Ana Sayfa Blog Sayfa 31

2026 Pirelli Takvimi Nedir?

2026 yılına özel olarak hazırlanan Pirelli Takvimi (Pirelli Calendar), bu yıl da sanat ve fotoğraf dünyasının en prestijli projelerinden biri olarak sahneye çıktı. Bu özel takvim, geleneksel moda takvimlerinin ötesine geçerek doğa, insan ve duygu temalarını bir araya getiriyor. 

Teması: İnsan ve Doğa Arasındaki Bağ

2026 Pirelli Takvimi’nin konsepti “the elements” (elementler) olarak belirlendi – yani toprak, su, hava, ateş gibi temel doğa unsurları ve bunların insan hayatındaki yansımaları. Fotoğrafçı Sølve Sundsbø, bu temayı sadece görsel değil aynı zamanda duygusal bir yolculuk hâline getiriyor. Her portre, insanın doğayla olan bağını, içsel duygularını ve varoluşsal arayışını vurgulayan bir anlatıya dönüşüyor. 

Yıldızlarla Dolu Bir Kadro

Takvim, sanat, moda, spor ve sinema dünyasından etkileyici isimlerle dolu:

  • Tilda Swinton,
  • Venus Williams,
  • Irina Shayk,
  • FKA twigs,
  • Eva Herzigová,
  • Gwendoline Christie,
  • Adria Arjona,
  • Du Juan,
  • Luisa Ranieri,
  • Isabella Rossellini,
  • Susie Cave,

Bu isimler, her biri bir elementi ya da duyguyu temsil edecek şekilde sanatçıyla birlikte poz verdi. 

Fotoğrafçının Bakış Açısı

Norveçli fotoğrafçı Sølve Sundsbø, bu projede yalnızca unsurları göstermekle kalmadı; aynı zamanda doğanın hissettirdiklerini insan deneyimine dönüştürdü. Su damlaları, rüzgarın dokunuşu, yanan alevlerin dinamizmi ve yeryüzünün dokusu gibi unsurlar, fotoğrafların arka planında sadece efekt değil, metaforik anlatım olarak yer aldı. 

Çekim Detayları

Çekimler hem stüdyo ortamında hem de doğa manzaralarından esinlenerek gerçekleştirildi. Norfolk ve Essex gibi İngiliz kıyı bölgelerinden ilham alan manzaralar ile Londra ve New York stüdyoları arasında geçen süreç, görsel çeşitlilik ve sanatsal derinlik oluşturdu. 

Estetik ve Sanatsal Yaklaşım

2026 takvimi, klasik moda takvimlerinden farklı olarak daha sanatsal ve duygu odaklı bir estetik sunuyor. Geleneksel güzellik standartlarını bir kenara bırakarak; tecrübe, karakter, güç, özgürlük ve hayal gücü gibi kavramları ön plana çıkarmayı amaçlıyor. 

Kültürel Mirasın Devamı

Pirelli Takvimi, 1964’ten beri her yıl sadece belirli bir kitleye dağıtılan — satılmayan — prestijli bir sanat projesi olarak kabul ediliyor. 2026 versiyonu da bu köklü mirası sürdürüyor, performans ve sanatın sınırlarını zorlayarak fotoğrafçılık tarihinde yerini bir kez daha sağlamlaştırıyor. 

2026 Pirelli Takvimi, klasik moda / güzellik takvimlerinin ötesine geçen, sanat ve duyguyu birleştiren bir proje. Teması doğal elementler ve insan duyguları, kadrosu ise dünya çapında tanınan etkileyici isimlerden oluşuyor. Her portre, sadece estetik değil aynı zamanda hikâye anlatan bir sanat eseri niteliği taşıyor. 

İyi Bir Ayakkabı Erkekte Neden Her Şeyi Değiştirir?

0

Bir erkeğin stilini anlamak için çoğu zaman cekete, saate ya da pantolona bakılır. Oysa gerçek ipucu genellikle ayakkabıdır. Çünkü ayakkabı, stilin en az dikkat edilen ama en çok fark edilen parçasıdır. İnsanlar bilinçli olarak bakmasa bile, kaliteli bir ayakkabı ilk izlenimi sessizce güçlendirir.

Günlük hayatta birçok kişi ayakkabı seçimini yalnızca görünüşe göre yapar. Beğenilen model alınır ve konu kapanır. Fakat birkaç hafta sonra ayağı vuran, tabanı sertleşen ya da formunu kaybeden bir ayakkabı deneyimi yaşandığında aslında önemli olanın tasarım değil yapı olduğu anlaşılır.

Konforu Hissettiren Şey Tasarım Değil, Yapıdır

Bir ayakkabıyı rahat yapan şey çoğu kişinin düşündüğü gibi yumuşak görünmesi değildir. Asıl belirleyici olan iç yapı, taban esnekliği ve kullanılan malzemedir. Özellikle deri modeller zamanla ayağın formunu alarak kişisel bir konfor sağlar. Bu yüzden ilk gün biraz sert hissettiren kaliteli bir ayakkabı, birkaç kullanım sonra en rahat parçaya dönüşebilir.

Ayrıca dikiş kalitesi ve taban birleşimi gibi detaylar dışarıdan küçük görünse de kullanım ömrünü doğrudan etkiler. Sağlam işçilik, ayakkabının sadece güzel görünmesini değil, yıllarca formunu korumasını sağlar.

Stil Meselesi Aslında Denge Meselesidir

Şık görünmek çoğu zaman pahalı giyinmekle karıştırılır. Oysa stilin temelinde denge vardır. Çok dikkat çeken bir ayakkabı bazen tüm kombini gereksiz şekilde ön plana çıkarırken, sade ama kaliteli bir model bütün görünümü dengeler.

Bu nedenle gardıropta en kullanışlı parçalar genellikle minimal tasarımlardır. Hem klasik hem günlük kombinlere uyum sağlayabilen ayakkabılar, farklı ortamlarda kullanılabildiği için daha işlevsel olur. Farklı tarz seçeneklerini karşılaştırmak isteyenler, sade tasarım ve deri işçiliğiyle öne çıkan erkek ayakkabı modellerine göz atarak stiline uygun alternatifleri değerlendirebilir.

Ayakkabı Seçimi Aslında Bir Alışkanlık Meselesi

Çoğu kişi ayakkabıyı ihtiyaç olduğunda satın alır. Ancak stil sahibi insanların ortak özelliği ayakkabıyı ihtiyaç değil yatırım olarak görmeleridir. Çünkü doğru model seçildiğinde ayakkabı yalnızca bir aksesuar değil, kişinin tarzını tamamlayan temel parçaya dönüşür.

İyi seçilmiş bir ayakkabı:

  • daha uzun süre kullanılır
  • daha az deformasyon gösterir
  • kombin yapmayı kolaylaştırır
  • dış görünümü daha dengeli gösterir

Ayakkabı, görünüşte küçük ama etkisi büyük bir detaydır. Doğru model seçildiğinde sadece kıyafeti değil, duruşu da değiştirir. Bu yüzden seçim yaparken hızlı karar vermek yerine malzeme, yapı ve kullanım alışkanlıklarını birlikte değerlendirmek her zaman daha iyi sonuç verir.

 

Elçin Sangu Hakkında Şok Dolandırıcılık İddiası: “Paramın Üstüne Yattı!”

Ünlü oyuncu Elçin Sangu, Beykoz’daki lüks villasının tadilat işlerini yürüten usta Hakan Balı tarafından mahkemeye verildi. Yedi ay boyunca villada mesai harcadığını belirten Balı, emeğinin karşılığını alamadığını iddia ederek sert açıklamalarda bulundu.

Elçin Sangu Hakkında Şok Dolandırıcılık İddiası: "Paramın Üstüne Yattı!"
Elçin Sangu Hakkında Şok Dolandırıcılık İddiası: “Paramın Üstüne Yattı!”

92 Bin Liralık Alacak Krizi

Tadilat ustası Hakan Balı, toplamda 92 bin liralık alacağının ödenmediğini ve bu durumun kendisini büyük bir mağduriyete sürüklediğini öne sürdü. Ödeme yapılmadığı gerekçesiyle yargı sürecini başlatan Balı, hakkını arayacağını duyurdu.

“Oğlumla Ortada Kaldım”

Yaşadığı kişisel zorlukları dile getiren Balı, durumun kendisi için hayati bir boyuta ulaştığını ifade etti. Balı’nın, “Karım öldü, oğlum down sendromlu. Oğlumu bırakıp çalışmaya gidemiyorum. Elçin Sangu paramın üstüne yattı, vermiyor, beni dolandırdı!” şeklindeki ifadeleri magazin gündemine bomba gibi düştü.

Gözler Elçin Sangu’ya Çevrildi

Yedi aylık çalışma sürecinin ardından yaşanan bu ödeme krizi hakkında ünlü oyuncu cephesinden henüz resmi bir açıklama gelmedi. Mahkemeye taşınan davanın nasıl sonuçlanacağı merakla bekleniyor.

Mehmet Ali Erbil Yine Yalnız Kaldı Gülseren Ceylan İle Boşanıyorlar

Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil ve kendisinden 40 yaş küçük eşi Gülseren Ceylan, evliliklerini sonlandırmak üzere mahkemenin yolunu tuttu. İlişkilerinin başından bu yana aradaki yaş farkı ve yaşadıkları tartışmalarla sık sık gündeme gelen ikili, bu kez kararlarının kesin olduğunu belirtti.

Anlaşmalı Boşanma Yolundalar

Edinilen bilgilere göre çift, uzun süredir devam eden fikir ayrılıklarını aşamadı. Bir süre önce evlerini ayıran ikilinin, boşanma davası için avukatlarına talimat verdiği öğrenildi. Tarafların süreci yıpranmadan tamamlamak adına “anlaşmalı boşanma” protokolü üzerinde uzlaştığı iddia ediliyor.

Gülseren Ceylan’dan İlk Sinyaller

Sosyal medya hesaplarını aktif kullanan Gülseren Ceylan’ın, Mehmet Ali Erbil ile olan fotoğraflarını kaldırması ve paylaşımlarında “yeni bir başlangıç” vurgusu yapması, ayrılık dedikodularını doğrular nitelikteydi. Yakın çevresinden sızan bilgilere göre Ceylan, bu süreçte kendi yoluna odaklanmak istiyor.

Gülseren Ceylan Kimdir?

Gülseren Ceylan, 1997 doğumlu olup aslen Gazianteplidir ancak uzun yıllar Almanya’da yaşamıştır. Eğitimini hemşirelik üzerine tamamlayan Ceylan, Mehmet Ali Erbil ile olan ilişkisiyle Türkiye’de tanınmaya başlamıştır. Aralarındaki 40 yaş farkı nedeniyle sıkça eleştirilerin odağı olan Ceylan, bu süreçte yaptığı iddialı açıklamalarla magazin gündeminde yer edinmiştir.

Magazin Haberi: Aşk mı Reklam mı? Gülseren Ceylan’ın Bitmeyen Serüveni

Magazin dünyasının “ayrılmaz” denilen ama sürekli ayrılıp barışan çifti Mehmet Ali Erbil ve Gülseren Ceylan yine manşetlerde. Almanya’daki sakin hayatını bırakıp İstanbul’un ışıltılı dünyasına adım atan Ceylan, ünlü şovmenle olan evlilik hazırlıkları ve ardından gelen ani ayrılık kararlarıyla takipçilerini şaşırtmaya devam ediyor.

Son dönemde sosyal medya üzerinden yaptığı cesur paylaşımlarla dikkat çeken genç hemşire, Erbil’e olan bağlılığını her fırsatta dile getirse de çiftin arasındaki krizler bitmek bilmiyor. Kimi kesim bu ilişkiyi “gerçek aşk” olarak tanımlarken, kimi kesim ise bu durumu bir popülerlik stratejisi olarak görüyor. Her ne olursa olsun, Gülseren Ceylan artık sadece “bir sevgili” değil, kendi kitlesi olan bir sosyal medya figürüne dönüşmüş durumda.

Hemşirelikten Sosyal Medya Fenomenliğine: Yeni Bir Kariyer mi Doğuyor?

Almanya’da hemşirelik eğitimi alarak profesyonel hayata atılan Gülseren Ceylan, Türkiye’ye gelişiyle birlikte kariyer rotasını tamamen değiştirdi. Sağlık sektöründeki disiplinli geçmişini, magazin dünyasının dinamikleriyle harmanlayan genç isim, sadece özel hayatıyla değil, stili ve paylaşımlarıyla da kendine has bir takipçi kitlesi oluşturmayı başardı. Görünen o ki Ceylan, önümüzdeki dönemde sadece bir “partner” olarak değil, kendi projeleriyle de adından söz ettirmeye kararlı.

Esra Ezmeci Estetikleri ve Hakkında Bilinmeyen Tüm Sırlar

0

Sosyal medyada takipçilerinden gelen “akıllara zarar” itirafları yorumlamasıyla ve yazdığı kitaplarla adından söz ettiren Esra Ezmeci, son dönemde yaşadığı görsel değişimle magazin haberleri gündemine oturdu. Takipçilerinin her sorusuna açık yüreklilikle cevap veren Ezmeci, konu kendi güzelliği ve geçirdiği operasyonlar olunca da meraklı gözlerin hedefi haline geldi.

İşte ünlü psikolog hakkında en çok aratılan sorular ve çarpıcı cevapları!

Esra Ezmeci Estetik Yaptırdı mı?

Ekranlara ilk çıktığı günden bu yana çehresi tamamen değişen ünlü isim hakkında en çok sorulan soru kuşkusuz bu: Esra Ezmeci estetik yaptırdı mı? Ezmeci, bu konudaki sorulara her zaman çok net cevaplar verdi. Yüzündeki değişimin sadece yaş almakla ilgili olmadığını, burun estetiği yaptırdığını ve yüzüne bazı medikal dokunuşlar kondurduğunu itiraf etti. Özellikle dudak dolgusu ve jawline (çene hattı) uygulamaları, Ezmeci’nin o keskin ve karakteristik yüz hatlarının sırrı olarak biliniyor.

Esra Ezmeci Doktor mu?

Sık sık beyaz önlüğüyle ya da klinik ortamında görüntülenmesi, izleyicilerin kafasında bir soru işareti yarattı: Esra Ezmeci doktor mu? Hayır, Esra Ezmeci tıp doktoru (Psikiyatrist) değildir. Kendisi bir Uzman Klinik Psikologdur. Haliç Üniversitesi Psikoloji bölümünü birincilikle bitirmiş, ardından Klinik Psikoloji üzerine yüksek lisansını tamamlamıştır. Yani reçete yazan bir tıp doktoru değil, terapi ve danışmanlık hizmeti veren bir psikologdur.

Esra Ezmeci Estetikleri - Magazin Haberleri

Esra Ezmeci’nin Hastalığı Nedir?

Geçtiğimiz dönemlerde sağlığıyla ilgili bazı endişe verici haberler çıkan ünlü isimle ilgili hayranları merak içinde: Esra Ezmeci’nin hastalığı nedir? Esra Ezmeci, geçmişte ciddi bir yüz felci geçirdiğini ve bu sürecin kendisi için çok zorlayıcı olduğunu açıklamıştı. Yüzündeki bazı değişimlerin ve estetik müdahalelerin bir kısmının, bu felç sonrası oluşan asimetriyi düzeltmek amacıyla yapıldığı da konuşulan iddialar arasında.

Esra Ezmeci Estetikleri

Esra Ezmeci, yıllar içerisindeki dikkat çekici değişimiyle sık sık magazin gündemine gelirken, bu dönüşümün temelinde burun estetiği (rinoplasti) ve çeşitli medikal dokunuşların yattığını açık yüreklilikle dile getiriyor. Geçmişte yaşadığı yüz felcinin ardından oluşan asimetriyi gidermek ve daha estetik bir görünüme kavuşmak adına dudak dolgusu, jawline (çene hattı) belirginleştirme ve botoks gibi uygulamalardan faydalanan ünlü psikolog, değişimin sadece bıçak altına yatmakla değil, doğru bakım ve ufak dokunuşlarla sağlandığını savunuyor. Eski fotoğraflarıyla kıyaslandığında bambaşka bir çehreye bürünen Ezmeci, bu süreci “kendini daha iyi hissetme yolculuğu” olarak tanımlayarak estetik konusundaki tabuları yıkmaya devam ediyor.

BLOK3, Kendi Filmini mi Yazıyor?

0

Türk rap müziğinin “Lafını esirgemeyen” ismi BLOK3, Kral Müzik YouTube kanalında gazeteci Serhat Tekin’e verdiği röportajla magazin dünyasına bomba gibi düştü! Sadece hit şarkılarıyla değil, artık beyazperdede boy göstermeye hazırlanan ünlü rapçi, oyunculuk dünyasına yeşil ışık yaktı. Magazin haberleri gündemini sarsan açıklamalarda BLOK3, sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda bir senarist olarak karşımıza çıkmaya hazırlanıyor!

İşte BLOK3’ün “Haklının acelesi yok” dediği, olay yaratacak o açıklamaların perde arkası:

1.5 Yıldır Yazıyor: “Başrolde Ben Varım!”

Son klibi “Kusura Bakma”daki performansıyla dikkatleri üzerine çeken BLOK3, oyunculuk tekliflerinin havada uçuştuğunu müjdeledi. Ancak o, başkasının yazdığı bir hikayeden ziyade kendi dünyasını anlatmaya kararlı!

“Yaklaşık 1.5 senedir kendi filmimi yazıyorum. Bu projeyi ya film ya da dizi olarak yapacağım. Bu yıl içinde kesinlikle gerçekleşecek. Film beni anlatacak ve başrolde ben varım!”

Sektöre iddialı bir giriş yapacağının sinyallerini veren ünlü rapçi, planlarını çok önceden kurduğunu belirterek hayranlarını heyecanlandırdı.

“Hakkımda Çıkan Her Şey Yalan!”

Sık sık magazin haberleri manşetlerinde yer alan BLOK3, hakkında çıkan iddialara da ilk kez bu kadar net cevap verdi. Her gün kendiyle ilgili yeni bir haber öğrendiğini belirten sanatçı, “Röportajlarım haricinde çıkan her şey yalan ama düzeltmekle uğraşmam. Haklının acelesi yok ki!” diyerek özgüvenli duruşunu sergiledi.

BLOK3, Kendi Filmini mi Yazıyor? - Magazin Haberleri

Şöhret ve İlişkiler: “Beni BLOK3 Olduğum İçin Sevmeleri Neden Zoruma Gitsin?”

İlişkilerinde karşı tarafın kendisine mi yoksa şöhretine mi geldiği konusundaki “paranoyaları” olup olmadığı sorulduğunda ise herkesi şaşırtan bir mantık yürüttü. Çoğu ünlünün aksine bu durumu bir sorun olarak görmediğini belirten BLOK3; “Birinin beni Blok3 olduğum için sevmesi neden zoruma gitsin ki?” diyerek dürüstlüğüyle dikkat çekti.

Linç Kültürüne Meydan Okudu: “Doğru Kişilere İğne Batırmışım!”

Sürekli haber olmasıyla ilgili asla sıkılmadığını, aksine buna şükrettiğini söyleyen ünlü rapçi, linç edilmekten beslendiğini şu sözlerle ifade etti:

“Demek o kadar doğru kişilere iğne batırmışsın ki seni bir türlü salmıyorlar diyorum kendime. Herkes beni linçliyor ama konserlerimiz Avrupa’da ve ülkemde kapalı gişe geçiyor!”

Demet Akalın’ın Parmağındaki “Servet” Değerindeki Yüzük!

Pop müziğin kraliçesi Demet Akalın, kızı Hira ile birlikte çıktığı Dubai tatilinde tüm bakışları üzerine çekti. Ancak bu kez ne Burj Khalifa’nın ışıkları ne de Dubai’nin meşhur güneşi ön plandaydı; sosyal medyanın tek gündemi Akalın’ın parmağındaki servet değerindeki dev tektaş yüzük oldu.

Demet Akalın’ın Parmağındaki "Servet" Değerindeki Yüzük!
Demet Akalın’ın Parmağındaki “Servet” Değerindeki Yüzük!

Güneş Bile Yanında Sönük Kaldı!

Dubai’nin yakıcı sıcağında şezlong keyfi yapan ünlü sanatçı, paylaştığı selfie ile takipçilerine seslendi. Teninin kızarıklığına dikkat çekmek isteyen Akalın, fotoğrafına “Istakoz gibi oldum ya” notunu düştü. Fakat takipçilerinin gözü ne kızaran tende ne de arkadaki lüks manzaradaydı. Fotoğrafın tam merkezinde parıldayan devasa büyüklükteki tektaş yüzük, kelimenin tam anlamıyla “güneşi gölgede bıraktı”.

Ünlü şarkıcı Demet Akalın, kızı Hira ve ailesiyle çıktığı Dubai tatilinden paylaştığı karelerle sosyal medyayı salladı! Havuz başında güneşlendiği anları takipçileriyle paylaşan Akalın’ın, güneşten korunmak için elini siper ettiği fotoğrafta asıl dikkat çeken detay parmağındaki devasa tektaş yüzüğü oldu.

Takipçilerinin ‘Güneşten daha çok parlıyor’ ve ‘Yüzüğün ışıltısından önümüzü göremiyoruz’ yorumları yaptığı o meşhur yüzüğün değerinin yaklaşık 3 milyon TL olduğu iddia ediliyor.

Sosyal Medya Yüzüğü Konuşuyor: “Hangi Galaksiden?”

Kısa sürede binlerce beğeni ve yorum alan paylaşımın altında tek bir konu vardı: Akalın’ın parmağındaki mücevherin ihtişamı. Takipçilerinden gelen; “Yüzükten güneş görünmüyor”, “O bir yüzük değil, başlı başına bir yatırım aracı”, “Demet Hanım, Dubai’nin ışıklandırmasını siz mi yapıyorsunuz?” gibi esprili ve hayranlık dolu yorumlar, yüzüğün tatilin önüne geçtiğini kanıtladı.

Lüksün Başkentinde Bir Mücevher Şovu

Dubai’nin en prestijli bölgesi Emaar’da konaklayan ve şehrin lüks yaşamına her zamanki gibi uyum sağlayan Demet Akalın, mücevher tutkusunu bir kez daha en iddialı şekilde sergiledi. Burj Khalifa önündeki lazer gösterilerinden daha fazla parlayan tektaşıyla Akalın, magazin gündeminin zirvesine “taş gibi” bir giriş yaptı.

Magazin Dünyasında Şok Etkisi: İbrahim Tatlıses Nasıl Dolandırıldı?

Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamalarla magazin gündemine bomba gibi düştü. İzmir’deki evinin kapılarını ilk kez açan İmparator, özel hayatına ve maddi kayıplarına dair çarpıcı itiraflarda bulundu.

İbrahim Tatlıses’e 4 Milyon Dolarlık Büyük Vurgun

İstanbul’dan ayrılarak İzmir’e yerleşme sürecini anlatan Tatlıses, burada yaklaşık 4 milyon dolar dolandırıldığını açıkladı. Yaşadığı büyük maddi kaybın ardından artık çok daha temkinli hareket ettiğini belirten sanatçı, maruz kaldığı vefasızlıklara sitem etti. “Bende para bitmez, sadece azalır” diyerek güçlü duruşunu sergileyen Tatlıses, dolandırıcılık olayıyla ilgili “Merhametliyim ama vicdanım da bazı şeylere elvermiyor” ifadelerini kullandı.

İbrahim Tatlıses, İzmir’deki evinde yaptığı özel açıklamalarla 4 milyon dolar dolandırıldığını duyurdu. Oğlu Ahmet Tatlı ve kızı Dilan Çıtak hakkındaki sert eleştirileriyle dikkat çeken Tatlıses’in, miras ve ihanet üzerine kurduğu çarpıcı cümlelerin detayları haberimizde.

Aile İçinde İpler Gerildi

Açıklamalarında sadece maddi kayıplarına değil, ailevi sorunlarına da değinen usta sanatçı, çocuklarına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Oğlu Ahmet Tatlı’nın kendisine ait daireleri satıp kardeşlerine pay vermediğini iddia eden Tatlıses, kızı Dilan Çıtak hakkında da çarpıcı bir çıkış yaptı. Kızının sadece başı sıkıştığında kendisini hatırladığını belirten sanatçı, “Başı sıkışınca İbrahim Tatlıses’in kızıyım diyor, sıkışmayınca tanımıyorum diyor” sözleriyle kırgınlığını dile getirdi.

Akraba Sitemi: Akrep Bile Etmezmiş

Yaşadığı süreçleri “Akrabanın akrabaya ettiğini akrep bile etmezmiş” sözüyle özetleyen İbrahim Tatlıses, en yakınları tarafından hayal kırıklığına uğratıldığını vurguladı. Vasiyetiyle ilgili daha önce yaptığı “Biri erkek biri dişi” açıklamalarının arkasında olduğunu belirterek, çocuklarına olan tepkisinin devam ettiğini ve kararından dönmeyeceğini net bir dille ifade etti.

Geçmişteki Davalar Yeniden Gündemde

Tatlıses’in bu son açıklamaları, geçmişte şirket çalışanları tarafından dolandırıldığına dair açılan davaları da tekrar akıllara getirdi. Hatırlanacağı üzere daha önce de sanatçının şirketinde çalışan bazı isimlerin, hesaplarda usulsüzlük yaparak sanatçıyı milyonlarca lira zarara uğrattığı iddia edilmiş ve konu yargıya taşınmıştı. İmparator’un son açıklamaları, dolandırıcılık zincirine yeni ve çok daha büyük bir halkanın eklendiğini gösteriyor.

Özge Ulusoy’un Başına Podyumda Gelmeyen Kalmadı

0

İstanbul’da gerçekleştirilen Open Stage Fashion Week, moda tutkunlarına görsel bir şölen sunarken gecenin en çok konuşulan ismi Özge Ulusoy oldu. Ancak bu sefer mankenin adı şıklığıyla değil, podyumda birbiri ardına yaşadığı kazalarla gündem oldu.

Ayakkabısı Ayağından Çıktı

Open Stage Fashion Week’in ikinci defilesinde aralarında Demet Şener, Ece Gürsel ve Wilma Elles’in de bulunduğu 30 mankenle birlikte podyuma çıkan Özge Ulusoy, yürüyüşü sırasında beklenmedik bir aksilikle karşılaştı. Podyumda şıklığıyla dikkat çeken Ulusoy’un yürüyüşü sırasında ayakkabısı ayağından çıktı; düşme tehlikesi geçirerek herkesi korkuttu. Aynı senaryo kısa süre sonra bir kez daha yaşandı ve Ulusoy üst üste iki kez podyumda zor anlar geçirdi.

 

Soğukkanlılığını Korudu

Anlık denge kaybı yaşayan ve yere kapaklanma tehlikesiyle karşı karşıya kalan manken, saniyeler içinde durumu toparlayıp yürüyüşüne devam etti. Profesyonelliği sayesinde durumu saniyeler içinde toparladı; izleyenleri kısa süreli panik yaşatan o anlar ise sosyal medyada da konuşulur oldu.

Tecrübeli manken, sahnedeki soğukkanlılığıyla da dikkat çekti. Durumu toparladıktan sonra derin bir nefes alan Ulusoy, profesyonel duruşunu koruyarak yürüyüşüne devam etti. Moda dünyasında bu tür talihsiz anlarda verilen tepkinin mankenlerin sahne hakimiyetini ortaya koyduğu, Ulusoy’un da bunu bir kez daha kanıtladığı ifade edildi.

Evlilik Sorusuna Sürpriz Yanıt

Defile sonrasında gündemin bir başka maddesi ise Ulusoy’un özel hayatına dair açıklaması oldu. Evlilik konusundaki soruya manken, “Evlilik gerçekleşirse bu durum benim için bile sürpriz olur” yanıtını verdi.