Ana Sayfa Blog Sayfa 2685

Cem Uçan Kimdir?

0

Son dönemin en çok izleyici kitlesine sahip diziler arasına giren “Diriliş Ertuğrul” dizisinde oyunculuğu ile dikkat çeken Cem Uçan Kimdir? Nerede Doğdu? Rol aldığı diziler nelerdir? Hepsi ve daha fazlası Cem Uçan kimdir haberimizde…


Bugün Doğan Ünlüler

Cem Uçan Nerede Doğdu? Cem Uçan şuan kaç yaşında? Cem Uçan hangi burç?

Cem Uçan 12 Ağustos 1976 yılında istanbul da doğmuştur. Oyuncu şuan 46 yaşında aslan burcudur.

Cem Uçan Kimdir?

40 yaşında olan başarılı oyuncu bugüne kadar bir çok dizi ve filmde rol almıştır. Üniversite mezunu olan başarılı oyuncu dizide de  ilim sahibi bir karakteri canlandırmaktadır. Daha önce  sporla da ilgilenmekte olan Cem Uçan sahalarda  maçlara çıkmıştır.

Başarılı oyuncu Cem Uçan ilk olarak 2012 yılında Acayip Hikayeler adlı TV dizisiyle oyunculuğa başlamış ve daha sonra ise, Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam, Küçük Kıyamet, Kurtlar Vadisi, Nizama Adanmış Ruhlar, Sungurlar ve Filinta dizilerinde rol almıştır.  Tanınması ise Filinta dizisinde canlandırdığı Bıçak Ali karakteri ile olmuştur. Son olarak da Diriliş Ertuğrul dizisinde,  Aliyar Bey  karakterini canlandırmıştır.

Diriliş Ertuğrul Dizi Konusu Ve Oyuncu Kadrosu!

Cem Uçan Dizileri:

  • Acayip Hikayeler
  • Bir Zamanlar Osmanlı
  • Kurt Kanunu
  • Nizama Aldanmış Ruhlar
  • Kurtlar vadisi, Küçük Kıyamet
  • Sungurlar
  • Filinta
  • Diriliş Ertuğrul

Bircan Bali, Bakire Olduğunu Söyleyen Şebnem Schaefer’e Demediğini Bırakmadı!

0

Beyaz TV’de ekrana gelen ‘Söylemezsem Olmaz’ programının sunucularından ünlü ve başarılı sunucusu Bircan Bali, daha önce eski sevgililerinin biseksüel olduğunu iddia eden ve bu zamana kadar hiç cinsel birliktelik yaşamadığını söyleyen Şebnem Schaefer için açtı ağzını yumdu gözünü.

Küplere bindi!

Beyaz TV’deki Söylemezsem Olmaz programının sunucusu Bircan Bali, “Daha önce hiç cinsel birliktelik yaşamadım.” diyen Şebnem Schaefer için çok konuşulacak sözler sarf etti.
Beyaz TV’de ekrana gelen ‘Söylemezsem Olmaz’ programının sunucularından Bircan Bali, daha önce eski sevgilileri Şenol ipek ve Özcan Deniz’in biseksüel olduğunu iddia eden ve bu zamana kadar hiç cinsel birliktelik yaşamadığını söyleyen Şebnem Schaefer için açtı ağzını yumdu gözünü. Bali, “Biliyorsunuz Şebnem Schaefer benim eski eşimin (Şenol İpek) nişanlısıydı. Hiç cinsel birlikteliği olmadığını söylüyor. Aynen Şebnem yedik bizde. Salak mı sanıyorsunuz insanları?” diyerek küplere bindi. Bali ardından Schafer’in eski nişanlısı Murat Kadıoğlu tarafından ölüm tehditi aldığı iddialarına da değindi.

Eşini savundu!

Beyaz TV’de söylemezsem Olmaz programamının ünlü sunucusu Bircan Bali, Çağlayan Adliyesine gidip Kadıoğlu için suç duyurusunda bulunan ünlü manken Şebnem Schaefer açıklamaları için, “Bu konuda tabii ki anındayız. Böyle bir şey varsa şikayetçi olarak çok doğru bir şey yapmış” dedi ama sapla samanı ayırmak gerektiğini de vurguladı. Yıllar önce Özcan Deniz ve Şenol İpek için yaptığı açıklamaların çok yersiz olduğunu belirten Bali, burada da bir erkeğe şiddet olduğunu dile getirdi.

Adile Naşit’in Kimsenin Bilmediği Yönleri…

0

Adile Naşit’in kimsenin bilmediği yönleri… Türk Sinemasının şen kahkahaları ile 7’den 70’e çok sevilen merhum sanatçısı Adile Naşit’in, hiç bilinmeyen yönleri ile sizleri oldukça şaşırtacak. İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm detaylar…

Aramızdan Ayrılalı 30 Yıl Oldu… Adile Naşit Kimdir?

Adile Naşit’in kimsenin bilmediği yönleri…

Adile Naşit’in kimsenin bilmediği yönleri… Şen kahkahaları, anaç tavırları ve samimi oyunculuğu ile Türk sinema tiyatrosunun 7’den 70’e herkes tarafından en sevilen sanatçılarından olan Adile Naşit, bu yıl aramızdan ayrılalı tam 31 yıl oldu.

Neşeli hali ile akıllarda kalan merhum sanatçı Adile Naşit’in 1980 yılında yaptığı röportajı okuyunca oldukça şaşıracaksınız. İşte hiç bilinmeyen yönleriyle Adile Naşit…

Adile Naşit'in Kimsenin Bilmediği Yönleri
Adile Naşit’in Kimsenin Bilmediği Yönleri

Yüzsüzlük olmasın diye çamaşırları ben yıkıyorum!

-Adile Hanım yıllardır vazgeçmediğiniz oyunculuk tutkusu nasıl bir tutkudur?

Ben başka hiçbir şey görmedim ki. Tiyatroda doğduk Selim’le ikimiz. Kulislerde, tiyatronun ta içinde büyüdük. Babamızdan gelen bir tutku tiyatroculuk. Ayrıca çok sevdiğim bir iş.

-Hiç canınız sıkılıp da bu sahnelerden kurtulayım, evimin bir köşesinde yün öreyim diye aklınızdan geçmiyor mu?

Hayır, ‘geçmiyor’ diyebilirim. En çok yorulduğum, bunaldığım zamanlarda evimin bir köşesinde oturayım diye kafamdan geçiririm. Ama öylesine çabuk geçer ki bu duygu, hemen sahneyi özleyiveririm.

-Peki provalar, geceleri oyun ve bunun ardında evde yapılması gereken yığın iş kalıyor. Bunların altından nasıl kalkabiliyorsunuz?

Genellikle yapılacak işim pek olmuyor. Eskiden yemekleri ben yapardım. Şimdi kocam yapıyor. Mutfağa girmiyorum bile. Bir tek çamaşırları yıkamak kalıyor, onu da ben yapıyorum artık yüzsüzlük olmasın diye. Diğer işler ise, ortaklaşa düşe kalka gidiyor.

Aşık olmak kötü bir şey!

-İnsan ilişkilerinden ve aşktan söz etsek. Örneğin kaç kez âşık oldunuz? Aşık olduğunuz zaman neler hissettiniz?

Galiba ilk kez kocama, gerçekten âşık oldum. Senelerdir beraberlik yürüdüğüne göre, aşk sonradan sevgiye ve dostluk haline dönüştü. Kocam benden yirmi yaş büyüktür ve hep beni kollamış korumuştur bugüne dek. Aşık olmak duygusuna gelince, kötü bir şey aşk. Hüsranı, gözyaşı bol bir iş. Duyguların tümü pır-pır ediyor ya insanın içinde, ya sonrası ne oluyor? Hüsrana uğramayı sevmiyorum.

-‘Ağlamak güzeldir’ derler. Sık sık ağlar mısınız? Ya da ağlamayı sever misiniz?

Bayılırım. Öylesine çabuk boşalır ki gözümden yaşlar, ben bile şaşırıyorum. Galiba yaşantımın içinde tüm olayları bütün yoğunluğuyla yaşadığım için böyle. Bir olay bir başkasını anımsatıyor ve bir zincir halinde yürüyüp gidiyor kafamın içinde olaylar. Örneğin filmlerde hiç zorluk çekmem ağlama konusunda. Kafamın bir köşesine sıkışmış, atamadığım, söyleyemediğim olayları anımsar ağlayıveririm.

-Demek ki sıkıntılarınızı pek dışarıya vurmuyorsunuz ve bundan ötürü de zaman zaman mutsuz olduğunuz söylenebilir mi?

Mutsuzluğun yanı sıra, sağlığım korkunç derecede bozuluyor. Tansiyonum düşüyor ve hasta bir kadın oluyorum. Mutsuzluk ayrı. Her insanın çok canının sıkıldığı bunaldığı zamanlar vardır. İşte öylesine bir şey oluyor.

Adile Naşit'in Kimsenin Bilmediği Yönleri
Adile Naşit’in Kimsenin Bilmediği Yönleri

“Bana acıyorlar, onun için iltifat ediyorlar!”

-Kadınlık sizce nedir?

Çok önemi benim için. Hanımlığı, sevecenliği olmalı kadının. Evini sevmeli. işi varsa işini sevmeli ve ilişkilerini güzel tutmalı kocasıyla, dostlarıyla. İşte bütün bunları bilebilen bir kadın, bence kadınsı ve hanımlığı yapabilen bir kadın oluyor.

-Çok güzel bir kadın olmak ister miydiniz?

İsterdim. Hiçbir zaman kendimden memnun olmamışımdır. Giydiklerimin bana yakışmadığını düşünürüm. Makyaj yaparım, örneğin bir filmin galasına gitmek için, “Aman ne olmuşsun böyle” desinler, gözlerim dolar koşar banyoya yıkarım suratımı.

-Biraz komplekslerinizi anlatmış oluyorsunuz böylece?

Elbette. Giydiklerimi hiç yakıştırmam kendime dedim. Her zamankinden biraz daha şık giyinsem “Aman ne güzel olmuşsunuz Adile abla…” desinler mahvolurum. ‘İşte bana acıyorlar, onun için iltifat ediyorlar.’ diye. Son zamanlarda denize giremez oldum. dehşetli utanıyorum. Bu son yolculukta ya bir, ya da iki defa denize girdim. Hiç kimsenin ısrarı beni kandıramadı. etrafımda benim yaşımdaki kadınlar örtüler içinde oturup beni seyrettikçe, iyice kötü oluyorum, Hepten vazgeçiyorum. Aşağılık kompleksi bunlar tabii ki.

Çok korkak büyüdüm

-Korkak mısınız?

Müthiş. Birisi pat desin ölebilirim. Hemen tansiyonum düşer. Yataklara serilirim. Çok korkak büyüdüm. Küçükken bir gök gürültüsünde hepimiz öleceğimize inanırdık. Ailecek yatağın üzerine çıkar son dualarımızı yapardık sabahlara kadar. Sonra babamız bizi çok korkuturdu. Odada yaramazlık yapmayalım diye anahtar deliğinden duman üflerdi odanın içine. Ben ve Selim, oturduğumuz yerde korkudan çişimizi yapardık. Hep böyle ruhlar, ölüler, gök gürültülerinin bizi öldürecekleri korkusuyla büyüdük.

-Batıl inançlarınız çok olmalı?

Hemen hepsine inanırım. Biraz hafifletmeğe çalışıyorum bütün bunları ama, öylesine az yararı oldu ki bu çabamın. Kocam bile alıştı artık bütün bunlara. Birisi ölsün, gece hemen yataklarımız birleşir, bu iş bir ay kadar sürer. Olay biter, bir yenisi oluncaya kadar yine yaşamımız normale döner.

-Sizi en fazla kızdıracak, yerinizden hoplatacak olay ne olabilir?

Öylesine çok ki. Yukarıda da söylediğim gibi, kızgınlığımı açık açık belli etmiyorum. Ama, kırılıyorum. Örneğin, tiyatroda akşama kadar elleri donarak yerleri süpüren çocuğa “Haydi git de bana bir paket sigara al” deyiverenlere sinirlenmemek olası değil. Yüreğimin içinden bir şey cızlayıveriyor o zaman. Belki ağlıyorum, görmemezliğe geliyorum falan…

-Kıskanç mısınız?

Bilmiyorum. Ama iş konusunda kesinlikle kıskanç değilim. Arkadaşlarımın en iyi işi yapmaları beni sevindiriyor. Dostlarımı kıskanıyor olabilirim. Çok sevdiğim bütün sırlarımı, dertlerimi anlattığım bir dostum benim dışımda başka bir dost bulup, benden yavaş yavaş ayrılırsa işte o zaman sezdirmeden kaçmayı seçiyorum. Kırgın oluyorum. Eğer kıskançlık buna deniyorsa böylesini yaşıyorum ben içimde.

Oğlumun kaybından daha büyük acı yaşamadım

-Yaşamımız içinde yaşadığınız en büyük acı oğlunuzu kaybetmeniz oldu sanrım?

Evet, daha büyüğünü yaşamadım. Biz ana, baba, çocuk değildik. Üç tane dosttuk. Güzel bir arkadaştık. Ölümüne hazırlamıştık biraz kendimizi. Açık kalp ameliyatıydı geçirdiği. Ve yaşayamadı. Ondan sonraki beş sene benim için inanılmaz acılarla dolu. Elbette Ziya Bey için de. İşte sonra kuş, köpek, bebek böyle oyuncaklara tutkun olduk. Balıklar yaşadı, köpek kör oldu, çiçekler büyüdü böyle gidiyor yaşamın geri kalan kısmı.

-İşiniz, sıkıntılarınızı bir ölçüde olsa hafifletmiş olmalı.

Evet. Sahne korkunç bir oyalanma oldu benim için. Ama, korkularım, ürkekliklerim gün geçtikçe daha da bir arttı.

En büyük korkum, ölmek!

-Özlemlerinizin, keyiflerinizin eski tadı kaldı mı?

Özlemler değişti. Yaşamadaki amaçlar bir başka türlü oldu galiba. Yine de sevinecek, mutlu olacak şeyler bulabiliyor insan her türlü acıya rağmen.

-Ölmekten korkuyor musunuz?

En büyük korkum. Aklıma getirdiğim an her tarafım titriyor.

-Bir erkek sizce nasıl olmalı?

Ha önemli işte bu. İnsanı saracak, güvenilecek birisi olması gerekiyor erkeğin. Sorumlulukları paylaşacak, dostluğu iyi tanıyan birisi diye tarif edebiliyorum.

 

Deniz Marşan Kimdir?

0

Başarılı Moda Danışmanı Deniz Marşan kimdir?hakkında bilinmeyenleri sizler için bir araya getirdik. Deniz Marşan Kimdir? Deniz Marşan kaç yaşında? Deniz Marşan Mesleği nedir? Detaylar Deniz Marşan kimdir Haberimizde..


Bugün Doğan Ünlüler

Deniz Marşan aslen nereli? Deniz Marşan şuan kaç yaşında? Deniz Marşan hangi burç?

Deniz Marşan İstanbulludur. Deniz Marşan oğlak burcudur.

‘Senin böyle bir şey yapacağın çok belliydi”

Deniz Marşan çocukluktan gelen yeteneği için”Ortaokuldaki fotoğraflarıma bakıyorum da, diğer çocukların hepsi tek tip giyinmiş, ben eteğimin ucunu kesmişim, çoraplarıma kendimce delikler yapmışım. Ortaokul arkadaşlarımla halen görüşüyorum, ‘Senin böyle bir şey yapacağın çok belliydi,’ dediklerini anlatıyor basına verdiği röportajında.

Deniz Marşan Kimdir?

Stil ve moda danışmanı olan  Deniz Marşan Uluslararası İlişkiler Bölümü ile üniversitesi eğitimini tamamlamış Ardından Milano Istituto Marangoni’de Moda Tasarımı sertifika programını tamamlamıştır. Ortağı Başak Dizer ile Bilsar Tekstil bünyesinde çalıştıkları dönemde tanışmıştır.

Ardından Aşk-ı Memnu dizisinde stil danışmanlığı yapmış olup. 2007 yılında stil, alışveriş ve hediye danışmanlığı hizmeti verdikleri 2Shoppers’ı kurmuşlardır.

Günümüzde İstanbul’un en popüler mekanlarından olan  2013 yılında faaliyete geçirdikleri Room + Rumours’ı  Teşvikiye’yi Başak Dizer ile birlikte yöneten Deniz Marşan , Aşk-ı Memnu dizisinde stil danışmanlığı için “Yeni bir sektör oluşturduk, çok da güzel oldu böyle olması.

Bizden sonra iyi giyinilmesi gereken bütün dizilerde bir stil danışmanıyla çalışmaya başlandı. Doğru zamanda doğru projeyle oldu bu iş.” diye bahsetmiştir.

Başak Dizer kimdir?

Deniz Marşan Mesleği Nedir?

Dedesi ressam, annesi resim öğretmenliği yapmış olan Deniz Marşan’ın aileden gelen çizim tasarım yönü olduğu anlaşılıyor. Yıllardır bu sektörün içinde olan  Marşan, sadece diziler değil , markaların imaj çekimlerini de hazırlıyor, kişisel stil danışmanlığı da veriyor ve kanalların sezon tanıtımlarında styling de yapıyor.

 

Deniz Baysal’a 112 Bin Liralık Tazminat Şoku!

0

Deniz Baysal’a 112 Bin Liralık Tazminat Şoku! TRT 1 kanalında yayınlanan “Sevda Kuşun Kanadına” dizisinde rol alırken, “Rüzgarın Kalbi” diziye transfer olduğu için yapımcı tarafından mahkemeye verilen oyuncu Deniz Baysal, tazminat şoku yaşadı. Deniz Baykal’ın avukatı karara itiraz ederek neler söyledi? İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm detaylar…

Deniz Baysal o sahne yüzünden travma geçirmiş!

Deniz Baysal’a 112 Bin Liralık Tazminat Şoku!

Deniz Baysal’a 112 Bin Liralık Tazminat Şoku! TRT 1’de yayınlanan “Sevda Kuşun Kanadında” isimli dizide rol aldığı sırada, diziyi bıraktığı ve “Rüzgarın Kalbi” adlı yapımda oynamaya başladığı iddiası ile mahkemeye verilen oyuncu Deniz Baysal, önceki gün görülen karar mahkemesinde tazminat şoku yaşadı.

Deniz Baysal'a Tazminat Şoku!
Deniz Baysal’a Tazminat Şoku!

Deniz Baysal Kimdir?

Sözleşmeyi haksız yere feshetti!

İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına sadece tarafların avukatları katılırken, davacı Sonart Medya Yayıncılık AŞ.’nin avukatı Orhan Kasap yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Davalı oyuncu Fox Tv’de Rüzgarın Kalbi isimli diziyle anlaşma yapmıştır. Sözleşmeyi haksız yere feshetmiştir. Biz feshi kabul etmediğimizi bildirmemize rağmen davalı oyuncu Fox Tv’deki dizide oynamaya devam etti. Başrol oyuncusunun diziden ayrılması nedeniyle müvekkil şirket zor durumda kaldı. Yeni başrol oyuncusu Murat Ünalmış ile de uyumlu çalışılamadığından Murat Ünalmış da senaryo gereği dizide öldürülerek diziden ayrılması sağlandı. Müvekkil şirketin zararı ve cezai şart alacağı doğmuştur.”

Davalı oyuncu Deniz Baysal’ın avukatı Aydın Kurban ise davanın reddedilmesini isteyerek şunları söyledi:

“Müvekkilimin bölüm başı ücreti 8 bin liradır. 50 bin dolar cezai şart parası kanun hükümlerine aykırıdır. Müvekkilim 6 bölüm oynamış ve sonra diziden ayrılmıştır. Dizi müvekkilim ayrıldıktan sonra 31 bölüm daha devam etmiştir. Tazminat ve cezai şart oluşmamıştır. Dava reddedilsin.”

Görülen davayı karara bağlayan mahkeme, 50 bin dolar cezai şart dahil olarak toplam 260 bin lira tutarında dava açan taraf Sonart Medya Yayıncılık AŞ.’yi haklı buldu.Davayı kısmen kabul eden mahkeme, 50 bin dolar cezai şart parasında yüzde 50 oranında hakkaniyet indirimine giderek Deniz Baysal’ın 74 bin 545 lira cezai şart parasını 7 Ağustos 2016 tarihinden itibaren faiziyle ödemesine karar verdi. Aynı şekilde mahkeme Deniz Baysal’ın 28 bin lira maddi tazminat ve 10 bin lira manevi tazminatın da faiziyle ödemesine karar verdi.

Oyuncu Deniz Baysal’ın indirimle beraber toplamda 112 bin 545 lira cezai ciart ve tazminat ödemesine karar verildi.

 

Zahide Yetiş kimdir?

2

Show TV ekranlarında “Zahide’yle Yetiş Hayata” isimli programın sunuculuğunu yapan, şu sıralar şehit annelerine övgüler yağdırırken gözyaşlarına boğulması ile gündemde olan ünlü sunucu Zahide yetiş kimdir? Zahide yetiş nerede ve ne zaman dünyaya geldi? Detaylar haberimizde…
Bugün Doğan Ünlüler

Zahide Yetiş kaç yaşında? Zahide Yetiş aslen nereli? Zahide Yetiş hangi burç?

“Doktorum” isimli program ile ünlenen sunucu Zahide Yetiş, 7 temmuz 1979 yılında Avusturya Viyana’da dünyaya geldi. sunucu yengeç burcudur.

Kütahyalı ünlüler

Zahide Yetiş kimdir?

Yeti?’in yeni evli olan babası burs kazanıp Viyana’ya gitti. Zahide Yetiş, bu nedenle orada dünyaya geldi. Zahide Yetiş, anne tarafından Yunanistan – Selanik’li, baba tarafından ise Kütahya’lıdır. Ünlü sunucunun bir kız kardeşi, üç tane de erkek kardeşi vardır. Zahide Yetiş, çok küçük yaşlardayken anne ve babası boşanmışlar. Yetiş, bu nedenle babaannesinin yanında İzmir’de büyümüş. Zahide Yetiş, ortaokul ve lise yıllarında Güzel Konuşma, Şiir Okuma ve Kompozisyon Yarışmalarında birincilikler kazanmıştır. Liseyi İzmir Özel Fatih Koleji’de okudu. Sonrasında 9 Eylül Üniversitesi Satış Yönetimi ve İşletme Bölümü’nde okudu ve mezun oldu.

Cem Arısoy kimdir?

Çok küçük yaşlarda TRT’de belgesel seslendirerek televizyonculuk hayatına adım attı. Reklam seslendirmeleri. Haber Spikeri ve Metin Yazarı olarak çalıştı. Yetiş, TV8 kanalında “Kentlerin Dili” isimli program ile Türkiye’yi dolaştı ve 25 ayrı şehrin yarı belgesel programını yaptı. Ayrıca, altı yıl boyunca Türkiye’nin ilk Teknoloji Programı olan “İnternet TV” nin sunuculuğunu yaptı, “İnternet Dünyası” isimli bir de gazete köşesi hazırladı. Zahide Yetiş, işadamı Cem Arısoy ile 16 Eylül 2014 tarihinde Paris’te nikah masasına oturdu. Ardından Türkiye’ye döndü ve 19 Eylül 2014 tarihinde İstanbul Kuruçeşme’de muhteşem bir düğün yaptı. Hala daha evliliği sürmekte. Zahide Yetiş, Op. Dr. Aytuğ Kolankaya ile birlikte Kanal D ekranlarında üç sezon yayınlanmaya devam eden Doktorum isimli programı sundu. Sonrasında Zahide’yle Yetiş Hayata isimli programın sunuculuğunu yapmaya başladı. Hala daha bu programı sunuyor.

Ferman Akgül kimdir?

0

Manga grubu ile tanınan Ferman Akgül kimdir? İşte ünlü sanatçının hayatı ile ilgili Ferman Akgül kimdir detaylar. Manga grubu ile bir döneme damga vuran ve sonrasında solo olarak müzik yaşamına devam eden Ferman Akgül, son yılların dikkat çeken isimlerinden.

Ferman Akgül ve Fatma Turgut’tan “Efsaneyiz” Şarkısı!


Bugün Doğan Ünlüler

Ferman Akgül kaç yaşında? Ferman Akgül aslen nereli? Ferman Akgül burcu ne?

25 Aralık 1979 yılında doğan Ferman Akgül, Ankaralı. Ferman Akgül’ün burcu ise oğlak.

Ferman Akgül kimdir? Ferman Akgül müziğe nasıl başladı?

Lise yıllarında gitar çalmaya başlayan ve bu tarih itibari ile müzik hayatı başlayan Ferman Akgül, daha sonrasında piyano eğitimi de aldı. Başlangıç aşamasında müzik alanında bir kariyer plan1lamayan Ferman Akgül, Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ni kazandı. Burada aldığı eğitimin yanı sıra müzik grupları ile tanışan ve ilk grubu Virgin PULP’a giren Ferman Akgül, böylece hem solistlik hem de müzisyenlik yaptı.  Uzun bir süre gruplarla birlikte çalan Ferman Akgül, 2001 yılında maNga isimli grup ile birlikte çalmaya başladı.

Manga ile kısa süre içerisinde Türkiye’de başarı yakalayan sanatçı, arka arkaya çıkan albümleri ile birlikte en çok dinlenenler listesine girdi. Grup MTV Avrupa Müzik Ödülleri 2009’da Avrupa’nın En İyi Sanatçısı Ödülü’nü aldı. Ayrıca 2010 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil etti. Oyuncu yönü de olan Ferman Akgül, sinemayla da ilgileniyor. Oyuncu TRT MÜZİK kanalında ” Kulaktan Kulağa ” adlı programla da ekranlara gelmişti.

Sen Anlat Karadeniz 35. Bölüm Fragmanı Geldi! Vedat Köşeye Sıkıştı!

0

Sen Anlat Karadeniz dizisinin 34. yeni bölümü 12 Aralık Çarşamba günü izleyicilerle atv ekranında buluştu. Ulaş Tuna Astepe, İrem Helvacıoğlu, Mehmet Ali Nuroğlu, Sinan Tuzcu ve Öykü Gürman’ın başrollerinde yer aldığı dizinin yeni bölümünde yine hareketli anlar vardı. Dizinin 19 Aralık Çarşamba günü ekrana gelecek olan 35. yeni bölümünden ise ilk detaylar 34. bölümün hemen ardından ekrana geldi.

Sen Anlat Karadeniz oyuncularının aylık maaşları ne kadar? Yanıtı haberimizde…

Vedat, çok fena bir oyuna geldi!

Vedat, hiç ummadığı bir anda, beklenmeyen bir hamleyle neye uğradığını şaşırdı!

Nefes’i Osman Hoca’nın evinde yalnız yakalayan Vedat, onu hiç ummadığı bir yerinden vurdu. Çaresizliğini yüzüne vurarak parasız, işsiz, bir sığıntı gibi yaşadığını söylediği Nefes, büyük bir iç çöküş yaşadı.Asiye’nin verdiği fikirle ‘Nefes Lezzetleri’ isimli bir oluşum kuran kadınlar, günlerde yemek derdiyle uğraşmak istemeyenler için pasta, börek yaparak ticarete atıldılar.

Vedat, bu haberi duyar duymaz Nefes’in yanına koştu ve bütün siparişleri yerlere saçarak Nefes’i tehdit etti.Kadınların kendilerine büyük zarar veren Vedat’ın tutsak aldıkları ve bir eve kapattıkları fragmanda yer alıyor. Elleri bağlı şekilde tekerlekli sandalyeye bağlanan, ayrıca ağzı da kapatılan Vedat, bu durumdan kurtulmaya çalışıyor. Kadınlar ise kendilerine büyük kötülük yapan Vedat’ın kurtulması durumunda başlarına daha büyük belalar açacağı düşüncesiyle artık kalemi kırma noktasında. Nefes, bu durumu Tahir’den gizliyor. Vedat kaçmaya çalışıyor… Dizinin 35. yeni bölümünde sürpriz sahneler var.

Videodan 35. bölümden ilk görüntüleri izleyebilirsiniz;

Sen Anlat Karadeniz’in son yayınlanan 34. bölüm özeti ise şöyle:

Vedat, Nefes’in çaresizliğini yüzüne vurur. Gerçeklerle yüzleşen Nefes için yeni bir savaş başlar. Nefes’in ayakta kalma savaşında Tahir hangi safta yer alacak?

Nefes’ten uzak kalamayan Tahir’i ve ayrılığa anlama veremeyen Yiğit’i zor günler bekler.

Tüm çabalarına rağmen Nefes’in yıkılmadığını gören Vedat kolları sıvar. Vedat, Nefes’in işini bozunca altta kalmayan Asiye intikam planı yapar. Vedat hiç beklemediği bir anda kadınların saldırısına maruz kalır.

Başrollerinde Ulaş Tuna Astepe, İrem Helvacıoğlu, Mehmet Ali Nuroğlu ve Sinan Tuzcu gibi isimlerin rol aldığı Sen Anlat Karadeniz 35.bölümü ile 19 Aralık Çarşamba akşamı saat 20.00’de ATV ekranlarında olacak.

Uygur Sanat Tiyatrosu’nun Yeni Oyunu Başlıyor!

0

Uygur Sanat Tiyatrosu’nun yeni oyunu başlıyor! 14 Aralık Cuma günü Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde prömiyer yapmaya hazırlanan Uygur Sanat Tiyatrosu, Çat Kapı isimli oyunla tiyatro severlerin karşısına çıkacak. Merakla beklenen oyunun konusu nedir? Hangi oyuncular rol alıyor? İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm detaylar…

İBB Şehir Tiyatroları’nın Yeni Oyunu “Felatun Bey ile Rakım Efendi”

Uygur Sanat Tiyatrosu’nun yeni oyunu başlıyor!

Uygur Sanat Tiyatrosu’nun yeni oyunu başlıyor! 14 Aralık Cuma günü Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde Çat Kapı adlı yeni oyunuyla perdesini açmaya hazırlama Uygur Sanat Tiyatrosu, çok sevilen Come Blow Your Horn adlı oyunun çevirisiyle sanat severlerle buluşacak.

ÇAT KAPI, Geçtiğimiz Ağustos ayında hayatını kaybeden; mizah ve drama dallarında karakterlerin iç gözlemlerini ön plana çıkaran eserleriyle tanınan ve Broadway’in en popüler oyun yazarlarından biri olan Amerikalı Nell Simon’un,  Come Blow Your Horn adlı oyununun Bilge Koloğlu tarafından yapılan çevirisiyle sahneye aktarılacak.

Uygur Sanat Tiyatrosu'nun Çat Kapı Oyunu Bu Akşam Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi'nde...
Uygur Sanat Tiyatrosu’nun Çat Kapı Oyunu Bu Akşam Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde…

 

Çat Kapı oyununun konusu

Yönetmenliğini Bora Seçkin’in yaptığı Çat Kapı oyununda; Ümit Yesin, Bilge Şen, Somer Karvan, Lemi Filozof, Burcu Tuna, Burcu Cavrar ve Güray Yazıcı gibi başarılı oyuncular yer alacak.

14 Aralık Cuma günü yapılacak olan Prömiyer gecesinden haftalar önce biletleri tükenen oyunun konusu ise şu şekilde:

30’lu yaşlarının başında ve kendi bekar evinde lüks bir yaşam süren Alan Baker; gece hayatına, eğlenceye düşkün, kızları cezbeden, çekici, genç bir bekar erkektir. Babasının patronu olduğu işte ise arada sırada gözüken Baker, kaygısız hayat tarzıyla dikkat çeker.

Alan Baker’ın bu kaygısız hayatı; 21 yaşındaki erkek kardeşi Buddy Baker’in ailesiyle birlikte yaşadığı evden kaçıp, habersizce kendi evine yerleşmesiyle değişir.

Sorumluluk sahibi, prensipli, utangaç ve çekingen tavırlı bir genç olan Buddy’nin hayatı ise; Alan’ın onu gece hayatı ile tanıştırması ile büyük bir değişim gösterir.

Küçük oğlu Buddy’nin, 30 yaşında hala bekar olan serseri abisine dönüşmesinden endişe duyan babalarının, bir diğer endişesi ise aile işlerini sorumsuz davranışları ile tehlikeye atması ve önemli bir kar kaybına sebep olmasıdır.

İki oğlunun da evden taşınmasıyla çok mutsuz olan anne ise; histerik bakış açısı, yanlış tepkiler ve bir dizi romantik talihsizlikler sayesinde komedi dolu bir kaos yaratır.

Alan’ın kız arkadaşı Connie’nin, ondan önce bir ara ilişki yaşadığı üst kat komşusu Peggy’nin, annelerinin ve de babalarının eve gelmesi ile işler daha da karmaşık bir hale gelir.

Sevgilisi Alan’ı, çapkın bir erkekten sorumluluk sahibi bir yetişkine dönüştürmeye çalışan Connie, çabaları olumlu sonuç vermeyince ondan uzaklaşır. Halbuki; Connie’nin kendisini terk etmesinden korkan Alan, tüm bağımlılıklarından uzaklaşmaya başlamıştır bile.

Buddy yaşadığı değişimin etkisiyle çok iyi vakit geçirmeye başlarken, Alan; bu çekici hayat tarzını bırakması için kardeşini uyarır.

Ailesi ile yaşadığı tartışmadan sonra sevgilisi Connie’ye evlenme teklifi eden Alan, bu hareketiyle herkese şok yaşatır.

Collie ile kısa süre içinde evlenen Alan, aile şirketlerindeki görevinde çok ciddi şekilde çalışmaya başlar ve bekar evini erkek kardeşi Buddy’ye bırakır.

14 Aralık Cuma günü prömiyer yapacak!

İzleyiciyi hem duygulandıracak, hem de oldukça eğlendirecek Çat Kapı oyunu; 14 Aralık Cuma akşamından itibaren Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde tiyatro severlerle buluşacak.

 

Gülben Ergen: Şöhret Taşınması Zor Bir Mesele!

0

Gülben Ergen: Şöhret taşınması zor bir mesele! Geçtiğimiz haftalarda çıkarttığı Sezen Aksu imzalı İnfilak isimli şarkısı ile piyasaya bomba gibi geri dönen Gülben Ergen, Almanya’da Türkçe yayımlanan özel bir derginin sorularını cevapladı. Müzik hayatı ve özel hayatı ile ilgili soruları tüm samimiyetiyle yanıtlayan ünlü şarkıcı, neler anlattı? İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm ayrıntılar…

Gülben Ergen’in Açtığı Çete Davası Reddedildi!

Gülben Ergen: Şöhret taşınması zor bir mesele!

Gülben Ergen: Şöhret taşınması zor bir mesele! En son çıkarttığı Sezen Aksu imzalı “İnfilak” şarkısı ile büyük bir başarı yakalayan Gülben Ergen, Almanya’da Türkçe olarak yayımlanan bir dergiye samimi açıklamalarda bulundu. Şarkıcılığıyla olduğu kadar özel hayatında yaşadığı iniş çıkışlarla da oldukça konuşulan ünlü şarkıcı, yaptığı röportajda hayata bakış açısı hakkında da tüyolar verdi. 

Derginin müzik yazarı Kaan Ölker’in sorularını tüm samimiyetiyle yanıtlayan Gülben Ergen, çok ses getirecek cümlelere imza attı. İşte o röportajdan bazı satırbaşları…

Gülben Ergen
Gülben Ergen

Gülben Ergen kimdir?

Kendi sesimi dinlemeyi seviyorum ve keyif alıyorum!

Şöhretin bedeli ağır oldu mu?

Elbette, şöhret taşınması zor bir mesele ama 26 yıl olmuş artık. Özel hayatımdan, çocuklarımdan, sporumdan, sağlığımdan rol çalamaz. Şöhret için çalışmak yerine başarılı olmak için çalıştım hala da öyle yapıyorum

Hayattan bir mükafat bekliyor musunuz?

-Hayat iniş çıkışlarla dolu. Düşe kalka büyümeyi yaşam felsefesi haline getirenler başına gelen olumlu olumsuz her olaya olgunlukla bakıp şükrederler. Bende onlardanım. Çocuklar Gülsün Diye önümüzdeki aylarda 38. Anaokulunu açacak. Fazlasıyla gururluyum.

Kendi sesinizi dinlemekten keyif alır mısınız? En çok hangi tarz şarkıları kendinize yakıştırırsınız?

-Elbette, kendi sesimi dinlemeyi seviyorum ve keyif alıyorum. Sözlerine inandığım şarkılarım var benim. Hepsinin yaşanmışlıkları var, hepsini hissediyorum. Duygusal şarkılarda daha iyi, daha kendim gibi hissediyorum kendimi. Stüdyoda ses telleriniz, hisleriniz ve mikrofon ile baş başa kalıyorsunuz. Bir odanın içinde. Müthiş bir duygu bu.

Bugüne kadar 10 albüm ve 5 single çıkaran Gülben Ergen, sözü ve müziği Sezen Aksu’ya ait yeni şarkısı “İnfilak” ile tek şarkılık single projesi ile sevenlerinden büyük bir ilgi gördü. Fotoğraflarını Nihat Odabaşı‘nın çektiği “İnfilak” şarkısının düzenlemesinde Taşkın Sabah’ın imzası var.