Ana Sayfa Blog Sayfa 3976

Şarkıcı Hamiyet:”Devlet Korumasında Kaldım”

0

Şarkıcı Hamiyet Devlet Korumasında Kaldım

Hamiyet yıllar sonra ortaya çıktı. ‘Hayatın Penceresinden’ programına konuk olan Hamiyet, babasının intiharını, mutsuzlukla biten evliliklerini ve yaşadığı zorlukları canlı yayında anlattı.

Babam elinde silahla içeri girdi. Annem başını eğdi. Sonra olay bambaşka bir noktaya geldi. Babam silahı kendisine çevirdi ve intihar etti.

Mezarlığa gitmek, yer bakmak, ölüm kaydı almak… Bunlar bi cenaze evine gidip 2 dua edip, mevlüt okutmaya benzemiyor gerçekten çok zor…

Babamı çok özlüyorum. Onu çok seviyorum ama intihar ettiği için onu affedemiyorum.

İlk evliliğim 5 yıl sürdü, Hiranur doğdu ayrıldık…

O eşimden 2009’da boşandım 2011’de başka biriyle evlendim. O da hayatımın ikinci travması oldu. Baba aradım. Ona sığındım. Ondan da bir kızım oldu. Adı İsminur.

Sol yumurtalığım yok benim, anneliğim bitmişti. İkinci evliliğimden sonra sağlığım yerine geldi. Her şerde bir hayır vardır.

Büyük kızım babasıyla görüşüyor. Her ikisinden de kızlarıma maddi anlamda bir şey yok…

Kızlarım ikisi de benim yanımda. Çalışıyorum. Kimseye muhtaç değilim.

İkinci eşimden ayrıldığımıda kızım 1 aylıktı. Annelik sadece yıkayıp doyurmak değil. Bazen babasından da korumak… Altını çiziyorum! Benim birinci görevim kızımı babasından korumak!

Kızıma önce ‘baban uzakta’ dedim. Bu kez de ‘ara’ demeye başladı. Onun bize ulaşması mümkün değil, çünkü aranıyor zaten. Benim onu ihbar edeceğimi düşünüyor ki, doğru düşünüyor. Tabii ki ihbar ederim.

 

Benim kızım imtihanı ile dünyaya geldi. Balıkesir’e taşınmamın nedeni de bu. Deniz, orman, havuz, kuşlar… 5,5 yaşına kadar getirdim.

Babam beni konserlere götürürdü. Menajerimdi, arkadaşımdı… Ara ara annem ‘şimdi rahmetli baban olsa yemek isterdi, aman nasıl olsa yok karpuz peynir yiyelim geçsin’ diyor. Deliliğe vursa da o zaman anlıyorum ki, annembabamı özlüyor…

Ben kötü evliliğimden polislerin onu evden gelip almasıyla kurtuldum. Devlet korumasında kaldım. 2-3 yıl kaçtım.

 

Hamiyet ‘Kızımı babasından korumak zorundayım’

0

90’lı yıllarda Sibel Can’a olan benzerliğiyle ünlenen Hamiyet yıllar sonra ortaya çıktı. ‘Hayatın Penceresinden’ programına konuk olan Hamiyet, babasının intiharını, mutsuzlukla biten evliliklerini ve yaşadığı zorlukları canlı yayında anlattı.

Hamiyet ;

– Babam elinde silahla içeri girdi. Annem başını eğdi. Sonra olay bambaşka bir noktaya geldi. Babam silahı kendisine çevirdi ve intihar etti.

– Mezarlığa gitmek, yer bakmak, ölüm kaydı almak… Bunlar bi cenaze evine gidip 2 dua edip, mevlüt okutmaya benzemiyor gerçekten çok zor…

– Babamı çok özlüyorum. Onu çok seviyorum ama intihar ettiği için onu affedemiyorum.

– İlk evliliğim 5 yıl sürdü, Hiranur doğdu ayrıldık…

– O eşimden 2009’da boşandım 2011’de başka biriyle evlendim. O da hayatımın ikinci travması oldu. Baba aradım. Ona sığındım. Ondan da bir kızım oldu. Adı İsminur.

– Sol yumurtalığım yok benim, anneliğim bitmişti. İkinci evliliğimden sonra sağlığım yerine geldi. Her şerde bir hayır vardır.

– Büyük kızım babasıyla görüşüyor. Her ikisinden de kızlarıma maddi anlamda bir şey yok…

– Kızlarım ikisi de benim yanımda. Çalışıyorum. Kimseye muhtaç değilim.

– İkinci eşimden ayrıldığımıda kızım 1 aylıktı. Annelik sadece yıkayıp doyurmak değil. Bazen babasından da korumak… Altını çiziyorum! Benim birinci görevim kızımı babasından korumak!

– Kızıma önce ‘baban uzakta’ dedim. Bu kez de ‘ara’ demeye başladı. Onun bize ulaşması mümkün değil, çünkü aranıyor zaten. Benim onu ihbar edeceğimi düşünüyor ki, doğru düşünüyor. Tabii ki ihbar ederim.

– Benim kızım imtihanı ile dünyaya geldi. Balıkesir’e taşınmamın nedeni de bu. Deniz, orman, havuz, kuşlar… 5,5 yaşına kadar getirdim.

– Babam beni konserlere götürürdü. Menajerimdi, arkadaşımdı… Ara ara annem ‘şimdi rahmetli baban olsa yemek isterdi, aman nasıl olsa yok karpuz peynir yiyelim geçsin’ diyor. Deliliğe vursa da o zaman anlıyorum ki, annembabamı özlüyor…

– Ben kötü evliliğimden polislerin onu evden gelip almasıyla kurtuldum. Devlet korumasında kaldım. 2-3 yıl kaçtım.

Hilal Cebeci’den Yeşim Salkım’a Cevap

0

Hilal Cebeci’den Yeşim Salkım’a Cevap

Yeşim Salkım Seren Serengil  ve Gülben Ergen arasında gittikçe büyüyen tartışmaya şarkıcı Hilal Cebeci de katıldı.

Bir magazin programına canlı olarak bağlanan ve Gülben Ergen hakkında çok ağır ifadeler kullanan Yeşim Salkım, program sunucusu Cengiz Semercioğlu’nun Hakan Uzan’la evli olduğu dönemde bazı isimleri kayırıp kayırmadığını sorması üzerine, “Yonca Evcimik, Cenk Eren ve Hilal Cebeci’nin ödülünü ben verdim. Bunun dışında kimseyi kayırmadım” şeklinde bir açıklamada bulunmuştu. Bu açıklamadan kısa süre sonra Yonca Evcimik’ten konuyla ilgili şu açıklama gelmişti:

“Bugün sabah yayınlanan bir magazin programında Yeşim Salkım’ın adımı geçirmesi üzerine gazeteci arkadaşlarım beni aradı. Konu hakkında sorduğunuz için bir açıklama yapmak istedim. Sanıyorum sevgili Yeşim çok hassas olduğu bir noktada isimleri karıştırdı ve olayları doğru hatırlayamadı. O dönemde birçok sanatçı arkadaşım gibi benim de kliplerim yayınlanmıyordu ve kendisinin yayınlatmadığı hakkında söylentileri ben de duymuştum. Ancak gerçeklik payı var mıdır bilemem. Bunun için kendisini ziyaret edip “Bu kadar çaba, emek ve para sarf ediyoruz; neden yayınlanmıyoruz?” diye sordum. Ancak ödül almak ile ilgili bırakın ricayı ödülle ilgili konuşma dahi geçmedi aramızda. Bunun ispatı olarak o ödül töreninin kayıtlarının yayınlanmasını rica ediyorum ama kesilmeden/kesintisiz. Oradaki ifadelerim ve konuşmamdan, hatta ödül törenine katılan sanatçıların tepkilerinden gerçek anlaşılacaktır. Kesintisiz yayınlanmasını özellikle rica ediyorum çünkü ödülü almamdan sonraki konuşmam canlı yayından sonraki tekrarlarda montajlanıp yayınlanmıştır. Ve “rica ederek” almış olduğum söylenen o ödülü almam ve yaptığım konuşmadan sonra takribi 2 yıl kendilerine ait tüm kanallarda yasaklandım. Takdiri sizlere bırakıyorum.”

Pınar Altuğ’dan Kızına Not

Pınar Altuğ’dan Kızına Not

Ekranlara geri dönen Pınar Altuğ sosyal medya hesabından 8 yaşındaki kızı Su’ya ‘Kızıma not’ mesajıyla bir metin paylaştı. İşte Pınar Altuğ’un kızı Su’ya notu…

Pınar Altuğ, kız çocuğu olan anne babalara hitaben yazılmış bir metni sosyal medya hesabından paylaştı. Pınar Altuğ’dan kızı Su için, ‘Kızıma not’ mesajıyla yaptığı paylaşım çok sayıda yorum ve beğeni aldı.

İşte o mesaj;

“Kızlarına söyleyin! Mutsuz oldukları yerde durmasınlar.Değer görmedikleri zaman kendileri için şüpheye düşmesinler.Boyun eğmeyi,sessiz olmayı, istenince olup,istenmeyince kenarda durmayı, kalabalığa göz yummayı, yalana bahane aramayı sevilmeye koşul sanmasınlar. Olmuyorsa zorlamasınlar. Ne güzel,ne kıymetli olduklarını unutmasınlar. Kız çocuklarınızı bırakın,pırıl pırıl parlasınlar…”

Ünlü oyuncu daha önce de kızına uyguladığı yasakları sıralamıştı. İşte o yasaklar;

“Su’nun henüz kulakları delik değil. Anne ve babası olarak uzun süre daha buna izin vermeyeceğiz.”

“Makyaj da yasak. Çocuklar için üretilmiş içinde kozmetik olmayan malzemelerle evde makyaj yapıyor ama dışarı çıkmak yasak. Evde eğlenmek için makyaj yapılabilir, sokakta makyajla gezmek için çok erken. Daha 7 yaşında…Biz katıyız bu konularda. Bana göre her şey yaşında yapılmalı.”,

“Tırnağıma ilk parlatıcıyı 14 yaşında sürdüm. Eksilmedim. Şimdi istediğim renk ojeyi sürüyorum. İstediğim gibi makyaj yapıyorum. Kulağımda 4 tane delik de var ama her şey yaşında güzel. Ben öyle gördüm, kızımı da öyle yetiştiriyorum. Çocuk çocuk gibi yaşamalı.”

 

Sinan Akçıl Çok Kızdı

Sinan Akçıl Çok Kızdı

Şarkıcı Sinan Akçıl, 15 Temmuz  şehitleriyle dalga geçen bir tweet atan Miss Turkey birincisi Itır Esen’e tepki gösterdi. Akçıl, “Bu bir güzellik yarışmasıydı, çirkinlik değil. Bu kişinin tacını geri alanları kutluyorum” dedi

Miss Turkey  yarışmasının bu yılki birincisi Itır Esen’in, 15 Temmuz   şehitleriyle ilgili skandal paylaşımına Sinan Akçıl  da tepki gösterdi. Ünlü müzisyen, önceki gün Instagram da paylaştığı notta Esen’in tacını geri alan yetkilileri tebrik etti.

Akçıl, şu ifadeleri kullandı: “Hayatımda çok güzel gördüm de, saygısız veya şımarık hiçbirini yakınımda bile tutmadım. 15 Temmuz konusunda şehitlerimizle dalga geçen bir kişinin tacını geri alan organizasyonu öncelikle bir Türk genci olarak kutluyorum. Bu, güzellik yarışmasıydı, çirkinlik değil.”

Türk sinemasının ünlü ismi Itır Esen’in yeğeni olan 18 yaşındaki Esen, darbe girişiminin yıldönümünde şu tweet’i atmıştı: “15 Temmuz Şehitler Günü’nü kutlamak adına sabahına regl oldum. Günü, şehitlerimizin kanlarını temsilen kanayarak kutluyorum.” Gelen tepkiler üzerine önce hesabını askıya alan Esen, daha sonra bir özür açıklaması yapmıştı. Ancak bu tacını kaybetmesine engel olmadı..

Behzat Ç Dönüyor mu Sorusunu Erdal Beşikcioğlu Yanıtladı

Behzat Ç Dönüyor mu Sorusunu Erdal Beşikcioğlu Yanıtladı

Efsane diziyi sevenler için müjdeli haber geldi.Çorlu’da sahneye çıkan usta oyuncu Erdal Beşikcioğlu, Behzat Ç.’nin yeniden ekranlara döneceğine dair açıklamalarda bulundu. Beşikcioğlu, “Hikayemiz ve oyuncu kadromuz hazır” dedi.

İzleyiciler fenomen dizi Behzat Ç.’nin tekrardan ekranlara dönmesini heyecanla bekliyor. Aynı isimli kitaptan uyarlanma olan diziyle ilgili Emrah Serbes’in geçtiğimiz gün Instagram hesabından yaptığı paylaşım heyecan uyandırmıştı.

Çorlu’da tiyatro oyunuyla izleyicilerin karşısına çıkan dizinin başrol oyuncusu Erdal Beşikçioğlu da konuyla ilgili açıklama yaptı. “Dizi yeniden yayınlanacak mı?” sorusuna “Behzat Ç’nin Ç’si kadar muamma bir durum. Emrah’a soracaksınız” cevabını veren Beşikçioğlu, dizide Hayalet karakterini canlandıran İnanç Konukçu’nun “Yeniden geliyoruz” açıklamasının hatırlatması üzerine “İnanç öyle mi söylemiş, ne kadar gevezeymiş!” dedi.

‘BUGÜNKÜ DURUMU 6 YIL ÖNCE ANLATMIŞTIK’

Dizinin internet üzerinden paralı olarak yayınlanacağına dair bilgilere de cevap veren Beşikçioğlu, “Ne diyebilirim ki! Keşke devlet kanallarında yayınlanabilse. Maalesef şu sıralar herkes gölgesinden korktuğu için, biz de bakıyoruz durumumuza. Behzat Ç. kendi içerisinde nevi şahsına münhasır bir iştir. Bugünkü durumu bundan 6 yıl önce defaaten anlatmak isteyen, yürekli bir işti. Hala da öyledir. Umarım bunu yayınlayacak ulusal bir kanal çıkar. Daha fol yok yumurta yok, ortada Emrah’ın yazdığı şahane bir hikaye var. Bunu çekerler mi çekmezler mi bilmiyorum. Emrah dediğini yaptı ve yazdı hikayesini. Bizim hikayemiz var, oyuncular da hazır. Bütün cast’taki arkadaşlar da işin içinde olmak istiyor. Siz istediğinz kadar çekin, yayınlayacak kanal bulamazsanız olmaz tabii ki. Bir paralı kanal bu konuda bize umut verdi, biz de harekete geçtik” açıklamasını yaptı.

 

Fatih Ürek’in Orkestra Şefi Sigortasızlıktan Dert Yandı

Fatih Ürek’in Orkestra Şefi  Sigortasızlıktan Dert Yandı

Orkestra şefi Oğuz Mühürdar, Fatih Ürek’e kendisini 10 yıl sigortasız çalıştırdığı gerekçesiyle açtığı davayı kazandı. 10 yıllık sigorta ücretini ödemesine hükmedilen şarkıcı, karara itiraz etti.

Fatih Ürek’in 10 yıl boyunca orkestra şefliğini yapan Oğuz Mühürdar, ünlü şarkıcının kendisini sigortasız çalıştırdığı iddiasıyla iş mahkemesine başvurdu.

Magazin basınının da çıkan haberlere göre; Mühürdar; mahkemeye sunduğu üç sayfalık dava dilekçesinde, 2002 yılında Ürek’in yanında orkestra şefi olarak işe başladığını belirttti. Dilekçede, şu ifadeler yer aldı:
“Sosyal Güvenlik Kurumu’na verilmesi gereken belgeler, Ürek tarafından kuruma teslim edilmedi ve sigorta primlerim yatırılmadı. 2012 yılında işime son verilinceye kadar, ücret karşılığı çalışmama rağmen sigorta primlerim yatırılmadı.”

Dilekçeye Ürek’le çalıştığına dair fotoğraf ve videolar da ekleyen Mühürdar, şöyle devam etti:
“Haksız ve sebepsiz olarak aniden işime son verildi. O tarihten bu yana, yani yaklaşık bir yıldır bu olayın maddi ve manevi mağduru olarak, çok zor şartlar altında hayatımı sürdürmekteyim. İşsizlik sigortasından faydalanamıyorum. Tam 10 yıl kaybım var.”

3 BİN 581 GÜNLÜK BORÇ

İstanbul 19’uncu İş Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda hakim, Ürek’in 3 bin 581 gün Mühürdar’ı sigortasız çalıştırdığına hükmederek, sigorta ücretinin ödenmesine karar verdi. Karara itiraz eden Ürek, herhangi bir muhalefetin olmadığını beyan edip kararın bozulması talebiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkemenin nasıl sonuçlanacağını ise önümüzdeki günler de bekleyip göstereceğiz..

 

 

 

Arda Turan ile Özge Ulusoy aşk mı yaşıyor

Aslıhan Doğan’dan ayrılan Arda Turan gönlünü sürpriz bir isme kaptırdı.

Arda Turan ile evlilik yolunda giden ilişkisini bir anda bitiren Aslıhan Doğan, ayrılık nedenlerini “Biz Arda ile 10 yıldır tanışıyoruz. Arkadaşlığımız zamanla aşka dönüşmüştü. Birbirimizi gerçekten seviyorduk. Fakat Arda’nın İspanya’da olması ve oradaki ev ortamı bana uymadı. Biz de ilişkimize zor da olsa son verdik” diye açıklamıştı. Bu açıklamanın ardından çok geçmeden Arda Turan ayrılık haberlerini kendi sosyal medya hesabından story atarak ayrılık haberlerini duyurdu.

Başarılı futbolcu Aslıhan Doğan ile ayrılık haberini Instagram story üzerinden sevenlerine duyurdu.

Aslıhan Doğan’dan ayrılan Turan gönlünü sürpriz bir isme kaptırdığı iddiası sosyal medyayı şoke etti. ‘Duymayan Kalmasın’ programının haberindeki söylentiye göre Turan, Ulusoy ile görüldü. Aslıhan Doğan’dan ayrıldıktan hemen 3 gün sonra adı duyulan Turan bu sefer de hızlıydı. Özge Ulusoy ile görüntülendikten sonra sessizliğini korumaya devam etti.

Arda Turan

MEKANDAN EL ELE AYRILDILAR

Barcelona’da top koşturan 30 yaşındaki Arda Turan gönlünü 35 yaşındaki Özge Ulusoy’a kaptırdı. Önceki akşam arkadaş grubuyla gittikleri gece kulübünde ikili birlikte eğlendi ve gecenin sonunda mekandan el ele ayrıldı.

Seren Serengil’den Şok İddia

Arda Turan ile Özge Ulusoy’u mekanda gördüğünü söyleyen Seren Serengil, “Ben de gördüm ama bir şey söyleyemem sevgilim o mekanda çalışıyor.” demekle yetindi.

HACI SABANCI’YI UNUTTU

Özge Ulusoy, Hacı Sabancı ile olan 6 yıllık ilişkisini geçtiğimiz aylarda ani bir kararla bitirmişti. Bu ayrılığın ardından çok ağladığını söyleyen Özge Ulusoy Hacı Sabancı’yı unuttu.

 

İkilinin bu haberi sosyal medyayı sallarken sevenlerini şoke etti. İkilisorulan sorulara yanıtsız mı kalacak.

Yılın aşk bombası diye tabir edilen ikilinin birlikteliği sevenlerinden onay alırken bir kitlenin ise hedef kaynağı oldu.

 

 

Yeşilçamın Yıldızı Serpil Çakmaklı: ‘’Altımızda Tayt Oluyordu’’

Yeşilçamın Yıldızı Serpil Çakmaklı: ‘’Altımızda Tayt Oluyordu’’

Türk sinemasına damga vuran oyunculardan Serpil Çakmaklı verdiği röportajda kendi dönemine ait ilginç detaylardan bahsetti.

80’li yıllara damgasını vurmuş bir isim. Erotik sahneleri hâlâ hafızalarda. Ama “Günümüz oyuncuları bizi yaya bırakır. Biz şimdikilerin yanında amatör kalırız” diyor.

Hayatınızın nasıl bir dönemindesiniz?

Karışık bir dönemindeyim. Etiler’de yaşadığım ev kentsel dönüşümden dolayı yıkıldı. Bir anda kendimi Bodrum’da buldum. Diğer yandan kızım Amerika’ya oyunculuk eğitimi almaya gidecek. Kafam çok meşgul.

Annesinin yolundan gidecek yani…

Öyle görünüyor. Çok kalpten istiyor oyunculuğu.

Uzun zamandır ekranda göremiyoruz sizi…
Bilinçli olarak verdiğim bir karar değildi ama şartlar o şekilde gelişti. Ben çocuğum olmayacak sanıyordum. Gördüğüm tedavi sonucunda Merve dünyaya geldi. Şimdi 23 yaşında. Merve’nin hayatıma gelişi bir mucize gibiydi. O yüzden iş, güç hiçbir şeyi gözüm görmedi.

Geçmişte kazandığınız para bugüne de yetiyor mu?

Yetiyor. Zamanında akıllıca yatırımlar yaptım. İyi paralar kazandım. Bazen insanları duyuyorum, “Biz kazanamadık” diyorlar. Şaşırıyorum. Sahneye çıkan insanların iyi para kazanmaması mümkün değil. Ben çalışmaktan evimin yolunu zor buluyordum.

Şöhret sizin zamanınızda mı daha zordu, şimdi mi?

Bizim zamanımızda zordu. Bugün, azıcık yüzüne bakılır durumdaysan iyi bir senaryoyla meşhur olman çok kolay. Ben çok zorlu bir dönemde sinemaya girdim ve bir sürü iyi ustanın arasından sivrildim. Türkan Şoray’ların, Hülya Koçyiğit’lerin, Ediz Hun’ların arasında kendini göstermek büyük hadiseydi.

EROTİK SAHNELERİM BUGÜN AMATÖR KALIR


Bugünkü aklınız olsa o kadar erotik sahnede oynar mıydınız?

Bunu kabul etmiyorum. Günümüzde her şey yapılıyor ekranlarda. Ben amatör kalırım yenilerin yanında. Biz de cömert sahneler çekiyorduk ama altımızda taytlarımız oluyordu.

Beren Saat sevişme sahnelerinde araya yastık konulduğunu söylemişti…

Bizde yastık olmazdı. Profesyonellikte ona gerek var mı bilmiyorum…

“Televizyon muhafazakarlaşıyor” fikrine ne söylersiniz?

Saçmalıyorlar. Hepsi öpüşüyor. Şimdiki oyuncular gayet rahat. Bizim jenerasyonumuzu amatör bırakacak şeyler yapılıyor.

Seren Serengil İle Ahmet Hakan Arasında Geçen Sert Polemik

Sere Serengil İle Ahmet Hakan Arasında Geçen Sert Polemik

Ahmet Hakan köşesinde, “Gülben Ergen’e neden bu kadar suç buluyorsunuz? Suçu biraz da kocalarınızda arayın.” deyince Seren Serengil Instagram’dan cevap verdi.

İŞTE AHMET HAKAN’IN YAZISI:

YEŞİM, SEREN, EBRU, GÜLBEN FALAN BAĞLAMINDA BİR SESLENİŞ: EY KOCASI AYARTILAN KADIN

EY kocası ayartılmış ve bu nedenle canı yanmış kadın!
Sana sesleniyorum.
Dinle beni.
Sevgili kocan, fettan bir kadın tarafından ayartılıyorsa…
İlk kızacağın, ilk nefret edeceğin, ilk boğmak isteyeceğiniz kişi, niye kocan değil de o fettan kadın oluyor ki?
Tamam, ayartanın da sorumluluğu ve suçu var.
Amenna!
Ama ayartılmaya dünden razı olan adamın hiç suçu ve sorumluluğu yokmuş gibi davranmak da nereden çıktı?
Akıl baliğ olmamış bir afacandan söz etmiyoruz yahu!
Aklı başında bir adamdan söz ediyoruz. Eğer bu adam, azıcık fettan bir kadın karşısında hemen ağzı açık ayran budalası haline dönüşüp gönül verdiği karısından anında vazgeçebiliyorsa…
Senin hesaplaşman fettan kadınla değil, kocanla olmalıdır.
Ayartılan adamı bir tarafa bırakıp bütün suçu ayartan kadına atmak…
Bunu hiç anlamıyorum.
Anlamıyorum ama işte gördüğünüz gibi anlamadığım işlere burnumu sokmadan da duramıyorum.

Seren Serengil ise bu yazı üzerine Ahmet Hakan’a şöyle cevap verdi:

https://www.instagram.com/p/BZaz5ERh_Zc/?hl=tr&taken-by=serenserengil