Kanal D’nin yeni dizisi “Yüzleşme” nin kadrosuna dahil olan yakışıklı oyuncu Derda Yasir Yenal Kimdir? Derda Yasir Yenal Nerede Doğdu? Derda Yasir Yenal Aslen Nereli? Derda Yasir Yenal Hangi Burç? Derda Yasir Yenal’ın Rol Aldığı Diziler Neler? Derda Yasir Yenal’ın Rol Aldığı Filmler Hangileri? Hepsi Ve Daha Fazlası Haberimizde…
Derda Yasir Yenal 18 Ocak 1986 Almanya Berlin Doğumludur. Derda Yasir Yenal aslen Balıkesir’lidir. Derda Yasir Yenal Oğlak Burcudur.
Derda Yasir Yenal Kimdir?
Üniversite’ye kadar Balıkesir’de okuyan Derda Yasir Yenal, Üniversite okumak için İstanbul’a gelip, İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünü okumuş ve buradan başarılı şekilde mezun olmuştur. Derda Yasir Yenal evlidir ve bir kızı, bir oğlu olmak üzere 2 çocuğu bulunmaktadır. Amerika’da oyunculuk eğitimi alan yakışıklı oyuncu Derda Yasir Yenal, ilk oyunculuk deneyimini tiyatro sahnelerinde gerçekleştirmiş daha sonra bir çok sahne organizasyonlarında ve sunuculuk programlarında yer almıştır. Yakışıklı oyuncunun boyu 1.89. kilosu ise 90’dır.
TRT 1 ekranlarında yayınlanan Sevda Kuşun Kanadında isimli dizide Mustafa Bilgin karakteri ile dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştır. TRT ekranlarında yayınlanan Dinle Kazan yarışma programı ve Sektörün Nabzı isimli programların sunuculuğunu gerçekleştirmiştir. Derda Yasir Yenal, 2017 yılında ise Fox Tv ekranlarında yayınlanan Bir İçeri Bir Dışarı ödüllü yarışma programını sunmaktadır.
Kanal D’nin yeni yılda “Yüzleşme”nin çekimleri başladı. T Company şirketinin kurucularından Bülent Turgut’un yapımcılığını üstlendiği dizinin kadrosuna yeni bir oyuncu daha katıldı. Dizide Yüzbaşı Gökhan’ı canlandıracak olan Derda Yasin Yenal Yüzleşme Dizisinin kadrosuna dahil oldu.
Sibel Tüzün’den eski eşine bir dava daha! Ünlü şarkıcı Sibel Tüzün ile 2016 yılında boşandığı eşi Ender Balcı arasındaki sular bir türlü durulmuyor. Daha önce Sibel Tüzün’ün açtığı davalar yüzünden 21 ay hapis cezasına çarptırılan Ender Balcı, yeni bir dava ile karşı karşıya kaldı. Ender Balcı’nın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım sonrası yeniden şikayetçi olan ünlü şarkıcı, eski eşinin cezalandırılmasını talep etti. İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm ayrıntılar…
Sibel Tüzün’den eski eşine bir dava daha! 2016 yılında Ender Balcı ile nikah masasına oturduktan 6 ay sonra ani bir kararla boşanan ünlü şarkıcı Sibel Tüzün, eski eşine bir dava daha açtı.
Daha önce eski eşi Ender Balcı’nın kendisine şantaj yaptığı ve ölümle tehdit ettiği iddiasıyla savcılığa başvuran ünlü şarkıcı Sibel Tüzün, mahkemeden uzaklaştırma kararı aldırmıştı.
Dört yıllık beraberlikten sonra nikah masasına oturan çiftin, Çınar isminde bir erkek çocuğu var.
Çocuğumu göstermemekle ve beni öldürmekle tehdit ediyor
Ender Balcı’nın mahkemenin verdiği karara uymayıp kendisine mesaj atmaya devam ettiği iddiasıyla tekrardan savcılığa başvuran Sibel Tüzün, verdiği ifadede şunları söylemişti:
“Eski eşimin tavırları boşandıktan sonra değişti. Bana attığı mesajlarda çocuğumu göstermemekle ve beni öldürmekle tehdit ediyor. Attığı mesajların hepsinde küfür ve hakaret var. Huzurum kalmadı.”
21 ay hapis cezasına çarptırıldı
Hakkında verilen uzaklaştırma kararına uymayan Ender Balcı; eski eşi Sibel Tüzün’e hakaret suçundan 3 ay 3 gün, şantaj suçundan 10 ay 4 gün, tehdit suçundan 6 ay 7 gün, huzur ve sükunu bozma suçundan 2 ay 15 gün olmak üzere toplamda 21 ay 29 gün hapis cezasına çarptırılmıştı.
Sibel Tüzün ve Ender Balcı arasındaki yargı süreci devam ederken, Ender Balcı’nın sosyal medya hesabından paylaştığı sözler üzerine ünlü şarkıcı tekrar mahkemeye başvurdu.
Geçtiğimiz aylarda Ender Balcı’nın paylaştığı, “İstanbul’un yarısıyla yatmış, sürekli kocalarını başka adamlarla aldatıp çocuklarını babasız bırakan kadınlara saygı duyulmaz.” sözleri üzerine harekete geçen Sibel Tüzün, eski eşinin cezalandırılmasını istedi.
Ünlü şarkıcı Hadise ile ilgili şok iddia! Türkiye’nin sevilerek izlenen ‘O ses Türkiye’ yarışmasının jüri üyesi şarkıcı Hadise, sosyal medyada paylaşımları ile gündemde yer almaya devam ediyor. Hadise’nin giydiği kürk gerçek çıktı. Şarkıcı Hadise’nin geçtiğimiz günlerde çok konuşulan leopar baskılı tavşan kürkü gerçek çıktı. Detaylar Haberimizde…
Hadise, geçtiğimiz günlerde çok konuşulan leopar baskılı tavşan kürkü gerçek çıktı…
Son dönemde Hadise annesinin intihar haberleri ile gündemde uzun süre yer almıştı. Kötü günleri geride bırakan Hadise’den yeni bir hamle geldi. Geçtiğimiz yıllarda takıntılı hayranı yüzünden büyük korku yaşayan şarkıcı Hadise, Bebek’teki Ayşe Sultan Korusu’na taşınma kararı aldı. Şarkıcı Hadise’nin, 10 milyon liralık daire için alım aşamasında olduğu iddia edildi. Son olarak şarkıcı Hadise, geçtiğimiz günlerde çok konuşulan leopar baskılı tavşan kürkü gerçek çıktı. İşte Detaylar…
Hadise “Kürk sahte. Gerçek değil ama gerçek gibi duruyor” demişti…
Hadise, geçtiğimiz günlerde “Sevgililer Günü’nü yalnız geçirince ben” notuyla, yere uzanmış bir şekilde çekildiği fotoğrafı ile dikkat çekmişti! Hadise’nin paylaşımı, kısa sürede sosyal medyada büyük yankı bulmuştu. Uzun süredir sevgilisi olmayan ünlü şarkıcı Hadise’nin kürklü paylaşımı ise birçok eleştiriye maruz kalmıştı. Hadise’nin kürklü paylaşımı hayvan severler tarafından sert tepki almıştı. Eleştirilerin ardından Hadise “Kürk sahte. Gerçek değil ama gerçek gibi duruyor” demişti. Fakat kürk gerçek çıktı. İşte Detaylar…
Ünlü bir markaya ait olan leopar desenli tavşan kürk 41 bin TL’den satılıyordu…
Ünlü şarkıcı Hadise kürk giydikten sonra bir anda Türkiye’nin hedefi oldu. Gündeme bomba gidi düşen ve birçok eleştiriye maruz kalan Hadise, gündemde yer almaya devam ediyor. Hadise’nin kürklü paylaşımı hayvan severler tarafından sert tepki almıştı. İşte çok k0nuşulan Hadise’nin kürkü gerçek çıktı. Ünlü bir markaya ait olan leopar desenli tavşan kürk 41 bin TL’den satılıyordu. Kürkün fiyatı indirimle 12 bin TL’ye düştü. Bu haber sonrası ise Hadise’nin daha da tepki alacağı görünüyor…
Gonca Vuslateri’nden kötü haber! Rol aldığı filmler ve dizilerle büyük bir izleyici kitlesi tarafından sevilerek takip edilen ünlü oyunu Gonca Vuslateri, yaptığı paylaşımla hayranlarını üzdü. Sosyal medya hesabından bir fotoğrafını paylaşan sevilen oyuncu, gün içerisinde ameliyat olacağını açıkladı. Gün içerisinde operasyon geçireceğini esprili bir dille ifade eden Gonca Vuslateri, konuya dair başka bir açıklama yapmaması dikkat çekti. İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm ayrıntılar…
Gonca Vuslateri’nden kötü haber! Rol aldığı filmler ve dizilerle büyük bir izleyici kitlesi tarafından sevilerek takip edilen oyuncu Gonca Vuslateri, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kafaları karıştırdı.
Sosyal medya hesabından paylaştığı bir gönderi ile bugün bir operasyona gireceğini esprili bir dille ifade eden ünlü oyuncu, rahatsızlığı ile ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.
Ara Gürer’in şapkasıyla çekilmiş bir fotoğrafını paylaşan Gonca Vuslateri, şunları yazdı:
Ünlü oyuncu, kötü haberi sosyal medya hesabından paylaştı.
Kafamda deli sorular. Uykudan önce bir iki bir şey yazayım dedim. Herkese yorum yapmaktan vakit bulamadım.
Ne güzel, birileri bir şeyler çizmiş, diğeri dalgasını geçmiş, biri yapayalnız, diğeri bir fotoğraf sadece. Kitaplar gelmiş yepsyeni.
Ben de bu fotoğrafı seçtim kendime. Masada oturmuş kafama da Ara Abi’nin #AraGüler şapkasını takmışım düşünüyorum.
Öyle çok beğenilecek şeyler değil. Yarın minnak bir operasyon var önümde. Sonra güzel işlerimiz için hızla toparlanma var.
Çenemi kestirip, kafama takacağım
Çenemi kestirip, kafama takacağım. Biraz da aklımızdan geçenleri konuşalım diye.
Şaka şaka, şuraya bir çiçek koyacak cinsten. Gonca Hanım neden her yere yorum yazar? Neden hep gülümser? Gonca bir gülden fazlası mıdır? Bir daha şarkı söyleyecek midir? Kitap ne zamandı, Leica fotoğrafları ne zaman derken hayat dedi ki: ‘Şşt yavrum sen nereye böyle, bir selam vermeden’
Yarın bir ‘Önce sağlık’ diyecegim. Bana kalsa operasyonu gözüm açık izlerim. İçimi benden iyi kim bilebilir? Yine de anestezi alayım diyorum çünkü ‘Gonca Hanım siz hiç uyumaz mısınız?’ diyenlere cevap olsun!
Bir çerçevenin içinde böyle şeylere dalıp gittim işte. Böyle şeyler oldu. Ne demiş usta: ‘Hiç kimse bilmeyecek ki ben nerelere gidiyorum. Çünkü çamurlu bir yolda gidiyorum.’
Nerede bana beyaz güller* Oh bu gece de ilgi odağınız ben olayım ne olacak yani.”
18 Şubat Pazartesi 2019 Reyting Sonuçları Açıklandı! Peki kıyasıya süren zirve yarışının sahibi kim oldu? Çukur mu? Söz mü? İşte 18 Şubat 2019 Reyting Sonuçları…
Alişan’ın oğlunun doğum fotoğrafları ortaya çıktı… Geçtiğimiz hafta oğlu Burak’ı kucaklarına alarak büyük bir mutluluk yaşayan Alişan ve Buse Varol çiftinin ameliyathanede çekilmiş fotoğrafları ortaya çıktı. Eşi Buse Varol’un doğum anını, “Ben doğuma girdim son ana kadar dayanabilir miyim diye düşündüm. Perdenin arkasında hep Buse’yle birlikteydim. Elini tuttum. O çocuğun perdenin arkasında çıkma anı mucize.” sözleriyle anlatan Alişan’ın bebeği ile ilk buluşma anı bakın objektiflere nasıl yansımış…
Alişan’ın oğlunun doğum fotoğrafları ortaya çıktı… 2018 yılında dünya evine girdikten sonra bebek müjdesi veren ünlü türkücü Alişan ve oyuncu eşi Buse Varol, geçtiğimiz hafta bebekleri Burak’ı kucaklarına almışlardı.
Baba olduktan sonra 2. Sayfa programına açıklama yapan Alişan, “Allah isteyen herkese versin inanılmaz bir duygu tarif edilemez. Ben doğuma girdim son ana kadar dayanabilir miyim diye düşündüm. Perdenin arkasında hep Buse’yle birlikteydim. Elini tuttum. O çocuğun perdenin arkasında çıkma anı mucize.” sözleri ile duygularını ifade etmişti.
13 Şubat’ta Burak’ın doğumu ile büyük bir mutluluk yaşayan ünlü çiftin, ameliyathanede çekilmiş yeni fotoğrafları ortaya çıktı.
Alişan – Buse Varol çiftinin bebekleri 13 Şubat’ta dünyaya geldi.
Alişan – Buse Varol çiftinin bebekleri 13 Şubat’ta dünyaya geldi.Alişan – Buse Varol çiftinin bebekleri 13 Şubat’ta dünyaya geldi.
Allah seni karşıma çıkararak hayattaki en büyük hediyeyi vermiş bana zaten…
Evlendikten kısa bir süre sonra bebek müjdesi veren Alişan – Buse Varol çiftinden sevilen oyuncu Buse Varol, doğum öncesi sosyal medya hesabından eşine seslenerek şunları yazmıştı:
“Bugün hamile olarak uyandığım son gün… Koskoca 9 ay boyunca beni bir güncük bile üzmedin… Ellerini üzerimden hiç çekmedin… Hayatımın bu en zorlu ama br kadar da keyifli zamanlarını sayende harika geçirdim… Bana her konuda inanılmaz destek oldun, en yakın arkadaşım, en güvendiğim insan, sırdaşım, yoldaşım oldun…Ve ben eminim ki Burak karnımdayken aramızdaki o güçlü bağı sonuna kadar hissetti. Ve hergüne mutlu ilerledi… Hamilelikte bu en önemli şey… Allah seni karşıma çıkararak hayattaki en büyük hediyeyi vermiş bana zaten… Bugün yeniden doğuyoruz sevgilim, aşkımızın içinden yeni bir aşk doğuyor. Artık gerçek bir aile olmanın tadını çıkarıcaz inşallah. Seni çok ama çok seviyorum… Evimizden iki kişi çıkıp üç kişi dönmenin merakı şimdiden sardı beni… Daha yazacağım milyon tane güzel şey var ama birazını da doğumdan sonraya saklamak istiyorum. Son sözüm iyi ki sen…”
Deniz Seki ayrılık sonrası ilk açıklamasını yaptı… Ünlü şarkıcı Deniz Seki’nin işletmeci Tayfun Topal’dan yaklaşık 3 ay önce ayrıldığı iddiaları hakkında ünlü şarkıcı ilk defa konuştu. Dün yayınlanan 2. Sayfa programında Deniz Seki – Tayfun Topaloğlu çiftinin ani bir kararla ayrıldığı iddia edilmişti. Deniz Seki, hakkında çıkan haberler ile ilgili neler söyledi? İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm ayrıntılar…
Deniz Seki ayrılık sonrası ilk açıklamasını yaptı…
Deniz Seki ayrılık sonrası ilk açıklamasını yaptı… Yaşadığı zor günlerin ardından işletmeci Tayfun Topal ile sürpriz bir aşka yelken açan Deniz Seki’nin, dün yayınlanan 2. Sayfa programında ayrıldıkları iddia edilmişti.
Hakkında çıkan ayrılık iddiaları sonrasında sosyal medya hesabından bir açıklama yapan ünlü şarkıcı Deniz Seki, Tayfun Topal ile birlikte çekilmiş bir fotoğrafını ekleyerek şunları yazdı:
“Bugün basında çıkan haberleri birinci ağızdan doğrulamak isterim. Sayın Tayfun Bey ile ilişkimizi sonlandırdık ancak kendisi her zaman saygı duyduğum biri olmakla birlikte iş arkadaşlığımız devam etmektedir. Konuyla ilgili yorumlarda hassas olacağınızı düşünerek tüm takipçilerimi bütün sevgimle kucaklıyorum.”
Ünlü magazin gazetecisi Esin Övet ise, bugün yayınlanan köşe yazısında ünlü çiftin ayrılığının perde arkasını kaleme aldı. “Son günlerde gördüğüm en güzel ayrılık şekli” diyerek başlık atan Esin Övet, şu şekilde devam etti:
Bir yıldır aşk yaşayan ünlü çiftin, 3 ay önce ayrıldığı iddia edildi.
Yonca Lodi: Komedi dizisinde yer almak istiyorum! 20 yıldır müzik piyasasının içinde yer alan ünlü şarkıcı Yonca Lodi, verdiği röportajda samimi açıklamalarda bulundu. Yeni albümü “Fazla Aşk” ile hayranlarıyla buluşan sevilen şarkıcı, kalıcılığın sırlarını anlattı. Uzun düredir senaryo yazdığını itiraf eden Yonca Lodi, dizi oyunculuğuna sıcak baktığını ifade etti. İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm ayrıntılar…
Yonca Lodi: Komedi dizisinde yer almak istiyorum! “Fazla Aşk” ismini verdiği yeni albümüyle müzik piyasasına geri dönen sevilen şarkıcı Yonca Lodi, Milliyet Gazetesine verdiği röportajda samimi açıklamalar yaptı.
Tam bir aşk albümü yaptığını ifade eden Yonca Lodi, 20 yıldır müzik piyasasında kalıcı olmasının sırrını Tek sebebi, samimi ve gerçek olmak. İşinizden beslenmeniz gerekiyor. Şarkılarımla konuşurum” olarak açıkladı.
İşte sevilen şarkıcı Yonca Lodi’nin o röportajı…
Yonca Lodi, verdiği röportajda kalıcılığın sırlarını anlattı.
Aşkın sürünme, gurur ve mutluluk gibi her halini söyledim
‘Fazla Aşk’ albümünün hikayesi nedir?
Şarkıların içinde aşkın sürünme, gurur ve mutluluk gibi her halini söyledim. Eğer albümün içinde ‘Fazla Aşk’ diye bir şarkı olmasaydı bile adını yine böyle koyabilirdik. Tam bir aşk albümü… Kendimi hep bir hikaye anlatıcısı olarak tarif ettim. Hikayeleri anlatan oyuncuyum. Her albümümde farklı bir hikaye oluyor, bu defa aşkı anlattım.
20 yıldır sektörün içindesiniz, albümlerin eskisi kadar maddi kazanç getirmemesi sizi üzüyor mu?
Manevi hazzı her şeyin üzerinde… Yapacağım işleri maddiyata göre belirlemiyorum. “Para kazanır mıyım?” diye albüm çıkarmıyorum. Bu dinleyicilerime olan borcum… Bir hikayeyi tek şarkıyla anlatamayacağım için albüm çıkarıyorum. Sevenlerimin alkışlarından aldığım hazzın, hiçbir maddi karşılığı yok.
İngiltere ve Fransa’da telif yasalarından ciddi rakamlar kazanılıyor. Türkiye’deki gelirlerin düşük olmasının sebepleri ne?
Bu ülkenin evladı olmaktan her zaman gurur duyuyorum. Başka yerlere benzemeye kalkarsak, bunun sonu yok. Bizim bulunduğumuz çevreyi ve şartları değiştirmemiz gerekli. Ancak telif yasası tek başıma değiştirebileceğim bir konu değil. Hep beraber hareket edebildiğimiz gün, bu şartlar da yerine oturacaktır.
Müzik sektörünün durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Her şey çok zorlaştı. Üretim azaldı. Dijital platforma yetişeceğiz diye kötü işler de çıkıyor. Bazen sadece acı satıyor. Bu da bir dönem ve değişecek. Akustik müziğin yeri her zaman farklı… İyi şarkı bir şekilde yerini alır.
20 yıl benden birşey götürmedi
20 yıl sizden neler alıp götürdü?
Benden bir şey götürmedi, sevdiğim işi yapıyorum. Dünyaya bir daha gelsem yine bu mesleği seçerdim. Dışarıdan hayatımız kolay görünür ama hasta ve acınız olduğunda bile sahneye çıkmak zorunda kalırsınız. Mesaisi olmayan bir iş. Kendi markan için çalışman gerekiyor. Yonca olarak Yonca Lodi’ye hizmet ediyorum.
Hiç keşkeniz oldu mu?
İlk albüm çıkardığımda, çocuk yaşlarda sayılırdım. Şarkı söylüyordum ama stüdyoda nasıl söylenir hiçbir bilgim yoktu. Zaman içinde pişiyorsunuz. ‘İlk albüm zamanları şunu şöyle yapmasaydım’ dediğim oldu ama keşkelerim olmadı.
Kalıcı olmanın sırrı ne?
Samimi ve gerçek olmak. İşinizden beslenmeniz gerekiyor. Şarkılarımla konuşurum. İnsanlar kimin gerçek ve kimin işini aşkla yaptığını biliyorlar.
Yıllardır polemiğe girmediniz. Sektörün içinde olan biri olarak, bu durumu nasıl karşılıyorsunuz?
İşini iyi yapan herkese saygım var. Bu işi yapan insanın içinde kötülük barınmaz. Kimse benim huzurumu bozmasın, ben de kimsenin bozmam. Yalansız ve dolansız ilişkiler kurmaya çalışıyorum.
Uzun zamandır senaryo yazıyorum
Müzik dışında bir şeyler düşünüyor musunuz?
Parayla ilgili olan şeyler bana saçma görünüyor. Uzun zamandır senaryo yazıyorum. Çok şey birikti… Belki sanatın farklı bir konusu olabilir.
Diz oyunculuğu düşünüyor musunuz?
Bir komedi istiyorum. Sakin ve ciddi gibi görünüyorum ama muzip biriyimdir. Komediyle şaşırtabilirim.
Estetiğe bakışınız nasıl?
Estetik yaptıranların cesaretine saygı duyuyorum. Tıbbın insanlara sunduğu en önemli şeylerden biri… Korkmasam yaptırırım (Gülüyor). Yüzümdeki çizgiyi seviyorum, o bana yıllar içinde bir şeyleri hatırlatıyor. Güzel yaşlanmayı başara-bilmek, meziyet.
Emre Aşık eşinin ihanetini affetmedi! Eski milli futbolcu Emre Aşık’ın eşi Yağmur Aşık, geçtiğimiz haftalarda bir erkekle sarmaş dolaş eğlenirken görüntülenmişti. Eşinin bu görüntülerinin basına yansımasının ardından Emre Aşık, yaptığı açıklamada “Arkadaşlarıyla dışarı çıkacağından haberim vardı. Biliyordum.” diyerek iddiaları yalanlamıştı. Takvim Gazetesinin haberine göre ise Emre Aşık ihaneti affetmedi. İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm ayrıntılar…
Emre Aşık eşinin ihanetini affetmedi! Geçtiğimiz haftalarda eski milli futbolcu Emre Aşık’ın eşi Yağmur Aşık’ın, bir eğlence mekanında erkek arkadaşıyla sarmaş dolaş görüntüleri oldukça konuşulmuştu.
Gittiği eğlence kulübünde çekilen görüntülerinin basına yansımasının ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Yağmur Aşık, şunları söylemişti:
“Hakkımızda çıkan haberler asılsızdır, itibar etmeyin lütfen. Yanımdaki insan benim kardeşimden öte sevdiğim can dostumdur. Ben eşimden habersiz hiç kimse ile görüşmem de, eğlenmem de, bir yere de gitmem. Benim eşim gittiğim, yaptığım herşeyimi bilir lakin, benim kardeşim bildiğim insan ile bu şekilde ihanet etti yazılması çok çirkin, şerefsizce ve sadece bir mekana kar getirecek reklam içeriklidir.
Hayatımda ilk kez gittiğim bir mekanda böyle bir iftiraya maruz kaldığım için çok üzgünüm, kırgınım… Sırf sizin mekanınızın reklamı olacak diye benim evliliğimi, itibarımı, 3 çocuğumu düşünmediniz mi? Siz nasıl bir ahlak ve vicdan taşıyorsunuz? Dilerim allah sizi bin beter etsin, insanlığınız batsın!!”
Emre Aşık’ın, eşinin gece kulübünde çekilen görüntüleri sonrasında ihaneti affetmediği iddia edildi.
Yağmur Aşık’ın Etiler’de bir gece kulübünde Mustafa isimli bir erkekle görüntülenmesinin ardından konuşan Emre Aşık, “Eşimin arkadaşlarıyla çıktığından haberim var.” sözleri ile olayı geçiştirmişti.
Takvim Gazetesinin haberine göre ise, Emre Aşık’ın 3 çocuğunun annesi Yağmur Aşık ile bu görüntüler sonrasında tartıştığı ve yakın çevresine “Boşanıyoruz, geri dönüş yok” dediği iddia edildi.
Geçtiğimiz yıl birbirlerine karşılıklı açtıkları boşanma davası ile oldukça konuşulan Emre – Yağmur Aşık çifti, sürpriz bir karar alarak boşanmaktan vazgeçmişti.
Eşiyle boşanmaktan vazgeçtiğini açıklayan Yağmur Aşık, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile “Evli erkeğe meraklı ne çok kadın varmış” diyerek eşine mesaj atan kadınları ifşa etmişti.
Türkiye’de babamdan başka iyi yönetmen yok! Yönetmenliğini ve başrolünü üstlendiği ilk filmi ile vizyona girmeye hazırlanan Rafael Cemo Çetin, verdiği röportajda samimi açıklamalarda bulundu. Ülkede babası Sinan Çetin dışında iyi bir yönetmen olmadığını iddia eden Rafael Cemo Çetin, New York in New York filmini çekerken asıl amacının oyunculuğunu göstermek olduğunu itiraf etti. İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm ayrıntılar…
Türkiye’de babamdan başka iyi yönetmen yok! Sinan Çetin’in oğlu Rafael Cemo Çetin, ilk filmi New York in New York vizyona çıkmadan hemen önce Tülay Demir’e özel bir röportaj verdi.
Röportajında samimi itiraflarda bulunan Rafael Cemo Çetin, ülkede babası Sinan Çetin’den daha iyi bir yönetmen olmadığını iddia etti.
İşte Rafael Cemo Çetin’in Tülay Demir’e verdiği çok ses getirecek o röportaj…
Ünlü yönetmen Sinan Çetin’in oğlu Rafael Cemo Çetin’in ilk filmi New York in New York, önümüzdeki hafta vizyona girecek.
◊ Çetin ailesinde ikinci kuşak yetişti. Öncelikle ilk filmin hayırlı olsun…
– Çok teşekkür ederim.
◊ Babanın “Berlin in Berlin” filminden uyarlanan “New York in New York” ile karşımıza çıktın. Nasıl doğdu proje?
– Ben New York’ta yaşıyordum. Orada sık sık Türklere rastlıyordum. Bazen Türk lokantalarına, dönercilere falan gidiyordum. Kimi zaman Uber şoförleri Türk çıkıyordu. Bu film için ilham veren de onlar oldu. Türk göçmenler Amerika’da, New York’ta nasıl bir hayat yaşıyor diye düşünmeye başladım.
◊ Bu düşünce nasıl olgunlaştı da beyazperdeye taşındı?
– Bir gün babamla muhabbet ediyorduk. Fikrimden bahsettim, “Şöyle bir şey yapsak” dedim. “Çok güzel fikir, yapalım hemen” dedi. Gaza getirdik birbirimizi.
◊ Çekimler nerede yapıldı?
– Bütün film Amerika’da geçiyor aslında ama biz bazı sahneleri İstanbul’da çektik. Çünkü prodüksiyon olarak bu daha kolaydı. Mesela evin içindeyim, o sahne İstanbul’da çekildi. Kapıyı açıp çıkıyorum, bir anda New York’tayım. O kısım tabii ki New York’ta filme alındı. Bir hafta kaldık sadece Amerika’da…
Kendim oynamak istedim karakteri çünkü role uygundum, tam bir yabancıyım
◊ Yapımcı da sensin başrol oyuncusu da…
– Evet, kendim oynamak istedim karakteri çünkü role uygundum, tam bir yabancıyım.
◊ Film Türkiye’den Amerika’ya giden, oraya yerleşen Türklerin hayatını konu alıyor, değil mi?
– Evet, göçmenlerin hayatı. Bir de şunu eklemek istiyorum; “Berlin in Berlin” babamın filmleri arasında favorimdir.
◊ Özel bir sebebi var mı bunun?
– Annem o filmin görüntü yönetmeniydi ve çekim yaparken de bana hamileymiş. Ben Berlin’de doğdum, yarı Almanım, o nedenle o filmle ayrı bir bağım var.
◊ Sinemaya adım atmanda “baba” torpilinin bir etkisi var mı diye soracaktım ama…
– Niye vazgeçtiniz (gülüyor)?
◊ Hem bu işin eğitimini aldığını öğrendim hem de bu işe ne kadar âşık olduğunu gördüm. Sinan Çetin’in oğlu olmasan da durum değişmezmiş gibi…
– Teşekkür ederim. Valla oyunculuk hayattaki en büyük tutkum. Daha doğrusu sinema. Baba torpili diye bir şey yok ama setlerde büyüdüm, bunun etkisi mutlaka vardır.
◊ Bazen çocuklar, anne-babalarının mesleklerinin çok uzağına düşebiliyor.
– Evet, abim ve kardeşim öyle mesela. Onlar da sinemayı seviyor ama benim kadar ilgilenmiyorlar. Ben film izleyerek büyüdüm, elimde küçük dijital kameralarla gezerdim.
◊ Bu tutku ne zaman başladı?
– Çok erken yaşta. 6-7… Bir ara annem benden korkmaya başlamıştı hatta.
◊ O niye?
– Çünkü hayata hep küçük el kameramın vizöründen bakıyordum, elimden düşürmüyordum. Bazen bunalıp “İndir artık şu kamerayı” diyordu o yüzden.
Dünyanın oyunculuğumu görmesini istiyorum
◊ Kaç yaşındasın?
– 26…
◊ Ve ilk profesyonel çalışman 26 yaşında geldi. Ne bekliyorsun bu filmden?
– Valla yurtdışında yayınlanmasını istiyorum öncelikle. Festivallerde mesela. Zaten görüşmelerimiz de var bunun için. Dünyanın benim oyunculuğumu görmesini istiyorum.
◊ Bu filmi çekmenin asıl amacı neydi?
– Oyunculuğumu göstermek için yaptım, itiraf ediyorum (gülüyor). Gerçi bu filmin Türk piyasası anlamında bana çok yararı olmayacak.
◊ O niye?
– Türkçe konuşmuyorum bile filmde
(gülüyor).
Modellik benim için kolay para demek!
◊ En başından beri hedefin oyuncu olmak mıydı?
– Hayır, yönetmenlik okudum aslında. İlk başlarda yönetmen olmak istiyordum. Sonra bir anda kameranın önüne geçmeye karar verdim, o daha çok hoşuma gitti.
◊ Bu geçiş nasıl oldu?
– Yavaş yavaş. Birisi dedi ki “Oyunculuk yapman lazım”. Denedim, güzel oldu, yavaş yavaş gelişti, benim de hoşuma gitmeye başladı.
◊ Yönetmenlik sevdası maziye mi karıştı bu durumda?
– Yok canım, ileride kesinlikle yönetmenlik de yapmayı düşünüyorum. Asıl o noktada başladı benim sinema tutkum çünkü.
◊ Bir de modellik serüveni var.
– Evet, işin içine modellik de girdi ve onunla epey meşgul oldum.
◊ Hangi ülkelerde modellik yaptın? Bildiğim kadarıyla o alanda da uluslararası bir kariyer durumu söz konusu…
– Evet. Paris’te, New York’ta ve burada. Benim için kolay para, oradan geçiniyorum.
◊ Devam ediyor musun o işe hâlâ?
– Evet, yapıyorum hâlâ. Ama artık zamanımı, enerjimi ona vermek istemiyorum, daha çok oyunculuğa eğilmek niyetindeyim.
Ayıptır söylemesi Türk piyasasını takip etmiyorum
◊ Oyunculuk dilinden düşmüyor madem, sorayım. En sevdiğin oyuncular?
– Türk mü, yabancı mı?
◊ Önce dünyadan, sonra Türkiye’den alalım…
– Joaquin Phoenix’i çok severim. Daniel Day-Lewis inanılmaz bir oyuncu,
Murray Abraham, Woody Harrelson, Al Pacino, Jude Law, Dustin Hoffman, Jared Leto… Çok var yani.
◊ Ya Türkiye’den?
– Türkiye’de Kıvanç’ı (Tatlıtuğ) severim. Türk piyasasını o kadar takip etmiyorum aslında ayıptır söylemesi.
◊ Bu kadarla kalmayacak herhalde liste…
– Haluk Bilginer çok iyidir. Eskiden Meltem Cumbul’u seviyordum. Cem Yılmaz komik bayağı. Aklıma gelmiyor başka şu an.
◊ Peki Türkiye’deki oyuncular neden yurtdışında isim yapamıyor?
– İngilizce bilmiyorlar ki. Başka bir cevabı yok bunun. İngilizce bilmeden nasıl girsinler piyasaya… Haluk Bilginer yurtdışında biliniyor mesela. Çünkü İngilizcesi şahane. Geçenlerde “Halloween” diye bir filmde izledim, çok iyiydi. “Kış Uykusu”nda görmüştüm ondan önce, orada da çok beğenmiştim.
Kıvanç’ın tarzı efsane ama İngilizce bilmiyor
◊ Yani yabancı film piyasasında olmak için İngilizce bilen oyunculara ihtiyacımız var.
– Evet. Kerem Bürsin var. Yurtdışında birkaç iş de yaptı galiba. Ama o da Amerikalı… Yani benim gibi Türkçe konuşurken aksan sıkıntısı yaşıyor.
◊ Yurtdışında ne kadar kaldın?
– 5 sene.
◊ O süre boyunca hep New York’ta mıydın?
– Evet.
◊ Ondan önce de Berlin…
– Yok, ondan önce buradaydım.
◊ Bu aksan 5 yılda mı yerleşti diline?
– Ama burada da yabancı bir okula gittim ben. Bütün arkadaşlarım yabancıydı. Onun için aksanım var.
◊ Konumuza dönelim. Şimdi sen bir Kerem Bürsin bir de Haluk Bilginer’e mi şans tanıyorsun yurtdışı anlamında?
– Aslında çok yetenekli adamlar var. Bir Kıvanç Tatlıtuğ. Onun suratı, tarzı efsane. Ama İngilizce bilmediği için yapacak bir şey yok işte.
◊ İngilizce bilmiyor mu?
– Biliyordur ama azdır. Aksan sıkıntısı yaşar.
◊ Sonradan öğrenilen dile anadil gibi hakim olunamaz mı diyorsun?
– Öyle de değil. Mesela Almanya’dan, Yunanistan’dan geliyor oyuncular Amerika’ya, kendilerini gösteriyorlar. “Bohemian Rhapsody”de Freddie Mercury’yi oynayan Rami Malek mesela… Mısır asıllı.
Babam dışında iyi bir yönetmen yok bu ülkede
◊ Bugüne kadar Oscar, Golden Globe gibi ödül törenlerinde hiç varlık gösteremememizi siyasete bağlayanlar var. Hakkımızın yendiğini iddia edenler oluyor. O konuda ne düşünüyorsun?
– O da olur, neden olmasın… Her şeyden önce iyi bir film yapmak gerek. Çok da iyi bir sanatçı ve yönetmen lazım. Türkiye’de o kadar iyi yönetmen kalmadı ki.
◊ Eleştiri bombardımanına, sosyal medya lincine hazır mısın Cemo!
– İyi de samimi fikrim, bana göre babam dışında iyi bir yönetmen yok bu ülkede. Nuri Bilge Ceylan, tamam, onu ayrı tutuyorum. Yani bunu söylemem doğru mu bilmiyorum, dediğin gibi kızan olacak ama kimse yok yani.
◊ Baban olduğu için böyle konuşuyor olabilir misin?
– Babam olmasa da aynı şeyi söylerdim, emin olun.
◊ Yabancı yönetmenler desem…
– Alejandro Gonzalez Inarritu… Martin Scorsese… Brian De Palma yine en sevdiğim yönetmenlerden biri. Stanley Kubrick ve Danny Boyle. Çok var ya.
Kıvanç’ı geçmem çok zor!
◊ Ciddi bir hayran kitlen var Türkiye’de, çoğu genç kızlardan oluşuyor…
– (Gülüyor) Var biraz. Instagram’da çok yazan oluyor, bazen sokakta tanıyanlar çıkıyor.
◊ Kıvanç Tatlıtuğ’un tahtını sarsar mısın ileride, ne dersin?
– Yaa o çok zor. İnşallah diyeyim ama yok, çok zor gerçekten. Bir de Türkiye’de o kadar popüler olmam zor benim zaten.
◊ Niye ki?
– Bende aksan sıkıntısı olduğu için sürekli ret geliyor. Gidiyorum deneme çekimlerine, aksan var diye rolü vermiyorlar. Ama olursa bir sonraki dizide yabancıyı oynayacağım, aksanım da avantaja dönüşecek
Mücevher tasarımı yapıyorum, spor yapıyorum
◊ Dünyada oyuncu olarak adını duyurmak istediğini söyledin az önce. Bir yandan yapımcılık da devam edecek mi peki?
– Evet. Zaten bir sonraki filmin hazırlıkları başladı. Bir yol filmi. Biraz Amerikan kafasında ama yüzde 100 Türk bir film. İstanbul-Kapadokya arasında geçiyor. Eski bir Chevrolet ile İstanbul’dan kaçış öyküsü, aslında bir özgürlük filmi.
◊ Sinemadan başka neler var hayatında?
– Mücevher tasarımı yapıyorum, spor yapıyorum. Birkaç dizi projesi var ama kesinleşmedikleri için haklarında konuşamam.