Ana Sayfa Blog Sayfa 36

Şarkıcı Buray’ın Lüks Aracının Fiyatı Dudak Uçuklatıyor

Şarkıcı Buray, son dönemdeki başarısını garajına yaptığı dev yatırımlarla taçlandırmaya devam ediyor. 28 günlük macera dolu Pasifik turundan ayağının tozuyla dönen ünlü sanatçı, Etiler’de görüntülendiği 50 milyon TL değerindeki Rolls-Royce marka otomobiliyle adeta gövde gösterisi yaptı.

Şarkıcı Buray'ın Lüks Aracının Fiyatı Dudak Uçuklatıyor
Şarkıcı Buray’ın Lüks Aracının Fiyatı Dudak Uçuklatıyor

Hem Geziyor Hem Yatırıyor

Basın mensuplarının sorularını yanıtlarken mütevazı tavrından ödün vermeyen Buray, “Paramı biriktirip dünyayı geziyorum” dese de, birikiminin önemli bir kısmının asfaltta parladığı gözlerden kaçmadı. Yeni Zelanda’da köpek balıklarıyla dalıp uçaktan atlayan adrenalin tutkunu şarkıcı, İstanbul trafiğindeki heyecanını ise servet değerindeki yeni aracıyla yaşıyor.

Barış Manço’nun İzinde, Lüksün Zirvesinde

Hedefinin 196 ülkeyi tamamlamak olduğunu belirten Buray, “Rahmetli Barış Manço 120 ülke gezmiş, benim henüz 82 oldu” diyerek seyahat tutkusunu dile getirdi. Ancak sanatçının seyahatleri kadar, Etiler sokaklarını aydınlatan 50 milyonluk Rolls-Royce’u da uzun süre konuşulacak gibi görünüyor.

Lüks aracına binerek mekandan ayrılan Buray, hem gökyüzünde (paraşütle) hem de karada hız kesmediğini bir kez daha kanıtladı.

Hülya Avşar Filtre Kurbanı Oldu

Yıllara meydan okuyan güzelliğiyle her daim adından söz ettiren Hülya Avşar, yeni projesi “Aynı Yağmur Altında” ile ekranlara hızlı bir giriş yaptı. Ancak izleyici bu kez senaryodan çok, Avşar kızı için seferber edilen dijital imkanları konuştu. Dizinin ilk bölümünde ünlü oyuncunun yüzüne uygulanan yoğun filtre, sosyal medyayı adeta ayağa kaldırdı.

SETTEN GELEN KARELER GERÇEĞİ İFŞA ETTİ

Dizi setinden yansıyan doğal fotoğraflar ile ekran görüntüsü arasındaki uçurum, “Bu kadarına da pes” dedirtti. Avşar’ın yüz hatlarının adeta bir mermer pürüzsüzlüğüne kavuşturulduğu sahnelerde, oyuncunun mimiği neredeyse seçilemez hale geldi. İzleyici, “Hülya Avşar’ı mı izliyoruz yoksa dijital bir illüzyonu mu?” diyerek yapım ekibini eleştiri yağmuruna tuttu.

Hülya Avşar Filtre Kurbanı Oldu
Hülya Avşar Filtre Kurbanı Oldu

TARİH TEKERRÜR ETTİ: MASUMİYET VAKASI GERİ DÖNDÜ

Hülya Avşar’ın bu “buzlu cam” tutkusu aslında yeni değil. Hatırlanacağı üzere 2021 yılında rol aldığı “Masumiyet” dizisinde de benzer bir skandal yaşanmış, Avşar’ın burnunun bile filtreden kaybolduğu o meşhur 6. bölüm magazin tarihine altın harflerle kazınmıştı. Görünen o ki, aradan geçen yıllar ve değişen kanallar Avşar’ın bu özel isteğini değiştirmeye yetmedi.

2026 Oruç Ne Zaman Başlıyor?

0

İslam alemi için yılın en huzurlu dönemi yaklaşıyor. Arama motorlarında son günlerin en çok konuşulan başlığı hiç şüphesiz “2026 oruç ne zaman?” sorusu oldu. Vatandaşlar planlarını şimdiden yapabilmek için Diyanet İşleri Başkanlığı’nın takvimini mercek altına aldı.

2026 Oruç Ne Zaman Başlıyor? İlk Sahur Tarihi Belli

Binlerce kişinin “oruç ne zaman başlıyor” diyerek yaptığı aramalar sonuç verdi. 2026 yılında on bir ayın sultanı, kışın son günlerinde içimizi ısıtmaya geliyor. Diyanet takvimine göre oruç ne zaman 2026 sorusunun yanıtı: 19 Şubat 2026 Perşembe! 18 Şubat’ı 19 Şubat’a bağlayan gece milyonlarca müslüman ilk sahur için sofraya oturacak. oruç ne zaman araması yapan kullanıcılar için not düşelim: İlk iftar topu 19 Şubat akşamı patlayacak.

Ramazan Oruç Süreci Kaç Gün Sürecek?

Kullanıcıların en çok merak ettiği bir diğer konu ise “oruç kaç gün” sürdüğü. Hicri takvim ile Miladi takvim arasındaki 11 günlük fark nedeniyle her yıl değişen tarihler, bu yıl bizi 29 günlük bir manevi yolculuğa çıkarıyor. Ramazan oruç ibadeti, 19 Şubat’ta başlayıp 19 Mart Arefe günü sona erecek. Yani bu yıl Ramazan ayı toplamda 29 gün sürecek.

Oruç Nedir? Sadece Aç Kalmak mı?

Arama trendlerinde yükselen “oruç nedir” sorgusu, ibadetin sadece fiziksel değil, ruhsal boyutunun da merak edildiğini gösteriyor. Oruç, tan yerinin ağarmasından (imsak) güneş batıncaya (iftar) kadar; niyet ederek yemekten, içmekten ve nefsani arzulardan uzak durmaktır. Ancak uzmanlar, gerçek orucun “dilini yalandan, elini haramdan” çekmekle tamamlanacağının altını çiziyor.

2026 Oruç Ne Zaman Başlıyor?

2025 ve 2026 Karşılaştırması: Takvim Neden Kayıyor?

Bazı kullanıcıların hala “oruç ne zaman 2025” diye arama yapması, tarihler arasındaki geçişin kafa karıştırdığını gösteriyor. Hatırlatmak gerekirse; 2025 yılında 1 Mart’ta başlayan oruç, 2026’da yaklaşık 10 gün erkene çekilerek Şubat ayına giriş yapıyor. Bu durum, önümüzdeki yıllarda Ramazan ayının tamamen kış aylarına sabitleneceğinin de habercisi.

Önemli Gün Tarih Gün
Ramazan Başlangıcı 19 Şubat 2026 Perşembe
Kadir Gecesi 16 Mart 2026 Pazartesi
Ramazan Bayramı Arifesi 19 Mart 2026 Perşembe
Ramazan Bayramı (1. Gün) 20 Mart 2026 Cuma

Melis İşiten’den Ezber Bozan İtiraf: “Aynı Anda 10 Kişiyle…”

Ünlü oyuncu ve sunucu Melis İşiten, YouTube programında yaptığı açıklamalarla magazin gündemine bomba gibi düştü. Sosyal medyayı ikiye bölen “galeri” benzetmesi, eleştiri oklarının hedefi oldu.

Magazin dünyasının samimi tavırlarıyla tanınan ismi Melis İşiten, kendi programında konuk ettiği Oğuzhan Uğur ile girdiği diyalogla sosyal medyayı salladı. Programda özel hayatına dair çarpıcı bir detayı paylaşan İşiten, flört hayatındaki “hızına” dair samimi bir itirafta bulundu.

Melis İşiten’in Araba Galerisi Benzetmesi Olay Oldu

Oğuzhan Uğur’un, İşiten’in telefonundaki yoğun mesaj trafiğini işaret etmesi üzerine ünlü sunucu, kimseden saklamadığı o gerçeği şu sözlerle dile getirdi: “Aynı anda 10 kişiyle flört ediyorum!”

Bu açıklamayla yetinmeyen İşiten, flört sürecini ilginç bir benzetmeyle savundu:

“Bekar insanlar istediği kadar flört edebilir, bu kimseyi ilgilendirmez. Bir araba galerisindeymişim gibi düşünün; bakıyorum, inceliyorum ama hemen karar verip almıyorum!”

Sosyal Medyada Tartışma Başladı

İşiten’in bu “açık sözlü” tavrı, kısa sürede dijital dünyanın en çok konuşulan başlığı haline geldi. Bir kesim kullanıcısı “Bekar bir kadın istediği kişiyi tanımakta özgürdür” diyerek ünlü isme destek verirken, diğer bir kesim flörtü “galerideki arabalara” benzetmesine sert tepki gösterdi.

Eleştiri yağmuru sonrası gözler, Melis İşiten’in bu tepkilere karşı sergileyeceği tutuma çevrilmiş durumda.

Türk Futbolunun Acı Kaybı: Candemir Berkman Doğum Gününde Hayata Veda Etti

0

Galatasaray ve Türk futbolunun unutulmaz figürlerinden biri olan Candemir Berkman, 92. doğum gününde hayata veda ederek tüm spor camiasını yasa boğuyor. “Cando” lakabıyla tanınan ve savunmadaki sarsılmaz duruşuyla bir döneme damga vuran efsane oyuncunun vefatı, hem sarı-kırmızılı kulüp hem de Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından derin bir üzüntüyle duyuruluyor.

Candemir Berkman Kimdir?

10 Şubat 1934 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen Candemir Berkman, Türk futbolunun altın çağına tanıklık etmiş ve bu çağın mimarlarından biri oluyor. Futbolculuk kariyerinin ardından teknik direktörlük ve yöneticilik sıfatlarıyla da spora hizmet etmeye devam eden Berkman, Galatasaray’ın 7156 sicil numaralı Divan Kurulu üyesi olarak kulübüne olan bağlılığını her daim koruyor.

Kariyeri boyunca centilmenliği ve profesyonelliği ile genç sporculara örnek gösterilen efsane isim, 10 Şubat 2026 tarihinde, tam da doğum gününde hayata gözlerini yumdu.

Candemir Berkman

Candemir Berkman Hangi Takımlarda Oynadı?

Profesyonel kariyerine baktığımızda, Candemir Berkman’ın adının özellikle iki köklü kulüple özdeşleştiği görülüyor:

  • Galatasaray: 1958-1965 yılları arasında sarı-kırmızılı formayı terleten Berkman, tam 190 maçta görev alıyor. Bu süreçte Galatasaray ile 2 Lig Şampiyonluğu, 4 Türkiye Kupası ve 1 Cumhurbaşkanlığı Kupası kazanarak kulüp tarihinin en başarılı dönemlerinden birine imzasını atıyor.

  • Vefa: Profesyonel futbolculuk kariyerini tamamladığı kulüp olan Vefa, Berkman’ın futbol hayatında önemli bir yer tutuyor.

  • Millî Takım: Ay-yıldızlı formayı toplamda 15 kez (11’i A Millî, 4’ü B Millî) sırtına geçirerek ülkesini uluslararası arenada başarıyla temsil etti.

    Son Yolculuğuna Uğurlanıyor

    Efsane futbol adamı Candemir Berkman’ın naaşı, 12 Şubat 2026 Perşembe günü öğle namazını müteakip Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii‘nde kılınacak cenaze namazının ardından Beylerbeyi Küplüce Mezarlığı‘na defnedilecektir.

    Türk futboluna kattığı değerlerle her zaman hatırlanacak olan Candemir Berkman’a Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tüm spor camiasına başsağlığı dileriz.

Rap dünyasında “Malatyalıyım” çıkışı: Uzi’den “Şeytan” iddialarına sert tepki!

Sosyal medya paylaşımları ve tarzıyla sık sık gündeme gelen ünlü rapçi Uzi (Utku Cihan Yalçınkaya), son günlerde hakkında çıkan “illüminati” ve “şeytani semboller kullanıyor” iddialarına sessizliğini bozdu. Kendisine yöneltilen suçlamalara memleketi üzerinden yanıt veren sanatçı, sosyal medyada viral oldu.

Rap dünyasında "Malatyalıyım" çıkışı: Uzi’den "Şeytan" iddialarına sert tepki!
Rap dünyasında “Malatyalıyım” çıkışı: Uzi’den “Şeytan” iddialarına sert tepki!

“Ben Malatyalıyım ulan!”

Hakkındaki iddiaları önce şaşkınlıkla karşılayan, ardından sinirlerine hakim olamayan Uzi, Instagram hikayesinde adeta bir “yerellik dersi” verdi. Sosyal medyadaki gizemli havayı tek bir cümleyle dağıtan sanatçı; “Bana ne anlatıyorsunuz? Ben Malatyalıyım ulan! Ne şeytanı, ne sembolü?” diyerek noktayı koydu.

“Beni neyle itham ediyorsunuz? Ben Malatyalıyım ulan, ne şeytanı? Bizim buralarda öyle şeyler olmaz!”

Uzi’den Kültürel kimlik savunması

Uzi, hakkındaki komplo teorilerine karşı en büyük savunmasını kültürel kökleriyle yaptı. Malatya’nın geleneksel ve muhafazakar yapısına vurgu yapan sanatçı, bu tarz “yabancı” yakıştırmaların kendisiyle uzaktan yakından alakası olmadığını sert bir dille ifade etti.

Sosyal medya ikiye bölündü

Uzi’nin bu samimi ve sert çıkışı kısa sürede sosyal medyanın en çok konuşulan konuları arasına girdi.

  • Bir kısım kullanıcı: “Adam haklı, her sembolü bir yere çekmeyin” diyerek sanatçıya destek verdi.

  • Diğer bir kısım ise: Sanatçının üslubunu kaba bularak, görsellerindeki tercihlerin bu tarz yorumlara davetiye çıkardığını savundu.

Daha önce de konserlerindeki iptaller ve polemiklerle gündeme gelen Uzi’nin, “Malatya savunması” magazin tarihindeki en ilginç reddedişlerden biri olarak kayıtlara geçti.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

2026 Kış Olimpiyatları: Buzun Üstünde Kaderini Yeniden Yazan Türk Yıldızları

0

Kış sporları dünyası dışarıdan ne kadar ışıltılı görünse de, arkasında büyük fedakarlıklar ve “yapamazsın” diyenlere karşı verilen savaşlar var. Magazin haberleri dünyasında bu kez sadece pırıltılı kıyafetleri değil, o kıyafetlerin altındaki çelik gibi iradeleri konuşuyoruz. Türkiye’nin kış sporları tarihindeki en büyük sıçrayışları gerçekleştiren bu isimlerin hayatları, yakında bir film şeridi gibi Milano semalarında yankılanacak.

Fatih Arda İpcioğlu’nun Erzurum’dan Dünyaya Uzanan Hikayesi

“Kayakla atlama” dendiğinde bir zamanlar Türkiye’de sadece televizyondaki yabancı sporcular akla gelirdi. Ta ki Erzurumlu bir genç, Palandöken’in eteklerinden boşluğa kendini bırakana kadar! Magazin haberleri sayfalarında “Uçan Türk” olarak tanınan Fatih Arda İpcioğlu, bu spora başladığında imkanlar kısıtlı, pistler ise bugünkü kadar gelişmiş değildi.

Ancak o, yerçekimine meydan okuyarak Olimpiyat finallerine kalmayı başaran ilk Türk sporcu oldu. Fatih Arda’nın hikayesi, sadece bir spor başarısı değil; Erzurum’un soğuk kış gecelerinde kurulan bir hayalin, dünyanın en prestijli rampalarında gerçeğe dönüşmesidir. Şimdi 2026 Milano’da, o hayali bir olimpiyat madalyasıyla taçlandırmak için yeniden kanatlanmaya hazır!

2026 Kış Olimpiyatları

Buzun Kraliçeleri ve Karın Efendileri: Yokluktan Doğan Rekorlar

Sadece kayakla atlamada değil, kısa kulvar sürat pateninden (Short Track) Alp disiplinine kadar her branşta bir “mucize” hikayesi gizli. Magazin haberleri gündemine bomba gibi düşen bu gençlerin çoğu, spor hayatlarının başında uygun ekipman bulmakta bile zorlanıyordu. Furkan Akar gibi isimlerin, buzun üzerinde saniyelerle yarışırken aynı zamanda imkansızlıkları da geride bırakması, Türk spor tarihinin en duygusal sayfalarından birini oluşturuyor.

Bu sporcuların antrenman rutinleri, sabahın ilk ışıklarıyla buz gibi havada başlıyor. Sosyal medyada paylaştıkları o zorlu çalışma anları, takipçilerine “vazgeçmemeyi” öğretiyor. 2026 yolunda Türkiye’nin en büyük kozu, işte bu “yokluktan var etme” ruhu olacak. Onlar sadece bir yarışçı değil, aynı zamanda gelecek nesillerin kış sporlarına olan bakışını değiştiren birer kahraman!

Gülşen’den Şaşırtan “Soyadı” Hamlesi: Tam 10 Yıl Sonra Bir İlk!

Sahne performansları, iddialı kostümleri ve sınırları zorlayan danslarıyla Türk pop müziğinin en çok konuşulan isimlerinden biri olan Gülşen, bu kez bambaşka bir konuyla magazin gündemine bomba gibi düştü. Her adımıyla olay yaratan ünlü sanatçı, bu kez cesur kıyafetleriyle değil, sosyal medya hesabındaki sessiz sedasız yaptığı bir güncellemeyle dikkatleri üzerine çekti.

Gülşen’den Şaşırtan "Soyadı" Hamlesi: Tam 10 Yıl Sonra Bir İlk!
Gülşen’den Şaşırtan “Soyadı” Hamlesi: Tam 10 Yıl Sonra Bir İlk!

10 Yıllık İmza Sosyal Medyaya Taşındı

Ünlü aranjör Ozan Çolakoğlu ile 2016 yılında dünyaevine giren ve bu mutlu evlilikten Azur Benan adında bir oğlu bulunan Gülşen, evliliğinin 10. yılına yaklaşırken şaşırtıcı bir karar aldı. Bugüne kadar sosyal medya hesaplarında sadece kendi adını kullanan sanatçı, Instagram profilindeki isim kısmına eşinin soyadını da ekledi.

Gülşen Eşinin Soyadını Neden Şimdi Ekledi?

Takipçilerinin gözünden kaçmayan bu detay, “Gülşen Çolakoğlu” ibaresinin profile eklenmesiyle kısa sürede sosyal medyanın en çok konuşulan başlıklarından biri oldu. On yıldır süren mutlu evliliklerini gözlerden uzak yaşamayı tercih eden ve iş birlikleriyle de takdir toplayan çiftten gelen bu hamle, hayranları tarafından “Aşk tazeleme” veya “Yenilenme” olarak yorumlandı.

Sosyal medyayı aktif kullanmasına rağmen özel hayatına dair detayları sınırlı paylaşan Gülşen’in, kariyerinin zirvesindeyken gelen bu “soyadı” güncellemesi; magazin kulislerinde “Gülşen’den eşine jest” olarak nitelendirildi.

Bakalım popun kraliçesi, bu çok konuşulan değişiklikle ilgili bir açıklama yapacak mı yoksa her zamanki gizemli tavrını koruyarak sadece sahnelerdeki şovuyla mı konuşulmaya devam edecek?

Setten Nikah Masasına Uzanan En Ateşli Set Aşkları

0

Dizi dünyasında senaryo gereği birbirine aşık olan karakterlerin, bu duyguları gerçek hayata taşıması kadar magazin haberleri dünyasını heyecanlandıran bir şey yok! Bazıları ilk görüşte aşık oldu, bazıları yıllar süren evliliklere imza attı, bazıları ise fırtınalı ayrılıklarla manşetlerden düşmedi. İşte set tozunu yutup aşk sarhoşu olan o efsane çiftler!

1. Yalı Çapkını: Afra Saraçoğlu & Mert Ramazan Demir

Son dönemin en çok konuşulan dizisi Yalı Çapkını, sadece reytingleri değil, başrol oyuncularının kalplerini de yerinden oynattı. Seyran ve Ferit karakterlerinin fırtınalı aşkı, gerçek hayatta “biz sadece arkadaşız” açıklamalarıyla başlasa da, kameralara yakalanan samimi görüntüler aşkı belgeledi. Magazin haberleri sayfalarını aylardır meşgul eden bu gizemli aşk, hayranları tarafından “yılın çifti” olarak görülüyor.

2. Çalıkuşu: Burak Özçivit & Fahriye Evcen

Set aşkları denince akla gelen en ikonik ve istikrarlı çiftlerden biri kuşkusuz onlar! 2013 yılında Çalıkuşu dizisinde başrolleri paylaşan ikili, senaryodaki tutkulu aşkı gerçek hayata öyle bir taşıdı ki, bugün iki çocuklu mutlu bir yuvanın temellerini o sette attılar. Onların aşkı, “reklam aşkı” iddialarını yerle bir ederek kalıcı bir aşka dönüştü.

3. Fatih Harbiye: Neslihan Atagül & Kadir Doğulu

Macit ve Neriman’ın imkansız aşkı, Fatih Harbiye setinde gerçeğe dönüştüğünde takvimler 2013’ü gösteriyordu. O günden beri el ele, göz göze olan çift, 2016 yılında muhteşem bir düğünle dünya evine girdi. Zaman zaman haklarında çıkan dedikodulara rağmen birbirlerine olan bağlılıklarını her fırsatta dile getiren ikili, magazin haberleri dünyasının en çok takip edilen çiftleri arasında yer alıyor.

gerçeğe dönen set aşkları

4. Kiraz Mevsimi: Özge Gürel & Serkan Çayoğlu

Ekranların en sempatik ve sevilen çiftlerinden Özge Gürel ve Serkan Çayoğlu’nun temelleri 2014 yılında Kiraz Mevsimi setinde atıldı. Uzun süren ilişkilerini sessiz sedasız ama sağlam bir şekilde yürüten çift, geçtiğimiz yıllarda İtalya’da gerçekleşen masalsı bir düğünle hayatlarını birleştirdi. Onlarınki, dramdan uzak, huzur dolu bir set aşkı hikayesi olarak hafızalara kazındı.

5. Sen Çal Kapımı: Hande Erçel & Kerem Bürsin

Listemizin en ses getiren ama sonu hüsranla biten aşklarından biri de “HanKer” efsanesi. Sen Çal Kapımı dizisindeki kimyalarıyla sadece Türkiye’yi değil, dünyayı kasıp kavuran ikili, aşklarını Maldivler tatiliyle ilan etmişti. Ancak dizi bittikten bir süre sonra yollarını ayıran çift, arkalarında milyonlarca kırık kalp ve hala konuşulan bir dizi anısı bıraktı.

Pınar Altuğ’un ‘Cenaze’ Çıkışı Sosyal Medyayı İkiye Böldü

Ekranların sevilen yüzü ve her zaman bakımlı haliyle dikkat çeken Pınar Altuğ, katıldığı bir programda toplumsal alışkanlıklar ve kişisel tercihleri üzerine samimi açıklamalarda bulundu. Özellikle, cenaze törenlerindeki giyim tarzı ve baş bağlama geleneği üzerine sorulan bir soruya verdiği yanıt, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

Pınar Altuğ’un 'Cenaze' Çıkışı Sosyal Medyayı İkiye Böldü
Pınar Altuğ’un ‘Cenaze’ Çıkışı Sosyal Medyayı İkiye Böldü

“Samimiyet Kıyafette Değil, Kalptedir”

Pınar Altuğ, cenazelerde başını kapatmayı tercih etmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ben genelde cenazede başını kapatmayanlardanım. Bu benim için bir şekilcilik değil. Önemli olan orada bulunmak, o acıyı paylaşmak ve duanı içinden etmektir.”

Ünlü oyuncu, yas tutmanın ve saygı göstermenin dış görünüşle değil, niyetle ölçülmesi gerektiğini savunurken; bu yaklaşımının kendi doğrularıyla örtüştüğünü dile getirdi.

Sosyal Medya İkiye Bölündü

Altuğ’un bu sözleri kısa sürede magazin gündeminin en üst sıralarına yerleşti. Takipçileri ve magazin izleyicileri arasında ise görüş ayrılıkları yaşandı:

  • Destekleyenler: “Saygı kıyafette değil, yürektedir. Pınar Altuğ her zamanki gibi dürüst davranmış.”

  • Eleştirenlere: “Geleneklere ve mekanın maneviyatına uygun giyinmek bir nezaket kuralıdır.”

Tarzından Taviz Vermiyor

Yıllardır hem sosyal medyadaki dik duruşu hem de gelen eleştirilere verdiği net yanıtlarla tanınan Pınar Altuğ, bir kez daha “başkaları ne der” kaygısı gütmeden kendi yaşam biçimini savundu. Oyuncunun bu açıklaması, magazin dünyasında “toplumsal kurallar mı, bireysel tercihler mi?” tartışmasını tekrar canlandırdı.