Ana Sayfa Blog Sayfa 1137

Kefaret 25. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Hakim Sude’nin Velayetini Kime Verecek?

0

Fox Tv’nin büyük bir beğeniyle izlenen dizisi Kefaret, 24. bölümüyle ekrana geldi. Dizinin yayınlanan yeni bölümünde; Sude’nin akrabası olduğunu söyleyen Selena, güçlü bir avukat tutup velayet davası açıyor. Arzu’yu gören Sude, Zeynep’e söylüyor. Emre ile Sinan, Arzu’yu almaya gidiyor. Ancak, Fulya’nın ihbarıyla ikili Arzu’ya birlikte tutuklanıyor. Kefaret 25. bölüm 1. fragmanı yayınlandı. Hakim, Sude’nin velayetini kime verecek?

Pazar Dizileri 2020

Hakim Sude’nin Velayetini Kime Verecek?

Kefaret 25. bölüm fragmanında; Münevver, Sinan’ın yanına gidip hemen Kadir’den boşanmak istediğini söylüyor. Arzu, polisin elinden yine kurtuluyor. Onun serbest kalmasıyla Zeynep, Elif’i kaçırmasından korkuyor. Sude’nin velayeti için dava günü geliyor. Selena’nın avukatı, Zeynep’i Sabri’yi kandırmakla suçlanıyor. Hakim, kararını açıklıyor.

İşte Kefaret 25. bölüm 1. fragmanı….

KEFARET 24. BÖLÜMDE BAŞKA NELER OLDU?

Münevver, Kadir’le ayrı evlerde yaşamak istiyor. Bu Kadir’in pek hoşuna gitmiyor. Selena, Sude’yi görmek için geliyor. Ayşe, sinir krizleri geçiriyor. Selena, Zeynep’i servet avcısı gibi lanse ediyor. Sinan, Selena’yla konuşuyor. Selena, elinde teyzesinin annesine yazdığı mektuptan bahsediyor.

Mektupta; teyzesinin çocuğu olmadığı için annesinden kendisini istediğini yazdığını söylüyor. Zeynep, bir terslik olduğunu anlıyor. Sabri, Selena’dan yaşça çok büyük olduğu için onun nasıl çocuğunun olmadığını yazdığına anlam veremiyor. Ayşe hanımın gizlediği bir sırrı mı var?

Ahmet, Arzu’yu depoya saklıyor. Evdeki hizmetçiye izin veriyor. Sinan ile Zeynep, evlenmeye karar veriyor. İkilinin nikahları kıyılıyor. Nikahtan sonra Zeynep ile Sinan, çocukları Ahmet’e bırakıp balayına çıkıyor. Arzu, Elif’i göreceği için heyecanlanıyor ve onun en sevdiği ekmeği ve kurabiyeleri yapıyor.

Elif, Arzu’nun yemeklerini hemen tanıyor. Bu durumda Ahmet, çocuklara bir sürü yalan uydurmak zorunda kalıyor. Arzu, Elif’i sevmek için gece yanına gidiyor. O uyurken onu seviyor. Sude, Arzu’yu görüyor. Zeynep ile Sinan, baş başa çok güzel bir hafta sonu geçiriyor.

Döndüklerinde Sude Zeynep’e, Ahmet’in evinde Arzu’yu gördüğünü söylüyor. Ahmet’in ceza yemesini istemeyen Sinan ile Emre, oradan gizlice Arzu’yu alıp emniyete götürmek istiyor. Yolda Fulya, Emre’yi arayıp Arzu’nun Ahmet’in evinde olduğunu anlıyor. Sinan ile Emre, Arzu’yla birlikte dışarı çıktıklarında polislerle karşılaşıyor.

Polisler, Arzu’yla birlikte Emre ile Sinan’ı da götürüyor. Alp, Zeynep’i arayıp gördüklerini ona anlatıyor.

Kefaret 24. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Zeynep Arzu’yu Ahmet’in Sakladığını Öğreniyor!

Aygün Aydın’dan Skandal Sözler

Bir süredir Hakan Sabancı ile birlikte olan Aygün Aydın bir süredir skandal yaratacak paylaşımlarıyla gündemden düşmüyor. Sosyal medya hesabından hem Hakan Sabancı’ya, hem de Türklere hakaret dolu açıklamalar yapan Aygün Aydın’dan skandal sözler geldi. İşte detaylar;

Hakan Sabancı’ylayken Kazandığı Parayı Açıkladı

Oyuncu Aygün Aydın, ünlü iş insanı Hakan Sabancı ile sevgiliyken kazandığı parayı da açıkladı. Aydın, yaptığı açıklamada, “Seninle tanışmamın yarattığı kaosla birlikte 81 ilden gelen maillerden sadece 1 haftada 6 bin 825 CV’yi okuyabildim ve bunlardan 4 bin 313 kişiye bu pandemi sürecinde istihdam sağladım. 324 iş birliği teklifinden şimdilik 157 tanesiyle anlaşarak 628 bin TL gelir elde ettim ve bu tutarla ailesinin maddi imkanı olmadığı için kitap alamayan 3 bin 140 öğrenciye test kitabı göndererek hayatlarına dokundum. Bir çok insanın hayatına daha da dokunmaya devam edeceğim çünkü daha okumam gereken binlerce mail var. Sen olmasaydın bunca şeyi başaramazdım” dedi. Aydın mesajının devamında şu ifadeleri kullandı;

Hakan Sabancı’yı İfşa Etmişti! Aygün Aydın’dan Olay Paylaşım

“Ben tanışıklığımızdan alabileceğim en yüksek ruhsal verimi ve hazzı alıp amacıma ulaşarak doyuma ulaştım. Bence artık birbirimizin hayatındaki görev burada son bulmakta. Yaşamında mutluluklar dilerim. Umarım bir gün ömür boyu fiziksel mutluluktan çok daha ötesinin ne kadar kıymetli olduğunu sen de tadabilecek kadar olgunlaşırsın. Bir daha tanışıklık haricinde görüşmemek üzere hoşça kal.”

Aygün Aydın Küfür Yağdırdı

Hakan Sabancı ile yaşadığı ilişki sonrası yaptığı ifşa videosu ve sonraki paylaşımlarıyla gündemden düşmeyen Aygün Aydın, bu sefer işin dozunu kaçırdı.

Aygün Aydın, kendisine yapılan eleştirilerden çok bunaldığını söyledi. Aydın, “Her şeyin sebebi Hakan’la çıkmış olmam. Alın o k…tı da eski kız yeni kız arkadaşını da. Ondan ne adam olur ne de baba olur” diyerek küfürler yağdırdı.

Aygün Aydın’dan Skandal Sözler

Hızını alamayıp Türk milletine de hakaret eden Aygün Aydın “Siz Türk toplumu olarak insanların mutluluklarını kıskanan ş….iz bir milletsiniz. Nefret ediyorum sizden vatandaşlığından mümkün olduğu en kısa sürede çıkacağım. Allah hepinizin belasını versin. Ben yıldım. Siz Müslüman olarak geçiniyorsunuz ama hiçbir kuralını uygulamıyorsunuz. Bu kadar iki yüzlü bir millet olamaz. O kadar ödleksiniz ki. Pisliğinizde boğulun” diyerek herkesi şok etti.

Herkese veryansın eden Aygün, kısa süre içerisinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaları sildi.

Aygün Aydın Kimdir?

Nurgül Yeşilçay’ın Sevgilisinden Manidar Paylaşım

Kefaret dizisinde oynayan Nurgül Yeşilçay, sosyal medya hesabından güldüren paylaşımlar yapmaya devam ediyor. Bu kez bir paylaşım da Necati Kocabay’dan geldi. Nurgül Yeşilçay’ın sevgilisinden manidar paylaşım geldi. İşte o paylaşım;

“ŞU AN BİRAZ KARMAN ÇORMAN GİDİYOR”

Dijital platformlar son yıllarda çok ilgi görüyor. Bu pandemi döneminde daha da hızlı yayılan dijital alışkanlıklar seyirciyi ve film sektörünü nereye doğru götürecek?

İnsanoğlu sosyal bir varlık olduğu için sosyalleşmek isteyecek ve bu yüzden tiyatroların, sinemaların, konserlerin bitmeyeceğini düşünüyorum. Sinemada film izlerken topluca ağlıyorsun, topluca gülüyorsun. Topluca tepki vermek zaten güzel olan şey.

Dijital dünyada ise daha bireysel yaşıyorsun duygularını. Ama biz duygularımızı toplu halde yaşamaya daha çok ihtiyaç duyuyoruz diye düşünüyorum. Tabi dijital evren de artık kanımıza girdi. O yüzden bayağı bağımlı kalacağız gibi gözüküyor. Aslında film seçimleri de farklı. Sinemada izlemek isteyeceğin film başka dijitalde izlemek isteyeceğin film başka. Şu an biraz karman çorman gidiyor ama bunların daha da ayrımı olacak. O zaman da telaş edilecek bir durum kalmayacakmış gibi geliyor bana.

Nurgül Yeşilçay Güzellik Sırrını Açıkladı

Güzellik sırrını açıklayan Nurgül Yeşilçay, “Sabahları buz sürüyorum yüzüme. Gala falan olacağı zaman yumurta beyazı sürüp ondan sonra makyaj yapıyorum. Patates göz şişmesine çok iyi geliyor. Bir de Necati’nin annesi çok güzel sabun yapıyor. Onun yaptığı sabunları kullanıyorum yüz ve vücut için” ifadelerini kullandı.

Nurgül Yeşilçay Kimdir?

Nurgül Yeşilçay’ın Sevgilisinden Manidar Paylaşım

Mert Fırat’ın oynadığı Sinan ve Nurgül Yeşilçay’ın hayat verdiği Zeynep evlendi. Dizinin yayınlanan son bölümündeki nikah sahnesini Instagram’da paylaşan Yeşilçay’ın sevgilisi Necati Kocabay, duruma esprili bir ironi kondurmuş!

Dizideki nikahta evliliğe ‘evet’ diyen Yeşilçay’ı etiketleyen Kocabay, “Ne demek evet?” notuyla sevgilisine gönderme yapıyor. Nurgül Yeşilçay da bu esprili durumu kendi Instagram sayfasına taşıdı…

Barış Murat Yağcı’dan Cemal Can Göndermesi

Bir süredir küs oldukları iddia edilen Survivor 2020 yarışmasının şampiyonu Cemal Can Canseven ile ikincisi Barış Murat Yağcı, arasında sular durulmuyor. İkilinin arası yine neden bozuldu? Barış Murat Yağcı’dan Cemal Can göndermesi geldi. İşte detaylar;

“Sonra Sosyal Medyadan Öğrendim…”

……Sonra sosyal medyadan öğrendim ki eski sevgilisinin adı yazıyormuş. Konuştuk. ‘Bütün dövmeler benim eski hayatımın bir parçası, silemem’ dedi. Ben de dövmeyi istemediğimi söyledim, ‘sileceksin’ dedim. Sürekli ‘Seninle evleneceğim’ diyor ya, ben de ‘Benimle evlenmek istiyorsan bu dövme olmayacak. O dövme varsa ben yokum’ dedim. Şimdi bunun kavgasını yapıyoruz.”

Cemal Can Canseven ve Nisa Bölükbaşı Küstü

Barış Murat Yağcı ve Nisa Bölükbaşı Takipçilerinin İçine Su Serpti

Survivor sonrası aşk yaşamaya başlayan Barış Murat Yağcı ile Nisa Bölükbaşı’nın birlikteliği tam gaz devam ediyor. Yağcı, bir takipçisinin “Nisa ablayı seviyor musun? Nisa’yı nasıl sevdiğini bize fotoğrafla gösterir misiniz?” sorusuna bakın hangi fotoğrafla yanıt verdi…

Barış Murat Yağcı’nın 2018 yılında dünyaca ünlü fitness modeli Jen Selter’ın fotoğraflarının altına attığı yorumlar tartışma yaratmıştı. Yağcı bu konu hakkında herhangi bir açıklama yapma gereği duymadı.

Barış Murat Yağcı kimdir?

Barış Murat Yağcı’dan Cemal Can Göndermesi

Best Model seçilen, modellik ve oyunculuk yapan Survivor‘daki ikinciliğinin ardından da kitap ve şarkı çıkaran Barış Murat Yağcı, “Her Şeye Rağmen” kitabındaki “Kazanan kişinin hiçbir zaman Survivor olduğunu düşünmedim” ifadesinin sosyal medyada yayılması gündeme bomba gibi düştü.

Barış Murat Yağcı, “Bir kere bile potaya girmedi. Benim kaç kere ismim çıktı. Halk sayesinde dokuz kez SMS birincisiydim. Gerçek bir ‘survivor’ değil ki. Çocuğu seviyorum ama benim omzumda kapsül parçalı, iki kırığım varken bununla ilgili ağlamıyordum. Ama o, omzunu parkurda bir yere sürtüyor ve ağlıyordu. Bazı şeyler ilginç geliyor” ifadelerini kullandı.

Barış Murat Yağcı, “O zaman sen neden ‘Survivor’ olamadın?” sorusuna ise “Son bir buçuk ay bireyselliğe geçtiğimizde omzum artık bitik durumdaydı. Yoksa ilk dört aylık performansım yarışma tarihindeki en iyi rekordu. Beşinci ayda sakatlık yaşadıktan sonra performansım düştü” yanıtını verdi.

Cemal Can Canseven Kimdir?

Burcu Biricik’ten TODEV Çağrısı

Kanal D’de ekrana gelen Camdaki Kız ve Netflix’te yayınlanan “Fatma” dizilerindeki performansıyla adından söz ettiren Burcu Biricik’ten TODEV çağrısı. İşte detaylar;

Burcu Biricik: “Kadına Şiddetin Hiçbir Türlüsü Kabul Edilemez”

Magazin gündeminde bomba etkisi yaratan oyuncu Ozan Güven’in sevgilisi editör Deniz Bulut’u darp ettiği yönündeki iddiaların yöneltildiği  Burcu Biricik, “Ben sadece bir yazı gördüm, olayı net olarak bilmiyorum, o yüzden hiçbir şey diyemem. Ancak kadına şiddetin hiçbir türlüsü kabul edilemez. Çok üzgünüm böyle bir şey yaşandığı için. Tekrar söylüyorum; bu olayın ne kadar gerçek olduğunu bilmeden konuşuyorum. Bir yandan da ‘kadın olarak hiçbir şiddet kabul edilemez’ demek istiyorum. Maalesef bir sürü kadınımız şiddete maruz kalıyor” dedi.

“Benim de Geçmişimde Yaşadığım Maalesef Cinsel Tacizler Var”

Burcu Biricik, Gazetecilerin “Sizin başınıza böyle bir şiddet olayı geldi mi?” sorusunu yöneltmeleri üzerine ifadelerine şöyle devam etti; “Gelmedi ama hepimiz bir şekilde tacize uğruyoruz; sözlü olsun, tensel ve temassal olsun. Benim de geçmişimde yaşadığım maalesef cinsel tacizler var. O an sesini çıkarabiliyorsun ya da çıkaramıyorsun maalesef. Her kadına sorun, başına gelmeyen yoktur; dolmuşta, metrobüste gelmiştir. Bu normalleştirilemeyen bir gerçek. Biz kimseyi taciz etmiyor ve şiddet göstermiyorsak, kimse de bize göstermeyecek. Bu çok korkunç bir zihniyet…..”

Burcu Biricik’ten TODEV Çağrısı

Mayıs‘ta 31 yaşına girecek Burcu Biricik, doğum gününde hediye yerine bağış istedi. Biricik, takipçilerinden Türkiye Otistiklere Destek ve Eğitim Vakfı’na (TODEV) yardım çağrısı yaptı. Instagram’dan paylaşım yapan Biricik, “Canlarım eşim dostlarım sevenlerim sevmeyenlerim. Malum doğum günüm geliyor belki içinizden bir hediye almak gerekirse diye bunu da şöyle şuraya bırakıyorum. Rol gereği olsa da kısa bir zaman için otizmli bir annenin ne zorluklar yaşadığını ne çaresiz durumlara düştüğünü gördüm, yaşadım ve hissettim. Küçük büyük fark etmez benim için en güzel hediye bu olacaktır. Şimdiden teşekkürler” ifadelerini kullandı.

Burcu Biricik kimdir?

Ali Atay: Hazal’la Birbirimizin Şansı Olduk

Fox Tv ekranlarının sevilen yapımlarından olan Son Yaz dizisiyle ekranlara geri dönen Ali Atay uzun süreli sessizliğini bozdu. Uzun bir sürenin ardından ilk kez röportaj veren Ali Atay “Hazal’la birbirimizin şansı olduk” dedi. İşte Ali Atay’ın o açıklamaları;

Geçen hafta doğum gününü kutladın, 45 yaşına girdin. Nasıl hissediyorsun?

Valla 25 yaşımda ne hissediyorsam aynı… Enerjin sönmediği sürece yaşın hiçbir önemi yok.

Enerjin hep yüksek miydi?

Enerjim yüksek mi, emin değilim. Benim galiba heyecanım yüksek. Heyecanlandığım şey hemen olsun diye sabırsızlanıyorum ya da “Olması için ne yapabilirim” telaşına düşüyorum.

Çok röportaj vermiyorsun. Hadi sohbete biraz geçmişten başlayalım. 1.5 yıl önce baba oldun, sana ödüller getiren ‘Nuh Tepesi’ de bir baba-oğul çatışmasını konu alıyor. Senin babanla ilişkin nasıldı peki?

Babamı 16 yaşımdayken kaybettim.

Başın sağ olsun… Bu kaybın nedeni neydi?

Kanser. Birtakım anılar hatırlayıp o anıları kendime göre değiştirdim diye tahmin ediyorum. Aklımda olan şeyleri eğdim, büktüm. O anlamda baba-oğul hikayelerine hep hakimdim.

Bu kayıp hayatına nasıl yansıdı?

Ölüm gerçeğiyle ilk defa ve çok sert biçimde karşılaştım. Bütün hayatımı sorguladım. Mesela işletme okuyacakken bir anda ait olduğum yerin orası olmadığı fikri kafama kazındı.

Niye böyle hissettin?

İşletme okumak istemediğimi fark ettim, kendimi ifade edebileceğim alanlar aramaya başladım. Sinemacı olmak, yazmak ve müzik yapmak istediğim gerçeği gün yüzüne çıktı.

RADİKAL BİR HAREKETTİ

Annen ne dedi bu karara?

“Babanı kaybettiğin için ne yaptığını bilmiyorsun” dedi. Dört kardeşin en küçüğüyüm. Ablalarım evlenmişti. Bir de abim var, subay; görevi nedeniyle şehir dışındaydı. O yüzden annem benim bu durumumla tek başına mücadele etmek zorunda kaldı. İşletme okumak üzere olan başarılı bir öğrenciyken dümen kırıp konservatuvar okumak istediğimi söyledim.

Nasıl ikna ettin?

“Dizinin dibinde mutsuz biri olarak oturabilir ya da karşına kendi hayatını arayan mutlu bir insan olarak çıkabilirim. Kararını ver” dedim. Radikal bir hareketti ama bana destek oldu.

Rize’de doğmuşsun. “İnsanların ruhu doğdukları yerin iklimine benzer” derler. Sen de Karadeniz gibi dalgalı mısındır?

Anlık gelgitlerim olabiliyor.

Neler sendeki durgun denizi dalgalandırır?

Adaletle derdim var, adil olmama meselesi beni çıldırtıyor. Elimden gelen bir şey varsa yapmak istiyorum. Ama müdahale edemeyeceğim bir şeyse boğazım kuruyor, insanlığımdan soğuyorum. Sanırım bu sebeplerle de yaptığım her işte yolum, adaletle ilgili bir konudan geçiyor.

Hazal Kaya İle Ali Atay Çifti Bebekleri İle İlk Pozlarını Paylaştılar!

SOSYAL MEDYAYLA ALAKAM YOK

Yönetmenlik ve oyunculuktan birini seçmen gerekse, hangisini seçersin?

Ben acıkmayı seviyorum. Bitmeyen bir açlığım var.

Nasıl yani?

Hayatımı sadece oyunculukla geçindirmeye mecbur olsam biliyorum ki bir süre sonra oyunculuktan sıkılırım. Sadece yönetmenlik veya müzik yapsam, onlardan da sıkılırım. Hepsini ara ara dinlendirip onları yapmaya acıkacağım şekilde yapmayı seviyorum. Amatörlüğümü muhafaza edip o konuda aç kalmak benim için çok zevkli bir şey.

Yönetmen, yazar ve oyuncu olarak işin her aşamasında bulunuyorsun. Yeni nesil oyuncuların star algısına nasıl bakıyorsun?

Bir çocuğun bir anda başrol olması ve starlığa evrilmesiyle ilgili bir sıkıntım yok. İnsanlar kendilerini geliştirdiği sürece her şeyi yapabilir. Müzik, sinema, tiyatro herkesindir. Bu alanlarda da hiçbir şey kutsallaştırılmamalı. Çünkü o noktada işin içine mükemmeliyetçilik girer. Mükemmeliyetçilik olan yerde de yargılanma ve hata yapma korkusu başlar. Zaten bu yargılanma korkusu yüzünden de yeni nesil bilindik yollardan yürüyor. Oysa kendi özgün ve istedikleri şeyleri yapmaları gerek. Yaptığınız şeye inanıyorsanız hata yapmaktan korkmayın. Ancak böyle istediğiniz şeyi yapmaya ulaşabilirsiniz.

Bir oyuncunun sadece sosyal medya takipçisi yüksek diye başrol almasını da önemsemiyor musun?

Şu an belki öyle bir süreçten geçiyoruzdur, yapımcı 2 milyon takipçili birini tercih edilebilir. Benim sosyal medyayla alakam, takipçim yok. Beni o işe aldığında o projenin nereye dönebileceğini öngöremiyorsa o yapımcının kendi eksikliğidir.

HAZAL’LA BİRBİRİMİZİN ŞANSI OLDUK

Evlilik nasıl gidiyor?

İyi gidiyor, mutluyuz. Bizim için aşk bir süre sonra daha kuvvetli, başka türde, büyük bir şeye dönüştü. Birbirimize daha yüksek bir perdeden aşık olduğumuzu düşünüyorum. Hazal’la aramızda çok güçlü bir bağ var. Nedenlerini araştırmıyor, sadece var olan bu sürecin tadını çıkarıyoruz. Yarın her şey değişir mi? Bilemem, ilgilenmiyorum yarın ne olacağıyla.

Hazal Kaya bir röportajınızda senin için “Birlikte büyüdük” demiş. Sanırım siz tanıştığınızda aklında hiç aşk yokmuş…

Hazal 23, ben 36 yaşındaydım. Yaşlarımızın farkında bile değildim. O da değildi. Yaşını sorduğumu bile hatırlamıyorum. İnsanlara memleketlerini ve yaşlarını hiç sormuyor bile olabilirim. Velhasıl, ilk tanışmamız benim yazdığım bir film senaryosu içindi. Doğal olarak aklımda Hazal başka bir yerde konumlanmıştı. Zaman içinde ilişkimiz başladı, filmi de çekemedik.

Ali Atay ve Hazal Kaya, Şubat 2019’da evlendi. Atay “Hazal’la ilk tanışmamız yazdığım bir film senaryosu içindi. Doğal olarak aklımda başka bir yerde konumlanmıştı. Zaman içinde ilişkimiz başladı, filmi de çekemedik” diyor.

Hazal da oğlun Fikret Ali de korona oldu. Çeşme’de setteydin. Neler yaşadın?

O gece Hazal’la konuştuk, hafif geçiriyordu. Fiko’ya da geçtiğini tahmin ettik. Ateşi yükseldi. “Hiçbir şey umurumda değil, hemen atlayıp geliyorum” dedim. Hazal beklemek istedi, “Hastaneye gidersek gelirsin” dedi. Zaten hafif atlattı. Ama Fikret Ali, altı saatte tokatladı koronayı, aslanım! Ertesi gün çivi gibi kalktı ayağa.

İkinizin de oyuncu olması evinize nasıl yansıyor?

Evde her şeyi konuşuruz. Başka insanların hobi olarak yaptığı her şey, bizim hayatımızın bir parçası.. Biz Hazal’la birbirimizin şansı olduk. Onun işleriyle ilgili yönlendirmem ama fikir veririm. Ben de onun fikirlerini mutlaka alırım. Birbirimizi çok besleriz. İkimiz de eskiden yeteneklerimizden korkan insanlardık. Karşılıklı olarak içimizdeki güçleri açığa çıkarıp birbirimizi yükseltmeye başladık. Mesela Hazal çok güzel şarkı söylüyor. Onu buna ikna etmek için uğraştım. O da beni senaryo yazma ve film çekme konusunda çok destekledi. Aynı evin içinde böyle bir insanla yaşamak muazzam bir şey.

MESELEM ANLAMAK…

Baba olmak ne hissettirdi?

Hayattaki bütün meselem anlamak üzerine. Şu an odaklandığım şey de oğlumu anlamak. Nasıl bir karakteri olacak? Nelerden zevk alıyor? Babalığımı anlamaya çalışıyorum.

Fikret Ali sana çok benzetiliyor. Hatta hayranlarınız sosyal medyada senin kafanı Fikret Ali’nin fotoğrafına fotoşopluyor… Benim kucağıma beni koymuşlar (gülüyor). Ben de kendime benzetiyorum. Tavırları, sıkılganlığı filan da benziyor. Ona, hayatında hiçbir şekilde müdahale etmeyi düşünmüyorum. Ne istiyorsa onu yaşayacak. Ben de ona eşlik edeceğim.

KONUŞMUYORUZ, KONUŞMAMIZ LAZIM

‘Nuh Tepesi’ filmiyle Tribeca Film Festivali’nde ve SİYAD’da ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödüllerini aldın. Ödül alanlar “Ayaklarım yerden kesildi” der…

Çok güzel bir şey ama yıllardır ödülün benim için ne ifade ettiğini çözemedim. Bir-iki gün güzel geçiyor ama sonra… Ödüllü ve ödülsüz bir oyuncu olmak arasındaki farkı anlamış değilim. Çektiğim bir filmin kalıcı olması benim için daha önemli. “Nuh Tepesi’nin senaryosunu okuduğum an ‘Bu insanlar var. Yaşıyorlar. Bunlar gerçek insanlar’ dedim.”

Bu kadar övgü alan ‘Nuh Tepesi’nin sendeki karşılığı ne?

Senaryoyu okuduğum an “Bu insanlar var. Yaşıyorlar. Bunlar gerçek insanlar” dedim, bu işe dahil olmalıyım diye düşündüm.

‘Son Yaz’ adlı dizin de devam ediyor. Bu dizinin derdi ne?

Yola çıkarken konuştuğumuz şey ne anlattığımız değil, nasıl anlattığımızdı. Karakterlerden hiçbiri tam olarak kötü değil, hiç kimse tam olarak iyi de olamıyor. Bir insan hayatta ne kadar iyilik ve kötülükle baş ediyorsa, ne kadar gülebiliyorsa biz de onları gösteriyoruz.

Günümüzde gerçek ilişkiler kurmayı ne kadar beceriyoruz?

Konuşmuyoruz, konuşmamız lazım. Her şeyi… Mesela benimle ilgili bir şey duydun ya da yaşıyorsun. Bunu kendin çözme. Beni ara, sor. Saydamlık bu kadar küçük bir noktadan başlarsa bütün topluma sirayet eder. Bunu lokalde çözersek toplumsal mevzuları da bu şekilde aşarız.

Melisa Döngel’in Gerçek Aşkı Kim?

Sen Çal Kapımı dizisiyle ünlenen Melisa Döngel DJ Guido Senia ile aşk dedikodularıyla gündemdeydi ama gerçekler öyle değilmiş. Melisa Döngel’in gerçek aşkı ortaya çıktı. Dedikodulardan yılan ünlü oyuncu Melisa Döngel aşk hayatı hakkında açıklama yaptı. Peki Melisa Döngel’in gerçek aşkı kim? İşte güzel oyuncunun sevgilisi;

Guadio Senia’dan Dikkat Çeken Yorum

Güzelliği ve fit haliyle sık sık gündeme gelen güzel oyuncu, son olarak bikinili pozlarını paylaşmıştı. Melisa Döngel’in cesur paylaşımı hayranlarından rekor beğeni alırken gelen yorumlardan biri dikkatlerden kaçmadı. Şeyma Subaşı ile yaşadığı aşkla adını duyuran DJ Guido Senia, Melisa Döngel’i radarına aldı. Oyuncunun paylaşımlarını takibe alan Senia, Döngel’in bikinili pozuna hem şimşek emojisi koydu hem de beğendi. Senia’nın yorumuyla şaşkına dönen genç oyuncu ise ağzının suyu akan emoji koyarak cevap verdi. İkilinin arasındaki bu yorumlaşma sonrası, “Yeni bir aşk mı doğuyor?” mesajları yağdı.

Şok Haber!… Melisa Döngel’in Evine Ellerinde Bıçakla Saldırdılar…

Engin Akyürek’ten Samimi Açıklamalar

Bir süredir Star Tv ekranlarında yayımlanan “Seferin Kızı” dizisinde rol alan başarılı oyuncu Engin Akyürek uzun bir süre sonra röportaj verdi. Ayşe Arman’la röportaj yapan Engin Akyürek’ten samimi açıklamalar geldi. İşte o açıklamalar;

“SESSİZLİK” ENFES BİR KİTAP MUTLAKA BULUP, OKUYUN

Benim eşekliğim, “Sessizlik”i yeni okudum. ve dumura uğradım! Bu ne ya! Böyle güzel bir şeyi nasıl yazabildin?

-Estağfurullah, okunacak o kadar çok kitap var ki, benim kitap sırasını beklemiş… Beğenmene çok sevindim, kitapla ilgili güzel bir şeyler duyunca çok mutlu oluyorum. Her şeyiyle bana ait olduğu için belki de…

BİRBİRİNDEN GÜZEL 21 ÖYKÜ VAR… SADE, ABARTISIZ, YALIN

Gerçekten de su damlası gibi bir kitap. 21 öykü de birbirinden sade, abartısız, yalın. Oyunculuğun mu, yazarlığın mı daha iyi bilemedim…

-Ben oyunculuğumun daha iyi olmasını dilerim. Mesleğim oyunculuk. Yazmayı çok sevsem de kafamda sürekli kurgusal hikayeler dönse de kendimi bir yazar olarak görmüyorum. Yaşar Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar, Sait Faik Abasıyanık, Sezgin Kaymaz gibi büyük yazarların ürettiklerini okuyunca, kendimde o hakkı görmüyorum.

ESKİ BAYRAMLAR, MAHALLE ARASINDA OYNAYAN ÇOCUKLAR, GERÇEK İNSANLAR, GERÇEK DEĞERLER

Sıcak, samimi bir dil. Tertemiz bir Türkçe. En önemlisi saf, gerçek duygular. Eski bayramlar, mahalle arasında oynayan çocuklar, gerçek insanlar, gerçek değerler… Bu kavramlara değinmenin özel bir sebebi var mı?

– Bilmem, ben içimde saklı duran o küçük çocuğun, samimiyetini göstermeye çalıştım.

“Geçmiş”, bir hafıza, aynı zamanda bir derinlik. Benim çocukluğum 80’lerde, ergenliğim 90’larda geçti. Bayramlar daha sıcaktı, ilişkiler daha samimiydi, cep telefonu yoktu… Ama bunları, geçmişe övgü olsun diye söylemiyorum, tespit yapıyorum. Cep telefonunun hayatımıza kattığı rahatlığı, kolaylığı saymaya başlarsak, hiçbirimiz geçmişe filan gitmek istemeyiz. Böyle karşılaştırmalar, kafamda hikayeler kurgulamama sebep oluyor. Eskiden sevgilimizi aradığımızda, ev telefonunu babasının açma ihtimali vardı. Bugün ev telefonu kullanılmıyor neredeyse. Biz, ev telefonunu bırak, cepten aramak yerine Instagram’dan ona mesaj atmayı daha konforlu buluyoruz. Ben bu değişimler üzerine hikayeler kurgulamayı seviyorum.

SON 20 YILDA DÜNYA DAHA ÖNCE YAŞAMADIĞI BİR DEĞİŞİMİ YAŞADI

Eski Türkiye’yi ve değerlerini özleyenlerden misin?

-Geçmişi hepimiz özleriz. Orada biz varız çünkü. Şimdiki zaman, bizi ne zaman darlasa, gelecek ne zaman bizi korkutsa, geçmişe sarılır, oradan birkaç anı bulur, ona sığınırız. Son 20 yılda, dünya daha önce yaşamadığı bir değişimi yaşadı. Bizler de buna tanık olduk. Bunların içinde de hikayeler var. Bu hikayelere kafa yormak, üzerine yazmak hoşuma gidiyor.

BİRBİRİMİZİ DİNLEMİYOR, SEVMİYORUZ. SABIRSIZ, EMPATİDEN YOKSUN VARLIKLARA DÖNÜŞTÜK. BENCİL VE ŞİŞİK EGOLARIMIZLA BİRBİRİMİZE ÇARPIP DURUYORUZ

Günümüz dünyasında, sence en çok eksilen hangi duygu oldu?

-Eksilmekten çok, değişime uğradı diyelim. O duygular hala var, sadece başka bir şeye dönüşmüş durumda. Ben bunları olumsuz bir yerden söylemiyorum. Tabii ki iyi kalpli, merhametli güzel insanlar hala var bu dünyada. Ama eskisi kadar birbirimizi dinlemiyor, sevmiyoruz. Sabırsız, empatiden yoksun varlıklara dönüştük. Bencil ve şişik egolarımızla birbirimize çarpıp duruyoruz. Ama şu da var: 1940’larda, 2. Dünya Savaşı’nda 40 milyondan fazla insan öldü. Dünyanın geçmişi, bugünden daha masum değil!

ÖNCE BİZ DEĞİŞECEĞİZ!

Herkesin birbirine kazık attığı, kendi çıkarlarını kolladığı, yırtmak için uğraştığı, birbirine şiddet uyguladığı, haksızlıkların tavan yaptığı, adaletin yerini bulmadığı… Nezaketini, inceliğini, saflığını kaybetmiş bir dünyada yaşamaktan senin de yorgun düştüğün oluyor mu?

– Eğri oturup, doğru konuşalım. Evet, bunların hepsi günümüz gerçeği. Yorulmaktan çok, üzülüyorum. Çünkü insan olan üzülür, bunları kendine dert eder. Dertten kastım da şu; Bizler ancak, işimizi elimizden gelen en iyi şekilde yaparak sözümüzü söyleyebiliriz. Ahlaklı olarak, dürüst olarak işlerimizi yaparsak… Merhamet arıyorsak, adaletsizliğe isyan ediyorsak, vicdanlı bir toplumda yaşamak istiyorsak, kadına şiddete karşıysak, önce bizler değişeceğiz. Bizler, o istediğimiz insanlar olacağız. Dünyanın sorunu bu bence; Talep ettiklerimizi, kendi dünyamızda, hayatlarımızda yapmamamız…

İŞİMİ İYİ YAPARSAM SÖZÜMÜ DE HİKAYEMİ DE ANLATMIŞ OLURUM

Sen kendini nasıl koruyorsun bu kötülüklerden, çirkinliklerden?

– Kendi dünyamı güzelleştirmeye çalışarak. Yazarak, çizerek, okuyarak. Bir çabam var en azından. Niyet etmek de güzel…

Küçük Prens gibi kendi gezegeninde mi yaşıyorsun?

– Alakası yok. Bağdat Caddesi’nde yaşayan, sosyal hayatı olan bir adamım. Kendimi korumakla ilgili bir çabam yok.

Engin Akyürek’ten O Uygulamaya Flaş Başvuru…

İyi de sen, hem ortadasın hem değilsin. Çok ortada gibi durup, aslında hiç ortada olmamayı nasıl başarıyorsun?

-Ortadayım ama sadece işimle var olmak istiyorum. Ben işimi iyi yaparsam, sözümü de hikayemi de anlatmış olurum. Daha fazlasına gerek yok. Büyük laflara gerek yok. Bülent Ortaçgil, Fikret Kızılok çok sevdiğim sanatçılar. Onlar, söyleyeceklerini şarkılarıyla söylediler, söyleyecekler. Biz onların hayatını çok bilmeyiz bile, bilmemize de gerek yok…

HERKES, HERKESİN HER ŞEYİNİ BİLMEK, ÖĞRENMEK İSTİYOR. AMA BAZEN DE BAZI ŞEYLERİ BİLMEMEK GÜZELDİR!

Haftada 2 kez kendisini manşette görmeyince huzursuz olan insanlar var. Hani, “Reklamın iyisi kötüsü yoktur, yeter ki gündemde olayım!” diyenler…

-Bunlar, 90’larda kalmadı mı ya? Özel kanalların ilk çıktığı zaman oluşan bir kültür bence. Artık bugünün dünyası daha gerçek… ve acımasız… İşinle var olmak esas… Ama herkes, herkesin her şeyini bilmek, öğrenmek istiyor. Ama bazen de bazı şeyleri bilmemek güzeldir! Ben oyunculuğun Türkiye’deki algısının biraz yanlış olduğunu düşünüyorum. Oyuncuların aslında kendilerini çok anlatan ve çok konuşan insanlar olduklarını düşünmüyorum. Biraz böyle içeride olan bir şey bence. Tarihçilik nasıl bir araştırmaysa, oyunculuk da bir araştırma aslında, bir karakter araştırması…

HİKAYE KÖTÜYSE İSTEDİĞİN KADAR İYİ OYNA, OYUNCULUĞUN BİR ETKİ YARATMAZ!

Millet, ölüp bitiyor sana. Ama bu seni şımartmamış görünüyor. Pek çok erkeğin böyle bir tezahürat karşısında, egosu tavan olurdu! Sen yoksa, gizli narsist filan mısın? Alçak gönüllüyü oynuyor olabilir misin?

-Bütün bunları oynuyorsam, Oscar almam lazım bence! Mesleğimi yapıyorum, sevilmek, beğenilmek, ilgi görmek, bu işin özünde var zaten. Sizi bu mesleğe davet eden duygu beğenilmek ve onay görmek. Ama bütün bunlar şımarmanızı gerektirmez. Bir de 2021’de şımarmak falan komik geliyor, işimizde profesyonel olmamız gereken bir çağdayız. Bu arada, Türkiye’deki ve yurt dışındaki başarı, tabii ki sadece benim başarım değil. Hikayenin, projenin bir gücü var. Siz, istediğin kadar iyi oynayın, hikayeniz kötüyse, bir etki yaratmaz.

EN BÜYÜK İLTİFAT: RESMEN O ADAM OLMUŞ!

Oyunculuk yapmazsan ölür müsün…

-Oyunculuk hep yapmak istediğim iş. Beni çok heyecanlandırıyor. Ama hiçbir şey ölmeye değmez! Yazmak da hep olacak hayatımda. Bunu da biliyorum. Kağıt yoksa kafama yazarım…

Oyunculuğunla ilgili en çok hangi yorumlar ayaklarını yerden kesiyor?

-“Resmen o adam olmuş!” lafı. Bu, benim oyunculuğu algıladığım yer. Yani başka biri olma haline geçiş. Oynamak değil de o olmak… İnsanları o adam olduğuma inandırabiliyorsam, çok mutlu olurum.

Ünlü Fenomen 5000 Tl. Maaş İle Yanına Arkadaş Arıyor…

0

‘İşte Benim Stilim’ adlı yarışmayla bilinen ve sonrasında da sosyal medyada fenomen haline gelen Bahar Candan, şu günlerde yalnızlıktan şikayetçi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan ünlü fenomen, ücretli yanına bir arkadaş aradığını duyurdu. İşte Detaylar…

Bahar Candan’dan Darp Açıklaması

Ünlü Fenomen 5000 Tl Maaş İle Yanına Arkadaş Arıyor…

‘İşte Benim Stilim’ adlı fenome moda yarışmasıyla tanınan ve sosyal medya üzerine yaptığı paylaşımlarla bol bol magazin gündeminden düşmeyen Bahar Candan,  takipçilerinden şaşkına çeviren bir istekte bulundu. Yalnızlığından şikayet eden ünlü fenomen, sosyal medya platformunda yine tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başarmışa benziyor…

“Bahar Candan’a Arkadaş Olacak….”

5 bin TL değerinde bir ücretle yanına bir arkadaş aradığını duyuran ünlü fenomen; “Bahar Candan’a arkadaş olacak iş ilanı. 5 bin TL maaş + sigorta + 3 öğün + 1 ara öğün” ifadeleriyle bir paylaşım gerçekleştirdi.

Sık Sık İmajını Yeniliyor…

Ünlü fenomen Bahar Candan, değişen halleriylede magazin gündemine yansımaya  devam ediyor. Bahar Candan, en son verdiği kilolar ile ve saçlarını sarıya boyatması isminden söz ettirmişti.

Bahar Candan’dan Şevval Şahin’e Gönderme!

İşte Bahar Candan’ın Arkadaş Aradığı O Paylaşımı;

Bahar Candan'ın Arkadaş Aradığı O Paylaşımı
Bahar Candan’ın Arkadaş Aradığı O Paylaşımı

Bahar Candan Kimdir?

Son Dakika…İbrahim Tatlıses Gülçin Karakaya Nikah Masasında…

0

Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, Cumartesi geceleri Star TV’de izlenilen ‘İbo Show’ adlı kendi programında evlendiğini açıkladı. Beşinci defa dünya evine giren usta sanatçının, eşi Gülçin Karakaya, sosyal medyada kısa sürede araştırılmaya başlandı. Detaylar Haberimizde..

İbrahim Tatlıses’ten Yeni Şarkı Geliyor

Son Dakika…İbrahim Tatlıses Gülçin Karakaya Nikah Masasında…

İbrahim Tatlıses’in İbo Show daki bu hafta konuklar Simge Sağın, Murat Dalkılıç, Ebru Yaşar ve Ersay Üner idi. Dün geceki programda usta sanatçı, kendisiyle ilgili bir sürprize daha imza atıp beşinci defa daha evlendiğini itiraf etti.

Kalben; İbrahim Tatlıses İçin İlk Kez Konuştu…

“Mutluyum, Ben Evliyim Kardeşim”

26 yaşlarındaki Gülçin Karakaya ile 69 yaşına basan İbrahim Tatlıses’in ortalama iki  ilişkisi olduğu öğrenilmişti.Hatta İbrahim Tatlıses’i, Gülçin Karakaya ile eski eşi Ayşegül Yıldız’ın tanıştırdığı öğrenildi.

Usta sanatçı, kendisinden tam 43 yaş küçük olan sevgilisi Gülçin Karakaya ile dünya evine girdiğini duyurdu. Şarkıcı Ebru Yaşar’ın “Sen nikahlanmışsın” ifadesi üzerine usta şarkıcı, bugüne kadar gerçekleştirdiği  evlilikleri tek tek saydı. En son Beşinci evliliğini de yaptığını anlatan İbrahim Tatlıses, “Mutluyum, ben evliyim kardeşim, Gülçin bana çok iyi bakıyor. Ben bu saatten sonra kimseye hesap verecek durumda değilim” dedi.

İbrahim Tatlıses kimdir?