Ana Sayfa Blog Sayfa 1103

Bensu Soral Hastalığını İlk Kez Açıkladı

Uzun bir sürenin ardından yeni bir diziyle ekranlara dönecek olan güzel oyuncu Bensu Soral geçtiğimiz günlerde objektiflere yakalandı. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bensu Soral hastalığını ilk kez anlattı. Bensu Soral’ın hastalığı ne? İşte detaylar;

Bağış Yapılmasını İstedi

Oyuncu Bensu Soral, sevenlerinden doğum gününde hediye yerine Sosyal Ben Vakfı’na bağış yapılmasını istedi. İş insanı Hakan Baş ile 2018 yılında nikah masasına oturan oyuncu Bensu Soral, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla takipçilerine çağrıda bulundu. Soral, sevenlerinden doğum gününde hediye yerine Sosyal Ben Vakfı’na bağış yapılmasını istedi.

Konuyla ilgili paylaşımda bulunan ünlü oyuncu, gönderisinde şu ifadeleri kullandı:

Dünyanın en güzel ritmi, rengi, heyecanı çocuklarımızın hayal ettikleri yeteneklerini keşfetmeleri ve geliştirmeleri adına #HayaldenGerçeğe diyerek, ben de SosyalBen Vakfı Gönüllü elçisi olarak buradayım. 23 Mart bildiğiniz gibi benim doğum günüm. Bu sene sizlerden hediye ya da organizasyon istemiyorum. Onun yerine SosyalBen Vakfı Gönüllü Elçisi olarak, SosyalBen Vakfı için açtığım doğum günü kampanyama yapacağınız bağışları bekliyorum.

Ümidim toplanan bağışlarla taşımalı eğitimin uygulandığı köy okullarında öğrenim gören 7-13 yaş arası çocukların yeteneklerini #HayaldenGerçeğe diyerek, gerçeğe kavuşturmak. Haydi, hep birlikte geleceğin oyuncuları, senaristleri, dansçıları, bilim insanlarına bir nebze de olsa destek olalım. Daha ulaşacağımız çok okul ve hayallerini gerçeğe dönüştüreceğimiz çok çocuk var. Şimdiden destekleriniz için teşekkür ederim. Sevgilerimle…

Bensu Soral Eşi Hakan Baş’a Güzel İfadelerde Bulundu!

Hoşgörü Şart

Oyunculuk kariyerine ablası Hande Soral’dan aldığı destekle adım atan Bensu Soral, daha önce ilişkisi ve günlük rutini hakkında merak edilenleri anlatmıştı.

Soral, “Mutlu evlilik için tüyo verir misiniz?” sorusuna, “Karşılıklı saygı, sevgi, ilgi, empati ve hoşgörü şart. İyi bir ikili olursanız, mutlu olmak kolay” yanıtını vermişti.

Bensu Soral Hastalığını İlk Kez Açıkladı

Yakın zamanda “Crohn” hastası olduğu için Covid-19 aşısı olan Bensu Soral, sosyal medyada kimi çevreler tarafından eleştirilmişti.

Eleştirilere yanıt veren Bensu Soral, “Sıram geldi ve aşı oldum. Olmamam mı gerekiyordu? Bana çok destek olan oldu” dedikten sonra setin yolunu tuttu.

Bensu Soral Kimdir?

Crohn hastalığı nedir?

Crohn hastalığı en basit şekilde, “yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklardaki bir veya birkaç bölümü tutabilen, tutulan bölümde kalınlaşma ve ülserlere yol açan bir inflamatuar bağırsak hastalığı olarak tanımlanıyor.

Ceylan Ertem: Hayat Umursamaz Bir Şarkı

Alternatif müziğin güçlü seslerinden Ceylan Ertem yakında yeni şarkısını dinleyicilerle buluşturacak. Uzun bir süreden sonra röportaj veren Ceylan Ertem “Hayat umursamaz bir şarkı” dedi. İşte Ertem’in tüm açıklamaları;

Sis’ şarkısının söz ve müziği size ait. Şarkı yazarken sizi neler motive ediyor?

Bazen aşk, bazen toplumsal olaylar, bazen aile ve çocukluk, bazen tamamen gerçeküstü hülyalar, bazen başkasının yerine kendimi koyup yazıyorum. Hayatımızda ne olup bitiyorsa onu yazıyor, çiziyor, söylüyoruz. Üzerinde yaşadığım dünyadaki halklar mutluysa mutluyum. Aslında bu demek oluyor ki hiçbir zaman tam olarak mutluluğu yakalayamıyorum.

Neden?

Çünkü etrafımda çok fazla acı var. Çok fazla üzüntü, hoşgörüsüzlük ve vicdansızlık var. Kötü ruhlu insanların yaptığı zulümler sebebiyle her gün bir yerden bir tokat yiyorum. Tokat yedikçe, itildikçe, hayal kırıklığına uğradıkça da şarkı yazma isteği duyuyorum. Bu yoğun hislerle boğuşurken yazdığım bir şarkı ‘Sis’. Önümü görememek duygusunun mutsuzluğunu yenmeye çalıştığım bir iç dökme… Ama umuyorum ve biliyorum ki, bir gün bu sis dağılacak, üstelik az kaldı, zamanı gelecek ve mutlu olacağız. Zira; umut susmayan bir şarkı.

Şarkının sözlerinde ‘Kibarsak güçsüz değiliz’ diyorsunuz. Kibar, alçakgönüllü olmak nasıl güç sağlıyor insana?

Aslında dediğim; kibar olduğumuz için güçsüz gibi mi görünüyoruz karşıdan? Hayır, değiliz! Memlekette kibar, mütevazı, ince düşünceli, olumlayan, güler yüzlü, nazik insanlar ezik ve kuvvetsiz olarak algılanmaya başladı. Kabadayılık marifet sanılıyor. Bu konu hakkında bir laf etmek istedim şarkı içerisinde. Aldığım tepkilerden en çok da bu cümlenin öne çıktığını görüyorum.

‘Sis’in girişi Tori Amos’un ‘Father Lucifer’ şarkısını anımsatıyor. Ceylan Ertem’in müzik genlerinde hangi kadın sanatçıların izleri var?

Bunu fark etmiş olmanıza çok sevindim. Çünkü bu albümü çok dinleyip üzerine doğaçlamalar yaptığım bir dönem oldu geçtiğimiz aylar. Tori Amos’un piyano melodileri üzerine ben de içimden gelen melodileri uçuşturuyordum. Çağrı’ya (Sertel – şarkının düzenlemelerini yapan müzisyen) ‘Father Lucifer’i dinletmiştim “Bu havayı vermeliyiz girişte” diye. Kim fark edecek diye bekliyordum. Bir selam çaktık Tori’ye.  Tori gibi beni etkilemiş kadınların ilk 5’ini şöyle sıralayayım: PJ Harvey, Meredith Monk, Müzeyyen Senar, Björk, Sezen Aksu.

Peki kendi jenerasyonunuzdan olan müzisyenlerle nasıl bir ilişkiniz var?

Dayanışmadan yanayım. Ama herkes böyle hissetmiyor sanırım ve bu geçen yıllarda bende bir hayal kırıklığı yaratmadı değil. Her insan ve ruhları aynı değil, yapacak bir şey yok. Dönemdaşlarıma kıyak geçiyorum ama bir sonraki jenerasyon epey güçlü geliyor. Var olan kirliliğe alternatif işler üreten herkesi sevgiyle kucaklıyorum.

Kadın hakları konusunda duyarlı ve aktif olduğunuzu biliyoruz. Bugünkü durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Zaten hiçbir şey yeterli değilken bir de İstanbul Sözleşmesi’nden çıktık. Ne diyeyim? Çok üzgünüm. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndaki cesur kadın arkadaşlarım başta olmak üzere bu konuda elinden geleni ardına koymayan herkesi alkışlıyorum. Her zaman bu mücadelenin bir parçası oldum, olmaya da devam edeceğim.

Sanatçılar uzun zamandır fiziki olarak konser veremiyor. Sahnede olmakla ilgili en çok neleri özlüyorsunuz?

Sahnede olmayı her şeyden çok özlüyorum. Sahnede olmasam, şarkıcı olmasam da yaşarım gibi bir düşüncem vardı. Kendimi kandırıyormuşum, kesinlikle aynı değil. Yaşıyor muyum? Evet. Ama o enerji, tutku, ateş, turne yolları, iç dökmeler, dinleyicilerimizle ‘bir’ olduğumuz anlar, müzisyen arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetler, dertleşmeler, birbirimize yeni müzikler önerip dinletmeler, ekibimizle olan ilişkilerimiz, fikir alışverişlerimiz… Sadece sahne değil, tüm bu süreçten uzun bir vakittir yoksunuz. Neler aldığını, nasıl hissettirdiğini tahmin edemezsiniz. Evimden edilmiş gibiyim…

Ceylan Ertem Koronavirüse Yakalandı

Karantina dönemlerini atlatmak için neler yapıyorsunuz? Size neler iyi geliyor?

Bir süre müzik adına hiç üretimim olmadı. Bu üretim aşkı biraz fotoğrafa yansıdı. Analog makinelerimi çıkardım, çekmeye başladım. Sonra müzik de peşinden geldi. Son beş-altı aydır epey şarkı yazdım. Yemek yapmak, köpek ve kedilerimle vakit geçirmek, bahçeyle uğraşmak derken vakit geçiyor.

Vegan ya da vejetaryen olmaya niyetli ama cesaret edemeyen birçok insan var. Siz nasıl cesaret buldunuz?

Cesaret edilecek bir şey değil, bence. Bir gecede vejetaryen oldum ve 18 yıldır hayvan dostlarımı yemiyorum. Üç yıldır da veganım. Gördüğüm tek bir video yetti. “Ben ne yapıyorum, nasıl birkaç dakikalık hazzım için bir canın acı ve korku içinde öldürülmesine sebep olmaya devam ederim” diye dehşet içinde kendime kızdım ve o akşam bıraktım.

Müzik hayatınıza Adapazarı Belediyesi Çocuk ve Gençlik Korosu’nda başlamışsınız. İmkan olsaydı 12 yaşındaki, müziğe yeni başlayan Ceylan’a neler söylemek isterdiniz?

“Her şey güzel olacak Cano, yürü kızım!” derdim. ‘Korkma’ diye bir dövme yaptırmıştım mikrofon tuttuğum parmağıma, zamanında. Şimdi yıllar içerisinde silindi birazı. Korku en büyük düşmanımdı, neyse ki şimdi galip gelen -genelde- benim. “Üret, üret, üret! Meyve veren ağacı taşlamaya utanmıyorlar ama sen alkışlarının kıymetini bil” derdim

Ece Dizdar ve Selen Uçer’den Samimi Açıklamalar

Uzun bir süre sonra röportaj veren Ece Dizdar ve Selen Uçer’den samimi açıklamalar geldi. İşte ünlü oyuncuların o açıklamaları;

Belki de yaptığınız işlerden dolayı, dışarıdan soğuk duran bir havanız var…

Selen Uçer: Ne soğuğu ya! Hala aynı düşüncedeysen o zaman soyunuyorum bak, zira çok sıcak, tamam mı?

Ece Dizdar: Öyle durduğumu biliyorum ama gayet sinir uçları açıkta biriyim. Beni tanıyanlar her kadın gibi özdeğer meselesi ve onay kodlarıyla uğraşmış, yaralarını masanın üzerinde açık seçik yaşayan, hem bolca ağlayan hem gülmesini seven biri olduğumu bilir.

Ne zamandır tanışıyorsunuz?

Ece Dizdar: Birbirimizi 10 yıldır biliyoruzdur. Instagram’dan takipleşirdik. Ama hiç oturup kahve içmişliğimiz yoktu. Bu filmle arkadaşlığımız başladı.

Selen Uçer: Setin ilk günü, annemin hastalığının ilerlediği haberini aldım ve kaldırıma yıkıldım. Daha ilk sahnemizdi ve Ece beni oradan kaldırdı. Aşağıdaki balıkçıya götürdü. Konuştu, konuştu, kendime getirdi. Yeni tanışmıştık ama şimdi benim için Ece’nin yeri bambaşka.

İkinizi ilk kez bir araya getiren ve bugün MUBI’de izleyiciyle buluşan ‘Aşk, Büyü, vs.’ sizce ne anlatıyor?

Selen Uçer: Türkiye‘deki bir sürü tabuyu, sınıf farkını, hayal ettiklerinden farklı yaşanmış hayatları, yüzleşmeyi, karşılıklı söylenmemiş sözleri, var olma çabalarını anlatan bir ülke gerçeği filmi. Hayatın seni neyle yüzleştireceği hiç belli olmuyor, bu açıdan filmin duygusu herkese hitap ediyor.

Sizin içinizde kalan aşklarınız, söylenmemiş sözleriniz oldu mu hiç?

Selen Uçer: Yüzleşmeci büyümüş bir tipim. Ben sözümü söyleyeyim de ayrılacaksak ayrılalım diye düşünürüm. Söylenecek bir şeyim varsa söyler hatta gerekirse mail yazarak anlatırım. Sadece aşk falan değil, iş konusunda bile içimdekini söylerim. Mesela işe ilk başladığımda çalıştığım tiyatrolara falan mail yazardım.

Aşk sizce büyülü bir şey mi?

Selen Uçer: Aşk eğlenceli, hepimiz seviyoruz. Ama her yerde aşkı pompalıyoruz; hikayelerde, şarkılarda… Aşk abartılmış bir şey.

Ece Dizdar: Bütün o filmlerin, eserlerin pompaladığı aslında birkaç günlük bir kimya. İlişkilerde neşe, emek, şefkat, ilmek ilmek örülmüş sevgi yoksa o aşkın da hiçbir şeye yaramadığını görüyoruz.

O halde artık aşık olmuyor musunuz?

Selen Uçer: Jung “İki insanın karşılaşması eğer bir reaksiyon oluşturursa iki insanı da dönüştürür” diyor. Ben iki insanın birbiriyle karşılaşması ve dönüştürmesiyle ilgileniyorum. Aşkın birçok çeşidi var, sadece seksüel aşk yok. Hayatımıza girmiş bir insan, bir arkadaş, dost, canlı ya da aileye duyulan aşk… Aşk insanların birbirine bağlanma hali.

Ece Dizdar: Aşk diye tanımladığın, nefesinin kesilmesi ve hayatını yaşamaya devam edememekse eğer, öyle bir aşka inanmıyorum artık. Emek verdiğin şeyi seviyorsun, ben ona aşk diyorum.

Bu filmde iki kadının aşkını izliyoruz. Senaryo geldiğinde tereddüt ettiniz mi?

Ece Dizdar: Hiç etmedim, benim işim hikaye anlatmak. Bir aşk hikayesi anlatacağım, Ümit Ünal’dan şahane bir film gelmiş, Selen Uçer’le oynayacağım. E, Tayfur Aydın da yapımcı olarak dahil oldu, nesine tereddüt edeyim!

Selen Uçer: Tereddüdüm olmadı. Ümit benim kariyerim ve hayatım için özel biri. Ona, “Seni tanımadan sana aşıkmışım zaten” diyorum. Ümit Ünal’a aşığım çünkü çocukken herkes ‘Star Wars’ izlerken ben ‘Teyzem’i izlerdim. Ardından ‘Hayallerim Aşkım ve Sen’, ‘Milyarder’, ‘9’… Sonra tesadüfen bir kafede tanıştık. ‘Ara’ filminde ilk başrolümü verdi. Bu film için de “Bir şey yazdım, gel” dediğinde iki-üç gün senaryoyu okuyamadım, heyecanlandım. Okuyunca, 20 sene sonra bir yüzleşme ve karşılaşma hikayesi anlatması beni çok etkiledi. O dönem sekiz senelik ilişkim bitmişti. Hayatım farklılaşıyordu ve benim için yeni bir şeyin başlangıcı hissini yarattı.

Yakınlaşma sahneniz var, zor muydu?

Ece Dizdar: Oyuncu için o sahne bir koreografidir. Kiminle çekersen çek, çok bir farkı yoktur.

Filmde sınıfsal ve ilişkideki sosyokültürel farkları da görüyoruz. Sizin bu kavramlara bakışınız ne?

Ece Dizdar: İnsanlık var olduğundan beri yaşanan hiçbir şey sınıf bilincinden bağımsız yaşanmadı.

Selen Uçer: Bir arkadaşım bana “Senin sınıf bilincin yok” demişti. Gerçekten öyle. Ama bütün hikayeler zenginler, fakirler, bir hayata öykünme, sınıf atlama üzerine kuruludur. Bu tüm dünyanın en temel hikayesi.

Büyüye inanıyor musunuz?

Ece Dizdar: Adına büyü mü denir bilmiyorum ama bir insanın enerjisiyle başka bir insanın hayatında değişiklik yapabileceğine inanıyorum. “Büyü yaptırdı” olayının da gerçek olabileceğini düşünüyorum.

Selen Uçer: Büyü dediğin şey inanç. Bazı toplumlar işe odaklıdır, bizimki muhabbete odaklı. İşe değil, birbirine bakmak bizde daha çok vardır. Nazar da bu coğrafyada var. Evde hep nazar boncuğum vardır. Sete de ilk gün nazar boncuğu götürüp tüm ekibe dağıtmıştım.

Altın Portakal ve İstanbul Film Festivali’nden ödüller aldı filminiz. Sizin için ödüllü bir filmde mi yoksa yüksek gişeli bir filmde mi oynamak daha keyifli?

Ece Dizdar: İkisini de hayatında ayrı ayrı isteyebilirsin. Birini istiyorsun diye diğerini yok saymana gerek yok. Anlattığın hikayeden memnunsan ikisi de olur.

Selen Uçer: Ben ödüllü filmin çok gişe yapmasını isterim. Çünkü gerçeğin bozulmuş olduğu, hepimizin selfie’lerle delirmiş olduğu bir dünyada gerçek bir şeyler anlatıyorsan bunun daha fazla insana ulaşmasını istiyorsun.

Ece Dizdar: Evet ama yine de bir önermesi olmayan, soru sormayan işleri sinema ve tiyatroda yapmayı istemedim.

Kadın oyuncuların isminin başında genelde güzel, seksi gibi sıfatlar var. Güzelliğin bu kadar önemsenmesine ne diyorsunuz?

Ece Dizdar: Zayıf ve sadece güzellikleriyle ekranda olan oyuncuların dışındakilerin de artık başrol oynadıklarını görüyorsun. Bu algı kırılıyor.

Bu da tesadüf değil. Son birkaç yıldır kadın hareketinin giderek daha çok farkındalık sağlamasıyla ilgili. İnsanların kafası açıldı. Kanallar ve yapımcılar da şunu fark ediyorlar ki izleten şey iyi oyunculuk ve hikaye.

Bu arada güzellik algısına girmişken, Ece, sen bu film için saçlarını kısacık kestirmiştin. Bu değişimin televizyon işleri açısından seni baltalayan bir yanı oldu mu?

Ece Dizdar: Yönetmenimiz Ümit Ünal bu karakteri bu şekilde hayal etmişti. Bana Jean Seberg fotoğrafları gösterdi. Daha sonrasında oynayacağım rolleri etkileyeceğini düşünsem de yönetmenimin istediği bu transformasyonu reddetmeyi ve bu deneyimi yaşamamayı kendime yediremedim. Ben hep uzun, kabarık saçlarıyla bilinen bir oyuncuydum. Saçı yok etmek çok özgürleştirici. Ayrıca sonradan da çok beğendim ve cool buldum. Oynayacağım başka rolleri etkilemese seve seve öyle yaşamaya devam edebilirdim!

Ayrı ayrı projeleriniz de var… Neler gelecek kısa zaman içinde?

Ece Dizdar: Bergman’ın ‘Bir Evlilikten Sahneler’ filmini tiyatroya uyarladık. Versus Tiyatro ile yapıyoruz. Kayhan Berkin yönetiyor ve başrolünü Öner Erkan’la paylaşacağız. Bir de ‘Yasak Elma’ kadrosuna dahil oldum. Seneye orada ortalığı karıştırmayı planlıyorum.

Selen sen de bir şarkı çıkardın. Nasıl oldu?

Selen Uçer: Hep şarkı söylemiş biriyim. Dört sene önce sevgilimle ayrıldık, annem hastalandı. O dönem stüdyoda ‘Gecenin Öteki Yüzü’ şarkısını kaydetmiştim. Geçen sene 15 Mart’ta annemi kaybettim. Annem benim için o şarkıyla bütünleşmişti. Bu sene korona olduğumda bir arkadaşım “Belki şimdi zamanı” dedi ve single olarak anneme ithafen Anneler Günü’nde çıkardık. O dönem kaydettiğim bir diğer şarkıyı da yaz aylarında çıkaracağım.

Filminizde de bir kadın hikayesi anlatılıyor. Bir oyuncu olarak mesleğinizde kadın olmayı siz nasıl anlatırsınız?

Ece Dizdar: Oyuncular Sendikası’nda Cinsiyet Eşitliği ve Tacizle Mücadele biriminden sorumluyum. Kadınlara yazılan hikaye, cinsiyet rolleri sıkıntılı. Eşit hak, eşit kaynak ve eşit fırsatta kararlıyız. Dönüşümün başladığına inanıyorum.

Selen Uçer: Oyunculuk bir meslektir, kadınlar da erkekler kadar aynı tür çabalarla bu işi yapar. Bunun anlaşılması zaman alıyor. Bir dönem ABD’de yaşadım. Döndükten sonra erkek ve kadınlarla aynı şekilde sohbet ediyordum. Ama bir erkekle konuşmak flört zannediliyordu. Benden çok büyük, yıllardır  izlediğim biriyle de konuşmuştum. Sonra adam bana ilgi gösterdiğini ifade etti.

Peki şiddete maruz kaldınız mı?

Selen Uçer: Eskiden “Olur böyle şeyler, idare et” derken şimdi “Bana bunu yapamazsın” deme noktasına geldik. Değişim için birilerinin ses çıkarması lazım. Tabii benim de birkaç hikayem var.

Ece Dizdar: Bu sektörde bunu yaşamayan kadın yoktur. Ama kadın hareketinin yarattığı farkındalıkla yavaş yavaş düzeliyor. Erkekler de artık cinsiyetçi küfür etmemeyi ya da bir kadına cinsiyetini aşağılayacak şaka yapmamayı, kadınlar da “Benimle böyle konuşamazsın” demeyi öğreniyor.

Ece Seçkin Sosyal Medyayı Salladı

Geçtiğimiz günlerde yeni şarkısı Yastık’ı dinleyicilerin beğenisine sunan Ece Seçkin, sosyal medya hesabından iç çamaşırsız pozlarını paylaştı. Takımının içine herhangi bir şey giymeyen şarkıcının pozlarına beğeni ve yorum yağdı. Ece Seçkin sosyal medyayı salladı. İşte detaylar;

İzlenme Rekoru Kırdı

En popüler ve hit türkçe pop şarkılar arasında olan Yastık şarkısının klibi ise YouTube’da 7 milyona yakın izlenmeye ulaşarak beğeni topladı.

Bu zamana kadar yayınladığı şarkılar arasında en çok dinlediği şarkısının Yastık olduğunu söyleyen sanatçı, kariyerinin dönüm noktalarından birinin bu şarkı olduğunu ve pandemi sürecinde baştan sona değişerek her anlamda yeni bir Ece’nin doğduğunu dile getiriyor. Hem müzikal anlamda hem de fiziksel anlamda değişime uğradığını ifade eden sanatçı fit görünümü, iddialı tarzı, yaşam biçimi ve hit şarkılarıyla bir ikon haline dönüşüyor.

Yenilikçi ve daha güçlü soundlar deneyerek müzik kariyerine devam edecek olan Ece Seçkin’in bir sonraki projesi de merakla bekleniyor.

Ece Seçkin, Yeni Klibi İçin Farklı Bir Konsept Uyguladı!

Ece Seçkin Nefes Kesti

Karantina dönemi boyunca disiplinli bir şekilde spor yapan Ece Seçkin, kısa taytı ve büstiyeri ile verdiği pozlarla karın kaslarını sergiledi.

Sosyal medyada oldukça aktif bir şekilde yer alan Ece Seçkin, fit ve iddialı görüntüsüyle yaptığı bu paylaşımına, “Egzersiz sonrası bir an. Zorlu ama keyifliydi. Şimdi daha zor şeyleri başarma zamanı.” notunu düştü.

Seçkin’in bu paylaşımı takipçilerinden kısa sürede büyük ilgi gördü. Genç sanatçının pozlarına 100 bine yakın beğeni ve binlerce yorum geldi.

Ece Seçkin kimdir?

Ece Seçkin Sosyal Medyayı Salladı

Instagram’da 1,7 milyon takipçisi bulunan 29 yaşındaki şarkıcı, pembe pantolon ve ceket kombini yaparak kamera karşısına geçti. Camın önünde pozlar veren Seçkin, ceketinin altına hiçbir şey giymemeyi tercih etti. Takipçilerinin diline düşen Seçkin için “Niye iç çamaşırı giymedin?”, “Bu kadarı fazla değil mi?” ve “Sanki bir şeyler giymeyi unutmuşsun” yorumları yapıldı.

Duygu Özaslan’dan Photoshop İddialaraına Sert Yanıt

O fotoğraflarının ortaya çıkmasının ardından paylaştığı karelerle oynadığı iddia edilen Özaslan, sosyal medya hesabından videolu paylaşım yaptı. Duygu Özaslan’dan photoshop iddialarına sert yanıt geldi. İşte o açıklamalar;

Fotoğraflarına Photoshop Yaptığı İddia Edildi

Yaptığı açıklamalar ve reklam çalışmalarıyla dikkatleri sık sık üzerine çeken sosyal medya fenomeni ve YouTuber Duygu Özaslan’ın geçtiğimiz yıl tatilde çekilen görüntüleri sosyal medyada çok konuşulanlar arasına girmişti.

Özaslan’ın bu görüntülerde kilolu hali dikkat çekerken, selülitlerinin de olduğu görülmüştü. Ortaya çıkan fotoğrafların ardından Duygu Özaslan’ın Instagram‘dan paylaştığı fotoğraflar kadar zayıf olmadığını ve fotoğraflarında oynama yaptığını iddia edildi.

Duygu Özaslan Eleştirilere Sert Tepki Gösterdi

Duygu Özaslan’dan Photoshop İddialaraına Sert Yanıt

Ünlü YouTuber, hakkındaki iddialara sosyal medyada hesabından paylaştığı video ile yanıt verdi. Şu anda basketbolcu sevgilisi Can Maxim Mutaf‘la birlikte tatilde olan Özaslan, fotoğraflarıyla ilgili “Aynı vücut, farklı açı, farklı poz” yorumunda bulundu.

Özaslan yaptığı paylaşımda, “Aynı vücut. Farklı açı. Farklı poz. Farklı ışık. Geçen gün beden algısıyla ilgili bir yazı okudum ve şu cümle beni çok etkiledi: Şu anda bedeninizin nasıl görünürse görünsün bir pandemiyi atlattığının farkında mısınız? Durup düşündüm. Çatlaklarımın, selülitlerimin varsa ya da yoksa herhangi bir şeyimin iyi-kötü hiçbir anlamı yoktu. Bedenim beni her şeyden önce sağlıkla hayatta tutuyordu. Bu yüzden ne pandemide -veya başka sebeplerle- kilo almanızın, vermenizin, belki tam şu anda istediğiniz gibi görünmemenizin, hiçbir önemi yok. Ben bunu geç anlamış olsam da anladığım için mutlu ve hafiflemiş hissediyorum” dedi.

Vücuttaki çatlağın ve selülitin kusur olduğuna inanmadığını belirten fenomen isim, “Bu videoyu paylaşmaktaki amacım birbirimizi beğenmek ya da beğenmemekten başka bir şey konuşamadığımız bu kısır döngünün kırılmasına bir nebze de olsa katkı sağlamak, belki içinizden yalnızca birine ilham olmak. Eskiden yaptığım hataların neresinden dönersem hem bana hem beni takip eden birçok kadına kar. Önceleri mükemmel görünmeye çabalarken şimdilerde mükemmel algılanmak en son isteyeceğim şey. Öyle rahatlattı ki beni fotoğraflarımla oynamamak, hikayelerde filtre kullanmamak. Çatlağın, selülitin, pürüzsüz ya da ince görünmemenin kusur olduğuna artık inanmıyorum. Bazı sabahlar dümdüz bir karınla uyanırken bazı sabahlar da şiş bir karınla uyanıyorum. ve bu çok normal çünkü insan bedeni böyle tasarlanmış. Kaç kilo olduğumu değil sadece kaç beden giydiğimi biliyorum. Vücut kompozisyonlarımız hepimizde neredeyse parmak izimiz kadar farklı olduğundan zaten sayılar bir ölçüt değil” diye yazdı.

Özge Özpiriçci İmaj Yeniledi

FOX TV’de yayınlanan Kadın isimli dizide gösterdiği performansla yıldızlaşan Özge Özpirinçci, daha sonra Kıvanç Tatlıtuğ ile Bir Denizaltı Hikayesi isimli dizide rol almıştı. Yeni dizi için hazırlanan Özpirinçci, imaj yeniledi. İşte ünlü oyuncunun yeni imajı;

Özge Özpirinçci, “Estetiğin Var Mı?” Sorusuna Ne Cevap Verdi?

Daha önceki ropörtajlarında güzelliği hakkında, Sadece her sabah 10 dakika yüz yogası yaptığını açıklayan Özge Özpirinçci, Pelin Kaya’nın “estetiğin var mı?” sorusuna yanıt verdi;

“Botoks estetikten sayılmıyor galiba, o yüzden estetiğim yok. Çeneme botoks yaptırıyorum, diş sıkma problemim olduğu için. Boyun kaslarım çok çıkıyor, o yüzden botoks yaptırıyorum.”

“……Alnıma bir kere botoks yaptırdım. Çok komikti. Komedi dizisinde oynuyordum. Aşırı mimikli biriyim ama o zaman sadece kaşlarımı oynatabiliyordum. Kendime o kadar kızdım ki… “

Özge Özpirinçci: “Bazen Sinir Oluyorum”

“……Mesela bazen tek gözüm yorgunluktan ya da uykusuzluktan çok küçülür, onu görünce sinir oluyorum. ‘Acaba gözümü açacak bir şey var mı?’ diye düşünüyorum.

Son Dakika … Özge Özpirinçci ‘nin Evi Polis Baskını Yedi…

“…..İnsan kendini sürekli ekranda gördükçe kurulmaya başlıyorsun. ‘Benim sol gözüm mü küçük?’, ‘Benim ağzım mı yamuk?’ falan diye kendi kendine düşünüyorsun.”

Özge Özpiriçci İmaj Yeniledi

Çekimleri Cunda Adası’nda devam eden dizinin çekimleri sona erdi. Bu haberi ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, Instagram hesabından yaptığı paylaşımla ilan etti. Dizinin 2021 yılı içerisinde Netflix‘te yayınlanacağı belirtilirken, yeni bir dizi için kamera karşısına geçmeye hazırlanan ünlü oyuncu Özge Özpirinçci de imaj tazeledi.

Hakan Bonomo’nun senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini de son olarak Kırmızı Oda’nın yönetmenliğini yapan başarılı isim Cem Karcı’nın üstlendiği Netflix dizisi İlk ve Son’da rol alacağı öğrenilen Özpirinçci, saçlarının yeni halinin Instagram hesabından takipçileriyle paylaştı.

Özge Özpirinçci’nin paylaşımına kısa sürede çok sayıda yorum yağdı. Hem hayranları hem de yakın arkadaşları tarafından güzel dilekler alan Özpirinçci’nin paylaşımına yorum yapanlardan biri de Aşk Yeniden dizisinde beraber rol aldığı Buğra Gülsoy oldu.

Özge Özpirinçci kimdir?

Onur Büyüktopçu ‘dan Kitap Sürprizi ‘Yolun Ortasından Sesleniyorum’

0

Ünlü sunucu ve oyuncu Onur Büyüktopçu, kitap sürprizi ile geliyor. Olimpos Yayınları iş birliği ile önümüzdeki hafta çıkacak olan kitabı ‘Yolun Ortasından Sesleniyorum’ için çok heyecanlı olduğunu belirten Onur Büyüktopçu neler söyledi. Detaylar Haberimizde…

Onur Büyüktopçu’nun O Sözleri Başına İş Açtı…

Onur Büyüktopçu ‘dan Kitap Sürprizi ‘Yolun Ortasından Sesleniyorum’

Editörlüğünü Ezgi Bilgi Gümüş’ün yaptığı, sanatçı Onur Büyüktopçu’nun yaşamından paylaşımlarda bulunduğu Yolun Ortasından Sesleniyorum, okurlarını gülümsetirken kendilerinden bir parça bulabilecekleri hikâyeler de sunacak…

Onur Büyüktopçu, Yemekteyiz Programı’ndaki Seda Sayan İddiasını Açıkladı!

Başarılı Oyuncu’nun Büyük Sürprizi: ‘Yolun Ortasından Sesleniyorum’…

Onur Büyüktopçu, “Yaklaşık iki yıldır üzerinde çalışıyordum. Her yıl doğum günümde ilk dilek hakkımı kitabımı çıkarmak için kullanıyordum; nihayet emeklerimizin karşılığı önümüzdeki hafta raflarda olacak. Amacım yazar olmak veya öyle anılmak değil; anılarım, başarılarım ve hayal kırıklıklarımdan kendine bir pay çıkarabilecek insanlara ulaşabilmek ve onları gülümseterek kendilerine daha çok güvenmelerini sağlamak.” diyor.

Onur Büyüktopçu kimdir?

Onur Büyüktopçu 'dan Kitap Sürprizi
Onur Büyüktopçu ‘dan Kitap Sürprizi
Onur Büyüktopçu 'dan Kitap Sürprizi
Onur Büyüktopçu ‘dan Kitap Sürprizi

Eren Ünal Kimdir?

0

Eren Ünal Kimdir? Eren Ünal Kaç Yaşındadır? Eren Ünal Nerede Doğmuştur? Eren Ünal Ne Zaman Doğdu? Eren Ünal Aslen Nereli? Eren Ünal Hangi Burç? Eren Ünal hakkında bilmek istedikleriniz kısaca Kimdir Haberimizde. İşte Eren Ünal…

Eren Ünal Kaç Yaşındadır? Eren Ünal Nerede Doğmuştur? Eren Ünal Ne Zaman Doğdu?

9 Ocak 2001 tarihinde Karabük ‘de doğan Eren Ünal, 20 yaşındadır.

Eren Ünal Aslen Nereli? Eren Ünal Hangi Burç?

Aslen Karabük’ lü olan Eren Ünal, Oğlak burcudur.

Eren Ünal Kimdir?

Medipol Üniversitesi Ameliyathane Hizmetleri bölümünden 2020 senesindede mezun olan Eren ÜNAL, Yurtdışında çeşitli sertifika programlarına katılarak kendisini geliştirmiş ve girişimcilik ruhuyla iş hayatına atılmıştır. Günümüzde en bilinen projesi hemsirekapinda.com ismiyle faaliyet gösteren sağlık hizmetleri şirketidir fakat aynı zamanda bir çok fenomen isimle çalışan bir sosyal medya ajansınında ortağıdır.

Farklı sektörlerde yaptığı faaliyetlerin yanısıra müzik ile de ilgilenen Eren ÜNAL, 2017 senesinde ülkemizi MMA (Karma Dövüş Sanatları) branşında dünya arenalarında temsil etmiş ve bronz madalyayı Türkiye’ye getirmiş ancak sonrasında yaşadığı talihsiz bir sakatlık sonucunda spor kariyerine veda etmek zorunda kalmıştır.

Bir Zamanlar Çukurova 98. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Demir Ümit’i Vuruyor Mu?

0

Atv’nin büyük bir ilgiyle izlenen dizisi Bir Zamanlar Çukurova, 98. yeni bölümüyle 27 mayıs perşembe günü ekrana gelecek. Dizinin son bölümünde; Züleyha, Demir’in ihanetini öğrendikten sonra ona bir şey belli etmez. Şirket hisselerini satıp onu terk etmeyi planlar. Müjgan, İstanbul’a taşınmaya karar verir. Ancak, bindiği uçak düşer. Bir Zamanlar Çukurova 98. bölüm 1. fragmanı yayınlandı. Demir, Ümit’i vuruyor mu?

Perşembe Dizileri 2020

Demir Ümit’i Vuruyor Mu?

Bir Zamanlar Çukurova 98. bölüm 1. fragmanında; Züleyha’nın bindiği vapur hareket ediyor. Demir, Züleyha’ya yetişemiyor. Müjgan, uçak kazasında hayatını kaybediyor. Fikret, Müjgan’ın arkasından göz yaşı döküyor. Ümit, Demir’den hamile olduğunu söylüyor. Demir, silahını alıp Ümit’in karşısına çıkıyor.

İşte Bir Zamanlar Çukurova 98. bölüm 1. fragmanı….

https://twitter.com/i/status/1396193309303975944

BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA 97. BÖLÜM ÖZETİ!

Müjgan, kendisine inanmayan Züleyha’ya, Ümit ile Demir’in fotoğrafını gösterir. Züleyha ona, durumu bildiğini kendisinin Yılmaz’ın yasını tuttuğu zamanlarda onunla kısa bir ilişki yaşadığını söyler.

Aslında öğrendiği olayla şok olan Züleyha, Ümit’in kendisiyle arkadaşlık kurup masasına oturmasını tahammül edemez. Ama kimseye bu durumu öğrendiğini belli etmez. Hemen, kendi üzerine olan şirketin yüzde yirmi beşlik hisseyi el altından satar.

Hisseleri alan kişiyi ise öğrenmek bile istemez. Çocuklarını alıp Kıbrıs’a yerleşmek ister. Müjgan’a, İstanbul’dan iyi bir hastaneden bir teklif gelir. Önce Müjgan, teklifi ret eder. Ama Fikret’in Ümit’le telefonla konuştuktan sonra buluştuğunu görünce fikrini değiştirir.

Fikret, Ümit’le buluşup tekrar Demir’i bitirmek için birbirlerine söz verir. Demir, çiftliğine düzenlenen saldırıyı Fikret’in olduğundan emin olur. Ancak, bunu ispat edemez. İstanbul’a gitmek için Fekeli’den izin alır. Fekeli, Müjgan’a sunulan teklifi kimin yaptığını duyunca işin içinde Lütfiye’nin olduğunu anlar.

Ama Müjgan’a engel olmaz. Müjgan, Kerem Ali’yi, onlara bırakıp ev tutmak için İstanbul’a gitmek için uçağa biner. Fekeli, onu uğurlar. Müjgan’ın İstanbul’a gideceğini duyan Fikret, ona evlenmek teklifi etmek için yüzük alıp hazırlar. Durumu eve gidip Fekeli ve teyzesiyle konuşur. Onlar Fikret’in ciddi olduğunu görünce bu evliliği onaylar.

Ancak, radyoda duydukları anonsta Adana’dan İstanbul’a kalkan uçağın düştüğünü öğrenip yıkılırlar. Züleyha, tüm hazırlıklarını yaptıktan sonra Ümit’le yüzleşir. Ona, kocasıyla ilişki kurup nasıl sofrasına oturduğunun hesabını sorar.

Daha sonra Sevda’ya gideceğini söyleyip yola çıkar. Sevda, dayanamayıp durumu Demir’e anlatır. Demir, Züleyha’yı durdurmak için Mersin’e gider. Züleyha’nın gitmesine engel olmak ister. Ancak, güvenlik ona engel olur.

Bir Zamanlar Çukurova 98. Bölüm Fragmanı Yayınlandı Mı? Demir Züleyha’yı Durdurabilecek Mi?

Masumlar Apartmanı 35. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Safiye Han’ın Bu Yaptığını Affedemiyor!

0

TRT 1’in büyük bir beğeniyle izlenen dizisi Masumlar Apartmanı, 35. yeni bölümüyle 25 mayıs salı günü ekrana gelecek. Dizinin son bölümünde; Bayram’la Gülben, Esat’ı hastaneye götürür. Gülben, orada kiriz geçirir. Safiye, Naci’yle konuşup az bir ömrü kaldığını öğrenir. Ancak kabul etmez. Safiye, Han’ın Naci’ye yaptıklarını öğrenir. Masumlar Apartmanı 35. bölüm 1. fragmanı yayınlandı. Safiye,, Han’ın bu yaptığını affedemiyor.

Salı Dizileri 2020

Safiye Han’ın Bu Yaptığını Affedemiyor!

Masumlar Apartmanı 35. bölüm 1. fragmanında; Safiye, Han’ın yaptığını öğrendikten sonra ondan bunun hesabını soruyor. Han, Naci’yi kazan dairesine kapattığını ablasının İnce’ye söylemesinden korkmaya başlıyor. Çöp toplamaya çıkmayan Han, geceleri tekrar çöp toplamaya çıkmaya başlıyor. Safiye, Naci’yi tedavi olması için ikna etmeye çalışıyor.

İşte Masumlar Apartmanı 35. bölüm 1. fragmanı…

MASUMLAR APARTMANI 34. BÖLÜM ÖZETİ!

Anıl, Esat’ı yaraladıktan sonra kaçar. Gülben, Esat’ın öldüğünü zannedip başında donup kalır. Bayram, Gülben’in yardımına koşar. Gülben’le birlikte Esat’ı hastaneye götürür. Hastanede Gülben, kriz geçirir. Doktorlar onu sakinleştirmek için iğne yapmak zorunda kalır.

Gülben, aldığı sakinleştiriciyle Esat’ın yanındaki yatakta uyumaya başlar. Bayram, Han’ı arayıp durumu bildirir. Safiye, Naci’yle çatıya çıkıp konuşur. Naci, hastalığı hakkında ona pek bir şey anlatmak istemese de Safiye, öğrenmek ister. O sırada Gülben’in hastanede olduğunu öğrenir.

Han, Gülben’i yarı baygın eve getirir. Esat, kendisine gelir. Anıl’dan şikayetçi olur. Gülben, Anıl’a çok acır ve onun tutuklanmasını istemez. Polisler Anıl’ı yakalayıp tutuklar. Gülben, Anıl’ı tutuklattığı için Esat’a çok kızar. Esat, Gülben’le konuşmak için Esra’dan yardım ister.

Esra, Gülben’i yanına çağırıp Esat’la görüştürür. Han, eve geldiğinde Naci’yi görünce şok olur. Safiye’yle konuşunca onun ablasına bir şey anlatmadığını anlayıp rahatlar. Naci’nin İnci’ye bir şey anlatmasından daha da korkar.

Safiye, Naci’yle konuşup onun hastalığını kabul etmez ve iyileşmesi için elinden geleni yapacağını söyler. Ona, odasını temizleyip her gün yemeklerini yapıp getireceğini söyler. Ondan, kızı için yaşamasını ister. İnci, Naci ile karşılaşır.

Naci, İnci’ye Han’ın doktora gitmeyi bıraktığını söyler. Han, onların yanına gidip Naci’ye çıkışır. Ona, İnci’ye ne anlattığını sorar. İnci, Han’a doktora gitmeyi bıraktığını öğrendiğini, iyileşmeden ondan çocuk yapmayı düşünmediğini söyleyip gider.

Han, Naci’ye İnci’ye ne anlattığını sorar. Oda, kendisini kazan dairesine kapattığını, klarnet çaldığı sırada Safiye’yi akıl hastası yerine koyduğunu anlatmadığını söyler. Naci’nin otel odasını temizlemek için dışarı çıkan Safiye, onların konuşmalarını duyar.

Masumlar Apartmanı 35. Bölüm Fragmanı Yayınlandı Mı? Safiye Han’ın Naci’ye Yaptıklarını Öğreniyor!