Ana Sayfa Blog Sayfa 4406

Ninja Kaplumbağalar’ dan Yeni Bir Fragman Daha Geldi

0

Onlar bir kuşağın çocukluk kahramanları. Usta Splinter ve dövüş sanatlarına hakim 4 tane mutant kaplumbağanın kötülere karşı verdikleri mücadele bizleri yine maceradan maceraya sürükleyecek. Kahramanlarımızın yeni maceralarının anlatılacağı Teenage Mutant Ninja Turtles: Out Of Shadows filmi Haziran ayında ülkemizde gösterime girmeye hazırlanırken filme dair bir yeni fragman daha seyirci ile paylaşıldı. shuffld-teenage-mutant-ninja-turtles-out-of-the-shadows-megan-fox-michael-bay-movie-2016-june İlk defa 1984 yılında çizgi roman olarak karşımıza çıkan kahramanlar büyük beğeni toplamıştı. 1986 yılında televizyon yayına başlayan yapım tam 10 yıl boyunca başarılı işler çıkartmış ve efsaneler arasında yer edinmişlerdi. İlk filmleri beyaz perdede 1990 yılında beğeniye sunulurken peş peşe iki film daha gelmişti. 2014 yılında yayınlanan yeni filmin devam niteliğinde olan bu filmde  çocukluğumuz kahramanları bizler için, yine pizza yiyecek ve kötü adamları alt edecekler. Film 90’lı yıllarda yayınlanan çizgi filminde yer alan ana karakterlerin hepsini barındırırken yine kahramanlarımıza ezeli düşmanları “Krang” zorluk çıkartmaya devam edecek. Megan Fox, Stephen Amell ve Will Arnett başrolleri paylaşıyor. Alan Ritchson, Noel Fisher, Jeremy Howard ve Johnny Knoxville ise kaplumbağalara seslendirecek olan isimler.

Sıla’dan “Şarkı hırsızı” suçlamalarına yanıt!

Ünlü şarkıcı Sıla, son albümünün çıkış şarkısı Afitap’ın sahibi Kosovalı Boşnaku’nun kendisini mahkemeye verdiği haberlerine yanıt verdi. Sıla, “Şarkı hırsızı” suçlamalarına “Böyle ahmaklıklar, adaletsizlikler, cahillikler bana göre değildir.” dedi. İşte detaylar… sıla3 Şarkıcı Sıla’nın son albümünde bulunan, ayrıca albümün çıkış şarkısı olan Afitap’ın Kosova’da 2004 yılında Kosovalı pop sanatçısı Nora İsrefi’nin çıkış şarkısı olduğu ortaya çıkmış, Afitap şarkısının Kosovalı sahibi Florent Boşnaku şarkıyı mahkemeye taşıdığını açıklamıştı. Şarkıcı Sıla’nın şirketinin kendisiyle bağlantıya geçerek şarkının kullanma iznini aldıklarını, ancak bugüne kadar herhangi bir ödemenin yapılmadığını iddia etmiş ve bu olayı mahkemeye taşıdıklarını söylemişti. Kosova’nın en çok okunan gazetelerinden biri “Türk pop yıldızı  Sıla, şarkı hırsızı” olarak manşet yapınca, şarkıcı Sıla çileden çıktı. Sessizliğini bozan Sıla, sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaparak “Bir haber çıkmış cayır cayır bir  telefon trafiği sabah sabah. Yani aklınız alıyor mu Allah aşkına? Bir söz yazarı ve besteci; yani bir üretici olarak, beğenip şarkıyı alacağım ve “Yapmayalım kardeşim ödemesini” diyeceğim. Bu konularda bu kadar hassas olan ben mi yapacağım bunu? Siz belki o kadar yakınen tanımazsınız beni, ben kendimi oldukça iyi tanıyorum, otuz beş senedir falan. Böyle ahmaklıklar, adaletsizlikler, cahillikler bana göre değildir. Yalan haber yani. Teessüf ederim bir  telefon açıp sormayana, doğruluğu var mıdır teyidini almayana.” mesajını yayınladı.

Sıla kimdir?  

Şafak Sezer kalp krizi geçirdi!

Henüz sinir krizi geçiren ve  bir süredir tedavi gören Şafak Sezer şimdi ve kalp krizi geçirdi. Son zamanlarda sağlık sorunları ile uğraşan ünlü oyuncuya stent takıldı. Detaylar haberimizde… şafak sezer Ünlü oyuncu Şafak Sezer, 20 Nisan’da evinde sinir krizi geçirmişti. Uzun yıllardır tiyatro ve sinemaya ağırlık vererek yorulduğu, bir de üstüne çocukluk arkadaşının ölüm yıldönümü olmasından etkilenen Şafak Sezer sinir krizi geçirerek hastaneye kaldırılmıştı. Bir süre hastanede tedavi olan Sezer, doktorların onayı ile tedavisine evinde devam ediyordu. Şafar Sezer, yıllardır görmediği ablası ile görüşünce fazla heyecanlanmıştı. Aşırı heyecan yaşayan Sezer, panik atak geçirmeye başladı. Ünlü oyuncu, şekerinin düştüğünü sandı ve iki dilim çilekli pasta yedi. Ancak, tatlı yemesi tam tersi etki yarattı ve onu komaya soktu. Şeker komasına girerek fenalaşan ve hastaneye kaldırılan Şafak Sezer’in şekerinin 540 olduğu ölçüldü. Acıbadem Hastanesi’nde tedavi altına alınan Şafak Sezer’e şeker koması geçirmesinden dolayı müdahale edilirken kalbine giden damarlar tıkandı. Şafak Sezer’in kalbine giden damarlara hemen ikinci kez stent takıldı. Hastanede tedavisi süren Şafak Sezer’in eşi bir an olsun yanından ayrılmıyor. Şafak Sezer, sinir krizi geçirmesiyle ilgili açıklama yaparak 12 yıllık birikim ve en yakın arkadaşının ölüm yıldönümünün etkili olduğunu dile getirmiş ve hayranlarına iyi olduğunu söylemişti. Ayrıca, açıklama yaptığı programın sunucuları Müge Dağıstanlı ve Gülşen Yüksel Salt’a da selam yollamıştı.

Şafak Sezer kimdir?  

Emrah’ın oğlu Tayfun: “Baba derken hiçbir şey hissetmiyorum”

Emrah’ın oğlu Tayfun Erdoğan, katıldığı canlı yayında babası ile aralarındaki ilişkiyi anlattı. Tayfun Erdoğan, “Baba derken hiçbir şey hissetmiyorum.” dedi. İşte detaylar… emrah ve oğlu tayfun Ünlü şarkıcı Emrah’ın uzun yıllar boyunca reddettiği ancak sonunda nüfusuna aldığı oğlu Tayfun Erdoğan, Kanal D ekranlarında yayınlanan magazin programı Renkli Sayfalar’ın konuğu oldu. Tayfun Erdoğan, babası Emrah ile ilgili merak edilen her şeyi samimiyetle anlattı. Tayfun Erdoğan, “Ne olursa olsun, bugün ayağı çukura girse yanına gidecek olan benim. Bana ne yaparsa yapsın, bir kırgınlığım olabilir ama duygularım hala var. Bodrum’a gidip gelirken çok güzel vakit geçiriyorduk. Bana yaşamadığım şeyleri yaşattı. Erkeksi sorunların oluyor, bunu annene anlatamıyorsun. Babamla bağlarımız kopmuştu. sonra bir hayranı sayesinde babama ulaştım. Babamın peşinden çok koştum, bir kere buldum kaybetmek istemedim. Babamı aradım, telefon numaramı bilmiyordu. Açtı “baba” dedim. “Nasılsın” dedim. 5-6 sn. durdu. “Tayfun sen misin, ben seni arayacağım” dedi. Arar mı, aramaz mı diye bekledim. Aradı. İstanbul’da buluştuk. Yemek yedik, hiçbir şey olmamış gibi çok güzel zaman geçirdik. Aramızda hiç kimse yoktu, erkek erkeğe takıldık babamla. Bodrum tatili son tatil oldu. Nasıl bu duruma düştük bilmiyorum. Ben babamı çok çözemedim. Günübirlik gidiyordum yanına. Kalmam gerektiği zamanlarda babaannemde kalıyordum. Beni gerçekten sever mi, sevmez mi yorumunu yapacak kadar tanımıyorum. Babamı bir daha karşıma almak istemiyorum. İnsanlar ölüyor. Babannemle aram çok daha iyiydi. Babam bana bir şey aldığında, “Çocuğa bunun daha iyisini al” diyordu. Bu yaşıma kadar psikolojik yardım almadım, almayı da hiç düşünmemiştim. Annemle her şeyi paylaşıyorum. Yıllardır kadına anlatıyorum. Vereceği tepki kalmadı. O yüzden bir psikolog ile görüşmeye karar verdim. Cüzdanımda babamın fotoğrafı yok, sadece annemin fotoğrafı var. Babamın fotoğrafları odamın duvarlarındaydı, şimdi kitaplığımda. Kardeşimi ilk duyduğumda tepkisiz kaldım, sonra düşündüm. Babamın sayfasına baktım. Kardeşim için yapılan yorumları okudum. Babamı tebrik etmek istedim. Sonra vazgeçtim. Hakkım olan bir şey varsa allah onu bana zaten verir. Babama dava açacağımı söylemiştim. Sonra ondan da vazgeçtim. Babamı karşıma almak istemedim. Yaş ilerledikçe bazı şeyler yerine oturuyor. Dilan-İdo ve İbrahim Tatlıses’i görünce ‘bizim neden olmasın’ dedim. Babamı gerçekten kırdıysam özür dilerim. Babamla iki kez ayrı düştük ve barıştık. Bu son radde oldu. Baba derken inanın hiçbir şey hissetmiyorum. Yıllar sonra buluştuk. O bana ‘evlat’ derken ne hissediyorsa, ben de ona ‘baba’ derken onu hissediyorum. Baban nerede diye soranlara, konseri var diyordum Gururum kırılmasın diye… Annem bana babamı hiçbir zaman kötülemedi. Çok güzel anlattı onu. Babamın yokluğunu dedem ile doldurdum. 9-10 yaşına kadar dedemle uyudum. Gece 2 olurdu saat. Dedem beni sırtına alır bakkala götürürdü. Ne kadar babanın yerini tutmasa bile, o boşluğu doldurabiliyosun. Çok boşluğa düştüğüm zamanlar oldu. Dedem kalp krizi geçirdi ilk aklıma baba geldi. Çok tuhaf oldum. İlk karşılaştığımızda “baba” demek içime gelmedi. Babama sarılıp yatmadım hiç. Onu tadamadım. Yanına gittiğimde başımı okşar “evlat” derdi. En çok duygulandığım anlardan biriydi. Telefonda oğlum derdi. yanına gittiğimde “evlat” derdi. O kelime benim için çok anlamlıydı. Son olaydan sonra yine kopmak istemedim ama bir şeylerin artık eskisi gibi olmayacağını anladım. Bayramlarda ve kandillerde hep aradım. Dün de aramayı çok istedim, ama aramadım. Benim de gururum var. Tamam babam ama benim de bir yere kadar tahammülüm var. İleride baba olunca evladıma yaşamadığım şeyleri yaşatacağım. Ona içimden ne gelirse öyle hitap edeceğim. Ona öyle bir kucak açacağım ki, o bana 10 kat kucak açacak Babama ya da kardeşime bir şey olsa gidecek insan benim. Ben kardeşimi görmek istiyorum. Babasız yaşadım tamam ama kardeşsiz neden yaşayayım? 20 yıl sonra kardeşimi bulsam ne anlamı var?”

Emrah kimdir?  

Kaleci Rüştü’nün eşi Işıl Reçber’in koleksiyonu görücüye çıkıyor!

Fenerbahçe’nin efsane kalecisi Rüştü Reçber’in güzeller güzeli eşi Işıl Reçber tasarımcılığa büründü. Geçtiğimiz Şubat ayında bir marka için tasarladığı mücevherleri görücüye çıkaran sosyetik güzel şimdilerde ayakkabı ve kıyafet tasarımcılığına el attı. Reçber, uzun süredir hazırlamakta olduğu koleksiyonunu görücüye çıkarıyor. İşte detaylar… Cemiyet hayatının giyimiyle, saç stili ile fiziği ile dikkat çeken isimlerinden biri olan Işıl Reçber, bir takı markası için tasarladığı mücevherlerin ardından şimdi de ayakkabı ve kıyafet üzerine hazırlamış olduğu ilk koleksiyonunu modaseverlerle buluşturuyor. Geçtiğimiz aylarda hazırlamış olduğu özel bir koleksiyonu ile kendi imzasını taşıyan ilk tasarımlarını görücüye çıkarmıştı. Takı tasarımına merak salarak Diamond isimli ünlü bir mücevher markası ile anlaşarak marka için özel bir mücevher koleksiyonu tasarlayan ve geçtiğimiz aylarda da hayata geçiren Reçber, yeni çalışmalara başladı. Daha önce yaptığı açıklamada “Tasarımcılığımla ilgili olumlu geri dönüşler motivasyonumu yükseltti. Bu kapsamda sürprizler yolda” şeklinde konuşan sosyetik güzel, şimdi de ayakkabı ve kıyafet tasarımcılığına merak saldı. Gerek giyim tarzı, saç ve makyaj stili gerekse düzgün fiziği ile dikkat çeken Işıl Reçber, çevresinden aldığı olumlu geri dönüşler neticesinde bir süre önce kıyafet ve ayakkabı tasarım çalışmalarına başlamıştı. Reçber, uzun süredir üzerinde çalıştığı koleksiyonun son aşamalarına geldi. Çiçeği burnunda modacı, Zeynep Kartal için hazırladığı 25 parçadan oluşan Timeless isimli bir koleksiyon hazırladı. Reçber, aynı zamanda Casavie markasına da 15 parçalık bir ayakkabı koleksiyonu tasarladı. Hazırlamış olduğu kendi imzasını talıyan özel koleksiyonları bugün itibariyel 10 Karaköy A Morgan Original Hotel’de görücüye çıkarıyor. Çok sayıda moda tutkununun katılacağı defilede Işıl Reçber’in yakın arkadaşı ünlü stil ikonu Lady Jude Cisse, Reçber’in bu özel gününde Londra’dan kalkıp gelecek.

Işıl Reçber kimdir? Rüştü Reçber kimdir?

   

Işıl Reçber kimdir?

1

Şu sıralar moda dünyasına giriş yapmaya hazırlanan, Fenerbahçe ve A Milli Takımı’nın eski kalecisi Rüştü Reçber’in güzeller güzeli eşi Işıl Reçber kimdir? Sosyetik güzelin kariyeri ve özel hayatı ile ilgili bilinmeyenleri ve merak edilenleri bir araya getirdik. İşte bilinmeyen yönleri ile çiçeği burnunda modacı Işıl Reçber. Soy isminden de anlaşılacağı üzere bir zamanların ünlü kalecisi Rüştü Reçber’in eşi Işıl Reçber, 5 Ekim 1977 yılında Gaziantep’te dünyaya geldi. Ailesi aslen Arnavut kökenlidir. Babası serbest ticaretle uğraşmaktadır. Gençlik yıllarında ailesi ile birlikte Antalya’ya taşınan Işıl Reçber, eşi Rüştü Reçber ile Antalya’da tanıştı. O sıralar Antalyaspor forması giyen Rüştü Reçber, kendisine ilk görüşte aşık olmuştur. Işıl Reçber, henüz 17 yaşında Akdeniz üniversitesinde öğrenim gördüğü sırada tanıştığı o yıllarda Antalyaspor forması ile sahaya çıkan Fenerbahçe ve A Milli Takımı’nın eski kalecisi Rüştü Reçber ile bir süre aşk yaşadıktan sonra mutlu beraberliklerini 1997 yılında evlilik ile taçlandırdı. Çiftin bu evlilikten Tuana adında bir kızı ve Burak adında bir oğlu vardır. Moda ile yakından ilgilenen Işıl Reçber, cemiyet dünyasının gözde isimleri arasında yer almaktadır. Giydiği şık kıyafetler, saç tasarımları ve stili ile herkesin dikkatini çeken Reçber, gazete ve dergilerde boy gösterdi. Yer aldığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çeken sosyetik güzel, eşi Rüştü Reçber ile birlikte  Bir Dilek Tut Derneği’nin faaliyetlerine destek vermişlerdir. Sportmen kişiliği ile de adından söz ettiren Işıl Reçber, Antalya’da yaşadığı yıllarda basketbol oynamıştır. Şu sıralar tasarımcı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Geçtiğimiz Şubat ayından DuruDiamond için tasarladığı mücevherleri görücüye çıkaran sosyetik güzel şimdilerde ayakkabı ve kıyafet tasarımcılığına başladı.

Ahsen TV muhabiri sosyal deney yaparken dayak yedi!

Gittiği bir mekanda garsonlara sivri çıkışlar yaparak yüklenen ve sosyal deney gerçekleştiren Ahsen TV muhabiri Bülent Yapraklıoğlu dayak yedi. Garsonun sinirlerini zorlayan Yapraklıoğlu, sonunda tokatların hedefi oldu. Detaylar haberimizde… bülent yapraklıoğlu Ahsen TV bünyesinde sokak röportajları yapan ve sivri çıkışları ile dikkatleri üzerine çeken muhabir Bülent Yapraklıoğlu, sosyal deney için bir kafeye gitti. Kafede garsondan kahve istenen muhabir, kahvesi gelince sinirli ve sert bir tavırla garsona çıkıştı. Nargile isteyerek, onu da eleştiren Bülent Yapraklıoğlu, artık sınırlarını iyice zorlamaya başlamıştı. Garson kahveyi getirdiği sırada kahveye parmağını sokan ve buz gibi olduğunu iddia eden muhabir Bülent Yapraklıoğlu, garsona sert bir dille çıkışta bulundu. İyice sinirlenen ancak, yine de müşteriye durumu güzel bir dille anlatmaya çalışan garson artık daha fazla dayanamadı ve Bülent Yapraklıoğlu’na kafeyi terk etmesini söyledi. Ortamın gerildiğini gören başka bir garson ise yanlarına gelerek durumu düzeltmeye çalışsa da başarılı olamadı. O garsona da sert çıkışlarda bulunan ve bağıran Bülent Yapraklıoğlu, sonunda yaka paça oturduğu sandalyeden kaldırılarak dışarı atılmaya çalışıldı. Son anda bunun bir sosyal deney olduğunu söyleyerek kendini kurtaran Bülent Yapraklıoğlu, sinirlerini zorladığı garsonun elinden zor kurtuldu. Bülent Yapraklıoğlu, Ahsen TV bünyesinde gerçekleştirdiği sokak röportajlarında yaptığı sert çıkışları ile biliniyor. Ancak, bu defa sert kayaya çarptı. Sosyal deney kurbanı olan garsonun elinden zor kurtuldu.

Tarkan, muhafazakar bir ailenin kızı ile evlendi!

Megastar Tarkan, muhafazakar bir ailenin kızını aldı. Pınar Dilek’in anne ve babası ile ilk kez görüldü. Ailenin muhafazakar bir yapıya sahip oldukları gözlendi. İşte  detaylar… tarkan evlendi2 Geçtiğimiz cuma günü sürpriz bir nikahla dünya evine giren Megastar Tarkan’ın nikahından detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. 5 yıllık tanışıklıklarının son bir yılını aşk yaşayarak geçiren Tarkan ve Pınar Dilek, cuma günü sürpriz bir şekilde aniden nikah masasına oturdu. Kimseye haber vermeden sessiz sedasız evlenen çift, Tarkan’ın Tarabya’daki evinde sadece ailelerinin katılımı ile düzenlenen sade bir nikahla dünya evine girdi. Almanya’da 6 Mayıs’ta gerçekleşecek olan düğün törenleri için bugün sabah saatlerinde Almanya’ya uçan çift, Tarabya’daki nikahlarını basın mensuplarına gizli olarak gerçekleştirdi. Kendi fotoğraflarını servis eden Tarkan ve Pınar Dilek çiftinin sürpriz nikahından görüntülerden ayrıntılar da yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Fotoğraflarda gelin Pınar Dilek’in hemen yanında anne ve babası görülüyor. Şanlıurfalı bir ailenin kızı olan Pınar Dilek’in anne ve babasının muhafazakar oldukları dikkat çekti. Tarkan ve Pınar Dilek çifti, 6 Mayıs’ta Almanya’da gerçekleşecek olan düğünleri için gün sayıyor.

Tarkan kimdir?  

Rüştü Reçber kimdir?

0

2000’li yıllar büyük başarılara imza atarak adını tüm dünyaya duyuran, şimdilerde özlemle yad ettiğimiz eski Türk milli kalecimiz Rüştü Reçber kimdir? Fenerbahçe’de uzun yıllar kaleci mevkiinde forma giyen Rüştü Reçber’in kariyeri ve özel hayatı ile ilgili merak edilenleri sizler için araştırdık. 10 Mayıs 1973 yılında Antalya’nın Korkuteli ilçesine bağlı Küçükköy köyünde dünyaya gelen Rüştü Reçber’in babası manav idi. Liseyi bitirene kadar Korkuteli ilçesinde yaşadı. Futbol kariyerine Korkuteli amatör takımında başladı. 1985 yılında amatör olarak Demrespor’da futbol kariyerine devam etti. Takımda önce forvet olarak forma giyen Reçber, boyunun uzun olması nedeniyle 1989 yılında kaleciliğe geçiş yaptı. Üniversiteye gitmek istemedi ve kariyerine futbolla devam etme kararı aldı. Burdur’a giderek Burdursporda oynamaya başladı. Profesyonel futbol kariyerine 1991-1992 yılları arasında Antalyaspor forması ile başladı. 1991-1993 yılları arasında, Antalyaspor forması ile toplamda 35 maçta kaleci mevkiinde sahaya çıktı. Antalyaspor’da bulunduğu yıllarda kaleci antrenörü İlyas Datça tarafından keşfedildi. Datça’nın Fatih Terim ile tanıştırması sonucu büyük kulüplerin transfer listesine girmeyi başardı. 1993 yılında Beşiktaş S.K. ile anlaşma imzaladı. Ancak sözleşmeden kısa bir süre sonra geçirdiği trafik kazası sonrasında sakatlanması ile kulübün sağlık testlerini geçemedi, bunun sonucunda da Beşiktaş S.K. ile olan sözleşme iptal edildi. 1993-1994 yılları arasında Fenerbahçe Spor Klübü ile sözleşme imzaladı. Fenerbahçe’de ilk sezon forma giyme şansı yakalayamadı. O sıralar Fenerbahçe’nin ve A Milli Futbol Takımı’nın kalecisi olan Engin İpekoğlu’nun sakatlık geçirmesi sebebiyle yerine geçerek 1994-1995 sezonunda kaleye geçme şansı buldu. Kısa sürede büyük başarılara imza atan Rüştü Reçber, 1994-2003 yılları arasında hem Fenerbahçe’nin hem de A Milli Futbol Takımı’nın aranan ismi oldu. Fenerbahçe forması toplamda 270 maçta oynadı. 1995-1996, 2000-2001 sezonlarında lig şampiyonluğu, 1997-1998 sezonunda Başbakanlık Kupası, 1997-1998 sezonunda Atatürk Kupası ve 1995-1996, 1996-1997 sezonlarında TSYD Kupası şampiyonluğu kazandı. Rüştü Reçber, 1997 yılında Işıl Reçber ile evlendi. Ünlü kalecinin bu evliliğinden Tuana dında bir kızı ve Burak adında bir oğlu vardır. Rüştü Reçber, 16 Ağustos 2013 tarihinde Türkiye Milli Takımlar genel koordinatörü görevine getirildi. 14 Şubat 2014 tarihinde bu görevinden istifa etti. Altyapı Kariyeri : 1985 – 1988 – Demrespor Profesyonel Futbol Kariyeri : 1988-1991 – Burdurgücü 1991-1994 – Antalyaspor 1994-2003 – Fenerbahçe 2003-2004 – Barcelona 2004-2007 – Fenerbahçe 2007-2012 – Beşiktaş Milli Takım: 1992 – 1993 – Türkiye U-21 1994 – 2012 – Türkiye Rüştü Reçber’in Karnesi : * 6 LİG ŞAMPİYONLUĞU (5 Fenerbahçe, 1 Beşiktaş) * 2 TÜRKİYE KUPASI (Beşiktaş) * 1 BAŞBAKANLIK KUPASI (Fenerbahçe) * 1 ATATÜRK KUPASI (Fenerbahçe) * 2 TSYD KUPASI (Fenerbahçe) Milli Takım: * 2002 Dünya Kupası üçüncülüğü (Devlet Üstün Hizmet Madalyası) * 2002 Dünya Kupası en iyi kaleci * 2002’de UEFA tarafından yılın kalecisi seçilmesi * A Milli Takım formasını en çok giyen oyuncu (120)

Farrah Abraham kızını direk dansçısına benzeterek sosyal medyadan tepki çekti!”

Farrah Abraham, oyun alanında bulunan direğe tırmanmış kızının fotoğrafını çekip direk dansçılarını anımsatan ifadeler kullanarak paylaşınca olanlar oldu. Farrah Abraham, takipçilerinden tepki aldı. Detaylar haberimizde… farah Teen Mom isimli televizyon şovuyla tanınan elevizyon yıldızı Farrah Abraham, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla sosyal medyadan “kötü anne” damgası yedi. Güzel yıldız, Snapchat’ten 7 yaşındaki kızı Sophia’nın fotoğrafını paylaştı, sosyal medya bir anda ayağa kalktı. Farrah Abraham, Snapchat’te kızı Sophia’nın oyun alanında bulunan bir direğe tırmandığı bir fotoğrafını paylaştı. Aslında bu fotoğraf oyun alanında oynayan masum bir kızın fotoğrafıydı. Ancak, Abraham’ın fotoğrafa düştüğü notlar bu fotoğrafın masum bir kızın fotoğrafı olmaktan çıkmasına neden oldu. farah2 Abraham, kızı Sohia’nın fotoğrafına “İşte bu yüzden oyun alanı çok popüler, oh adamım” etiketini yazdı ve bu fotoğrafı Instagram hesabında da paylaştı. Abraham’ın kullandığı ifadelerin gece kulüplerinde direk dansı yapan kadınları çağrıştırdığı iddia edilerek tepki yağdırıldı. Güzel yıldızın takipçileri, adeta ateş püskürdü. Ünlü televizyon yıldızı, bu paylaşımından sonra takipçilerinden anneliğini kötü yönde eleştiren çok sayıda mesaj alırken, bazı yorumlarda ise “Kendinden utanmalısın”, “Küçük kızına atfettiğin şey cidden çok iğrenç”, “Senin bu fotoğrafa yazdıkların olmasaydı çok masum bir fotoğraf olabilirdi ama küçük kızını kastederek yazdığın cinselliği çağrıştıran yorumunla artık muzır bir fotoğraf oldu.” gibi yorumlar yapıldı. Farrah Abraham, bu paylaşımı ile sosyal medyada “kötü anne” damgası yedi.