Ana Sayfa Blog Sayfa 603

Neslihan Atagül ‘ün İki Yeni Proje İle Büyük Sürprizi…

0

En son televizyonda ‘Sefirin Kızı’ dizisinde boy gösteren oyuncu Neslihan Atagül, hayranlarına bomba bir sürpriz ile geldi. İki yepyeni yapım ile izleyicisine dönen güzel oyuncunun projeleri bakın neler?. Detayları Haberimizde…

Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül’ün Rotası Belli Oldu

Neslihan Atagül ‘ün İki Yeni Proje İle Büyük Sürprizi…

Fenomen dizi Yaprak Dökümü ‘nde hayat verdiği Denz karakteri ile üne kavuşan oyuncu Neslihan Atagül, ‘Fatih Harbiye’ adlı dizi ile ilk başrol olarak boy göstermişti. 2019 ‘da Sefirin Kızı adlı dizide Nare karakterine can olan Neslihan Atagül, son olarak izleyici karşısına bu dizi ile çıkmış ve ardından bağırsak sendromu hastalığı sebebiyle işinden ayrılmak zorunda kalmıştı…

Güzel Oyuncuya İki Proje Birden Geldi…

Türkiye’nin en başarılı magazin, dizi ve televizyon gazetecilerinden birisi olan Birsen Altuntaş ‘ın hazırladığı özel haberine göre; Başladığı tedavinin sonrasında son sağlık durumuyla iyileşen oyuncu Neslihan Atagül, iki yeni proje ile hayranlarını sevince boğdu…

Eşiyle Eylül ‘de Ekranlarda Olacak…

Oyuncu eşi Kadir Doğulu ile uzun zaman sonra aynı dizide başrollerinde yer alacağı ‘Gecenin Ucunda’ adlı dizisinin hazırlıklarına tam gaz devam eden Neslihan Atagül, çok yakında setlere çıkacak. Yeni dizi ‘Gecenin Ucunda’ Eylül ‘de izleyici ile buluşması planlanıyor…

Kadir Doğulu kimdir?

“Ah Belinda” İle Büyük Sürpriz…

Güzel oyuncunun ikinci yeni projesi ise Başrollerinde Müjde Ar ‘ın yer aldığı Türk sinemasının efsane yapımı olan “Ah Belinda” oldu. ‘Ah Belinda’ da Neslihan Atagül ile  başrollerde Serkan Çayoğlu boy gösterecek…

Nesliah Atagül Kimdir?

Serkan Çayoğlu kimdir?

Patron’un Yeni Şarkısı ‘Hırsız’ Yayında!

0

Türk rap müzik sanatçısı ve söz yazarı Patron’un yeni şarkıcı Hırsız yayında. Ünlü rapçi yeni parçasını 27 Mayıs tarihinde dinleyicilerle buluşturdu.

Türkiye’nin En Çok Dinlenen Rap Sanatçılarından

Türkiye’nin en çok dinlenen rap sanatçılarından Patron, Hırsız isimli yeni şarkısını kendi cümleleri ile şu şekilde ifade ediyor: ” Hırsız; mantığının onaylamadığı bir ilişkiye istemsizce sürüklenip, bağlanmaman gereken birisine duygusal olarak bağlanmanın acısını anlatıyor. Umarım herkesin keyifle dinleyeceği ve kendinden bir şeyler bulabileceği bir şarkı olur.”

Hırsız’ı Yayınladı

20 yılı aşkın bir süredir Türkçe sözlü rap müzik yapan ve 12 albüm, 35 tekli ve 1 EP yayınlayan başarılı sanatçı Patron’un Hırsız isimli yeni şarkısının sözleri kendisine, prodüksiyonu ise Furkan Karakılıç’a ait.

Yeni Şarkısını Kliplendirdi

İmkansız bir aşk hikayesine konu olan Hırsız şarkısının klip çekimi için Silvyo Behmoaras yönetmenliğinde kamera karşısına geçen sanatçı, şarkının hikayesinin fantastik bir dünyayla anlatıldığı video klibi de izleyicilerle buluşturdu. Patron, projenin fotoğrafları için ise Boğaç Dalkıran’ın objektifine poz verdi.

Patron’un Yeni Şarkısı ‘Hırsız’ Yayında!

27 Mayıs tarihinde yayımlanan şarkı kısa sürede binlerce beğeni aldı. İşte o şarkı;

Elon Musk’tan Johnny Depp ve Amber Heard Yorumu

0

Johnny Depp ve Amber Heard davası tüm hızıyla devam ederken daha önce ifade vermek istemeyen Musk’tan sürpriz bir açıklama geldi. İşte Elon Musk’tan Johnny Depp ve Amber Heard yorumu;

Dünyanın Gündemindeler

Dünyanın gündemine oturan Johnny Depp ile Amber Heard arasındaki 50 milyon dolarlık ‘iftira’ davası devam ediyor. Çift, 2016 yılında 15 aylık evliliklerini sonlandırmıştı. Ayrılığının nedeni olarak şiddetli geçimsizlik gösterilmişti.

Olaylı boşanmanın ardından çift, birbirlerine açtıkları ‘iftira’ davası nedeniyle mahkemede kozlarını paylaşıyor. Artık ikili, davada son dönemece girerken, Heard ile bir dönem aşk yaşadığı ileri sürülen Tesla ve SpaceX’in CEO’su olan Elon Musk, süreçle ilgili bir yoruma bulundu.

Ceren Moray Kameralara Yakalandı

Nico Brun ile 5 yıllık evliliğini geçtiğimiz ay sonlandıran Ceren Moray kameralara yakalandı. Ünlü oyuncu dün akşam Cihangir’de bir erkek arkadaşıyla görüntülendi. Taksi bekledikleri sırada flaşların patlamasıyla neye uğradıklarını şaşıran ikili, mekana geri kaçtı. İşte detaylar;

Fransız Nico Brun ve Ceren Moray Tek Celsede Boşandı

Çiftin, bir süredir evliliklerini yürütemediği ve bu nedenle anlaşmalı olarak ayrılma kararı aldığı öğrenildi.

Nico Brun ve ailesiyle konuşabilmek için oyuncunun annesi Hülya Moray Fransızca, babası Celal Moray da İngilizce dersi almıştı.

Ceren Moray’dan Samimi Açıklamalar

Neden Ayrıldılar?

Evliliklerini de ilişkileri gibi gözlerden uzakta yaşamayı tercih eden Fransız Nico Brun ve Ceren Moray çiftinin neden boşandıkları henüz bilinmiyor. Boşanmayı sessiz sedasız halleden çiftten ayrılık sonrasında herhangi bir açıklama gelmedi. İkilinin bu ani ayrılığı akıllara herhangi bir ihanet olup olmadığı sorusunu düşürdü. Ancak bu konu hakkında çifte yakın kaynaklardan da herhangi bir açıklama yok. Sadece mesleki hayatıyla gündeme gelen ünlü oyuncunun boşanmayla ilgili olarak herhangi bir açıklama yapıp yapmayacağı merak ediliyor.

Ceren Moray Kimdir?

Ceren Moray: Toprlanmaya Çalışıyorum

Geçtiğimiz ay evlenen Demet Evgar ve Levent Babataş çifti, Emirgan’daki evlerinde kutlama gerçekleştirdi. Düğüne katılan ünlü isimler arasında oyuncu Ceren Moray da yer aldı.

Basın mensuplarıyla sohbet eden Moray, “Demet her şeyin en iyisini hak ediyor. Çok mutlu olsunlar.” dedi.

Geçtiğimiz ay Fransız eşi Nico Brun ile 5 yıllık evliliklerini sonlandıran 36 yaşındaki oyuncu, konuyla ilgili sorular karşısında ise “Ben toparlanmaya çalışıyorum. En kısa sürede atlatacağım.” ifadelerini kullandı.

Ceren Moray Kameralara Yakalandı

eçtiğimiz ay Fransız Nico Brun ile evliliğini sonlandıran Ceren Moray, dün gece Cihangir’deki bir mekan çıkışında gizemli erkek arkadaşıyla objektiflere yansıdı. Taksi bekledikleri sırada flaşların patlamasıyla panikleyen ikili, daha sonra mekana geri girdi.

Bir süre gazetecilerin gitmesini bekleyen 36 yaşındaki oyuncu, istediği olmayında tek başına çıkmak zorunda kaldı.

Ceren Moray, muhabirlerin “Ceren Hanım, yanınızdaki erkek arkadaşınızla içeri kaçtınız. Yeni bir ilişkiye mi başladınız? Hayırlı olsun diyelim mi?” şeklindeki sorularına “Arkadaşımla beraberdim. Şimdi evime gidiyorum. Yanımdaki erkek arkadaşım çok yakın arkadaşımdı.” diyerek, kaçamak cevap verdi.

“Ceren’le Alakam Yok”

Moray’ın erkek arkadaşı ise 10 dakika sonra çıktı. Alkolün verdiği etkiyle ayakta durmakta güçlük çeken ünlü oyuncunun arkadaşı, gazetecilere “Ne yapıyorsunuz siz? Ben burada çalışıyorum. Akşama kadar soğan, sarımsak ve pırasa doğruyorum. Ceren ile alakam yok.” diyerek ironi yaptı.

Moray’ın gizemli erkek arkadaşının, DJ’lik de yapan ajans sahibi Doğu Orcan olduğu öğrenildi.

Demet Akalın’dan Tedavi Açıklaması

Son dönemlerde sağlık sıkıntılarıyla boğuşan Demet Akalın geçtiğimiz gün bir AVM’de kameralara takıldı. Samimi açıklamalarda bulunan Demet Akalın’dan tedavi açıklaması geldi. İşte ünlü şarkıcının o açıklamaları;

Demet Akalın’dan Tedavi Açıklaması

Demet Akalın, önceki gün bir alışveriş merkezinde görüntülendi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Akalın, kızı Hira için yazlık kıyafetler baktığını söyledi.

Ayrıca migren tedavisi gördüğünü belirten 50 yaşındaki şarkıcı, “Tansiyonum düştü, diyetteyim, başım dönüyor. 1.5 aydır migren tedavisi görüyorum. Onun için çok kortizon kullandım, haliyle biraz kilo aldım. 100 kilo olayım, yeter ki şu ağrılardan kurtulayım. 5 profesör gezdim!” dedi.

Kortizonlu ilaçların ardından oksijen tedavisine başladığını ifade eden Demet Akalın, son dönemde kapalı sahne kıyafetleri tercih etmesinin nedeninin de aldığı kilolar olduğunu açıkladı. Ünlü isim, konuyla ilgili, “Kızlar çok şahane giyiniyorlar ama sağlık daha önemli. Düşmanım yok ama Allah kimsenin başına böyle bir ağrı vermesin!” şeklinde konuştu.

Öte yandan Demet Akalın’ın 2017 yılında yayınlanan “Kulüp” adlı şarkısı, Trabzonspor’un şampiyonluk kutlamalarında yeniden gündeme gelmişti. Şarkının başarısından dolayı mutluluk duyduğunu ifade eden Akalın, espriyle karışık Eurovision’a katılabileceğini söyledi. Ünlü popçu, “Trabzon’da onu akıl edeni bulmak lazım. Ozan’a (Doğulu) söylüyorum ‘Şarkıyla ilgili bir şeyler yapalım.’ diye. Hatta ‘Eurovision bile yapalım.’ diyorum. Ozan “Fazla uçma istersen.” diyor. İngilizcem olsa belki katılırım. Şarkı o kadar büyük bir şarkıydı ki 4 sene geçti yine patladı. Trabzon’da acayip heyecanlandım. Bodrum’a gidiyorum herkes yolumu çeviriyor. İstanbul’da da öyle… Ne kadar çok Trabzonsporlu varmış!” diye konuştu.

Akalın, ayrıca Aleyna Tilki ile arasına yaşanan “dünya starlığı” polemiğine de değindi. Tilki’yi sevdiğini vurgulayan Demet Akalın’a, Aleyna Tilki’nin “Benim dünya starlığımı konuşalım.” sözlerinin hatırlatılması üzerine ünlü şarkıcı, “Ben çok isterim ama dünya starı falan olmaz! Bir tane var o da Tarkan. Bizden başka dünya starı çıkmaz. Gerçeği kabullenelim.” ifadelerini kullandı.

Alina Boz: Önce Kariyer

‘Minik Serçe’ lakaplı sanatçı Sezen Aksu’nun oğlu Mithat Can Özer ile aşk yaşayan Alina Boz, “evlilik” sorularına yanıt verdi. Alina Boz “Önce kariyer” dedi. İşte o açıklamalar;

Alina Boz Kameralara Yakalandı

Son dönemin popüler oyuncuları arasında yer alan Alina Boz, önceki akşam Şişli’deki bir mekanda objektiflere yansıdı. Boz, kendisini görüntüleyen muhabirlere, “Uzun zamandır denk gelemiyorduk. Sevindim sizleri gördüğüme…” dedi.

“İlk Defa Bu Kadar Uzun Dinlendim”

Basın mensuplarının, “Bu süreçte neler yaptınız?” sorusuna yanıt veren Alina Boz, “Eğitim hayatıma önem verdim. İyi geldi dinlemek… 13 yaşımdan beri ilk defa bu kadar uzun dinlendim.” ifadelerini kullandı.

Sinema projesinden de bahseden Boz, “Dönem filmimizi çektik. Pandemiden dolayı biraz sarktı ama eylül ayı gibi yayınlanır büyük ihtimalle.” açıklamasını yaptı.

“Ters Köşe İstediğim Bir Rol Var”

Muhabirlerin, “Bir dizi projeniz olacak mı?” sorusuna Alina Boz, “Şu anda anlaştığımız bir yer yok. Umut ediyoruz ki yakın zamanda görüşmelerim olacaktır. Ters köşe istediğim bir rol var tabi ama ben daha çok çalışacaklarıma özen gösteriyorum. Senaryoya ve ekibe dikkat ediyorum.” cevabını verdi.

Tatil planlarından söz eden Boz, “Deniz kenarında olmayı tercihi ediyorum. Bodrum’da geçen sene Sezen Aksu’yu ziyarete gittik. Bir de su sporları yapmayı seviyorum. Bu yüzden yine Bodrum’a gidebilirim.” dedi.

Alina Boz: Önce Kariyer

İrem Derici: Enayi Dövmesi Yaptıracağım

İrem Derici, önceki gün Nişantaşı’nda görüntülendi. Özel hayatı hakkında muhabirlerle konuşan İrem Derici “Enayi dövmesi yaptıracağım” dedi. İşte ünlü şarkıcı İrem Derici’den gelen o açıklamalar;

İrem Derici: Bırakın Şu Çöpü!

Ardından İrem Derici, basın mensuplarının kendisine Cem Belevi’yi sormasına sinirlendi. Derici, Belevi’yle alakalı soruyu, “Bana çöp sormayın, olur mu?” diyerek, yanıtsız bıraktı.

Konser sırasında da bir dinleyicisi şarkıcıya, “Cem seni kaybetti!” ifadeleriyle seslendi. İrem Derici, hayranına, “Bırakın şu çöpü, eğlenmemize bakalım!” cevabını verdi.

İrem Derici’den Safiye Soyman’a Yanıt

Şarkıcı Safiye Soyman’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı “Benim haberim olmadan çapkınlık yapıyorsa yapıyor ama bana hissettirmesin. Her erkek yapıyordur, çok yapan da vardır kadınlarına. Bu yüzden istisnalar kaideyi bozmaz. Her erkek yapar derken eşlerine tapanları eleyelim” açıklamasına tepki gösteren Derici, şu ifadeleri kullandı:

Manyak mısınız be kadınlar? Tabii bu söylemlere katılmıyorum. Böyle saçmalık olabilir mi? Safiye ablamı çok severim ama valla saçını yolasım geldi. Ne gereksiz gereksiz açıklamalar böyle. Ne demek ‘Erkek yapsın, kadın yapmasın’ falan. Kendinize gelin abi. Onlar istediği açıklamayı yapabilirler ama ben bu tarz olayları affetmiyorum. Bu kalp oyuncak değil. Kırılsın, yapıştır, eskisi gibi olmuyor ki. Safiye ablacım lütfen kendimize gelelim. Erkek yakışıklıysa bakılmaz mı? Bakılır ama yanında kadın var, bakmamak lazım. Etik, ahlak… Düşünsenize ahlakı artık ben savunur hale geldim.

İrem Derici: Enayi Dövmesi Yaptıracağım

Konserden konsere koşturduğunu ve gece uyumadığını söyleyen Derici, yorgun olduğunu belirtti. Dövmeleri dikkat çeken Derici, “Yeni yaptırdığınız dövmeler var mı” sorusuna alnını göstererek “35 dövmem var. Yaşım gibi 35. Yeni bir dövme yaptırıyorum, üzerine enayi ya da keriz yazdıracağım” dedi.

İrem Derici kimdir?

Dilan Çiçek Deniz: İyi Bir İnsan Olmaya Çalışıyorum

Son günlerde özel hayatıyla gündemden düşmeyen Dilan Çiçek Deniz geçtiğimiz gün bir röportaj verdi. Samimi açıklamalarda bulunan Dilan Çiçek Deniz “İyi bir insan olmaya çalışıyorum” dedi. İşte detaylar;

Seninle ilk kez yedi yıl önce röportaj yaptık. Sonrasında kariyerinde birçok şey değişti. Çok başarılı işler yaptın. Peki, içsel olarak nasıl bir değişim geçirdin?

İnsanın bir günde, hatta bir saatte hayatında çok şey değişiyor. Yedi senede düşün neler oldu neler?

Biraz anlatsan…

Pandemi geçirdik, hepimiz içe döndük, olgunlaştık. Bunun yanı sıra hayattan ne istediğimi ve ne istemediğimi çok iyi anladığım bir döneme girdim.

Ne istiyormuşsun hayattan?

Mutlu olmak! Ve şimdilerde de çok mutlu ve huzurluyum.

Nedir seni mutlu eden?

Benim içimde her duygunun, her şeyin bir yeri var. Yapboz gibi düşün. O şeyler doğru yerlere oturunca mutlu oluyorum.

Son görüştüğümüzde tam bir yabancı dil canavarı olduğundan bahsetmiştin. Hatta İngilizceyi küçük yaşta yabancı dizileri izleyerek sökmüşsün. Dil öğrenmeye devam mı?

Tabii, hatta çok garip yerlere doğru gidiyor.

Şimdi hangi diller var?

Tam olarak biliyorum diyemesem de birçok farklı dilde ezber yapıp aksanlı konuşabiliyorum.

Bildiğin en garip dil hangisi?

Karantinada işaret dili öğrenmeye başladım. Sonra bir gün evde çok sıkıldım, ‘Star Trek’te (Uzay Yolu) kullanılan Klingoncayı öğrenmeye çalıştım. Birkaç kelimesini de kaptım.

İngilizceyi çok iyi konuştuğunu biliyorum. Ama bir süre önce yurtdışında İngilizce yaptığın bir röportaj sosyal medyada gündem olmuştu… Orada ne yaşandı?

Aslında bana sorulan soru da İngilizce gramere uygun değildi. Sadece birkaç kelime söylediler, anlamadım, kendimce şaka yapmaya çalıştım. Zaten uzun bir röportajdı, sadece o kısmı koymuşlar. Ne yapayım, bu da bir anı oldu (gülüyor).

Bunca yılın ardından okuduğun yorumlar ya da bu tip olaylar hâlâ seni çok etkiliyor mu?

İşe ilk başladığım zamanlar çok etkileniyordum. Şimdi okuyorum ve geçip gidiyor. ‘Derin kalınlaşıyor’ derler ya, öyle bir şey sanırım.

Cümlelerin altını çiziyorum

15 yaşında ‘Güneşi Annem Sanırdım’ adlı ilk şiir kitabını çıkarmışsın. Şöhret, popülerlik senden okuma ve yazma sevdanı aldı mı?

Yok, hatta her gün okumaya çalışıyorum. Set aralarında, seyahatlerde…

Erkek akadaşın Thor’la birbirinize edebiyat üzerine tavsiyeler verir misiniz?

Evet, mesela bana İzlandacadan çevrilmiş ‘Kar Körlüğü’ (Ragnar Jonasson) romanını önerdi. Şu sıralar en sevdiğim yazar John Berger’in ‘Hoşbeş’ kitabını okuyorum. Yazmaya da devam ediyorum.

Yeni bir kitap var mı?

Evet, aslında hazır. Adımı kullanmadan ve kimseye söylemeden bir deneme kitabı çıkaracağım.

Neden başka isimle?

Adımla tanıtım yapmak istemiyorum. Bu benim tutkum, özel bir şekilde yayımlamak istiyorum.

“Bir kitap okudum ve hayatım değişti” derler. Senin için böyle bir kitap var mı?

Aslında bir kitap değil, o kitaptaki bir söz, paragraf hayatını değiştiriyor. Zaten kitapları, sevdiğim cümlelerin altlarını çizerek okumayı seviyorum. Tekrar o kitabı elime aldığımda çizdiğim cümlelere bakıyor ve o hisleri yeniden yaşıyorum.

En çok sevdiğin şair kim?

Sylvia Plath’tı, sonra ondan biraz Nilgün Marmara’ya evrildi.

En sevdiğin şiirden bir mısra okur musun?

“Ey, iki adımlık yerküre senin bütün arka bahçelerini gördüm ben!” (Nilgün Marmara)

NFT ve metaverse konularıyla  ilgileniyormuşsun…

Bunu yanlış duymuşsun (gülüyor). Oyun oynamayı seviyorum. Özellikle karantinada VR gözlük takıp çok oynuyordum. En sevdiğim oyun ‘Star Wars Jedi: Fallen Order’. NFT ve metaverse dünyasına da çok uzak değilim, takipteyim.

Çok güzelsin… Sürekli de güzelleşmeye devam ediyorsun…

Çok tatlısın! Çok teşekkür ederim Hakan.

Hep güzel miydin böyle?

Hayır, değildim.  Ortaokulda gözlüklerim, dişlerimde tellerim vardı. Saçlarım örgüydü. Tam bir nerd’düm (inek öğrenci). Ama şunu anladım, ben hayatta istediğim her şey olabilirim. İnsanların belli kalıpları var. Mesela ‘bunu giyiyorsan entelektüel birikimin olamaz’ gibi. O kalıpları yıkmaya çalışmaktan da yoruldum. Artık bir şey yapmıyor, sadece hayatımı yaşıyorum.

Geçen hafta Cannes’daki bir partiye Türkiye’nin onur konuğu olarak katıldın. Nasıldı Cannes macerası?

Magnum’la geçen sene reklam kampanyamız vardı. İki senedir pandemi yüzünden Cannes’da etkinlikler yoktu. Bu sene markanın yeni ürünü ‘Düet’ için düzenlediği partinin konuğu olarak oradaydım. İki gün çok yoğun, dolu dolu ve keyifli geçti. Şarkıcı Kylie Minogue ve DJ-prodüktör Peggy Gou ev sahipleriydi; onlarla tanıştım. İkisi de çok tatlıydı.

Peki, başka projelerin var mı?

Dijital platform için bir Film çektik. Yeni sezonda bir ana kanalda dizim olacak. Ekranda görmeye çok da alışkın olmadığımız, çok katmanlı, güçlü bir kadın karakteri canlandırıyorum. O iş beni çok heyecanlandırıyor. Bir de bağımsız bir sinema filminde rol aldım.

Şöhret, hayatını nasıl etkiliyor?

Çok düşünmemeye çalışıyorum.

Neden?

Çok içine girince değişmeye başlıyorsun. Bunu yaşayan ve değişen insanlar da gördüm. Bana göre hep ayakların yere basmalı. Ben kendi özümü kaybetmeden iyi bir insan olmaya çalışıyorum.

Sadece Instagram’da 5 milyon takipçin var. Paylaştığın her şeyin milyonlarca göz tarafından görülmesi nasıl bir şey?

Bazen unutuyorum, biliyor musun? Bir story koyuyorum.
Sanki arkadaşlarımla paylaşıyor gibi hissediyorum…

Kendini sansürlemez misin? Olduğu gibi paylaşır mısın?

Kendime sansür koymuyorum. İçimden geldiği gibi paylaşmak bana daha sağlıklı geliyor. Hayatta zaten her şeyi kontrol edemezsin. Kontrol etmeye çalıştıkça daha da karman çorman hale geliyor.

Ünlendikçe egon arttı mı?

Bende tersi oldu. İşin içine girdikçe neyin doğru, neyin yanlış olduğunu gördüm.

Edebiyat okumanın ve yazmanın oyunculuğuna etkisi oldu mu?

Olmaz mı? Senaryoları iyi bir gözle okuduğumu düşünüyorum.

Yaptığın işler tutuyor. Senaryo da burada kilit noktalardan. Sen nasıl hikâyelerin peşinden gidiyorsun?

Elimden düşürmeden, bir nefeste okuduğum hikâyelerin. Menajerim Ayça (Çinkitaş) da bana çok yardımcı oluyor. Ve genelde güçlü kadın karakterlerin peşinden gidiyoruz.

Sence bir dizi ya da film, kadın meselelerinde bir şeyleri değiştirebilir mi?

Çok şey değiştirir. Ama bir yerde okumuştum, kadın ve erkeğin eşit olması için 100 sene geçmesi gerekiyormuş. Yine de umudum daim.

Tüm dünyada birçok kadın oyuncu erkekler kadar kazanmadıkları konusunda açıklamalar yapıyor. Sen kendi adına
o eşitliğe kavuştun mu?

Ben o konuda çok diretiyorum. En azından eşit ücreti talep ediyorum. Sonuçta aynı işte beraber ter döküp emek veriyoruz.

Senaryolarda kadınları yanlış anlattığını düşündüğün yerlere müdahale eder misin?

Ederim. Ufak sözcüklere, cümlelere bile… Mesela ‘Adam olacak çocuk’, ‘Adam etmek’, ‘İnsanoğlu’ gibi…

Sevgilin Thor’la bir seneyi aşkındır birliktesiniz. Sizinki ilk görüşte aşk mıydı?

Evet. Geçen sene Magnum reklam çekimleri sırasında tanıştık. Hayatımda hiç böyle bir şey yaşamamıştım. İlk görüşte aşktı.

Thor’da ilk görüşte seni bu kadar çarpan ne oldu?

Enerjisi, yeteneği, zekâsı…

Reklamı çektiniz, bitti. Sonra ilk kim kime ‘yöneldi’?

Aslında uzun süre görüşmedik. Onun yurtdışı işleri vardı. Ben buradaydım. Ama konuşuyorduk. Bir süre sonra iş için Türkiye’ye geldiğinde tekrar görüştük ve biz bir daha ayrılamayız dedik.

Evleneceğiniz doğru mu?

Evettt…

Nasıl evlenme teklifi aldın?

Aralık ayıydı. “Ben hayatım boyunca Avrupa’daydım. Sen Asya’da. Burası bizi birleştiren yer. Yeni yerim Türkiye” dedi. Oturma izni de aldık. Artık hep burada olacak. Çok yoğunuz, henüz düğün için organize olamadık ama halledeceğiz.

Kariyerinin en parladığı dönemde evleniyor olma fikri seni tereddüde düşürüyor mu?

Hayır. Bunlar çok eskide kaldı. İnsanlar evliliği bence başka bir şey zannediyor. Evlenince kendilerini çok kısıtladıklarını düşünüyorum. Ama bana göre evlilik öyle bir şey değil. Sadece iki insanın hayatını birleştirmesi değil; hayatın onların sevdiği herkesin içinde olduğu kocaman bir partiye dönüşmesi.

Thor senin için ‘Belimin Ateşi’ diye bir mesaj paylaştı. Çok konuşuldu. Söz sende…

O paylaştığı söz Vladimir Nabokov’un bir kitabındaki önsöz. Ama çok kötü çevirmişler. Aslında 18. yüzyılda flört için kullanılan bir deyim.

Annemle bir defterimiz vardı, hayallerimizi olmuş gibi ona yazardık… O eski yazıları bulunca inanamadım. Hepsi bir bir gerçekleşmiş!

Annen Nevşehirli, baban Sivaslı. Sen Antalya’da büyüyorsun. Orada büyümek hayatını nasıl etkiledi?

Çok güzeldi. Aile ortamı, güven ve kalıcı dostluklar benim için orada gelişti. En yakın arkadaşım Merve’yle orada tanıştık. Sıra arkadaşımdı. Şimdi Almanya’da.
Ama hiç kopmadık.

Dilan Çiçek Deniz Kimdir?

O zamanlar bu kadar tanınan bir oyuncu olacağını tahmin eder miydin?

Çok hayal kurardım. Annemle bir defterimiz vardı. Hayallerimizi olmuş gibi sürekli o deftere yazardık. Ben şuradayım ve şimdi bunu yapıyorum gibi. O eski yazıları bulunca inanamadım. Hepsi bir bir gerçekleşmiş. Zaten enerjiye çok inanıyorum.

Oyunculuk o hayallerden biri miydi?

7 yaşımdayken annem Neil Simon’ın yazdığı ‘Sevgili Doktor’ oyununu yönetmişti. Bütün metni ezberlemiştim. Dekora yardım etmiştim. Orada çarpıldım bu mesleğe. Sonra lisede bir tiyatro kulübü kurduk. Öğretmenim beni, İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı’na yönlendirdi. Sabahları liseye, akşamları konservatuvara gidiyordum.

Sonrasında konservatuvar yerine neden Ege Üniversitesi’nde turizm rehberliği okumaya başladın?

Anne ve babam öğretmen. Ben de aile bütçesine katkıda bulunmak için
çalışmak istedim. Konservatuvarda okurken oyunculuk yapmana izin
verilmiyor. Ege Üniversitesi’ne gittikten bir süre sonra zaten Bilgi Üniversite-
si’nde Karşılaştırmalı Edebiyat bölümüne geçtim. Son senede onu da dondurdum. Şimdi İstanbul Üniversitesi’nde Felsefe bölümünde okuyorum. Hepsini deneyeyim, bu hoşuma gidiyor. Bir yandan da hâlâ oyuncu koçuyla çalışmaya devam ediyorum. ‘Bodrum Masalı’ndan sonra Amerika’da oyunculuk okudum ve hep üstüne bir şeyler koymaya çalıştım.

13 yaşında podyuma çıkıyor. 15 yaşında tiyatro oyununla ilk ödülünü alıyorsun. 14 senedir de aralıksız çalışıyorsun. Hayatı bu kadar çalışarak yaşamak nasıldı?

Sen söyleyince fark ettim, nefes almadan çalışmışım. Her işin avantajları ve dezavantajları var. Benim motivasyonum çalışmakmış, o yüzden zorlanmadım. Küçük yaşımdan beri hayatın ne kadar değerli ve kısa olduğunun bilincindeyim; bu sebeple hayatıma birçok şey sığdırmak, deneyimlemek ve yeni insanlar katmak istedim. Hâlâ da öyle.

Şimdi oyunculuk yapmak sana ne hissettiriyor?

Hayatım, bildiğim tek şey.

Zor mu bu meslek?

Zor. Bence kamera önünden çok arkasını yönetebilmen gerekli. Profesyonel olmak benim için set ortamını yönetmek, ruh sağlığına, beden sağlığına dikkat etmek demek. Mesela setlerde ya da dışarıda insanlara saygısızlık yapanları da görüyoruz, iyi oyuncu olsalar bile benim gözümde iyi insan değiller.

İlayda Alişan ve Burak Yörük’ten Samimi Açıklamalar

İlayda Alişan ve Burak Yörük geçtiğimiz gün röportaj verdi. İlayda Alişan ve Burak Yörük’ten samimi açıklamalar geldi;

* ‘Seversin’ çarşamba günü Kanal D’de başlıyor. Bizi nasıl bir dizi bekliyor?
Burak Yörük: Çok güzel, çok renkli bir yaz işi. Pandemi sonrası insanları sıkıntıdan kurtarıp çok eğlendirecek. Bu kez hem İlayda’yı hem de beni daha önce oynadığımız tüm karakterlerden farklı şekilde izleyeceksiniz.
İlayda Alişan: Evet, izleyicinin yüzünü güldürecek, neşe saçacak. Hikâyeye gelirsek, Tolga bir oyuncu. Benim canlandırdığım Asya ise o taraklarda hiç bezi olmayan bir kız. Ve bir dizide partner oluyorlar.

* Yaz sezonu diziler arka arkaya gelir. Siz ne kadar iddialısınız?
İlayda Alişan: Tabii ki iddialıyız. Herkesin yaptığı iş kendine özel, bizimki de bize… Bizim şöyle bir farkımız var; aslında romantik komedilerle biraz eğleniyoruz. Dizi içinde dizi çektiğimiz için, o klasik romantik komedi kızları ve erkeklerini absürt bir dille ele alıyoruz.

İlayda Alişan: Dizi içinde dizi çektiğimiz için romantik komedi kızları ve erkeklerini absürt bir dille ele alıyoruz.

* Burak senin bolca romantik komedi işin var. O halde kendi yaptığın işleri mi eleştiriyorsun?
Burak Yörük: Eleştiri olarak baktığım bir noktada tabii ki değilim, her işin belli bir rengi ve algoritması var. Kendinle dalga geçebildiğin, kendinle barışık olduğun zaman en tatlı halin oluyor. Tatlı tatlı kendimizle de dalga geçtiğimiz, çok eğlendiğimiz bir iş yapıyoruz şu anda, bunun da tadı ayrı.

*Asya karakteri aklında yokken kendini dizi setlerinde buluyor. Siz kendinizi setlerde nasıl buldunuz?
İlayda Alişan: Babam gazeteci. Beni yakın arkadaşının ajansına götürdü, fotoğraflarımı çekip kaydettiler. Sonra ufak tefek reklam filmleri geldi. 15 yaşında da bir dizi teklifi aldım. Görüşmeye gittim, elime bir kâğıt verdiler, ezberledim, girdim ve oynadım. Üç gün sonra arayıp “Yönetmen seni görmek istiyor” dediler. Öyle başladı.

* Burak sen de 6 yaşında başlamışsın…
Burak Yörük: Babamla annem istemiyordu. Özellikle annem nazara gelirim diye korkuyormuş. Ben çok istediğim için ufak tefek birkaç şeyle başladım. Sonra bir durdum. Lisedeyken Disney Channel’da bir dizi izledim. Türkler çekmişti. Jenerikte ajansın ismini gördüm ve aradım. İki ay sonra
‘20 Dakika’ adlı dizide oynadım.

* ‘Seversin’ bir yanıyla içinde bulunduğunuz dizi sektörünü anlatıyor. Siz nasıl anlatırsınız?
İlayda Alişan: Dışarıdan çok renkli görünüyor, sokakta “Ben de oyuncu olmak istiyorum” diyen birçok insanla karşılaşıyorum. Ama gerçekten çok çalışıyoruz. Sosyal hayatımız inanılmaz kısıtlanıyor. Sokakta daha kontrollü davranmanız gerekiyor.
Burak Yörük: Zaten bence bu iş psikolojik olarak herkesin kaldıracağı bir iş değil.

* İşin en zor kısmı o mu?
Burak Yörük: Geçmişte fiziksel olarak zorlu işlerde de çalıştım. Çok zor meslekler var. Allah herkesin yardımcısı olsun, o ayrı bir konu. Ama oyunculuk psikolojik olarak öncelikle anlaması, sonra içinde bulunması çok zor bir meslek. Çünkü insanın milyonlarca kişi tarafından sokakta tanınmayı anlayarak yaşaması gerekiyor. Fiziksel olarak zorlandığımız
anlar da oluyor. Mesela yazın sıcağında montla, kışın soğuğunda tişörtle saatlerce sette çekim
yapabiliyorsunuz.

* Burak’ın canlandırdığı Tolga karakteri romantik komedilerle tanınmış bir oyuncu. Dramda oynamayı deniyor ve olmuyor. Tekrar romantik komediye dönüyor. Oyuncuların üzerine gerçekten belirli roller yapışıyor mu?
İlayda Alişan: Bence sistem bir tık değişiyor artık ama tabii algıda bir seçicilik oluyor. Mesela kötüyü oynuyorsan hep kötü rolleri geliyor, iyiyi oynuyorsan hep öyle. Ama bu hem sektörün algısıyla hem de yapımcıların risk almak istememeleriyle alakalı.
Burak Yörük: Katılıyorum tabii, üstümüze yapışan roller oluyor. Biz de kendimizi kanıtlamak için fırsatımız olduğunda hemen kullanıyoruz.
– Önce insan olmak lazım

* Fragmanda Burak’ın karakterinin menajeri “Sen bir star’sın ve star gibi davranacaksın” diyor. Peki siz star mısınız?
Burak Yörük: Biz insanız ya. Ne yakıştırıyorsanız onu söyleyebilirsiniz ama ben hiç öyle yaşayan biri değilim.
İlayda Alişan: Önce insan olmak lazım. Star veya değil, oyuncu veya değil, ünlü veya değil…

* Peki sizce star nasıl olmalı, star gibi davranmak nedir?
Burak Yörük: Star dediğin işini çok iyi yapan insandır. İyi bir bakkal da manav da mahallenin star’ıdır… O yüzden işini sevmek ve çok iyi yapmak lazım.

* Menajerler dünyasını anlatsanıza biraz. Bu dizide gördüğümüz kadar zorlu ve hafif deliler mi?
İlayda Alişan: Delisiyle çalışmadığım için bilmiyorum. Tuncay (Altunoğlu) benim ilk menajerim ve hâlâ birlikte çalışıyoruz, o yüzden diğerlerini çok bilmiyorum, bu ayrımı yapamam yani.
Burak Yörük: Benim bu konuda biraz daha tecrübem oldu. Dizide yansıttığımız şey hayatta bire bir yaşanmasa da gerçeklik payı var. Geçmişte ben de benzer şeyler yaşadım. Çevremden de hikâyeler duyuyorum. Neyse ki şu anki menajerim Ahmet’le (Koraltürk) çok başka bir ilişkimiz var.

Mesleğimizde özünü unutmuş insanları sevmiyorum

* Dizinizin adı ‘Seversin’; siz hayatta neleri seversiniz?
İlayda Alişan: Genel olarak hayatı severim. Ama daha basit düşünecek olursam işimi, ailemi, köpeğimi ve birkaç yakın dostumu…

* Aşk yok o halde…
İlayda Alişan: Yok (gülüyor).
Burak Yörük: Sevdiğim bir kız arkadaşım var ve bizim durumumuz baki Hakancığım. Ama ben de hayatı ve mutlu olmak için çok şeye ihtiyacım olmadığını fark etmeyi seviyorum. Sağlıklı olmak, sevdiklerinin sağlıklı olması çok güzel ve yeterli.

* Peki neleri sevmezsiniz?
Burak Yörük: İnsanların olmadığı biriymiş gibi davranmasını, kendi gerçeklerini yaşamamalarını hiç sevmiyorum.
İlayda Alişan: Hayatın içinde nezaketin olmadığı hiçbir şeyi sevmiyorum. Bir de özellikle bizim mesleğimizde özünü unutmuş olan insanları sevmiyorum.

* Dizide Burak herkesin hayran olduğu bir oyuncuyu canlandırıyor. Siz hayatta kime öyle hayran olarak büyüdünüz?
İlayda Alişan: Ben gerçekten hiç kimsenin fan’ı olmadım bu zamana kadar.
Burak Yörük: Benim de yok. Ama mesela Brad Pitt, izlediğimde beni çok etkilemişti. Leonardo Di Caprio da aynı şekilde.

* Sen biraz sarışın benzerliğinden yürüdün herhalde…
Burak Yörük: Renk benzerliği dışında bir benzerliğimiz yok. Keşke benzese…

*Sizden nasıl bir çift çıktı?
İlayda Alişan: Burak’la çok iyi anlaştım, bence tatlı olduk.

* Ekranda çift olarak beğendiğimiz oyuncuların gerçekten çift olmalarını diliyoruz. Peki, gerçekte birbirine bir şey hissetmeden
rol yapmak romantik işlerde daha mı zor, daha mı kolay?
İlayda Alişan: Seyircinin ekranda görmeyi sevdiği şeyin gerçekten öyle olmasını dilemesi çok normal. Ama biz sonuçta oyuncuyuz ve izlediğinizde size onu gerçekmiş gibi hissettirmemiz lazım. Ama kötü oynuyorsam gerçekte kötü ya da katili oynuyorsam katil değilim.
Burak Yörük: Biz profesyonelce işimizi yapıyoruz. Eğer set huzurluysa, rol arkadaşınla iyi anlaşıyorsan ve ona saygı duyuyorsan zaten ortaya çok güzel sahneler çıkıyor.

* Senin sevgilin kıskanır mı mesela?
Burak Yörük: Hiç kıskanmaz. Bana o kadar güvenir ki içi çok rahat.

* İlk kez birlikte çalışıyorsunuz, ilk karşılaştığınız an nasıldı?
İlayda Alişan: Burak’la ortak arkadaşlarımız vardı. İnsanın tanıdığı biriyle oynayacak olması konforu güzel.
Burak Yörük: Her şey çok hızlı oldu. Ben partnerimi bilmiyordum. Sonra ofiste buluştuk ve karşımda İlayda’yı görünce bir ‘oh’ çektim. İlayda çok huzurlu, çok tatlı, onun enerjisi bütün sete yansıyor.

Oyunculuk içgüdü işi

* Her sezon arka arkaya işler yayımlanıyor, bir sürü yeni oyuncu hayatımıza giriyor. Neden sizi izleyelim?
Burak Yörük: Biz de bir dönem yeni gelenlerden biriydik. Yeni isimlerin gelmesi bu sektörü besleyen, bizim de işimize tutunmamızı sağlayan bir şey. Ben şöyle düşünüyorum; dünyaca milyarlarca insan var, hepimizin parmak izi farklı.
O bile ayrılmak için yeterli. Birine benzemem, birinden daha iyi ya da daha kötü olmam söz konusu değil. Bu sebeple beni en çok ayıran şey parmak izim.
İlayda Alişan: Oyunculuk içgüdü işi ve hepimizin kendine has duygusu var. Aynı sahne ve senaryoyu başka bir oyuncuyla oynasak emin ol farklı şeyler çıkacaktır.

* Fiziğinizin kariyerinize etkisi oldu mu?
İlayda Alişan: Güzellik önemsiz diyemeyiz, seyirci izlediği şeyin göze hitap etmesini de istiyor. Tek kaygımız ‘güzel görünürsem okey ama önemli olan güzel oynamam’ olmalı. Ben mesela oynarken nasıl göründüğümü unutuyorum. Bir de oyunla güzelleşmek diye bir şey var. ‘İnanılmaz güzel’ demediğim oyuncuları oynarken inanılmaz güzel bulduğum oluyor. Oyunuyla, rengiyle, enerjisiyle ekran güzelleşebiliyor.

* Güzel olmasaydın da bugün başrol olur muydun?
İlayda Alişan: Tabii olurdum.

* Sence yakışıklılık önemli mi?
Burak Yörük: Güzellik ve yakışıklılık dediğimiz şey o kadar göreceli ki. Beni çok yakışıklı bulan da vardır, “Hiç beğenmiyorum” diyen de. Ben birazcık yakışıklılığın, güzelliğin insanın enerjisiyle alakalı olduğunu düşünüyorum. Yönetmenin kafasında oluşan silüete uymanız çok daha önemli.

* Yakışıklı olmasan da başrol oynar mıydın?
Burak Yörük: Oynardım.

* Zıt karakterlerin aşkının da hikâyesi bu dizi. Zıt karakterler sizce de birbirini çeker mi?
Burak Yörük: Aşk zaten zıt karakterlerin çekimidir. Şarkılarda, dizilerde ve filmlerde aşkın toksik ve en güçlü tarafını görüyoruz. O hisleri ortaya çıkaran da genelde sende olmayan bir şeyi karşıda bulmak. Bu yüzden de farklı karakterler çok yoğun duygular yaşıyor…
İlayda Alişan: Zıt karakterde biri bazen yüzleşmediğin bir sürü şeyle yüzleşmeni sağlıyor. Bu da daha yoğun ve tutkulu hale getiriyor ilişkiyi.

* Siz aşkı tutkulu mu yaşıyorsunuz?
Burak Yörük: Ben öyle yaşayanlardanım.
İlayda Alişan: Katılıyorum, bence tutku olmazsa aşk olmaz.

* Ne sizi âşık eder? Kaslı olsun, sarışın, esmer olsun gibi beklentileriniz var mı?
İlayda Alişan: Manavdan meyve seçmiyoruz ki…
Burak Yörük: Benim hiç öyle bir tipim yok. Şu anki tipim zaten belli (gülüyor).

Kanser Tedavisine Başlayan Billur Kalkavan En Çok Merak Edilen O Soruyu Cevapladı…

0

Kısa bir zaman önce kansere yakalandığını öğrenen ve tedavi altına giren ünlü oyuncu Billur Kalkavan, bu süreç içerisinde hayranları tarafından en çok merak edilen o soruyu cevapladı. Güzel oyuncu, kendisi hakkında en çok sorulan o soruya bakın ne cevap verdi. Detayları Haberimizde…

Kanserle Mücadele Veren Billur Kalkavan ‘dan Flaş İtiraf Geldi!…

Kanser Tedavisine Başlayan Billur Kalkavan En Çok Merak Edilen O Soruyu Cevapladı…

Her daim eğlenceli karakteriyle Türk halkı tarafından çok sevilen başarılı oyuncu Billur Kalkavan ‘ın akciğer kanserine yakalanması, magazin gündemine bomba gibi düşmüştü. Şu sıralar tedavisine başlanılan Billur Kalkavan, kanserin hayatına nasıl etkilediğini ve bu dönem boyunca neler yaşadığını tüm samimiyetiyle paylaştı…

“Buğra Kaçmadı…”

Ünlü oyuncu, süreç boyunca hayata bakış açısını, iyileştikten hemen sonra neler yapmak istediğini Habertürk ile paylaştı. Kanseri öğrendiğinden bu yana ona sorulan en yoğun sorunun oyuncu sevgilisi Buğra Bahadır ile ilgili olduğunuda belirten Billur Kalkavan, “Çoğu erkek böyle bir durumda kaçardı. Buğra, kaçmadı. Yanı başımda durması hastalıkla mücadelemde bana çok yardımcı oluyor” dedi.

Hastalanan Billur Kalkavan ‘dan İlk Açıklama Geldi!…

“Duyunca Buğra İle Çok Ağladık…”

Billur Kalkavan, kanser olduğunu ilk öğrendiği o dönemi şu şekilde tanımladı;  “Ocakta korona olmuştum. Sonrasında nefesim sıkışmaya başladı. Hastalıktan kalma sandım. Ciğer röntgenimi çektirdim. 2 aydır tedavi görüyorum. Duyunca Buğra ile çok ağladık. Ciğerimde bir kitle bulununca çok korktum. Buğra, bana hep destek, hep yanımda… Doktorların söylediği, bugüne kadar bu hastalığın bana hiçbir zarar vermediği. Çok kolay atlatacağım. O beni değil, ben onu yeneceğim.”

Billur Kalkavan kimdir?