Ana Sayfa Blog Sayfa 1122

Şeyma Subaşı Evleniyor!

0

Şeyma Subaşı Mısırlı sevgilisi Mohammed Al Saloussi ile evleneceğini sosyal medya hesabından duyurdu. Geçtiğimiz günlerde Subaşı’nın hamile olduğu iddia edilmişti. Detaylar haberimizin devamında…

Evleniyorlar!

Geçtiğimiz günlerde Şeyma Subaşı’nın milyarder sevgilisi Mohammed Al Saloussi ile evleneceği haberleri magazin gündemine bomba gibi düşmüştü. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Subaşı, “Düğün için ilk yapılacaklar listesi. Misafir listemizi yapıyoruz. Aman tanrım çok heyecanlıyım” ifadelerini kullandı.

seyma-subasi

Şeyma Subaşı Hamile mi?

Şeyma Subaşı hakkındaki hamilelik iddiasını güçlendiren ise genç kadının geçtiğimiz haftalarda geldiği İstanbul’da özel bir hastaneye gitmesi oldu. Maslak’taki hastanede kadın doğum uzmanına görünen Şeyma’nın içeriye hemşirenin dahi alınmasını istemediği öne sürüldü. Bu arada Subaşı, Acun Ilıcalı ile evlenmeden önce de kızına hamile kalmış ve Melisa dünyaya geldikten sonra Ilıcalı ile Fransa’daki bir düğünle evlenmişti.

İddialara göre Mısırlı milyarder Mohammed Al Saloussi ile aşkı tam gaz süren Şeyma Subaşı, bu kez de şok bir iddiayla gündeme geldi. Instagram’daki ‘We Wont Lie Mag’ isimli hesabın ortaya attığı iddiaya göre 30 yaşındaki genç fenomen hamile. Geçtiğimiz günlerde gittiği Dubai’de aşkının ailesiyle de tanışan Şeyma Subaşı’nın Haziran ayında Dubai’de nikah masasına oturacağı da dedikodular arasındaydı.

Şeyma Subaşı’dan Tatil Paylaşımları

Bana Deli Gibi Aşık

Kızı Melisa’yla Bali’de tatil yapan Subaşı, Alsaloussi’nin kendileri için özel jet kiralamak istediğini, ancak jet bulamayınca bir yolcu uçağını kapattığını sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Subaşı, konuyla ilgili şunları söyledi: “Bali’de bir adadan başka bir adaya geçecektik. O gün uçmamız lazımdı ama bütün uçak biletleri bitmiş. 6-8 kişilik uçaklar var ya, onlar bizim gideceğimiz adaya uçmuyormuş. Özel uçak da bulamayınca, sevgilim havayolları ile konuşarak bir yolcu uçağının tüm koltuklarını satın aldı.

Sanki biz başkalarının biletlerini almışız gibi algılanmış ama öyle değil. Meedo (Mohammed Alsaloussi) normalde uçuşlarda var olmayan bir uçuş koydurdu bizim için. Meedu, bu havayolu şirketiyle Amerika’da ortak iş yapıyor. Havayolunu arayıp olmayan bir uçuş koydurdu. Yani kimsenin biletini almadı ya da kimseye engel olmadı. Öyle olsaydı daha ucuza gelirdi.” Subaşı, sevgilisiyle büyük aşk yaşadıklarını da sözlerine ekledi: “Çok büyük, inanılmaz bir şey yaptı benim için. Bana deli gibi âşık. Ben de ona âşığım.”

İntihar Girişiminde Bulunan Ceyda Ersoy Acun Ilıcalı’ya Sitem Etti

0

Geçtiğimiz günlerde Acun Ilıcalı kendisine iş vermediği için intihar girişiminde bulunduğu iddia edilen Ceyda Ersoy “Acun bana geçmiş olsun mesajı dahi göndermedi” dedi. Detaylar haberimizin devamında…

Ciciş Kardeşler’den Ceyda Ersoy kimdir?

Sosyal Medya Hesabından Sitem Etti

Ciciş kardeşler olarak medyada ün yapan Esra ve Ceyda kardeşlerden Ceyda Ersoy geçtiğimiz günlerde Acun Ilıcalı’nın kendisine iş vermediğini iddia ederek intihar girişiminde bulunmuştu. Ersoy hastanede gördüğü tedavisinin ardından sağlığına kavuşmuştu. Ersoy yaşananların ardından Acun Ilıcalı’ya sitem etti.

Geçtiğimiz günlerde Esra Ersoy sosyal medya hesabından “Kardeşim ‘Acun Ilıcalı bana iş vermiyor” notu ile kardeşinin intihar ettiğini duyurmuştu. İntihar haberi ile gündeme gelen Ciciş kardeşlerden Ceyda Ersoy sosyal medya hesabından video yayınladı.

Geçmiş Olsun Mesajı Beklerdim

Durumunun iyi olduğunu söyleyen Ersoy, “Ben de dünyadayım, sizlerleyim yaşıyorum. 3 saat daha hastaneye yetiştirilmeseymişim ölecekmişim. Ölmedim. Yoğun bakımda komadaymışım. O anlarda değişik haberler çıkmış hakkımda. Acun Ilıcalı beyi çok severim çok saygı duyarım ve çok iyi bir yapımcı. Ben bugüne kadar birçok projede yer aldım fakat kendisiyle hiç çalışmadım. Belki çalışırım, çalışmam bilemiyorum. Fakat bu kadar haberler olmuş ben yoğun bakımdayım, kim olursam olayım onun gibi iyi insandan geçmiş olsun mesajı beklerdim” diyerek Ilıcalı’ya sitem etti.

Cicişler yine kavga etti! Esra ve Ceyda Ersoy kardeşler yine birbirine girdi…

Bizi Herkes Tanır

Kardeşinin intihar girişiminde bulunduğunu söyleyen Esra Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Ceyda’m benim ‘Acun bana iş vermiyor’ diye intihar edilir mi? Kariyer yapamıyorum diye evdeki tüm ilaçları içmiş, komalık oldu. Bilinci gitmiş canım kardeşimin evdeki tüm ilaçları içmiş. Bu arada Hasan Şeker’in yeğenleriyiz biz tüm Çukurova tanır ailemizi ileri geri konuşanlar bir kendine gelsin” demişti.

Alişan’ın Eşi Buse Varol’a Dolandırıcı Şoku

0

Alişan’ın eşi Buse Varol’un sosyal medya hesabı çalındı. Açıklama yapan Varol, “Siber suçlara şikayet ettik. Tüm bilgileri elimde” dedi.

Buse Varol Kimdir?

Alişan kimdir?

Ünlü oyuncunun hesabından yapılan paylaşımda bir banka hesabına para yatırılması çağrısında bulunuldu. Kısa süre sonra Varol’un hesabının çalındığı ortaya çıktı.

“SİBER SUÇLARA ŞİKAYET ETTİK”

Hesabını geri alan Buse Varol, konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Gece iki de hack’lendim. O saatten beri uyumadım. Hesabımı geri aldım. Siber suçlara şikayet ettik. Bu suçu işleyen yaşları küçük, üç beş kişinin fotoğraflarına kadar tüm bilgileri elimde. Pazartesi hepsini açıklayacağım” ifadelerini kullandı.

 

“ALİŞAN’IN DA HESABI ELİMİZDE”

Öte yandan hacker’ların Alişan’a da, “Eşinizin hesabı elimizde” diye mesaj attıkları ortaya çıktı.

 

Teşkilat Dizisi 10. Bölümde Neler Yaşandı?

0

Yapımını TIMS&B Productions’ın, yapımcılığını Timur Savcı ve Burak Sağyaşar’ın gerçekleştirdiği Teşkilat dizisi pazar günleri izleyici ile buluşuyor. Başrollerinde Çağlar Ertuğrul, Deniz Baysal Yurtçu, Mesut Akusta, Ezgi Eyüboğlu, Ezgi Şenler, Mehmet Usta, Tuncer Salman, Nihat Altınkaya ve Serdar Yeğin’in yer aldığı dizinin  son bölümünde neler yaşandı haberimizin devamında…

Teşkilat Dizisi Son Bölümde Yaşananlar

Ekibin Türkiye’ye dönüşünün ardından Suriye’de bulunan Türk konvoyuna yapılan saldırı sonrası harekete geçilir. Suriye’deki Türk askerlerinin ve hava sahasının korunması için son teknoloji ürünü KORAL sistemlerinin bölgeye sevk edilmesine karar verilir.

Aksiyon dolu bir maceranın ardından Türkiye’ye getirilen Kasım Firawi, amcası Zayed Fadi ile ilgili önemli bilgileri anlatır. Ekip Fadi’nin para işlerini yürüten muhasebecisiyle ilgili bilgileri değerlendirmeye karar verir. Muhasebecinin Suriye’ye geleceği haberi üzerine, Mete Bey Fadi’ye ulaşmak için ekibi Suriye’ye gönderir.

Ceren, Şef’ten aldığı talimatla KORAL’ın kurulumuna ait kritik bilgileri elde etmek için harekete geçer. Ekip, KORAL sistemlerini taşıyan kargo uçağıyla birlikte Suriye’ye ulaşır ve  havalimanında kurdukları düzenekle Fadi’nin muhasebecisini takip etmeye başlar. Dinledikleri konuşmalardan Fadi’nin Suriye’ye geleceğini öğrenirler. Muhasebecinin bir zaafını tespit eden ekip, Fadi’yi ortadan kaldırmak üzere zekice bir oyun kurar.

Fadi’nin Suriye’ye geliş amacının da KORAL sistemlerini etkisiz hale getirmek olduğunu anlarlar. Türk üssüne yapılacak yeni bir saldırının istihbaratı ekibi zorlu bir tercih yapmak zorunda bırakacaktır…

Teşkilat Dizisi Konusu

Türkiye’ye karşı harekete geçen karanlık bir yapı, planlarını devreye sokarak, uluslararası alanda dikkat çeken Türkiye’nin İHA ve SİHA programını hedef alır. Bu sürpriz hamlenin ardından Millî İstihbarat Teşkilatı çatısı altında gizli bir ekip kurulmasına karar verilir.

Deneyimli istihbaratçı Mete Bey (Mesut Akusta) öncülüğünde kurulacak bu ekibin yurtiçi ve yurtdışında birçok gizli operasyona imza atması planlanırken; bu operasyonların hedefe ulaşması ve etkili olması için, ekip üyelerinin kağıt üstünde ve ‘resmen’ ölmüş bilinmeleri mecburiyeti ortaya çıkar. Mete Bey ekipte düşündüğü Zehra (Deniz Baysal Yurtcu), Hakkı Dayı (Tuncer Salman), Pınar (Ezgi Şenler), Hulki (Nihat Altınkaya), Uzay (Serdar Yeğin) ve Gürcan’la (Ahmet Uğur Say) tek tek görüşerek, her birine kendilerini tanıyan herkesin ve ailelerinin kendilerini ‘ölmüş bilmesi’ gerektiğini söyler ve bunu kabullenmelerini teklif eder.

Teşkilatın en iyi istihbaratçılarını bir araya getiren bu ekibin liderliği için teşkilatın en gözde ismi Serdar Kılıçaslan (Çağlar Ertuğrul) seçilir. Serdar, vatan sevgisi ile aşkı Ceren (Ezgi Eyüboğlu) arasında kalırken (çünkü bu görevin gereği Ceren de Serdar’ı ‘ölmüş’ bilecektir), her biri kendi alanında uzmanlaşmış istihbaratçılardan oluşan ekibin diğer üyeleri de geri dönüşü olmayan bir yola gireceklerinin farkına varırlar.

 

Bir Zamanlar Kıbrıs Dizisi KKTC’de Krize Neden Oldu

0

TRT 1’de ekranlara gelen Bir Zamanlar Kıbrıs dizisinde bir sahnede EOKA’cı Nikos Sampson’ın KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın başına silah dayaması KKTC’de krize neden oldu. Detaylar haberimizin devamında…

Geri zekalı mısınız?

TRT’de ekranlara gelen Bir Zamanlar Kıbrıs dizisi, yayınlanan bir sahne ile eleştirilerin odağı oldu. KKTC direnişinde yaşanan bazı çatışmaların, dizide farklı gösterildiği yönündeki iddialar diziyi tartışma konusu haline getirdi. KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın eski danışmanı Sabahattin İsmail, dizinin yeni bölümüne tepki gösterdi.

İsmail, “Geri zekalı mısınız? Sampson kim ki Denktaş’ın kafasına silah dayayacak. Utanmadan bir de ‘Gerçek bir varoluş hikayesi’ diyorsunuz! Devlet galası bu saçmalıklar için miydi? Bu dizi varoluş mücadelemizi değil, insanları arkadan vuran sivilleri katleden eli kanlı katil Sampson’u aklama ve kahraman yapmak için mi yapıldı? Korkak katil bir yığın yalanla davası için korkmadan mücadele eden liderimiz Denktaş’ı silahla kaçıran bir kahraman olarak gösteriliyor” dedi.

Bir Zamanlar Kıbrıs Dizisinden İlk Kareler Yayınlandı!

Bir Zamanlar Kıbrıs Dizisi Konusu

1963 yılında adanın pastoral coğrafyasında neşeli hayatlarını süren sakız tüccarı Dereli ailesi, Kanlı Noel olarak bilinen olayların başlaması ile diğer Türk aileler gibi saldırıya uğrar. Birbirlerinden ayrı düşen aile fertleri kasabalarından sürülüp zorunlu bir göçe başlarken ailenin başındaki Kemal Dereli kendi ailesiyle birlikte göç yolundaki binlerce Türk’ün lideri haline gelir.

Kıbrıs’ta yaşam mücadelesi sürerken Türkiye’den adaya gizli görevle yollanan Ankaralı ise Lefkoşa’da olayların seyrini değiştirir. Adada gizli kahramana dönüşen Ankaralı ve ayrı düştüğü nişanlısının hasretle ve yaşam mücadelesi ile harmanlanan aşkı da Dereli ailesinin hikayesi ile iç içe geçer.

Son Bölümde Yaşananlar

Kemal, Ankaralı ile İnci’nin yolu sürpriz bir şekilde Derviş ‘le kesişir. Kemal, İnci-Müge ve diğer tüm esirlerin hayatını kurtarmak için hayatını tehlikeye atar. Ankaralı ise yeni tanıştığı Kemal’in fedakarlığına şahit olduğunda onunla uzun süre yürünecek bir yol arkadaşlığının başladığını anlar. Ancak Kemal ve Ankaralının ilk karşılaşmaları oldukça ters olur. Derviş’in nasıl hayatta kaldığı belli olurken, yeni hedefi esir tutuldukları yerden İnci ve Müge’yi kaçırıp onları Kemal’e ulaştırmaktır.

Diğer yandan Ankaralının nişanlısı Ayşe gizlice girdiği macera sonucu uzun süre sonra ilk kez nişanlısı ile iletişime geçer. İki sevgilinin duygu yüklü hikayesinde büyük bir sürpriz var. Ankaralının gizli görevle bulunduğu Almanya günleri ve Ayşe ile tanışmaları bir aşk hikayesi olarak anlatılıyor.

Makaryos güçleri Lefkoşa’yı ele geçirip Rauf ve Dr Küçük’ün karargahı düşerken Türkiye, Kıbrıs’a müdahale kararı alır. Kıbrıs Türkü varını yoğunu ortaya koyup direnirken tükenmekte olan zamana karşı Türk jetleri onların yardımıma yetişebilecek midir?

Feyza Aktan ‘dan Bomba Açıklamalar

0

Özcan Deniz ile olaylı bir ayrılık yaşayan ve davalık olan Feyza Aktan ilk kez olaylar hakkında Hürriyet’e konuştu. Aktan’ın verdiği röportajın detayları haberimizde…

Feyza Aktan Kimdir?

Hayale Katkıda Bulundum

Şöyle başlayalım, Feyza Aktan kimdir?
– Kendimle ilgili altını çizeceğim çok bir şey yok, sade bir hayatım var. En kötü özelliğim çok aceleci davranmam… En sevdiğim yönüm ise güçlü bir kadın olmam. Güçlü bir kadın olmak, beni bu yolda ayakta tutan tarafım…

 “Senkron” dizisinde rol aldınız. Nasıl bir deneyimdi sizin için?
– Dizide üç farklı kadını oynadım… Zor bir deneyimdi. En zoru da Mina karakteriydi. Çocuğunu kaybeden Mina ile empati kurmak istemedim. Ama role ısındıkça iyi şeyler ortaya çıktı.

 İlk oyunculuk deneyiminiz “Senkron”dan kazandığınızla nasıl bir yatırım yapmayı tercih ettiniz?
– Hiçbir ücret almadım. Bu proje Özcan’ın (Deniz) hayaliydi ve ben o hayale katkıda bulundum. Para beklentim hiç olmadı.

Yeniden evlenmeyi düşünüyor musunuz?
– Büyük konuşmak istemiyorum ama evlilik çok radikal bir karar. Oğlumla birlikte yaşıyorum. Evlenmek, oğlumun bir yabancıyla aynı eve girmesi demek… Bu nedenle oğlum belli yaşa gelmeden, asla böyle bir karar alamam.

Feyza Aktan Hakkında Özcan Deniz’in Kardeşinden Şok İddia

İyi Niyetimi Kötü Kullandı

Kuzey ile babası arasındaki ilişki nasıl?
– Ayrıldığımızdan bugüne kadar onların baba oğul ilişkisine asla olumsuz yaklaşmadım. Tam tersi nasıl yapıcı olurum dedim. Hatta Özcan’ın çalışma saatleri ağır olduğu için mahkemenin verdiği görüş günleri dışında da birlikte olmalarına müsaade ettim. Ancak Özcan bu durumu bile velayet davası açtığında bana karşı kullandı.

Dava dilekçesinde şu ifadeler yer aldı: “Oğlum zaten hep fiilen benim yanımda. Annesi gece hayatına çok düşkün olduğu için oğlumuz Kuzey’i hep bana gönderiyor, ilgilenmek istemiyor.” Bu maddeyi okuduğumda beynimden vurulmuşa döndüm, gösterdiğin iyi niyetin sana silah olarak doğrultulması inanılmaz can acıtıcı. Sen iyi niyetimi kötü kullanırsan ben de hem oğlumu hem de kendimi korumak için mahkemenin verdiği görüş günlerine uyarım.

Özcan Bey oğluyla görüşmesine engel olduğunuzu iddia ediyor. Hatta savcılığa suç duyurusunda bulunarak “oğlundan 10 gündür haber alamadığını” söyledi.
– Bununla ilgili avukatımla beraber ifadeye gideceğiz ve belgelerimizi sunacağız. Telefonum hep açık, oturduğumuz yer aynı. Ki beyan verdiği zamandan 8 gün öncesi Kuzey zaten babasında yatılı kaldı. 3 gün öncesi ise baba oğul cep telefonundan görüntülü konuştu. Bunların hepsi kayıtlı. Bizim bu boşanma konumuz neden hep basına malzeme olarak sunuluyor, neden özel kalmıyor anlamıyorum. Oysa bizim ortak noktamız, oğlumuz. Ve Kuzey büyüyor, ileride bunları okuyacak, ‘neden annem ve babam bunları yaptı” diyecek…

Üzerimde Hiçbir Mal Yok

2019 yılında boşandıktan kısa bir süre sonra Özcan Deniz’le yeniden bir araya geldiniz. Bu dönemde Deniz’e “Ya yeniden evlenelim ya da bana 15 milyon TL tazminatı ver” diye rest çektiğiniz haberleri de basına yansıdı. Bu iddialar için ne diyeceksiniz?
– Asla böyle bir şey demedim. Bu cümleyi kuracak bir kadın olsaydım, çekişmeli boşanırdım… Sözleşmeli boşandık ve hiç para mevzusu olmadı. Bu evlilikten 1 TL bile almadım. Üzerimde hiçbir mal yok. Kullandığım araç bile benim üzerime kayıtlı değil.

Özcan Deniz, Zekeriyaköy’deki bu röportajı yaptığımız evden çıkmadığınıza dair suç duyurusunda bulunmuştu. Evdeki son günleriniz mi?
– Bunun net cevabını ben de bilmiyorum. Boşandıktan sonra bu evden yaşanmışlıklarımız çok olduğu için taşınmak istedim. Ancak Özcan buna izin vermedi, “Oğlumum düzeninin bozulmasını istemiyorum” dedi. Pandemi başladığı dönem, biz Özcan’ın evinde 5 ay kaldık. Sonra bir gün telefon etti, “Ev tadilata girecek, evi kapatıyoruz” dedi. Ben de yeni ev bakmaya başladım ancak boşanma sözleşmemizde bu semt dışında başka bir yere taşınamayacağım yazıyor. Özcan da bu bölgede gönderdiğim hiçbir evi kabul etmiyor. Çok tıkandım… Sonra bir bakıyorum, eski eşim benim için ‘gaspçı’ diyor. Bu evle ilgili davamız devam ediyor, ne olacağı daha belli değil.

Oğlum İçin Sustum

Bugüne kadar iddialar karşısına neden sessiz kalmayı tercih ettiniz?
– Bunun çok cevabı var aslında ama en başta oğlum için sustum. Karşımda çok sayıda insan var, hepsine cevap vermem imkansız. Bir tarafın olanları olgunlukla izlemesi gerekiyordu, sanırım o görev bana düştü. Ben ne kadar arkada, sessiz kalırsam olaylar o kadar alevlenmez diye düşündüm. Fazla özele girmek daha fazla ateşi harlamak olur. Daha fazla ailemi deşifre etmek istemiyorum. İnşallah dava sürecimiz artık karşılıklı hassasiyetle devam eder.

Kuzey’in bir gece evden tek başına çıktığı ve onu güvenlik görevlilerinin bulup getirdiğine dair iddialar ortaya atıldı. Nedir bu olayın aslı?
– Öncelikle Kuzey tüm gece benim elimi tutarak uyur. Anne olanlar bilir, çocuğunuz gece dönse bile refleks olarak uyanır ve kontrol edersiniz.

Nasıl oluyor ki gece oğlum yanımdan kalkıp merdivenlerden aşağıya iniyor, boyunun yetmediği garaj kapısının düğmesine basarak sitenin dışına çıkıyor? Böyle bir şeyin yaşanması nasıl mümkün olabilir? Benden oluşturulmaya çalışılan profili anlıyorum ama en azından mantıklı gidin. Eğer böyle bir olay yaşandıysa bu görüntüyü paylaşmak ve sözünü doğrulamak zorunda…

Özcan Deniz Kimdir?

Geçmiş Olsun Denilmesi Yerine Alkolik İlan Edildim

Geçtiğimiz aylarda evinizde çıkan yangının sebebinin siz olduğunu öne sürüldü. “Sızdı, elektrik sobasını unutup evi yaktı” iddialarına ne diyeceksiniz?
– Bununla ilgili bilirkişi raporunda yangının elektrik panosundaki arızadan çıktığı yazıyor. Bu da her zamanki gibi medyaya yanlış aktarıldı. Olay sırasında uyanıktım. Ve gerçekten çok ciddi bir yangındı. Oğlum ve ben şu an hayatta olmayabilirdik. Çok ağır travmatik bir şey atlattık. Yangının ertesi günü çevremizden ‘geçmiş olsun, iyi misiniz’ denilmesini beklerken, alkolik ilan edildim.

 

Mehmet Ali Erbil ‘den Nefise Karatay İtirafı

0

Mehmet Ali Erbil Günaydın’a samimi açıklamalarda bulundu. Yıllar önce Nefise Karatay ile bir dergiye verdiği müstehcen pozları hakkında “Nefise ile birlikte çektirdiğimiz o çıplak fotoğraflardan dolayı kendimi suçlu hissediyorum. Çok büyük pişmanlık yaşadım.” dedi. Röportajın detayları haberimizin devamında…

O Günleri Özledim

Pandemi sürecini nasıl geçiriyorsunuz?

Evdeyim, evde kalmak gerekiyor zaten. Allah’a şükür evde benimle ilgilenen insanlar var. Daha ne isteyeyim? Normalde de çok gezmiyordum. Dışarıya sadece hastane için çıkıyordum, şimdi de öyle. Ayda bir damar yolundan ilaç almam gerekiyor. İki aşım da yapıldı. Sağlığım yerinde, sadece hâlâ yürüme zorluğum var.

Hayatınızda en çok neyin eksikliğini hissediyorsunuz?

Yıllarca her gün televizyonda canlı yayın yapıyordum. Şimdi dönüp baktığımda o günleri özlüyorum. Benim gibi hiperaktif biri için kolay değil. Farklı bir formatta yarışma sunuyordum, doğaçlama yapıyordum her şeyi. Türk halkında çok kredim var. O zamanlar yaptığım esprililerimi tolere ediyorlardı. Bu krediyi herkese vermez halkımız.

İnsanlar Büyük İlgi Gösterdi

Yaşadığınız zorlu süreç manevi dünyanızı nasıl etkiledi?

Maneviyatımı derinden etkiledi yaşadıklarım. Yoğun bakımdayken damadım başımda dua ediyordu. Ben de bilmediğim duaları tekrar ediyordum. Yaşadığım bu hastalık süreciyle tekrar Allah’a bağlandım. Hastalık öncesi bağım zayıftı. Şimdi inancım çok kuvvetlendi. Yaşadığım her şey kader. Kimin aklına gelirdi benim gibi hareketli bir adamın bu duruma düşeceği. İnançlı şekilde dik durup bunun da üstesinden geleceğimi düşünüyorum. Sık sık türbeleri ziyarete gidiyorum. Dua ediyorum gittiğim türbelerde. En son Bursa’ya gittim mesela. İnsanlar beni görünce büyük ilgi gösterdi.

Kutsal topraklara da gitmek istiyor musunuz?

Evet. Hacca gitmek istiyorum. Umarım Allah nasip eder.

Mehmet Ali Erbil ‘den Müjdeli Haber

“Artık bitti'” dediğiniz bir an oldu mu hiç hastanedeyken?

Ölümden korkmadım. Kendimi ölüme hazırladım. ‘Allah’ım ölünce bana başka bir huzur vereceksin. Her şey senden gelecek’ dedim. Sebat ettim, isyan etmedim. Eskiden çok hastalanayım, sevenlerim beni kapılarda beklesin diye düşlerdim. Öyle de oldu.

Kendimi Suçlu Hissettim

Hayatınıza çok kadın girdi ama Nefise Karatay’la ilişkiniz ve çektirdiğiniz fotoğraflarda çok konuşulmuştu…

Çok geride kaldı o ilişki. Şimdi evlendi, hep mutlu olsun isterim. O fotoğraflardan dolayı kendimi çok suçlu hissettim. O fotoğrafların çekilmesinde çok sorumluluğum var. Yurt dışında çiftler böyle fotoğraflar çektiriyordu o yıllarda. Biz de Türkiye’de yapalım demiştik. Ama büyük pişmanlık yaşadım. Ben o fotoğrafları Nefise ile evleneceğim diye çektirmiştim. Evlenmeyeceğimizi hiç düşünmemiştim ki. Zaten evlenmeyi düşünmediğim bir kadını öyle göstermeyi asla istemem. Büyük hataydı o fotoğrafları çektirmek.

Hastanede olduğunuz dönemde Nefise Karatay sizi aradı mı?

Nefise çok hayırlı bir insandır. Beni değil de kızım Sezin’i aramış, onunla konuşmuş. O vefalıdır, Allah onu hep mutlu etsin.

Yoğun çalışma temponuzun sağlığınızı olumsuz etkilediğini düşünüyor musunuz?

Olabilir. Türkiye’de iki kişi var kaçış sendromu hastalığı olan. Dünyada da 80 vaka var. Bir tane ilacı var hastalığın. O da atak geçirmemi engelliyor. Hastalığımı en çok stres tetikledi. Dört eş, üç çocuğun sorumluluğunu taşımak kolay değil. Eşlerimle (Muhsine Şehnaz Kamiloğlu, Nergis Kumbasar, Sedef Altuntaş, Tuğba Coşkun) ilişkilerim hep çok iyi oldu. Çok doğru kadınlarla evlenmişim. Onlara ne şiddet gösterdim ne kötü davrandım, hep çok kıymet verdim. Hastalığımda hep yanımdaydılar. Ölümle burun buruna geldiğimde ilk eşim (Muhsine Şehnaz Kamiloğlu) bana “Sen güçlüsün bunu atlatacaksın” diyordu. Haklı çıktı. Kızlarım da başımdan hiç ayrılmadı. Çok şanslı bir adamım. Ben de eşlerime ve çocuklarıma karşı bütün görevlerimi yerine getirdim. Vicdanım çok rahat.

Maddi Yardım Teklifinde Bulundu

Serdar Ortaç da, İbrahim Tatlıses de sizin gibi önemli sağlık sorunu yaşadılar…

Onlarla kader birliği yaptık. İbrahim hiç beni yalnız bırakmadı. En son hastalandığımda İzmir’den geldi. Vurulduğunda hastaneye gitmiştim hemen, basına görünmeden başında durup eve dönmüştüm. Bu onu çok etkilemiş. Hastalandığımda “Bir şeye ihtiyacın var mı?” diye hep sordu. Maddi yardım teklifinde bulundu.

Sağlık sistemimizle ilgili açıklamalarınız da çok konuşuldu…

20 yıldır ayda bir hastaneye yatıp ilaç alıyorum. SSK’lıyım, devletime hizmet verdim. Devletim de bana sahip çıkıyor. İlaçlarımı karşılıyor. Allah devletimizden razı olsun, sağlık sistemimiz çok iyi. Los Angeles’ta hastalığım tetiklenince acile götürdüler beni. Acilde iki saat beklettiler, o sürede kendi kendime iyileştim. Yatıp kalkıp sağlık sistemimize teşekkür etmeliyiz. Cumhurbaşkanımızdan da, Sağlık Bakanımızdan da Allah razı olsun.

Masumlar Apartmanı Ne Zaman Sezon Finali Yapacak?

0

TRT 1’in büyük bir ilgiyle izlenen dizisi Masumlar Apartmanı, 33. yeni bölümüyle yarın akşam ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Anıl, Gülben’e Han’ın yırtıp attığı Naci’nin mektubunu verir. Safiye, mektubu okuyup onun hasta olduğunu öğrenir. Naci, hastaneden kaçar. Anıl, Gülben’in yanında gördüğü Esat’a taşla saldırır. Masumlar Apartmanı ne zaman sezon finali yapacak?

Salı Dizileri 2020

Masumlar Apartmanı Ne Zaman Sezon Finali Yapacak?

Yayınlandığı günden beri büyük bir beğeniyle izlenen, reytinglerde ilk sıralarda yer alan Masumlar Apartmanı dizisinin ne zaman sezon finali yapacağı merak edilmeye başlandı. Dizinin, 37. bölümüyle 8 haziran 2021 salı günü sezon finali yapması bekleniyor.

MASUMLAR APARTMANI 32. BÖLÜM ÖZETİ!

Naci’nin notu, Safiye’nin eline geçer. Ama Hikmet, notu alıp okuduktan sonra camdan dışarı atar. Safiye, o notun Naci’den geldiğini ve onun yardım istediğini anlar. Hemen Gülben’den, aşağı inip notu almasını ister.

Hikmet, notu alıp ağzına atıp yutar. Akşam Hikmet, İnci’yi Memduh’tan istemeye gider. Herkesinde gelmesini ister. Safiye, zor da olsa gider. Han, İnci’nin radyo programını dinleyip patronundan karısını kıskanmaya başlar.

Esat, Gülben’i arayıp onu akşam yemeğine davet eder. Gülben, dışarı çıkmak için İnci’den yardım ister. İnci, şirket yemeğine Han’la birlikte gitmeye hazırlanır. Han’la konuşup, Safiye’ye Gülben’in de kendileriyle geleceğini söyler.

Gülben, Esat’la buluşur. Yemekte, yan masada Anıl’ı gören Gülben, Esat’a bir şey belli etmez. Esat, Gülben’le arkadaş olmak istediğini söyler. Gülben, çocukluğundan beri sevdiği Esat’ın kendisine karşı duygularının olmasına çok mutlu olur. Mutluluktan ağlamaya başlar.

Hikmet, evdeki çikolataları yer. Safiye, babasını mutfakta hareketsiz yattığını görür. Ne yapacağını bilemez ve hemen Memduh’tan yardım ister. Memduh, Hikmet’in iğnesini vurur. Neriman, gürültüleri duyup terastan aşağı inip abisini arar. Gülben, Esat’ın teklifini kabul edeceğini söyleyeceği sırada telefon gelir.

Esat, Gülben’i eve bırakıyor ve ayrılmadan onu yanağından öper. Gülben, heyecandan sıkışır. Altına yapmamak için elinden geleni yapar ve eve yetişmeyi başarır. Han, Naci’yi doktora götürmek için razı eder. Onu, postacı kılığına sokup evden dışarı çıkartmaya çalışırken babasına yakalanır.

Safiye, babasının Naci’yi gördüğünü söylemesiyle aşağı inar. Han, Naci’yi tekrar kazan dairesine saklar. Naci, içeriden klarnet çalmaya başlar. Safiye, müzik sesini duyup klarneti çalanın Naci olduğunu anlar.

 Masumlar Apartmanı 33. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Anıl Esat’a Saldırıyor!

Hekimoğlu 49. Bölüm 3. Fragmanı Yayında! Memoli Hastaneye Dönüp Ateş’in Karşısına Çıkıyor!

0

Kanal D’nin büyük bir beğeniyle izlenen dizisi Hekimoğlu, 49. yeni bölümüyle yarın akşam ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Hava Kuvvetlerinde yüz başı olarak çalışan genç kadın hastaneye getirilir. Ateş, kadının ciğerlerinden biyopsi alınmasını ister. Hasta ise bunu kabul etmez. Ateş, onu hayallerinden vazgeçmemesi ister. İpek, hiç bir hayali olmayan Ateş’in, böyle bir şey istemesine çok şaşırır. Hekimoğlu 49. bölüm 3. fragmanı yayınlandı. Memoli, hastaneye dönüp Ateş’in karşısına çıkıyor.

Salı Dizileri 2020

Memoli Hastaneye Dönüp Ateş’in Karşısına Çıkıyor!

Hekimoğlu 49. bölüm 1. fragmanında; Ateş, İpek’in isteği üzerine bir ekip kuruyor. İpek, Ateş’in ekip değil bir ordu kurduğunu, o insanları da özel işlerinde çalıştırdığını görünce öfkeden deliye dönüyor. Ameliyat sırasında Ateş, Memoli’yi görüyor. Daha sonra Memolu, Ateş’in karşısına çıkıp genç kadının kendisini bulduğunu, kendisininde onu hastaneye getirdiğini söylüyor.

İşte Hekimoğlu 49. bölüm 3. fragmanı….

HEKİMOĞLU 48. BÖLÜM ÖZETİ!

Bir bina çöküyor ve yüzü tanınmaz halde yaralılarla ölüler gelir. Teşhislere göre Gül, ölür. Melis ise, yüzü tanınmaz halde de olsa yaşar. İpek, hastayı Ateş’e verir. Hastanın ateşi bir türlü düşmez. Ona tekrar bir ekip kurması için baskı yapar.

Ateş, inatla vakaları tek başına çözebileceğini söyler. İpek, Ateş’in hastanede çalışanlardan yardım isteyeceğini bildiği için hepsine uyarı yazısı gönderir. Ateş, bir yolunu bulup yinede kendisine yardım edecek birilerini bulur. Melis’in durumu iyice kötüleşir.

Dosyasına göre, onun depresyon hapları kullandığı anlaşılır. Nişanlısı ise, onun ilaç kullanmadığını iddia eder. Ateş, Orhan’ı kandırıp kızın evine götürür. İkili evde araştırma yapar. Çıkarken polislere yakalanırlar. İkili, nezarete atılır. Ailesinin şikayet etmemesi üzerine serbest bırakılır.

Orhan, Ateş’in kendisini kandırıp hastanın evine götürdüğü için ondan intikam almak için onun en sevdiği gitarını saklar. Hastanın bir çok organında iç kanama başlar. Ateş, kızın rahmine bakınca onun kısa bir zaman önce kürtaj olduğunu ve sonrasında doğum kontrol hapı kullandığını anlar.

Kızın nişanlısı, böyle bir şey olmadığını söyleyince Ateş onu, nişanlısını iyi tanımamakla suçlar. Ateş, Orhan’ın hastalarının yerini değiştirir. Onunla konuşurken aslında Melis’in Gül olabileceği aklına gelir. Gül’ün dosyasına bakınca durum anlaşılır.

Melis zannedilen kızın Gül olduğu ortaya çıkar. Onun ise Gül zannedilip morgda olduğunu anlaşılır.

Hekimoğlu 49. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Ateş İpek’i Yine Şaşırtıyor!

Kağıt Ev 4. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! İnci’nin Cesedi Bulunuyor Mu?

0

Star Tv’nin yeni gözde dizisi Kağıt Ev, 4. yeni bölümüyle bu akşam ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Cihan ile Aylin, İnci’nin cesedini taşırken kaza geçirir. Kazadan sonra polisler gelir. O anlarda ikili nefeslerini tutar. Cemre Gülsüm’e, kızının belki geri dönmeyebileceğini, her şeye hazırlıklı olması gerektiğini söyler. Kağıt Ev 4. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. İnci’nin cesedi, bulunuyor mu?

Pazartesi Dizileri 2020

İnci’nin Cesedi Bulunuyor Mu?

Kağıt Ev 4. bölüm 2. fragmanında; Aylin ile Cihan, İnci’nin cesedini alıp yok ediyor. Ancak, başlarındaki belalar bitmiyor. Cihan, yaptıkları için vicdan azabı çekiyor. İnci’nin abisi ile Mert birbirlerine giriyor. Polis onları ayırmaya çalışıyor. İnci’nin cesedi bulunuyor mu? Bülent komiser bir şeylerden şüphelenmeye başlıyor.

İşte Kağıt Ev 4. bölüm 2. fragmanı…

KAĞIT EV 3. BÖLÜM ÖZETİ!

Ceren’in umursamaz tavırları Aylin ile Cihan’ı deli eder. Aylin, İnci’nin Mert’in kız arkadaşı olduğunu öğrendikten sonra onu da korumaya çalışır. Mert’le konuşup kimseye, İnci’yle sevgili olduğunu söylememesini ister. Her fırsatta tüm başlarına gelenlerin sorumlusu olarak Cihan’ı tutar.

Ev o kadar kalabalıkken, üstelik Gülsüm’de evlerinde kalmaya başlamışken Cihan, 24 saat içinde İnci’nin cesedini bahçeden nasıl çıkaracağını düşünür. İnci’nin arkadaşları internetten onun bulunması için bir kampanya düzenler. Seslerini tüm Türkiye’ye duyurur.

Böylesi reytingi kaçırmak istemeyen Azra, programında İnci’nin konusunu işlemek ister. Önce Bülent’le bir yemeğe çıkıp ona programından bahseder. Bülent, onaylar. Cihan, Azra’nın telefonlarına cevap vermez ve ondan kendisini bir daha aramamasını ister.

Aylin, psikologdan randevu alıp ona bir müvekkili hakkında konuşmak istediğini söyler. Psikologdan cinayet işlemenin genetiksel bir durum olabileceğini öğrenir. Annesini öldürmek suçundan hapiste yatan babasını yıllar sonra görmeye gider. Aylin, babasına annesini neden öldürdüğünü sorar.

Oda, hakkettiğini söyler. Aynı, Ceren’in İnci’yi öldürdükten sonra söylediği gibi. Ceren’i okuldan alan Aylin, onun tavırlarına artık dayanamaz. Onu uyarır. Ceren’de, arabadan inip doğruca Azra’nın yanına gider. Ona, programa çıkmak istediğini söyler. Azra, programına Ceren’i çıkarır.

Cihan ile Aylin, her yerde Ceren’i ararken onun canlı yayına katılıp İnci, hakkında konuşacağını görür. Nefeslerini tutup, Ceren’i izlerler. Ceren, İnci hakkında güzel şeyler söyleyip göz yaşları içinde onun bulunmasını istediğini söyler. Cihan, kızını alıp eve getirir.

Daha sonra Aylin ile birlikte gece yarısı İnci’nin cesedini çıkarıp arabaya koyup yola çıkarlar. Ama yolda, hesapta olmayan bir kaza olur.

Kağıt Ev 4. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Cihan İle Aylin Kazayı Ucuz…