Ana Sayfa Blog Sayfa 3115

Ufak Tefek Cinayetler’de Akılları Karıştıracak Gelişme!

0

Geçtiğimiz sezona damgasını vuran diziler arasında yer alan Ufak Tefek Cinayetler, yeni sezona hazır! Yeni sezonun en çok merak edilen dizilerinden birisi olan Ufak Tefek Cinayetler’le ilgili bir gelişme izleyicilerin kafasını fena halde karıştırıyor! İşte Ufak Tefek Cinayetler’le ilgili gelişme…

Ufak Tefek Cinayetler’den Merve’nin takipçisine sert tepki!

Ufak Tefek Cinayetler dizisinin yeni bölüm çekimleri kısa bir süre içinde başlıyor…

Star TV’de ekrana gelen Ufak Tefek Cinayetler dizisinin yeni bölüm çekimleri kısa bir süre içinde başlayacak. Ufak Tefek Cinayetler dizisi muhteşem Sezon finali ile ekrana ara vermişti. Ufak Tefek Cinayetler’de sezon finalinde Edip camdan düşerek ölürken, Elif de zehirli limonatayı içip denize uçmuştu…

Ufak Tefek Cinayetler Dizisinin Afişi Alıntı Çıktı!

Ufak Tefek Cinayetler dizisinde kafa karışıklığı arttı!

Başrollerini Gökçe Bahadır, Aslıhan Gürbüz, Bade İşçil ve Tülin Özen’in paylaştığı Ufak Tefek Cinayetler, izleyici tarafından ilgiyle takip ediliyor. Ufak Tefek Cinayetler dizisinden yeni sezon müjdesi var! Diziye yeni sezonda Ushan Çakır ve Osman Sonant’ın katılacağı haberleri bir süre önce gündeme gelmişti. Ufak Tefek Cinayetler’le ilgili bir başka yeni gelişme ise dizide zaman atlaması yaşanacağı şeklindeydi. Dizi beklendiği gibi Edip’in camdan düşüp öldüğü partiden değil, 2019 yılından başlayacak. Bu söylentiler üzerine diziyi takip edenlerin kafası iyice karışmış durumda. Bir sezon boyunca parti sahnesini bekleyen ve kimin öldüğünü, katilin kim olduğunu merak eden dizi izleyicileri, bu kez de ileri bir tarihe giderek geriye dönüşlerle yeni hikayeleriyle izleyici karşısına çıkacak gibi görünüyor. Ortaya çıkan bu söylentilerden sonra, dizinin yeni sezonu daha da merak konusu oldu. Dizide kafa karışıklığı da arttı!
Ufak Tefek Cinayetler Dizisi 2.Sezonun İlk Fragmanı! Yeni Bölüm Ne zaman Başlıyor

En Çok Six Packlerimi Beğeniyorum!

0

En çok six packlerimi beğeniyorum! Pop müziğin aranan seslerinden biri olan şarkıcı Özgün Uğurlu, kendisi hakkında çok samimi açıklamalarda bulundu. Lisede ki takma adından en son gördüğü rüyasına, aşk hayatından mezar taşına yazılmasını istediklerine kadar bir çok özel soruya cevap veren şarkıcı Özgün’ün işte o haberi…

Özgün Çocuğuyla Yeni Bir Hayata Başladı

En Çok Six Packlerimi Beğeniyorum!

Türk Pop Müziğinin aranan seslerinden olan Şarkıcı Özgün, çıkarttığı albümlerde ki başarısı kadar kendisi hakkında itirafları ile de oldukça konuşulacak. Posta Gazetesine soru cevap şeklinde bir röportaj veren Özgün, çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Özgün’ün o röportajı…

Sahip olduğunuz en gereksiz bilgi?

Japonlar İspanyolca’yı İngilizce’den daha kolay öğrenebiliyorlarmış. İngilizler de İspanyolca’yı Japonca’dan daha kolay öğrenebiliyormuş.

 

İsminizi kendiniz koyma şansınız olsa ne koyardınız?

Yine Özgün koyardım.

 

Dünyada kalan son iki kişiden biri olsanız diğerinin kim olmasını isterdiniz?

Ediz. (Oğlum)

Dürüst Ol

Verebileceğiniz en iyi aşk tavsiyesi?

Dürüst ol.

 

Hangi dünya starıyla fotoğrafınız olsun isterdiniz?

Michael Jackson.

 

Size aşık olmak nasıl bir his?

Huzurla heyecan bir arada. (Nida öyle dedi.)

 

Çocukluğunuza dair en çok özlediğiniz şey?

İlkokuldaki 20 dakikalık uzun teneffüsler ve mahallem.

 

Ne gibi mevzular açıldığında sıkılırsınız?

Şöyle yap böyle yap denmeye başlandı mı, fena uyku basar bana.

Ediz, Nida, Para

Şu an aklınıza gelen üç kelime?

Ediz, Nida, para.

 

Bir papağanınız var ve kafası ancak bir cümleye basıyor, ona hangi cümleyi öğretirdiniz?

Kara Kartal.

 

En yakınlarınızın şikayet ettiği huyunuz nedir?

Amaan sen de hiçbir şey yiyip içmiyorsun. (Hiçbir şeyden anladıkları pizza, makarna, cips, vs.)

Gülen Gözler Gibisi Yoktur

El sıkma alışkanlığını değiştirebilseydiniz insanların nasıl selamlaşmasını isterdiniz?

Gülen gözler gibisi yoktur.

 

İnsanlara en çok ne sormayı seversiniz?

Gittikleri yerleri, güzel restoranları, otelleri.

 

Aklınızın almadığı bir gerçek?

İnsanların acımasızlığı.

En beğendiğiniz yeriniz?

Six packlerim.

 

Geçmiş ya da gelecekte herhangi bir olaya şahitlik edebilecek olsanız…

Fatih Sultan Mehmet’in gemileri karadan yürütmesine ve Cumhuriyet’in ilanına tanıklık etmek isterdim.

 

Tutkulu bir aşık mısınız?

Dokuz yıldır hiç değişmedi duygularım.

 

Instagram’da sizi stalklayanlar olduğunu düşünüyor musunuz?

Bizim olmazsa olmazımız, olmaz mı?

Otobüse Binmeyi Sevmiyorum

En sevmediğiniz ulaşım aracı nedir?

Otobüs.

 

Hangi korkunuzdan sonsuza kadar kurtulmak istersiniz?

Korkmak iyidir. Bizi hayatta tutar.

 

Doğadaki bir şeyi şişeleyebilseydiniz o ne olurdu?

Domates sapının kokusunu şişelerdim.

Maskot

Lisedeki takma adınız neydi? Adınızı sevmiş miydiniz?

Dört kişilik arkadaş gurubumuzda en küçük ben olduğum için bana ‘Maskot’ diyorlardı. Yani küçük olmak o yaşlarda pek iyi olmuyordu açıkçası.

 

En son rüyanız?

Kocaman bir ayakkabı mağazasındaydım. Dilediğini al diyorlardı. Çılgına dönüyordum.

 

Hayatınız film olsa tarzı ne olurdu, merakla izler miydiniz?

Avrupa Sineması’ndan bir örnek olurdu. Hollywood değil yani. Çok heyecanlı değil ama ibretlik bir film. Aşk, müzik, dram, spor, hüzün, başarı… İyi bir film, kaliteli bir yapım olurdu.

 

Bir renk olsanız hangisi olurdunuz?

Yeşil. Öyle az kaldı ki dünyada.

 

Yetişkinliğe hangi yaşta adım attığınızı düşünüyorsunuz?

Ediz’in doğumu. Yaş 35.

 

Mezar taşınıza ne yazılmasını isterdiniz?

Geçen zaman değil, ömürmüş. Anlamadık.

 

Yasak Elma’da Talat Bulut Krizi Devam Ediyor!

0

Yasak Elma dizisinde Talat Bulut krizi sürüyor! Yasak Elma oyuncuları, Talat Bulut’la ilgili taciz suçlamaları hakkında takipsizlik kararı çıkmasına rağmen “Yasak Elma” dizi çekimlerin bir türlü başlamamasından şikayetçi. İşte Yasak Elma dizisi ile ilgili detaylar…

Yasak Elma Dizisini Kurtaracak Formül Bulundu!

Yasak Elma Dizisinde “Talat Bulut” Krizi Devam Ediyor…

Yasak Elma dizisinde Talat Bulut gündemi devam ediyor. Genç asistanı taciz ettiği iddiasıyla gündeme gelen Talat Bulut hakkında mahkeme takipsizlik kararı vermişti. Dizi yapımcı ise bu kararın ardından Talat Bulut’un dizide kalmasına karar vermişti. Yasak Elma dizi izleyicisi ve oyuncularından konuyla ilgili birçok eleştiri gelmesine rağmen, Talat Bulut ile ilgili herhangi bir değişiklik yapılmadı…

Talat Bulut Kimdir?

Yasak Elma’nın Yeni Sezon Çekimleri Neden Başlamıyor?

Yasak Elma dizisi ile ilgili, yeni sezon çekimlerine başlanacağı yönünde haberler vardı. İlk olarak 12 Ağustos, ardından 20 Ağustos’a ertelenen çekimler, ay sonu gelmesine rağmen hala gerçekleşmedi. Bir an önce yeni bölümün çekilmesi gerektiğini söyleyen oyuncuların ise bu durumdan sıkıldığı ve moralsiz olduğu konuşuluyor. Yönetmen Neslihan Yeşilyurt ve birçok oyuncunun Talat Bulut’un kadroda kalmasına sıcak bakmadığı da iddialar arasında yerini aldı.

Şevval Sam kimdir?

Şevval Sam’dan Talat Bulut Açıklaması…

Son dönemde Yasak Elma dizi oyuncularından Şevval Sam’ın Talat Bulut hakkında iddialı konuşmaları gündemde uzun süre yer almıştı. Şevval Sam’ın, rol arkadaşı Talat Bulut ile ilgili açıklamaları dikkat çekiciydi. Yasak Elma dizisinde Talat Bulut ile beraber aynı dizide başrol oynayan Şevval Sam, Talat Bulut’un kendisi hakkında çıkan iddiaların ardından tekrar dizide oynayacak olmasıyla ilgili “Maalesef” diyerek şu sözleri söylemişti: “Biz işimizin bir şekilde başındayız. Bu işin başlamasını bekleyen kocaman bir ekip var. Bu proje tek bir kişinin değil. Tabii ki de bazı rahatsızlıklarımız var ve bunu da gerekli yerlere bildirdik. Hepimizin sözleşmesi var, sorumlu olduğumuz kocaman bir ekip var. Kafaları kurcalayan bu hikayede adını telaffuz etmek istemediğim mesele halen sonlanmış değil. Bu açıdan da gerçek anlamda vicdanlarda aklanacağı günü bekliyoruz.”

Sinemacılardan Talat Bulut İsyanı!

Seda Akgül Karakolluk Oldu!

0

Seda Akgül karakolluk oldu! Başarılı ve güzel sunucu Seda Akgül, neden karakolluk oldu? Ünlü sunucu Seda Akgül’ün yanında kimler vardı? Arnavutköy’ü birbirine katan olayın sebebi kıskançlık krizi miydi? İşte çok merak edilen haberimiz hakkındaki tüm detaylar…

Seda Akgül’den “Yalnızım” Mesajı

Seda Akgül Karakolluk Oldu!

Seda Akgül karakolluk oldu! Ünlü ve başarılı sunucu Seda Akgül, akademisyenlik hayatından sonra evlere haber programları yaparak girmişti. Bir anda bu habercilik kariyerini bırakan Seda Akgül, reality show programlarına geçerek hayatımızda yer aldı. Hakan Ural ile birlikte hazırladığı Gel Konuşalım isimli programla tüm Türkiye tarafından tanınan Akgül; Tv8’den ayrılarak, geçtiğimiz haftalarda Kanal D ekranlarında başlayan 4 Kadım Zamanı isimli programda Derya Tuna, Hande Ataizi ve Eylül Öztürk ile birlikte yeni bir yayına başladı.

Ebru İsimli bir Kadından Gelen Mesaj Çıldırttı

Sosyal medya hesabından yaptığı sivri çıkışlarıyla da gündem olan Seda Akgül, dün gece Ortaköy’de nişanlısı ile birlikte karakolluk oldu.  Dün gece nişanlısı Ergün Ersoy, yakın arkadaşları şarkıcı Zara ve program partneri Derya Tuna ile birlikte Arnavutköy’de ünlü bir balıkçıya giden Seda Akgül, nişanlısına Ebru adındaki bir kadından mesaj gelmesi üzerine yemekte kavgaya tutuştu. Bu mesajı yakalayan ünlü sunucu kıskançlık krizine girdi. Tartışmanın alevlenmesi üzerine Zara ve Derya Tuna mekanı terk etti.

Seda Akgül Canlı Yayında “Donmuş Yumartalarım” Var Dedi

Ayrı Ayrı Karakoldan Salındılar

Masada tartışmanın alevlenmesinden dolayı mekanı terk eden Zara ve Derya Tuna’nın ardından balıkçıdan ayrılan çift, sokakta tartışmaya devam etti. Tartışmanın çıktığı yerin hemen yakınındaki Arnavutköy Karakolu’ndan gelen polisler, çifti merkeze götürdü. Burada ayrı odalara alınan Seda Akgül ve Ergün Ersoy, sakinleşmeleri sağlandıktan sonra ayrı ayrı karakoldan salındı.

Seda Akgül kimdir?

Sosyal Medya Hesabından Açıklama Yaptı

Ünlü balıkçının işletmecileri çiftin bir daha mekanlarına gelmemelerini isterken, olayın ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Seda Akgül şunları yazdı:

“Dün akşam dostlarla yediğim yemek sonrası bana sokakta kolumu sıkıp iteliyerek tacizde bulunan adamdan beni kurtaran , başta @emniyetgm155 , @emniyetgm Arnavutköy polisine, karakolun ve aslanlar gibi kadının yanında olan delikanlı, pırıl pırıl, genç polisilerimize saygı, minnet ve şükranlarımı sunuyorum…Türkiye değişiyor… Yaşasın @emniyetgm155 , @emniyetgm ve # Arnavutköy karakolum. Rica ediyorum polisimizi sevin ve destek olun Arnavutköy karakolundaki pırıl pırl polis kardeşlerime selam olsun.”

Yıldız Tilbe’den Harbiye Açıklaması!

0

Gündemin güçlü yorumcularından Yıldız Tilbe, şu sıralar konserleri ile dikkat çekiyor. Bayram konseri kapsamında Kıbrıslı hayranlarıyla buluşan Yıldız Tilbe’den Harbiye açıklaması geldi. Hepsi ve daha fazlası haberimizde…

Yıldız Tilbe Çorapları İle Sahnede Dikkat Çekti!

Yıldız Tilbe, bayram konserleri kapsamında önceki gün Kıbrıs’ta hayranları ile buluştu…

Ünlü şarkıcı Yıldız Tilbe, hız kesmeden yaz konserlerine devam ediyor. Muhteşem sesi ve kendine has sahne performansı ile geniş hayran kitlesine sahip olan Yıldız Tilbe, hayranları tarafından ilgiyle takip ediliyor. Ünlü şarkıcı Yıldız Tilbe, bayram konserleri kapsamında önceki gün Kıbrıs’ta hayranlarıyla buluştu. Ünlü şarkıcı muhteşem sesi ve sahnesi ile hayranlarını büyüledi. Sahne öncesi basın mensuplarıyla sohbet eden ünlü şarkıcı Yıldız Tilbe samimi açıklamalarda bulundu. İşte ünlü şarkıcı Yıldız Tilbe’den açıklamalar…

Yıldız Tilbe kimdir?

Şarkıcı Yıldız Tilbe’den Harbiye Yorumu…

Bayram konseri kapsamında Kıbrıslı hayranlarıyla buluşan Yıldız Tilbe, sahne öncesi basın mensupları ile sohbet etti. Yıldız Tilbe, Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde müzikseverlerin kendisine gösterdiği ilgiden dolayı mutlu olduğunu belirtirken “Yıllardır Açıkhava’da sahne almamıştım. İstanbul ve bazı şehirlerde hep gece kulüplerinde parası olan insanlar beni dinledi. Açıkhava konserlerimin dolup taşması beklenen bir şeydi. Yoğun bir talep vardı. Halk bekliyormuş demek ki, bende yıllardır onları bekliyormuşum” diyerek samimi açıklamalarda bulundu…

O Ses Türkiye’den ayrılan Yıldız Tilbe’nin yerine kim gelecek?

Yıldız Tilbe’nin Harbiye Konserinde Binlerce Kişilik Karosu!

Bodrum’da Sıla İzdihamı!

0

Gündemin güçlü seslerinden Şarkıcı Sıla, yaz ayları boyuncu konser temposu ile gündemde yerini aldı.Ünlü sanatçı Sıla Gençoğlu Bodrum’da sezonun ikinci konserini verdi. 4 bin kişinin izlediği konsere ilgi yoğundu. İşte Detaylar…

Sıla’dan Erkekler İle İlgili Çarpıcı Açıklama!

Bodrum’da Sıla izdihamı!

Son dönemde konser maratonu ile gündemde sık sık yer alan ünlü şarkıcı Sıla, muhteşem sesi ile konser maratonunda adından sıkça söz ettirmeyi başarıyor. Ünlü şarkıcı Sıla yoğun konser temposuna tüm hızıyla devam ediyor. Şarkıcı sıla son olarak Bodrum’da sevenleri ile bir araya geldi. Sıla’nın konserine ilgi çok yoğundu. Şarkıcı Sıla, sahnede adeta devleşti. Konser alanında kimi zaman yoğunluktan izdiham çıktı. Sahne performansı ve muhteşem müzik ziyafeti ile hayranlarından tam not almayı başardı. İşte ünlü şarkıcının muhteşem Bodrum konseri…

Sıla kimdir?

Hayranları Sıla’nın şarkılarına hep bir ağızdan eşlik etti…

Son dönemin en güçlü seslerinden Sıla, muhteşem yaz konserleri ile gündeme damgasını vurdu. Türk Pop Müziğinin başarılı ismi Sıla, Bodrum Antik Tiyatro’da hayranları ile buluştu. Tüm biletlerin satıldığı konserde bilet bulamayanlar dışarıda kaldı. 4 bin kişinin izlediği konserde merdiven boşlukları bile hınca hınç doluydu. Ünlü şarkıcı Sıla’nın sahneye çıkmasıyla hayranları sanatçıyı uzun süre alkışları ile gururlandırdı. Konserde ilk olarak “Açık Deniz”, ardından “Boşver” ve “Yabancı” adlı şarkılarını sevilen sanatçı, sahnede eski ve yeni şarkılarına yer verdi. Hayranları Sıla’nın şarkılarına hep bir ağızdan eşlik ederek muhteşem anlar yaşadı…

Sıla’dan düğün müjdesi!

 

 

“Diriliş Ertuğrul” Oyuncuları Malazgirt Kutlamalarında Yer Aldı!

0

Trt1’in uzun soluklu dizileri arasında yer alan “Diriliş Ertuğrul” izleyiciler tarafından ilgiyle takip ediliyor. Dizi kadar oyuncularda izleyenler tarafından çok sevildi. Bitlis’in Ahlat ilçesinde “Malazgirt Zaferi’nin 947. yıldönümü” etkinliklerinin düzenlendiği alana gelen Diriliş Ertuğrul dizisi oyuncuları, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. İşte Detaylar…

Diriliş Ertuğrul Dizisi İle İlgili Kafaları Karıştıran Durum!

Malazgirt Zaferi’nin 947. yıldönümü…

Malazgirt Zaferi’nin 947. yıldönümü” kapsamında Okçular Vakfı Başkanı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Haydar Ali Yıldız, Diriliş Ertuğrul dizisi oyuncularından “Bamsi” karakterini canlandıran Nurettin Sönmez, “Turgut Alp” karakterini canlandıran Cengiz Coşkun ve “Dumrul Alp” karakterini canlandıran Edip Zeydan, Ahlat ilçesindeki etkinlik alanında yer aldı. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan oyuncularla ilk önce ok atışlarının yapıldığı alanda incelemelerde bulunan Ali Yıldız, Bitlis Valisi İsmail Ustaoğlu ve Ahlat Belediye Başkanı Mümtaz Çoban ile “Ya Hak” diyerek ok attı.

Diriliş Ertuğrul” Oyuncuları Malazgirt Kutlamalarında Yoğun İlgi İle Karşılandı…

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Haydar Ali Yıldız, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye’nin yeniden dirilişine ve ayağa kalkmasına vesile olacak, bu bilinci ve medeniyet şuurunu kuşanacak bir heyetlerinin ve gençliğin bulunduğunu söyledi. “İnanıyoruz ki onlar da Türkiye’nin yeniden ayağa kalkmasında, milli ruhun, medeniyet şuurunun ve tarih bilincinin yeniden dirilişine vesile oldular. Tarihteki karakterleri bu ülkenin gençliğine örnek olacak ve ‘tarihte böyle kahramanlarımız vardı’ dedirtecek bir davranış gösterdiler. Bugün de obamızdalar. Kendilerine hoş geldiniz diyoruz, yeni sezonda başarılar diliyoruz. Türkiye’nin büyümesi ve kalkınması, yeniden büyük Türkiye için Kubbet-ül İslam şehri Ahlat’ta hep birlikte ‘Ya Hak’ diyelim.”

Dizi Oyuncuları Açıklamalarda Bulundu!

Oyunculardan Nurettin Sönmez ise “Çünkü Malazgirt Zaferi’nin, Türklerin Anadolu’ya girişinin ve Türk tarihinin yazılışının 947. günü kutlanıyor. O yüzden burada olmaktan mutlu ve heyecanlıyız. Ahlat halkı da bizi çok güzel karşıladı. Böyle bir organizasyona katkıda bulunmak ayrıca bir gurur” dedi

Cengiz Coşkun ise etkinliklerin çok güzel olduğunu, “Her şey çok güzel ve çok heyecanlıyız. Bir şeylere vesile olacak faaliyetlerin içinde bulunmak ve bu uyanışın içerisinde böyle bir coşkuyla karşı karşıya kalmak çok güzel” diye konuştu.

Edip Zeydan, böyle bir uyanışın başladığı bir coğrafyada bulunmanın önemli olduğunu dile getirdi. “Kendi kültür ve değerlerimizi daha yücelterek gençlerimize tanıtmaya devam ediyoruz. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Burada bulunduğumuz için mutluyuz, onurluyuz ve gururluyuz” dedi.

Cem Yılmaz’dan Şaşırtan Açıklama!

0

Son dönemin en çok konuşulan ünlü çiftleri arasında yer alan Defne Samyeli ile Cem Yılmaz aşklarına dolu dizgin devam ediyor. Son olarak ünlü çift Defne Samyeli ile Cem Yılmaz Bodrum’da objektiflere yakalandı. Bodrum Antik Tiyatro’da MFÖ konserine gelen Cem Yılmaz’a korumaları resmen etten duvar ördü. Bu görüntüler sonrası, gündemde eleştiri alan ünlü şovmen Cem Yılmaz, sessizliğini bozdu. Ünlü şovmen Cem yılmaz, olaylar sonrası şaşırtan açıklamalarda bulundu. İşte Detaylar…

Cem Yılmaz’a 18+ Kuralı…

Ünlü şovmen’in Mfö Konserindeki tavırları dikkat çekiciydi…

Türk pop ve rock müziğinin efsane grubu MFÖ, bayramın 4’ünci günü Bodrum Antik Tiyatro’da sahne aldı. Efsane grup MFÖ muhteşem şarkıları ve sahne performansı ile sevenlerine muhteşem anlar yaşattı. Yeni albümlerinin yanı sıra, geçmişten bugüne sevilen şarkılarını da seslendiren gruba Bodrum Antik Tiyatroda yoğun ilgi vardı. Mfö Bodrum’daki konserinde Cem Yılmaz ile sevgilisi Defne Samyeli’de vardı. Fotoğraf çektirmek isteyen sevenlerini reddeden Cem Yılmaz gazetecilerin sorularını da yanıtsız bıraktı. Ünlü şovmen Cem Yılmaz’a konserde koruma ordusu eşlik etti. Cem Yılmaz sevgilisi Defne Samyeli ile samimi poz vermekten çekinmedi. Konseri sevgilisi Defne Samyeli ile ön sıradan izleyen Cem Yılmaz’ın soğuk tavırları ise dikkat çekiciydi. Ünlü şovmen’in yanına gelen ufak çocuklara bile cevap vermemesi ve fotoğraf çekilmemesi, hayranlarını hayal kırıklığına uğrattı. Olaylar sonrası yaşananlar gündemde büyük yankı buldu. Ünlü şovmen Cem yılmaz, çıkan haberler sonrası şaşırtan bir açıklama yaptı. İşte Detaylar…

Defne Samyeli kimdir

Cem Yılmaz kimdir

Cem Yılmaz’dan Olaylar Sonrası şaşırtan açıklama…

Ünlü şovmen Cem Yılmaz, “Çok tuhaf… Konsere gittik dün. Çok güzeldi. Önümüzde konser alanının görevlileri ‘Lütfen oturun, konser başlayacak, yapmayın, buraya toplanmayın’ diye görevlerini yapmaya çalışıyorlardı. “Yarın etten duvar ördürdü”, “korumaları dehşet saçtı” yazacaklar dedim ve hiç şaşırtmadılar!”

 

Oya Başar: Ülkemin Cumhurbaşkanı Çağırırsa Giderim!

0

Oya Başar: ülkemin cumhurbaşkanı çağırırsa giderim! Türk sinema ve tiyatrosunun duayen isimlerinden biri olan Oya Başar, yönetmen olan oğlu Ümit Kırca ile birlikte ünlü gazeteci Cengiz Semercioğlu’na samimi açıklamalarda bulundu. İşte haberimiz hakkında tüm merak ettikleriniz…

Oya Başar Kimdir?

Anne Oğul Bir Röportaj

Meleklerin Aşkı isimli dizide rol alan Oya Başar; Bücür isimli yeni bir film çeken oğlu Umut Kırca ile birlikte anne oğul röportajı yapıp, hem projelerini hem de hayata bakış açıklarını anlattılar. İşte çok merak edilen o röportaj…

Meleklerin Aşkı hayranları çok üzülecek

Oya Başar: Ülkemin Cumhurbaşkanı Çağırırsa Giderim!

◊ Ağustos sıcağında Umut, “Bücür” adlı yeni filmini çekiyor, Oya abla sen “Meleklerin Aşkı” dizisi için kamera karşısındasın… Ana-oğul bu yaz İstanbul’a mı hapsoldunuz?

– Oya Başar: İstanbul’a hapsolmadık, çünkü burası öyle güzel bir şehir ki, burada nefes almak bile insana yaşadığını hissettiriyor. İstanbul’u çok sevdiğim için bu durum bana hiç sorun olmadı.

Tabii gündüz sıcağın altında, o giysiler ve peruklarla sokağın ortasında dolaşmak çok cazip değil. Umut da aynı dertten mustarip.

◊ Sizin film çekimleri de İstanbul’da yapılıyor, değil mi?

– Umut Kırca: Evet, çekimleri İstanbul’da. Başrol oyuncumuz Berat Efe Parlar, ailesini bulmak için İstanbul’un altını üstüne getiriyor. Bir de filmde evsiz olan bir karakter var.

Onu da Taner Barlas canlandırıyor. Taner abi, bu sıcakta gömlek onun üstünde yelek ve kalın palto ile gezdi. Hatta “Abi çıkar çıkar fenalaşacaksın” dedim ama dayanıklı, çıkarmadı.

◊ Bayramda tatil yapmadınız…

– Umut Kırca: Benim tatilim yok. Çekimler bitti ama filmin müzik, montaj gibi işleri var. 21 Eylül’de vizyona gireceğiz, her şeyi o tarihe yetiştirmeye çalışıyoruz.

Oyuncu Kısmı Biraz Oturunca Kurtlanıyor

◊ Oya abla sen yaz dizilerinde yer almazdın. “Meleklerin Aşkı”nda oynamaya nasıl ikna oldun?

– Oya Başar: Önceki dizimden sonra biraz dinlenmek istedim. Kışın gelen teklifleri kabul etmedim. Gelen teklifler arasında çekimleri İstanbul dışında olanlar vardı, onlarda da çok yorulacağımı düşündüm ve istemedim. Fakat biz oyuncu kısmı, biraz oturunca da ‘oynayalım’ diye kurtlanmaya başlıyoruz. Sonra “Meleklerin Aşkı”nda rol almam için teklif geldi. Önce, “Ben yazın oynayamam” dedim. Sonra dizinin yapımcısı Ali Gündoğdu ile oturup konuştuk. “Abla seni yormayacağız” diye beni ikna etti.

◊ Reytingler de çok iyi…

– Oya Başar: Harika valla… Hem de 3 kategoride birden 1’inciyiz…

◊ Aslında yazın seyirci bulmak da, dizi tutturmak da zor…

– Oya Başar: Evet bu yaz bir bizim, bir de “Erkenci Kuş”un reytingleri çok iyi.

– Umut Kırca: 5 reyting, yaz dizisi için bayağı iyi. Kış dizileri neredeyse 6 reytingle sezonda iş yapıyorlar.

– Oya Başar: Evet onun için keyifliyiz. Rahat rahat çekiyoruz. Yaptığın işten güzel bir alkış alınca, insanın keyfi de yerine geliyor.

Berat Efe’ye Bayıldım

◊ “Bücür” senin ikinci filmin, daha önce “El Değmemiş Aşk” vardı değil mi?

– Umut Kırca: Evet, o 2 sene önce vizyona girdi.

◊ Ne kadar gişe yaptı?

– Umut Kırca: 300-330 bin gibi bir gişe yaptı. Eylül başında girmesine rağmen gayet iyi bir rakamdı.

◊ O filmde Oya abla sen de vardın… Bu filmde yok musun?

– Oya Başar: İlk filmde konuk oyuncuydum. Bu filmde yokum ama benim yerime konuk olarak Dolunay Soysert var. Anne rolünü canlandırdı. Ben artık Berat Efe için büyük bir anne olurdum. (Gülüyor)

– Umut Kırca: Filmde Dolunay, Ümit Erdim ve Seçkin Özdemir de rol aldı. Güzel bir ekibimiz oldu.

◊ Filmin çocuk yıldızı Berat Efe çekimlerde nasıldı?

– Umut Kırca: Berat, gerçekten muhteşem bir çocuk. Bu işe başlarken çocukla çalışacak olmaktan dolayı tedirgindim. Çocuklarla daha önce reklam ve dizilerde çalıştım ama bu kadar yoğun bir iş içinde olmamıştım.

– Oya Başar: Berat çok akıllı bir çocuk. Deneme çekimlerinde onu izlerken hayran oldum, Umut’a da dedim ki, “Muhakkak o olsun. Bayıldım.”

Çocuklar Bildiği Yoldan Gidiyor

◊ Oya abla oğlun film çekiyor, kızın Ayşe de geçen sene bir Hollywood filminde rol aldı. Biri kamera önünde, diğeri kamera arkasında… Mutlu musun?

– Oya Başar: Çok güzel bir duygu… Çocuklar bizim evimizde hep bunu gördüler, bu şartlarda yaşadılar. Başka bir şey bilmiyorlar zaten. Bildikleri yoldan gidiyorlar. Ben keyifliyim. Önemli olan, insanın yaptığı işten keyif alması. İnsan keyif alıyorsa, keyif de verir.

◊ Sen “Olacak O Kadar”da anne-babanla arada rol alıyordun, sonra ne oldu da kamera arkasını tercih ettin?

– Umut Kırca: Önümde bu kadar iyi örnekler varken, benim oyunculuk yapmam uygun olmaz diye düşündüm. (Gülüyor) Benim aklımda hep film çekmek ve yönetmenlik vardı. Çocukluktan itibaren elimde fotoğraf makinesi ile gezerdim, kurgu filan yapardım.

◊ Anne olarak senin bir yönlendirmen oldu mu?

– Oya Başar: Yok, bizde hiç öyle şeyler olmaz.

– Umut Kırca: Sadece, “Oğlum git oku” diyordu. Bana kalsa daha önce setlere gidip çalışırdım. Ama annem hep, “Okulunu bitirmeden sana iş filan yok” dedi.

◊ Ne okudun?

– Umut Kırca: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde, viyolonsel okudum…

◊ Ayşe nereden mezun?

– Oya Başar: Ayşe, Amerika’da oyunculuk okudu.

◊ Şu an ne yapıyor peki?

– Oya Başar: Bir galeride çalışıyor. Ekav’da, İnci Aksoy’la beraber…

◊ Çocukken hangisi daha yaramazdı?

– Oya Başar: Umut… Ayşe, çok akıllı bir çocuktu. Ayşe’yi bir yere oturt, oyuncaklarıyla oynasın. Umut ise muzırdı. Bilgisayar alırdık, onu patlatırdı filan. İzmir’e turneye gittiğimizde çocukları da yanımızda götürürdük. Sabahları hep birlikte denize giderdik. Arabada yer olmazdı, Umut’u kucağıma alırdım. Gidip gelene kadar beni delirtirdi. Hiperaktifti sonra uslandı. Kız şimdi daha yaramaz oldu.

Umut Bir İşe Başlarken Babasının Mezarını Ziyaret Eder

◊ Levent abi bugünleri görseydi ne hissederdi?

– Oya Başar: Çok sevinirdi, o da gelip alkışlamak isterdi. Çünkü Umut ve Ayşe’ye tutkusu çok başkaydı, onları çok severdi. Umut şimdi yeni bir işe başlarken babasının mezarına gider, ona yeni bir işe başladığını söyler. Yine bittiği zaman da mezarını ziyaret eder.

◊ Levent Kırca nasıl bir babaydı? Birlikte oturup yer içer miydiniz, gezmeye gider miydiniz?

– Umut Kırca: Her şeyi yapardık, arkadaş gibiydik. Bizim babamız ve annemizden hiç çekincemiz olmadı.

◊ Kim daha sertti?

– Oya Başar: Ben daha kuralcıyım… Mesela Almanya’ya turneye gideceğiz, Ayşe de gelmek ister ama okulu var. Ben “hayır” derdim. Rahmetli Levent, “Ya ne olur gelse, 5 gün okula gitmesin” derdi.

◊ Ben de öyleyim…

– Oya Başar: Çünkü sen de annede bu otokontrolü görüyorsun. Eğer annede o olmasa, bu sefer sen kural koyarsın. Babalara bu rahatlığı biz veriyoruz. Aile içinde görev dağılımı oluyor; iyi polis, kötü polis diye. Mecbursun bunu yapmaya, yoksa gidişatı sürdüremezsin. Levent de hep “Oya halleder”i hayatımızda tuttuğu için, ben daha kuralcı olmak zorunda kaldım. Çünkü ben de bırakırsam, ipin ucu kaçardı.

Kazandığımızı Tiyatro ve Eğitime Yatırdık

◊ Koca bir şirketiniz vardı, hem tiyatro hem televizyon programları yapıyordunuz. O zaman da para pul işlerine sen mi bakardın?

– Oya Başar: Mali müşavir ve muhasebecilerimiz vardı ama genelde ne olup bittiğini ben denetlerdim.

◊ Levent abi para işlerinden anlamaz mıydı?

– Oya Başar: Hiç anlamazdı. Bir de olmadık yere acayip bir para harcar, diğer tarafı batırırdı.

– Umut Kırca: 2 lira alacağı yere, 4 bin lira harcar. Hiç kâr ettim mi, kaybettim mi diye düşünmezdi.

– Oya Başar: Biz işimizi severek, didinip beş kuruşsuz yaptık. Şükür kimsenin parasını harcamadık, kendi kazandığımızı harcadık.

Hepsiyle de tiyatroya yaptırım yaptık. Bir sürü salon yaptık…

Mesela KüçükÇiftlik’i ilk biz kurduk. Hatırlarsın, onun yanında küçük bir yer yaptık. O şimdi Gmall oldu.. Ne paralar harcadık oralara… Hâlbuki bunların hiçbirini yapmayıp, paraları istifleyebilirdik.

◊ Oysa ki 2 çocuğunuz var, onların geleceği için kaygılanmadınız mı?

– Oya Başar: İşte onları hep ben düşünmek zorunda kaldım. Ama olsun… Kendimiz kazandık, kendimiz harcadık. İstediklerimizi yapmaya çalıştık. İnsanlar yaptıklarıyla var olurlar. Bugün bu kadar çok para kazanan oyuncu var, kim okul yaptırdı? Bir tek Levent Kırca ve Oya Başar’ın ilkokulu var.

Şu an 900 tane öğrenci okuyor.

◊ Okul nerede?

– Oya Başar: Yuvacık’ta… Büyük İstanbul depreminde yaptırdık, var mı başka daha okul yaptıran? Biz paramızı tiyatro, eğitim gibi ülkemizin geleceği için iyi olacak şeylere yatırdık. Ama sen bütün bunları sponsorsuz yaparsan, para kaybediyorsun. İş insanı böyle bir şeye para yatırmıyor ki… Fizibilitesine bakıyor, “Bana ne getiriyorsun” diyor. “Tiyatro bana bir şey getirmez” diyor ve yapmıyor.

◊ Şevket Çoruh da “Baba Sahne” diye bir tiyatro salonu kurdu. Bütün kazandığı parayı, malı mülkü yatırdı. Bir yandan çok takdir ediyorsun ama bir yandan da çok büyük bir risk değil mi?

– Oya Başar: Tabii büyük bir risk. Ama hayat sadece araba, yat değildir. Öylesini seven de vardır, onu da kınamıyorum. Ama yaşam biçimi olarak seni ne doyuruyorsa, orada harcamak çok daha doğru. Çünkü biz kendi dünyamızda zaten mutluyuz. Biz tiyatrocuyuz… Bir şişe rakıyı, 2 dilim peyniri bulduk mu sabaha kadar oturup sohbet eder, keyfimize bakarız.

Levent Kırca’nın Yeri Ben Ölünceye Dek Başımın Üstü

◊ Rahmetli Levent abinin parayı yönetemediğini vefatından sonra öğrendik. Çünkü bıraktığı borçlar vardı… Hatta çocukları olarak reddi miras davası açtınız. Ancak bu durum babayı inkar gibi algılandı…

– Umut Kırca: Olur mu öyle bir şey, böyle bir baba inkar edilir mi? Levent Kırca’yı reddetmek ne demek, onu ben ölünceye kadar başımın üstünde taşıyacağım. Altında başka sorunlar vardı. Bunları konuşmak doğru değil.

– Oya Başar: Bu bizi bayağı acıtan bir konu, oralara girmeyelim. Çünkü o konuya girersek, çok şey anlatmak zorunda kalırım.

◊ Ama ben konunun perde arkasını öğrenmek istiyorum.

– Oya Başar: Bak hâlâ zorluyorsun… Öyle şeyler oldu ki, anlatamam. Hatta Ayşe seninle röportaj yapmaya geldiğimizi öğrenince sitemli bir selam yolladı sana.

Hatırlarsan sen bu konuları yazdığında, “Nasıl böyle bir şey yazarsın” diye sana bir mesaj atmıştı Ayşe…

◊ Hatırlamam mı, Levent abinin mezarının yapılması meselesinde…

– Oya Başar: İşte oralara hiç girmeyelim. Ben o zaman çocuklarıma da söyledim, “kapatın konuyu” diye. Babanız sizin babanız. Kimse de benim Levent Kırca’mı elimden alamaz. Levent Kırca-Oya Başar imajını kimse bozamaz. Kim nasıl düşünüyorsa düşünsün.

Risk Almadan Kazanamazsın

◊ “Olacak O Kadar”ın hâlâ bu kadar popüler olmasını neye bağlıyorsun? Bugün gündemdeki olaylarla ilgili bile sizin yaptığınız o skeçler paylaşılıyor. Ve o skeçler hiç eskimiyor, nedir bunun sırrı?
– Oya Başar: Çünkü dünyada değişen bir şey yok. (Gülüyor) Dertler aynı… Biz gündemi çok iyi takip ettik. Bir de maalesef günümüzde “Olacak O Kadar” gibi bir program yapılmadığı için dönüp dolaşıp bizim skeçlerimiz gündeme geliyor. Bu da demektir ki, ülkede sorunlarıyla ilgilenen ve bunları dile getiren sadece bizim programımız ve biz olmuşuz. “Olacak O Kadar”ı her şeyi göze alarak, büyük yüreklilikle yaptık.

◊ Bu yüzden kanallarla da sorun yaşadınız…
– Oya Başar: “Olacak O Kadar”ın yayınlandığı bütün kanallarla sorunlar yaşadık. Ama hep “Bunu yapıyoruz, alan alır almayan almaz” dedik. İnandığımız şeyi yaptık. Sonuç olarak, 20 sene geçse de bizim yaptığımız işler konuşuluyor. Ve 40 sene geçse de yine konuşulacak.

◊ TRT’de sorun yaşamadınız mı?
– Oya Başar: Yaşamaz mıyız… TRT’de yayınlanırken, programımız da çok başarılıyken “Çok başarılısınız ancak sizi dinlendirmek istiyoruz” deyip bizi işten çıkardılar. Kanaldan atıldığımız zamanda beş parasız kalmayı göğüsleyip iş yaptık. İşte o zaman gerçekten kalıcı, ülken için bir iş yapmış oluyorsun. Önemli olan budur. Yaptığımız işin eskimemesi, ne kadar çağdaş olduğumuzu, dünyayı ne kadar takip ettiğimizi gösterir. Biz salt para kazanmak için bir şey yapmadık. İyi bir şey yaptık, artı para kazandık.

◊ Neden artık toplumun nabzını tutan programlar yapılmıyor?
– Oya Başar: Çünkü insanlar artık birtakım şeyleri kaybetmeyi göze almıyor. Risk almadan kazanamazsın. Kahramanlığın bir bedeli vardır. O bedeli ödemeye “evet” dersen, bazı şeyleri kazanabilirsin. Bir de bazıları kraldan çok kralcılar, “Aman ya kızılırsa” diye düşünüyorlar. Böyle olunca baştan sen kendine otosansür uyguluyorsun. Bir de yapımcı şirket ve kanal uyguluyor… Tabii insanlarda ekmek parası kaygısı oluyor. Belki biz daha çılgındık. Belki bugün yapılsa o kadar sorun olmayacak, bilemiyorum. Ama risk almadan öğrenemezsin.

◊ Cem Yılmaz, Ata Demirer ve Şahan Gökbakar… Günümüz komedyenleri hiç siyasete bulaşmıyorlar…
– Oya Başar: Onlar hiç sosyal konulara eğilmediler. Ama eğilmek zorunda da değiller. Onların tercihi, öyle yapıyorlar, öyle sevdiriyorlar kendilerini. Biz böyle yaptık, böyle sevdirdik kendimizi…
◊ Geçmişe dönsen, yine siyasileri eleştirir miydin?

– Oya Başar: Evet, yine olsa yine yapardım. Hatta bugün bile bazen “ay ne güzel malzeme var” diye ağzımın suyu akıyor.

◊ Şimdi Levent Abi yaşasaydı bize ne güzel Donald Trump taklidi yapardı değil mi?

– Oya Başar: Off hem de nasıl güzel yapardı, şahane de olurdu. Ölürdük, gülmekten… Çok keyif alırdık, belki yayınımız durdurulurdu bilemiyorum. Ama biz buna hep göğüs gerdik.

◊ Umut film çekerken “Olacak O Kadar”dan aldığın tüyolar var mı, dönüp izliyor musun?

– Umut Kırca: Tabii ki. Oradan birçok malzemeyi kullanıp filmler yapabilirsin. Açıp açıp tekrar bakmak lazım. Bayağı iş çıkacağını düşünüyorum.

– Oya Başar: Hatırlar mısın Cengiz, yıllar önce senin bir programına gelmiştim. Sen de bana biraz iğneleyici bir şekilde, “Oya abla biz seni sadece ‘Olacak O Kadar’daki skeçlerden biliyorduk, dizini izledim. Çok iyi bir oyuncusun” demiştin. Ben de sana “Olacak O Kadar benim CV’m” diye yanıt vermiştim. Gerçekten o benim referansım. Ben şimdi yolda bir taksiye bineyim, bana ilk söylenen “Abla, seninle ve Levent Kırca ile büyüdük, sizin gibisi yok” oluyor. Bana trilyonları versen, bu söz kadar mutlu edemezsin…

Sanatta Torpil Olmaz

◊ Şöhretli ve başarılı bir anne ile babanın çocuğu olmak, aslında büyük bir zorluk değil mi? Hep onun sorumluluğu var üstünde… En önemlisi bu sorumluluk altında ezilebilirsin…

– Umut Kırca: Aynen öyle. Onun altında ezilmemek için bayağı bir çaba sarf etmek zorunda kalıyorsun. İnsanlar sanıyor ki, daha imkanlısın ve daha çok kapı açılıyor. Ama inan ki zorlukları daha fazla.

– Oya Başar: Ben mesela herkes için senden bir şey isteyebilirim ama Umut ve Ayşe için isteyemem. Ben seni arasam, “Cengiz’cim Umut’un yeni filmi giriyor, bir röportaj yapar mısın” desem, tahmin ederim beni kırmazsın ama ben böyle bir şeyi asla isteyemem. Bu röportaj teklifi de senden geldi.

– Umut Kırca: Ben de zaten böyle bir şeyi annemden isteyemem.

◊ Sanatta torpil çalışmıyor mu?

– Oya Başar: Sanatta torpil olmaz.

– Umut Kırca: Annem sadece kapıyı açar, beni sektöre sokar. Devamı bana kalmış.

– Oya Başar: Mesela Umut’un filminin yapımcısı BKM. Necati Akpınar, benim oğlum gibi. Ama şöyle düşün, niye benim çocuğumun yaptığı filme, 4 trilyon yatırsın. Salak mı? Başarılı değilse, yapar mı böyle bir şey? Hadi benim hatırıma bir tane yaptırdı, ikinciyi bir daha yaptırır mı? Diyelim ki ben birisine “Ayşe’yi dizide oynat” dedim. Ayşe iyi olmazsa, ikincide oynayabilir mi?

– Umut Kırca: Hatta ikinci, üçüncü bölümde gönderirler. O yüzden torpil, sanatta çalışmıyor.

– Oya Başar: Umut, Yeditepe ve Nişantaşı Üniversitesi’nde hocalık yapıyor. Ben mi gidip anlatıyorum dersi? Üstelik 7’nci senesi, nasıl bir torpil olabilir?

◊ Ne üzerine ders veriyorsun?

– Umut Kırca: Sinema, televizyon ve fotoğrafçılık dersleri veriyorum… Bugüne kadar istediğim her yere kendim girdim. Her seferinde projemizi hazırlayıp sunduk. Beğendiler, çektik bu kadar.

◊ Sanatta torpil olmaz, peki sanatta uzun soluklu evlilikler olur mu?

– Umut Kırca: Benim eşim bankacı. Bizde sıkıntı yok, her şey güzel gidiyor.

◊ Torun haberi var mı?

– Umut Kırca: Şu an yok.

◊ Torun istemiyor musun?

– Oya Başar: İstiyorum ama karışamam ki el âlemin evine. (Gülüyor) Benim denetimim dışında.

◊ Ne kadar oldu evleneli?

– Umut Kırca: 6 sene oldu… Sanatta uzun soluklu evlilik olayına dönersek, annemle babamı gördükten sonra “hayır” derim. Ama öte yandan annem ve babam, 30 sene evli kaldılar. “Vay be, böyle bir aşk yok” diyorum. Çünkü günümüzde insanların evliliğe bakışı değişti. Benim mesela bütün arkadaşlarım evlendi, ama duyuyorum ki 8 ay sonra boşanmışlar. Aş k, sevgi eskide kalmış. Tabii aynı işi yapmak sıkıntı oluyor. Belki bizimkilerden biri başka bir işi yapsaydı, huzur içinde 60 sene otururlardı.

◊ Umut, meslektaşın Tarık Ünlüoğlu’nun kızı Zeynep’le evli. Dünürlük nasıl gidiyor?

– Oya Başar: İyi… Biz dünür gibi değiliz, arkadaşız. Bizim sayemizde çocuklar tanıştı. Ama biz “evlenin” demedik. Birbirlerini sevdiler ve evlendiler. Biz memnuniyetle “peki” dedik. Zeynep dostlarımın çocuğu, benim kızım gibi. Her şey güzel. Ama ben ilişkilerine karışmam, Tarık da öyle…

◊ Kaynanalık yapmıyor musun?

– Oya Başar: Bizde hiç öyle bir şey yok. Çocuklar gelirse görüşürüz, ararlarsa konuşuruz, çağırırlarsa gideriz.

Sadece yol Gösteririm, Hayatlarına Karışmam

◊ Kızın Ayşe evlilik yolunda olsa, ona da mı karışmazsın?

– Oya Başar: Ben genelde yol gösteririm, kimsenin hayatına karışmam. Herkes kendi yolunu çizer. Çünkü sorumlu olmak istemem. Yarın öbür gün, “sen istedin anne, böyle oldu” demesinler.

◊ Birlikte çalıştığın genç meslektaşlarına yol gösterir misin?

– Oya Başar: Tabii, hepsi bana “Oya abla, Oya anne” derler. Bana sormadan bir şey yapmazlar. Hatta star olduktan sonra bile teklif gelince “Oya abla bu proje iyi mi, bir baksana” diye sorarlar. “Tamam, kızım oyna sen ya da bu sana uygun değil” gibi tavsiyeler veririm. Ama yine de son kararı onlara bırakırım.

◊ Umut ve Ayşe’nin işlerine müdahale eder misin?

– Oya Başar: Hayır, mesela Ayşe Amerika’da oyunculuk okudu, çok da başarılıydı. Ancak Türkiye’ye gelince “Ben resimleri çok seviyorum, müzelerde çalışacağım” dedi. Ben dostum İnci Aksoy’u aradım, şimdi onunla çalışıyor. İnci de Ayşe’yi çok başarılı buldu. Bırakmıyor şimdi. Umut’a ısrar ettiğim tek şey ise; konservatuvarda okuduğu viyolonsel bölümünü bitirmesiydi. Ancak Umut bitirmedi…

– Umut Kırca: Evet, bölümü 5 sene okuyup, 1 sene kala bitirmedim. Hep bana “Oğlum gitsene, bak çok pişman olursun” dedi. Şimdi aradan 10 sene geçti, diyorum ki “keşke orayı” da bitirseydim.

– Oya Başar: Yol göstereceksin ama asla zorlamayacaksın.

Bir Medyanın Gözdeleri Bir de Halkın Gözdeleri Var

◊ Artık günümüzde popüler olmak çok kolay. Adını sanını duymadığımız biri bir yaz dizisinde oynuyor, sonra bakıyoruz ki star olmuş…

– Oya Başar: Sadece dizi değil, internet fenomenleri de var. Bu bir akım, buna karşı çıkamayız. Ama biraz da kendimizde kabahat aramalıyız. Sen çok yazmazsan, diğeri çok tweet atmazsa, o tepeden oraya gelemez. Bunu yaratan biziz.

◊ Eskiden starlık kavramı nasıldı?

– Oya Başar: Şöyle bir anımı anlatayım; en popüler olduğumuz dönem. Bir ödül töreni vardı. Levent’le törenin yapılacağı stadyumdan içeri girdik, alkış kıyamet koptu. Sonra yerimize oturduk, biraz zaman geçti. Baktım yine bir alkış tufanı kopuyor. O zaman Star TV’de “Havalar nasıl olursa olsun, sizin havanız iyi olsun” diyen bir kadın vardı. O geliyor… Levent’e dedim ki; “Kalk gidelim, bizi aynı kefeye koyuyorlar…” Levent’in o zaman bana söylediği bir lafı vardı, hiç unutmam. Dedi ki, “Ona şimdi bu alkış, sana ölünceye kadar hep alkış var. Bizi hep alkışlayacaklar. Ama onu 10 sene sonra sor, hiç kimse hatırlamaz.” Bu popülariteyi yapan medya. Bir medyanın gözdeleri var, bir de halkın gözdeleri… Kıymetli olan ölünceye kadar alkış almak…

Hafta İçi Aramıyorsan, Anneler Günü’nde Yanıma Hiç Gelme

◊ Bayramlar artık tatile döndü. Kimse kimseyle görüşmüyor. “Nerede o eski bayramlar” diyor musun?

– Oya Başar: Bayramlar birleştiriciydi, şimdi ayırıcı oldu. Eskiden bayram olunca birbirimizi görürdük, şimdi herkes “aman kimseyi ağırlayamam” diyor.

– Umut Kırca: Artık herkes 6 ay öncesinden tatil rezervasyonu yapıyor.

◊ Toplu atılan kutlama mesajlarına dönüyor musun?

– Oya Başar: Hiç işim olmaz benim mesajla, WhatsApp’la.

◊ Çocuklarla nasıl iletişim kuruyorsun?

– Umut Kırca: Mesaj atarım görmez, telefon ederim.

– Oya Başar: O konuda meşhurum, “Oya yine bakmadı” derler. Ben eski bayramları, büyük aileleri severim. Büyük ailelerin birlikte olduğu o bayramlar burnumda tütüyor.

◊ E sen toplasan herkesi…

– Oya Başar: Herkes başka bir şey istiyor. Bana biri “arkadaşlarımla tatile gideceğim” derse “hayır, benimle olacaksınız” diyemem. Hayatta sevmediğim tek şey, zorunluluk. Mesela Cengiz’cim, beni kırılırım diye değil de “Oya abla ne yapıyor, bir rakı içelim” dediğin zaman ara. Çocuklarım için de aynı şeyi söylüyorum: “Beni ‘hafta içi ne yapıyorsun’ diye aramıyorsanız, Anneler Günü’nde de yanıma gelmeyin”

◊ Aile bağlarınız nasıl?

– Oya Başar: Biz acayip birbirimize bağlıyız, hatta yapışığız.

– Umut Kırca: Ben mesela evlenmeseydim büyük bir keyifle hâlâ annemlerde yaşıyordum.

– Oya Başar: Umut küçükken, “Anne ben evlensem de sizinle oturacağım” derdi. Ben de, “Olur mu oğlum, evlenince herkesin kendi evi olur” diye yanıt verirdim. Bu kez de “Niye ‘Dallas’ta herkes beraber oturuyor’ derdi. (Gülüyor)

◊ Levent abi yaşarken bayramlarınız nasıl geçiyordu?

– Oya Başar: Hep beraber tatile giderdik.

– Umut Kırca: Tatilde de dip dibeydik. Ben annemlerin yanında yatardım, başka odaya gitmezdim.

– Oya Başar: Ben kayınvalidemi de çok severdim. Bak hâlâ “kayınvalidem” diyorum. Umut, babaannesi gelince “bizde kalsın” diye tuttururdu. O da 3 ay kalırdı. Herkes “nasıl kızmıyorsun” diye şaşırırdı. Niye kızayım ki, kadıncağızın bize bir zararı yok ki.

Ülkemin Cumhurbaşkanı Çağırırsa Giderim

◊ Levent abi yaşamının son yılları dahil hep muhalifti. Onun ölümünden sonra Cumhurbaşkanının Atatürk Kültür Merkezi’nin yeni projesi için verdiği davete gitmen eleştirildi…
– Oya Başar: İnsanların bir duruşu vardır, benim duruşumun da ne olduğu belli. Ülkemin cumhurbaşkanı beni bir opera binasının projesinin anlatılacağı davete çağırıyorsa, ben oraya giderim. Memnuniyetle de elini sıkarım. Bunda eleştirecek hiçbir şey yok. Ben AKM’nin sunumuna gittim. Orada ne yapıldığı anlatıldığında dinlemezsek sonra eleştiremeyiz.

◊ Davete kiminle gitmiştin?
– Oya Başar: Demet Akbağ’la gittik, projeyi de çok beğendik. E bunun için de kınamak çok yanlış. Biz zamanında programda eleştirdiğimiz Süleyman Demirel’in de davetlerine katılıyorduk. 29 Ekim’lerde Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ndeydik. Bugün kim iktidar olursa olsun, AKM ilgili bir projesi varsa dinlemekle yükümlüyüz. Ki ben isterdim, operadan da arkadaşlarım o davette olsaydı. Kimlerin çağrıldığını bilmiyorum. Ben davete icabet ettim, duruşumdan bir şey kaybetmedim.

◊ Toplumsal kutuplaşma, sanatçılar arasında daha çok görülüyor. Bunun için ne diyorsun?
– Oya Başar: Biz sanatçılarda bu kutuplaşma her zaman olmuştur. Kamyoncular bile birlikte hareket eder ama sanatçılar edemez. Bizde her zaman şu oluyor, “Davete kim geliyor, o mu? O geliyorsa, ben gelmem…” Birlik olamıyoruz, bizde böyle yoksunluk var, çünkü egolar çok yüksek.

◊ Kemal Sunal’ı eleştiren bir yazara herkes tepki gösterdi. Toplumun ortak paydası olan sanatçıları bu tür saldırılar yıpratabilir mi?
– Oya Başar: Hayır, tabii ki. Kemal’i seven halk, hep seviyordu zaten. Ama bugün Kemal Sunal’ı savunanlar, yaşasaydı yine aynı sevgiyle onu kucaklayacaklar mıydı, orası tartışılır.

◊ Öldükten sonra mı değer anlaşılıyor?
– Oya Başar: Evet, dünyada da böyle ama ülkemizde daha fazla. Büyük ressamların hayatlarına bakın, hepsi beş parasız ölmüş. Öldükten sonra değerleri daha çok anlaşılmış. Onun için herkese önyargı olmadan bakmalıyız.

Defne Samyeli, Cem Yılmaz’a Adeta Sihirli Değnek İle Değdi!

0

Son dönemin en gözde çiftleri arasında yer alan Defne Samyeli ile Cem Yılmaz, sık sık gündemde yer alıyor. HT MASA ekibi son dönemin çok konuşulan Cem Yılmaz ile Defne Samyeli’nin birbirlerine çocuklarını tanıştırmasını yorumladı. İşte Detaylar…

Cem Yılmaz ve Defne Samyeli Aşk Tatilinden Döndü…

Ünlü çift Cem Yılmaz ile Defne Samyeli, aşklarına dolu dizgin devam ediyor…

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, hafta içi sosyal medya hesabından Defne Samyeli ile birlikte ilk kez fotoğraf paylaştı. Daha sonra oğlu Kemal’i, sevgilisi Defne Samyeli ile tanıştırdı. Önceki günde Defne Samyeli’nin kızı Deren Talu da Cem Yılmaz ile ilk kez bir araya geldi. Bir hafta içinde yaşanan bu gelişmelere bakarsak çiftin ilişkileri evlilik yolunda mı ilerliyor? soruları akla geliyor…

Cem Yılmaz kimdir?

Defne Samyeli kimdir?

“HT MASA” ekibinden Cem Yılmaz İle Defne Samyeli yorumu…

Esin Övet: Cem Yılmaz ile Defne Samyeli’nin aşkı uzun soluklu olur. Cem Yılmaz değişti fark ediyorsanız. En azından daha güler yüzlü olup eski günlerine geri döndü. Ben şahsen çok mutluyum bu durumdan. Defne sihirli bir değnek değdirdi Cem’e.

İpek Durkal: İkili daha ilk günden bu yana normal bir ilişki yaşıyor. Bir ilişkide ne olması gerekirse onlar oluyor. Çok da mutlu görünüyorlar. Demek ki doğru insanı bulmakla ilgiliymiş her şey. Ve aşk için hiçbir zaman geç değilmiş. Umut oldular vallahi.

Kadir Kaymakçı: Cem Yılmaz, Defne Samyeli’ni oğlu Kemal’le tanıştırmasa ‘ciddi düşünmüyor’ mu olacaktı? Ciddi düşünmek ne demek; evlilik mi? Bir ilişkide ‘ciddi’ olmak için illa evliliği mi düşünmek gerekiyor? Cem mutlu, Defne mutlu; ciddi ciddi güzel bir aşk yaşıyorlar. İlişkilerinin illa bir yere evrilmesi gerekmiyor bence. İnsanları ciddiyete davet ediyorum; bir iki fotoğrafa bakıp ‘ilişki ciddi, şuraya evrildi, buraya çevrildi’ diye çıkarım yapmayı bıraksınlar.

Bülent İpek: Ciddi düşünmekten kasıt eğer evlilikse bu anlamda ben ikisinin de ‘ciddi’ düşünmediklerini düşünüyorum. Yani evlenecekleriyle ilgili bir duyumum veya tahminim yok. Cem Yılmaz ilişkilerinde hep ciddiydi. Yalnız bu kez daha mutlu ve daha pozitif olduğunu görüyorum. Sahne şovlarına başlayacak enenerjiyi de bu sayede bulduğuna inanıyorum. Hata yapmazsa ve pozitif enerjisini kaybetmezse 2019 iş ve aşk anlamında Cem Yılmaz’ın yılı olabilir.