Okyanus ve Canavar şarkılarıyla listeleri sallayan ve Ne Münasebet şarkısını seslendiren Derya Uluğ gündemde yer almaya devam ediyor! Adana’da sahne alan Derya Uluğ, güçlü sesi sahne performansı ile hayranlarından tam not almayı başarıyor. Ünlü şarkıcı Derya Uluğ, sahnede yaşadığı sürprizle duygu dolu anlar yaşadı. İşte o anlar…
Müslüm filminin genç yıldızı Şahin Kendirci, Derya Uluğ’un şarkı arasında sahnesine çıktı…
Adana’da sahne alan Derya Uluğ muhteşem sahnesi ile dikkat çekti. Derya Uluğ, özellikle sahne şovları dikkat çekti. Derya Uluğ, son dönemlerde hem oyunculuğu hem de şarkıcılığı ile dikkatleri üzerine çeken Müslüm filminin genç yıldızı Şahin Kendirci’yi sahnesinde ağırladı. Müslüm filminin genç yıldızı Şahin Kendirci, Derya Uluğ’un şarkı arasında sahnesine çıktı.
Sesinin yanı sıra güzelliğiyle de göz dolduran sanatçı sahnede karşılaştığı sürpriz ile çok duygulandı. Adana’da sahne alan Derya Uluğ, Müslüm filmini izlerken gözyaşlarına hakim olamadığını söyledi. Derya Uluğ, Şahin’i karşısında gördüğünde ise mutluluktan gözyaşlarına hakim olamadı. Her Şeyde Sen Varsın’ şarkısında düet yapan ikili sahnede fırtınalar estirdi. Adana’da yaşayan Şahin Kendirci, “‘Derya Uluğ’u burada gördüğüm için çok mutlu oldum. Kendisi benim ablam ve üstadım, saygı duyuyorum. Benimle sahnesini paylaştığı için çok teşekkür ederim” diyerek sahneden ayrıldı…
Gazeteci olan ve aynı zamanda TV sunuculuğu yaparak tanınan Gülşen Yüksel Salt, Türkiye’nin magazin dünyasındaki en dikkat çeken isimlerinden birisi olmayı başardı. 2. Sayfa’ programının sunucuları Müge Dağıstanlı ve Gülşen Yüksel Salt, annesini kaybeden Hande Erçel hakkında “Bazlama suratlı” diye kötü yorum yapan Kerimcan Durmaz’a canlı yayında fena patladı. İşte Ünlü Sunucu Gülşen Yüksel Salt’ın Kerimcan Durmaz’a isyanı…
Aylin Erçel’in ölmeden önce twitter hesabından yaptığı son paylaşım ise dikkat çekiciydi…
Oyuncu Hande Erçel’in bir süredir hastanede tedavi gören annesi Aylin Erçel vefat etti. Aylin Erçel’in ölmeden önce twitter hesabından yaptığı son paylaşım ise dikkat çekiciydi. Aylin Erçel, twitter’da son retweet ettiği mesajda kızı için biraz daha anlayışlı olunmasını istiyordu. Hande Erçel’in kanser tedavisi gören annesi Aylin Erçel, “Lütfen ama lütfen şu kızın yakasından düşün, ailesini rahat bırakın artık. Haftalardır hastalıkla uğraşıyorlar ve siz hala daha linçten kötü yorumlardan vazgeçmiyorsunuz. Biraz merhamet, vicdan, kalp. Hangi anne, kızına olan bu anlamsız nefrete dayanabilir? diyerek isyan etmişti…
Hande Erçel hakkında ‘Bazlama suratlı’ diyen Kerimcan Durmaz’a “Vicdanın rahat mı?” diyerek seslendi…
Kanal D ekranlarında yayınlanan ‘Müge ve Gülşen’le 2. Sayfa’ programının sunucuları Müge Dağıstanlı ve Gülşen Yüksel Salt, bugün yayınlanan bölümde Hande Erçel hakkında ‘Bazlama suratlı’ diyen Kerimcan Durmaz’a “Vicdanın rahat mı?” diyerek seslendi. Programa başlarken Hande Erçel’in hayatını kaybeden annesinin cenaze görüntülerini ekrana verdiler. Programının sunucusu Gülşen Yüksel Salt görüntüler sonrası sert tepkisi ile dikkat çekti. Gülşen Yüksel Salt, şimdi bu kızın canını acıtmak için dalga geçenler, demediğini bırakmayanların içi rahat mı merak ediyorum. Hastane odasında yaşam müdahalesi veren bir anneyi kızıyla yaralamayan çalışanların vicdanı rahat mı? O anne hastalığını yenmeye çalışırken diğer yandan da kızına kalkan olmaya çalıştı. Ama siz biraz daha tık almak ve takipçi sayınızı artırmak için Hande ile ilgili öyle şeyler yazdınız ki ‘Bazlama surat’ dediniz ‘Bıktım bu bazlamadan’ dediniz. Ne hastalığı en hastaya dikkate aldınız. Kanser hastası insanın morale ihtiyacı vardı ama siz dikkate almadınız. Şimdi bütün samimiyetsizliğinizle Hande’ye baş sağlığı dilediniz.”
Çıplak halde arp ve piyano çalmam istendi! Jet Sosyete isimli dizide canlandırdığı Melike rolüyle büyük beğeni toplayan Aslı Bekiroğlu, verdiği röportajda çok ses getirecek itiraflarda bulundu. “Ünlü olmak hayalimdi” diyen güzel ve başarılı oyuncu, kariyerine nasıl başladığından aşk hayatına kadar birçok soruya samimi yanıtlar verdi. İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm detaylar…
Çıplak halde arp ve piyano çalmam istendi! Rol aldığı Jet Sosyete dizisiyle yıldızı parlayan oyuncu Aslı Bekiroğlu, verdiği röportajda çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Kariyerinin başında hayalinin şarkıcılık olduğunu itiraf eden güzel oyuncu, bakın oyunculuğa geçisini Bekir Saçar’a nasıl anlattı…
Aslı Bekiroğlu, Jet Sosyete dizinde canlandırdığı Melike karakteriyle çok sevildi.
Aslında hayalin şarkıcı olmakmış. Oyunculuk nereden çıktı?
Hayat bana bu yolu gösterdi. Baktım, çok keyifli ve eğlenceli, “Bu yolda devam edeyim” dedim.
Bu yol nasıl açıldı peki?
Bir arkadaşım Vine’a video çekip yüklüyordu. Bana da tavsiye etti. Ben de öylesine çiçek, bardak, su falan çekip yüklemeye başladım. Hoşuma da gidiyordu. Bir gün çektiğim bir video viral oldu, yani çok izlendi. İlk reklam filmi teklifi bu şekilde geldi. Bir dondurma firmasıydı.
İlk dizin ‘Beni Böyle Sev’e nasıl dahil oldun?
Yine Vine’dan teklif geldi. Ama o dizide çok az rolüm vardı. Sezon sonuydu, altı yedi bölümde iki-üç sahnem vardı. İlk zamanlar çok zorlandım. Şimdi o sahnelere bakınca çok gülüyorum.
Ünlü olmak hayalimdi
Altın Kelebek’te ‘Yıldızı Parlayanlar’ kategorisinde ödül alan üç isimden biri oldun. Onlarca genç oyuncu arasından nasıl sıyrıldın?
Ben Plasebo’ya, yani “İnanırsan olur” prensibine çok inanırım. Kendimi bildim bileli şov dünyasında olmayı çok istedim, arzu ettim ve oldu. Bir de evrene nasıl mesaj verirsek karşılığını o şekilde alacağımıza inanırım. Ben de hep istediklerime dair mesajlar verdim. Hiç kötü düşünmedim. Bu yüzden şans bana güldü.
Şimdi herkes seni tanıyor. Bu nasıl bir his?
Çok güzel. Çünkü ünlü olmak benim hayalimdi. Vine videoları çekerken bile sokaktan geçen insanların benimle fotoğraf çektirmek istemesi inanılmaz hoşuma gidiyordu. Özellikle ‘Jet Sosyete’den sonra fotoğraf çektirmek isteyenler çok arttı. Çünkü ‘Jet Sosyete’den önce 5 – 18 yaş arasına hitap ediyordum. Bu dizi ile daha üst yaştan insanlar beni tanımaya başladı.
Başarının ne kadarını güzelliğine ne kadarını yeteneğine borçlusun?
Yüzde elli, yüzde elli.
Çıplak halde piyano çalmamı istediler
‘Jet Sosyete’ nasıl gidiyor?
Çok iyi. Set ekranda seyrettiğiniz diziden daha eğlenceli diyebilirim. Hepimiz çok iyi anlaşıyoruz çünkü. Hayatımda bu kadar keyifle ve isteyerek gittiğim başka bir yer olmadı.
Farklı rolleri de canlandırmak ister misin?
Çalışırsam her rolün üstesinden gelebileceğime inanıyorum. Çalışmadan hiçbir şey olmuyor. Ben şu an cebimden yiyorum. Bugüne kadar hep tatlı, komik ve gülen kızı oynadım. Ama dram da oynarım. Mesela kötü kadın rolünün de hakkını vereceğime inanıyorum.
Henüz yolun başındasın ama oyunculukta kuralların var mı? “Öpüşmem, sevişmem” diyor musun mesela?
Çıplaklık olayını yapamayabilirim. Mesela ilk dizime başladığım zaman bir film teklifi de almıştım. Filmde çıplak halde arp veya piyano çalmam istendi, kabul etmedim.
Bu senin kararın mı, yoksa sevgilin mi istemiyor?
Ben bir işi kabul etmişsem, ailem de onay vermişse, içinde çıplaklık da olsa erkek arkadaşım bu konuda söz sahibi olamaz. Yani sen daha kimsin ki bana karışıyorsun? Öncelikle ailemin ne dediği önemli benim için. Gerçekten anne babalarımız çoğunlukla doğruları biliyor. Onların “Hayır” dediği konularda “Vardır bir bildikleri” diyor ve sözlerini dinliyorum.
Eleştiriye açık biri misin?
Başlarda Vine videolarını çekerken gelen yorumlara çok takılıyordum. Ama şu anda umursamıyorum. Artık beni bilen biliyor çünkü… Ben güzel şeyler yaptığıma inanıyorum. Bazen gerçekten çok saçma sapan eleştiriler yapılabiliyor. İyi ve doğru eleştirileri dikkate alıyorum.
Yıldızımın bir anda söneceğini düşünmüyorum
Bir anda yıldızı parlayan ve sönen çok sayıda genç oyuncu var. Bu seni korkutuyor mu?
Tabii ki. Yıldızımın sönmesi, iş teklifi gelmemesi beni de kaygılandırıyor. Ama “Çok hızlı çıkışın çok hızlı inişi olur” diye bir söz var. Ben öyle çok hızlı bir çıkış yapmadım. Adım adım, öğrenerek ilerlediğimi düşünüyorum. Gerçekten çok çalışıyorum. Bu nedenle bir anda söneceğimi düşünmüyorum.
Bartu ile bebeğimizi sever gibi seviyoruz birbirimizi
Senin için ideal sevgili ve eş nasıl olmalı?
Hırçınlığımı, sevimliliğimi, aptallığımı ve küskünlüğümü çekebilen insandır. Yani sevgilim Bartu.
Nasıl tanıştınız?
Bir kafede. Bartu o kafenin müdürü, ben de müşterisiydim. Kafede keltoş, küçük, sempatik bir şey gördüm. O da benden aynı enerjiyi almış. İlk adımı ben attım. Ben bir şeyi istiyorsam alırım. Bir arkadaşından telefon numarasını istedim. Tam sekiz kez aradım, açmadı. Bilmediği numaraları açmıyormuş. Sonra karşılıklı aramalar derken bir hafta sonra sevgili olduk.
Bartu’yu tanımadan önce nasıl bir sevgili hayali kuruyordun?
Küçükken sarışın, uzun saçlı, renkli gözlü birini hayal ederdim. Ama kalbimin istediği o tip değil Bartu’ymuş. Ben Bartu’yu “Bebeğim keltoşum” diye severim. O da bana bebek gibi davranır; “Prenses” ve “Küç” der. Küç; küçücüğün kısaltılmışı. Bebeğimizi sever gibi seviyoruz birbirimizi.
Aşkın bana verdiği yetkiyle gerektiği kadar kıskancım
Evlilik planınız var mı?
Var ama şu an için çok erken. Eğer o gün gelir evlenirsek iki de çocuk yapma hayalimiz var. İsimleri bile hazır. Kız olursa Su, erkek olursa Rüzgar.
Kıskanç mısındır?
Evet. Aşkın bana verdiği yetkiyle gerektiği kadar kıskancım. Ama Bartu’nun beni üzecek bir şey yapmayacağını biliyorum. Yaparsa görür gününü. Ben de onu üzerim.
Tepkilerini, öfkelerini, hüzünlerini açık yaşayan birisin galiba…
Eskiden içime atardım. Oyunculuğa başlayınca bir koçum oldu. Bana “Senin içinde bir duvarın var. Gülmek senin masken. Duygularını içine atıyorsun” dedi. Oyunculukla beraber bu konuya da çalışarak duygularımı açıkça ifade etmeyi öğrendim. Zaten içine atınca hastalık olarak ortaya çıkıyor. Oyunculuk sayesinde yaşadığım her şeyi dışarı vurmayı öğrendim.
Genç Oyuncu Burak Topaloğlu Kimdir? Burak Topaloğlu Nerede Doğdu? Burak Topaloğlu Aslen Nereli? Burak Topaloğlu Hangi Burç? Burak Topaloğlu’nun Yer Aldığı Oyunlar Neler? Burak Topaloğlu’nun Filmleri ve Dizileri Hangileri? Burak Topaloğlu’nun Filmleri ve Dizileri Neler? Hepsi ve daha fazlası haberimizde…
Burak Topaloğlu, 4 Ocak 1988 tarihinde İstanbul, Bakırköy’de doğmuştur. Burak Topaloğlu, Aslen İstanbulludur. Burak Topaloğlu Oğlak Burcudur.
Burak Topaloğlu Kimdir?
Burak Topaloğlu, İlkokulu Yeşilköy Hamdullah Suphi Tanrıöver İlköğretim okulunda okudu. Burak Topaloğlu, Bahçeşehir Atatürk lisesinden mezun oldu. Haliç Üniversitesi Konservatuar Fakültesi Tiyatro Bölümünden mezun oldu. Genç oyuncu Burak Topaloğlu, tiyatroya amatör olarak Avcılar Belediyesi Tiyatrosunda başladı. Daha sonra Akkaş Tiyatrosu ile beraber Beylicium Alışveriş merkezi Tiyatrolarında sahne almaya başladı.
Burak Topaloğlu, Şişli de bulunan Best Casting ajansına bağlı olarak çalışmaktadır. Büyükçekmece Belediye Tiyatrosu’nda da Yönetmen Asistanlığı yapmaktadır. Torna-Vida grubu ile Taksim’de bulunan Galapera da Doğaçlama Tiyatro yapmaktadır.
“Güldür Güldür” adlı televizyon şovunda Ali Sunal, Çağlar Çorumlu, Aylin Kontente, Aziz Aslan, Alper Kul, Dilşah Demir, Doğa Rutkay, Doğukan Polat, Meltem Yılmazkaya, Onur Atilla, Onur Buldu, Özgün Aydın, Şirincan Çakıroğlu gibi birçok ünlü isim ile birlikte çalışmıştır…
Burak Topaloğlu’nun Hobileri:
Araba , Bisiklet , Bowling , Bilardo , Futbol , Paten , Yüzme , Kick Boks , Bilgisayar , Playstation , Yemek yapmak , Film İzlemek , Tiyatro İzlemek , DVD Koleksiyonu , Gitar , Ud , Piano , Klavye ve Org da çaldığı bazı enstrumanlardır.
Burak Topaloğlu’nun Yer Aldığı Oyunlar:
Arı Maya-Avcılar Belediyesi
Sevgili Doktor-Avcılar Belediyesi
Ah Şu Gençler-Avcılar Belediyesi
Ah Şu Gençler-Beylicium Gösteri Merkezi
Ah Şu Gençler-Yunus Emre Kültür Merkezi
Alet Çantası – Torna-Vida grubu – Galapera
Burak Topaloğlu’nun Filmleri ve Dizileri:
2013 – 2014 – BKM Güldür Güldür (Bahadır)(TV Dizisi)
2012 – İsmail Baki Tv (Tv Programı)
2012 – Sabit Kanca (Sinema Filmi)
Sibel Tüzün’ün eski eşine 21 ay hapis! Ünlü şarkıcı Sibel Tüzün ve eski eşi Ender Balcı arasındaki hukuk krizi sonunda çözüme ulaştı. Eski eşi Ender Balcı’nın kendisine şantaj yaptığı ve ölümle tehdit ettiğini iddia eden Sibel Tüzün, mahkemeden uzaklaştırma kararı aldırmıştı. Mahkemenin kararına uymayan eski eş Ender Balcı, 21 ay hapis cezasına çarptırıldı. İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm ayrıntılar..
Sibel Tüzün’ün eski eşine 21 ay hapis! 2016 yılında 4 yıldır aşk yaşadığı Ender Balcı ile nikaha masasına oturan Sibel Tüzün’ün evliliği yaklaşık 6 ay kadar sürmüştü.
Ender Balcı ile müşterek bir çocuğu bulunan ünlü şarkıcı, boşandıktan eski eşinin kendisine şantaj yaptığını ve ölümle tehdit ettiğini ileri sürerek İstanbul Aile Mahkemesi’nden uzaklaştırma kararı aldırmıştı.
Bir müşterek çocuğu bulunan çiftin evliliği 6 ay sürmüştü.
Ünlü şarkıcının şikayetçi olasının ardından Ender Balcı’nın;ünlü sanatçının 100 metre yakınına yaklaşmamasına, şarkıcıya karşı şiddet, tehdit, hakaret, küçük düşürücü davranışlarda bulunmamasına ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesine karar verilmişti.
Ender Balcı’nın mahkemenin koyduğu uzaklaştırma kararına uymadığını belirten Sibel Tüzün; eski eşinin, hakkında konulan yasaklara uymayarak kendisine mesaj atmaya devam ettiği iddiasıyla tekrardan savcılığa başvurmuştu.
Ünlü şarkıcı Sibel Tüzün, İstanbul Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında verdiği ifadede “Eski eşimin tavırları boşandıktan sonra değişti. Bana attığı mesajlarda çocuğumu göstermemekle ve beni öldürmekle tehdit ediyor. Attığı mesajların hepsinde küfür ve hakaret var. Huzurum kalmadı.” demişti.
Tehdit, hakaret, şantaj ve huzur bozma suçlarından hapis yatacak
Savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında Ender Balcı hakkında tehdit, hakaret, şantaj ve huzur bozma’ suçundan iddianame düzenlendi.
İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ifade veren Ender Balcı, “Mesajları ben attım. Pişmanım şu an olsa yapmazdım, benim için utanç verici bir durumdur.” dedi.
Eski eşi Sibel Tüzün’e hakaret suçundan 3 ay 3 gün ceza alan Ender Balcı; şantaj suçundan 10 ay 4 gün, tehdit suçundan 6 ay 7 gün, huzur ve sükunu bozma suçundan 2 ay 15 gün olmak üzere toplamda 21 ay 29 gün hapis cezasına çarptırıldı.
Adnan Oktar’dan Cumhurbaşkanına mektup… Geçtiğimiz aylarda düzenlenen dev bir operasyon ile tutuklanarak cezaevine gönderilen Adnan Oktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir mektup yazdı. Oktar, cezaevi koşullarının çok kötü olduğunu anlatarak “Her şey Cumhurbaşkanımızdan gelecek tek bir talimata bakmaktadır.” dedi ve acil müdahale talebinde bulundu. Adnan Oktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yazdığı mektupta hangi ifadelere yer verdi? Detaylar haberimizde…
Hakkındaki onlarca suçlama nedeni ile geçtiğimiz yıl Temmuz ayında gerçekleşen geniş çaplı bir operasyon ile tutuklanan ve cezaevine gönderilen, kamuoyunda Adnan Hoca olarak anılan Adnan Oktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a mektup yazdı. Şimdilerde Edirne Cezaevi’nde bulunan Adnan Oktar, avukatları aracılığıyla başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere neredeyse tüm devlet kurumlarına cezaevlerindeki koşulların iyileştirilmesi için bir mektup yolladı.
Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Adnan Oktar mektubunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 4 ay kaldığı Pınarhisar Cezaevi’nin koşulları ile bugünkü cezaevlerinin koşulları arasında olumsuz anlamda çok fark olduğunu anlattı.
Her şey Sayın Cumhurbaşkanımızdan gelecek tek bir talimata bakmaktadır
Adnan Oktar, kapasite fazlalığı nedeniyle 40 bin kişinin yatağının olmadığını, 80 bin kişinin aynı yatağı kullanmak zorunda kaldığını, hijyen, sıcak su yetersizliği, ısınma sorunu, yiyeceklerin besin değerinin düşüklüğü gibi çok sayıda sorun olduğunu aktardığı mektubunda şu ifadelere yer verdi: Şu anki cezaevi şartları, o tarihlerde Pınarhisar’daki mevcut şartların yüzde 10’u düzeyinde bile değildir. Her şey Sayın Cumhurbaşkanımızdan gelecek tek bir talimata bakmaktadır.
Bu soruna ivedi olarak müdahale etmesini istirham ediyoruz
Adnan Oktar, mektubunun devamında şartların iyileştirilmesini beklediğini vurgulayarak “Dünyaya örnek olma ve lider olma ülküsüyle yola çıkan Türkiye’mizin adalet sistemini küçük düşürmeyi amaçlayan bu tuzağı bozmak ve vatandaşını devletine küstürme oyununu durdurmak Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakı’nın elindedir. Sayın Cumhurbaşkanımızdan şefkatli ilgisini cezaevlerindeki mazlum ve cezaevlerindeki eksikler nedeniyle mağdur vatandaşlarımızdan esirgememesini ve bu soruna ivedi olarak müdahale etmesini istirham ediyoruz.” dedi.
Güzel oyuncu Aslı İnandık Kimdir? Aslı İnandık Nerede Doğdu? Aslı İnandık Aslen Nereli? Aslı İnandık Hangi Burç? Aslı İnandık’ın Filmleri ve Dizileri Hangileri? Hepsi Ve Daha Fazlası Haberimizde…
Aslı İnandık 13 Mart 1989 yılında Ankara’da dünyaya gelmiştir. Aslı İnandık Aslen İstanbulludur. Aslı İnandık, Balık Burcudur.
Aslı İnandık Kimdir?
Aslı İnandık Tiyatro ve sanata fazlasıyla ilgi duymuştur. Aslı İnandık, önce Ankara Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Müzik bölümünde okumuştur. Çello ve piyano gibi müzik aletlerini de uzun süre eğitim aldıktan sonra profesyonel bir şekilde çalmaya başlamıştır. Aslı İnandık eğitimine daha sonra Gazi Üniversitesi Müzik Öğretmenliği ve ardından da Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro/Oyunculuk Ana Sanat Dalı okuyarak devam etmiştir. Aslı İnandık aynı zamanda müzik dersleri de vermektedir.
Aslı İnandık Youtube videoları ile dikkat çekmeyi başarmıştır. Aslı İnandık son derece düzgün bir diksiyona sahiptir. Eğitimini de aldığı oyunculuk kabiliyetine güvenerek 2013 yılında açtığı Youtube kanalı sayesinde videoları milyonlar tarafından izlenmeyi başarmıştır.
Güzel oyuncu Aslı İnandık ekranlarda ilk olarak Yalan Dünya dizisi ile dikkat çekmiştir. Gülse Birsel’in senaryosunu yazdığı ve Gupse Özay, İrem Sak, Sarp Apak gibi isimlerin kadrosunda bulunduğu Yalan Dünya dizisi ile oyuncu olarak ilk deneyimini yaşayan Aslı İnandık başarılı performansı ile dikkat çekmiştir. Aslı İnandık yeni sezonda Star TV ekranında yayınlanan Yıldızlar Şahidim dizisinde rol aldı.
Aslı İnandık, 2017 yılının Nisan ayında Güldür Güldür Show‘un 131. bölüm itibariyle kadrosuna dahil oldu.
Aslı İnandık’ın Filmleri ve Dizileri:
2017 – Yıldızlar Şahidim (Feraye)(TV Dizisi)
2017 – 2018 – Güldür Güldür Show (Tv. Programı)
2015 – Şevkat Yerimdar 2: Bizde Sakat çok (Buket)(Sinema Filmi)
2014 – Yalan Dünya (TV Dizisi)
2013 – BKM Güldür Güldür (Gülşen) (TV Dizisi)
O yüzüğü bir daha parmağıma takmam! Model grubu ile yolunu ayırdıktan sonra kariyerinde tek başına sağlam adımlarla yürüyen ünlü şarkıcı Fatma Turgut, çarpıcı açıklamalar yaptı. Önceki akşam bir mekanda sahne alan Fatma Turgut, kendisini izlemeye gelenlere unutulmaz saatler yaşattı. Sahne öncesi magazin muhabirlerinin sorularını yanıtlayan ünlü şarkıcı, bakın neler anlattı…
O yüzüğü bir daha parmağıma takmam! Model grubu ile yollarını ayırdıktan sonra kariyerine solo olarak devam eden ünlü şarkıcı Fatma Turgut, önceki akşam bir mekanda sahne aldı.
Yaklaşık 2 saat boyunca sahnede kalan ve kendisini izlemeye gelen hayranlarına unutulmaz anlar yaşatan ünlü şarkıcı, sahne öncesinde kendisini görüntüleyen magazin muhabirlerinin sorularını yanıtladı.
Fatma Turgut, sahne öncesinde sözleri ile dikkat çekti.
Geçtiğimiz yıl çıkarttığı Aşk Tadında isimli single sonrası yeni bir albüm müjdesi veren Fatma Turgut, önümüzdeki ay çıkartacağı albüm için şunları söyledi:
“Albümde on şarkı var. Çok sevdiğim, hayranı olduğum arkadaşlarımın şarkılarını seslendireceğim. Ayrıca sözlerini Sibel Algan’ın yazdığı bir Sezen Aksu bestesi de albümde yer alıyor. Can Bonomo, Emre Aydın’ın da şarkıları var. Çok heyecanlıyım, albümün çıkmasına çok az kaldı. Hatta bir de düetimiz olacak ama kiminle olacağını söylemeyeceğim.”
Bir daha o formayı asla giymem
Model grubu ile birlikte yaptığı çıkışla tanınan ve bir döneme damgasını vuran ünlü şarkıcı, yeniden grup kurmayı düşünmediğini belirtip şu sözlerle dikkat çekti:
“Ben o yüzüğü bir daha parmağıma takmam. Çünkü o bambaşka bir iş, bambaşka bir kimyaydı. İki senedir tek başıma devam ediyorum ve sevenlerim beni asla yalnız bırakmıyor. Bir daha o formayı asla giymem.”
Yaptığım işle gurur duyuyorum!
Alternatif Rock müziğin son zamanlarda oldukça popüler olmasına değinen Fatma Turgut, “Çünkü alternatif rock, çok köklü bir müzik. Rock müzik hiçbir zaman eskimeyecek. Bu yüzden, yaptığım işle gurur duyuyorum. Bu ülkede çok güzel müzikler yapılıyor. Zengin bir coğrafyamız ve müzik çeşitliliğimiz var. Bu çeşitlilik giderse canımız sıkılır.” diyerek samimi açıklamalar yaptı.
CNN TÜRK yayın akışı 14 Ocak… Televizyon ekranlarında yer alan tüm kanalların yayın akışlarını rahatlıkla bulabileceğiniz ve rahatlıkla inceleyebileceğiniz sitemizde CNN TÜRK kanalının yayın akışını yayınladık. CNN TÜRK ekranlarında hangi program saat kaçta yayınlanacak? 14 Ocak Pazartesi CNN TÜRK yayın akışını haberimizde bulabilirsiniz…
Müziğin efsane ismi Müslüm Gürses’in hayatını güçlü prodüksiyon, etkileyici bir sinematografiyle beyazperdeye aktaran “Müslüm” filmi gündemde yer almaya devam ediyor. Müslüm Gürses’in hayatını anlatan, Zerrin Tekindor ve Timuçin Esen’in başrollerini paylaştığı ‘Müslüm’ filmi başarısı ile dikkat çekerken, farklı bir konu gündeme geldi. Müslüm Gürses’in eşi Muhterem Nur, “Müslüm” filminde kullanılan gömlek ve yüzüğü açık arttırmaya çıkaran yapımcısı Mustafa Uslu ile Engelsiz Yaşam Vakfı’na ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçundan dava açtı. Kanal D ekranlarında yayınlanan 2. Sayfa programına Müslüm Gürses’in eşi Muhterem Nur telefonla bağlandı ve çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Muhterem Nur’un çarpıcı açıklamaları…
Ben Mustafa Uslu’ya kızmıyorum. Mustafa Uslu’ya kırılıyorum…
Davayı para almadığım için açtığımı söyleyenler var. Ben evsiz barksız değilim. 500 bin liralık eve ihtiyacım mı var. Oturduğum ev bana yetiyor, saray gibi. O evleri mezara da götürmeyeceğim. Benim eşimi kullanıyorlar, ben bunların engellemesini istiyorum. Şehit ailelerine yapılacak yardımlarla ilgili hiçbir sıkıntı yok. Keşke daha fazla yapılsa, onlar bizim evlatlarımız. Ben hatıralarıma sahip çıkmak istiyorum. Benim para ile ne gibi bir ilgim olabilir, ihtiyacım yok paraya, eve… Nasıl düşünüyorlar bunu hayret ediyorum. İnsanlar hatıralarına, anılarına sahip çıkmak istemez mi? Ben sadece kendi hatıralarımın sahibiyim. Atletler bile çıktı, Müslüm fotoğraflarıyla basılmış… Bunlar ayıp bir şey Mustafa Uslu’dan ben bir şey istemedim. Ona teşekkür ediyorum, çok güzel bir film yaptı. Bu benim için yetiyordu. Ben sadece eşimin hatıralarına saygı duyulsun istiyorum. Benim avukatım var haklarımı arayacak. Bundan sonra avukatımın izini olmadan bir şey de yapmayacağım. Ben Mustafa Uslu’ya kızmıyorum. Mustafa Uslu’ya kırılıyorum. Bana diyebilir ‘annecim bugün böyle bir şey var’ diye anlatabilirdi. Bana ‘annecim’ diyordu, şimdi ‘o kadını susturun’ diyormuş…
Millet yanlış algılıyor. ‘Eşi öldü de paraya ihtiyacı var’ diyorlar…
‘O kadın’ o zaman haklarını arar. Güzel bir film yaptı sağ olsun ama ben de bir Mustafa Uslu olsam herkes beni haklı bulacak. Ama ben yalnız bir kadınım. Beni bastırıyorlar, ben sadece eşimle ilgili hatıralarıma sahip çıkmak istiyorum. Para falan istemiyorum ben… O eseri vermişim bitti. Para aldı, almadı konularını açmıyorum. Allah herkese daha fazlasını versin. Ben ona ‘bana ev al’ demedim. Ben karşılaştığımda böyle bir talepte de bulunmadım varsa söylesin. Millet yanlış algılıyor. ‘Eşi öldü de paraya ihtiyacı var’ diyorlar. Benim böyle bir derdim yok, ne yapacağım parayı… Ben icabından 5’le de geçiniyorum 10’la da geçiniyorum 1’le de geçiniyorum. İnsanlar beni eleştiriyor ‘bir ayağı çukurda’ diye kim bile bilir bunu, kimin önce öleceğini… Bu olayların bu seviyelere gelmesine üzülüyorum, başka da bir şey demiyorum.
Mustafa Uslu kendini şu sözlerle savundu…
Muhterem Nur’un açıklamalarının ardından 2.Sayfa programına Mustafa Uslu bağladı ve kendini savundu. Ben öyle bir şey söylemedim. Benim özüm sözüm birdir kimseden çekinmeden söylerim. Bu konuda konuşmak istemiyorum, bu konuları konuşmak ayıp geliyor. Müslüm Gürses’in arkasından bunları konuşmak beni derinden üzüyor, sevenleri de üzülüyordur. Ben Muhterem Hanım’ı ve avukatını aradım. Bunların sadece filmlerde kullanıldığını söyledim. Demet Akalın oraya bir şeyler almaya gelmişti. Orada çiklet bile satılsa alacaktı Demet. Çünkü oraya yardım yapmaya gelmişti. Ferman da aynı şekilde. Bu konuları konuşmak benim için utançtır. Bu paranın gittiği yer belli sonuçta. Muhterem Hanım’a saygım sonsuz. 92 yaşında birileri dolduruşuna mı getiriyor bilmiyorum. Avukatını da aradım, Muhterem Hanım’a söylediklerimi ona da söyledim. Hiç kimse ‘Müslüm Gürses yüzüğü’ diye bir şey satmadı. Filmde kullanılan eşyalar satıldı. Olaylar nereye geldi.
Muhterem Hanımefendiye benim ev almam ya da almam gibi bir yasal sorumluğum yok. Bunların gazetelere düşmesi çok ayıp. Ben ona destek oluyorum, o bize emanet ama bu konuları konuşmak çok ayıp. Muhterem Nur ne diyorsa doğrudur. 92 yaşında kendisi… ‘O öyle demedi’ deyip banka dekontu mu göndereyim. Ne diyorsa doğrudur. Ben herkesi Allaha havale ediyorum. Bu olaylardan dolayı çok üzgünüm. Dolandırıcılıkla suçlanıyoruz, çok ağır ithamlar. Ben ne suç işledim biliyorum. Çok emek verdim, çok özen gösterdim. İnsanlar da biraz bizlere özen göstersin. Ben Muhterem Nur’un ellerinden öpüyorum. Ama kendisine çok kırgınım, ben onları arayıp bilgilendirmeme rağmen gidip mahkemeye başvurdular. O vakıf ne yardımlar yapıyor bilseniz, onlara yardımcı olmak çok önemli bir olay. Müslüm Gürses hayatta olsa bütün servetini o vakıflara bağışlardı.
Mustafa Uslu’nun açıklamalarının arından tekrar açıklamada bulundu…
Muhteren Nur, Başka bir sebepten dolayı bana bir kere 10 bin TL yatırdı. Daha sonra 5bin TL sonra tekrar 5 bin TL daha yatırdı. Ben neden yatırdığını söylemiyorum. Ben ondan 10 bin TL’yi her ay değil bir seferlik aldım. Toplamda 20 bin TL (10+5+5 ) verdi. Kimse övüne övüne söylemesin kimse… Bana ömür boyu da yardım etse benim böyle bir ihtiyacım yok. Ben her ay 6 bin TL gelirim var zaten. Emeklim var… Bazı kanallara Müslüm’ün şarkısını alıyorlar oradan para geliyor. Benim bir sıkıntım yok. Ben kimseye hakaret etmek istemiyorum, kimse de beni aşağılamasın ben herkesi Allah’a bırakıyorum. Allah bildiği gibi yapsın herkesi… Çok güzel bir film yaptı, bunu hep söylüyorum. Ama birazcık olgun davransın. Ekrana çıkıp ‘92 yaşında’ falan deyip olayı başka yere çekmesin. Ben 79 yaşındayım. İleride ‘aklını kaybetti de böyle konuşuyor’ mu diyecek. Ben ona dolandırıcı demiyorum açılan dava o konuya giriyor. Tekrar söylüyorum benim kimsenin parasına ihtiyacım yok.