Zalim İstanbul merakla beklenen 17. bölümüyle dün akşam ekranlara geldi. Cihan, babaannesinin konuşmalarını duyunca silahına davranıp Cenk’in karşısına çıkıyor. DNA testi sonucunda bebeğin babası Nedim çıkıyor. Şeniz, Agah beye boşanma protokolü gönderiyor. Cemre ile Cenk için evde düğün yemeği veriliyor. Nedim, kendisine yapılanlardan intikam almak için hızla iyileşip düğün yemeğine eve yürüyerek gidiyor. Onu gören herkes şok oluyor. Nedim için artık hesaplaşma zamanı geliyor.
Zalim İstanbul 18. bölüm 1. fragmanı yayınlandı. Fragmanda; Nedim, Cemre’ye duyduğu aşkın öfkeye dönüşmesiyle hızla iyileşir. Nedim’in iyileşmesi en çok Şeniz’i etkiler. Onun iyileşmesi demek Agah’a yaptığı ihanet ve Nedim’e yaptığı eziyetlerin ortaya çıkması demektir. Cenk, annesini intihar etmiş bir vaziyette buluyor. Cemre ise Agah beye Nedim’in bambaşka baktığını söylüyor. Nedim köşke dönüp herkesle hesaplaşmayı planlıyor.
İşte Zalim İstanbul 18. bölüm 1. fragmanı…
ZALİM İSTANBUL 17. SON BÖLÜMDE BAŞKA NELER OLDU?
Agah, DNA testinin sonucunu alıp eve döner ve herkesin toplanmasını ister. Civan ise babaannesinden duyduklarıyla korumaların birinin silahını alıp Cemre’nin karşısına çıkar ve Ceren’in bebeğinin babası olan kocasının nerede olduğunu sorar. Silahını tam Cenk’e doğrulttuğu sırada Agah ona engel olur. DNA testin sonucunda Ceren’in karnındaki bebeğin babası Nedim çıkar. Ceren, Şeniz ve Cenk o bebeğin babasının Nedim olmadığını bilir ancak sonuca çok şaşırırlar.
Şeniz, yüzüğüyle birlikte Agah’a bir boşanma protokolü gönderir. Nedim, Cemre’nin konuşmalarından sonra öfkeyle hızla iyileşmeye başlıyor. Agah bey ve Cemre onun iyileşmesinden mutludur. Cenk ile Cemre boşanmak üzere mahkemeye giderler. Hakimin boşanmak istiyor musunuz sorusuna Cenk, ‘Evet’ yanıtını verirken Cemre fikrini değiştirip boşanmaktan vazgeçer.
Seher, Agah beye gidip durumu anlatır. Agah evde onlara da iyi geleceğini düşündüğü bir düğün yemeği düzenler. Düğünden önce Agah’ın yanına giden Şeniz onun boşanma protokolünü imzaladığını öğrenince şok olur. Cemre gelinliğini, Cenk damatlığını giyip merdivenlerden inerken Nedim’i dimdik karşılarında görürler. Nedim’in saçları sakalları kesilmiş takım elbise giymiş ayakta görünce herkesin dili tutulur.
Uzman klinik psikolog ve yazar Gökhan Çınar’ın hazırlayıp sunduğu, iddialı konukları ve sıra dışı sohbetleri ile dikkat çekmeye devam eden ”Katarsis” programının bu haftaki konuğu başarılı sanatçı Kalben oldu.
‘’Tacize karşı sesinizi çıkarın!’’
Program boyunca samimi ve içten sohbetiyle Gökhan Çınar’a içini döken ve duygusal zamanlar yaşayan başarılı şarkıcı Kalben. Annesinin cenazesine giderken şehirlerarası bir otobüste yaşadığı taciz olayını şu sözlerle dile getirdi; ‘’Bir gün babam aradı, annen ölmek üzere dedi. Doğal olarak hemen çantamı aldım ve yola çıktım. İki arkadaşımla birlikte İstanbul’dan İzmir’e doğru devam ettik. Yardım istemiştim onlardan, eşlik etmişlerdi çok sağ olsunlar. Otobüs mola verirken arkadaşlarım orada inmişler. Ben de o esnada uyuyakaldığım için rahatsız etmemek için bana dokunmamışlar. Ardından ben bir elle gözümü açtım. Baya arkadan bir elle vücuduma dokunuyor. Tabii o an orada bir şey yapmadım. Arkadaşlarıma bile söyleyemedim. İzmir’e vardığımızda gittiğimden 5 saat sonra annemi kaybettik. Tüm o cenaze süreçlerini geçirdik. Üstünden günler geçti ve arkadaşlarıma ancak anlatabildim bu durumu. Bunun için herkese sesleniyorum, böyle bir şey yaşadığınızda hemen bağırın, yardım isteyin. Tacize karşı sesinizi çıkarın. Doğru kurumlara gidin ve kesinlikle utanmayın. Ben böyle bir şey başıma geldi diye utandım ama kesinlikle utanmayın, utanması gereken onlar çünkü.’’
‘’Şiddetin sebebinin siz olmadığınızı anlayın!’’
Duygularını içtenlikle paylaşmayı sürdüren Kalben, Gökhan Çınar’ın bir kez şiddet gördüğünü okumuştum demesi üzerine ise şunları kaydetti; ‘’Evet, bir seferinde şiddet gördüğüm oldu. Yıllardır bunu ben tetikledim diye düşündüm hep. Bunu sanki hak etmişim gibi düşündüm durdum. Şiddeti kimse tetiklemedi aslında, bu yanlış bir düşünceydi elbette. O kadar acı ki bu, böyle düşünmek yanlış. Yıllardır kendime haksızlık ettim bu konuda. Yıllar insana öğretiyor bunu. Kimse, kimse için bir şiddet sebebi olamaz. Bunun sebebinin siz olmadığını anlayın.’’
2019 MTV Avrupa Müzik Ödül Töreni birbirinden ünlü isimlere ev sahipliği yaptı. Muhteşem sahne şovlarıyla düzenlenen gecede 2019 MTV Avrupa Müzik Ödülleri’ne muhteşem şovlar damgasını vurdu. Törende Becky G, Dua Lipa, Rosalía, Halsey, Ava Max ve Mabel’in sahne aldı. Yılın en büyük küresel müzik etkinliklerinden biri olan ünya genelinde canlı olarak yayınlanan ödül töreninde dünyanın dört bir yanındaki sanatçılara desteklerini sundu.
İlk Rock İkon Ödülü
Birbirinden başarılı dünyaca ünlü sanatçılara ev sahiliği yapan 2019 MTV Avrupa Müzik Ödül Töreni’nde en dikkat çekici ödüllerden biri de başarılı Rockçı Liam Gallagher’ın oldu. Liam Gallagher ödül töreninde “Rock İkon Ödülü” aldı. Başarılı sanatçı “Once” ve Oasis’in marşı sayılabilecek “Wonderwall”u yaylı çalgılar eşliğinde gerçekleştirdiği performansı ile gösterinin kapanışını yaptı.
Sahne Şovları Büyüledi
Birbirinden başarılı isimlerin gösteriyle güzelleşen 2019 MTV Avrupa Müzik Ödül Töreni’nde Becky G, sahnede “24/7”, “Sin Pijama” ve “Mayores” parçalarıyla, Green Day, efsanevi Plaza de Espana’daki binlerce hayranına yeni single’ları “Father of All” ve punk klasiği olan “Basket Case” ile özel bir performansla ve Halsey Graveyard”ın samimi bir vesiyonuyla izleyenlere eşsiz bir şölen sundu.
2019 MTV Avrupa Müzik Ödülleri’ne Muhteşem Şovlar Damgasını Vurdu
Muhteşem sahne şovları ve canlı performanslarla izleyenleri hayran bırakan 2019 MTV Avrupa Müzik Ödülleri’nde ödül sahipleri ise şöye;
EN İYİ VIDEO KLİP – Taylor Swift – ME! ft. Brendon Urie of Panic! At The Disco
EN İYİ SANATÇI – Shawn Mendes
EN İYİ ŞARKI -Billie Eilish – bad guy
EN İYİ İŞBİRLİĞİ – Rosalía, J Balvin – Con Altura ft. El Guincho
EN İYİ YENİ SANATÇI – Billie Eilish
EN İYİ POP SANATÇISI -Halsey
EN İYİ CANLI PERFORMANS -BTS
EN İYİ ROCK SANATÇISI- Green Day
EN İYİ HIP-HOP SANATÇISI -Nicki Minaj
EN İYİ ALTERNATİF MÜZİK -FKA Twigs
EN İYİ ELEKTRONİK MÜZİK SANATÇISI -Martin Garrix
EN İYİ EN İYİ ÇIKIŞ YAPAN SANATÇI – Ava Max
EN İYİ DÜNYA SAHNESİ PERFORMANSI – Muse – Bilbao, Spain 2018
Sevilen usta oyuncu Timur Acar, Almanya’nın Frankfurt şehrinde düzenlenen Frankfurt Türk Film Festivaline katıldı. Davetlilerin ve yabancı basının yoğun ilgisi ile karşılaştı.
Kapı
Festivalinin açılış filmi olan kapı fazlasıyla ilgi gördü. Kadir İnanır, Timur Acar, Aybüke Pusat, Sermet Yeşil, Nilay Erdönmez ve Özgün Çoban gibi usta oyuncu kadrosuna sahip film de konuk oyuncu olarak da, Erdal Beşikçioğlu ve Menderes Samancılar usta oyuncu kadrosuna eşlik ediyor. Film Midyatlı Süryani bir ailenin dramını konu ediyor. Yönetmen koltuğunda “İlk Aşk”, “Mutlu Aile Defteri”, “Babam” gibi yapımlara imza atan Nihat Durak oturuyor.
Timur Acar’ın ters köşesi
İzleyicilerin komedi rolleriyle izlemeye alışkın olduğu Timur Acar, bu kez Kapı filminde canlandırdığı dram rolü ile ters köşe yaparak büyük beğeni topladı. Sevilen oyuncu gösterim sonrası hayranlarının fotoğraf çektirme istediğini de geri çevirmedi. Kapı filmi izleyenler tarafından beğeniyle karşılanıp ayakta alkışlandı. Üç gün boyunca şehirde kalan sevilen oyuncu GOTHE Müzesi’ni ve şehirde bulunan diğer tarihi yerleri görerek turistik gezi yapmayı da ihmal etmedi.
Fox Tv ekranlarının en çok izlenen dizilerinden Yasak Elma 55. son bölümüyle dün akşam ekranlara geldi. Dizinin yayınlanan son bölümünde; Halit, Yıldız’dan boşanmak istemiyor ama bunu Şahika’ya söyleyemiyor ama o öğreniyor. Şahika, Yiğit’e babasını bulma karşılığında Lila’yla evlenmesini ve sonra terk etmesini istiyor. Halit’in haberi bile olmadan evde nişan yemeği düzenler. Ender, Halit’in Yıldız’dan boşanmak istemediğini söylemesiyle Şahika, konuklara Yiğit’in abisinin oğlu olduğunu, annesinin Ender olduğunu, Lila’nın da kocası olduğunu söyler. Dizinin yeni bölüm fragmanında Şahika, her yerden kovuluyor.
Yasak Elma 56. bölüm 1. fragmanı yayınlandı. Fragmanda; Halit, duyduklarından sonra Şahika’yı evden kovar. Kaya’da yaptıkları için kardeşini affetmez ve Şahika’ya onu görmek ve konuşmak istemediğini söyleyip kovar. Ender, Yiğit’e çok üzgün olduğunu söyler ama o hayatında çektiği tüm acılardan annesini sorumlu tutar. Halit fenalaşıp yere yığılır. Onun yardımına koşan Yıldız’da yere yığılır. Şahika, Yıldız’la Halit’i zehirledi mi?
İşte Yasak Elma 56. bölüm 1. fragmanı…
YASAK ELMA 55. SON BÖLÜMDE BAŞKA NELER OLDU?
Ender, Halit’in Yıldız’la boşanmak istemediğini öğrenir. Yıldız ise Halit’le tekrar denemeyi istemez. Ender, Zehra ile konuşup Halitcan’ı alıp kardeşleriyle beraber babasının yanına gitmesini ve birlikte yemek yemek istediklerini söylemesini ister. Zehra, Halitcan’la birlikte şirkete gider. Halit’in bu durum çok hoşuna gider ve birlikte yemeğe giderler. Ender, Yıldız’ı giydirip süsleyip yemeğe gitmesini sağlar.
Halit, Yıldız’ın gelmesine çok sevinir hatta ona hayranlıkla bakar. Ender, Yıldız’ı ikna etmek için çaba sarf eder hatta Halit’le konuşur. Halit’e Yıldız’ın takacak tek bir mücevheri bile olmadığını söyler. Halit, evden Yıldız’ın mücevherlerini aldırıp ona gönderir. Yıldız, mücevherlerini, tacını ve kredi kartını görünce çok sevinir ve Halit’i arayıp teşekkür eder. Şahika konuşmalardan her şeyi öğrenir. Yiğit’e babasını bulmasına az kaldığını ve dediklerini yapmasını ister.
Yiğit, Lila’ya evlenmek teklif eder ve ikili gizlice evlenirler. O gün birlikte kaldıktan sonra sabah Yiğit Lila’ya yapamayacağını her şeyin bittiğini söyler. Lila perişan halde eve gelir. Şahika evde nişan yemeği organize eder. Abisini de yemeğe çağırır. Ender orada Şahika’ya Halit’in Yıldız’dan boşanmaktan vazgeçtiğini söyler. O da biliyorum deyip konuklara yeğenini onlara tanıtmak istediğini söyler. Yiğit’in abisinin oğlu olduğunu Ender’in de annesi olduğunu aynı zamanda Lila’nın da kocası olduğunu açıklar. Halit, duydukları karşısında donar kalır.
MasterChef Türkiye’de heyecan git gide yükseliyor. Türkiye’nin en çok izlenen yemek yarışmacı programı MasterChef 12. haftanın ilk kaptanlık oyunu ve ödül oyunu için dün akşam ekranlara geldi. Geçen hafta Murat’ın elenmesinden sonra geriye kalan 11 yarışmacı kaptanlık oyununda kıyasıya mücadele etti. MasterChef 41. bölümde mavi takım kaptanı kim oldu? Ödül oyununu hangi takım kazandı?
11 yarışmacı kaptanlık oyunu için yerlerini aldılar. Önlerindeki kutunun içinden çiğ köfte malzemelerini görünce çok sevindiler. Şefler yarışmacılardan 45 dakika içinde en iyi çiğ köfteyi yapmalarını istediler. Bir çok yarışmacı çiğ köfte konusunda iddialı olduklarını söylediler. Verilen süre bittiğinde Danilo şef, Rıfat, Cemre ve Güzide’nin yaptığı çiğ köfteleri tattı.
Mehmet şef, Batuhan, Suna, Mustafa ve Ekin’in çiğ köftelerini tattı. Somer şef ise, Yasin, Alican, Eda ve Kıvanç’ın çiğ köftelerini tattı. Şefler en iyi çiğ köfteyi Cemre ile Mustafa’nın yaptığına karar verdiler. İki yarışmacı arasından Cemre’nin en iyi olduğuna karar verdiler. MasterChef 12. haftanın Mavi takım kaptanı Cemre oldu. Cemre, Kırmızı takım kaptanı olarak Eda’yı seçti. Mavi ve Kırmızı takım takımlarını oluşturdular.
Mavi takım kaptanı Cemre’nin seçtiği yarışmacılar: Alican, Suna, Yasin, Kıvanç ve Mustafa oldu.
Kırmızı takım kaptanı Eda’nın seçtiği yarışmacılar: Batuhan, Rıfat, Güzide ve Ekin oldu.
Ödül Oyununu Hangi Takım Kazandı?
Perşembe günü yapılacak MasterClass ödül oyununu kazanmak için takımlar yerlerini aldılar. Somer şefin seçimi olan menü açıklandı. Menü; Humus, Babagannuş, Tabbule, Tavuk şiş, Şiş Köfte, Visne sos, Kibbeh İçli Köfte ve Taş kadayıf oldu. Lübnan mutfağına ail bu yemekleri takımlardan eksiksiz yapılması istendi. Takımlar var güçleriyle ödül oyununu alabilmek için ter döktüler.
Verilen sürenin sonunda şefler yemekleri tek tek değerlendirdiler. Mavi takım vişne sosu yetiştiremedi. Kırmızı takım ise sarımsaklı sosu iyi yapamamış olmaları puanlarını kırdı. Puanlama sonucunda Mavi takım 4- Kırmızı takım 3 puan alarak Mavi takım ödül oyununun sahibi oldu. Böylelikle MasterClass ödül oyununa katılma hakkı Mavi takımın oldu.
Son dönemlerde çapkınlık turlarıyla magazin gündeminden düşmeyen Mustafa Sandal dün yine çapkınlık turunda yakalandı. İstanbul gecelerinin altını üstüne getiren Sandal’ın o hallderi objektiflere yansıdı. Öncesinde kendisine yöneltilen sorular karşısında Mustafa Sandal “Ben bekar adamım evde mi oturacağım?” yanıtı verdiğini akıllara getirdi.
Aşkı İhanet Bitirdi
Geçtiğimiz sene eşi Emina ile evliliğini sonlandıran Mustafa Sandal’ın aşkı yeniden Melisa Sütşurup’ta bulduğu düşünülmüştü. Mutlu bir birlikteliği olduğu bilinen Sandal’ın Sütşurup’u Fransa gezisinde aldatması gündeme bomba gibi düşmüştü. Fransa’da bir hayranın kamerasına Fransız bir kadınla oldukça samimi bir şekilde dans ederken yakalanan Sandal Sütşurup’un gönlünü almak için çok uğraşsa da çift barıştıktan sonra Sandal’ın telefonuna başka bir kadıdan gelen mesaj ikilinin ilişkisini bitirmişti.
Melisa Sütşurup‘la olan ayrılığının ardından adı aşk dedikodularıyla anılan Sandal’ın bodrumda yat gezisine asistanı ile birlikte çıkması ikili arasındaki yakınlığın merak edilmesine neden olmuştu. Bir organizasyonda basına asistanı “Aşk dedikodularına karıştığım asistanım” diye tanıtan Sandal dikkatleri kendine çekmiş ve ardından muhabirlerin ters köşe sorularına maruz kalınca “Bu konuyu başka bir zaman uzun uzun konuşuruz şimdi yeri değil.” diyerek geçiştirmişti.
Mustafa Sandal: Ben Bekar Adamım Evde Mi Oturacağım?
Boşandıktan sonra adı aşk iddialarından kurtulmayan Mustafa Sandal bu kez İstanbul gecelerinde yakalandı. Azerbaycan’ın 2017 güzellik kraliçesi Razi Aliyeva ile birlikte samimi bir şekilde görüntülenen Sandal’ın objektiflere yansıyan halleri daha önce “Ben bekar adamım, evde mi oturacağım? 14 yıl evli kaldım, sadece evime odaklandım. Şimdi tabii ki gezip dolaşacağım” açıklamasını akla getirdi.
Son dönemlerin en sevilen oyuncuları arasında yer alan Mert Fırat, yeni projesiyle başı dertte. Sette yaşanan gerilikte yönetmenle ters düşen Mert Fırat setten kovuldu. Geçtiğimiz günlerde ikinci filmin geleceğini söyleyen Mert Fırat sette yaşadığı sorun filmin yeniden mi çekilmesine neden olacak?
Başka Dilde Aşkla Çıkış Yakaladı
Konservatuvar mevzunu olan başarılı oyuncunun çıkışında en büyük etkisi olan filmlerden biri de “Başka Dilde Aşk” filmiydi. Sağır bir genci canlandıran ünlü oyuncu karakteri adeta üzerine giymiş ve “Onur”un duygularını izleyiciye çok başarılı bir şekilde yansıtmıştı. Bu filmle adından büyük bir övgüyle bahsettiren Mert Fırat kısa sürede dizi ve filmlerinin aranan oyuncuları arasına girdi.
Bugüne kadar pek çok dizi ve sinema filminde yer alan Mert Fırat, aynı zamanda “DasDas”ın da sahibi. Projelerine devam ederken tiyatroyla da ilgilenmeye devam eden ünlü oyuncunun son dönemlerde ekranda benzer karakterleri canlandırdığı yönünde eleştiriler vardı. Yine de izleyicilerin sevdiği oyunculardan olan Mert Fırat yeni bir projeyle izleyici karşısına geçmeye hazırlanıyordu ki işler beklendiği gibi gitmedi.
Mert Fırat Setten Kovuldu!
“Kilit” adındaki yeni projesine başlayan Mert Fırat yakında izleyicisiyle buluşacaktı ki filmin setinde büyük bir gerginlik yaşandı. Filmde bir polisi canlandıran ünlü oyuncu daha öncesinde ikinci filminde çekileceğini açıklamıştı. İddialara göre filmin yönetmeni Adil Oğuz Valizade, Mert Fırat’ın oyunculuğunu beğenmedi ve karakterin sönük kaldığını dile getirerek Fırat’ı eleştirdi. Bu konu nedeniyle Adil Oğuz Valizade ve Mert Fırat arasında yaşanan gerginliğin kavgaya dönüşmesi sonucu Adil Oğuz Valizade, Mert Fırat’ı setten kovması ünlü oyuncunun projeden ayrılmasına neden oldu. Konu hakkında Mert Fırat’tan henüz herhangi bir açıklama gelmedi. Filmde Mert Fırat’ın olduğu sahneler kullanılacak mı yoksa çekimlere yeniden mi başlanacak buda henüz gizemini koruyan bir konu.
Kanal D ekranlarında yayınlanan Afili Aşk’ın yıldızı Burcu Özberk MAG Kasım sayısı için objektif karşısına geçti. Reyting rekorları kısan Afili Aşk’ın Ayşe’si sevilen oyuncu Burcu Özberk ile çok özel ve samimi bir sohbet gerçekleştirdik. Güzel oyuncu müzikten oyunculuğa geçiş sürecini, kariyer yolculuğunu, kişisel eleştirilerini, güzellik sırlarını ve daha birçok konuyu röportajımızda içtenlikle anlattı.
Çok düşünmeden konuştuğunu ve dürüst olmaya odaklı birisi olduğunu belirten Özberk, internet dizisi yapmak istediğini de söyledi. “İnternette iş yapmayı açıkçası istiyorum. Daha rahat bir çalışma ortamı olacak, daha sindirilmiş, üzerine çalışılmış ve cesur olacağı için o tarafta da var olmak istiyorum” diye konuştu. Afili Aşk dizisinde başrolü paylaştığı Çağlar Ertuğrul ile ana odaklanarak güzel bir uyum yakaladıklarını vurgulayan Özberk, “ Sahnelerden önce yönetmenimiz ile prova yapıyoruz. Aklımızda soru işareti kalmadan kayıt diyoruz. Çağlar ile o ana odaklanıyoruz. Bu da her şeyi daha gerçek kılıyor” dedi.
Kanal D ekranlarında reyting rekorları kıran “Afili Aşk” dizisi nasıl gidiyor, her şey yolunda mı?
Dizi beklediğim, hissettiğim gibi çok iyi başladı ve öyle devam ediyor. Sezona devam ettiğimiz için çok mutluyum.
Ekranların muhteşem ikilisi diyebiliriz Kerem ve Ayşe’ye… Çağlar Ertuğrul ile nasıl bir uyum yakaladınız?
Çağlar da ben de sadece kendi karakterimize odaklanmıyoruz, hem birbirimize hem rollerimize sahip çıkıyoruz. Sahnelerden önce yönetmenimiz Serdar hoca ile prova yapıyoruz ve aklımızda soru işareti kalmadan kayıt diyoruz. Çağlar ile o ana odaklanıyoruz. Bu da her şeyi daha gerçek kılıyor. Ekrana yansıyor.
Ekranlara yüksek enerjinizle giriş yaptınız, öyle ki her geçen gün hayran kitleniz artmakta. Peki siz, bize ekrana yansımayan Burcu Özberk’i anlatabilir misiniz?
Ekrana yansımayan kısmım son derece sakin ve ailesine düşkün bir Burcu. Anadolu yakasında yürümeyi, kahve içmeyi, evde vakit geçirmeyi çok seviyorum. Havalar da soğuduğu için arkadaşlarım gelsin, evde battaniye altında film izleyelim, muhabbet edelim, kedilerim etrafımızda olsun bana yetiyor. Ailem benden uzakta, onları çok özlüyorum ve boş zamanlarımda yanlarına gidiyorum. Önceden sıkıcı gelen tüm sadelik, hayatımı yansıtıyor aslında.
Bildiğimiz kadarıyla ortaokulda keman dersleri almışsınız. Müzikten oyunculuğa geçiş süreci nasıl oldu?
Aslında ben konservatuar okuduğumda da oyunculuk okumak istiyordum. Ve annem beni müzik okumaya ikna ederken tiyatro bölümünde sınava gireceğinde senin için artı olur demişti. Tiyatro ve müzik bölümü aynı kampüste olduğu için orada okuyan öğrencilerle konuşma ihtimali beni çok etkilemişti.
Konservatuar okurken Tatbikat Sahnesi’nde başarılı oyunlarda rol almışsınız. Bunların haricinde de rol aldığınız birçok tiyatro oyunu var. Sadece birini seçme şansınız olsaydı, bu televizyon ekranı mı olurdu yoksa tiyatro sahnesi mi?
Tiyatro okuduğum zaman, sınavlara girerken; en büyük hayalim sahneye çıkmak, çalıştığım tiyatroya ait olmaktı. Tatbikat sahnesine seçildiğimde, oyun çalışırken, her hafta sahneye çıkarken yaşadığım heyecanın yerini hiçbir şey tutamaz. Televizyonu ve tiyatroyu asla kıyaslayamam bile. İkisi apayrı dünyalar, farklı koşullar, bambaşka bir disiplin gerektiriyor oyuncu için.
“BEN ÇOK FEDAKARLIKLAR YAPARIM DOSTLARIM İÇİN, AİLEM İÇİN AMA KENDİ HAYATIMI BEN YÖNETİRİM”
Canlandırdığınız Ayşe karakteri her zaman başkalarını düşünen kendini ikinci plana atan biri. Gerçek hayatta Burcu Özberk de böyle midir?
Aslında Ayşe’nin hikayesi kendi gibi olmak istediği noktada başlıyor. Hayatı boyunca başkalarını düşünen biri ve onların üzülmemesi için ailesinin istediği gibi yaşıyor. Ben de çok fedakarlıklar yaparım dostlarım için, ailem için ama kendi hayatımı ben yönetirim. İnatçıyımdır ve isteklerimden vazgeçmem.
Güzellik, saç ve makyaj konusunda günlük hayatınızda neler yaparsınız?
Günlük hayatımda rimel sürmeyi seviyorum. Bol güneş kremi, gözaltı kapatıcısı ve rimel. Çok soluk olduğum zamanlarda ise allık kullanmayı tercih ediyorum.
Peki sizin moda ile aranız nasıl? Trendleri takip eder misiniz?
Sosyal medyayı kullandığım için trendleri de takip etmiş oluyorum aslında. Sevdiğim markalar, isimler var. Onları tabii ki inceliyorum. Ama trend olanı alma, kullanma gibi bir alışkanlığım yok. Kendime yakıştığını düşündüğüm parçaları alırım.
Sizi Deniz Berdan’nın podyumunda da görme şansımız olmuştu. İlerde modellik yapmayı düşünür müsünüz?
Ben Denizleri çok sevdiğim için, kadın olarak güzellik sırları, modaya bakış açısı ve daha pek çok konuda başarılarını paylaşmak için podyuma çıkmıştım. Yine böyle bir proje olsa evet yaparım ama modellik yapmayı asla düşünmedim. Benim alanım ve eğitim aldığım, yeterli olduğum alan bambaşka.
Dans etmeyi sevdiğinizi biliyoruz… En başa dönersek ne zamandır var bu dans tutkusu?
Evet, bir yıl kadar Çisil ile çalışmıştım fakat şimdi set çok yoğun olduğu için ve evimden uzak bir yerde eğitim almam gerektiği için ara verdim. Tabii ki tekrar başlamayı istiyorum çünkü okulda da, tiyatro yaparken de dans olmasa bile bedenimi kullanmaya, kendimi keşfetmeye yönelik çok fazla çalışma yaptım. Highhills’te kendimde keşfettiğim keyif aldığım bir alan oldu. Çisil inanılmaz yetenekli bir kadın, ondan çok şey öğrendim ve tekrar başlamak istiyorum.
“ÇOK DÜŞÜNMEDEN KONUŞAN, DÜRÜST ODAKLI BİRİYİM”
Dürüstlük ve patavatsızlık arasında ince bir çizgi vardır ve siz kendinizi biraz patavatsız bulduğunuzu söylemişsiniz. Bu durum günlük hayatınızda sorunlara yol açıyor mu?
Günlük hayatımda, ikili ilişkilerimde sorunlara yol açtığı zamanlar arada oluyor. Ben sanki herkes beni tanıyor ve anlarmış gibi davranıyorum kimi zaman. Çok düşünmeden konuşan, dürüst olmaya odaklı biriyim. Aklıma ilk gelen şeyi düşünmeden direkt söyleyiveririm.
Hayatınızın sonuna kadar tek bir film izlemek zorunda kalsanız, bu hangi film olurdu?
Kill Bill 1-2. İkisi de birlikte olacak ama.
Sosyal medyaya ne kadar hakimsiniz? Sizin için ne ifade ediyor? Vazgeçilmeziniz diyebilir miyiz?
Benim için vazgeçilmez bir alan sayılmaz. Ama kullanmayı seviyorum. Özellikle bir projeye dahil olduğum zamanlarda daha çok paylaşım yapıyorum. Bu sayede işin geri yansımasını sıcağı sıcağına görebiliyorum.
Son zamanlarda internet dizilerinin sayıları arttı. Sizin de internette gerçekleştireceğiniz projeleriniz olacak mı?
İnternette iş yapmayı açıkçası istiyorum. Daha rahat bir çalışma ortamı olacak, daha sindirilmiş, üzerine çalışılmış ve cesur olacağı için o tarafta da var olmak istiyorum.
Kendinizi eleştirecek olsanız neler söylersiniz?
İnsanlar değişiyor, ihtiyaçlara göre ilişkiler şekilleniyor ama bu benimle alakalı bir durum değil. Her koşulda sakin kalmayı ve insanlara karşı politik olmayı öğrenmeliyim diye düşünüyorum. Sevgimi de büyük yaşarım, sevmediğimde de net belli ederim ve kimseye kendimi sevdirmeye çalışmam. Bu köşeli yanımı daha da törpülemeliyim.
Sakin, soğukkanlı yapınızın yanı sıra çocuksu bir tarafınız da var. Bu kadar stresli bir hayatta bu durumu korumak kolay oluyor mu?
Aslında o çocuksu yanım beni koruyor. Hayatla dalga geçmemi, gereğinden fazla durumları önemsememi sağlıyor. Ve tabii ki gülümseyebiliyorum. İçimden geldiği gibi davranabiliyorum. Ablam bana “İnsanların yaptığı hatalarda onları çocuk gibi görürsen daha az yıpranırsın.” demişti. Çok doğru söylemiş. O çocuk tarafım beni koruyor hem de başka bir bakış açısıyla bakmamı sağlıyor; kızgınlık, kırgınlık kalmıyor içimde.
“DRAM OYNAMAYA KENDİMİ DAHA YATKIN HİSSEDERİM ÇÜNKÜ İÇSEL OLARAK KARAKTERİN AMACINI VE DRAMATURJİK OLARAK SORDUĞU SORULARI HAYATTA KENDİME SORARIM VE YANITLARIM”
Daha önceki projelerinize baktığımızda sizin hep dram ağırlıklı projelerde yer aldığınızı görüyoruz. Dramda yer almak nasıl bir deneyimdi?
Konservatuarda okuduğum yıllarda dram oynamaya kendimi daha yatkın hissederdim çünkü içsel olarak karakterin amacını ve dramaturjik olarak sorduğu soruları hayatta da kendime sorar ve cevaplarını alırdım. Hayatta kendi ile fazla konuşan bir insan olduğum için karakter ile bağ kurabilirdim. Bu karakterler de belli güdülerle hareket ettiği için onları kendimle özdeştirmek iyi bir deneyimdi. Üç rolde de kendimle çok ortak yön olduğunu fark etmiştim.
Kısa Kısa
Sonsuzluk tanımınız nedir?
Özgürlük.
Müzik listenizin her zaman en başında yer alacak parça hangisidir?
Ruh halime göre değişiyor.
En merak ettiğiniz lezzet?
Damak tadım geleneksel. Yeniliklere çok açık bir insan değilim.
Mutsuzken aradığınız ilk kişi kimdir?
Annem.
Röportaj: Dilara Ertürk
Fotoğraf: Emre Yunusoğlu
Fotoğraf Ekibi: Sinan Araslan- Berrak Başpınar
Makyaj: Hamiyet Akpınar
Makyaj Asistanı: Gizem Ergin
Saç: Uğur Alevyılmaz
Styling: Rutkay Öziş
Styling Asistanı: Çağlanur Üstünoğlu
Yer: Mr. Cas Hotel
Backstage: Oğulcan Hakan
Kanal D ekranlarında yayınlanan Afili Aşk’ın yıldızı Burcu Özberk MAG Kasım sayısı için objektif karşısına geçti.
Sevilen oyuncu Elif Çapkın 18 Kasımda “KİKİ” isimli drama ve korku türündeki filmde oğlu Doruk İnan’la kamera karsına geçmeye hazırlanıyor.
KİKİ
Yapımcılığını Emrah Ayyüz’ün üstlendiği ve senaryosunda Mustafa Miraç Kaya imzası bulunan filmin yine yönetmen koltuğunda da aynı isim oturuyor. Başrollerinde Türkan Kılıç, Mustafa Miraç Kaya, Yaşar Aydınoğlu ve Elif Çapkın’ın paylaştığı sinema filmi bir annenin gurur tablosu olarak sinemaseverler ile buluşacak.
Oğlumla ilk çalışmamız beni heyecanlandırıyor
Oğlu Doruk İnan’la kamera karsısına geçmeye hazırlanan Elif Çaplık, oğlumla ilk çalışmamız bu beni heyecanlandırıyor ifadesinde bulundu. Güzel oyuncu Elif Çapkın “Oğlum ile aynı sette olmak oyunculuk hayatım boyunca hiçbir sette yaşamadığım bir duygu benim için, oyuncu olur mu olmaz mı bilemem, sadece farklı ortamda olsun annesinin çalışma ortamını görsün diye izin verdim ve oğlumla benim en güzel hatıramız olarak kalacak KİKİ filmi” dedi.