Ana Sayfa Blog Sayfa 68

“Sevdam Karadeniz” Dizisinde Sular Durulmuyor

Televizyon dünyasında nadir görülen bir başrol kriziyle gündeme gelen, NOW kanalının yeni iddialı projesi “Sevdam Karadeniz” küllerinden doğuyor. Yapım şirketiyle yaşanan fikir ayrılıkları nedeniyle ilk açıklanan başroller Aslıhan Malbora ve Emre Bey’in projeden el çekmesi, sektörü hareketlendirmişti. Mia Yapım, kriz masasını hızlıca dağıtarak projenin yeni kadın başrolü için başarılı oyuncu Leyla Tanlar ile el sıkıştı.

Yaylalardan Ekrana: Çekimler Trabzon’da Başlıyor

Karadeniz’in büyüleyici atmosferini televizyon ekranlarına taşımayı hedefleyen dizinin çekim yeri de kesinleşti. Yönetmenliğini Aytaç Çiçek’in üstlendiği yapım, Trabzon’un Maçka ilçesinde sete çıkacak. Bölgenin yeşili ve sert coğrafyası, hikayenin en büyük görsel fonunu oluşturacak.

25 Yaşında Başlayan Karadeniz Epitiği: Zeyşan ve Kuzey

Dizi, sadece bir aşk hikayesini değil, köklere dönüşü ve coğrafyanın getirdiği aidiyet duygusunu da merkezine alıyor:
  • Geri Dönüş Hikayesi: Leyla Tanlar’ın hayat vereceği Zeyşan, uzun yıllar sonra 25 yaşına bastığında doğup büyüdüğü topraklara, Karadeniz’e kesin dönüş yapıyor.
  • Kuzey ile Kesişen Yollar: Zeyşan’ın memleketine adım atmasıyla birlikte, bölgenin delikanlılarından Kuzey ile yolları çarpışıyor. Bu karşılaşma, Alazlı ve Yeniceli ailelerinin geçmişten gelen büyük hesaplaşmalarını ve bu hesaplaşmanın ortasında filizlenen imkansız bir aşk destanını tetikliyor.

Şimdi Gözler Yeni “Kuzey”de

Leyla Tanlar’ın “Zeyşan” rolüyle kadroya dahil olmasının ardından, yapım ekibi zaman kaybetmeden erkek başrol arayışlarına hız verdi. Emre Bey’in ayrılışıyla boş kalan “Kuzey” karakterini kimin canlandıracağı ise şu an televizyon kulislerinin en çok merak edilen sorusu durumunda. Temmuz ayında başlaması planlanan çekimler öncesinde, yeni erkek başrolün de birkaç gün içinde netleşmesi bekleniyor.

Tuğyan, Ümitcan Uygunla Mektuplaşıyor İddiası

0
Beyaz TV ekranlarında yayınlanan “Esra Ezmeci ile Yeni Baştan” programı, Türkiye gündemine bomba gibi düşen bir iddiayı ekranlara taşıdı. Ünlü psikolog ve sunucu Esra Ezmeci, cezaevinden kendisine ulaştırılan şok edici bir mektubu izleyicilerle paylaştı. İddiaya göre, arabesk müziğin tanınan ismi Güllü’yü (Gül Tut) tasarlayarak öldürmek suçlamasıyla tutuklu bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter, kamuoyunun yakından tanıdığı Ümitcan Uygun ile cezaevinde mektuplaşmaya başladı.

Şok Mektup Koğuş Arkadaşından Geldi

Programda aktarılan bilgilere göre sarsıcı iddia, Tuğyan Ülkem Gülter ile aynı cezaevi koğuşunu paylaşan bir mahkum tanık tarafından ortaya atıldı. Esra Ezmeci’ye mektup yazarak durumu ihbar eden mahkum, iki tutuklu arasında cezaevi duvarları ardında bir bağ kurulduğunu ileri sürdü.

“Aralarında Duygusal Bir İlişki Var”

Mahkum tanığın gönderdiği mektupta en dikkat çeken kısım ise yazışmaların boyutu oldu. İkilinin sıradan bir arkadaşlığın ötesine geçtiğini iddia eden tanık, “Çok şaşırdım. Çünkü biliyorsunuz Aleyna Çakır’ın davasından, cinayetten cezaevinde. Mahkum tanık Ümitcan ve Tuğyan’ın mektuplaştığını söylüyor, hatta duygusal bir mektuplaşma olduğunu ve aralarında bir ilişki başladığını ileri sürüyor” ifadelerini kullandı. Mektupta ayrıca, Tuğyan’ın erkek kardeşi Tuğberk Yağız Gülter’in de kız kardeşini cezaevinde sıklıkla ziyaret ettiği belirtildi.

Sanatçı Güllü Soruşturmasında Ne Olmuştu?

Arabesk dünyasının sevilen seslerinden Güllü, geçtiğimiz eylül ayında şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmişti. Ölümünün ardından başlatılan geniş çaplı soruşturmada, oklar sanatçının öz kızı Tuğyan Ülkem Gülter’e çevrilmişti. Yürütülen tahkikat neticesinde Tuğyan Ülkem Gülter, “tasarlayarak kasten yakınını öldürmek” suçlamasıyla aralık ayında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Gözler Resmi Makamlara Çevrildi

Sosyal medyada kısa sürede infial yaratan ve büyük tepki toplayan bu iddiaların ardından gözler tarafların avukatlarına ve cezaevi yönetimine çevrildi. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu “duygusal mektuplaşma” iddiasına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Sahra Işık’tan Bomba İhanet İtirafı

0
Eski Survivor yarışmacısı Sahra Işık, geçtiğimiz günlerde yollarını ayırdığı eski eşi İdris Aybirdi hakkında sosyal medyada deprem etkisi yaratan iddialarda bulundu. Evliliği boyunca ağır psikolojik baskı gördüğünü belirten Işık, aldatılma hikayesinin perde arkasını anlatırken popüler televizyon dizisi Kızılcık Şerbeti‘ni işaret etti.

“İhanetin Temelleri Benim Kiraladığım Ofiste Atıldı”

Yaşadığı süreci takipçileriyle paylaşan Sahra Işık, evli oldukları dönemde eski eşinin ticari ofisini kendi girişimleriyle dizi setlerine kiraladığını açıkladı. İhanet zincirinin tam da bu iş birliği sürecinde başladığını söyleyen ünlü isim, yaşadığı hayal kırıklığını şu sözlerle özetledi:
“Eski eşimin şirketini dizilere ben kiralıyordum. Kızılcık Şerbeti yapımıyla anlaştım; Kasım, Aralık ve Ocak aylarında 4-5 bölüm boyunca orada çekim yapıldı. Ne olduysa zaten o Ocak ayında başlamış. Resmi olarak boşandıktan sonra önüme düşen gerçekler karşısında adeta şoka uğradım. Şimdi taşlar yerine oturdu.”

“Küçük Bebeğimin Hesabını Bile Engellemiş”

Yuvasının yıkılmasına sebep olan kadının, kendi referansıyla ofise gelen ve bizzat bağ kurduğu bir oyuncu olduğunu belirten Işık, olayın sonrasındaki detaylara şu sözlerle dikkat çekti:
“Benim aracılığımla o şirkete ayak basan, ekmeğini kazanan dizi oyuncusu, olayın ardından beni takipten çıkardı. Hızını alamayıp küçük bebeğimin sosyal medya hesabını bile engellemiş. Benim sayemde eski eşimle yol kesiştirip ofiste gizli bir ilişkiye başlamışlar. O kadının ofise geldiği günlerde bana attığı dostane mesajlar hâlä telefonumda duruyor.”

Oklar O İsime Çevrildi: Magazin Dünyası Ayakta

Sahra Işık’ın Kızılcık Şerbeti kadrosunda yer alan bir oyuncuyu hedef göstermesi, sosyal medyada büyük bir deşifre hareketine dönüştü. Magazin kulislerinde ve sosyal medya platformlarında yapılan incelemeler neticesinde, iddiaların odağındaki ismin oyuncu Seray Kaya olduğu öne sürüldü. Işık’ın, iddiasını kanıtlayan bazı mesajlaşmaları da yakın çevresiyle paylaştığı gelen duyumlar arasında.
Eski eşinden ve yakın çevresinden tehditler almaya devam ettiğini belirten Sahra Işık, can güvenliği ve huzuru için yasal yollara başvuracağını ve hızlıca uzaklaştırma kararı aldıracağını duyurdu.

Hande Erçel, Paris’te Şıklığıyla Büyüledi

0
Ünlü oyuncu Hande Erçel, küresel marka elçisi olduğu dünyaca ünlü İtalyan mücevher markası Pomellato’nun Paris’te düzenlediği görkemli davette tüm bakışları üzerine topladı. Paris’in prestijli sanat merkezlerinden Palais de Tokyo’da gerçekleştirilen lansman ve sergi açılışı, moda ve sanat dünyasının zirvesini bir araya getirdi.

Paris Sahnesinde Bir Türk Yıldız

Pomellato’nun “Le Joaillier Révolutionnaire” adlı ilk büyük Paris sergisinin ön gösterimi ve yeni yüksek mücevher koleksiyonunun tanıtıldığı geceye Hande Erçel damga vurdu. Küresel marka elçisi olarak Türkiye’yi temsil eden güzel oyuncu, asil duruşu ve zarafetiyle uluslararası basının ilgi odağı oldu.

Beyaz Şıklık ve Yeni Stil Dokunuşu

Davet için Georges Chakra imzalı, asimetrik kesimli beyaz bir elbise tercih eden Erçel, adeta kuğu gibi bir görünüm sergiledi. Son dönemde dünyaca ünlü stilist Danielle Gold (dannistylist) ile çalışmaya başlayan başarılı oyuncu, sade ve iddialı saç-makyajıyla elbisesini kusursuz bir şekilde tamamladı. Erçel’in tarzı sosyal medyada ve moda otoritelerinden tam not aldı.

Dünya Devleriyle Aynı Karede

Gecenin en çok konuşulan detaylarından biri de Hande Erçel’in ağırladığı küresel dostluklar oldu. Erçel; aralarında Carla Bruni, Catherine Deneuve, Kerry Washington, Isabella Ferrari ve “Emily in Paris” dizisinin yıldızı Philippine Leroy-Beaulieu gibi dünya sinemasının ve modasının efsane isimleriyle bir araya gelerek birlikte objektiflere poz verdi.

Ebru Gündeş’ten Nostaljik Sürpriz

Türk müziğinin güçlü sesi Ebru Gündeş, kariyerinin en sevilen eserlerinden biri olan “Çingenem”i yıllar sonra yeniden dinleyicileriyle buluşturmaya hazırlanıyor. İlk kez 1999 yılında yayımlanan ve kısa sürede dönemin en çok konuşulan şarkılarından biri haline gelen eser, aradan geçen 27 yılın ardından modern bir düzenlemeyle müzik dünyasına yeniden kazandırılıyor.

Yayınlandığı dönemde birçok müzikseverin beğenisini kazanan “Çingenem”, Ebru Gündeş’in etkileyici yorumuyla hafızalara kazınıp yıllar boyunca da Türk müziğinin unutulmaz klasikleri arasında yerini korudu. Duygusal sözleri ve güçlü melodisiyle uzun yıllar boyunca dinlenmeye devam eden eser, şimdi çağa uygun bir anlayışla yeniden hayat buluyor.

Arem Özgüç ve Arman Aydın İmzası

Şarkının yeni versiyonu, son dönemde birçok başarılı projeye imza atan ünlü prodüktörler Arem Özgüç ve Arman Aydın tarafından düzenlendi. Modern altyapılar, güncel ritimler ve yenilenen sound çalışmalarıyla hazırlanan proje, orijinal eserin ruhunu korurken dinleyicilere farklı bir müzik deneyimi sunmayı hedefliyor.

Ebru Gündeş’in güçlü vokaliyle yeniden hayat bulan “Çingenem”, hem nostalji yaşamak isteyen dinleyicileri hem de şarkıyı ilk kez keşfedecekleri aynı noktada buluşturacak. Uzun süredir beklenen düzenleme, cuma günü tüm dijital müzik platformlarında yayınlanacak.

Neslihan Atagül Ekranlara Dönüyor

0
Annelik molası veren ünlü oyuncu Neslihan Atagül, yeni sezonda setlere dönmeye hazırlanıyor. Başarılı yapım şirketi Ay Yapım ile el sıkışan Atagül’ün merakla beklenen yeni projesinin kod adı “Kaderin Cilvesi” olarak belirlendi.

“Kara Sevda” Efsanesinin Senaristleri Yeniden Bir Arada

Dizinin arkasındaki mutfak, televizyon dünyasında büyük heyecan yarattı. “Kaderin Cilvesi”nin senaryosunu, Neslihan Atagül’ün kariyerindeki en unutulmaz işlerden biri olan Emmy Ödüllü “Kara Sevda” dizisinin yazarları Özlem Yılmaz ve Anıl Eke kaleme alıyor. Bu güçlü ortaklık, şimdiden yeni sezonun en iddialı hikayelerinden birinin sinyalini veriyor.

Ezber Bozan Bir Kadın Hikayesi: Pavyondan Kaderine Meydan Okumaya

Dizi dünyasından sızan ilk bilgilere göre hikaye, alışılagelmiş kalıpların dışına çıkacak. “Kaderin Cilvesi”, eskiden pavyonda çalışan bir kadının geçmişine ve hayatın zorluklarına karşı açtığı savaşı, güçlü bir kaderine meydan okuma öyküsü üzerinden ekrana taşıyacak.

Yönetmen Koltuğu İçin Nadim Güç ile Görüşülüyor

Henüz hangi kanalda yayınlanacağı netleşmeyen dizinin yönetmenliği için de sektörün başarılı isimlerinden biri gündemde. Projenin yönetmen koltuğuna oturması için, son olarak “Kıskanmak” dizisine imza atan Nadim Güç ile görüşmelerin sürdüğü öğrenildi.

“Altı Üstü İstanbul” Reytingleri Altüst Etti!

0
Yaz sezonunun iddialı yapımları ekrandaki yerini alırken, atv’nin yeni gözdesi “Altı Üstü İstanbul” ikinci bölümüyle zirveye adını yazdırdı. Sezonun en başarılı açılışına imza atan dizi, dün akşam yayınlanan yeni bölümüyle izlenme oranlarını tüm kategorilerde artırarak ekran macerasını taçlandırdı.

Üç Kategoride de Yükseliş Trendi

Yapımcılığını Mehmet Yiğit Alp’in üstlendiği, NTC Medya imzalı dizi, sadece ekran yolculuğuna devam etmekle kalmadı; izleyiciden tam not alarak rakiplerini geride bıraktı. Güçlü hikayesi ve dev oyuncu kadrosuyla dikkat çeken yapım, ikinci bölümüyle reyting listelerini salladı.

Zirvenin Sahibi Değişmedi: İşte Reyting Sonuçları

“Altı Üstü İstanbul”, dün akşam ekrana gelen bölümüyle üç farklı izleyici kategorisinde de büyük bir başarı elde etti. Dizinin dün geceye damga vuran izlenme oranları ve sıralamaları şu şekilde gerçekleşti:
  • Tüm Seyirciler (Total): 6.49 reyting ile 1. sırada yer aldı.
  • ABC1 Kategorisi: 5.98 reyting alarak 1. sıraya yerleşti.
  • AB Kategorisi: 4.07 reyting oranı yakalayarak 2. sırada kendine yer buldu.
Yaz ekranına hızlı ve güçlü bir giriş yapan “Altı Üstü İstanbul”, önümüzdeki haftalarda da zirvedeki yerini koruyacağının sinyallerini net bir şekilde verdi.

Sıla Doğu’dan Dilan Polat Açıklaması

0
Dilan Polat’ın kız kardeşi Sıla Doğu, cezaevi sürecinin ardından derin bir sessizliğe gömülen kardeşinin sağlık durumu ve psikolojisi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yaşanan travmanın boyutlarına dikkat çeken Doğu, kamuoyuna açık bir empati çağrısında bulundu.

“Hesabı Kapanmasaydı Bile Göremezdiniz”

Kardeşinin sosyal medya hesaplarının kapanmasıyla ilgili konuşan Sıla Doğu, Dilan Polat’ın mevcut ruh halinin dijital dünyadan tamamen uzaklaşmayı gerektirdiğini belirtti. Doğu, “Dilan iyi desem olmaz, kötü desem olmaz. Ama iyi değil; her gün iyi olmak için direniyor. Hesabı kapanmasaydı bile Dilan’ı uzun bir süre burada göremezdiniz” diyerek Polat’ın göz önünde olmak istemediğini vurguladı.

Toplumsal Tepkilere Sitem: “Ülkece Sahip Çıkalım İsterdim”

Açıklamasında toplumsal dayanışma algısına da değinen Sıla Doğu, kadına yönelik şiddet olaylarında gösterilen hassasiyetin kardeşinin yaşadığı süreçte eksik kaldığını iddia etti. Doğu, “Bugün bir kadına şiddet olduğunda hepimiz ayağa kalkıyoruz. Ben de isterdim ki bu kadar acının ve travmanın altında kalan bir kadına da biraz olsun ülkece sahip çıkalım” sözleriyle sitemini dile getirdi.

Kamuoyuna Çağrı: “Sadece Empati İstiyorum”

Yaşanan hukuki sürecin ve cezaevi günlerinin Dilan Polat üzerinde ağır izler bıraktığını ifade eden Doğu, sözlerini insani bir taleple sonlandırdı. Eleştirilerin ve yargılamaların ötesinde bir yaklaşım beklediklerini belirten Sıla Doğu, “Bugün sadece empati yapılmasını istiyorum” diyerek toplumdan anlayış beklediklerini ifade etti.

Türk Sinemasının Efsane Eseri “Susuz Yaz” Dizi Oluyor!

Türk sinema tarihinin unutulmaz yapımları arasında yer alan “Susuz Yaz”, yıllar sonra televizyon izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Necati Cumalı’nın aynı adlı eserinden uyarlanan ve 1964 yılında uluslararası başarı elde ederek Türk sinemasının dünyaya açılan kapılarından biri haline gelen kült yapım, bu kez dizi formatında ekranlara taşınacak. Yapımcılığını Ay Yapım’ın üstlendiği proje, daha ilk duyurulduğu andan itibaren televizyon ve sinema dünyasında büyük heyecan yarattı.

Türk Sinemasının Dönüm Noktası Yeniden Hayat Bulacak

Necati Cumalı’nın gözlemlerinden yola çıkarak kaleme aldığı “Susuz Yaz”, Ege’nin kırsal yaşamını, su kaynakları üzerindeki mücadeleyi, güç hırsını ve insan ilişkilerini merkezine alan etkileyici hikâyesiyle hafızalara kazınmıştı. Metin Erksan tarafından beyaz perdeye uyarlanan film, Berlin Film Festivali’nde kazandığı Altın Ayı ödülüyle Türk sinema tarihine geçmiş ve uluslararası alanda elde edilen en önemli başarılardan biri olmuştu.

Aradan geçen onlarca yılın ardından hikâye, günümüz izleyicisine hitap edecek yeni bir yorumla yeniden anlatılacak.

Senaryo Sema Ergenekon’a Emanet

Merakla beklenen projenin senaryosunu başarılı yazar Sema Ergenekon kaleme alacak. Son yıllarda imza attığı projelerle geniş kitlelere ulaşan Ergenekon’un, eserin dramatik yapısını koruyarak modern bir anlatım dili oluşturması bekleniyor. Özellikle karakter derinliği ve güçlü hikâye kurgularıyla tanınan senaristin, “Susuz Yaz” gibi önemli bir eseri televizyon ekranlarına nasıl uyarlayacağı şimdiden sektörün en çok konuşulan konuları arasında yer alıyor.

Yönetmen Koltuğunda Yusuf Pirhasan Oturacak

Dizinin yönetmenliğini ise başarılı projeleriyle dikkat çeken Yusuf Pirhasan üstlenecek. Görsel anlatım dili ve karakter odaklı yaklaşımıyla tanınan Pirhasan’ın, projenin atmosferini güçlü bir şekilde ekrana yansıtması bekleniyor. Ay Yapım’ın deneyimli ekibiyle birlikte çalışacak olan yönetmen, Türk televizyonlarında son dönemin en iddialı edebiyat uyarlamalarından birine imza atmaya hazırlanıyor.

Oyuncu Kadrosu Şimdiden Merak Konusu

Projenin senarist ve yönetmeni netleşirken gözler şimdi oyuncu kadrosuna çevrildi. Orijinal filmde Hülya Koçyiğit, Erol Taş ve Ulvi Doğan’ın canlandırdığı unutulmaz karakterlere yeni versiyonda hangi isimlerin hayat vereceği henüz açıklanmadı. Sektör kulislerinde birçok oyuncunun adı konuşulurken, yapım ekibinin cast çalışmalarını sürdürdüğü belirtiliyor.

Özellikle hikâyenin merkezindeki Bahar, Osman ve Hasan karakterleri için yapılacak seçimlerin dizinin başarısında önemli rol oynayacağı değerlendiriliyor.

Yayın Platformu İçin Görüşmeler Sürüyor

Edinilen bilgilere göre Ay Yapım, proje için hem televizyon kanalları hem de dijital platformlarla görüşmelerini sürdürüyor. Henüz resmi bir yayın adresi açıklanmasa da yapımın yeni sezonda izleyici karşısına çıkması hedefleniyor. Türk edebiyatının en güçlü eserlerinden biri olarak kabul edilen “Susuz Yaz”ın modern bir uyarlamayla ekranlara taşınacak olması, hem sinema tutkunları hem de dizi izleyicileri arasında büyük bir beklenti oluşturmuş durumda.

Projeyle ilgili yeni gelişmelerin önümüzdeki süreçte açıklanması bekleniyor.

 

Yasemin Şefkatli’den Duygulandıran İtiraf

Türk halk müziğinin usta sanatçısı İbrahim Tatlıses’in gelini Yasemin Şefkatli, ikiz oğullarından İbrahim Ayel’in ismiyle ilgili yıllardır merak edilen gerçeği ilk kez açıkladı. İdo Tatlıses’in sunduğu programa konuk olan Şefkatli, hamilelik döneminde yaşadıkları zorlu süreci ve oğlunun isminin arkasındaki duygusal hikâyeyi anlattı.

22 Ocak 2024 tarihinde dünyaya gelen ikizleri İbrahim Ayel ve Sinan Emir ile ilgili samimi açıklamalarda bulunan Şefkatli, özellikle İbrahim Ayel’in sağlık mücadelesine dikkat çekti.

Hamileliğin 21. Haftasında Gelen Zor Haber

Yasemin Şefkatli, hamileliğinin henüz 21. haftasında ikiz bebeklerinden birinin kalp rahatsızlığı olduğunu öğrendiklerini söyledi. O dönemde doktorlardan detaylı bilgi aldıklarını belirten Şefkatli, aile olarak zorlu bir sürece hazırlandıklarını ifade etti.

Şefkatli, yaptığı açıklamada, “İkizlerden birinin kalp problemi olduğunu anne karnındayken biliyorduk. Diğer bebeğimiz ona göre çok daha sağlıklıydı. Önümüzde bizi bekleyen süreci ve yaşayacağımız zorlukları doktorlarımızdan öğrenmiştik” dedi.

Yasemin Şefkatli'den Duygulandıran İtiraf

İbrahim İsmi Bilinçli Bir Tercihmiş

Kamuoyunda uzun süre İbrahim Ayel’e dedesi İbrahim Tatlıses’in adının verildiği düşünülürken, Yasemin Şefkatli ismin ardındaki gerçek nedeni açıkladı.

“İbrahim adını özellikle koyduk. Daha güçlü olacağını ve mucizevi şeylerin onu bulacağını düşündük. Kalp problemi olan bebeğimize güç vermesi için bu ismi tercih ettik. İnsanların düşündüğü gibi önce ismi koyup sonra hastalığı öğrenmedik. Tam tersine, sağlık durumunu bildiğimiz için bilinçli bir karar aldık.”

Şefkatli’nin bu sözleri sosyal medyada büyük yankı uyandırırken, birçok kullanıcı aileye destek mesajları gönderdi.

Yasemin Şefkatli'den Duygulandıran İtiraf

İkizlerin Karakterleri Birbirinden Çok Farklı

Programda çocuklarının karakterlerine de değinen Şefkatli, ikizlerin birbirinden oldukça farklı mizaca sahip olduğunu söyledi.

“İkisi de çok tatlı çocuklar ancak karakterleri tamamen farklı. İbrahim Ayel daha ağırbaşlı ve sakin bir yapıya sahip. Sinan Emir ise sürekli gülen, neşeli ve hareketli bir çocuk” diyen Şefkatli, oğullarının her geçen gün yeni özelliklerini keşfettiklerini belirtti.

Sosyal Medyada Büyük Yankı Uyandırdı

Yasemin Şefkatli’nin yaptığı açıklamalar kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. Özellikle İbrahim Ayel’in isminin bilinçli olarak seçildiğinin ortaya çıkması takipçileri duygulandırdı.

Birçok sosyal medya kullanıcısı minik İbrahim Ayel için “Gerçek bir savaşçı”, “Adıyla yaşasın” ve “Mucizelerin çocuğu” yorumlarında bulundu.

Tatlıses ailesinin yaşadığı zorlu süreç ve verdikleri mücadele, hayranları tarafından takdirle karşılanırken, Yasemin Şefkatli’nin samimi açıklamaları magazin dünyasında geniş yankı buldu.