Ana Sayfa Blog Sayfa 910

Metin Arolat: “Günlük Bir Simit Alabilecek Param Vardı!…”

0

İpek Açar’ın TRT Müzik ekranlarında yayınlanan performans programı “İpek Yolu” nun 21 Ekim Perşembe akşamı konuğu yönetmen ve yorumcu Metin Arolat oldu. Ünlü sanatçı kendisi hakkında pek çok bilinmeyeni anlattı. İşte Detayları…

Metin Arolat Gözyaşlarını Zor Tuttu

Metin Arolat: “Günlük Bir Simit Alabilecek Param Vardı!…”

İpek Açar ve Metin Arolat, TRT Müzik ekranlarında, İstanbul Akademi Orkestrası eşliğinde, Alper Kömürcü direktörlüğünde birbirinden muhteşem şarkılara imza attılar, düetler yaptılar.

“Mikrofonu Sahnede Kimseye Uzatmıyorum”

Metin Arolat, İpek Açar’ın aşı sorusuna “Aşımı yaptırdım ama, korkuyorum evden çıkmıyorum. Sahnede bile eskisi gibi mikrofonu kimseye uzatmıyorum pandemi var diye” dedi.

“Kök Salmayı Bilmiyorum”

Metin Arolat, babasının işi nedeniyle ilkokul, ortaokul ve liseyi 6 ayrı şehirde okuduğunu belirterek “Kök salmayı bilmiyorum, bir yere geliyorsun hemen gidiyorsun. Çocukluğum böyle geçti, sadece üniversitede sabıt kaldım” derken, duygusal anlar yaşandı…

“Günlük Bir Simit Alıp Yiyebiliyordum”  

İpek Açar, Metin Arolat’ın işletme okuduğunu ama okuluyla bağlantılı bir iş yapmadığını hatırlatınca Arolat, yönetmenlik aşkı için yaşadıklarını da anlattı;
“İşletme okuyordum ama bir reklam çekimi gördüm ve adeta aşık oldum. Sinema tv okumayı istedim ama olmadı. İstanbul’a yönetmenlik için geldim, Ali Özgentürk film çekecekmiş duymuştum. Cebimde 20 lira vardı ve film ertelendi. Amcamın evi var ama içinde eşya yok. Bakkala gidip karton aldım, üzerinde yattım. Fakir edebiyatı değil bu, gerçekten yaşadım… Cebimde 20 lira vardı, günlük bir simit alıp yiyebiliyordum” sözleriyle İstanbul’ daki ilk günlerinde yaşadığı zorlukları anlattı….

Yıldız Tilbe: Bizim Milletimiz Normal Değil

Koronavirüs döneminde canlı yayınlarıyla sık sık gündeme gelen Yıldız Tilbe şimdilerde yeniden sahnede olmanın tadını çıkarıyor. Geçtiğimiz gün “Kuruçeşme Açık Hava Konserleri” kapsamında sevenleriyle buluşan Yıldız Tilbe “Bizim milletimiz normal değil.” dedi. İşte Yıldız Tilbe’nin o açıklamaları;

Birbirinden Sevilen Şarkılarını Seslendirdi

Sahneye ‘Delikanlım’ şarkısıyla çıkan Tilbe, ard arda seslendirdiği hitleri ve danslarıyla kendisini dinlemeye gelenlere harika bir gece yaşattı. “El Adamı”, “Vazgeçtim”, “Aşk Laftan Anlamaz ki”, “Çat Kapı” gibi en sevilen parçalarını söyleyen Yıldız Tilbe’ye Kuruçeşme’yi dolduran yüzlerce müziksever de hep bir ağızdan eşlik etti. Yıllara meydan okuyan parçalarıyla konserde duygusal anlar yaşatan Yıldız Tilbe, hareketli şarkılarda da Kuruçeşme’yi ayağa kaldırdı. Sevenlerine unutulmaz bir gece yaşatan Yıldız Tilbe, sahne performansıyla unutulmayacak bir geceye imza attı. İki saat boyunca sahnede kalan ünlü sanatçı kış döneminde de konserlerine tam gaz devam edecek.

Yıldız Tilbe’nin Şarkısının Çalıntı Olduğu İddiası Ortalığı Karıştırdı

Yıldız Tilbe: Bizim Milletimiz Normal Değil

Konser esnasında slow şarkı mı, hareketli şarkı mı istiyorsunuz diye dinleyicilerine soran Yıldız Tilbe, duygusal şarkıların istek almasının üzerine “Bizim millet normal değil, insan ağlamak ister mi?” diyerek herkesi güldürdü.

Sevenleri için büyük özenle hazırlandığını söyleyen Tilbe’nin “Kendini nasıl düzelteceksin diye bazen uzun uzun aynaya bakıyorum. Ama her şey sizin için. Bence güzel görünüyorum. Sizce?” sorusuna sevenlerinden güçlü alkış ile karşılık geldi.

Yıldız Tilbe kimdir?

Cem Yılmaz’dan Olay Yaratan Viagra Açıklaması

Geçtiğimiz gün gazeteci Nilay Örnek’in podcast yayınına konuk olan ünlü komedyen Cem Yılmaz espirileriyle yine herkesi kırdı geçirdi. Cem Yılmaz’dan olay yaratan viagra açıklaması geldi. İşte ünlü komedyenin o sözleri;

Cem Yılmaz: Bize Tatil Yok Biz İşçiyiz

Cem Yılmaz şu açıklamayı yaptı; “Ben işimle gündeme gelmek istiyorum diye bir söz vardır. Genelde işsizlerin söylediği. Bu güzel işte çalışan 150 arkadaşım için söyleyeyim; adı anılmayan herkesi anacağım, adı bilinmedik kimseyi bırakmayacağım… Tüm set arkadaşlarıma kalpten teşekkür ediyorum. 10 haftada hem de pandemide 6 saatlik bir macerayı resmettik. Seyircisi olmak bir karnaval gibi oh. 6 saat Erşan. 2 dakika bile yeterken 6 saat. Tüm ekibin ellerine sağlık. Yolun yol olsun oğul.”

Cem Yılmaz’ın yeni filmi sevenlerini de heyecanlandırdı. Uzun zamandır filmleriyle beğeni toplayan Cem Yılmaz yeni filmiyle de büyük beğeni toplayacak gibi duruyor.

Cem Yılmaz kimdir?

Cem Yılmaz Aşı Karıştlarıyla Dalga Geçti

Dünya genelinde koronavirüsle mücadele aşı karşıtlarının iddialarıyla zorlaşıyor. Ülkemizde de durum pek farklı değil. Her geçen gün artan vaka sayıları ve virüsün sürekli mutasyona uğraması yeniden kapanma tedbirlerinin uygulanmasına neden olabilir. Salgınla mücadele aşılama büyük önem taşıyor. Nilay Örnek’de Cem Yılmaz’la sohbetinde aşı konusunu gündeme taşıtı. Cem Yılmaz ise konu ile ilgili birkaç tespitte bulundu. Gazeteci Nilay Örnek’in podcast yayınına konuk olan Cem Yılmaz, aşı karşıtlarının çip iddialarına Viagra üzerinden örnek verdi.

Cem Yılmaz ve Burcu Burkut Erenkul ‘dan Samimi Açıklamalar

Cem Yılmaz, konuyla ilgili şunları söyledi;

“Aşı olun diyorsun ‘Pfizer içine neler koymuştur’ sen biliyor musun diyor. Viagra ile ilgili hiç kimse bu kadar düşünmedi. O da aynı firmanın. Çipi koyacaksam ben ona koyarım. Hem hazır anten de var. Birbirinden hap alıp içenler aşının içinde ne var diyor”

Burak Özçivit: Benim Çizgim Duruşum Belli

“Kuruluş Osman” dizisinde set ekibiyle yıldızı pek barışmayan Burak Özçivit Altınyıldız Classics’in Ulus 29’da düzenlediği davete katıldı. Etkinlikte kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan Burak Özçivit “Benim çizgim duruşum belli.” dedi. İşte ünlü oyuncunun o açıklamaları;

Set Çalışanlarından Burak Özçivit’e Dava

Burak Özçivit geçtiğimiz sene hakaret davasıyla karşı karşıya kaldı. Set ekinden dört kili 8 Aralık 2020’de Beykoz Riva’nın ‘Osmanlı İnşası’ dizisinin çekimleri esnasında, Burak Özçivit‘in kendilerine küfür ve hakaret içeren sözler söylediğini iddia ederek Özçivit’e ceza davası açtı. Olay hakkında bir kişi şu açıklamayı yapmıştı;

‘Olay günü işteydim. Oyunun oyuncusu Burak Özçivit çadırından çıktı, set personeline küfretti ve tek tek gözlerimizin içine baktı. Ardından ekipten ayrıldı. Arkasını dönüp aynı laneti söyledi.Set görevlileri Burak Özçivit’in küfürünü duyunca şok oldular, kimse ağzını açıp tek kelime etmedi

“Keslinlikle Hakaret Etmedim”

Soruşturma kapsamında ifadesi alınan ünlü oyuncu Burak Özçivit şu açıklamayı yapmıştı; “Müşteki olarak adı geçen şahısları oynamış olduğum dizi olan ‘Kuruluş Osman’ dizisinin set ekibi görevlileri olmasından ötürü tanırım. İddia ettikleri gibi kendilerine kesinlikle hakaret etmedim. Set ortamının stresli olduğu doğrudur. Ama ağzımdan asla küfür ve hakaret çıkmamıştır. Çıkması da mümkün değildir. Bu küfürleri edebilecek bir kişi olmadığımı da beni yakınen tanıyan herkes bilir. Bu kişilerin amacı anlaşmazlığı çözmek ve yapım şirketini zor duruma sokan bu olaya benim adımı eklemek. içinde yüz kişi var. Şirketle anlaşmazlığı olan tarafın amacı benden tazminat talep etmektir.Bu nedenle beyanları güvenilmez ve kabul edilemez.”

Kadir Doğulu’dan Burak Özçivit’e Gönderme İddialarına Yanıt

Burak Özçivit: Benim Çizgim Duruşum Belli

Ünlü oyuncu geçtiğimiz gün marka yüzü olduğu Altınyıldız Classics’in Ulus 29’da düzenlediği davete katıldı. Bir süredir set ekibinden dört kişiyle dava süreci devam eden Burak Özçivit kendisine bu konu hakkında yöneltilen sorular karşısında “Beni hepiniz tanıyorsunuz. Benim çizgim, duruşum belli. Bire bir beni ilgilendiren bir durum değil.” dedi.

Flaş Haber!… Ünlü Oyuncu Ve Eşini Şoka Uğratan Dava…

0

Oyuncu Meltem Miraloğlu ve 48 yaş büyük eşine şok dava! Ses sanatçısı ve yazar Onur Akay, oyuncu Meltem Miraloğlu’na ve kendisinden 48 yaş büyük ABD’li eşine dava açıldığını duyurdu. İşte Detaylar…

Meltem Miraloğlu Hakkında Bomba İddialar!

Flaş Haber!… Ünlü Oyuncu Ve Eşini Şoka Uğratan Dava…

Oynadığı ‘Hayat Devam Ediyor’ dizisinde çocuk yaşta yaşlı bir adama eş olarak ailesi tarafından zorla verildiği rolüyle tanınan ve bu rolü gerçek hayatında da neredeyse benzerini yaşayan oyuncu Meltem Miraloğlu, kendisinden 48 yaş büyük Patrick Grady tarafından önce ‘evlat’ edinilmişti. Miraloğlu, evine yerleştiği ve baba dediği kendisinden 48 yaş büyük Patrick’le, kısa süre sonra ise evlenmişti.

Miraloğlu Eşinin Öz Oğlu Tarafından Dava Açıldı!…

Meltem Miraloğlu’nun evliliğini ortaya çıkaran ve Miraloğlu ile röportaj da yapan ünlü ses sanatçısı ve yazar Onur Akay, oyuncu ile ilgili birçok skandal iddialarda da bulunmuştu. Akay, bugünkü yazısında ise Miraloğlu’na ve kendisinden 48 yaş büyük ABD’li eşine, eşinin öz oğlu tarafından dava açıldığını duyurdu…

İşte Onur Akay’ın Flaş Haber Olan O Yazısı;

Aynı zamanda Meltem Miraloğlu’nun Onur Akay’a verdiği ve kocasına “Ben ona olta attım!” dediği o sesli röportaj videosu da mahkemeye sunuldu.
“2019 yılında kendisinden 48 yaş büyük Patrick Grady isimli zengin bir ABD’li ile evlenen oyuncu Meltem Miraloğlu, sürekli Hollywood’a gitmek ve Amerika’da star olmak istediği için, geçtiğimiz Mayıs ayında eşi tarafından evden atılmış ve bir süre kendisinden haber alınamamıştı. Patrick, Meltem’in tekrar eve dönmesi için ona kırmızı renkte son model bir araba almıştı….

“Kocasına Vasiyet Yazdırmıştı”

…..Sadece araba ile dönmeyen Meltem, 82 yaşındaki ABD’li kocasına vasiyet de yazdırmıştı. Patrick, öldükten sonra tüm mal varlığını Meltem Miraloğlu’na bırakmıştı. Ancak Patrick Grady’ye, öz oğlu tarafından yaşlılık ve aile düzenini bozacak yaşam tarzı içinde olduğu için dava açıldı. Öz oğlu, babasının hayatını ve parasını kontrol etmek için Los Angeles Yüksek Mahkemesi’ne başvurarak vasilik ve vasiyet iptal davası açtı. Ayrıca mahkemeye sunduğu dilekçede, Meltem Miraloğlu’nun sadece babasının parası ve Green Card için evlendiğini ekleyerek, babasının Meltem’e bıraktığı servet için yazdığı vasiyetin iptalini istedi.

“Para Avcısı Kadın”

….Patrick Grady’nin öz oğlu, babasının eşi Meltem’e de Green Card iptal davası açarak, Meltem Miraloğlu’nun para avcısı bir kadın olduğunu ifade etti. Ayrıca Patrick’in öz oğlu, Meltem Miraloğlu’nun, “Ben ona olta attım” dediği ve bana verdiği özel röportajı da mahkemeye sundu. Miraloğlu, geçtiğimiz ay Green Card sahibi olmuştu.”

Arda Anarat’dan Yargı Hakkında Açıklamalar

Kanal D ekranlarında yayımlanan “Yargı” dizisinin başarılı oyuncusu Arda Anarat samimi bir röportaj verdi. Arda Anarat’dan “Yargı” hakkında açıklamalar geldi. İşte o açıklamalar;

 Nasıl gidiyor çekimler?

– Dizi çok güzel ilerliyor. Uzun zamandır bir yerde izlemediğim bir temposu var.

Senaryosu zaten şahane. Setteyken biz bile kendi aramızda katilin kim olabileceğini konuşuyoruz, teoriler üretiyoruz.

 Dizinin bu kadar ses getireceğini tahmin etmiş miydiniz?

– Açıkçası evet, tahmin etmiştim. Birbirinden yetenekli ve tecrübeli oyunculardan oluşan bir oyuncu kadromuz var.

Bu bile izlemek için bir sebep bence. Bunun yanında sürükleyici ve merak ettiren bir senaryomuz var.

Ali (Bilgin) Hoca ve ekibi de bu hikayeyi çok tempolu bir şekilde anlatıyor.

Bu kadar profesyonel çalışan bir ekiple, güzel senaryo birleşince kötü bir sonuç çıkmasını hiçbir şekilde beklemiyordum.

 Canlandırdığınız Çınar karakteri biraz duvarları olan, biraz kapalı ve çoğu zaman öfkeli… Bir yandan da ailesi ve sevdikleri konusunda olabildiğince hassas bir karakter.

Siz Çınar’ı nasıl analiz edersiniz, neler çekti sizi bu karakterde?

– Bence çok güzel açıkladınız Çınar’ı. Eklemek istediğim ve beni en çok Çınar’a çeken şey ise onun merhameti oldu.

Ailesiyle ve çevresiyle bu kadar problemler yaşarken hâlâ ailesine ve değer verdiği insanlara fedakâr bir yerden yaklaşıyor oluşu.

Çınar dışarının bütün baskısına karşı ayakta durabilecek bir yapıya sahip ama konu ailesinden gelen bir şey olunca kolaylıkla yıkılabiliyor, kontrolünü kaybedebiliyor.

Arda Anarat kimdir?

 Çınar ile karşılıklı otursanız ona neler söylemek isterdiniz? Bir öğüt vermeniz gerekse mesela…

– Çınar’a “Biraz daha dayan” demek isterdim. Elbet bir gün baban da ağabeyin de senin yapmaya çalıştığın şeyi anlayacak.

◊ “Yargı”nın ekran serüveni yeni başlamış olsa da temposu oldukça yüksek bir dizi. Sizin bugüne kadar en heyecanla çektiğiniz sahne hangisiydi ya da en çok zorlandığınız sahne?
– En çok zorlandığım sahne Ceylin’le Çınar’ın arasında, 2’nci bölümün başında geçen sahne.
Belki fiziksel olarak değil ama duygusal olarak zordu.
Kardeşi ölmüş bir ablayla sorguya girdim ve tek diyebildiğim “Ben yapmadım” oldu…

◊ Hikâyeyi okuduktan ve projeyi kabul ettikten sonra nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz?
– İki ana odaklandım çünkü bence Çınar’ın hayatındaki en önemli anlardı onlar. İnci’yi son gördüğü gece ve annesinin ölümü…
O anıları yaratmaya çalıştım. Gördüğümüzün dışında geçmişini kurmaya çalıştım.

◊ Sizce neden sevdi seyirci “Yargı”yı?
– Temposu ve alışılmışın dışında bir hikayesi olması asıl etken bence. Hikayedeki gizem o kadar yoğun ki izleyiciler Ilgaz ve Ceylin’le beraber avukat ile savcı oluyorlar, davayı onlarla birlikte araştırıyorlar.

KAFA DİNLEMEK İÇİN SPOR YAPARIM

◊ Peki son dönemde neler üzerine kafa yormaya başladınız? Kendinize ve hayatınıza dair neleri değiştirmek ve neleri hayatınıza katmak istediğiniz bir dönemdesiniz?
– Yazın spordan çok uzak kalmıştım, spora başladım. Kitap okumayı çok severim.İlber Ortaylı’nın birkaç kitabını aldım, okumak için boşluk yaratmaya çalışıyorum diyebilirim. Onun dışında eğitimlere gidiyorum.

◊ Kafa dinlemek, rahatlamak ya da bir konu üzerine yoğunlaşmak için neler yaparsınız?
– Spora gidiyorum genelde kafa dinlemek için.
Onun dışında çalışmak istediğimde genelde odama kapanıyorum.
Kulaklıklarımı da takınca dış dünyadan tamamen kopuyorum.

◊ Siz bu aralar en çok ne izliyorsunuz?
– Ev ahalisi olarak bir şeyler izlemeyi çok seviyoruz. Her akşam eski-yeni fark etmeksizin bir Film izliyoruz. İzlediğim dizilerin hepsi sezon arasında ama en son “Into the Night” ve “Squid Games”i bitirdim.

JOKER’İ OYNAMAK İSTERDİM

◊ “Keşke uyarlansa” ya da “keşke yazılsa ve oynasam” dediğiniz bir karakter var mı?
– Aslında süper kahramanları çok sevmem ama canlandırmayı en çok istediğim karakter Joker. Karakteri canlandıran oyuncuların birbirinden farklı Joker’ler çıkartıyor oluşu beni çok cezbediyor. Belki biraz daha tecrübe kazandıktan sonra ben de farklı bir Joker çıkarmak çok isterim.

Hazal Türesan’dan Samimi Açıklamalar

Son dönemlerde rol adlığı projelerdeki başarısıyla adından sık sık söz ettiren Hazal Türesan yakında dijital bir platformda yayımlanacak olan “Hamlet” dizisiyle izleyicisiyle buluşacak. Ünlü oyuncu proje hakkında röportaj verdi Yeni proje için oldukça heyecanlı olan Hazal Türesan’dan samimi açıklamalar geldi.

Oyunda çok farklı duyguları canlandırıyorsunuz. Tek bir tip oynamıyorsunuz. Hazırlık aşamalarının çok uzun hikayeleri vardır ama özetlemen gerekirse “Küvetteki Gelinler”in kamera arkasında ne oldu? Provalarda neler yaşandı?

 En başta Erdal Beşikçioğlu ile çalışıyoruz ve onun yanında bize destek olacak işinde çok iyi olan koreografımız var. Sesimizle ilgilenen biri var, Evin Beşikçioğlu geliyor. 3 kız, çok hırslı ve çok disiplinliyiz. Ama bu hırstan kastım birbirimizi ezmek ve insanları parçalamak üzerinden bir hırs değil. 3 kadın da kendi yaptığı işte iyi olmak istiyor haliyle. Metni çok sevdik, birbirimizi çok sevdik. O metnin gerektirdiği her fikre ve Erdal Beşikçioğlu’nun her dehasına açıktık. Söylediği şeylere hayır demedik, deneyelim dedik. Çünkü söyleme göster insanıyız. Tabii ki çok zordu. Koreografımız geliyor ve nasıl olması gerektiğini anlatıyor. Biz o küvetin içinde debeleniyoruz ve en iyiye ulaşana kadar o devam ediyor. Tekrar, tekrar, tekrar… Kadın meselesinin 1800’lerden beri değişmemiş olması ve bugün maalesef aynı sözü söyleyebiliyor olmamızın da verdiği şeyle çok tanıdık bir yerden çok içerdeyiz zaten. Canlandırdığımız diğer tipler, toplumda bize baskı yapan ve bu üç kadını ölüme götüren insanları da tip olarak yapmamız gerektiğinde her şey daha da zorlaştı. Ama suya kavuştuğumuzda biz artık çok rahattık. Su, bize çok iyi geldi.

Bu kadar sadeleşmiş, etkili ve hızlı anlatan bir oyun olması ilginç. Siz çok farklı motiflerle de başarıyı sağlayabilirdiniz. Daha çarpıcı diyaloglar olabilirdi ama bunlara hiç girişmeden zor alanı seçerek muazzam bir iş ortaya çıkarmışsınız.

 Bu, bir tercih. Bunu haykırarak da anlatabilirdik. Metnin zaten bir ritmi vardı. Onun dışında Erdal Beşikçioğlu’nun görmek istediği bir ritim vardı. Aynı zamanda her bir karakterin de ayrı bir ritmi var. Bu ritim bir araya geldiğinde bir müzik ortaya çıkıyor. Bunu kesemeyiz, bunu bozamayız. Evet, çok hızlı akan ve çok hareketli bir oyun. Bunu seyirciye nefes aldırmayalım diye yapmıyoruz. Oyun akıyor ve durmak istediğimiz yerde duruyoruz. Biz de bir nefes alıyoruz. Çünkü söyleyecek bir sözümüz var orada; çok kıymetli olan. Metni şiddetle anlatmadığımız için daha nüktedan bir yerden anlatıyoruz.

En son en çok istediğin şey neydi?

Gerçekten seyirci ile kavuşmak.

En son en çok hüzünlendiğin anı paylaşabilir misin?

Ben kötü bir şey olunca pozitif olan insanlardanım.

Hazal Türesan Kimdir?

 En son en çok neye hayır dedin?

Kuru pastadan yemem istendiği zaman hayır dedim. Çünkü gluten yemiyorum. Yoksa kolay kolay hayır diyemiyorum.

En son en çok neyi yanlış anladın?

Metinle ilgili yanlış anladık birbirimizi. Ben inatla onu düzeltmeye çalışırken o da inatla beni düzeltmeye çalıştı. 15 dakikamız böyle geçti ve sonra anladık. En son dün birini yanlış anladım.

Ona aslında öyle olmadığını anlatır mısın?

Yalnız değilsin ve kurban da değilsin. Bütün felaketler gerçekten seni bulmuyor. Birazcık etrafına bakıp kalan dostlarını ve etrafında iyi insanlar olduğunu fark edersen hayat senin için çok daha kolay olacak.

Kırılgan mısın?

Hiç kolay kırılmam. İnsanlara tanıştığım zaman 100 kredi veririm. Tüketebilirsin ya da istemezsen tüketme. 100 krediyi tükettiği zaman bir daha asla onunla konuşmam.

O sürprizi gerçekten anlamamıştı. Sence neden? Oldu mu böyle bir şey?

Hayır, olmadı.

Sürpriz yapmayı seven biri misin?

Evet.

Onu nasıl sevdiğini tarif eder misin?

Onun için bir şey yaparak.

Sevginin hakkını verebildiğini düşünüyor musun?

Evet. Çünkü birini sevdiğim zaman onunla ilgili her şeye dikkat ederim. Neyi seviyor, neyi sevmiyor? Hangi saatte uyanır, hangi saatte uyur? Nasıl mutlu olur, nasıl mutsuz olur? Her şeyi öğrenirim ve bunun için çaba sarf ederim.

Coşkulu sevdiğin zamanlarda ne hissedersin?

Hayatımda her şey o kadar iyi ki… Ama ben bunu bir çiçek aldığım zaman da yaşıyorum.

Her şeyi coşkulu mu yaşarsın?

Aslında mutlulukları coşkulu yaşarım. Hüzünleri ya da mutsuzlukları kimse anlamaz.

Gerçekten hayatın nasıl gidiyor? Son yılları baz alarak anlatabilir misin?

Ben elimdekilere çok şükreden bir insanım. Babamı kaybettikten sonra benim hayatımda şöyle bir şey oldu. Gün içerisinde ufak tefek dertler tabii ki olacak. Sevdiklerim sağlıklı ve hayatta mı? Bugünkü standartlarımın altına düşmemek için çalışıyorum. Bunu koruyabiliyor muyum? Çok güzel. Dostlarım yanımda mı? Çok iyi. Her mutlu anımda ya da başım sıkıştığında en kötü ihtimalle bir telefonla bir kişiye ulaşabiliyor muyum? Evet. İşimde mutlu muyum? Evet cevabı aldığım o kadar çok şey var ki benim hayatımda. O yüzden hayatım bence çok iyi diyebilirim. Tabii ki toplumsal olarak yaşadığımız kötü şeylerin dışında kendi hayatım için söylüyorum. Sahip olduğum her şeyi korumak, birinin ihtiyacı olduğunda yanında olmak, sevdiklerimin hayatta ve sağlıklı olması ve işimi eğlenerek yapıyor olmak bana yetiyor.

Sence hayatında ne eksik?

Babam. Onun dışında eksik diyebileceğim bir şey yok. Tabii ki hep daha iyisi ve daha fazlası vardır mutlaka.

Hırs var mı?

Çok. Hep ilerlemeliyim, olduğum yerde durmamalıyım, cepten yememeliyim. Kendimi tekrar etmek benim için ölümcül bir şey.

Bu hep farklı karakteri oynamak mı?

Evet, hep farklı karakteri seçiyorum. Ama çok benzer bir karakter gelirse ve gönlüm akarsa onu da kendime bir challenge yapıp çok başka bir yerden oynuyorum.

Niye oyuncusun?

 Daha çok mutlu olmak için herhalde. Çünkü Uluslararası İlişkiler okuyordum ben. Üçüncü sınıfta kapağı kapattım ve sınava girdim. Ailem karşı olmasına rağmen. Şunu fark ettim; ben mutlu olacağım bir şey yapmak istiyorum. Siyaset bilimleri kitabını hobi olarak istersem okumalıyım. Ama zorla okumamalıyım. Bu beni hayatım boyunca mutlu etmeyecek bir şey. Benim için mutluluk çok kıymetli.

Dilediğin kişiye, dilediğin bir soruyu 83 milyonun izlediği bir programda sorma imkanı verildi sana. Bu kim olurdu ve ona ne sorardın?

 Çok sevdiğim yönetmenler var. Bağımsız filmlerinde beni neden oynatmıyorlar? Senaryosunu çok sevdiğimi bir bağımsız işte oynamak istiyorum. Türkiye’deki bir sürü yönetmeni bu anlamda çok beğeniyorum.

Fenomen Ezgizem’den Baby Shower Partisi…

0

Ünlü sosyal medya fenomeni Ezgizem, çok yakında kucaklarına alacakları erkek çocuğu için bir baby shower partisi organize etti. Düzenlenen Baby Shower partisinin hemen sonrasında ise Ezgizem ve Yakari çifti ABD’ye uçtular. İşte Detaylar…

Fenomen Ezgizem’den Baby Shower Partisi…

Bebeğini Amerika’ da dünyaya getirmeyi düşünen Ünlü sosyal medya fenomeni Ezgizem, İstanbul’ da düzenlediği Baby Shower partisinde yakın fenomen arkadaşlarınıda davet etti.  Daha sonra ise Ezgizem ve Yakari çifti doğumun gerçekleşmesi için İstanbul Havalimanı’ndan ABD/Miami’ye gitti.

3 ay süresince ABD’ de yaşayacakları ve doğumu gerçekleştirdikten sonra Türkiye’ ye dönecek olan Ezgizem & Yakari çifti gittikleri için hüzünlü olduklarını ama doğum için de heyecanlı olduklarını dile getirdiler.

İşte Ezgizem Yakari Çiftinin Baby Shower’ dan Bir Kare;

Ezgizem Yakari Baby Shower
Ezgizem Yakari Baby Shower

Defne Samyeli Mustafa Sandal’a Açtığı Davayı Kaybetti

Geçtiğimiz sene kitap yayımlayan Mustafa Sandal, gençliğinde Defne Samyeli ile aşk yaşadığını açıklamış Samyeli ise bu iddiaların asılsız olduğunu söylemişti. Bunun üzerine dava açan Defne Samyeli Mustafa Sandal’a açtığı davayı kaybetti. İşte detaylar;

“Kitabının Reklamını Yapma Adına Yalan Ve iftiradan Kaçınmadı..”

efne Samyeli ise avukatı vekaletiyle savcılığa bir dilekçe ile başvurarak popçu Mustafa Sandal hakkında şikayetini beyan etmişti. Mustafa Sandal ise şüpheli kişi olarak dava kapsamında ifade vermişti.

Defne Samyeli, Mustafa Sandal’ın yazdığı Beni Ağlatma’da kendisi hakkında yazılan bölümde şeref, onur, ve saygınlığını zedeleyecek cümleler kullanıldığını iletmişti.

Defne Samyeli verdiği dilekçesinde ayrıca, Mustafa Sandal’ın kendisi ile aşk yaşadığını öne sürdüğünü fakat aralarında hiçbir biçimde birliktelik yaşanmadıklarını beyan etti. Beni Ağlatma’daki ifadelerin bir hayal ürünü olduğunu söyleyen Defne Samyeli, “Hiçbir edebi karşılığı olmayan kitabının reklamını yapma adına yalan ve iftira atmaktan kaçınmamıştır” demişti

Defne Samyeli kimdir?

Mustafa Sandal Defne Samyeli’den Özür Diledi

Defne Samyeli’nin kendisini dava etmesi konusunda konuşan sevilen şarkıcı;

‘Bizimle iletişime geçmeye çalışmışlar belki ama benim bilgim dahilinde değil. Defne Hanım’ı bir arkadaş dost olarak görmek istiyorum. Kalbini kırmışsam da özür dilerim. Ama o niyetle ben isteyerek kırmam benim tarzım değil’ dedi ve ‘Onun duruşuna karakterine iltifat olarak yazdım. Başka yere gitti olay, hatta kendimi ezikliyorum okuduğunuzda. Onun beni canı gönülden insan olarak sevdiğini biliyorum. Araşırız konuşuruz çözeriz aramızda’ diyerek Defne Samyeli’den özür diledi.

Defne Samyeli’nin Şikayetiyle İfadesi Alınan Mustafa Sandal’dan Şok Çıkış!

Defne Samyeli Mustafa Sandal’a Açtığı Davayı Kaybetti

Şarkıcı Mustafa Sandal da avukatı Elif Özpağda aracılığıyla mahkemeye bir cevap dilekçesi sundu. Dilekçede şu ifadelerle davanın reddedilmesini talep etmişti; “Mustafa Sandal müzik alanında söz yazarı, besteci ve yorumcudur. Albümleri toplamda 14 milyonun üzerinde satış yapmıştır. Mesleğinde başarılı bir sanatçıdır bu nedenle kitabının reklamı için Defne Samyeli’yi kullanması söz konusu değildir. Müvekkilimin buna ihtiyacı yoktur”

İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmaya Mustafa Sandal avukatı Elif Özpağda ile Samyeli’nin de avukatı katıldı. Mahkeme taraflara son sözlerini sorduktan sonra kararını bugün açıklandı. Mustafa Sandal’ın kitaptaki yazısının tazminat koşullarını oluşturmadığını belirten mahkeme, Defne Samyeli’nin 1 liralık tazminat davasının reddine karar verdiği öğrenildi.

Mustafa Sandal kimdir?

Deniz Bulutsuz Ozan Güven Davasında Tanık İfadesi Ortaya Çıktı

Ozan Güven ve Deniz Bulutsuz davası devam ediyor. Tanıkların dinlenmesi kararı alınan mahkemede dün tanıklar dinlendi. Deniz Bulutsuz Ozan Güven davasında tanıtık ifadesi ortaya çıktı. İşte detaylar;

“Ozan Beni Öldürecek” Diye Ağlıyordu’

Duruşmada ilk olarak Deniz Bulutsuz’un iş ortağı Erdem Oraylı tanık olarak şunları söyledi; “O gün kutlama yemeğine gittik. Keyifli bir geceydi. Gözüme takılan tek şey Ozan Güven’in ara sıra birlikte çalıştığım fotoğrafçı için, ‘Avucumun içiyle tokatlayasım geliyor’ dediğiydi. Yemek dönüşü beni eve bırakıp sonra uğrayacağım dediler. Yattım uyudum. Saat 03.00- 04.00 arası Deniz beni aradı. Sesi titriyordu. Ozan’la tartıştık dedi. Yanıma gelmek istedi. 20 dakika sonra Ozan Güven’in şoförü Hasan, Deniz Bulutsuz’u yalın ayak vaziyette yanıma getirdi. Deniz’in sweatshirtün yakası açıktı ve boyun bölgesi kan içindeydi. Gözü şiş ve kan oturmuştu. Çenesi yarıktı. ‘Hasan ne oldu’ diye sordum, bir şey demedi. Deniz, ‘Ozan beni öldürecek’ diye titreyip ağlıyordu. ‘Hastaneye gidelim’ dedim. Bir şok durumu vardı. Sabaha kadar konunun üzerinden geçip şoku atlatmaya çalıştık”

“Bir Tatsızlık Olmadı”

Güven’in arkadaşı Ramazan Çelik ise o gece ikilinin evine geldiğini söyleyerek, “6 ay önce sevgili değildiler. Ben de ‘Arkadaştınız nasıl sevgili oldunuz’ diye sordum. Deniz ‘O zaman ilişkim vardı’ dedi. Deniz eski erkek arkadaşını güzel bir şekilde bahsederken övgü dolu sözlerin ardından Ozan, ‘Ramazan’a bari nasıl seviştiğinizi de anlat’ dedi. Denizin dizinde morlukları o gece bendeyken gördüm. Bir tatsızlık olmadı, bir saat oturup gittiler” dedi

Tanıkların İfadesi Birbirini Tutmuyor

Deniz Bulutsuz’un avukatı Hakan Şimşek, Ramazan Çelik’e Bulutsuz’un dizlerindeki morlukların bulunduğu fotoğrafları göstererek “Bu morluklar ciddi yaralanmalardır. Neden sormadınız” dedi. Çelik de sorma ihtiyacı duymadığını belirtirken, diğer tanık Erdem Oraylı ise dizlerde morluk olmadığını söyledi. Ozan Güven’in evinin güvenlik görevlisi Murat Canbulat ise “Hiçbir gürültü patırtı duymadım” dedi.

“Sesimi Duymamak İmkansız”

Güvenlik görevlisinin ifadesine karşılık Deniz Bulutsuz, “Kabul etmiyorum kimse çıkıp ‘Şoförü çağır’ demedi. Evden ben kendim çıktım. Kulübenin bulunduğu yerden sesimi duymamak imkansızdır” dedi.

Abajur Yok…

Hakim tanıkların dinlenmesinin ardından geçen celse hazır edilmesini talep ettiği abajuru sordu. Ozan Güven’in avukatı “Müvekkilim taşındı ve abajura ulaşamadığımız için getiremedik. Temin ettiğimiz takdirde getireceğiz” dedi.

Mahkeme, şoförün tanık olarak dinlenmesine, Deniz Bulutsuz’un raporlarına ve yara izinin kalıcılığının tespit edilmesini karar vererek duruşmayı erteledi. Duruşmanın yeniden görüleceği tarih ise henüz bilinmiyor.