Ana Sayfa Blog Sayfa 1149

Emine Ün ile Tolga Karakaş Boşanma Kararı Aldı

0

Oyuncu Emine Ün, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile 2012 yılında evlendiği iş insanı Tolga Karakaş ile boşanma kararı aldıklarını duyurdu.

Emine Ün kimdir?

Emine Ün paylaşımında “Her şey insanlar için. Eşim Tolga ile tatlılıkla ve tüm güzellikleri dileyerek, beraber ortak düşüncemiz neticesinde, yollarımızı ayırmanın doğru olduğuna karar verdik. Bu dünyada ve ahirette, dualarımız birbirimiz için her zaman birdir…’ sözlerine yer verdi.

Ünlü oyuncu Emine Ün’ün, kendisi gibi oyuncu olan eski eşi Emre Kınay ile evliliğinden dünyaya gelen Duru adında bir kızı var.

Şevval Şahin ve Yiğit Marcus Aral’dan Çocuk Açıklaması

0

Şevval Şahin ile Yiğit Marcus Aral çifti önceki gün Nişantaşı’nda görüntülendi. Geçtiğimiz günlerde “Çocuk olmadıkça evliliğe gerek yok” ifadelerini kullanan Marcus Aral “Çocuk düşünüyor musunuz?” sorusuna dikkat çeken bir yanıt verdi.

Geçtiğimiz yaza damga vuran korona partileriyle gündemden düşmeyen Şevval Şahin ile Yiğit Marcus Aral çifti önceki gün Nişantaşı’ndaydı.

“EVLİLİĞE TAMAMEN KARŞI DEĞİLİM..”                                                            “Çocuk olmadıkça evliliğe gerek yok” sözleriyle tartışmalara neden olan Yiğit Marcus Aral, sözlerinin yanlış anlaşıldığını ifade etti. Evliliğe tamamen karşı olmadığını söyleyen Aral, “Aile baskısı olmadığı için biz de kendimizi zorunlu hissetmiyoruz, sonuçta modern insanlarız” diye konuştu.

“Ailelerimizden yana bir sıkıntı yok. Ama yine de her şeyin hayırlısı” diyen 32 yaşındaki Aral, “Çocuk düşünüyor musunuz?” sorusuna dikkat çeken bir yanıt verdi.

“ÇOCUK YAPMASI KOLAY AMA…” 
“İkimiz de daha çok genciz. Böyle bir düşüncemiz henüz yok. Dünyanın durumu da, Covid-19 malum. Çocuk yapması kolay ama büyütmesi zor aslında.”

 

Meryem Uzerli Kırmızı Halıda Yine Büyüledi

Yaklaşık 3 ay önce ikinci kez anne olmanın mutluluğunu yaşayan ünlü oyuncu Meryem Uzerli, Moskova Uluslararası Film Festivali’ne katıldı. Meryem Uzerli kırmızı halıda yine büyüledi. Hamileyken aldığı kiloları hızlı bir şekilde veren ünlü oyuncu sadeliğiyle dikkatleri üzerine çekti. İşte Meryem Uzerli’nin kırmızı halı stili;

Sırf kadın olduğunuz için yaşadığınız en büyük sorun nedir? Sırf kadın olduğunuz için haksızlığa uğradınız mı? Uğradıysanız o anki tepkiniz / tavrınız ne oldu?

En büyük problemin, toplumda gayet doğal olarak yayılmış cinsiyetcilik ve maçoluk olduğunu düşünüyorum. Bunu hem rahatsız edici, hem de büyük bir sorun olarak görüyorum.

Geçenlerde bana genç bir mankeni oynama rolünün teklif edildiği bir senaryo aldım. Bu rolde genç bir manken, büyük bir firma sahibi ve bol parası olan ve karısından ayrılmaya karar vermiş ama karısının onu hâlâ sevdiği bir erkeği avlamaya çalışıyor vs. vs…
Yapımcıya şunu söyledim; “Bu işi severek kabul ederim ama eğer firma sahibini ben oynarsam…”

Bu ufak örnek bile en büyük sorunlardan birinin stereotip, yani basmakalıp görüş alışkanlıklarının olduğunu sanırım en açık biçimde gösteriyor. Ama dünyada hâlâ kız çocuklarının okula gönderilmediği ülkelerin var olduğu ve eğitim olmadan hak arama şansının az olduğu düşünülürse, tüm bunların yanında benim bu bağlamda yaşadıklarım bir hiç sayılır…

Meryem Uzerli’den Kızlarıyla Yeni Fotoğraf

Meryem Uzerli Kırmızı Halıda Yine Büyüledi

Yeni anne olan ünlü oyuncu Meryem Uzerli Moskova Uluslararası Film Festivali’ne katıldı. Rol aldığı Muhteşem Yüzyıl dizisiyle bir anda yıldızı parlayan Meryem Uzerli, şu sıralarda Moskova Uluslaarası Film Festivali’nin konuğu olarak Rusya’da bulunuyor.

Bundan üç ay öne Lily Koi adını verdiği ikinci kızını dünyaya getiren Uzerli, dün gece 43’üncü Uluslarası Moskova Film Festivali kapsamında düzenlenen galaya katıldı. Kırmızı halıda siyah bir elbise tercih eden Uzerli’nin kısa sürede formuna kavuştuğu dikkatlerden kaçmadı. Uzerli’nin, önemli rollerini Feyyaz Duman, Hakan Karsak ile paylaştığı Kovan adlı film de Moskova’da seyirciyle buluşacak. Alman bir anne ile Türk bir babanın kızı olan Meryem Uzerli, gençlik yıllarından bu yana oyunculuk yapıyor.

Meryem Uzerli kimdir?

Can Yaman ile Diletta Leotta Arasında Yeni Gelişme!

0

Ayrılık iddiasıyla gündeme gelen Can Yaman ile Diletta Leotta aşkının perde arkası ortaya çıktı.

Can Yaman Kimdir?

İtalyan basını Can Yaman ile Diletta Leotta aşkının sona erdiğini ve bunun üzerine Can Yaman’ın Türkiye’ye döndüğünü yazdı.

Ortaya atılan bu ayrılık iddiası gündeme bomba gibi düşerken, Can Yaman’ın sosyal medya hesabını kapatması ayrılık iddialarını güçlendirdi. Çıkan haberler sonrası taraflardan herhangi bir açıklama gelmezken, gerçek nihayet bugün ortaya çıktı.

Can Yaman, bugün Instagram hesabını açtı ve Diletta Leotta ile olan fotoğraflarını silmediği görüldü. Yaşanan bu gelişme sonrası çiftin ilişkisi devam ettiği öğrenildi.

İtalyan basınının yazdığı haberin ise gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.

ROMA’DA EVE ÇIKMIŞLARDI
İlişkilerinde evlilik yolunda ilerleyen çift, geçtiğimiz günlerde Roma’da yeni evlerine çıkmışlardı. Çiftin yeni aşk yuvasından yaptığı romantik paylaşım uzun süre konuşulmuştu.

Can Yaman ve Diletta Leotta Ayrıldı Mı?

 

Hadise Jürilik Koltuğunu Bırakmak Zorunda Mı Kaldı?

Ebru Gündeş’in eşi Reza Zarrab ile 2019 yılında yasak aşk yaşadığı iddia edilen Hadise, O Ses Türkiye yarışmasındaki jüri üyeliğinden ayrıldığı iddia ediliyor. Hadise jürilik koltuğunu bırakmak zorunda mı kaldı?

Hadise ve Kaan Yıldırım Yine Mi Ayrıldı?

Uzun süredir oyuncu Kaan Yıldırım ile aşk yaşayan Hadise’nin adı yasak aşk iddiasına karıştı. Şarkıcının arkadaşı Ebru Gündeş’in 11 yıllık eşi Reza Zarrab ile geçtiğimiz yıllarda yasak aşk yaşadığı ileri sürüldü.

Magazin gündemine bomba gibi düşen konu hakkında açıklama yapan Hadise “Güne hakkımda çıkan inanılmaz iftiralarla başladım. Bugüne kadar karşılaştığım tüm hakaretler, aşağılamalar, iftiralara karşı sabırla ve empatiyle yaklaşmaya çalıştım ama bu kadar uzun boylu değil. Kimse benim namusumu, şerefimi lekeleyemez. Avukatım Hakan Öncel aracılığı ile tüm hukuki yollarla bu mübarek ramazan gününde bana bunu yaşatanlara hesabını soracağım” ifadelerini kullandı.

Seda Bakan’dan Hadise’ye Destek

Geçtiğimiz günlerde Ebru Gündeş ve Reza Zarrab evliliğinin bitmesinde Hadise’nin rolü olduğu iddia edilmişti. Hadise ise haberleri yalanlamıştı. Seda Bakan’dan Hadise’ye destek geldi. Bakan “Bu da kadına şiddettir. Bu kadar iyi giden bir kariyer birilerini rahatsız etti galiba… Herkesin bir ailesi var. Lütfen yeter.’ dedi. Detaylar haberimizin devamında…

Ebru Gündeş kimdir?

Hadise Jürilik Koltuğunu Bırakmak Zorunda Mı Kaldı?

Tüm bu iddiaların üzerine hakkındaki yayınların durdurulması için mahkemeye başvuran ancak red cevabı alan Hadise, TV8 ekranlarından yayınlanan O Ses Türkiye programındaki jüri koltuğundan ayrıldı. Ünlü ismin yerine gelecek isim ise Aleyna Tilki olarak belirlendi. Hadise, yılladır ara vermeden O Ses Türkiye yarışmasında jüri üyeliği yapıyordu.

Demet Akalın Hadise-Ebru Güneş Geriliminde Tarafını Belli Etti

O Ses Türkiye yarışmasındaki jüri üyeliğinden ayrıldı. Ünlü şarkıcının yerine gelecek isim ise Aleyna Tilki oldu.

Su Soley’den Samimi Açıklamalar

Geçtiğimiz günlerde röportaj veren Su Soley kendisi hakkında bilinmeyenleri anlattı. Su Soley’den samimi açıklamalar geldi. İşte o açıklamalar;

Albümün adı neden ‘Gardrop’?

Pandemi şartlarında evden çıkıp bir stüdyoya girmek fikri çok korkutucuydu. Uzun yıllardır evde kendi stüdyom var. Projelerimin neredeyse tamamının çıkış noktası da bu stüdyo oluyor. Ama albüm için çok daha profesyonel kayıtlara ve

iyi bir duyumu olan bir okuma odasına ihtiyacım vardı. Bunu da giysi dolabımda kıyafetlerden artakalan boşluklara yastık, yorgan doldurarak çözdüm. Bilgisayarı, ses kartını ve mikrofonu dolabın içine taşıyıp kurdum. Oldukça dar bir alandı, elimi kaldırsam bir şeye çarpıyor, zar zor sığıyordum. Birkaç ay boyunca yeni kayıt odam haline gelen gardırobumdan çıkmadım. Albümün ismi de buradan geliyor.

POZİTİFLİK BÜYÜK DOSTTUR

Kendi çalıp söyleyen, kendi kaydeden bir çalışma biçiminiz var. Renkli imajınızın altında da sizin imzanız var diyebilir miyiz?

Evet, çok uzun yıllardır saçlarımı kendim tasarlıyorum. Bazen kumaşlar, tüller, tokalar veya burgular kullanıyorum. Saçıma farklı şekiller vermeyi, renkli saçlar kullanmayı çok seviyorum. Başkalarında gördüğüm zaman da beni çok mutlu ediyor. Bence insan kendini mutlu ederken başkalarına bir zararı olmayan şeyleri yapmaktan kaçınmamalı.

‘Dengesizim’ şarkısının sözlerinde “Hani pozitif düşününce olurdu istediğin/Deniyorum neden olmuyor” diyorsunuz. Pozitif düşünce bugünlerde yetersiz mi kalıyor?

Bu cümleler aslında sadece bir isyan anını temsil ediyor. Pozitif düşünce bence her zaman için elinden gelenin en iyisini yapar ve hiç olmamasından çok daha iyidir. Büyük dosttur hayatta. Sağlığınızı korur. Negatif düşünce çukuruna düştüğünüzde kontrolsüzce daha derinlere dalma ihtimalinizi ortadan kaldırır. Bugünlerde hepimiz çok yorgun ve huzursuzuz. Kendimi de iletişimde olduğum kişileri de olumlu düşüncelerin içinde tutmaya çalışıyorum. Bu çok önemli çünkü bu günler de geçecek ve ne kadar az yıpranırsak o kadar iyi.

Sizi ne dengesizleştiriyor?

Şu an içinde bulunduğumuz bu bitmek bilmeyen süreç beni de hepimizi de dengesizleştiriyor. Herkes çok yorgun, pek çoğumuz acı içinde ve ümitsiz. Çok zorlu bir dönem. Hepimizin artık terapiye ihtiyacı var. Kendimize üzülmesek de bir yakınımıza ya da karşımıza çıkan haberdeki tanımadığımız birine üzülüyoruz. Her günümüz hayata karşı süngümüzü düşüren haberlerle dolu. Bu herkesin dengesini bozar. Hepimiz eski güzel günlere, çocukluğumuza hasretle doluyoruz bence. Bir süredir sosyal medya paylaşımlarında da görüyorum bunu; şarkının sözlerindeki gibi herkes çocukluğunu çok özlüyor.

Siz pozitif kalabilmek için neler yapıyorsunuz?

Pandemi boyunca spordan biraz uzak kaldım. Spordan ne zaman uzak kalsam bir süre sonra içten içe yorulmaya başlıyorum hayat karşısında. Bu aralar yeniden sahilde spor yapmaya başladım. Hareket etmek, dolaşımı hızlandırmak, terlemek çok önemli. Resmen kötü ne varsa sporla vücudumdan attığımı düşünüyorum. Genellikle paten kayıyor veya bisiklete biniyorum. Esneme ve nefes de çalışıyorum. Zaten başka bir şeye neredeyse ihtiyacım kalmıyor. Sıklıkla enstrüman ve müzik çalışıyorum. Çeşitli video oyunları oynuyorum. Bunun dışında da bu dönemde kendime video montaj, müzik prodüksiyon konularında online dersler hediye ettim.

Müziğe ilginiz nasıl başladı?

Müziksever bir ailenin üyesiyim. Evde hep eşsiz güzellikte plaklar çalınır, dinlenilir, hatta bazen de müzik icra edilirdi. Babam ut çalar, annem ve misafirler eşlik eder, güzel anlar paylaşılırdı dostlarla. O dostluk, müziğin birleştirme gücü, enstrümanların tınıları ve o harika plaklar aklımı çok kolay çeldi. Ben yüzücüydüm, başka sporlar da yapıyordum. Yoğun sporculuk hayatım vardı ve bir kayak kazası geçirdim. Spor hayatım bitmişti ama belki de işler düz gitmişti. Tüm düzenimin değiştiği yeni tuhaf hayatımın içine müzik güneş gibi doğdu. Açılan o koca boşluk aslında bugünkü ben olmamı sağladı.

Müzik eğitiminizin dışında ODTÜ’de de okulöncesi eğitimi almışsınız. Bununla ilgili çalışmalar yapıyor musunuz?

Geçen sene Soley Kids isimli çocuk şarkıları projemi yayımladım. Çok güzel tepkiler aldı. Erken çocukluk dönemindekiler için canlı yayınlar yaptım, konserler verdim. Çok uzun zamandır çeşitli YouTube kanalları için çocuk şarkıları seslendiriyorum. Bunların pek çoğu 100 milyonun üstünde dinleme aldı. Özellikle bir ninnimiz var ki, dinlemesi 250 milyonu geçmiştir. Sesimin çocuklar ve aileleri tarafından bu denli sevilmesi beni gerçekten inanılmaz mutlu ediyor. Ayrıca geçmişte birkaç defa, çocuklar yararına düzenlenen yardım konserlerinde de yer aldım.

AYRIMCILIĞI MEDENİ ERKEKLERLE AŞABİLİRİZ

Bir kadın pop sanatçısı olarak ayrımcılığa maruz kaldınız mı?

Bir dönem sahne kaşelerimiz farklı fiyatlandırılıyordu. Kemancı ya da vokalist bir kadın müzisyenseniz ekipteki diğer müzisyenlere göre daha düşük kazançla çalışmak durumunda kalabiliyordunuz. Halbuki her yerde beraberiz, aynı zamanı, aynı emeği harcıyoruz. Daha bir sürü örneği var fakat buradaki esas nokta şu bence; kadınlar ezelden beri pek çok yerde zaten zorlanıyor. Diğer sektörlerdeki kadın çalışanların da bizlerle benzer sıkıntılar yaşadığına eminim. Ayırımcılığa her zaman karşıyım ve bunu toplumun içindeki aklı başında, medeni, olması gerektiği gibi yetişmiş erkek bireylerimizin desteğiyle, biraz zaman alsa da aşabileceğimizi düşünüyorum.

Ziynet Sali: Jennefer Lopez’e Değil Babama Benziyorum

Uzun zaman sonra röportaj veren ünlü şarkıcı Ziynet Sali samimi açıklamalarıyla gündeme damgasını vurdu. Ziynet Sali “Jennefer Lopez’e değil babama benziyorum” sözleriyle günün en çok konuşulan ismi oldu.

İnsanlar pandemide tek şarkı bile çıkaramazken sen albüm çıkardın, yürek mi yedin?

Yürekliyim! Aslında albüm üç yıl önce çıkacaktı ama repertuvarı tamamlayamamıştık. İçinden bazı şarkıları single olarak yayımladık. Bu sürede de albümü tamamladık, dokuz yeni şarkı ve altı tane de daha önce yayımlanan single’larla toplam 15 şarkı var.

Hep benzetiliyordun ama bu albümle birlikte Jennifer Lopez’e daha çok benzetilir oldun…

Ben Jennifer Lopez’e değil, babama benziyorum.

Söylendiği gibi bunun için özel bir imaj çalışman, çaban var mı?

Beni 2004’ten beri tanıyorsun. Biliyorsun ki bunun için özel bir imaj çalışmam yok. Tamam, güzel bir kadın, güzel bir tarz. Benim de sevdiğim bir stili var. Ama özellikle benzeme çabasında olduğuma dair algı beni üzüyor. 15 yıldır ya, bu kadar süre bir insan başka birini taklit etmez ki! Ben güzel bir kadınım. Neden birine benzemek için çabalayayım, ona takılıyorum. Taklit edecek olsam çok daha güzel kadınlar var. Bir şey daha söylemek istiyorum.

Tabii…

Bu konuda yeren cümlelere baktığımda yüzde 90’ının kadın olması da beni üzüyor. Ayrıca neden Türk kadınının güzelliğini kabul etmiyorlar da illa birine benzetme çabası içindeler! Yabancılar beni gördüğünde “Waow” derken kendi insanın seni gömüyor. Kabul edin, Türk kadını güzel kadın.

HELLİM FOTOĞRAFI ÇEKİP ATTIM

Bir de Jennifer Lopez dendiğinde akla kalçaları geliyor. Sendeki durum?

Ben zayıfladım (gülüyor). Jennifer Lopez’e en benzemeyen yerim herhalde kalçalarım.

2019’da nikah masasına oturdun. Erkan Erzurumlu’yla evlendiniz. Nasıl tanıştınız?

2018’de Harbiye Açıkhava konserim sebebiyle ekibim değişmişti. Gitarist olarak Erkan geldi. O da Kıbrıslı. Oradan yola çıkarak sohbete başladık ve devamı geldi.

Sizinki ilk görüşte aşk mıydı?

Vokaldeki kızlarla “Orkestraya bir yakışıklı daha geldi” diye geyik yapmıştık. Sahne ışığı beni etkilemişti. Erkan’ın elektrogitarı aldığındaki rock’n roll hali çok ışıklıydı.

Kim ilk adımı attı?

Ben.

Ne yaptın?

Hellim fotoğrafı çekip “Tanıyor musun” diye mesaj attım (gülüyor)!

Adam önce anlam verememiştir herhalde…

Bir erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer Hakan. O da bana “Tanımaz mıyım” diye mesaj attı (gülüyor).

İkiniz de müzisyen, sanatçısınız; romantik bir evlenme teklifi mi geldi?

Hiç beklemiyordum. Evde koltukta oturmuş, annemle görüntülü konuşurken bir baktım, koltuğun önüne biri diz çökmüş, yüzük uzatıyor. Nasıl bir ev hali içindeyim, saç baş dağılmış. Annemin yüzüne telefonu kapadım. Şoke oldum. Gerçi o da planlamamış, içinden gelmiş.

Evlendiniz ve ardından pandemi sebebiyle eve kapandınız. Bu dönem ilişkinizi nasıl etkiledi?

Hızlandırılmış evlilik yaşadık. Çok da iyi oldu. Birbirimizi tanımak için güzel bir zaman dilimi. Müzikal olarak birbirimizden çok şey öğrendik. Bir evde sofra kurmak, birlikte yemek yapmak, bunları daha çok deneyimleyebildik bu dönemde.

Eşin 36 yaşında…

E, ben de 30 yaşımdayım (gülüyor).

Aranızda dokuz yaş var. Erkeğin büyük olması normal karşılanırken kadın büyük olunca eleştiri oklarına maruz kalınıyor. Bunlar ilişkinizi etkiledi mi?

Maalesef ilk zamanlar insanlara garip geliyor ama biz mutluyuz. Yaş farkı bizim için hiç sorun olmadı. O benden daha olgun bir ruha sahip, daha ağır. Yaş, rakamlardan ibaret bir şey.

Evde iki kişi müzisyen olunca melodiler havalarda mı uçuşuyor?

Tam tersi, dingin bir ev var. Ama arada sabahları elektrogitar sesiyle uyanabiliyorum.

PSİKOLOJİK OLARAK GÜÇLÜ DURMAN GEREKİYOR

Son dönemde müziğin değeri tık sayısıyla ölçülüyor, ne diyorsun?

Kaçınılmaz. Yeni dünya dijital. Ayak uydurmazsan sistem dışı kalabilirsin. Hızlı bir tüketim, sürekli hemen bir sonrakine geçme hali var. Tahammül kalmadı, introlar, müzikler kısaldı. Bu benim üreten tarafımı üzüyor ama bunlara karşı duramayız. Gerçek bu sonuçta. Bir yandan da rakamsal veriler her şeyi belirlememeli.

YouTuber’ların şarkıcı olmasına ne diyorsun?

Herkes şarkı söyler. Ama mesleki olarak başka bir boyut var. Neye göre şarkıcı? Eskiden şarkıcı önce müziğini yapar, şarkısı bilinir, sonra o isim ünlü olurdu. Şimdi tam tersi, tanınan isimler şarkı yapmaya başladı.

Neden artık kalıcı şarkı çıkmıyor?

Eskiden sana albüm yapılması için senin bir yeteneğin olmalıydı, o zaman da içi dolu bir değer oluşturulurdu. En iyi şarkılar, aranjörler seçilirdi. Dijital dünyayla bunun da içi boşaldı. Tüketici de sanırım buna alıştı. YouTube zaten bir derya. Boşlukta gibiyiz.

Yeni neslin düşündüğü kadar şarkıcıların hayatı parlak mı?

Uzaktan göründüğü gibi ışıltılı bir dünya yok. O aslında senin kendi yarattığın ışıltı ve değer. Geçenlerde çok güzel bir laf okudum: “Güneş ne kadar parlaksa gölgeler o kadar karanlık olur.” Bu işin kendi içinde çok zorlukları var. Öncelikle psikolojik olarak güçlü durman gerekiyor. Çok çalışmalısın. Herkes “Bir şarkı patlatayım, ünlü olayım” diyor ama öyle bir dünya yok. Önemli olan üretmek ve değer yaratmak.

Ziynet Sali Ve Erkan Erzurumlu Evlendi..

KÜÇÜK BİR KÖYDEN ÇIKTIM AMA HAYALLERİM BÜYÜKTÜ

Albümün adı ‘Yaşam Çiçeği’. Senin yaşam çiçeğin nedir?

Hayat yolculuğum. Çok şükür bu yolculuğa şimdi bakınca mutsuz olmuyorum. Hayatın Polyanna tarafında olmayı seviyorum ben.

Senin yolculuğunda zorluklar nelerdi?

Kıbrıs’ın küçük bir köyünden çıktım geldim. Ama hayallerim büyüktü. 16 yaşında İngiltere’ye gittiğimde hayalim turizm okuyup dünyayı gezmekti. Halam orada kalmam konusunda sorumluluğu kabul etmedi. Kıbrıs’a döndüm. Ardından İstanbul’a geldim, konservatuvar sınavlarına girdim. İlk yıl kazanamadım. Ama İstanbul ilk gelişimde beni o kadar etkiledi ki “Burada yaşamalıyım” dedim kendime. Geri dönecek olmak büyük üzüntüydü. Ama asla vazgeçmedim. Bir yıl çalıştım. ve kazandım.

Konservatuvarı bitirdin. Müzik öğretmeni oldun. Ama atanamayınca İstanbul’da bir ofiste işe girdin. Zorba’da sahne aldın. O yaşlardaki Ziynet’i bugün görsen ona ne derdin?

“Gönlünce yaşa, yüreğini dinle ve yürü.”

Yıllardır bu sektördesin, dostun var mı?

Ebru Gündeş bana dosttur. İlk çıktığım günden beri çok destek verdi. Beyazıt Öztürk aynı şekilde.

Hiç kazık yedin mi?

Kazık atmadığım için kazık da yemedim.

BEKARKENKİ DEKOLTENLE EVLENDİKTEN SONRAKİ DEKOLTEN AYNI OLSA BİLE… OLAMIYOR ASLINDA

Hep seksi kadın olarak anıldın. Evlenince o seksapel bitiyor mu?

Bu soruyu kendime çok sordum. Çünkü yalnızken ya da bekarkenki dekoltenle evlendikten sonraki dekolten aynı olsa bile… Olamıyor aslında.

Seda Sayan Estetik Mağduru Oldu

Geçtiğimiz yıl ‘Fransız Askısı’ adı verilen yöntemle yüzünü gerdiren Seda Sayan’ın son görüntüsü sosyal medyada yine büyük yankı uyandırdı. Sayan, yüzündeki değişim hakkında konuştu. Seda Sayan estetik mağduru oldu. İşte detaylar;

Eleştirilerin Odağı Oldu

Şarkıcı geçirdiği estetik operasyonlar sonrasındaki değişimiyle konuşulmaya devam ediyor.

Yaşlanmamak için elinden geleni yapan 58 yaşındaki Sayan, dün akşam bir arkadaşının doğum gününe katıldı. Fotoğraflara filtre yaparak kendini adeta çocuk haline getiren Seda Sayan sosyal medyanın diline düştü.

Geceden fotoğraflar paylaşan Sayan’ın son görüntüsü, sosyal medyada olay oldu. Değişimiyle takipçilerini şaşırtan Sayan’a adeta yorum yağdı.

“Seda Sayan ‘dan Öğrendim; ‘Hiç Bir Zaman Hayallerinden Vazgeçmemek’.”

Affetmek Mi, Unutmak Mı?

– Dostluk, arkadaşlık manasında affedebilirim. İkili ilişkide hayır. Oğlak burcu olduğum için ilişki sırasında o toleransları zaten tanıyorum. Ama “Bitti” dediğimde artık unutmayı seçerim.

Seda Sayan Estetik Mağduru Oldu

Şarkıcı ve sunucu Seda Sayan, geçirdiği estetik operasyonlar sonrasındaki değişimiyle konuşulmaya devam ediyor. Yaşlanmamak için elinden geleni yapan 58 yaşındaki Sayan, sunuculuğunu üstlendiği programdaki görüntüsüyle yine gündem oldu.

Yüzündeki dikkat çeken değişim hakkında açıklama yapan Sayan, “Dudak liftingi yaptırdım. Ama her gün çekimim olduğu ve yaptırdığım işlemleri saklamadığım için ekrana bir hafta burnumun altındaki bantla çıktım.

Ekrandan görüntü alındığında acayip çirkin çıkıyor. Beni merak etmeyin iyiyim ya. İşte son halim” ifadelerini kullandı.

Seda Sayan’a gelen yorumlardan bazıları şöyle:

-Askısı düşmüş.

-Doğal haliniz daha güzel.

-Her yaşın ayrı bir güzelliği var halbuki…

-Seda Button

-Estetik konusunda Ajda Pekkan’ı solladın Seda abla.

Seda Sayan kimdir?

Seda Sayan’ın Yeni Estetiği Olay Oldu!

0

Ünlü şarkıcı ve sunucu Seda Sayan, Gelinim Mutfakta programının çekimlerinde burnunun altında bir bantla çıkması ile dikkat çekti.

Seda Sayan kimdir?

Yaptırdığı estetik operasyonlarıyla sık sık gündeme gelen ve geçtiğimiz yıl da Fransız Askısı yöntemiyle yüzünü gerdiren Seda Sayan’ın son görüntüsü hayranlarının gözünden kaçmadı.

58 yaşındaki Sayan’ın sunuculuğunu yaptığı Gelinim Mutfakta programındaki hali sosyal medyada gündeme oturdu.

Burun ve dudak arasındaki mesafeyi Liplift (dudak kaldırma) yötemiyle kısalttıran Sayan’ın yüz ifadesindeki değişikliği görenler ünlü şarkıcıyı mesaj yağmuruna tuttu.

DUDAK LİFTİNGİ YAPTIRDIM..”
Sayan ise yüzündeki değişiklik için şunları söyledi: “Dudak liftingi yaptırdım. Ama her gün çekimim olduğu ve yaptırdığım işlemleri saklamadığım için ekrana bir hafta burnumun altındaki bantla çıktım. Ekrandan görüntü alındığında acayip çirkin çıkıyor. Beni merak etmeyin iyiyim ya. İşte son halim.”

Feyza Aktan Bakıcısını Dövdü Mü?

Feyza Aktan bakıcısını dövdü mü? Özcan Deniz ve Feyza Aktan arasında devam eden şiddet ve velayet davasının etkileri sürerken bir iddia magazin gündemine bomba gibi düştü. Feyza Aktan’ın oğlunun bakıcısı Gülnaz’ı eşyalarını almakla suçlayıp darp ettiği ileri sürüldü. Hatta Gülnaz’ın morarmış bacaklarının fotoğrafı da ortaya çıktı.

Özcan Deniz ve Feyza Aktan Arasındaki Sular Durulmuyor

Özcan Deniz, pandemi döneminde senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı ‘Senkron’ isimli diziyi hazırlamış ve başrolde Feyza Aktan’ı oynatmıştı. Suç ve gerilim türündeki yapımda Özcan Deniz’in Feyza Aktan’a şiddet uyguladığı sahneler dikkat çekmişti.

Feyza Aktan, Özcan Deniz’in birlikte rol aldıkları ‘Senkron’ dizisindeki gibi kendisine şiddet uyguladığı iddiasında bulunmuş ve şikayetçi olmuştu. Hatta Aktan, Deniz’i abisinden de şikayetçi olmuştu. Öte yandan Özcan Deniz, oğlu Kuzey’i ayda 4 kez görebildiği için mahkemeye başvurdu.

Feyza Aktan Darp İddiası

Özcan Deniz ve Feyza Aktan arasında devam eden şiddet ve velayet davasının etkileri sürerken bir iddia magazin gündemine bomba gibi düştü. Feyza Aktan’ın oğlunun bakıcısı Gülnaz’ı eşyalarını almakla suçlayıp darp ettiği ileri sürüldü. Hatta Gülnaz’ın morarmış bacaklarının fotoğrafı da ortaya çıktı.

2018 yılında evlenen ve sadece 15 ay evli kalan Özcan Deniz ve Feyza Aktan cephesinde sular durulmuyor. Deniz ile hem çocuğunun velayeti için hem de şiddet gördüğü gerekçesiyle davalık olan Feyza Aktan, bakıcısıyla yaşadığı sorundan dolayı gündem oldu.

Feyza Aktan Hakkında Özcan Deniz’in Kardeşinden Şok İddia

Feyza Aktan Bakıcısını Dövdü Mü?

TV100’de yer alan habere göre, Aktan’ın Özcan Deniz‘in evinde çalışmaya devam eden bakıcı Gülnaz’a şiddet uyguladığı ileri sürüldü. Hatta bakıcının morarmış bacaklarının görüntüsü görenleri şaşkına çevirdi. İddiaların odağındaki Feyza Aktan’dan konuyla ilgili herhangi bir açıklama gelmedi. Özcan Deniz, ‘Senkron’ dizisinde oğlu Kuzey’in Naz adıyla seslendiği Özbek asıllı bakıcısı Gülnaz’a da rol vermişti.