Ana Sayfa Blog Sayfa 3917

Seda ve Uğur’la Programında ‘Yoğurtçu Bayram’ Skandalı

0

Seda ve Uğur’la programı, Yoğurtçu Bayram olayıyla geçtiğimiz hafta izleyicileri şok etti. Show TV’nin yüksek reytingli gündüz kuşağı programı Seda ve Uğur’la da 3 çocuk sahibi Daldaran çiftinin, programa katılımıyla gündeme gelen ‘Yoğurtçu Bayram’ mevzusu, ekran başındaki izleyicileri çileden çıkarttı. RTÜK’ü telefon bombardımanına uğratan izleyicilerin, konuyla ilgili rezilliğe son verilmesine dair şikayetlerde bulundukları bildirildi.

Seda ve Uğur’la programında, geçtiğimiz hafta bir skandal yaşandı. İbrahim Daldaran, çocuklarının annesi ve eşi Meral Daldaran’dan olan 3. çocuğunun kendisinden olmadığını öne sürdü. Eşi Meral Daldaran’ın bu gerekçelerle kendisine yapılan suçlamaları reddetmesiyle, olay ve çekişmeler devam etti. Bunun üzerine; program yapımcıları tarafından, Daldaran çiftinin 14 yaşındaki 3. çocuklarına 4 kez DNA testi yaptırıldı.

Geçtiğimiz cuma günü, kameralar önünde DNA test sonucunun ifşa edilmesi, kişilerin özel hayatı ile ilgili utanç verici bir durumu ortaya çıkarttı ve sosyal medyayı salladı.

DNA Testinden Sonra ‘Yoğurtçu Bayram’ Dehşeti

Seda ve Uğur’la programında; Daldaran ailesine ait DNA testinin yayınlanması sonrasında, ortaya çıkan dehşetli dram, izleyicileri şok etti. Programda ifşa edilen test sonucunda, İbrahim Daldaran’ın 3. çocuğunun gerçekten kendisine ait olmadığı ortaya çıkarken, asıl korkunç durum ise anne Meral Daldaran’ın itirafı oldu. Anne Daldaran, açıklamasında ‘Yoğurtçu Bayram’ adlı bir adamın kendisine tecavüz ettiğini ve çocuğun ondan olabileceğini ima ederek milyonları dehşete düşürdü. Bu durum üzerine, adı geçen Yoğurtçu Bayram adlı şahsa ulaşıldı.

Yoğurtçu Bayram adlı şahıs, çocuğun kendisinden olabileceğini kabul etti ve yeniden DNA testi yaptırıldı. Test sonuçlarında, Meral Daldaran’ın 14 yaşındaki kızının Yoğurtçu Bayram’dan olduğu kesinleşti. Bu akıl almaz durum üzerine, 14 yaşındaki genç kız M. Daldaran’ın psikolojisinin altüst edilmesinin hiç sorgulanmaması ise gözlerden kaçmadı.

Ortaya Çıkan Rezalet Üzerine RTÜK’e Şikayetler Yağdı!

Toplumun psikolojisini bozan bu tarz vakaların normalmiş gibi gösterilmesi ve özel hayata ait mahrem konuların, ekranlarda bu şekilde ifşa edilmesine tepki gösteren izleyiciler; şikayet için RTÜK’ün telefonlarını kilitledi. Yetkililerin, bu iğrenç konuyla ilgili olarak en kısa sürede çalışmalar yapması bekleniyor.

 

Nihat Sırdar Kimdir?

0

Nihat Sırdar Kimdir?

Türkiye’nin gündeminde yer alan, RTÜK’ten en çok uyarı alan programcı unvanını alan köşe yazarı ve radyo programı  yapan Nihat Sırdar kimdir? Hayatı ve kariyeri hakkında bilinmeyenler.

Nihat Sırdar’ın Hayatı

Nihat Sırdar, 19 Ekim 1976 tarihinde İstanbul’da Fatih, Kocamustafapaşa’da doğmuştur. Annesi Kıymet Sırdar, babası Mehmet Necati Sırdar’dır. Meslek lisesinde Makine Ressamlığı okudu. Üniversite sınavında başarılı olamayınca o dönem Best FM’in genel yayın yönetmeni olan Fatih Altaylı’yla iş görüşmesinden sonra radyoda getir götür işleriyle çalışmaya başladı. Makine Ressamı olmak için okudu ama radyocu oldu.

Nihat Sırdar, 1993 senesinden itibaren 12 yıl Best FM’de, 8 yıl Alem FM’de Nihat’la Curcuna ve Nihat’la Sivrisinek programlarını hazırlayıp sundu. Sabah saatlerinde gerçekleşen radyo programı, daha sonraları Nihat’la Muhabbet adını aldı. 2013 yılının Ekim ayında Alem FM’den Show Radyo’ya geçti ve aynı programları Show Radyo’da yapmaktadır.Son yıllarda sabah ve akşam radyo programlarını stüdyo dışından da yapmaktadır. Yurtiçinde sıklıkla Yayın Otobüsü içinden; yurt dışında ise taşınabilir yayın donanımıyla Sivrisinek ile birlikte çeşitli yayınlar yaptı. Muhalif kişiliğiyle öne çıkan ve RTÜK’te en çok dosyası olan programcı ünvanına sahip olan Sırdar, programlarında ilan ettiği hashtag’lerle twitter trend topic’te Türkiye gündeminin ilk sıralarında yer almaktadır.

Çıktığı Sahne Gösterileri

İyi Uykular Türkiye
Sivrisinek Dedin De Aklıma Geldi
Bütün Kazlar Toplandık

 

Leman Sam Kimdir?

0

Leman Sam Kimdir?

Leman uzun kızıl saçları, 18 dilde söylediği şarkıları, doğaya olan tutkusu, hayvan sevgisiyle tanınan Leman Sam, Türkiye‘nin en güçlü kadın seslerinden biridir.Söylediği türkülerle her kısımdan insanların hayatına bir parça dokunan Leman Sam’ın hayatı ve albümleri haberimizde

Leman Sam’ın Hayatı, Albümleri

23 Temmuz 1951 yılında İstanbul Üsküdar’da dünyaya gelen Leman Sam, Rumeli kökenlidir ve babasının subay olması nedeniyle çocukluğunu Hakkari, Gaziantep, Mersin, Ankara gibi Anadolu’nun birçok farklı yerde geçirdi.Tiyatro, mim, dans ve şan eğitimi alan Sam, başlangıçta müziği meslek olarak seçmeyi hiç düşünmüyordu. Profesyonel müzik kariyeri başlamadan önce Spor Bakanlığı’nda tercümanlık, gazetecilik ve kısa bir dönem çiçekçilik de yapan Leman Sam, 1979 yılının sonlarına doğru İstanbul Devlet Operası’nda dışarıdan alınacak bir solist için açılan sınava girdi ve kazandı. 1,5 sene kadar öğrenim gördükten sonra bir arkadaşının onu Mehmet Teoman’la tanıştırması sonucu Sam’a müzik dünyasının kapılarını açıldı.

Genç yaşta evlenen şarkıcının Şehnaz Sam ve Şevval Sam isimlerinde iki kız çocuğu dünyaya geldi. Ekonomik zorluklar ve şiddetli geçimsizlik sonucunda Leman Sam evliliğini noktaladı. Şevval Sam’da annesinin izinden giderek hepimizin çok sevdiği ve çok büyük başarılara imza atan bir kadın olmayı başardı.

İlk albümü olan, 1988 yılında yayınladığı, Zülfü Livaneli şarkılarını yorumladığı eserlerden oluşan Livaneli Şarkıları isimli albümü Sam’ın müzik piyasasına hızlı bir giriş yapmasını sağladı. Güçlü yorumuyla müzikseverlerin beğenisini kazanan Sam, 1990’da yapımcılığını Garo Mafyan’ın yaptığı Çağrı albümünü dinleyicileriyle buluşturdu.Azerice şarkıları çok iyi yorumladığı bilinir. Bunun yanı sıra Yunanca, Fransızca, Rumca ve birçok lehçede şarkı söyleyebilen sanatçı olarak isim yapmıştır. Yurt çapında çok göz önünde olmayan sanatçı genelde çeşitli il ve ülkelerde konserler verdi.Bunun yan ısıra pek çok Diplomatik konserler verdi.

Hayvanlara düşkünlüğü nedeniyle hakkında çeşitli davalar açılmıştır.19 tane kedisiyle birlikte yaşamaktadır.Bunların içerisinde ölen kedisi Domi onun için çok önemlidir.Sık sık hayvan barınaklarını ziyaret eder ve hayvanlar konusunda toplumsal duyarlılığı arttırmak için çalışmalar yapar.

Leman Sam’ın Albümleri

-1988: Livaneli Şarkıları
-1990: Çağrı
-1992: Ayak Sesleri
-1994: Eski Fotoğraflar
-1998: İlla
-2012: Nereye Kadar

Barış Arduç’tan Sevgilisine Tam Destek!

0

Film İçin Kilo Alan Gupse Özay’a Barış Arduç’tan Tam Destek: Her Haliyle Ateşli

Deliha 2 filmi için yaklaşık 23 kilo alan başarılı oyuncu Gupse Özay’ın bu hallerini yine kendisi gibi oyuncu olan yakışıklı sevgilisi Barış Arduç herkesin düşündüğünü aksine daha çok beğendiğini, daha çekici geldiğini itiraf ederek sevgilisine destek oldu.

“Beni Etkileyen Bir Havası Var”

“Kiralık Aşk” dizisinde ki rolünden sonra daha çok ünlenen genç kızların sevgili olan Barış Arduç bir süredir birlikte olduğu Gupse Özay için yorumlarda bulundu. Ne kadarda Barış Arduç’un hayranları Gupse ile Barış çiftini uyumlu bulmasalar da, sürekli güzel oyuncuyu rahatsız edecek mesajlar atsalar da tabi ki durum Barış Arduç için öyle değil.

Barış Arduç, “Sevgiliniz Gupse Özay’ı kilolu haliyle de beğeniyor musunuz?” sorusuna verdiği cevapla sevgilisine destek oldu. Arduç, “Gupse bu haliyle de güzel, ateşli ve alımlı. Gupse’nin beni etkileyen ayrı bir havası var. Ayrıca rolü için bu hale gelmesini takdirle karşılıyor, ondan daha çok etkileniyorum.” dedi.

 

Barış Arduç'tan Sevgilisine Tam Destek!
Barış Arduç’tan Sevgilisine Tam Destek!

Erdal Erzincan Kimdir?

0

Erdal Erzincan Kimdir?

1971 yılında Erzurum’da doğan, türk halk müziği sanatçısı olan Erdal Erzincan’ın hayatı, albümleri ve hakkında tüm bilinmeyenler.

Erdal Erzincan’ın Hayatı ve Albümleri

Erdal Erzincan Türk Halk Müziği sanatçısı.1971 yılında Erzurum’da doğdu. Küçük yaşlardan itibaren yaşadığı bölgenin folklorunu gözlemlemeye başladı ve bağlamayla o yaşlarda tanıştı. 1981 yılında İstanbul’a yerleşti ve 1985 yılında Arif Sağ Müzik Kursu’nda dersler almaya başladı.

1989 yılında İ.T.Ü. Türk Müziği Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü’ne girdi ve aynı süreçte; Tezenesiz Bağlama Çalma Tekniği (Şelpe) ile ilgili araştırmalar yaptı. Üniversitedeki tezini ise; Parmak Vurma Tekniğinin Bağlamadaki Uygulanışı ve Notasyonu konu başlığıyla sundu.
1994 yılında hazırladığı ‘Töre’ isimli ilk solo albümünden sonra;’Garip’, ‘Gurbet Yollarında’, ‘Anadolu'(Enstrümantal),’Al Mendil’ isimli solo albümlerini, ve bunların yanında Tolga Sağ ve İsmail Özden ile birlikte ‘Türküler Sevdamız’; Tolga Sağ ve Yılmaz Çelik ile birlikte de ‘Türküler Sevdamız 2’; Tolga Sağ, Yılmaz Çelik ve Muharrem Temiz ile birlikte ‘Türküler Sevdamız 3’isimli albümleri hazırladı. 2006 nin yedinci ayinda ‘Kervan’ isimli solo Albümü cikti.

1996 yılında Köln’de Cumhurbaşkanı Roman Herzog’un desteğiyle Arif Sağ ve Erol Parlak ile birlikte; Betin Güneş yönetimindeki Köln Filarmoni Orkestrasıyla bir konser verdi. Bu konserin repertuarı da; ‘Concerto for Baglama’ adı altında albüm olarak piyasaya çıktı.2004 yılı sonbaharında İran’lı Kemança sanatçısı Kayhan Kalhor’la birlikte konserler verdi ve enstrümantal bir albüm hazırladı.Sanatçı son olarak; öğrencilerinden oluşan yirmibeş kişilik ‘Bağlama Orkestrası’nı kurdu. On yılı aşkın bir süredir, kendi adını taşıyan Müzik Kurs’unda eğitim vermekte olup, halen bilgi ve birikimlerini öğrencileriyle paylaşmaya devam etmektedir.Kendisi gibi sanatçı olan Mercan Erzincan ile evli olup bir çocuk babasıdır.

Erdal Erzincan’ın Albümleri

  • Töre (1994)
  • Garip (1996)
  • Türküler Sevdamız (1997)
  • Concerto For Bağlama (1998)
  • Gurbet Yollarında (1999)
  • Anadolu (2000) –
  • Türküler Sevdamız 2 (2001)
  • Al Mendil (2002)
  • Türküler Sevdamız 3 (2005)
  • Kervan (2006)
  • “The Wind” (2006)
  • Giriftar (2008)
  • Girdab-ı Mihnet (2011)
  • Erdal Erzincan Bağlama Orkestrası (2013)
  • Karasu (2016) – Enstrümantal

Ersin Korkut Kimdir?

0

Ersin Korkut Kimdir?

BKM Mutfak tarafından düzenlenen, “Çok Güzel Haraketler Bunlar”  adlı komedi programıyla hayatımıza giren, orada daha çok tanınan ve sevilen oyuncusu Ersin Korkut hakkında tüm bilinmeyenler haberimizde.

Ersin Korkut’un Projeleri ve Hayatı

Ersin Korkut, 1977 yılında, Hakkari’de dünyaya geldi. İlk ve orta dereceli eğitimini Hakkari’de tamamladıktan sonra aynı şehirde bir süre taksi şoförü olarak çalışan Korkut, iş bulmak amacıyla 1998 yılında İstanbul’a taşındı. İstanbul’a geldiği zaman tek amacı hayatını sürdürmek için bir iş bulmak olan Ersin Korkut ilk önce bir pizzacıda çalışmaya başladı. Taki, akrabası olan Yılmaz Erdoğan’ın kendisini BKM kadrosuna almasına kadar. Bu olayla birlikte şansı dönen oyuncunu BKM’de çeşitli işlerde görev aldı. Bana Bir Şeyhler Oluyor adlı tiyatro oyununda sahne teknisyeni olarak görev yaptığı sırada Yılmaz Erdoğan’dan izin alarak oyunda ufak bir rol alarak sahneye çıktı. Seyirciler tarafından çok beğenilen ve bol bol alkışlanan Ersin Korkut, kendisine yeni kariyer olarak oyunculuğu seçti. Bu olayla birlikte kendisine herkesi kanıtlamak için daha çok çalışmaya başladı.

İlk olarak Cem Yılmaz ile beraber Doritos reklamlarında yer alan ve “Doktor Bu Ne?” repliği ile izleyicileri güldüren genç oyuncu, 2004 yılında, Sevinçli Haller adlı mini T.V. serisi ile televizyon dünyasına adım attı.2005 yılında, Yılmaz Erdoğan’ın yazar, yönetmen ve oyuncu olarak kadrosunda bulunduğu Organize İşler adlı sinema filminde rol alarak beyaz perde macerasına başlayan Korkut, 2007 yılında Şafak Sezer ile beraber Kutsal Damacana ve 2009 yılında, bir Yılmaz Erdoğan filmi olan Neşeli Hayat filmlerinde rol aldı.

Ersin Korkut, BKM tarafından hazırlanan ve de 2008 yılından beri yayınlanmakta olan komedi programı Çok Güzel Hareketler Bunlar’ın kadrosunda yer almayı başardı.Ersin Korkut, Ekim 2015 ayında İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararınca “uyuşturucu kullanmak” suçundan 10 ay hapis cezasına çarptırıldı, Mahkeme, hapis cezasının bir yıldan daha az olması nedeniyle cezayı erteledi.2015 yılında çekilmeye başlayan senaryo ve yönetmenliğini Yılmaz Erdoğan’nın yaptığı “Ekşi Elmalar” filminde görüntü yönetmenliği Gökhan Tiryaki yaptı. Filmde Farah Zeynep Abdullah, Devrim Yakut, Fatih Artman, Ersin Korkut,Songül Öden, Şükran Ovalı rol aldı.

Filmleri, Dizileri ve Reklamları

2015 – Eğlendirme Dairesi (TV Dizisi)
2015 – Ekşi Elmalar (Sinema Filmi)
2015 – Bizim Batman (Sinema Filmi)
2015 – Bana Baba Dedi (Rafet) (TV Dizisi)
2015 – Altın Horoz (Sinema Filmi)
2014 – İçimdeki Ses (Yılmaz) (Sinema Filmi)
2014 – Patron Mutlu Son İstiyor (Sinema Filmi)
2013 – 2014 – Galip Derviş (Komiser Ahmet Tekin) (TV Dizisi)
2010 – Çok Filim Hareketler Bunlar (Sinema Filmi)
2010 – Çocuklar Duymasın (İhsan) (TV Dizisi)
2010 – Kutsal Damacana Dracoola (Sebo / Kara Fuat) (Sinema Filmi)
2009 – Neşeli Hayat (Yusuf Lokman) (Sinema Filmi)
2008 – 2010 – Çok Güzel Hareketler Bunlar (Ersin) (TV Dizisi)
2007 – Kutsal Damacana (Asım) (Sinema Filmi)
2005 – Organize İşler (Ersin) (Sinema Filmi)
2004 – Sevinçli Haller (Hamza) (TV Dizisi)
1996 – Beyaz Show (Kendisi) (Tv Programı)

 

 

 

Boşanıyorlar mı? Yeşim Salkım açıkladı

0

Reza Zarrab ABD’de yargılanmayı beklerken eşi Ebru Gündeş‘in boşanma hazırlığında olduğu iddia edilmişti. Ünlü sanatçı bu haberler karşısında sessizliğini korurken Yeşim Salkım’dan ilginç bir açıklama yaptı.

“Laf Bende Kalmasın”programının yorumcularından biri olan Yeşim Salkım, hafta sonu Ebru Gündeş ile konuştuğunu belirterek şunları söyledi:

“Ebru Gündeş benim kız kardeşim gibidir, Cumartesi günü onunla birlikteydik ve konuşma fırsatım oldu. Kadınlar farklı yüzükler takarlar ve zaten Ebru sahnede aksesuar olarak da farklı yüzükler kullanan bir isim yani yüzüğünü çıkardı gibi bir durum yok, ayrıca Ebru Kanlıca’daki yalıdan da taşınmadı. Sadece hafta sonu için farklı bir yere geçti ve yalıya dönecek. Ebru böyle bir dönemde çocuğunun babası olan adamı bırakıp gidecek bir kadın değil.” diyerek ortamı sakinleştirirken arkadaşına da destek çıktı.

Yaş farkının böylesi düşündürdü

0

Levent Yüksel’in, Atilla Özdemiroğlu’nun kızı Lidya ile aşk yaşadığı ortaya çıktı. Sevgililerin arasında 31 yaş fark var. Üstelik Lidya’nın annesi bile Levent Yüksel’den küçük. Bu sürpriz aşk ve yaş farkına Magazin Severler ne diyor?

Cengiz Semercioğlu:
Burada yaş farkının olması önemli değil.
35 yaşındaki kadın, 66 yaşında bir adamla aşk yaşayabilir. Burada önemli olan Lidya’nın 22 yaşında olması. Kağıt üzerinde ona da bir şey diyemeyiz, reşit genç bir kadın sonuçta.
Benim takıldığım konu 53 yaşındaki adam, 22 yaşında kızla ne paylaşabilir?
Levent oturup ne konuşuyor, ne muhabbet ediyor 22 yaşındaki Lidya’yla?
Hadi etti diyelim, bu muhabbetten ne keyif alıyor?

Melike Karakartal:
Başından koca bir hayat geçmiş orta yaşlı bir erkeğin, yetişkinlik yaşlarının başında, hayat deneyimi henüz az olan çok genç bir kadınla ortak payda bulma ihtimali varsa eğer, neden olmasın?

Ömür Gedik:
Tamam yaş farkına takılmayayım diyorum ama yok, fark bu kadar çok olunca yapamıyorum.
Bir yastıkta kocamak, birlikte yaşlanmak gibi güzellikleri yaşayamayacakları kesin. İstisnalar kaideyi bozmaz tabii ama yaş farkının artmasıyla sağlıklı ilişki denen şeyden uzaklaşılıyor gibi geliyor bana.

Onur Baştürk:
Yaş farkı çok fazla görünüyor, ama iki taraf da âşıksa bunun ne önemi var? İlişkilerde yaş farkına takılıp kalmak artık demode bir şey.
Neden hepimizin kafasında böyle bir şey var ki?
Herkes illa kendi yaşına yakın biriyle mi beraber olmak zorunda?
Bunun bir kuralı mı var? Olmadığına göre Levent Yüksel ve sevgilisi de kafasına göre takılabilir.

 

 

 

Erkek bir kere aldatırsa bir daha yapar mı?

0

Erkek bir kere aldatırsa bir daha yapar mı?

Kadın Erkek ilişkisi ilk insandan bu yana günümüzün en çok tartışılan ve tartışılmaya devam eden konularından birisi. Psikoloji Bilim Doktoru Zafer Akıncı, kadın erkek ilişkilerinde bu kez merceği erkekler tarafına tutuyor. Eşini aldatan erkeklerin sebeplerini dünyadaki bilimsel araştırmalar eşliğinde yorumluyor.

Aldatma hiç şüphesiz çok önemli bir ilişki sorunudur ve belki de dünyada hakkında en çok yazılan konulardan birisidir.

Ülkemizde Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED)’in yaptığı araştırmaya göre erkeklerin yaklaşık yüzde 58’i, kadınların ise yaklaşık yüzde 40’ı evlilik süresince en az bir kere eşini aldatıyor. Bu sonuç aslında aldatmanın, ilişkiler açısından bir Kangrene dönüştüğünün büyük bir kanıtı durumundadır.

Aldatmanın 5 Nedeni

Denver Üniversitesinden Klinik Psikolog Kayla Knopp önemli bir araştırmasında aldatmanın 5 güçlü nedenini olduğunu buldu.

1. İlişkiye bağlılığın düşüklüğü (ilişkide çiftlerin birbirleri ile iletişimi azaltmaları, paylaşımın azalması dolayısı ile de sevgi bağının azalmasıdır.)

2. Cinselliğin azalması (Cinsellik ile belirli duyguların ve hormonların eşinizle eş zamanlı yaşanmamasına bağlı sevgi bağının azalmasıdır.)

3. Aşırı dışa dönüklük (eşlerin sosyal medya aracılığıyla veya yüz yüze iletişimle, dışarıya aşırı yönelmiş ilginin, eşten zamanla uzaklaşması ve sevgi bağının azalması)

4. Aldatmaya karşı hoşgörülü tutum ( aldatmanın büyütülmemesi gerektiği, abartmaya gerek olmadığı, bunların normal sayılabilecek olaylar olduğu inancının, beyinde zamanla aldatma eğilimini artırma durumu)

5. Aldatmayı onaylayan ve destekleyen bir sosyal ortam içerisinde olmak (arkadaşların, filmlerin, sosyal medya paylaşımlarının aldatma olaylarını destekleyen yaklaşımları göstermesine bağlı beyinde olumsuzluğun normalleşme süreci)

Bir kere Aldatan Bir daha Yapar

Aldatma bu sebeplerden kaynaklarsa bile hakkında çok fazla söylenti ve mit vardır. Bunlardan önemli bir tanesi de “ bir kere aldatırsa yine yapar” söylentisidir.

Klinik Psikolog Kayla Knopp, çok daha ilginç bir çalışmasında daha önceki sadakatsizlik sayısının gelecekteki davranış üzerinde herhangi bir etki bulamamıştır. Bunun anlamı bir kere aldatan bir daha yapmayabilir.

“Bir kere aldatırsa yine yapar” hem bilimsel araştırmalarla çelişen yanlış bir inanç, hem de yıkıcı aldatma davranışını tekrar ettiren bir koşullayıcı zararlı bir inançtır.

Aslında “bir kere aldatırsa yine yapar” inancı eşimiz için olmasa da çocuklar için geçerli bir yaklaşımdır.

Aldatma Çocukları da Etkiler

Aldatmak ile ilgili çalışmalarıyla tanınan ünlü psikolog Dr. Susan Marchant- Haycox; “Eğer bir çocuk ebeveynlerinden birisinin diğerini aldattığını bilerek yetişirse, bir süre sonra sadakatsizliği kabul edilebilir bir şey olarak algılamaya başlar. Bir yetişkin olduğu zaman da aynı aldatma davranışını yapma ihtimali çok yüksektir.”

Gerçi son yıllarda bazı uzmanların “Coolidge Etkisi “ adını verdikleri bir yaklaşımda, aldatmanın erkekler için kaçınılmaz bir gerçek olduğunu ve suçlu olanın ise “Dopamin hormonu” anlatmaya çalıştılar. Bu durum ne yazık ki kötü niyetli olmasa da aldatmayı normalleştirmeye hizmet eden bir yaklaşım oldu.

Sadakat karakterdir

British Columbia Üniversitesi’nden Psikolog Dennis Fiorino enerjisi düşmüş, tutkuyu kaybetmiş ilişkilerde erkeklerin aldatması ilişkide yeniden canlandırma işine yarıyor gibi açıklamalar yapsa da, bu diş ağrısını geçirmek için zararlı, yasak olan uyuşturucu maddeleri kullanmak gibi bir yaklaşımdır.

Aslında aldatma, hem fizyolojik ve psikolojik zararı olan hem de aile birlikteliğine ve kişilik özelliklerine zarar veren yıkıcı bir davranıştır.

Psikolog Dr. Shirley Glass araştırmaların, “Bir birliktelik yaşasak da başka birisinden etkilenebiliriz. İlişkimizde mutlu olsak bile bu bir şeyi değiştirmez. Sadakat bizim karakterimizle ve değer yargılarımızla ilgilidir” sonucunu ortaya koyduğunu anlatıyor.

Bu çalışma “daha kişilikli olmak istiyorsak eşimize sadık olmalıyız” düşüncesini doğruluyor.

 

erkek-bir-kere-aldatirsa-bir-daha-yapar-mi

MOİ Sahne’de bu hafta

0

MOİ Sahne’de bu hafta

İstanbul’un en renkli sahnesi MOİ Sahne bu hafta tiyatro oyunları ve konserlerle dolu olacak

Mall of İstanbul’da yer alan MOİ Sahne her hafta birbirinden keyifli tiyatro oyunlarına, konserlere ve sahne gösterilerine ev sahipliği yapıyor. Bu haftanın (27 Kasım-3 Aralık) etkinlik takvimi ise şöyle:

29 Kasım Çarşamba günü, saat 20.30’da Ahmet Aslan ve Erdal Erzincan Konseri

Anadolu müziğini batı enstrümanlarıyla birlikte kullanan Ahmet Aslan, bağlama virtüözü Erdal Erzincan ile birlikte MOİ Sahne’de sevenleriyle buluşuyor.

Ahmet Aslan; gitar, bağlama ve kendi tasarladığı La-Tar adında, klasik gitar ve bağlamanın karışımı olarak tanımlanabilecek bir enstrümanla tanındı. Martin Martin Greve, Kemal Dinç, Paco Peña, Carlo Domeniconi ve Antonis Anissegos gibi değerli müzisyenlerden görüş alınarak başlanan tasarım süreci, usta zanaatkâr Süleyman Aslan’ın (Dutar Saz Evi) elinde La-Tar adlı enstrümana dönüşerek Ahmet Aslan’ın müzikal kariyerinin eşsiz yapısının temel parçalarından biri haline geldi. 2003 yılında Va u Waxt (Rüzgâr ve Zaman), 2008 yılında Veyvé Mılaketu (Meleklerin Dansı), 2015 yılında Na-Mükemmel ve 2017 yılında Kemal Dinç ile birlikte Duo albümlerini yayınladı.

 

ahmet-aslan-ve-erdal-erzincanoglu

 

30 Kasım Perşembe günü, saat 21.00’da Sunay Akın ve Nihat Sırdar’dan ‘Sivrisinek Dedin de Aklıma Geldi’

Yazar ve koleksiyoncu Sunay Akın ile uzun yıllardır radyolarda kendine özgü tarzıyla programlar sunan Nihat Sırdar ‘Sivrisinek Dedin de Aklıma Geldi’ adlı komedi gösterileriyle MOi Sahne’de izleyiciyle buluşuyor. Gösteride Sunay Akın ve Nihat Sırdar tarihten ve günümüzden ilginç olayları izleyicilere anlatırken, Türkiye radyolarının konuşan tek hayvanı ‘Sivrisinek’ durmadan araya giriyor ve onlarla tatlı bir şekilde atışıyor. Gösteri, kahkaha ve kara mizahı bir arada sunuyor.

 

sunay-akin

 

2 Aralık, saat 13.00’da çocuk oyunu ‘Odada Dört Mevsim’

Danslı ve müzikli, eğlenceli mi eğlenceli çocuk oyunu ‘Odada Dört Mevsim’ MOİ Sahne’de çocuklarla buluşuyor.

“Bir odanın içine dört mevsimi sığdırabilir misiniz? Bu, bir yetişkin için çok kolay görünmese de bir çocuk için hiç de zor değil aslında. Odasında nasıl vakit geçireceğini bilmeden sıkılan bir çocuğun yardımına koşan bilge sinek Bay Cızbız’la tanışacak; Vivaldi’nin eşsiz müziğinden yararlanarak küçücük odanın içinde yarattığı dünyaya tanık olacaksınız. Danslarla ve görsel efektlerle zenginleşen oyunda çocuklar hem hayal güçlerinin sınırsızlığını, hem de müziğin nasıl bir anlatım gücüne sahip olduğunu keşfedecek. Bay Cızbız’ın ellerini birbirine sürtmesiyle yaşanan büyülü yolculuğa siz de katılmak ister misiniz?”

odada-4-mevsim

 

 

2 Aralık Cumartesi günü, saat 20.30’da Leman Sam Konseri

Türk müziğinin en önemli sanatçılarından Leman Sam, MOİ Sahne’de sevenleriyle buluşuyor. Olmazsa olmaz şart; sahiden olduğun gibi olmak. Gerçek ruhun neyse, üzerine örtüler koymadan öylece yaşamak. Bu örtüler sizi yorar. Onun için ben çırılçıplak bir ruhla dolaştım.” diyen sanatçı, duru sesi ve şarkılarıyla kendi ruhunuzu bulmanız için şarkılarını söylüyor. Leman Sam şarkı söylemeyi ne kadar sevdiğini şu sözlerle ifade etmiştir: “Aşık olur gibi şarkımı söylerim, şarkımı söyler gibi de aşık olurum”

 

leman-sam

 

3 Aralık Pazar günü saat 13.00’da çocuk oyunu ‘Canım Kardeşim Müzikali 2’

Televizyon ekranlarında çocukların severek izlediği ‘Canım Kardeşim’in yeni müzikali ‘Canım Kardeşim Müzikali 2’ MOİ Sahne’de izleyiciyle buluşuyor. Oyun; eğlenmek ve güzel zaman geçirmek için sadece bilgisayar oynanmaması gerektiğini anlatıyor. Oyuna Barış Manço karakteri gibi sürpriz tiplemeler de katılıyor. Danslı ve müzikli oyun, çocukların da dahil olduğu bir eğlenceye dönüşüyor.

 

canim-kardesim

 

3 Aralık Pazar günü; saat 19.00’da tiyatro oyunu ‘Bezirgan’

Zeki, kurnaz, komik bir o kadar da sahtekar Tartuffe’ün hikayesinin uyarlaması olan Bezirgan, İstanbul Halk Tiyatrosu performansı ile MOi Sahne’de tiyatroseverlerle buluşuyor. Oyunda Cem Davran ve Erkan Can’a Bahtiyar Engin, Selin Yeninci, Faruk Akgören, Aytek Önal, Simge Defne, Selim Can Yalçın ve Salih Kırlı eşlik ediyor. Cem Davran’ın Tartüffe ve Orgon karakterleriyle iki tipi birden canlandırdığı oyunda, hizmetçi kız rolünde Bahtiyar Engin, evin büyük annesi rolünde ise Erkan Can rol alıyor.

 

bezirgan

 

Etkinliklerin biletleri www.biletix.com’dan ve MOİ Sahne gişesinden temin edilebiliyor. Tüm etkinlikler hakkında ayrıntılı bilgi www.moisahne.com adresinden alınabiliyor.

www.moisahne.com