Ana Sayfa Blog Sayfa 781

Son Dakika!…Yoğun Bakımda Olan Arif Şentürk Yaşama Veda Etti…

0

81 yaşındaki usta sanatçı Arif Şentürk, solunum sorunu olduğu için pazar günü hastaneye kaldırılmıştı. Yoğun bakım ünitesinde  tedavisi devam ederken, hayati riskinin de olmadığı biliniyordu. Ünlü sanatçı bugün hayata veda etti.

Usta Sanatçı Arif Şentürk’ den Hayranlarını Üzecek Haber!…

Son Dakika!…Yoğun Bakımda Olan Arif Şentürk Yaşama Veda Etti…

Seslendirdiği Rumeli yöresine ait eserleriyle hayranlarının gönlünde taht kuran usta müzik adamı Arif Şentürk, kaldığı hastanede 81 yaşında hayata gözlerini kapadı.

Arif Şentürk Kimdir?

Sanatçı Arif Şentürk, yoğun bakımda yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılmayarak hayata veda etti…

Onur Akay, “Durumu Çok Ağır ” Demişti…

Arif Şentürk için dua isteyen Onur Akay, “Rumeli türkülerinin ünlü ismi Arif Şentürk, maalesef yoğun bakımda ve durumu çok ağır. Arif ağabey, 2018 yılının Kasım ayında bypass ve mvr kapağı tamiri operasyonları geçirmişti. Uzun süre hastanede tedavi gören Şentürk, kendini tam anlamıyla toplayamamış ve sahnelere bir süre ara vermişti. Geçtiğimiz yıl Kasım ayında ise yine Rumeli türkülerinin tanınmış ismi Ramazan Günay’la el ele sahneye çıkmış ve Günay’ın sahnede kalp krizi geçirip vefat etmesi, Şentürk’ü derinden yaralamıştı. Ben kendisi ile telefonda konuştuğumda çok etkilendiğini söylemişti. Değerli sanatçımız için dualarınızı eksik etmeyin” ifadelerini kullandı.

Ünlü Sunucu Buse Varol’ u Suçladı ” Anlayıştan Uzaksın… “

0

Televizyon programlarının dobra sunucularının başında gelen Bircan Bali, bugün yorumculuğunu yaptığı Söylemezsem Olmaz’ da öyle bir açıklama yaptıki, sanki herkesin bildiği doğruların yönü birden değişti. Bali, Alişan ve Buse Varol çiftinin son dönemlerde yaşadıkları kriz ile ilgili tüm tavrımı değiştirdiğini açıkladı. “Ayrılacaklar büyük ihtimalle ama” diyen ünlü sunucu çarpıcı açıklamalarına devam etti. İşte Detaylar…

Sunucu Bircan Bali’ den Alişan Buse Varol Krizindeki Bomba İddia. Can Alıcı O Detay!

Ünlü Sunucu Buse Varol’ u Suçladı ” Anlayıştan Uzaksın… “

Sunucu Bircan Bali, “Duyduklarımdan sonra trafiğim değişti” dedi ve imalı açıklamarına devam etti. Şarkıcı Alişan ile 2 çocuğunun annesi Buse Varol‘un boşanacakları iddia edilmiş, ikili her ne kadar önceki gün oğullarının doğum günü partisinde beraber poz verse de ikili arasındaki sorunların çözülmediği belirtilmişti.

Söylemezsem Olmaz adlı magazin ekibi konuyu masaya yatırdı ve yorumcu Bircan Bali ünlü türkücünün eşi Buse Varol’u artık suçlayıcı söylevleriyle tüm dikkatleri üzerine çekti. Güzel oyuncunun tüm tavrını aslında empatiden uzak olarak bulan Bali, ses getirecek olan açıklamasında “Ayrılacaklar büyük ihtimalle ama” ifadeleriyle devam etti…

“Duyduklarımdan Sonra…. “

“Bazı detayları öğrenince Buse’nin çok büyük tepkiler verdiğini düşünmeye başladım. Anlayıştan uzak sanırım ben Alişan’ ı bilirim. Empatiden uzak… Alişan iyi bir eş, biraz Buse’nin anlayışlı olması gerekir. Bir detay daha vereyim; Buse zaten sürekli alyans takan biri değil. Kendi zaten her zaman alyans takan biri değilim demeli. Niye bunu yaptığını anlamıyorum. O menajerin bence hayatından biraz uzaklaşsın.”

“Pasta Krizi Doğru…”

Ünlü yorumcu, açıklamalarının devamında gerçek konunun ailelerle ilgili olmadığınıda belirterek “Pasta krizi doğru. Buse büyük tepki veriyor ve dediğini yaptırıyor” dedi.

Alişan kimdir?

Buse Varol Kimdir?

Bircan Bali “Huzur Kaçıracak Bir Şey Söylemek İstemiyorum…”

“Duyduklarımdan sonra trafiğim değişti” diyen Bircan Bali, Arto ve Seren Serengil’in ısrarına rağmen detay vermeyerek “Dönerim, bu evlilik devam ederken huzur kaçıracak bir şey söylemek istemiyorum. Buse’nin olmaması gereken tepkileri var. Buse açıklasın!” şeklinde bomba niteliğinde yorumlarda bulundu.

Bircan Bali Kimdir?

 

Seyhan Soylu ‘Al Sana Haber’ in Flash TV’ den Ayrıldığını Bomba Açıklamalarıyla Anlattı…

0

Flash TV ekranlarında Ünlü sunucu Seyhan Soylu’nun yönetmenliğinde canlı yayınlanan, türkücü Nihat Doğan başta olmak üzre daha birçok magazin yorumcusunun masasında oturduğu ‘Al Sana Haber’ adlı program, kanalı ile artık yollarını ayırdı.  “Kanalın sahibi rahmetli Ömer Göktuğ’un mezarına gidip bana yapılan zulmü şikayet edeceğim.” diyen Seyhan Soylu’ nun ardından Nihat Doğan da önemli açıklamalar gerçekleştirdi. ‘Al Sana Haber’ tamamen sonamı erdi? Tüm Detayları ile Haberimizde…

Seyhan Soylu Şarkıcı Emrah İle İlgili O Gerçeği Açıkladı!…

Seyhan Soylu ‘Al Sana Haber’ in Flash TV’ den Ayrıldığını Bomba Açıklamalarıyla Anlattı…

Flash TV ekranlarında yayımlandığı ilk günden bu yana çok kısa süre bir içinde reytinglerde de istenilen başarıya ulaşan, sisi lakablı Seyhan Soylu moderatörlüğünde ki ‘Al Sana Haber’ adı dobra magazin programı, yorumcular ile yönetim arasında oluşan gerilim dolayısıyla kanalı ile yolları ayrıldı…

“Al Sana Haber’ Artık Youtube’ da…

Bomba magazin programı Al Sana Haber, artık Youtube üzerinden her gün saat 15.00 – 18.00 arasında canlı olarak yayınlanmaya başladı bile Önceki gün Flash tv ile neden yollarını ayırdıklarını tek tek anlattı…

“Bana Yapılan Zulmü Şikayet Edeceğim”

Seyhan Soylu, Canlı yayında açıklamalar yaparak şu ifadeleri kullandı: “Sevgili izleyenlerimiz Al Sana Haber kısa sürede Türkiye ‘nin en çok izlenen programı olmayı başardı. 3 yıldır kapalı olan Flash TV kanalına bir lokomotif oldu ve o kanalın PR’ının yüzde 90’ını üstlendi. Kumandalardan kalkmış olan kanalı tekrar kumandalara soktuk. Tüm yaptıklarım helal hoş olsun çünkü bundan 20 yıl önce kanalın sahibi rahmetli Ömer Göktuğ’un bana göstermiş olduğu babalığın karşılığında yaptım. Bu Cuma günü Bursa’ ya Ömer Abi’nin mezarının başına gidip bana yapılan zulmü şikayet edeceğim.”

……Hepimizin siyasi görüşleri vardır. Birimiz HDP’li olabilir, birimiz İYİ Partili, diğerimiz AK Partili vs. olabiliriz. Ömer Abi vefat ettikten sonra ekonomik olarak tamamı şahsıma ait olan program ile ilgili Youtube kanalımızdan telif talep edildi. Bir de kanal olarak tarafsız, kararsız diye de slogan yapıyorduk. Bu slogan dahi şahsıma ait bir slogan. Ve Flash TV’nin izleyicisine bunu bizzat ezberlettik. Rahmetli Ömer Göktuğ gerçekten tarafsız bir televizyon olsun istiyordu. Fakat maalesef vefat ettikten sonra kanal hiçte tarafsız olmadığını ne olarak ortaya koydu.”

“Seyhan Soylu’yu Kaybetmekle Hayatınızın Hatasını Yaptınız” 

Yorumcu Nihat Doğan ise “Seni neden kırdıklarını açık açık anlatsana Seyhancığım. Adamın yedisi dolmadan sana sansüre ve baskıya başlamaları son derece ayıp. Ömer beye asla bir şey söylemiyoruz. Saygımız da sonsuz. Gani gani rahmet diliyoruz. Ama Seyhan Soylu’ ya bu yapılanı asla kabul etmiyorum. Seyhan Soylu bütün ekibi alıp Flash TV’ ye getirmiştir. Yok Hakan Aygün ‘de yok Can Ataklı da bunlar program yapıyormuş da. Bitpazarına nur mu yağdıracaksınız? Ölü dirilmez. Seyhan Soylu’yu kaybetmekle hayatınızın hatasını yaptınız……

“Seyhan Soylu Ve Ekibine İhanet Ettiniz”

……O fitneci başarısızlar yok mu o aldığınız iki tane fitneci el bitmiş okeye dönen iki kişi yediler. Çünkü onlar başarısızdı Seyhan Soylu başarılıydı. Al Sana Haber programı ile Flash TV 50 Milyon Dolar verse yapamayacağı reklamı yaptı. Siz Seyhan Soylu ve ekibine ihanet ettiniz. Bizim patronumuz Seyhan Soylu ama siz Ömer Göktuğ’un mirasına da ihanet ettiniz. Sakın bana telefon açıp da gel sana program yapalım demeyin. Ben Seyhan Soylu ile geldim, Seyhan Soylu ile giderim. Biz para değil kardeş biriktirdik. Programlarınıza konuk olarak bile gelmem.”

“Flash TV İçin Maddi Manevi Neler Yaptığını Herkes Biliyor.”

Çarpıcı Açıklamarına devam eden Soylu; Seyhan Soylu “Bu kadar köşeli ve sert kelamlar etmek yakışmaz bize” derken Nihat Doğan Seyhan Soylu’ya sarılarak “Sen haklısın. Sen sus biz konuşalım. Sen edebinden adabından vazgeçmiyorsun. Seni bilenler senin ne kadar mütevazı ne kadar olgun olduğunu, Flash TV için maddi manevi neler yaptığını herkes biliyor. Ama sen hala kibar konuşup, edepli konuştukça içim içimi yiyor. Tutamıyorum kendimi” dedi

Soylu: “Bana siyasi mobbing uyguladılar”

Kendisine mobbing yapıldığını açıklayn Soylu “Ben yalnızca şunu söylemek istiyorum. Flash TV benim yıllar önce ekmek kazanmış olduğum bir yer. Orası manevi babam dediğim kişinin yeriydi. Bu tavrı beklemiyordum. Bana siyasi olarak mobbing uyguladılar” şeklinde ifade etti…

“Can Ataklı’ yı Sevmezdim”

Yorumcu Nihat Doğan ise açıklamalarını şöyle tamamladı: “Bunlar demokrattı değil mi? Ben zaten oldum olası Can Ataklı’yı sevmezdim. Irkçı Faşist adamlar. Bunlar mı ülkeye demokrasi ve özgürlük getirecek? Kafatasçı müptezeller. Buradan Kürtlere sesleniyorum madem Can Ataklı’nın olduğu programları izlemeyin. Kürtlerden rica ediyorum. Bu adam Kürt düşmanıdır. Kürtlerden ve Kürt lafından bile rahatsız olan bir adammış onu öğrendim.”

Nurcan Sabur: “Al Sana Haber, Sansürü Değil, Özgürlüğü Seçti” 

Programın konuklarından magazinkolik.com’ un Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Nurcan Sabur da konuyu kısaca özetleyerek “Al Sana Haber, sansürü değil, özgürlüğü seçti” dedi.

Diplomasi ve Çizgi Roman

Institut français İstanbul, Frankofoni Baharı kapsamında, 18 Şubat – 10 Nisan tarihleri arasında “1945’den bugüne Fransa ve Dünya: Görsellerle diplomasi tarihi” adlı sergiyi sunuyor. Diplomasi ve Çizgi Roman türünün bir araya geldiği sergi oldukça etkileyici.

Önemli Bir Tarih Yatıyor

Fransız Diplomatik Arşivleri tarafından hazırlanan sergide 1945’den bugüne önemli tarihi olaylardan bir seçki daha önce yayımlanmamış arşiv belgeleri ve çizer görselleri ile birlikte yer alıyor.

Görsellerle Diplomasi Tarihi Sergisi

İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana, uluslararası ilişkiler tarihi derin dônüşümler geçirdi. Soğuk savaş, sömürgeciliğin sona ermesi, krizler ve devrimler,Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonar çabucak sönen umut, iklim krizi: “Görsellerle Diplomasi Tarihi” sergisi 1945 yılında BM’in kuruluşundan 2015’teki Paris İklim Sözleşmesi’ne kadar çağdaş dünyayı altüst eden ve diplomasi tarihine damga vurmuş bu olaylardan bir seçki sunuyor.

Sergiyi oluşturan 20 kadar panonun her biri Fransız Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı Arşivleri’nin hiç yayımlanmamış belgelerinden yola çıkarak o dönem görevde bulunan Fransız diplomatların tanıklıkları ya da analizleri ile bir tarihi olayı canlandırıyor. Çizgi roman plakaları ise çizer ya da senaristlerin bahsi geçen olay ya da dönem hakkında tamamen sübjektif yaklaşımlarını içeriyor. Panolar, foto muhabirlerin gerçeğe daha yakın bakışlarını da yansıtabilmek amacıyla olaylar sırasında çekilmiş ve ikon haline gelmiş fotoğraflarla tamamlanıyor. Arşiv belgeleri ve sanat eserini yüzleştiren bu sergi tarihi kaynaklara erişimi kolaylaştırmanın yanı sıra, genç nesillere tarihi olaylara eleştirel yaklaşımın da ipuçlarını veriyor. Sergi aynı zamanda uluslararası ilişkiler tarihinin tükenmez bir ilham kaynağı sunduğu 8. Sanatın gelişen sağlığını vurguluyor.

Diplomasi ve Çizgi Roman

Görsellerle diplomasi tarihi sergisi, 2016 – 2020 arasında Diplomatik Arşiv Merkezi müdürlüğünü yapan, halen Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Hervé Magro ile çizgi roman uzmanı danışman Albert Drandov’un (AD2 Yapım) özgün fikrinden doğmuştur.

Unutmayın sergi Fransızcadır, panoların Türkçe metinlerine QR kod ile erişilebilir ve giriş ücretsiz olmakla beraber kapıda HES kontrolü yapılmaktadır.

Özcan Deniz ve Feyza Aktan Davasında Tanıklar Birbirini Yalanladı!

Özcan Deniz ve Feyza Aktan cephesinde sular durulmuyor. Özcan Deniz ve Feyza Aktan davasında tanıklar birbirini yalanladı. İşte davada yaşananlar;

Neler Olmuştu?

Oyuncu ve şarkıcı Özcan Deniz, Feyza Aktan ile 2018 yılında nikâh masasına oturdu. Özcan Deniz, 2019 yılında ‘evlilik birliğinin temelinden sarsılması’ nedeniyle çekişmeli boşanma davası açtı. Eşinin, ailesine ve çocuğuna gereken özeni göstermediğini ve ilgisiz davrandığını öne sürdü. Çift, 2 yıl önce anlaşmalı olarak boşandı.

Feyza Aktan, geçen yıl fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını iddia ederek eski eşi Özcan Deniz hakkında, ‘zincirleme şekilde kasten yaralama’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’, ‘hakaret’ ve ‘tehdit’ suçlarından, ağabeyi Ercan Deniz hakkında da, ”konut dokunulmazlığının ihlali’, ‘zincirleme şekilde yaralama’, ‘tehdit’, ‘hakaret’ ve devletin kurum ve organlarını aşağılama’ suçlarından şikayetçi oldu.

Özcan Deniz Feyza Aktan’dan Dayak Yedi!

Yaralama Suçundan Yargılanıyor

Savcılık, Özcan Deniz hakkında Feyza Aktan’ı yaralama suçundan 6 aydan 1 buçuk yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açtı. Özcan Deniz hakim karşısında savunmasında, “Daha önce savcılıkta savunmamı yapmıştım aynı şekilde tekrar ediyorum. Şiddet iddialarını reddediyorum. Müşteki ile boşanma sürecinde olduğumuz için bu iddiaların başka bir amacı old uğunu ortaya koyuyor. Aramızda velayet davası vardır. Beni zor duruma düşürmek için bu iddialarda bulunuyor” dedi.

Özcan Deniz Kimdir?

Almanya’daki Olayı Anlattı

Feyza Aktan da ”Almanya’ya tatile gitmiştik. Özcan’ın telefonundaki mesajları gördüm ve ellerim ayaklarım titremeye başladı. Kuzey ile odaya çıktım ve yengesini arayarak akıl danıştım. Bizi kapıdan dinliyormuş içeri girdi ve Kuzey’i aldı. Beni odaya kilitledi iki üç saat kadar. Özcan, balkonda abisiyle birlikte konuşurken boşanma davası açacağını söylüyordu. Ben de ‘Erkeksen o mesajları silmezsin’ dedim. Odaya geldi ve ‘erkek mi görmek istiyorsun’ diyerek tokat attı yere düştüm. Balkona kaçtım elindeki sigarayı üzerimde söndürmekle tehdit etti. Sonra odayı terk etti” ifadelerini kullandı.

Özcan Deniz ve Feyza Aktan Davasında Tanıklar Birbirini Yalanladı!

Tanık olarak Feyza Aktan’ın annesi Fatma Aktan dinlendi. Anne Aktan, “Muğla’da yaşanan olayda oradaydım. Bebek daha bir buçuk aylıktı. 10 günlük bir tatildi. Özcan hep gergin ve asabiydi bir farklılık vardı. Arkadaşları gelince mutluydu ama bizimle değildi. Özcan ve Feyza tartışınca İstanbul’a dönme kararı alındı. Şiddetli bağırma sesleri duydum. Özcan bağırıp tehdit ediyor, kızım çığlık atıyordu. Eve koştum Özcan kucağında Kuzey ile aşağı iniyordu. Kızımı arıyordum ‘Feyza neredesin?’ dedim kendisini banyoya kilitlemiş. Onu ikna etmeye çalıştım. Kızımı ikna ettim ve dışarı çıktı. Sürekli ağlayarak ‘Anne beni kapıya sıkıştırdı, kafama yumruk attı, tekme attı’ diyordu” dedi.

Özcan Deniz’in tanığı olarak mahkemede bulunan Neptün Altun ise “Göcek’teki olayda beraber tatil yapıyorduk. O günkü tartışma konusu Feyza ile annesi arasındaydı. Özcan ve Feyza tartışmadı. Sebebini bilmiyorum. Tartışma çok büyük olmadığı için müdahale etmedik. Feyza banyoya girdikten sonra bağırıyordu” diye konuştu.

Mahkeme mütalaanın hazırlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Feyza Aktan Kimdir?

Yaşar Alptekin Canlı Yayında Şaşırtıcı Açıklamalar Yaptı

Yeşilçam’ın efsane isimlerinden Yaşar Alptekin merak edilenlerini anlattı. Yıllar önce setlere ara verip maneviyata yönelen Alptekin, vasiyetini ve cenaze programını hazırladığını söyledi. Yaşar Alptekin canlı yayında şaşırtıcı açıklamalar yaptı. İşte o açıklamalar;

“Kızım Evleniyor”

Kızımı geçen hafta istediler, evlenecek. Eşi görüntü yönetmeni kızım da kamera arkasında çalışıyor. İsterken ağlamadım ama nikahta ağlayacağımı düşünüyorum. Kızımdan Allah razı olsun ben ondan razıyım.

“Lambada Dansını Türkiye’ye Ben Getirdim”

Dansımla dalga geçiyorlar biliyorum ama o zamanlar onu gerektiriyordu. Ben eleştirilere açığım. Herkes iyi konuşuyorsa orada bir sorun vardır. 58 filmde başrol oynadım 12 tanesini hiç seyretmedim.

Danstaki tayt olayı gündeme geliyor, o hikaye bana ait. Ben dansçıyı canlandırdığım için yönetmen ‘böyle olacak’ dedi. Biz de ne gerekiyorsa yaptık. Pişman değilim, yaşadıkça tecrübe kazandım.

“Evde Müzik Odam Var”

Evimin al katını müzik odası yaptım. Diskoya alkol var diye gidemiyorum, ben de evimi yaptım. 6 7 ay müzik dinlemedim ‘haram’ diye. Yolda giderken müzik duyunca orada oynadım. Evime gittim dans, müzik odası yaptım. Ama evde tek başına dans edilmiyor bunu anladım (gülüyor) Dans eğitimim yok doğaçlama yapıyorum.

Lambada dansı Paris’te çok modaydı. Ben de oraya gitmiştim, televizyonda gördüm bütün gün izledim öğrendim.

Türkiye’ye gelince de ‘böyle bir şey var’ dedim. Lambada akımı başladı.

Ben sinemayı bırakmadım sadece şu süreçte seçici davranıyorum.

“Sağlıklı Besleniyorum”

Bu zaman kadar hiç spor yapmadım, Yemek yemeyi de yapmayı da çok seviyorum. 60 yaşımdayım organik besleniyorum. Hayatımda pişman olacağım hiçbir şey yapmadım. Pişman da değilim.

“Son Ana Kadar Yanındaydım”

Nilgün Hanım benim kalbimden çıkmadı. Bu yüzden yüzüğümü de çıkarmadım.

Nilgün ile ayrı şeyleri severdik ama aynı çatı altında mutluyduk. Ortak nokta da buluşuyorduk. Onun sevdiği şeyleri de benim sevdiğim şeyleri de yapardık. İki kişi bir olabiliyorduk önemli olan da budur ilişkilerde.

Ben Nilgün’ün son dakikaya kadar yanındaydım. Son bir hafta bizi tanımamaya başladı, inanılmaz kötü oldu. Kızımla son gece eve gidip üstümüzü değiştirmeye gittik, ‘durum kötüleşti’ diye telefon geldi. Hastaneye yetişemeden ‘Nilgün Hanım’ı kaybettik’ dediler. Korona var diye morga giremedik. Hayatımızda bir sessizlik oldu konuşamadık…

Beni ancak annesi, babası eşini kaybeden insanlar anlar ama unutamıyorum. Nilgün Hanım’la geçirdiğim son iki sene ömre bedel!

“Meriç Erkan’ı Görünce Ağladım”

Benim de değişimimden sonra insanlar bana bakıp ağlıyordu ‘neden ağlıyor bu insanlar’ diye düşünmüştüm. Meriç Erkan’ı görünce anladım. Ben de ağladım. Onun adına çok sevindim çok da yakışmış yüzüne nur gelmiş. Dikenli bir yola çıktı, insanlar hakkında konuşacak ama sonu iyi olur inşallah.

“Asla Evlenmem” Diyen Yaşar Alptekin’in Şoke Eden Açıklaması…

“Vasiyetimi Yazdım”

Ben de vasiyetimi yazdım. Kızıma; kütüphanemdeki kitaplar, tespih koleksiyonum, kıyafetlerim nereye gidecek hepsini belirttim. Satılması kesinlikle yasak olan şeyler var ‘bunları satma’ dedim. Evim kesinlikle satılmayacak bahçede torunlarım için ağaçlar yetiştirdim. Torunlarım orada meyve yerken ‘dedemden Allah razı olsun’ desinler.

Cenaze programı da hazırladım, duasından emin olduğum insanların isimlerini verdim. Yardım derneğiyle Suriye’ye giderken hazırladım hepsini.

Yaşar Alptekin Kimdir?

Ozan Güven’in Şoföründen Şiddet Günüyle Alakalı Çarpıcı Açıklamalar

Deniz Bulutsuz ve oyuncu Ozan Güven’in birbirlerinden karşılıklı şikayetçi oldukları davada, tanık olarak dinlenen Güven’in şoförü dinlendi. Ozan Güven’in şoföründen şiddet günüyle alakalı çarpıcı açıklamalar geldi. Deniz Bulutsuz ise olayın sürekli iki kişi arasında geçen bir arbede gibi anlatılmasına isyan etti. İşte o açıklamalar;

Ozan Güven Duruşmaya Katılmadı

İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya sanık Deniz Bulutsuz katılırken, sanık Ozan Güven katılmadı. Duruşma salonunda taraf avukatları da hazır bulundu.

Duruşmada tanık olarak dinlenen Ozan Güven’in şoförü Hasan Doğan, “Tarafları 17 yıldır Ozan Bey’in yanında çalışan biri olarak tanıyorum. O gün bir Yemek programı vardı. Tarafları ve arkadaşları aldım bir lokantaya bıraktım. Ozan Bey lokantada yakınlarından ayrılmamamı söyledi. Ozan Bey’in araması üzerine onları lokantadan aldım. Bizimle beraber Deniz Hanım’ın bir arkadaşı da geldi, onu da evine bıraktık. Sonra Ramazan Bey’le bir telefon görüşmesi oldu ve çaya daveti üzerine oraya gittik. Hep beraber otururken Ramazan Bey, Deniz Hanıma, Ozan Bey’le nasıl tanıştığını sordu. Deniz Hanım da ‘Bitmemiş bir ilişkim vardı’ diye söze başlayınca Ozan Bey espriye vurarak ve sitem ederek ‘İyi bari nasıl seviştiğini de anlat’ dedi. Konu kapandı ve tartışma olmadı. Ardından evden ayrıldık” dedi.

Deniz Bulutsuz Ozan Güven Davasında Tanık İfadesi Ortaya Çıktı

Ozan Güven’in Şoföründen Şiddet Günüyle Alakalı Çarpıcı Açıklamalar

Tanık Hasan Doğan, Güven’i evlerine bıraktıktan sonra evine gittiğini belirterek “Gece saat 3 civarında evin güvenliği Murat Bey beni aradı ve Ozan Bey’in beni çağırdığını, Deniz Hanım’ı götürmemi istediğini bana iletti. Ben de hemen evine gittim. Araçla sokağa girerken Deniz Hanım sokaktaydı. Hemen araca bindi ve ‘ben bir şey yapmadım’ diye 4-5 defa tekrar etti. Sokaktan ayrıldık ve bir süre sonra Deniz Hanım ‘Ramazan ve Kamil’i ara, Ozan yaralı’ deyince ben hemen Ozan Bey’in evine doğru döndüm. Eve geldiğimde Ozan Bey’e seslendim, üst kattan aşağıya indi. Yüzünün bir kısmında kızarıklık, ellerinden çizikler, bacaklarında kesikler olduğunu gördüm. Hastaneye gitmeyi teklif ettim. Kabul etmeyip Deniz Hanımı istediği yere bırakmamı söyledi. Deniz Hanım’ı arkadaşının evine bıraktım ve ben de evime gittim” şeklinde konuştu.

Tanığın dinlenmesinin ardından söz alan Deniz Bulutsuz, “Herkes üstüne basa basa aramızda bir arbede yaşandığını anlatıyor. Arbede iki insan arasında olur. Burada bana saldırı vardı” dedi. Mahkeme Deniz Bulutsuz’un tedavi gördüğü hastaneden evrakların istenmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

Talat Bulut: 200 Bin Almışım Çok Mu?

Son olarak ‘Yasak Elma’ dizisinde rol alan Talat Bulut, Nişantaşı’nda objektiflere yansıdı. Bölüm başı aldığı ücret hakkında açıklama yapan Talat Bulut “200 bin almışım çok mu?” sözleriyle gündeme damgasını vurdu. İşte Talat Bulut’un o açıklaması;

Talat Bulut’tan Tepki Geldi

Uzun süredir ekranlardan uzak olan Talat Bulut, önceki gün alışveriş turuna çıktığı Nişantaşı’nda objektiflere yansıdı. Ünlü isim, Türkiye’de sürekli oyuncuların kazandığı bölüm başı ücretlerin gündeme getirilmesine tepki gösterdi.

Talat Bulut: Şu Cahillikten Vazgeçin

Talat Bulut: 200 Bin Almışım Çok Mu?

Muhabirlerin sorularını yanıtlayan Bulut, konuyla ilgili; “Bugüne kadar ne fiyat verdiler ki? Hiç haddi olmayan insanlar “Bir oyuncu bu kadar alıyormuş” diyorlar. Sana ne abi ya. Sen oturduğun yerden program yapıyorsun ve bunu tartışmaya açıyorsun. Sen mi ölçeceksin o insanların fiyatını?” dedi.

Oyuncu, sözlerine; “Şöyle düşünün: Türkiye’de iyi bir aktörün muadili Amerika’da bölüm başına bir buçuk milyon dolar alıyor. Sen burada 100 bin- 200 bin TL almışsın çok mu? Neye göre sen karar veriyorsun? Aktörlükten anlamazsan, oyuncunun değerinden anlamazsın. Sen ancak o insanlara çamur atarsın” diye devam etti.

Yeşilçam İtirafı

Türkiye koşullarında iyi bir aktörün emeğinin karşılığını istemesi gerektiğini anlatan Talat Bulut, Yeşilçam döneminde birçok işten para almadan oynadığını da itiraf etti.

“Türkiye koşullarında iyi bir aktörün emeğinin karşılığı neyse onu isteyeceksin” diyen usta oyuncu, Yeşilçam döneminde para kazanamadığını ve şimdiki oyuncuların çok şanslı olduğunu savundu.

“Hiç Para Alamadığımız Olmadı”

“Yeşilçam döneminde bir sürü fedakarlık yaptım ben” diyen Bulut, “Mesela hiç paramızı alamadığımız da oldu. Yeşilçam’da kolektif çalışmanın karşılığı başka bir boyuttaydı. Fedakarlıklarınız çok farklıydı, çalışma koşulları, set ortamı. Karavan yok, o yok bu yok. O dönemle şimdiki dönem kıyaslaması yapmak gerekmiyor bile. Koşullar arasında çok fark var. Şimdiki oyuncular daha şanslı” dedi.

Ünlü isim, sözlerine; “Keşke ben 30 yaşlarımdayken bu özel kanallar açılsaydı. Biz de ona göre davransaydık. Maddi anlamda daha çok kazanırdım. Adam yurt dışında Oscar alıyor. İki milyon dolar fiyatı artıyor. Bizde de ödül aldığında ‘Abi o ödül aldı burnu kalkmıştır’ diyorlar” şeklinde devam etti.

Talat Bulut Kimdir?

Serdar Ortaç’tan Vasiyet Açıklaması

Ünlü şarkıcı Serdar Ortaç, Sevgililer Günü’ne özel önceki akşam Kıbrıs’ta sahne aldı. Basın mensupları ile bir araya gelen Ortaç, kendisine yöneltilen sorulara içtenlikle cevap verdi. Serdar Ortaç’tan vasiyet açıklaması geldi. İşte o açıklamalar;

Serdar Ortaç: “Bütün Borçlarımı Ödedim, Hayata Yeniden Başlıyorum”…

Sahne öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Serdar Ortaç; “2022’ye çok güzel başladım, bütün borçlarımı ödedim. Hayata yeniden başlıyor gibiyim. Borç yiğidin kamçısı derlermiş, büyük kamçı aldım ama hepsi bitti. Şükürler olsun Allah’a, şimdi tertemiz pamuk gibi sahneye çıkacağım” dedi.

Serdar Ortaç’tan Kürtaj Eleştirilerine Yanıt

“Biraz Boş Konuştum”

Geçtiğimiz günlerde yaptığı “kürtaj” çıkışıyla bir süre gündemi meşgul eden Ortaç’a basın mensupları gelen tepkileri sordu. Şarkıcı, ‘Tabi o konuda biraz boş konuştum insanların tepki vermesi normal’ dedi.

En son Seçil Gür ile aşk yaşayan Serdar Ortaç’a “Aşka açık mısınız? sorusu yöneltildi. Ortaç, ‘Umurumda değil artık aşk konuları… Çalışalım, ömrümüzü tamamlayalım, insanları eğlendirelim, öldükten sonra dinleyecek şarkılar bırakalım. Yeter benim için” şeklinde konuştu.

Serdar Ortaç kimdir?

Serdar Ortaç’tan Vasiyet Açıklaması

Son günlerde artan miras kavgaları hatırlatılınca Ortaç vasiyetini açıkladı: “Ben vasiyetimi daha yazmadım ama buradan söylüyorum kayıtlara geçmesi adına avukatlara da sözlü olarak da ilettim. 40 milyon TL değerinde bir evim var. Ben vefat ettikten sonra kardeşlerim, bütün çalışanlarım ve orkestrama evin satışından hisse dağıtılmasını istiyorum. Bir bölümünü Mehmetçik Vakfına, şehitlere dağıtılmasını istiyorum.”

Eser Yenenler ve Berfu Yenenler’den Sevgililer Gününe Özel Açıklamalar

Eser Yenenler ve Berfu Yenenler’den sevgililer gününe özel açıklamalar geldi. İşte ünlü çiftin o açıklamaları;

Pazartesi ‘Sevgililer Günü’. O gün size ne ifade ediyor?

Eser Yenenler: Bizim için her şeyin başladığı gün. O gün evlenme teklif ettim…

Berfu Yenenler: Aynı zamanda senin doğuşun, dünyanın aydınlanışı o gün.

Eser Yenenler: Teşekkürler ama ben doğunca dünya nasıl aydınlandı acaba?

Berfu Yenenler: Kocam, ben seni buldum bu sayede.

Eser Yenenler: Ha, senin dünyan aydınlandı (gülüyor). Benim doğum günümle de birlikte 14 Şubat bizim için coşkuyla kutlanan, iliklerimize kadar yaşadığımız bir gün…

Berfu, 14 Şubat’ta tek bir hediye mi yoksa iki hediye mi alıyorsun?

Berfu Yenenler: Tek. Bizim aramızda hediyesel bir sorun var. Ne alsam beğenmiyor.

Neden öyle?

Berfu Yenenler: İkinci ayımızdı. O uyurken evi kalpli balonlarla donattım. Her yere notlar ve bir sürü aşk şiirleri yazıp yapıştırdım. Sonra Eser’i uyandırdım. Baktım reaksiyon yok; ben de buna saat, cüzdan gibi düz hediyeler almak lazım dedim. Artık öyle…

Eser Yenenler: Beni uyandırdı, uykum yarıda kesildi. Bilincim uyuyordu hâlâ o sıra. Rüya mı gerçek mi anlayamadım bile. Evde gezindim. Kalpler, şiirler… Baktım. Sonra yeniden uyudum. Ne yapayım? Bu yüzden sıkıntı yaratıyor. Bence bu olayı, daha sonra hediye almamalarına sığındığın bir bahane olarak gösteriyor olabilirsin.

Berfu Yenenler: Sanmıyorum, ne yapsaydım. Sen sürprizime tepki vermeyince ben de maddesel hediyeler almaya başladım. Mesela en son ayak masaj aleti aldım.

Eser Yenenler: Ben en son bir şiir yazdım. İstanbul’da bir hattat bulup, o şiiri yazıp çerçevelettim.

Berfu Yenenler: Evet, bu güzel hediyeydi. Bir de dörtlü portremizi yaptırmıştı. Ama bize hiç benzemiyordu. Ben Mona Lisa’ya falan benziyordum (gülüyor).

Bu sene ne aldınız?

Berfu Yenenler: Eser masaj seviyor; ona bir SPA günü aldım.

Eser Yenenler: İyi ki bir uyuyakaldım!

Berfu Yenenler: Sen ne yaptın en son benim için?

Eser Yenenler: İlk karşılaştığımız gösterinin biletini bulup, çerçeveletip verdim. Daha romantik ne yapabilirim?

Berfu Yenenler: Ama sen bunları bana verirken önüme lahmacun gibi koyuyorsun, “Al” diyor, fırlatıp gidiyorsun.

Eser Yenenler: Dans ederek mi vereceğim… Hediye konusunda iyiyim bence Berfu, bunu okuyan herkes anladı.

Berfu Yenenler: Ben senin adını dövme yaptırdım ya geçen Sevgililer Günü’nde… Yani bence ben kazandım!

Aşkınız neye benziyor?

Berfu Yenenler: İlişkimizi nehre benzetiyorum. Çok akışkan, içinde her şeyi barındıran; balıklar, yosunlar, taşlar…

Eser Yenenler: Ben de o nehirdeki kanoya… Elimizde küreklerle o nehirde çok güzel mücadele ediyoruz. Aşkımız biraz da bu mücadele sanki.

Birbirinizden ne öğrendiniz?

Eser Yenenler: Çok şey. Hızlı, doğru karar vermem, baba olma yolcuğuma destek olmak da dahil birçok şeyi ondan öğreniyorum.

Berfu Yenenler: Ben de insan ilişkilerinde duygu hâkimiyetini ondan öğrendim.

Biraz açsak…

Berfu Yenenler: Eser nazik, yakın, alttan alan biri. Ben daha düzüm. O daha yufka yürekli, ben de onunla yufka oluyorum.

Eser Yenenler: İnsan sosyal bir varlık ya, ilk tanıştığım Berfu’nun sosyal bir yanı yoktu.

‘Yaban’ mıydı?

Berfu Yenenler: Evet, büyük yabandım.

Eser Yenenler: Yaşam stilimiz başkaydı. Birbirimize yaklaştık.

Birbirinizde neyi değiştirirsiniz?

Berfu Yenenler: Eser çok alttan alıyor, çok hakkı yeniyor. Bunu değiştirmek isterdim.

Eser Yenenler: Ama aslında alttan aldığın bir durum sana sonrasında çok güzel bir şekilde dönebiliyor. Bu tecrübeyle sabit. Buna Berfu da ikna olmaya başlıyor aslında.

ESER: BEN DOZUNDA KISKANIRIM – BERFU: BEN TUTARLI BİR KISKANCIM

Birbirinizi anlatmak için üç kelime seçecek olsanız… Ne olurdu?

Berfu Yenenler: Durağan, bilge ve zeki…

“Eser adeta bir Buda” diyorsun yani…

Berfu Yenenler: Keşiş misin acaba aşkım?

Eser Yenenler: Tabii (gülüyor). Berfu zeki, fevri, hisli.

Romantik misiniz realist mi?

Berfu Yenenler: Bayık romantik değiliz ama duygusal bir çiftiz. Dokunsal, birlikte hareket etmeyi seven. Ama muah muah, çok öpüşmeli falan da değiliz. O ayarımız bayağı iyi.

Kıskanç mısınız?

Eser Yenenler: Ben tadında, dozunda kıskanırım.

Berfu Yenenler: Ben en başından beri tutarlı bir kıskancım. Telefon karıştırma, sosyal medya gibi şeyleri de kıskanmam. Anlık olaylardan, birinin Eser’e fazla ilgisinden veya gereksiz temasından, kısaca fazla olan şeylerden kıskanıyorum. O gibi durumlarda bunu yapanlara mesafe koyuyoruz. O arkadaş grubuyla konuşmamak gibi, kulağına Haber uçurma gibi…

Eser Yenenler: Öyle arkadaşlıklarımız mı bitti yani.

Berfu Yenenler: E, bitti!

EVİN KRALI BERFU!

Evde kimin sözü geçer?

Eser Yenenler: Berfu’nun…

Mutfağa kim girer?

Berfu Yenenler: Pandemide mutfakla ilgili hevesimizi çok aldık. Çok tatlı bir ablamız var, o yapıyor.

Sanat dünyası dedikodusu yapar mısınız?

Berfu Yenenler: Uff… Çok yaparız.

Eser Yenenler: Mesela bir story görüyoruz, birbirimize atıyoruz, haydaaa. Sonra mevzunun altından gir, üstünden çık.

Berfu Yenenler: Eser tuvaletteyse bile bir dedikodu story’si varsa kaçırmasın diye gönderirim.

Birbirinize taktığınız lakaplar var mı?

Berfu Yenenler: Ben ‘tombik’ diyorum. Ellerine de ‘pide’ derim.

Eser Yenenler: Ben de ona ‘king’ diyorum. ‘PUBG’ oynarken de takma adı ‘King Berfu’ydu. Onun evdeki otoriter tavrı da buna çok uygun. Evin kralı o!

EVLİLİK DE ÇOCUK DA AŞKI ÖLDÜRMÜYOR

Altı yıldır birliktesiniz, üç yıldır evlisiniz. Evlilik aşkı öldürüyor mu?

Berfu Yenenler: Hayır, evlilik de çocuk da aşkı öldürmüyor.

Eser Yenenler: İlişkimiz hep dinamikti; evlendik, çocuklar oldu. Âşık olmak da birbirimize ayırdığımız vakit de çok güzel…

Berfu Yenenler: Eser’leyken çocukları, çocuklarlayken Eser’i özlüyorum. Öyle bir denge olduğu için birbirimizi tükettiğimiz bir vaktimiz olmadı. İlişkimizin çeşitli halleri var. Bazen arkadaş gibi oluyoruz ve arkadaşlık ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz ya da birlikte çalışıyoruz, iş arkadaşı oluyoruz; bazen iki âşık, bazen anne-baba oluyoruz.

Üç senede iki çocuk yapmışsınız. Her seneye bir çocuk… Devam eder misiniz?

Berfu Yenenler: Bu sene değil ama istiyorum bir çocuk daha.

Hayatınızı nasıl etkiledi çocuklar?

Eser Yenenler: Bilmediğimiz bir deneyim. Her gün diğerinden farklı geçiyor. Beni kimse uyandıramazdı. Şimdi çocuklar yatakta zıplayarak uyandırıyor. Bütün kurallar bozuluyor. Her sabah onların öğrendikleri yeni bir cümleyi duyarak uyanıyorsun.

HİÇ AYRI İKİ İNSAN GİBİ HİSSETMEDİK, HEP TEK GİBİYDİK

İlişkiniz Eser’e Instagram’dan attığın bir DM (direkt mesaj) ile başlıyor. Eser fan’ı mıydın?

Berfu Yenenler: Yok ya, Eser’i takip bile etmiyordum Instagram’dan. O gün üniversiteden bir arkadaşımla birlikteydim. “Ne zaman evleneceğiz, kaç yaşında evleniriz, nasıl biri olur” falan derken arkadaşım “Sen Eser Yenenler’i tarif ediyorsun. Hadi DM at” dedi.” Direkt “Heyyy” yazdım. Görüldü ibaresi geldi ama cevap bir türlü gelmedi. İki gün sonra “Neyyy” diye cevap verdi. Ortak bir arkadaşımız da çıktı. O güvenle WhatsApp’a geçip sohbet ettik. Ve dokuz ay hiç görüşmeden sadece konuştuk, dertleştik.

Aynı şehirde dokuz ay görüşmemek… İnsan inanmakta zorlanıyor…

Berfu Yenenler: Buna ben de inanamıyorum.

Neydi derdiniz?

Eser Yenenler: O dönem Magazin çok üzerimdeydi. Biraz inzivadaydım. Tek kişilik oyunumu yazıyordum. Bir de sohbet çok güzel gidiyordu, bozmak istemedik.

Peki, sonra nasıl karşılaştınız?

Berfu Yenenler: Ben Eser’in oyununa gittim.

Eser Yenenler: Garanti bir yerdi. Çünkü mesajlaşırsın ama elektrik tutmayabilir, değil mi? Eğer öyle hissederse benimle tanışmadan oyunu izleyip gidebilirdi de… Ama kuliste buluştuk.

Ne hissettiniz?

Eser Yenenler: Sarıldık birbirimize. Hemen elektriğimiz tuttu.

Berfu Yenenler: Sanki lisede sevgiliymişiz, ara verip yeniden karşılaşmışız gibiydik. Çok tanıdıktı.

Sonra ne oldu?

Berfu Yenenler: O gece sabah 5’e kadar kahve içip sohbet ettik. Güneş doğmuştu, ayrıldık. Ertesi gün tabii Eser uyanmamıştı, “Uyan” diye mesaj attım. Sonra yanına gittim ve bir daha ayrılmadık.

Evlenme teklifi nerede geldi?

Eser Yenenler: Finlandiya’ya gittik. Kuzey ışıklarını görüp romantik bir kare canlandıracaktık ama kuzey ışıkları bekle, bekle bir türlü çıkmadı. Yeni bir yüzük alıp tekrar giderek o teklifi her an yenileyebiliriz.

İnsan evlenip hayatını geçireceği kişiyi nasıl anlar?

Eser Yenenler: Her şey olması gerektiği gibi gidiyordu. Vereceğimiz kararlar büyük gelmiyordu. Hep mutluyduk ve mutlu olacaktık diye düşündük.

Berfu Yenenler: Biz birbirimizi çok seviyoruz. Hem Eser’i hem de Eser’le olmayı çok seviyorum. Onun yanındayken olduğum kendimi de çok seviyorum. Hiç ayrı iki insan gibi hissetmedik, hep tek gibiydik.

Eser Yenenler Kimdir?

Berfu Yıldız Kimdir?

Kaynak: Hürriyet