Ana Sayfa Blog Sayfa 33

Dizi Setlerinde Doğan 3 Ünlü Aşk

0

Dizi setleri yalnızca unutulmaz karakterlerin ve hikâyelerin ortaya çıktığı yerler değil, aynı zamanda bazı ünlü aşkların da başlangıç noktası oldu. Aynı projede uzun saatler boyunca birlikte çalışan oyuncuların kamera önündeki uyumu, zaman zaman gerçek hayata da taşındı. Bazı oyuncular rol arkadaşlarıyla sette başlayan ilişkilerini evlilikle taçlandırırken, bazı çiftlerin birliktelikleri uzun süre devam etti. İşte ekranlarda başlayan ve gerçek hayatta da karşılık bulan 3 ünlü set aşkı.

Fahriye Evcen ile Burak Özçivit davalık oldu

Çalıkuşu – Fahriye Evcen ve Burak Özçivit

Dizi setinde başlayan aşk denildiğinde akla gelen en ünlü çiftlerden biri Fahriye Evcen ve Burak Özçivit oldu. İkili, 2013 yılında ekrana gelen Çalıkuşu dizisinde başrolleri paylaştı. Dizide Feride ve Kamran karakterlerine hayat veren oyuncuların ekran uyumu kısa sürede izleyicilerin de dikkatini çekti.Çekimler sırasında başlayan yakınlıkları zamanla gerçek bir ilişkiye dönüşen çift, birlikteliklerini uzun süre devam ettirdi. Fahriye Evcen ve Burak Özçivit, 2017 yılında evlenerek ilişkilerini resmiyete taşıdı.

Dizi setinde başlayan aşkın yıllar içerisinde evliliğe dönüşmesi, ikiliyi Türk magazin dünyasının en çok konuşulan çiftlerinden biri haline getirdi.

Fatih Harbiye (2013)

Fatih Harbiye – Neslihan Atagül ve Kadir Doğulu

Bir başka unutulmaz set aşkı ise Neslihan Atagül ve Kadir Doğulu arasında yaşandı. İkili, Fatih Harbiye dizisinde Neriman ve Macit karakterlerini canlandırdı. Dizideki romantik hikâyenin başrollerinde yer alan oyuncuların sette başlayan arkadaşlıkları kısa süre içerisinde gerçek bir aşka dönüştü. İlişkilerini bir süre gözlerden uzak yaşayan çift, daha sonra birlikteliklerini kamuoyuyla paylaşmaya başladı. Neslihan Atagül ve Kadir Doğulu, 2016 yılında evlenerek hayatlarını birleştirdi.

Ekranda birbirlerine âşık iki karakteri canlandırırken gerçek hayatta da sevgili olan çift, set aşklarının en bilinen örneklerinden biri olarak öne çıktı.

Sinem ve Ali'nin en romantik anları - Küçük Ağa - Haber

Küçük Ağa – Birce Akalay ve Sarp Levendoğlu

Birce Akalay ve Sarp Levendoğlu da dizi setinde tanışıp gerçek hayatta ilişki yaşayan oyuncular arasında yer aldı. İkili, Küçük Ağa dizisinde başrolleri paylaşarak izleyici karşısına çıktı. Dizideki partnerlikleri sırasında yakınlaşan oyuncular, kısa süre içerisinde gerçek hayattaki ilişkileriyle de gündeme geldi.

Set arkadaşlığıyla başlayan ilişki daha sonra evlilikle sonuçlandı. Böylece Birce Akalay ve Sarp Levendoğlu da kamera önünde başlayan hikâyeyi gerçek hayatlarına taşıyan çiftlerden biri oldu.

Set Aşkları Gerçek Hayata Taşınıyor

Oyuncuların aynı projede aylarca, hatta yıllarca birlikte çalışması, aralarında güçlü bağların oluşmasına zemin hazırlayabiliyor. Özellikle romantik dizilerde sevgili veya eş karakterlerini canlandıran oyuncuların birbirleriyle olan uyumu, zaman zaman gerçek hayattaki ilişkilere de dönüşebiliyor. Fahriye Evcen-Burak Özçivit, Neslihan Atagül-Kadir Doğulu ve Birce Akalay-Sarp Levendoğlu gibi çiftler, Türk dizi sektöründe setten gerçek hayata taşınan ilişkilerin en dikkat çekici örnekleri arasında yer aldı.

Her set arkadaşlığının aşka dönüşmediği gibi, magazin dünyasında çıkan her yakınlaşma iddiasının da gerçek bir ilişki anlamına gelmediğini belirtmek gerekiyor. Ancak bazı çiftlerin hikâyeleri, yıllar sonra bile izleyicilerin hafızasında yerini koruyor.

Yıllarca Konuşulan 3 Olaylı Set Kavgası

Televizyon ekranlarında izleyicileri kendine hayran bırakan dizilerin kamera arkasında her zaman işler yolunda gitmiyor. Uzun çalışma saatleri, yoğun çekim temposu ve oyuncular arasındaki anlaşmazlıklar zaman zaman setlerde gerilimin yükselmesine neden olabiliyor. Yıllar içerisinde bazı dizi setlerinde yaşanan tartışmalar, oyuncular arasındaki gerilimler ve kavga iddiaları magazin gündeminin en çok konuşulan konuları arasında yer aldı.

Bazı olaylar yalnızca sözlü tartışmayla sınırlı kalırken, bazıları ise oyuncuların projeden ayrılmasına kadar uzandı.

Leyla and Mecnun (2011)

Leyla ile Mecnun Setinde Gerilim

Türk televizyonunun kült yapımlarından Leyla ile Mecnun, ekran başarısının yanı sıra kamera arkasında yaşanan olaylarla da gündeme gelmişti. Dizinin oyuncuları Ezgi Asaroğlu ve Ushan Çakır arasında yaşandığı öne sürülen kavga, dönemin magazin basınında geniş yer buldu. İddiaya göre ikili arasında başlayan tartışma fiziksel müdahaleye dönüştü. Olayın ardından Ezgi Asaroğlu’nun hastaneye kaldırıldığı ve konunun hukuki sürece taşındığı haberleri gündeme geldi.

Yaşanan gelişmeler sonrasında iki oyuncunun da diziden ayrılması, olayın daha fazla konuşulmasına neden oldu.

Erkan Petekkaya: 'Nurgül Yeşilçay'ın gidiş nedenini söylersem yer yerinden oynar' - Son Dakika Magazin Haberleri

Paramparça Setinde Erkan Petekkaya ve Nurgül Yeşilçay Gerilimi

Başrollerini Erkan Petekkaya ve Nurgül Yeşilçay’ın paylaştığı Paramparça dizisi de kamera arkasındaki gerilim iddialarıyla gündeme gelen yapımlardan biri oldu. Dizinin çekimleri sırasında iki oyuncu arasında özellikle yakınlaşma sahneleri üzerinden anlaşmazlık yaşandığı öne sürüldü. Tartışmanın büyümesinin ardından Nurgül Yeşilçay’ın seti terk ederek İstanbul’a döndüğü ve sonrasında diziden ayrıldığı aktarıldı.

Yaşanan anlaşmazlık yalnızca setle sınırlı kalmazken, tarafların karşılıklı açıklamaları ve hukuki süreç iddiaları da magazin gündeminde uzun süre yer aldı.

Kenan Bal'a hapis şoku! - Bursada Bugün - Bursa bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Lale Devri Setinde Gül Onat ve Kenan Bal Gerilimi

Bir dönem ekranların dikkat çeken dizilerinden Lale Devri de set tartışmalarıyla gündeme gelen yapımlar arasında yer aldı. Dizinin oyuncuları Gül Onat ve Kenan Bal arasında çekimler sırasında yaşandığı öne sürülen tartışma, dönemin magazin haberlerine yansıdı. Gül Onat’ın yaşanan olayın ardından Kenan Bal hakkında hakaret ve fiziksel müdahale iddiasıyla şikâyette bulunduğu aktarıldı.

Olayın ardından Gül Onat’ın diziden ayrılması da gündeme gelirken, sette yaşandığı öne sürülen tartışma uzun süre konuşuldu.

Kamera Arkasındaki Gerilimler Gündemden Düşmedi

Dizi setleri, oyuncuların uzun saatler boyunca birlikte çalıştığı ve yoğun bir tempoda çekim yaptığı ortamlar. Bu nedenle zaman zaman oyuncular arasında anlaşmazlıklar yaşanabiliyor. Leyla ile Mecnun, Paramparça ve Lale Devri setlerinde gündeme gelen bu üç olay da yıllar geçmesine rağmen Türk magazin tarihinin dikkat çeken set gerilimleri arasında yer aldı.

Ancak söz konusu olayların bir bölümünün dönemin haberlerinde yer alan iddialara dayandığı, tarafların açıklamalarının ise olaylara göre farklılık gösterebildiği unutulmamalı.

Karaköy’ün “Yakışıklı Mısırcısı” Alper Temel Kimdir? 

İstanbul Karaköy’de kardeşiyle birlikte mısır ve kestane satan Alper Temel, yabancı turistlerin çektiği videoların sosyal medyada viral olmasıyla kısa sürede tanınan bir fenomene dönüştü. “Yakışıklı Mısırcı” olarak anılmaya başlayan Temel’in hayatı ve nasıl ünlü olduğu merak konusu oldu.

Alper Temel kimdir?

Sosyal medyada “Yakışıklı Mısırcı” lakabıyla tanınan Alper Temel, 2000 doğumludur ve 25 yaşındadır. İstanbul’da yaşayan Temel’in aslen Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinden olduğu belirtiliyor.

Genç yaşta çalışma hayatına atılan Temel, ailesinden öğrendiği baba mesleği olan seyyar satıcılığı sürdürüyor. Yaklaşık 7-8 yıldır kardeşiyle birlikte Karaköy’de mısır ve kestane satışı yapan Temel, özellikle yabancı turistlerin ilgisiyle sosyal medyada geniş bir kitleye ulaştı.

Alper Temel nerede mısır satıyor?

Alper Temel nerede mısır satıyor?

Alper Temel, İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde bulunan Karaköy İskelesi çevresinde kardeşiyle birlikte mısır ve kestane satıyor. Temel, yaptığı açıklamalarda bu işi küçük yaşlardan itibaren babasının yanında öğrenmeye başladığını ve lise eğitiminin ardından mesleğe devam ettiğini belirtiyor.

Karaköy’deki tezgâhı, sosyal medyada tanınmasının ardından İstanbul’a gelen turistlerin uğrak noktalarından biri hâline geldi.

“Yakışıklı Mısırcı” Alper Temel nasıl ünlü oldu?

Alper Temel’in tanınmasını sağlayan süreç, yabancı turistlerin Karaköy’de çektikleri kısa videoları sosyal medya platformlarında paylaşmasıyla başladı.

İlk olarak Endonezyalı ve Latin Amerikalı turistlerin paylaşımlarıyla dikkat çeken Temel’in görüntüleri milyonlarca kez izlendi. Ancak asıl büyük çıkış, Rus bir sosyal medya fenomeninin Temel’i tezgâhının başında çekerek paylaştığı videoyla geldi. Söz konusu videonun yaklaşık 80 milyon izlenmeye ulaşması, “Yakışıklı Mısırcı” lakabının geniş kitlelere yayılmasını sağladı.

Temel’in doğal tavırları, güler yüzü ve dikkat çeken görünümü de sosyal medyada yoğun ilgi görmesinde etkili oldu. Kısa sürede Rusya, İspanya, Romanya ve farklı ülkelerden gelen turistler, kendisini görmek ve fotoğraf çektirmek için Karaköy’deki tezgâhını ziyaret etmeye başladı.

Alper Temel’in ünü İstanbul turizmine de yansıdı

Alper Temel’in ünü İstanbul turizmine de yansıdı

Sosyal medyada elde ettiği popülerlik, Alper Temel’in yalnızca bir internet fenomeni olarak tanınmasını sağlamadı. Karaköy’deki tezgâhı, İstanbul’a gelen bazı yabancı turistler için ziyaret edilmek istenen noktalardan biri hâline geldi.

Temel de bu ilgiyi İstanbul’un tanıtımı açısından değerlendirdiğini belirterek, turistlerin fotoğraf ve video çekerek İstanbul’un atmosferini sosyal medyada paylaşmasının kentin tanıtımına katkı sağladığını ifade etti.

Alper Temel evli mi, bekar mı?

Alper Temel’in özel hayatıyla ilgili kamuoyuna yansıyan doğrulanmış bilgiler oldukça sınırlı. Bu nedenle Temel’in evli olup olmadığı veya bir ilişkisinin bulunup bulunmadığı konusunda kesin bir bilgi bulunmuyor.

Sosyal medyada en çok merak edilen konulardan biri olan özel hayatıyla ilgili iddialara karşı temkinli yaklaşmak gerekiyor.

Alper Temel dizide oynayacak mı?

Sosyal medya fenomenine dönüşen Alper Temel, oyunculuk teklifleri aldığını da açıkladı. Temel, yaptığı açıklamada “Yeraltı” isimli bir dizi projesi için kendisine teklif geldiğini ancak Karaköy’deki işlerinin yoğunluğu nedeniyle projede yer alamadığını söyledi.

Temel, hem dizi çekimlerini hem de Karaköy’deki tezgâhını aynı anda yürütmesinin mümkün olmadığını belirterek teklifi değerlendiremediğini ifade etti.

İlk canlı yayında 1 milyon TL kazandığı iddiası

İlk canlı yayında 1 milyon TL kazandığı iddiası

Alper Temel’in sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği canlı yayınlardan da yüksek gelir elde ettiği öne sürüldü. İlk canlı yayınında yaklaşık 1 milyon TL kazandığı iddiası sosyal medyada gündem olurken, bu rakamla ilgili bağımsız ve doğrulanmış bir gelir açıklaması bulunmuyor.

Baba mesleği olan mısır ve kestane satışını sürdüren Alper Temel, kısa sürede sosyal medyanın en dikkat çeken isimlerinden biri hâline geldi. Karaköy’deki mütevazı tezgâhından dünya çapında tanınan bir fenomene dönüşen Temel’in hikâyesi, sosyal medyanın geleneksel bir mesleği nasıl küresel bir ilgi odağına dönüştürebildiğini gösteriyor.

Özlem Gültekin Kimdir?

0

Haber spikeri Erhan Çelik’in boşanma aşamasında olduğu eşi Op. Dr. Özlem Gültekin’in hayatını kaybettiği haberi gündeme geldi. Gültekin’in vefat haberi, sahibi olduğu kliniğin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımla duyuruldu. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olan Gültekin’in hayatı, eğitim geçmişi ve mesleki kariyeri merak konusu oldu.

Özlem Gültekin Kimdir? Kaç Yaşındaydı, Neden Öldü? - Özgün Kocaeli

Özlem Gültekin Kimdir?

Op. Dr. Özlem Gültekin, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak uzun yıllar görev yaptı. Tıp eğitimine 1994 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başlayan Gültekin, 2000 yılında mezun oldu. Mezuniyetinin ardından girdiği Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda (TUS) Türkiye genelinde derece elde eden Gültekin, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimine başladı.

Özlem Gültekin Nerede Görev Yaptı?

Gültekin, uzmanlık eğitiminin ardından 2000-2005 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda görev yaptı. Daha sonra özel hastanelerde çalışan Gültekin, 2006-2009 yılları arasında Konya Ereğli Devlet Hastanesi’nde mecburi hizmetini tamamladı. Ardından İzmir’de farklı sağlık kuruluşlarında görev yaptı.

Kendi Kliniğini Kurdu

Özlem Gültekin, 2012 yılında kendi kliniğini açarak çalışmalarını bağımsız şekilde sürdürmeye başladı. İlk olarak Op. Dr. Özlem Gültekin Kliniği adıyla hizmet veren merkez, daha sonraki dönemde “Hayat’ın ÖZ’ü Kliniği” adıyla faaliyetlerini sürdürdü. Kliniğinde Kadın Hastalıkları ve Doğum alanındaki çalışmalarının yanı sıra çeşitli estetik uygulamalar da gerçekleştirildi. Gültekin ayrıca yurt içi ve yurt dışında çeşitli kongre ve sempozyumlara katıldı.

Televizyon Programlarına Konuk Oldu

Mesleki çalışmalarının yanı sıra televizyon programlarına da konuk olan Gültekin, özellikle sağlık ve kadın hastalıkları alanındaki uzmanlığıyla çeşitli yayınlarda yer aldı. Kendi biyografisinde ayrıca PPL pilotluk sertifikasına sahip olduğu ve uçak kullanmanın hobileri arasında bulunduğu belirtiliyor.

Erhan Çelik ile Evliliği

Özlem Gültekin, 2019 yılında haber spikeri Erhan Çelik ile evlendi. Çiftin evliliği, dönemin magazin gündeminde geniş yer buldu. Erhan Çelik, evlilik haberini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurmuştu. Son dönemde ise çiftin boşanma aşamasında olduğu bilgisi kamuoyuna yansıdı. Gültekin’in 2025 yılının Aralık ayında Erhan Çelik hakkında fiziksel ve psikolojik şiddet iddiasıyla savcılığa başvurduğu, Çelik’in ise bu suçlamaları reddettiği haberlerde yer aldı.

Özlem Gültekin Neden Hayatını Kaybetti?

Özlem Gültekin’in 14 Ağustos 2026 tarihinde hayatını kaybettiği duyuruldu. Vefat haberi, sahibi olduğu kliniğin sosyal medya hesabından yapılan açıklamayla kamuoyuna bildirildi. Ancak mevcut açıklamalarda Gültekin’in ölüm nedenine ilişkin resmi ve doğrulanmış bir bilgi paylaşılmadı. Bu nedenle ölüm sebebiyle ilgili ortaya atılan iddiaların kesin bilgi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.

Gültekin’in cenazesinin 14 Ağustos 2026 Cuma günü ikindi namazının ardından İzmir Karşıyaka Bostanlı Beşikçioğlu Camii’nden kaldırılacağı ve Örnekköy Mezarlığı’na defnedileceği bildirildi.

Özlem Gültekin Kaç Yaşındaydı?

Özlem Gültekin’in doğum yılı konusunda farklı kaynaklarda bilgiler yer alıyor. Bazı güncel haberlerde 1977 yılında doğduğu belirtilirken, güvenilir ve doğrudan bir resmi kaynaktan doğum tarihi doğrulanmış değil. Bu nedenle yaşına ilişkin kesin bir rakam vermek yerine, mevcut bilgilerin farklılık gösterdiğini belirtmek daha doğru.

Özlem Gültekin’in Eğitim ve Kariyeri

Gültekin’in kariyerindeki önemli dönüm noktaları şöyle sıralanıyor:

  • 1994: Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitimine başladı.
  • 2000: Tıp fakültesinden mezun oldu.
  • 2000-2005: Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yaptı.
  • 2006-2009: Konya Ereğli Devlet Hastanesi’nde mecburi hizmetini tamamladı.
  • 2012: Kendi kliniğini kurdu.
  • Sonraki yıllarda: Kadın Hastalıkları ve Doğum alanındaki çalışmalarını ve kliniğindeki faaliyetlerini sürdürdü.

Özlem Gültekin, uzun yıllar sürdürdüğü hekimlik kariyeri, kendi kliniği ve televizyon programlarındaki sağlık içerikli yayınlarıyla tanınan isimlerden biri oldu.

Ülker Markası`nın Temellerini Kim Attı?

0

Kırım’da doğan Sabri Ülker, ailesiyle birlikte 1929 yılında Türkiye’ye göç etti. Türkiye’ye yerleşmelerinin ardından eğitim hayatına devam eden Sabri Ülker, ilerleyen yıllarda ticaret ve üretim alanına yöneldi. Ağabeyi Asım Ülker ile birlikte girişimcilik yolunda ilerleyen Sabri Ülker, Türk gıda sektörünün gelişiminde önemli rol oynayan isimlerden biri oldu. Sabri Ülker ve ağabeyi Asım Ülker, 1944 yılında İstanbul Eminönü’nde küçük bir bisküvi imalathanesinde üretime başladı. O dönemde oldukça sınırlı imkânlarla gerçekleştirilen üretim, zaman içerisinde markanın büyümesinin başlangıç noktası oldu. İlk yıllarda küçük ölçekli üretim yapan işletme, tüketicilerin ilgisi ve ürünlerin yaygınlaşmasıyla birlikte kapasitesini artırdı. Ülker ismi kısa sürede Türkiye genelinde tanınmaya başladı.

Bisküvinin ardından çikolata ve farklı atıştırmalık ürünlerine yönelik yatırımlar yapılması, markanın ürün yelpazesinin genişlemesini sağladı.

ULKER Hisse Grafiği, Fiyatı, Yorumu — BIST:ULKER — TradingView

Sabri Ülker Kimdir?

Sabri Ülker, 1920 yılında Kırım’da dünyaya geldi. Ailesinin Türkiye’ye göç etmesinin ardından yaşamını Türkiye’de sürdüren Sabri Ülker, iş hayatına atılarak ağabeyi Asım Ülker ile birlikte üretim sektöründe faaliyet göstermeye başladı. Ülker markasının kuruluşunda önemli rol üstlenen Sabri Ülker, şirketin gelişim sürecinde uzun yıllar yönetici olarak görev yaptı. Markanın Türkiye genelinde yaygınlaşması ve üretim kapasitesinin artırılması dönemlerinde şirketin büyümesine öncülük etti. Sabri Ülker’in iş anlayışında üretim, kalite ve uzun vadeli büyümenin önemli bir yere sahip olduğu belirtilirken, şirketin yıllar içerisinde küçük bir işletmeden büyük bir gıda grubuna dönüşmesinde kurucu neslin etkisi dikkat çekti.

Sabri Ülker, 2000 yılında şirket yönetimini oğlu Murat Ülker’e devretti. Böylece Ülker ailesinde ikinci kuşak yönetim dönemi başladı. Sabri Ülker ise 2012 yılında hayatını kaybetti.

Murat Ülker Kimdir?

Sabri Ülker’in oğlu Murat Ülker, Ülker ailesinin ikinci kuşağının en önemli isimlerinden biri olarak öne çıktı. 2000 yılında yönetimi devralmasının ardından şirketin büyüme stratejisinde önemli değişiklikler yaşandı. Murat Ülker döneminde grubun faaliyetleri Türkiye sınırlarının dışına taşındı. Farklı ülkelerde gerçekleştirilen yatırımlar ve satın almalarla birlikte şirketin uluslararası ölçekteki varlığı güçlendirildi. Ülker markasının içerisinde bulunduğu yapı zamanla büyüyerek Yıldız Holding çatısı altında çok sayıda şirket ve markanın yer aldığı uluslararası bir şirketler grubuna dönüştü.

Bu süreçte Ülker, Türkiye’de özellikle bisküvi, çikolata, gofret ve atıştırmalık ürünleriyle tüketicilerin en çok bilinen markalarından biri olmayı sürdürdü.

Asım Ülker ve Ailenin Diğer Kolu

Ülker ailesinin hikâyesinde Sabri Ülker kadar ağabeyi Asım Ülker de önemli bir yere sahip. İki kardeş, markanın kuruluş döneminde birlikte çalışarak üretim faaliyetlerinin büyümesine katkı sağladı. Asım Ülker’in çocukları arasında Selçuk Berksan ve Faruk Berksan bulunuyor. Ailenin bu kolu daha sonraki yıllarda Ülker grubundan ayrılarak kendi ticari faaliyetlerine yöneldi.

Bu nedenle Ülker ailesinin şirket tarihi incelenirken, Sabri Ülker ve Asım Ülker’den başlayan iki ayrı aile kolunu birbirinden ayırmak gerekiyor. Aile bağları ile şirketlerin günümüzdeki ortaklık ve yönetim yapıları aynı şey değil.

Ülker Ailesinin Soy Ağacı

Kamuya açık biyografik bilgiler doğrultusunda ailenin bilinen ana kolu şu şekilde özetleniyor:

Sabri Ülker
↓
Murat Ülker
↓
Ali Ülker

Ailenin diğer kolunun başlangıcında ise Sabri Ülker’in ağabeyi Asım Ülker bulunuyor.

Asım Ülker
↓
Selçuk Berksan – Faruk Berksan

Bu bilgiler, kamuya açık kaynaklarda yer alan aile bağlantılarıyla sınırlı bir soy ağacını gösteriyor. Ülker ailesinin tüm fertlerini kapsayan eksiksiz bir soy ağacının kamuya açık olmadığı unutulmamalı.

Ülker Markası Nasıl Büyüdü?

1944 yılında Eminönü’nde başlayan üretim, zaman içerisinde Türkiye’nin farklı bölgelerine yayıldı. Ülker’in büyümesinde ürün çeşitliliğinin artırılması ve tüketicilerin günlük hayatında yer edinmesi önemli rol oynadı. Bisküviyle başlayan üretim sürecinin ardından çikolata, gofret, kek ve çeşitli atıştırmalık kategorilerine girilmesi markanın daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşmasını sağladı.

Ülker’in zaman içerisinde yalnızca bir ürün markası olmaktan çıkarak geniş bir şirket yapısının parçası haline gelmesi, grubun büyüme stratejisinin önemli aşamalarından biri oldu.

Yıldız Holding Dönemi

Ülker’in büyüme hikâyesinin önemli aşamalarından biri de markanın Yıldız Holding çatısı altında gelişmesi oldu. Holdingin büyümesiyle birlikte gıda sektöründeki faaliyetler genişledi ve farklı markalar şirket bünyesine dahil edildi. Yurt dışındaki yatırımların da artmasıyla birlikte grup, Türkiye merkezli bir şirket olmanın ötesine geçerek uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren bir yapıya dönüştü. Özellikle bisküvi ve çikolata alanındaki yatırımlar, şirketin küresel gıda sektöründeki konumunu güçlendiren adımlar arasında yer aldı.

Ülker Bugün Kimin Bünyesinde?

Ülker markası günümüzde Yıldız Holding çatısı altında faaliyet gösteriyor. Ancak burada Ülker markası, Ülker ailesi ve Yıldız Holding kavramlarının birbirinden ayrılması gerekiyor. Markanın temelleri Sabri ve Asım Ülker kardeşlerin girişimiyle atılmış olsa da şirket yapısı yıllar içerisinde değişerek çok daha geniş bir kurumsal organizasyona dönüştü.

Bugün Ülker, Türkiye’de bisküvi, çikolata, gofret ve çeşitli atıştırmalık ürünleriyle geniş bir ürün portföyüne sahip markalardan biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor.

1944’ten Günümüze Uzanan Marka Hikâyesi

Eminönü’nde küçük bir bisküvi imalathanesinde başlayan Ülker’in hikâyesi, Türkiye’de girişimcilik ve sanayileşme açısından dikkat çeken örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Sabri Ülker ve Asım Ülker’in başlattığı üretim faaliyetleri, sonraki yıllarda ikinci kuşağın yönetimiyle birlikte büyümeye devam etti. Sabri Ülker’in oğlu Murat Ülker’in yönetimde öne çıkmasıyla şirketin uluslararası büyüme süreci hız kazandı. Bugün Ülker adı, Türkiye’de yalnızca bir bisküvi veya çikolata markasını değil, yaklaşık 80 yılı aşkın geçmişe sahip büyük bir ticari hikâyeyi temsil ediyor.

Küçük bir imalathanede başlayan bu hikâye; Sabri Ülker, Asım Ülker, Murat Ülker ve sonraki kuşakların etkisiyle farklı dönemlerden geçerek günümüzdeki kurumsal yapıya ulaştı.

Kurtlar Vadisi’nin Palası Bambaşka Birine Dönüştü

Bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi, aradan yıllar geçmesine rağmen unutulmayan yapımlar arasında yer alıyor. Dizinin en dikkat çeken karakterlerinden biri olan Pala, yıllar sonra yeniden gündeme geldi. Pala karakterini canlandıran usta oyuncu Yüksel Arıcı’nın son hali, hayranlarının dikkatini çekti.

Pala Karakteriyle Hafızalara Kazındı

Pala Karakteriyle Hafızalara Kazındı

Kurtlar Vadisi’nin 52 ile 64. bölümleri arasında yer alan Pala karakteri, sert tavırları, kendine özgü konuşma tarzı ve unutulmaz replikleriyle dizinin en akılda kalan isimlerinden biri oldu. Karaktere hayat veren Yüksel Arıcı ise uzun yıllar boyunca farklı televizyon ve sinema projelerinde rol aldı.

Arıcı, daha sonraki yıllarda Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinde de izleyici karşısına çıktı.

Pala Karakteriyle Hafızalara Kazındı

Yıllar Sonraki Hali Dikkat Çekti

Dizinin üzerinden yaklaşık 20 yıl geçmesinin ardından Yüksel Arıcı’nın günümüzdeki görüntüsü yeniden sosyal medyada gündeme geldi. Oyuncunun yıllar içerisindeki değişimi, Kurtlar Vadisi hayranlarının ilgisini çekti. Arıcı, oyunculuk kariyerine 1980’li yıllarda tiyatroyla başladı. Adana, Ankara ve İstanbul’daki çeşitli tiyatrolarda görev alan oyuncu, 1990’lı yıllardan itibaren televizyon dizileri ve sinema filmlerinde de rol aldı.

Pala Karakteri Yeniden Ekrana Gelebilir mi?

Yüksel Arıcı, 2025 yılında yaptığı açıklamada Pala karakterinden ilham alan yeni bir film projesi üzerinde çalıştıklarını duyurmuştu. Arıcı, projenin doğrudan bir Pala filmi olmayacağını, ancak karakterden ilham alan farklı bir hikâye oluşturacaklarını belirtmişti. Bu açıklama, Kurtlar Vadisi hayranları arasında büyük merak uyandırırken Pala karakterinin yıllar sonra yeniden gündeme gelmesini sağladı.

Kurtlar Vadisi Hâlâ Unutulmadı

Kurtlar Vadisi Hâlâ Unutulmadı

2003 yılında yayın hayatına başlayan Kurtlar Vadisi, özellikle ilk bölümleriyle Türk televizyon tarihinin en çok konuşulan dizilerinden biri haline geldi. Aradan geçen yıllara rağmen dizinin karakterleri, replikleri ve sahneleri sosyal medyada paylaşılmaya devam ediyor. Pala da bu unutulmayan karakterler arasında yer alıyor.

Yüksel Arıcı’nın yıllar sonraki görüntüsü ise dizinin hayranlarına geçmişi yeniden hatırlattı.

Ekin Koç ‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’te

‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’ programında oyunculuk kariyerine dair samimi açıklamalarda bulunan ünlü oyuncu Ekin Koç canlandırdığı karakterlerin birbirinden ayrışması için başlangıçta kendisini gizlemeyi düşündüğünü ancak zaman içinde bu düşüncesinin değiştiğini anlattı. Koç “Ekin’i gizlemeliyim ki oynadığım karakterler birbirinden iyice ayrılsın diye düşünüyordum. Ama bu düşüncem farklı bir yere evrildi” diyor. Kendisiyle ve hayata bakışıyla ilgili de değişim yaşadığını anlatan oyuncu “Daha az düşünüyorum; daha az plan yapmaya, çok hesap kitap yapmamaya çalışıyorum. Neysem o oldum” ifadelerini kullanıyor.

Oyunculuğun kendisi için doğru meslek olduğunu zaman içinde daha iyi anladığını belirten Koç: “Hiç savrulmadım ama buna özen gösterdim. Çünkü bu mesleğin tam bana göre olduğunu anladım. İyi yapabildiğimi de düşünüyorum ve tek istediğim bunu yapabilmeye devam etmek.”

Görünürlüğün günümüzde oyunculuk kadar önemli hale geldiğini düşündüğünü de dile getiren Koç, “Görünürlük, neyi ne kadar paylaştığın, senin becerilerinden daha kıymetli şu an. Bunu anladım ve kabul etmek zorundaydım” diye anlatıyor.

 

‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’ yeni bölümleriyle her cuma saat 14.00’te Hürriyet YouTube kanalında.  

Link: https://www.youtube.com/watch?v=ZRIH0cRf0pU

Erhan Çelik’in Eşi Özlem Gültekin Hayatını Kaybetti

Haber spikeri ve televizyon sunucusu Erhan Çelik’in boşanma aşamasında olduğu eşi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Özlem Gültekin hayatını kaybetti. Acı haber, Gültekin’in sahibi olduğu kliniğin sosyal medya hesabından yapılan açıklamayla duyuruldu.

Acı Haber Klinik Tarafından Duyuruldu

Acı Haber Klinik Tarafından Duyuruldu

Özlem Gültekin’in vefat haberi, görev yaptığı ve sahibi olduğu kliniğin sosyal medya hesabından paylaşıldı. Açıklamada, uzun yıllar boyunca çok sayıda kadın ve annenin hayatına dokunan Gültekin’in hayatını kaybettiği belirtilerek başsağlığı mesajı yayımlandı. Gültekin’in cenazesinin 14 Ağustos Cuma günü ikindi namazının ardından İzmir Karşıyaka Bostanlı Beşikçioğlu Camii’nden kaldırılacağı ve Örnekköy Mezarlığı’na defnedileceği bildirildi.

Erhan Çelik ile 2019’da Evlenmişlerdi

Erhan Çelik ile 2019’da Evlenmişlerdi

Erhan Çelik ile Özlem Gültekin, 2019 yılında evlenmişti. Çiftin 2020 yılında Ali Boran isimli bir oğulları dünyaya geldi. İlerleyen dönemde çift arasında yaşanan anlaşmazlıkların ardından boşanma süreci başlamış ve karşılıklı boşanma davası açıldığı bilgisi kamuoyuna yansımıştı. Ancak Gültekin’in vefatıyla birlikte boşanma süreci tamamlanmadan sona ermiş oldu.

Özlem Gültekin Kimdi?

Op. Dr. Özlem Gültekin, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapıyordu. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim gören Gültekin, uzmanlık alanında çalışmalarını sürdürerek kendi kliniğinde hastalarına hizmet veriyordu.

Gültekin’in vefatı, ailesi, yakınları, hastaları ve sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu.

Özlem Gültekin Kimdi?

Ölüm Nedeniyle İlgili Farklı Bilgiler Var

Gültekin’in ölüm nedeni konusunda ilk vefat duyurusunda ayrıntılı bir bilgi paylaşılmadı. Bazı haber kaynaklarında kendi kliniğinde kalp krizi geçirdiği bilgisi yer alsa da, resmi ve ayrıntılı bir açıklama bulunmadığından ölüm nedenini kesinleşmiş bir bilgi olarak aktarmamak gerekiyor. Özlem Gültekin’in ardından bugün İzmir’de düzenlenecek cenaze töreniyle sevenleri son görevlerini yerine getirecek.

Bergen Vefatının 37. Yıl Dönümü

0

Türk arabesk müziğinin unutulmaz isimlerinden Bergen, ölümünün 37. yıl dönümünde Mersin’deki mezarı başında hayranları tarafından dualarla anıldı. Farklı şehirlerden gelen sevenleri, sanatçının Akbelen Mezarlığı’ndaki kabrini ziyaret ederek çiçek bıraktı ve dua etti. Anma programına Almanya’dan gelen hayranların da katıldığı belirtildi.

Hayranları Bergen'i Yalnız Bırakmadı

Hayranları Bergen’i Yalnız Bırakmadı

Bergen olarak tanınan Belgin Sarılmışer, vefatının üzerinden yıllar geçmesine rağmen sevenleri tarafından unutulmadı. Ölüm yıl dönümü dolayısıyla Mersin’deki mezarı ziyaret eden hayranları, sanatçının kabrine çiçekler bırakarak dualar okudu.

Anmaya farklı kentlerden gelen hayranların yanı sıra yurt dışından gelen Bergen sevenleri de katıldı.

“Ömrümün Sonuna Kadar Seveceğim”

“Ömrümün Sonuna Kadar Seveceğim”

Anmaya katılan Bergen hayranlarından Emrah Aksu, sanatçıyı 1985 yılından bu yana takip ettiğini ve 37 yıldır düzenli olarak mezarını ziyaret ettiğini söyledi.

Bergen ile geçmişte tanışma fırsatı bulduğunu anlatan Aksu, sanatçının mütevazı, cana yakın ve yardımsever biri olduğunu belirterek duygularını dile getirdi. Aksu, Bergen’i ömrünün sonuna kadar sevmeye devam edeceğini ifade etti.

Aksu ayrıca Bergen’in hayatta olması halinde dünya çapında önemli bir yıldız olabileceğini düşündüğünü söyledi.

Bergen'in Şarkıları Hâlâ Dinleniyor

Bergen’in Şarkıları Hâlâ Dinleniyor

Bergen, arabesk müzik tarihinin en güçlü kadın sanatçılarından biri olarak hafızalarda yer alıyor. Sanatçının hayatı ve müzik kariyeri, 2022 yılında vizyona giren “Bergen” filmiyle yeniden geniş kitlelerin gündemine taşınmıştı.

Aradan geçen yıllara rağmen Bergen’in şarkıları dinlenmeye, hayatı ise konuşulmaya devam ediyor. Mersin’deki anma programı da sanatçının sevenleri tarafından unutulmadığını bir kez daha gösterdi.

Motive ve Aslı Sivri Barıştı

0

Rap müziğin öne çıkan isimlerinden Motive ile Aslı Sivri, sosyal medya kullanıcılarının yeniden gündemine geldi. Geçmişte yaşadıkları ilişki nedeniyle sık sık birlikte anılan ikili, son günlerde yaptıkları paylaşımlarla yeniden dikkat çekmeye başladı.

Motive ve Aslı Yeniden Bir Arada mı?

Motive ve Aslı, bir süredir sosyal medyada kendileri için hazırlanan editlerle yeniden gündeme geliyordu. Son dönemde ikilinin Instagram hikâyelerinde aynı mekânda bulunduklarına dair detayların ortaya çıkması ise takipçilerinin dikkatinden kaçmadı.

Motive ve Aslı Yeniden Bir Arada mı? - Magazin Haberleri
Motive ve Aslı Yeniden Bir Arada mı? – Magazin Haberleri

Dün paylaşılan hikâyelerde de Motive ve Aslı’nın aynı mekânda ve aynı zaman diliminde bulunduğu öne sürüldü. Paylaşımlardaki benzerlikler, sosyal medyada “Yeniden mi birlikteler?” sorusunun sorulmasına neden oldu.

Hâlâ Birbirlerini Takip Etmiyorlar

İkilinin yeniden bir arada olabileceği yönündeki iddiaları daha da dikkat çekici hale getiren detay ise sosyal medya hesaplarındaki takip durumu oldu. Motive ve Aslı’nın birbirlerini hâlâ takip etmemesi, takipçilerin merakını artırdı.

Aynı mekânda bulunmaları ve benzer zamanlarda paylaşım yapmaları sosyal medyada çeşitli yorumlara neden olurken, ikiliden konuya ilişkin herhangi bir açıklama gelmedi.

Motive ve Aslı’nın gerçekten yeniden bir ilişkiye başlayıp başlamadığı ise şimdilik belirsizliğini koruyor. İkilinin sosyal medya paylaşımlarındaki bu detayların tesadüf mü yoksa yeniden yakınlaşmanın işareti mi olduğu önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.