Ana Sayfa Blog Sayfa 2

Serenay Sarıkaya ve Zeynep Tuğçe Bayat Aynı Projede

0
Popüler dijital dizideki başarılı uyumlarıyla dikkat çeken Serenay Sarıkaya ve Zeynep Tuğçe Bayat, bu kez sinema perdesi için bir araya geliyor. Gazeteci Birsen Altuntaş’ın kulis bilgisine göre iki ünlü isim, yönetmen Doğuş Algün imzalı bağımsız sinema filmi “Sevdiğim İnsanlar” projesinin kadrosuna dahil oldu.

“Kimler Geldi Kimler Geçti” Ekibi Sinema Filminde Buluşuyor

Üç sezon boyunca dijital platformda izleyiciyle buluşan popüler yapımda birlikte kamera karşısına geçen Sarıkaya ve Bayat, yeni projeyle sinema setlerine taşınıyor. Bağımsız sinema dünyasının dikkat çeken isimlerinden Doğuş Algün’ün yöneteceği filmde, iki oyuncu yine kilit roller üstlenecek.

Kadroda Usta İsimler ve Dikkat Çeken Karakterler

Filmde Serenay Sarıkaya “Azra” karakterine hayat verirken, Zeynep Tuğçe Bayat ise onun yakın arkadaşı “Sibel” rolüyle izleyici karşısına çıkacak. Ödüllü yapımın kadrosunu güçlendiren bir diğer isim ise usta oyuncu Menderes Samancılar oldu. Samancılar, filmde Azra’nın babasını canlandıracak.

Ege Kasabasında Geçmişle Yüzleşme Hikayesi

“Sevdiğim İnsanlar” filmi, kendisinden yaşça büyük olan Boris isimli bir adamla evli olan Azra’nın hikayesine odaklanıyor. Yaşadığı hayattan uzaklaşarak Ege’deki doğup büyüdüğü kasabaya geri dönen Azra, burada hem kökleri hem de geçmişiyle yüzleşecek.

Çekimler Kasım Ayında Başlıyor

Ön hazırlık süreci hızla devam eden filmin çekimleri için sonbahar ayları hedefleniyor. Kasım ayında Ege bölgesinde sete çıkması planlanan bağımsız yapımın, çekimler tamamlandıktan sonra uluslararası film festivallerinde yarışması ve dünya prömiyerini prestijli organizasyonlarda yapması amaçlanıyor.

Mahmut Orhan’dan Ezber Bozan İkram

0
Dünyaca ünlü Türk DJ ve prodüktör Mahmut Orhan, dev konser sahnelerinde sergilediği alışılmışın dışındaki performanslarına bir yenisini daha ekledi. İstanbul’daki canlı performansı sırasında kabin başından hayranlarına tencereyle yaprak sarması ve kısır ikram eden ünlü sanatçı, müzik dünyasında eşine az rastlanır eğlenceli anlara imza attı.

Kabinden Geleneksel Lezzet Sürprizi

Uluslararası arenalarda on binlerce kişiyi coşturan Mahmut Orhan, İstanbul’daki etkinliğinde müzikseverleri sadece ritimleriyle değil, geleneksel Türk mutfağıyla da buluşturdu. Performansın en coşkulu anlarında sahneye getirilen koca bir tencere dolusu sarmayı kendi elleriyle ön sıralardaki hayranlarına dağıtan ünlü DJ, dinleyicilerine büyük bir şaşkınlık yaşattı.

Önce Memleket Köyü, Sonra Dev İstanbul Sahnesi

Ünlü sanatçının bu sempatik ikram hamlesi aslında bir ilk değil. Mahmut Orhan, geçtiğimiz günlerde bayram tatili vesilesiyle gittiği anne memleketi Balıkesir’in Kürse Köyü’nde hiçbir reklam yapmadan köy meydanına milyonluk ses sistemini kurmuştu. Orada teyzelerden gençlere kadar tüm köy halkını coşturup yine sarma ikramında bulunan Orhan, bu samimi konsepti ayağının tozuyla İstanbul’daki dev sahnesine de taşıyarak ezberleri bozmuş oldu.

Sosyal Medyada Paylaşım Rekorları Kırdı

Konsere katılan müzikseverlerin şaşkınlık ve neşe içinde cep telefonlarıyla kaydettiği o anlar, kısa sürede sosyal medyada viral oldu. Kullanıcılar, dünyaca ünlü bir sanatçının bu derece samimi, mütevazı ve esprili bir performans sergilemesini “kültürel sentezin en lezzetli hali” ve “vefa dolu bir samimiyet” olarak yorumlayarak takdir topladı.

“Daha 17” Ekranları Salladı

0
Kanal D’nin televizyon dünyasına hızlı ve iddialı bir giriş yapan yeni gençlik ve dram dizisi “Daha 17”, henüz ikinci bölümüyle pazar akşamı ekranlarında adeta bir fırtına kopardı. İzleyicilerden tam not alan yapım, güçlü rakiplerini geride bırakarak günü iki ayrı reyting kategorisinde zirvede tamamladı.

Zirve Koşusu: Total ve ABC1 Gruplarında Bir numara

Yayınlandığı ilk günden beri dijitalde izlenme rekorları kıran ve başrollerini Çağan Efe Ak ile Ceren Ayruk gibi başarılı genç yeteneklerin paylaştığı dizi, televizyon ekranındaki yerini de sağlamlaştırdı. Açıklanan son verilere göre “Daha 17”, Total grubunda 5,74 ve ABC1 grubunda 5,13 reyting oranlarına ulaşarak pazar gününün en çok izlenen yapımı unvanını kazandı.

Eğitimli İzleyici Kitlesinde de Büyük Başarı

Dizinin başarısı sadece geniş kitlelerle sınırlı kalmadı. Reklam verenlerin en çok önem verdiği hedef kitlelerin başında gelen AB grubunda da 4,03 gibi oldukça yüksek bir reyting oranı yakalayan yapım, bu kategoriyi de kıl payı farkla ikinci sırada tamamlayarak pazar akşamının en prestijli işlerinden biri olduğunu kanıtladı.

Bodrum’dan Yükselen Kardeşlik Öyküsü Seyirciyi Yakaladı

Yapımcılığını Yaşar İrvül ve Efe İrvül’ün üstlendiği, Bodrum’un büyüleyici atmosferinde çekilen dizi; yurtlarda büyüyen 17 yaşındaki Aras’ın, yıllardır öldü zannettiği kardeşini bulmak için çıktığı gizem ve tehlike dolu yolculuğu anlatıyor. Gerçekçi gençlik kaosu, sınıf çatışmaları ve dokunaklı dramatik örgüsüyle “Daha 17”, önümüzdeki haftalarda da pazar günlerinin en güçlü lider adayı olacağını şimdiden ilan etti.

Helin Kandemir’den Ezber Bozan Set İtirafı

0
Genç kuşağın en başarılı oyuncuları arasında gösterilen Helin Kandemir, oyunculuk sektörüne ve set arkasındaki emeğe dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yaşına rağmen sergilediği olgun tavırla takdir toplayan Kandemir, mesleğine olan yaklaşımını ve hissettiği büyük sorumluluk bilincini samimi sözlerle paylaştı.

“Ego Değil, Ekip Bilinci”

Set ortamındaki hiyerarşik algıyı ve “başrol” egosunu reddeden genç oyuncu, sinema ve dizi sektörünün bir ekip işi olduğunu vurguladı. Sete adım attığı andan itibaren bireysel bir dünyada yaşamadığını belirten Kandemir, “Çok sorumluluk hissediyorum. Ben sete geliyorum, ‘Ben dünyanın başrolünde değilim’ böyle bir şey yok. Hiçbirimiz değiliz” diyerek sektördeki tüm çalışanların eşit değerde olduğuna dikkat çekti.

“Eren Abi Mutlu Olsun Diye…”

İşini en iyi şekilde yapma motivasyonunun set arkasındaki emekçileri mutlu etmekten geçtiğini söyleyen Helin Kandemir, yönetmenine ve set ekibine olan vefasını şu sözlerle ifade etti: “Ben ezberimi düzgün yapıyorum ki, Eren abi mutlu olsun.” Kendi sorumluluklarını eksiksiz yerine getirerek setteki çalışma konforunu artırmayı hedeflediğini belirtti.

Ekmeğini Setten Kazanan Yüzlerce İnsan

Sektörün devasa bir istihdam alanı olduğunun bilincinde olan Kandemir, kamera arkasında görünmeyen büyük bir gücün varlığına değindi. İş disiplinini bu farkındalıkla kazandığını dile getiren başarılı oyuncu, “Bir sürü insan ekmek yiyor, bunu hissederek hareket etmekten kontrol kazandım” diyerek, setteki her bir çalışanın emeğine duyduğu derin saygıyı gözler önüne serdi.

Türkü Su Demirel Kimdir?

0
Türk televizyon dünyasının son dönemde en çok dikkat çeken, duru güzelliği ve yeteneğiyle adından söz ettiren genç yeteneklerinden biri olan Türkü Su Demirel, kariyer basamaklarını hızla tırmanmaya devam ediyor. Teknik bir eğitim olan mimarlık geçmişine rağmen rotasını tamamen sanata ve oyunculuğa çeviren başarılı aktris, televizyon ekranlarında canlandırdığı birbirinden farklı karakterlerle izleyicilerin hafızasında yer edinmeyi başardı.

Sinema Güzeli Yarışmasından Setlerin Başrolüne

Türkü Su Demirel, 3 Ağustos 1998 tarihinde İzmir’de dünyaya geldi. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Ege’nin dinamik atmosferinde geçiren oyuncunun ailesi aslen Iğdır kökenlidir. Akademik hayatına önem veren Demirel, İstanbul Kültür Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden başarıyla mezun oldu.
Ancak içindeki sahne tutkusuna profesyonel bir yön vermek isteyen genç mimar, katıldığı “Sinema Güzeli Yarışması”nda birinci seçilerek dikkatleri üzerine çekti. Bu birincilik, ona sinema ve dizi sektörünün kapılarını sonuna kadar açan ilk büyük adım oldu. 

Projeleriyle Ekranların Aranan Yüzü Haline Geldi

Kamera önü kariyerine hızlı ve iddialı yapımlarla başlayan Türkü Su Demirel, oyunculuk yeteneğini farklı rollerde kanıtladı. 1,74 metre boyunda ve Aslan burcu olan oyuncunun bugüne kadar yer aldığı öne çıkan projeler şunlardır: 
  • Muhteşem İkili (2018-2019): İlk ciddi televizyon deneyimini “Yasemin Adıgüzel” karakteriyle kazandı.
  • Maraşlı (2021): Büyük beğeni toplayan popüler dram ve aksiyon dizisinde “Behiye” rolüyle yer aldı.
  • Son Nefesime Kadar (2022): Nurgül Yeşilçay gibi usta isimlerin kadrosunda yer aldığı dizide “Saliha” karakterine hayat verdi.
  • Kader Oyunları (2023): Uzun soluklu günlük dizide “Bahar” karakteriyle başrolde yer alarak oyunculuk rüştünü ispatladı.
  • Yalı Çapkını (2024-2025): Rating rekorları kıran dizinin kadrosuna “Serpil Keskin” karakteriyle dahil olarak popülaritesini perçinledi. 

Yeni Sezonda Karadeniz Esintisi: Fatoş Maçari Karakteri

Güzel oyuncu, kariyerindeki bu yükselişi yeni sezonda da hız kesmeden sürdürüyor. Başrollerini Halit Özgür Sarı ve Özge Yağız’ın paylaştığı, O3 Medya imzalı iddialı yapım “Gözleri Karadeniz” dizisiyle el sıkışan Demirel, projede Fatoş Maçari karakterini canlandırıyor. Dizide usta oyuncu Mehmet Özgür’ün hayat verdiği Osman Maçari’nin kızı rolünü üstlenen oyuncu, babasına hayran, güçlü ve dik duruşlu Karadeniz kadını profiliyle izleyicilerden tam not alıyor. [1, 2]

Dua Lipa’nın 2026 Yılındaki Radikal ve Cesur Adımları

0
Grammy ödüllü Arnavut asıllı İngiliz pop yıldızı Dua Lipa, sadece müzik listelerindeki başarısıyla değil, küresel ölçekteki siyasi, hukuki ve insani duruşuyla da 2026 yılına damgasını vuruyor. Sanat dünyasındaki gücünü büyük markalara ve siyasi olaylara karşı bir duruş sergilemek için kullanan ünlü şarkıcı, son aylarda attığı radikal adımlarla küresel çapta büyük bir hayranlık ve tartışma dalgası başlattı.

Teknoloji Devine Karşı 15 Milyon Dolarlık Hukuk Savaşı

Dua Lipa’nın bu yıl attığı en dikkat çekici yasal adım, teknoloji devi Samsung’a karşı açtığı devasa dava oldu. Ünlü şarkıcının hukuk ekibi, şirketin televizyon kutularının ambalajlarında Dua Lipa’nın tescilli bir sahne arkası fotoğrafını izinsiz ve telifsiz olarak kullandığını tespit etti.

Hukuki sürecin arka planı ve detayları:

  • İmaj İhlali: Ambalajlarda yer alan görselin, tüketicilerde “Dua Lipa bu ürünü destekliyor” algısı yaratarak haksız kazanç sağladığı öne sürüldü.
  • Maddi Talep: Şarkıcı, markanın “uyarı ve durdurma” taleplerini defalarca görmezden geldiğini belirterek en az 15 milyon dolar tazminat talebiyle California Federal Mahkemesi’nde dava açtı.

İsrail Boykotu: Disney, HBO ve Coca-Cola’ya Ret

Siyasi ve insani konulardaki hassasiyetiyle tanınan Dua Lipa, Gazze’deki duruma yönelik net tavrını ticari anlaşmalarına da yansıttı. Sanatçı, İsrail’e destek verdikleri veya bağlantılı oldukları gerekçesiyle eğlence dünyasının devleri Disney ve HBO‘dan gelen çok karlı ortaklık tekliflerini elinin tersiyle itti.
Hatta sanatçı, dijital platformların politikalarına tepki olarak “Radical Optimism (Live from Mexico)” konser filmini bu platformlar yerine hayranları için tamamen ücretsiz olarak YouTube üzerinden yayınladı. Benzer şekilde, küresel içecek devi Coca-Cola ile yapılması planlanan küresel ortaklık teklifini de yine aynı gerekçelerle reddetti.

Sözleşme Fesihleri ve Epstein Çıkışı

Dua Lipa, sadece yeni teklifleri reddetmekle kalmadı, halihazırda yürürlükte olan ticari ilişkilerini de gözden geçirdi. Sanatçının, İsrail ile doğrudan veya dolaylı bağları olduğu tespit edilen 3 farklı şirketle olan milyon dolarlık sponsorluk ve reklam sözleşmelerini tek taraflı olarak feshettiği öğrenildi.
Öte yandan, toplumsal adalet konularında sesini yükseltmeye devam eden yıldız isim, küresel elitlerin karıştığı insan kaçakçılığı skandalının merkezindeki isim olan Jeffrey Epstein ve onun geçmişteki karanlık ağını alenen hedef alan sert açıklamalarda bulundu. Pop dünyasında bu tarz konulara doğrudan değinen nadir isimlerden biri olan Lipa, hayranlarından büyük takdir topladı.

Küresel İnsani Yardımlar ve Babasıyla Ortak Vakıf

Aktivist kimliğini somut yardımlarla taçlandıran Dua Lipa, savaş ve çatışma bölgelerindeki sivilleri unutmadı. Yıl içerisinde hem Filistin (Gazze) halkı hem de Ukrayna’daki savaş mağdurları için geniş çaplı küresel bağış kampanyaları düzenleyerek milyonlarca dolarlık insani yardım toplanmasına öncülük etti.
Bununla da yetinmeyen başarılı sanatçı, toplumsal faydayı kurumsallaştırmak adına babası Dukagjin Lipa ile birlikte yeni bir resmi hayır kurumu hayata geçirdi. Bu vakıf aracılığıyla başta mülteci çocukların eğitimi ve savaş mağduru ailelerin temel ihtiyaçları olmak üzere, dünya genelindeki kriz bölgelerine doğrudan lojistik ve finansal destek sağlanması hedefleniyor.

2026 Haziran Ayında Sezon Finali Yapacak Diziler

0
2026 Haziran ayı, televizyon ekranlarında tam anlamıyla bir “Sezon Finali” rüzgarı estiriyor. Kanalların bütçe planlamaları ve yeni sezon hazırlıkları doğrultusunda, ekranların en çok izlenen 10 yerli yapımı bu ay içinde kısa bir ara vermeye hazırlanıyor.
İşte Haziran 2026’da sezon finali yapacak dizilerin yayın günleri, kanalları ve detaylı takvimi:

1 Haziran Pazartesi

  • Uzak Şehir (Kanal D): Kanal D’nin bu sezon büyük ilgi gören iddialı draması, Haziran ayının hemen başında ekran macerasına kısa bir ara vererek yeni sezon onayını kaptı.

2 Haziran Salı

  • Mehmed: Fetihler Sultanı (TRT 1): TRT 1’in dev bütçeli tarihi yapımı, Salı akşamı yayınlanacak görkemli bölümüyle ekranlara ara veriyor. Dizi, Eylül ayında 4. sezonuyla geri dönecek.
  • A.B.İ. (atv): atv’nin beğeniyle takip edilen dizisi Abi, Salı akşamı güçlü bir bölümle sezonu kapatıyor. Yapım, yeni yayın döneminde de atv ekranlarında kalmaya devam edecek.

4 Haziran Perşembe

  • Sevdiğim Sensin (Star TV): Ay Yapım imzalı, başrollerini Aytaç Şaşmaz ve Helin Kandemir’in paylaştığı dram dizisi, bayram arasının ardından 15. bölümüyle ekranlara kısa bir ara veriyor.

5 Haziran Cuma

  • Arka Sokaklar (Kanal D): Türk televizyon tarihinin en uzun soluklu fenomen yapımı, Cuma akşamı heyecan dolu bir sezon finaliyle tatile çıkıyor. Yeni sezondaki durumu ise kanalın ekonomik şartlarına göre şekillenecek.
  • Taşacak Bu Deniz (TRT 1): TRT 1’in Karadeniz temalı ekşi sözlük reyting rekortmeni draması, Cuma akşamı yayınlanacak bölümüyle sezonu noktalıyor. Yapım, önümüzdeki Eylül ayında 2. sezonuyla devam edecek.

6 Haziran Cumartesi

  • Gönül Dağı (TRT 1): Cumartesi akşamlarının vazgeçilmezi olan samimi Anadolu hikayesi, bu hafta sezon finali yapıyor. Ekranların en istikrarlı yapımı, Eylül ayında 7. sezonuyla izleyici karşısına çıkacak.

7 Haziran Pazar

  • Teşkilat (TRT 1): Aksiyon ve istihbarat odaklı sevilen dizi, Pazar günü nefes kesen bir bölümle sezonu kapatıyor. TRT’nin yüzünü güldüren yapım, Eylül’de 7. sezonuyla macerasına kaldığı yerden devam edecek.

11 Haziran Perşembe

  • Halef: Köklerin Çağrısı (NOW): Başrollerini İlhan Şen ve Aybüke Pusat’ın paylaştığı NOW TV‘nin Urfa odaklı iddialı töre ve aşk dizisi, Perşembe akşamı yapacağı sezon finaliyle ekranlara kısa bir ara veriyor.

13 Haziran Cumartesi

  • Güller ve Günahlar (Kanal D): NGM imzalı, başrollerinde Serhat ve Zeynep karakterlerinin fırtınalı aşkını işleyen drama, Cumartesi akşamı 32. bölümüyle sezonu noktalıyor. Kanal D’nin sevilen yapımı, 2026-2027 yeni yayın döneminde de devam edecek.

“İkimizin Yerine” Yeniden Vizyonda!

Türk sinemasında derin izler bırakan, Serenay Sarıkaya ve Nejat İşler’in unutulmaz kimyasıyla hafızalara kazınan “İkimizin Yerine” filmi, sinemaseverlere büyük bir sürpriz yaptı. İlk kez 2016 yılında izleyiciyle buluşan ve vizyonda kaldığı dönemde milyonları gözyaşına boğan başarılı yapım, 10. yılına özel olarak yeniden sinema salonlarındaki yerini aldı [Başka Sinema]. Zamana meydan okuyan bu sarsıcı aşk hikayesini dijital ekranlar yerine sinemanın o büyüleyici atmosferinde dev ekranda deneyimlemek isteyenler için kaçırılmayacak bir nostalji fırsatı başladı.

Taşranın Puslu Atmosferinde Bir Uyanış Hikayesi

Yönetmen Umur Turagay’ın şiirsel sinematografisi ve Pınar Bulut’un kalbe dokunan güçlü senaryosuyla şekillenen film, küçük bir kasabanın monotonluğuna sıkışmış genç bir kadının büyüme sancılarını merkezine alıyor. Ailesinin kendisi için çizdiği sınırların dışına çıkmak isteyen Çiçek’in hayatı, kasabaya ayak basan gizemli edebiyat öğretmeni Doğan ile tamamen altüst oluyor. Keşfedilmemiş duyguların, geçmişten gelen büyük sırların ve imkansızlığın gölgesinde yeşeren bu aşk, izleyiciyi sadece romantik bir yolculuğa değil, bir ailenin köklü yüzleşmesine de ortak ediyor.

Gişe Rekorlarından 10. Yıl Gururuna

Vizyona girdiği dönemde ilk hafta sonunda 332 binden fazla sinemaseveri salonlara çekerek büyük bir başarıya imza atan yapım, kısa sürede 1 milyon izleyici barajını aşarak döneminin en çok konuşulan aşk filmi olmuştu [TAFF Pictures]. Zerrin Tekindor ve İştar Gökseven gibi usta isimlerin oyunculuklarıyla taçlanan film, aradan geçen 10 yıla rağmen tazeliğini koruyan nadir yapımlardan biri olarak kabul ediliyor. Bu özel yeniden gösterim, filmi dönemin şartlarında sinemada izleyememiş yeni nesil sinemaseverler ile o yoğun duyguyu tekrar yaşamak isteyen sadık hayranları aynı salonda buluşturuyor.

Sinemada Geçmişe Yolculuk Akımı Başladı

Son dönemde sinema salonlarında yükselen “kült yapımları yeniden vizyona taşıma” trendinin en güzel yerli örneklerinden biri olan “İkimizin Yerine”, Biletinial ve Paribu Cineverse gibi platformlar üzerinden bilet satışına açıldı. Aynı hafta dünya sinemasından Jennifer Lawrence başrollü “Açlık Oyunları 2: Ateşi Yakalamak” gibi dev yapımların da nostalji kuşağında vizyona girmesiyle birlikte, bu hafta sonu sinema salonları tam anlamıyla bir geçmişe yolculuk sahnesine dönüşüyor.

Çağatay Ulusoy’un Radikal Değişimi Tartışma Yarattı

0
Türk dizi ve sinema sektörünün en popüler yüzlerinden biri olan Çağatay Ulusoy, kameralardan uzak kaldığı dönemlerin ardından sergilediği şaşırtıcı fiziksel değişimle bir kez daha magazin basınının odağı haline geldi. Son projesinin ardından objektiflere yansıyan yeni görüntüsüyle eski fit halinden oldukça uzak bir profil çizen ünlü aktörün aldığı kilolar, sosyal medyada en çok konuşulan konular arasına girdi. Yakışıklılığıyla hafızalara kazınan oyuncunun bu son hali, takipçileri arasında büyük bir şaşkınlık dalgası yarattı.

Set Arkası Karesi Fırtınalar Kopardı

Her şey, ünlü oyuncunun meslektaşlarıyla bir araya geldiği samimi bir set arkası fotoğrafının internete sızmasıyla başladı. Kısa sürede hızla yayılan karede, Ulusoy’un yüz hatlarının oldukça dolgunlaştığı ve eski kaslı yapısının yerini tamamen kilolu bir görünüme bıraktığı fark edildi.
Bu çarpıcı değişim dijital dünyada büyük bir fikir ayrılığına yol açtı:
  • Açı Kurbanı mı? Bir grup sosyal medya kullanıcısı, fotoğrafın kötü bir ışıkla çekildiğini ve tamamen açı yanılsamasından ibaret olduğunu savundu.
  • “Metot Oyunculuğu” Savunması: Oyuncunun sıkı hayranları, Hollywood yıldızlarının yaptığı gibi rolü için bilerek kilo aldığını ve bunun bir profesyonellik göstergesi olduğunu belirtti.
  • Sosyal Medya Eleştirileri: Bazı acımasız yorumlarda ise ünlü jönün kendisini saldığı ve acilen eski formuna dönmesi gerektiği iddia edildi.

Rolü İçin Bedenini Değiştiren Aktör

Gelen tepkilerin ardından, bu ani kilo artışının arkasında yatan gerçek çok geçmeden aralandı. Rol aldığı her projede bambaşka bir kimliğe bürünmesiyle bilinen Çağatay Ulusoy’un, canlandırdığı karakterin ağırlığını ve ruhunu yansıtabilmek adına bilinçli bir şekilde kilo aldığı öğrenildi. Eleştirmenler, oyuncunun sadece ekranda yakışıklı görünmekle ilgilenmediğini, karakterin inandırıcılığı için görselliğini feda etmekten çekinmediğini vurguladı.

Görsel Kusursuzluk Yerine Karaktere Sadakat

Çağatay Ulusoy’un bu hamlesi, sinema dünyasında sıkça gördüğümüz ve karakterle bütünleşmeyi hedefleyen “adanmışlık” ekolünün bir parçası olarak değerlendiriliyor. Geçmişte de canlandıracağı pehlivan veya yeraltı dünyası figürleri için defalarca imajını, saçını, sakalını ve kilosunu değiştiren aktör, popülaritesini korumak yerine sanatsal tatmini ön planda tuttuğunu bir kez daha kanıtladı. Projenin tamamlanmasının ardından ünlü ismin nasıl bir detoks ve spor takvimiyle eski formuna döneceği ise şimdiden büyük merak uyandırıyor.

BLOK3’ten Gece Yarısı Sürprizi: “Kayıp Persona” Albümü Yayında