Kanal D yayın akışı 14 Ocak… Türkiye’nin en çok izlenen kanallarından biri olan Kanal D ekranlarının 14 Ocak günü yayın akışında neler var? Kanal D ekranlarında hangi dizi, film ya da program saat kaçta yayınlanacak? 14 Ocak günü Kanal D yayın akışı haberimizde yer alıyor…
Star TV yayın akışı 14 Ocak… Bugün Star TV ekranlarında hangi dizi, film ya da programlar yayınlanacak? Merakla beklediğiniz hangi yayın, hangi saatte ekrana gelecek? Türkiye’nin en çok izlenmeyi tercih edilen kanallarından biri olan Star TV’nin 14 Ocak gününe ait yayın akışı programını sizler için yayınladık. İşte 14 Ocak Star TV yayın akışı haberimizde…
Popçu Hatice’nin spor yaptığı videosu polemik başlattı… Ünlü pop şarkıcısı Hatice, sosyal medya hesabından paylaştığı spor yaptığı videosu ve videoya eklediği not ile dikkat çekti. Hatice’nin paylaşımı, yeni bir polemiğin fitilini ateşledi. Hatice, gelen eleştirilere ne yanıt verdi? Detaylar haberimizde…
Popçu Hatice’nin spor yaptığı videosu olay yarattı
Ünlü pop şarkıcısı Hatice, sık sık sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar ile gündeme geliyor. Sportmen kimliği ile dikkat çeken ve spor yaparken çekilmiş pozlarını sık sık paylaşan Hatice, yine spor yaparken çekilmiş bir videosunu sosyal medya hesabından paylaştı. Ünlü şarkıcı paylaşımına, “Bu devirde ya yüreğin, ya arkan sağlam olacak” şeklinde bir not ekledi.
Popçu Hatice’nin bu paylaşımı, sosyal medyayı derinden sarstı. Takipçileri, ünlü şarkıcının paylaşımına çok sayıda yorum yaptı. Hatice, gelen eleştirilere yine bir paylaşımı ile yanıt verdi: Şimdi siz bu videoya saçma sapan yorumlar yapıyorsunuz ya siz değil asıl ben size gülüyorum. Alışmışsınız sporsuzluğa löp löp buruşuk yağlara, spor nedir bilmemişsiniz, squat nedir onu da bilmemişsiniz. Kusura bakmayın bu benim cahilliğim değil! Bir an önce artık elinizdeki telefon ile kötü yorum yazacağım diye değil, spor nedir onu araştıran sonra da haddinizi bilin.
Popçu Hatice’nin spor
Ünlü popçu Hatice, sosyal medya hesabından yaptığı iddialı paylaşımları ile dikkat çekiyor.
13 Ocak Pazar 2019 Reyting Sonuçları Açıklandı! Peki kıyasıya süren zirve yarışının sahibi kim oldu? Elimi Bırakma mı? Fox Ana Haber Hafta Sonu mu? İşte 13 Ocak 2019 Reyting Sonuçları…
Özge Gürel: Şöhretten şikayetim yok! Rol aldığı Muhteşem İkili dizisinde başarılı performansı ile oldukça dikkat çeken güzel oyuncu Özge Gürel, verdiği röportajda samimi açıklamalarda bulundu. Ünlü oyuncu Serkan Çayoğlu ile olan uzun soluklu ilişkisi hakkında da sorulara cevap veren güzel oyuncu, bakın neler anlattı…
Özge Gürel: Şöhretten şikayetim yok! Rol aldığı “Muhteşem İkili” dizisi ile adından sıkça söz ettiren güzel oyuncu Özge Gürel, bir derginin Ocak sayısının konuğu oldu.
Konuk olduğu dergiye çok özel açıklamalarda bulunan güzel oyuncu, kendisiyle ilgili tüm merak edilen soruları cevapladı.
İşte Özge Gürel’in o röportajı…
Özge Gürel, Muhteşem İkili dizinde başarılı performası ile göz dolduruyor.
Sadece sevdiğim işi yaptığımı ve işin getirisinin bilinirlik olduğunu biliyorum
Muhteşem İkili dizisinin Nilüfer’i olarak ekranlardasınız. Nasıl bir karakter Nilüfer?
– Nilüfer duvarsız bir karakter, ağzındaki ve içindeki aynı. Bu önemliydi. Abisine inat hep sevilmeye ya da desteğe ihtiyacı yok gibi davranmış, “ben tek başıma iyiyim”i göstermeye çalışmış. Barca karakteri onun dönüşümünün başlangıcı, tüm dengeleri yavaş yavaş bozuluyor.
◊ Canlandırdığınız rolü kabul ederken sizi cezbeden şeyler neler oldu?
– Öncelikle Nilüfer kimseye benzemiyordu, okurken hayal ettim, güldüm, sevdim. Sonra hikayenin geneli bir anda akıp gitmişti, diyaloglar gerçekti ve zekiceydi. İçinde olmak istedim.
◊ Hep uzun soluklu projelerde yer almış birisi olarak siz oynadığınız rollerle nasıl vedalaşıyorsunuz? Psikolojik olarak sizdeki etkileri nasıl oluyor?
– Açıkçası bir veda ritüelim yok. İş bittiğinde karakter hikayesini anlatmış oluyor. Benim için bazen uzun bazen kısa. Ama karakteri çıkarırken öğrendiğim duygular, yaşamadığım anları içselleştirmek, bunlardan öğrendiklerim hep benimle. Yani her karakterin parçası içimde zaten, vedaya gerek yok.
◊ Şu sıralar gündeminizde neler var?
– Çalışırken gündemde hep işim oluyor. Çalışmadığım zaman o ertelediğim her şeyi toplu düşünüyorum, o yüzden karışıyor zaman zaman işler.
◊ “Egosunun altını değil üstünü çizen” diyebileceğimiz insanlardansınız. Egosuz, disiplinli… Bu dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?
– Büyük resme bakıyorum, sadece sevdiğim işi yaptığımı ve işin getirisinin bilinirlik olduğunu biliyorum. Bundan şikayet edecek değilim ama bununla övünmüyorum da… Teşekkür edip yoluma devam ediyorum.
◊ Silivri’de büyüdünüz. Şehrin kalabalığını teğet geçen bir yerde büyümenin sizdeki etkileri neler oldu?
– Üniversiteye kadar oradaydım, hâlâ sık sık gidiyorum. Ailem ve dostlarım orada. Enteresan bir şekilde oraya girdiğiniz anda sakinleşiyorsunuz. Buranın kaygıları benim için en azından oraya giremiyor. Ufak yerlerde büyümek insana güven aşılıyor.
Serkan ile yeni yemekler ve mekanlar keşfetmeyi seviyoruz
◊ Şehri keşfetmeyi seven bir çiftsiniz Serkan Çayoğlu ile… Gastronomik olarak son dönemdeki favorileriniz arasında nereler var?
– Evet, çalışırken en büyük eğlencemiz yeni yemekler ve yeni mekanlar. Geleneksel duraklarımız dışında bu ara burger peşindeyiz. Zula, Akali ve Fireroom arasında gidip geliyoruz.
◊ Setten arta kalan zamanlarınızda bir gününüz nasıl geçer?
– Takip ettiğimiz diziler var, onları mutlaka izlemeye çalışıyoruz. Arkadaşlar ve aileme vakit ayırmaya çalışıyorum. Bir de evdeysem kedilere vakit ayırıp gönüllerini alıyorum. Ayrıca evde zaman geçirmeyi özlüyorum, bana da iyi geliyor. Bizim ev genelde buluşma noktası, hem evde vakit geçirmiş oluyorum hem arkadaşlarımı görüyorum. Dinlenmiş hissediyorum.
Bir pub açmak istiyorum
◊ Yemek yemeyi çok sevdiğinizi biliyoruz, hatta gastronomi eğitiminiz de var. İleride bir mekan açmak gibi bir fikriniz var mı?
– Evet, bir pub açmak istiyorum ama daha vakit var.
◊ Yaptığınızda en beğenilen yemek nedir?
– Yaprak sarma… Genel olarak Türk mutfağında iyiyim.
◊ Şehrin hangi yakasını daha çok seviyorsunuz?
– Bu zor bir soru. Daha önce sorsanız Avrupa Yakası derdim ama Anadolu Yakası’na taşındıktan sonra o kadar sevdim ki.
Sanırım klişe cevap çok doğru; yaşamak için Anadolu yakası, eğlenmek içinse Avrupa yakası.
◊ İstanbul’u hiç görmemiş birine bu şehri anlatacaksınız. En sık kullanacağınız kelimeler neler olurdu?
– Zıtlıkları kullanırdım sanırım. Huzursuz ama dingin, karanlık ama ışıklı, umutlu ama karamsar.
– Hepsi ilham verici ve hepsini kendime göre yorumluyorum.
◊ Şehirde alışveriş yaparken en çok nereleri tercih edersiniz?
– Alışverişte bir şeyler giyip çıkartmayı sevmiyorum. O yüzden online alışveriş tam benlik.
◊ 2019 planlarınız arasında neler var?
– 2019 için henüz plan yapmadım, biraz hayat yönlendirecek beni. Umarım herkes için daha umutlu ve huzurlu bir yıl olur.
◊ Son olarak 2018’e dair ‘aklınıza geldiğinde gülümsediğiniz an’ desem, bana neler anlatırdınız?
– 2018 beni ağız dolusu güldüren çok an verdi bana. Sevdiğim insanlar hep yanımdaydı, sevdiğim işi yapıyorum. İyisiyle kötüsüyle her günü için teşekkür edip uğurladım 2018’i.
Son dönemin en çok konuşulan çiftleri arasında yer alan oyuncu Buse Varol ile şarkıcı Alişan, mutlu evliliklerine dolu dizgin devam ediyor. Ünlü türkücü Alişan ve hamile eşi Buse Varol, anne ve baba olmak için gün sayıyor! İlk bebeklerini kucaklarına almak için gün sayan Alişan ve Buse Varol çifti Baby Shower Partisi ile gündeme geldi. İşte Baby Shower partisinden ilk kareler…
Ünlü türkücü Alişan ve hamile eşi Buse Varol, anne ve baba olmak için gün sayarken Baby Shower Partisi ile gündeme geldi…
İlk bebeklerini kucaklarına almak için gün sayan Alişan ve Buse Varol çifti gündemde yer almaya devam ediyor. Ünlü türkücü Alişan ve hamile eşi Buse Varol, anne ve baba olmak için gün sayarken Baby Shower Partisi ile gündeme geldi. İşte Detaylar…
Buse Varol’u partisinde eşi Alişan ve yakın dostları Çağla Şıkel ile Ece Erken gibi birçok ünlü isim yalnız bırakmadı…
Oğulları Burak’ı kucaklarına almak için gün sayan Alişan-Buse Varol çifti, Baby Shower partisi ile gündeme geldi. Alişan, geçtiğimiz yıl aynı dizide rol aldığı oyuncu Buse Varol ile aşk yaşamaya başlamış, 6 Mayıs 2018 tarihinde nikah masasına oturmuştu. Şu sıralar ise hamileliğinin son günlerini yaşayan Buse Varol, bebeği için Baby Shower partisi organize etti. Güzel oyuncu Buse Varol’u partisinde eşi Alişan ve yakın dostları Çağla Şıkel ile Ece Erken gibi birçok ünlü isim yalnız bırakmadı. İşte partiden renkli görüntüler…
Burcu Biricik: Entelektüel birisi değilim! Televizyon ve sinema dünyasının aranan yüzlerinden birisi olan Burcu Biricik, 2019’da hem ekranda hem de yeni filmiyle vizyonda yer alacak. Yeni filmi “Çiçero” ile 18 Ocak’ta sinema severlerle buluşmaya hazırlanan güzel oyuncu, verdiği röportajda samimi açıklamalar yaptı. Yeni projelerinden çocukluğuna, evlilik hayatından yeni filmine kadar birçok konuda samimi açıklamalar yapan ünlü oyuncu, bakın neler anlattı…
Burcu Biricik: Entelektüel birisi değilim! Başarılı oyunculuğu ile olduğu kadar güzelliği ile de dikkat çeken ünlü oyuncu Burcu Biricik, 2019’a hem sinema hem de ekranda yer alarak giriş yapıyor.
18 Ocak’ta yeni filmi “Çiçero” ile sinema severlerle buluşmaya hazırlanan güzel oyuncu, Hakan Gence’ye verdiği röportajda samimi açıklamalar yaptı.
İşte Burcu Biricik’in keyifli bir sohbet havasında geçen o röportajı…
Burcu Biricik’in yeni filmi Çiçero, 18 Ocak’ta vizyona girecek.
Üç sene önce ilk karşılaştığımızda diziniz ‘Hayat Şarkısı’ yeni başlamıştı. O günden bugüne başrollerin aranan ismi oldunuz. Hayatınızda neler değişti?
– Medeni halim değişti, evlendim. Büyüdüm, olgunlaştım. Bu arada şartlar değişse de çevremdeki negatif olaylardan etkilenmeden, deyim yerindeyse at gözlüğü takarak kendi yolumda gitmeyi ve çalışmayı öğrendim.
Dergi kapaklarını süslerken sizi kimileri seksi, kimileri masum diye sıfatlandırdı…
– Aslında hepsinin birleşimiyim, hepsi benden çıkıyor. İnsanların hem masum, hem seksi kıza inanıyor olması da benim için şans. Peki sence?
Aslında maskülen ve erkek çocuğu havanız var…
– Net! Ben kendimi feminen değil, maskülen olarak tanımlıyorum. Beni tanıyanlar da bunu bilir. Kadınlık, bakım, moda, konuşma, tavır, tarz… Bunlar bende hep daha maskülen. Erkek çocuğu halimi seviyorum.
Kimseye el uzatmadan yetiştim
Çekimlerde ve galalardaki havalı kadın evde salaş takılıyor… Eşiniz için zor olmuyor mu?
– Aynen öyle. Eve girdiğim an eşofmanlar giyiliyor. Eşim Emre (Yetkin), “Seninki hep sokağa. Eve gelince pijamalı, pufi terlikli bir kadın görüyorum” diyor. Ama gerçek olan bu, yapacak bir şey yok. Çocukluktan beri böyleyim.
Neden?
– Babasız büyümüş bir kız olarak bu, savunma mekanizması gibi gelişti sanırım. Aman kimse bana tehlike arz etmesin, ortamlara erkekçe, kanka gibi gireyim diyerek kendime bir duvar ördüm. Sonra da bunu sevdim. Şimdi bazı rollerde feminen olmam gerekiyor. Bu birçok kadın için kolayken, ben işin o tarafını çözmeye çalışıyorum.
Tek çocuk musunuz?
– Bir abim var. Onunla birlikte, mahallelerde erkek gibi büyüdüm.
Zor muydu hayat?
– Evet ama birinin elimden tutmasına gerek olmadan ve kimseye de el uzatmadan yetiştim. Antalya’da Elmalı kasabasında doğdum. Annem çalışıyordu, bize anneannem ve dedem baktı. Üniversiteyi kazandığımda kasabadan ayrıldım. İzmir’e gittim ve arkeoloji okudum. O sırada Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda tiyatroya başladım.
Üniversitede okurken bir yetenek yarışmasına katılıp İstanbul’a geliyorsunuz…
– O dönem İzmir’de yaşıyordum. Tiyatrodaki arkadaşlarımızla geyik olsun, en fazla İstanbul’da biraz takılmış oluruz diyerek başvurduk.
İstanbul korkutucu muydu?
– Buradaki amacı ve yaşamı anlamak çok zordu. İnsanlar sürekli nereye koşturuyor diye düşünüyordum. Ama ben de bir süre sonra nereye koştuğunu bilmeden koşan biri oldum.
Allahım, bu nasıl bir sistem!
Yarışmayı kazandığınızda bu kadarını bekliyor muydunuz?
– Hayır. Hatta yarışmadan sonra ilk oyunculuk denememle birlikte bu işi yapamayacağıma karar vermiştim.
Neden?
– ‘Muhteşem Yüzyıl’a figürasyon olarak girmiştim. Kalabalık ve çok profesyonel bir işti. “Allahım, bu nasıl bir sistem! Sanırım bunun içinde var olamayacağım, İzmir’e döneyim” dedim. Çevrem ve ailem devam etmem konusunda ikna etti. Yine de bir seneden uzun süre çalışamadım. Sonra küçük küçük ilerledim. Ben bir projeyle ünlü olmadım. Bundan da memnunum. Her şey yavaş yavaş gelişti. Bazı arkadaşlarımız bir projeyle çok ünlü oluyor ve onlara yolda öğrenme şansı verilmiyor. Oysa bu işte yetenek kadar pratik de gerekli.
Şartlar ve hayat beni casus yapıyor
‘Çiçero’, 1940’larda geçiyor. Siz de Alman bir casusu canlandırıyorsunuz…
– Ben casus değilim. Şartlar ve hayat beni casus yapıyor.
Nasıl? Karakteri biraz anlatır mısınız?
– İkinci Dünya Savaşı döneminde, Almanların sadece Yahudilere değil, kendi ırklarına da uyguladıkları ‘T4’ isimli bir yasa var. Engelli ya da down sendromlu çocukları ortadan kaldırıp ari ırkı yaratmak istiyorlar. Canlandırdığım Cornelia Kapp, Hitler’in yardımcısının yanında çalışıyor. Ve down sendromlu bir çocuğu var. Tacizden âşık olduğu adam ve çocuğu için verdiği mücadeleye kadar bir kadının yaşadığı birçok şeyi bir arada göreceğiz.
Almanca biliyor muydunuz?
– Hayır. Önce aksanım olsun istedik. Sonra vazgeçtik. Okuma provaları başladı ve yeniden aksan olmasına karar verildi. Alman arkadaşlarımdan yardım istedim ama Almancılarla gerçek Almanların aksanları farklı. Bir gece bir anda Meryem Uzerli ve Wilma Elles’in röportajlarını, dizilerini izlemeye karar verdim. Nelere vurgu yaptıklarına bakıp en minimal haliyle çıkarmaya çalıştım.
İlk kez bir dönem işindesiniz…
– Evet, istiyordum ama. Bu iş geldiği zaman şartları ne olursa olsun içinde olmak istedim. Her zaman karşıma çıkamayacak kadar iyi bir senaryosu vardı. Serdar Akar ve Erdal Beşikçioğlu’yla çalışma fikri de inanılmazdı. Başta yapabilir miyim diye düşündüm ama onlardan çok şey öğrendim.
Bir yandan da yeni diziniz ‘Kuzgun’un çekimleri için Ürgüp’tesiniz. O nasıl bir rol?
– Çok yakın çalışan iki polis var. Zorunluluklardan dolayı biri diğerine ihanet ediyor. Birinin ailesinin hayatı mahvoluyor, diğeri karanlık ama varlıklı tarafa geçiyor. Ben karanlık tarafın kızı, Barış da (Arduç) ailesi ve hayatı mahvolan taraftaki çocuk. Yollarımız seneler sonra kesişiyor.
Eşim kıskanç ve maço değil
En popüler döneminizde reklamcı Emre Yetkin’le evlendiniz. Doğru karar mı?
– Zaten üç yıldır birlikteydik, birbirimize çok âşıktık. Beklemenin anlamı yoktu.
Neler değişti hayatta?
– Aşkımızda, saygımızda değişen bir şey yok. Hoş, zeki, eğlenceli bir adam. Âşığım. Ayrıca bana sürekli yeni şeyler öğretiyor. Dünyayı gezme tutkusu gibi…
Eşiniz bir süredir menajeriniz. İşteki fikir ayrılığı ilişkinizi zedelemez mi?
– Deneme sürecindeyiz. Zaten sektörü ve çalışma şeklini bilen biri. Baktık ki evliliğe en ufak bir zarar gelecek, bu yoldan döneriz.
Bir proje geldi, sevişme sahnesi var. Eşiniz menajeriniz olarak karışır mı?
– Asla. Eşim olarak da karışmazdı, zaten öyle olduğu için evlendik. Kıskanç ve maço değildir. Mesleğimin şartlarını ve nasıl biriyle birlikte olduğunu iyi biliyor.
Star olmanın gerektirdiği sansasyonel şeyler sizde yok. Bir strateji mi bu?
– Dışarıdan biraz sıkıcı görünebilirim!
Sıkıcı mısınız?
– Aslında çok eğlenceliyim. Kendi içimde çılgınlıklarım var. Ama aklımın çalışma şekli sansasyona uygun değil. Zaten hiç uçlarda olmadım. Yaşam şartlarımdan dolayı hep anne gibi, kontrolcü biriydim.
Sizin için yorumlarda hep “Asla kötülük düşünmez, saf, naif” diyorlar…
– Saf biri değilim. Sarı bir damarım var. Alanıma fazla müdahale edilirse pençelerimi çıkarabilirim.
Defolarınız?
– Çok entelektüel biri değilim. Daha çok okuyup araştıran biri olmak isterim. Ama üşeniyorum (gülüyor). Bazı şeyleri araştırıyorum, izliyorum ama hafızamdan gidiyor. Entel sohbetlerde her zaman var olamayabiliyorum. Daha çok insancıl sohbetlerde iyiyim. IQ’mdansa EQ’m (duygusal zekâ) daha baskın.
Ekranların tanınan yüzlerinden olan Sanatçı Bedia Akartürk ile ilgili kötü haber! Türk Halk Müziği’nin ünlü ismi 78 yaşındaki Bedia Akartürk, bu sabah Hastaneye kaldırıldı. Yaklaşık 2 gün önce rahatsızlanan ünlü türkücü gribal enfeksiyon tanısı konuldu. İlaç ve serum tedavisine başlanan Bedia Akartürk’ün tedavisi devam ediyor. Detaylar haberimizde…
Türk Halk Müziği’nin ünlü ismi 78 yaşındaki Bedia Akartürk, bu sabah Hastaneye kaldırıldı. Yaklaşık 2 gün önce rahatsızlanan ünlü sanatçı Bedia Akartürk, öksürük ve soğuk algınlığı şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Sanatçıya gribal enfeksiyon tanısı konuldu. İşte Detaylar…
Bedia Akartürk, “Önemli bir şey değil, grip Allah’a çok şükür. Allah kötü hastalıklardan korusun…
Usta sanatçı Bedia Akartürk, sanatçı dostlarının da kendisini yalnız bırakmadığını belirterek herkese teşekkür etti. Önemli bir hastalığının olmadığını belirten Bedia Akartürk, “Önemli bir şey değil, grip Allah’a çok şükür. Allah kötü hastalıklardan korusun. Ancak gribal enfeksiyon olduğu için doktorlarım bırakmadı. Hastanede yatmam gerektiğini yoğun tedavi programı uygulayacaklarını belirttiler. Sağolsunlar çok iyi ilgileniyorlar. Her dakika kontrol ediyorlar. öksürük ve soğuk algınlığı şikayetiyle geldim hastaneye. Şu an tedavime devam ediliyor. Doktorlarım yarın son durumuma bakacaklar, duruma göre bir kaç gün daha tedavime devam edecekler. Sevenlerim korkmuş, korkacak bir şey yok Allah’a şükür. Allah sağlık versin. Ben daha halkımla, dinleyicilerimle birlikteyim her zaman için” şeklinde açıklamada bulundu…
Almeda Abazi’den hamilelik pozu… Tolgahan Sayışman’ın eşi Almeda Abazi, sosyal medya hesabından hamile pozu paylaştı. Anne olmak için gün sayan Abazi, büyümüş karnı ile dikkat çekti. Almeda Abazi’nin bebeği kaç aylık oldu? Doğuma ne kadar süre kaldı? Merak edilen detaylar haberimizde…
Tolgahan Sayışman ve Almeda Abazi bebeklerini bekliyor
Başarılı oyunculuk performansı ve yakışıklılığı ile ekranların aranan yüzlerinden biri olan ünlü oyuncu Tolgahan Sayışman, Almeda Abazi ile gerçekleştiği evliliğinden dünyaya gelecek bebeğine kavuşmayı bekliyor. Tolgahan Sayışman ve Almeda Abazi, anne ve baba olmak için gün sayıyor.
Check – up için gittiği hastanede yapılan kontroller sırasında hamile olduğunu öğrenen Almeda Abazi, şu sıralar altı aylık hamile. Bebeğini dünyaya getirmek için gün sayan Almeda Abazi, sosyal medya hesabından karnını gösterdiği bir hamile pozunu paylaştı. Erkek kardeşi ile birlikte çektiği pozunu hesabından paylaşan Abazi’nin paylaşımına takipçilerinden kısa sürede binlerce yorum ve beğeni geldi. Takipçileri, Almeda Abazi’ye güzel dileklerini iletti.
Ekranların en başarılı oyuncularından biri olarak yıllardır en başarılı oyuncularından olan Tolgahan Sayışman, geçtiğimiz yıllarda büyük bir aşk yaşadığı Almeda Abazi ile yurt dışında sadece yakınlarının katıldığı bir düğün töreni ile dünya evine girmişti.
İstanbul’da kalsaydım delirirdim! Uzun yıllardır ara verdiği müziğe “Bendeniz Best Of Vol.1” albümü ile geri dönen Bendeniz, verdiği röportajda samimi itiraflarda bulundu. “Etraf çok kötüydü. İzmir’e yerleştim, İstanbul’da kalsaydım delirirdim.” diyerek dikkat çeken ünlü şarkıcı, bakın başka neler anlattı…
‘Bendeniz Best Of Vol.1’ albümünün fikri nasıl ortaya çıktı?
Polat Yağcı bir gün arayıp, “Best of albüm yapmak ister misin?” diye sordu. İlk başta kabul etmedim ama daha sonra ikna etti. Yeni nesilin bu şarkıları duyması için çıkartmayı düşündüm. Sound olarak sektör çok tuhaf bir yere gidiyor. Gençler, bu müzik türü arasında duygu karmaşıklığı yaşıyor. Bizim nesilden insanlar da bu parçaları özlediği için albümü çıkarttık.
Nasıl tepkiler alıyorsunuz?
İnsanlar özlemişler. Akustik müzik her zaman yerini bulur.
Sektörün dijatal platforma geçişini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dünya zaten dijitale geçiyor. Telif haklarımız düzelirse daha iyi olacak. İngiltere’deki gibi sistemimiz olsa Sezen Aksu, Yıldız Tilbe ve ben şatolarda otururuz. Dernekte bir para toplanıyor ama nereye gittiğini bilmiyoruz.
90’lı yıllardaki gibi fenomen şarkıların yazılamamasının sebebi ne?
Yazılmaz çünkü önce kafaların değişmesi gerekiyor. Duyguları kenara bırakıp, başarıya odaklandı herkes…
Duyarsızlaşmaya başladığımız an, zaten hiçbir şey eski tadında olamaz.
Bir de maalesef bazı aranjörlerimiz kopya şarkı olayına başladı. Dinleyici hep aynı şeyleri dinlemek zorunda kalıyor. Onların sinirinden ben de şarkı yazmamaya başlıyorum. Bu tarz üretime engel olunması gerekiyor.
Sistem nasıl değişir?
Zaten ellerinde bir şey kalmadı. Şu anda 90’lı yılların hepsini tükettiler. Radyoyu açtığım zaman 2-3 şarkı dinleyip, hemen kapatıyorum.
İnsanlar ne diyeceklerini şaşırmışlardı…
Halen 90’lı yıllardaki şarkıların sektörde olmasını neye bağlıyorsunuz?
Piyasanın yüzde 80’inde, halen o dönemin sanatçıları olarak yer alıyoruz. Bir senede 100 kişi çıkıyor, ancak 1-2 insan kalabiliyor.
90’larda yaratıcılık ve üretmek vardı. Mustafa Sandal, Yıldız Tilbe ve benim gibiler üretip, kendi rengimizi saldık. Ondan sonra taklitlerimiz ortaya çıktı. Üretim yapmayıp, taklit yapıyorlar. Üretim her zaman olur çünkü duygu hiçbir zaman bitmez.
Şu dönem genç olsaydınız, sektör bu haldeyken müzik sektörüne girer miydiniz?
Ben o enerjimi böyle bir yere yatırmazdım. Sektör, açlık oyunları gibi…
Bir dönem ortadan kaybolmanızın sebebi neydi?
Altı sene kayboldum. Canım hiçbir şey yapmak istemedi.
Etraf çok kötüydü. İnsanlar, ne dinleyeceklerini şaşırmışlardı. İzmir’e yerleştim, İstanbul’da kalsaydım delirirdim.
İzmir’de nasıl bir yaşantınız var?
Dünyanın en güzel denizi bizim orada… Etrafta kötü elektrik yok, insanlar mutlu. Huzurlu bir yerde yaşıyorum.
Türkiye’deki şarkıcılar neden dünyaya açılamıyor?
Adamların kendi sanatçıları varken, bizi ne yapsınlar? Türkiye’de müthiş bir şarkı yapıp, bunu dünyaya tanıttığın zaman açılabilirsiniz. Arabistan ve Uganda’daki bazı şarkıcılar dünyada tanınıyor. Onların müziğini taklit edersek, hiçbir yere açılamayız.
Şov insanı değilim!
Televizyonda müzik programı yok…Ekranda olmamanızı nasıl karşılıyorsunuz?
Televizyona meraklı olanlar düşünsün! Bu durumdan çok memnunum. Ben şov insanım değilim, şarkı yorumluyorum. Eskisi gibi parçalarımızı okuyabileceğimiz program yok. Bu dönemde televizyon izlerken beynimin uyuştuğunu hissediyorum.
Yıllarca popüler olmak nasıl bir duygu? Şöhret özgürlüğü kısıtlıyor mu?
Albümüm ilk çıktığında 15 gün evden çıkamadım. Sevgiden dolayı, can güvenliğimiz yoktu. Şu an çok popüler isimlere bile bizim dönemimizdeki kadar sevgi yok.
Aşk size ne ifade ediyor?
Aşk, her şey. Sevgisiz hiçbir şeyin tadı olmaz. Aşk isteyeni bulur.
Hayatınız biri var mı?
Şu an kimse yok. İnşallah olur. Zaten aşkımı ortalarda yaşamıyorum.