Ana SayfaKültür ve SanatMüzikErsay Üner’den Müzik Sektöründe "Sokak" Formülü

İlgili Postlar

Ersay Üner’den Müzik Sektöründe “Sokak” Formülü

Türk pop müziğinin mutfağındaki en güçlü kalemlerden biri olan ve hit şarkıların ardındaki dahi isim olarak tanınan Ersay Üner, müzikal üretkenliğinin ve başarısının şifrelerini paylaştı. Hürriyet gazetesine verdiği röportajda samimi ve derin açıklamalarda bulunan ünlü sanatçı, şarkı yazarlığını teknik bir iş olmaktan öte, ruhsal bir yaşam biçimi olarak tanımladı.
Üner’in özellikle müzikte “tavır” kazanmak ve gerçek hikayeler yazmak için işaret ettiği adres, sanat dünyasında yeni bir tartışmanın kapısını araladı.

“Ben Müzik Olmuşum, Kalbim Atarken Yazıyor”

Şarkı üretme sürecinin kendisi için artık istemsiz ve organik bir refleks haline geldiğini dile getiren Ersay Üner, ilham perilerine ya da özel koşullara ihtiyaç duymadığını belirtti. Kendisini müziğin kendisiyle özdeşleştiren sanatçı, “Ben müzik olmuşum. Benim kalbim kalem olmuş artık. Atarken yazıyor. Bir şeye gerek yok” diyebilirken, üretim felsefesinin ne kadar köklü ve doğal bir süreçten beslendiğini gözler önüne serdi.

“Asıl Yeteneğim Şarkı Yapmak Değil, Empati Kurmak”

Yarattığı derin ve dinleyicinin ruhuna dokunan sözlerin arkasındaki sırrı sadece müzikal yeteneğe bağlamayan Üner, insani ilişkilere dikkat çekti. Yaradan’ın kendisine özel bir yetenek lütfettiğini kabul eden usta müzisyen, “Allah’ın verdiği bir yetenek var ama bence asıl yeteneğim empati kurmak. Gerçekten dinlerim, anlamaya çalışırım” diyerek, başkalarının acılarını, sevinçlerini ve yaşanmışlıklarını kendi ruhunda hissetmeden gerçek bir eser ortaya çıkamayacağını vurguladı.

Akademik Bilgi Yetmez: “Hikayeyi Okulda Öğrenemezsin”

Müzik eğitiminin ve teknik donanımın önemini yadsımayan ancak bunun tek başına bir sanatçıyı “yaratıcı” kılmaya yetmeyeceğini savunan Ersay Üner, eğitim ve hayat tecrübesi arasındaki keskin çizgiyi şu sözlerle çizdi: “İşin tekniğini, formunu okulda öğrenirsin ama yazacak hikayeyi okulda öğrenemezsin. Müzikte de ‘tavır’ deriz biz ona. Tavır için sokağa inmen lazım.”
Sektördeki yeni nesil üreticilere de adeta bir ders niteliğinde olan bu açıklama, kalıcı ve samimi eserlerin ancak hayatın tam merkezinden, sokaktaki gerçek insan hikayelerinden süzülerek gelebileceğini bir kez daha kanıtladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler