Uzun süredir kanser tedavisi gören oyuncu Hande Erçel’in annesi Aylin Erçel vefat etti. Ünlü oyuncu Hande Erçel’e sosyal medya üzerinden birçok ünlü isimden başsağlığı mesajı geldi. Annesi Aylin Erçel’in vefat haberiyle sarsılan oyuncu Hande Erçel rahatsızlandı ve hastaneye kaldırıldı. İşte Detaylar…
Hande Erçel’in bir süredir hastanede tedavi gören annesi Aylin Erçel vefat etti…
Oyuncu Hande Erçel’in bir süredir hastanede tedavi gören annesi Aylin Erçel vefat etti. Aylin Erçel’in ölmeden önce twitter hesabından yaptığı son paylaşım ise dikkat çekiciydi. Aylin Erçel, twitter’da son retweet ettiği mesajda kızı için biraz daha anlayışlı olunmasını istiyordu. Hande Erçel’in kanser tedavisi gören annesi Aylin Erçel, “Lütfen ama lütfen şu kızın yakasından düşün, ailesini rahat bırakın artık. Haftalardır hastalıkla uğraşıyorlar ve siz hala daha linçten kötü yorumlardan vazgeçmiyorsunuz. Biraz merhamet, vicdan, kalp. Hangi anne, kızına olan bu anlamsız nefrete dayanabilir? diyerek isyan etmişti…
Annesinin vefat haberiyle kahrolan oyuncu Hande Erçel’in, yaşadığı acıya dayanamayarak hastaneye kaldırıldı…
Geçtiğimiz yılın son haftasında kanser tedavisi için hastaneye yatırılan Hande Erçel’in annesi Aylin Erçel, dün sabaha karşı vefat etti. Show TV’de yayınlanan Cumartesi Sürprizi programının haberine göre, annesinin vefat haberiyle kahrolan oyuncu Hande Erçel’in, yaşadığı acıya dayanamayarak hastaneye kaldırıldığı iddia edildi. İlk andan beri Hande Erçel’in yanında bulunan Murat Dalkılıç oyuncuya destekte bulunuyor…
Mehmet Ali Erbil geçtiğimiz Ekim ayında evinde düşerek yaralanmıştı. Hemen hastaneye kaldırılan Mehmet Ali Erbil, acilen ameliyata alınmış ama beklenmeyen bir olay 16 yıl gibi uzun bir süre mücadele ettiği kaçış sendromu hastalığı tekrar nüksetmiş ve uyutulmuştu. Uzun süre yoğum bakımda kalan Mehmet Ali Erbil ile ilgili sevindirici haber gelmiş yoğun bakımdan çıkmıştı. Peki uzun süredir yoğun bakımda olan Mehmet Ali Erbil’in son sağlık durumu nasıl? İşte Detaylar…
Nergis Kumbasar gazeteciler ile ayak üstü sohbet etti…
Uzun süredir yoğun bakımda yatan Mehmet Ali Erbil’in eski eşi Nergis Kumbasar, önceki gün Akmerkez’de görüntülendi. Ünlü oyuncu Nergis Kumbasar, eczaneden kozmetik alışverişi yaparken objektiflere makyajsız hali ile dikkat çekti. Oyuncu Nergis Kumbasar gazeteciler ile ayak üstü sohbet etti. Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil’in sağlık durumu hakkında bilgi vermeyi ihmal etmedi…
Nergis Kumbasar “Kozmetik ürünlerim bitti o yüzden kozmetik ürünü almaya geldim” dedi…
Ünlü oyuncu Nergis Kumbasar “Kozmetik ürünlerim bitti o yüzden kozmetik ürünü almaya geldim” dedi. Eski eşinin sağlık durumu hakkında da konuşan ünlü oyuncu Nergis Kumbasar, “Mehmet Ali’nin durumu her geçen gün iyiye gidiyor. Allah, kısmet ederse yakın süre içinde düzeleceğine inanıyorum. Ablası da gerekli açıklamaları yapıyor” diyerek oradan ayrıldı…
Son dönemde ekranlardan uzak olan oyuncu Cansu Dere, 17’inci Yılın Yıldızları Ödül töreninde görüntülendi. 17’inci Yılın Yıldızları Ödül töreni bu sene YTÜ Davutpaşa Kampüsü’nde bulunan Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı. Cansu Dere, internet üzerinden yayınlanan ‘Şahsiyet’ dizisiyle ödüle layık görüldü. İşte güzel oyuncunun aldığı ödül…
Güzel oyuncu Cansu Dere, internet üzerinden yayınlanan ‘Şahsiyet’ dizisiyle ödül kazandı…
Güzel oyuncu Cansu Dere, geçtiğimiz aylarda yakışıklı oyuncu Engin Öztürk ile aşk yaşadığı yönündeki iddialar ile gündemde uzun süre yer almıştı. Aşk dedikodularının ardından konu hakkında açıklama yapan Cansu Dere, “Biz sadece iki yakın arkadaşız.” diyerek iddiaları kesin bir dille yalanlamıştı. Uzun süredir ekrandan uzak olan oyuncu Cansu Dere, 17’inci Yılın Yıldızları Ödül töreninde görüntülendi. Güzel oyuncu Cansu Dere, internet üzerinden yayınlanan ‘Şahsiyet’ dizisiyle ödül kazandı. İşte Detaylar…
Cansu Dere, Çağatay Ulusoy’un başrolünde yer aldığı ‘Hakan: Muhafız’ dizisiyle ilgili konuştu…
Cansu Dere, 17’inci Yılın Yıldızları Ödül töreninde görüntülendi. Güzel oyuncu Cansu Dere, ‘Yılın En İyi Kadın Dizi Oyunsucu’ ödülüne sahip oldu. Gazeteciler ile ayak üstü sohbet eden Cansu Dere, Çağatay Ulusoy’un başrolünde yer aldığı ‘Hakan: Muhafız’ dizisiyle ilgili konuştu. Cansu Dere, “Muhafız’ı çok beğendiğim. Ülkemiz için iyi bir adım oldu” diyerek övgü dolu sözlerle bahsetti…
Müziğin efsane ismi Müslüm Gürses’in hayatını güçlü prodüksiyon, etkileyici bir sinematografiyle beyazperdeye aktaran “Müslüm” filmi gündemde yer almaya devam ediyor. Müslüm Gürses’in hayatını anlatan, Zerrin Tekindor ve Timuçin Esen’in başrollerini paylaştığı ‘Müslüm’ filmi başarısı ile dikkat çekti. Son olarak ise Merhum sanatçı Müslüm Gürses’in eşi Muhterem Nur, Engelsiz Yaşam Vakfı’nın ‘Yılın En İyileri’ ödül töreninde eşine ait olduğu iddia edilen gömlek ve yüzüğü satışa çıkardıkları gerekçesiyle ‘Müslüm’ filminin yapımcısı Mustafa Uslu ve vakıf hakkında suç duyurusu ile gündeme geldi. İşte Detaylar…
Muhterem Nur’dan ‘Müslüm’ filminin yapımcısına suç duyurusu…
Müslüm Gürses’in eşi Muhterem Nur, İstanbul’da bir otelde 8 Ocak günü Engelsiz Yaşam Vakfı’nın yılın en iyileri ödül töreninde yapılan açık artırmada, sanatçı Müslüm Gürses’in yüzük ve gömleğinin açık artırmayla satılması üzerine savcılığa suç duyurusunda bulundu. Müslüm Gürses’in eşi Muhterem Nur, konu ile ilgili basın açıklamasında bulundu! Muhterem Nur, daha sonra basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “İmitasyon (taklit) bir gömlek ve yüzük gerçekmiş gibi, Müslüm’e aitmiş gibi satılıp bağışta bulunuluyor. Böyle şeylerde çok zedeleniyorum. Yani bizi çok fena parçalıyorlar. Sözleşmeye ait böyle bir madde olmadığı halde, bana danışmadan, onayımı almadan bu tür bir işe başvuruyorlar. Onları suçlu buluyorum. Sadece filmden oldukça büyük para kazandılar, o paranın içerisinden bağışta bulunsalar çok daha makbule geçer. Yani kırıntı parayla 10 bin liraya, 20 bin liraya bir yüzük, gömlek satılacak herkes onu yapabilir. Ama çok milyarlar kazanan insan bunu yaparsa benim için üzücü bir olay. Eşimin ismini paramparça ediyorlar. Eşimi kullanıyorlar artık yeter” dedi. Söz konusu yüzüğün halen parmağında olduğunu söyleyen Nur, Müslüm Gürses ile tanıştıkları 38 sene önce 250 liraya bu yüzüğü aldıklarını ifade etti. Nur, “33 sene evli kaldım, 6. sene bitti kaybolalı. Bu yüzük benim parmağımda ben bunu dünyanın en büyük parasını verseler veremem. Hiçbir gömleği de evimde yok. Hepsini Urfa Müzesi’ne bağışladım. Albümleri, müzik aletleri, elbiseleri, ayakkabılarına kadar oraya verdik. Ve oradan da bir tane gömlek vermezler” şeklinde konuştu.
11 Ocak Cuma 2019 Reyting Sonuçları Açıklandı! Peki kıyasıya süren zirve yarışının sahibi kim oldu? Mucize mi? Fatih Portakal ile Fox Ana Haber mi? İşte 11 Ocak 2018 Reyting Sonuçları…
Deniz Çakır’ın ifadesi ortaya çıktı! Gittiği bir eğlence mekanında yan masa oturan kadınlara sözlü tacizde bulunduğu iddia edilen Deniz Çakır’ın ifadesi ortaya çıktı. Genç kadınların şikayetçi olmasıyla hakkında soruşturma başlatılan Deniz Çakır, ifadesinde neler söyledi? İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm detaylar…
Deniz Çakır’ın ifadesi ortaya çıktı! Gittiği bir eğlence mekanında yan masada oturan kadınlara sözlü tacizde bulunduğu iddia edilen Deniz Çakır, hakkında başlatılan soruşturma kapsamında bugün adliyedeydi.
İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde savcılığa ifade veren ünlü oyuncu, olay günü saat 19.00 sıralarında doğum günü kutlaması için arkadaşlarıyla birlikte bir eğlence mekanına gittiğini belirtti. Bir süre sonra iki kadının gelerek yan masalarına oturduğunu ifade eden Deniz Çakır, olayı şu şekilde anlattı:
Deniz Çakır, ifade vermek üzere bugün adliyeye geldi
“Bu kadınların bakışı ve hareketleri beni yargılar ve taciz eder şekildeydi. Ben yaptığım iş gereği insanların bana bakmasına alışkın olmama rağmen bu iki kadının davranışları sıradışı olduğu için rahatsız olmuştum. Sonra bu iki kadının arkadaşları da gelince bizden rahatsız olduklarını hissettirip arka masaya geçmeleri ve bana aynı şekilde bakmaları üzerine ben de ‘Ne oluyor’ der gibi onlara baktım. Bu şekilde böyle bir gerginlik oldu. Ancak sonrasında olayı önemsemeyip, masamıza döndük. Sohbet ettik.
‘Bizi mi çekiyorsunuz’ dediler
Fotoğraf çekilme esnasında arkadaki kadın grubu kendilerinin fotoğrafını çektiğimizi düşünerek, ‘Bizi mi çekiyorsunuz’ dediler. Biz de kendilerini çekmediğimizi söyledik. Hatta arkadaşım Hande Canar telefonu götürerek kendilerine gösterdi. Fotoğraflarının olmadığını görünce ikna oldular. Bir süre her iki masadaki kişiler kendi eğlencesine devam etti. Bu arada kafenin garsonlarından birine kendi fotoğraflarının alındığını söylemişler. Garson gelip bize söylediğinde almadığımız konusunda bilgi verdik.
Kadınların ısrarla fotoğraflarını aldığımızı söylemeleri nedeniyle telefonu hızlıca masaya koyduğumda camı kırıldı. Telefon evde. Size bugün ulaştıracağım. Sonrasında konu kapandı. Yarım saat sakin oturduktan sonra ayrıldım. Ayrılırken herhangi bir tartışma ya da olay çıkmadı. Ben kesinlikle anlattıklarım dışında kafeye girerken bu kadınlara bakarak alay eder tarzda euzü besmele çekip jest ve mimik hareketi yapmadım. Zaten bu kadınlar benden sonra kafeye geldiler.
Müştekilerin iyi niyetli olmadıkları kanaatindeyim
Yine bu kadınlara bağırarak ‘Ben Atatürkçü’yüm, burası Atatürk Türkiye’si Arabistan değil. Siz Arabistan’a İran’a gideceksiniz’ şeklinde herhangi bir cümle kullanmadım. Tüm hayatım boyunca ayrımcılık yapılmasına karşı durmuş bayanlar ile ilgili sosyal destek projelerinde yer almış bir insanım. Böyle bir konudan dolayı ifade vermek zorunda bırakıldığım için çok üzgünüm.
Olayın 30 Aralık 2018 tarihinde olmasına rağmen 4 Ocak 2019 tarihinde dilekçe verilmesi, kafeden ayrılırken herhangi bir tartışma ortamının olmaması ve olayın orada bitmiş olması hususlarını düşündüğümde müştekilerin iyi niyetli olmadıkları kanaatindeyim.
Arabistan kelimesinin geçtiği tek cümle kendi masamdaki arkadaşlarımın duyabileceği şekilde, içkili bir mekânda içtiğim içkiye, çektiğim fotoğrafa karışılıyor, yargılanarak bakılıyor, ‘Burası Arabistan mı? Atatürk Türkiye’si’ şeklinde söyledim. Ancak bu söylemi mi kesinlikle karşı tarafın duyacağı ses tonuyla ya da onlara hitaben söylemedim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”
Murat Başoğlu düşmanlarına gözdağı verdi! 2017’nin en büyük skandallarından birisine imza atan Murat Başoğlu, geçtiğimiz gün bir mekan çıkışında magazin muhabirleri tarafından görüntülendi. Basın mensuplarıyla kısa bir sohbet gerçekleştiren ünlü sunucu Murat Başoğlu, “Benim adım Murat Başoğlu. Ben bastığım yerde ayağımın izini bırakırım. O yüzden herkes aklını başına devşirecek.” sözleri ile dikkat çekti. İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm detaylar…
Murat Başoğlu düşmanlarına gözdağı verdi! 2017 yazından yeğeni Burcu Başoğlu ile yakınlaştığı görüntülerinin basına sızmasından sonra zor günler geçiren Murat Başoğlu, düşmanlarına gözdağı verdi.
Geçtiğimiz gün gittiği bir mekan çıkışında kendisini görüntüleyen magazin muhabirleriyle kısa bir sohbet gerçekleştiren ünlü sunucu, çok sert tehditler savurdu.
Yeğeni ile yakınlaştığı görüntüleri basına sızan Murat Başoğlu, düşmanlarına gözdağı verdi
Yakın bir süre sonra ekranlara geri döneceğini müjdeleyen Başoğlu, kötü günleri geride bıraktığını ifade edip, “Bomba gibiyim. On numarayım. Bu yaz size çok güzel sürprizlerim var… Ekranlara da döneceğiz Allah nasip ederse. Ayrıca Bodrum’da çok güzel projelerimiz var. Hayatımızda hepimiz kötü şeyler yaşıyoruz. Ben de bazı kötü şeyler yaşadım. Ama hepsini atlattım.” dedi.
Bem bastığım yerde ayağımın izini bırakırım
Yaşadığı skandal sonrasında her kesimden büyük bir eleştiri toplayan Murat Başoğlu, isim vermeden kendisini eleştirenleri şu sözlerle tehdit etti:
“Bazı haddini bilmeyenler adam öldürmeyi sinek öldürmek zannediyorlar. Allah’a şükür kimse öyle bir şeye cesaret edemez. Benim adım Murat Başoğlu. Ben bastığım yerde ayağımın izini bırakırım. O yüzden herkes aklını başına devşirecek.”
Uykuları kaçsın istiyorum!
Yaşadığı skandaldan sonra arada geçen 2 senede düşmanlarını tanıdığını söyleyen Murat Başoğlu, onlardan bir bir hesap soracağını iddia etti.
“Uykuları kaçsın istiyorum” diyerek sert söylemlerde bulunan Başoğlu, “Her kötü olayın bir iyi sonucu vardır. Önemli olan benim bunlardan ne ders çıkardığımdır. Ben bunlardan çok güzel dersler çıkardım. Allah’ıma şükür beni çok seven insanlar olduğunu gördüm… Düşmanlarımı da gördüm. Görmedim değil. Onlardan da hesap soracağım. Benim adım Murat Başoğlu. Öyle kimseden hesap sormaz zannetmesinler. Hepsinden hesap soracağım. Uykuları kaçsın istiyorum çünkü” diyerek tehdit savurdu.
Ece Erken’den annesi vefat eden Hande Erçel’e duygusal mesaj… Bir süredir kanser hastalığı yüzünden hastanede tedavi gören Hande Erçel’in annesi Aylin Erçel, bugün hayatını kaybetti. Annesinin vefatıyla sarsılan ünlü oyuncu Hande Erçel’e için sosyal medya hesabından duygusal bir gönderi paylaşan Ece Erken, neler söyledi? İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm detaylar…
Ece Erken’den annesi vefat eden Hande Erçel’e duygusal mesaj…
Ece Erken’den annesi vefat eden Hande Erçel’e duygusal mesaj… Bir süredir kanser hastalığı sebebiyle hastanede tedavi gören Hande Erçel’in annesi Aylin Erçel, bu sabaha karşı hayatını kaybetti.
Annesinin vefatıyla sarsılan ünlü oyuncu Hande Erçel’e, sosyal medya hesaplarından başsağlığı dileklerini ileten ünlülere Ece Erken’de katıldı.
Hande Erçel’in annesi Aylin Erçel (47) bu sabaha karşı hayatını kaybetti
Tanımamama rağmen sevgili Hande Erçel’e sabır diliyorum
Aylin Erçel’in vefatının duyulmasının ardından ünlü oyuncu Hande Erçel’in bir fotoğrafını paylaşan Ece Erken, altına şunları yazdı:
“Anne demek kocaman bir yürek demektir. Anne-evlat ilişkisi akılların değil, yüreklerin buluşma yeridir. Anne yüreği bir başka çalışır. Göründüğünden daha büyüktür. Yüreğinin her hücresinde evladı saklıdır. Öyle ki, biz o yüreği incitsek de sever; hoyratça davransak da sever; hatırını sormasak da sever… Severken keşkeleri yoktur anne yüreğinin.
Anne demek teslim olmak demektir. İlk olarak ona güveniriz, ona bağlanırız. Onu gördüğümüz andan itibaren karnımızın doyacağını, altımızın temizleneceğini, bir yerimiz ağrısa hemen ilgilenileceğini hissederiz. Hayata ve insanlara karşı duyduğumuz güvenin perde arkasında annemiz vardır. Başkalarına duyduğumuz güven aslında annemize duyduğumuz güvendir. Kopyalayıp çoğalttığımız güven duygusuyla başkalarını hayatımıza sokarız.
Anne demek, güvenli çatışma alanı demektir. Bütün huysuzluklarınızı, öfkenizi ilk ona yansıtırsınız. Delilik çağlarımızın en çok tepinme alanıdır annelerimiz… Bağırırsınız, tepki gösterirsiniz, eleştirirsiniz, suçlarsınız… Size kimi zaman susarak, kimi zaman kızarak tepki verse de bilirsiniz ki, en güvenli alandır anne yüreği. Gerçek anlamda hiçbir zaman size zarar vermez.
Anne demek konfor demektir. Yaşınız ne olursa olsun o sizin için düşünür; sizin için hisseder; sizin için yapar. Arada hayatınıza karışıyor diye kızar gibi yaparsınız ama içten içe de bu konfordan hoşlanırsınız. Büyümüş olmanız onun umurunda değildir. Daha doğrusu yüreğinde değildir. Onun yüreği, takvim yaşınızla ilgilenmez.
Anne demek şımarmak demektir. Kimseye kolay kolay şımaramazsınız ama annenize şımarmak kolaydır. Yaşınız kaç olursa olsun rahatlıkla çocuklaşabilir, şirinlikler yapabilir, kucağına yatıp yanağınızı okşatabilirsiniz. Yanağından alacağınız küçücük bir makasla muzip bir sohbeti başlatabilirsiniz.
Anne demek canını feda etmek demektir. Tehlikedeyseniz iki kere bile düşünmez; kendini riske ilk o atar. Gözü karadır, kendinden daha büyük düşmanın bile üstüne yürür. başın sağolsun handemiyy annelerini kaybeden herkese başta tanımamama rağmen sevgili Hande Erçel’e sabır diliyorum, yaşayanlara Allah uzun ömür versin.”
Gülben Ergen: Aşk bir ihtiyaçtır! Şarkılarıyla olduğu kadar sosyal projelerde de yer alan Gülben Ergen, bir derginin Ocak sayısının konuğu oldu. 2019’a dair plan ve projelerini anlatan ünlü şarkıcının, “Türkiye’nin parlayan yıldızı olmaktan son derece memnunum” sözleri dikkat çekti. İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm detaylar…
Ülkemde parlayan bir yıldız olmaktan son derece memnunum
-İnfılak’ın bu kadar sevileceğini düşünmüş müydünüz?
Düşünmedim ama hissettim. Benzerine nadir rastlanan şarkılardan İnfilak. Müzikte bazen ezber şarkılar yerine, ezber bozan çıkışlar yapmayı seviyorum.
-Hepimiz için Sezen Aksu’nun yeri ayrıdır. Ama siz Sezen Aksu şarkıları söyleyen birisiniz. Sezen Aksu’nun sizdeki yeri nedir, size kattığı en önemli şey nedir?
Küçüğüm daha çok küçüğüm diyor çocukluğumdan beri kulağımdaki ses. Ardından ben bu yüzden hiç kimseden gidemem, gitmem derken, sen ağlama, dayanamam diyor. Çocukluğum, yıllarımdır Sezen Aksu. Çok şarkısını okudum. Şanslıyım. Bana öz güven, samimiyet ve dimdik durmanın önemini, değerini hissettirir her zaman.
-Gülben Ergen şarkılarını nasıl seçiyor, keşke ‘Bu şarkıyı ben okusaydım.’’ Dediğiniz bir şarkı oldu mu?
Şarkılarım benim özümdür aslımdır, yaşadıklarım ve yaşayamadıklarımdır. Söylediklerim, söyleyemediklerimiz sessiz çığlıklarımdır. İçime göre seçerim, piyasayı ya da benden beklentiyi değil, yüreğimin sesini dinlerim.
-Gülben Ergen müzik kariyerinde dünyaya açılmak fikrine nasıl bakıyor?
Ben ülkemde parlayan bir yıldız olmaktan son derece memnunum. Yaşam kalitemi, vaktimi abartılı olarak çalacak her şeyi ve herkesi reddedebilirim. Dünyayı sırt çantamla, elimde kahvemle gezmeyi tercih ederim.
Beni yeniden sabah kuşağında göreceksiniz
-Sizce 2019 nasıl bir yıl olacak? Yeni yıl mesajınız nedir?
Benim 2019’dan mutluluk beklentim çok. Geleceği varsa göreceği de var. Sağlam gelsin açtım kollarımı bekliyorum kendisini Kıbrıs ta sahnede 🙂
-Seyirciyle iletişiminiz çok kuvvetli. Gülben Ergen’i yeniden sabah kuşağında görebilecek miyiz, ne düşünüyorsunuz?
Elbette göreceksiniz ama içime sinen bir içerikte. Kadınlarla iletişimimiz yıllardır hep çok değerli. Ekrandan milyonlara uzanmak sorumluluk getiriyor bana. Bu sebeple içinin boş olmasını istemem.
-Yatırım konusunda çok başarısızım açıklamanız mevcut. Gülben Ergen’in en büyük yatırımı neyedir?
Ailem, çocuklarım, şarkılarım ve bitmeyen umutlarım.
-Çocuklar Gülsün Diye projeniz ile 38. Anaokulunu açıyorsunuz. Bu okulları açarken neler hissediyorsunuz?
Gurur duyuyorum elbette. Sevinç götürüyoruz uzak köylere yıllardır. Okul öncesi eğitimin önemi için farkındalık yaratıyoruz. Ölümsüz bir değer bu, yıllarca toprağa temelini sağlam attığımız bir değerdir Çocuklar Gülsün Diye.
-Çocuklara karşı duyarlılığınız herkes tarafından biliniyor. Gülben Ergen dünya çocukları için bir şeyler yapmayı planlıyor mu? Unicef İyi Niyet Elçisi olmak ister miydi, ne yapardı?
Ülkeme 37 tane Anaokulu hediye ettim. 38. Anaokulumuzu Ordu da açacağız. Durmuyorum duramıyorum konu çocuklar olunca. Mesleğimin bana hediye ettiği tüm avantajları derneğim için.
Aşk bir ihtiyaçtır, haktır, güzelleşmektir, aşk yaşama sevincidir
-Gülben Ergen aşka kapılarını kapadı mı?
Elbette hayır. Şarkı söylemeyi bıraktınız mı? gibi bir soru bu. Aşk bir ihtiyaçtır, haktır, güzelleşmektir, aşk yaşama sevincidir.
-Müzik piyasasında keşkeniz oldu mu?
Keşke konservatuar okusaydım derim. Nota bilgim olsaydı.
-Gündemimizde kadına, çocuğa ve hayvana yapılan istismar haberleri var. Bu konulara nasıl bakıyorsunuz, çözüm nedir?
Çözüm sevgi ve eğitim bence. Sevginin olmadığı her ortam hastalıklı ve şiddete eğilimli olur. Tek başına eğitimin yeterli olmadığına tanık oluyoruz. Nice okumuş insanlarda sevgisizlikten doğan sapıklık, şiddet ve hastalıklı ruh halleri var. Güvenli bir ortamda büyümek, sevgiye tok olmak her derdin devası.
Üç oğlumu adabınca anca yetiştirebiliyorum
-Dünyada birçok sanatçı kendi çocuklarının yanında evlatlık ediniyorlar. Gülben Ergen 4. çocuk ister mi? Evlatlık edinir mi?
Üç oğlumu adabınca anca yetiştirebiliyorum. Büyük bir emek ve sorumluluk bu. Sanmıyorum… Evladım olmasaydı tereddütsüz evet derdim. Evlatlık almak büyük bir yürek ve şahane bir duygudur eminim.
-Sağlık Bakanlığı ve birçok insan tarafından organ bağışı şu sıralar gündem de. Gülben Ergen Organ bağışı ile ilgili ne düşünüyor, hangi organını bağışlamak isterdi?
Organ Bağışı ülkemizin algı sorunu yaşadığı çok önemli bir konu. Almanya da Kartal Bebeğin annesi Ahu Hanım ile röportaj yaptığımda o kadar çok şey öğrendim ki bu konu hakkında . Ben tüm organlarımı 15 yıl önce bağışladım. Önemle belirtmek isterim yeni değil. Din, felsefe her türlü inanç sistemi insan sevindirmeyi söyler bize. Bir acı bir sevinç olur organ bağışı ile.
Son dönemde Serdar Ortaç ve eşi Chloe Loughnan boşanma haberleri gündemde sık sık yer almıştı. Çift iddiaları yalanlasa da her seferinde aralarının açık olduğu haberleri yer almaya devam etti. Ayrılık iddiaları sonrası ünlü çift Serdar Ortaç ve Chloe Loughnan ilk kez bir arada görüntülendi. İşte Detaylar…
Serdar Ortaç ve Chloe Loughnan ayrılık iddiaları için neler söyledi?
Serdar Ortaç ve Chloe Loughnan’ın aralarının açık olmasının son olarak sebebinin ekonomik nedenler olduğunu iddia edilmişti. İddialar sonrası Serdar Ortaç ve eşi Chloe Loughnan ilk kez görüntülendi. Bakın ünlü çift Serdar Ortaç ve Chloe Loughnan ayrılık iddiaları için neler söyledi? İşte Detaylar…
Serdar Ortaç “Arkadaşlar gördüğünüz gibi mutluyuz, boşanmıyoruz”
Uzun süredir eşi Chloe Ortaç’ın yurt dışında olması nedeni ile boşanacakları iddia edilen çift ile ilgili, evliliğin ekonomik nedenlerden dolayı biteceği iddiaları yer aldı. Geçtiğimiz akşam el ele alışveriş merkezine gelen ünlü çift Serdar Ortaç ve eşi Chloe Loughnan gazeteciler ile ayak üstü sohbet etti. İddiaların aksine mutluluk pozu veren çift gazetecilerin sorularına da içtenlikle cevap verdi. Muhabirlerin boşanma haberlerini ve ayrılığın nedeninin ekonomik olduğunu sorması üzerine açıklama yapan Serdar Ortaç “Arkadaşlar gördüğünüz gibi mutluyuz, boşanmıyoruz. Birileri kafalarında bir senaryo yazıyor ve inanıyor. Bir de bize sormadan bunu haber yapıyorlar ama siz bize inanın” dedi…
Chloe Ortaç ise “Haberlere çok şaşırıyorum. Bir kaza geçirdim ve kaza sonrası mümkün oldukça evden dışarıya bile çıkmadım. Serdar bana para vermiyormuş, ben de onun için çalışmaya gidiyormuşum. Ben çalışmaya gitmedim, ailemin yanına gittim ve kazadan sonra çalışmayı bırakın, dışarıya bile çıkmadım” dedi. Boşanmayacaklarını tekrar yineleyen Serdar Ortaç ise “Bizim ekonomik olarak bir ayrılığımız yok, kesemiz bir. Benim kazandığım para onun, onun kazandığı para benimdir. Ayrıca Chloe ekonomik özgürlüğü elinde olan bir kadın, mesleği var ve teklif geldikçe çalışıyor, kazanıyor. Dediğim gibi nereden çıkıyor bunlar bilmiyorum. Birileri kafasından senaryo yazıyor, haberini yapıyor. Ayıp” dedi…