Ana Sayfa Blog Sayfa 3270

Ozan Güven’in Cem Yılmaz’a yaptığı espri, sosyal medyayı yıktı!

0

Instagram üzerinde Ozan Güven ile Cem Yılmaz arasında gerçekleşen diyalog takipçilerin de sosyal medyada eğlenmesini sağladı. İşte ikili arasındaki soğuk espri ve sonrasında olanlar.

Sosyal medyada yakından takip edilen Cem Yılmaz ve Ozan Güven mesajları ile sosyal medyada gündem yarattı.

Ozan Güven kimdir?

İlk fotoğraf ile başladı

İkili arasındaki ilk atışma Ozan Güven’in fotoğraf paylaşması ile oldu. Bir manzara fotoğrafı paylaşan ve fotoğrafın altına “İmkansız, mümkünü reddetmektir.” notunu düşen Ozan Güven’in bu paylaşımına Cem Yılmaz kayıtsız kalamadı.

Cem Yılmaz kimdir?

“Öyle mi?”

Cem Yılmaz paylaşımın altında “Öyle mi” mesajını yazdıktan sonra Ozan Güven bu yoruma yanıt verdi. “Öyle değil, akşam üstü” şeklinde mesaj yazan Ozan Güven sonrasında hem Cem Yılmaz’ın hem de sosyal medya kullanıcılarının diline düştü. Kısa süre içerisinde ikili arasındaki diyalog ve Ozan Güven’in soğuk esprisi yorumlanmaya başladı. Kullanıcılar tarafından yapılan yorumların en sevilenleri ise şöyle;

“Hiç mi Cem Yılmaz’dan feyz almadın?”

“Bu nasıl soğuk bir espri?”

“Cem Yılmaz, dostluğunu gözden geçirecek bence”

Gelinim Mutfakta yarışmasında gelin çıldırdı!

0

Kanal D’de Fatih Ürek tarafından sunulan Gelinim Mutfakta yarışmasında gelin adayı Özlem çıldırdı. İşte yarışmada yaşananlar.

Kanal D’nin izlenen programlarından Gelinim Mutfakta, bugün ilginç anlara sahne oldu. Her yarışma gününde olduğu gibi programda puanlama bölümüne geçilirken düşük puanlar aldığını gören yarışmacılardan Özlem, diğer yarışmacı ve kayınvalidelere karşı sert bir tavır sergiledi.

İlk kayınvalidesine kızdı!

Düşük puan aldığını öğrendikten sonra ilk olarak kayınvalidesi Nurten Hanım’a tepki gösteren gelin adayı, kayınvalidesinin bilerek kendine düşük puan verdiğini söyledi.  Kendini kontrol edemeyen ve giderek siniri artan Özlem “Kabul etmiyorum ben! Birlik bir tabak mıydı? Haksızlığı kabul etmiyorum!” dedi. Nurten Hanım, Özlem’i sakinleştirmeye çalışsa da Özlem bağırarak stüdyoda rüzgar estirdi.

Bu tartışmalar sürerken Çiğdem Hanım’ın Özlem Hanım’ın yaptığı yemeği tadarak ondan yana olması tartışmayı daha da hararetlendirdi.

https://www.youtube.com/watch?v=7_6RZy6CVyM

Rasim Öztekin ameliyat oldu

0

Ekranların usta isimlerinden Rasim Öztekin sosyal medya hesabından ameliyat olduğunu duyurdu. İşte oyuncunun sağlık durumu ile ilgili son gelişmeler.

Sosyal medya hesabından paylaştığı yeni bir fotoğraf ile yaşadığı rahatsızlık hakkında takipçilerine bilgiler veren Rasim Öztekin, durumunun iyi olduğunu söyledi.

Rasim Öztekin kimdir?

Rasim Öztekin neden ameliyat oldu?

Rasim Öztekin paylaştığı fotoğrafı hastane odasında çekerken, fotoğrafına ayrıca bir not da düştü. Oyuncunun verdiği bilgilere göre kalp pili ameliyatı olan Rasim Öztekin, başarılı bir ameliyat geçirdi.

Operasyon sonrası çektiği fotoğrafın altında oyuncunun yazdığı not ise şöyle; “Geçmiş olsun mesajları için çok çok teşekkürler. Benim ki var olan pili değiştirmekti yani mazot aldım yola devam. Allah çaresiz hastalık vermesin. Çaresiz hastalığı olanlara Allah’tan şifa diliyorum” mesajıyla paylaştı.

Orhan Gencebay’dan yeni açıklama: Onlardan ne köy olur, ne kasaba

0

Orhan Gencebay’dan yeni açıklama: Onlardan ne köy olur, ne kasaba. Orhan Gencebay, uzun süren tartışmaların yaşandığı MESAM hakkında yeni açıklamalar yaptı. Gencebay, “Onlardan ne köy olur, ne kasaba” dedi. Detaylar haberimizde…

Orhan Gencebay manevi oğluna kız istedi

Orhan Gencebay’dan MESAM açıklaması

Usta sanatçı Orhan Gebcebay, uzun uzun tartışılan, kavgaları yaşandığı MESAM hakkında soruları yanıtladı. Verdiği röportajda samimi açıklamalara imza atan Gencebay’ın o röportajından önemli satır başları şu şekilde:

Orhan Gencebay kimdir?

MESAM’dan istifa ettiniz ama takip ediyorsunuzdur. Şu anki durum nedir?

Sanatçıyı yaşatacağız ki sanat yaşayacak. Benim derdim sanat. Şu anda asıl mesele olan, bir an önce üzerine gidip gerekeni yapmamız gereken iş yasadır. Şu anki telif yasası sanatı ve sanatçıyı koruyan bir yasa değil. Yasanın sanatı ve sanatçıyı koruyan halde biçimlenmesi gerekmektedir. Ne yazık ki sanatçılar kendi haklarını ve mesleklerini koruyacak olan yasayla pek ilgilenmiyorlar.

‘HUZUR HAKKINA TENEZZÜL EDİLMESİNE ÜZÜLÜYORUM’

Haklarını koruyacak yasayla ilgilenmiyorlarsa neyle ilgileniyorlar?

Meslek birliklerinde görev yapanlar bunlarla ilgilenmeli ama bilerek ilgilenmeli. Ben onu vurguluyorum. Sadece huzur hakkını almak için gelenler varsa onlar meslek birliklerine zerre kadar katkıda bulunmaz. Aksine zarar verir. Onlardan ne köy olur ne kasaba. Bunu hep söylüyorum. Meslek birliklerinde görev yapanlar neyle ilgilenmeleri gerektiğini bilmeli, kendisine verilen görev için emek harcamalı, mesleğine ve meslektaşlarına sahip çıkmalı. Meslek birliğinde huzur hakkı almak için görev yapmamalı. Huzur hakkı konusunda üzüldüğüm nokta şu: Bir sanatçının huzur hakkına tenezzül etmesi, ona ihtiyaç duyması beni oldukça üzüyor.

Huzur hakkı dediğiniz nedir? Maaş mı?

Her hafta görev yaparken alınan belli bir para.

Huzur hakkı kaç TL’dir?

3 – 5 bin TL. Göreve göre değişir. 5-10 bin TL de olur. Buna ihtiyaç duyan biri meslek birliğinde görev yapamaz.

Sonuçta bir iş yapıyorlar, zaman harcıyorlar. Karşılığında maaş almasınlar mı?

Meslek birliklerinde görev yapan sanatçılar neden huzur hakkına gereksinim duyuyor biliyor musun?

Hayır, bilmiyorum.

Eğer ki sistem yürüyebilse, tabii ki bilgiyle yürüyebilse ve işler gereği gibi yapılıp görevler yerine getirilebilse o zaman sanatçılar zaten asli mesleklerinin haklarını alır. Öyle olursa hiçbir sanatçının önceliği görev yaptığı meslek birliğinden huzur hakkı olmak olmaz. Asli mesleğinin maddi haklarını alamadığı için huzur hakkının peşine düşüyorlar. Yazık… Az önce de söylediğim gibi bir sanatçının meslek birliğindeki önceliğinin huzur hakkı olması kendisine, mesleğine ve meslektaşlarına zarar verir. Çünkü huzur hakkının peşine düşenin meslek birliği aracılığıyla kendisini, sanatını ve meslektaşlarını nasıl koruması gerektiği konusunda bilgi sahibi değildir.

‘HUZUR HAKKI OLMAK İÇİN GELEN ÇOK’

9 binden fazla sanatçının haklarını korumak için seçilen sanatçılar bilgileriyle değil de neleriyle göreve getiriliyor?
Huzur hakkını almak için geliyorsa o kişiden köy de olmaz, kasaba da. Huzur hakkı almak için gelen çok.

O halde siz meslek birliklerinin bir iş yeri gibi yönetildiğinden şikâyetsisiniz…

Meslek birlikleri, sıradan bir yer değildir. Neden kurulmuşlardır? Sanatçılar haklarını maddi ve manevi alarak alabilsin, bunun sonucunda da korunabilsin, sanatına devam edebilsin, üretsin diye. Özellikle MESAM, eser üreten sanatçıların meslek birliğidir. Kuruluş amacı eser sahibi olanların haklarını aramaktır. Ne yazık ki şu anda örneğin hakkı 50 TL olan bir sanatçının aldığı para 1 TL’dir. Manevi haklarını da alamamaktadırlar. Dünyada meslek birliklerinin çok güzel örnekleri var. Sanatçıların haklarını en iyi şekilde korumak için o örneklere bakmamız yeterli. Ama örnekleri bilen kim? Bakan kim? İlgilenen kim? Sanatçıların hakkı olan telifleri alamaması durumunda müziğimizin düzelmesi, gelişmesi imkan ve ihtimal dahilinde değildir. Müzik sanatını ve sanatçıyı yaşatacak tek unsur teliftir. On binlerce sanatçının varlığını sürdüreceği alan olan bu alanın yani telif gelirlerinin son derece kötü olduğunu söylüyorum. Bu vaziyette giderse bir nesil sonra asimilasyon kaçınılmazdır. Kendi değerlerimizi kaybedeceğiz.

Telif gelirleri ile asimile olmak arasındaki bağlantı nedir?

Sanatçılar maddi gelire sahip olmazsa sanatını nasıl icra edecek? Nasıl üretecek? Mevcut sanatını nasıl koruyacak? Sanat korunamadığı için asimile olup değerlerimizi kaybedeceğiz.

Meslek birliklerini sanatçıların değil de yönetim konusunda sanatçı olmayan profesyonel kişilerin yönetmesi daha doğru olmaz mı?

Belli ölçüde daha doğru olur. Yasaya göre meslek birliklerini yönetecek kişiler sanatçılardan seçiliyor. Neden? Çünkü sanatçıların hakları söz konusu olduğu için, sanatçılar sahip çıksınlar diye. Ama yönetim bir profesyonel işidir. Meslek birliklerini profesyoneller yönetmelidir. Meslek birlikleri ticarethane değil ama para akışı söz konusu. Bu nedenle sanatçılar yine yönetim kurulunda olsun ama onların altında profesyonel bir ekip olmalı. Bu şekilde bir sistem kurulmalı.

O halde sanatçılar kendi manevi haklarının, profesyonel ekipse onların maddi haklarını peşine düşsün. Öyle mi?

Avrupa, bu işi öyle mükemmel bir hale getirmiş ki… Oradan buraya taşıyalım bu uygulamaları. O zaman hiçbir sorun kalmaz. Taşıdığımızı sanıyoruz. Hayır, taşınmıyor. Birileri bunu ezbere konuşuyor. Maddi hakları toplayamayınca sanatçı yaşayamıyor. Dolayısıyla sanat yücelemiyor.

MESAM’da teliflerin yeterince toplanamamasının nedeni yönetim zafiyeti mi?

Yönetimin bu konuyu gereği gibi bilmemesi, gereği gibi buna sahip çıkmaması, bildiğini sanması. Bir de ukalalık var. Asil olmayan üyeler yönetim kuruluna giremez. Mevzuat öyle. Asil üye olmayanların yönetim kurulunda ne işi var? Bir örnek vereyim; Batı’da bir meslek birliğine asil üye olabilmek için belli miktarda para yatırması gerekir. Almanya’nın GEMA’sına, Fransa’nın SACEM’ine, İsviçre’nin SUISA’ya asil üye olabilmek için kişilerin 30 bin Euro para yatırmaları gerekir. Biz de 3 bin TL. Hatta bazı kişiler 3 bin TL’yi bile getirmeden yönetim kuruluna giriyor. Oysa ki kurallara aykırı.

30 bin Euro yatırabilen mi yönetim kuruluna girmeli?

Getirebilen girmeli. Çünkü o kadar parayı verebilen sanatçının maddiyatla ilgisi yoktur. O zaman ne olur? Mesleğinin ve meslektaşlarının hakları için emek de harcar zaman da.

Yönetim kuruluna girmek için 30 bin Euro veren kişinin maddiyatla ilgilenmeyeceğine emin misiniz?

Öyle olmalı. Bir meslek birliğinin yaşaması için yılda yaklaşık 15 milyon TL harcaması gerekir. Peki bu para nereden bulunuyor? MESAM, sanatçıların telif haklarının gelirinin %30’unu alıyor. %17’sini de stopaja kesiyor. Sanatçının telif gelirinin yarısı gitti. Madem MESAM, sanatçıların telif gelirleriyle ayakta duruyor o halde telif geliri olmayanların yönetimde ne işi var? Telif geliri olanlarsa yönetimde değil.

MESAM ile bağlarınız tamamen koptu mu?

Ben camiayı düzeltmek adına emek verenlerden biriyim. Bundan vazgeçmedim ki. Ben ‘Böyle olmaz’ diyerek MESAM’dan ayrıldım. Karşı olduğum düzenin bir an önce değiştirilmesi gerekiyor. İşlerin bu şekilde yürüyeceğini sanmasınlar. Sanata ve sanatçıya zarar veriliyor. Orası bir meslek birliğidir. Ne var ki orada Kişisel düşüncelere sahip bencil olan arkadaşlarımızın olduğunu söylemekten kendimi alamıyorum.

Telif haklarınızı tam olarak alabilseydiniz şu anda ne kadar paranız olurdu?

Beni karıştırma. Şükürler olsun birikimi olan biriyim. Benim kaybım en büyük kayıp ama paranın peşinde değilim, hiçbir zaman olmadım. Son derece zorda olan sanatçılarımız var. Benim derdim zorda olan, bu nedenle sanatını icra edemeyen, üretemeyen sanatçı arkadaşlarım. Gerçek eser sahipleri haklarına sahip çıksınlar. Bunu özellikle rica ediyorum. Eğer haklarına sahip çıkmazlarsa bu kötü durum böyle sittin sene gider ve bir nesil sonra asimile oluruz. Her şey biter. Büyük tehlike söz konusu. Ama bunları söyleyen benden başka kimseyi göremeyeceksin.

Serenay Sarıkaya’dan alkışlanacak hareket: Elinde poşet çöp topladı

0

Serenay Sarıkaya’dan alkışlanacak hareket: Elinde poşet çöp topladı. Serenay Sarıkaya, su kirliliğine dikkat çekmek için Kilyos’ta düzenlenen kıyı temizleme etkinliğinde eline poşet alıp çöpleri topladı. Detaylar haberimizde…

Serenay Sarıkaya’dan cesur tatil pozları

Serenay Sarıkaya çöp topladı

Ünlü oyuncu Serenay Sarıkaya’nın marka yüzü olduğu firma, son zamanlarda artan su kirliliğine dikkat çekmek için Kilyos’ta kıyı temizleme etkinliği düzenledi. Ünlü oyuncu Serenay Sarıkaya da, yüzü olduğu markanın  etkinliğine destek verdi. Serenay Sarıkaya, diğer katılımcılar ile bilikte eline aldığı poşetle çöpleri topladı.

Serenay Sarıkaya kimdir?

Kıyılarda ve denizlerde kirlenmeye sebep olan bu atıklara dur dediler

Böyle bir organizasyonda yer almaktan dolayı mutlu olan Serenay Sarıkaya, “Bugün çok güzel bir sebep için Kilyos’ta buluştuk. Kıyılarda ve denizlerde kirlenmeye sebep olan bu atıklara bir dur demek için bugün hepimiz buradayız. Plastik atık kirliliği çevremizin, bir sürü canlının ve bizlerinde hayatını tehlikeye atıyor. Eğer gerçekten güzel ve yaşanılabilir bir dünya istiyorsak doğamıza iyi bakmalı ve sahip çıkmalıyız..Bugün bu sıcak günde böyle bir sebep için bana eşlik eden herkese çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Ekranların aranan yüzlerinden biri olan ünlü oyuncu Serenay Sarıkaya, uzun zamandır kendisi gibi ünlü bir oyuncu olan Kerem Bursin ile aşk yaşıyor. Serenay Sarıkaya ve Kerem Bursin çifti, son dönemlerde birlikte tatil yaptıkları haberler ile gündeme geliyor.

Son dakika: Şener Şen’in yeğenini Adnan Oktar’ın evlendirdiği ortaya çıktı!

0

Son dakika: Şener Şen’in yeğenini Adnan Oktar’ın evlendirdiği ortaya çıktı! Adnan Oktar ve ekibine yönelik gerçekleştirilen operasyon kapsamında gözaltına alındığı ortaya çıkan Şener Şen’in yeğeni Aslı Süme Efeoğlu’nu Adnan Oktar’ın evlendirdiği ortaya çıktı. Detaylar haberimizde…

Adnan Oktar için “Milyar tane evladım olsa feda olsun” diyen kadının kim olduğu ortaya çıktı!

Adnan Oktar ve ekibine yönelik yapılan dev operasyon kapsamında gözaltına alınan isimlerden birinin de, Şener Şen’in yeğeni Aslı Süme Efeoğlu olduğu iddia edilmişti. Aslı Süme Efeoğlu’nun, operasyonun ilk gününde Kandilli’deki villada gözaltına alındığı duyulmuştu. Yeni detaylar ortaya çıktı. Habertürk’ten Mustafa Şekreoğlu’nun haberine göre; uzun zamandan beri Adnan Oktar’ın yanında yer aldığı iddia edilen Aslı Süme Efeoğlu’nun, grup içinde evlilik yaptığı iddia edildi.

Adnan Oktar Kimdir?

Şener Şen’in yeğeni Aslı Süme Efeoğlu’nu Adnan Oktar evlendirdi

İddialara göre; usta oyuncu Şener Şen’in yeğeni Aslı Süme Efeoğlu, Adnan Oktar’ın talimatı ile Oktar’ın önemli adamlarından Hakan Efeoğlu ile evlendirildi. Efeoğlu’nun evlendirildiği söylenen Hakan Efeoğlu’nun da hakkında gözaltı kararı olduğu ve operasyon sırasında adresinde bulunamadığı da iddia edildi. Hakan Efeoğlu’nun, Adnan Oktar tarafından hukuk işlerinde görevlendirildiği, dilekçeler ve Adnan Oktar adına makaleler yazdığı iddia edildi.

Aslı Süme Efeoğlu bacı çıktı

Operasyon kapsamında gözaltına alınan Aslı Süme Efeoğlu’nun da, Adnan Oktar grubunda yönetici bacı olduğu, bacılar ve kız kardeşler grubunun tamamından sorumlu olduğu iddia edildi.

Miras hedefi

Adnan Oktar’ın eski müridlerinden ve soruşturmada müşteki olan Ümit Kuruca, ekip içerisinde yapılan sahte evlilikler hakkında yaptığı açıklamada; “Aileden böyle miras kalacak kızlar evlilik için seçiliyordu. Bunlar sadece kağıt üzerinde nikahlanıyor. Miras kalırsa hemen alınması için resmî nikah kıydırıyordu. Böylece ailesi karşı çıkanca kız “ben evliyim siz karışmayın” diyebiliyordu.Yani evlilikler hep usülen yapılıyor.” diye konuşmuştu.

Şener Şen, Aslı Süme Efeoğlu’nun nesi oluyor?

Usta oyuncu Şener Şen’in Notre Dame de Sion Fransız Lisesi ve İstanbul Üniversitesi’nde Çalışma Ekonomisi bölümü mezunu olan Aslı Süme Efeoğlu’nun, 24 yıldır Adnan Oktar’ın yanında olduğu iddia edildi. Şener Şen’in, Aslı Süme Efeoğlu’nun dayısı olduğu öğrenildi.

‘Nejat İşler tekme tokat dayak yedi’ iddiası

0

‘Nejat İşler tekme tokat dayak yedi’ iddiası ortalığı karıştırdı. Ünlü oyuncunun bir hayranının kocası tarafından tekme tokat dövüldüğü iddia edildi. Nejat İşler hakkındaki bu iddia gündeme bomba gidi düştü. Olayın detayları haberimizde…

Yıldız Tilbe ve Nejat İşler ilk kez kamera karşısında!

Nejat İşler hakkında bomba iddia

Ünlü oyuncu Nejat İşler hakkında bomba gibi bir iddia magazin basınına düştü. Nejat İşler’in tekme tokat dayak yediği iddia edildi. İşler’in, kendisi ile fotoğraf çektirmek isteyen bir hayranının kocasından dayak yediği iddia ediliyor.

Nejat İşler kimdir?

Nejat İşler, hayranının kocasının saldırısına uğradı iddiası

Bodrum Gümüşlük’te bir eğlence mekanının eski ortağı olan Nejat İşler’in bir hayranının birlikte fotoğraf çektirme isteğini kibarca reddettiği, sonrasında da hayranının kocasının öfkesine maruz kaldığı iddia ediliyor. Nejat İşler’in fotoğraf çektirme ricasını kibarca geri çevirdiği hayranının kocasının alkollü olduğu ve İşler’e “Sen benim karımı nasıl üzersin” diyerek saldırdığı iddia edildi. İddiaya göre; Nejat İşler ve ona saldıran kişiyi mekanda bulunan diğer kişiler ayırdı.

Adnan Oktar için “Milyar tane evladım olsa feda olsun” diyen kadının kim olduğu ortaya çıktı!

0

Adnan Oktar için “Milyar tane evladım olsa feda olsun” diyen kadının kim olduğu ortaya çıktı! Adnan Oktar için adliye önünde eylem yapıp “Milyar tane evladım olsa, Adnan Oktar ve arkadaşlarına feda ederim” diyen kadının gerçekte kim olduğu ortaya çıktı. Detaylar haberimizde…

Adnan Oktar’ın davetlerinde sahne alan sanatçılar açıklama yaptı!

İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından geçtiğimiz günlerde gerçekleşen geniş çaplı bir operasyon ile gözaltına alınan Adnan Oktar’ın hakkında gün yüzüne çıkan itiraflar şoke ediyor. Şimdi de genç bir kız Adnan Oktar’ın ekibindekiler tarafından nasıl tuzağa düşürülmeye çalışıldığını anlattı.

Adnan Oktar Kimdir?

Nursel Tekin kim çıktı?

A Haber’in haberine göre; Adnan Oktar örgütünde yer alan Nursel Tekin ve iki oğlu ile ilgili genç kızları ağlarına düşürmeye çalıştıkları iddiaları gündeme geldi. Nursel Tekin’in duruma göre bazen tesettürlü giyinerek mutaassıp bir aile imajı çizdiği, bazen de cemiyet hayatına mensup olan bir aile imajı çizdiği belirtildi.

Nursel Tekin’den Adnan Oktar’a destek

Nursel Tekin, Adnan Oktar’ın gözaltına alınmasının ardından adliye önünde bir grupla birlikte eylem yaptığı ve Adnan Oktar için “Milyar tane evladım olsa, Oktar ve arkadaşlarının yoluna feda ederim.” demişti.

Nursel Tekin ve oğulları genç kızı böyle tuzağa düşürmeye çalıştı

Adnan Oktar’ın ekibine dahil olduğu iddia edilen Nursel Tekin’in iki oğlu ile birlikte bir genç kızı tuzağa düşürmeye çalıştığı iddia edildi. Genç kız iddialarını şu şekilde ifade etti: “Can bana yaklaştı. Can, annesi ve Bora. AVM’de alışveriş yaparken beni takip ettiler. Tanışmak istediğini söyledi. Çok terbiyeli, iyi giyimli biri gibi gözüküp anneme kızınızdan çok etkilendim, tanışmak istiyorum dedi. Nursel hanım da oradaydı. Hanım diyorum ama… Annem, ben, siz ve kızınız bir kahve içelim dedi. 2 tane minicik elbiseli eskort kız geldi yanımıza onları tersleyip abiye gidin dedi. Ben anlayamadım olanları. Elimden telefonumu aldı kibarca numarasını yazdı benden kendini aradı. Daha sonra mesaj attı. Buluştuk, görüştük, sevgilisi gibiydik. Çiçekler, mesajlar, buluşmalar. Hep bir korku vardı içimde. Bora da bizimle gelirdi hep. Bora da bana yakın davranırdı. İkisi de hep ‘Muazzam bir güzelliğin var. Sen çok farklısın, eğitimlisin, kedi gibisin’ derlerdi.Sürekli vücuduma, bedenime, yüzüme, dudaklarıma iltifat ederlerdi. Burun takıntıları var sanırım. Burnuma hep kedi burnu diyorlardı. Bu kedi muhabbeti zaten çok sıkıyordu beni. Bakire olduğumu biliyorlardı sanırım. O yüzden bana hep ‘İstemediğim bir şey sana asla yapmam’ diyordu. Evlerine asla gitmedim yemin ederim. Ama hep evlerine götürmeye çalıştılar, programa çağırdılar. Bana hep ‘Parti yapalım sana, kahvaltıya gel’ dediler. Gitmedim. Ama hala benimle konuşuyorlar.”

Ali Ağaoğlu ile ayrılan Duygu Su Gülpınar, perde arkasını anlattı!

0

Ali Ağaoğlu ile ayrılan Duygu Su Gülpınar, perde arkasını anlattı! Ali Ağaoğlu’nun genç sevgilisi olarak anılan Duygu Su Gülpınar, ayrılığın ardından merak edilen soruları yanıtladı. Sosyal medya hesabından merak edilenleri anlatan Duygu Su Gülpınar, açıklamaları ile saşırttı. Detaylar haberimizde…

Duygu Su Gülpınar, sevgilisi Ali Ağaoğlu’na aşkını sosyal medyadan anlattı!

Ali Ağaoğlu ve Duygu Su Gülpınar ayrıldı

Ünlü iş adamı Ali Ağaoğlu ile arasında 38 yaş fark olmasına rağmen yaşadığı aşkla sık sık magazin gündeminde yer alan Duygu Su Gülpınar, şimdi de ayrılık haberleri ile gündemde. Ali Ağaoğlu ve Duygu Su Gülpınar ayrıldı.

Ali Ağaoğlu Kimdir?

Duygu Su Gülpınar merak edilenleri yanıtladı

Bigutay isimli sevgilisi ile yeni bir aşka yelken açan Duygu Su Gülpınar, Ali Ağaoğlu ile ayrılığının ardından merak edilenleri sosyal medya hesabından açıkladı. Duygu Su Gülpınar’ın yanıtları şu şekilde: “Diş dolgusu estetik sayılıyorsa iki dişimde var. Hikayelerdeki araba ve artık göreceğiniz her şey Bigutay ile ikimizin. Hayatımdaki en değerli 3 kişi kuzenim Merve, kız kardeşim Jülide ve Bigutay… Aldıklarımı iade ettim, kolumdaki bilekliği ben aldım! Okulumu okurken stajyer antrenörlük yapıyordum. Daha sonra PT olana kadar devam ettim. İzmir’de birçok spor salonu açtık. Güzel işler yaptım. Her şeyi geride bıraktım. 3 yıl önce de bir hayatım vardı. Yeni doğmadım! Küçük bir kızken hep balerin olmak isterdim… Oldum. Balerin olup Royal’de dans etmek istedim… Olmadı. İnsanlara yardım edebilecek güce sahip olmayı istedim… Oldu. Ailemle hep mutlu yaşamak istedim… Olmadı. Hep bir köpeğim olsun isterdim… Oldu. Şu sıralar da, hep böyle kalmak istiyorum. Umarım olur. Beni yoktan var etmedi kimse. Ben vardım! Yüksekten uçmadım ben, çakılmamı beklemeyin!”

Duygu Su Gülpınar kimdir?

Duygu Su Gülpınar kimdir?

0

Duygu Su Gülpınar kimdir? Uzun süre Ali Ağaoğlu ile yaşadığı aşkla gündemde olan Duygu Su Gülpınar kimdir? Duygu Su Gülpınar nerede ve ne zaman dünyaya geldi? Ne iş yapıyor? Aslen nereli? Hangi burç? Duygu Su Gülpınar hakkında merak edilen her şey haberimizde…


Bugün Doğan Ünlüler

Duygu Su Gülpınar kimdir? Aslen nereli? Nerede ve ne zaman dünyaya geldi?

Duygu Su Gülpınar, 21 Haziran 1993 tarihinde İzmir’de dünyaya geldi. İzmirlidir. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi mezunudur.

Duygu Su Gülpınar’ın burcu ne?

21 Haziran 1993 tarihinde dünyaya gelen Duygu Su Gülpınar, İkizler burcudur.

Duygu Su Gülpınar ne iş yapıyor?

Duygu Su Gülpınar, balerin ve plates uzmanıdır. Uzun süre, aşk yaşadığı Ali Ağaoğlu’nun sahibi olduğu İstanbul Bahçelievler’de bulunan Ağaoğlu My Club Fitness & Life Centers’i işletti.

Duygu Su Gülpınar, uzun süre ünlü iş adamı Ali Ağaoğlu ile aşk yaşamıştı. Ali Ağaoğlu ile aralarında 38 yaş fark bulunmasına rağmen aşk yaşadığı için uzun süre eleştirilmişti.- Duygu Su Gülpınar, Ali Ağaoğlu ile 2018 yılının Temmuz ayında ayrıldı. Ardından da yeni bir aşka yelken açtı. Duygu Su Gülpınar’ın yeni sevgilisi, Bigutay isimli bir erkek.

Duygu Su Gülpınar, Ali Ağaoğlu ile ayrılığının ardından sosyal medyada merak edilen sorulara şu yanıtları vermişti: Diş dolgusu estetik sayılıyorsa iki dişimde var. Hikayelerdeki araba ve artık göreceğiniz her şey Bigutay ile ikimizin. Hayatımdaki en değerli 3 kişi kuzenim Merve, kız kardeşim Jülide ve Bigutay… Aldıklarımı iade ettim, kolumdaki bilekliği ben aldım! Okulumu okurken stajyer antrenörlük yapıyordum. Daha sonra PT olana kadar devam ettim. İzmir’de birçok spor salonu açtık. Güzel işler yaptım. Her şeyi geride bıraktım. 3 yıl önce de bir hayatım vardı. Yeni doğmadım! Küçük bir kızken hep balerin olmak isterdim… Oldum. Balerin olup Royal’de dans etmek istedim… Olmadı. İnsanlara yardım edebilecek güce sahip olmayı istedim… Oldu. Ailemle hep mutlu yaşamak istedim… Olmadı. Hep bir köpeğim olsun isterdim… Oldu. Şu sıralar da, hep böyle kalmak istiyorum. Umarım olur. Beni yoktan var etmedi kimse. Ben vardım! Yüksekten uçmadım ben, çakılmamı beklemeyin!