Bayram tatilinden faydalanacaklara ufak tüyolar!

Bayram nedeniyle bir haftaya yakın izin gününü tatile değerlendirenler dikkat. Tatilden kilo almadan, sağlıklı bir şekilde dönmek istiyorsanız açık büfelere temkinli yaklaşmalısınız. Tatlılar, kızartmalar, soslu ve yağlı yiyecekler sadece kilo aldırmaz, sağlığınızı da etkiler bir haflık tatiliniz hayatınıza mâl olmasın istiyorsanız uyarılarımızı dikkate alın.

Her şey dahil konsepti sunan bir otelde sağlıklı beslenmek elbette mümkün. Tatil süresince haberimizdeki uarılara dikkat edenler; otel müşteilerinin yüzde 80’ine yakını kilo alıyor ama artan vücut yağ yüzdesi, kan yağlarında yükselme, insülin dengesinin bozulması başta olmak üzere en önemli olumsuzluk değişen beslenme alışkanlığı… benzeri sorunlarla karşılaşmadan Bayram tatilini yaparak geri dönecek.

Uzun süre peşimizi bırakmayacak

Bir-iki haftalık tatil sürecinde yüksek kalorili beslenmeye alışan bedenimiz tatil sonrasında da bu alışkanlığı sürdürmek üzere daha fazla insülin salgılamaya ve bizi daha fazla besin tüketmeye davet eder. Dolayısıyla bu süreci sadece tatil süresi olarak değerlendirmemek gerek. Kısa bir tatilde kazanılan olumsuz ve kural tanımaz beslenme alışkanlıkları çok uzun bir süre peşimizi bırakmayacaktır. Etkisi uzun süre devam edecektir.

Beş yıldızlı otellerdeki sabah, öğlen, akşam kurulan açık büfeler iştah kabartıyor. Ancak bu ihtişama kapılıp tabaklarını dolduran tatilciler, kilo başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşmasına sebep oluyor. Bu sorunların başlıca nedeni;

Diyet menülerine ilgi yok

İşletmenin sorumluluğu tüm besinleri sağlıklı, az yağlı, az tuzlu sunmak ve sağlığı bozacak niteliklerden uzak tutmaktır. Otel restoranlarında geri planda bir köşede haşlanmış, renksiz, tatsız diyet yemekleri sunmak yeterli değil. Düşük kalorili ve sağlıklı yemekleri en ön planda, yüksek yağlı ve kalorili yemekleri ise geri planda tutarak bir farkındalık yaratılabilir.
Tüm yemeklere yüksek yağ ilave ederek tüketicilerin çabuk doymasını sağlamak yerine tüketici sağlığını korumaya yönelik çözümler üretmek daha etkili ve uzun vadeli bir yatırım olacaktır. Açık büfelerin en kışkırtıcı bölümüdür tatlılar. O bölgeye aç karnınıza yaklaşmayın. Yemeğinizi yiyip biraz bekleyin.
Tokluk merkeziniz tokluk sinyali vermeye başladıktan sonra küçük bir dilim tatlı yeterli olacaktır. Her gün hamur tatlıları tüketmek yerine sütlü tatlılara ve diyet tatlılarına yer vermek daha yararlı olacaktır. Öğünlerle birlikte yaz meyvelerini tüketerek hem tatlı tüketme isteğinizi azaltabilir, hem de daha düşük kalori alırsınız. Ayrıca meyvelerdeki vitaminler ve de hücre temizleyicilerden maksimum düzeyde yararlanmış olursunuz. Bunlara artı olarakta;
Uzun ve sıcak yaz günlerinde sıvı kaybını önlemek, kişilere göre farklılık göstermekle birlikte günlük ortalama 1.5- 3 litre su içmek gerekir.
Sıvı ihtiyacının alkollü içeceklerle karşılanması, gereğinden fazla çay, kahve, kola gibi içeceklerin tüketimi; sıvı kaybını ve kalori alımımızı artıracaktır.
Tüm öğünlerde ihtiyacımız ölçüsünde (bir-iki ince dilim) ve mümkünse kepekli veya tam tahıllı ekmeklerin tüketiminin ihmal edilememesi gerekir.
Küçük servis tabağı kullanın.
Servis tabaklarınızda yağda kızartılmış ürünlere yer vermeyin ya da en fazla haftada bir gün yer verin.
Salam, sosis, sucuk gibi yüksek yağ ve katkı maddeleri içeren et ürünlerini tercih etmeyin ya da en fazla haftada bir kez tüketin. Bayramda tatile gidecek olanlara şimdiden iyi tatiller dileriz.

 

 

Bir Cevap Yazın