Ana Sayfa Blog Sayfa 5

11 Ekim Reytinglerinde Zirve Yarışı

11 Ekim Reyting Sonuçları Açıklandı, Daha 17 İki Grupta Birinci

11 Ekim 2026 Pazar akşamının reyting sonuçları paylaşılmaya başladı. Manşet Haber’in aktardığı sıralamaya göre Kanal D’de yayımlanan Daha 17, Total ve ABC1 gruplarında birinci oldu. Dizinin 20. bölümü, AB kategorisinde ise ikinci sırada yer aldı.

Pazar akşamı Kanal D’de Daha 17, NOW’da Ömür Usta ve TRT 1’de Teşkilat ekrana geldi. Yarışma programları arasında TV8’in MasterChef Türkiye’si ve ATV’nin Kim Milyoner Olmak İster? programı da izleyiciyle buluştu.

Daha 17

Daha 17 Geçen Haftaki Yerini Korudu Mu?

4 Ekim reyting sonuçları, dizinin Total, AB ve ABC1 kategorilerinin tamamında birinci olduğunu göstermişti. Yeni haftada Total ve ABC1 liderliği devam ederken AB sıralamasında bir basamaklık değişim yaşandı.

Bir önceki pazar Ömür Usta üç kategoride ikinci, Teşkilat ise üçüncü olmuştu.

Yeni Bölümden İlk Görüntüler Geldi Mi?

Dizinin 21. bölüm fragmanı da Kanal D’nin resmî sitesinde yayımlandı. Yeni bölümden fotoğraflar ve tanıtım görüntüleri izleyicilerin erişimine açıldı.

Petekkaya’nın İlginç Hülya Avşar Yorumu

0

Hülya Avşar’ın Videosuna Erkan Petekkaya’dan Dikkat Çeken Yorum

Hülya Avşar’ın bir etkinlikte sahneye doğru yürüdüğü görüntülere Erkan Petekkaya’nın yazdığı yorum, magazin gündemine taşındı. Oyuncunun Instagram üzerinden bıraktığı mesajda kullandığı “yürüyemiyor” ifadesi dikkat çekti.

Siyah elbisesiyle etkinliğe katılan Avşar’ın videosunda, sahneye ilerlediği anlar yer alıyor. Petekkaya’nın yorumu da bu görüntülerin altında paylaşıldı.

Erkan Petekkaya Videoya Ne Yazdı?

Petekkaya, videonun altına “Yürüyemeyen kadın ya da bir insan bir canlı ama yürüyemiyor” yazdı. Oyuncu, mesajında bu sözlerle ne anlatmak istediğine dair başka bir ifadeye yer vermedi.

Hülya Avşar Erkan Petekkaya

Görüntülerde Avşar’ın yürüdüğü görülüyor. Petekkaya ise yorumunda “yürüyemeyen” ve “yürüyemiyor” ifadelerini kullanıyor.

Yorumun Ardından Açıklama Geldi Mi?

Petekkaya, yorumunun ardından sözlerini açıklayan bir paylaşım yapmadı. Bu nedenle mesajın bir şaka mı yoksa Avşar’ın yürüyüşüne yönelik bir eleştiri mi olduğu netleşmedi.

Bir Ünlünün İmzası Nasıl Tasarlanıyor?

0

Bir Ünlünün İmzası Nasıl Tasarlanıyor?

Ünlülerin albümlerde, fotoğraflarda veya koleksiyon kartlarında bıraktığı imzalar, kişisel bir işarete dönüşüyor. Ünlülerin kullandığı bu işaretler tek bir yöntemle ortaya çıkmıyor. Kimi kendi el yazısını zamanla değiştiriyor, kimi de profesyonel tasarım desteği alıyor.

İmza tasarımında amaç yalnızca gösterişli bir görüntü elde etmek değil. Seçilen biçimin, kişinin el hareketlerine uyması ve tekrar yazılabilmesi de önemli.

Harflerin Biçimi Ve Bağlantıları Belirleniyor

Profesyonel imza tasarımında adın tamamı, baş harfler veya adın baş harfiyle soyadın birleşimi üzerinden seçenekler hazırlanıyor. Harflerin büyüklüğü, eğimi ve birbirine bağlandığı noktalar değiştiriliyor. Alt çizgiler ve kıvrımlar da tasarımın parçası olabiliyor.

Ancak kâğıt üzerinde güzel duran her imza, günlük kullanımda aynı rahatlığı sağlamıyor. Tasarımcıların önerdiği süreçte gereksiz süslemeler azaltılıyor ve kişinin kolayca uygulayabildiği biçim üzerinde çalışılıyor.

Ünlü İmzası Keanu

Tasarımdan Sonra El Alışkanlığı Kazanılıyor

Seçilen imza için iş, örneği beğenmekle bitmiyor. Kişi yeni hareket sırasını tekrarlayarak öğreniyor. Profesyonel hizmetlerde bu amaçla örnekler, alıştırma şablonları ve uygulama materyalleri sunuluyor.

Bu yüzden tasarlanmış bir imza, yalnızca bir görsel dosya olarak düşünülmemeli. Onu kullanacak kişinin çizgileri doğal bir hareketle oluşturabilmesi gerekiyor.

Tom Brady’nin İmzasındaki Kişisel Detay

Amerikan futbolunun tanınmış isimlerinden Tom Brady, gençken babasının imzasını örnek aldığını anlatıyor. Daha sonra koleksiyon kartlarında kullandığı biçimi değiştirmiş. Çeklerde attığı imzadan farklı, hayranlara yönelik daha belirgin bir tarz oluşturmak istemiş.

Brady, soyadındaki “B” harfini forma numarası olan 12’yi oluşturan iki rakamı çağrıştıracak şekilde tasarlamış. Bu örnek, bir imza tasarımına kişisel bir ayrıntının nasıl yerleştirilebildiğini gösteriyor.

İmzalar Zaman İçinde Değişebiliyor

Bir ünlünün yıllar önce attığı imza ile bugünkü örneği birebir aynı olmayabiliyor. Autograph World’ün değerlendirme rehberi, hızlı atılan ve daha özenli yazılan örneklerin farklılaşabildiğini belirtiyor. Kullanılan kalem ve imzalanan yüzey de sonucu etkiliyor.

Oje Kuruduğu Hâlde Neden İz Yapıyor?

Oje Kuruduğu Hâlde Neden Saatler Sonra İz Yapıyor?

Tırnaklarınıza dokunuyorsunuz, renk bulaşmıyor. Ancak birkaç saat sonra yastık kılıfının dokusu veya dar bir kıyafetin izi yüzeyde beliriyor. Bunun nedeni, dokununca kuru hissedilen tabakanın henüz bütünüyle sertleşmemiş olması.

Klasik oje, içerdiği çözücülerin buharlaşmasıyla kuruyor. Yüzey kuru görünürken alt katlarda çözücü kalabiliyor. Bu aşamada baskı, kaplamanın şeklini bozup iz bırakıyor.

Yüzeyin Kuruması Tam Sertleşme Anlamına Gelmiyor

Parmağınızla dokunmak, en üst tabakanın durumunu gösteriyor. Kumaşın uzun süre temas etmesi veya bir nesnenin tırnağa bastırılması ise daha fazla baskı oluşturuyor. Alt katlar hâlâ yumuşaksa, yüzeyde çökme veya doku izi oluşuyor.

Kuruma süresi kullanılan formüle ve uygulamaya göre değişiyor. OPI, bazı uygulamalarda katların sertleşmesinin 24 saate kadar uzayabildiğini belirtiyor. Bu, her ürün için mutlaka bir gün beklemek gerektiği anlamına gelmiyor.

Oje

Kalın Katlar Süreci Uzatıyor

Tek seferde yoğun renk elde etmek için kalın oje sürmek, kuruma süresini uzatıyor. Katları arka arkaya uygulamak da üst yüzeyin alttaki tabakalardan daha hızlı kurumasına yol açabiliyor.

Essie’nin uygulama rehberi, kalın katların geç kuruduğunu ve bunun sonradan oluşan ezilme izleriyle bağlantılı olduğunu açıklıyor. Baz ve son kat da toplam kalınlığa dahil.

İz Oluşmasını Azaltmak İçin İnce Katlar Önemli

Oje uygulamasında ince, eşit katlar kullanmak ve ürünün önerdiği süre boyunca katlar arasında beklemek gerekiyor. Özellikle yatmadan önce sürmek, henüz sertleşmeyen yüzeyin kumaşla uzun süre temas etmesine neden olabiliyor.

Hızlı kurutucu ürünler ilk kuruma aşamasını hızlandırıyor. Ancak bütün çözücüyü anında uzaklaştırmadıkları için tam sertleşmenin yerini almıyorlar.

Bu açıklama klasik oje için geçerli. UV veya LED lambayla sertleşen jel ürünler farklı bir kimyasal süreç kullanıyor.

Afişteki Görüntü Neden Filmde Yok?

Afişteki Görüntü Neden Filmin Hiçbir Sahnesinde Yer Almıyor?

Bir filmin tanıtım görselinde oyuncular yan yana duruyor, arkalarında büyük bir patlama görülüyor. Ancak filmi izlediğinizde böyle bir anla karşılaşmıyorsunuz. Bunun nedeni, afiş tasarımının her zaman filmden alınmış bir kareye dayanmaması.

Bu görseller, filmi tanıtmak için ayrıca hazırlanabiliyor. Özel fotoğraf çekimleri, farklı görüntülerin birleştirilmesi ve çizimler sayesinde, perdede hiç yaşanmayan bir kompozisyon ortaya çıkıyor.

Afiş İçin Ayrı Fotoğraf Çekiliyor

Oyuncular, tanıtım çalışmaları için film çekiminden ayrı bir fotoğraf çekimine katılabiliyor. Bu çekimlerde verdikleri pozlar, hikâyedeki bir sahneyi canlandırmak zorunda değil. Fotoğraf, doğrudan tanıtım tasarımında kullanılmak üzere hazırlanıyor. Oyuncuların bakış yönü ve ışık, tasarımın ihtiyaçlarına göre özellikle seçilip yeniden düzenlenebiliyor.

Set fotoğrafçısı Aimee Spinks de sinema afişlerinde kullanılan görüntülerin bazen ayrı stüdyo çekimlerinden geldiğini anlatıyor. Dolayısıyla oyuncunun kostümü tanıdık olsa bile, baktığınız fotoğraf film kamerasının kaydettiği bir an olmayabiliyor.

Film Afişi

Farklı Fotoğraflar Tek Görselde Birleşiyor

Bir afiş üzerindeki herkesin aynı anda, aynı yerde bulunması gerekmiyor. Oyuncu portreleri, sette çekilen fotoğraflar ve arka planlar tasarım sırasında bir araya getirilebiliyor.

Spinks, “Military Wives” için hazırlanan bir afiş çalışmasında kendi set fotoğraflarıyla stüdyoda çekilen görüntülerin birleştirildiğini belirtiyor. Tek bir fotoğraf gibi görünen tasarım, aslında farklı çekimlerin oluşturduğu bir bütün olabiliyor.

Bu nedenle filmdeki karakterleri tanısanız da onların görseldeki düzenle bir araya geldiği bir sahne bulamayabilirsiniz. Tasarımın gösterdiği birliktelik, çekilmiş bir sahnenin kaydı olmak zorunda değil.

Bazen Bir Sahne Yerine Filmin Havası Anlatılıyor

Fotoğraf kullanılması da şart değil. “Star Wars” ve “Indiana Jones” için çalışmalar hazırlayan Drew Struzan gibi sanatçılar, karakterleri ve hikâyenin öne çıkan unsurlarını çizimlerle buluşturuyor.

Böyle bir afiş, belirli bir saniyeyi göstermek yerine filmin macera, gerilim veya romantizm duygusunu taşıyor. Lucasfilm de Struzan’ın çalışmalarını, filmlerin heyecanını ve ruhunu tek bir görselle aktaran tasarımlar olarak anlatıyor.

Afiş üzerindeki görüntü filmle ilgili bir tanıtım fikri olabiliyor. Onu sahnelerde bulamamak, tek başına o görüntünün filmden çıkarıldığını göstermiyor.

Türk Dizileri Yurt Dışında Hangi Adlarla İzleniyor?

0

Yurt Dışına Satılan Türk Dizilerinin İsimleri Nasıl Değişiyor?

Türkiye’de “Yargı” adıyla izlenen bir yapım, İspanya’da “Aile Sırları” olarak tanınıyor. “Bir Zamanlar Çukurova” ise İtalya’da “Acı Topraklar” anlamındaki bir isimle ekrana geliyor. Aynı oyuncular ve aynı hikâye, başka bir ülkede bambaşka bir adla izleyiciye ulaşıyor.

Bu değişikliklerin hepsi kelimesi kelimesine çeviri değil. Bazen dizi adının anlamı korunuyor. Bazen aşk, aile veya intikam gibi bir tema öne çıkarılıyor. Bir dizi için kullanılan uluslararası tanıtım adı da yerel yayın adıyla aynı olmak zorunda değil.

Bir Zamanlar Çukurova

İsim Değişikliği Yalnızca Çeviriyle Sınırlı Değil

Dizi adları, izleyicinin hikâyeyle ilk karşılaştığı yerlerden biri. Türk dizilerinin Arapça ve İspanyolca isimlerini inceleyen bir araştırma, bu seçimlerde pazarlama kaygılarının, izleyici beklentilerinin ve kültürel uyumun rol oynadığını ortaya koyuyor.

Bu yüzden dizi adındaki bir yer ismi kaybolabiliyor. Onun yerine hikâyenin duygusunu anlatan bir ifade gelebiliyor. Bir başka örnekte, özgün isim korunurken yanına açıklayıcı birkaç kelime ekleniyor. Yayıncıların kullandığı adlara bakıldığında bu farklı yollar açıkça görülüyor.

Türk Dizilerinin Yurt Dışındaki İsimleri

Aşağıdaki örnekler, ilgili yayıncıların veya yapımcının kullandığı adları gösteriyor. Bir ülkedeki tercih, aynı yapımın bütün dünyada o isimle yayınlandığı anlamına gelmiyor.

Türkiye’deki Adı Ülke Veya Kullanım Yabancı Adı Türkçe Karşılığı
Kadın İspanya, Antena 3 Mujer Kadın
Yargı İspanya, Antena 3 Secretos de familia Aile Sırları
Bir Zamanlar Çukurova İspanya, Antena 3 Tierra amarga Acı Topraklar
Bir Zamanlar Çukurova İtalya, Canale 5 Terra amara Acı Topraklar
Kara Sevda İtalya, Canale 5 Endless Love Sonsuz Aşk
Muhteşem Yüzyıl Şili, Canal 13 El Sultán Sultan
Sen Çal Kapımı Yapımcının İngilizce tanıtımı Love Is in the Air Havada Aşk Var
Sen Çal Kapımı ABD, Telemundo Me Robaste el Corazón Kalbimi Çaldın
Hercai ABD, Telemundo Hercai: Amor y Venganza Hercai: Aşk Ve İntikam

Sen Çal Kapımı Farklı İsimlerle Tanıtılıyor

Hande Erçel ve Kerem Bürsin’in başrollerini paylaştığı yapım, isim değişikliğinin dikkat çeken örneklerinden biri. MF Yapım, İngilizce sitesinde diziyi “Love Is in the Air” adıyla sunuyor. Bu ifade, Türkçe başlığın doğrudan çevirisi değil.

Telemundo ise aynı dizi için “Me Robaste el Corazón” adını kullanıyor. “Kalbimi Çaldın” anlamındaki bu tercih de romantik hikâyeyi öne çıkarıyor. Böylece aynı dizi, farklı tanıtım adlarıyla izleyicinin karşısına çıkıyor.

“Yargı” örneğinde de benzer bir vurgu değişikliği var. İspanya’daki “Secretos de familia” adı, hukuk çağrışımı yapan Türkçe başlığın yerine aile sırlarını yerleştiriyor. “Muhteşem Yüzyıl”ın Şili’deki adıysa dönemi anlatan ifadeyi bırakıp doğrudan sultana odaklanıyor.

Gümüş Arapça Yayında Noor Adıyla Tanınıyor

Dizi isimlerinin değişimi yalnızca Avrupa ve Amerika’yla sınırlı değil. “Gümüş”, Arapça yayında “Noor” adıyla tanındı. Türkçedeki karşılığı “Nur” olan bu isim, başrol karakterinin yerelleştirilmiş adıyla bağlantılı.

Bu örnekte dizi adı, “gümüş” kelimesinin Arapça karşılığına çevrilmiyor. Karakterin yeni adı üzerinden kuruluyor. Dolayısıyla değişiklik, yalnızca afişteki kelimeleri değil, izleyicinin karakteri hangi adla tanıdığını da kapsıyor.

Hercai’de Özgün İsim Korunuyor

Her dizi için tamamen yeni bir ad seçilmiyor. Telemundo’nun “Hercai: Amor y Venganza” tercihi, özgün ismin yanına “Aşk ve İntikam” ifadesini ekliyor. Türkçe ad korunurken hikâyenin temel çatışması da başlıkta açıklanıyor.

“Kadın”ın “Mujer” olarak çevrilmesiyse daha doğrudan bir örnek. Burada dizi adının anlamı değişmiyor.

Daha İyi Uyku İçin Ne Yemeli?

Uyku Kalitesini Destekleyebilecek 5 Besin

Yatağa girdikten sonra uzun süre tavana bakmak, gece sık sık uyanmak ya da sabah dinlenemeden kalkmak… Daha iyi bir uyku arayışında çoğu kişinin aklına önce kahveyi azaltmak geliyor. Oysa beslenmeyle ilgili araştırmalar, bazı besinlerin gece dinlenmesini destekleyebileceğine de işaret ediyor.

Kivi, ceviz, vişne suyu, yağlı balıklar ve süt ürünleri bu alanda incelenen seçenekler arasında. Ancak hiçbiri tek başına kesintisiz bir geceyi garanti etmiyor. İşte uyku araştırmalarında dikkat çeken beş besin ve haklarında bilinenler.

1. Kivi

Kivi

Kivi, bu konudaki insan çalışmalarında doğrudan incelenen meyvelerden biri. Uyuma güçlüğü yaşayan 24 yetişkinin katıldığı bir araştırmada, katılımcılar dört hafta boyunca yatmadan bir saat önce iki kivi tüketti.

Çalışmanın sonunda uykuya dalma süresi kısaldı. Toplam uyku süresi ve yatakta geçirilen zamanın uykuda geçen kısmı da arttı. Sonuçlar ilgi çekici olsa da araştırmada ayrı bir kontrol grubu bulunmuyordu. Bu nedenle değişimin tamamını kiviye bağlamak doğru değil.

Gece acıkanlar için kivi, hafif bir atıştırmalık seçeneği olarak düşünülebilir.

2. Vişne Suyu

Vişne Suyu

Vişne suyunun uyku araştırmalarında öne çıkmasının nedenlerinden biri, melatonin içeriği. Ancak çalışmalarda kullanılan ürün genellikle Montmorency adlı ekşi kiraz çeşidinden hazırlanıyor. Marketlerdeki her vişne içeceği bu ürünle aynı özelliklere sahip değil.

Uykusuzluk yaşayan, 50 yaş üzerindeki kişilerle yapılan küçük bir araştırmada, vişne suyu tüketilen dönemde toplam uyku süresi uzadı. Çalışmayı yalnızca sekiz kişi tamamladı.

Burada önemli olan, ürünün türüyle araştırma sonucunu birlikte değerlendirmek. Şekerli bir vişne içeceği almak veya daha fazla meyve suyu içmek, aynı faydanın elde edileceği anlamına gelmiyor.

3. Ceviz

Ceviz

Cevizle ilgili veriler yalnızca içerdiği besin öğelerine dayanmıyor. 76 genç yetişkinin katıldığı bir araştırmada, akşam yemeğinde sekiz hafta boyunca günlük 40 gram ceviz tüketimi incelendi.

Ceviz tüketilen dönemde uykuya dalma süresi kısaldı. Katılımcıların genel uyku kalitesi değerlendirmeleri iyileşti ve gündüz uykululuğu azaldı. Araştırmanın katılımcıları çoğunlukla genç kadınlardan oluşuyordu. Ayrıca kişiler ceviz tüketip tüketmediklerini biliyordu. Bu özellikler, sonuçların herkese genellenmesini sınırlandırıyor.

Ceviz, sade tüketilebildiği gibi yoğurda veya salataya eklenerek de günlük beslenmede yer bulabiliyor.

4. Yağlı Balıklar

Yağlı Balık

Somon gibi yağlı balıklar, omega-3 yağ asitleri ve D vitamini içeriyor. Bu besinlerin gece dinlenmesiyle ilişkisi, düzenli balık tüketiminin incelendiği çalışmalarda da ele alınıyor.

Kış aylarında yürütülen bir araştırmada, haftada üç kez somon verilen grubun sonuçları farklı et yemekleri tüketen grupla karşılaştırıldı. Kontrol grubunda uykuya dalma süresi uzarken, balık tüketen grupta aynı artış görülmedi. Balık grubunun gündüz işlevleriyle ilgili değerlendirmeleri de daha olumluydu.

Bununla birlikte, araştırma kişinin bildirdiği uyku kalitesinde belirgin bir iyileşme göstermedi. Bu sonuçlar, balık tüketiminin her uyku ölçütünde aynı etkiyi göstermediğini ortaya koyuyor.

5. Süt Ve Süt Ürünleri

Süt ve Süt Ürünleri

Yatmadan önce süt içmek, en bilinen gece alışkanlıklarından biri. Süt ve süt ürünlerini inceleyen araştırma derlemelerinde, bazı uygulamaların uyku kalitesi üzerinde olumlu sonuçlar verdiği görülüyor.

Ancak bu çalışmaların hepsi sıradan sütü değerlendirmiyor. Fermente ürünler, vitaminle zenginleştirilmiş sütler ve sütten elde edilen özel bileşenler de araştırılıyor. Dolayısıyla sonuçları bir bardak ılık süte doğrudan aktarmak mümkün değil.

Sütü seven ve rahat tüketen kişiler için bu alışkanlık akşam rutininde yer alabilir. Bilimsel veriler ise sıcak sütün herkeste güçlü bir uyutucu etkisi olduğunu göstermiyor.

Daha İyi Bir Uyku İçin Beslenme Alışkanlıkları

Daha iyi bir uyku için yalnızca tabağa ne konduğu değil, günlük alışkanlıklar da önemli. Yatmadan önce ağır ve büyük öğünlerden kaçınmak, gece acıkıldığında hafif bir atıştırmalık seçmek öneriliyor.

Kafeinin etkisi sekiz saate kadar sürebiliyor. Bu yüzden öğleden sonra içilen kahve bile gece uyumayı zorlaştırabiliyor. Her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak ve yatak odasını karanlık, sessiz ve serin tutmak da dinlenmeyi destekliyor.

Bu beş besin, düzenli ve dengeli bir beslenmenin içinde değerlendirilebilir. Araştırmalardaki miktarlar ise kişisel tüketim önerileri olarak görülmemeli. Asıl hedef, tek bir yiyecekten mucize beklemek yerine gece dinlenmesini destekleyen alışkanlıkları günlük hayata yerleştirmek.

Teniniz Parfümün Kokusunu Nasıl Etkiliyor?

Aynı Parfüm Neden Farklı Kişilerde Farklı Kokuyor?

Bir arkadaşınızda beğendiğiniz parfüm, kendi teninizde daha keskin, daha hafif veya bambaşka bir karakterde hissedilebilir. Bunun nedeni, kokunun şişedeki formülü kadar cilt üzerinde nasıl yayıldığıyla da ilgili. Cildin özellikleri, kişinin doğal vücut kokusu ve kokuyu algılayan burnun hassasiyeti, ortaya çıkan deneyimi birlikte şekillendiriyor.

Cilt Kokunun Yayılmasını Nasıl Etkiliyor?

Parfüm, farklı özelliklere sahip koku moleküllerinden oluşan bir karışım. Bu moleküller aynı hızda buharlaşmıyor. Cilt üzerinde tutulma ve havaya salınma biçimleri de birbirinden farklı.

International Journal of Cosmetic Science’ta yayımlanan bir araştırmada, koku moleküllerinin on gönüllünün cildinden salınması incelendi. Bulgular, cildin nem düzeyi, yüzey yapısı ve ciltten su kaybının bu süreçle ilişkili olduğunu gösterdi.

Bu nedenle aynı parfüm, iki kişinin teninde aynı hızda gelişmeyebilir. Bazı bileşenler daha hızlı havaya karışırken diğerleri daha uzun süre ciltte kalır. Kokunun yoğunluğu ve öne çıkan notaları da buna bağlı olarak değişir.

Üst notalar ilk izlenimi oluşturur. Kalp ve dip notalar ise kokunun ilerleyen saatlerdeki genel karakterini belirginleştirir.

Sıcaklık ve cilt üzerindeki hava akımı da kokunun yayılımını etkileyen koşullar arasında. Dolayısıyla serin bir ortamda yapılan denemeyle sıcak havada geçirilen birkaç saatin ardından alınan koku aynı olmayabilir.

Parfüm

Doğal Vücut Kokusu Ne Kadar Etkili?

Tenin kendine ait bir kokusu var. Ciltteki salgılar ve mikroorganizmalar bu kokunun oluşumunda rol oynuyor. Parfüm uygulandığında burna ulaşan kokuya bu kişisel özellikler de eşlik ediyor.

PLOS ONE’da yayımlanan bir çalışmada, vücut kokusu ile parfüm karışımlarının değerlendirilmesi kişiden kişiye değişti. Katılımcıların kendi seçtikleri kokuyla oluşturulan karışımlar, rastgele verilen kokularla hazırlananlara göre daha hoş bulundu.

Bu sonuç, bir başkasında beğenilen kokunun sizin teninizde aynı etkiyi yaratmamasını açıklayan etkenlerden biri. Şişe aynı olsa da kokunun birleştiği doğal zemin farklı.

Farkı Yalnızca Cildin Asitliği Mi Belirliyor?

Cilt pH’ı, koku hakkında yapılan açıklamalarda sık gündeme geliyor. Ancak kokunun farklı hissedilmesini tek bir değere bağlamak yeterli değil. Molekülün yapısı, cildin nemi ve yüzey özellikleri birlikte değerlendirilmeli.

Bu nedenle “yağlı tende her koku daha kalıcıdır” veya “asitli ciltte bütün kokular keskinleşir” gibi genellemeler her ürün için geçerli bir kural sunmuyor. Farklı bileşenlerin cilt üzerindeki davranışı da farklı.

Herkes Aynı Kokuyu Aynı Şekilde Mi Algılıyor?

Koku algısı da kişiden kişiye değişiyor. Monell Chemical Senses Center’ın araştırmaları, koku reseptörlerindeki genetik farklılıkların bazı kokuların yoğunluğunu ve ne kadar hoş bulunduğunu etkilediğini gösteriyor.

Bu yüzden aynı koku, yalnızca farklı tenlerde değil, farklı burunlarda da farklı bir izlenim bırakabilir. Bir kişinin belirgin bulduğu bir bileşeni başka biri daha zayıf algılayabilir.

Parfüm Seçerken Nasıl Denemek Gerekir?

Deneme kâğıdı, parfüm hakkında ilk izlenimi verir. Kendi teninizdeki sonucu görmek için cilt üzerinde denemek ve kokunun zaman içindeki gelişimini izlemek daha anlamlı.

İlk sıkıldığı anla birkaç saat sonrasını birlikte değerlendirin. Deneme sırasında kokulu krem ve deodorant gibi ürünleri de hesaba katın. Böylece parfüm seçiminizi, başkasındaki kokudan çok kendi üzerinizde oluşan deneyime göre yapabilirsiniz.

Film Kostümlerindeki Yıpranmanın Sırrı

Oyuncuların Kostümlerini Eskiten Ekipler Nasıl Çalışıyor?

Bir filmde gördüğünüz solmuş gömlek, çamurlu pantolon veya yıpranmış ceket, çekimden kısa süre önce hazırlanmış olabilir. Kıyafetin yıllarca kullanılmış görünmesini sağlayan ise kostüm eskitme çalışması. Bu alanda çalışan uzmanlar, kumaşa karakterin geçmişini ve sahnede yaşadıklarının izlerini ekliyor.

Kostümleri Kim Eskitiyor?

Sinema ve televizyon sektöründe bu işi yapan uzmanlar, İngilizcede “costume breakdown artist” veya “ager/dyer” gibi unvanlarla anılıyor. Kostüm departmanında çalışan bu kişiler, tasarımcının belirlediği görünümü kumaş üzerinde oluşturuyor.

Kostüm eskitme, boyama ve tekstil bilgisiyle birlikte karakteri anlamayı da gerektiriyor. Bir kıyafetin nereden solacağı, hangi bölümünün aşınacağı veya üzerine nasıl bir leke ekleneceği hikâyeye göre belirleniyor.

Kıyafet Eskitme

Yeni Bir Kıyafet Neden Eskitiliyor?

Karakterin uzun süredir giydiği bir ceketin ekranda mağazadan yeni çıkmış gibi görünmesi, sahnenin inandırıcılığını zayıflatabilir. Bu nedenle kostüm eskitme, giysiye kullanılmışlık hissi kazandırmak için uygulanıyor.

Tekstil sanatçısı Anthea Mallinson, Drain Magazine’deki söyleşisinde bu çalışmanın merkezinde karakterin hayatını hayal etmenin bulunduğunu anlatıyor. Karakterin yaşadığı çevre ve kıyafetin malzemesi, bırakılacak izleri şekillendiriyor.

Örneğin tozlu bir arazide yolculuk eden kişinin giysisiyle nemli bir ortamda kalan kişinin giysisi aynı biçimde yıpranmıyor. Kostüm eskitme ekibi, bu farkı renk ve dokuyla görünür hâle getiriyor.

Kumaşa Nasıl Yaşanmışlık Kazandırılıyor?

Warner Bros. Studio Tour London’ın açıkladığı yöntemler arasında kumaşı zımparalamak, kontrollü kesikler açmak ve çeşitli malzemelerle leke görünümü oluşturmak bulunuyor. Çayla ter izi, unla toz ve ayakkabı boyasıyla yağlı kir etkisi hazırlanabiliyor.

Kostüm eskitme sırasında kumaşın bazı bölümleri inceltiliyor veya rengi solduruluyor. Hedef, yıpranmanın sahnede yaşanan olayla ve giysinin kullanım geçmişiyle uyumlu görünmesi.

Aynı Kostümden Neden Birden Fazla Hazırlanıyor?

Bir aksiyon sahnesinde kıyafet önce temiz, sonra kirli, ardından yırtılmış görünebilir. Çekimler sırasında bu farklı görünümlerin doğru sırayla kullanılabilmesi gerekiyor.

ScreenSkills’in görev tanımlarında, aksiyon sahneleri, dublörler ve eskitme işlemleri için gerekli kostüm kopyalarının planlanması yer alıyor. Kostüm eskitme çalışması da bu devamlılık düzeniyle birlikte yürütülüyor.

Lekelerin ve hasarın sahneler arasında tutarlı kalması için kostüm değişimleri kayda geçiriliyor. Ekip, çekim sırasında görünümü kontrol ederek hikâyenin görsel bütünlüğünü koruyor.

Bu Çalışmanın Bilinen Örnekleri Neler?

Kostüm eskitme uzmanı Amy Mann, Logan filminde Hugh Jackman’ın beyaz atletindeki kanlı kurşun deliği görünümünü hazırlayan isimlerden biri. Mann, Prey filminde de tekstil sanatçısı ve eskitme uzmanı olarak çalıştı.

Mann, ilk işinde siyah kot bir yeleğin omuzlarını güneşte solmuş gibi gösterdiğini anlatıyor. Kumaşın üzerine uyguladığı boya, bu görünümü oluşturdu.

New Mexico Magazine’e anlattığına göre Prey’de her savaşçının kostümü için farklı motifler oluşturuldu. Kostüm eskitme, karakterlerin yaşadığı dünyayı kıyafetlerine taşıyan ayrıntılardan biri oldu. Bu emeğin amacı, seyircinin giysiye baktığında karakterin hayatına inanması.

Sevdan Bir Ateş’in Hüma’sı Beyza Karabacak Kim?

0

Beyza Karabacak Kimdir? Sevdan Bir Ateş’in Hüma’sını Tanıyalım

Beyza Karabacak, Show TV’de yayımlanan Sevdan Bir Ateş dizisinde Hüma karakterini canlandıran çocuk oyuncu. Dizide Leyla’nın kızını oynayan Karabacak, hikâyeye sessizliği ve çevresini dikkatle izleyen tavrıyla dahil oluyor. Oyuncunun yer aldığı projeler arasında Çatlı filmi de bulunuyor.

Beyza Karabacak Kaç Yaşında?

25 Mayıs 2021 doğumlu Beyza Karabacak, 2026 yılında beş yaşına girdi. Sevdan Bir Ateş’te ise altı yaşındaki Hüma’yı canlandırıyor. Böylece oyuncunun yaşı ile dizide canlandırdığı karakterin yaşı arasında bir yıllık fark bulunuyor.

Karabacak’ın adı, Layla Şirin Ajans’ın resmî oyuncu listesinde yer alıyor. Ajansın çocuk oyuncular bölümünde tanıtılan küçük oyuncu, televizyon ve sinema projeleriyle kamera karşısına çıkıyor.

Sevdan Bir Ateş Hüma

Sevdan Bir Ateş’te Hüma Nasıl Bir Karakter?

Hüma, yaşadığı travmanın ardından konuşmayı bırakan bir çocuk. Show TV’nin karakter tanıtımına göre içine kapanık olsa da çevresinde olup bitenleri dikkatle gözlemliyor. Hassas yapısı ve güçlü algısı, karakterin belirgin özellikleri arasında.

Dizide annesi Leyla’yı Özge Özacar canlandırıyor. Leyla ile Mirza’nın yollarının yıllar sonra yeniden kesişmesi, Hüma’nın da merkezinde bulunduğu hikâyeyi şekillendiriyor. Mirza rolünde ise Murat Ünalmış yer alıyor. Leyla ile kızının Halep’ten ayrılışı, hikâyede Kapadokya’ya uzanan olayların başlangıcını oluşturuyor.

Karakterin konuşmaması, duyguların aktarımında bakışları, mimikleri ve beden dilini öne çıkarıyor. Hüma’nın çevresindeki insanlarla kurduğu ilişkiler, hikâyenin duygusal yönünü taşıyan unsurlardan biri.

Başka Hangi Yapımda Oynadı?

Beyza Karabacak, Çatlı filminde Selcen Çatlı’nın çocukluğunu canlandırıyor. Habertürk’ün filmin oyuncu kadrosuna ilişkin haberinde, Selcen’in ergenlik dönemini Ekin Pasvanoğlu’nun oynadığı belirtiliyor.

Abdullah Çatlı’nın hayatından esinlenen yapımda küçük oyuncu, aynı kişinin farklı yaşlarını canlandıran oyunculardan biri olarak yer alıyor. Bu proje, Karabacak’ın oyunculuk geçmişindeki sinema çalışmalarından biri.

Dizide Kimlerle Birlikte Rol Alıyor?

Beyza Karabacak, Sevdan Bir Ateş’te Murat Ünalmış ve Özge Özacar’ın yanı sıra Gökçe Eyüboğlu, Sitare Akbaş, Taner Rumeli ve Sezin Bozacı ile aynı kadroda bulunuyor.

CNP Film imzalı yapımın yönetmenliğini Murat Saraçoğlu üstleniyor. Dizinin senaryosunu Eda Tezcan ve Selda Akın kaleme alıyor.