Ana Sayfa Blog Sayfa 750

Buket Uzuner: Çok Gezen Anlamayı Öğrenir

İkilemli soruların bu haftaki konuğu Buket Uzuner: Biyolog, çevrebilimci, aktivist, seyyah, düşünür, çok satan yazar. Buket Uzuner “Çok gezen anlamayı öğrenir” dedi.

◊ Kitaplarınız yabancı ülkelerde yayımlanıyor. En keyiflisi hangisi: “Kumral Ada Mavi Tuna”nın İspanyolca’ya çevrilmesi mi, “İstanbullular”ın ABD’de yayımlanması mı?
– Birbiriyle kıyaslanamayacak mutluluklar vardır. Akdenizli benzer bir kültürde, çok etkilenerek büyüdüğüm “Don Kişot”un yazarı Cervantes’in ana dilinde okunmak, sanki kendi çocukluğuma bir nanik keyfi gibi. Amerika ise apayrı bir dünya: Türkçe gibi henüz edebiyat alanında çok az çevrilmiş bir ana dilden, Amerikan Kitap Dünyası’na girebilmek zaten başlı başına zordur. “İstanbullular” kitabı “I am Istanbul” adıyla yayınlandığında o yıl Amerika’da yayınlanmış yabancı romanlar arasında en iyi 50 çeviri listesine seçilmişti. Çevirmen Kenneth Daken’ı sevgiyle anıyorum.

◊ Hangi ödülünüz sizin için daha kıymetli: “Balık İzlerinin Sesi”yle 1993’te aldığınız Yunus Nadi Roman Ödülü mü, Türkiye Yayıncılar Birliği’nin verdiği 2020 Düşünce ve İfade Özgürlüğü ödülü mü?
– 21. yüzyılda hâlâ “sansüre hayır” manasına gelen “Düşünce ve İfade Özgürlüğü” adlı bir ödülümüz olması hiç güzel bir şey değil. Hakaret, nefret ve şiddet içermeyen düşüncenin ve bunun ifadesinin suç sayılmadığı bir ülkede yaşamak demokrasidir, berekettir, huzurdur. Bu nedenle son ödülüm yayınlanışından 36 yıl sonra yasaklanan, sansürlenen “Ayın En Çıplak Günü” adlı kitabım adına bir direniş olarak önemli. Ama ilk önemli edebiyat ödülüm olan Yunus Nadi Roman Ödülü de “Aferin Buket, önüne çıkan tüm engellere rağmen yazmaktan vazgeçmedin” anlamında bir teşvik.

◊ Biyolog ve çevre bilimcisiniz. Sizce insanlık için en büyük tehdit: Pandemiler mi, iklim değişikliği mi?
– İnsanlık için en büyük tehdit bizzat insanlıktır. Çünkü tabiatta yaşayan sadece tek bir canlı kendini tabiatın efendisi sanmaktadır, o da insan! Pandemiler de iklim felaketi de hepsi insan faaliyetlerinden kaynaklanıyor (bu yüzden çağımıza Antroposen deniyor) ve hiçbiri doğal felaket değil. İnsan, binlerce yıl önce yaşamış, nine ve ataları gibi tabiatın sadece bir parçası olduğunu kabul edip, ölümcül hırs ve şiddetinden vazgeçerse türümüz kurtulur.

◊ Başkent doğumlusunuz, orada yetiştiniz; şimdi İstanbul’da yaşıyorsunuz. Hangi yılları daha mutlu hatırlıyorsunuz: Ankara mı, İstanbul mu?
– Ankara’nın aynı zamanda kültür ve sanat başkenti de olduğu 1970’ler… Tiyatroları, operaları, bale ve CSO konserleri, AST ve Sinematek’in muhteşem zenginlikte olduğu, üstelik memur bütçesine uygun döneminde, Attila İlhan’dan Adalet Ağaoğlu’na, Uğur Mumcu’dan Sevgi Soysal’a, Aziz Nesin’den Yaşar Kemal’e, Mehmet Eroğlu’dan Pınar Kür’e, Ayşe Kilimci’den Nazlı Eray’a önemli edebiyatçıların Ankara’da yaşadığı, Hacettepe ve ODTÜ’nün en müthiş zamanında orada büyümek büyük şanstı. O yıllarda İstanbul, kültürel olarak en sönük dönemlerinden birini yaşıyordu. Öte yandan ben “safkan” bir Ankaralı değilim. Annem ilkokulu ve liseyi İstanbul’da okumuş, Ankara’da bir “İstanbullu gelin”di. Bu yüzden bizim hayatımızın daima bir İstanbul bölümü de vardı. Okul tatillerinde İstanbul ziyaretlerimiz olurdu. Tabii sonra Ankara da ben de değiştik. 30 yıldır İstanbul’da yaşıyorum ama Ankara’ya her yıl en az bir kere giderim ve Ankara’yı severim. İlk aşkımın, ilk okullarımın, çocukluğumun zengin kültürlü şehridir benim için Ankara. Sonuçta ben Ankara seven bir İstanbulluyum. İstanbul bir dünya şehridir ve bu hayatta seyahat ettiğim, edeceğim her şehir, sonunda İstanbul’a döneceğim için güzeldir.

◊ Hayatınızın bir bölümünü geçirdiğiniz coğrafyalardan hangisi üzerinizde daha çok iz bıraktı: Soğuk Finlandiya mı, sıcak Sahra Afrikası mı?
– Çocukluğumdan beri yaz sevmem. Sıcaktan bunalır, süner, erir, mutsuz olurum. İskandinavya’da uzun yıllar yaşadıktan sonra güneşin ısı ve aydınlık gibi iki farklı işlevi olduğunu kavramıştım. Biz Akdenizliyiz, soğuk kışlarda bile aydınlık, güneşli günlerimiz olur. Kuzey ülkelerinde böyle bir şey yok. Kuzeyin her anlamda izleri derindir bende.

◊ Aşkta alıcı kuş musunuz, çantada keklik mi?
– Kuş da keklik de kanatlı canlılar. Aşk uçuşan bir duygu olduğundan sendeki metaforları da kuş olmuş… Ben ne nazlanmayı ne de nazlananı severim. Çok naz âşık usandırır. Gerçekten…

◊ Flörtte hangisi çok iç gıcıklar: Gülümsemek mi, göz kaçırmak mı?
– Bence beraber aynı şeylere gülebilmek.

◊ Hangisini tercih edersiniz: Tek başınıza ağlamak mı, birinin omzunda ağlamak mı?
– Sevinçten ağlamayı tercih ederim. İster yalnız, ister kalabalıkta, ister sevdiğimin omuzunda. Ama sevinçten ağlamak isterim.

◊ Hangisi daha kötü senaryo: Kimselere âşık olamamak mı, her aşkınızın kötü bitmesi mi?
– Her aşk kötü bitmez, bazı ayrılıklar sevdaya dâhildir ve insan yaşadığı sürece âşık olma ihtimali daima vardır. Aşk sadece başka bir insana karşı yaşanmaz. Örneğin Seferihisar’daki 1800 yıllık Umay Nine adlı zeytin ağacına, Çorum’da korunan bir alageyiğe… Ne bileyim Yaşar Kemal’in “Deniz Küstü” romanındaki gibi bir yunusa ya da Kaş’ta denize dimdik inen kayaların berrak maviyle buluştuğu muhteşem doğaya… Veya Mardin’in Orta Çağ’da kurulmuş ateş kırmızısı taş kentine de âşık oluverir insan.

◊ 1980’lerde tek başınıza, sırt çantasıyla çıktığınız Interrail seyahatlerini sonradan “Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları” adında çok satan bir kitaba dönüştürdünüz. Peki bir seyyah-yazar olarak söyleyin bakalım: Çok okuyan mı, çok gezen mi bilir?
– Çok okuyan çok bilir ama bilmek, anlamak değildir. Çok gezen, anlamayı öğrenir. Tabii turist gibi gezip, kaç ülkeye gittiğinin rekoru peşinde koşan, Yemek fotoğraflarını sergilemekten tadını alamayanlardan bahsetmiyorum. Benim için seyahat demek, gittiğin şehrin veya ülkenin düğün ve cenaze gibi geleneklerinden, ev yemekleri ve şarkılarına kadar öğrenmeye, yerli insanlarla tanışmaya varan bir öğrenme macerası… Yani hem okuyup hem de gezen kişi, kendini tanır, insanı öğrenir. Bu, hayattaki en önemli bilgidir.

◊ Peki tren yolculuğu mu, gemi yolculuğu mu?
– Daima tren, hep tren ve tren.

◊ Para saadet… Getirir mi, getirmez mi?
– Dünyada herkese yetecek kadar yiyecek ve giyecek varken yoksulluk planlı bir kötülük. Para, sağlık, eğitim, sevinç ve iyilik getirdiği sürece iyidir ama tek başına saadet getirmez.
Çünkü saadet parayla satın alınamayan, yanında özveri ve saygı da isteyen bir bütün.

◊ Bir şeyi gece planlamak mı, sabah planlamak mı?
– Gececiyim ben. İlkokulda bile sabahçı olduğumda başarısız olurdum. (Gülüyor)

◊ Sizce hangisi daha avantajlı: Zengin ve çirkin doğmak mı, fakir ve güzel doğmak mı?
– Babasının değer verdiği, annesinin iyi eğitimle ve şefkatle kucakladığı, sağlıklı bir kız olarak doğmak, dünyanın en büyük şansı. Bir de hep söylediğim gibi: “Hayatta en büyük mucize, gençken iyi bir öğretmene rastlamaktır.” Bu öğretmen ille okulda olmak zorunda değildir.

◊ Zaman makinesi icat ettiniz, nereye giderdiniz: Geçmişe mi, geleceğe mi?
– Daima gelecek. Pek nostaljik değilim.

Orhan Türkoğlu Kimdir?

Yeni teklisi “Kırmızı Kurdele” ile dikkatleri yeniden üzerine çeken Orhan Türkoğlu kimdir? Orhan Türkoğlu kaç yaşında? Orhan Türkoğlu aslen nereli? Orhan Türkoğlu albümleri neler? Orhan Türkoğlu hangi burç? Orhan Türkoğlu hakkında merak ettiğiniz her şeyi sizin için bu yazımızda yazdık.

Orhan Türkoğlu Kaç Yaşında? Orhan Türkoğlu Aslen Nereli? Orhan Türkoğlu Hangi Burç?

Orhan Türkoğlu 15 Aralık 1987 senesinde Amasya’da dünyaya gelmiştir. Aslen Amasyalı olan Orhan Türkoğlu Yay burcudur.

Orhan Türkoğlu Kimdir?

Orhan Türkoğlu eğitim hayatını Amasya’da tamamlamıştır.

Daha 7 yaşındayken saz eğitimine başlayan Orhan Türkoğlu 6 sene eğitimine devam etmiştir. Lise ve üniversite döneminde iken müzik gruplarında Saz ve Klavye ile yer almış, Amasya Meslek Yüksek Okulundaki öğrencilik yıllarında profesyonel müzik hayatı’na adım atmıştır.

Birçok açılış programları, konser, düğün programları, ve organizasyon işlerini uzun senelerdir sürdüren Türkoğlu, 2020 yılında tüm dijital platfomlarda yayınlanan Ütopya Müzik etiketi altında Neriman isimli albümü ile müzik sektöründe resmi olarak yerini almıştır. Daha sonra 2021 yılında Sen Bir Aysın teklisiyle hayranlarıyla tekrar buluşmuştur. 5 Mart tarihinde ise yeni teklisi olan “Kırmızı Kurdele”yi dinleyicileriyle buluşturmuştur.

Orhan Türkoğlu Single ve Albümleri

  • 2020 – Neriman
  • 2021 Sen Bir Aysın
  • 2022 – Kırmızı Kurdele

Abdurrahman Tutar Kimdir?

Oyuncu ve yöntemen Abdurrahman Tutar kimdir? Abdurrahman Tutar kaç yaşında? Abdurrahman Tutar aslen nereli? Abdurrahman Tutar hangi burç? Abdurrahman Tutar hakkında merak ettiğiniz ve bilmeniz gereken her şeyi sizler için bu yazımızda yazdık.

Abdurrahman Tutar Kaç Yaşında? Abdurrahman Tutar Aslen Nereli? Abdurrahman Tutar Hangi Burç?

Abdurrahman Tutar 25 Ocak 1995 yılında Erzincan’da doğdu. Aslen Erzincanlı olan Abdurrahman Tutar Kova burcudur.

Abdurrahman Tutar Kimdir?

Adrurrahman Tutar, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nden Mezun oldu ve Adnan Menderes Üniversitesi’nde Yaratıcı Drama Eğitimini tamamladı.

Mesleki yaşamına 2009 yılında oyunculukla başladı. Profesyonel olarak ilk adımını 2013 yılında üniversitede kendi tiyatro ve sanat topluluğunu kurarak atmıştır. 2014 yılında topluluğunu özel tiyatro haline getirerek ‘’Morris Tiyatro Sanat Topluluğu’nu’’ kurmuştur.

Yönetmenliğini yaptığı ilk oyun ‘’Asosyal Medya’’ isimli tiyatro oyunudur. 2017 Yılına kadar, Çanakkale, Çan, Biga, Yenice il ve ilçelerinde yetişkin ekipleri kurarak, sosyal sorumluluk projeleri ve gösteriler yapmıştır. ‘’Asosyal Medya 2’’, ‘’Yalancı Afacan’’, ‘’Ehliyet Senin Neyine Dön Şinasi Köyüne’’, ‘’Bacımın Gelinliği’’ ve ilk yazdığı oyun ‘’Hikayenin Sonu’’ isimli oyunlarını yönetmiştir.

2017 yılında ‘’Moyyis Tiyatro’’ isminde çocuk grupları kurup eğitimler vermeye başlamıştır. Yaptığı çalışmalar ve her yıl diğer ilçelerde kurduğu yetişkin, çocuk ekipleriyle birliğini Çanakkale ve bölgesinin en aktif topluluğu haline getirmiştir.

İlk dizi deneyimi 2017 yılında Show Tv’de yayınlanan Süreç Filmin yapımcılığını üstlendiği, Yahya Samancı’nın yönetmen koltuğunda olduğu Klavye Delikanlıları isimli yapımdır. Dizide ‘’Boyacı Ufuk’’ karakterini canlandırmıştır.

İlk film deneyimi 2018 yılında Nuri Bilge Ceylan’ın yönetmen koltuğunda oturduğu ‘’Ahlat Ağacı’’ yapımıdır. Filmde ‘’Seydi’’ karakterine can vermiştir.

2019 yılına kadar ‘’Doğum Günü Partisi’’, ‘’Sevgili Doktor’’, ‘’Asosyal Medya’’, ‘’Aileler Yarışıyor’’, ‘’Komedi Tufanı’’ oyunlarının yönetmen koltuğuna oturarak turne programları düzenlemiştir. Türkiye’de düzenlenen eğitim kamplarına giderek, gösteriler düzenleyen Abdurrahman Tutar ayrıca; Uluslar arası Dionysos Tiyatro Eğitim Kampına katıldı. 2020 yılında Ege Bölgesinin en büyük birliği olan ‘’Ege Tiyatrolar Birliği’’ üyesi olarak bir çok gösteriye imza atmıştır.

Abdurrahman Tutar 8 Mart 2022’de “Yolcu Var”  albümünü tüm dijital platformlarda yayınlandı. Albüm Youtube’da yayınlandı.  Bununla birlikte şiir albümünde üç eser yer alıyor. Bu eserlerin isimleri : Zaman Yok, Sen Yoksun, Baba olarak yer almaktadır.

Abdurrahman Tutar Dizileri

2017 – “Klavye Delikanlıları”

Abdurrahman Tutar Filmleri

  • 2018 – “Ahlat Ağacı”

Abdurrahman Tutar Tiyatro Oyunları

  • Bacımın Gelinliği / Öğretmen  – 2010
  • Türkçem Eyvah / Başkan / Esnaf – 2011
  • Ehliyet Senin Neyine Dön Şinasi Köyüne / Baş komiser – 2012
  • Çırak / Çırak – 2013

Abdurrahman Tutar Yönettiği Oyunlar

  •  Asosyal Medya / Yönetmen – 2014
  • Yalancı Afacan / Yönetmen – 2015
  • Hikayenin Sonu / Yönetmen – 2015
  • Asosyal Medya / Yönetmen – 2016
  • Ehliyet Senin Neyine Dön Şinasi Köyüne / Yönetmen – 2017
  • Bacımın Gelinliği / Yönetmen – 2017
  • Doğum Günü Partisi / Yönetmen – 2018
  • Sevgili Doktor / Yönetmen – 2018
  • Asosyal Medya / Yönetmen – 2018
  • Aileler Yarışıyor / Yönetmen – 2018
  • Komedi Tufanı / Yönetmen – 2019 

Gaziantep Dize Film Festivali

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gaziantep Üniversitesi ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi
Gazikültür’ün katkılarıyla düzenlenen Gaziantep Dize Film Festivali, 14-18 Mart tarihlerinde
misafirleriyle buluşuyor.

Resmi Davet

Gaziantep Belediyesi tarafından yayımlanan duyuru ve davet şu şekilde;

“Şiirlerden Filmlerin Festivali Başlıyor

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gaziantep Üniversitesi ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi
Gazikültür’ün katkılarıyla düzenlenen Gaziantep Dize Film Festivali, temasını şiirlerle
buluşturan kısa filmleri bir araya getiriyor. Gaziantep Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi
Sahnesinde gerçekleşecek festivalimizde, edebiyat ve sinema sanatlarının ilhamıyla yaratılan eserler, sizlerle buluşuyor. 14-18 Mart tarihlerinde gerçekleşecek Gaziantep Dize Film Festivali’ne tüm halkımız davetlidir.”

Yer ve Saat

Tarih: 14 – 18 Mart 2022
Yer: Gaziantep Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi Sahnesi

Murat Boz Kendini Güncelleyerek Döndü… Başarılı Popçu “Harbi Güzel’ Diyor…

Pop müziğin ölüp ölmediğine ilişkin soru işaretleri tartışılırken oyunculuğu, şarkıları ve yakışıklılığıyla Tüm dikkatleri üzerine çeken sanatçı Murat Boz, çıktığı an itibariyle müzik listelerinde ilk sırayı alan yeni şarkısı “Harbi Güzel’i müzikseverlerin huzuruna sundu. Başarılı Popçu “Harbi Güzel’ Diyor…

Murat Boz’dan Heyecanlandıran Paylaşım

Murat Boz Kendini Güncelleyerek Döndü… Başarılı Popçu “Harbi Güzel’ Diyor…

2006′ da piyasaya çıkardığı ‘Aşkı Bulamam Ben’ single’ ı ile adım attığı müzik dünyasına ‘Maximum’, ‘Şans’, ‘Aşklarım Büyük Benden’ ve ‘Janti’ isimli albümleriyle müzik listelerinde ilk sıraya yerleşen ‘Hayat Sana Güzel’, ‘Vazgeçmem’, ‘Can Kenarım’, ‘Aşk Bu’, ‘Kalben’, ‘Aşklarım Büyük Benden’ adlı teklilerinin sonrasında ise ünlü popçu, bu defa ‘Harbi Güzel’ adlı single çalışmasını sunar sunmaz, müzik eleştirmenleri tarafından “Yeniyi denemekten korkmayan, diğer şarkılarının aksine daha da gençleşen altyapılı” yorumlarını aldı bu yeni şarkısı ile…

Sözü ve müziği Alper Narman, Ozan Bayraşa, Ömer Akkaya, Mert Çodur, Reşit Özkaplan, Ali Barış Ata‘ ya düzenlemesi Ozan Bayraşa imzalı “Harbi Güzel” ile daha yayınlanmadan sosyal medya gündemine oturan Murat Boz şarkı çıktığı an itibariyle dijital müzik platformlarında ilk sıraya yerleşti.

Murat İşinin Patronu Oldu!. 

Kendi kurduğu müzik şirketi ‘Boz Prodüksiyon’ etiketiyle müzik severlerle buluşan “Harbi Güzel” Murat Boz’ un ilk işi oldu. Murat Boz bundan sonra tüm projelerini kendi müzik şirketinden çıkaracağı belirtildi.

Murat Boz kimdir?

 

Baba 4. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Emin Çocuklarının Evden Dışarı Çıkmasını Yasaklıyor!

0

Show Tv’nin büyük bir ilgiyle izlenen dizisi Baba, 4. yeni bölümüyle yarın akşam ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Yardım ettiği taksici Emin’i, yaralı bir şekilde bulur. Ancak Emin, kendisinin kim olduğunu bile hatırlamaz. Büşra’nın kocası Ahmet, onların zengin olduğunu duyunca konağa gelir. Ama Büşra, onu yanında istemez. Kadir eve gelir ve babasının henüz gelmediğini öğrenir. Ahmet’i evde görünce onun üzerine yürüyüp onu kovar. İlhan ise, Kadir’den üç gün içinde kırk milyon dolarını ister. Baba 4. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. Emin, çocuklarının evden çıkmasını yasaklıyor.

Baba 4. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! İlhan Kadir’den Tüm Alacağını İstiyor!

Emin Çocuklarının Evden Dışarı Çıkmasını Yasaklıyor!

Baba dizisinin 4. bölüm 2. fragmanında; Servet’in neler yaptığını bilmediği halde Emin, çocuklarını toplayıp onlara, kendisinin izni olmadan dışarı çıkmamalarını istiyor. Servet, beraber olduğu kadınla fotoğraflarının medyaya düştüğünü görüp tutuşuyor. Kadir, babasından sakin olmasını ve camları açmasını istiyor.

İşte Baba 4. bölüm 2. fragmanı….

BABA 3. BÖLÜMDE BAŞKA NELER OLDU?

Kadir, babasının kendisine ihtiyacı olduğunu öğrendikten sonra onunla İstanbul’a gitmek için yola çıkıyor. Yolda Kadir, babasının sıcaklığını hissediyor. Emin, ilk evliliğinde karısını ve çocuğunu çok sevmiştir. Onları kaybettikten sonra çok sevince sevdiklerini kaybedeceğini düşündüğü için ailesine mesafeli davranıyor.

İstanbul’a vardıklarında Emin, hemen Kadir’den şirkete gitmesini istiyor. Kendisi ise, eve gitmek üzere bir taksiye biniyor. Yol boyunca taksicinin maddi zorluklar çektiğini, karısının hasta olduğunu öğreniyor. Konağa varır varmaz eşine, hemen geleceğini söyleyip yalnız çıkıyor.

Taksicinin evine bir diyaliz makinesi ve erzak götürüyor. Oradan çıktıktan sonra gaspçılar önünü kesiyor ve Emin’i darp edip arabayı alıp kaçıyorlar. Servet, iş yerine gitmek yerine boğaza gidip kahvaltı yapıyor. Ama orada yediği kahvaltının parasını ödeyemiyor. Onu takip eden İlhan, Servet’in hesabını ödeyip onunla yakınlık kuruyor.

Kadir, holdinge gidiyor ve İlhan’la tanışıyor. Ondan pek hoşlanmıyor. Ama ona olan borcu duyunca onun şirketten çıkmamasının nedenini anlıyor. İlhan’la görüşmek için randevu istiyor. Bu arada İlhan, gözüne Büşra’yı kestiriyor. Servet, İlhan’ın davet ettiği partiye gidip orada İlhan’ın ayarladığı kadınla birlikte oluyor ve onların görüntülerini aldırıyor.

Kadir, İlhan’la görüşmeye gidiyor ve ona, borçları olduğunu bildiğini ve kendilerinin dürüst insanlar olduğunu borçlarını mutlaka ödeyeceklerini söylüyor. Onunla görüştükten sonra İlhan’ın babasına kaba davrandığı anların videosunu izliyor. İlhan’ın karşısına çıkıp masaya yumruğunu vurup, babasına kimsenin saygısızlık yapmasına izin vermeyeceğini söylüyor.

Baba 3. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Kadir İlhan’a Haddini Bildiriyor!

Camdaki Kız 34. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Nalan Bebeğini Kaybetmenin Acısını Yaşıyor!

0

Kanal D’nin sevilen dizisi Camdaki Kız, 34. yeni bölümüyle 10 mart perşembe günü erkana gelecek. Dizinin son bölümünde; Nalan, Alp’in söylediklerini duyduktan sonra ondan kendilerinden uzak durmasını ister. Doğruca Sedat’ın yanına gidip ona tokat atar. Sedat, Cana’yla önceden bir ilişkisi olduğunu itiraf eder. Nalan, Sedat’ın ailesine bu gerçeği neden kendilerinden sakladıklarının hesabını sormak ister. Ama yapamaz. Sedat, Alp’i hırpalar. Alp de, adam tutup Sedat’dan intikamını alır. O arbedede Nalan fenalaşır. Camdaki Kız 34. bölüm 1. fragmanı yayınlandı. Nalan, bebeğini kaybetmenin acısını yaşıyor.

Perşembe Dizileri 2021

Nalan Bebeğini Kaybetmenin Acısını Yaşıyor!

Camdaki Kız 34. bölüm 1. fragmanında; Nalan, bebeğinin kalp atışını duyamıyor. Rafet bey, bu duruma sebep olanın Alp olduğunu öğreniyor ve onun yanına gidiyor. Onun izlettiği videoyla oğlunun hala Cana’yla birlikte olduğunu anlıyor. Feride, Cana’yı sıkıştırmanın yollarını aramaya başlıyor. Nalan ise, hayatında hep korkularıyla yaşamasıyla bir kez daha yüzleşiyor.

İşte Camdaki Kız 34. bölüm 1. fragmanı…

CAMDAKİ KIZ 33. BÖLÜM ÖZETİ!

Nalan, Alp’in söylediklerine inanmak istemez. Ona kendilerinden uzak durmasını istedikten sonra orayı terk eder. Doğruca şirkete gider ve Sedat’a tokat attıktan sonra ona her şeyi bildiğini Alp’in her şeyi kendisine anlattığını söyler. Sedat, kendisini savunmak için Cana’yla üniversite yıllarında kısa bir ilişki yaşadığını itiraf eder.

Nalan, şirketten ayrıldıktan sonra hastaneye gidip bebeğinin iyi olup olmadığından emin olmak ister. Bebeğinin sağlıklı olduğunu öğrendikten sonra Hayri’den kendisini hava alabileceği bir yere götürmesini ister. Orada Hayri’yle birlikte yürüyüp rahatlar. Daha sonra eve döner ve yemekte herkes onun moralinin bozuk olduğunu anlar.

Nalan, onların Cana ile Sedat’ın ilişki yaşadıklarını bildikleri halde onunla kendisini aynı masaya oturttuklarının hesabını sorup onlara güvenmediğini söylemek ister. Ama yapamaz. Cavit, Muza’yu yanına çağırıp babasının maddi sıkıntı yaşadığını bildiğini söyleyip karşılıksız onlara on milyon dolar vereceğini söyler.

Muzo, borç olarak kabul eder. Babasına ödemeleri hallettiğini söyler. O akşam Sedat ile Levent, Alp’le konuşmak için dışarı çıkar. Ama konuşmadan ikisi birden Levent’i darp eder ve Sedat Alp’e, karısından uzak durmasını ister. Cana, babasının yardımıyla çocuklarına kavuşur.

Babası Cana’ya bir ev ve kredi kartları verir. Onu bunu torunları için yaptığını söyler. Feride, Alp’ten hesap sormaya gider. Onun izlettirdiği videoyla Sedat’ın hala gizlice Cana’yla görüştüğünü anlar. Eve gidip karışımlar yapıp Nalan’a kocasına içirmesi için gönderir.

Rafet, yıllar önce terk ettiği kadının kendisine gönderdiği hediyeyle hayatı alt üst olur. Gülcihan, onun kendisinden bir şeyler sakladığını anlar. Nalan yürüyüşe çıkmak ister. Sedat da onunla gider. Orada Alp’in adamları Sedat’ın önünü kesip ona saldırır. Strese dayanamayan Nalan, fenalaşır.

Hayri ile Sedat, Nalan’ı hemen hastaneye yetiştirir. Kanaması olduğunu gören Nalan, bebeğini kaybetmekten çok korkar.

Camdaki Kız 34. Bölüm Fragmanı Yayınlandı Mı? Nalan Bebeğini Kaybetmekten Korkuyor!

Evlilik Hakkında Her Şey 22. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Sanem’in Aşkı Yine Yarım Mı Kalacak?

0

Fox Tv’nin büyük bir ilgiyle izlenen dizisi Evlilik Hakkında Her Şey, 22. yeni bölümüyle yarın akşam ekrana gelecek. Dizinin yeni bölümünde; Efe Azra’ya, Yıldırım’ın ölümüyle Buket’in ölümünün bağlantılı olduğunu ikisini de Haluk’un öldürdüğünü söyler. Azra, duydukları karşısında şok olur. İkili, Haluk’un işlediği iki cinayeti ispatlamak için birlikte çalışmaya başlar. Bir çocuk gelin, kucağında bebeğiyle Çolpan hanımın kapısını çalar. Evlilik Hakkında Her Şey 22. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. Sanem’in aşkı yine yarım mı kalacak?

Salı Dizileri 2021

Sanem’in Aşkı Yine Yarım Mı Kalacak?

Evlilik Hakkında Her Şey 22. bölüm 2. fragmanı yayınlandı. Sanem ile Bora, sevgili oluyor. Azra, Yıldırım’ın ölümünde Haluk’un parmağı olduğunu öğrenince onun peşini bırakmıyor. Hep birlikte hareket edip Haluk’un, katil olduğunu kanıtlamaya çalışıyorlar. Haluk, Bora’yı vuruyor. Azra’yı gören Haluk, ona da silahını doğrultup ateş ediyor.

İşte Evlilik Hakkında Her Şey 22. bölüm 2. fragmanı…

EVLİLİK HAKKINDA HER ŞEY 21. BÖLÜM ÖZETİ!

Yıldırım, o kazada hayatını kaybeder. Azra, annesinin kendisini engellediği için onu da kendisini de affetmez. Güneş’in kafesini işletmeye başlar. Avukatlığa geri dönmek istemez. Çolpan, Cevher Hukuk bürosunu açıyor. Erman, ayrı bürosunu işletir.

Sanem, Bora ile birlikte çalışmaya devam eder. İkili birbirlerinden hoşlanmaya ve fırsat bulup buluşmaya devam eder. Ama bunu ailelerinden saklar. Bu arada Güneş hamile kalır. Haluk, her gün Azra’nın yanına gelip onunla dertleşir ve karısının intiharından çok üzgün olduğunu ona anlatır.

Bir gün yine Azra’nın yanına gelip onu yeni kitabının tanıtımına davet eder. Çıkarken telefonunu unutur. Azra, Haluk’un peşinden telefonunu vermek için seslenir. Ancak bir az önce ağlayan Haluk’un ıslık çalarak yürüdüğünü, yanından geçen kadınlara göz kırptığını görür.

Haluk, telefonunu almak için Azra’nın yanına gelir. Azra, onun kitabının tanıtımına gelmek istediğini söyler. Oraya gittiğinde Azra, Efe’yle tanışır. Efe, Azra’nın yanına yaklaşıp Buket’in daha önceden de intihar girişiminde bulunduğunu söyler. Haluk, yeni kitabını tanıtırken Efe, mikrofonu alıp onun sahtekar olduğunu, o kitapların hepsini Buket’in yazdığını söyler.

Azra, Efe’nin karşısında Haluk’u savunur. Ama Haluk’un itiraflarını öğrenmek için onun evine onunla konuşmak için gider ve dinleme cihazı yerleştirmeye çalışırken ona yakalanır. Azra, Haluk’un elinden zor kurtlar. Güneş, bebeğini doğurur. Azra, bebeği kucağına alıp ona Yıldırım diye seslenir.

Ama bebeğin kız olduğunu öğrenir. Azra, Yıldırım’ın kendisini affetmesi için bir işaret istemişti ve bebeğin erkek olduğunu, onun adının Yıldırım konulacağını öğrenince bir işaret olduğunu düşünüp rahatlamıştı.

Tersi olunca yine mezarlığa gider. Yıldırım’dan kendisini affettiği için bir işaret göndermesi için yalvarır. O sırada Efe gelir ve Azra’ya, Yıldırım’ın ölümüne onun neden olmadığını, onun ölümünün bir cinayet olabileceğini söyler. Azra, bunu duyunca şok olur.

Evlilik Hakkında Her Şey 22. Bölüm 1. Fragmanı Yayında! Azra Yıldırım’ı Haluk’un…

Yargı 24. Bölüm Fragmanı Yayınlandı Mı? Zafer’in Yanmış Cesedi Ortaya Çıkıyor!

0

Kanal D’nin büyük bir ilgiyle izlenen dizisi Yargı, 23. bölümüyle ekrana geldi. Dizinin yayınlanan yeni bölümünde; Ceylin, Engin’in her şeyi itiraf ettiği videoyu izledikten sonra şok oluyor ve Ilgaz’ın görmesini istemiyor. Yekta, Laçin’in ifadesiyle tutuklu yargılanmak üzere hapse atılıyor. Ilgaz, Ceylin’in sildiği videoyu bulup izliyor ve videoyu Pars’a teslim ediyor. Ceylin, Yekta’nın serbest kalabileceği videoyu Ilgaz’ın açık etmesine çok kızıyor. Polis aramasında Serdar’ın, Çınar ve kızlarında olduğu arabanın bagajında ceset bulunuyor. Zafer’in yanmış cesedi, ortaya çıkıyor.

Pazar Dizileri 2021

Zafer’in Yanmış Cesedi Ortaya Çıkıyor!

Yargı 24. bölüm fragmanı henüz yayınlanmadı. Ceylin, Engin’den gelen videoyu izledikten sonra büyük bir şok yaşıyor. Tam da Yekta hapse girmişken Engin’in kendi ölümünü planlamasını anlattığı videoyu kimseye göstermek istemiyor. Ilgaz Ceylin’in, kendisinden bir şey sakladığını anlıyor. Ceylin, bilgisayarına Ilgaz’ın dokunmasını istemeyince Ilgaz’ın şüphesi iyice artıyor.

YARGI 23. BÖLÜMDE BAŞKA NELER OLDU?

O gün Ceylin, ailesiyle birlikte olması gerektiğini söyleyip eve gidiyor. Engin’in videosunu defalarca kez izliyor. Bu arada Zümrüt’ün bebeğinin Osman’dan olduğu sonucu geliyor. Aylin, Osman’dan boşanmak istiyor. Yekta, Cüneyt’le konuşup kendisinin nöbetçi mahkemeye çıkacağını ve Neva’nın kendisini tutuksuz yargılama kararı vermesini istiyor.

Bu arada Ceylin gidip Laçin’le konuşuyor ve onun hesabından yüz bin lira çektiğinin ortaya çıktığını, savcıya bu parayı çekip Yekta’ya verdiğini söylemesini istiyor. Laçin de, o parayı çekip Yekta’ya verdiği yönünde ifade veriyor.

Cüneyt gidip Neva’dan, Yekta’yı tutuksuz yargılama kararı vermesini istiyor. Ilgaz Cüneyt’i takip ettiğini gören Pars, durumu anlıyor. Ona kız kardeşinin hata yapmasını engellemeyeceğini, eğer yaparsa da cezasını çekmesini istediğini Ilgaz’a söylüyor. Neva, Laçin’in de ifadesini göz önünde bulundurarak, Yekta’nın tutuklu yargılanmasına karar veriyor.

Yekta, hapse atılıyor. Yemeden içmeden bir gün geçiren Yekta, hapisten çıkma yolları arıyor. Ilgaz, Ceylin’in bilgisayarını alıp Eren’e götürüyor ve orada silinen videoyu geri getirtiyor. Videoyu izledikten sonra Engin’in, ölmeden önce ölümünü planladığını anlıyor. O videoyu gidip Pars’a teslim ediyor.

Ceylin, bunu duyunca Ilgaz’a çok kızıyor. Serdar, Çınar’la kızların hesabına yatan paraları çekip denilen yere teslim ediyor. Teslim ettikleri otel odasında gördüğü paralara dayanamayıp, Çınar’ın uyarılarına rağmen yine oradan para çalıyor. Yolda polis çevirmesine takılıyorlar. Serdar, hemen polisten kaçmaya başlıyor.

Polis yakalayınca, araba aranıyor ve arabanın bagajından yanmış bir ceset bulunuyor. Serdar, ikinci kez aç gözlülüğü yüzünden Çınar ve kızları yakıyor.

Yargı 23. Bölüm 2. Fragmanı Yayında! Yekta Hapishanede Zor Anlar Yaşıyor!

Ünlülerden “Kadınlar Omuz Omuza” Projesine Destek

Ünlülerden “Kadınlar Omuz Omuza” projesine destek geldi. Pınar Altuğ, Özge Borak, Atiye, Aydilge ve Hande Subaşı gibi ünlü kadınlardan anlamlı bir hareket geldi. Ünlü isimler “Kadınlar Omuz Omuza” projesi bir araya gelip destek oldu.

Kadınlar Omuz Omuza!

Hayatı tek başına omuzlayan kadınları istihdam ederek iş yaşamına kazandırmak ve gelecek kurmalarına yardımcı olmak için gerçekleştirilen ‘Kadınlar Omuz Omuza’ projesinin açılış lansmanı gerçekleştirildi. Pınar Altuğ, Atiye, Özge Boran ve Aydilge gibi 30 ünlü isim de projeye destek oldu.

Kadınlara güç kazandırmayı amaçlayan projenin açılış lansmanı dün gerçekleştirildi. Lansmanda; sinema, televizyon, müzik ve moda dünyasından birçok ünlü ismin kadına destek mesajlarının yer aldığı fotoğrafları ile hayat mücadelesi içindeyken yolları kesişen ardından yeni bir yaşama başlayan kadınların fotoğraflarından oluşan sergi yer aldı. Fotoğraflarda sanatçılar beyazlara bürünerek saflığı ve yeni bir başlangıcı simgeledi. Sergiye Revna Demirören de katıldı.

‘Kadınlar Omuz Omuza’ sosyal sorumluluk projesiyle herhangi bir nedenle toplumdan uzaklaşmış, mesleği olmayan, yaşamını tek başına sürdürmeye çalışan, barınma ve hayatını sürdürebilme için yardıma ihtiyaç duyan, eğitim hakkından mahrum kalmış kadınları topluma kazandırarak iş yaşamına alışabilmeleri için onlara destek olmak amaçlanıyor.

PROJEYE DESTEK VEREN İSİMLER İSE ŞÖYLE:

“Açelya Akkoyun, Ahu Sungur, Aslı Tandoğan, Atiye, Aydilge, Belçim Bilgin, Bennu Yıldırımlar, Berfu Yenenler, Buse Sinem İren, Cansu Kurtçu, Deniz Türkali, Dicle Doğan, Fatma Karanfil, Fatma Turgut, Gonca Vuslateri, Göksel, Günseli Kato, Hale Soygazi, Hande Subaşı, İpek Bilgin, Özge Borak, Öznur Serçeler, Pınar Altuğ Atacan, Rozet Hubeş, Selda Alkor, Suzan Kardeş, Suzan Şen, Sümeyye Aydoğan, Tanju Babacan, Zara, Zeynep Beşerler.

ASIL AMAÇ, KALICI İSTİHDAMI SAĞLAMAK

Hastanelerinde kadın çalışan oranının yüzde 67 olduğunu belirten Memorial Sağlık Grubu İnsan Kaynakları Direktörü Özlem Çakar, projenin asıl amacının kadınları istihdamda daha uzun süre tutabilmek olduğunu söyledi. Mesleği olmayan kadınları meslek sahibi etmeyi de amaçladıklarını söyleyen Çakar, “Daha önce eğitim almamış ya da eğitimini yarıda bırakmış kadınlarımızı da meslek sahibi yapmak istiyoruz. Projeye başlayalı 1 ay oldu. 14 kadını istihdam ettik. Daha da fazlasını yapacağız” dedi.

“KADINLARA BİREBİR BİZ ULAŞIYORUZ”

İhtiyacı olup mesleği olmayan kadınlara kendilerinin ulaştığını ifade eden Özlem Çakar, iş hayatına alışabilmeleri için kadınlara mentor atadıklarını söyledi. Bu şekilde kadıların iş hayatındaki kaygılarını önlemeye çalıştıklarını vurgulayan Çakar sözlerini şöyle sürdürdü:

“6 ay mentorluk programıyla eğitim gören kadınlarımız, kendi mesleklerini yapabilecek duruma geliyor. Biz İstanbul başta olmak üzere Diyarbakır, Antalya, Kayseri, Ankara illerinde bulunan hastanelerimizde kadınlarımıza iş imkânı sağlayacağız. Çok heyecanlı ve gururluyuz.”

“HİÇBİR DENEYİMİM YOKTU”

Projeyle çalışma imkanına sahip olan 34 yaşındaki Aysel Öner de daha önceden herhangi bir iş deneyimi olmadığını söyledi. Öner, “Proje sayesinde hem eğitim alıyor hem de bir hastanede hasta bakıcısı olarak çalışıyorum. İşimi çok seviyorum, çok mutluyum. Gerçekten böyle bir şeyi hayal edemezdim. Beş çocuğum var. Çocuklarımı yanıma almak istiyordum. Bu iş sayesinde de bunu başarabileceğim. Onlara güzel bir gelecek sağlamayı çok istiyorum. Bütün kadınlar dimdik ayakta durabilir. İnsan isteyince başaramayacağı şey yoktur. Bu proje ile güçlü ve ayaktayım” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLARIMIN EĞİTİMİNE KATKI SAĞLAYACAĞIM”

Yine projeyle iş sahibi olan 43 yaşındaki Elif Ateş de “İki kızım var ve üniversite okuyorlar. Ben de evlilik, çocuk bakma derken iş hayatına atılamadım. Bu proje ile Şişli’deki hastanede hasta asistanı olarak çalışıyorum. İlk başta mentorlerimiz bizi değerlendirdi. Ve hangi alanlarda çalışabileceğimizi belirlediler. Aldığımız eğitimle kendimize daha da güvenir hale geldik. Ben kazandığım para ile çocuklarımın eğitimine katkıda bulunacağım. Böyle imkânı bize sağladıkları için Memorial ailesine çok teşekkür ederim” dedi.

8 Mart Kadınlar Günü Araştırması: Kendine Yeten ve Pes Etmeyen Kadınlar!

“GÜÇLÜ, GÜÇSÜZÜN YANINDA DURMALI”

Sergide ‘Kadın varsa hayat var’ sloganıyla fotoğrafı yer alan Pınar Altuğ Atacan ise duygularını “Her anlamda güzel olan bir projede yer aldığım için çok mutluyum. Ortaya çıkan sonuç çok güzel ve etkileyici oldu. Kadınların hepsi birbirinden güzel görünüyor. Böyle bir projede yer almasaydım kesinlikle çok kıskanırdım. Güçlü olanın, güçsüz olana el uzatması lazım. Biz omuz omuza, el ele verdikçe güçleniyoruz. Ve kimin ihtiyacı varsa elimizi uzatmamız lazım. Bu proje ile kadınlara iş imkânı sağlanıyor. Ekonomik özgürlüğü olan kadınlarsa ister istemez güçlü oluyor. Şiddet gördüğünde parasını kazandığı için ses çıkartabiliyor. Bu proje sayesinde de yine ihtiyacı olan kadınlara el uzanacak. Çok mutluyum” şeklinde ifade etti.

“İNŞALLAH KALPLERİNE DOKUNABİLİRİZ”

‘Toplumun mihenk taşı kadındır. Güçlü kadınlar güçlü toplumlar yaratır’ mesajı ile projeye destek veren Atiye de “Çok mutluyum. İyi ki de bu kadar güzel bir dernek var. İyi ki bütün sanatçı dostlarımla böyle güzel projelere imza atıyoruz. Kadınların birbirine destek olması ve bu proje çok önemli. Kadınlara hem iş imkânı sunacak hem de eğitim alamayanlar için çok büyük faydası olacak. İnşallah çok fazla kadının kalbine dokunuruz” diye konuştu.