Şu sıralar albüm çalışmaları ile yakaladığı başarının tadını çıkarak ünlü şarkıcı İrem Derici önemli açıklamalarda bulundu. Yeni albümünü ikinci klibi ile izleyici karşısına çıkan ünlü şarkıcı en büyük hayalini açıkladı. İşte detaylar… Ünlü sanatçı İrem Derici, geçtiğimiz Şubat ayında piyasaya sürdüğü Dantel isimli yeni albümünde yer alan söz ve müziği Sinan Akçıl’a ait Evlenmene Bak isimli şarkıya video klip çekti. Yaptığı birçok single çalışmaları ile başarılı bir performans gösteren İrem Derici, Evlenmene Bak klibi ile son günlerde magazin gündeminde en çok konuşulan isimlerden biri oldu. Önceki gün sosyal medya platformu Younow üzerinden Emre Saygı’nın sunduğu interaktif talk-show programı ‘Hadi Be’ye konuk olan ünlü şarkıcı, önemli açıklamalarda bulundu. Müzik kariyeri ve özel yaşamı ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunan İrem Derici, Emre Saygı’ya çocukluğundan beri hayalini kurduğu en büyük isteğini açıkladı. Bakın İrem Derici’nin en büyük hayali ne? “Müzik yarışmalarında jüri olmayı isterim. O koltuğa oturursam karşımdaki insanı kırmam. Beğenmediysem de tatlı bir dille anlatırım. Tarkan’la düet yapmak en büyük hayalim ama sonsuza kadar hayal olarak kalacak. Tarkan şimdi farklı bir yerde. Sektörün de farklı bir yerinde. Sürekli bir şeyler üretmem gerekiyor. Devir öyle bir devir ki, durmadan bir şey yapmak lazım. Artık her apartmanda 10 tane şarkıcı var. Üç tane arkadaşım var. Onlar da hayatıma 1992’de girdi. Üçü de dost, kardeş dediğimiz cinsten.”
Serdar Ortaç icralık oldu!
Geçtiğimiz günlerde Gıybet isimli yeni albümünü müzik piyasasına sunan ünlü popçu Serdar Ortaç, eşi Chloe Loughnan’ın darp edilmesinin ardından şimdi de icra şoku ile karşı karşıya geldi. İşte detaylar… Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Hande Yener ve Demet Akalın gibi birçok şarkıcının aranjörlüğünü yapan Emrah Karaduman, ünlü popçu Serdar Ortaç ile davalık oldu. Ünlü aranjör Emrah Karaduman, aranje ettiği şarkının ücretini alamadığı gerekçesi ile Serdar Ortaç’a dava açtı. Karaduman tarafından İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davaya göre Serdar Ortaç’ın Gıybet isimli yeni albümündeki ‘Söyle nereye kadar’ adlı şarkısının aranjesi için Ortaç, Karaduman’a teklif sundu. Karaduman’ın gelen teklifi kabul etmesinin ardından ünlü şarkıcı, “Söyle nereye kadar” parçasının sözlerini e-posta yolu ile Karaduman’a gönderdi. Şarkı üzerindeki aranje çalışmasını tamamlayan ünlü aranjör, parçayı aynı yollar Serdar Ortaç’a geri gönderdi. Bunun üzerine Serdar Ortaç, şarkıyı kendi stüdyosunda albüme hazır şekilde seslendirmek için Karaduman’dan şarkının playback halin istedi. Karaduman, tamamladığı şarkının playback’ini de Ortaç’a gönderdi. Yaptığı bu işlemler sonucunda Emrah Karaduman, Serdar Ortaç’tan 25 bin lira ücret istedi. Şarkının aranje edilmiş halini beğenen Ortaç, Karaduman’ın sunduğu ücret talebini kabul etti. İlk etapta 6 bin lira ödeyen Serdar Ortaç geri kalan ücreti ise daha sonra ödeyeceği ni söyleyerek ileri bir tarihe attı. Ancak verdiği sözü tutmayarak ertelediği tarihte de ödemeyi yapmadı ve sürekli erteledi. Karaduman’ın yaptığı açıklamaya göre Serdar Ortaç, ilk olarak maddi durumunun iyi olmadığını öne sürerek ödeme yapmadı. Ancak bir süre sonra ise aralarında yazılı bir sözleşme olmadığını gerekçe gösterip ilk ödediği 6 bin lira dışında başka bir ödeme yapmadı. Olayların bu şekilde gelişmesi üzerine İstanbul İcra Müdürlüğü’ne giden Emrah Karaduman, Ortaç’tan alacağı 19 bin liralık ücret için ünlü şarkıcı hakkında icra takibi başlattı. Karaduman tarafından hakkında dava açılan Serdar Ortaç, itiraz etti. Bunun üzerine ise Karaduman icra takibine itirazın kaldırılması için dava açarak Ortaç’ın yüzde 20 inkar tazminatı ile borcunu ödemesini ve icra takibinin devamını talep etti.
İstanbul Kırmızısı filmine yıldız kadro
Ünlü yönetmen ve yazar Ferzan Özpetek 2014 yılında yayınladığı İstanbul Kırmızısı isimli romanını beyazperdeye uyarlıyor. Filmin çekilerine başlanırken oyuncu kadrosu adeta yıldızlar geçidi. İstanbul Kırmızısı filminde Nejat İşler, Halit Ergenç, Mehmet Günsür, Tuba Büyüküstün gibi dev isimler yer alacak. Yöneten koltuğunda Ferhan Özpetek yer alırken filmin şubat ayında seyirciyle buluşturulması planlanıyor.
BKM ‘nin yapıcılığını üstlendiği filmde romanda anlatılan hikayeye göre, uzun yıllar yurt dışında yaşayan yazar Orhan Şahin, ünlü yönetmen Deniz Soysal ‘ın ilk kitabı üzerinde çalışmak için İstanbul ‘a gelir. Deniz, zenginliğinin son demlerindeki ailesiyle birlikte bir yalıda yaşamaktadır. Orhan daha ilk günden kendisini Deniz ‘in karmaşık ilişkileri, esrarengiz arkadaşları ve aile bireylerinin ortasında bulur.
Geçtiğimiz günlerde Ferhan Özpetek filmin oyuncularının yer aldığı bir toplantı düzenleyerek sorulara cevap verdi. Özpetek yaptığı açıklamada “Çekimlere Büyükada ‘da devam ediyoruz. Benim ilk Türk filmim. Onun için çok heyecanlıyım. Bu film, birebir benim hayatım değil. Birebir ‘İstanbul Kırmızısı’ kitabı da değil. Romanın aynısını yapmak beni sıkardı. Nejat İşler benim rolümde. Yani bir yönetmeni oynuyor. O yönetmen ben miyim ben de tam bilmiyorum. Mehmet ve Tuba benim hayatımdaki çok önemli iki insanı canlandırıyor. Halit Ergenç ise tamamen yeni bir karakteri oynuyor.” şeklinde konuştu. Böylesine önemli isimleri aynı projede birleştiren 57 yaşındaki yönetmen ve yazar Ferzan Özpetek İstanbul doğumlu. 10 farklı filme yöneten olarak imza atan isim, yine bu filmlerin senaryosunu da yazdı. Kendi senaryolarını yönetmekten büyük keyif aldığı bilenen isim ayrıca iki tane de roman yazdı. Bu romanlardan ilki şuan sinemaya uyarladığı İstanbul Kırmızı iken ikinci romanı Sen Benim Hayatımsın isimli romanıdır. Ayrıca usta isim 34. Antalya Film Festivalinde 1997 yapımı Hamam filmi ile En İyi Yönetmen ödülünü, Karlovi Vary Festivalinde Karşı Pencere ile En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödüllerini, 25. Seattle Film Festivalinde 2004 yılında yine Karşı Pencere filmi ile En İyi Film ödülünü, 31. Flanders Uluslararası Film Festivalinde de yine 2004 yılında Karşı Pencere filmi ile Canvas Halk Ödülünü kazanmıştır.
Yeni izdivaç sunucusu Nevruz’un partneri belli oldu!
Yeni yayın döneminde izdivaç programı sunuculuğu yapacağı haberleri ile magazin gündemine oturan Esra Erol’un meşhur ettiği gelin adayı Nevruz hanımın izdivaç programının partneri oldu. Nevruz hanım, ünlü bir isimle birlikte program yapmaya hazırlanıyor. İşte detaylar… ATV ekranlarında ünlü sunucu Esra Erol’un sunumu ile yayınlanan izdivaç programının bir dönemine adeta damgasını vurmuş olan gelin adayı Nevruz hanım, programdan ilginç bir şekilde ayrılışının ardından yine gündeme geldi.
Nevruz hanım, Esra Erol’un programında Megastar Tarkan’a olan aşırı hayranlığı, Tarkan gibi bir eş araması, gelen her talibini reddetmesi, sivri çıkışları, sert tutumu ile programın en popüler adaylarından biri haline gelmişti. Nevruz hanımın programdan ayrılışı da olaylı olmuştu. İlk olarak özel sağlık sorunları nedeni ile programdan ayrıldığını açıklamıştı. Ancak, spikerlik kurslarına başladığı iddia edilmiş ve izdivaç programı sunuculuğu yapacağı iddia edilmişti. O dönem hakkında çıkan bu iddiaları yalanlayan Nevruz hanımın yeni yayın döneminde özel bir televizyon kanalında izdivaç programı sunuculuğu yapacağı iddia ediliyor. Nevruz hanımın sunuculuğunu yapacağı izdivaç programındaki partnerinin ise, ünlü türkücü Latif Doğan olacağı iddia edildi. İddialara göre; Latif Doğan ve Nevruz hanım birlikte izdivaç programı sunacaklar. Sevilen başarılı türkücü Latif Doğan’ın hakkında ortaya atılan bu iddia hakkında ne cevap vereceği merak konusu olurken, Nevruz hanımın hangi kanalda program yapacağı ise sır gibi saklanıyor.
Emel Yıldırım: “Pantalonum 20 lira”
“Veren de Allah, alan da Allah…” diyen Emel Yıldırım, “Üzerimdeki pantolon 20 lira” dedi. Bir magazin programına konuk olarak katılan Yıldırım, özel hayatına ve yaşamına dair tüm merak edilenleri anlattı. Emel Yıldırım’ın tüm açıklamaları haberimizde… Ünlü modacı Emel Yıldırım, Kanal D ekranlarında yayınlanan Renkli Sayfalar isimli magazin programına canlı yayın konuğu olarak katıldı. Yaşamına ve özel hayatına dair tüm merak edilenleri samimiyetle anlatan Emel Yıldırım her şeyi anlattı. Emel Yıldırım; “Kendim kazanıyorum, kendim çalışıyorum, kendim harcıyorum… Kendi kendimin efendisiyim. Üç arkadaşımla mağaza açtık. Allah yolumuzu açtı, çok da güzel kazanıyoruz. Kızım 19, oğlum 16 yaşına geldi. Öyle çocuklar için sık sık görüşme gibi bir şey olmuyor. Çünkü birey oldular artık, kendi sorumluluklarını biliyorlar. Bir şey olduğunda babaya ve bana söylüyorlar. Erdal’ın telefon numarası bende durmuyor.
Umre’ye ilk gittiğimde tek başıma gittim. Geçen sene aralıkta gittim. Anlatılmaz, yaşanır. Gittiğimde çok ağladım. Ben Umre fotoğraflarını paylaşmadım aslında. Benim bir arkadaşım var Esra… O ben ve annesi gittik bu sefer. Çok güzel çıktı bu dedi. Fotoğrafı Instagram’a koydum. Altına birisi “herkes reklam için oraya gidiyor” şeklinde bir yorum yazdı. Giydiğimiz kıyafeti, saçı, makyajı koyuyoruz. İnsanları özendiriyoruz. Bu da bir örnek. Kabe’yi görünce çok ağladığımı hatırlıyorum. Bir anda gidip gelirsin ya ‘neredeyim ben’ diye. Öyle oldum. İkinci gittiğimde daha sindire sindire baktım. Bence orası mahşerin provası… Yaşlıları görünce, ellerinde bastonla yürüyenleri görünce kendimden utandım.
Ben hiçbir zaman kimseye ah etmem. İyi ve kötüyü unutmam yapımdan dolayı. Kırıldıysam bir daha dönüp arkama bakmam.Dostluklarımla alakalı olarak bu yaşıma kadar kimseyle kötü olmadım. Aslında bu konuda hiç konuşmak istemiyorum ama şunu da söylemek durumundayım. Benim üzerimde hiçbir şeyim yok. Ev, araba, o, bu, şu… Ceketimi aldım ve çıktım. Bu da artık son söylememdir. Emel Yıldırım isem kendim kazanıyorumdur, kendi ayaklarımın üzerinde duruyorumdur. Kendi kendimin patronuyum. Çocuklarım, ailem, sevdiklerim ve dostlarım… Bu demek değildir ki, “karşı taraf kötü” öyle bir şeyim de yok. Bu benim tercihimdi, konuştuk olmadı. Son kez söylüyorum Emel Yıldırım olarak hiçbir şey almadan çıktım, hiçbir şeyim de yok. 19 sene ben eşimi sevdim, çocuklarımın babasıydı. Ondan sonra sevgim bitti, ayrıldım. Bu kadar! Kötü bir şeyim yok, çocuklarımın babasıdır. İyi olsun, o da mutlu olsun. Kimseyle kötü değilim, kimseye düşman değilim. Çok gezdim, çok gördüm, en iyi yerlere gittim ama ben kendimi buldum. İçime döndüm ve gerçek Emel’i çıkardım. Çok huzurluyum, çok mutluyum. Çocuklarım sağlıklı. Veren de Allah, alan da Allah. İstediğiniz kadar malınız mülkünüz olsun. Sağlığınız olmadıktan sonra hiçbir şeyin değeri yok bu hayatta. Ben o dönem de böyleydim, şimdi de böyleyim. Kompleksli bir kadın olsam üzerimdeki pantolonun 20 TL olduğunu söylemem. Alışveriş yapmak istiyorsam bu ille bir markaya gideceksin demek değil. Ben pazara da gidip alışveriş yapardım. Önemli olan kendine yakışan bir şeyi almak. Har vurup harman savurmak değil mesele. O yıllarda da sahip olduklarımı arkadaşlarımla, dostlarımla paylaşırdım. Hiçbir zaman “bu benim, ben yaptım, ben aldım” demedim. Arkama baktığım zaman çok zenginim, çünkü inanılmaz dostlar biriktirdim.” 
Celine Dion, “Kocam kollarımda değil yerde öldü!”
Geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden eşi Rene Angelil’in son gecesini gözyaşları içinde anlatan Celine Dion, sürekli onun kollarında ölmek istediğini söyleyen eşinin yerde öldüğünü açıkladı. İşte Celine Dion’un o açıklamaları… Dünyaca ünlü şarkıcı Celine Dion, eşi Rene Angelil’ibu yıl Ocak ayında kaybetti. Geçen hafta Billboard Müzik Ödülleri törenine katılan Dion, hala acısını yaşadığı eşinin hayatını kaybetmesi ile ilgili ilk defa bu kadar samimi açıklamalarda bulundu.
Ödülünü oğlunun elinden almasıyla gözyaşlarına boğulan güzel şarkıcı, 73 yaşındayken hayata veda eden eşinin son arzusunu yerine getiremediğini ifade etti. Başarılı şarkıcı, müzik yapımcısı eşi Angelil’in son nefesinin onun kollarında vermek istediğini açıkladı. Ancak, eşinin onun kolları yerine yerde can verdiğini anlatan Dion ağlamaktan konuşmakta zorlandı.
Eşinin son gecesini ve son nefesini verişini anlatan Dion, “Rene hep benim kollarım arasında hayata veda etmek istediğini söylerdi. Ama ben o gece sahneye çıkmıştım. Rene 13 Ocak’ı 14 Ocak’a bağlayan saatlerde öldü. Yataktan kalkmak istemiş olmalı, bunu yapmış ve sonra da yere düşüp son nefesini vermiş.” dedi. Sözlerine devam eden şarkıcı, “Normalde sahneye çıkıp eve döndüğümde ona bir öpücük verirdim. Öyle uyurdu. Ama ben o son gece onu uyandırmak istemedim.” diye konuştu. Kendini, eşinin son nefesini verirken acı çekmediğini bildiği için böyle rahatlatmaya çalıştığını ifade eden Dion, “Daha sonra doktoruyla konuştuğumda bana Rene’nin son anlarda canının yanmadığını söyledi.” dedi.
46 yıl sonra Müge Anlı’da birbirini bulan anne – oğulun konuşması şoke etti!
Yine bir başarıya imza atan Müge Anlı ve ekibi, bu defa tam 46 yıldır görüşmeyen anne ve oğlunu kavuşturdu. Aradan yıllar geçtikten sonra buluşan anne – oğulun konuşmaları tüm stüdyo ve ekranları başındaki izleyicileri şoke etti. İşte o buluşma… Ekranların başarılı televizyoncusu Müge anlı ve ekii yine bir başarıya imza attı. Kayıplar, faili meçhul cinayetler ve birçok sosyal sorumluluk projesi ile sürekli takdir edilen ünlü televizyoncu Müge Anlı, ekibi ile birlikte yine bir başarıya imza attı. Müge Anlı, bu defa tam 46 yıldır birbirini görmeyen bir anne – oğulu kavuşturdu. Almanya’nın Köln kentinde yaşayan Murat Güneyoğlu, 46 yıldır görmediği annesini bulabilmek için başarılı televizyoncu Müge Anlı’ya başvurdu. Müge anlı ve kibinin sıkı çalışmaları sonucu bulunan anne, 46 yıldır sesini dahi duymadığı oğluna, oğlu da yıllardır hasretini çektiği annesine kavuştu. Stüdyoda bulunan Murat Güneyoğlu, annesinin telefon bağlantısı ile ilk kez sesini duydu. Ancak, anne – oğul arasında geçen konuşmaların soğukluğu stüdyonun buz kesmesine neden oldu. yıllar sonra oğlunu bulmanın heyecanını yaşaması gereken anne, oldukça soğukkanlı ve donuk konuştu. Telefonun ucundaki anne, sık sık canlı yayında isminin verilmesini istemediğini dile getirirken Müge Anlı’ya da talimat vererek “Oğlum numaramı sizden alır ve görüşürüz.” dedi. Annenin bu konuşmaları karşısında oğlu Murat bey, sunucu Müge Anlı, stüdyodakiler ve ekranları başındaki izleyiciler şoke oldu.
Survivor Gizem Memiç, takım arkadaşlarını suçladı!
Survivor 2016’nın bu hafta elenen ismi Gizem Memiç, adadan ayrılırken takım arkadaşları hakkında sert sözler etti. Memiç, “Karakter olarak gitmeyi hakeden biri vardı o da Damla’ydı.” dedi. Gizem Memiç’in adaya veda ederken yaptığı açıklamalar haberimizde… En az oyu alarak Survivor’un bu haftaki elenen ismi olan Gizem Memiç, adaya veda etmeden önce takım arkadaşları hakkında inanılmaz açıklamalarda bulundu. Takım arkadaşı Damla’nın adadaki genel tavır olarak geçimsiz ve her şeyden şikayetçi biri olduğunu ifade eden Gizem Memiç, adada kalması gereken ismin kendisi olduğunu dile getirdi. İşte izem Memiç’in açıklamaları; “Beni yazmalarındaki asıl sebep yazacak kimsenin kalmamasıydı. 2 kız potaya oturacaktı kesindi. Karakter olarak gitmeyi hakeden biri vardı, o da Damla’ydı. Performansa göre ise İbrahim gitmeyi hakediyordu. Ada hayatında Damla’dan daha iyidim. Damla genelde şikayet eden, aç olan ve iş yapmkatan kaçan bir yarışmacıydı. Hala da öyledir. Damlanın oyunlardaki perfomanı benden daha iyiydi, evet. Sporla uğraşan biri. Ama beceri ksımlarında çok başarılı değildi. Bizim takımda lider olmadı. Bu yaşlarımızın eşit olmasından kaynaklanıyordu. İlk birkaç hafta İbrahim lider gibi davranıyordu ama sonradan farketti ve kendini geri çekti. Biz oyunu kuralına göre oynadık birbirini seven 5’li olarak kaldık ama birbirimizi söylemek zorundaydık. Bunlar yaşamamız gereken şeylerdi. Bu hafta ben çıktım, haftaya biri çıkacak. Artık beşimizen birinin gitmesi gerekiyordu. Benden sonra giden isim Damla ya da İbrahim olur. Efecan ve Serkay başından beri iyi geçinen iki arkadaş. Final ikisinin de hakkı ikisi de çok iyi yarışıyor. Semih bizim adayda iken çok sorunlar yaşadık. Semih’in hiç bir şey yapmaması arayı açtı. Ama o tartışmadan sonra Semih gerçek yüzünü gösterdi.”

MUHTEMEL 11 ‘LER Fenerbahçe Teknik Direktörü Vitor Pereira ‘nın Galatasaray karşısındaki muhtemel 11 ‘i şöyle: Fabiano Ribeiro, Gökhan Gönül, Bruno Alves, Simon Kjaer, Hasan Ali Kaldırım, Mehmet Topal, Josef de Souza, Alper Potuk, Volkan Şen, Luis Nani, Robin van Persie. Sarı kırmızı takımın Fenerbahçe maçı kadrosu şöyle: Muslera, Cenk Gönen, Bilal, Yasin, Selçuk, Umut, Sneijder, Podolski, Sinan Gümüş, Chedjou, Hakan Balta, Carole, Semih, Linnes, Koray, Olcan, Emre, Sabri, Denayer. İDDAA’DA FAVORİ FENERBAHÇE İddaa, Ziraat Türkiye Kupası Finali için oranları açıkladı. Galatasaray galibiyeti için 3.00, Fenerbahçe galibiyeti için ise 1.75’lik oran belirlendi. Maçın beraber bitmesi durumunda ise kazandıran oran 3.30 olarak belirlendi.
