Ana SayfaDedikoduOya-Bora: Müziği Bırakmadık

İlgili Postlar

Oya-Bora: Müziği Bırakmadık

80’li 90’lı yılların en çok sevilen ikililerinden biri olan Oya Küçümen ve Bora Ebeoğlu geçtiğimiz gün çok uzun bir sürenin ardından röportaj verdi. Samimi açıklamalarda bulunan Oya-Bora “Müziği bırakmadık” dedi. İşte o açıklamalar;

? Müzikle ilk etkileşiminizi hatırlıyor musunuz?

Oya Küçümen: Tiyatro ve müziğin içine doğdum. 17 yaşındayken “Batı Yakası Hikayesi” müzikalinde rol aldım. Ardından “Küçük Adam Ne Oldu Sana” müzikli oyununda başrol oynadım. Abim Cem Küçümen, klasik gitar öğretmeniydi. Evde sürekli ses egzersizleri yapıyorduk. Babam Zihni Küçümen, tiyatro sanatçısı ve yönetmendi.

Bora Ebeoğlu: Öğretmen ve memur bir anne babanın oğlu olarak Ankara’da doğup büyüdüm. Müzik benim için doğuştan gelen bir merak oldu. Kulağım hep radyoda ve şarkılardaydı. İlkokul ve ortaokulda, flüt, mandolin dersleri ve koroda şekillenen müzik zevkim, daimi olarak hayatıma yerleşti.

? Müziğe olan yeteneğinizi ilk nasıl keşfettiniz?

Oya Küçümen: Küçükken evde iki abimle şarkı söylerken… Müzikli tiyatro yapıp komşuları çağırırdık.

Bora Ebeoğlu: İlk kez babamın öğretmenlik yaptığı Cumhuriyet Lisesi balosunda. O yılın Eurovision birincisi “Save Your Kisses For Me” şarkısını İngilizce okuyarak sahneye adım attım.

? Bu keşfin profesyonel anlamda yönlendirilmesi istediğiniz bir şey miydi?

Oya Küçümen: Yetiştiğim ortam beni doğal olarak yönledirdi.

Bora Ebeoğlu: Tamamen içgüdüsel bir azim diyebilirim.

? İlk karşılaştığınız anı hatırlıyor musunuz?

Bora Ebeoğlu: Bizi karşılaştıran müzik adamı Melih Kibar’dı.

Oya Küçümen: Melih Kibar, bir reklam filmi için hem oyunculuk hem de müzik yeteneği olan birini arıyormuş. Beni önermişler. Bu iş için birlikte çalıştığımız sırada, Eurovision şarkısını seslendirmek için teklif yaptı. Bora’nın partneri olacaktım. Atilla Özdemiroğlu’nun stüdyosunda ilk karşılaşmamız gerçekleşti. Sevingül Bahadır ve Candan Erçetin de oradaydı. Birlikte bir şarkıyı seslendirmemizi istedi, ve seslerimizin uyumuna baktı.

Bora Ebeoğlu: Melih Kibar’la reklam müzikleri yapıyorduk, “Halley”‘in başarısından sonraki sene yarışmada benim de olduğum bir grup kurmak istediğini söyledi. Çeşitli adaylarla tanıştık çalıştık ve sıra Oya ile tanışmaya geldi. İlk tanışmamız beraber şarkı söyleyerek oldu. Ne romantik değil mi?

? 1987 yılında dahil olduğunuz Grup Denk’le Eurovision Türkiye seçmelerine katıldınız…

Bora Ebeoğlu: Grup Denk, 4 kişiden oluşuyordu. Şarkımızın adı “Paydos”tu. Yarışmada orkestrayı yöneten Turhan Yükseler’le tanıştık. Oya ile ikili olarak yola devam etme kararı aldık.

? İlk albüm “Seninle Beraber (Akvaryum)” 1987 yılında geldi. Albüm yapmak hayaliniz miydi?

Oya Küçümen: İlk albümü büyük bir hevesle, hiç bunları düşünmeden yaptık. Albüme adını veren “Akvaryum” şarkısıyla, Turhan Yükseler’le Yugoslavya’da Türkiye adına yarıştık. Festivalleri ve yarışmaları çok seviyorduk, bir sürü müzisyen ile bir araya geliyorduk.

? Şarkıları oluşturma süreciniz nasıl oluyordu?

Oya Küçümen: O zamanlar atari bilgisayarı kullanıyorduk. Bir de Eminönü’nden hesaplı bir klavye almıştık, çalışmak için.

Bora Ebeoğlu: Oya, koreograf Sait Sökmen ile dans çalışıyordu. Okuldan onu almaya giderken, otobüste Oya’yı düşünerek “Tasvir-i Şikayet” şarkısını yaptım. Bu şarkıyı Kuşadası Altın Güvercin şarkı yarışmasında seslendirip Çiğdem Talu ödülünü kapmıştık.

? Sıra sıra dillere dolanan şarkılara imza atarken, bir müzisyen olarak siz neler hissediyordunuz?

Bora Ebeoğlu: “Seni Bana Yazmışlar” albümünü yaparken, tek bir odada yalnızdık. Sadece müziğin sihrine kapılmıştık. “Bu şarkılar tutar mı, satar mı” diye hiç mi hiç düşünmedik. Gürol Ağırbaş ve Aykut Gürel düzenlemeleri ile albümü Şahin Özer’e teslim ettik.

Ne zaman çıkacağını bilmiyorduk bile. Bir gün rafta albümü görünce çok şaşırdık. “Aaa, albüm çıkmış” dedik.

? 90’larda nasıl bir müzik kolektifi vardı? Sizi besleyen fikirler nasıl çıkardı?

Oya Küçümen: En önemli motivasyon kaynağımız şarkıcı ve besteci arkadaşlarımızla, aynı otobüslerde, aynı uçaklarda, festivallere ve yarışmalara gitmekti. Birlikte geçirdiğimiz zamanlarda hayatı ve müziği, deneyimlerimizi paylaşmaktı. Sohbetler bize çok şey katıyordu. Garo Mafyan, Turhan Yükseler, Melih Kibar, Atilla Özdemiroğlu, Mehmet Duru, Uğur Başar, Selçuk Başar gibi çok değerli müzik insanlarıyla çalışma şansımız oldu. Aynı festival otobüslerinde magazin muhabiri arkadaşlarımız da bizimle yolculuk ediyordu. Aysel Gürel’in şakalarını hep birlikte söylüyorduk.

Bora Ebeoğlu: Mesela aklıma geliyor şimdi, Atilla Özdemiroğlu ile bir reklam jingle’ı yapmak için sabah 10’da bütün vokalistlerle buluşuyorduk. Atilla Abi, seslerimize bakıyor, bestesini şekillendiriyor, bize göre değiştiriyor, saatler geçiyor, yemekler yeniyor, bıkmadan usanmadan zevkle gece yarılarına kadar çalışıyorduk. Bugün böyle bir kayıt seansını hayal bile edemiyorum.

? Müzikal işbirliğinizden, birbirinizden sıkıldığınız anlar hiç oldu mu?

Oya Küçümen: Müzikal işbirliğimizde birbirimizden sıkılacak vaktimiz yoktu.

? İlk ünlü olduğunuzu nasıl anlamıştınız?

Bora Ebeoğlu: Yolda yürürken okul minibüsünden çığlık atarak bağırmışlardı. Çok şaşırmıştık.

? Bir anda herkesin hala daha sorguladığı şey oldu siz müziği bırakmadınız ama yeni şarkılar üretip sunmayı bıraktınız. Bunu tetikleyen durumlar neydi?

Bora Ebeoğlu: Müzik piyasasının o günkü koşullarında devam edebilmek için istemediğimiz bir yöne gitmemiz gerekiyordu. Biz de bunu istemedik. Belki de o yüzden eski şarkılarımız bu kadar seviliyor.

? Bu kararınızın bazen yanlış olduğunu düşünüyor musunuz?

Oya Küçümen: Biz popüler kulvardan ayrıldık ama müzik üretmeyi hiç bırakmadık.

? Türkiye’de o dönem yeni yeni gelişen dizi müzikleri de yapmaya başladınız. “Bana Bir Masal Anlat Baba” hala daha çok seviliyor…

Bora Ebeoğlu: Pop kulvarını terk ettik ama müzikten kopamazdık. Üniversiteden beri kadim dostum olan Cengiz Onural ile “Aria”yı kurduk ve diziler, sinema filmleri için müzik üretmeyi sürdürdük. Çoğu kült olmuş dizilere bestelerimizle katkı sağladık. İkimiz de mühendis kökenli olduğumuzdan, stüdyo  kayıt aşamasından bütün teknik çalışmaları da Cengiz’le birlikte üstlendik. Kendimizi müzik üretiminin her türlü mutfak aşamasında geliştirmiş olduk.

? Şimdi neler yapıyorsunuz?

Oya Küçümen: Seslendirme yapmayı sürdürüyorum ve müzikli çizgi filmlerde hem şarkı söylüyor hem seslendirme yapıyorum. En son “Coco” dizisinin bütün şarkılarını Bora ile çocuklar için seslendirdik. Çocukların hafızasında böyle yer almak çok güzel bir duygu. Sokakta sesimi duyduklarında, hem annesi hem de çocuğu dönüp bakıyor.

Bora Ebeoğlu: İncesaz grubunda Ezgi Köker ile solist olarak görev yapıyorum. Televizyon için müzik üretmeyi sürdürüyorum. Uzun süredir müzik mastering konusunda kendimi geliştirdim. Hakan Eren ile “Bir Zamanlar” projesinde ve pek çok albümde 70 ve 80’lerin 45’lik ile 33’lük plaklarını, bant kayıtlarını günümüz dijital platformu için hazırlıyorum. Bemastering.com adresinde mastering hizmeti veriyorum.

? Yıllar sonra “Sevme Zamanı” şarkınızı yeni yayınlanan “Şimdi 90’lar-2” albümünde tekrar seslendirdiniz. Yorumculuğunuzda hiçbir değişiklik yok. Bir de şarkının adı “Sevme Zamanı” mı yoksa “Sevmek Zamanı” mı?

Bora Ebeoğlu: Şarkının doğru adı “Sevmek Zamanı” ama ilk CD’nin baskısında adı yanlış yazılmıştı. Öyle tanındı, öyle kaldı adı. Sesimize iyi bakmaya çalışıyoruz. Oya seslendirmeye, ben de İncesaz konserlerinde devam ediyorum yani kendimize dikkat ediyoruz. Yorumumuzun değişmediğini düşünmenize mutlu olduk. “Şimdi 90’lar-1” albümünde “Seni Bana Yazmışlar” ile yer almıştık. Hakan Eren “Şimdi 90’lar-2″ye başladığında “Sevme Zamanı”nı okumamızı teklif etti. Severek kabul ettik. Çok nadir özel projelerde yer alıyoruz.

? Sizce şarkılarınızın bugünlere kadar aynı hislerle gelmesini sağlayan DNA neydi?

Oya Küçümen: Hesapsız, samimi, kaygısız, tutkulu, kendimizi ifade etme arzusu, işte bu…

Bora Ebeoğlu: Şarkılarımızda en çok sevgi temasını işlemişiz. Hesapsız, samimi, kaygısız, tutkulu bir sevgi…

? Her şarkı özeldir ama üretimi bakımından en özeli hangisi?

Oya-Bora: “Seni Bana Yazmışlar” hem ikimizin hikayesini hem de yüreğimizdeki müziği en güzel şekilde anlatıyor.

? Siz güzel anıların grubu musunuz? Nedir simgelediğiniz his?

Oya Küçümen: Anılar insanı hüzünlendirir ama aynı zamanda da kelebekler uçuşturur. Hüzünlendirir, çünkü bir daha o anlar yaşanamayacaktır. Çünkü onlar saftır, çocuksudur, kirlenmemiştir. Çünkü biz de öyleydik.

Bora Ebeoğlu: Eski performanslarımızı açıp bakmıyoruz ama bazen paylaşıldığında karşımıza çıkıyor. Nostalji duygusu güzel…

? Şimdi ile önceki müzik endüstrisini düşününce en keskin farkları nasıl görüyorsunuz?

Bora Ebeoğlu: 90’larda İMÇ’deki müzik firmalarının yönettiği müzik piyasasından, günümüz dijital müzik dünyasının koşullarına geçtik. Büyük ve köklü bir değişim, ama sürprizlerle dolu… Unutulup çöpe atılan plakların yıllar sonra geri dönüşü… Üretim koşulları, yapımcıların rolleri, müzisyenlerin hayalleri, her şey çok ama çok değişti, ama yeni kurallar da oluştu, yani hayat devam ettikçe müzik de devam edecek.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler