Bir ses yarışmasına katılan, sesi ve güzelliği ile herkesi büyüleyen, ancak sonrasında erkek arkadaşı tarafından başından vurularak zor günler yaşamaya başlayan Mutlu Kaya’ya Ergani kaymakamı ve eşinden sürpriz ziyaret. Mutlu Kaya, kaymakam ve eşini görünce mutlu oldu. Detaylar haberimizde…
Bir televizyon kanalının düzenlediği ses yarışmasına katılan ve bu yarışmada hem sesi hem de güzelliği ile bir anda herkesin sevdiği bir isim haline gelen, sonra erkek arkadaşı tarafından başından vurularak zor günler yaşamaya başlayan Mutlu Kaya’nın sürpriz bir ziyaretçisi vardı. Diyarbakır’ın Ergani İlçe Kaymakamı Mehmet Ali Gürbüz, eşi Esra Gürbüz ile birlikte Mutlu Kaya’yı evinde ziyaret etti.
Erkek arkadaşı tarafından başından silahla yaralanan ve ağır yara alması sonucu tedavi altına alınarak hala daha tedavisi devam eden Mutlu Kaya’yı ziyaret eden Diyarbakır’ın Ergani İlçe Kaymakamı Mehmet Ali Gürbüz, geçmiş olsun ziyaretinde Mutlu Kaya ve ailesi ile bir süre görüştü. Kaymakam Gürbüz, Mutlu Kaya’ya 3 aylık fizik tedavi ve rehabilitasyonu masraflarını karşılama sözü verdi. Ergani İlçe Kaymakamı Mehmet Ali Gürbüz, “Ergani’mizden çıkan bir gencimiz Mutlu Kaya. Kendisini ben de televizyonlardan görmüştüm. O güzel sesine biz de hayran kalmıştık. Hem yüzünün güzelliği, o güzelliği sesine de yansıyordu. Gönlü de güzel. Bugün ailesiyle birlikte onu ziyaret etmek istedik. Eşim ile birlikte kendisine moral vermek istiyoruz. İnşallah bundan sonra daha sağlıklı bir yaşama kavuşma sürecinde kendisine maddi ve manevi destek vermek istiyoruz. Elimizden geldiğince tüm destekleri sunacağız. Onun iyileştiği, tekrar sahnelere döndüğü, o güzel sesini tüm Türkiye ve dünyanın duyduğu günlere dönmesini özlemle bekliyoruz. İnşallah o günleri de göreceğiz.” diye konuştu. Mutlu Kaya da, bu ziyaretten dolayı mutlu olduğunu “Kaymakam bey ve eşinin gelmesinden dolayı çok mutlu oldum. Kendilerine çok teşekkür ediyorum.” sözleri ile ifade etti. Mutlu Kaya, geçtiğimiz yıllarda bir televizyon kanalında düzenlenen ses yarışmasına katılmıştı. Bu yarışmada hem sesi hem de güzel yüzü ile bir anda dikkat çekmişti. Ancak, erkek arkadaşı tarafından silahla yaralanmış ve zor günler yaşamaya başlamıştı. Kaya’nın tedavisi hala devam ediyor.
Ergani Kaymakamı ve eşinden Mutlu Kaya’ya sürpriz ziyaret!
Oya Aydoğan’ın oğlu Gurur’dan bomba açıklamalar!
Geçtiğimiz aylarda aort damarının yırtılması sonucu hayatını kaybeden usta sanatçı Oya Aydoğan’ın oğlu Gurur Aydoğan, konuk olarak katıldığı programda annesinin vefatı sırasında ve sonrasında yaşadıklarını anlattı. Gurur Aydoğan, Bülent Ersoy ile de koptuklarını söyledi. Detaylar haberimizde… Geçtiğimiz aylarda evinde patates yediği sırada aniden öksürmeye başlayan ve öksürüğün şiddeti ile aort damarı yırtılarak hastaneye kaldırılan usta sanatçı Oya Aydoğan, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Aydoğan’ın oğlu Gurur Aydoğan, Kanal D ekranlarında yayınlanan Renkli Sayfalar isimli programa konuk olarak katıldı. Gurur Aydoğan, annes Oya Aydoğan’ı kaybettiği sırada ve sonrasında yaşadığı zor günleri anlattı. İşte Gurur Aydoğan’ın anlattıkları… “Annemle kaldığım evde yaşamaya devam ediyorum. Başka yere gitsem çok yabancı hissederim kendimi. Annemin odası aynı şekilde duruyor. Kıyafetleri, rujları, parfümleri… Ben annemin odasında kalıyorum. Onun yatağında uyuyorum. Bu durum bana zor gelmiyor aksine çok yardımcı oluyor. Sanki hep varmış, buradaymış gibi… Annemle çok konuşmazdık o bana aynı zamanda baba figürüydü. Bana ‘şöyle ol, böyle ol’ demezdi, ben onun gibi oldum. Hiçbir zaman kibir ve ego yapmamak annemden öğrendiğim en temel özelliklerdi. Annemin bana söyledikleri hala kulağımda ve çok dikkat etmeye çalışıyorum. Bütün anneler, ablalar, babalar beni sahiplendi. Annemin bütün arkadaşları beni arıyorlar. Sosyal medyada da beni gördüklerinde çok sahiplenenler oldu. Keşke onun hayal ettiği yerlere geldiğim yada geleceğim yılları görebilseydi. Annem Fransa’yı çok seviyor. İki yıl içinde birlikte Fransa’ya gitme gibi bir planımız vardı. Patates değil, başka bir şey de yese bu durumu tetikleyecekti. aort zamanla genişleyen bir damar. Yüksek tansiyon da bu durumu tetikleyen bir hastalık. Annem düzenli ilaç kullanıyordu. Biz aort damarını bilmiyorduk. ayrı bir kontrol yaptırmamız gerekiyormuş, onu yaptırmadık haliyle bilmediğimiz için. 6 ay-1 yıl sürüyormuş genişleme. O anki ıkınmayla da yırtılmış zaten… Hastaneye gittiğimde bilinci yerindeydi. Ameliyata girene kadar hep konuştuk annemle. Verdiğim röportajdan dolayı içim rahat. Çalışmayıp içime kapansam kendimi çok daha kötü hissedecektim. Kanıt-Ateş Üstünde dizisi bana çok iyi geldi. Benim hiçbir zaman annemi unutmak gibi bir durumum olamaz. Annemin sevgisi aklıma geldikçe resim paylaşmak istiyorum. Annemin adını yaşatmak için ilerleyen zamanlarda bir planımız olabilir. Bayram günü çok kötü oldum. Güçlü olmamın en büyük sebebi Allah inancım çok yüksektir. Ben hepimiz öldükten sonra oraya gideceğimizi, asıl dünyanın orası olduğunu düşünüyorum. Annem, annesine aşıktı. Anneannem de felç geçirmiş annemin çok genç olduğu yaşlarda… Annesini sırtında taşıyan, tüm ihtiyaçlarını karşılayan erkek gibi bir kadındı annem. Cenaze döneminde çok fazla kişi geldi yanıma. annemin eğitim masraflarını karşıladığı, hastane masraflarını karşıladığı insanlar geldi yanıma. Kazandığının en az 1/3’ünü yada yarısını dağıtırdı. Orhan Amca ile Sevim Abla hep yanımda, onlarla her zaman bir aradayız. Bülent Ersoy cenaze döneminde çok aradı. Ondan sonra koptuk. Şuan Başak ile birlikteyiz. Çok güzel bir insan. İlişkimiz çok güzel gidiyor. Başlarda ikimizin de böyle bir düşüncesi yoktu. Benim içinde bulunduğum duygusal durum da başka şeyler düşünmeme engeldi. Bu süreçte şefkatli bir insanın yanımda olması benim için çok büyük avantaj. Başak da öyle bir insan. Ben ketumum. Akrep burcuyum. O yüzden Başak ile mutluyum.”
İşte Ebru Gündeş’in mal varlığı!
Şu sıralar boşanma kararı il gündemde olan Ebru Gündeş’in .çok merak edilen mal varlığı ortaya çıktı. Evlilik hayatı boyunca sık sık eşi Reza Zarrab’ın aldığı pahalı hediyeler ile gündeme gelen Gündeş’in ismine kayıtlı olan çok fazla bir mal varlığı olmadığı öğrenildi. Detaylar haberimizde… Geçtiğimiz Mart ayında Amerika’da tutuklanan eşi Reza Zarrab ile boşanma kararı alan Ebru Gündeş’in evlenirken evlilik sözleşmesi yaptığından dolayı boşanma sırasında mal paylaşımı yapmayacağı ortaya çıktı. Gündeş’in mal varlığı ile ilgili birçok iddia ortaya atılıyor. Ebru Gündeş, Reza Zarrab ile evliliği sırasında sık sık Zarrab’ın kendisine aldığı pahalı hediyeler ile gündeme gelmişti. Hatta, sürekli bu haberler ile gündeme gelmesine tepki gösteren Gündeş “Reza bana Mars’ı alacak.” diyerek tepki göstermişti. Bu aralar boşanma davası ile gündemde olan Gündeş’in ailecek oturdukları yalı ve “Duty Free” isimli yarış atını da eşine geri verdiği öğrenildi. Reza Zarrab, Kanlıca’daki Mehmet Arif Bey Yalıları’ndan ikisini 2011’de satın almak isteyince banka kredisi konusunuda sorun yaşamış ve sorunu çözmek için iki yalıyı ayrı ayrı kredi çekerek satın almış. Yalılardan birinin kredisinin Ebru Gündeş’in üzerine çekilmesi ve evin de Gündeş’in üzerine olmasından sonra, sekiz Ocak’ta kredi biter bitmez evi Reza Zarrab’ın üzerine devretmiş. Zarrab’ın katıldığı bir müzayedede Nazmi Ziya’nın kendi evini resmettiği tablosunu 1 milyon 50 bin liraya satın aldığı ve yılbaşı hediyesi olarak Gündeş’e hediye ettiği iddia edilmişti. Ancak, o tablo da Gündeş’in üzerine kayıtlı değilmiş. Reza Zarrab’ın kendisine doğum gününde hediye ettiği “Duty Free” isimli yarış atını da, at yarışları hakkında bilgi sahibi olmadığı gerekçesiyle bundan 2.5 yıl önce Zarrab’a geri verdiği öne sürüldü. Ebru Gündeş’in, Reza Zarrab’a ait olan özel uçağı kullanmadığı ve yaşadığı yalıdan da taşınmayı düşünerek kızının düzenini bozmayacak şekilde yeni bir ev aradığı iddia ediliyor.
Pakize Suda açıkladı: “Kardeşimin öldüğünü anneme açıklamadık!”
Pakize Suda, geçtiğimiz Temmuz ayında kanser hastalığı nedeni ile tedavi gören ablası Nuran Suda’yı kaybetmişti. Pakize Suda, konuk olarak katıldığı magazin programında o dönem yaşadığı acı dolu günleri anlattı. Detaylar haberimizde…
Kanal D ekranlarında yayınlanan Renkli Sayfalar isimli magazin programına konuk olarak katılan Pakize Suda, geçtiğimiz Temmuz ayında kanser tedavisi gören ancak, yaşamını yitiren ablası Nuran Suda’yı kaybettiği günlerde ve sonrasında yaşadığı acıyı anlattı. Kardeşinin hastalık sürecini anlatan Suda, “Kardeşim aniden hastalandı. 8 ay çekti, hiçbir şeyi yoktu. İnanamadık. Birdenbire oldu her şey. Tam Oya’nın cenazesindeydim. Bana bir telefon geldi. Doktor bana ‘sağlam dur, hastalığın beyine sıçrama durumu var. Eğer öyle olursa artık yapacak bir şey kalmaz’ dedi. Son bir ay komaya girdi, kendini bilmeden yattı. Her gün yoğun bakımdaki odasına girip tepeden tırnağa her yerini öptüm. Başkalarının başına geldiği zaman ‘ölenle ölünmüyor’ falan diyordum. İnsan başına gelmeden anlamıyor. Beni kimse tedavi edemez, kimse anlayamaz. İçimdeki yara kapanmıyor. Kimsenin tesellisi beni ilgilendirmiyor zaten. Onlar konuşurken bambaşka yerlere gidip geliyorum. Bu teselliyle olacak şey değil.” dedi. Sözlerine devam eden Pakize Suda, “Kaybettiğin insanın her şeyini hatırlıyorsun. Kırdıysanız birbirinizi en çok da onları hatırlıyorsun. Görüşmediğin günlere üzülüyorsun. Ayrı evlerde oturuyorduk. Bir gün aramayayım hemen telefon ediyordu. Birbirimize fazlaca düşkündük. 49 kiloya düştüm, şimdi 3-5 kilo aldım. Kilo alıp verirsin o dert değil de, yüreğindeki acı geçmiyor.” diye konuştu. Duygu dolu sözler ile kardeşini kaybettiği dönemde yaşadığı acı dolu günler anlatan Pakize Suda, başka bir acıyı daha ekran başındaki izleyiciler ile paylaştı. Kardeşinin vefat ettiğini annesine söylemediklerini açıklayan Pakize Suda, “Kardeşimin öldüğünü anneme söylemedik. 88 yaşında kadına ‘kızın öldü’ diyemezsin. ‘Nuran neden gelmiyor’ diyor, ‘hastanede yatıyor’ diyoruz. Annem ‘İnsan 3 ay yatar mı? Git onun doktorunu değiştir’ diyor. Hemen araya bir laf sokuyorum. Allah’tan çabuk unutuyor. 88 yaşındaki annemi üzemem. Onun en düşkün olduğu çocuğuydu Nuran. Annem bana ‘Pakize’ demiyor, hep “Nuran” diye çağırıyor. dedi. Pakize Suda, kardeşi Nuran Suda’nın hayatını kaybettiği günlerde yaşadığı zorlukları tüm samimiyeti ile paylaşarak herkesi duygulandırdı.
Özge Borak, Güldür Güldür’e veda ettiğini açıkladı!
Ekranların sevilen programı Güldür Güldür ekibinin en renkli isimlerinden Özge Borak, programa veda ettiğini açıkladı. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile programdan ayrıldığını açıklayan Borak, izleyicileri şoke etti. Detaylar haberimizde…
Show TV ekranlarının sevilen programı Güldür Güldür’de üzücü bir veda yaşandı. İlgi ile izlenen programın en renkli isimlerinden Özge Borak, programa veda etti. Borak, programdan ayrıldığını sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşıma düştüğü veda notu ile açıkladı. Programda yayınlanan bölümlerden oluşan bir kolaj hazırlayarak duygusal bir veda notu yazan Özge Borak, notunda “Uzun zaman aynı yolda yürüdük. Anıları biriktirdik. Bu sezon ben yokum ekipte. Yeni sezon çok yakında başlıyor. Ekip arkadaşlarıma bol şans, bol alkış diliyorum. Sizlere de iyi seyirler, bol bol kahkahalar.. Benden de öpücükler.. Yeni işlerde görüşmek üzere. Sevgiyle…” sözlerine yer verdi. Özge Borak, bu paylaşımı ile izleyicileri ve sevenlerini üzdü. İşte ünlü oyuncu Özge Borak’ın Güldür Güldür’e veda ettiğini açıkladığı o paylaşımında yer verdiği kolaj fotoğraflı paylaşımı… 
Deniz Seki’den hiç yayınlanmamış fotoğrafları ile bomba gibi klip!
Hala daha cezaevinde olan ve hayranlarının sabırsızlıkla beklediği ünlü şarkıcı Deniz Seki’den bomba gibi bir klip. Seki’nin “Nerelerdeydin” isimli şarkısına daha öne hiçbir yerde yayınlanmamış fotoğraflarının bulunduğu bir klip hazırlandı. Kısa sürede beş milyon kişi tarafından izlenen klipte, Seki’nin bebeklik, çocukluk fotoğraflarının yanı sıra nişanlısı ile çekilmiş özel pozları ve hayranlarının pankartlarla çekilmiş pozları da bulunuyor. Detaylar haberimizde…
Cezaevinde bulunan sevilen şarkıcı Deniz Seki’ye çok özel bir klip hazırlandı. Ünlü şarkıcının “Nerelerdeydin” isimli şarkısına hazırlanan klipte, Deniz Seki’nin daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış fotoğrafları bulunuyor. Söz ve müziği Deniz Seki’ye, düzenlenmesi İskender Paydaş ve Alişan Göksu’ya ait şarkının klibi kısa sürede beş milyon kişi tarafından izlenerek büyük bir başarıya imza attı.
Büyük yankı uyandıran klipte, Deniz Seki’nin bebeklik, çocukluk ve gençlik yıllarına ait olan fotoğrafları ve bunun yanı sıra nişanlısı Faruk Salman ile birlikte çekilmiş olan özel pozları kullanıldı. Ayrıca, klipte Seki’nin hayranlarının pankartlarla çektirdiği fotoğraflar da yer aldı. Bir haftada beş milyon izlenmeye ulaşan klibi Deniz Seki’nin kardeşi Serdar Seki yönetti.
Sinem Kobal, yüzüne dolgu ve botoks yaptırdı mı?
Geçtiğimiz aylarda kendisi gibi oyuncu olan nişanlısı Kenan İmirzalıoğlu ile nikah masasına oturan güzel oyuncu Sinem Kobal hakkında yüzüne dolgu ve botoks yaptırdığı yönünde iddialar ortaya atıldı. Kobal’ın alın ve göz çevresine botoks, elmacık kemikleri ile dudak çevresine de dolgu yaptırdığı iddia ediliyor. Detaylar haberimizde… Geçtiğimiz Mayıs ayında Cunda Adası’nda gerçekleşen ve yılın düğünü olarak anılan muhteşem bir düğün töreniyle nişanlısı ünlü oyuncu Kenan İmirzalıoğlu ile dünya evine giren güzel oyuncu Sinem Kobal’ın alın ve göz çevresine botoks, elmacık kemikleri ile dudak çevresine de dolgu yaptırdığı iddia edildi. Kanal D ekranlarında yayınlanan Renkli Sayfalar isimli magazin programında ele alınan konu hakkında Sinem Kobal’ın yüzünde bazı değişiklikler olduğuna dikkat çekildi. Geçtiğimiz günlerde katıldığı “Çok Uzak Fazla Yakın” filminin galasına katılan oyuncu Sinem Kobal’ın yüzündeki gerginlik o zaman dikkat çekmişti. “Sende bir değişiklik var” diye soranlara “Tatilden yeni döndük, iyice dinlendim.” yanıtını verdiği söylenen Sinem Kobal’ın alın ve göz çevresine botoks, elmacık kemikleri ile dudak çevresine de dolgu yaptırdığı iddia ediliyor. İşte Sinem Kobal’ın bu dedikodulara neden olan o fotoğrafı…
Sinem Kobal, kısa bir süre önce de Marmaris tatili dönüşünde çekilmiş bir pozu nedeni ile “Evlilik Sinem’e yaramamış. Kendini salmış.” yorumlarına maruz kalarak gündeme gelmişti. Kobal’ın hırkasını beğenmeyen takipçileri, güzel oyuncunun evlilik sonrası kendini saldığı yorumlarında bulunmuşlardı.
İzleyicinin sorusu Nihat Hatipoğlu’nu kızdırdı: “Azgınlık yaşı değil ki!”
Programa telefon ile bağlanarak soru soran bir izleyicinin sorduğu soru karşısında şoke olan ünlü ilahiyatçı Nihat Hatipoğlu çok kızdı. Hatipoğlu, 67 yaşındaki babasının annesini sürekli aldattığını söyleyen izleyiciye “Bu yaş azgınlık yaşı değil ki” diyerek yanıt verdi. Detaylar haberimizde… Yıllardır ATV ekranlarında yayınlanan programında izleyicilerin sorularını yanıtlayarak onları aydınlatmaya ve doğruları öğrenmelerine yardımcı olmaya çalışan ünlü ilahiyatçı Nihat Hatipoğlu yine ilginç bir soru ile karşılaştı. Daha önce de gelen bazı ilginç sorular ile gündeme gelen Nihat Hatipoğlu’nu bu defa kızdıran bir soru oldu. Programa telefon bağlantısı ile katılan bir izleyici 67 yaşındaki babasının annesini sürekli aldattığını söyledi. İsmini açıklamak istemeyen izleyicinin sözleri karşısında neye uğradığını şaşıran Nihat Hatipoğlu, “Allah ıslah etsin. Bu yaş ahirete hazırlanma yaşı, azgınlık yaşı değil ki… Bu yaşa gelmiş, yanlışa devam eden insanı teneşir paklar.” sözleri ile sert bir tepki verdi. Daha önce de ilginç sorular ile karşılaşan ünlü ilahiyatçı, izleyicinin babası hakkında anlattıklarına çok sinirlendi.

İzmir MaviBahçe Yaşam Merkezi’nde gerçekleşen “Doğukan Manço ile 7’den 77’ye Adam Olacak Çocuk Yarışması”, unutulmaz anlara sahne oldu. Programda çocuklara, “Arabada emniyet kemerini takıyor musun, Evde anne ve babana yardım ediyor musun, Piknikte çöpleri ne yapıyorsun gibi eğitici ve öğretici sorular yönelten Doğukan Manço, yarışmaya katılan miniklerden birbirinden güzel ve bir o kadar da eğlenceli yanıtlar aldı. Etkinlik esnasında miniklerin seslendirdiği şarkılara da eşlik eden sempatik şarkıcı Doğukan Manço, program sonunda fotoğraf çektirmek isteyen minik hayranlarını kırmadı. Rahmetli sanatçı babası Barış Maçno’nun şarkıları ve öğütlerinin hala daha ülkede önemli yeri olduğundan mutluluk duyduğunu ifade eden Doğukan Manço, “Sevgili babam Barış Manço’nun bu nesle akmış olması çok gurur verici bir şey. Onun şarkıları ve öğretilerinin Türkiye’de hala önemli bir yerde olduğunu düşünüyorum. Bu projeyi televizyonda hayata geçirmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.
