Ana Sayfa Blog Sayfa 3373

Mabel Matiz’in yeni albümü ‘Maya’ bugün yayında!

0

Mabel Matiz hayranlarına müjdeli haber! Mabel Matiz’in annesinin ismini taşıyan yeni albümü ‘Maya’, bugün yayınlandı. Ünlü şarkıcı, merakla beklenen yeni albümünü tanıttı. Detaylar haberimizde…

Kalben’in bir milyonluk davasında flaş gelişme! Mabel Matiz gelmeyince…

Mabel Matiz’in yeni albümü ‘Maya’ bugün yayında

Ünlü şarkıcı Mabel Matiz, geçtiğimiz günlerde yeni albümü ‘Maya’nın tanıtımı için lansman partisi düzenledi. Partiye, Matiz’in Göksel, Ferman Akgül, Gonca Vuslateri, Caner Özyurtlu gibi yakın dostları ve arkadaşları da katıldı.

Mabel Matiz kimdir?

Mabel Matiz’in yeni albüm lansmanı

Mabel Matiz, Cezayir Restaurant’ta gerçekleşen “Kendimi şifalandırma biçimim” diyerek tarif ettiği yeni albümünün lansman partisinde ‘Maya’nın albümündeki 21 şarkını dinletmeye geçmeden önce bir konuşma yaparak yeni albümünü tanıttı, kendisi için önemini anlattı.

İşte Mabel Matiz’den ‘Maya’ açıklaması:

Maya, bugüne kadar yaptığım en yüklü albüm. Bir yüzleşme albümü aslında. Hem kendimle hem kendi kuyularımla ilgili hem de ilişkilerim ve hayatımla ilgili çok derin bir kazı çalışmasıydı. Çok zorlu,yorucu ve aynaya bakmak gibiydi. Koca bir yükü, enerjiyi, hikayeler topluluğunu üzerimden atıyor gibiyim. Çıkış ve klip şarkımız A Canım adlı şarkı olacak. Bu albüm kendimi şifalandırma biçimimdi. Umarım dinleyen herkes aynı şifayı bulur. Bu albümü yaparken en büyük ilham kaynağım Anadolu’ydu yani bu coğrafyanın kendisiydi. Bütün Ortadoğu’ya ithaf ettiğim şarkı ile açılıyor albüm, Fırtınadayım şarkısı ile. Gerçek duygulardan oluşan, gönlümden yazdığım ve dinlerken beni bile titreten şarkılar var içerisinde. Maya’nın ana akım Türk müziği adına yeni bir dönem başlatacağını düşünüyorum.

Mabel Matiz’in yeni albümü ‘Maya’dan detaylar

Mabel Matiz, yeni albümü ‘Maya’da, hareketli, mid tempo ve slov şarkılara yer verdi. Yeni albüm, iki CD şeklinde yapıldı. İçerilerinde, toplam 21 şarkı yer alıyor.

Bülent Ortaçgil: Ben sadece, müzikle yaşayabilmek istedim

0

‘Benimle Oynar Mısın?’ ile hayatımıza giren besteci, söz yazarı ve yorumcu Bülent Ortaçgil, yayımladığı 7 solo albümle müziğin efsanelerinden. Eski akademisyen ve yeni müzisyen Mahmut Çınar ise Ortaçgil ile usta sanatçının hayatını konu alan bir söyleyişi gerçekleştirdi ve kitaplaştırdı. Adını ‘Bu Su Hiç Durmaz’dan alan, kitap üzerine Ortaçgil’le ve Çınar’la konuşuldu. İşte çok konuşulacak o röportaj…

Bülent Ortaçgil Kimdir?

“Bu Su Hiç Durmaz”

Kadıköy’de Mahmut Çınar’ın Bülent Ortaçgil ile yaptığı nehir söyleşiden oluşan kitabı ‘Bu Su Hiç Durmaz’ üzerine 27 Haziran Çarşamba günü gerçekleşecek. İkili, İnkılap Yayınları etiketiyle yayımlanan ‘Bu Su Hiç Durmaz’ hakkında soruları Kadıköy Mecra’da yanıtlayacak….

Adını, Bu Su Hiç Durmaz’dan alan kitap üzerine Bülent Ortaçgil’le ve Mahmut Çınar’la Yapılan Röportaj…

Ortaçgil kitabı yapma fikri nasıl gelişti?

Mahmut Çınar: Aslında fantastik bir fikirdi başlarda. O duygunun, fikrin, bir anda geldiğini hatırlıyorum. “Yahu aslında olmayacak şey değil” diye düşünüp, reddedilebileceğimi de hesaplayıp bir maceraya atıldım diyelim. Bülent Ağabey’e ulaştığımda, ki kitabın girişinde bu öyküyü anlatıyorum, önce biraz şüpheyle yaklaştı, sonra Bozburun’da buluştuk, ikna oldu ve proje gerçeğe dönüştü. Yani aslında bu fikrimin gerçekleşebileceğini, Bülent Ağabey “Olur, yapalım” diyene kadar çok da idrak edememiştim.

Ortaçgil’in yıllarca tanımadığı, varlığından haberdar olmadığı şarkı arkadaşıydım onun. E durum böyle olunca ben de elimden gelen şeylerden en az biriyle ona bir hediye vermek, bana, bize kattıklarını ufacık da olsa bir hediyeyle karşılamak istedim. Bir de tabii bir şekilde adımı onun adının yanında görebileceğim bir işe imza atmak, Ortaçgil’le mesai yapacak olmanın heyecanı var. Bu heyecanla, biraz da deli özgüveniyle giriştim. Bülent Ağabey’i ikna etmeye çalışırken bunu açıkça ortaya koydum, “Bu kitap seninle ilgili olduğu kadar benimle de ilgili” dedim mesela. O da anladı…

Böylesi bir kitap fikrini kabul etmek size neler hissettirdi?

Bülent Ortaçgil: Benim için birinin araştırma yapıyor olması, kenarda köşede kalmış bilgilerin paylaşılacak olması güzel bir şey. Memnun oldum. Esas çabayı ben göstermeyeceğim için de ayrıca memnun oldum (Gülüyor). Çünkü benim işim orada doğru dürüst sorular karşısında samimi, içten ve spontane cevaplar vermek.

Çalışmalar ne kadar sürdü?

M.Ç.: 2016’nın ocak ayının sonunda söyleşilere başladık. Bazen haftada bir, bazen iki, bazen de iki haftada bir görüştük uygunluk durumlarımıza göre. Bülent Ağabey bir süre sonra bu rutine alıştı, ikimiz için de zihin açıcı, yaratıcı, rahatlatıcı sohbetlere, seanslara dönüştü söyleşilerimiz. Sanıyorum mayıs gibi bitmişti. Son olarak aynı yılın haziran ayında bir kez daha Bozburun’da ziyaret ettim kendisini ki kitabın son birkaç sayfasını kapsayan söyleşiyi burada, Bozburun’da gerçekleştirdik. Sezen Aksu, Yekta Kopan, Orhan Kahyaoğlu, Banu Güven ve Haydar Ergülen’den yazıları çok sonra, artık söyleşilerin bittiği, kurgulandığı ve kitabın hazırlanmaya başladığı süreçte istedim.

Peki bu düzeyde samimiyet istediğiniz bir şey miydi?

B.O.: Ben dışarıdan bakıldığı zaman son derece soğuk ve insanları iten, fazla kibirli görünen bir adamım. Beni ilk tanıyan insanlar öyle karar veriyor. Yakınıma gelen insanlar eğer samimiyse o zaman benim de davranışım hiç de öyle herkesin beklediği gibi olmuyor. Ben de samimi davranıyorum. Bütün bildiklerimi paylaşmak istiyorum. Hafızam el verdiğince içten davranıyorum. Dolayısıyla kitap teklifi ilk geldiğinde başta uyanan şüphe şuydu: Karşımdaki kimdir? Nasıl davranacak, ne soracak, neyi ön plana çıkaracak? Ama 5-5,5 ay Mahmut da konuştukça karşılıklı samimiyeti yakaladık. Eğer öyle olmasaydı kısa keserdim. Ama öyle olmadı. Mahmut gibi birinin benim müzikal hayatımın ayrıntılarıyla bilmesi, iletişimci biri olması benim işimi kolaylaştırdı. Bana çok soru soruldu ve ben de bir sürü cevap verdim.

Ülkemizde genelde sanatçılar yaşarken değer görmemekten şikâyet eder. Bu tür kitap çalışmaları vs. bunu engelleyen işler midir?

B.O.: Ben başlarda kendimi başka bir klasmanda tutuyordum. Anlaşılmayacağım, müzisyen olamayacağım ve hiçbir zaman para kazanamayacağım falan diyordum. Ama yıllar geçtikçe Türkiye bir şekilde kent ve bireyci bir müziğe ya da benim yaptığım işi yaşatacak bir kültürel ortama doğru evirildi. Bunu ben yönetmedim. Türkiye öyle evrildi. Bu da benim işime geldi. Ve ben hiç anlaşılmadığımı falan düşünmedim. Hatta haddinden fazla anlaşıldığımı bile düşünebilirim. Müzikle yaşayabildim, şarkılarımı hiçbir devlet sansürüne ya da otosansüre uğratmadan istediğim gibi yapabildim. Bunlarla bir yaşam kurabildim. Ben, ailem, evim olabildi. Hepsi şarkılarla oldu. Ayrıca saygı da gördüm. Albümler yapıldı. Dolayısıyla ben kendimi öyle görmüyorum. Ama bir müzisyenin hayatıyla ilgili ayrıntı bir kitapla, o sanatçının hayatına ilgi duyanlara güzel bir doküman bırakmış oluyorsun. Her müzisyen için böyle bir şey yapılmış olsa insanın hayatının karanlık bölümleri ve ne hakkında ne düşündüğü ortaya çıkmış olur.

M.Ç.: Ortaçgil, özellikle müzikten anlayan, müzisyen olan, iyi müzik dinlemeye çalışan insanlar açısından çok değer verilen, kıymeti bilinen bir isim. Geçen gün Hüsnü Arkan kitapla ilgili bir tweet atmış, bunu, müzikte günümüzün öyküsünü yazmayı bir cesaret örneği olarak gördüğünü söylemiş. Buna katılıyorum. Efsanelere inanmıyorum; insanlara, yapıtlara efsane boyutu katmaya çalışanları da anlamıyorum. Dolayısıyla bir öyküyü yazmak için o öykünün kahramanının uzak bir efsane olmasını beklemenin anlamlı olmadığını düşünüyorum. Ortaçgil’in bizim için değeri, zamana ihtiyaç duymayan bir değer; bu bütün değerli sanatçılar için geçerli. O yüzden böyle çalışmaların, sanatçı aktif sanat hayatının içindeyken yapılması, onun da kendini doğru anlatabilmesi açısından daha sağlıklı olacaktır diye düşünüyorum.

Sezen Aksu’nun kitaba yazdığı yazıda da böyle bir şey vardı. “Bülent aslında kendini has tutmaya çalıştı” diye. Haydar Ergülen ise Hürriyet’e yazdığı yazıda benzer bir şey söylemişti. Meşhur olmak değildi derdi diyor.

B.O.: Evet, ben sadece müzikle yaşayabilmek istedim. Meşhur olmak, tanınmak değildi. Hep söylüyorum, içe kapanık bir herifim, suratımın tanınmasından, sağdan soldan rağbet görmekten hiç haz etmem. Dolayısıyla meşhur olmak, bilinir olmak azapla eş değer bir şey. Hiçbir zaman öyle bir şey istemedim. Bir tek şey istedim, şarkı yaparak bir yaşam kurabileyim. Bu tür lafları edebilen biri, böyle bir sözel, müzikal dünyası olan biri eğer bunlarla yaşayamıyorsa demek ki dünya yaşanabilecek bir yer değildir. Bunu yapabildiğim için son derece mutluyum. Her zaman söyledim çok mutlu bir adamım bu konuda. Hiçbir zaman içimde ukdeler kalmadı. Tüh, vah, keşkelerim hiç olmadı.

Otosansür var mıydı söylediklerinizde?

B.O.: Ben otosansür uygulayan birisi değilim. Hele karşımdaki insan rahat olursa, doğru dürüst bir şeyler sorarsa hiç uygulamam. Ama tanımadığım insanlara sansür bile uyguluyorum. Onunla konuşmam bile olur biter. Burada öyle bir şey yok. Özel hayatımda belki de daha fazla ayrıntıyı konuştuğum zaman başıma gelecek şeylerden çekinmiş olabilirim. Yalan söyleyemeyeyim. Ama bu da kimseyi ilgilendiren bir şey değil. Burada önemli olan benim hayatımın kaba hatlarını bilmesi. Bu güzel. Ama o şarkılar, o şarkıların hikâyelerini bilmesi daha da güzel. Soruyu soran öyle bir şekilde soruyor ki, çekincelerin bile kalmıyor.

Siz Ortaçgil’in kendini sansürleyebileceğini hiç düşündünüz mü?

M.Ç.: Düşündüm tabii. Ama doğrusunu istersen sohbet boyunca çok dikkatliydim. Ortaçgil’in yaşam ve iletişim tarzının, gereksiz özel hayat bilgilerini böyle bir kitapta ortaya dökmeyecek bir tarz olduğunu biliyordum. Bu benim de tercih ettiğim bir şeydi. Yine de hangi konudan bahsediyorsanız bahsedin, işin içine başka insanlar girince, varolan gerilimler, aksilikler, sorunlar da hikâyeye yansıyor. Bence biz o dengeyi iyi kurduk.

Teoman ile ilgili 2004 konseriniz için, “Yani ya çocuk fazla uğraşmadı ya da bizim gibi görmüyor olayı. Bizim harcadığımız mesaiyi de harcamadı” diyorsunuz. Pişmanlığınız var mı o konser için?

B.O.: Bunu daha fazla kurcalamak istemem. Otosansürsüz aklımdan geçeni söyledim. Teoman hakkında kötü bir şey söylemedim. Teoman’ı da çok severim ve çok da başarılı bulurum. Onu magazin malzemesi ben bari yapmayayım. Başkaları yapsın. İnsanlar çok merak ediyor böyle şeyleri. Kim kimle çatıştı, hakkında ne söyledi? Niye öyle dedi? Bunlar ucuz magazin malzemeleri. Ben Teoman’la yaptığım o albüm ve konserden son derece keyif aldım. Neden pişman olayım ki? Ama her çalışmanın içinde eleştirilecek yanlar vardır ve o çalışmaya katılanlar da o eleştirilerde bulunurlar. Ne var yani bunda? Gayet doğal. Arkadaşlar arkadaşları kötü söz söylemez mi yani?

Kitap tamam olunca kafanızdaki Ortaçgil portresi nasıl bir hale geldi?

M.Ç.: Vallahi klişe olacak belki ama, gerçek bu. Ortaçgil’i ben çok sevdim. Şimdi daha iyi tanıdıkça, arkadaşlık, ağabeylik mesaisine girince daha da seviyorum. Hakikaten bilgece bir duruşu, anlayışı, hayata bakışı var. O şarkılardaki derinlik bence yapılmış, kurulmuş bir derinlik değil, hakiki, samimi bir derinlik. Haydar Ergülen onun için “huysuz nebi” diyor. Ben huysuzluk değil de mesafe diyorum. Onun insanlarla kurduğu mesafenin doğallığına hayranım.

 

 

Mustafa Ceceli’den ikinci çocuk açıklaması!

0

Geçen yıl ikinci kez dünya evine giren Mustafa Ceceli, ikinci çocuğunun almasını istiyor mu? Ünlü şarkıcıdan ikinci çocuk müjdesi gelecek mi? Mustafa Ceceli, sık sık sorulan bu sorunun yanıtını sonunda verdi. Detaylar haberimizde…

Mustafa Ceceli’nin Bayram Fotoğrafı Olay Oldu! Ailesi Eşini İstemiyor Mu?

Mustafa Ceceli’den çocuk açıklaması

Ünlü şarkıcı Mustafa Ceceli, geçtiğimiz yıl oğlunun annesi Sinem Gedik ile boşanmış, hemen ardından da sosyetik güzel Selin İmer ile evlenmişti. Ceceli, evliliğinden bu yana ikinci çocuk soruları ile karşılaşıyor.

Selin İmer Kimdir?

Mustafa Ceceli ikinci çocuğu yapacak mı?

Geçtiğimiz günlerde Antalya’dan dönüşte basın mensupları ile karşılaşan Mustafa Ceceli, bayramda üç farklı şehirde sahne aldığını söyledi. Konserden dönen Ceceli, çocuk sorularına konuya sıcak bakmadığını ifade ederek “Düşünmüyoruz. İnsanın gizleyemeyeceği tek şey çocuk sahibi olmak.” şeklinde yanıt verdi.

Mustafa Ceceli Kimdir?

Mustafa Ceceli’nin tatil programı

Tatil planları hakkında da konuşan ünlü şarkıcı Mustafa Ceceli, Ekin ayında yurt dışında tatil yapmayı planladığını, yaz boyunca ara ara iş nedeni ile Çeşme ve Bodrum’da olacağını ifade etti. Şarkıcı Ceceli, hala daha denize hiç girmediğini de eklerken, henüz denizde çekilmiş pozunun olmadığını vurgulayarak “Geçen sene ilk kez Çeşme’de görüntülendim, bu sene kilo da verdim bakalım beni denizde çekecekler mi? Çeşme basını bana ‘Sizi ne zaman yüzerken çekeceğiz?’ diye soruyor.” dedi.

Bülent Ortaçgil Kimdir?

0

Ünlü sanatçı Bülent Ortaçgil Kimdir? Bülent Ortaçgil Nerede Doğdu? Bülent Ortaçgil’in Albümleri Neler? Hepsi ve daha fazlası haberimizde…
Bugün Doğan Ünlüler

Bülent Ortaçgil Nerede Doğdu?

1 Mart 1950’de Ankara’da doğdu.

Bülent Ortaçgil Kimdir?

İlkokula Ankara’da başladı ve daha sonra İstanbul’a taşındı. İstanbul Sultanahmet İlkokulu’nu bitirdi. Ortaokul ve liseyi Kadıköy Maarif Koleji’nde okuduktan sonra İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi’ni kazandı.Müzikle tanışması lise yıllarına dayanıyor. Mazhar Alanson’dan bir sınıf altta olan Bülent Ortaçgil, Maarif Koleji’nde sınıf arkadaşlarıyla beraber gitar çalmaya başladı. Kendi aralarında bazı gruplar kurdular. Farklı farklı isimlerle amatör müzik yapan bu gruplardan birisi de Damlalar ismini taşıyordu. Bülent Ortaçgil o yıllarda The Beatles, Cat Stevens, Donovan ve Bob Dylan’ın tarzlarından etkilendi. İlk olarak Kimya Fakültesi’ndeyken “Anlamsız”isimli kırkbeşliğini yayımladı.

İlk albümü “Benimle Oynar Mısın”ı 1974 yılında yayınladı. Hala Türk pop tarihinin en önemlilerinden birisi olarak kabul edilen bu albümde Onno Tunç ve Ergun Pekakçan’la çalıştı. Bu albümden sonra evlenen Ortaçgil, müzik kariyerine on yıllık bir ara verdi. Pfizer ve Netaş gibi şirketlerde Kimya Mühendisliği yapan Ortaçgil, Fikret Kızılok’la beraber bir süre Kadıköy’de Çekirdek Müzikevi’nde çaldı. Ortaçgil – Kızılok ortaklığı 1986 yılında “Pencere Önü Çiçeği” isimli albümle sonuçlandı.

Dört yıl sonra 1990’da solo kariyerine verdiği 16 yıllık aradan sonra “2.Perde” albümüyle müzik piyasalarına geri döndü. 2. Perde’de Bülent Ortaçgil’in en önemli yardımcısı bütün enstrümanları çalan Onno Tunç oldu. Ertesi yıl Benimle Oynar Mısın’ın devamı olarak nitelendirilebilecek “Oyuna Devam” isimli albüm geldi. Bu albümde Ortaçgil, on yıl boyunca eraber çalacağı müzisyen arkadaşlarını da bir araya getiriyordu. Erkan Oğur, Cem Aksel, Gürol Ağırbaş ve Bülent Ortaçgil dörtlüsü bu albümde bir araya geldi. 1994’te “Bu Şarkılar Adam Olmaz” diyen Bülent Ortaçgil, 1998’de “Light”ı piyasaya sürdü.

Yeni bestelerden oluşan son albümünü 1998 yılında hazırlayan Bülent Ortaçgil, beş yıllık bir aradan sonra “Gece Yalanları” isimli albümünü çıkarmıştır.

Müzik çalışmalarını konser ve resitallerle sürdüren sanatçının 2007 yılında iki albümü daha yayınlanmıştır. Bunlardan birincisi olan “Büyükler İçin Çocuk Şarkıları” Fikret Kızılok ile söylediği bazı şarkılardan, “Konser” ise Teoman ile ortaklaşa verdiği konser kayıtlarından oluşmaktadır.

Berrak Tüzünataç’tan yürek hoplatan bikinili poz!

0

Ünlü oyuncu Berrak Tüzünataç, tatil sezonunu açtı. Bununla birlikte, bikini sezonunu da açtı. Tüzünataç, sosyal medyada ilk bikinili paylaşımını yaptı. Berrak Tüzünataç’ın yürek hoplatan bikinili pozu haberimizde…

Talat Bulut taciz iddiasında kendini savundu, Berrak Tüzünataç isyan etti!

Berrak Tüzünataç’tan bikini şov

Güzel oyuncu Berrak Tüzünataç, bikinili pozu ile sosyal medyayı salladı. Sezonu açan ve ilk bikinili pozunu veren Tüzünataç, bu pozunu sosyal medya hesabından da paylaşmayı ihmal etmedi. Sosyal medyayı aktif olarak kullanan isimlerden biri olan Tüzünataç’ın “Oh be yaz” notu ile paylaştığı bu pozu, kısa sürede beğeni rekorları kırdı.

Berrak Tüzünataç Kimdir?

İşte Berrak TüzünAtaç’ın olay yaratan bikinili pozu

Berrak Tüzünataç’tan Talat Bulut ve taciz olayı tepkisi

Muç muç değilsiniz ama…

Berrak Tüzünataç, son olarak Talat Bulut’un kostüm asistanını taciz ettiği iddiaları hakkında yaptığı paylaşım ile gündeme gelmişti. Talat Bulut’un taciz iddialarını kabul etmeyerek kendini savunduğu açıklamaya tepki gösteren Tüzünataç, sosyal medya hesabından “Talat bey, hicbir oyuncuyla “muç muç” degilsiniz ama butun kostumculeri sarilip opuyorsunuz. Tecavuz yasasini paylastiginiz icin alkis beklemenizse enteresan,zira yasayi siz cikarmadiniz. Ve evet Talat bey,samimiyetiniz yanlis anlasiliyorsa bu sizin probleminizdir.” şeklinde bir paylaşım yapmıştı.

Bana öfkelenen insanlar var

Ünlü oyuncu Berrak Tüzünataç, bu paylaşımına gelen yorumların ardından bir paylaşım daha yaparak “Bakin bu paylasimda hicbir itham yok,sadece yapilan aciklama ustune sonuca varmadan,fikirlerimi paylastim. Ona ragmen bana ofkelenen insanlar var. Düşünmemiz gereken;gercekten tacize ugramis kadin icin bunu aciklamak-tepkilere gogus germek nasil bir dirayet ve güç gerektiriyor..” diye yazmıştı.

Ünlü oyuncu Berrak Tüzünataç, kendisi gibi ünlü bir oyuncu olan Birkan Sokullu ile aşk yaşıyor. Ünlü çift, iki buçuk yıldır birlikte.

Tuba Ünsal fotoğrafı ile çok konuşulacak!

0

Gazeteci Mirgün Cabas ile geçtiğimiz hafta boşanan ve boşanma olayları ile gündeme gelen sanatçı , ayrılık sonrasında yine konuşuluyor. Son derece iddialı poz veren Tuba Ünsal fotoğrafı ile gündem yarattı.

Şarkıları ve anneliği ile Türkiye’de yakından takip edilen Tuba Ünsal, Mirgün Cabas ile evliliklerini noktaladı. Ayrılık sonrasında tatile çıkan Tuba Ünsal tatil fotoğrafları ile sosyal medyayı salladı.

Tuba Ünsal fotoğrafı çok iddialı!

Tuba Ünsal’ın fotoğrafı çoğu sosyal medya kullanıcısı tarafından iddialı bulundu. Tatilin ve güzel havaların keyfini deniz kenarında çıkaran sanatçı bikinili fotoğrafını sosyal medya hesabında paylaştı. Vücut hatları çok belli olan oyuncunun böylesine cesur bir fotoğrafı paylaşması ise bugüne kadarki paylaşımlarına göre çok farklı bulundu.

Tuba Ünsal paylaşımı ise şöyle;

Tuba Ünsal fotoğrafı
Tuba Ünsal fotoğraf

Tuba Ünsal kimdir?

Son dakika: Demet Özdemir ve Seçkin Özdemir aşkı ilk kez görüntülendi!

0

Son dakika! Aşk yaşadıkları haberleri ile bir süredir magazin gündeminde yer bulan Demet Özdemir ve Hande Özdemir, sonunda görüntülendi. Demet Özdemir ve Seçkin Özdemir ilk kez el ele görüntülendi. Detaylar haberimizde…

Mehmet Ali Erbil’in Kızı Kendisinden 15 Yaş Büyük Seçkin Özdemir İle Aşk Yaşıyor!

Demet Özdemir ve Seçkin Özdemir aşkı

Her ikisi de ünlü birer oyuncu olan Seçkin Özdemir ve Demet Özdemir, geçtiğimiz haftalarda aşk yaşamaya başladıkları yönünde haberler ile gündeme gelmişti. İki ünlü isim, aşk dedikodularının ardından hala daha gizlenmeye devam ediyordu.

Seçkin Özdemir Kimdir?

Demet Özdemir ve Seçkin Özdemir el ele

Demet Özdemir ve Seçkin Özdemir, artık aşklarını gizlemiyor. Ünlü çift, ilk kez birlikte görüntülendi. Hem de el ele.

Demet Özdemir kimdir?

Basın mensuplarına yakalandılar

Demet Özdemir ve Seçkin Özdemir çifti, Akmerkez’de bir restoranda baş başa yemek yedi. Çıkışta karşılarında basın mensuplarını gören çift, ilk önce şaşkınlık yaşasalar da, kısa sürede şaşkınlıklarını attılar. Demet Özdemir ve Seçkin Özdemir’in yüzleri gülüyordu.

Demet Özdemir ve Seçkin Özdemir nasıl tanıştı?

Yeni aşıklar Demet Özdemir ve Seçkin Özdemir, ortak bir arkadaşları sayesinde tanıştıklarını ve aşık olduklarını açıkladı.

Demet Özdemir ve Seçkin Özdemir çiftinin projeleri

Yakında başlayacak olan Erkenci Kuş isimli dizide başrol oynayacak olan Demet Özdemir, “Çok heyecanlıyız.

Erkenci Kuş dizisinin yayın tarihi belli oldu! Üç oyuncu yeniden aynı dizide buluştu!

Ekip olarak hepimiz merakla bekliyoruz.” derken, Seçkin Özdemir ise; Eylül ayında yeni sinema filminin vizyona gireceğini ifade etti.

Seçkin Özdemir ve Seren Şirince gençlik projesinde buluştu!

Seçkin Özdemir ve Demet Özdemir, iki hafta önce aşk yaşadıkları yönünde haberler ile gündeme gelmişti. İlk kez birlikte görüntülendiler.

Ayşe Özyılmazel kimdir?

0

Şarkıları ile kısa sürede kendini kabullendirmeyi başaran Türkiye’nin başarılı sanatçılarından birisi Ayşe Özyılmazel kimdir? İşte detaylar.

Türkiye’nin tanınan isimlerinden olan Oya Germen ile Neco’nun kızı olan Ayşe Özyılmazel, sesiyle kısa süre içerisinde tanındı. 3 kardeşe sahip olan sanatçı, iyi bir eğitim dönemi de geçirdi.
Bugün Doğan Ünlüler

Ayşe Özyılmazel kimdir, nerede doğdu?

Doğum yeri İstanbul olan Ayşe Özyılmazel 24 Ekim 1979 tarihinde doğdu.

Ayşe Özyılmazel eğitim yılları

İstek Semiha Şakir Lisesi’nde lise eğitimi alan sanatçı 1997’de mezun olduktan sonra üniversite eğitimine başladı. Yeditepe Üniversitesi Sinema Bölümü’nü kazanarak bu bölümü tamamlayan şarkıcı, böylece oyunculuk konusunda da kendini geliştirdi.

Ayşe Özyılmazel kariyeri

Sinemadan mezun olan ve sesiyle Türkiye’nin en iyileri arasında gösterilen Ayşe Özyılmazel, oldukça farklı alanlarda hünerlere sahip. 2001 yılında Sana Bi’şey Olmasın adıyla kitap çıkaran sanatçı bir dönem de Sabah Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı. Yazarlığını da geliştiren sanatçının bugüne kadar çıkardığı kitaplar ise şöyle: Sana Bi’şey Olmasın(2006), Eski Aşklar Yeni Aşklar(2011) ve Kalpten Düşme(2013)

Ayşe Özyılmazel Evlilikleri

1 Temmuz 2011 tarh Ali Taran ile evlenmiştir. Fakat evlilikleri 28 Nisan 2012 günü sona ermiştir. Özellikle evlilik dönemlerinde çok fazla gündeme gelen sanatçı, evliliğini sürdüremedi. Kısa süren evlilik sırasında da çift sürekli eleştirilerin odağında olmuştu.

Ayşe Özyılmazel albümleri

Sanatçının bugüne kadar çıkardığı albümler ise şöyle;

Uzay Heparı – Sonsuza

Sıfır Makyaj

Roket

Nefis

Hani

Su Gibi Gel

Ayşe Özyılmazel

Hakan Sabancı-Merve Boluğur aşkına ilk yorum, Sabancı’nın eski sevgilisi Aslıhan Karalar’dan geldi!

0

Hakan Sabancı ve Merve Boluğur aşkına ilk eski sevgili yorumu geldi. Sabancı’nın eski sevgililerinden Aslıhan Karalar, yeni aşka ilk yorumunu yaptı. Hakan Sabancı’yı Merve Boluğur’a kaptırdığı için eve kapandığı iddia edilen Karalar, aşk hakkında ne dedi? Detaylar haberimizde…

Merve Boluğur ve Hakan Sabancı’nın aşkı görüntülendi!ve bitti, ikisine de mutluluklar diliyorum

Aslıhan Karalar’dan Hakan Sabancı – Merve Boluğur aşkı yorumu

Merve Boluğur ve Hakan Sabancı aşkının yankıları ünlüler dünyasında hala daha büyük ses getirirken, aşka ilk yorum Sabancı’nın eski sevgililerinden biri olan Aslıhan Karalar’dan geldi. Hakan Sabancı’yı henüz flört dönemindeyken Merve Boluğur’a kaptırmasından dolayı depresyona girdiği ve kendini eve kapattığı söylenen Aslıhan karalar, dedikoduların aksine tatil keyfi yapıyor.

Hakan Sabancı’nın Eski Sevgilileri

2017 Best Model birincisi Aslıhan Karalar, Hakan Sabancı ile geçtiğimiz Nisan ayında aşk yaşamaya başlamış, Mayıs ayının sonlarında ayrılmıştı.

Merve Boluğur ile aşk yaşayan Hakan Sabancı kimdir?

Depresyonda denilen Aslıhan Karalar

İlişkisi flört dönemindeyken biten ve Hakan Sabancı’nın ayrılığın hemen ardından Merve Boluğur ile aşk yaşamaya başladığını öğrenince üzüntüye boğulduğu söylenen Aslıhan Karalar, söylentilerin aksine Yalıkavak’ta tatil yapıyor. Güzel mankenin keyfinin oldukça yerinde olduğu dikkat çekti. Yüzmeyi tercih etmeyen Karalar, tüm gün kanoyla gezdi.

Aslıhan Karalar kimdir?

Yaşandı bitti

Hakan Sabancı ve Merve Boluğur aşkı ile ilgili ilk kez konuşan Aslıhan Karalar, “Yaşandı ve bitti, ikisine de mutluluklar diliyorum.” diye konuştu.

Merve Boluğur kimdir?

Eliz Sakuçoğlu hala sessizliğini koruyor

Hakan Sabancı’nın eski sevgililerinden en dikkat çekici olanı Eliz Sakuçoğlu hala daha sessizliğini koruyor. Eliz Sakuçoğlu’ndan gelecek yorumun bu kadar merak edilmesinin nedeni, ünlü oyuncu Merve Boluğur ile yakın dost olmaları.

Eliz Sakuçoğlu kimdir?

Baha: Sanatçı ulaşılmazdır fikri bana göre değil…

0

Romantik şarkıların sevilen sesi Baha, TRT Müzik’te pazar günleri ‘Müzik BAHAne’ programıyla izleyiciyle buluşuyor. Sevilen sesi ile, geniş hayran kitlesine sahip sanatçı, son dönemde gündemde yer almıyor. Pop müzik sanatçısı Baha, Günaydın’a verdiği röportaj ile merak edilen soruları cevapladı. Baha, uzun müzik kariyerini ve ekran serüvenini Günaydın’a anlattı…İşte şarkıcı Baha’dan samimi açıklamalar…

Baha Kimdir?

Kadife sesli sanatçı, Baha Merak Edilenleri Anlattı…

Kadife sesli sanatçı, duygusal parçaları ile gönüllere taht kurmayı başaran sanatçılar arasında yerini alıyor. Son dönemde gündemde olmayan Baha Günaydın’a merak edilenleri anlattı. İşte detaylar…

Bu yıl Eylül-Ekim aylarında yeni bir bir albüm daha düşünüyorum

Programınız ‘Müzik BAHAne’ nasıl gidiyor?
Şimdiye kadar kendim program yapmamıştım, uygun proje olmamıştı. Yapımcımız Veysel Şimşek, çok değerli biri ve bana böyle bir teklifle gelince kabul ettim. Ben ud, bağlama, keman çalıyorum ve Gazi Üniversitesi Müzik Bölümü mezunuyum. Müzik kariyerimde 30 yıla yaklaştım. Repertuvarım sağlam, birçok enstrümanı da çalabildiğim için bir müzik programı yapma fikri çok hoşuma gitti. Pazar 23.30’da canlı yayında #muzikbahane etiketi ile gelen istekleri çalıyorum, söylüyorum ve izleyici çok mutlu oluyor. 

Yakında yeni bir albüm yapmayı düşünüyor musunuz?
‘Aşka Devam’ albümümü Mayıs 2017’de çıkardım. Beş şarkılık bir maksi single’dı. Bu yıl Eylül-Ekim aylarında yeni bir bir albüm daha düşünüyorum. Yine beş şarkılık olacak. Artık albüm yapılmıyor; iki ay arayla birer şarkı çıkarılıyor, klip çekiliyor. Buna karşı değilim, belki öyle bir şey de yapabilirim ama biz albümlü sanatçılar olduk hep. Günümüzde her şey çok mekanik, herkes kolayına kaçıyor. Albüm bir ürün ve saygı duyulması gereken bir şey gibi geliyor bana.

Ego sorunu yaşadığınız oldu mu?
İlk çıktığım günden bu yana, işin insani yönünün daha önemli olduğunu düşünüyorum. Hepimizin bir mesleği var ama her şeyden önce insanız; bunu unutmamak lazım. Egoya hiç gerek yok. Sevgi, saygı olduğu ve sınırlar aşılmadığı sürece hiç problem yok. Ben kendimi beni dinleyenlerin ailelerinin bir ferdi gibi görüyorum. İnsanlarla karşılaştığım zaman, bazı şeylerin sesimin veya şarkılarımın önüne geçtiğini görüyorum. ‘Sen bizim oğlumuz gibisin’ deyip sarılıyorlar yolda; onların abileri, kardeşleri gibiyim.

Doğal yaşamayı seviyorum…

Popülerlik önemli değil mi peki?
Doğal yaşamayı seviyorum. Sektördeki insanları yadırgamıyorum; her şeyin bir kuralı var, bunun farkındayım ama ben yapamıyorum. Havalı durmak falan, benlik değil bu işler. Şarkı yazmayı ve söylemeyi seviyorum. Bunların insanlar tarafından beğenilmesi, benim için en önemli şey. Şarkılar bizi dinleyiciye yakınlaştıran, onlarla birçok şeyi paylaşmamızı sağlayan çok önemli bir araç. Belki ‘Sanatçı ulaşılmazdır’ gibi fikirler var; insanlar ulaşamadığını hep üstte tutar ama ben buna pek inanmıyorum ve böyle olsun istemiyorum. Paylaştıkça mutlu oluyorum.

Uzun bir kariyeriniz var. Geçmişle bugünü nasıl kıyaslıyorsunuz?
Sanırım biraz geçmişte yaşıyorum. O zamanlar çok mutluyduk; komşuluklar vardı, insanlar birbirine dürüst ve net davranırdı. Bugün birçok yerde bunu göremiyorum. Kimse kimseye güvenemiyor. Ne kadar acı; insanlar, birbirlerine selam vermeye korkuyor. Duygular yitirilmek zorunda kalıyor çünkü güven olmadan, insanlar duygularını samimi yaşayamaz.

Müzisyen olarak bir misyonunuzun olduğunu düşünüyor musunuz?
O sanatçı egosu var ya, işte ona gerek yok. Bir topluluğa girdiğinde selam verirsin, ‘Hadi hep beraber çay içelim’ dersin, sohbet edersin. Eğer iyi, kişilikli, doğru dürüst birisi olursan; seni izleyenlere ve çocuklara iyi örnek olursun. Bugün o kadar abuk subuk örnekler var ki; ekranı açıp baktığımda bana çok ters geliyor ya!

Annem Evlenmemi Çok İstiyor…

Evlenmeyi düşünmüyor musunuz? Aileniz bu konuda baskı yapmıyor mu? 
Özellikle annem evlenmemi çok istiyor. Çok iyi bir aile babası olurum, bununfarkındayım da beni evlenmeye ikna edecek birisi çıkmadı karşıma. Annem artık bekliyor. Kısmet diyelim; evlenmek istiyorum, niyetim de var. Hayırlısı… 

Bilmediğimiz bir yönünüz de var; milli bilardocusunuz… 
Evet, Mısır’da üç bant bilardoda Türkiye’yi temsil etti.