Ana Sayfa Blog Sayfa 1059

Eski Türkiye Güzelinin Kız Arkadaşıyla Öpüşme Pozu Ortaya Çıktı…

2009 yılında katıldığı Türkiye güzellik yarışması ile ismini duyuran ünlü manken Senem Kuyucuoğlu, aşk pozunu sosyal medya hesabından yayınladı. Olaylı özel hayatı ve cinsel tercihinden dolayı modelliği bırakmış olan Senem Kuyucuoğlu, yarı İranlı yarı Rus olan sevgilisi Medis Mir ile yollarını ayrıldıktan sonra yeni bir aşka yelken açtı. İşte Detaylar…

Türkiye güzeli garson oldu!

Eski Türkiye Güzelinin Kız Arkadaşıyla Öpüşme Pozu Ortaya Çıktı…

Yasaklı madde kullanımı, Yaşam tarzı ve cinsel tercihinden dolayı mankenlik kariyerine son veren Senem Kuyucuoğlu, uzunca bir dönemdir magazin gündeminde yer almıyordu. Kalbini başka bir güzele kaptıran Senem Kuyucuoğlu, yeni kız arkadaşıyla verdiği seksi pozundan dolayı tekrar adından söz ettirmeyi başardı.

Yeni Aşkını Sosyal Medya Hesabından Duyurdu…

Eski modellerden Senem Kuyucuoğlu, güzel Türk tenisçi Yasemin Ada Börü ile aşk yaşamaya başladıklarını duyurdu.

Senem Kuyucuoğlu kimdir?

Dudak Dudağa Pozlarını Yayınladı…

Senem Kuyucuoğlu, tenisçi sevgilisiyle çekdiği romantik pozları sosyal medya hesabından yayınlayarak takipçilerini şaşırttı. Yeni sevgilisinin kendisini yanağına öpücük kondurduğu poza model, aşk yazarak kalp emojisi yerleştirirken, başka bir paylaşımını “Bitmeyen tatil olsa keşke” notuyla yayınladı…

İşte Eski Türkiye Güzelinin Aşk Dolu Paylaşımları…

Yasemin Ada Börü Senem Kuyucuoğlu
Yasemin Ada Börü Senem Kuyucuoğlu
Yasemin Ada Börü Senem Kuyucuoğlu
Yasemin Ada Börü Senem Kuyucuoğlu

Ünlü DJ Mahmut Görgen Hastanelik Oldu…

0

Son dönemlerde çıkardığı şarkılarla ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün seslerini kullanarak hazırladığı NUTUK projesiyle öne çıkan DJ Mahmut Görgen’ in Hastanelik olduğu bilgisi Magazin gündeminde bomba etkisi yarattı. Ünlü dj neden apar topar hastaneye kaldırıldı? Detaylar Haberimizde…

DJ Mahmut Görgen’in Yeni Şarkısı LOCO Bir Çok Ülke de Dinlenme Rekoruna Koşuyor…

Ünlü DJ Mahmut Görgen Hastanelik Oldu…

DJ’lik kariyeri boyunca pek çok ünlü isimle aynı sahneyi paylaşan Mahmut Görgen’ den kötü haber geldi. Elde edilen bilgilere göre Astım Bronşit rahatsızlığı olan ve bundan dolayı da geçirdiği ani bir atakla nefes almada güçlük çeken Mahmut Görgen’in ilk müdahalesi özel bir hastanede yapıldı.

“Yaşadığım Sorun Sebebiyle Hastanedeyim”

Ünlü dj Mahmut Görgen sosyal medya hesabından yayımladığı bir paylaşımla hayranlarını bilgilendirmeyi ihmal etmeyerek; “Merhaba değerli takipçilerim yaşadığım bir sağlık sorunu sebebiyle hastaneye kaldırıldım, durumum şu anda iyi” şeklinde ifade etti. Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen Mahmut Görgen’in tedavisi ise devam ediyor.

Mahmut Görgen Kimdir?

İşte Mahmut Görgen’in Takipçilerini Üzen O Paylaşımı;

Mahmut Görgen Hastane Paylaşımı
Mahmut Görgen Hastane Paylaşımı

Gönül Yazar Kaza Geçirdi…

0

Ünlü sanatçı Gönül Yazar, evde geçirdiği ölümcül kazayı ses sanatçısı Onur Akay’a anlattı. Taş bebek ne zaman ve nerede kazayı yaşadı? İşte tüm bu Detaylar Haberimizde…

Gönül Yazar’dan Şok Açıklama! “Beni Allah Korudu!”

Gönül Yazar Kaza Geçirdi…

Televizyonların Taşbebek lakablı olan usta sanatçısı Gönül Yazar, yaşadığı evinde geçirdiği görünmez kaza sonrasında olayı ses sanatçısı ve yazar Onur Akay’a telefonda anlattı.

Gönül Yazar kimdir?

Gönül Yazar: “Çok Kötü Bir Şekilde Düştüm…”

Sanat camiasında verdiği kötü haberlerinden dolayı felaket tellalı olarak bilinen Onur Akay’la telefonda konuşan sanatçı Gönül Yazar, “Kendi evimin banyosunda düştüm. Elimde tepsi vardı ve banyoya birşey almak için girdiğimde ayağım kaydı ve çok kötü bir şekilde düştüm. O anda yanımda köpeğim Gizmo’dan başka hiç kimse yoktu. Banyo hemen yatak odamın yanında olduğundan, acılar içinde bağıra bağıra, yerde sürünerek yatak odama gittim. Telefonla yakınlarıma haber verdim ve hastaneye kaldırdılar. Kaburgalarım kırılmış. İç kanama olabilir diye 2 gün hastanede yattım. Kırılan kaburgalarım neredeyse akciğere batmak üzereymiş, çok şükür öyle bir sorun olmadı. Ancak şimdi sırtım da çok ağrı var ve yarın tekrar hastaneye gidiyorum. Bana dua edin.” ifadelerini kullandı.

Gönül Yazar 8. Evliliğiyle Sosyal Medyayı Salladı!

Cem Bekar’dan Samimi Açıklamalar

Türk pop müziğinin genç sesi Cem Bekar, farklı yorumuyla son dönemin öne çıkan isimlerinden… ‘Kanıma Dokunuyor’, ‘Perişanım Şimdi’, ‘Tükeneceğiz’ gibi 15 Sezen Aksu şarkısına akustik yorumlar getirdiği ‘Yolculuk’ onun ilk albümü.

‘Yolculuk’ albümünü çıkarmak kolay oldu mu?

Olmadı. Albümde büyük bir emek, inandığım yoldan vazgeçmemek, uykusuzluk, gelecek kaygısı ve gözyaşı var.

Cem Bekar ‘a Büyük Destek

Müzikle ilgilenmeye nasıl başladınız?

Çocukluğumdan beri evde, arabada müzik hiç susmazdı. Bir araya geldiğimizde şarkılar söylenirdi. Lisede gitar ve piyano eğitimi aldım. Sonra da Hafif Batı Müziği Opera ve Şan Ses Eğitimi bölümünden mezun oldum.

Kariyerinizin kırılma noktaları nelerdi?

Babamın kaybından sonra müziğe daha da çok yöneldim. Sonrasında İstanbul’a yerleşme ve yaşama fikri… Son olarak da sektörün mihenk taşlarından Özgür Aras ile yollarımızın birleşmesi var. Albümün prodüktörü kendisi.

Sezen Aksu ile nasıl yollarınız kesişti?

Özgür Aras sayesinde her şey güzelleşti. Bir gece bana “Sezen Aksu şarkıları okumak ister misin” dedi. Heyecandan ne yapacağımı bilemedim ve “Benim için büyük bir onur” dedim. Sezen Aksu şarkıları söylemek kendi benliğimi daha çok görmemi sağladı. Daha çok büyüdüm. Bir okul gibi… Bu albümle kendimi yeni bir okulu kazanmış öğrenci gibi heyecanlı ve mutlu hissediyorum.

Albümün en çok dinlenen şarkılarından biri de ‘Mış Gibi’. Sizin ‘mış gibi’ yaptığınız oluyor mu?

Bundan üç sene önceki yaşamıma dönecek olursak, ‘mış gibi’ yaptığım anlar çok oldu. Ama artık yapmıyorum. Çünkü bu hayattaki en güzel şey nezaket ve samimiyet. Samimiyet hayatıma çok güzel kapılar açtı.

Hande Doğandemir: Tiyatro Yapmak İstediğimden Beni Pek Ciddiye Almadılar

Uzun bir süre sonra röportaj veren güzel oyuncu Hande Doğan Demir “Tiyatro yapmak istediğimim için beni pek ciddiye almadılar” açıklamasıyla gündeme damgasını vurdu. İşte ünlü oyuncunun o röportajı;

Sinemalar kapalıydı, değil film çekmeyi düşünmek, izleyemiyorduk bile. Ama sen ‘Daha İyi Bir Yarın’la film setlerine döndün. Nasıl hissettirdi?

İzlemeyi özlediğim kadar çekmeyi de özlemişim. Sevdiğim senaryo ve ekip olunca da tadından yenmedi.

Neydi tadından yenemeyecek kadar seni etkileyen?

Adı bile umut verici: ‘Daha İyi Bir Yarın’. Emre Kavuk yazdı ve yönetti. Kulağa nahif bir aşk hikayesi gibi gelse de aslında 2060’ta geçiyor. Ama dünyası retro, bütün görselliğinde 1960’lardan esinlenilmiş bir evren var. O açıdan farklı bir iş oldu.

Ne anlatıyor?

Ozan (Yağızcan Konyalı) karakteri sevgilisi tarafından terk ediliyor ve intihar etmeye karar veriyor. Bunun için ‘Yaşam Sonlandırma Merkezi’ne başvuruyor. Çünkü herkesin bir çipi var ve onun kapatılması için bu dünyayla hiçbir bağının kalmaması gerek. Ama Ozan’a “Size aşık biri var” diyorlar. Ozan da o kızı yani benim canlandırdığım Ekin’i bulup aşktan vazgeçirmek için bir yolculuğa çıkıyor. Sonrası çok sürprizli.

Senin daha iyi bir yarınında neler var?

Neler yok ki? Suyumuz bitiyor, ormanlar katlediliyor, türler yok ediliyor, hayvanlar ölüyor… Benim daha iyi bir yarınımda bunlar olmaz, daha iyi bir dünya olurdu. Her canlının değer gördüğü bir dünya olsun isterdim.

2060’ta olmayı ister miydin?

Ben biraz garantici bir tipim. Nasıl olduğunu bilmem lazım. İyiyim şu an.

Filmde 39 yıl sonrasını işliyorsunuz. Peki, yıllar geçiyor, aşk nasıl değişiyor?

En büyük değişim sebebi, teknolojinin gelişmesi. Herkes birbirine ve her şeye daha kolay ulaşabiliyor, aşk daha çabuk tüketilebiliyor. Çok güçlü duygular bir anda başlayıp bir anda bitiyor. Aşk hala kıymetli ama kolay tüketilir bir durumda.

Peki, senin özelinde aşka bakışın nasıl?

Artık aşkın üzerine çok düşünüp çok büyük anlamlar yüklemiyorum.

Neden?

Belki zamanla veya yaşla alakalı olabilir. Tabii hayatınızdaki kişi size huzur veriyorsa aşk şahane bir şey. Ama aşk artık çok büyük eksikliğini hissettiğim bir şey de değil. Benim için sadece hayatın bir parçası.

Ne oldu, aldatıldın mı?

Zamanında aldatılmışımdır herhalde.

İnsan bir anda senin kadar güzel bir kadının aldatılmayacağını düşünüyor. Aldatırlar mı?

Ooo neler yaparlar! Aslında zaman içinde önceliklerin değişiyor. Yaşadığın şeylerden öğrendiğin yeni şeyler oluyor. Seni hayatta başka şeylerin daha mutlu ettiğini anlıyorsun.

Peki aşk mı seks mi?

Hayda! Neler soruyorsun (gülüyor)… Annem, babam okuyacak be Hakan. Aşk de, geç işte.

Mesafeli dursan da sanki flörtöz bir tarafın da var…

Vardır, severim. Dediğin gibi başta beni soğuk bulurlar ama aslında insanlarla kolay iletişim kurarım. O da bana tavır olarak flörtöz bir hava veriyor olabilir. Flörtöz insanları da severim, tatlı bir enerjidir.

35 yaşındasın. Yolun yarısı derlerdi… Senin için ne ifade ediyor?

Gençken yaş alma duygusu korkutucu geliyor. Ama şimdi acayip mutluyum. Bana iyi hissettiren yaşlardayım. Bir kadın için de en güzel yaşlar.

Hakkında ne söylesen şaşırırız?

Çok sakladığım bir tarafım yok, pek şaşırtmam herhalde. Sadece mesafeli ve soğuk görünüyorum. Bunu da herkes söylüyor. Aslında hiç öyle değilim. Herhalde Ankaralı olmaktan geliyor.

Baban banka, annen maliye emeklisi.

Ankaralı memur çocuğu benim işte.

Kulağa çok sıkıcı geliyor…

Evet. Hem de tek çocuk düşün, aşırı sıkıcı gibi. Ama Ankara o kadar güzeldi ki… Çok güzel bir çocukluk ve gençlik geçirdim. Hiç tahmin ettiğin gibi sıkıcı değildi.

Ankara Üniversitesi’nde sosyoloji okumuşsun, bu nereden çıktı?

Ortaokul ve liseyi Fransızca okudum. Orada biraz farklı yetiştiriliyorsunuz zaten. Psikoloji, sosyoloji ve sinemaya o dönem çok meraklıydım. Sosyoloji okursam her ne yaparsam yapayım, benim bir anahtarım olur diye düşündüm. Oyunculukta da bana inanılmaz bir gözlem alanı yarattı.

Peki oyunculuk nasıl girdi hayatına?

Babam, okul bitince çalıştığı bankada işe gireceğim sanıyordu. Ama bir gün aniden “Ben İstanbul’a gidiyorum” dedim.

Ne oldu?

Ne olacak, şoka girdi, bir şey demediler.

Neden İstanbul’a gitmek istedin?

İletişim sosyolojisi çalışıp tezimi sinema üzerine yazdım. Televizyonculuğu öğrenmek için İstanbul’da staja geldim.

O sırada nasıl keşfedildin?

Bir yapım şirketinde çalışmaya başladım. Rejideydim ve editörlük yapıyordum. Konuklarla da ilgileniyordum. Sonra bir arkadaşım “Binada bir işin deneme çekimini yapıyorlar, ne olur git” dedi. ve ilk deneme çekiminde ‘Kahramanlar’ işine seçildim.

Hande Doğandemir kimdir?

“Mutlaka oynamalıyım, yoksa ölürüm” diyenlerden misin?

Yok, niye öleyim, hayatta başka şeyler de yapabilirim. Çalışmayı çok seviyorum ve oyunculukta arada boşluklar olabiliyor; o dönemlerde yeni şeyler deneyebilirim.

Daha İyi Bir Yarın…

Seni televizyon dizileriyle tanıdık. Ama ‘Nuh Tepesi’ filmiyle sanki dümeni festival filmlerine kırdın. Yine ödüllü bir yönetmenle çalışıyorsun. Kariyerinde bir kırılma mı yaşıyorsun?

Aslında bunu çok istedim. Televizyonda iş yapmaktan çok mutluyum ve mesleğimin bir parçası. Hiçbir dalı diğerinden ayırmıyorum. Hepsi benim kariyerim ve oyunculuğumu besleyen şeyler. Ama bir oyuncu olarak yelpazemin genişlemesini, sinema ve tiyatronun biraz daha kariyerimin merkezinde olmasını istedim. Tam da istediğim o yola girdim; bunun için çok emek ve zaman verdim. ve o kapının aralanmış olmasından mutluyum.

Hem televizyon hem festival filmleri yapan bir oyuncu olarak televizyon oyunculuğunun daha kolay bulunmasına, hatta oyunculuk olarak bile görülmemesine ne diyorsun?

Evet, böyle bir algı var. Ben de başlarda tiyatro yapmak istediğim zaman çok ciddiye almadılar.

Neden?

Çünkü seni sadece televizyondaki bir imaj olarak görüyorlar. Bir reklam yüzüsün, romantik komedide oynuyorsun… Bu algı, seni sadece onunla kısıtlıymışsın gibi bir hale getiriyor. Bu algıyı kırabilmek için çok uğraştım ve o yola baş koyunca herkes görüp seni destekliyor.

Hangi alan daha zor?

Oyunculuk mesleğini kalpten icra ediyorsun, hiçbirinin senin için bir farkı olamaz. Aynı ciddiyet ve aynı saygıyla televizyondaki rolü de üzerine giyersin, sahneye de çıkarsın.

‘KORONAVİRÜSÜ NASIL KAPTIM BİLMİYORUM’

“Koronavirüse yakalandığımda kuzenimle beraber yaşıyorduk. Nasıl oldu, nasıl kaptık bilmiyorum. İkimiz beraber yakalandık. Kesinlikle o süreci biriyle geçirmek daha iyiymiş. Kim iyiyse diğerini toparlamaya çalışıyor. Özellikle birkaç gün çok zor geçti. İlaçlara alerjim olduğu için kullanmadım ama destek vitaminler alarak atlattım. O dönem bana sağlığın her şeyden önce geldiğini öğretti.”

Mayolu bir fotoğrafın yayımlandı. Kilona dair acımasız yorumlar aldın…

Bunu yaşayan ilk ve son kişi ben değilim. Bu her yaz, bütün kadın oyunculara yapılan bir zulüm.

Nasıl hissettin?

Ben nasıl göründüğümü biliyorum, sağlıklı ve mutlu bir kadınım. Bir kadın çok zayıf, selülitli, vücudunda çatlaklı ya da kilolu olabilir. Bunun bir suçmuş gibi davranılmasına üzülüyorum. Biz kadın olarak bu kadar zor bir dünyanın içindeyken bizi bir de bedenlerimizle yargılayamazsınız. Artık bunları geçelim. Daha iyileştirici şeyler yapmamız lazım. Beni üzen, bu tip şeylerin sonunda sebep olunanlar…

Nedir onlar?

Bu haberleri gören birçok genç kız var. Kendilerini sadece görünüşleri beğenilmiyor diye çok değersiz hissediyorlar. Oldukları insandan nefret ediyorlar.

12 yıldır hayatımızdasın. Seni yaralayan başka şeyler de yaşadın mı?

İşin başındayken çok yaralanıyorsun. Kendini ispat etmeye, anlatmaya çalışıyorsun. Bir kadın olarak her konuda bu eşitsizliği yaşadığımız için bu mesleki anlamda da evde de sokakta da oluyor. Sadece oyuncu kimliğim değil, bir kadın olarak zor bir dünyada yaşıyoruz.

Oyuncular maruz kaldıkları tacizleri ifade ettiler. O haberleri okuduğunda ne düşündün?

10 kadından 9’u herhangi bir şekilde tacize uğruyor. Konuşanları çok cesaretli buluyorum. Korkutulduk ve sindirildik bu konuda. Kim bilir, nerelerde, neler yaşayan kadınlar ve kız çocukları var!

Sen yaşadın mı?

Maalesef sözlü, fiziksel, psikolojik, toplumda hepimiz bunu yaşıyoruz.

Bikinili Sinem Kobal Güzelliğini Konuşturdu…

0

Oyuncu Kenan İmirzalıoğlu’ nun eşi Sinem Kobal, Kızları Lalin’i kucaklarına aldıktan sonra televizyona ara vermiş, şimdilerde ise yaz tatilin keyfini çıkarırken eşsiz paylaşımlar yapmaya devam ediyor. Ünlü oyuncu yine güzelliğini konuşturdu. İşte Sinem Kobal…

Sinem Kobal İmaj Değiştirdi

Bikinili Sinem Kobal Güzelliğini Konuşturdu…

2016 ‘da dünya evine giren gözde oyuncu ikili Sinem Kobal ile Kenan İmirzalıoğlu, Lalin adını verdikleri kız bebklerini kucaklarına almanın mutluluğunu yaşamışlardı. En son buğday sarısı saçlarını koyu bir tona boyayan Güzel oyuncu Sinem Kobal, yepyeni imajı ile gündeme gelmişti.

Sinem Kobal kimdir?

Takipçileri Mest Oldu…

Bu yazki sosyal medyada yaptığı tatil paylaşımlarıyla takipçileri ile buluşan güzel oyuncudan yeni bir poz daha geldi. Hoş bikinisiyle paylaşım yapan Sinem Kobal, kumsaldaki tarzıyla takipçilerinden övgüler topladı.

Kenan İmirzalıoğlu Kimdir?

İşte Sinem Kobal’ın Farklı Bikinisiyle Verdiği O Pozu;

Sinem KObal'ın Farklı Bikinisiyle Verdiği O Pozu
Sinem KObal’ın Farklı Bikinisiyle Verdiği O Pozu

Kardeşini Toprağa Veren Alişan’ın İçler Acısı Son Hali…

0

Geçtiğimiz hafta Covid 19 sebebiyle yoğun bakımda yatan kardeşi Selçuk Tektaş ‘ı toprağa veren usta şarkıcı Alişan, son yaptığı davranışla yine yürekleri dağladı. O günden bu yana her gün kardeşinin kabrine gidip dua okuyan ünlü türkücü, kardeşini yalnız bırakmadığı öğrenildi. Alişan’ın İçler Acısı Son Hali. İşte Detaylar…

Alişan’ın Eşi Buse Varol’a Dolandırıcı Şoku

Kardeşini Toprağa Veren Alişan’ın İçler Acısı Son Hali…

Ünlü türkücü Alişan ‘ın kardeşi ve menajeri olan 41 yaşlarındaki erkek kardeşi Selçuk Tektaş, geçtiğimiz hafta koronavirüs tedavisi gördüğü yoğun bakımda yaşama gözlerini kapamış, kılınan cenaze namazının sonrasında naşı Feriköy Mezarlığında toprağa teslim edilmişti.

Alişan kimdir?

Buse Varol Kimdir?

Alişan Cenaze Töreninde Perişan Olmuştu…

Kardeşi Selçuk Tektaş ‘ın naşını bir an olsun bırakmayan Alişan, gelen taziyeleri kabul ederken de ayakta durmakta zorluk çekmiş, Kardeşinin cenaze bilgilerinin anonsu yapıldığı sırada kardeşi Selçuk Tektaş’ın isminin okunduğu tam o anda gözyaşlarını tutamamış, tabutuna sarılmıştı…

“Sana Teşekkür Ederim…”

Kardeşi Selçuk Tektaş’ın fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşan Alişan, “Ağabeyim bizi öksüz bıraktın gittin… Sen benim kardeşimdin, neşemdin, arkadaşımdın, sırdaşımdın, her şeyimdin… Ben şimdi sensiz ne yapacağım? 2 çocuğum, 2 yeğenim vardı şimdi 4 çocuğum var artık. Sen rahat uyu; Eyşan’ım, Ceylan’ım, Merve’m bana emanet. Seni çok seviyorum ağabeyim… Yaşadığın sürece beni gururlandırdığın her an için sana teşekkür ederim. Seni bir daha görememek beni delirtiyor olsa da maneviyatını her zaman yaşatacağım Selçuk’um. Seni çok seviyorum, Allah’ım mekanını cennet eylesin inşallah…” demişti.

İşte Alişan’ın Yürekleri Dağlayan Son Hali… 

Alişan'ın Son hali
Alişan’ın Son Hali

 

 

 

 

 

Ece Erken ve Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nun Darp Edildiğini Söyledi Mekandan Jet Açıklama…

0

Ece Erken, eşi ile birlikte Yıldız Tilbe‘nin sahneye çıktığı bir yerde yemek yemişler ve hesap üzerine sitemde bulunduklarını sosyal medyada duyurmuşlardı. Hatta darb edildiklerini belirten Ece Erken’ in bu paylaşımlarının sonrasında adı geçen mekandan da açıklama geldi. Fahiş fiyat aldıkları iddialarına cevap veren yetkililer neler neler söledi? Çarpıcı Detaylar Haberimizde…

Reynmen Ece Erken’e Tazminat Davası Açtı!

Ece Erken ve Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nun Darp Edildiğini Söyledi Mekandan Jet Açıklama…

Geçtiğimiz yıla avukat Şafat Mahmutyazıcıoğlu ile yaşadığı yasak aşkla damgasını vuran ünlü sunucu Ece Erken, yine gündeme yansıdı. Tatil için eşi ile Bodrum’ da gittikleri Yıldız Tilbe’ nin sahneye çıktığı mekanda kavgaya karışmış, ve bu olayınmagazin basınına yansıması sonrasında sosyal medya hesaplarından fahiş fiyat iddialarıyla açıklama yapmışlardı. Ece Erken ve Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nun Darp Edildiğini Söyledi Mekandan Jet Açıklama Geldi…

Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan ünlü sunucu kendilerine yansıtılan 19 bin 250 bin TL’lik hesaba eşiyle birlikte sitem ettiklerinden dolayı darbedildiklerini anlatmıştı.

Aynı Mekandan Jet Hızında Açıklama…

O gece ünlü sanatçı Yıldız Tilbe‘ nin sahne aldığı Yalıkavak Mücver Restaurant ise yaşananların iki misafir arasında oluştuğunu ayrıntılı açıklayarak basına şunları ifade ettiler..

“Tüm Yasal Haklarımızı Kullanacağız”

“Basın Mensuplarının Dikkatine; Dün akşam mekanımızda iki misafirimiz arasında bilinmeyen nedenlerle çıkan sözlü tartışma, üzücü bir arbede ve kavga ile sonuçlanmıştır. Olay daha fazla büyümeden arbedeye müdahale eden güvenlik ekibimiz, tatsız hadisenin taraflarını hızla mekan dışına almış, üzücü hadisenin büyümesine ivedilikle engel olmuştur. Tatsız kavganın mekan dışında da devam edebileceği endişemiz üzerine, Emniyet birimleri bizim tarafımızdan bilgilendirilmiş ve tedbir amaçlı mekana davet edilmiştir……….

“Fahiş Fiyat İddiaları Yalandır”

……..Mesai mefhumu gözetmeksizin çalışan polisimiz, olaya mümkün olan en kısa sürede müdahale ederek yaşanan tatsızlığın başka üzücü olaylara sebebiyet vermemesi için gereken her türlü hassasiyeti ve özveriyi göstermiştir. Tüm bunlara rağmen bazı sosyal medya hesaplarında, bazı internet sayfalarında ve bir takım merdiven altı haber sitelerinde kavganın “fahiş hesap” sebepli olduğu iddiaları bizleri bir kez daha üzüntüye sevk etmiştir. Bu iddia kesinlikle yalandır. Böylesine güdümlü ve mesnetsiz iddialarda bulunmak yerine arzu eden, merak eden herkesle yemekli galalardaki fiyat politikamızı bir kez daha paylaşmaktan mutluluk duyarız. Bizim için bütün misafirlerimiz değerlidir, önemlidir ve eşsizdir… Sezon başından bu yana onlarca sahne performansına ev sahipliği yapan, yüzlerce müzikseveri ağırlamaktan gurur duyduğumuz mekanın bundan sonraki felsefesi de aynı olacaktır. Dün gece yaşanan tatsız hadise ve bugün çeşitli mecralarda ortaya atılan asılsız iddialar ile ilgili tüm yasal haklarımızı  kullanacağımızı ve hukuken konunun takipçisi olacağımızı kamuoyuntüm yasal haklarımızıun bilgisine sunarız” 

Haluk Levent’ in “Elfida” Paylaşımını Okuyanlar Gözyaşlarını Tutamadı…

0

Son dönemlerde pekçok yardım kampanyasında adını hep duyduğumuz ünlü sanatçı Haluk Levent, geçtiğimiz haftalarda her konserinde mutlaka söylediği “Elfida” adlı şarkısının o hüzünlü anısını anlatmıştı. Usta sanatçı, parçanın hikayesine kaynağı olan küçük Beyzanur’un vefatının 15. yıldönümü dolayısıyla duygu yüklü bir mesaj yayımladı. Haluk Levent, kullandığı cümlelerle tüm takipçilerini gözyaşlarına boğdu. İşte Detaylar…

Haluk Levent’ in “Elfida” Paylaşımını Okuyanlar Gözyaşlarını Tutamadı…

Haluk Levent, “Polemikleri bitirmek için bunu paylaştım. Bu konuya açıklık getirmek istedim” demişti ve bugünkü paylaşımında ise 15 yıl evvel hayata gözlerini yuman minik Beyzanur adlı kız çocuğunu andı. Usta sanatçı, “Bugün yıl dönümün. Tam 15 yıl olmuş seni yitireli. Beyza’m, güzelim! Hep aklımda kalacaksın! (Elfida)” paylaşımını yaptığında sanatçının bu paylaşımı takipçilerini alt üst etti.

İşte Haluk Levent’ in “Elfida” Paylaşımı…

Haluk Levent' in "Elfida" Paylaşımı
Haluk Levent’ in “Elfida” Paylaşımı

Haluk Levent Elfida’ nın Hikayesini Anlattı…

Haluk Levent, Twitter hesabında ‘Elfida’ adlı parçasının hikayesini şöyle paylaşmıştı;

“Son dönemlerde Elfida şarkısı üzerinden çok konuşuldu. Polemiklere girildi. Hala Twitter’da Elfida’nın bir genç kız olduğu vs. türlü türlü şeyler söyleniyor. Bu konuya açıklık getirmek istedim. Birincisi Elfida ismi sonradan verilmiş bir isim. Adı Beyzanur kızımızın. 4 yaşlarındayken tanıştım bu kızımızla. Babası Murat Çelik bir emekçiydi. Kızın amansız hastalıkla mücadele için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ‘ne gidiyordum. Doktorlarla görüşüyordum. Detayları burada anlatmak istemiyorum ama çok uğraştık….

“Elfida Beyzanur İsimli Bir Kız Çocuğu İçin Kaleme Alınmış…”

…Bir gün doktorların odasındaydım ve doktorlardan biri bana dedi ki: ‘Haluk Bey, bu kızı gözden çıkartın.’ Yanımda da müzisyen arkadaşım Emrah Aydoğdu var. Emrah, ‘Gözden çıkarılan kadın anlamı Osmanlıca’da Elfida.’ dedi. Belki tam birebir anlamı olmuyordu ama bir kavram olarak çok uyuyordu. Tabii biz birbirimize sarılıp ağladık. Gerçekten Beyzanur’u çok seviyordum….

“O Zamanlar 8 Yaşındaydı”

….Ve oturdum şarkıyı yazdım. Sevgili Emrah Aydoğdu da elinden geleni yaptı. Sözlerinde düzenlemeleri yaptık ve Ömer Faruk Güney’in de müziği vardı. Bu şekilde Beyzanur’un son günlerinde ona şarkıyı söylüyordum ama kendisi olduğunu bilmiyordu Elfida olarak biliyordu. Tabii küçük bir çocuktu son zamanlarında 8 yaşındaydı…..

….O dönem de şirketlerim batmış, sözlerdeki Omzumda iz bırakma yüküm dünyaya yakın şunu ifade etmek içindi. Ya zaten dünya kadar batmışım, sıkıntılıyım, Beyza’cığım ne olur bari sen gitme demek içindi. O sözlerdeki yüzyıllardır sarılmamış kolların cümlesi, anne ve babası gece gündüz nöbetteydiler. Beyzanur’un kırılganlığından hasta yatağından dolayı sarılamıyorlardı. Gerçekten sarılabildiklerini görmedim. Sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu sözleri ise Beyzanur’un gerçekten hep yağmurlu gözleri vardı hayata tutunmaya çalışan…

“Adını Elfida Koyun.” Dedim…

…..O dönemde hastane personeline Bakırköy’de bir konser verdim. Beyzanur’a iyi baksınlar diye onların gecesine katıldım. O gece evden başka bir yere kaldırılan Beyzanur’u kaybettik. Ardından anne ve babasından rica ettim. Yıllardır Beyzanur’un babasıydınız. Evet kızımızı kaybettik. Lütfen bir çocuk daha yapın dedim. Aradan bir yıl geçti beni aradılar. Haluk Abi bir kız çocuğumuz oluyor. “Adını Elfida koyun.” dedim ve kızları oldu. Adı Elfida. Şu anda o Elfida belki de 8-9 yaşlarında ve bir okulda okuyor. Ablasının ismini taşıyor…….

“Ailesi Beni aradı, Çok Özür Diledim.”

…..Bu şarkıyı o dönemlerde söylerken birçok kişi söyledi. Ben bu şarkıyı ticari amaçla kullanmak ve vermek istemedim ve vermedim de. Bu başka bir şeydi. Bir Akdeniz Akşamları faciası daha yaşamak istemiyordum. Biliyorsunuz Akdeniz Akşamları muazzam bir şarkıdır aslında. O dönemin bir öyküsüdür ama herkes okuya okuya artık içimizden gelmeyecek hale geldi. Elfida’nın öyle olmasını istemiyordum o çok özel bir şarkıydı ama ben yurtdışındayken benim bilgim dahilinde olmadan Ankara’ dan bir müzisyene verilmiş şarkı. Çok üzüldüm ve kızdım. Ailesi beni aradı, çok özür diledim. Vermeme kararı aldık şarkıyı. Burada ailesinin de çok mücadelesi oldu Beyzanur ile ilgili ve tekrar hayata döndürülmesiyle ilgili. Onların acılarını hep paylaşmaya çalıştım. Kısacası Elfida’nın öyküsü bu. Başka hiçbir öyküsü yok. Net, düz, sade…”

 

 

Ada Masalı 6. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Poyraz Haziran’a Aşık Oluyor!

0

Star Tv’nin sevilen dizisi Ada Masalı, 6. yeni bölümüyle 27 temmuz salı günü ekrana gelecek. Dizinin son bölümünde; Haziran’ın konuşmalarından sonra Poyraz’ın babaannesi uyanır. Poyraz, babaannesinin uyanmasında Haziran’ın uğuruna inanır. Ona karşı minnet duyar. Hakan, Haziran’ın sırrını açıklaması için bir oyun oynar. Haziran ise, içindeki sırrın ağırlığını artık taşıyamaz duruma gelir. Ada Masalı 6. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. Poyraz, Haziran’a aşık oluyor.

Salı Dizileri 2020

Poyraz Haziran’a Aşık Oluyor!

Ada Masalı 6. bölüm 2. fragmanında; Poyraz, bir kamp düzenliyor. Haziran, önce gitmek istemiyor. Ama İdil’in de gittiğini duyunca Poyraz’ı ondan kıskanıp kampa katılıyor. Poyraz, artık Haziran’a olan duygularını gizlemek istemiyor ve onu öpüyor.

İşte Ada Masalı 6. bölüm 2. fragmanı….

ADA MASALI 5. BÖLÜM ÖZETİ!

Haziran, üzülerek adayı terk etmek için vapura biner. Poyraz, vapur kalkmadan yetişip Haziran’ın kalmasını ister. Haziran, onun kendisinin neden kalmasını istediğini merak eder. Onun kendisinden hoşlandığını itiraf etmesini bekler. Ama Poyraz, onun halkla ilişkilerden iyi anladığı için kalmasını istediğini söyleyip geçiştirir.

İdil, ada halkına lokma dağıtmaya devam ederken Haziran’ın kaldığını öğrenir. İyice sinirlenen İdil, o otelin açılmaması için hinlik düşünmeye başlar. Otelde bir konser düzenlenir ve odaların hepsi fazlasıyla satılır. Hatta o kadar istek olur ki Görkem, arayanların bazılarını geri çevirmek zorunda kalır.

Zeynep, Görkem’in ve Haziran’ın adada olduğunu anlayıp çat kapı gelir. Küs olduğu kız kardeşinin Haziran’ın aklını çeldiğini düşünür. Onunla konuşup adadan götürmek ister. Ruhsat için mutfağa denetimci gelir. Haziran, tüm kontrolleri yapar.

İdil ise, Sadık’tan böcek bulmasını ister. O böcekleri alıp otelin mutfağına koymaya çalışırken Hakan’a yakalanır. Hakan, İdil’e yardım ediyor ve böcekleri mutfağa kendi elleriyle bırakır.

Haziran, İdil giderken elindeki kutuyu çöpe attığını görür. Denetimci gelip böcekleri görür ve ruhsatı vermez. Haziran, İdil’in yaptığını anlayıp onunla konuşmaya gider. Onun yaptığını bildiğini ve Poyraz’ın otele verdiği emekten bahseder.

İdil, Poyraz’ı umutsuzca düşünürken görüp üzülür. Babasıyla konuşup ikinci denetimi hızlandırır. Ruhsat alınıyor. Buray, konser için adaya gelir. Ada halkı Buray’ı görmek için otelin önüne yığılır.

Poyraz, Haziran’ı adanın görülmeye değer yerlerini gezdirmeye götürür. Haziran, orada Poyraz’ın bir özelliğini daha öğrenir. Onun profesyonel fotoğraf çektiğini görünce ona daha da hayran olur.

Buray’ın gitaristi adayı gezmeye çıkar. Yediği kurabiyelerden sonra fenalaşır. Hemşire olan İdil, onunla bizzat kendisi ilgilenir ve Haziran’a onun konsere çıkamayacağını söyler. Haziran, ne yapacağını düşünmeye başlarken Poyraz’ın o işi hallettiğini öğrenir.

Otelin açılış günü gelir. Buray’ın gitaristi olarak Poyraz sahneye çıkar. Haziran, Poyraz’ın bir özelliğini daha öğrenip ona hayran olur. Haziran, Poyraz’ın babaannesine yaptıklarını itiraf ederken o uyanır. O sırada Poyraz gelir ve Haziran’a neden pişman olduğunu sorar.

Ada Masalı 6. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Poyraz Haziran’ın Uğurlu Geldiğini Düşünüyor!