Esra Erol’un sunumu ile ekranlara gelen izdivaç programına katılarak yıllar sonra yeniden taliplerini aramaya başlayan Caner Toygar, programda kriterlerini sıraladığı esnada geçmiş yıllarda kafasında bardak kırdığını hatırlatan gelin adayı Bahar hanıma çıkıştı. Çok sinirlenen Caner, bu konuda çok hassas olduğunu ve konuşulmasından dolayı rahatsız olduğunu ifade etti. İşte o anlar…
Yıllar önce yayınlanan Benimle evlenir misin” isimli programla tanınan dönemin en popüler damat adaylarından Caner Toygar, şansını yeniden denemeye karar verdi. Caner, ATV ekranlarında Esra Erol’un sunumu ile yayınlanan izdivaç programına katıldı. Caner Toygar, programa kendisine talip olarak gelecek olan adaylarda aradığı kriterleri sıraladığı esnada locada oturan gelin adayı Bahar’ın geçmiş yıllarda kafasında bardak kırdığını hatırlatmasına çok sinirlendi.
Bahar hanım, dalga geçme gibi bir niyetinin olmadığını, sadece geçmişte kafasında bardak kırdığını yanında oturan loca arkadaşına söylediğini ifade etti. Sonunda kendisiyle dalga geçilmediğine ikna olan Caner, bu konuda çok hassas olduğunu ve kesinlikle dalga geçilmesine tahammül edemediğini dile getirdi. Caner, Esra Erol’un programında taliplerini arıyor.
Seda Akgül, “Mide ameliyatı mı oldunuz?” sorusuna bikinili yanıt verdi!
Seda Akgül, kilo vermesi ile ilgili en çok sorulan “Mide ameliyatı mı oldunuz?” sorusuna sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bikinili paylaşım ile yanıt verdi. İşte detaylar… Kanal D ekranlarında yayınlanan Kısmetse Olur isimli evlenme programının sunucusu Seda Akgül, program sürecinde verdiği kilolar ile herkesi şoke etmişti. Altı ayda 25 kilo vererek görenleri şaşkına çeviren Akgül, mide ameliyatı olmadığını, sadece sağlıklı beslenme ile kilo verdiğini açıklamıştı. Ancak; bazı hayranları güzel sunucunun doğal yöntemler ile kilo vermesine bir türlü inanmadı. Sık sık “Mide ameliyatı mı oldunuz?” soruları ile karşı karşıya kalarak bu sorulardan bunalan Seda Akgül, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile bu dedikodulara son noktayı koydu. Ünlü sunucu Seda Akgül, daha önce çekilmiş ve basında yayınlanmış bikinili bir fotoğrafını “Bu fotoyu basında da yer aldığı ve mide ameliyatı dedikodularına son vermek için paylaşıyorum. Yoksa mayolu foto paylaşmak adetim değildir. Mide ameliyatında ortalama 8 endoskobik iz olur ve nekahat dönemi ağırdır. Mesai arkadaşlarım şahittir. Foto da filtresiz ve fotoshop’sız güneş altındadır. Ameliyat gerekenler mutlaka sağlık için yaptırabilir. Ama ben de durum bu. Ayrıca tombulken kilolu diye eleştirip zayıflayınca zayıfsın diyenler… Kendimi harika hissettiğim bir formdayım. Kimse beğenmek zorunda değil. Allah hepimize beden ve akıl sağlığı versin. Darısı iyi hissetmeyenlerin başına…” notu ile paylaştı. İşte o paylaşım…
Kansere yakalanan Tarık Akan’a, kanseri iki kez yenen Filiz Akın’dan destek!
İki kez kansere yakalanan, verdiği mücadeleyi kazanarak iki kez de kanseri yenen usta oyuncu Filiz Akın, akciğer kanserine yakalanan usta oyuncu Tarık Akan’a destek verdi. Filiz Akın, “Sağlığına kavuşacak” diyerek Akan’a destek verdiğini ifade etti. Detaylar haberimizde… Türk sinemasının en değerli aktörlerinden biri olan 66 yaşındaki Tarık Akan’ın 14 ay önce akciğer kanserine yakalandığı ortaya çıktı. Akan, bu haberle sevenlerini çok üzdü. Çok sayıda filmde birlikte rol aldıkları, iki defa kanseri yenen Filiz Akın da Tarık Akan’ın hastalığına çok üzüldü. Filiz Akın, Uçankuş TV’de yayınlanan İki Kadın Arasında isimli programa Tarık Akan’ın hastalığı ile ilgili şunları söyledi: “Sinemanın belki de en çok festival kazanan filmlerin başrol oyuncusu, kıymetli arkadaşım Tarık Akan’ın kanser olduğuna dair haberleri üzüntüyle okudum ama ‘İlaç cevap veriyor, iyiyim, merak etmeyin’ diyen’ arkadaşım; eminim en kısa zaman da iyileşecek, sağlığına kavuşacak. Eminim; çünkü tıp daha da ilerledi, tedavi edilebilir bir hastalık haline geldi bu asrın salgını… Ve de kendi tecrübemden çok samimi söylüyorum; ona gönderdiğimiz içten sevgi ve dua iyileşmesinin önemli bir parçası olacak. Bu hastalıkta moral ve sevgi çok önemli… Mutlaka ailesi var etrafında ona sevgi ve şefkatlerini veriyorlardır ama onu sevenlerden, hayranlarından, tanıdıklarından, rol arkadaşlarından gelen samimi duygular, dualar çok önemli… Ben düşüncelerin yolculuğu olduğu fikrindeyim. Muhakkak bir yerlere ulaşıyor. Ona da ulaşacak ve mutlaka iyileşecek diye düşünüyorum.”
Kıvanç Tatlıtuğ ve eşi Başak Dizer trafik kazası geçirdi!
Kıvanç Tatlıtuğ ve eşi Başak Dizer, önceki gün Etiler’de talihsiz bir trafik kazası geçirdi. Kazada, kimseye bir şey olmaması teselli etti. İşte detaylar…
Ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ ve eşi Başak Dizer, önceki gün kahvaltı sonrası Etiler’den Bebek’e geçiyordu. Ünlü çift, sahile inen dik yokuşta talihsiz bir kaza yaşadı. Çiftin arkalarından gelen bir otomobil, son model araçlarına arkadan çarptı.
Kıvanç Tatlıtuğ, eşi Başak Dizer ve onlara arkadan çarpan otomobilin kullanıcısının yara almadan kurtuldukları kazada, Tatlıtuğ’un lüks otomobiline arkadan çarpan araçta ciddi derecede maddi hasar meydana geldi. Ünlü oyuncunun lüks otomobilinin arkasında ise, küçük çaplı maddi hasar meydana geldi.
Tatlıtuğ’un lüks otomobiline arkadan çarpan aracın sürücüsü, “Yağmur, fren balatalarını şişirmiş. Öndeki araç aniden durunca, bizim frenler tutmadı, vurduk.” diyerek kazanın nasıl meydana geldiğini anlattı.
Kıvanç Tatlıtuğ ise, “Hemen nereden öğrendiniz de geldiniz?” diyerek muhabirlere sitem etti. Yakışıklı oyuncu ve eşinin yakınları ve sevenleri kazada hiç kimseye zarar gelmemesi ile rahat bir nefes aldı.
Şarkıcı Berkay önce nikah kıydı, sonra konsere gitti!
Popçu Berkay, iki yıldır aşk yaşadığı model Özlem Ada Katipoğlu ile dün nikah masasına oturdu. Berkay, nikahın ardından Antalya’ya konser vermeye gitti. İşte detaylar… Son dönemlerin yıldızı en parlak olan pop şarkıcılarından Berkay, iki yıldır birlikte olduğu sevgilisi model Özlem Ada Katipoğlu ile nikah masasına oturdu. Son derece heyecanlı olduğu dikkatlerden kaçmayan Berkay, nikahın ardından Antalya’da konser vermeye gitti. Ünlü popçu Berkay, geçtiğimiz günlerde ailelerinin eşiliğinde iki yıldır aşk yaşadığı sevgilisi model Özlem Ada Katipoğlu ile nikah masasına oturdu. Berkay, oldukça heyecanlı olduğu nikahında duygusal anlar yaşadı. Nikahın ardından ise, dünyanın ve Türkiye’nin en önemli starlarına ev sahipliği yapmaya devam eden EXPO 2016 Antalya’da konser vermeye Antalya’ya gitti. 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla EXPO 2016 Antalya 7 bine yakın kişiye konser veren popçu Berkay, sahnede devleşti. En sevilen şarkılarını kendisini dinlemeye gelen konukları için seslendiren şarkıcı, konuklarına unutulmaz anlar yaşattı. Berkay ve Özlem Ada Şahin çifti düğünlerini, 5 Eylül’de Bodrum’da yapacak. Arkadaşlarını Bodrum Bell Sombra Otel’de ağırlayacak olan çift, 5 Eylül akşamı düğünlerini kutlayacak. 6 Eylül sabahı ise, kahvaltı ve havuz partisiyle eğlenceye devam edecekler. Çift, yakınlarının eğlenmesi için her şeyi en ince detayına kadar düşündü. Geçtiğimiz günlerde kına gecesini yapan model Özlem Ada Şahin, yakın dostları ile eğlenmişti. Çiftin düğün organizasyonunu Fulya Terim ve ekibi organize ediyor.
Serdar Ortaç’tan evlilik açıklaması!
Bodrum’da bir mekanda sahneye çıkan ünlü şarkıcı Serdar Ortaç, son zamanlarda hakkında çıkan haberler nispet edercesine evliliğin çok güzel bir şey olduğunu anlattı. Detaylar haberimizde… Bodrum’da Gümbet Barlar Sokağı’nda bulunan Pasha Club’ta sahne alan ünlü şarkıcı Serdar Ortaç, kendisini dinlemeye gelen konuklarına unutulmaz bir gece yaşattı. En sevilen şarkılarını seslendiren Ortaç’ı cep telefonları ile görüntülemeye çalışan hayranları adeta birbirleri ile yarıştı. Serdar Ortaç’ı izlemeye gelen yaklaşık 2 bin kişi, 10. Yıl Marşı eşliğinde Türk bayrağı açarak 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutladı. Sahnede ilk olarak “Gıybet” şarkısını seslendiren Serdar Ortaç, hayranlarına “Karabiberim’den bugüne kadar bütün şarkılarımı dinleyeceksiniz. Bu gece bizim gecemiz olacak. Sonuna kadar dans edeceğiz. Ortalarda slov dans yapacağız. Bu gece Serdar Ortaç’a hoş geldiniz. Bu gece bütün şarkılarımı söyleyeceğim. Madem iki deli bir araya geldi, onunla başlayacağım.” dedi. Serdar Ortaç, bir ara hayranlarına “Dünyada en güzel şey evliliktir. Evlendikten sonra kimseye sevgilim, canım cicim demiyorsunuz. Evlendikten sonra bir şey peşinde koşmuyorsun. Çok güzel bir şey evlenmek.” dedi.
Selena Gomez, hastalığı nedeniyle müzik kariyerine ara veriyor!
Ünlü şarkıcı Selena Gomez, Lupus hastalığı teşhisi sonrasında yaşadığı depresyon ve anksiyete nedeniyle dünya turnesini iptal edip müzik kariyerine ara verme kararı aldı. İşte detaylar…
Geçen yıl, Lupus hastalığı nedeniyle kemoterapi gördüğünü açıklayan Selena Gomez, hastalığının yan etkilerinden dolayı kariyerine ara verme kararı aldığını açıkladı. 24 yaşındaki genç yıldız hastalığının depresyon, anksiyete ve panik atak gibi yan etkileri nedeni ile “The Revival” ismini verdiği dünya turnesini iptal etti. Gomez, People dergisine yaptığı açıklamada “Hepinizin bildiği gibi bana 1 sene önce Lupus teşhisi konmuştu. Bu hastalığın ansksiyete, panik atak ve depresyon gibi yan etkileri var. Şu anda sağlığıma ve mutluluğuma odaklanmak için en iyi kararın biraz ara vermek olduğuna karar verdim. Tüm hayranlarıma destekleri için teşekkür ederim. Benim için ne kadar özel olduğunuzu biliyorsunuz. Bunu paylaştım, yalnız olmadığımı biliyorum.” ifadelerine yer verdi. Endonezya’da verdiği son konserin ardından doğum gününü kutlayan ve sosyal medya hesaplarından hayranlarıyla bir mesaj paylaşan güzel şarkıcı, mesajında “Bu gece kendimi çok yapay hissediyorum. Müziğimle ve kendimle bağım yok gibi. Hiçbir zaman kliplerde gördüğünüz halim beni tanımlamadı. Anı yaşıyorum ve henüz olmamış şeylerden korku duyuyorum. Sönük hissediyorum. Size her zaman doğruları söyledim. Hayatımdaki bazı alanları yeniden düşünmeye ve bunu atlatmaya ihtiyacım var” dedi. Halk arasında en yaygın olarak bilinen ismi ile Lupus ya da Sistemik Lupus Eritematozus hastalığı, sebebi bilinmeyen cilt, eklem, böbrek, kalp zarı, akciğer zarı gibi birçok doku ve organ iltihabına bağlı çok sayıda bulgularla giden, değişik seyir gösteren ve bağışıklık sisteminin bozuk çalışması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. 24 yaşındaki genç şarkıcı Selena Gomez’e bir yıl önce bu hastalığın teşhisi konulmuştu.
Ayşe Özyılmazel’den, Yılmaz Erdoğan’ın Köyceğiz’e gitmesine yorum…
Geçtiğimiz günlerde KAFA dergisine İstanbul’dan Köyceğiz’e taşınma hikayesine anlatan Yılmaz Erdoğan’a Ayşe Özyılmazel’den yorum geldi. Özyılmazel, Yılmaz Erdoğan’ın İstanbul’dan Köyceğiz’e taşınmasını değerlendirdi. İşte detaylar…
Yılmaz Erdoğan, geçtiğimiz günlerde KAFA dergisine İstanbul’dan Köyceğiz’e taşınma hikayesine anlatmıştı. Ayşe Özyılmazel de Yılmaz Erdoğan’ın Köyceğiz’e gidişini “Yılmaz Erdoğan olmak” başlıklı bir yazı ile değerlendirdi. “Yılmaz Erdoğan, Kafa dergisinin Eylül sayısı için bir yazı yazmış. İstanbul’u bırakıp Köyceğiz’e yerleşme hikayesini anlatıyor. Sanırım bundan iki yıl önceydi, Yılmaz’ı ofisinde ziyarete gitmiştim. “Gel, sana ne göstereceğim…” dedi. Yazısında da anlattığı o 20 metrekarelik bahçeye çıkarttı beni. Bir sürü otu görünce şaşkın şaşkın baktım yüzüne. Ne yalan söyleyeyim, içimden ‘Hah! Yılmaz da kafayı yaktı; maydanoz-biberciler kervanına katıldı’ diye geçirdim. Eh insan cesaret edemediği şeyleri görünce ya dalga geçiyor ya da burun kıvırıyor. “Şifa bunlar şifa Ayşe, uyan!” dedi. Sonra topladığı otlardan çay yapmak için mutfağa geçti. Çayları alıp çalışma odasına gittik, masasının üstünde onlarca Kitap… Otları, bitkileri, doğanın şifalarını anlatan kitaplar… Her şeyi bir kenara bırakıp bunları çalışıyordu Yılmaz… Tek tek okuyor, notlar alıyor, bahçesinde yetişen otların isimlerini, faydalarını buluyordu. Zaten son yıllarda çok değişmişti Yılmaz; bambaşka biri olmuştu. Bu başkalığı nasıl anlatsam bilemiyorum. Varlığı çokken hiç gibiydi, görmeyi bilene müjde gibiyken, kenara çekilip bekleyen gibiydi. Sabırdı, sükunetti, kavgasızdı, telaşsızdı, gözleyendi… Biz aynı Sabahlara uyanıp aynı meselesiz meselelerin peşinden koştururken, o almış yürümüş ve birçok şeyden vazgeçmişti. Kafa’daki ‘Bir toprak evde ve bir bahçede doğmuştum ama ben de işin sonunda şehir telaşında kaybolmuştum’ dediği yazısında, bir cümle beni yerle yeksan etti: ‘Ne yaşıyorum bu şehirde? Aslında sadece yapıyorum, yaşamıyorum.’ İşte tam da kurcalamaya korktuğum buydu: Ne yaşıyorum bu şehirde? En son ne zaman İstanbul’u sevdim ben, ne zaman sokaklarını arşınladım, ne zaman gördüklerimin coşkusuyla umutlandım? Ne zaman? ‘Korkma, düş yollara kardeşim’ diyor Yılmaz. ‘Düş kendi yoluna, doğaya, çiçeğe, toprağa, bak neler olacak?’ diyor. Yılmaz’ın bu yazısını ‘Oooh adamın tuzu kuru tabii, gider köye yerleşir’ tonunda yorumlayanlar, kibirlerine yenik düşüyor. Bunun tuzu kurulukla ilgisi yok; cesaretle ve vazgeçebilmekle ilgisi var. Bizim olduğumuz, bizi var ettiğini sandığımız işimiz, koltuğumuz, banka hesabımız, evimiz, arabamızdan kopamayışımızla ilgisi var. Tam tersine, asıl Yılmaz Erdoğan’ın yerinde olsa çekip gidemez insan. Beni ezip geçen, üzen, yoran, her gün yataktan zorla kalkmama neden olan hayatımın yönetmeniyim. Hayatımda ne varsa yüzde 100 benim eserim, değil mi? Şimdi çekip gidemiyorsam, şimdi yeniden başlamaktan öcü gibi korkuyorsam, şimdi bilinenin garanticiliğini, bilinmezin gizemine tercih ediyorsam; hepsi benim seçimim. Karnımdaki ağrı, gözümdeki yaş, olduramadıklarımın yarattığı kalp kırıklığı, keşfedemeğim topraklarım; hepsi benim korkakça seçimlerim. Yılmaz Erdoğan olmak ya da olmamak… İşte bütün düşündüğüm bu.”

İlk kızı Birgül’ü 40 yaşındayken dünyaya getiren Kibariye’nin 56 yaşında ikinci bebeğine hamile olduğunu açıklaması, geç yaşta anne olmanın mümkün olup olmadığı tartışmalarının alevlenmesine neden oldu. Dünyada da geç yaşta anne olma örnekleri mevcut. Jennifer Lopez, Halle Berry gibi isimler de 40’lı yaşlarda, Janet Jackson da 49 yaşında anne olmuştu. İspanya’da ise 66 yaşındaki Maria Bousada, ikiz bebeklerini dünyaya getirmiş ve 3 yıl sonra hayatını kaybetmişti. Ünlü şarkıcı Kibariye’nin üç aylık hamile olduğunu açıklaması, ileri yaşta anne olabilmenin bir mucize mi yoksa tüp bebek teknolojisi mi olduğu tartışmalarının ortaya çıkmasına neden oldu.
Uzmanlara göre; Kibariye’nin başkasından yumurta nakli, ya da daha önce kendi yumurtasını dondurmuş olabileceği ihtimalleri çok kuvvetli. 56 yaşındaki şarkıcı Kibariye, henüz hamileliği hakkında bir açıklama yapmazken Tüp Bebek Üreme İmmünolojisi ve Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Halit Fırat Erden: “56 yaşında bir kadının normal yolla hamile kalması mümkün değil. Türkiye’de kadının menopoz yaş ortalaması 48, Daha önce yumurtalarını dondurmuş ise hamilelik mümkün olabilir. Ama yıllar önce yumurtalarını dondurmuşsa bir insan 56 yaşına kadar niye bekler? 14 yıl önce yumurta dondurma diye bir yöntem söz konusu değildi. Bugün eğer kişi de sağlıklı ise tek yöntem yumurta donasyonu olabilir. Yani bir başka kadından alınan yumurtanın nakledilmesi ile tüp bebek yöntemi sayesinde hamile kalmış olabilir.” açıklamasını yaptı. Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen ise; “56 yaş çok ciddi bir yaş. Teorik olarak, daha erken yaşta dondurduğu yumurtalarını kullanarak ya da yumurta bağışıyla bir kadın her yaşta gebe kalabilir. Yine de rahimin embriyoyu tutma kapasitesi 54 yaşından sonra azalmaya başlar. Kısırlık tedavisindeki yeni gelişmeler ve teknoloji de kadınların eskiye göre daha ileri yaşlarda anne olmasını kolaylaştırıyor. Yeni araştırmalara göre, 45 yaş sonrasının anne olmak için geç kabul ediliyor. Bilim her zaman, var olan olasılığı hayata geçirmek değil bazen de ‘olması doğru mu’ sorusuna cevap vermektir. 50’li yaşlarda çocuk sahibi olan çiftin çocuğunun, anne ya da babasını erişkin bile olamadan kaybetme olasılığı yüksek.” diye konuştu.
