Ana Sayfa Blog Sayfa 776

Hande Yener: İkimizde İşimize Aşığız

0

Yeni bir parça için ünlü rapçi Tepki ile ortak bir çalışma yapan Hande Yener “İkimizde işimize aşığız dedi. İşte Tepki ve Yener’in röportajı;

Bir araya gelme fikri nasıl ortaya çıktı?

Tepki: Aslında her şey aynı prodüktörle çalışmamızla başladı. Şarkıyı Misha’ya yolladığımda Hande duymuş, “Bunda beraber bir şeyler yapalım” dedi. Ben de ‘OK’ dedim.

Hande Yener: Evde şarkıyı duyduğumda “Bu nakaratlara girmem gerekiyor” dedim. Ertesi gün birlikte yemeğe giderken “Nakaratta feat’e (eşlik etme) gireyim mi” diye sordum, “Çok iyi olur, ben de sesini orada duydum, heyecanlandım” diye yanıt verdi. O da Oğlak Burcu, o kadar hızlı ki… Şarkıyı bir haftada okuduk, klibi çektik, yayımlandı ve trendlere girdi. Sanki Airbus bir uçağa bindim ve bir yerden bir yere gidiverdim, istediğim gibi. Bu iş aktı gitti.

Daha önce birbirinizin şarkılarını dinler miydiniz?

Tepki: Hande’nin şarkılarını tüm ülke dinliyor. Ben ürettiğim için dinleme konusuna biraz ara verdim denilebilir ama özellikle elektronik projelerine bayılırdım.

Hande Yener: Tepki’yi Misha’dan dolayı tanıyorum. Ciddi bir kitlesi var ve bu işi çok iyi yapıyor. Ama ben şarkılarını bilmiyordum, bu da benim ayıbımdı.

Peki, birlikte çalışınca neler hissettiniz?

Tepki: Hande’nin disiplinine ve çalışma azmine hayran oldum, egoların masadan kalktığı bir iş yaptık.

Hande Yener: Aynen. Benim disiplinimi ve aşkımı gördü, ayrıca onda da aynıları vardı. İkimiz de işimize âşığız, bizimki çok güzel bir çarpışma oldu.

ARABESK OLUNCA OKEY!

‘Olmazsan Olmaz’ hiphop ve popun birleştiği bir şarkı olarak tanıtılıyor. Ama birçok dinleyici rap ve pop olarak da yorumladı. Nedir aradaki fark?

Tepki: Aslına bakarsanız artık arada spesifik bir fark kaldığını söyleyemeyiz. Tarzlar arasındaki farklar bile neredeyse kayboldu…

Hande Yener: Yurtdışında zaten her şey birbiriyle deneniyor. Bizde rap-arabesk çok var. Kimse buna bir şey demiyor. Bakıyorum, arabesk olunca herkes her şeye okey.

Sizce pop ve hiphop birbirlerinden ne kadar besleniyor?

Hande Yener: Pop müziğe, popüler kültür diyorum. Çünkü ben hiçbir zaman bildiğimiz klişe pop şarkılar yapmadım. Devrine göre kendi tarzımı buldum. Sesime yakışacak modern sound ve arayışlardaydım. O yüzden hiphop’la tarzımın birleşmesi çok kolay oldu. Ama bildiğimiz klasik Türkçe popla hiphop ya da rap birleşmesi bir facia, Trafik kazası olurdu.

Dediğin tarzda çok şarkı var. O halde çokça kaza mı var?

Hande Yener: Çoook. Zincirleme kaza olmuş, trafiğe kapalı olan alanlar var (gülüyor).

“Rap popu öldürecek” açıklamaları çok yapıldı. Sizce herhangi bir müzik tarzı popu bitirir mi?

Tepki: Pop, popülerden geliyor. Popüler olan ölmez, en fazla şekil değiştirir. Amerika’da rap’çiler popstar olduklarını ilan etmeye başladı bile.

Hande Yener: Popla ilgili şöyle bir sıkıntı var; kimse yeni bir şey, yeni bir enerji bulamadığı için eskileri taklit ediyor. Yeni nesil de demode popu istemiyor. Yeni olarak da ne istediklerini bulmak çok zor. Zaten bu kadar büyük arayış yapacak kadar suyun altında kalabilen de yok.

BİRAZ CESARET ŞART

‘Ve boğulup gidiyorlar’ mı diyorsun?

Hande Yener: (Gülüyor) Aslında hazine var. İyi prodüktörlerle çalışmak gerekiyor ki onlar sizi yönlendirsin. Eskisi gibi ‘şarkımı yapayım, çıksın, herkes sevsin’ gibi bir şey de kalmadı artık. Yeni popta zirveye oturacak bir şarkı henüz çıkmadı. Herkes etrafında dolaşıyor.

Bu tip işbirlikleri sonrası iki müzik türünün dinleyicileri, çoğunlukla kendi şarkıcılarına diğer türü pek yakıştırmıyor. Siz bu tip eleştiriler konusunda ne düşünüyorsunuz?

Tepki: Yapıcı ve bir temele dayanan eleştirileri dikkate almaya çalışıyorum. Ama sosyal medyanın linç kültürü ve sadece birbirinden etkilenen sığ yorumları çok umurumda değil. Zaten bir şeyler değişsin istiyorsanız biraz cesaret şart.

Hande Yener: Hakkınızda konuşulmuyorsa projeniz hiçbir şekilde kimseyi bağlamamış demektir. Bu yüzden her projemde ikiye bölünme olmuştur. Sonuçta bir yangın çıkarıyoruz, önemli olan o enerji.

Bu şarkı size ne öğretti?

Tepki: Ben kendi adıma söylemem gerekirse bizim dünyamızın ne kadar hızlı olduğunu anlamış oldum bir kere daha (gülüyor).

Hande Yener: Aynen, bizim dünyamız çok hızlı. Şöhret de ateşten gömlek. Bir proje yapıyorsunuz, her şey iyice büyüyor. Önemli olan bunları taşıyabilmek ve daha iyilerini yapabilmek. Tepki beş yeni şarkı daha yaptı bile, çok üretken. İkinci düet şarkımızı seçemiyorum, hepsi çok iyi. Şoklamaya devam edeceğiz.

Yeni yıla sayılı günler kaldı. Yılbaşı gecesi için planınız var mı?

Hande Yener: Hilton Belarus’ta sahnedeyim. Sevdiklerim ve ailem yanımda olacak.

Tepki: Benim bir açık hava konserim vardı ama erteledik. Evde kestane, mısır takılacağız (gülüyor).

2021 nasıl geçti?

Tepki: Üretmekle geçti. İki albüm, bir sürü tekli yaptık ve aynı hızda da devam ediyoruz. Sürprizlerle dolu bir yıldı. Pandemi sonrası bir turneye çıktık, sahneyi çok özlemişim.

Hande Yener: Bomba gibi geçti. Çok konser yaptım, pandemiden ötürü sahneyi acayip özlemişim. Dinleyicimiz de öyleydi, büyük bir coşkuyla buluştuk. ‘Sahte’, ‘Kaç Kaç’ şarkıları çıktı. Güzel video klipler oldu. Basamak basamak hepsi bir diğerini getirdi. Daha iyi bir hale geldim ve en son ‘Olmazsan Olmaz’daki Hande’ye ulaştım. Egzersiz yaptım, vücudumu, kafamı hazırladım. İmajımı tamamen değiştirdim, kabuk attım. 2022’ye inanılmaz hafiflemiş giriyorum. Her zaman da Allahıma şükrediyorum.

Bu sene sizi etkileyen, üzen, sevindiren olaylar neler oldu?

Tepki: Pandemi ve ekonomik ortam hepimiz için yeterince acı oldu. Herkese sabır diliyorum. Kendi moralimi de yüksek tutuyorum; aylardan, yıllardan bir şeyler ummayı bıraktım.

Hande Yener: Dünyanın pandemi stresinden kurtulması önemliydi. Benim için diğer en önemli şey sağlık kontrollerinden temiz çıkmamdı. Hayatta sağlıktan daha kıymetli bir şey olmadığını bir kez daha gördüm.  O yüzden ‘her şey boş’ diyorum.

HANDE YENER

MİSHA’YLA YUMUŞACIK BİR İLİŞKİ YAŞIYORUZ

Klipte giydiğin kıyafetler çok konuşuldu, seksi bulundu. “Cüretkâr” başlıkları atıldı. Nedir senin için cüretkâr olmak?

Aslında ben cesur değilim, normalim. İnsanlar cesareti, cesurluğu unuttukları için, benim normal bir büstiyer, bikini giymem ‘Vay be, cesarete bak’ gibi bir duruma geliyor. Kafalarda bir şeyler geriye gittiği için, ben ileriye gitmiş gibi görünüyorum. Oysa ben doğalım, her ailenin bir bireyi, kızı gibiyim. 21 senedir bu işi yapıyorum. Sahne sanatçısıyım. Görselliğe çok önem veriyorum. Yakışan her şeyi yapmayı da seviyorum. Tadında, dozunda… Kimisi için fazla, kimi için az gelir. Beni hiç ilgilendirmiyor.

Bu imajı, stili ses getirmesi için önceden planladın mı?

Klipte ne giysem çok iyi duracak, biliyordum. Çünkü askıyı iyi hale getirdim. Önemli olan kendinize iyi bakmanız, bunu yapınca her şey yakışır.

Kıyafetlerin halen, bazen şarkıdan bile çok konuşuluyor olmasına ne diyorsun?

21 yıldır hep müziğim, ses rengim konuşuldu. Özel hayatım hep üçüncü, dördüncü sıralardaydı. Skandalım hiç olmadı. Kıyafetlerin uçuk kaçıklığı da konuşuldu ama dengesi ve kıvamı okey’di. Şarkılarım, sahnem, sesim değil de sadece kıyafetlerim ve vücudum konuşulsa rahatsız olurdum.

Hande Yener İkonik Kraliçe ‘dan Hamamda İkonik Pozlar…

Herkes bu klipten sonra ne kadar seksi ve güzel olduğunu konuşuyor…

Ne kadar? Yüzde kaç?

Yüzde 100… Bu durum yıllardır da değişmiyor. Hep taş gibi kalmanın sırrı ne?

Kendinize bakmayı hiçbir zaman bırakmazsanız, birazcık bakım yapar, iyi doktorlarla çalışırsanız oluyor. Ben de bu konuda bir yıldır doktorum Seçil Uçar Ermiş’le çalışıyorum. Ayrıca bunu misyon edindim. Böyle mutlu olduysam, elimden geldiğince başkalarına da ulaşayım istedim. Doktorumla birlikte Nişantaşı’nda gençleşme üzerine bir klinik açıyoruz: Y&B (Young&Beautiful). Klinikte minik operasyonlar, ileride ameliyatla yüz gerdirmeye gerek kalmayacak işlemler yapılacak.

Yeni şarkının prodüktörü Misha. İlişkiniz, aşk nasıl gidiyor?

Aşk çok güzel gidiyor. İşle ilgili birbirimize hayranlığımız olduğu için saygımız da çok. İkimiz de müzisyeniz, hassasız, duygusalız, bir o kadar pratik zekâmız var, hızlıyız. Şimdiki dünyanın insanıyız. Tabii ister istemez hepimizin koruma kalkanı var, ama biz yumuşacık bir ilişki yaşıyoruz.

Bir yıl önce atlattığın meme kanserinden sonra çok değiştiğini söylemiştin. Bu hastalık dünyaya bakışında ve sende neleri değiştirdi?

Ben o kata girdim. Dört gün geçirdim. Orada adeta korku filmi çevirdim. Bir sene testlerimin iyi çıkmasını bekledim. Ardından bir sosyal proje olarak bunu herkese duyurmam gerektiğini düşündüm. Maneviyatım çok yüksek. Maneviyat ve doğadaki tüm canlıları mutlu etmek için yaşamayı seviyorum. Başka hiçbir amacım kalmadı. Şunu almak, buna sahip olmak gibi hırslarım hiç yok. Bu hastalıktan sonra insanlara da bunu aşılamaya çalışıyorum. “Sayenizde kontrole gittim, erken teşhisle kurtuldum” diyen çok kadın oldu.

Hande Yener kimdir?

Bergüzar Korel’den Yorganlı Paylaşım

0

Sosyal medya paylaşımlarıyla takipçilerini güldüren Bergüzar Korel’den yorganlı paylaşım geldi. Ünlü oyuncunun fotoğrafı kısa sürede binlerce beğeni aldı. İşte güzel oyuncunun o paylaşımı;

Bergüzar Korel’ in Doğum Sonrası Fotoğrafı Takipçilerini Telaşlandırdı…

Doğumdan 5 gün sonra sosyal medyada yayınladığı fotoğrafını takipçileri ile paylaşan Bergüzar Korel, paylaşımın hemen altına duygusal bir de not yazdı…

“Tam da gününde geldi Leyla…
Benim her zamanki tezcanlılığıma inat hem gelişi hem de zamanlamasıyla daha hayata gözlerini açtığı ilk andan itibaren bundan sonra her şeyin çok da benim kontrolümde olamayacağını göstererek sanki..

Uzun ve zorlu bir maratondan çıkmış gibiyim.

Biraz yorgun, biraz kaygılı, çokça şaşkın ve mutlu..

Bin şükür Leyla’ nın da benim de sağlığımız yerinde.

Hepinizin iyi dilekleri, duaları, mesajları en önemlisi varlığınız için bin kez teşekkür ederim..
Hepsi güç verdi bize..

Teşekkür etmek istediğim çok insan var..
Bu hafta biraz böyle geçecek şimdiden söyleyeyim…

Ama en çok HAYAT SANA TEŞEKKÜR EDERİM.

Her şey için.”…

Bergüzar Korel kimdir?

Bergüzar Korel’den Yorganlı Paylaşım

Şimdilerde ailesiyle evde zaman geçiren Korel, sosyal medya hesabından eğlenceli paylaşımlar yapmayı da ihmal etmiyor.

Instagram‘da 2,1 milyon takipçisi bulunan Bergüzar Korel, evinde yorgana sarılıp art arda pozlar verdi. Kendisini tiye alan başarılı oyuncu, paylaşımına “Sabah makyajla uyanıp yorgana sarılmayan lohusa da ne bileyim” notunu yazdı. Korel’in paylaşımına kısa sürede binlerce beğeni ve yorum gelmeye başladı.

Gökhan Alkan: Aşk Her Zaman Kazanır

0

Bir süredir Nesrin Cavadzede ile birlikte olan ve evlilik hazırlıklı yapan Gökhan Alan “Aşk her zaman kazanır” sözleriyle gündeme damgasını vurdu. İşte ünlü oyuncunun o açıklamaları;

Nesrin Cavadzade’den Evlilik Açıklaması

Nesrin Cavadzade geçtiğimiz gün Bebek’teydi. Bir süredir ‘Yasak Elma’ dizisindeki rol arkadaşı Gökhan Alkan’la birlikte olan Cavadzade sürpriz bir açıklama yaptı. Cavadzade, gazetecilerin soruları üzerine, “Biz de gazetelerden okuyoruz detayları. Söz nişan gerçekleşti. Çok sevdiğim arkadaşlarımızda vardı. Benim içinde sürpriz oldu” dedi.

Gazetecilerin ısrarlı soruları karşısında cevap vermekten kaçınan Cavadzade şu açıklamayı yaptı; “İnsanların yangınla boğuşurken bu konuları konuşmak beni üzüyor. Benim yaşadığım tüm sevinçlerin üzerinde bir gölge var şu anda. Çok mutsuzum. Böyle bir süreçte düğün konuşmayalım”

Nesrin Cavadzade kimdir?

Gökhan Alkan Kimdir?

Nesrin Cavadzade’den Romantik Doğum Günü Kutlaması

‘Yasak Elma’ setinde tanışan ve aşk yaşamaya başlayan Gökhan Alkan ve Nesrin Cavadzade evlenmeye hazırlanırken yaptıkları mutlu jestler zaman zaman gündeme gelmeye devam ediyor.

Bu güzel oyuncu, 8 Aralık’ta 34. yaş gününü kutlayan sevgilisi Gökhan Alkan için bir parti düzenleyerek kutlamayı takipçilerine gösterdi.

Partide Alcan takım elbise ve papyon ile dikkat çekerken, Cavadzade’nin ışıltılı beyaz elbisesi çok beğenildi. Oyuncuların ve çiftlerin kıyafet seçimleri, “Tıpkı bir düğün öncesi prova gibi” hayranlar tarafından övgüyle karşılandı.

Nikah Masasına Oturmak İçin Hazırlanan Gökhan Alkan ve Nesrin Cavadzade’den Üzen Haber

Gökhan Alkan: Aşk Her Zaman Kazanır

Gökhan Alkan, “Gerçek aşk, tüm çatışmaların üstesinden gelebilir mi? sorusuna “Eğer çatışmaların üzerinden gelemiyorsa gerçek değildir zaten. Aşk her zaman kazanır.” şeklinde yanıt verdi.

Ünlü oyuncu, kendisini inşa etme yolunda dönüm noktasının da aşk olduğunu dile getirdi. Alkan’ın verdiği yanıt sosyal medyada da gündem oldu.

Masumlar Apartmanı 53. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Safiye İle Naci’nin Planı Suya Düşüyor!

0

TRT 1’in sevilen dizisi Masumlar Apartmanı, 53. yeni bölümüyle 28 aralık salı günü ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Naci, evlendikten sonra Safiye’nin o evden uzaklaşamayacağını anlar ve onların alt katını tutmak istediğini açıklar. Safiye, banyo yapması için Naci’yi eve çağırır. Hikmet, bu duruma karşı çıkar. Safiye ise babasına, onun nişanlısı olduğunu söyler. Naci, Safiye’nin ağzından duyduğu bu sözler karşısında çok mutlu olur. Masumlar Apartmanı 53. bölüm 1. fragmanı yayınlandı. Safiye ile Naci’nin, ev planı Gülben’lerin taşınmasıyla suya düşüyor.

Salı Dizileri 2021

Safiye İle Naci’nin Planı Suya Düşüyor!

Masumlar Apartmanı 58. bölüm 1. fragmanında; Safiye ile Naci, evlenip alt kata yerleşmeye karar veriyor. Gülben’de, aynı daireye taşınmaya karar veriyor. Ama ablasına sürpriz yapmak için ona haber vermiyor. Safiye, durumu öğrenince biraz bozuluyor. Gülben, yeni evine taşındıktan sonra davet veriyor. Ceylan ile Rüya’nın aynı masada oturması ortamı biraz geriyor.

İşte Masumlar Apartmanı 53. bölüm 1. fragmanı…

MASUMLAR APARTMANI 52. BÖLÜM ÖZETİ!

Gülben, düğün sonrası Esat’la evlerine gidir. Ancak orada kalamayacağını anlayıp gecenin bir yarısı Esat’a mesaj çekip babasının evine döner. Han, onu karşısında görünce Safiye’yi uyandırır. Seslere Hikmet’de kalkar. Safiye, Gülben’in gece kalmasını ve sabah evine gitmesini ister.

Ama Hikmet buna karşı çıkar ve Gülben’e hemen evine dönmesini Esat’ın bu duruma çok üzüleceğini söyler. Han, Gülben’i evine bırakır. Gülben, Esat’a yazdığı mesajı onun telefonundan siler. Esat’ın yanına uzanıp uyur. Sabah uyanınca hemen kahvaltı hazırlamak için yataktan çıkar.

Esat’ı mutfağına sokmaz. Her gece Esat’la birlikte aynı yatakta yatmamak için türlü oyunlar oynayan Gülben’in ne yapmak istediğini Esat anlar ve onu rahat bırakır. Karı koca ayrı ayrı odalarda yatmaya başlar. Gülben, evin bir odasını çöplerle doldurmaya başlar.

Safiye, Gülben olmadan evde zorlanır. Naci’yi yanına çağırır ve onunla birlikte kahvaltı yapar. Naci, evlendikten sonra yaşayacakları evi ayarlayıp Safiye’ye fotoğraflarını gösterir. Ama Safiye, Naci’ye bunu yapamayacağını söyler. Naci bu duruma çok bozulur.

Ceylan, gitmeye karar verir. Ama Han’dan gitme demesini bekler. Esat, Gülben’in çok mutsuz olduğunu anlayıp Han’la konuşmaya gider. Ona, Gülben’in ne kendisine ne de eve alışamadığını söyler. O da çarenin burnunun dibinde olduğunu söyler. Esat, Gülben’e gidip onların binasındaki eve taşınmanın onun için iyi olacağını söyler.

Han, Esat’tan Ceylan’ın gideceğini öğrenip onu durdurmak için yanına gider. Ceylan, Han’ın gitmesini istemediğini öğrenince mutluluktan havalara uçar.

Masumlar Apartmanı 53. Bölüm Ön İzleme Yayında! Safiye Sözleriyle Naci’yi Çok Mutlu…

Kalp Yarası 26. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Hande İle Yaman Amaçlarına Ulaşıyor!

0

Atv’nin büyük bir ilgiyle izlenen dizisi Kalp Yarası, 26. yeni bölümüyle 27 aralık pazartesi günü ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Adnan, geçirdiği bir kaza sonucu hayatını kaybeder. Hande, Adnan ölmeden önce onunla görüşür. Onun ölümünden sonra Hande, Adnan’ı kendisinin öldürdüğünü söyler. Azade, ne kadar da boşanmış olsa Adnan’ın ölümüyle derinden sarsılır. Kalp Yarası 26. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. Hande ile Yaman, sonunda amaçlarına ulaşıyor.

2021 Pazartesi Dizileri

Hande İle Yaman Amaçlarına Ulaşıyor!

Kalp Yarası 26. bölüm 2. fragmanında; Konakta Adnan’ın yası tutulurken, Hande ile Yaman geliyor. Hande, Azade’ye onun gelini olduğunu kendisini Yaman’la evlendiğini ve onun da Adnan’ın oğlu olduğunu söylüyor. Herkes büyük bir şok yaşıyor. Hande ile Yaman, artık o konağın kendilerine ait tapulu malları olduğunu açıklıyor.

İşte Kalp Yarası 26. bölüm 2. fragmanı…

https://twitter.com/i/status/1474800555625177094

KALP YARASI 25. BÖLÜM ÖZETİ!

Azade, Şahin’den Ayşe’yi Ferit’e ister. Şahin, torununu Ferit’e verir. Ancak, düğününün en iyi şekilde yapılmasını ister. Betül, kendisinden boşanmak isteyen Yaman’ın üzerine arabasını bilerek sürüp ona çarpar. Yaman, yaralı bir şekilde hastaneye kaldırılır.

Yaman, kendisine geldikten sonra polislere ifade vermesi gerekir. Betül, onun kendisinin ismini vermesinden korkar. Ama Yaman, kendisine çarpanı görmediğini söyler. Hüseyin, serbest bırakılır. Eve gelip kendisinin hapse girmesine engel olmadığı için Zümrüt’e çok kızar.

Zümrüt, evi terk eder. Ferit ile Ayşe’nin nişanları olur. Hemen, haftaya Ferit düğün hazırlıklarına başlar. Şahin, Ayşe’nin kına gecesini kendisinin yapacağını söyler. Ayşe ise ondan büyük bir kına gecesi istemediğini söyler. Azade, Ayşe’nin gelinliğini ve takılarını kendisi seçer.

Ona da, eski dik başlı huylarını bırakıp öyle konağa gelin olarak gelmesini istediğini söyler. Azade, Adnan’la bir celsede boşanır. Avukatına mal paylaşımı için ayrı bir dava açmasını ister. Adnan’ın, tüm mal varlığını Yaman’ın üzerine devrettiğinden haberi yoktur. Öte yandan Hande, bir an evvel akıl hastanesinden çıkmak ister.

Ama Zümrüt, onun iyileşmeden oradan çıkmasını istemez. Hande’nin doktoru onun hamile olduğunu anlar ve hemen ona verdikleri ilaçları keser. Betül’ü arayan Hande ona hamile olduğunu söyler. Betül, ona inanmayıp bir tanıdığını devreye sokar ve Hande’nin gerçekten hamile olduğunu öğrenir.

Bir boşanma protokolü hazırlatıp imzalar. Yaman’a Hande’nin hamile olduğunu söyleyip evi terk eder. Yaman, Zümrüt’e kızının hamile olduğunu açıklar. Zümrüt, Hande’yi akıl hastanesinden çıkarmaya razı olur. Yaman, Adnan’ı babası zannettiği adamın mezarına çağırır.

Ona, yıllarca yaşadıklarını anlatıp o malları ona geri devir etmeyeceğini söyler. Tüm mal varlığını Azade’den kaçırmaya çalışan Adnan, beş parasız kalır. Bitkin bir şekilde Ferit’in düğününe gider ve düşüp yere yığılır.

Kalp Yarası 26. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Adnan’ı Hande Mi Öldürüyor?

Kardeşlerim 35. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Emel Evlatlık Verilecek Mi?

0

Atv’nin sevilen dizisi Kardeşlerim, 34. bölümüyle ekrana geldi. Dizinin yayınlanan yeni bölümünde; Nebahat, ameliyata alınıyor. Bu olaydan sonra Doruk’la Asiye’nin arası bozuluyor. Asiye, temizliğe eve gidiyor. Evin hanımı Asiye ile Emel’e çok iyi davranıyor. Ev sahibi şehir dışına gidiyor. Emel uyuyakalınca, Ömer ile Asiye’de onun uyanmasını beklerken ev sahibi geri dönüyor. Adam, Ömer’i hırsız zannedip silahı çekiyor. Emel, yanlışlıkla vuruluyor. Kardeşlerim 35. bölüm 1. fragmanı yayınlandı. Emel, evlatlık verilecek mi?

Cumartesi Dizileri 2021

Emel Evlatlık Verilecek Mi?

Kardeşlerim 25. bölüm 1. fragmanında; Emel, ufak bir sıyrıkla kurtuluyor. Evin sahibi kadın Emel’i görmek için evlerine gidiyor. Onların kaldığı evi ve kimseleri olmadığını görünce kadın Emel’i evlatlık almak istiyor. Ömer ile Asiye, Emel’i çok seven kadına evlatlık verecek mi? Şengül, Ayla’nın evinde hizmetçilik yapmaya devam ediyor. Ayla, kocasının Suzan’ın evine gidip geldiğini Şengül’den öğreniyor.

İşte Kardeşlerim 35. bölüm 1. fragmanı…

https://twitter.com/i/status/1474853867980472321

KARDEŞLERİM 34. BÖLÜMDE BAŞKA NELER OLDU?

Nebahat, Orhan’ın yanlışlıkla itmesiyle balkondan aşağı düşüp yaralanıyor. Akif, hemen Nebahat’i hemen hastaneye kaldırıyor. Nebahat, ameliyata alınıyor. Doruk, annesinin Orhan’ın yüzünden ölümle pençeleştiğini duyunca onların üzerine yürüyor. Tartışma büyüyünce Asiye ile Doruk’un arası açılıyor.

Akif, Orhan’ın müdürlük yaptığı dönemde bir yolsuzluk olduğunu, onunla tartışırken Nebahat’in itildiğini ve düştüğü yalanını uyduruyor. Orhan, kendisini bu konuda savunamıyor. Nebahat, bir hafta sonra hastaneden çıkıyor. Bu arada Orhan’ın ağzını bıçak açmıyor. Olanları kimseye anlatamıyor.

Gidip okuldan istifa ediyor. Kaan ile Doruk, birlikte olup Ömer ve kardeşlerine karşı cephe alıyor. Oğulcan, Harika ile figüranlık yapıp onun okul parasını denkleştirmek için uğraşıyor. Resül, Suzan ile Harika’nın konuşmalarına şahit oluyor. Durumu anlayınca okulun ortağı olduğunu ve Harika’nın ücretsiz okuyacağını Suzan’a söylüyor.

Harika, durumu öğrenince havalara uçuyor. Ömer Asiye’yle birlikte, Cemile’yi Tolga hakkında uyarmak için onun yanına gidiyor. Tolga, Ömer çalışırken yanına gidiyor ve çalıştığı yeri dağıtıyor. Onu yirmi altı bin liralık borcun altına sokuyor. Mazlum, Talya’nın İzmir’e taşınmasıyla evini satıp Ömer’in o borcunu kapatıyor.

Talya’nın yakınında olmak için İzmir’e taşınmaya karar veriyor. Ayla, Şengül’e eziyet etmek için evine temizliğe alıyor. Asiye, temizlik yapmaya bir eve gidiyor. Evin hanımı, Asiye ve Emel’e çok iyi davranıyor. Asiye’ye, eşiyle şehir dışına çıkacaklarını söylüyor ve işi bitince kapıyı kapatıp çıkmalarını istiyor.

Emel, hasta olduğu için uyuya kalıyor. Ömer, onları almak için eve geliyor. Emel’i beklerken onlarda uyuyakalıyor. Aile, uçağı kaçırınca eve dönüyor. Adam Ömer’i hırsız zannedip silahını çekiyor. Ömer, engellemeye çalışırken silah patlıyor ve Emel yaralanıyor.

Kardeşlerim 34. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Nebahat Ölecek Mi?

Velayet Davasında Karar Belli Oldu

0

Bir süre önce boşanan Özcan Deniz ve Feyza Aktan cephesinde sular durulmuyordu. Geçtiğimiz aylarda oğlunu darp ettiği gerekçesiyle Özcan Deniz Feyza Aktan’a velayet davası açmıştı. Çekişmeli geçen velayet davasında karar belli oldu.

Özcan Deniz Feyza Aktan’dan Dayak Yedi!

Özcan Deniz’in oğlu babasına gelmek istediğinde ise Feyza Aktan öfke patlaması yaşadı. Önce eski eşine tokat atan genç kadın, ardından Deniz’in kıyafetlerini parçaladığı iddia edilmişti.

Evden çıkarak kendisine gelmek isteyen oğlunu ise kolundan tutarak çektiği sırada yine iddiaya göre küçük çocuk kafasını kapıya çarptı. Bunun üzerine polis merkezine giderek şikayetçi olan Özcan Deniz, eski eşi Feyza Aktan ile tartıştıklarını kendisini darp ettiğini ve ablası Eda Aktan’ın da kendisine hakaret ettiğini belirttiği söyleniyor. Bu iddialar üzerine gözler Özcan Deniz ve Feyza Aktan’dan gelecek açıklamaya çevrildi ancak konuyla ilgili iki taraftan da henüz bir açıklama gelmiş değil.

Özcan Deniz Kimdir?

Velayet Davasında Karar Belli Oldu

Oyuncu ve şarkıcı Özcan Deniz’in velayetinin eski eşi Aktan’a verilmesine karar verildi. Mahkeme, çocuğun annesi Aktan’ın yanında kalmasına ve Özjan Dennis’in duruşmasının uzatılmasına karar verdi. Özjan Dennis, ağabeyi Ercan Dennis ve korumasıyla beklerken Aktan, avukatıyla 17 gün önce duruşmayı bekliyordu. İki tarafın da gergin olduğunu fark etmemiştim. Gizli duruşmaya basının katılmasına izin verilmedi. Duruşma sonunda Özcan Deniz önce bir avukat, ardından Feyza Aktan ile çıktı. Feyza Aktan’ın gözyaşlarını tutamadı.

 

Çocuğun anne Feyza Aktan’da kalmasına karar veren mahkeme, Özcan Deniz’in görüş günlerinin ise artırılmasına karar verdi.

“Oğlumla Görüşme Günlerim Arttırıldı”

Basın mensuplarının soruları üzerine Özcan Deniz, “Oğlumun yaşı küçük olduğu için hakime hanım olması gerektiği gibi hassas davrandı. Oğlumla görüşme günlerim artırıldı. Oğlum üstündeki haklarım biraz daha düzenlendi. Ama hala oğlumun velayeti ile ilgili daha okumadım açıkçası ya ben anlayamadım içeride çok kısa bir konuşma oldu. Okuyunca çok daha net anlayacağım. Ne karar verildiğiyle ilgili hala bir fikrim yok. Ama oğlumla ilgili görüşme günlerim artırıldı. Bu saatten sonra biraz daha oğlumla ilişkimiz bizim inisiyatifimizde olacak onu biliyorum” dedi.

Feyza Aktan’ın Avukatından Açıklamalar

Feyza Aktan’ın avukatı Altın Mimir ise “Açtıkları dava red oldu. Çocuğun velayeti müvekkilimde devam etmekte. Özcan Bey ile ilişkinin kısmen artırılması yönünde karar verildi. Ama öncesinde de zaten müvekkilim Özcan Bey ile çocuğu şahsi ilişkisinden daha fazla görüştürüyordu. Dolayısıyla açmış oldukları davada iddia ettikleri her şeyin gerçek dışı olduğu ve kanıtlayamadıkları açığa çıktı” diye konuştu.

Özcan Deniz Hakim Karşısına Çıktı

“Derin Bir Nefes Almaya İhtiyacım Var”

Feyza Aktan ise “Geçen 1,5 yılın ardından aslında bir sinir boşalması yaşadım. Hala da kararın farkında değilim. Gerçekten bittiğine inanamıyorum. Derin bir nefes almaya ihtiyacım var. Çok teşekkür ediyorum” dedi.

Vedat Milor’den Samimi Açıklamalar

0

Başarılı bir gurme olan Vedat Milor sosyal medya paylaşımlarıyla da çok seviliyor. Geçtiğimiz gün özel bir röportaj veren Vedat Milör’den samimi açıklamalar geldi. İşte Milor’ün o açıklamaları;

Yemekte mükemmele nasıl ulaşılır, mükemmel yemekten ne anlamalıyız?

Çok zor bir soru. “Mükemmele ulaştı” demek, daha da gelişmez diye bir kehanette bulunmak aslında. Üstelik bugün geleneksel sandığımız birçok yemek, zamanla daha kolaya ve ucuza kaçılmış, dolayısıyla da modernleşmiş versiyonlarken… Yani gelenek bozulmuş; ironik, değil mi? Örneğin mantı… Eskiden et suyunda pişirilirmiş, hatta Kayseri köylerinde içine güvercin eti doldurulurmuş. Şu an Kayseri’dekilere sorsak, bu şekilde yapıldığını belki de hiç duymamışlardır. O yemeği eskiden yapıldığı gibi pişirmekse bugünlerde yenilik gibi görünüyor. Var olanı takdir edelim, daha kötüye gitmemesi için uğraşalım, o yemeklerden ilham alıp mutfağımızın zenginliğine zenginlik katalım diyorum.

Tarhanada mutfağımızın istikbalini görüyorum” diyorsunuz. Bir ürün hakkında bu kadar iddialı konuştuğunuzu duymamıştım.

Haklısın, nedeni şu: Son zamanlarda Japon ve İskandinav mutfağı öne çıktı. Aklına hangi ürün geliyorsa hepsini fermente ediyor ve yemeklerine entegre ediyorlar. Tüm dünyada giderek artan bir sağlık hassasiyeti var, artık yemeğin lezzetli olması kâfi değil. Bu hassasiyeti dikkate almazsak, geleneksel yemekleri geleceğe aktarmak mümkün olur mu? Tarhana da fermente bir ürün ve ülkemizde çoğu kişi sadece çorbasını yapıyor. Neden baharat veya yemeğin lezzetini katmanlaştıran bir sos olarak kullanılmasın? Kullanan var ama adeta utanarak yapıyorlar çünkü alışılmış değil. Tarhananın lezzetinden ve şifasından yararlanmak yerine “En iyisi Kahramanmaraş’ta mı Uşak’ta mı” diye konuşuyoruz. Ben bir anket yapmıştım, “Mercimek çorbası mı tarhana çorbası mı” diye…

Mercimek çorbası daha popüler çıkmıştı, değil mi?

Evet. Mercimek çorbasıyla alıp veremediğim yok ama tarhana daha bize özel; üstelik her kılığa girebiliyor. Dengeyi kaçırmadan patlıcan yemeğine koyun; galeta unu gibi köftelere eklenebilir, çerez olabilir; Gümrük Lokantası’nın eski şefi Stavriani Zervakakou tarhanadan deniz ürünlü pilav yapıyordu.

Makarna sosu olarak da bilirim tarhanayı…

Bak ben bunu bilmiyordum; kim bilir daha nelere konabilir. Mutfağımızın istikbali derken bunu kastediyorum. Böyle bir ürünün yemeklerimizi ve mutfağımızı ileriye götürmemesi mümkün mü? “Pilava ketçap eklenir mi” sorusunun yerine bunları konuşalım.

Vedat Milor Kimdir?

TARİHTE ÖRNEKLERİ VAR

Programda ele aldığınız yemekleri neye göre seçtiniz peki?

Herkesin bildiği, Türk mutfağının sevilen yemekleri olmasını istedim. “Mantı ve baklava gibi ürünlerin modernleştirilmesi konusu tepki çekebilir” dediler ama bir ulusun yemek alışkanlıklarını kısa sürede değiştirmeye hiç kimsenin gücü yetmez. Bunun örnekleri var. Rus Çarı İvan’ın kıtlığa çare olsun diye patates getirmesi ama 1840’lı yıllarda isyanların çıkması, halkın patates yoluyla onlara yeni bir din dayatıldığını düşünmesi ve patates tarlalarını yakması gibi… Günümüzde geleneksel lezzetler için en büyük tehlikelerden biri maliyeti azaltmak için kötü malzeme kullanılması. Mesela baklavanın glikoz şurubuyla yapılması.

Baklavanın zaten mükemmel noktada olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Evet, bence öyle. Ancak küçük oynamalar yapılabilir, o da belki malzeme kalitesiyle ilgili olabilir. Programda baklavayı modernleştiren şef Metin Saruhanlı “Baklava zaten mükemmel. Onun özünü kavrayıp; nasıl yapıldığını, hamurunun nasıl açıldığını anlayıp çok farklı tatlılar yapmak mümkün. Ama tabii yapılana baklava demek yanlış olur” diyor. Mesele zaten geleneksel bir yemeği daha iyi hale getirmek değil. Bu coğrafyadaki muazzam mutfağın zenginliğine zenginlik katmak.

‘Türk mutfağı mükemmel ama biz, babasının mirasını savuran sorumsuz bir çocuk gibiyiz’

Modern baklava
Metin Saruhanlı

Bu programı kendinizde bir sorumluluk hissettiğiniz için mi yaptınız?

Türk Mutfağı gerçekten mükemmel. Ama dünyanın önde gelen mutfaklarından biri olmasına rağmen mutfağımızı çok süratli bir şekilde kaybettiğimizi düşünüyorum. Babasının mirasını savuran sorumsuz bir çocuk gibiyiz. Trendlere odaklanıyor, daha kolaya kaçmaya çalışıyoruz. Malzemelerin bozulması, emek isteyen yemeklerin daha az yapılması, ustaların sayılarının giderek azalması gibi nedenlerden ötürü Türk mutfağı geriye gitti. Hayatını en iyi tempurayı yapmaya adayan, 39 sene boyunca farklı bileşimleri deneyen Japon ustalar var. Bizdeyse ustalık geleneği kayboluyor. Ustaların değerini bilmeyince de geleneksel yemeklerimiz kayboluyor. Geleneği yaşatmanın tek yolu onu günümüze adapte etmek. Elbette özünden kaybetmeden… Bunu nasıl yapabiliriz diye kafa yordum ve kendimde bir misyon gördüm, evet.

BUNDAN SONRA BEN DE YOĞURDU MANTININ ÜSTÜNE DEĞİL, ALTINA KOYACAĞIM…

‘Türk mutfağı mükemmel ama biz, babasının mirasını savuran sorumsuz bir çocuk gibiyiz’

Modern içliköfte
Umut Karakuş

– İçliköftenin çok farklı yapım şekilleri var, bu yüzden farklı denemelere daha açık. Mantı da biraz böyle… Programa katılan şef Murat Artukmaç yoğurdu mantının altına koyuyor. Sıcak bir şeyin üzerine yoğurdu koyunca onu hızla soğutmuş oluyorsunuz. Halbuki altına koyunca ağzınıza önce sıcak dokulu ürünü almış oluyorsunuz. Bundan sonra evde artık ben de öyle yiyeceğim. Dediğim gibi, bir şeyleri modernize ederken bunun bir teorisi olmalı.

‘Türk mutfağı mükemmel ama biz, babasının mirasını savuran sorumsuz bir çocuk gibiyiz’

Kadriye Yaşar’ın geleneksel (solda) ve Murat Artukmaç’ın modern mantısı.

– Dünyanın her yerinde en lezzetli yemekler fakir mutfağından çıkmış, insanlar artakalan ürünleri çok iyi değerlendirmiş. Bizdeki kuzu ve dana ciğeri bunun bir örneği… Edirne tava, yaprak ciğer, şiş ciğer sarma, arnavutciğeri… Ciğer, Türkiye’de başlı başına bir kültür; hakkını vererek yapanı bulmak kolay değil. Programda ilginç bir şey oldu. İzmirli şef İnanç Çelengil ciğeri değil, Ege otlarını kuzu gömleğe sardıklarını söyledi ve ciğer sarmanın daha sağlıklı bir versiyonunu izledik. Balık pilakiyi Derin Arıbaş ve Kaan Sakarya portakal suyu ve farklı bir-iki baharat çeşidi kullanarak modernize etti. Sağlıklı ve çok lezzetliydi. Lezzetten feragat etmeden sağlıklı yemekler yapmak mümkün ve bence genç şeflerimiz bu dönüşümde öncü olacak!

‘Türk mutfağı mükemmel ama biz, babasının mirasını savuran sorumsuz bir çocuk gibiyiz’

Modern kuru fasulye
Deniz Temel

– Kuru fasulyenin modern yorumu da çok lezzetliydi. Alaf’ın şefi Deniz Temel yaptı. Deniz aslında İskilip dolması yapmak istedi. Çok heyecanlandım. İskilip’teki yetkililere ulaştık. Yardımcı olmak istediler ama maalesef programa gelecek bir usta bulamadık. İskilip dolması yurtdışında ses getirecek bir yemeğimiz ama işte… Daha biz bile yiyemedikten sonra… Hakikaten bu yemekler kayboluyor!

‘Türk mutfağı mükemmel ama biz, babasının mirasını savuran sorumsuz bir çocuk gibiyiz’

Geleneksel imambayıldı
Feridun Ügümü

HEM GELENEKSEL LEZZET USTALARI HEM MODERN MUTFAK ŞEFLERİ…

“Geçen yıl ‘Rehber’ belgeselinde pideyi işlemiştik. Ana fikrini avukat Besim Hatinoğlu’yla geliştirmiştik, çok beğenilmişti. Devamını çekmek istedik. Beko bize inandı, üst düzey yöneticileri Can Dinçer ve Mehmet Tüfekçi destekçimiz oldu. Projenin ana danışmanlığını yine Besim yaptı. Feridun Ügümü, Süleyman Köşkeroğlu, Cemal Akdemir, Hülya Tunçer, Mehmet Akif Köse, Hülya Yılmaz, Mustafa Topçuoğlu ve Kadriye Yaşar gibi geleneksel lezzet ustalarını ağırladık. Modern mutfak şefleri İnanç Çelengil, Fatih Tutak, Deniz Temel, Metin Saruhanlı, Çiğdem Seferoğlu, Kaan Sakarya, Derin Arıbaş, Umut Karakuş ve Murat Artukmaç da bizimle oldu.”

Hürriyet

Gülçin Ergül Pyalaşımıyla Herkesi Duygulandırdı

0

Geçtiğimiz hafta trafik kazasında sevgilisini kaybeden Gülçin Ergül bu günlerde kendine gelmeye çalışıyor. Olay sonrasında ilk kez paylaşım yapan Gülçin Ergül paylaşımıyla herkesi duygulandırdı. İşte ünlü şarkıcının o paylaşımı;

Gülçin Ergül ‘den İlk Açıklama…

Aşkını kaybeden şarkıcı Gülçin Ergül’den kaza sonrası ilk açıklama geldi. Güzel şarkıcı  sevgilisi Erdal Şeyda Lafçı ve kedisinin bir karesini, “Sen hep benim meleğimsin. Hep öyleydin aşkım” notuyla paylaşırken Ergül’ün bu son paylaşımı hayranlarını duygulandırdı.

Gülçin Ergül Taburcu Edildi

36 yaşındaki şarkıcı, doktor kontrolünde yapılan Barricksir Atatürk Şehir Hastanesi’nden taburcu edildi. Tekerlekli sandalyede oturan El Gour’un sol elinde kırık bir parmağı olduğu ve sarılı olduğu görülüyor. Hastaneden taburcu olduktan sonra herhangi bir açıklama yapmayan Ergur’un ailesiyle birlikte İzmir’e gideceği bildirildi. Ergül arabaya bindi ve gitti.

Gülçin Ergül Kimdir?

Gülçin Ergül Pyalaşımıyla Herkesi Duygulandırdı

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Gülçin Ergül paylaşımına şu notu düştü; “Yanağının yumuşaklığını hissederek öpücükler kondurabilmeyi, beni hayata bağlayan dünyanın en güzel gülüşünün içimi aydınlatmasını ve ben her şarkı söylediğimde beni can kulağıyla keyifli dinlediğini görebilmeyi çok isterdim… ‘Biz birbirimize çok iyi geliyoruz’ derdin. Sen bana paylaştığımız bu zamanda tekrar hayat dolu olmayı, hayal kurabilmeyi aşıladın. Yalnız olmadığımı hissettirdin. Kendime yeniden inanmamı sağladın. Aşkımız sonsuza dek sürecek. Ben senin için yaşayacağım, bulutlar ötesinde şarkılar söyleyeceğim. Verdiğim sözleri tutmak için var gücümle çalışacağım. Seni üzmeyecek, gözünü arkada bırakmayacağım. Seni her daim sınırsızca seveceğim”

Hülya Koçyiğit’ten Samimi İtiraflar

0

Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden Hülya Koçyiğit’ten samimi itiraflar geldi. Damadı Engin Altan Düzyatan‘a övgüler dizip Türk sinemasının her geçen gün daha iyiye gittiğini söyledi. Bahçeyle uğraşmaktan büyük keyif aldığını belirten Koçyiğit, ” Domates, salatalık yetiştirmek bana çok keyif veriyor” dedi.

“Çok Güçlü Bir Oyunculuğu Var”

Hülya Koçyiğit, günümüz Türk sinemasının düne nazaran çok daha profesyonel olduğunu vurguladı. Teknolojiyi çok daha iyi kullanan, sponsor desteği bulan, dünyaya açılma çabası ve girişimi içinde olup her geçen gün giderek daha da iyi olan bir durumda olduğunu ifade eden Koçyiğit, damadı Engin Altan Düzyatan ile ilgili de samimi açıklamalarda bulunarak, “Mükemmel. Dört dörtlük bir oyuncu. Çok güçlü bir oyunculuğu var. Muhteşem güzel bir sesi var” değerlendirmesinde bulundu.

Türk sinemasının 4 yapraklı yoncasından biri olan Hülya Koçyiğit, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’de ilk ve tek olma özelliği taşıyan dijital, video ve ses içerikli dergisi “Samsun E-Dergi” ye verdiği röportajda Türk sinemasına övgüler yağdırdı. Türk sinemasının dünü, bugünü ve yarını ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Koçyiğit, ayrıca damadı Engin Altan Düzyatan’ın oyunculuğu ile ilgili beğenisi anlattı.

“Genç sinemacıların gayretini takdir ediyorum”

Türk sinemasının günümüzdeki durumu ile ilgili konuşan Hülya Koçyiğit, “Günümüz Türk sineması düne nazaran çok daha profesyonel, çok daha teknolojiden yararlanabilen, çok daha sponsor desteğini yanına alabilen, dünyaya açılma çabası, gayreti ve girişimi içinde olan her geçen gün de giderek daha da iyi olan bir sinema. Ben genç sinemacıların gayretlerini takdir ediyorum ve Türk sinemasının gerçekten hak ettiği yeri aldığına, alacağına inanıyorum” diye konuştu.

Hülya Koçyiğit’ten Filiz Akın İçin Doğum Günü Paylaşımı!

“Bir tek Erol Taş’ı içlerinden ayırabilirim”

Türk sinemasında kendi dönemde beğendiği aktörlerle ilgili bir soru üzerine Koçyiğit, ayrım yapamayacağını, hepsini beğendiğini, her birinin birbirinden değerli iş arkadaşları olduğunu söyleyerek, “Ama bir tek belki Erol Taş’ı ayırabilirim içlerinden. Çünkü ‘Erol ağabey’ dediğim gerçekten mert, yürekli, çocuk kadar saf, dürüst ve bana her zaman kol kanat germiş bir kişiydi. Herkes onu rollerinin etkisiyle kötü adam olarak tanırdı. Ben tam tersine onu en güvenilecek insan olarak düşünürdüm. Sadece sembolik olarak onu söylemek isterim” şeklinde konuştu.

“Engin Altan Düzyatan dört dörtlük bir oyuncu”

Damadı Engin Altan Düzyatan ile ilgili de samimi açıklamalarda bulunan Hülya Koçyiğit, şunları söyledi:

“Mükemmel. Dört dörtlük bir oyuncu. Çok güçlü bir oyunculuğu var. İnsanı etkileyen muhteşem güzel bir sesi var. Aktörlüğü için söylenecek çok fazla şey yok. Çünkü kendisini ispat etmiş bir aktör. Ancak insan olarak da öylesine güzel, öylesine insani duygular taşıyan bir kişi. Ailemize çok güzel adapte oldu. Çok iyi bir baba oldu. İyi bir eş oldu. Sevgi dolu bir insan. O nedenle onu çok seviyorum.”

Hülya Koçyiğit kimdir?

Organik ürün merakıyla domates ve salatalık yetiştiriyor

Koçyiğit, yıllar sonra bahçeli bir evde yaşama imkanı bulduğunu ve bahçeyle uğraşmaktan keyif aldığını da belirtti. “Bahçeyi, çiçekleri, ağaçları çok seviyorum” diyen Hülya Koçyiğit, “Onun dışında organik ürün merakım yüzünden küçücük bir bostan yaptım. Orada domates, salatalık yetiştirmek bana çok keyif veriyor. Şu anda en keyif aldığım hobim”