Nur Yerlitaş, meme küçültme ameliyatı için hastaneye gittiğinde kötü bir sürprizle karşılaştı. Yerlitaş, hastanede yapılan muayenede meme kanseri teşhisi konulması ile büyük bir şok yaşadı. Detaylar haberimizde… Ünlü modacı Nur Yerlitaş, sosyal medya hesabından dün yaptığı bir paylaşım ile kafaları karıştırmıştı. Yerlitaş, gözleri yaş dolu olan bir kadın fotoğrafı paylaşarak “bazen hayat bize süprizler yapar” notunu düştüğü paylaşımı ile dikkat çekti. Ünlü modacının kafa karıştıran bu paylaşımından sonra Demet Akalın’ın da sosyal medya hesabından “bu gece bütün dualarım seninle Nur ablam” diye bir paylaşımda bulunması ve dua istemesi iyice kafa karıştırdı. Nur Yerlitaş, meme küçültme ameliyatı olmak için gittiği hastanede yapılan muayene sırasında meme kanserine yakalandığını öğrendi. Yerlitaş’ın memesinde bir kitle tespit edilmesinin ardından detaylı olarak tüm kontroller yapıldı ve ünlü modacıya meme kanseri teşhisi konuldu. Nur Yerlitaş’ın meme kanseri hastalığının ilk evresinde olduğu öğrenildi. Ünlü modacı Nur Yerlitaş, ilk evresinde olduğu meme kanseri hastalığı nedeni ile ameliyata alındı. Sevenleri ünlü modacı için dua ediyor.
Demet Şener, ihanet gerekçesiyle İbrahim Kutluay’dan boşanmaya karar verdi!
Ünlü manken Demet Şener, on bir yıllık eşi basketbolcu İbrahim Kutluay’dan boşanmaya karar verdi. İhanete uğradığı gerekçesi ile boşanma kararı alan Şener, elinde belgeler olduğunu ifade etti. Detaylar haberimizde…
On beş yıldır birbirlerine aşık olan, on bir yıldır evli ve iki çocuk sahibi olan İbrahim Kutluay ve Demet Şener çifti boşanıyor. Evliliklerinin üzerinde kara bulutlar dolaşan ve dava ile ilgili gerekli olan talimatları veren Demet Şener, Kanal D ekranlarında yayınlanan Renkli Sayfalar isimli magazin programına yaptığı açıklamada “Bu haberin muatabı ben değilim. Benim ailem dağılıyor reklamı mı düşüneceğim. Ben ailem deyip kocama inanıyordum. Ne zaman ki gerçekleri öğrendim… Her ilişki biter ve yenisi başlar. Başka yere çekenlere selam olsun. Yakında Aslı Hatemi açıklama yapacak. Benim alnım ak, başım dik. 4 senedir neler yaşadığımı siz biliyorsunuz, zaten her şeyi de anlattınız. Boşanma kararını ben aldım. Çok mücadele verdim. Tüm detayları zamanı geldiğinde öğreneceksiniz.Bugün defileye çıkacağım ve hiç kimsenin sorularını yanıtlamayacağım. İhanet haberlerini bana yalanladı, gerçekleri ben daha yeni öğrendim. Elimde belgeler var ve onlar yeter. Evleri hiçbir zaman ayırmadık.” diye konuştu. Programa telefon bağlantısı ile katılan avukat Aslı Hatemi, “Şu an tarafımızdan açılmış bir boşanma davası söz konudu değil. Böyle bir durum olursa açıklama yapılacaktır. Ben aile mahremiteri açısından herkesten anlayış bekliyorum. Temennim çekişmeli bir sürece girmemek. Umarım böyle bir sürece girmeyiz. Dava açıldığında müvekkilim adına gerekli açıklamayı ben yapacağım. Medeni kanunumuzda zina ve ihanet en ağır boşanma sebebidir. Bunu ispat ettiğiniz anda çok yüklü ve tazminat kazanırsınız. Ben boşanma sebebimiz hakkında şu an konuşamam takdir edersiniz ki.” dedi. Demet Şener ve İbrahim Kutluay çifti, bundan on bir yıl önce büyük bir aşkla evlenmişti.
Levent Kırca’nın mezarı yapıldı!
Usta sanatçı Levent Kırca, vefatının birinci yılında yakınları tarafından mezarı başında anıldı. Kırca’nın, henüz yapılmadığı gerekçesi ile eleştirilen mezar taşının yapılmış olması dikkat çekti. Detaylar haberimizde…
Merhum sanatçı Levent Kırca, ölümünün birinci yılında Zincirlikuyu’daki mezarının başında ailesi, yakınları, dostları ve sevenleri tarafından anıldı. Usta sanatçının oğlu Oğulcan Kırca, babası Levent Kırca’nın mezarı hakkında yapılan eleştirilere “Söylenenler o kadar komik ve rezil” diyerek tepki gösterdi. Levent Kırca, geçtiğimiz yıl karaciğer kanseri nedeni ile tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Zincirlikuyu mezarlığında son yolculuğuna uğurlanan Kırca, vefatının birinci yılında mezarı başında anıldı. Anma törenine Kırca’nın oğlu Oğulcan Kırca, oyuncular Murat Gören ve Cengiz Güleryüz, söz yazarı Sezen Cumhur Önal, sevenleri ve dostları katılırken, dualar eşliğinde usta sanatçıyı andılar. Levent Kırca’nın oğlu Oğulcan Kırca, anma töreninin ardından yaptığı açıklamada bir yılın bir ömür gibi geçtiğini ifade ederek “Onunla sakin ve baş başa 5 dakika için ömrümden 5 yılımı verirdim. Geçen 1 yıl boyunca sürekli olarak tiyatrodaydım. Tiyatrodaki fotoğraflar, onun ruhuyla beraberdim ama görüntülere hiç bakmadım. Ne Olacak O Kadar skeçlerine, ne onunla çektiğimiz filme, ne de yapımı olsun hiçbirine bakmadım. Şu anda sevenleri ve yakın dostlarıyla birlikteyiz ama ben daha çok orada onun görüntüsünü görerek onunla beraberdim. Ona olan özlemi artırmaktan ziyade onu daha çok içsel olarak yaşamayı, sanki benim bir parçammış gibi burada olsa ne yapardı, nasıl reaksiyon verirdi gibi düşünmeyi, yani kendi kapasitemden daha üst bir şekilde davranabilmeyi özlemeye tercih ederim.” diye konuştu.
Babası Levent Kırca’nın mezarı hakkında yapılan eleştirilere tepki gösteren Oğulcan Kırca, “Dün arşivdeki videolara bakarken onun dışında internetten elimde ne yok diye baktım. Gezerken mezarı neden yapılmadı diye abuk subuk başlıklar ve videolar gördüm. Bu da neymiş diye bakıyorsunuz. Kanalın adını söylemiyorum ama 3 kişi konuşuyor, o kadar komik, rezil yani söylüyorsunuz söylediğiniz şeyi bilimsel şeyi bu 1 günde yapılacak bir şey değil. Toprağın çökmesi, mimarla konuşmak ve ebediyen kalan bir şeyin tasarımını yapmak var, bunlar zaman alıyor. Zaman aldıktan sonra uygulamaya geçiyorsunuz ve yerine yerleştiriyorsunuz. Toprak çöktü ve şimdi mezar yapıldı. Bu mezara baktığınız zaman böyle bir şeyin 1 günde olmadığını görürsünüz. Bu arada bu haber mezar yapıldıktan 1 gün sonra yapıldı. Yani buraya baktığınız zaman biz bu haberi yaptık da, biz dedikodusunu çıkarttık da ‘eyvah’ dediler de birden koydular böyle bir şeyin 1 günde olmayacağını da görürsünüz. Ayrıca bunu yapan zanaatçı arkadaş da burada ve 3’üncü katı koymamış. Dedi ki, ‘Burası bir lahit, 3’üncü katı koyunca daha şık olacak. Onu henüz koymadım ağabey, onun için 1 buçuk ay daha var.’ dedi. Çünkü onu koyduğu an şu anki hali bile aşağıya çöküyormuş. İnsanlar bildiğiniz gibi polemiği çok seviyorlar. Mezarı yapıldığı zaman haber olmuyor ama ilgilenilmediği zaman haber oluyor. Böyle şeyler yıpratıyor ama biz de yaşadığımız yeri bileceğiz, Türkiye’de yaşıyoruz. Böyle şeyler dünyanın her yerinde olur, biraz da dikkat etmek lazım bu kültür meselesidir. O yüzden onları kaale almıyorsunuz mümkünse de bakmamak lazım. Bizi bilen bilir kim ne diyor diye canımızı sıkacak değiliz.” dedi.
Eliz Sakuçoğlu hamile mi?
Sosyal medya hesabını aktif olarak kullanan ünlü isimlerden biri olan Eliz Sakuçoğlu, son zamanlarda yaptığı paylaşımlar ile “hamile mi?” sorularının ayyuka çıkmasına neden oldu. Sakuçoğlu, paylaştığı fotoğraflar ile hamilelik mesajı vermeye çalışıyor gibi bir imaj sergiledi. Detaylar haberimizde… Ünlü şarkıcı Murat Boz ile uzun yıllar aşk yaşayan, ancak geçtiğimiz yıllarda yollarını ayıran Eliz Sakuçoğlu, uzun zamandır Beran Benan ile aşk yaşıyor. Aşklarını zirvede yaşayan ve mutluluklarını sosyal medya hesabından yaptıkları paylaşımlar ile sık sık ifade eden Eliz Sakuçoğlu, son paylaşımları ile kafaları karıştırdı. Eliz Sakuçoğlu, ilk olarak sevgilisi Beran Benan’ın göbeğine eğildiği bir fotoğrafı paylaştı. Ardından da karnına yastık koyarak hamile gibi göründüğü bir fotoğrafını paylaştı. Fotoğrafa da “Hayat kocaman bir şaka her şeyi ciddiye almayın rahat olun ve sorgusuzca sadece anı yaşamanın keyfini sürün.” notunu düştü. Sakuçoğlu’nun bu pozları sevenlerini heyecanlandırırken, akıllara hamilelik sorularını getirerek “Eliz Sakuçoğlu hamile mi?” sorularının sorulmasına neden oldu. İşte Eliz Sakuçoğlu’nun o paylaşımları…
Ahu Tuğba, mide kanaması geçirmesinin ardından hastaneye kaldırıldı!
Bir dönemin en popüler oyuncuları arasında yer alan Ahu Tuğba zor günler yaşıyor. Ahu Tuğba, mide kanaması geçirmesinin ardından durumunun kötüleşmesi sonucu arkadaşları tarafından hastaneye kaldırıldı. Detaylar haberimizde…
Bir dönemin attığı her adım ile konuşulan ve efsane ismi Ahu Tuğba, Amerika’nın Miami şehrinden Türkiye’ye döndükten sonra bir süredir Bodrum’da istirahat ediyordu. Usta oyuncunun, mide kanaması geçirdiği öğrenildi. Ahu Tuğba, Magazinsortie.com ‘a konuştu. Tuğba, “Bu aralar şansızlıklar yakamı bırakmıyor. Ben Amerika’dan dönünce kızım kaza yapmış. Araba kullanılamaz halde, Allah’tan Anjelik’te bir şey yok.” dedi. Florida eyaletinde olduğunu ve Haiti’yi vuran Matthew Kasırgası’nın Amerika’nın güney sahillerine ulaşması üzerine yaşadığı stresin daha da arttığını ifade eden Ahu Tuğba, “Üzüntüden Bodrum’da mide kanaması geçirdim. Ağzımdan kanlar geldi. Yaşadığım iki günü hiç hatırlamıyorum. Sanırsın ki öbür tarafa gittim geldim. Başka rahatsızlığım da var, tetkikler devam ediyor. Cuma günü sonuçlar belli olur.” dedi. Usta oyuncu, arkadaşları tarafından Bodrum’da özel bir hastaneye kaldırıldığını, Bodrum Devlet Hastanesi’nde tam teşekküllü bir kontrolden geçeceğini dile getirdi.
Yıldız Tilbe yıllar sonra ilk kez açıkladı: “İbrahim Tatlıses’e kırgın değilim”
Sekiz yıl önce konuk olarak katıldığı İbo Show programında İbrahim Tatlıses ile ciddi bir kavga yaşayan Yıldız Tilbe, yıllar sonra ilk kez bu konu ile ilgili açıklama yaptı. Tilbe, Tatlıses’e karşı kırgınlığı olmadığını belirterek “Onun gibi bir ses bir daha gelmez.” dedi. Detaylar haberimizde…
Ünlü şarkıcı Yıldız Tilbe, sekiz yıldır küs olduğu ünlü türkücü İbrahim Tatlıses ile ilgili Kanal D ekranlarında yayınlanan Renkli Sayfalar isimli magazin programının mikrofonlarına konuştu. Sekiz yıl önce konuk olarak katıldığı İbo Show isimli programda, programın sunucusu İbrahim Tatlıses ile ciddi bir kavga yaşayan Yıldız Tilbe, Tatlıses ile ilgili sorulara yanıt verdi. Programda, Tatlıses’in “Abi beni dövüyorlar gel beni kurtar’ dedin ben de geldim seni o p…venklerin elinden aldım.” sözleri ve Yıldız Tilbe’nin bu sözlere sert tepki vermesi sonucunda kavga yaşanmıştı. Aradan geçen sekiz yılın ardından konu il ilgili konuşan Yıldız Tilbe, İbrahim Tatlıses ile ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Ünlü şarkıcı Yıldız Tilbe, Tatlıses’e karşı bir kırgınlığının olmadığını “Hiç kimseyle dargınlığım yok. Hiç kimseyle dargınlığı sürdürmeye değmez. Hayat o kadar uzun değil. Eğer ölümsüz olsaydım kimseyle konuşmazdım. Tatlıses’in albümü hayırlı uğurlu olsun. Herkes kendi bayrağını taşıyor. Onun gibi bir ses daha gelir mi? Herkesten bir tane var.” sözleri ile açıkladı.
Özlem Yıldız: “Sinan Serter ile ilgili haberleri okurken içim acıdı”
Özlem Yıldız, geçtiğimiz günlerde motosiklet kullanırken görüntülenen ve hakkında haberler yapılan eski eşi Sinan Serter ile ilgili konuştu. Eski eşi ile ilgili yapılan haberleri okurken içinin acıdığını ifade eden Yıldız, “Sinan ayaklarının üzerinde duran biri.” dedi. İşte detaylar…
Özlem Yıldız, Kanal D ekranlarında yayınlanan Renkli Sayfalar isimli magazin programına konuk olarak katıldı. Yıldız, canlı yayında eski eşi Sinan Serter ile ilgili açıklamalarda bulundu. İşte Özlem Yıldız’ın açıklamalarından önemli satırbaşları… “İlişki yaşamakla evlenip aynı evin içine girmek aynı şey değil. O yüzden bir durup düşünüyorsun. Demir’e benim de kızdığım anlar oluyor ama biriyle evlendiğinde karşı taraf da ona kötü bir çıkış yaparsa durumum ne olur bilemiyorum. Karamsarlık belki de… Sözleri Alişan’ın kendi tercihi. Bir an önce evlenemsini diliyorum. Alişan’ın çok tatlı hanım bir ev kızı ile evleneceğini düşünüyorum. Parasını kendi kazanan, emek vererek ter dökerek kazanan bir insanın parayı kolay harcaması mümkün değil. Sinan ile 8 yıl evli kaldım, boşanalı 3 seneyi geçti. Boşanacağımızı çok uzun süre hiç kimse bilmedi, en yakın arkadaşım da dahil. Sıkıntılarımı çok fazla belli etmedim. Sorunlar için çözüm yolları üretmeye çalıştım. Ne yapılması gerekiyorsa yaptım. Ben yuva kurmayı çok istedim. O yüzden de bozulmaması için elinden geleni yapıyorsun. Hemen bir anda ‘oldu bitti’ diyemiyorsun. Ben maddi olaylarla ilgili hiç kimseye hiçbir şey anlatmadım. Yargı sürecinde olan şeyler basının kulağına gidiyor. Eski eşimle alakalı para pul mevzularını konuşmayı çok fazla sevmiyorum. Sinan’ın yaşadığı espriye dökülebilecek bir durum değil. Hassas bir konu. Onun motora biniyor olmasının evveliyatını ben çok iyi biliyorum. Sinan trafikten nefret eden, İstanbul trafiğinden dert yanan ve zaman zaman motor kullanan biri.
Motora biniyor olmak gelir seviyesinde bir fakirlik anlamına gelmiyor bana göre. İstanbul şartları düşünüldüğünde bence çok daha kolay… Bu kadar gurur incitici haberlerin yapılıyor olması beni üzdü. Çocuğumun babası olarak ekranda izlerken için cız etti. İnsanlar şunu bilsin ki, Sinan ayaklarının üzerinde duran, çocuğuna bakan, ‘başıma bu geldi yan gelip yatayım’ demeden, hala tırnaklarıyla çalışmaya devam eden bir adam. Onun hakkında çıkan ‘motora biniyor’, ‘oraya düştü’, ‘buraya düştü’ haberleri okuyunca benim içim acıyor.
Demet Akalın açlıktan bayıldı!
Sevilen şarkıcı Demet Akalın açlıktan bayıldı. Akalın, yemek siparişi gecikince kendini yere atıp fotoğrafını çektirdi ve “açlıktan bayıldım” notu ile sosyal medya hesabında paylaştı. Ünlü şarkıcının bu fotoğrafı kısa sürede 38 binin üzerinde beğeni aldı. Detaylar haberimizde… Ünlüler dünyasından sosyal medyayı aktif olarak kullanan isimlerinin başını çeken ünlü şarkıcı Demet Akalın, yine çılgın bir paylaşım ile sosyal medyada olay oldu. Demet Akalın, neresi olduğu bilinmeyen bir yerde yemek siparişi verdi. Siparişler gecikince çok acıkan Akalın, açlığını ifade etmek için çılgın bir yola başvurdu. Ünlü şarkıcı, kendini yere atarak bu şekilde bir fotoğrafını çektirdi.
Demet Akalın, sosyal medya hesabında paylaştığı bu poza “Yemek gecikince açlıktan bayılan Demet Akalın” notunu düştü. Bu poz, kısa sürede 38 binden fazla beğeni aldı.
Tuğçe Kazaz İslam’ı tanımladı!
Sık sık açıklamaları ile gündeme gelen Tuğçe Kazaz, kendisine yöneltilen soruları yanıtlamak için, “Müslüman nedir?” başlığı ile sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Detaylar haberimizde… Bu aralar bağımsız medya projesi üzerine kafa yoran Tuğçe Kazaz, bir yandan sosyal medya hesabından yeni projesiyle ilgili destekçi ararken bir yandan da hakkında yapılan eleştirilere yanıt veriyor. Sık sık yaptığı paylaşımlar ile dikkat çeken Kazaz, son paylaşımında “Müslüman nedir?” sorusuna yanıt verdi. İşte Tuğçe Kazaz’ın o paylaşımı… “Sosyal medya hesaplarında bazı kendini bilmezler veya saf ve iyi niyetli kardeşlerimiz, yok efendim Müslüman oldun git evinde dinini yaşa, diyorlar… Batı toplumları 100 yıldır tam da bunu beynimize beynimize işlemekte. Bak kardeşim, insan sadece namaz kılmak, ibadet etmek için dünyaya gelmez. Bir Müslüman, aynı zamanda medeniyet, hak, adalet, şefkat, merhamet ve barış için çalışan ve dünyaya medeniyeti yayacak olandır. Onun için Müslüman öyle evinde oturup ibadet eden değil, üreten, çalışan, yol gösteren ve Allah’tan başka hiçbir şeyden korkmayandır. Müslüman çıkara, mala, mülke, paraya köle olmayandır. Müslüman haksızlık karşısında susmayandır. Müslüman hak bildiği yolda gerekirse canını verendir. Batı, Müslümanları algı operasyonlarıyla asimile edip, evinde oturtarak cahil bıraktı. Bunu yaparak da bizleri sömürerek kazanç elde etmekte ve medeniyetimizi hunharca yok etmektedir. Hz. Peygamber (s.a.v.) “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” der. Onun için ben asla evimde oturup menfaatlerim ve canım için korkarak susanlardan olmayacağım; paraya, güce, şana, şöhrete köle olmayacağım! Müslümanlar uyanana ve bu şeytanları bu topraklardan kovana dek bir inanan olarak susmayacağım. Müslümanlık öyle cemaatlerde, tekke ve zaviyelerde kendisi için ibadet ederek cemaatleri güçlendirmek de değildir. Müslüman olmak nedir anlayabilmek için dileyen Peygamberimizin hayatına bakabilir: O hem bir önder, hem bir lider, hem bir peygamber, hem bir imam, hem bir ticaret adamı, hem bir komutan, hem bir aile babası, hem de insanlık adına güzel olan her şeydir. Sakın unutmayın! O bunların hiçbirisini kendisi için yapmamıştır; o bunca şeyi gerçek bir Müslüman nasıl olmalıdır onu göstermek için yapmıştır. O yüzden kimse kalkıp da; “O bir peygamber olduğu için bunca şeyi yapabildi, biz yapamayız” demesin. O da biz de Allah’ın kullarıyız. O mübareğin yaptıkları, bizlerin de yapabileceklerine işaret etmek içindi. O nedenle korkmayın ve uyanın kardeşlerim, uyanın o sizi mahveden ölüm uykusundan. Şimdi eyleme geçmeyeceksek ne zaman geçeceğiz? Medyayı onların ellerinden alırsak, emin olun ki her şeyi ellerinden almış oluruz.”

