Sosyal medya hesabından yayınladığı videosu çok konuşulan ünlü oyuncu kendisini iradesizlik ile suçladı. Esra Dermancıoğlu bir türlü veremediği fazla kilolarıyla başı dertte olduğunu belirtti.
Sosyal medya hesabından yayınladığı videosu çok konuşulan ünlü oyuncu kendisini iradesizlik ile suçladı. Esra Dermancıoğlu bir türlü veremediği fazla kilolarıyla başı dertte olduğunu belirtti.
Ünlü sanatçı “Valla kendime tokat atasım var. Ayıp denen bir şey var bu ne iradesizliktir ya.” diyerek isyan etti.
Bir türlü istediği kiloya ulaşamadığı için sinirleri bozulan ünlü oyuncu Esra Dermancıoğlu isyanına şöyle devam etti,”Yeter ya yeter! Gerçekten bir insan yemeğin bu kadar kölesi olmaz. Bu bir problem olmamalı. Onu mu yiyeyim bunu mu yiyeyim makarna mı yiyeyim kebap mı yiyeyim. Ayıp denen bir şey var bu ne iradesizliktir ya. Valla kendime tokat atasım var. Hayır kilolu da değilim gerçekten değilim. Fazla olan 5 kiloyu bir türlü veremiyorum. Çok sinirim bozuk vallahi yeter ya.” diyerek takipçilerine dert yandı.
İstanbullu Gelin dizisinin yeni bölümü 23 Kasım Cuma günü Star TV ekranında izleyicilerle buluşacak. Aslı Enver, Özcan Deniz, İpek Bilgin’in başrollerinde yer aldığı dizinin yeni bölümü merakla bekleniyor.
İstanbullu Gelin dizisinin 63. yeni bölümünden 2. fragman yayınlandı. Boranlar’ın konağa dönüşü izleyicileri memnun etti. Ayrıca Esma Sultan’ın yeni bölümdeki mutlu halleri de bir hayli dikkat çekecek. Boranlar’ın aile tablosu ve mutlulukları görülmeye değer. Videodan 63. bölümden 2. fragmanı izleyebilirsiniz.
Son bölümde neler yaşandı?
Garip ile Esma’nın ortadan kaybolup eski evinden çıktığı günü sorguluyor. Esma, Garip’e o konağın hayatı olduğunu söylüyor. Ayrıca para ile çözülemeyeceğine inandığını ve Adem’in o konağı bırakmayacağını anlatıyor.
Fikret,herşeyi anlatıyor
Fikret, Faruk’a Ülfet ile ilgili ulaştığı bilgiyi paylaşıyor. Fikret, Akif ile uzun süredir bu işin peşinde olduğunu anlatıyor. Adem ile Ülfet hakkında öğrendiklerini bir bir anlatıyor. Faruk bu aşamada Fikret’in ona gelmesinden çok mutlu oluyor. İki kardeş sarılıyorlar. Faruk ‘işte böyle ara sıra ağabeyin olmama izin ver’ diyor.
Süreyya herşeyi öğreniyor!
Ülfet’in ise hali perişan. Bebek eşyaları ile doldurduğu gizli odada saatler geçiriyor. Sedef’in söylediklerini aklından çıkaramıyor. O sırada kapı çalıyor. Gelen ise Süreyya. Ülfet evindeki odanın kapısını açık unutuyor. Süreyya, Ülfet’e davet için teşekkür ediyor. Süreyya kahve yapmaya giderken açık kapıyı fark ediyor. Her zaman kilitli olan odaya giren Süreyya şaşkınlıkla etrafı izliyor. Bir sürü çocuk kıyafeti, oyuncaklar, bebek arabası ve dahasını görüyor. Ülfet, Süreyya’yı fark edince endişe ediyor. Süreyya konuşmak istiyor. Kaybettiği çocuğundan söz ediyor. Ülfet kaybettiği bebeği için 15 yıl beklediğini söylüyor. Süreyya ile Ülfet duygusal olarak birbirlerine bağlanıyor. Süreyya Ülfet’e aşağıda bir ailesi olduğunu ve onu görmelerine izin vermesini istiyor.
Güneş Adem’e gidiyor
Güneş, Adem’i görmek için eve geliyor. Ancak Adem evde yok. Gülistan ile Nazif onu içeri alıp kahve ikram ediyor. Nazif yine geriliyor ve gülme krizine giriyor. Güneş, Adem hakkında birkaç soru soruyor.
Süreyya, Faruk ile karşılaşıyor. Faruk, Süreyya’nın ağladığını fark ediyor. Süreyya, Faruk’a Ülfet’in evinde gördüklerini anlatıyor. Ülfet’in 15 yıl tedavi gördüğünü ve bebek sahibi olduğu anda onu kaybettiğini bir bir Faruk’a anlatıyor. Süreyya, Ülfet’in tedavi görmesi gerektiğini söylüyor. Faruk da Adem’le beraber halasının hayatına çok önce girdiğini anlatıyor.
Faruk Ülfet’le yüzleşiyor!
Faruk, Ülfet’e gidiyor. Direkt lafa giren Faruk, Adem ile olan ortaklıklarını bildiğini söylüyor. Faruk geçmişlerinin acı içinde olduğunu ve annesi ile babasının onlardan aldıklarının acısını çocuklarından çıkarmalarını doğru bulmadığını anlatıyor. Ülfet, Süreyya ile konuştuklarını anlıyor. Faruk, Sedef Hanım ile de konuştuğunu ve öğrendiklerini ona karşı kullanmayacağını söylüyor. Faruk’un tek istediği arsa meselesinin çözülmesi. Ülfet, Faruk’u sakin sakin dinliyor ve arsa işi de bu şekilde çözülüyor.
Ünlü oyuncu, İlk Trt 1 ekranlarında 1982 yılında yayınlanan “Kim Bunlar?” isimli tv programı ile yıldızı parlamıştı. 55 yaşındaki Peker Açıkalın, kendisi gibi oyuncu olan eşi Çiğdem Koç ile bebek beklediklerini sosyal medya hesaplarından duyurdular. Peker Açıkalın 3. kez baba olacağı günü heyecanla bekliyor.
Ünlü oyuncu, İlk Trt 1 ekranlarında 1982 yılında yayınlanan “Kim Bunlar?” isimli tv programı ile yıldızı parlamıştı. 55 yaşındaki Peker Açıkalın, kendisi gibi oyuncu olan eşi Çiğdem Koç ile bebek beklediklerini sosyal medya hesaplarından duyurdular. Peker Açıkalın 3. kez baba olacağı günü heyecanla bekliyor.
1963 Kars doğumlu oyuncu, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ‘ndan mezun olduktan sonra Nedim Saban, Taner Barlas ve Ali Poyrazoğlu tiyatrolarında oyunculuk yapmıştır.”Kolay Para” filmindeki başarısından sonra, “Hababam Sınıfı” ve “Maskeli Beşler” film serilerinin vazgeçilmez oyuncu olmuştur. Birçok film ve dizide rol alan sevilen oyuncu 2006 yılında, Gülse Birsel’in seneryosunu yazdığı ” Avrupa Yakası” adlı televizyon dizisinde, Gaffur karakterini canlandırdı.
Peker Açıkalın, sosyal medya hesabından babalık heyecanını şöyle dile getirdi;” İki gönül bir olunca samanlık seyran, sağ ve sol el ile bir kalp işareti oluyor… İsteyince de bir çocuk bahşetti rabbimiz. Hem de iki kızdan sonra…Erkek çocuğumun doğması için, gün değil saat sayıyoruz. Sağlık ve sıhhatle doğsun. Büyüyüp de abi olsun, adam olsun, vatana millete hayırlı olsun” dedi.
Robert De Niro eşi Grace Hightower ile bir süredir ayrı yaşadıkları duyulmuştu. Ünlü çiftin beraber aldıkları ayrılık kararını önümüzdeki günlerde resmi olarak açıklayacakları Amerikan basını tarafından duyuruldu. Robert de Niro’nun evliliği bitti mi?
Robert De Niro’nun evliliği bitti mi?
Robert De Niro eşi Grace Hightower ile bir süredir ayrı yaşadıkları duyulmuştu. Ünlü çiftin beraber aldıkları ayrılık kararını önümüzdeki günlerde resmi olarak açıklayacakları Amerikan basını tarafından duyuruldu. Robert de Niro’nun evliliği bitti mi?
Oscar ödüllü aktör Robert De Niro 75, 20 yıldır evli olduğu eşi Grace Hightower 63 yaşındaki çiftler daha öncede 1999 yılanda ayrılık kararı almışlardı. Fakat boşanma sürecinde barışıp boşanmadan vazgeçmişlerdi. Ünlü çift 2004 yılında Martin Scoorsese, Meryl Streep ve Ben Stiller gibi isimlerin önünde nikah tazelemişlerdi. Çiftin bu evliliklerinden iki çocukları var. Son zamanlarda katıldığı davetlere yalnız katılan Robert De Niro ve eşi Grace Hightower”in ayrılık haberlerinin doğruluğunu güçlendiriyor. Hollwood yıldızı daha 1976 ve 1988 yılları arasında Diahnne Abboott ile evli kalan aktörün, bu evlilikten çocuğu yok.
Müziğin efsane ismi Müslüm Gürses’in hayatını güçlü prodüksiyon, etkileyici bir sinematografiyle beyazperdeye aktaran “Müslüm” filmi gündemde yer almaya devam ediyor. Usta sanatçı Müslüm Gürses’in hayat arkadaşı Muhterem Nur, birçok programa konuk olmuştu. ‘Mustafa Uslu’dan tek kuruş almadım’ açıklamasında bulunan Muhterem Nur, tartışmalara son noktayı koymuştu. Milliyet Cadde yazarlarından Ali Eyüboğlu, bugünkü yazısında Muhterem Nur’u ele aldı. İşte Ali Eyüboğlu’nun dikkat çekici yazısı…
Ali Eyüboğlu, bugünkü yazısında Muhterem Nur’u ele aldı…
Bunca yıldır gazetecilik yapıyorsam bunu, sağlam bilgi-belgeye dayanmayan hiçbir haber ve yorum yazmamaya borçluyum. Şarkıcı Emre Kaya’nın söylediklerinin aksine Muhterem Nur’un ‘Müslüm’ filminden para aldığını yazmam üzerine sanatçı çıkarıldığı ‘Söylemezsem Olmaz’da, “Film için Mustafa Uslu’dan bir kuruş almadım” deyince olay oldu. Neymiş? Muhterem Nur, “Filmden telif aldı” iddiasını yalanlamış. Peki gerçek öyle mi? Değil.
Muhterem Hanım, ‘Müslüm’den değil, film için Mustafa Uslu’dan bir kuruş almadım’ dedi…
Nur, ‘Müslüm’ için Uslu’dan para almamış olabilir, ama filmin iki yapımcısı var. ‘Müslüm’ün haklarını satın alıp, Uslu’yla ortaklaşa film yapan Nuri Yıldırım’ın söylediği şu: “Konuşmayı dinledim. Muhterem Hanım, ‘Müslüm’den değil, film için Mustafa Uslu’dan bir kuruş almadım’ dedi. ‘Müslüm’ün haklarını alırken Muhterem Hanım’a yaptığım ödemelerin belgeleri ortada. Son olarak 200 bin TL verdim kendisine film vizyona girmeden birkaç ay önce. Nasıl ki bir şarkıyı eser sahiplerine para ödeyip, izin almadan kullanamadığınız gibi, gerçek hayatların filmi de izne tabi. Muhterem Nur’a hakkını ödemeden ‘Müslüm’ü film yapmamız mümkün mü?” Bu yüzdendir ki Nur, ‘Söylemezsem Olmaz’da söylediklerini düzeltmek için öğleden sonra sosyal medyasında şu açıklamayı yaptı: “…Benim ‘Müslüm’ filmiyle ilgili maddi ve manevi tüm haklarım korunmakta ve karşılanmaktadır. Böylesine güçlü bir filmle ilgili Mustafa Uslu ve yapım şirketiyle hiçbir problemim yoktur.” Bu açıklamadan da anlaşılacağı gibi Nur, benim yazdığımı değil, kendi söylediklerini tekzip etti, yetmedi, dün sabah Kanal D’deki ‘2. Sayfa’da ilk yapımcıdan 350 bin TL aldığını açıkladı. “Müslüm’den bir kuruş almadım” sözünü manşet yapanlar, nedense bu gerçekleri görmezden gelip, yok saydı.
Ekranın sevilen seslerinden usta şarkıcı Safiye Soyman, Kanal D’de yayınlanan ‘2. Sayfa’ programına konuk oldu. Safiye Soyman, 20 yıldır MS hastalığıyla mücadele eden oğlu Harun’un sağlık durumunu ve yaşamına ait özel anları paylaştı. İşte Safiye Soyman ile çok özel…
Safiye Soyman’dan, hayatına dair samimi açıklamalar…
Uzun yıllardır birlikte olduğu Faik Öztürk ile gündemde olan başarılı şarkıcı safiye Soyman, gündemde sık sık yer alıyor. Ünlü şarkıcı Safiye Soyman, Kanal D’de yayınlanan ‘2. Sayfa’ programına konuk oldu. Safiye Soyman, hayatına dair samimi açıklamalarda bulundu. İşte detaylar…
Ben 20 yıldır bu hastalıkla uğraşıyorum. Benim sevgim oğlumu yaşatıyor…
Ünlü şarkıcı Safiye Soyman, “Yattığım yastıklar sel olmuştur. Sabahlara kadar ağlamışımdır, kimse görmemiştir. Ben 20 yıldır bu hastalıkla uğraşıyorum. Benim sevgim oğlumu yaşatıyor. Onu sevenler oğlumu yaşatıyor. Onu arayanlar oluyor. İnstagram’da gelen mesajları okuyorum. Denize sıfır bir ev tuttum Bodrum’da. Orada yaşıyor. Denizin içinde fizyoterapi yapıyor. Oranın havası ona çok iyi geldi. Oğlum dört senedir hastaneye gitmiyor. Maşallah diyeyim. Ben de işim olmadığı zaman hep oradayım. Bazen kapıdan girip ‘anne’ dediğini hayal ediyorum. Çok güzel çocuk oyun parkları kuruyordu, ihalelere giriyordu. Benden yardım isterdi. Onun bana bir gün ‘anne’ demesini isterim. Şu an konuşamıyor. Gözleriyle tepki veriyor. Ben ona hep pozitif enerji veriyorum. ‘Oğlum iyi olacaksın’, ‘Bak kansere bile çare bulunuyor, sen de iyi olacaksın’ diyorum” açıklamalarında bulundu…
Hiçbir zaman isyan etmiyorum…
“Felçliler evleniyor, engelliler evleniyor ben de engelliyim. ‘Evlenmek istiyorum’ dedi. O çok istedi evlenmeyi. ‘Siz kapınızı kapatıyorsunuz, ben odamda yalnız kalıyorum’ dedi. Hiçbir zaman isyan etmiyorum. Bu da bana bir sınav, bir ödül herhalde diyorum. Şükrediyorum. ‘Hamdolsun’ diyorum. ‘Allah benim sabrımı deniyor’ diyorum. Ben ona hep ‘iyi olacak’ gözüyle bakıyorum. Gecekonduda, çadırda yaşasaydım da oğlum sağlıklı olsaydı. Bu kadar sahneye çıkıyorum, gülüyorum, eğlendiriyorum. Madalyonun arka tarafı öyle değil ama. Ben bir kez ‘of’ demedim. Allah korusun bana bir şey olsa. Ölümün genci yaşlısı yok. ‘Bana bir şey olursa şunu yapın, bunu yapın’ diyorum. Vasiyetlerim var. Tembihlediklerim var. MS hastalığı tamamen bakım hastalığı. Faik Bey, her zaman bana ‘Sana bir şey olursa ona ben bakarım, kimseye muhtaç etmem’ diyor. Allah ondan razı olsun.”
21 Kasım Çarşamba 2018 Reyting SonuçlarıAçıklandı! Peki kıyasıya süren zirve yarışının sahibi kim oldu? Diriliş Ertuğrul mu? Sen Anlat Karadeniz mi? İşte 21 Kasım Reyting Sonuçları…
Fazıl Say fena halde yanılıyor! Ünlü piyanist Fazıl Say’ın sosyal medya hesabından paylaştığı sanat eseri fotoğrafları yüzünden takipçi sayısının azaldığını iddia etmesinin üzerine Say’ın tespitinin hatalı olduğu iddia edildi. Peki ünlü piyanistin takipçi sayısının azalmasındaki gerçek sebep ne? İşte haberimiz hakkında merak ettiğiniz tüm detaylar…
Fazıl Say fena halde yanılıyor! Dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say’ın sosyal medya hesabındaki takipçi sayısının, paylaştığı sanat eserleri fotoğrafları yüzünden azaldığını iddia etmesi üzerine gazeteci Cengiz Semercioğlu köşesinde bir yazı kaleme aldı.
Ünlü piyanistin tespitinin hatalı olduğunu iddia eden Cengiz Semercioğlu, bunun sebebinin bot hesapların ayıklanmasından kaynaklı olduğunu belirtti. İşte usta gazetecinin haberimiz ile ilgili o yazısı…
“Fazıl Say 2006’dan bu yana sosyal medyada ilk kez takipçi sayısının azaldığını açıkladı…
609 binden, 607 bine düşmüş takipçi sayısı.
Fazıl Say, “Bunun sebebi, son bir hafta içinde resim sanatının 150 baş yapıtını sayfamda paylaşmış olmam” diyor.
Ve fena halde yanılıyor.
Paylaştığın yoğun sanat eserlerinden belki sıkılıp kaçan birkaç takipçin vardır ama 2 bin kişi toplu halde göç etmez sevgili Fazıl…
Bunu tek bir nedeni var…
Instagram’ın arada sırada hesaplarda yaptığı toplu temizlik.
Sahte hesapları, bilgisayar yazılımlarıyla oluşturulan bot hesapları ayıklıyor Instagram…
Benim de 108 binden 107 bine düşmüş takipçi sayım mesela…
Biz farkında olmadan bu tür bot hesaplar sayfalarımızı takip etmeye başlıyor, Instagram da bunları temizlediğinde takipçi sayıları azalıyor.
Fazıl Say sahte takipçi satın alan biri olsa hesabında 100-200 bin gibi büyük düşüşler görürdü…
Bakınız geçmişte Twitter’da 700 bin takipçisinin 250 binini bir gecede kaybeden Nihat Doğan!
Not: Fazıl Say’ın, Hakan Hatipoğlu’na “Siz ne iş yapıyorsunuz” diye sormasına şaşırmadım.
Tanımıyordur… Tanımak zorunda da değil kaldı ki…”
Fazıl Say’ın yayınladığı isyan mesajı…
“Sosyal medyaya girdiğimiz 2006 yılından bu yana ilk kez takipçi sayımın azaldığını gördüm. Sebebi son 7-8 gün içinde resim sanatının 150 başyapıtını sayfamda paylaşmış olmam. Başka bir sebep şu anda yok, bilmediğim bir konu varsa haberdar edin. Yani bir şeyi “fazla” yapmış olduğum için. Fazla olan ise bir sanatçının sayfasında sanat eserleri, tuhaf mı bu?
2008-9-10-11-12 o yıllarda; Sosyal medyada pek çok tartışmaya girdim, hatta başıma ciddi dertler açıldı, fikirlerimi savunuyordum. Ve bazen de ölçüyü kaçırdığım oluyordu, seveni,sevmeyeni fark etmez, bu dönem böyleydi, malum, bazı kesimlerin ön yargıları değiştirmek, atomu parçalamaktan zordur, sıkı mücadeleydi tek başıma, doğru bulduğumu sonuna kadar savundum.
Şimdi dostlar; instagram’da binlerce insanı , kurumu ben de takip ediyorum, önüme her gün ilginç şeyler düştüğü de olur, bazen hayatın akışıdır, bilmediğimiz insanların hayatlarından enstantanelerdir, bu gezegende olup bitenlerdir, kimi zaman ilgimizi çeker kimi zaman çekmez. Bu bir sorun değil. Bir sapıklık yoksa, çirkinlik, faşistlik, gaddarlık yoksa, bence o sayfalarda sıkıntı yok demektir, yani takibi bırakmama sebep yoktur. Zarar gördüğümüz yerden elbetteki uzaklaşırız.Resimleri bloklar olarak yayınlayabilir daha az göze batabilirdim belki, ama tek tek yayınlayınca, hem her biri hakkında altında oluşan bilgi birikimi, çok değerli yorumlar, fikir alışverişi daha özel oluyor.Bu yüzden tek tek.
Her resim bir dünyadır. İnterneti kirletmiyoruz, tam tersi, temizliyoruz. Bunca arabesk yağmacılığı toz bulutu arasında haliyle; işimiz zor.609 bin kişi 607 bine düştü üç günde. Benim için sorun değil. Ama bu bir felsefi sorundur bu ülkede o ayrı konu. Sanatımı, ve ilgilendiğim sanatları paylaştığım için değil demek başka bir sebepten takip ederlermiş , ‘fazla resim’ onlara aykırı gelmiş; varsın öyle olsun.Resim sanatının Türkiye’de işi zormuş.Bu zorluklar tanıdık geldi”
Nergis Kumbasar’ın kızının babası, eski eşi Mehmet Ali Erbil haftalardır yaşam mücadelesi veriyor. Ünlü oyuncu tv programında’ İnşallah geçmiş olur. Umut çok önemlidir. Çok güzel bir söz var ‘çıkmadık candan ümit kesilmez…’ diyerek canlı yayında gözyaşlarını tutamadı.
Nergis Kumbasar canlı yayında konuşmada güçlük çekti ve gözyaşlarını tutamadı!
Nergis Kumbasar’ın kızının babası, eski eşi Mehmet Ali Erbil haftalardır yaşam mücadelesi veriyor. Ünlü oyuncu tv programında’ İnşallah geçmiş olur. Umut çok önemlidir. Çok güzel bir söz var ‘çıkmadık candan ümit kesilmez…’ diyerek canlı yayında gözyaşlarını tutamadı.
Çok duygulanan sanatçı,“ Biz evliyken de çok beraber olduğumuz için Metin ve Erbil ile… Başka yerlere gittim. İnşallah geçmiş olur. Çünkü başka bir şey bekliyordum. İlk günden beri bu konuyla ilgili kendimi o kadar sıkıyorum ki… Çünkü ümidimiz var. Hepimizin ümidi var. Ben çok umutluyum… Çocuklar da… Umut çok önemlidir. Çok güzel bir söz var ‘çıkmadık candan ümit kesilmez…’ Çok güçlü bir insan, çok şeyler atlattı. İnşallah… “dedi.
Cengiz Baykal, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümünden mezun oldu. 59 yaşında hayatanı kaybeden usta, Yıllarca çok sayıda tiyatro oyunununda ve bir çok dizi ve sinema filmlerinde de rol almıştı. Ünlü Tiyatrocu ve Oyuncu Cengiz Baykal 20 kasım günü vefat etti.
Cengiz Baykal vefat etti haberi, Ses sanatçısı Onur Akay’dan geldi!
Cengiz Baykal, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuar’ı Tiyatro Bölümünden mezun oldu. 59 yaşında hayatanı kaybeden usta, Yıllarca çok sayıda tiyatro oyunununda ve bir çok dizi ve sinema filmlerinde de rol almıştı. Ünlü Tiyatrocu ve Oyuncu Cengiz Baykal 20 kasım günü vefat etti.
1959 Batman doğumlu oyuncu, bir hastanenin yoğun bakım bölümünde tüm çabalara rağmen kurtarılamayarak yaşama veda etti. Cengiz Baykal’ın bu acı haberini Ses Sanatçı Onur Akay, “Yoğun bakımda tedavi gören 59 yaşındaki değerli oyuncumuz Cengiz Baykal’ı, dün 20 Kasım 2018 Salı günü kaybettik” diyerek duyurdu.
Cengiz Baykal için dün, Üsküdar Tekel Sahnesinde düzenlenen törenin ardından Fatih Camii’de ikindi namazının ardından Bahçelievler Çobançeşme mezarlığına defnedildi. Yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz .