Ana Sayfa Blog Sayfa 4272

Olduğunuzdan yaşlı gösteren makyaj hataları!

0

Makyaj yaparken yaptığınız bazı hatalar olduğunuzdan daha yaşlı görünmenize neden olabilir. Profesyonel makyaj yapmayı bilmiyor olabilirsiniz. Ancak, bazı püf noktalarını bilmek sizi yanlış makyaj yapmaktan kurtaracaktır. Bu yazımızda bu hatalara değinerek, yaptığınız makyaj hatalarını düzeltmenize yardımcı olacağız. makyaj2 Makyaj yaparken yapılan en bariz hatalardan biri; fondöten seçimi. Cilt renginize uygun olmayan, cildinizden açık ya da koyu renkte fondöten, yüzünüzün daha solgun, cansız ve yaşlı göstererek size ait değilmiş izlenimi verecektir. Bu nedenle, fondöten alırken mutlaka denemelisiniz. Fondöten alırken dikkat etmeniz gereken en önemli detaylardan biri de; fondöteni elinizin üzerinde değil, yüzünüzde denemeniz. Çünkü el ve yüz renginiz ton olarak birbirinden farklı olabilir. Cildinizle uyumlu olan bir fondöten, cilde yedirmeye gerek kalmadan uyum sağlamalıdır. makyaj3 Allık uygulanması da oldukça önemli. En çok yaptığımız yanlışlardan biri olan allık uygulanması, olduğunuzdan daha farklı bir yüz tipine bürünmenize neden olacaktır. Allığı sürerken göz altınızın orta kısmından başlayarak elmacık kemiği boyunca yukarı doğru uygulanmalıdır. Bu şekilde uygulanmış allık, yüzünüzün genç ve dinamik görünmesini sağlayacak. makyaj4 Makyaj yaparken kaşlarınızı unutmayın. Özellikle de seyret kaşlara sahip olan bayanlar doğan saç renginden bir ton daha açık renkte kaş boyama ürünü ile kaşlarını boyamalıdır. makyaj5 Renk seçimlerine dikkat etmelisiniz. Koyu renkler her zaman sizi olduğunuzda daha olgun yani daha yaşlı gösterir. Özellikle de far kullanırken açık renklere sahip olan ürünler kullanmak daha genç ve daha dinamik görünmenizi sağlayacaktır. makyaj6 Parıltılı farlardan kaçının. Simli ve parıltılı göz farları çizgilerinizin içine dolarak tüm dikkati o bölgeye yoğunlaştırır. Bunu engellemek için, açık renk ve mat renklerde göz farlarını tercih etmelisiniz. makyaj7 Pudrayla vedalaşın. Fondöten ile elde edilen parlak ve canlı görünümü kaybetmemek için, makyajınızı pudra ile tamamlamayın. Cildinizin parlak görünmesi, daha dinamik ve genç görünmenizi sağlayacak.

Güneş, deniz ve havuzdan yıpranan saçlara evde yapılabilecek maskeler…

Kış boyunca hasretle beklediğimiz yaz sonunda geldi. Tatile çıkıp güneşin, denizin, havuzun tadını çıkarıp özlem giderdik. Ancak, tüm bunlar saçlarınıza zarar verir. Saçlarınızın gördüğü zararı gidermek, aldığı hasarı onarmak ve eski sağlıklı saçlarınıza kavuşmak çok da zor değil. Kuaföre gidip saç bakımı yaptırıp tonla para vermek yerine evinizde kolaylıkla kendi saç maskenizi yapabilirsiniz. Yıpranmış saçlar için onarıcı maske: – Bir kaç damla badem yağı, – Bir adet muz. Muzu ezip badem yağı ile güzelce karıştırın. Bu karışımı masaj yaparak saçlarınıza uygulayın. 15 dakika beklettikten sonra saçlarınızı maden suyu ile durulayın. Sonrasında saçlarınızı şampuan ile yıkayıp kremleyin. Kuru saçlar için maske: – Yarım fincan tam yağlı süt, – Bir çorba kaşığı bal. Bal ve sütü bir kap içerisinde güzelce karıştırın. Ardından saç derisine masaj yaparak uygulayın. 15 dakika beklettikten sonra saçlarınızı önce şampuan ile yıkayın, sonra kremleyin. Parlak saçlar için maske: – Bir çorba kaşığı bal, – Bir kaç damla sandalağacı yağı, – Bir adet portakal. Bir portakalın suyunu sıkın. Bal ve sandalağacı yağı ile karıştırın. Saçlarınızı şampuan ile yıkadıktan sonra durulama suyunda yaptığını bu karışımı saçlarınıza uygulayın. Zeytinyağı maskesi: – Beş çorba kaşığı zeytinyağı, – İki Adet yumurta. İki adet yumurtayı bir kap içerisine kırın. İçine zeytinyağını ekleyip güzelce çırpın. Elde ettiğiniz bu karışımı saçınıza güzelce uygulayıp yedirin. Ardından saçınızı bone ya da streç film kullanarak güzelce sarın ve 15 dakika bekletin. Sonra güzelce durulayın.

Uzun ve hacimli kirpiklere sahip olmanın yolları!

0

Her kadın doğuştan uzun ve hacimli kirpiklere sahip olmayabilir. Ancak, kısa ve hacim sahibi olmayan kirpikler ile yaşamak kaderimiz değildir. Evinizde kolaylıkla uygulayabileceğiniz bazı yöntemler ile uzun ve hacimli kirpiklere sahip olmak çok ama çok kolay. Bunun için birkaç hile yapmak yeterli olacak. Kirpiklerinize ısıtıcı uygulama hilesi ile daha hacimli ve uzun kirpikler elde edebilirsiniz. Kirpik kıvırıcınızı kullanmadan önce fön makinesi ile ısıtın. Isınan kirpik kıvırıcısı ile kirpiklerinizi kıvırın. Böylece, ısınmış kirpik kıvırıcı ile kıvrılmış kirpikleriniz daha uzun süre kıvrık kalacak. Bu yöntemin mantığı, kirpiklerinizi ısı veren bir şekillendirici kullanarak kıvırmış gibi olmasıdır. Uzun görünen kirpikler için şeffaf primer kullanın. Rimeli uygulamadan önce primer rimeli sürmeniz, kirpiklerinizin daha uzun görünmesini sağlayacaktır. Bebek pudrasının uzun ve hacimli kirpikler elde etmekteki faydası sizi şaşırtacak. Rimeli uygulamadan önce kirpiklerinize bebek pudrası serpip üzerine rimeli sürdüğünüz zaman, kirpikleriniz daha hacimli ve dolgun görünecek. Bebek pudrası ile kabaran kirpikleriniz çok daha dolgun görünecek. kirpik2 Kirpiklerinizin daha net, daha havalı ve daha uzun görünmesi için rimel sürmeden önce taramalısınız. Rimeli sürmeden önce ve sonrasında kirpiklerin taranması, rimel ile birlikte kirpik diplerinde oluşabilecek rimel kümelerinin engellenmesini sağlayacak. Yukarıda saydığımız küçük makyaj hileleri ile kirpiklerinizi daha uzun ve hacimli gösterebilir, bunun yanı sıra hintyağı ve limon kabuğu ile de kirpiklerinizi besleyebilirsiniz. Uyumadan önce kulak pamuğu ya da temiz bir fırça ile kirpik diplerinize uygulayacağınız hintyağı, daha parlak ve hacimli kirpiklere kavuşmanızı sağlayacak. Hatta, hintyağının içerisine uygulama öncesinde birkaç damla E vitamini ya da aloe vera ekleyerek daha sağlıklı bir sonuç elde edebilirsiniz. Bir gece boyunca gözünüzde kalması gereken bu yağı, sabah uyandığınızda ılık su ile durulayabilirsiniz. Tam bir şifa deposu olan limonun kabuğunu bu defa kirpiklerimizi hacim katmak ve daha sağlıklı kirpiklere sahip olması için kullanacağız. Bir yemek kaşığı kurutulmuş limon kabuğunu saf zeytinyağı ya da hintyağı içerisine ekleyerek birkaç gün bekleteceğiz. İyice özleşen bu yağı tıpkı yukarıda anlatıldığı gibi bir gece boyunca kirpiklerinizde bekletebilir, sabah ılık su ile durulayabilirsiniz.

Esnemenin sebepleri!

0

Esneme nedir? Ağzın istemsiz şekilde açılarak derin bir nefes alınıp akciğerlerin hava ile doldurulduğu istemsiz sürece esneme denir. Bazen kısa şekilde esnenebileceği gibi, bazen de uzun süren esnemeler yaşayabiliriz. Hatta bazen esnerken sesli olarak iç çekme, gözlerde yaşarma ve burun akıntısı gibi durumlar da yaşanabilir.Peki, zaman zaman yaşadığımız esnemenin nedenleri nedir? Esnemenin nedenlerini yazımızda bulabilirsiniz. Esneme hali genellikle uykusuzluk, yorgunluk, bitkinlik, uyuşukluk hali, uykudan yeni uyanma, uykuyu alamama, uyku gelmesi ya da can sıkıntısından kaynaklanabilir. Ancak, bilim insanlarının çalışmaları sonucunda esnemenin sadece yukarıda saydığımız durumların dışında farklı sağlık sorunlarını işaret ettiğini elde etmişlerdir. Sık sık esnemek uyku bozukluklarının bir belirtisi olabilir. Uykusuzluk ya da yorgunluk dışında gerçekleşen esnemeler sık sık oluyorsa insomnia, uyku apnesi ve narkolepsi gibi uyku sorunları yaşıyor olabilirsiniz. Burada esnemenin nedeni, derin uyuyamama ve uykuyu alamama nedenidir. Kalpten gelen kanı taşıyan temel arterin, aort içindeki yırtık oluşumu olan aort diseksiyonu, bazı uzmanlara göre, nefes darlığı, yorgunluk ve aşırı esneme gibi belirtiler gösterebilir. Bazı hastalıklar ya da yaşam koşulları da esnemeye neden olabilir. Örneğin; kardiovasküler hastalıklar, vardiyalı çalışma ya da sürekli seyahat gibi, uyku-uyanıklık döngüsünü bozan koşullar, kronik venöz yetmezlik, elektrolit dengesizliği, hashimoto tiroiditi (hipotiroidizm ile sonuçlanan ve düşük tiroid üretimi ile gelişen otoimmün bir hastalık), hipotiroidi (düşük tiroid hormonu üretimi), bazı ilaçların yan etkileri, çoklu skleroz (beyin ile omuriliği etkileyen ve halsizlik, koordinasyon ve denge zorlukları ile diğer sorunlara yol açan bir hastalık), nöbet aktivitesi (önce veya sonra oluşabilir), stres, sıkıntı, depresyon, kronik obstrüktif akciğer hastalığının şiddetlenmesi (KOAH, amfizem ve kronik bronşit de dahil), nöbetler, inme, alerji, anksiyete ve depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, günlük alışkanlıklarda değişiklik, çalışma saatlerinde değişim, vücut ısısındaki değişimler (ender olarak), epilepsi (ender olarak) beyinde oluşan tümörler ya da felç (nadiren), karaciğer yetmezliği (nadiren). Eğer ; siz de yorgunluk ve uykusuzluk vb. nedenlerden dolayı sürekli esneme hali yaşıyor iseniz hemen bir doktora giderek muayene olmalı, sık sık esnemenin nedenini araştırmalısınız.

Stres ve uykusuzluğa iyi gelen bitki çayları!

0

Günlük hayatta birçok sorunla karşılaşabilir, stresli anlar yaşayabiliriz. İnsanın doğası gereği stres yaşaması normaldir. Ancak, uzun süren stres hali hem psikolojiye hem de vücuda ciddi zararlar verir. Bu nedenle stresi azaltmaya çalışmalı, sakinleşmeye çalışmalıyız. İnsanın kendi kendine stresini azaltması her zaman kolay olmayabiliyor. Ancak, neredeyse her derde bir çözüm sunan doğamız strese de doğal yolla çözüm sunuyor. Bazı bitkiler, stresi azaltmaya yardımcı olma özelliğine sahiptir. Bu bitkilerin hangileri olduğunu yazımızda bulabilirsiniz. Papatya çayı; Papatya çayının bilinen en belirgin özelliği, strese, huzursuzluk haline ve uykusuzluğa iyi gelmesidir. Papatya çayı, içerdiği kimyasal bileşenler ile insan vücudunun merkezi sinir sistemine olumlu etki gösterir ve rahatlatarak gevşeme sağlanmasına yardımcı olur. Uyku sorunu yaşayan kişiler de, papatya çayı ile rahatça uyuyabilir. Bunun yanı sıra sindirim sistemini ve mide bulantılarını da rahatlatır. Kediotu çayı; Sakinleştirici özelliğe sahip olan “kediotu çayı”, Antik Yunan’dan günümüze kadar gelmiştir. Bu bitki, içerisinde bulunan “valepotriates” kimyasal bileşeni sayesinde insan vücudunda stresi azaltıcı ve rahatlatıcı bir etkiye sahiptir. Uykusuzluğa da iyi gelen bu bitki, ağrı kesici ve idrar söktürücü özelliğe de sahiptir. Çarkıfelek çayı; Bir diğer sakinleştirici ve yatıştırıcı özelliğe sahip olan bitki de “çarkıfelek çayı” dır. İçerisindeki “flavone chrysin” sayesinde insan vücudunda rahatlama, gevşeme, sakinleşme etkilerini gerçekleştirmektedir. Ayrıca, uyku bozukluğu yaşayanlar da bu bitki çayı ile uyku düzeni sağlayabilirler. Sibirya Ginsengi; İçinde bulunan “triterpenoid saponin” isimli bileşen sayesinde insan vücudunun merkezi sinir sistemine etki eden bu bitki stres, kaygı, huzursuzluk gibi vücudu olumsuz yönde etkileyen duyguların onarılmasını sağlar. Ancak; unutulmaması gereken en önemli husus, bu bitkilerin oluşturabileceği yan etkileri ile karşılaşmamak için bir doktora danışmanız gerektiğidir. Özellikle hamile ve emziren bayanlar, bu bitkileri kullanmadan önce mutlaka doktorlarına başvurmalıdırlar.

Ayakkabı vurmasına en etkili çözümler!

0

Bugün için ayakkabı satın almak istediğimizde önümüzde birçok seçenek var. Online ayakkabı alışveriş siteleri veyahut da yerel mağazalar. İnternetin nimetlerinden yararlandığımız bu günlerde online siteleri bizler de tavsiye ederek şu şekilde makalemize devam edelim:

Bir çoğumuz yeni bir ayakkabı almanın mutluluğunu yaşadığımız anda ayaklarımızı vurması ile sıkıntı yaşamışızdır. Özellikle de topuklu ayakkabı giyen bayanlar bu durumla sık sık karşılaşırlar. Tabi ki çok beğendiğiniz bir ayakkabıya sahip olmuşken, ayakkabının ayaklarınızı vurması hiç hoş bir durum değil. Peki, o çok beğenerek aldığınız ayakkabı ayaklarınızı vurdu diye bir kenara terk mi edilmeli? Tabi ki hayır. Size sunacağımız bazı yöntemler ile artık yeni ayakkabılarınız ayaklarınız ile dost olacak.

Ayakkabı vurmasına en etkili çözümler
Ayakkabı vurmasına en etkili çözümler

Ayakkabıların ayaklarınızı vurmasının nedeni, deri ya da yapımında kullanılan malzemenin henüz kullanılmamış olmasından dolayı çok sert olmasıdır. Uygulayacağınız yöntemlerde amacınız ayakkabının yapımında kullanılmış olan deri ya da diğer malzemenin yumuşatılması olacaktır. Ayaklarınızı vuran ayakkabılar için uygulayabileceğiniz bir yöntem, ayakkabılarınızı buzdolabına koymaktır. Bu yöntem kulağa çok hijyenik gelmese de ayakkabılarınızı yeni aldığınızda hiç giymeden temiz ve buzdolabına girebilecek hijyene sahip bir poşete sıkıca ağzını kapatmak kaydıyla yerleştirip buzdolabına koyabilirsiniz. Bu şekilde hazırlanmış ayakkabılarınızı buzdolabınızın buzluk kısmına koyup bir gece bekletin. Başka bir yöntem ise; yeni aldığınız ayakkabıyı birkaç dakika sıcak buhara tutmanız. Böylece ayakkabının malzemesi buharın etkisi ile yumuşayacak ve ayaklarınızı vurmayacak. Kötü kokusuna rağmen uygulanmaya değer bir başka yöntem de; yoğun olarak sirkeye batırılmış bir bezi yeni aldığınız ayakkabılarınızın içine yerleştirmek. Bu sirkeli bezi ayakkabılarınızda yumuşama durumuna göre bir ya da iki gün bekletmeniz yeterli. Sirkenin keskin kokusu ayakkabılarınıza sinmiş ise, ayakkabılarınızı havalandırabilir ya da biraz koku sıkarak çözüm bulabilirsiniz. Bir diğer yöntem ise; ayakkabılarınızın vuran yerlerine vazelin sürmeniz. Vazelin ayakkabılarınızı yumuşatacaktır. Eğer tüm bu yöntemleri uygulamak istemiyorsanız bilinen en etkili yöntemi uygulayabilirsiniz. Ayakkabılarınızı bir ayakkabıcıya götürüp vuran yerlerini dövdürebilirsiniz. Eğer siz de yeni aldığınız ayakkabılarınızı ayaklarınızı vurmadan giymek istiyorsanız, bu yöntemleri uygulamanızı tavsiye ederiz.

Oktay Kaynarca’dan kendisine yönelik yapılan eleştirilere cevap geldi

15 Temmuz ve sonrasında yaşananlar hakkında sessiz kalmakla suçlanan ünlü oyuncu Oktay Kaynarca sosyal medya üzerinden kendisine yöneltilen eleştirilere yine sosyal medya üzerinden cevap verdi… Oktay Kaynarca, askeri darbe girişiminin ardından yeteri kadar paylaşımda bulunmaması nedeniyle takipçileri tarafından eleştirildi. Oktay Kaynarca hem buna cevap verdi hem kendisinin yıllar önce bu konuda endişe duyduğunu belirtti. Oktay Kaynarca ‘nın konu ile ilgili açıklaması şu şekilde; “Takipçilerim sevenlerim dostlarım bilir duyarsız kalmadım elimin yetiştiği gücümün yettiğince memleketimin halkımın acılarına, sevinçlerine, hüzünlerine, hayal kırıklıklarına .. kaynarca Dilimin döndüğü, aklımın yettiği, yüreğimin attığı kadar ifade ettim içimden geleni, kıvırmadan oynamadan, dik dimdik olmaya çalışarak söyledim ne biriktirdiysem.. Söylediklerimin bedelini ödeyeceğimi bile bile taviz de vermedim bedel de ödedim, öderim de.. Şimdi demem o ki canım Memleketim, canım Milletim, canım kardeşlerim ,gündeme dair yaptığımız samimi açıklamalara bile bir linç kültürü ile yaklaşan, GEÇ KALDIN GEÇ,TABİİ İŞSİZLİK KORKUSU,NE O ŞİMDİ Mİ AKLIN BAŞINA GELDİ, vs yorum yapan benim genç öfkeli ama içlerinin iyi olduğunu bildiğim kardeşlerim, şimdi size bu gün yaşadığımız bu gündeme dair 2010 senesinde açılım toplantıları adı altında yapılan buluşmalarda, kendi elimle kaleme alıp hiç kimsenin Fetullah bile diyemediği yıllarda bu konuya dair kaygılarımı bizzat en yüksek makama nasıl ifade ettiğimi görün diye bir link paylaşıyorum, okuyun zahmet edip lütfen kim geç kalmış, kim korkmuş, kim korkmamış görün .. Görün ki bir kez daha bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olup o yanlış bilgilerle, kimlere nasıl hayal kırıklıkları yaşattığınızın farkına varın.. Ama ben size hakkımı helal ettim . Allah memleketimizin yardımcısı olsun. Yaşasın Tam bağımsız Demokratik Laik Türkiye Cumhuriyeti. ” çağla şıkel Yine buna benzer bir durum Çağla Şıkel cephesinde de yaşanmış ve eski manken konu ile ilgili kendisini savunmuştu. Çağla Şıkel ‘neden sokağa çıkmıyorsun’ diyenlere sosyal medya üzerinden şu açıklamayı yapmıştı; “Sustum sustum ama dayanamadım… Huyum kurusun bir yerde patlıyorum. Birkaç gündür abuk sabuk yazan vatandaşlara sözüm! Siz ki insanları ünlü veya halk veyahut da polis ya da asker diye ayıransınız, bana mı ya da bize mi hesap soruyorsunuz? İyi ki tanınmışız iyi ki televizyona çıkıyoruz, ulan biz insan değil miyiz? O jet sadece senin tependen mi geçti? O ezanları sadece sen mi duydun? Benim ailem çoluğum çocuğum yok mu? Benim nefesim kesilmedi mi? Ben o patlamalarla yerimden hoplamadım mı, yan gelip yattım mı? Çocuklarım yanımda değildi diye sevineyim mi üzüleyim mi, şükür mü edeyim bir başıma? Ben düşmedim mi, ekmek makarna peşine? Dolabıma bakmadım mı, neyim var neyim yok diye? Yarın nasıl bir ülkeye uyanacağız endişesi yaşamadım mı? Ben insan değil miyim, illa size açıklama yapmak zorunda mıyım? Size ne benim tarafımdan, tarafsızlığımdan? Önce insan olun oturun bana veya ünlülere çemkireceğinize dua edin ülkemiz için hayatını kaybeden insanlar için! Ha bir de af dileyin haklarını yediğiniz, insanlıklarını bilip bilmeden sorguladıklarınız için.”

Hadise reklam için ablasından ücret almadığını açıkladı

Geçtiğimiz haftalarda ablasının sahip olduğu mekanda mini bir konser verip hayranları ile vakit geçiren Hadise, bu tarz reklamlar için ablasından ücret talep etmediğini belirtti… Hadise, geçtiğimiz günlerde Bursa ’da verdiği konserde ablasının sahibi olduğu Bodrum ’daki mekanı ile ilgili açıklamalarda bulundu. “ Ablama ‘ Beni reklam için afişlerde kullan ’ diyorum. Bayramda ailemle birlikte oradaydık, sahneye çıktım, ablamdan para da istemedim ” diyen Hadise, “ La Plaj ’da şarkısının çalınmasını istemediğim kimse yok ” diyerek son dönemde fazlasıyla yaşanan kavgalara müdahil olamamayı tercih etti. hadise 1 Ablasının işletmecisi olduğu Bodrum ’daki plajda bayram eğlencesi için Hadise ‘de bulunmuştu. Hadise ‘nin de katıldığı performanslarda Rober Hatemo sahneye çıkarken ünlü şarkıcıya da oryantal Didem eşlik etmişti. Hadise bayram tatilinde de ablası Hülya Açıkgöz ’ün açtığı Bodrum La Plaj ’daydı. Beach ’e açılışından bu yana ilk kez ayak basan Hadise, “ Ben neden gelmiyormuşum diye konuşulmuş. Buyurun geldim, buradayım ” demişti. Hadise, 5 şarkılık mini konseriyle tatilcilere eğlenceli anlar yaşatmıştı. hadise 2 Mini konserinin ardından dinlenmek için Etrafı ağaçlar ile çevrili özel locayı tercih eden Hadise, hayranları ile fotoğraf çektirirken, çocuklara gösterdiği özel ilgi ise dikkat çekti. Partide sahneye de çıkan Hadise, ortalığı adeta yıktı geçti. Bikinisinin üstüne giydiği pareo ile sahneye çıkan popçu, şarkılarını söylerken, yaptığı danslarıyla herkesi kendisine hayran bıraktı. Ünlü popçu sahne performansını sergilerken, ” İşte geldim buradayım ” diye bağırdı. hülya açıkgöz Geçtiğimiz günlerde ise Hadise çok hoş olmayan bir konu ile yeniden gündeme gelmişti. Şarkıcı Hadise’nin sahibi olduğu Bodrum Yalıkavak Tilkicik Koyun ‘da bulunan La Plaj isimli mekanda iki grup birbirine girdi. Ozan Çolakoğlu ve hamile eşi Gülşen kavganın ortasında kalmıştı. Mekanda müzisyen Ozan Çolakoğlu daha sonra ise eşi Gülşen sahneye çıktı. Bir süre sonra tekrar sahne alan Ozan Çolakoğlu ’nun D.J. performansı sırasında sahnenin önünde bulunan iki grup birbirine girdi. Şık ‘ın haberine göre kabinden güçlükle inen Ozan Çolakoğlu, soluğu Gülşen’in yanında aldı. Arbede sırasında birçok kişinin yanına sığındığı Gülşen ve Ozan Çolakoğlu, kendilerini güçlükle özel araçlarına atarak mekandan ayrıldı.

Tam 232 ünlüden ‘darbeye hayır‘ bildirisi

15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimi ardından toplumun her kesiminden demokrasi çağrısı devam ediyor. Aralarında Tarkan, İbrahim Tatlıses, Hazal Kaya, Berrak Tüzünataç, Serenay Sarıkaya gibi tanınmış pek çok sanatçının imza attığı ‘Darbeye Hayır’ metni yayınlandı. Bu bildiri için özel bir internet sitesi oluşturulurken ülkemizin tanınmış pek çok ünlü ismi bu bildiriye imza attı. ‘ Darbeye Hayır ‘ metninde ise şu ifadelere yer verildi; bildiri ‘Dört darbe yaşamış Türkiye, 15-16 Temmuz gecesi yeni bir darbe tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Darbecilere direnen cesur halkımıza ateş açıldı. En az 200 insanımızı kaybettik. Darbeciler, hepimizin temsilcilerinin olduğu Meclisimizi on bir kez vurdular. Biz, bu bildiride imzası olanlar, aramızdaki tüm görüş farklılıklarını bir tarafa bırakarak bu korkunç darbeye karşı demokrasimizin yanındayız. Darbeye direnirken hayatlarını kaybeden kahraman insanları saygıyla anıyoruz.’ Bildiriye imza atan isimler; Adnan Özer Ahmet Güneştekin Ahmet Hakan Ali Bayramoğlu Ali Nuri Türkoğlu Ali Sunal Altan Gördüm Aras Bulut İynemli Armağan Çağlayan Arzum Onan Aslıhan Gürbüz Ayberk Pekcan Ayberk Sak Aybike Hatemi Teubes Ayda Aksel Aylin Şengün Taşçı Ayşegül Akdemir Balçiçek İlter Barış Yıldız Basri Albayrak Bekir Berat Özipek Belçim Bilgin Erdoğan Beren Saat Bergüzar Korel Berrak Tüzünataç Beste Bereket Bige Önal Binnaz Ergin Binnur Kaya Birkan Sokullu Buğra Gülsoy Burak Hakkı Burak Türker Burçin Abdullah Burçin Terzioğlu Bülent İnal Bülent Şakrak Cansu Tosun Cengiz Bozkurt Cengiz Kurtoğlu Ceyda Düvenci Çağdaş Onur Öztürk Çağla Kubat Demet Akbağ Demet Genç Devrim Yakut Dolunay Soysert Ebru Akel Sancak Ece Çeşmioğlu Ecem Özkaya Üstündağ Eda Karaytuğ Edip Saner Elif Atakan Elifcan Ongurla Emel Dede Emre Karayel Engin Akyürek Engin Altan Düzyatan Engin Öztürk Eray Akyamaner Erhan Güleryüz Erkan Avcı Erkan Bektaş Erkan Can Esra Bilgiç Esra Dermancıoğlu Esra Erol Esra Ronabar Etyen Mahçupyan Eylem Canpolat Ezel Akay Ezgi Mola Fatih Artman Ferat Bilgin Fikret Kuşkan Fuat Keyman Fulden Uras Genco Özak Gökçe Bahadır Gülay Göktürk Gülçin Avşar Gülenay Kalkan Gülse Birsel Gün Koper Günay Karacaoğlu Güven Hokna Güven Kıraç Hakan Altun Hakan Boyav Hakan Kurtaş Haldun Boysan Halil Berktay Halil Ergün Halime Kökçe Halit Ergenç Hamdi Alkan Hande Doğandemir Hande Soral Hande Yener Hasan Saltık Hasibe Eren Hatice Şendil Sağyaşar Hazal Kaya Hazar Ergüçlü Hikmet Barutçugil Hilmicem İntepe Hülya Koçyiğit Hüseyin Avni Danyal Itır Esen İbrahim Çelikkol İbrahim Tatlıses İclal Aydın İhsan Sabri Çebi İlhan Şeşen İlker Kaleli İnanç Konukçu İpek Acar İpek Karapınar İpek Tuzcuoğlu İrem Sak İskender Pala İskender Paydaş İsmail Demirci İsmail İçen Kerem Bürsin Kıvanç Kasabalı Korhan Herduran Kutluğ Ataman Kutsi Levent İntepe Levent Niş Leyla İpekçi Leyla Lydia Tuğutlu Mehmet Ada Öztekin Mehmet Akbay Mehmet Aslantuğ Melahat Abbasova Melek Baykal Melis Birkan Menderes Samancılar Mert Tünay Mert Yazıcıoğlu Meryem Uzerli Metin Celal Muhsin Kızılkaya Murat Dalkılıç Murat Yıldırım Mustafa Erdoğan Mustafa Şahin Mustafa Üstündağ Nadide Sultan Naşit Özcan Necati Akpınar Nejat İşler Nihal Bengisu Karaca Nihat Odabaşı Nur Fettahoğlu Nursel Köse Olgun Toker Oral Çalışlar Orhan Gencebay Orhan Pamuk Orkun Ünlü Ozan Çobanoğlu Özge Gürel Özgü Namal Özgür Çevik Pelin Ekinci Kaya Polat Yağcı Rıza Kocaoğlu Saadet Işıl Aksoy Sarp Akkaya Sarp Levendoğlu Savaş Uğur Seda Yılmaz Sedat Yurtdaş Sedef Avcı Sefa Zengin Selçuk Aydemir Selçuk Yöntem Selen Soyder Selma Ergeç Sema Aybars Sema Ergenekon Semih Kaplanoğlu Sercan Badur Serenay Sarıkaya Serhat Teoman Serkan Altunorak Serkan Çayoğlu Sermiyan Midyat Sevinç Niş Sinan Tuzcu Songül Öden Suat Suna Şebnem Bozoklu Şencan Güleryüz Şükran Ovalı Şükrü Özyıldız Tanju Çolak Tarık Ünlüoğlu Tarkan Tevetoğlu Tolga Çevik Tolga Örnek Tolga Sarıtaş Tolgahan Sayışman Tuna Kiremitçi Turgay Tanülkü Uğur Arslan Uğur Aslan Uğur Güvercin Vahide Perçin Yasemin Kay Allen Yavuz Bingöl Yavuz Ekinci Yeliz Kuvancı Yıldıray Oğur Yılmaz Erdoğan Yiğit Özşener Yurdaer Okur Yusuf Esenkal Zafer Algöz Zafer Ergin Zümrüt Arol      

Arda Turan ‘dan Başkomutan açıklaması

15 Temmuz gecesi yaşanan üzücü olayların ardından tepkiler devam ederken milli futbolcu Arda Turan ‘dan da destek mesajı geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çekilmiş bir fotoğrafını paylaşarak uzun bir mesaj yayınlayan futbolcu gecenin en çok konuşulan isimleri arasında yer aldı. Sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı mesajında Arda Turan; ” Şimdi siz ‘ yalaka ‘ dersiniz, deyin. Hayatı boyunca devletin hiçbir kurumundan bir şey istememiş biri olarak yazıyorum. Hastalandık aradın, üzüldük aradın, sevindik aradın, Allah’ın selamını gönderdik aradın, dünyanın her yerinde sahip çıktın. Sizinle konuşurken ‘ siz ‘ bile demedik. Her şartta bize ağabeylik yaptınız, sahip çıktınız. Bugün sizin için zor günse bugün yanındayız efendim. Ben inanıyorum ki bu ülkeyi yeniden birleştirecek insanları toparlayacaksınız. Allah iki cihanda sizi mutlu etsin. Benim vicdanımdaki vefa sevgiyle… Benim başkomutanım sizsiniz, her şartta. (Futbolcuyum tarafım var, fikrim var özgürüm) #yaşasıntürkiyecumhuriyeti. ” dedi. Açıklamasının ardından kısa sürede binlerce beğeni ve yorum alırken, takipçilerinin büyük çoğunluğu milli oyuncuya destek oldu.

Ayrıca yaşanan bu üzücü olaylara futbol takımları da sessiz kalmadı. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor ve birçok futbol kulübü sosyal medya hesaplarından destek ve birlik mesajları yayınlarken, futbolcular ve teknik heyetler antrenmanlar sırasında Türk Bayrakları ile poz vererek demokrasinin yanında oldukları mesajlarını verdiler. Ayrıca Fenerbahçe Kulübü’nün resmi twitter hesabından yapılan bir paylaşım dikkat çekti. 3 Temmuz 2011 ‘de yaşanan şike operasyonunun ardından her fırsatta ‘bu bir kumpastır’ diyen sarı lacivertliler, bir video yayınladı. Videoda, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın 26 Ağustos 2015 tarihinde ‘ihtilal yapacaklardı’ sözleri yer aldı.