Türkiye’nin 1990’lı yıllardaki o çılgın ve renkli pop müzik furyası, arkasında sadece unutulmaz şarkılar değil, sinema filmlerini aratmayacak cinsten insan hikayeleri de bıraktı. İşte bu hikayelerden biri de kuşkusuz Emre Matraş’tır. 1975 yılında İstanbul’da doğan Matraş, aslında müzik dünyasına adım atmadan önce de “altın kaşıkla” doğan şanslı azınlığın bir üyesiydi. Türkiye’nin en köklü ve en büyük devlerinden biri olan Matraş Deri’nin kurucu ortaklarından merhum Necati Matraş’ın oğlu olan bu genç veliaht, lüks ve ihtişam içinde büyüdü. Ancak onun hayali sadece spot ışıklarının altında tüm Türkiye’nin tanıdığı bir yıldız olmaktı.
“Tarkan’a Rakip”
1994 yılında Tarkan fırtınası ülkeyi kasıp kavurmaya başlamıştı. Müzik yapımcıları ve medya, bu devasa popülaritenin karşısına koyabilecekleri, benzer imaja ve profile sahip genç erkek solistler arayışına girdi. İşte Emre Matraş, tam da bu dönemde büyük bir bütçe ve iddialı bir tanıtım kampanyasıyla müzik piyasasına sürüldü. Dönemin magazin basınında, arkasındaki muazzam maddi güçle birlikte açıkça “Tarkan’a en dişli rakip” olarak lanse edildi. Aynı yıl çıkardığı reggae-pop esintili “Yaz Aşkları” albümü ve özellikle deniz kenarında çekilen hareketli klibiyle hafızalara kazınan “Çal Çal Oyna” şarkısı, o yazın en çok dinlenen hitleri arasına girmeyi başardı. Ne var ki ses rengi, sahne karizması ve müzikal derinliği Tarkan kadar güçlü bulunmayınca bu yapay rekabet uzun soluklu olamadı. 1996 yılında çıkardığı “Feryadım Göklere” adlı tekli çalışması da beklenen büyük ilgiyi göremeyince, Matraş müzik dünyasında kalıcı olamayacağını erken fark ederek mikrofonu bıraktı ve asıl yuvasına, yani deri imparatorluğuna geri döndü.
12.5 Milyon Dolarlık Miras ve Büyük Çöküş
Ancak Emre Matraş için asıl fırtınalı hayat müzikten sonra başladı. Babasının 2008 yılındaki vefatının ardından, amcalarıyla arasında Türk iş dünyasının en çok konuşulan devasa miras davalarından biri patlak verdi. Yıllar süren hukuk savaşlarının ardından Matraş, 2012 yılında şirketteki tüm hisselerini 12.5 milyon dolar gibi astronomik bir rakam karşılığında devrederek ortaklıktan ayrıldı. Fakat cebindeki bu devasa servete rağmen sonraki yıllar onun için tam bir çöküş dönemi oldu. Yanlış ticari yatırımlar, lüks yaşam tarzından ödün vermeme ve yaşadığı fırtınalı boşanma süreçlerinin ağır tazminatları neticesinde tüm varlığını kaybetti. Bir dönem magazin sayfalarında lüks malikaneleriyle boy gösteren ünlü veliaht, ilerleyen yıllarda “akbil dolduracak param kalmadı” diyerek yaşadığı dramatik ekonomik darboğazı kameralar önünde itiraf etmek zorunda kaldı.
Çalkantılı Evlilikler ve Aile Hayatı
Özel hayatında da hiçbir zaman durulmayan Matraş, ilk evliliğini Hale Keleş ile yaptı ve bu evlilikten bugün ülkenin gündemine oturan Esen ve Esin adında iki kızı oldu. İkinci evliliğini ise 2010-2015 yılları arasında dönemin ünlü manken ve şarkıcısı Yeşim Erçetin ile gerçekleştirdi ve bu birliktelikten de Masal adında bir kızı dünyaya geldi. Yaşadığı tüm bu maddi ve manevi iniş çıkışların ardından uzun süre sessizliğe gömülen Emre Matraş, geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin en çok konuşulan aile krizinin başrolü olarak yeniden manşetlere taşındı. Fenerbahçe’nin ve Milli Takım’ın yıldız futbolcusu İsmail Yüksek ile evlenen öz kızı Esen Matraş’ın nikah töreninde yaşananlar, eski popçuyu adeta çılgına çevirdi.
Nikahtaki “Baba Adı” Krizi
Görkemli nikah töreninde nikah memuru geline yasal bir prosedür olarak baba adını sorduğunda, Esen Matraş öz babası Emre Matraş’ın adını söylemek yerine, kendisini büyüten üvey babası Anıl’ın adını verdi. Bu anların sosyal medyaya düşmesi üzerine adeta infial yaratan Emre Matraş, peş peşe çok sert açıklamalar yayınladı. “Bu evliliği kesinlikle kabul etmiyorum ve geçerli saymıyorum” diyen Matraş, nikahta resmi olarak yalan beyanda bulunulduğunu iddia ederek nikah memuru ve ilgili belediye başkanı hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı. Damadı İsmail Yüksek’in geleneklere uygun şekilde gelip kızı kendisinden istemesi gerektiğini savunan Matraş, kamuoyunda yükselen “Kızını yıllarca arayıp sormadı, terk etti” suçlamalarına karşı ise kızıyla geçmişte çekilen sevgi dolu fotoğraflarını paylaşarak iddiaları sert bir dille yalanladı. Bir zamanlar Tarkan’a rakip gösterilen, milyon dolarlık bir deri krallığının içinde büyüyen Emre Matraş, bugün ne yazık ki müzikal başarıları veya ticari dehasıyla değil; kızının nikahtaki o tek kelimelik “üvey baba” tercihi ve ardından gelen sarsıcı aile içi hukuk savaşıyla Türkiye’nin gündemini meşgul etmeye devam ediyor.

