Ana Sayfa Blog Sayfa 1176

Hekimoğlu 45. Bölüm 3. Fragmanı Yayında! Ateş Merve’yi Kurtarabilecek Mi?

0

Kanal D’nin sevilen dizisi Hekimoğlu, 45. yeni bölümüyle bu akşam ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Ekip yine karar aşaması içine girer. Memoli üst üste yaptığı hatalardan dolayı diğerlerinden daha tedirgin davranır. Öte yandan İpek ve Ateş arasındaki belirsizlik iyice gün yüzüne çıkar. Hekimoğlu 45. bölüm 3. fragmanı yayınlandı. Ateş, Merve’yi kurtarabilecek mi?

Salı Dizileri 2020

Ateş Merve’yi Kurtarabilecek Mi?

Hekimoğlu 45. bölüm 3. fragmanında; Memoli istifa kararı aldıktan sonra Ateş’e karşı daha sert karşı çıkmaya başlıyor. Ateş ise, onun söylediklerinde haklılık payı olduğunu düşünse de, yine bildiğini okuyor. Merve’nin hastalığının ne olduğu daha ortaya çıkaramayan Ateş riskli bir karar veriyor. Ateş, Orhan’ın kahvesine sakinleştirici ilacı neden koyuyor?

İşte Hekimoğlu 45. bölüm 3. fragmanı…

 

HEKİMOĞLU 44. BÖLÜM ÖZETİ!

Hastaneye ilik kanseri bir genç gelir. 14 yaşında olan genç hastayı tek kurtaracak kişi ise kardeşinin iliğidir. Kardeşte çıkan enfeksiyon, bu transferi zor duruma düşürür. İpek, Orhan’dan bu durumda hastanın sadece beş günü kaldığını öğrenir. Hemen vakayı, Ateş ve ekibine verir.

Memoli, en son yaşadığı ölüm vakasından sonra kendisini ibadete verir. Onu tekrar işine döndürmek için arkadaşları ellerinden geleni yapar. Memoli, hastanın kardeşinin enfeksiyonu olduğunu öğrenince başka donör arar ve 4 e 6 uyuşan bir donör bulur. Ateş, bu nakle olumlu bakmaz.

Memoli, yine de nakli yapar. İlik gence uyum sağlamaz. Kardeşi ise giderek kötüleşir. Emre, yaptığı araştırmada çocuğun enfeksiyon nedenini bahçeden kaynaklandığını anlar. Memoli, kimseye haber vermeden kardeşinden iliği alıp abisine nakleder. Ateş, bunu duyup İpek’in engel olmaması için onu oyalamak için bir plan yapar.

İpek’in evinde olduğunu Muzo’dan öğrenen Ateş, Orhan’dan akşam eve gelmemesini ister. Oda İpek’i arayıp, Ateş’in akşam özel misafiri olduğunu söyler. İpek, özellikle Ateş’in misafirini görmek için evden gitmez. İkili birlikte mum ışığında yemekler yeyip sohbet eder.

İpek’e hastaneden naklin olumlu geçtiği haberi gelir. O zaman İpek, Ateş’in kendisini oyalamak için oyun oynadığını anlar. Memoli, kendi kararıyla iki kardeşinde hayatını kurtarır. Ama kendisinin giderek Ateş’e benzediğini düşünüp işinden istifa etmek ister.

Hekimoğlu 45. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Ateş İpek’e Kur Mu Yapıyor?

Baraj 35. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Tarık’ın Başı Halit’le Derde Giriyor!

0

Fox Tv’nin sevilen dizisi Baraj, 35. yeni bölümüyle bu akşam ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Nehir, Alihan’ın gerçek yüzünü görür. Tarık, Nehir’e destek olur. Ona aşkını itiraf edip öperken Nazım, içeri girer. Nazım, Tarık ile Nehir’i öpüşürken görüyor. Baraj 35. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. Tarık’ın başı, Halit’le derde giriyor.

Salı Dizileri 2020

Tarık’ın Başı Halit’le Derde Giriyor!

Baraj 35. bölüm 2. fragmanında; Halit, Zahra’nın peşinden İstanbul’a geliyor. Zahra, onun kendisiyle yakınlaşmak istemesini kabul etmiyor ve onu sevmediğini, başkasını sevdiğini söyleyip nişanı atıyor. Halit, Tarık’ın karşısına çıkıp silahını ona doğrultuyor. İbrahim, Halit’i sakinleştirmek için kendisini paralıyor.

İşte Baraj 35. bölüm 2. fragmanı…

 

BARAJ 34. BÖLÜM ÖZETİ!

Nehir, Azra’nın telefonundaki mesajı Nazım’a göstermek için onun evine gider. Onun kendisini Bahar’la birlikte planlayıp o depoya kilitlediklerini ispat etmek ister. Ancak Azra, hemen bilgisayara girip mesajı siler. Nazım, bir mesaj göremeyince Nehir’e inanmaz.

Nehir, Nazım’ın kendisine inanmamasından sonra ondan uzaklaşır. Önemli bir toplantıya Nehir’in girmediğini öğrenen Nazım, Nehir’in peşine adamını takıar. Nazım, Nehir’in çevresinde Alihan isminde bir adam olduğunu öğrenir ve gözleriyle de görür. Nehir, Alihan’la pek ilgilenmez.

Sadece çocukları birlikte olmaktan mutlu olduğu için, onunla sinemaya gider. Nazım, Nehir’i Alihan konusunda uyarır. Ama Nehir, onu umursamaz. Halit, Zahra ile evlenmek için nikah günü almak istier. Zahra’nın yardımına İbrahim koşar. İşleri hızlandıracağını söyleyip nüfus müdürlüğüne gider.

Halit’e de, altı ay sonrasına gün verdiklerini söyler. Düğün için aile Zahra’yı köye götürmeye karar verir. Zahra, çeyizi gibi Meryem’in cesedini halının içinde köye taşır. Üçlü, zamanla yarışıp Halit ve annesinden önce köye varı. Meryem’in cesedini, merdivenden düşmüş gibi yapıp bırakır.

Halit ile annesi, eve girdiklerinde Meryem’in cesediyle karşılaşır. Hemen ertesi gün Meryem’i, defneder. Tarık, İbrahim ve Zahra, büyük bir yükün üzerilerinden kalkmasından sonra hemen İstanbul’a dönmek ister. Ama Halit, Zahra’yı bırakmak istemiyor. Zahra’nın, nikahsız yaşamak istemediğini söylemesiyle üçlü, oradan kaçar.

Alihan, Nehir’i arayıp onunla buluşmak ister. Oğlu için konuşacağını düşünen Nehir, Alihan’ın kendisine aşık olduğunu söylemesiyle hemen restorandı terk eder. Telefonunu unuttuğunu fark eden Nehir, restorana tekrar döndüğünde Bahar ile Alihan’ı karşılıklı otururken bulur. Demir, onları uzaktan izleyip olaya şahit olur.

 Baraj 35. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Nazım Tarık’la Nehir’i Öpüşürken Görüyor!

Kefaret 22. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Sinan’ın Bulduğu Fidye Parası Çalınıyor Mu?

0

Fox Tv’nin büyük bir beğeniyle izlenen dizisi Kefaret, 21. bölümüyle ekrana geldi. Dizinin yayınlanan yeni bölümünde; Zeynep, Sinan’dan ayrılmaya karar veriyor. Münevver, Kadir’in evlenme teklifini kabul ediyor. Kadir’in oğlunun başının belada olduğunu öğrenen Sinan, tefecilere baskın yapıp ne kadar senet varsa yakıyor. Ama Zeynep’le Münevver kaçırılıyor. Kefaret 22. bölüm 1. fragmanı yayınlandı. Sinan’ın bulduğu fidye parası, çalınıyor mu?

Pazar Dizileri 2020

Sinan’ın Bulduğu Fidye Parası Çalınıyor Mu?

Kefaret 22. bölüm 1. fragmanında; Sinan, tefeciyi hapse attırıyor. Ancak kızı Sinan’ın ablasıyla Zeynep’i kaçırıyor. Karşılığında, yaktığı senetlerin parasını istiyor. Sinan, fidye parası için evini satıyor. Fidye parasını motosikletle gelen biri alıp kaçıyor. Ahmet, Arzu’nun yanında birini görünce kıskançlıktan deliye dönüyor. Meltem, Alp’in himayesi altına giriyor.

İşte Kefaret 22. bölüm 1. fragmanı….

KEFARET 21. BÖLÜMDE BAŞKA NELER OLDU?

Zeynep, Sinan’la konuşup onunla aynı yolda yürümek istemediğini söylüyor. Haftalarca kendisini aramadığı için onu affetmiyor. Sinan ise, ondan vazgeçmeyeceğini söylüyor. Elif, evden gizlice kaçıp Arzu annesiyle görüşmek istiyor. Sude, onun yalnız gitmesini istemiyor ve onunla birlikte evden kaçıyor.

Hapishaneye ulaşan Elif ile Sude’yi cezaevi müdürü yanına alıp onların karnını doyuruyor. Daha sonra onları dinliyor. Elif’i, Arzu’yla görüştürüyor. Arzu, onu gördüğü için çok mutlu oluyor. Ancak Elif, ona neden kendisini ailesine geri vermediğinin hesabını sorup onu konuşturmuyor bile.

Arzu, mahkemeye sevk edilirken içinde bulunduğu aracın önü kesiliyor ve bir mahkum kaçırılıyor. O ise, arabadan ayrılmıyor. Emre, onu düşünürken buluyor. Mahkeme, Arzu’nun akli dengesinin yerinde olup olmadığını anlamak için hastaneye sevk ediyor. Arzu, akıl hastanesinde tedaviye alınıyor.

Ahmet, onun numara yapıp yapmadığını anlamak için geriden onu izliyor. Münevver, Sinan’a Kadir’in başına gelenleri anlatıyor. Sinan, hemen o tefecileri bulup konuşuyor. Daha sonra Emre’yle birlikte bir operasyon düzenliyor. Emre’den önce Sinan oraya gidip, adamın elinde ne kadar senet varsa yakıyor.

Ama tefecinin kızı, Sinan’ın peşini bırakmıyor. Münevver ile Zeynep’in bulunduğu aracın önünü kesip ikisini rehin alıyor. Sinan’a da mesaj çekip, borcunu ödemesi karşılığında Zeynep’le ablasını alabileceğini yazıyor.

Kefaret 21. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Zeynep’in Hayatı Yine Tehlikeye Giriyor!

Samet Serhat Uzun Süren Sessizliğini “Yok Sen Gibi” İle Bozdu…

Genç müzisyen Samet Serhat’ın uzun süre sonra çıkardığı yeni single çalışması “Yok Sen Gibi”, OnAir Sahne tarafından yayımlandı. İşte Detaylar…

Samet Serhat Uzun Süren Sessizliğini “Yok Sen Gibi” İle Bozdu…

Aslında şarkının hikayesi çok daha önce başlamış; Samet Serhat bundan yaklaşık 7 yıl önce, Rock müzik kültürüne ilgi duyan bir Rap söz yazarıyken Youtube’da rastlamış olduğu Alternatif Rock tarzında bir altyapıya, şarkı sözleri yazmış. Zaman içinde özgünleşerek bugünkü halini almış “Yok Sen Gibi”. Genç Müzisyen Samet Serhat şöyle devam ediyor…

“Bu Şarkımı Seçtim.”

“Sözlerini müziği ile birlikte tamamlamış olduğum ilk şarkı. Herhangi bir hikayeye dayalı yazılmış sözler içermiyor, sadece kulağa hoş gelen melodisi, akılda kalıcı nakarat kısmı ve ev stüdyosunda kayıt edilebilecek nitelikte olmasından dolayı diğer şarkılarımın arasından kaydetmek için bu sefer bu şarkımı seçtim.”

Samet Serhat birçok müzisyenin aksine duyguları yanında teknik olarak da çalışan bir beyinle yapıyor müziğini. Tamamlandığını düşündüğü şarkıların üzerinde birkaç hafta süresince her gün olmak üzere kayıtsız okumalar yapıp, ufak tefek varyasyonlar ve sözlerin vuruculuğu hakkında düşünüyor, gerektiğinde değişime gidiyor. İçine sindiği vakit, öncelikle altyapının akustik gitarlarını ardından elektrik gitarlarını kayıt edip, düzenlemelerini yaptıktan sonra bas gitar kayıtlarını ve düzenlemelerini yapıyor. En son olarak daw programından uygun davul plugin bulup, kaydın üzerine yazıyor. Düzenlemesi biten altyapının üzerine vokal kayıtlarını aldıktan sonra mix işlemlerine ve ardından mastering işlemlerine geçiyor.

Kendisi bu bilgileri verirken “Yemek tarifi gibi oldu ama anlatıldığı kadar kolay değil, haftalar alabiliyor.” dese de aslında bireysel çalışan bağımsız müzisyenlerin şarkları ile ilgili her şeyden sorumlu olmasının ne kadar zor olduğundan açık yüreklilikle bahsediyor.

İdeali Sadece Müzik…

Tüm zorluğuna rağmen müzikle uğraşmaya devam eden tüm bağımsız müzisyenler gibi Samet Serhat’ın da en büyük ideali sadece müziği ile ilgilenebileceği günlere kavuşmak.

Samet Serhat’ın yeni ve iddialı şarkısı “Yok Sen Gibi”yi tüm dijital platformlardan ve OnAir Sahne YouTube kanalından takip edebilirsiniz.

Samet Serhat Kimdir?

İşte Samet Serhat ‘den “Yok Sen Gibi”…

Samet Serhat Kimdir?

0

Genç Müzisyen Samet Serhat Kimdir? Samet Serhat Kaç Yaşında? Samet Serhat Ne Zaman Doğdu? Samet Serhat Nerede Doğdu? Samet Serhat Aslen Nereli? Samet Serhat Hangi Burç? Alternatif Rock sanatçısı Samet Serhat hakkında merak edilen herşey Kimdir Haberimizde. İşte Samet Serhat…

Samet Serhat Kaç Yaşında? Samet Serhat Ne Zaman Doğdu? Samet Serhat Nerede Doğdu? Samet Serhat Aslen Nereli? Samet Serhat Hangi Burç? Samet Serhat Kimdir?

2007 yılında Rap müzik söz yazarlığı yaparak başladığı müzik sektörüne, 2014 yılından bu yana Alternatif Rock söz yazarlığı ve bestecilik yaparak devam eden Samet Serhat, şarkılarını ev stüdyosu imkanlarında kaydetmekte, aranje ve prodüksiyon işlemlerini de kendisi yapmaktadır.

2019 yılında ‘OnAir Sahne’den, 4 şarkı içeren ‘’Serotonin’’ isimli bir ep albüm çıkarmıştır. Müzik çalışmalarına devam etmektedir.

Samet Serhat Şarkıları;

  • Yok Sen Gibi – 2021
  • Aşk Mı Pişmanlık Mı -2019
  • Gel – 2019
  • Unutma – 2019
  • Serotonin – Albüm – 2019
  • Firarda – 2019

 

Youtuberlara Hapis Şoku

0

Youtube’da çektikleri videolarla ünlü olan sosyal medya fenomenleri Atakan Özyurt, Bilal Hancı ve Fatih Yasin ile o dönem grubun menajerliğini yapan Arda Kofoğlu, “100 Bin TL ile 1 Gün Geçirmek” isimli videolarında yasa dışı bahis ve kumar sitesinin reklamını yaptıkları iddiasıyla yargılandıkları dava karara bağlandı. Detaylar haberimizin devamında…

10’ar Ay Hapis Cezası

İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında 4 sanığın avukatları yer aldı. Duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasında sanıkların, 7258 sayılı “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunlarının Düzenlenmesi Hakkındaki Kanunun 5′ inci maddesine muhalefet ettikleri gerekçesiyle ayrı ayrı 10’ar ay hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

Videodan Kar Edilmemiştir

Mütalaaya karşı savunmada bulunan sanıklar Bilal Hancı, Atakan Özyurt ve Fatih Yasin’in avukatı “Suçun manevi unsuru olan kasıt oluşmamıştır. Suçun maddi unsurlarından olan reklam ve teşvik fiilide müvekkillerim tarafından işlenmemiştir. Müvekkillerimin beraatini talep ediyorum” dedi. Sanık Arda Kofoğlu’nun avukatı ise “Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Müvekkilim söz konusu videoda zaten yer almamıştır. O dönem videoda bulunan kişilerin menajerliğini yapmaktadır. Bununla birlikte videoda yayınlanan reklamdan kar edildiğine dair delil bulunmamaktadır” diyerek müvekkilinin beraatini istedi.

Cezalar Ertelendi

Mahkeme, 7258 sayılı “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunlarının Düzenlenmesi Hakkındaki Kanunun 5′ inci maddesine muhalefet ettikleri gerekçesiyle 4 sanığı 10’ar ay hapis ve 80’er lira adli para cezasına çarptırdı. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

Metin Akpınar Kafalar Karışık Filminin Galasında Konuştu Yolun Sonuna Geldim!

Ne Olmuştu?

Youtube’da çektikleri videolarla ünlü olan sosyal medya fenomenleri Atakan Özyurt, Bilal Hancı ve Fatih Yasin’den oluşan Kafalar ekibinin 2016 yılında paylaştığı “100 Bin TL ile 1 Gün Geçirmek” adlı videosu nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmıştı.

Videoda yasa dışı bahis ve kumar sitesinin reklamını yaptıkları iddia edilen kafalar ekibi üyeleri, videoyu menajerleri Arda Kofoğlu’nun yayımladığını söylemişti. Videoyu yaklaşık 5 milyon kişi izlemişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamede 4 sanık hakkında da 5’er yıla kadar hapis cezası istenmişti.

Kafalar Karışık ile Küfürsüz Komedi Yapmaya Çalıştık!

Seda Sayan “Fakir ve Güzel Doğmak Avantajlı”

0

Seda Sayan bilinmeyenlerini Hürriyet’e anlattı. Sayan’ın röportajının detayları haberimizin devamında…

Seda Sayan kimdir?

Hayatım Kadırga’da Başladı

Hangisi daha gurur verici: Bir siyasi liderin “Bu halkın Seda Sayan’ı neden sevdiğini anladığımız gün, seçimi kazanacağız” demesi mi, üst üste en güvenilen yüz seçilmeniz mi?

– Üst üste en güvenilir isim seçilmem. Ağır bir yük aslında. Güvenilir erkek değil, güvenilir kadın değil, sanatçı değil, siyasetçi değil… En güvenilir yüz. Hem gurur verici hem iyi bir ego yani…

Hayatınız film olsa nerede başlardı: Kadırga’da mı, assolist olarak ilk sahneye çıktığınız Stardust Kulübü’nde mi?

– Kesinlikle Kadırga’da. Çünkü ben Eyüpsultan’da doğdum ama çocukluğumun ve genç kızlığımın büyük bölümü Kadırga’da geçti.

Benden Çok İyi Kaynana Olur

Altı kaynana sahibi oldunuz, gelin-kaynanaların yarıştığı bir programı sunuyorsunuz, şimdi oğlunuz Oğulcan’ın da bir ilişkisi var. Kaynana olmak mı, gelin olmak mı?

– Artık kaynana olmak. Ama benden çok iyi bir kaynana olur, ona inanıyorum.

“Sabahların Sultanı” lakabınız da var, geç saatte yayınlanan programlarda da bulundunuz. Sabah seyircisi mi, gece seyircisi mi?

– Gündüz seyircisinin başka bir tadı var. Bayağı çocuk büyüttüm ben! 27 yılımı verdim. O yüzden her zaman gündüz kuşağı.

Geçmişe baktığınızda hangi polemiğinizi lüzumsuz buluyorsunuz: Erol Köse mi, Kamer Genç mi?

– En gereksizi Kamer’le olan. Neden mi? E rahmetli oldu çünkü. Allah rahmet eylesin, adamcağızdan bir helallik almayı isterdim.

Mantık Kadınıyım

İş ve özel hayatınızda… Mantık mı, içgüdü mü?

– Tamamen mantık kadınıyım. Hep mantığıma güvendim hep de kazançlı çıktım. Böyle geldi, böyle de gidecek.

Konuşurken düşünmek mi, önce düşünüp sonra konuşmak mı?

– Artık oraya geldim. Önce düşünür, sonra konuşurum.

Sofrada hangisine tahammül daha zordur: Obura mı, gevezeye mi?

– Herhalde gevezeye tahammül edemem. Ama ben gevezeyim, bana nasıl tahammül ediyorlar?

Aşık Olamamak Kötü

Estetiğiniz çok konuşuldu: Fransız askısı mı, Fransız balkon mu?

– Bu güzel soruymuş! (Gülüyor) Fransız askısı. Çünkü yüzünüze neşter değmeden 5 sene geri gidiyorsunuz.

Hangisi daha kötü: Kimseye âşık olamamak mı, her aşkın kötü bitmesi mi?

– Âşık olamamak daha kötü. Aşk, sevmek, sevilmek, sevmeyi sevmek ya da biri tarafından sevilmeyi arzu etmek… Güzel şeyler ya bunlar.

Hangisi daha avantajlı: Zengin ve çirkin doğmak mı, fakir ve güzel doğmak mı?

– Tabii ki fakir ve güzel doğmak. Çünkü ben öyleyim. Fakir doğdum. Ama birkaç sene üst üste vergi rekortmeni de oldum.

Beyaz yalan ne zaman hoş görülebilir? Sevdiğiniz zaman mı, sevildiğiniz zaman mı?

– Seviyorsam, beyaz yalanları hoş görebilirim.

Hangisi daha ağır? İhaneti bilip de susmak mı, habersiz yaşamak mı?

– İhaneti bilip de susmak çok ağır. Ben susamam. Yüzüne vurmam lazım…

Sırt Dekolteme Güvenirim

Affetmek mi, unutmak mı?

– Dostluk, arkadaşlık manasında affedebilirim. İkili ilişkide hayır. Oğlak burcu olduğum için ilişki sırasında o toleransları zaten tanıyorum. Ama “Bitti” dediğimde artık unutmayı seçerim.

Aşkın karşıtı: Nefret mi, kayıtsızlık mı?

– Kayıtsızlık. En azından ben öyleyimdir. Biriktiririm biriktiririm, bir anda o aşkı tanınmayacak hale getirebilirim.

Sırt dekoltenize mi daha çok güvenirsiniz, bacak dekoltenize mi?

– Sırt dekolteme. Bacak dekoltesiyle sahnede dikkat etmek zorundayım, çünkü şarkı söylerken kendimi kaybedip çarpık basmaya başlıyorum. Gerçi Marilyn Monroe da çarpık basarmış, çok seksiymiş ama bana yakıştığını sanmıyorum.

Erkek olsanız 30 yaş öncesi Seda’ya mı, 30 yaş sonrası Seda’ya mı yürürdünüz?

– 30 yaş sonrası Seda’ya. Daha önce kafası tam oturmamış, aklı beş karış havada, kendini arayan biriydim. 30 yaş sonrası çok daha güzel.

Bir Daha Eve Sokmam

Asla hatırlamadığınız biri size çok samimi davranıyor… Yekten hatırlamadığınızı mı söylersiniz, dolambaçlı sorularla kim olduğunu mu anlamaya çalışırsınız?

– Bazen geliyor başıma. Böyle boş boş bakıyorum. Samimi davranıyorsa demek bir yerden tanışıyoruz. Hiç çaktırmadan enteresan sorularla hatırlamaya çalışıyorum.

Mangala misafir gittiğiniz yerde köfteleri beğenmediniz. Tabakta bırakmak mı, çaktırmadan köpeğe vermek mi?

– Yanımda yöremde bir canlı varsa besleyebilirim ama tabakta bırakırım genelde.

Evinize yatılı misafir geldi, horlamasından uyunmuyor. Uyandırır mısınız uykusuz mu kalırsınız?

– Eve gelen misafir horluyorsa uykusuz kalırım ama bir daha da eve sokmam.

 

 

Necip Memili Bilinmeyenlerini Anlattı

0

Sevilen oyuncu Necip Memili ReTouch dergisinin Nisan sayısına konuk oldu ve bilinmeyenlerini anlattı. Oyuncu “8 aylık bir kız çocuğum var. Ve fark ettim ki kız çocuğu insana bir destur, edep ve izan getiriyor. Konuşmanız, tavrınız, olaylara bakış açınız değişiyor.” dedi. Röportajın detayları haberimizin devamında…

Necip Memili Kimdir?

Kızımın Hayalleri İçin Çalışıyorum

Son olarak Çukur dizisindeki Cumali Koçovalı rolü ile ekranlarda izlediğimiz genç oyuncu 8 ay önce baba olmuştu. Didem Dayıcıoğlu ile hayatını birleştirerek 2020 yılının ocak ayında dünya evine giren oyuncunun 8 ay önce kızı dünyaya geldi.

Baba olan Necip Memili, kızının doğumundan sonra hayatının bir çok yönden değiştiğini ve her şeye dikkat ettiğini belirterek “8 aylık bir kız çocuğum var. Ve fark ettim ki kız çocuğu insana bir destur, edep ve izan getiriyor. Konuşmanız, tavrınız, olaylara bakış açınız değişiyor. Sinirleneceğiniz bir şeye sinirlenmemeyi öğreniyorsunuz. Ağzınızdan çıkacak her cümleye dikkat ediyorsunuz. Bundan 1,5 sene önce ben, “Çocuk sahibi olmam ve biriyle evlenmem. Hayatımdan memnunum” diyen birisiydim. Şu anki durumum benim için bir mucize. Artık birinin hayallerinin gerçekleşmesi için çalışan biriyim. Kızımın ve eşimin” dedi.

Uzun Süredir Her şeyi Not Alıyorum

Gün içerisinde yaşadığı olayları sürekli not aldığını söyleyen başarılı oyuncu “ Uzun süredir her şeyi not alıyorum. Günün tarihini yazar ve iki üç cümle karalarım. Mesela geçen gün, 6 sene önce yazdığım bir nota dönüp baktım iyi hissettirdi. Sadece deftere değil telefonumda da notlar kısmı çok doludur. Mesela eşimle daha ilk mesajlaşmalarımızı bile saklarım. Kızımın doğacağı günü haber aldığımda yemek masasına karaladım. Bunu seviyorum çünkü tarihe bir not hepsi. O notları hatırlamak istediğimde, hüzünlendiğimde, sevindiğimde, merak ettiğimde açıp bakıyorum.”

 

Demet Akbağ ‘dan Samimi Açıklamalar

0

Usta oyuncu Demet Akbağ Episode Dergi’nin nisan sayısına kapak oldu. Tiyatro oyunları, sinema filmleri ve televizyon projeleri hakkında konuşan Akbağ samimi açıklamalarda bulundu. Röportajın detayları haberimizin devamında…

Demet Akbağ Kimdir?

Bir Demet Tiyatro En İyi Örnekti

TV’de skeçlerle başlayan, Bir Demet Tiyatro gibi adınızı yazdığınız, bir devir açan işiniz ve Akrep’e uzanan bir yolculuğunuz var. Çok farklı, döneminin yenilikçi işlerinde de imzanız var. Siz yerli TV ekranının son 30 yıldaki yolculuğunu nasıl görüyorsunuz? Yerli diziler hangi noktadan hangi noktaya geldi sizce?

Zaman zaman yaptığım söyleşilerde hep anlatıyorum: Öğrencilik yıllarımda, TRT 2’deki bir iş için çağrılmıştım. Necef Uğurlu’nun yazdığı bir dizide hemşire rolü için aradılar ve “Yanınızda beyaz ayakkabı getirin,” dediler. Kostümü veriyorlardı ama herkes kendi ayakkabısını getiriyordu. Hemşire kostümü çok spesifik olduğu için tabii, yoksa düğün sahnesinde görümceyi oynamaya gidecekseniz de “Abiye bir elbise getirin” diyorlardı. Kamera önündeki tüm işler neredeyse yarı yarıya gönüllülük esasına dayanırken koca bir sektöre döndü.

Bir Demet Tiyatro, ekranda durum komedisinin en iyi örneklerinden biri oldu. O konuda çok ileriye değil, geri gittiğimizi düşünüyorum. Maalesef. Uzun dizi süreleri, mizahın matematiğini bozdu. Tiyatro sahnesi üzerinde “mış gibi yaptığımızı” seyircinin bilerek izlediği bir işti Bir Demet Tiyatro, pek çok konuda hem şahsi tarihimde hem televizyon tarihinde çok önemli olduğuna inanıyorum. Şu anda televizyona yapılan işleri tek tek ele aldığımızda çok başarılı işler ve özellikle diziler var. Ancak genel olarak televizyonculuğun altın döneminde olduğunu söyleyemeyeceğim. Tek tip bir yayın anlayışı, elbette bunun pek çok farklı nedeni var, ama yaratıcılıktan yoksun, parlamayan bir televizyon yayıncılığı var maalesef. Çok iyi içerikler üretilmesine rağmen sektör topyekûn iyi diyemem.

İyi ki Dedirtecek Rolleri Oynamak İstiyorum

2000’de yayınlanan Vizontele ile 2020’de yayınlanan Dokuz Kere Leyla filminin arasında 20 yıl boyunca 17 filmde yer aldınız. Neredeyse her yıl bir filmde yer almak demek bu. Türkiye’de çok rastlanan bir kariyer değil. Biraz bunu konuşmak isteriz. Nasıl geçti 20 yıl? Planınıza sadık mı kaldınız, seçeneklerin içinden seçtiklerinizle yıllık olarak mı ilerleyen bir dönem oldu?

Sinema ve tiyatro zamanlama açısından 1 yıl içinde rahatlıkla yapılabilen iki tür. ‘Bir Demet Tiyatro’ ve ‘Otogargara’ ile başlayan BKM döneminde, biri bitti, biri başladı aslında. O 20 yılın 15 yılında 4 tane tiyatro oyunu da var. Her birini yaklaşık 4 sezon oynayınca, yazları da sinema filmi çekebiliyordum. Çoğunlukla da bir filmi çekerken iki tane de ya fikir olarak ya proje olarak sırada bekliyor olurdu. Ben hikayeleri beğendim, yazarlar, yönetmenler çekmek için benim daha önce kabul ettiğim projenin bitmesini de beklediler. Ata ile yaptığımız ‘Eyvah Eyvah’lar mesela. Seyirci de biz de Firuzan ve Hüseyin’i çok sevince 3 tane çektiğimiz, doğal olarak 3 sezonu dolduran işler oldular mesela. ‘Hükümet Kadın’ da öyle. Dinlediğimde çok etkilendiğin bir hikaye idi. Sermiyan da ‘Sen oynarım dersen yazacağım’ dedi. Ama iki tane olması planı ile yola çıkmamıştık.

Hep şakasını yapıyordum aslında, bana ‘Neden dizi yapmıyorsunuz’ dediklerinde, ‘Dizi gibi sinema filmleri çektiğimden, diziye vakit kalmıyor’ diye. Gerçekten de biraz öyle oldu. Hep sevdiğim, içinde olmaktan mutlu olduğum, üzerinden yıllar geçtiğinde de pişman olmadığım projelerde yer aldım sinemada. Sinema filmleri sinemada da televizyonda da yayınlandıklarında izleyicim beni hep mutlu etti. ‘Önümüzdeki 20 yıl şu kadar film yaparım’ diye bir plan yapmamıştım. Ama pişman olmayacağım işler yapma planım vardı. Bir de halen devrede olan, ‘Bu rolü benim oynamam fark eder mi?’ planım var. Daha önce oynamadığım, ben oynadığımda, bana da izleyene de ‘İyi ki’ dedirtecek rolleri oynamak istiyorum.

Yeşilçam’ın Sevilen Oyuncusu Kırmızı Oda Dizisi Kadrosuna Dahil Oluyor

Gülseren Budayıcıoğlu’nun kitaplarından uyarlanan Kırmızı Oda dizisinin kadrosuna Yeşilçam’ın sevilen oyuncularından Itır Esen dahil oluyor. Detaylar haberimizin devamında…

Itır Esen Kırmızı Oda Kadrosunda

Ekranların en çok izlenen dizisi Kırmızı Oda’nın kadrosuna birbirinden başarılı oyuncular dahil olmaya devam ediyor. Burcu Biricik, Erkan Petekkaya, Uğur Yücel, Yiğit Özşener ve Esra Ronabar’ın ardından bu kez de sevilen usta oyuncu Itır Esen dahil oluyor.

Itır Esen; Vahit’in eşi, Zafer’in annesi Nurcihan karakteri ile diziye dahil oluyor. Nurcihan  Zafer’in hayranlıkla bahsettiği, padişah soyundan gelme, aristokrat, saygın ve güzel bir kadındır. Tedavisi sırasında eşi Vahit’e destek olmaktan geri durmayacak.

Kırmızı Oda Dizisinde Son Bölümde Yaşananlar

Nihal, güzellik yarışmasını nasıl kazandığını, kazandıktan sonra hayatının birden değiştiğini ve bir çok teklif aldığını anlatıyor. Ama Nihal’in annesi, o tekliflerin hiç birini kabul etmiyor. Kızına zengin bir koca bulmayı düşünüyor. Nihal’in menajeri, daha Sefer’in arkadaşıdır. Onunla konuşurken Nihal’in güzelliğinden bahsediyor.

Sefer, Nihal hakkında bir araştırma yaptıktan sonra onunla tanışmak istiyor. İkili böylelikle tanışıp evleniyorlar. Sefer, doktor hanımdan kendisini otel odasına kapatan babası için yardım istiyor. O da, özel bir randevu hazırlayıp Vahit beyi akşam üzeri kabul ediyor. Sadi, kliniğe çok dalgın bir şekilde geliyor.

Kırmızı Oda 33. Bölüm Fragmanı Yayınlandı Mı? Vahit’i Hayata Küstüren Sebep Ne?

Üç kafadar kaçarken yakalanıp, Abdullah’tan çok kötü dayak yiyorlar. Abdullah onları hücreye kapatıyor. Cemre, orada çok üşütüyor ve sürekli öksürmeye başlıyor. Üç kafadar, tekrar kaçmak için bir plan daha yapıyor ve bu sefer Abdullah’ın elinden kurtuluyorlar. İstanbul’un bir ucuna gidip köprü altlarında yaşamaya başlıyorlar.

Cemre’nin durumu çok kötüleşiyor ve doktora gitmemek için ısrar ediyor. Sadi ile Miço, sabah kalktıklarında Cemre’yi ölü olarak buluyor. Cemre’nin ölümünü anlatmak Sadi’yi zorluyor ve yine çok fenalaşıyor. Sefer, günlerce odasından çıkmayan yemek bile yemeyen babasını doktor hanımın yanına getiriyor.

Vahit, doktor hanımla konuşmak istemiyor. Ondan boşa yorulmamasını, kendisinin çok kötü bir insan olduğunu ve yaşamak istemediğini söylüyor. Doktor hanım Vahit’in, depresyonda olduğunu anlayıp ondan verdiği ilaçları içip haftaya yanına gelmesini istiyor. Oda, kabul ediyor.