum. Sanki kendimi buluyorum kafamı renklendirince… Ama kimseye tavsiye etmiyorum, çünkü hem boyamak, hem saça zarar vermemek hem de bakımı gerçekten çok zor iş.
◊ Hangi şarkınız sizi siz yaptı: Çıkış şarkınız “Bu Ne Ya” mı, herkesin ezberlediği “Hoşuna mı Gidiyor” mu?
– E doğruya doğru. Türkiye beni “Hoşuna mı Gidiyor” şarkısıyla tanıdı.
◊ Hangisinde daha özgürsünüz: Stüdyo mu, sahne mi?
– Tabii ki sahne. Orası benim konfor alanım. Hem hissiyat hem de fiziksel olarak en mutlu hissettiğim yer.
◊ Ufuk Ergin ile menajmanlar, Ozan Doğulu ile aranjmanlar… Kariyerinizde hangisi daha önemlidir?
– İkisi de çok değerli ve özel. Ama Ozan Doğulu bu kariyerin mimarıdır. Ece’yi yaratan kişidir. Bunu söylemekten de hiçbir zaman çekinmem.
◊ Enrique Iglesias’la düet yaptınız. Peki Z kuşağından kimi istersiniz: Hayranı olduğunuz Blackpink mi, çok sevdiğiniz BTS mi?
– Tabii ki Blackpink! Bayılıyorum. O dörtlünün bütün şarkılarını ezbere biliyorum. Konser kovalıyorum şimdi, şovlarını izleyip kopya çekeceğim.
◊ Pilot eşiniz Çağrı Terlemez’i uçakta görür görmez, tarihi de not alıp “Ben bu adamla evleneceğim” yazmışsınız. İlk görüşte aşk… Gerçek mi, şehir efsanesi mi?
– Kulağa inanılmaz geliyor, biliyorum. Sonuna kadar gerçek. O gün pilot değil, yolcu olarak bulunuyordu uçakta. O uçakta benimle birlikte bulunan birkaç kişi de buna şahit. Büyülü şeyleri gerçeğe dönüştürecek kadar şanslıyım galiba…
◊ Afrika’da klip çekerken Zuluların âdetlerine göre evlenmişsiniz, nikâhı da kabile reisi kıymış. Klibi mi bedavaya getirmiş oldunuz, düğünü mü?
– Afrika’da gerçekleşen tören, bir düğün değil, aslında klip çekimi esnasında gerçekleşen evlenme teklifi seremonisiydi. O klibin bütçesi korkunç bir bütçeydi. Düğünümse geçen eylül İstanbul’da oldu. Onun bütçesinden bahsetmek istemem. Yani herhangi bir şeyi bedavaya getirmeyi bırak, yine yarınlar yokmuşçasına para harcamak zorunda kalan taraf biz olduk. (Gülüyor)
◊ 12 Eylül, Terazi kadını… Nesinden daha çok çektiniz: Genelde kararsız olmak mı, âşık olunca kıskanç olmak mı?
– 12 Eylül Başak kadını öhöm öhöm… Üstelik yükselenim de Aslan… O yüzden benim için “yürüyen tehlike” denebilir. Ama kıskanç da değilim, kararsız da… Takıntılarım var beni zorlayan, o kadar.
◊ Aşkta alıcı kuş musunuz, çantada keklik mi?
– İkisi de değilim. Ama dur… Bazen de her ikisiyim. (Gülüyor)
◊ Hangisi daha kötü senaryo: Kimselere âşık olamamak mı, her aşkınızın kötü bitmesi mi?
– Bu sorunun cevabını gerçekten bilemiyorum. Çağrı’yla tanışalı 7 sene oldu. 23 yaşındaydım. Böyle kötü başlamalı ya da kötü bitmeli aşk işlerini unuttum o nedenle.
◊ Aşkın karşıtı: Nefret mi kayıtsızlık mı?
– Bana göre nefret de aşka dair bir duygu, o yüzden aşk bitti sandığımızda peşimizi bırakmayan nefret duygusunun sebebi de bitti sandığımız aşk aslında.Aşk aslında bitmemiştir. Bitmiş gibi yapmıştır.
O nedenle kayıtsızlık, aşk gerçekten bittiğinde ortaya çıkar.

GÜNDELİK HALLER
O kişiyi hatırlamazsam
‘gözlerim bozuk’ diyorum
◊ Hayatınız bir film olsa müzikal mi olurdu, romantik komedi mi?
– Bence tamamen absürt komedi olurdu. Ben de öyleyim çünkü… Hem absürt hem komedi… (Gülüyor)
◊ Asla hatırlamadığınız biri size çok samimi davranıyor. Yekten hatırlamadığınızı mı söylersiniz, dolambaçlı sorularla kim olduğunu mu anlamaya çalışırsınız? Neden?
– Bunu çok yaşıyorum ya… Karşımdaki kişi kendisini hatırlamadığımı hissediyor. O kişi sitemkâr davranmaya başlamadan, gözlerimin 4 derece bozuk olduğunu dolayısıyla kendisini göremediğim için çıkaramadığımı söylüyorum. O zaman karşıdaki kişi “Ayy canımmmm” diye yanaklarıma yapışıyorsa hiç zorlamıyorum. Nereden tanıdığımı da çıkarmaya uğraşmıyorum. Teşekkür edip kaçıyorum.
◊ Evinize yatılı misafir geldi, horlamasından uyunmuyor. Uyandırır mısınız, uykusuz mu kalırsınız?
– Misafirimi uyandıramam ya herhalde… Utanırım.
◊ Uçakta/otobüste ha bire omzunuzda uyuyan bir teyze var. İnce ince ittirir misiniz, hostese mi şikâyet edersiniz?
– Hostesten yerimi değiştirmesini rica ederim.
◊ Az tanıdığınız birine… Telefon açmak mı, mesaj atmak mı?
– Telefonla aramak. Sesimle samimiyetimi daha rahat yansıtırım diye düşünüyorum.
◊ Evdeki halinizi hangi üçlü daha iyi tanımlar: Telefon-YouTube-sosyal medya mı, pijama-terlik-televizyon mu?
– Evdeki 3’lü tanımım: Bilgisayar, oyun ve Twich!
◊ Ayaklarınıza kara sular inmiş: İyi bir roman mı, iyi bir film mi?
– İyi bir Film! Yorgunsam kitap okumaya kalktığımda hemen uyuyakalırım.
◊ Sahnede en çok hangi dekoltenize güvenirsiniz: Sırt mı, bacak mı?
– İki dekolteyi de seviyorum.
◊ Peki gündelik hayatta: Spor ayakkabı mı, topuklu mu?
– Spor.

HAYAT BİLGİSİ
“Hayır” diyememe sorunum var
◊ Hangisinin aklını okuyabilmek isterdiniz: Sevgilinizin mi, en büyük düşmanınızın mı?
– Tabii ki düşmanımın. Bir sonraki hamlesini öğrenmek için… Sevgilimin aklını ne yapayım? Onun aklında zaten ben varım…
◊ Hatır için çiğ tavuk… Yenir mi, yenmez mi?
– Valla yenmez! Ama ben yiyorum hem de bile bile… Bunu halletmem lazım. “Hayır” diyememe sorunum var. Hatır için yapmayacağım şey yok.
◊ Bir şeyi gece planlamak mı, sabah planlamak mı?
– Bence geceden planlamak. Bu da Başak Burcu olmakla alakalı. Plansız hareket edemem, gerilirim.

Ece Seçkin kimdir?

◊ Mantık mı, içgüdü mü?
– İçgüdü.
◊ Sizce hangisi daha avantajlı: Zengin ve çirkin doğmak mı, fakir ve güzel doğmak mı?
– Kişinin görünebildiği en iyi halinde olması ve mutlu bir yaşam sürdürebileceği kadar maddi gücü olması kâfi bence.
◊ Pozitif ama sıkıcı insanlar mı, negatif ama ilginç insanlar mı?
– Daima pozitif insanlar.

KÜÇÜK KEYİFLER
Yaz tatillerinden pek hoşlanmam
◊ İlkinde 340 bin, ikincisinde 1.8 milyon takipçiniz var. Twitter mı, Instagram mı?
– Şüphesiz ki Twitter! Çok komik çünkü.
◊ Deniz-kum-güneş mi, orman-ağaç-temiz hava mı?
– Orman ve temiz hava. Yaz tatillerinden pek hoşlanmam. Islak ıslak denizden odaya dönmeler falan… Ne o öyle?
◊ Tren yolculuğu mu, gemi yolculuğu mu?
– Hiçbiri. Aslında yolculuk da sevmem ben.
◊ Güneş mi, ay mı?
– Ay. Ay fotoğrafı çekmeye bayılırım bu arada.
◊ Biraz yoldan çıkmak istediniz: Mantı mı, iskender mi?
– Mantı için yoldan çıkmama gerek yok şu hayatta. Asla hayır diyemediğim yegâne güzelliklerdendir kendisi.
◊ İstanbul’un… Anadolu yakası mı, Avrupa yakası mı?
– Anadolu yakası. Ben Avrupa yakasında yaşıyorum, Anadolu yakasına geçtiğimde nefes aldığımı hissediyorum.
◊ Bodrum Gümüşlük mü, Çeşme Alaçatı mı?
– İkisi de değil, ben Kaş’çıyım.

HİÇ DÜŞÜNMEDEN HIZLI HIZLI…
◊ Yılın hangi dönemi daha romantik? İlkbahar-yaz mı, sonbahar-kış mı?
– Kış.
◊ Zamanda yolculuk mu, zamanı durdurabilmek mi?
– Durdurmak.
◊ Çaycı mısınız, kahveci mi?
– Kahve.
◊ Gündoğumu mu, günbatımı mı?
– Günbatımı.
◊ Kedi mi, köpek mi?
– Köpek.
◊ Para saadet getirir mi, getirmez mi?
– Getirmez.
◊ Affetmek mi, unutmak mı?
– Unutmak.