Ana Sayfa Blog Sayfa 3114

Yasak Elma’nın Çekimleri Başladı! Müjde Onur Tuna’dan Geldi…

0

Geçtiğimiz sezona damgasını vuran diziler arasında yer alan “Yasak Elma” dizisi, muhteşem sezon finali ile ekrana ara vermişti. Fakat dizi sezon arasına girmesine rağmen, gündemden hiç düşmedi. “Yasak Elma” dizi oyuncusu Talat Bulut’un set çalışanı genç bir kızı taciz ettiği iddiaları sonrasında açılan soruşturmada takipsizlik kararı verilmişti. Savcılığın kararını bekleyen yapımcı Fatih Aksoy’un, Talat Bulut’un Yasak Elma dizisine devam edeceği kararı ise birçok eleştiriye neden olmuştu. Dizinin yeni sezon çekimleri askıda haberleri gündemde yer alırken, dizi ile ilgili müjdeyi oyuncu Onur Tuna verdi. İşte Detaylar…

Talat Bulut’un Kızından ‘Taciz’ İsyanı

Yasak Elma Dizisinin Yeni Sezon Çekimleri Başladı Mı?

Geçtiğimiz sezona damgasını vuran Yasak Elma dizisi, başarılı oyuncuları ile dikkat çeken projeler arasında yerini aldı. Fox TV’de yayınlanan Yasak Elma dizisinin dikkat çeken isimlerinden biri de Alihan karakterini oynayan Onur Tuna oldu. Onur Tuna yakışıklılığı ve başarılı oyunculuğu ile dikkat çekmeyi başardı. Yasak Elma dizisinin yeni sezon çekimleri ne zaman başlayacağı sıkça gündemde yer alırken, Yasak Elma dizi oyuncusu Onur Tuna’dan müjdeli haber geldi. İşte Detaylar…

Onur Tuna Kimdir?

Onur Tuna’dan Müjdeli Haber…

Fox TV’nin sevilen dizisi Yasak Elma’dan bayram sonrası beklenen müjdeli haber geldi. Dizide Alihan karakterine hayat veren Onur Tuna, instagram hesabından müjdeli haberi takipçileriyle paylaştı. “Alihan is back” (Alihan geri döndü) notuyla bir fotoğraf paylaşan Onur Tuna, Yasak Elma izleyicisine müjdeli haberi verdi.

İşte Onur Tuna’nın paylaşımı:

 

 

Çağatay Ulusoy’a Sert Tepki!

0

Çağatay Ulusoy’a sert tepki! Başarılı oyunculuğu ve yakışıklılığı ile 7’den 70’e herkesin gönlünde taht kuran oyuncu Çağatay Ulusoy, bu sefer faka bastı! Ünlü oyuncu Çağatay Ulusoy, sosyal medyadan yaptığı hangi paylaşımı ile sert tepki aldı? İşte haberimiz hakkında merak edilen tüm detaylar…

Çağatay Ulusoy’un Teknesindeki Meçhul Güzel Kim?

Çağatay Ulusoy’a Sert Tepki!

Çağatay Ulusoy’a sert tepki! Başarılı oyunculuğu ve yakışıklılığı ile son senelerin en gözde isimlerinden biri olan Çağatay Ulusoy, sosyal medya hesabından yayınladığı bir gönderi ile tüm eleştiri oklarını üzerine çekti.

Çağatay Ulusoy’un sevgilisi Duygu Sarışın tek başına tatilde

Sosyal Medya Paylaşımı Ters Tepti

Bayramın ilk günü sosyal medya hesabından bir fotoğrafı ile birlikte ‘İyi bayramlar’ mesajını yayınlayan ünlü oyuncu Çağatay Ulusoy, hem sosyal medyada hem de yazılı basında büyük tepki gördü.

Üzerinde dalış kıyafeti, bir elinde zıpkın ve diğer elinde büyük boy bir kılıç balığı ile çekildiği fotoğrafını paylaşan Ulusoy’a en büyük tepkilerden birini ünlü gazeteci Cengiz Semercioğlu verdi. “Avlamak yerine fotoğraflarını çek balıkların… Zıpkının tetiğine basacağına, deklanşöre bas…” diyerek köşesinde bir yazı kaleme alan Semercioğlu, Çağatay Ulusoy hakkında şunları dedi:

Zıpkının Tetiğine Basacağına, Deklanşöre Bas

Çağatay Ulusoy bayramın ilk günü Instagram sayfasında, avladığı bir balığın fotoğrafıyla birlikte “İyi bayramlar” mesajı paylaştı…

Üzerinde dalış kıyafeti, belli ki tüple dalmış ve elinde kocaman bir zıpkın…

Vurduğu balıkla birlikte fotoğrafını koymuş.

Özellikle bu fotoğrafı koymasının nedeni var; vurduğu balık öyle böyle değil, büyük bir kılıç balığı…

Dev bir zargana olduğu yazıldı haberlerde ama sordum prehistorik kılıç balığı diyor buna balıkçılar.

İster zargana ister kılıç fark etmez, önemli olan sol elindeki balıktan çok sağ elinde tuttuğu dev zıpkın zaten…

Belli ki dipte saatlerce kovalamış, takip etmiş, pusuya yatmış, punduna getirip elindeki zıpkınla göğsünden vurmuş balığı…

Zıpkınla balık avlamanın etik olup olmadığı her zaman tartışılan bir konudur.

Ben etik olmadığını düşünenlerdenim…

Kayalıklardaki balığı da avlayan var, yuvasına kadar gidip evinde balığı vuran da, açık denizde kovalayıp vuran da…

Ayrıca bu mevsim pek çok balığın olduğu gibi zargana ve kılıç balıklarının da üreme dönemidir…

Kılıç balığı Akdeniz’de haziran-eylül arasında ürer…

Çağatay Ulusoy bu dev balığı zevki için vurmasa üreyecek, denizlerde balıklar çoğalacak, belki seneye çok daha fazla kılıç balığı olacaktı denizlerimizde…

Oltayla ya da ağla avlanmak bile zıpkınla avlanmanın yanında etik kalıyor.

Oltayı sallarsın, balık gelirse yakalarsın…

Zıpkınla avlamak ise pusu kurmaktır, balığı doğal ortamında orantısız bir güçle yok etmektir…

Av yasağı devam ediyor denizlerimizde, Çağatay Ulusoy ise yakaladığı dev balıkla zafer pozları veriyor…

Dalış yapmanın en güzel yanı canlıları doğal ortamlarında izlemek, görmektir…

Onları vurmak değil…

Madem dalışa ve balıkları takip etmeye bu kadar meraklısın Çağatay, sana bir tavsiyem var…

Avlamak yerine fotoğraflarını çek balıkların… Zıpkının tetiğine basacağına, deklanşöre bas…”

Cem Yılmaz’a MFÖ Gurubundan Eleştiri! Bize İhanet Ettin…

0

MFÖ grubu önceki akşam Bodrum Antik Tiyatro’da sevenleri ile buluştu. Grubu dinlemeye gidenler arasında Cem Yılmaz ve Defne Samyeli çifti de vardı. MFÖ, gurubunun ünlü şovmen Cem Yılmaz’a sözleri ise geceye damgasını vurdu. İşte Detaylar…

Cem Yılmaz’dan Şaşırtan Açıklama!

Bize İhanet Ettin…

Bayramı Bodrum’da geçiren Cem Yılmaz ve Defne Samyeli, ilişkilerine dolu dizgin devam ediyor. Önceki akşam MFÖ’nün Bodrum’daki konserini izlemeye giden ünlü çift, koruma ordusu görüntüleri ile gündemde birçok eleştiriye maruz kalmıştı. Yakın arkadaşı Cem Yılmaz’ın seyirciler arasında olduğunu gören Mazhar Alanson, konser boyunca sık sık ünlü komedyene takıldı ve komik anlar yaşandı. Gecenin sonlarına doğru da ona “Kenan Doğulu ile birlikte çalıyorsun, bunu ihanet kabul ediyorum” diye seslenip sahneye davet etti. Sahneye çıkan ünlü şovmen Cem Yılmaz, “60’tan 2018’e gençlerin ümidi oldular. Hani söylerler ya Mazhar, Fuat, Özkan. Biz onları bu kadar zannederiz. Alakası yok. Bir bu kadar da yerin altında” diyerek komik anlara sahne oldu…

Mashar Alanson Kimdir?

Fuat Güner Kimdir?

Özkan Uğur Kimdir?

Cem Yılmaz, “Ele Güne Karşı” şarkısını MFÖ ile birlikte seslendirdi…

MFÖ grubu Bodrum Antik Tiyatro’da muhteşem konseri ile izleyenleri adeta büyüledi! MFÖ gurubunun konseri sırasında ünlü şovmen Cem Yılmaz, darbukayı eline aldı ve muhteşem dakikalar yaşattı. Çok geçmeden ondan vazgeçip baterinin başına geçen ünlü şovmen Cem Yılmaz, “Ele Güne Karşı” şarkısını MFÖ ile birlikte seslendirdi. Finalde ise grubun yeni üyesi olmaya aday olduğunu dile getirerek, izleyenlerden bolca alkış aldı. Ünlü şovmen Cem Yılmaz, Defne Samyeli ile evlilik planları yapmaya başladıkları iddiasıyla ilgili “Öyle bir şey yok şu an” diyerek iddiaları yalanladı…

Defne Samyeli kimdir

Cem Yılmaz kimdir

Cem Yılmaz’a 18+ Kuralı…

Aleyna Tilki,Teklifleri Reddetti!

0

Her yaptığı olay olan ve sahnelerde en çok talep gören genç şarkıcı Aleyna Tilki, gündemde sık sık yer alıyor. Aleyna Tilki son olarak iki saatlik plaj konseri için, 100 bin lira teklife olumsuz yanıtı ile konuşuluyor. İşte Detaylar…

Aleyna Tilki’den Çarpıcı Paylaşım!

Aleyna Tilki, Plaj Konserlerine Olumsuz Bakıyor…

Genç yaşına rağmen milyonlarca kişi tarafından sevilerek takip edilen Aleyna Tilki, kazandığı ücretler ise dudak uçuklatıyor. Gündemden hiç düşmeyen genç yıldız Aleyna Tilki, yaptığı sosyal medya paylaşımları ile çok konuşulmayı başarıyor. Şu sıralar ise konserden konsere koşan Aleyna Tilki, hayranlarından yoğun ilgi görüyor. Ünlü şarkıcı Aleyna Tilki’nin diğer ünlülerin modası olan plaj konserlerine çıkmaması ise dikkat çekiyor. Genç şarkıcı Aleyna Tilki son olarak iki saatlik plaj konseri için, 100 bin lira teklife olumsuz cevabı ile konuşuluyor. İşte Detaylar…

Aleyna Tilki kimdir?

Aleyna Tilki, İki Saat İçin 100 Bin Lira Teklifi Reddetti…

Genç şarkıcı Aleyna Tilki, plaj konserlerine çıkmamakta kararlı görünüyor. Demet Akalın, Berkay ve Kerimcan Durmaz gibi isimlerin çıktığı Bodrum Yalıkavak’taki bir beach club’dan Aleyna Tilki’ye bayramda sahneye çıkması için teklif geldi. Fakat ünlü şarkıcı Aleyna Tilki, teklife sıcak bakmadı. Genç şarkı Aleyna Tilki’nin bu teklifi reddettiği ortaya çıktı. İki saat için 100 bin lira teklife olumsuz yanıt veren Genç yıldız Aleyna Tilki, “Ben beach’lerde sahneye çıkmıyorum” demiş…

Aleyna Tilki dansı konserin önüne geçti!

İki Kez Hatim İndirdim Ama Deist Oldum!

0

İki kez hatim indirdim ama deist oldum! Bir zamanların en çok konuşulan ekran yüzlerinden birisi olan hangi ünlü deist olduğunu açıkladı? 32 yaşında, şöhret iğrenç diyerek her şeyden elini ayağını çeken ünlü isim şimdi neler yapıyor? İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz her şey…

İstanbul’u Terk Etti, Marmaris’e Yerleşti

80’li ve 90’lı yıllara yakışıklılığı, rol aldığı dizileri, sunduğu programları ile damga vuran Tarık Tarcan, uzun süren sessizliğini bozdu. 32 yaşına geldiğinde şöhreti iğrenç bulduğunu ve her şeyden bu yüzden elini ayağını çektiğini söyleyen Tarık Tarcan, İstanbul’u terk ederek Marmaris’de yaşamaya başladı. Posta Gazetesinden Alev Gürsoy’a bayrama özel bir röportaj veren Tarcan, çok samimi itiraflarda bulundu. İşte Tarık Tarcan’ın merakla beklenen o röportajı…

Ayda 1.500 Lira Harcıyorum Cebimde 50 Lirayla Geziyorum

“■ Bir bayramı daha geride bıraktık, nasıl geçirdiniz? Siz de “Nerede o eski bayramlar” diyenlerden misiniz?

Çocukluğumuzda bayramlar gerçek değerindeydi. Küskünler barışır, küçükler büyüklere giderdi. Şimdi bayramlar anlamını kaybetti. Sadece tatile döndü. Ülke o kadar mutsuz insanlarla dolu ki eskiyi özlüyoruz hep. Eskiden basit hayat ve mutluluklar vardı. Şimdi yok.

■ Herkeste eskiye bir özlem var. Sizce neden böyle?

Çünkü bizler başka zamanların insanıydık. O zaman her şey daha samimi, daha gerçekçiydi. Şimdi yapay ve yüzeysel. Mesela insanlar sürekli eski filmleri izlediklerini söylüyorlar. Çünkü eskiden sıcaklık, iyilik, güzellik vardı. Sanatçı topluma, toplum da sanatçılara saygılıydı. Şimdi sadece artistler ve şöhret var. Bir günlük şöhretle sanatçı olunmuyor. Ben 60’a yakın dizi ve film çektim. 2 bin 500 kadar program yaptım. 100 kadar reklam çektim. 30 yıl mankenlik yaptım. Dünyanın her yerinde ülkemizi temsil ettim. O dönemlerin yaşam tarzlarını şimdi göremiyoruz.

Trump Diye Bir Ruh hastası Çıktı, Hiçbir Ahlaki Değeri Tanımıyor

Çok iyi gözlem yaparım. Her şey din, iman, para oldu. Sadece Türkiye değil, dünya da bunu yaşıyor. Trump diye bir ruh hastası çıktı. Trump, hiçbir ahlaki değeri tanımıyor. Her şeyi para üzerine kuruyor. İstediği her şeyi faşistçe yapıyor. Bakın ben Bozburun’da yaşıyorum. Herkes birbirine miras yüzünden küsmüş. Kendi akrabalarımda bile bu var. Aynı annenin sütünü emiyorsun ama işin içine para girince küsülüyor. Sosyolojide, “Bir toplumu bozmak istersen dilini, dinini, kültürünü boz” derler. Ülkemizde de her şeyi bozdular. Bizim de her şeyimizi bozdular. Ne kültür ne de ahlak kaldı. Ben iyimser değilim.

‘BİR TOPLUMU BOZMAK İSTERSEN DİLİNİ, DİNİNİ, KÜLTÜRÜNÜ BOZ DERLER. BİZİM DE HER ŞEYİMİZİ BOZDULAR’

İki Kez Hatim İndirdim Ama Deist Oldum

■ Bu karamsarlık niye?

Çünkü iyimser olacak bir tablo göremiyorum. Siyasetle yatıp siyasetle kalkar oldu herkes. Bu yanlış, doğru değil.

■ Böyle diyorsunuz ama sanatçılar da siyaset hakkında konuşmaya çok istekli gibiler…

Çok yanlış. Sanatçı halkındır, bir görüşü olabilir ama bunu insanın gözüne sokup kendisini seven insanları küstüremez. Sanatçı her tarafa eşit bakıp eğriyi doğruyu söyleyendir. Ben de taraf olsaydım bütün dizilerde oynardım. Ama hiçbir tarafa ait olmadım. Ne A partisine ne de B partisine. İşte bu yüzden de dışlandım, bugün buradayım. Sanatçı sağcı, solcu, ocu, bucu olmaz. Sanatçının Türkiye gibi ülkelerde hangi takımı tuttuğunu bile söylememesi gerekir. Ben siyaset sevmem. Cumhuriyet’e, demokrasiye, çağdaşlığa, hukukun üstünlüğüne inanırım. Atatürkçüyüm.

■ İnançlı mısınız?

Benim annem hacıdır, ben iki kez hatim indirdim. Bütün dinleri çok iyi bilirim ama artık deist oldum. (Deistler yaratıcıya inanır ancak tüm dinleri reddeder)

En zenginler Kapımıza Şoför Gönderirlerdi

■ Bir dönem en popüler isimlerden biriydiniz. İyi para kazanabildiniz mi?

Kazanamadım. 2000 program Çarkıfelek sundum. Bugünkü parayla bölüm başına 500 lira alıyordum. Şimdikiler çok kazanıyor. Türkan Şoray’ın, Hülya Avşar’ın ilk dizisini birlikte çektik. Seda Sayan, Muazzez Ersoy, Gülşen Bubikoğlu, Ediz Hun gibi isimlerle birçok dizi çektik. Şimdi ben dizilerde oynasam alacağım para ancak 15 bin lira olur. Mankenlik yaptığım zamanlar İstanbul’un en zengin abileri elimizi cebimize sokturmazdı. Çünkü beğendiği mankenlerle onları tanıştırmamız için peşimizden gelirlerdi.

■ “Jigololuk yapsaydım milyoner olurdum ama bizim karakterimize yakışmazdı” diyen mankenler de vardı…

Doğru. İsim veremem ama Türkiye’nin en zengin kadın ve erkekleri kapımıza şoför gönderirdi. Yapan arkadaşlarımız da oldu ama hepsi yok oldu. Bir gün bir yerde söylerler, ayağın kayar. Mankenlik yaptığım zamanlarda işe dolmuşla gider gelirdim. Bir senelik manken arkadaşlarım cipe binerlerdi. İnsanlar her şeye sahip olmak ve güzel yaşamak istiyor. Kendinden ödün veriyorlar. Biz bunu yapmadık. Yoksa çoğundan çok yakışıklı, çoğundan çok başarılıydık. Ama karakter sahibiysen adam gibi davranıyorsun. Öyle olunca da bir yere gelemiyorsun.

■ Şimdi nasıl geçiniyorsunuz?

Çok paralar kazanmadım. Şerefimle yaşayacak parayı kazanmayı ölçü edindim. Onu da becerdim. Ayda yaklaşık 1.500 lira harcıyorum. Cebimde 50 lirayla geziyorum. Evim, arabam, küçük bir teknem var. Her şeyim var ama küçük.

■ Vaktinizi nasıl geçiriyorsunuz?

Yelkencilik yaparken Bozburun’u keşfettim. Beş sene kirada oturdum. Sonra yer aldım, ev yaptım. Kaçak bina diye cezalar yedim. İmar barışı ile evin de yeri kurtulmuş oldu. 10 yıldır buradayım.

‘TÜRKİYE GİBİ ÜLKELERDE SANATÇININ HANGİ TAKIMI TUTTUĞUNU BİLE SÖYLEMEMESİ GEREKİR’

Bu Sektörde Ruhum Çürüdü İnsanlara Güvenim Yok Oldu, Evlenemedim

■ Siz çok yakışıklı bir adamdınız. Hiç bedel ödediniz mi?

Ödemez olur muyum! Büyük bedeller ödedim ben bu sektörde. Kokuşmuşluk diz boyuydu. Yakışıklı, sağlıklı, boylu boslu, spor altyapılı insanlarız. İçinde aşk, sevgi, saygı olmayan çok insanla karşılaşıyorsun. Yaşıtın ya da senden büyük hanımlarla ilişki yaşıyorsun. Ruhun çürüyor. Bunlar birçok değeri yüreğinden götürüyor. 60 yaşına geldim. Birkaç kez evliliğin ucundan döndüm. Evlenemez oldum. Çünkü inancımı kaybettim.

■ Kadınlara mı yoksa hayata olan inancınızı mı kaybettiniz?

Çok çirkin ilişkiler yaşadım ve ilişkilere olan inancımı kaybettim.

■ Tek gecelik ilişkilerden mi bahsediyorsunuz?

Evet. İsmini bilmezsin. Sabah uyanırsın. Herkes işine döner. Müjdat Gezen’e “Çok çapkınsın, birlikte olmadığın kadın kalmadı” derler. O da “Ben çapkın değilim. Çapkın kadınlara hiç hayır diyemedim” der. Benim de mantığım biraz böyle. Kadın isterse her şey olur. Kadın istemezse erkek hiçbir şey yapamaz. Seçen, oluşturan, geliştiren sadece kadındır.

■ Çok aşık oldunuz mu?

Aşık olduğum çok özel kadınlar da oldu. Aldattım, yakalandım. ‘Şimdiki Aklım Olsaydı’ diye bir televizyon programıyapmak istemiştim ama yaptırmadılar. Bugünkü aklım olsa bu kadar çok ilişki yerine sağlıklı ve uzun ilişkiler yaşamayı tercih ederdim. Hiç olmazsa ruhum çürümezdi.

■ Evlenmiş olmak ister miydiniz?

Dünyaya bir daha gelsem yine evlenmem yine çocuk yapmam. Çocuk olunca dünyaya bir sorumluluk getiriyorsun ve o mutsuz olunca bunun vicdanı seni yok ediyor. Ben istemedim.

Şöhret İğrenç Bir Şey, Ben de Şöhreti Taşıyamadım

■ En popüler olduğunuz dönemde şöhretin büyüsüne kapıldınız mı? Hiç kapılmadım. Şöhret olmayı da hiç sevmedim. Zaten şöhreti de taşıyamadım. Ben doğal bir halk adamıyım. Erken yaşta şöhret gömleğini çıkardım. İstanbul’dan Antalya’ya 32 yaşında yerleştim.

■ Neden o kadar erken inzivaya çekildiniz? Keşke mücadele etseydiniz…

Kimse inanamadı. Bu hayat felsefesiyle ilgili bir şey. Şöhret denen iğrenç şeyle birlikte çevrendeki her şey suni oluyor. Kötü giyinemezsin, kötü söz söyleyemezsin, pazarlık yapamazsın… Hayat bir daha gelmeyecek. Ben Osmanlı ailesi çocuğuyum. Doğru büyütüldüm. Hayatımda içki, sigara içmedim. Spor adamıyım. Fizyoterapistim.

■ Şöhrete neden iğrenç diyorsunuz?

Kimlerle nelere katıldım bir bilseniz. Şoke olursunuz. Söyleyemem ama bir kere giderdim, ne olduğunu öğrenmek için. Sonra bu nasıl insanlık, hayat diye nefret edersin o ortamdan. Ben Anadolu çocuğuyum. İstanbul’a spor akademisinde okumaya geldim. Okul bitti. Vakko’nun seçmelerini kazandım ve manken oldum. Popülerdim. Talep görüyordum.

■ O yaşantı sizi şımartmadığı gibi tatmin de etmemiş anlaşılan.

Hiç cezbetmedi. Ben mutluluğu, isteklerimi aramakta değil azaltmakta buldum. Minimalist hayatı benimsedim. Ufak ve basit yaşamayı seviyorum. Hep küçük evlerde oturdum.

■ Mesleğinize küstünüz mü?

Küsmedim. Düzgün, ayakları yere basan bir proje olursa neden olmasın? Ama zaten yapımcılar da eskisi kadar aramıyorlar. En son Demet Akbağ ile Çağan Irmak’ın bir filminde oynadım. Çağan “Abi beş dakikalık bir rol yazdım. Oynar mısın?” dedi. “Neden oynamayayım oğlum?” dedim. Para bile konuşmadım.

■ Nasıl bir proje gelse oynamak istersiniz?

Dizici değilim. Jönlük yaşımızı geçtik. Karakter olayına girmemiz lazım. Bunu piyasa bilmediği için “Bu yıllarca başrol oynadı. Şimdi çağırırız ama kabul etmez” diye düşünüp eskisi kadar aramıyorlar. Bu kadar iş yapmış bir adam olarak davet edilmem gerekiyor ama kimse çağırmıyor. Umre’ye gitsem her programa çağırırlar

Erkenci Kuş’un Yıldızı Can Yaman’a Teklif Yağıyor!

0

Yaz sezonuna iddialı giriş yapan Erkenci Kuş dizisi izleyicilerden tarafından yoğun ilgi görüyor. Demet Özdemir’le başrolü paylaştığı Erkenci Kuş dizisi, Can Yaman’a çok iyi geldi. Ünlü oyuncu Can Yaman’ın yıldızı bir anda parladı ve 1 haftada 6 ayrı yapım firmasından teklif aldı. İşte Can Yaman ile ilgili detaylar…

Can Yaman’ın takıntısı varmış! Peki o ne?

Erkenci Kuş, Can Yaman’a çok iyi geldi…

Erkenci Kuş dizisinin yıldız karakteri Can Yaman Erkenci Kuş ile yükselişini sürdürüyor. En son Dolunay dizisinde fiziği, görünümü ve oyunculuğu ile büyük bir ilgi gören Can Yaman bu dönem ise Erkenci Kuş ile ekranlarda fırtınalar estiriyor. Yaz döneminin en iddialı dizilerinden birisi olan Erkenci Kuş, Can Yaman’ın kariyerine de çok iyi geldi. Dizinin yeni yayın döneminde devam edip etmeyeceği netlik kazanmadığı halde Can Yaman’a yeni projeler için adeta teklifler yağıyor…

Can Yaman kimdir?

Can Yaman’a Teklif Yağıyor…

Boks ve crossfit gibi farklı spor çalışmaları yaparak fiziğini koruyan ve kasları ile dikkat çeken Can Yaman dizide yakaladığı popülerlikle, kariyerinde hızla ilerliyor. Son dönemde Erkenci Kuş dizisindeki başarılı oyunculuğu ile dikkat çeken isimlerden Can Yaman, gündemde çok konuşulur oldu. 1 haftada 6 ayrı yapım firmasından astronomik teklifler alan oyuncu Can Yaman, “Projeleri değerlendiriyorum ama açıkçası gönlümde yatan sinema filmi.” diyerek açıklamada bulundu…

Can Yaman Ve Demet Özdemir’in Oynadığı Erkenci Kuş Dizisinin Konusu Ne?

 

Keşke Hiç Büyümeseydik Dizisinin Tanıtımı Ağlattı!

0

Keşke Hiç Büyümeseydik dizisinin tanıtımı ağlattı! Önümüzdeki sezonda Show tv ekranlarında başlayacak olan Keşke Hiç Büyümeseydik dizisi 2. tanıtım fragmanı ile ağlattı. Merakla beklenen dizinin 2.tanıtımında neler oluyor? Dizinin konusu nedir? İşte haberimiz hakkında tüm merak ettikleriniz…

Show Tv’nin Yeni Dizisinden İlk Kareler

Keşke Hiç Büyümeseydik Dizisinin Tanıtımı Ağlattı!

Önümüzdeki günlerde yayınlanmaya başlayacak olan Show Tv’nin Keşke Hiç Büyümeseydik adlı yeni dizisinin çekimleri tüm hızıyla sürüyor. Bir aile dizisi olan Keşke Hiç Büyümeseydik’de; babalarının ölümüyle çocukluk anılarını, gençlik bunalımlarını, ilk aşklarını ve kavgalarını yaşadıkları yere yıllar sonra geri dönen kardeşlerin hikayesi anlatılıyor.

Dizinin Tanıtımını İzleyip de Gözünüz Dolmuyorsa Orada Sorun Vardır!

Son zamanlarda genellikle yurtdışından uyarlama dizilerin çoğunluk olduğu sektörde izleyiciler, kendilerinden de hikayeler bulacakları için diziyi sabırsızlıkla bekliyor. Vatan Gazetesinde ki köşesinde bu konuyu kaleme alan Oya Doğan, “Keşke Hiç Büyümeseydik dizisinin tanıtımını izleyip de gözünüz dolmuyorsa bir sorun var!” başlıklı bir yazı yazdı. Tanıtımı izledikten sonra “Tanıtım “niye gidip Amerikan dizilerini alıyorsunuz? dedirtti” yazan Oya Doğan, sözlerine şöyle devam etti:

Niye Gidip Amerikan Dizilerini Alıyorsunuz?

“Kanalları geçerken tanıtımını izlediğim ve adeta “Bizim kendi hikayemiz dururken, siz niye gidip Amerikan dizilerini alıyorsunuz ki?” dercesine bir tavrı olan Keşke Hiç Büyümeseydik dizisi… Özellikle ikinci tanıtımını izlerken gözyaşlarımı tutamadım. “Çocuklar babalarını hayatında bir kez sırtında taşır” cümlesini duyup, tabutunu gördükten sonra zaten gözünüz dolmuyorsa orada sorun vardır. Umarım bu dizi o özlediğimiz, pişmanlığını çektiğimiz günlere bizi götürür. Hepimize “Ben nerede yanlış yaptım” dedirtecek, belki de düzeltecek ilhamı verir. En başa dönersek; teknoloji çok ilerledi, kötülük aldı başını gitti, silahlar bir an durmuyor, ekonomi karıştı. Ama hepimizin ihtiyacı ne biliyor musunuz? Hatalar olsa bile bir gün her şeyin düzeleceğine dair bir umut ve güven!”

http://https://youtu.be/R1QBAietnt0

Dev Oyuncu Kadrosu

Yeni bir aile dizisi olan Keşke Hiç Büyümeseydik; yapımını MinT Prodüksiyon’un gerçekleştirdiği, yapımcılığını Birol Güven’in üstlendiği, senaryosunu Birol Güven – Murat Aras – Eray Yasin Işık’ın yazdığı dizinin yönetmen koltuğunda ise Mustafa Uğur Yağcıoğlu oturuyor. Oyuncu kadrosunda Ege Aydan, Burcu Kara, Açelya Akkoyun, Murat Kılıç, Deniz Celiloğlu, İrfan Kangı, Yeliz Kuvancı, Demet Gül, Arda Esen, Melisa Doğu, Gülin İyigün, Sadri Alışık, Özge Akdeniz, Erkan Baylav, Rabia Toprak, Caner Nalbantoğlu, Yılmaz Gökgöz, Eda Akalın, Eray Yasin Işık, Ersin Arıcı, Seymen Aydın, Zeynep Anacan, Sebahat Adalar ve Kevork Türker gibi güçlü isimler yer alıyor.

Meksikalı Milyarder, Acun Ilıcalı’yı Ziyaret Etti!

0

Ünlü yapımcı Acun Ilıcalı, mütevazi tavırları ile gündemde sık sık yer alıyor. Başarılı yapımcı sadece yurt içinde değil, yurt dışında da başarılı şekilde yer alıyor. Acun Ilıcalı, Meksikalı milyarder Ricardo Salinas’la önceki gün Çeşme’de bir araya geldi. Ünlü yapımcı Acun Ilıcalı, kısa süre önce Meksikalı milyarder Ricardo Salinas’la  150 milyon dolarlık ortaklık anlaşması imzalamıştı…

Acun Ilıcalı TV8 bombalarını bir bir patlattı! Yeni sezonda neler yayınlanacak?

Meksikalı Milyarder ve çocukları Acun’un teknesine bayıldı…

Acun Ilıcalı, kısa süre önce 150 milyon dolarlık ortaklık anlaşması imzaladığı Meksikalı milyarder Ricardo Salinas’la önceki gün Çeşme’de bir araya geldi. Acun Ilıcalı ile Ricardo Salinas, “Azteca” adlı mega yatında görüştü. Ünlü yapımcı Acun Ilıcalı, akşama doğru sürat teknesiyle Meksika’da televizyon kanalları bulunan ve ülkenin en zengin iş adamları arasında yer alan 62 yaşındaki Salinas’ın Fun Beach açıklarında demirli yatına gitti. Meksika’da önemli prodüksiyonlara imza atmayı kararlaştıran ikili, yaklaşık 1 saat süren görüşme yaptı. Görüşmenin sonunda da bol bol hatıra fotoğrafı çekildi.

Acun Ilıcalı Kimdir ?

Ünlü yapımcı Acun Ilıcalı, Ricardo Salinas’ı kendi teknesi ile gezdirdi…

Ünlü yapımcı Acun Ilıcalı, kısa süre önce 150 milyon dolarlık ortaklık anlaşması imzaladığı Meksikalı milyarder Ricardo Salinas’la Çeşme’de görüntülendi. Ricardo Salinas ile Acun Ilıcalı’nın iş görüştüğü dakikalarda, Meksikalı iş adamının çocukları Acun Ilıcalı’nın sürat teknesini inceledi. Ünlü yapımcı Acun Ilıcalı, görüşmenin sonunda Salinas’ı kendi teknesiyle gezintiye çıkardı…

 

 

Bülent Ersoy, Çeşme Konserinde Zor Anlar Yaşadı!

0

Diva Bülent Ersoy, Çeşme konserinde hayranları ile buluştu. Ünlü şarkıcı muhteşem sesi ve sahnesi ile izleyenlerden tam not aldı. Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda konser veren Bülent Ersoy, seyircilerin isteği üzerine sahneden inerek halkın arasına karıştı. Yoğun ilgiden dolayı çıkan izdihamda, ünlü şarkıcı Bülent Ersoy’un elbisesi iki parçaya ayrıldı. İşte Detaylar…

Bülent Ersoy’dan bornozlu paylaşım

Bülent Ersoy’un elbisesi parçalandı…

Bülent Ersoy konser maratonuna Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda devam ediyor. Ünlü şarkıcı Bülent Ersoy, çeşme konserinde adeta sahnede devleşti. Seyircilerin yoğun isteği üzerine sahneden halkın arasına inen Bülent Ersoy, izdihamın ortasında kala kaldı. Selfie çektirmek isteyen hayranlarının hücumuna uğrayan Bülent Ersoy’u korumaları zor kurtardı. Fakat ünü şarkıcı Bülent Ersoy’un izdiham sırasında 50 bin liralık elbisesi iki parçaya ayrıldı. İlgi yüzünden yaşanan bu kaza sonrasında konuşan Bülent Ersoy, “Sağlık olsun, aç kurtlar değil halkın beni sevgisi parçaladı, çalışır kazanır, yine elbise alırım” dedi…

Bülent Ersoy kimdir?

Bülent Ersoy 3 Bin Kişilk Koro ile Söyledi

Bülent Ersoy’u sevenleri yalnız bırakmadı…

Türk Sanat Müziğinin Divası Bülent Ersoy, şu sıralar konserleri ile gündemde yer alıyor. Diva Bülent Ersoy, Çeşme Açık hava Tiyatro konserinde hayranları ile samimi anlar yaşadı. Ünlü şarkıcı muhteşem sesi ve sahnesi ile izleyenlerden tam not almayı başardı. Bülent Ersoy’un canlı performansını izlemeye gelenler arasında; Burhan Çaçan, Semiha Yankı, Serpil Benay gibi birçok ünlü isimler vardı.

Paraya Aşık Olanı Kimse Ayıplamıyor!

0

Paraya aşık olanı kimse ayıplamıyor! Ünlü sinema ve televizyon oyuncusu İsmail Hakkı, verdiği bir röportajda çok ses getirecek konulara değindi. İşte İsmail Hakkı ile ilgili o haberimiz…

İsmail Hakkı Kimdir?

Paraya Aşık Olanı Kimse Ayıplamıyor!

Beyaz perdede ve televizyonlarda başarılı oyunculuğuyla isminden sıkça söz ettiren İsmail Hakkı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gösteri Sanatları Atölyesi’nin yeni Genel Sanat Yönetmeni olduktan sonra, geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda çok ses getirecek cümlelere imza attı. İşte İsmail Hakkı’nın o röportajı…

Biz Hikaye Anlatıyoruz, Bu Ulvi Bir İş

Kendini inançla sınırlandırırsan sanat yapamazsın diye bir bakış var. İnançlı biri olduğunu bildiğimden soruyorum, böyle hissediyor musun?

Ben ona katılmıyorum. Bir gün çok sevdiğim bir yapımcı-yönetmen, Türkiye’nin bu işteki duayenlerinden biri diyebileceğimiz biriyle sohbet ederken, döndü dolaştı tasavvufa geldi konu. Dedim ki ‘Sen tasavvuf ehli bir adam olsan müthiş olursun. Çünkü zihnin çok açık’ dedim. İmanlı da bir adam. Düzgün, güzel hayat yaşayan birisi. Güzel şeyler tasarlıyor, çekiyor. Bana ‘Tasavvufla sinema bir arada gitmez, o yüzden girmiyorum.’ cevabını verdi. Nasıl gitmez? Tasavvuf, başlı başına bir sinemadır. Ulvi makamlara yazılmış bir senaryodur hayatımız.

Kur’an-ı Kerim bize hikaye anlatmaz mı? Şu kavim, bu peygamber hikâyesini biz oradaki hikayelerden öğrenmiyor muyuz? Bunlar gerçek hikâyedir, bizim derdimiz de hikâye anlatmaktır zaten. Biz hikâye anlatıyoruz ve bu ulvi bir iş. İnsanlara bir şeyleri figüre ederek anlatma, kadim bir sanattır. İnançtan soyutlamak yerine oradan beslenirse daha çok yol kat edilebilir bence.

Oyunculuk metotlarından beslenerek işini yapan ve bunda başarılı olan pek çok oyuncu var. Onların bile beslendiği manevi haller var. Kendi maneviyatlarından besleniyorlar. Dünyayı seviyor, o sevgi ona bir şeyler veriyor. Aşk, bir şeyler veriyor. Ne bileyim, insanları, doğayı, işini seviyor… Sevgi, aşk her yerinde var işin. Onu severek yapıyor, öyle olunca, izleyen daha keyifle izliyor. Ama siz öyle yapmazsanız, boş, takırtı… Manevi yönünü aksatmadan sinema yapan, sanat yapan bir çok arkadaşım var. Hiç bir zararını görmedikleri gibi, faydasını görüyorlar.

Toplumsal Olaylarda Sanatçılar Seslerini Yükseltmeli

Toplumsal olaylar, siyaset, gündem ilgi alanınıza ne kadar giriyor? Siyaset ile sanat dünyasının ilişkisi nasıl bir şey sizin için?

Toplumsal olaylarda sanatçıların seslerini yükseltmeleri taraftarıyım. Fakat bu toplumsal olayları çok iyi irdelemesi lazım sanatçının. Yani bir arkadaşında duyduğu, bir yerlerden öylesine kulağına çalınan şeyle bağırıyorsa, yanlış yapıyordur. Kendi vicdanına değil başkasının kurgusuna inanıyordur, ondan eminim. Biz öyle şeyler yaşadık ki. Ne toplumun ne insanın vicdanına uymayacak, hayretle karşıladığımız birçok olay yaşadık Türkiye’de. Kalabalık insan grupları sokaklara döküldü. 15 Temmuz’u gördük. Hepimiz nasıl böyle bir ihanet olabilir diye şaşırmadık mı? Aklımız almadı. Zaten benzeri de yok, ne bizde ne dünyada… Gezi Parkı hadisesi… Hayret ettim. Benim güya üzerimi çizen, beni hayatından çıkaran bir sürü arkadaşım oldu.

Sen Rahat Rahat Oturuyorsun

Neden?

Polis taşlamadığım, gaz yemediğim için. “Sen rahat rahat oturuyorsun” dediler. Ben de “Dışarıdan çalınan defe oynamaya alışkın değilim, kusura bakmayın” dedim. Defi birilerinin dışarıdan çaldığı o kadar belliydi ki. Çıkmadı mı bugün ortaya ne olduğu? Kimlerin kurguladığı, öncülük ettiği belli oldu.

Öyle Gizlisi Saklısı Olan Bir Adam Değilim

İyi de öyle veya böyle desteklemek zorunda mıydınız? Yani Gezi’nin altından başka şeyler çıktı tamam da, her tepkilerine ortak olmak, destek vermek zorunda mısınız? Kim nasıl bekler bunu?

Onlara göre zorundaymışım. “Sanatçı” olmak onu gerektirirmiş. Sebep bu. “Sen nasıl buna karşı çıkmazsın, ağaçlar kesilmesin!” diyor bana. Hâlbuki biri de hemen çıkıp “Mesele ağaç değil, hâlâ anlamadınız mı?” diyerek asıl gayeyi ağzından kaçırıyor. Ama beriki hâlâ bana “Sen üstelik Müslümansın, senin ağaçlara daha çok sahip çıkman gerekir” demeye devam ediyor. Bir de uyanık ya, beni benimle vurmaya çalışıyor. Ben katılmayınca da arkadaşlığını askıya alıyor. Bir kısmı gördüler tabii. Konuştuk. Ama eskisi gibi de değiliz. O muhabbet bitti yani.

Ben sevdiğim insanlara bütün dünyamı açıyorum. Öyle gizlisi saklısı olan bir adam değilim. Buradan bakarsan arka tarafı görürsün. Biraz da tutkulu bir adamım. Her işimi tutkuyla yapıyorum. Dostlarımı da tutkuyla seviyorum. İş bitince dostluğum bitmez. Ama işte böyle durumlarda hatır kırılıyor, gönülden sevsek de. Hatta biraz da uzaktan sevip, dua ediyorum. Allah hidayet versin, işlerini rast getirsin, gözlerini açsın diye… Başarılı da olsunlar, ama düzgün de olsunlar. Onun bunun lafıyla sokağa inip anarşiye çanak tutmasınlar. Çünkü o bir anarşiydi. Hakikaten iyi bir şey değildi. Yani ağaç kesmek iyi mi, hayır, ama işte ağaç değildi ki. Bunu görmek için öyle politika okumaya, bilmeye de gerek yok. Hayatın akışı içinde de bunu görebilirsiniz rahatlıkla.

Sonuçta sanatçı bence toplumsal olaylara duyarlı ve konuda mesaj da vermesi gereken kişidir ama bunu sağduyu ile yapmak zorundadır. Bizde maalesef çok çabuk köşeleniyor herkes. Köşelenmeyin abi! Birisi diyorsa “Ben Peygamberime âşığım”, bırak o adam âşık olsun Peygamberine! Bu kötü bir şey mi? Sen de bir şeye âşıksın. Paraya âşıksın, kimse seni ayıplamıyor! Ben öyle bir sürü insan tanıyorum; paraya, şöhrete, makama âşık. Tanıyorum ve kimsenin bunları ayıplamadığını biliyorum bu ülkede. Neden sen Peygamberine âşık bir sanatçıyı ayıplıyorsun? Pardon, niye? Çok enteresan ya? Aklım, havsalam almıyor.

Dizilerle Kendimizi Dünyaya Anlatabilirdik Ama O Treni Kaçırdık

Biz Türkiye olarak yakın dönemde dizilerimizi bütün dünyaya izlettik. Türk dizisi olgusu yerleşti. Dizilerle kendimizi anlatabilirdik. Fakat o trenin de yavaş yavaş kaçtığını görüyorum. Artık eskisi kadar izlenmiyor, hayal kurmayalım. Ciddi bir kısıtlama var. Bizim dizilere ayrılan yüzdelik dilim küçüldü, daha da küçüleceğini tahmin ediyorum. Politik sebepleri de vardır ama bana göre Müslüman toplum yaşantısına uygun olmayan yapımlar buna sebep oldu. Satmaya çalışılan yerlerde de karşılık bulamaz, bizi anlatmaktan da uzak.

“Türkiye’yi böyle bilmiyorduk” diyorlar. “Biz değiliz o” diyorum ama bizim sattığımız dizide gördüğüne mi inansın, benim sözüme mi inansın? Ben böyle projelerin fikir babalarının Türk veya Müslüman olmadığından eminim. Biliyorum iddialı bir laf bu. Ama Müslüman böyle bir iş yapmaz, bir de bunu satmaz. Satıyoruz ama! Para var ya işin sonunda…

Doğru Telkin Olmaz ise Yarın Yeni Nesiller İçin Çok Geç Olacak

Bunlara tepki var mı sanat çevrelerinde?

E oldu işte. Çok sevdiğim, müziğine de hasta olduğum bir büyüğümüz bu sözü söyledi diye demediklerini bırakmadılar. Sevemez mi ya Peygamberini? Bunu söyleyemez mi? Müslümanız biz. Neyi sevelim? Çok komik! Trajikomik yani. Böyle bir kafa. E bu kafa ancak Gezi’de çıkar sokağa yani. Bunlar 15 Temmuz’da tankların namlusuna çiçek takan insanlar. Sanat camiası dediğimiz yerde de sayıca epey çoklar. Belki başka hiçbir sektörde bu kadar çoğunu yan yana bulamazsınız. Memleket algısı farklı. “Amaaan, Türkiye batarsa gider Amsterdam’da yaşarım” diye bakıyor. “Mis gibi oralar” diyor. E, ben gittim, hiç de mis gibi filan değil. Berbat bir yer. Evet, Avrupa’nın bir şehri. Her şey yapay ve uzak ama “Orada yaşarım” diyor. Niye? “Orada özgürlük var!”. “Burada yok mu özgürlük” diye sorduğunda “Yok” diyor. Nasıl yok? Her şeyi yapıyor, her şeyi yaşıyor, her şeyi söylüyorsun. Marjinalsin, uçlardasın. Kimse ağzını açıp bir şey söylemiyor ne yaşadığına.

Evlatlarınıza sahip çıkın. Kişiliksiz, mesnetsiz insanların “sanatçı” diye kolaylıkla sunulduğu bir zamandayız. Yeni nesil onları takip ediyor, beğeniyor, onları örnek alıyor. Milli manevi değerlerimizle uzaktan yakından alakaları olmadığı gibi her buldukları fırsatta o değerleri aşağılamayı dert edinmiş ve hayli kalabalık bir grup. Bunlara dikkat etme hususunda ebeveynlere çok ciddi görevler düşüyor. Doğru telkin ve yönlendirmeler olmazsa yarın çok geç olacak.